Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Bigumigu SXSW 2015 Özet Trend Raporu

3,519 views

Published on

Akbank ve Bigumigu'nun Austin, Texas'tan canlı aktardığı SXSW Interactive festivalinin özet raporu.

SXSW 2015'le ilgili detaylı bilgi için:
http://bigumigu.com/sxsw2015

Published in: Technology
  • Dating for everyone is here: ❤❤❤ http://bit.ly/2u6xbL5 ❤❤❤
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here
  • Dating direct: ❶❶❶ http://bit.ly/2u6xbL5 ❶❶❶
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here

Bigumigu SXSW 2015 Özet Trend Raporu

  1. 1. İçerikler Bigumigu tarafından hazırlanmıştır. A K B A N K S X S W 2 0 1 5 R A P O R U ‘ 15
  2. 2. SXSW (South by Southwest) Teksas’ın ortasında, Austin’de doğup uluslararası şöhrete kavuşmuş bir festival. Başta sadece bir müzik festivaliyken, önce sinema, daha sonra da dijital dünya SXSW kapsamına katılmış. Festivalin dijital ayağı olan SXSW Interactive’e geçtiğimiz yıl 82 ülkeden 32 binden fazla kişi geldi ve katılımcılar toplam 1.100 panelde 2 binden fazla konuşmacıyı dinledi.
  3. 3. 5 gün içinde binden fazla panel demek, festival programınızı yaparken yaptığınız her seçimle birlikte o saatte kesinlikle ilginizi çekecek en az 10 panelden vazgeçmek anlamına geliyor. SXSW sırasında Austin’de dijital inovasyon ve yaratıcılık konusunda tüm dünyayı çekimine alan bir güç yoğunlaşması yaşanıyor. Bu yüzden resmi etkinlikler ve paneller dışında festival boyunca her köşede dev bir markanın lounge'una, yeni parlayan bir start-up'ın standına, sürpriz bir sokak şovuna denk gelebilirsiniz. Tüm bunları düşününce, SXSW’in tüm dünyada FOMO‘yu (fear of missing out) en iyi tecrübe ettiğiniz yer olduğunu söylemek şaşırtıcı olmaz. Ne yaparsanız yapın, telefonunuzu açıp da sosyal medya akışınıza baktığınız anda SXSW'te o anda sizin bulunmadığınız renkli bir aktiviteyi ya da paneli kaçırdığınız için üzülebilirsiniz. Ya da bu festivale uzun yıllardır katılan tecrübeli "South by"cıların söylediklerine kulak verirsiniz ve kendinizi akışa bırakırsınız. Bigumigu olarak 2012'den beri 4. defa izleyip aktardığımız SXSW'te biz de kendimizi artık tecrübeliler sınıfında gördüğümüz için festivali koşuşturma içinde değil, sakin ama dikkatli gözlerle takip ettik. Binden fazla panelin olduğu bir festivalin trendlerini o bin panele birden bizzat girmeden anlatmak mümkün olmayacağı için, SXSW Interactive'in Bigumigu filtresinden geçmiş bir trend özetini bu bültende paylaşmak istiyoruz. SXSW Interactive 2015 ’i Bigumigu ve Akbank canlı olarak; videolar, oturum özetleri ve haberlerle bigumigu.com/sxsw2015 üzerinden aktardı.Akbank sosyal medya hesaplarının yanı sıra Festival sonunda da bu özet raporu hazırladık.
