Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.
AÇIK VE
UZAKTAN
ÖĞRENME
Öğrenci Adaylarının Bakış Açısı

CENGİZ HAKAN AYDIN
Doç. Dr. Cengiz Hakan AYDIN

Açık ve Uzaktan Öğrenme:
Öğrenci Adaylarının Bakış Açısı
ISBN 978-605-364-212-1

Kitapta yer ...
Kardelenlerime...
4

AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
İçindekiler
ÖNSÖZ................................................................................................... 9
GİR...
YÖNTEM................................................................................................. 69
ÇALIŞMA KÜMESİ ...
ŞEKİLLER LİSTESİ
Şekil 1: Eğitim, öğretim, yetiştirme, öğretme ve öğrenme kavramları arasındaki ilişki........20
Şekil 2: ...
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo 1: Açık ve uzaktan öğrenme modelleri ve modellerde başat olan teknolojiler............48
Tablo 2: T...
Önsöz
Açık ve uzaktan öğrenme (open and distance learning – ODL), öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağlamında fi...
ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin açık ve uzaktan öğrenmeye
ilişkin istekli olma durumlarının incelendiği araştırmanın ...
Bölüm 1
GİRİŞ
Çalışmanın bu bölümünde araştırmanın problemine, amacına ve sorularına, önem, sınırlılık ve tanımlarına yer ...
nın altında yer alan, elektronik ortamların ve teknolojilerin iki yönlü iletişimin kurmak amacıyla kullanıldığı ve büyük ö...
si (23) devlet üniversitesidir. Anadolu Üniversitesi 43’ü önlisans,
12’si lisans, 1 lisans tamamlama ve 4 yüksek lisans ol...
düzeylerinin olumlu yönde olduğunu ortaya koymuşlardır.
Literatürde yer alan çalışmaların büyük bölümünün yüz yüze program...
gulaması açısından özgün değer taşımaktadır. Bu yönüyle çalışma,
literatürdeki bir eksikliği gidermeye yardımcı olmaktadır...
Ayrıca bu çalışma yalnız Eskişehir İli Merkez İlçesindeki kolayda örneklem yoluyla ulaşılan dört ortaöğretim okulu 3. ve 4...
Çevrimiçi (e-)Öğrenme/Eğitim: Genellikle kurumlarda gerçekleştirilen mesleki gelişim etkinliklerinin bilgisayar ağlarına d...
18

AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
Bölüm 2
LİTERATÜR
Çalışmanın bu bölümünde öncelikle, açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin temel kavramlar tanımlanmıştır. Bu ...
Bu şekil aslında Smith ve Ragan (2005, s. 5) tarafından geliştirilen
şeklin bir uyarlamasıdır. Smith ve Ragan bu şekildeki...
Öte yanda eğitim kavramı yalnız yapılandırılmamış öğrenme ile
sınırlı değildir. Belirli öğrenme hedefleri doğrultusunda ve...
Öğretme de, eğitim ve öğretimle birlikte sık kullanılan kavramlardandır. Bu çalışmada öğretme, bir bireyin kolaylaştırması...
ğişim biçiminde tanımlamaktadır (Newby, Stepich, Lehman, Russel
ve Ottenbreit-Leftwich, 2011). Bu tanımlara benzer çok say...
bir ayrımın, özellikle bu raporun hazırlandığı sırada henüz olmayan
mevzuatı hazırlamada kolaylık sağlayacağı düşünülmekte...
daha sık kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bu raporda da genel olarak açık ve uzaktan öğrenme kavramı tercih edilmiştir. Bu ...
göz önüne alınarak bu çalışmada açık ve uzaktan öğrenme kavramı benimsenmiştir. Alandaki iletişimi güçlendirmesi ve bir st...
Bu tanımda yer alan temel unsurlardan biri “öğrenenlerin, birbirlerinden ve öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağ...
kazanmasıdır. Açık öğrenme kaynakları, herkesin özgürce erişebileceği ve gerektiğinde değişiklikler yaparak kullanılabilec...
İsveç’te 1886 yılında H. S. Hermond tarafından başlatılan İngilizce dil eğitimi, daha sonra döneminin en başarılı açık ve ...
işitsel araçlarla açık ve uzaktan öğrenmeye bırakmıştır. Bu 30
yıllık dönem, dünya savaşları dönemi olmasına rağmen çok sa...
akademik araştırma amaçlı kullanılan bilgisayar ağlarının 1990’larda
tüm kesimlere açılarak yaygın kullanılmaya başlanması...
Öğretim Müsteşarlığı’nın girişimi ile bazı mesleki konularda mektupla eğitim verilmesi için İstatistik Yayın Müdürlüğü bün...
Üniversitesi’dir. Bilgi Üniversitesi 2000 yılında tamamen bilgisayar
ağlarına dayalı e-MBA programı başlatmıştır. Bu giriş...
lar geliştirilmiştir (Schlosser ve Simonson, 2002). Bu bağlamda, açık
ve uzaktan öğrenmeyi eğitimin altında bir uygulama a...
4.	 Öğrencilere çeşitli ders, biçim ya da yöntemle öğrenme imkanı
sunmak
5.	 Etkililiği kanıtlanmış bütün öğretim ortamı v...
Bağımsız Çalışma Kuramı (Etkileşim Uzaklığı
Kuramı)
Wedemeyer’ın Bağımsız Çalışma Kuramı’nın yanı sıra Michael Moore 1970’...
Öğretmenin Endüstrileşmesi Kuramı
Otto Peters, açık ve uzaktan öğrenmenin eğitim boyutu yerine
yönetim biçimi üzerinde oda...
ve öğrenenler için hazırlanan malzemeler, farklı uzmanlar tarafından tasarlanır, basılır, saklanır, dağıtılır ve değerlend...
öğrenmede öğrenenden, öğretene, görevlendirilen idari çalışanlara
kadar her şey açık biçimde tanımlanmalıdır.
Standardizas...
3.	 Toplum, açık ve uzaktan öğrenmenin sunduğu mesleki eğitim
ve bireysel öğrenenlere serbest çalışma imkanlarını sağlar.
...
1.	 Uygun fiziksel ortamın yanı sıra karşılıklı saygı, işbirliği, güven,
açıklık ve özerklik içeren psikolojik ortamın sun...
Hilary Perraton’ın Uzaktan Eğitim Kuramı
Perraton’ın açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin kuramı, eğitim felsefesinin, iletiş...
Yöntemle ilgili maddeler:
	 Çokluortam kullanımı tek ortamın kullanımından daha etkilidir.
	 Açık ve uzaktan öğrenmenin pl...
Bu kuramın odağında eşitlik kavramı yer almaktadır. Açık ve uzaktan öğrenenler, diğerlerinden farklı öğrenme çevrelerine s...
midir? Keegan, yüz yüze iletişime dayanmadığı ve kurumsallaşmış
eğitim uygulamalarının özelleşmiş bir hali olduğu için açı...
Farklı pazarlara ulaşmak – Eğitim alanında da rekabet geçmişe
göre daha fazla hissedilmektedir. Eğitim kurumları açık ve u...
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME MODELLERİ
Genel kanının aksine çok çeşitli açık ve uzaktan öğrenme modelleri bulunmaktadır. Her ku...
modelde etkile"im genelde yerel merkezlerde gerçekle"tirilen yüz yüze toplantlar ya da
sistemleri aracl!yla sa!lanmakt...
Öğrenci merkezli model
	 Çoklu ortamlar modeli
	 Bilgisayar ağlarına dayalı model
	 Teknolojiyle genişletilmiş sınıf model...
yüze danışmanlık hizmetleriyle zenginleştirildiği bir modeldir. Bu
model önce İngiliz Açık Üniversitesi’nde başlatılmış ve...
uğrayarak idari ve teknik konularda da yardım alabilmektedirler.
Türkiye’de uzaktan eğitim adı altında, bilgisayar ağların...
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI

2,621 views

Published on

AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI- Prof. Dr. Cengiz Hakan AYDIN

Aydın, C. H. (2011). Açık ve uzaktan öğrenme: öğrenci adaylarının bakış açısı. Ankara: Pegem Akademi.

Published in: Education
  • Be the first to comment

AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME: ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI

  1. 1. AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME Öğrenci Adaylarının Bakış Açısı CENGİZ HAKAN AYDIN
  2. 2. Doç. Dr. Cengiz Hakan AYDIN Açık ve Uzaktan Öğrenme: Öğrenci Adaylarının Bakış Açısı ISBN 978-605-364-212-1 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarına aittir. 2011, Pegem Akademi Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları Pegem Akademi Yay. Eğt. Hizm. Tic. Ltf. Şti’ye aittir. Anılan kuruluşun izni alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri, kapak tasarımı, mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik, kayıt ya da başka yöntemlerle çoğaltılamaz, basılamaz, dağıtılamaz. Bu kitap T.C. Kültür Bakanlığı bandrolü ile satılmaktadır. Okuyucularımızın bandrolü olmayan kitaplar hakkında yayınevimize bilgi vermesi ve bandrolsüz yayınları satın almamasını diliyoruz. Ekim 2011 Baskı İşkur Matbaası Grafik Tasarım Cemalettin Yıldız Yayın Sertifika No: 14749 Matbaa Sertifika No: 14721 Yayınevi Adakale Sokak 4/1 Yenişehir ANKARA tel: +90 312 4306750-51 belgeç: +90 312 4354460 gsm: 0506 3451936 - 0541 9104545 0533 2055230 e-ilet: pegem@pegem.net Yazışma p.k. 175 06442 Yenişehir ANKARA 2 Dağıtım Sağlık Sokak 17/a Yenişehir ANKARA tel: +90 312 4345424 belgeç: +90 312 4313738 gsm: 0506 3451937 - 0541 4345424 0533 2055231 e-ilet: pegem@pegem.net İnternet AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  3. 3. Kardelenlerime...
  4. 4. 4 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  5. 5. İçindekiler ÖNSÖZ................................................................................................... 9 GİRİŞ..................................................................................................... 11 PROBLEM.............................................................................................................11 AMAÇ VE ARAŞTIRMA SORULARI.......................................................................14 ÖNEM...................................................................................................................14 SINIRLILIKLAR......................................................................................................15 . TANIMLAR ..........................................................................................................16 LİTERATÜR ........................................................................................... 19 KAVRAMLAR VE TANIMLAR ..............................................................................19 TARİHSEL GELİŞİMİ .............................................................................................28 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME KURAMLARI .......................................................33 Bağımsız Çalışma Kuramı Bağımsız Çalışma Kuramı (Etkileşim Uzaklığı Kuramı) Öğretmenin Endüstrileşmesi Kuramı Etkileşim ve İletişim Kuram Yetişkinlerin Öğrenmesi (Andragogy) Hilary Perraton’ın Uzaktan Eğitim Kuramı Eşdeğerlilik Kuramı Desmon Keegan’ın Kuramsal Çerçevesi AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENMEYE YÖNELİK İLGİNİN NEDENLERİ ........................45 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME MODELLERİ .......................................................47 DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME ...........................................................................................................52 EĞİLİMLER VE SORUNLAR ..................................................................................58 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENMEDE DEĞİŞEN ROLLER ..........................................63 ÖĞRENCİLERİN AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENMEYE YÖNELİK ALGILARI ...........................................................................................66 ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 5
  6. 6. YÖNTEM................................................................................................. 69 ÇALIŞMA KÜMESİ ..............................................................................................69 VERİ TOPLAMA ARACI .......................................................................................71 VERİLERİN TOPLANMASI VE ANALİZİ.................................................................72 BULGULAR ............................................................................................ 73 DERSLERİN TAMAMINI YA DA BİR BÖLÜMÜNÜ AÇIK VE UZAKTAN ALMAK ...73 TAMAMEN AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENMEYİ İÇEREN PROGRAMA KAYIT OLMAK ................................................................................74 AÇIKÖĞRETİM Mİ? UZAKTAN EĞİTİM Mİ?...........................................................75 DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER, İNTERNETE ERİŞİM VE ÖĞRENCİ TERCİHLERİ..........77 . SONUÇ VE ÖNERİLER............................................................................... 81 SONUÇLAR...........................................................................................................81 ÖNERİLER.............................................................................................................83 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME SİSTEMİ ÖNERİSİ.................................................85 ÖĞRENEN MERKEZLİ AÇIK VE UZAKTAN DERS TASARIMI..................................90 KAYNAKÇA ............................................................................................ 93 6 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  7. 7. ŞEKİLLER LİSTESİ Şekil 1: Eğitim, öğretim, yetiştirme, öğretme ve öğrenme kavramları arasındaki ilişki........20 Şekil 2: Program Türüne Göre Öğrencilerin Dağılımı.................................................................57 Şekil 3: Ankete katılan öğrencilerin cinsiyetleri.........................................................................70 Şekil 4: Birinci maddeye verilen cevapların dağılımı................................................................74 . Şekil 5: İkinci maddeye verilen cevapların dağılımı .................................................................75 Şekil 6: Üçüncü maddeye verilen cevapların dağılımı..............................................................76 . Şekil 7: Yeni bir açık ve uzaktan öğrenme sistemi....................................................................88 Şekil 8: Öğrenen merkezli öğrenmeye yönelik bir açık ve uzaktan ders tasarımı modeli....91 ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 7
  8. 8. TABLOLAR LİSTESİ Tablo 1: Açık ve uzaktan öğrenme modelleri ve modellerde başat olan teknolojiler............48 Tablo 2: Türkiye’de 2009-2010 Akademik Yılında Açık ve Uzaktan Öğrenme İmkanı Sunan Üniversiteler ve Program Sayıları.........................................................................55 Tablo 3: Türkiye’de 2009-2010 Yüksek Öğretime Kayıtlı Öğrenci Sayıları................................56 Tablo 4: Horton’a göre geleneksel sınıf ve açık ve uzaktan öğrenmedeki öğrencileri özellikleri......................................................................................................................66 Tablo 5: Katılımcıların Yaş Gruplarına Göre Dağılımı...................................................................71 Tablo 6: Cinsiyete göre birinci maddeye verilen cevapların dağılımı ......................................78 Tablo 7: Cinsiyete göre ikinci maddeye verilen cevapların dağılımı........................................78 . Tablo 8: Cinsiyete göre üçüncü maddeye verilen cevapların dağılımı.....................................79 Tablo 9: İnternete erişime göre birinci maddeye verilen cevapların dağılımı.........................79 Tablo 10: İnternete erişime göre ikinci maddeye verilen cevapların dağılımı........................80 Tablo 11: İnternete erişime göre üçüncü maddeye werilen cevapların dağılımı................... 80 . 8 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  9. 9. Önsöz Açık ve uzaktan öğrenme (open and distance learning – ODL), öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağlamında fiziksel olarak uzakta olan öğrenenlerin öğrenme kaynaklarıyla ve birbirleriyle etkileşimlerinin bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak gerçekleştirildiği öğrenme süreçlerinin söz konusu olduğu bir çalışma alanıdır. Uygulamalar, açık ve uzaktan öğrenmenin nitelikli eğitime ya da bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ve bireylerin kendi öğrenme süreçlerini kendilerinin daha fazla kontrol edebilmelerine yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda, açık ve uzaktan öğrenme, Bologna sürecinin hedeflerinden biri olan yaşamboyu öğrenme sistemlerinin esnek bir yapıda oluşturulmasını sağlamada başvurulabilecek temel araçlardan biri olarak değerlendirilmekte ve Yaşamboyu Öğrenme Programı altındaki ana başlıklardan biri olarak yer almaktadır. Bu çalışmanın temel amaçlarında biri özellikle Bologna Süreci ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelerle birlikte önemi artan açık ve uzaktan öğrenme alanını, ilgililere tanıtmaktır. Maalesef bir süredir açık ve uzaktan öğrenme adına son derece yanlış kanıların savunulduğunu ve uygulamaların gerçekleştirildiğini gözlemlemekteyim. Bu yanlışlar -ki bunların başında açık ve uzaktan öğrenmenin doğasına uygun olmayan sanal sınıf uygulamaları gelmektedir- konusunda elimden geldiğince ilgilileri uyarmaya çalıştım. Uyarıların daha kalıcı olması için ise bu çalışmayı yapmaya karar verdim. Bu gerekçeye dayalı olarak, çalışmanın özellikle literatür bölümü, bağımsız bir bilimsel çalışma alanı olan açık ve uzaktan öğrenmenin farklı boyutlarıyla tanıtımına odaklanmıştır. Bu bölümde, temel kavramlar, tanımlar, gelişimi ve başlıca kuramları açıklanmış; açık ve uzaktan öğrenmenin sağlayabileceği üstünlükler ve bu alana yönelik sorunlar, eleştiriler paylaşılmış; dünyadaki ve Türkiye’deki uygulamalar özetlenmiş; son olarak araştırmamın kuramsal dayanağı olan açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik bakış açılarının incelendiği araştırmalar özetlenerek araştırmanın kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Çalışmanın birinci bölümü ise bir giriş niteliğinde olup, yüksek öğretime yeni başlayan öğrenciler ile başlamak üzere olan ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 9
  10. 10. ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin istekli olma durumlarının incelendiği araştırmanın sorununu, amaç ve araştırma sorularını, önemi, sınırlılık ve önemli kavramlara ilişkin işlevsel tanımları içermektedir. Çalışmanın üçüncü bölüm ise, araştırmanın desenine, verilerin toplandığı çalışma kümesine, veri toplama aracına, verilerin toplanma ve analiz süreçlerine ilişkin bilgileri içermektedir. Dördüncü bölümde, elde edilen bulgular ve varılan yorumlar, araştırma soruları bağlamında raporlaştırılmıştır. Son bölümde ise, önce elde edilen bulgular, literatür ve kişisel deneyimlerden çıkarılan sonuçlar ve öneriler sunulmuştur. Daha sonra ise esnek açık ve uzaktan öğrenme sistemine ile öğrenen merkezli açık ve uzaktan ders tasarımına yönelik öneriler sunulmuştur. Bu çalışmanın özellikle açık ve uzaktan öğrenmeyi yeterince tanımayanlara yardımcı olacağını umuyorum. Ancak tamamlanmış bir çalışma olarak kabul etmiyorum. Yakın bir gelecekte bu çalışmayı zenginleştirerek, açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik yanlış algılama ve uygulamaların azalmasına yardımcı olmaya çalışacağım. Bu arada çalışmanın farklı kısımlarında bana yardımcı olan öğrencilerime teşekkür ederim. Saygılarımla Cengiz Hakan AYDIN Ekim 2011 10 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  11. 11. Bölüm 1 GİRİŞ Çalışmanın bu bölümünde araştırmanın problemine, amacına ve sorularına, önem, sınırlılık ve tanımlarına yer verilmiştir. PROBLEM Açık ve uzaktan öğrenme kökeni 19. Yüzyılın sonlarına dayanan, özellikle 20. Yüzyılın son çeyreğinde daha yaygın uygulamalarına rastlanılan disiplinler arası bir çalışma alanıdır. Bu alanı ve uygulamalarını ifade etmek amacıyla farklı kavramlar kullanılmaktadır: Açıköğretim, uzaktan eğitim, uzaktan öğretim, e-öğrenme, İnternet tabanlı öğretim, İnternette eğitim, Web destekli öğretim, yaygın eğitim, esnek öğrenme ve sanal eğitim bu farklı kavramlardan ülkemizde sık rastlanılanlarıdır. Bu kavramlar arasında küçük farklar olmakla birlikte evrensel literatürde genellikle birbirleri yerine kullanılmaktadır. Türkiye’de ise tamamen pratik nedenlerle açık öğretim, uzaktan eğitim ve e-öğrenme kavramları farklı uygulamaları ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu pratik nedenlerin başında ülkemizde 1980’lerden bugüne süregelen kitlesel Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemi ile yeni atılım gösteren daha küçük gruplara odaklanan ve bilgisayar ağlarına dayalı yürütülen açık ve uzaktan öğrenme uygulamaları arasındaki ayrımı ortaya koymaktadır. Bu tür bir ayrımın, özellikle bu raporun hazırlandığı sırada henüz olmayan mevzuatı hazırlamada kolaylık sağlayacağı düşünülebilir. Açık ve uzaktan öğrenme farklı biçimlerde tanımlanmaktadır. En sık kullanılan tanımlardan biri Keegan (1986) tarafından, öğrenen ve öğretenlerin genelde aynı mekanda olmadığı, kurumsal bir yapıÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 11