  4. 4. UYGULAMALAR SXSW, geçmişinde Twitter, Foursquare gibi uygulamaların patlamalarına tanıklık ettiği için her yıl acaba festivale bir uygulama damgasını vuracak mı diye beklenti oluşur. Bu yıl festivalden kısa bir süre önce lanse edilen Meerkat adlı mobil canlı yayın uygulaması SXSW’in gözde konusuydu. Festivalin açılış konuşmasını Meerkat’ten paylaştığım sırada uygulamanın popülerliğinin abartıldığını düşünüyorduk ama ertesi gün Mashable kurucusu Pete Cashmore‘u elinde telefonuyla Meerkat'te yayın yaparak yanımızdan geçerken görünce, daha sonra Vox Media'nın küresel iş geliştirme direktörü Jonathan Hunt‘ın konuşmasına başlamadan önce mikrofon ses ayarını Meerkat kelimesini tekrar ederek ve salonu güldürerek yaptığına tanık olunca, uygulamanın SXSW'in aradığı gündemi yarattığına ikna olduk.
  5. 5. Meerkat Meerkat yeni jenerasyon mobil canlı yayın uygulamaları arasında geniş kitlelere yayılan ilk örnek oldu. Twitter, Meerkat’in güçlü Twitter entegrasyonunu görür görmez rakip uygulama Periscope’u satın aldı ve Periscope, Meerkat’ten de hızlı bir şekilde büyüyor. Bu uygulamalarla hayatınızın herhangi bir anını canlı yayınlamak ve bunu Twitter’dan duyurmak mümkün. Tabii Twitter’a bağımlı olmadan kendi sosyal medyasını yaratabilmesi için iki uygulamada da kendi içlerinde de üye etkileşimi mevcut. Meerkat’te bir canlı yayını bir daha izlemek mümkün değil, Periscope ise, video bağlantısına sahipseniz yayını daha sonra izlemenize izin veriyor.
  6. 6. Meerkat'in tüm şovu ele geçirmesini bir kenara bırakırsak bu yıl SXSW’te iki uygulama daha panelist olan kurucularıyla dikkat çekti. Yo uygulaması, karşı tarafa sadece "Yo" demek için kullanılan bir mesajlaşma uygulamasıyken, bugün basit arayüzünü kaybetmeden popüler medya kaynaklarından bildirim alma özelliğiyle de gelişimini sürdürüyor. Tek dokunuşla tüm aksiyonu tamamladığımız Yo, kullanıcılarına arayüz içerisinde kaybolmadan iyi içerikleri bulmaları için yardım etmiyor; bunun yerine, iyi içerikleri kendi derliyor. Bu da bir medya olarak Yo’nun kullanıcılarına reklam verenlerin yanı sıra kendi içinde de bir kimlik belirlememizi istiyor. Teknoljiyi de bu şekilde değiştiren Yo, Apple Watch ile akıllı saatlerin dünyasına da giriş yapacak. Yik Yak ise konum üzerinden çalışan ve anonim olarak kullanılan bir sosyal ağ uygulaması. Yik Yak, özellikle üniversite kampüslerine odaklı yayılma stratejisiyle şu anda tüm ABD’de kolejlerde olağanüstü bir kullanım oranı yakalamış durumda. Atlantalı iki üniversite arkadaşının çok kısa sürede geliştirip yayına aldığı bir uygulama olan Yik Yak, stratejisini korumak için 18 yaşın altında kullanımı onaylamıyor. Uygulamanın liselerde yaygınlaşmasını engellemek için de coğrafi-sınırlama (geo-fence) ile ABD’deki tüm liseler uygulamada kayıtlı hale getirilmiş ve bu alanlarda uygulamanın çalışmaması sağlanmış. Yik Yak‘ın popülerliği, Twitter’ın "etrafımdaki tweetleri göster" özelliğini duyurmasının da nedeni diyor uzmanlar. YO
  7. 7. Festival direktörleri bu yıl tasarım konusuna ayrı bir önem vermişlerdi. Ana konuşmacılardan birinin MoMA’nın mimari ve tasarım küratörü Paola Antonelli olması bunun en büyük kanıtı. Antonelli, son 10 yılda MoMA’da sorumlusu olduğu sergiler içinden tasarıma çok yaratıcı alanlardan yaklaşan yeteneklerin işlerinden örnekleri anlatırken, tasarımcının günümüzdeki görevini de, değişen dünyada insanların bu değişime ayak uydurabilmelerine yardımcı olmak olarak tanımladı. Önemli yatırım şirketlerinden KPCB’nin ortaklarından John Maeda ise, teknoloji start-up’larında kurucu ve üst düzey görev alan tasarım kökenli kişilerin özellikle son yıllarda endüstride yarattığı farka dikkat çekti. Yıllardır Apple özelinde konuştuğumuz tasarım ve teknoloji ilişkisi, artık yeni teknoloji şirketleri için de DNA’larında kayıtlı bir özellik.