  12. 12. nın altında yer alan, elektronik ortamların ve teknolojilerin iki yönlü iletişimin kurmak amacıyla kullanıldığı ve büyük ölçüde bireysel öğrenmenin gerçekleştiği öğrenme süreçleri olarak tanımlanmıştır. Öte yanda, UNESCO (2002) açık ve uzaktan öğrenmeyi eğitim ve yetiştirme imkanlarına erişimi açma (kolaylaştırma), öğrenenleri zaman ve mekan sınırlılıklarından kurtarma ve bireylere esnek öğrenme imkanları sunma üzerine odaklanan yaklaşımlar şeklinde tanımlamıştır. Son yıllarda en sık kabul gören tanımı ise öğrenenlerin birbirlerinden ayrı olduğu; öğrenenlerin, kaynakların ve öğretenlerin etkileşimli uzaktan iletişim teknolojileriyle bağ kurdukları; kurum tabanlı, yapılandırılmış (formal) eğitim olarak tanımlamaktadır (Simonson, Smaldino, Albright ve Zvacek, 2006). Türkiye’deki uygulamalar dikkate alındığında Simonson ve diğerlerinin tanımı şu şekilde uyarlanabilir: Açık ve uzaktan öğrenme, öğrenenlerin birbirlerinden ve öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağlamında uzaktan olduğu, birbirleriyle ve öğrenme kaynaklarıyla etkileşimlerinin uzaktan iletişim sistemlerine dayalı olarak gerçekleştirildiği öğrenme sürecidir. Açık ve uzaktan öğrenme, tüm dünyada ilgi çekmekte ve yaygınlaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde özellikle öğrenenlere kolaylık ya da esneklik sağlamak, eğitim hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak için sunulmaktadır. Öte yanda, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki eğitim talebi, geleneksel eğitim yaklaşım ve kurumlarıyla karşılanamadığı için büyük ölçüde kitlesel, açık ve uzaktan öğrenme ile karşılanmaya çalışılır. Türkiye de açık ve uzaktan öğrenme ile eğitim ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığı ülkeler arasındadır. Her ne kadar yeni açılan üniversiteler talebi bir ölçüde karşılamaya yardımcı olsa da, yılda ortalama 300.000 - 400.000 öğrenci açık ve uzaktan öğrenme sistemine kayıt olmaya devam etmektedir. 2010-2011 öğretim yılında yüksek öğretim kurumlarına kayıtlı üç milyondan fazla öğrencinin %50’ye yakını açık ve uzaktan öğrenme yoluyla eğitim almaktadır. Türkiye’de 2009-2010 akademik yılında 35 üniversite açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunmaktadır. Bu üniversitelerin üçte iki- 12 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  13. 13. si (23) devlet üniversitesidir. Anadolu Üniversitesi 43’ü önlisans, 12’si lisans, 1 lisans tamamlama ve 4 yüksek lisans olmak üzere 60 programla en fazla açık ve uzaktan öğrenme imkanı sağlayan üniversitedir. Anadolu Üniversitesi’ni Sakarya Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Ahmet Yesevi Üniversitesi takip etmektedir (Özkul, 2010). Benzer biçimde, 2009-2010 akademik yılı içinde yüksek öğretim kurumlarına kayıtlı üç milyondan fazla öğrencinin hemen hemen yarısının (1.558.955 öğrenci, %47) açık ve uzaktan öğrenmeye devam ettiği görülmektedir. Bu öğrencilerin 1.318.335’i Anadolu Üniversitesi programları kayıtlıdır (ÖSYM, 2010). Üniversite sayısındaki artışa rağmen açık ve uzaktan öğrenmeye ilginin azalmamış olması dikkat çekicidir. Açık ve uzaktan öğrenme talebi ve arzı özellikle iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak hızlı bir artış göstermesine karşın, açık ve uzaktan öğrenmenin etkililiğine yönelik farklı algılar da mevcuttur. Bu algılar açık ve uzaktan öğrenmenin kabul edilmesine ve yaygınlaşmasına yönelik tutumları da etkilemektedir. Türkiye’de açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik öğrenci görüşlerini ortaya koyma amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, diğer ülkelerdekine benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Bazı çalışmalarda öğrencilerin olumlu bazılarında ise olumsuz görüşlere sahip oldukları belirtilmiştir. Örneğin, Ural (2007) doktora öğrencileriyle gerçekleştirdiği çalışmasında, öğrencilerin doğrudan açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik olumlu izlenimleri olmadığını belirlemiştir. Benzer biçimde, Can (2004) 620 Açıköğretim öğrencisiyle ve Demirli (2002) 30 öğrenciyle gerçekleştirdikleri çalışmalarda, öğrencilerin çoğunun yüz yüze öğretim programlarını tercih ettiklerini saptamışlardır. Şimşek, Alper ve Çakır-Balta (2006) öğretmen adaylarının katılımıyla gerçekleştirdikleri çalışmada da benzer sonuca ulaşmışlardır. Öte yanda, Ateş ve Eralp (2008) öğretmen adayları üzerine yaptıkları çalışmada katılımcıların açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin kararsız bir tutum sergilediklerini bulmuşlardır. Bu durumu da öğrencilerin açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik yeterli bilgi ve deneyime sahip olmamalarıyla ilişkilendirmişlerdir. Ağır, Gür ve Okçu (2008) ise özel ve devlet okullarında çalışan öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutum ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 13
  14. 14. düzeylerinin olumlu yönde olduğunu ortaya koymuşlardır. Literatürde yer alan çalışmaların büyük bölümünün yüz yüze programlara devam eden öğrencilerle, öğretmen ya da öğretim elemanlarıyla gerçekleştirilmiştir. Açık ve uzaktan programlara ya da derslere katılabilecek öğrenci adayları üzerinde yeterli çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma ile bu açığın bir ölçüde giderilerek, açık ve uzaktan öğrenme ile yürütülen derslere ya da programlara kayıt yaptırabilecek öğrenci adaylarının bu alana ilişkin bakış açılarını öğrenmeyi hedeflemektedir. AMAÇ VE ARAŞTIRMA SORULARI Bu çalışmanın temel hedefi yüksek öğretime yeni başlayan öğrenciler ile başlamak üzere olan ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin istekli olma durumlarını ve bakış açılarını incelemektedir. Bu hedef doğrultusunda şu araştırma sorularına cevap aranmıştır: 1. Kayıt olunan/olunacak programdaki derslerin tamamını ya da bir bölümünü açık ve uzaktan almak istiyorlar mı? 2. Tamamen açık ve uzaktan öğrenme biçiminde yürütülen bir programa kayıt olmak isterler mi? 3. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde geleneksel programları mı, bilgisayar ağlarına dayalı İnternet tabanlı uzaktan öğretim programlarını mı tercih ediyorlar? 4. Öğrencilerin demografik özellikleri ve İnternete erişim durumları, yukarıdaki sorulara ilişkin görüşlerini etkilemekte midir? ÖNEM Bu çalışma, mevcut öğrenciler yerine öğrenci adaylarının açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin görüşlerini incelemesi ve öğrencilerin açıköğretim ile uzaktan eğitim programları biçiminde tamamen yönetsel nedenlerle ayrıştırılan uygulamalara yönelik görüşlerini sor- 14 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  15. 15. gulaması açısından özgün değer taşımaktadır. Bu yönüyle çalışma, literatürdeki bir eksikliği gidermeye yardımcı olmaktadır. Öğretim süreçleri/sistemleri tasarımının ilk aşamasını analiz oluşturmaktadır. Bu aşamada öğrenci ihtiyaç, beklenti ve özelliklerinin belirlenmesine çalışılır. Bu aşama ne ölçüde başarılı gerçekleştirilirse, tasarım aşamasında da o ölçüde doğru kararlar verilebilir ve etkili bir öğretim süreci/sistemi tasarımlanabilir (Dick, Carey ve Carey, 2001; Lee ve Owens, 2000; Weller, Repman, Lan ve Rooze 1995). Bu çerçevede öğrenci adaylarının, açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin görüşlerinin incelenmesi daha nitelikli ve öğrenci merkezli öğrenme imkanları sunma, öğrencilerin ihtiyaç ve özelliklerine daha fazla hizmet eden özgün, bireyselleştirilmiş öğrenme çevreleri düzenleme ve benzeri nedenlerle son derece önemlidir. Bu çalışmada varılan sonuçlar, özellikle açık ve uzaktan öğrenme hizmeti sunmak isteyen kurum ve kuruluşlara yardımcı olabilir. Bu kurum ve kuruluşlar, kayıt olabilecek öğrencilerin ihtiyaç, beklenti ve özellikleri doğrultusunda hizmetler tasarımlayarak sunabilirler. Bu durum, öğrenci memnuniyetini arttırmanın yanı sıra kurum ve kuruluşların öğrenci bulamama ya da pazardan pay alamama gibi durumlarla karşılaşmalarına da engel olabilir. Benzer biçimde bu çalışmanın sonuçları Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından da kullanılabilir. Özellikle yeni programların açılmasına izin verme ya da teşvik etme noktasında öğrencilerin ne tür programları tercih edebilecekleri açısından YÖK’ün ilgili kurullarına bilgi sağlamaktadır. SINIRLILIKLAR Açık ve Uzaktan Öğrenme: Öğrenci Adaylarının Bakış Açısı başlıklı bu betimsel çalışmanın çeşitli sınırlılıkları da bulunmaktadır. Öncelikle bu çalışmada yalnızca nicel veriler toplanarak öğrenci adaylarının bakış açısı incelenmiştir. Nicel veriler var olan durum hakkında bilgi saplamakla birlikte nedenler konusunda yeterli olmayabilmekte, nitel verilerle desteklenmesinde yarar olmaktadır. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 15
  16. 16. Ayrıca bu çalışma yalnız Eskişehir İli Merkez İlçesindeki kolayda örneklem yoluyla ulaşılan dört ortaöğretim okulu 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile Anadolu Üniversitesi hazırlık sınıflarına devam eden öğrencilerden gönüllü katılmak isteyenlerle gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle elde edilen bulgular ve sonuçların tüm ülkeye genellenmesi sakıncalıdır. Son olarak çalışmada elde edilen veriler, yalnız Mayıs 2011 tarihinde toplanmıştır. Başka bir zaman diliminde aynı ya da evrendeki diğer öğrenciler farklı bakış açılarına sahip olabilirler. TANIMLAR Bu çalışmada ele alınan bazı kavramlara ait işlevsel tanımlar, okuyucunun aynı anlamı çıkarması açısından aşağıda verilmiştir. Eğitim: Öğrenme ile sonuçlanan her türlü deneyimi inceleyen bilim dalı Öğretim: Belirli hedefler doğrultusunda düzenlenmiş bir çevrede gerçekleştirilen tüm planlı tüm eğitim etkinlikleri Öğretme: Bir bireyin rehberliğinde gerçekleşen her tür eğitim etkinlikleri Yetiştirme: Genellikle mesleki beceriler kazandırmaya yönelik ve kazanılan yeterliklerin etkinlikten kısa bir süre sonra işe koşulması beklenen eğitim etkinlikleri Öğrenme: Bireyin gözlemlenen davranışında, zihninde depoladığı bilgi miktarında ve deneyimleri sonucu yapılandırdığı anlamdaki değişim Uzaktan Eğitim: Bilgisayar ve bilgisayar ağlarına dayalı gerçekleştirilen açık ve uzaktan öğrenme faaliyetleri Açıköğretim: Kitap, vidyo, televizyon, radyo türü geleneksel teknolojilerle geniş kitlelere bireysel öğrenme imkanı sunan açık ve uzaktan öğrenme faaliyeti 16 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  17. 17. Çevrimiçi (e-)Öğrenme/Eğitim: Genellikle kurumlarda gerçekleştirilen mesleki gelişim etkinliklerinin bilgisayar ağlarına dayalı bireysel öğrenme faaliyeti Açık ve Uzaktan Öğrenme: Öğrenenlerin birbirlerinden ve öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağlamında uzaktan olduğu, birbirleriyle ve öğrenme kaynaklarıyla etkileşimlerinin uzaktan iletişim sistemlerine dayalı olarak gerçekleştirildiği öğrenme süreci ve bilim dalı ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 17
  18. 18. 18 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  19. 19. Bölüm 2 LİTERATÜR Çalışmanın bu bölümünde öncelikle, açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin temel kavramlar tanımlanmıştır. Bu bölümde özellikle Türkiye’nin bağlamı dikkate alınarak açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik özgün bir tanım ortaya konmuştur. Sonra, bilimsel bir çalışma alanı olarak açık ve uzaktan öğrenmenin tarihsel gelişimi, kuramları ve tercih edilme nedenleri özetlenmiştir. Daha sonra, bu alana yönelik sorunlar ve eğilimler ile dünyadaki ve Türkiye’deki uygulamaları açımlanmıştır. Son olarak, literatürdeki açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik algıları ve/veya tutumları ortaya koyan araştırmaların sonuçları verilmiştir. KAVRAMLAR VE TANIMLAR İletişim anlamlarda ortaklaşma süreci olarak tanımlanmaktadır (Zıllıoğlu, 1993). Etkili bir iletişim sürecinde de alıcının gönderen tarafından kodlanan mesajları aslına uygun biçimde kodaçması beklenmektedir. Bu açıdan açık ve uzaktan öğrenmeyi tanımlamadan önce ilgili kavramların anlamlarında ortaklaşmada yarar olduğu söylenebilir. Öncelikle eğitim, öğretim, öğretme, yetiştirme (training) ve öğrenme kavramlarını inceleyelim. Bunlar, alanda sık karşılaştığımız ve genellikle anlamlarına dikkat etmeden birbirleri yerine kullandığımız kavramlardır. Aşağıdaki şekil bu kavramlar arasında ilişkiyi anlamamıza yardımcı olabilir. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 19
  20. 20. Bu şekil aslında Smith ve Ragan (2005, s. 5) tarafından geliştirilen şeklin bir uyarlamasıdır. Smith ve Ragan bu şekildeki kavramlara ilişkin tanımların herkes tarafından kabul görmeyebileceğini ve kendi çalışmaları için kavramsal bir temel oluşturmak amacıyla kullandıklarını belirtmişlerdir. Benzer biçimde bu çalışmada da Smith ve Ragan’ın eğitim, öğretim, öğretme ve yetiştirme kavramlarına ilişkin açıklamaları büyük ölçüde benimsenmiş, yalnız yetiştirme kavramı biraz farklı biçimde ele alınmış ve öğrenme kavramı şekle eklenmiştir. Şekil 1: Eğitim, öğretim, yetiştirme, öğretme ve öğrenme kavramları arasındaki ilişki, Şekilde gözlemlenebileceği gibi eğitim, bu kavramlar arasında en geniş kapsamda ele alınmıştır. Eğitim bir olgu olarak öğrenmenin söz konusu olduğu her tür yaşantı olarak tanımlanabilir. Gerçekleştirilen çalışmalar, öğrenmenin büyük ölçüde yapılandırılmamış biçimde gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Örneğin, Bell ve Dale (1999) tarafından 7 farklı firmada gerçekleştirilen çalışma, çalışanların %75 oranında yapılandırılmamış (non-formal) biçimde öğrendiklerini ortaya koymuştur. Bir başka çalışmada Scott ve Lane (2010) Avustralya’da 25-64 yaşlarındaki nüfusun yaklaşık %6o’ının farklı türde yapılandırılmamış öğrenme etkinliğine katıldıklarını bulmuşlardır. 20 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  21. 21. Öte yanda eğitim kavramı yalnız yapılandırılmamış öğrenme ile sınırlı değildir. Belirli öğrenme hedefleri doğrultusunda ve düzenlenmiş bir çevrede gerçekleştirilen planlı (yapılandırılmış) öğrenme etkinlikleri de eğitimdir. Ancak bu tür eğitim etkinlikleri için daha çok öğretim kavramını kullanıyoruz. Bir başka deyişle öğretim, belirli hedefler doğrultusunda ve düzenlenmiş bir çevrede (sınıf, çokluortam, vidyo, vb.) gerçekleştirilen planlı eğitim etkinlikleridir. Örneğin okulda gerçekleştirilen dersler, bireysel öğrenmeye yönelik çokluortam yazılımları, TRT-OKUL türü eğitim kanallarında yayınlanan Açıköğretim Fakültesi derslerine ilişkin programlar birer öğretim etkinlikleridir. Eğitim ve öğretim kavramlarıyla birlikte sık kullanılan ve karıştırılan kavramlardan biri de yetiştirmedir. Yetiştirme kavramı Türkçe’mizde daha çok genç bir bireyin, bir başkası ya da bir kurum koruyuculuğunda büyütülmesi anlamında kullanılmaktadır. Bu anlamda esirgeme kavramıyla da karıştırılmaktadır. Bu çalışmada ise yetiştirme kavramı İngilizce Training kavramının karşılığı olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda yetiştirme, genelde belirli bir meslek alanına ilişkin bilgi, beceri ve tutumların olası en kısa sürede katılımcıların kazanmasını ve en kısa sürede uygulamaya aktarmalarını hedefleyen eğitim etkinliğidir. Firmalardaki insan kaynakları geliştirme, akademik gelişim, hizmet-içi eğitim, çıraklık eğitimleri gibi eğitim etkinlikleri aslında yetiştirme faaliyetleridir. Bu tanım, Smith ve Ragan’ın (2005) yetiştirmeye bakışı ile hemen hemen aynıdır. Smith ve Ragan’a göre tüm yetiştirme etkinlikleri belirli hedefler doğrultusunda, düzenlenmiş bir çevrede ve planlı gerçekleştirilir. Şekil 1’de de gözlemleneceği gibi bu çalışmada yetiştirme etkinliklerinin de diğer öğretim etkinlikleri gibi yapılandırılmamış olabileceği iddia edilmektedir. Örneğin bir berberde çalışan çırağın yerleri süpürürken ustasının tıraş yapışını izleyerek öğrenmesi yapılandırılmamış bir yetiştirme etkinliğidir. Bu arada, meslek lisesi, meslek yüksek okulu ya da teknik liselerdeki eğitim etkinliklerini yetiştirme olarak tanımlamak yanlış olabilir. Bu kurumlardaki eğitimlerde öğrenenlerden, hemen mezuniyet sonrasında öğrendiklerini sergilemeleri beklenmemektedir. Bu nedenle bu kurumlardaki eğitimler de öğretim olarak değerlendirilmelidir. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 21
  22. 22. Öğretme de, eğitim ve öğretimle birlikte sık kullanılan kavramlardandır. Bu çalışmada öğretme, bir bireyin kolaylaştırması ile gerçekleşen öğrenme etkinlikleri biçiminde ele alınmaktadır. Smith ve Ragan, öğretme kavramını canlı (o an öğrenciyle aynı yer ve zamanda bir arada olan) bir öğretene ya da rehbere dayandırmıştır. Bu çalışmada ise yüz yüze dışında teknoloji aracılığıyla da öğrenme sürecinin kolaylaştırılması öğretme kavramı ile ilişkilendirilmiştir. Örneğin, vidyo-konferans ya da sanal sınıf (bilgisayar konferansı) sistemleri ile gerçekleştirilen eğitim etkinlikleri de birer öğretme işidir. Ayrıca, öğretenin ya da rehberin mutlaka canlı olması da gerekmeyebilir. Örneğin ‘konuşan kafa’ (talking head) biçiminde hazırlanmış bir televizyon eğitim programında aslında canlı olmasa da bir kişinin öğrenme sürecini kolaylaştırması söz konusudur. Bu açıdan da öğretme kavramı ile açıklanabilir. Öte yanda yapılandırılmış öğretme olabileceği gibi, yapılandırılmamış öğretme etkinliklerinden de söz edilebilir. Örneğin, yemek yaparken tesadüfen orada olan annenin anlık biçimde kızına yemeğin doğru yapılış biçimini tarif etmesi yapılandırılmamış bir öğretme etkinlidir ve eğitim olarak adlandırılmalıdır. Benzer biçimde okullarda öğreten tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde öğretmedir. Yine Şekil 1’de gözlemlenebileceği gibi bazı etkinlikler birden fazla kavramın kesişme noktalarında yer alabilmektedir. Örneğin bir etkinlik yetiştirme ve öğretme eylemleri içeren bir öğretim ya da eğitim olabilir. Öğrenme ise eğitim, öğretim, yetiştirme ve öğretme kavramlarından farklılaşmaktadır. Bu nedenle Şekil 1’de kesik çizgilerle belirtilmiştir. Diğerleri bireyin etrafında gerçekleşen olaylara/olgulara verilen adlarken öğrenme bireyin iç süreçlerine ilişkindir. İnsanın öğrenmesine ilişkin çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımların kendilerine özgü tanımları yer almaktadır. Örneğin davranışçı (behaviorist) yaklaşıma göre öğrenme bireyin gözlemlenebilen ve tekrarlanan davranışındaki değişimken, bilişçi (cognitivist) yaklaşım göre bireyin zihinde depoladığı bilgi miktarındaki değişim ve son olarak yapılandırmacı (constructivist) yaklaşıman göre ise bireyin deneyimleri sonucu zihninde oluşturduğu anlamdaki de- 22 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  23. 23. ğişim biçiminde tanımlamaktadır (Newby, Stepich, Lehman, Russel ve Ottenbreit-Leftwich, 2011). Bu tanımlara benzer çok sayıda tanım literatürde yer almaktadır ve incelendiklerinde yukarıda belirtilen tanımlarda da rahatlıkla gözlemlenebileceği gibi ortak noktanın değişim olduğu saptanabilir. Özetle öğrenmeyi değişimle özdeş tutabiliriz. Ayrıca Şekil 1’de belirtildiği gibi öğrenme diğer bütün kavramlarda yer almakta ve hatta eğitimin dışına da taşmaktadır. Eğitimi öğrenmeyle sonuçlanan deneyimler şeklinde tanımladıktan sonra öğrenmeyi eğitimin dışına taşırmak bir çelişki olarak algılanabilir. Bu noktada vurgulanmak istenen henüz insanın nasıl öğrendiği konusunda doyurucu bir noktaya ulaşmadığımız ve her gün öğrenmeye devam ettiğimizdir. Şu an bilmediğimiz, açıklayamadığımız birçok şey olabilir. Ancak şu an eğitim kavramı içine bilmediğimiz, açıklayamadığımız şeyleri almamalıyız. Onların eğitimden çok metafiziğin ilgi alanına girdiği ileri sürülebilir. Şimdiye kadar açık ve uzaktan öğrenme alanının bir boyutunu oluşturan eğitim bilime ilişkin temel kavramlar tanımlamıştır. Aşağıda ise doğrudan açık ve uzaktan öğrenme kavramı ve tanımı üzerinde durulmaktadır. Açık ve uzaktan öğrenme kökeni 19. Yüzyılın sonlarına dayanan, özellikle 20. Yüzyılın son çeyreğinde daha yaygın uygulamalarına rastlanılan disiplinler arası bir çalışma alanıdır. Bu alanı ve uygulamalarını ifade etmek amacıyla farklı kavramlar kullanılmaktadır: Açıköğretim, uzaktan eğitim, uzaktan öğretim, e-öğrenme, İnternet tabanlı öğretim, İnternette eğitim, Web destekli öğretim, yaygın eğitim, esnek öğrenme ve sanal eğitim bu farklı kavramlardan ülkemizde sık rastlanılanlarıdır. Bu kavramlar arasında küçük farklar olmakla birlikte evrensel literatürde genellikle birbirleri yerine kullanılmaktadır. Türkiye’de ise tamamen pratik nedenlerle açık öğretim, uzaktan eğitim ve e-öğrenme kavramları farklı uygulamaları ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu pratik nedenlerin başında ülkemizde 1980’lerden bugüne süregelen kitlesel Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemi ile yeni atılım gösteren daha küçük gruplara odaklanan ve bilgisayar ağlarına dayalı yürütülen açık ve uzaktan öğrenme uygulamaları arasındaki ayrımı ortaya koymaktadır. Bu tür ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 23
  24. 24. bir ayrımın, özellikle bu raporun hazırlandığı sırada henüz olmayan mevzuatı hazırlamada kolaylık sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, açık öğretim, geniş kitlelere internet destekli, nispeten düşük maliyetli yaygın eğitim imkanı sunan uygulamalar için kullanılmaktadır. Ülkemizde bu tür eğitim imkanını büyük ölçüde Anadolu Üniversitesi bünyesindeki Açıköğretim Fakültesi, İktisat Fakültesi ve İşletme Fakültesi aracılığıyla sağlamaktadır. Ek olarak, 2009 yılı içinde İstanbul Üniversitesi ve Erzurum Atatürk Üniversitesi bünyelerinde de Açıköğretim Fakülteleri kurularak bu tür eğitim imkanı sunmalarına izin verilmiştir. Öte yanda, uzaktan eğitim kavramı ise yüz yüze eğitim programlarında yer alan programların internete dayalı uzaktan eğitim yoluyla sunulması ve öğrencilerin bazen, sınav ya da uygulama dersleri gibi farklı nedenlerle kampüslere gelmelerini gerektiren uygulamaları ifade etmektedir. Bu programlara genellikle açık öğretim uygulamalarının aksine daha az sayıda öğrenci kabul edilmektedir. Çok sayıda üniversitemiz YÖK izni ve teşviği ile uzaktan eğitim imkanı sunmaktadır. Bu üniversitelerimizden bazıları Sakarya Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi ve Atılım Üniversitesi’dir. Bu üniversitelerimize ilişkin ayrıntılı bilgiler ilerleyen bölümlerde yer almaktadır. Son olarak, e-öğrenme kavramı, önceleri uzaktan eğitim uygulamaları için kullanılırken son dönemde evrensel literatüre uygun biçimde kullanılmaya başlanmıştır. e-Öğrenme, kurum ve kuruluşlardaki hizmetiçi eğitim faaliyetlerinin İnternet benzeri bilgisayar ağları ya da farklı elektronik ortamların (vidyo, IPTV, bilgisayar vb.) yardımıyla gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Daha önce belirtildiği gibi açık öğretim, uzaktan eğitim ve e-öğrenme kavramları arasındaki ayrım yalnız uygulamaları farklı biçimde ifade edebilmek ve yasal mevzuatı daha kolay oluşturabilmek gibi pratik nedenlerle ülkemizde yapılmaktadır. Oysa akademik bir çalışma alanı olarak bakıldığında açık ve uzaktan öğrenme (open and distance learning - ODL) kavramının, son yıllarda evrensel olarak 24 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  25. 25. daha sık kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bu raporda da genel olarak açık ve uzaktan öğrenme kavramı tercih edilmiştir. Bu tercihin başlıca nedeni, öncelikle öğrenme üzerine odaklanmasıdır. Her ne kadar kökeni daha önceki tarihlere ve kuramlara dayandırılabilirse de, özellikle 1990’larda yapıcı (constructivist) öğrenme yaklaşımının etkin rol almaya başlamasıyla birlikte, eğitim ve ilgili diğer alanlarda odak olarak öğretme model ve süreçlerinin yerini öğrenme süreçleri alınmıştır (Maypole ve Davies, 2001). Bir başka deyişle, öğrenci merkezli (ya da öğrenen odaklı) eğitim yaklaşımları önem kazanmıştır. Gibbs (1992) öğrenci merkezli yaklaşımını, öğrencilere konuları, öğrenme hızını ve yöntemini seçmede daha fazla özerklik veren bir eğitim süreci olarak tanımlamaktadır. Bu tanım ile aşağıda verilmiş olan açık ve uzaktan öğrenmenin tanımını karşılaştırıldığında açık ve uzaktan öğrenmenin, aslında tamamen öğrenci merkezli yaklaşıma dayandığı ileri sürülebilir. Bu açıdan bakıldığında, alanın adında, eğitim (education), öğretim (instruction), öğretme (teaching) ve yetiştirme (training) gibi öğreten ve öğretme süreci odaklı kavramların yerine öğrenme (learning) kavramının kullanılmasının uygun olacağı düşünülebilir. Öte yanda, açık kavramı öğrencilere öğrenme sürecinde esneklik ve seçme hakkı tanınması gerekliliğini, uzaktan kavramı ise öğrencilerin öğrenme imkanlarından mekan ve/veya zaman olarak ayrı olduklarını vurgulamak için kullanılmaktadır (Tella, 1997). Bu açıdan uzaktan öğrenme açık öğrenme içermeyebilir (Maxwell, 1995). Alanın adında hem açık hem de uzaktan kavramının yer alması esneklik ve seçme hakkı ile mekan ve/veya zaman farklılığını vurgulamak açısında gerekmektedir. Ayrıca, 2000’li yılların başından bugüne alandaki iletişim ortamlarında da açık ve uzaktan öğrenme kavramının daha fazla yer bulduğu gözlemlenmektedir. Örneğin, açık üniversite olan Kanada’daki Athabasca Üniversitesi bünyesinde çıkarılan International Review of Research in Open and Distance Learning (IRRODL), Avrupa Birliği desteği ile kurulmuş olan EDEN derneğinin çıkardığı European Journal of Open, Distance and e-Learning (EURODL), İngiliz Açık Üniversitesi tarafından çıkarılan Open Learning: The Journal of Open and Distance Learning, açık ve uzaktan öğrenme kavramlarını içermektedir. Özetle, eğilimler ve alanın doğasına uygunluğu ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 25