  8. 8. Bio Hacking Evde DNA programlama yapmayı sağlayan kitler, beyin hacklemek için açık kaynaklı sistemler, beyin kontrolüyle yönetilen gelişmiş protez uzuvlar... Birkaç yıl öncesinin bilim-kurgu konuları, SXSW’te ana akıma girmeye başladılar. MIT Media Lab direktörü Joi Ito’nun özellikle söylediği gibi: (iki yıldır bizzat ağzından duyuyoruz) “Yakın gelecekte hepimiz biyo-mühendislik, biyo-teknoloji konularında bilgi sahibi olmak zorunda kalacağız. İnternetin 20 yıl önceki durumuyla bugünkü durumu, biyo-teknolojiler konusunda da yaşanacak ve bugün biyo-teknolojiyle ilgilenmeyenlerin hayatının tam içine girecek bu konular.”
  9. 9. MIT Media Lab bünyesinde bulunan Biomechatronics bölümünün yönetici ortaklarından ve iki protez bacak kullanan Hugh Herr, biyonik teknolojilerin ve insanla robot arasındaki iletişimin toplum yaşamındaki en büyük sorunlardan birini nasıl çözebileceğini de SXSW’te anlattı. Doğuştan veya kaza sonucu engelli olan bireyler, toplum perspektifinde aciz, çaresiz, mahçup gibi sıfatlarla tanımlanır genelde. Ancak Dr. Hugh Herr, bu algının tamamen düşüncelerden ibaret olduğunu ve bu artırılmış protezlerle normal insanların yapamadığı şeyleri yapabildiğini açık yüreklilikle dile getiriyor. Vücudun bir uzantısı olarak çalışan bacaklar, biyomekatronik parçalar olduğu için değiştirilebilir veya farklı modellerle geliştirilebiliyor. Kendinden örnek vermeyi tercih eden Herr, dünyayı daha güzel bir gezegen yapmanın yanı sıra dağcılığı ve MIT Media Lab bünyesinde bulunan Biomechatronics bölümünün yönetici ortaklarından ve iki protez bacak kullanan Hugh Herr, biyonik teknolojilerin ve insanla robot arasındaki iletişimin toplum yaşamındaki en büyük sorunlardan birini nasıl çözebileceğini de SXSW’te anlattı. Doğuştan veya kaza sonucu engelli olan bireyler, toplum perspektifinde aciz, çaresiz, mahçup gibi sıfatlarla tanımlanır genelde. Ancak Dr. Hugh Herr, bu algının tamamen düşüncelerden ibaret olduğunu ve bu artırılmış protezlerle normal insanların yapamadığı şeyleri yapabildiğini açık yüreklilikle dile getiriyor. Vücudun bir uzantısı olarak çalışan bacaklar, biyomekatronik parçalar olduğu için değiştirilebilir veya farklı modellerle geliştirilebiliyor. Kendinden örnek vermeyi tercih eden Herr, dünyayı daha güzel bir gezegen yapmanın yanı sıra dağcılığı ve
  10. 10. tırmanmayı seviyor. Fakat, engelli bir insan bırak yürümeyi nasıl dağa tırmanabilir değil mi? İnsanın bilmediği şeye karşı tedirgin olmasına da teknolojik bir örnek oluyor Herr. Artırılmış bacaklarının parçalarını değiştirerek farklı zeminlerde farklı bacaklar kullanarak hobisini devam ettiriyor. Hem de normal dediğimiz insanların da önüne geçiyor. Buzlu zeminde dişli ayaklar, sarp yamaçlarda ise 1.5 metrelik bacaklar kullanıyor. Şimdi tekrar