  26. 26. göz önüne alınarak bu çalışmada açık ve uzaktan öğrenme kavramı benimsenmiştir. Alandaki iletişimi güçlendirmesi ve bir standart sağlanması bağlamında da bu kavramın yaygın olarak kullanılması önerilmektedir. Ancak bu raporda bazen uygulamalardaki farklılıklara vurgu yapabilmek için açık öğretim, uzaktan eğitim ve e-öğrenme kavramlarına da yer verilmiştir. Kavramlarda yaşanan farklılıklar sosyal bilimlerin doğasına uygun olarak açık ve uzaktan öğrenmenin tanımlarında da yaşanmaktadır. Uzmanlar ve kurumlar alana kendi bakış açıları ve uygulamaları doğrultusunda bakarak farklı tanımlar geliştirmişlerdir. Bu tanımların ilk örnekleri Moore (1973), Holmberg (1977) ve Peters (1988) gibi uzmanlar tarafından yapılmıştır. Keegan (1986) ilk tanımlarda yer alan beş temel unsur belirlemiştir: (1) Öğrenen ve öğretenlerin genelde aynı mekanda olmaması; (2)kurumsal yapının altında yer alınması; (3) elektronik ortamların ve teknolojilerin kullanılması, (4) iki yönlü iletişimin var olması, (5) büyük ölçüde bireysel öğrenmenin gerçekleşmesi. Keegan, bu unsurları içeren uygulamaları açık ve uzaktan öğrenme olarak tanımlamıştır. Keegan’ın tanımı uzun bir süre yaygın biçimde kullanılmıştır. Ancak, alandaki gelişmeler sonucu yeni tanımlar geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Örneğin UNESCO (2002) açık ve uzaktan öğrenmeyi eğitim ve yetiştirme imkanlarına erişimi açma (kolaylaştırma), öğrenenleri zaman ve mekan sınırlılıklarından kurtarma ve bireylere esnek öğrenme imkanları sunma üzerine odaklanan yaklaşımlar şeklinde tanımlamıştır. Simonson ve diğerleri ise (2006) öğrenenlerin birbirlerinden ayrı olduğu; öğrenenlerin, kaynakların ve öğretenlerin etkileşimli uzaktan iletişim teknolojileriyle bağ kurdukları; kurum tabanlı, yapılandırılmış (formal) eğitim olarak tanımlamaktadır. Türkiye’deki uygulamalar dikkate alındığında Simonson ve diğerlerinin tanımı şu şekilde uyarlanabilir: Açık ve uzaktan öğrenme, öğrenenlerin birbirlerinden ve öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağlamında uzaktan olduğu, birbirleriyle ve öğrenme kaynaklarıyla etkileşimlerinin uzaktan iletişim sistemlerine dayalı olarak gerçekleştirildiği öğrenme sürecidir. 26 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  27. 27. Bu tanımda yer alan temel unsurlardan biri “öğrenenlerin, birbirlerinden ve öğrenme kaynaklarından zaman ve/veya mekan bağlamında uzakta olduğu”dur. Bu unsurda açıklanması gereken ilk nokta, özellikle açık öğrenme uygulamalarında bir öğretici ya da öğretici yardımcısı olmayabileceği durumunun dikkate alınarak öğretici/öğreten kavramının açık biçimde kullanılmamasıdır. Bu tanımda öğretici/eğitici bir öğrenme kaynağı olarak ele alınmıştır. Diğer nokta ise, zaman ve/veya mekan bağlamında uzakta olmaktır. Öğrenenler aynı mekana farklı zamanlarda gelip eşzamansız (asenkron) öğrenme etkinliğine katılabilirler. Örneğin, öğrenciler kampüs ya da öğrenme merkezlerine gelerek öğrenme kaynaklarından yararlanabilirler. Benzer biçimde öğrenenler yalnız mekan bağlamında da birbirlerinden uzakta olabilirler. Telekonferans sistemleri aracılığıyla aynı zamanda (eşzamanlı=senkron) bir araya gelerek eğitim almak bu duruma bir örnektir. Öte yanda, öğrenenler hem zaman hem de mekan bağlamında uzakta olabilirler. Örneğin farklı illerdeki öğrenenler farklı zamanlarda (eşzamansız) forum ya da Web günlüğü türü uygulamalar yardımıyla bir araya gelerek öğrenme etkinlikleri gerçekleştirebilirler. Tanımda yer alan bir başka temel unsur “birbirleriyle ve öğrenme kaynaklarıyla etkileşimlerinin uzaktan iletişim sistemlerine dayalı olarak gerçekleştirildiği”dir. Burada “bilgi ve iletişim teknolojileri” yerine “uzaktan iletişim sistemleri” tercih edilmesinin nedeni, uzaktan eğitimde etkileşiminin elektronik araçlarla olduğu kadar mektup, yüz yüze toplantılar gibi farklı iletişim ortamlarıyla da gerçekleşebilecek olmasıdır. Tanımdaki son temel unsur ise “öğrenme” kavramıdır. Daha önce belirtildiği üzere öğrenme kavramı alanın öğrenci merkezli doğasını vurgulamaktır. Öte yanda bu tanımda, Simonson ve diğerlerinin (2006) tanımlarında yer alan “kurum tabanlı” ve “yapılandırılmış (formal) eğitim” unsurlarına yer verilmemiştir. Bunun temel nedeni, açık öğrenme kaynaklarının (open learning resources) ve yarı-yapılandırılmış (informal) ya da yapılandırılmamış (non-formal) öğrenmenin önem ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 27
  28. 28. kazanmasıdır. Açık öğrenme kaynakları, herkesin özgürce erişebileceği ve gerektiğinde değişiklikler yaparak kullanılabileceği öğrenme ve araştırma kaynakları olarak tanımlanmaktadır (Atkins, Brown ve Hammond, 2007). Açık öğrenme kaynakları, kurumlardan bağımsız biçimde bireylerin öğrenmesine yardımcı olacak biçimde sunulabilmektedir. Ayrıca doğası gereği yapılandırılmış bir eğitim değildir. Benzer biçimde, bireyler diplomaya yönelik programlar dışında daha az yapılandırılmış sertifika programlarında ya da kendi çabaları ve deneyimleri sonucu (yapılandırılmamış) da öğrenmektedirler. Özellikle yaşamboyu öğrenme bağlamında bu tür yarı-yapılandırılmış ya da yapılandırılmamış öğrenmeler ve bunların belgelendirilmesi önem kazanmıştır. Bu tür öğrenmeler de açık ve uzaktan öğrenme alanında değerlendirilmekte, ancak kurumsal bir yapı gerektirmemektedir. TARİHSEL GELİŞİMİ Açık ve uzaktan öğrenme, uygulamalarda kullanılan iletişim teknolojilerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu nedenle alanın dünyadaki gelişimi üç döneme ayrılabilir: Mektupla eğitim, görsel-işitsel araçlarla eğitim, bilgisayar ağlarına dayalı eğitim. Her ne kadar bazı kaynaklarda kökeni daha eskilere de dayandırılsa da ilk açık ve uzaktan öğrenme uygulamalarının mektupla eğitim (correspondence study) adıyla 19. Yüzyılın ortalarında başladığı varsayılmaktadır. Bilinen ilk uygulama İngiltere, Almanya, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalara örnek olarak şunlar verilebilir: Isaac Pitman tarafından 1840 yılında İngiltere’de başlatılan posta yoluyla stenografi eğitimleri alanyazında sıkça ilk uygulama olarak verilmektedir.. İngiltere’de daha sonra kurulan (1878) Edinburg Skerry’s College ve Londara University Correspondence College kurumları mektupla açık ve uzaktan öğrenme hizmeti sunmuşlardır. Berlin, Almanya’da Charles Toussaint ve Gustav Langenscheidt tarafından mektupla dil öğretimi başlatılmıştır. 28 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  29. 29. İsveç’te 1886 yılında H. S. Hermond tarafından başlatılan İngilizce dil eğitimi, daha sonra döneminin en başarılı açık ve uzaktan öğrenme kurumunun kurulmasına götürmüştür. ABD ise Anna Eliot Ticknor 1873 yılında evde eğitim uygulamalarını yaygınlaştırma adına Society to Encourage Studies at Home’ (Evde Eğitimi Teşvik Etme Derneğini) kurmuş ve devam ettiği 24 yıl boyunca 10.000’den fazla kişiye açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunmuştur. Ayrıca Thomas J. Foster tarafından 1891 yılında başlatılan madencilik ve maden kazalarından sakınma eğitimleri büyük ilgi görmüş, International Correspondence Schools (Uluslararası Mektupla Eğitim Okulları) adı altında kurduğu eğitim kurumu ile 1920’lere kadar 2 milyon kişiye eğitim hizmeti sunmuştur. Mektupla eğitim yüksek öğretim kurumlarının da ilgisini çekmiş ve yaygın eğitim hizmetleri altında mektupla eğitim uygulamaları başlatılmıştır. Bunlara örnek olarak ABD’deki Chicago Üniversitesi ve Illinois Wesleyan Üniversitesi verilebilir. Özellikle Chicago Üniversitesi arada kesintiler olmasına rağmen uzun yıllar mektupla eğitim imkanı sunmuştur (Simonson ve diğerleri, 2006). Bu uygulamaların genelinde çalışan, aile ya da sosyal diğer sorumlulukları olan yetişkinlere eğitim hizmeti sunulmaya çalışılmıştır. Bu hizmetlerin bir bölümü oldukça yapılandırılmıştı; diğer bölümü ise esnek öğrenme süreçlerini gerektirmekteydi. Örneğin, Pitman’ın stenografi ve Chicago Üniversitesi’nin eğitimleri katılımcıların haftada ya da ayda bir öğretim elamanı ile iletişim kurmasını gerektiren yapıda sunulmuştur. Hermond’un dil öğretim stratejisi ise katılımcıların dilediği hızda öğrenmesine imkan tanımıştır. Her iki stratejideki ortak noktalar öğrenenlerin kendilerine sağlanan basılı malzemeleri çalışmaları, posta yoluyla öğretim elemanlarıyla iletişim kurmaları ve belirli aralıklarla sınavlara katılmalarıydı (Schosser ve Simonson, 2006). Mektupla eğitim, 1920’lerdeki radyonun gelişmesi ve 1950’lerde televizyonunun yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte yerini görselÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 29
  30. 30. işitsel araçlarla açık ve uzaktan öğrenmeye bırakmıştır. Bu 30 yıllık dönem, dünya savaşları dönemi olmasına rağmen çok sayıda eğitim kurumu radyo üzerinden eğitim hizmeti sunma teşebbüsü başlatmıştır. Ancak bu girişimlerin neredeyse tamamı 1940’ların ortalarında tamamen sonlandırılmıştır (Atkins, 1991). İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise televizyon açık ve uzaktan öğrenme hizmetleri sunmada kullanılmaya başlanmıştır. Eğitim televizyonu konusunda gerçekleştirilen ilk çalışmalardan birinde Child (1956) sınıf içi yüz yüze eğitimde televizyonun kullanılması ile mektupla eğitimde televizyonun kullanılmasını karşılaştırmış ve aralarında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı sonucuna varmıştır (aktaran: Almenda, 1988). Öte yandan televizyon, asıl uydu teknolojilerindeki gelişmelere dayalı olarak 1960’lardan sonra yaygın kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönemde önce (1962 yılında) Güney Afrika Üniversitesi’nin tamamen açık üniversiteye dönüşeceğini açıklaması ve hemen sonrasında (1969 yılında) İngiliz Açık Üniversitesi’nin kurulması, açık ve uzaktan öğrenme alanının gelişiminde son derece önemli yere sahiptir. Bates’e göre (2005) İngiliz Açık Üniversitesi’nin açık ve uzaktan öğrenme alanında mihenk taşı olmasının çeşitli nedenleri vardır. Bunlardan ilki, ortaöğretim diplomasına bakılmaksızın dileyen herkesin girebileceği erişime açık, diploma verebilen bir sistem olmasıdır. İkinci neden, geniş kitlelere aynı anda hizmet sunmasıdır. Üçüncüsü ise BBC ile ortak biçimde eğitim televizyonu hizmeti sunmanın yanı sıra diğer görsel-işitsel ortamları, basılı malzemeleri, yüz yüze danışmanlık hizmetlerini başarılı biçimde bir arada kullanarak bireylerin öğrenmesine yardımcı olmasıdır. Bates’in (2005) sırladığı bu nedenlere ek olarak, İngiliz Açık Üniversitesi’nin bir çok benzeri girişime model olduğu da belirtilebilir. Başta Almanya, Çin, Hindistan, Kore ve Türkiye olmak üzere bir çok ülkede, İngiliz Açık Üniversitesi örnek alınarak, televizyon ve basılı malzemelere dayalı açık ve uzaktan eğitim uygulaması başlatılmıştır. Özellikle 1980’li yıllarda başlatılan bu uygulamalar zamanla çok geniş kitlelere öğrenme hizmeti sunan mega üniversitelere dönüşmüştür (Daniels, 1996). Öte yanda, 1990’lara gelindiğinde farklı bir teknoloji açık ve uzaktan öğrenme alanının gelişiminde etkili olmaya başlamıştır. Önceleri 30 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  31. 31. akademik araştırma amaçlı kullanılan bilgisayar ağlarının 1990’larda tüm kesimlere açılarak yaygın kullanılmaya başlanması, yalnız açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunan kurumların değil tüm eğitim kurumlarının ilgisini çekmiştir. Hatta bilgisayar ağlarına dayalı eğitim hizmeti (çevrimiçi öğrenme) sunmanın, yalnız açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunan kurumlardan önce geleneksel yüz yüze eğitim veren kurumlarda başladığı ileri sürülebilir. Örneğin, Boise State University 1990’ların başında eğitim teknolojisi üzerine bir yüksek lisans programını tamamen çevrimiçi gerçekleştirmiştir (Molenda, 2008). Bilgisayar ağlarının öğrenme malzemelerinin daha kolay ve ucuz sunuma imkan vermesi, güncellemeleri kolaylaştırması, etkileşimi hızlandırması ve çeşitlendirmesi gibi nedenler çok sayıda kurumun ders ve programlarını bu teknolojiye dayalı olarak sunmaya başlamalarına neden olmuştur. ABD Eğitim Biriminin (US Department of Education, 1999) verilerine göre 1995 yılında ABD’deki tüm yüksek öğretim kurumlarının %22’si en az bir dersi çevrimiçi verirken bu oran 1999’da %60’lara erişmiştir. Var olan kurumların yanı sıra, bilgisayar ağlarındaki gelişmeler Phoenix Üniversitesi türü yalnız çevrimiçi öğrenme imkanı sunan kurumların ortaya çıkmasına ve başarılı uygulamalar gerçekleştirmelerine de neden olmuştur. Yalnız ABD’de değil Avrupa, Asya, Avustralya, Afrika ve Güney Amerika’daki bir çok ülkede bilgisayar ağlarına dayalı açık ve uzaktan öğrenme girişimleri 1990’lı yıllarda başlatılmıştır. Açık ve uzaktan öğrenme alanı Türkiye’de de benzer bir gelişim göstermiştir. Önce mektupla eğitim uygulamaları gerçekleştirilmiş daha sonra görsel-işitsel araçlarla öğretim denenmiş son olarak bilgisayar ağlarına dayalı açık ve uzaktan öğrenme hizmetleri sunulmaya başlanmıştır. Türkiye’de ilk açık ve uzaktan öğrenme 1927 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati tarafından dile getirilmiştir. Mustafa Necati, ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü kısa sürede yetiştirmek için mektupla eğitim uygulamasının gerçekleştirilebileceğini savunmuştur. Ancak 1950’li yıllara kadar bir uygulama gerçekleştirilememiştir. İlk kez Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü’nde banka çalışanlarına yönelik kısa süreli bir mektupla hizmet içi eğitim uygulaması gerçekleştirilmiştir. Daha sonra MEB Mesleki ve Teknik ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 31
  32. 32. Öğretim Müsteşarlığı’nın girişimi ile bazı mesleki konularda mektupla eğitim verilmesi için İstatistik Yayın Müdürlüğü bünyesinde ‘Mektupla Öğretim Merkezi’ 1961 yılında kurulmuştur. Bu Merkez daha sonra bir genel müdürlük haline dönüştürülmüştür. Daha sonra kurulan Deneme Yüksek Öğretmen Okulu uygulaması da öğretmenlerin yetiştirilmesinde mektupla hizmet içi eğitimin projeleri gerçekleştirmiştir. Mektupla mesleki eğitim uygulamaları yüksek öğretimdeki artan talebi karşılamada açık ve uzaktan öğrenmeden yararlanılabileceğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda, 1974 yılında kurulan Mektupla Yüksek Öğretim Merkezi, 1975 yılında Yaygın Yüksek Öğretim Kurumu (YAYKUR) olarak yeniden yapılandırılmıştır. Bu kurum başta siyasi olmak üzere farklı nedenlerle beklenen başarıyı gösterememiştir. Türkiye’deki en uzun soluklu başarılı uygulama 1982 yılında 2547 sayılı Yüksek Öğretim yasası kapsamında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde kurulan Açıköğretim Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilmiştir. Halen devam etmekte olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi de daha önceki sistemlere benzer biçimde temelde basılı malzemelere ve postaya dayalı olarak gerçekleştirilmektedir; ancak farklı olarak eğitim televizyonu ve yüz yüze danışmanlık hizmetlerinden de yararlanılmakta, sınavlar Ülke genelinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Almanya, Fransa, Danimarka, İsviçre, Belçika, Avusturya, Hollanda, İngiltere, Azerbaycan gibi farklı ülkelerdeki merkezlerde yüz yüze yapılmaktadır (Anadolu Üniversitesi, 2010). Benzer bir yaklaşım MEB tarafından benimsenerek 1992 yılında Açık Öğretim Lisesi ve 1997 yılında Açık İlköğretim uygulamaları hayata geçirilmiştir. Bu uygulamalar hala başarıyla devam etmektedir (MEB, 2010). Öte yanda, özellikle 1990’ların sonunda bilgisayar ağları kullanımının Türkiye’de yaygınlaşmasıyla birlikte Anadolu Üniversitesi dışındaki diğer yüksek öğretim kurumları da açık ve uzaktan öğrenmeye ilgi duymaya başlamışlardır. YÖK, bu ilginin yasal zemini oluşturmak ve bu uygulamaları desteklemek amacıyla 14 Aralık 1999 tarihinde Üniversitelerarası İletişim ve Bilgi Teknolojilerine Dayalı Uzaktan Yükseköğretim Yönetmeliği’ni hazırlanmıştır. Böylece, Anadolu Üniversitesi dışındaki diğer yüksek öğretim kurumları da açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunmaya başlamışlardır. Bu kurumların ilki İstanbul Bilgi 32 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  33. 33. Üniversitesi’dir. Bilgi Üniversitesi 2000 yılında tamamen bilgisayar ağlarına dayalı e-MBA programı başlatmıştır. Bu girişimi 2001 yılında ODTÜ Bilişim yüksek lisans programı (Informatics Online) izlemiştir. Lisans düzeyinde açılmış herhangi bir girişim olmamış, önlisans düzeyinde üç üniversite, Anadolu, Sakarya ve Mersin üniversiteleri program açmıştır. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, geleneksel açıköğretim modeli dışında bir program olarak Bilgi Yönetimi Önlisans Programını tamamen çevrimiçi olarak 2001-2002 öğretim yılında 500 kontenjanla başlatmıştır. Sakarya Üniversitesi, Adapazarı Meslek Yüksek Okulunu sadece uzaktan eğitim programları sunmak üzere örgütlemiştir. Bu kurumda, Bilgi Yönetimi, Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama ve İşletme önlisans programları 2001-2002 öğretim yılında 500’er kontenjan ile açılmış, bunlara 2002-2003 yılında 300’er kontenjan ile Endüstriyel Elektronik ve Mekatronik önlisans programları ilave olmuştur. YÖK, Şubat 2007 yılında yayınladığı Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi raporunda, açık ve uzaktan öğrenmenin artan yüksek öğretim talebini karşılamada önemli bir araç olduğuna vurgu yapmış ve tüm programlarda %10 ile %30’u arasında değişen oranlarda derslerin açık ve uzaktan öğrenme ile gerçekleştirilmesini önermiştir. Böylece yükseköğretim kontenjanlarının arttırması ve yaşamboyu öğrenmenin desteklenmesi amaçlanmıştır (Özkul, 2007). Ek olarak, 2009 yılında YÖK, yaklaşık 30 devlet üniversitesini uzaktan eğitim hizmeti verme yönünde teşvik etmiş ve izin vermiştir. Ayrıca Nisan 2010 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla İstanbul Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’ne Açıköğretim Fakültesi kurma izni verilmiştir. Türkiye’de 2010-2011 öğretim yılında toplam 35 devlet ve özel üniversite açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunmaktadır. AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENMEYE İLİŞKİN KURAMLAR Kuram en genel anlamda bir olguyu açıklamaya, tahmin etmeye ve kontrol etmeye yardımcı olan bilimsel araştırmalarla desteklenmiş betimleyici açıklamalar biçiminde tanımlanabilir. Tüm bilim dallarında olduğu gibi açık ve uzaktan öğrenme alanında da kendine özgü kavramlar ve bu kavramlar arasındaki ilişkileri açıklamaya çalışan kuramÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 33
  34. 34. lar geliştirilmiştir (Schlosser ve Simonson, 2002). Bu bağlamda, açık ve uzaktan öğrenmeyi eğitimin altında bir uygulama alanı gibi gören anlayışın yanlış olacağı, açık ve uzaktan öğrenmenin artık eğitim ya da eğitim teknolojisinden bağımsız (ancak ilişkili), olgunlaşmış bir bilimsel çalışma alanı olarak algılanması gerektiği ileri sürülebilir. Açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin kuramlar konusunda Keegan’ın 1986 yılında yayınladığı Uzaktan Eğitimin Temelleri (the Foundations of Distance Education) çalışması en sık atıfta bulunulan kaynaktır. Bu çalışmada Keegan açık ve uzaktan öğrenme alanındaki kurumları üç başlık altında toplamaktadır: Bağımsızlık ve özerklik kuramları Öğretimin endüstrileşmesi kuramları Etkileşim ve iletişim kuramları Bu noktada, aşağıda özetlene kuramların, açık ve uzaktan öğrenme alanında yaygın olarak vurgulanan kuramlar oldukları için seçildiklerini ancak başta ‘kontrol’, ‘sosyal bağlam’ ve ‘sorgulama topluluğu’ olmak üzere farklı kuramların da olduğunu belirtmek gerekir. Bağımsız Çalışma Kuramı Bağımsız Çalışma Kuramı (Theory of Independent Study), Charles Wedemeyer tarafından 1980’lerde geliştirilmiştir. Wedemeyer’a (1981) göre bağımsız çalışma, açık ve uzaktan öğrenmenin özünü oluşturmaktadır. Wedemeyer eğitim kurumlarında işlevini yitirmiş kavramların kullanıldığını ve bağlamda kurumu dönüştürebilecek modern teknolojilerin kullanımında başarısız olunduğunu vurgulamıştır. Wedemeyer, öğrencilere bağımsız çalışma imkânı sunan ve bu amaçla teknoloji kullanımını gerektiren bir sistem geliştirmiştir. Bu sistem aşağıda sıralanan on temel işlevi yerine getirebilmelidir: 1. Zaman ve mekândan bağımsız hizmet sunmak 2. Öğrenme sorumluluğunun büyük kısmını öğrenene vermek 3. Öğretim üyelerine yönetim faaliyetleri yüklememek ve öğrenmeyi kolaylaştırma işlevini yerine getirebilmek için çaba harcamalarını sağlamak 34 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  35. 35. 4. Öğrencilere çeşitli ders, biçim ya da yöntemle öğrenme imkanı sunmak 5. Etkililiği kanıtlanmış bütün öğretim ortamı ve yöntemlerini uygun şekilde kullanmak 6. Öğrencinin en iyi bildiği yoldan öğrenmesine imkân sağlamak için öğretim ortamlarını ve yöntemlerini harmanlayarak kullanmak 7. Dersleri sürekli olarak tekrar tasarımlamak ve geliştirmek 8. Bireysel farklılıkları göz önünde bulundurmak ve bu farklılıklara göre seçenekler sunmak 9. Öğrenci başarısını, mekan, öğrenme hızı, yöntem ya da sıralama gibi engeller koymadan basit biçimde değerlendirmek 10. ğrencilerin kendi hızlarında öğrenmelerine izin vermek Ö Ayrıca Wedemeyer, eğitimin yer ve zaman sınırlılıklarını kaldırmak amacıyla, öğretme sürecini öğrenmeden ayrı tutmayı öngörmüştür. Wedemeyer, bağımsız çalışma sistemlerinin altı temel özelliği taşıması gerektiğini belirtmiştir: 1. Öğrenenlerin ve öğretenin birbirinden ayrı olması 2. Öğrenme ve öğretme süreçlerinin, yazılı ya da diğer bir ortamda yürütülmesi 3. Öğretmenin bireyselleştirilmesi 4. Öğrenmenin, öğrencinin aktif olmasına bağlanması 5. Öğrenmenin, öğrencinin kendi ortamına uygun hale getirilmesi 6. Öğrencinin kendi öğrenme hızını ayarlaması ve bunun sorumluluğunu alması Son olarak Wedemeyer’ın Bağımsız Çalışma Kuramı açık ve uzaktan öğrenmede başarının büyük ölçüde öğreten ve öğrenen arasındaki iletişime bağlı olduğunu vurgulamıştır. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 35