sorabiliriz, engelli olmak aciz ve çaresiz olmak mı yoksa insanlığın sıçrama yapabileceği ve atletik teknolojileri kökünden değiştirebilecek süper insanların ilk örnekleri mi? tırmanmayı seviyor. Fakat, engelli bir insan bırak yürümeyi nasıl dağa tırmanabilir değil mi? İnsanın bilmediği şeye karşı tedirgin olmasına da teknolojik bir örnek oluyor Herr. Artırılmış bacaklarının parçalarını değiştirerek farklı zeminlerde farklı bacaklar kullanarak hobisini devam ettiriyor. Hem de normal dediğimiz insanların da önüne geçiyor. Buzlu zeminde dişli ayaklar, sarp yamaçlarda ise 1.5 metrelik bacaklar kullanıyor. Şimdi tekrar sorabiliriz, engelli olmak aciz ve çaresiz olmak mı yoksa insanlığın sıçrama yapabileceği ve atletik teknolojileri kökünden değiştirebilecek süper insanların ilk örnekleri mi?
  11. 11. MAKERLAR Maker kültürü, esasen eline çekiç ve iki çivi alabilen insanları anlatıyor. Teknolojinin yükselişe geçtiği yıllarda hazır elektronik ürünler hayatımıza girince duraklayan bu kültür, özellikle 2000’lerde yeniden doğdu ve bugünlerde 3 boyutlu baskı, açık kaynaklı işletim sistemleri, ucuz mikroçipler gibi gelişmeler sayesinde yeni bir boyut kazandı. Artık yaratıcılar ve sanatçılar sadece eser değil, o özel eseri ortaya çıkartabilecek cihazları da üretebiliyor. SXSW’te anlatılan Mogees buna iyi bir örnek. Yapıştığı yüzeylerin ses dalgalarını algılayabilen bu sensör, yeryüzünün her bir parçasını ve nesneleri müzik aletine dönüştürebiliyor. Giyilebilir teknolojide farklı ürünlerin çıkışını da bir nebze makerlara borçluyuz. Büyük üreticilerin inemediği niş alanlarda kitlesel fonlamayla hayat bulan birçok giyilebilir ürün, makerların sadece garajlarında değil fabrikalarda da üretime geçebildiklerini gösteriyor.
  12. 12. Dünya genelinde genişleyen bir trend olan bu kavramın içini MakeLab‘in kurucusu Jonathan Moneta ise internetin bilgi havuzundan faydalanarak dijital, fiziksel araçları birleştirerek somut sonuçlar çıkarma süreci olarak dolduruyor. Dünya üzerinde maker'ların buluştuğu bazı ana noktalar bulunuyor. Makerspace isimli üretim alanları, Maker Faire isimli Türkiye dahil birçok ülkede düzenlenen panayırlar topluluğun sadece sanal ilişkiler kurmadığını ispatlar nitelikte. Öte yandan Amerika'nın ünlü simalarından Martha Stewart da kurduğu American Made ağı ile maker hareketinin pazarlama ve tanıtım alanında yaratabileceği etkiye verilebilecek örnekler arasında yer alıyor. Reklam ajanslarının ve pazarlama sektörünün maker hareketinden yola çıkarak değelendirebileceği birçok alan bulunuyor. Ajanslar; strateji, planlama, prototip geliştirme gibi süreçleri kendi süreçlerinde yönetmeye çalışmaları genellikle uzun sürede tamamlanıyor. Fakat maker'lar bu sürece doğal olarak aşina olduğu için birçok konuda tasarruf edebiliyorlar.