  36. 36. Bağımsız Çalışma Kuramı (Etkileşim Uzaklığı Kuramı) Wedemeyer’ın Bağımsız Çalışma Kuramı’nın yanı sıra Michael Moore 1970’lerde aynı adı taşıyan bir çalışma gerçekleştirmiştir. Moore daha sonra bu çalışmasını etkileşim uzaklığı (transactional distance) kavramı ile zenginleştirmiştir. Bugün Moore’un etkileşim uzaklığı kuramı yaygın biçimde kullanılmaktadır. Moore (1990), açık ve uzaktan öğrenmeye dayalı eğitim programlarını sınıflandırmaya çalışmış; öğrenen ile öğreten arasındaki uzaklık ve öğrenen özerkliği değişkenlerini bu sınıflamada temel değişkenler olarak ele almıştır. Moore, uzaklık kavramının ölçülebilen iki unsurdan oluştuğunu savunmuştur: (1) İki yönlü iletişimin (diyalogun) ne ölçüde sağlandığı ve (2) bireysel öğrenen ihtiyaçlarını karşılama düzeyidir. Bazı sistem ya da programlar diğerlerine göre öğrenen ile öğreten (öğretim üyesi ya da elemanı) arasında daha fazla iki yönlü iletişimin olmasını gerektirmektedir. Benzer biçimde, bazı programlar çok katı bir yapı içerirken bazıları her öğrenenin gereksinimlerine, beklentilerine ve özelliklerine cevap verecek biçimde düzenlenmiştir. Özerklik boyutunda ise, Moore’a göre, geleneksel eğitim ortamlarında öğrenme süreci büyük ölçüde öğretenin rehberliğine dayalı biçimde gerçekleşmektedir. Açık ve uzaktan öğrenmede ise öğrenenlerin daha fazla sorumluluk almayı kabul etmeleri gerekmektedir. Moore, yüz yüze programlarda ve geleneksel açık ve uzaktan öğrenme programlarının bir bölümünde öğrenenlerin pasif alıcı, öğretenlerin aktif kaynak konumunda olduğunu belirtmiştir. Bu çerçevede Moore açık ve uzaktan öğrenme programlarını özerk (öğrenen merkezli) ve özerk olmayan (öğreten merkezli) olmak üzere iki grupta sınıflamıştır. Özerkliğin ne ölçüde sağlandığı ise aşağıdaki ölçütler doğrultusunda belirlenebilir: Öğrenme hedeflerinin seçiminde öğrenene sunulun imkanlar (amaçların belirlenmesinde özerklik) Kaynakların ve ortamın seçimi ile bunların nasıl kullanılacağı (çalışma yöntemi konusunda özerklik) Değerlendirme yöntemleri ve ölçütleri (değerlendirme de özerklik) 36 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  37. 37. Öğretmenin Endüstrileşmesi Kuramı Otto Peters, açık ve uzaktan öğrenmenin eğitim boyutu yerine yönetim biçimi üzerinde odaklanmış; ekonomi ve endüstriyel kuramları kullanarak öğretimin kullanılarak geliştirilmiştir. İlk olarak 1967’de “Das Fernstudium an Universitaten und Hochschulen” olarak yayımlanmış, 1983’de İngilizceye çevrilmiştir. Peters (1988) bu kuramında, açık ve uzaktan öğrenmenin, öğrenme ve öğretim olgularının endüstrileşmiş formu olduğunu ve endüstrileşme öncesinde var olmayacağı; bu alanın en iyi, bilginin sunumunda/yayılmasında endüstriyel tekniklerin kullanılması yoluyla anlaşılabileceğini ve endüstriyel tekniklerin kullanılmasıyla iyi uygulama örneklerinin ortaya konabileceğini savunmuştur. Peters kuramı bağlamında açık ve uzaktan öğrenme uygulamalarının çözümlenmesinde aşağıdaki kavramların kullanılabileceğini belirtmiştir: Gerekçelendirme (Rationalization): Zaman, para ve emek girdilerinin en üst düzeyde performans elde edilebilecek seviyeye indirilmesi için gerekli yöntemsel ölçütlerin kullanımıdır. İşbölümü (Disivion of Labor): Görevlerin daha basit bileşen ve alt görevlere bölünerek ayrı birimlerce paylaşılmasıdır. Açık ve uzaktan öğrenmede bilgi sağlama, danışmalık, değerlendirme ve performansın kaydı farklı kişiler tarafından yapılmaktadır. Peters’a göre etkili bir açık ve uzaktan öğrenme sistemi için iş bölümü yapılması bir zorunluluktur. Mekanikleşme (Mechanization): İş süreçlerinde makinelerin kullanılmasıdır. Peters, açık ve uzaktan öğrenmenin makineler olmadan mümkün olamayacağını belirtmiştir. Ancak makina ile yalnız bilgisayarlar anlaşılmamalıdır. Peters, kopyalama, baskı, yayın ve dağıtım gibi işlevler için gerekli makinaları kastetmiş; daha sonra bilgisayar gibi elektronik teknolojileri de bu kavram altında ele almıştır. İmalat Hattı (Assembly Line): Fabrikalardaki üretim bantları göz önüne alınarak geliştirilmiş bir kavramdır ve öğretim materyallerinin tasarlanması, basılması, paketlenmesi, dağıtılması ve tasniflenmesi süreçleri için kullanılmıştır. Açık ve uzaktan öğrenmede, öğretenler ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 37
  38. 38. ve öğrenenler için hazırlanan malzemeler, farklı uzmanlar tarafından tasarlanır, basılır, saklanır, dağıtılır ve değerlendirilir. Kitlesel Üretim (Mass Production): Ürünlerin büyük miktarlarda üretilmesidir. Peters’a göre eğitime olan talep geleneksel kurumlarla karşılanamamaktadır. Açık ve uzaktan öğrenme malzemeleri, öğrenen gereksinimlerinin dikkate alınarak üretilmesi nedeniyle kaliteli olduğunu ve bu durumun da eğitimde katiyi arttırdığını ileri sürmüştür. Malzemelerin ve derslerin geniş kitlelere ulaştırılması ile daha geniş insan gruplarına daha kaliteli öğrenme imkanları sunulabilir. Hazırlık (Preparatory Work): Öğrenme malzemelerinin tasarımı ve üretiminde, yönetim ve teknik altyapıya kadar her aşamada yapılacakların ayrıntılı biçimde belirlenmesidir. Peters hazırlık aşamasında farklı uzmanlıkları olan bireylerin bir araya gelerek her adımın ayrıntılı biçimde düşünülmesi gerektiğini savunmuştur. Planlama (Planning): İşlemlerin hangi öncelikte gerçekleştirileceğine ilişkin kararlar sistemidir. Açık ve uzaktan öğrenme sürecinde her adım bir önceki ve sonraki adımıyla ilişkileri açık biçimde ortaya konacak biçimde ayrıntılı planlanmalıdır. Organizasyon (Organization): Amaca yönelik kalıcı ya da genel düzenlemelerin yapılmasıdır. Açık ve uzaktan öğrenmede öğrencilerin gerekli malzemeleri, sınav belgeleri, sınav tarihleri ve benzeri çeşitli düzenlemelere zamanında ulaşmaları gerekir. Bu tür işlemler sistemin tasarımında net biçimde düşünülmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bilimsel Kontrol Yöntemleri (Scientific Control Methods): Ölçümler ve deneysel çalışmalar sonucunda elde edilen sonuçlara dayanarak açık ve uzaktan öğrenmedeki iş süreçlerini sistematik olarak analiz etmek ve değerlendirmek için kullanılan bilimsel yöntemlerdir. Somutlaştırma (Formalization): Öğrenciden, öğretim sürecine, akademik yerleşime kadar bütün süreçlerin bütün safhalarının kesin olarak tanımlanması ve önceden planlanmasıdır. Açık ve uzaktan 38 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  39. 39. öğrenmede öğrenenden, öğretene, görevlendirilen idari çalışanlara kadar her şey açık biçimde tanımlanmalıdır. Standardizasyon (Standardization): Üretim ve dağıtım süreçlerindeki sınırlılıklardan doğan standartlardır. İşlev Değişimi (Change of Function): Üretim sürecinde çalışanların, iş, görev ya da rollerindeki değişimlerdir. Nesnelleştirmek (Objectification): Yüz yüze görüşmeler veya bazı danışmalıklar dışındaki diğer öğretim ve değerlendirme süreçlerinde öznel/kişisel öğeler yerine nesnel veriler ve yöntemlerin kullanılmasıdır. Yoğunlaşma ve Merkezileşme (Concentration and centralization): Seri üretim ve işbölümü için gerekli sermayenin büyük miktarlarda olması nedeniyle sermaye yoğunlaşması, merkezi yönetim ve tekelleştirilmiş bir piyasa ile ilgili büyük endüstriyel kaygılar bulunmaktadır. Etkileşim ve İletişim Kuram Börje Holmberg tarafından geliştirilen bu kuram iletişim kuramları arasında sınıflandırılmaktadır. Aslında ‘didaktik görüşmeler’ adıyla tanıtılan bu kuram Holmberg’e (1985) göre teknoloji aracılığıyla gerçekleştirilen iletişim süreçlerindeki sorular sorma, cevaplar arama, tartışma gibi etkileşim süreçlerinin yanı sıra öğretimin etkililiği ile ait olma duygusu arasındaki ilişkiyi açıklaması bakımından önemli bir değere sahiptir. Holmberg daha sonra (1995) kuramını geliştirerek aşağıdaki temel ilkeler üzerine oturtmuştur: 1. Açık ve uzaktan öğrenme, yüz yüze eğitim alamayan ya da almak istemeyen bireysel öğrenenlere hizmet eder. Bu öğrenen grubu heterojen bir yapıya sahiptir. 2. Açık ve uzaktan öğrenme, öğrenenlerin çalışma yerleri, seçilecek dönemler, tatiller, zaman çizelgeleri ve giriş koşulları konusunda artık başkaları tarafından alınan kararlarla sınırlanmamaları anlamına gelir. Böylelikle öğrencilerin seçme ve bağımsız karar verme özgürlüğünü teşvik etmektedir. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 39
  40. 40. 3. Toplum, açık ve uzaktan öğrenmenin sunduğu mesleki eğitim ve bireysel öğrenenlere serbest çalışma imkanlarını sağlar. 4. Açık ve uzaktan öğrenme, yaşamboyu öğrenme, öğrenme fırsatlarına açık erişim ve eşitlik için bir araçtır. 5. Açık ve uzaktan öğrenmeyle, bilişsel bilgi ve becerilerin yanı sıra duygusal ve bazı devinsel (psiko-motor) yeterlikler de etkili biçimde kazandırılabilir. Açık ve uzaktan öğrenme, meta-bilişsel yaklaşımların kullanımına uygundur. 6. Açık ve uzaktan öğrenme, bireysel derinlemesine öğrenmeye dayalıdır. Öğrenme süreci, farklı araçlarla sürekli yönlendirilir ve desteklenir. Öğretim ve öğrenme genellikle önceden hazırlanmış dersler ve teknoloji tabanlı iletişime dayanmaktadır. 7. Açık ve uzaktan öğrenme, davranışçı (behaviorist), bilişçi (cognitive), yapılandırmacı (constructivist) yaklaşımlara ve diğer öğrenme modellerine açıktır. İşbölümü, mekanik araçların kullanımı, elektronik veri işleme ve kitle iletişimi ile endüstrileşme öğesine sahiptir. 8. Açık ve uzaktan öğrenmede, kişisel ilişkiler, çalışma memnuniyeti, öğrenciler ve onları destekleyenler (öğreticiler, danışmanlar, vb.) arasındaki empati odak noktada yer alır. Empati ve ait olma duygusu öğrenmeye karşı motivasyonu artırmakta ve öğrenmeyi olumlu olarak etkilemektedir. Öğrenen ve öğretenler, danışmanlar ve diğerleri arasındaki dostluk, esnek yönetim yapısı gibi uygulamalar, öğrenenleri karar alma süreçlerinde rol aldıkları duygusunu geliştirir. Yetişkinlerin Öğrenmesi (Andragogy) Malcolm Knowles aslında yetişkinlerin öğrenmesine yönelik bir kuram ortaya koymuş, açık ve uzaktan öğrenenlerin genelde yetişkin olmaları nedeniyle kuram, bu alanda yaygın kabul görmüş ve kullanılmıştır. Knowles (1990), yetişkinlerde öğrenmenin, araştırmaya, deneyime dayandığını ve bu sürecin aşağıda listelenen yedi öğeden oluştuğunu belirtmiştir: 40 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  41. 41. 1. Uygun fiziksel ortamın yanı sıra karşılıklı saygı, işbirliği, güven, açıklık ve özerklik içeren psikolojik ortamın sunulması 2. Katılımcı öğrenmeye uygun örgütsel yapı 3. İhtiyaçların doğru belirlenmesi 4. Öğrenme hedef ve amaçlarının açık biçimde sunulması 5. Amaçlara ulaşmak için gerekli kaynakları ve stratejileri açık biçimde ortaya koyan etkinliklerin tasarımlanması 6. Başarıya ulaşıldığını gösteren bir planın geliştirilmesi 7. Öğrenme ihtiyaçlarının yeniden tanımlanmasını sağlayan nitel ve nicel değerlendirmelerin kullanılması Knowles, yetişkinler için tasarlanmış bir açık ve uzaktan öğrenme sisteminin çeşitli özellikleri içermesi gerektiğini önermiştir. Bu özellik şunlardır: Ders televizyon ortamındaysa yetişkinler konuyu sadece duymamalı, ne olduğunu görmelidirler. Diğer bir ifade ile ders sadece düzanlatımdan oluşmamalıdır. Psikolojik ortam yetişkin öğrenene gerekli saygının gösterildiği bir ortam olmalıdır. Yetişkin öğrenenler desteklendiklerini hissetmelidirler. Yetişkinler tarafından yapılacak sunum ya da eleştiriler dersin bir parçasıysa ilgili kuralların açıkça belirtilmesi ve gerekçelendirilmesi, yapılan eleştirilerin kişilere yönelmemesi için önemlidir. Dersin ya da modülün başlangıç noktası, yetişkin öğrenenlerin ihtiyaçları ya da ilgi alanlarıyla ilişkili olmalıdır. Ders planları, dersin tanıtımını, öğrenme hedef ve amaçlarını, kaynaklarını, her etkinlik için zaman çizelgesini açık ve net olarak içermelidir. İçeriğin genelden özele sunulması yetişkinler için en çok işe yarayan yöntemdir. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 41
  42. 42. Hilary Perraton’ın Uzaktan Eğitim Kuramı Perraton’ın açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin kuramı, eğitim felsefesinin, iletişim ve yayılım kuramlarından yararlanılarak geliştirilmiş bir dizi kuralları içermektedir. Bu kurallardan bir bölümü açık ve uzaktan öğrenmenin, eğitim uygulamalarını en üst seviyeye çıkarmak için kullanılabilmesiyle ilgilidir. Diğerleri yoğun diyalogun olması gerektiğine ve izlenmesi gereken yönteme ilişkindir. Eğitimin en üst düzeye çıkartılması ile ilgili kurallar: Herhangi bir yeterliğin kazandırılabilmesi için herhangi bir ortam kullanılabilir. Açık ve uzaktan öğrenme, öğreten ve öğrenenlerin aynı yer ve zamanda olduğu durumlarda gözlemlenen sınırlılıkları ortandan kaldırabilir. Açık ve uzaktan öğrenmenin maliyeti, ulaşılan hedef kitle bağlamında geleneksel eğitimden daha uygundur. Açık ve uzaktan öğrenmede hedef kitlenin büyüklüğü, teknoloji seçimi, üretilen öğrenme malzemelerinin karmaşıklığı ve eğitim kademesi maliyeti etkileyen faktörlerdir. Açık ve uzaktan öğrenmeyle geleneksel eğitimle ulaşılamayacak bireylere ulaşılabilir. Uzaktan eğitimde diyaloğun arttırılmasının gerekliliğini vurgulayan kurallar: Açık ve uzaktan öğrenme, diyaloğu kapsayacak biçimde yapılandırılabilir. Eğitenin rolü, açık ve uzaktan öğrenen ile yüz yüze gelindiğinde değişir. Bilgi aktaran olmaktan çıkıp öğrenmeyi kolaylaştıran kişi rolüne geçer. Grup tartışması, açık ve uzaktan öğrenmede etkili bir yöntemdir. Çoğu toplulukta Açık ve uzaktan öğrenmeyi destekleyecek kaynaklar bulunmaktadır. 42 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  43. 43. Yöntemle ilgili maddeler: Çokluortam kullanımı tek ortamın kullanımından daha etkilidir. Açık ve uzaktan öğrenmenin planlamasında, sistem yaklaşımı faydalı bir yöntemdir. Geribildirim, açık ve uzaktan öğrenme için gerekli ve önemlidir. Verimlilik için Açık ve uzaktan öğrenme malzemeleri, öğrencilerin düzenli olarak okuma, yazma ve dinleme dışındaki etkinliklerde de bulunmalarını sağlayacak şekilde geliştirilmelidir. Açık ve uzaktan öğrenmede ortam seçimi sırasında yüz yüze öğrenmedeki kaygılar da dikkate alınmalıdır. Eşdeğerlilik Kuramı Eşdeğerlilik kuramı farklı araştırmacıların görüşlerine dayalı olarak geliştirilmiş olsa da aslında Michael Simonson’un tarafından savunulmaktadır. Simonson’a göre, açık ve uzaktan öğrenenler, yüz yüze eğitim alanlardan ayrı tutulmadığı sürece daha fazla benzer öğrenme çıktılarına ulaşırlar. Bu nedenle öğretim programı yeterlikleri yüz yüze benzerleriyle aynı olmalı ancak açık ve uzaktan öğrenenin gereksinimleri doğrultusunda farklı öğrenme malzemeleri, farklı öğretim ve değerlendirme stratejileri uygulanmalıdır (Simonson, Schlosser ve Hanson, 1999). Bu kuram, açık ve uzaktan öğrenmenin, kurumsal bir yapıda; öğrenenlerin birbirinden, öğretenden ve öğrenme kaynaklarından ayrı olduğu; tüm bu unsurlar arasındaki iletişimin iletişim teknolojileriyle sağlandığı; yapılandırılmış bir eğitim olduğuna ilişkin tanımına dayanmaktadır. Farklı öğrenci grupları farklı öğrenme deneyimlerini yaşamak zorunda kalmamalıdır. Geliştirilecek uzaktan eğitim sistemleri, öğrencilerin öğrenme kaynaklarına [malzemelerine] erişimi ya da öğretim stratejileri yerine her öğrenciye eşit öğrenme deneyimi sağlayacak biçimde geliştirilmelidir (Simonson ve Schlosser, 1995, s. 71-72). ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 43