  13. 13. Netflix’in A/B testlerini nasıl uyguladığı ve böylece kullanıcılarının söylediklerine değil, davranışlarına odaklandığı, BuzzFeed’in içeriği internet sitesine hapsedip trafiği siteye çekmektense, her platform için uygun içeriği internete yayma stratejisi gibi içerik konusunda zihin açıcı örneklerin yanında, Mashable CEO’su Pete Cashmore’un bahsettiği konular sönük ve yüzeysel kaldı. Son 4 yıldır olduğu gibi GIF yine önemli gündemlerinden biriydi SXSW'in. GIF içeriklerinin yoğun şekilde kullanıldığı Reddit, Imgur gibi sitelerin ve GIF arama motoru Giphy’nin yöneticileri, GIF’in kendi öz anlamının ötesinde, paylaşım anına yeni anlamlar yükleyebilmesi nedeniyle, her paylaşımda tekrar değer kazanan ve bu özelliğiyle diğer içerik formatlarından ayrılan yapısını anlattılar.
  14. 14. SXSW‘in 4. gününde sergilenen irili ufaklı robotlar bir toplantı salonunu baştan aşağı değiştirerek robotları sevgiyle kucaklama alanına dönüştürdü. Telebulunma araçlarından, beyin dalgalarıyla kontrol edilen drone'a kadar geniş bir yelpazeyle ziyaretçilerini bekledi. Alanda dikkatimizi çeken robotları derledik. Çocuklar için basit eğitim robotu olan Ozobot, kişiselleştirilebilen çizgileri takip ederek komutlara uyuyor. Siyah çizgi yol anlamına gelirken mavi, yeşil ve kırmızı renk kombinasyonları yol üzerindeki farklı komutları ve aksiyonları tetikliyor. Basit önceden programlanmış Ozobot’lar oyun oynamayı ve teknolojiyle kurulan ilk bağı eğlenceli bir yöntemle sağlıyor.
  15. 15. Sosyal deney olarak hazırlanan Blabdroid, robot tarafından yönetilen ve çekilen filmler hazırlıyor. Bunu üstün mühendislik ve uzay teknolojisiyle değil insani duygulara dokunarak yapıyor. Minik tekerlekleriyle çevrede gezerek insanlara çarpan ve onlara sorular soran Blabdroid, insanların karakterini tanımaya çalışıyor. Ve bu soruları insan yerine şirin bir robot olarak sorduğu içinde yanıtlaması çok daha kolay oluyor.
  16. 16. Robot Center tarafından geliştirilen DAR-1, Arduino ve Raspberry Pi tabanlı açık kaynak kodu kullanan utangaç bir robot. Göz teması kurduğu kişileri sessizce takip ediyor ve peşinden gidiyor. Yapay zekanın geleceği ve robot toplum perspektifinden bakıldığında güçlü önermeler sunan DAR-1, Robot Central tarafından geliştirildi. Gelecek teknoloji trendleri arasında en sık konuşulanlarından 3B baskı ve drone'u bir araya getiren Muppette, hem insansız taşıt hem de yazıcı. Yani kimsenin ulaşamadığı veya insanların giremeyeceği noktalara giderek baskı yapabilen bir teknoloji. Acil durumlarda barınak veya set basmak, insanın normalde erişemediği noktalarda alet, basamak veya modifiye yapmak mümkün. Geleceğe yönelik faydalı çalışma alanları sunacak kapasiteye sahip.
  17. 17. 2015 Bigumigu Genel Yayın Yönetmeni Yalçın Pembecioğlu Editör Mert Serim Fotoğraflar Murathan Varol Grafik Tasarım Can Dağlı Müşteri İlişkileri Selen Saltıkalp AKBANK KURUMSAL İLETİŞİM BÖLÜMÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.
  18. 18. A K B A N K S X S W 2 0 1 5 R A P O R U ‘ 15

×