  44. 44. Bu kuramın odağında eşitlik kavramı yer almaktadır. Açık ve uzaktan öğrenenler, diğerlerinden farklı öğrenme çevrelerine sahiptirler. Bu öğrenenlere eşdeğer deneyimler sağlayacak ortamların tasarımı açık ve uzaktan öğrenme hizmeti sunan eğitimcilerin ya da eğitim kurumlarının sorumluluğundadır. Schlosser ve Simonson (2006) kuramlarını üçgen ve kare geometrik şekilleriyle açıklamaya çalışmışlardır: Bir üçgen ve bir kare eşit alanlara sahip olabilirler. Alan anlamında eşit olmalarına rağmen geometrik şekil olarak tamamen farklıdırlar. Bu anlayışa göre açık ve uzaktan eğitim alan öğrencilerle diğer öğrenciler tamamen farklı deneyimler yaşasalar da değer anlamında bu deneyimler aynı olmalıdır. Bu kuramın diğer önemli bir bileşeni ise öğrenme deneyimi kavramıdır. Öğrenme deneyimi öğrenmeyi sağlayan gözlemler, hisler ya da yapılan etkinliklerdir. Farklı yerlerde çeşitli zamanlarda öğrenme gerçekleştiren öğrenciler, farklı öğrenme deneyimlerinin birlikte bulunduğu karma deneyimlere gerek duyabilirler. Bazılarının daha fazla gözleme, bazılarınınsa daha fazla yaparak yaşayarak öğrenmeye ihtiyaçları vardır. Öğretimi planlamanın amacı etkinliklerin toplam değerlerini her öğrenci için aynı kılmaktır. Öğretim tasarımları her öğrenci ya da öğrenci grubuna en iyi şekilde uyan deneyimleri sunabilecek çeşitlilikteki etkinlikleri barındıracak şekilde yapılmalıdır (Schlosser ve Simonson, 2006). Desmon Keegan’ın Kuramsal Çerçevesi Desmond Keegan (1986) açık ve uzaktan öğrenmeye yönelik bir kuram oluşturmadan önce 3 soruya cevap verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Açık ve uzaktan öğrenme, bir eğitim etkinliği midir? Keegan bu soruya, açık ve uzaktan öğrenme hizmeti sunan kurumlarının yapısını dikkate alarak cevap vermektedir. Ona göre, açık ve uzaktan öğrenme hizmeti kurumları, geleneksel okullardan çok, eğitim yanı baskın olan şirketlere benzemektedirler. Bu bağlamda Keegan açık ve uzaktan öğrenmeyi, eğitimin endüstrileşmiş hali olarak görmekte ve kuramlarının temelinde eğitim kuramlarının yer aldığını belirtmektedir. Açık ve uzaktan öğrenme, geleneksel eğitimin farklı bir biçimi 44 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  45. 45. midir? Keegan, yüz yüze iletişime dayanmadığı ve kurumsallaşmış eğitim uygulamalarının özelleşmiş bir hali olduğu için açık ve uzaktan öğrenmeyi, geleneksel eğitimin farklı bir biçimi olarak görmektedir. Bununla birlikte Keegan açık ve uzaktan öğrenme altında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiği sanal (çevrimiçi ya da e-) öğrenmenin farklı bir yapı içerdiğini ve ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtmektedir. Açık ve uzaktan eğitim mümkün müdür yoksa bir çelişki midir? Keagan, eğitimi salt içerik bilgisi aktarmak olarak ele almadığı için açık ve uzaktan eğitimin mümkün olamayacağını ancak uzaktan öğretimin ve öğrenmenin mümkün olabileceğini belirtmiştir. Öte yanda, Schlosser ve Simonson (2006) Keegan’ın bu yaklaşımının tartışmaya açarak sanal öğrenme ortamlarının eğitim işlevini de rahatlıkla yerine getirebildiklerini belirtmişlerdir. AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENMEYE YÖNELİK İLGİNİN NEDENLERİ Açık ve uzaktan öğrenme hizmetleri sunma nedenleri kurumsal nedenler ve ülke gereksinimleri biçiminde iki boyutta ele alınabilir. Kurumsal boyutta temel altı neden sıralanabilir (Cavanaugh, 2001; Oblinger, 2000): Erişimi yaygınlaştırmak – Bazı bireyler, iş, aile, hastalık, engelli olma, mali zorluklar ve coğrafi uzaklık gibi nedenlerle geleneksel eğitim kurumlarında öğrenim görme imkanı bulamayabilmektedirler. Açık ve uzaktan öğrenme yoluyla kurumlar bu tür bireylere eğitime erişim hakkı tanımaktadır. Öğrencilere esneklik sağlamak – Bazı kurumlar öğrencilerinin bireysel ihtiyaç ve özellikleri doğrultusunda eğitim almalarını sağlamak amacıyla açık ve uzaktan öğrenmeyi tercih etmektedir. Maliyetleri düşürmek – Açık ve uzaktan öğrenme hizmetlerinde kullanılan içerik bir kez üretildikten sonra farklı kitlelere defalarca sunulabilmektedir. Bu durum maliyetleri düşürerek kurumların kazanç elde etmesini sağlamaktadır. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 45
  46. 46. Farklı pazarlara ulaşmak – Eğitim alanında da rekabet geçmişe göre daha fazla hissedilmektedir. Eğitim kurumları açık ve uzaktan öğrenme aracılığıyla farklı bölge ve ülkelerdeki öğrenenlere erişebilmektedir. Ayrıca açık ve uzaktan öğrenme yoluyla bireylere yaşamboyu öğrenme imkanları sunarak eski öğrencilerin yeniden kurumlara gelmesi sağlanabilmektedir. Yeni teknolojileri ve yöntemleri uyarlamak – Eğitim kurumları açık ve uzaktan öğrenmeyi kullanarak yeni teknolojileri ve yöntemleri öğrenme-öğretme süreçlerine entegre etme şansı bulabilmektedir. Ülke boyutunda ise kolaylık ya da esneklik ve zorunluluk olmak üzere iki farklı durumdan söz edilebilir. Esneklik ya da kolaylık bağlamındaki ülkeler genelde ‘gelişmiş’ olarak nitelendirilen ve mevcut talebi karşılayabilecek geleneksel eğitim kurumları bulunan ülkelerdir. Bu ülkelerde açık ve uzaktan öğrenme, yukarıda sıralanan nedenlerle ve özellikle öğrenenlere kolaylık ya da esneklik sağlamak, eğitim hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak için sunulmaktadır. Öte yanda zorunluluk bağlamındaki ülkeler ise eğitim talebini geleneksel eğitim yaklaşım ve kurumlarıyla karşılayamayan ülkelerdir. Bu ülkelerde eğitim talebi kitlesel açık ve uzaktan öğrenme ile karşılanmaya çalışılır. Bugün mega üniversiteler olarak adlandırılan kurumların büyük bir bölümü açık ve uzaktan öğrenmenin bir zorunluluk olduğu ülkelerde yer almaktadır. Çin, Hindistan, Malezya ve Pakistan bu tür ülkelerdir. Türkiye de açık ve uzaktan öğrenmenin bir zorunluluk olduğu ülkeler arasındadır. Her ne kadar yeni açılan üniversiteler talebi bir ölçüde karşılamaya yardımcı olsa da yılda ortalama 300.000 - 400.000 öğrenci açık ve uzaktan öğrenme sistemine kayıt olmaya devam etmektedir. 2010-2011 öğretim yılında yüksek öğretim kurumlarına kayıtlı üç milyondan fazla öğrencinin %50’ye yakını açık ve uzaktan öğrenme yoluyla eğitim almaktadır. 46 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  47. 47. AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME MODELLERİ Genel kanının aksine çok çeşitli açık ve uzaktan öğrenme modelleri bulunmaktadır. Her kurum kendi imkanları ve içinde yer aldığı bağlam doğrultusunda kendi açık ve uzaktan öğrenme modelini uygulamaktadır. Modellerin sınıflandırılması çalışmaları da farklılık göstermektedir. Örneğin Hanna (2003) bu modellerin büyük ölçüde yararlanılan uzaktan iletişim teknolojisine bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu yaklaşımla Taylor (2001) açık ve uzaktan öğrenme modellerini kullanılan teknolojilerin özellikleri açısından beş farklı katagoride sınıflamıştır (Tablo 1). Daha sonra Taylor’ın sınıflaması sadeleştirilerek açık ve uzaktan öğrenmenin mektupla ya da postayla eğitim, çokluortamlara dayalı ve esnek öğrenme biçiminde üç modeli olduğu da belirtilmiştir. Mektupla eğitim modeli büyük ölçüde öğrencilerin bireysel kendi kendilerine çalışmalarına dayalıdır. Öğrenciler ve öğreten arasındaki etkileşim öğrencilerin çeşitli ödevleri yaptıktan sonra posta yoluyla kendilerine atanan eğitim yardımcılarına göndermeleri ve benzer yolla geribildirim almalarıyla sınırlıdır. Genelde öğrenen başarısı merkezi yüz yüze gerçekleştirilen sınavlarla ölçülmektedir. Örneğin Yunanistan’daki Hellenic Açık Üniversitesi (Hellenic Open University) bu modeli uygulamaktadır. Çokluortamlara dayalı model öğrencilerin basılı malzemelerin yanı sıra çeşitli görsel-işitsel araçlar (vidyo, radyo, işitsel kasetler, CD, DVD, vb.) yardımıyla da eğitim almalarını gerektirmektedir. Bu modelde etkileşim genelde yerel merkezlerde gerçekleştirilen yüz yüze toplantılar ya da telekonferans sistemleri aracılığıyla sağlanmaktadır. İngiliz Açık Üniversitesi bu modeli etkili biçimde uygulamaktadır. Esnek öğrenme modeli ise bilgisayar ve bilgisayar ağlarına dayalıdır. Bu modelde dünyanın her hangi bölgesindeki bir birey kolayca öğrenme ortamlarına erişebilmekte, sayısal içerikle, diğer öğrenenlerle ve eğitimciyle etkileşim kurabilmektedir (Hanna, 2003). Katalan Açık Üniversitesi (Open University of Catalonia) ve Capella Üniversitesi esnek öğrenme modelini uygulayan kurumlara örnek olarak gösterilebilir. ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 47
  48. 48. modelde etkile"im genelde yerel merkezlerde gerçekle"tirilen yüz yüze toplantlar ya da sistemleri aracl!yla sa!lanmaktadr. $ngiliz Açk Üniversitesi bu modeli e uygulamaktadr. Esnek ö#renme modeli ise bilgisayar ve bilgisayar a!larna dayald dünyann her hangi bölgesindeki bir birey kolayca ö!renme ortamlarna eri"ebilmekte, s di!er ö!renenlerle ve e!itimciyle etkile"im kurabilmektedir (Hanna, 2003). Katalan Aç (Open University of Catalonia) ve Capella Üniversitesi esnek ö!renme modelini uygula örnek olarak gösterilebilir. Tablo 1: Açık ve uzaktan öğrenme modelleri ve modellerde başat olan teknolojiler Tablo 1: Açk ve uzaktan ö!renme modelleri ve modellerde ba"at olan teknolojiler Açk ve Uzaktan Ö#renme Modelleri Teknolojilerin Özellikleri ve !li$kili Teknolojiler Esneklik Etkile$im Zaman Mekan Hz Evet Evet Evet Hayr Birinci Nesil Mektupla e#itim � Basl malzemeler !kinci Nesil Çokluortam Modeli � Basl malzemeler Evet Evet Evet Hayr � $"itsel cihazlar Evet Evet Evet Hayr � Vidyo Evet Evet Evet Hayr � Bilgisayar destekli ö!retim Evet Evet Evet Evet � Etkile"imli video Evet Evet Evet Evet Üçüncü Nesil Uzaktan Ö#renme Modeli � $"itsel telekonferans Hayr Hayr Hayr Evet � Videokonferans Hayr Hayr Hayr Evet � E!itim televizyonu yayn Hayr Hayr Hayr Evet � E!itim radyosu yayn Hayr Hayr Hayr Evet Etkile"imli Çoklortamlar Evet Evet Evet Evet Çevrimiçi ö!renme Evet Evet Evet Evet Bilgisayar a!lar Evet Evet Evet Evet Etkile"imli Çoklortamlar Evet Evet Evet Evet Çevrimiçi ö!renme Evet Evet Evet Evet Evet Evet Evet Evet Dördüncü Nesil Esnek Ö#renme Modeli Be$inci Nesil Akll esnek ö!renme modeli Akll geribildirim sa!layan uzman sistemler !'" Öte yanda Peters (2003) toplam yedi açık ve uzaktan öğrenme modelinden söz etmektedir: Sınava hazırlık modeli Mektupla eğitim modeli Grupla uzaktan eğitim modeli 48 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  49. 49. Öğrenci merkezli model Çoklu ortamlar modeli Bilgisayar ağlarına dayalı model Teknolojiyle genişletilmiş sınıf modeli Sınava hazırlık modeli öğrencilerin kendilerine önerilen/sağlanan basılı malzemeleri çalışarak genelde yüz yüze gerçekleştirilen sınavları almalarını gerektirmektedir. University College of the Univerity of London ve Regents of University of New York bu modeli uygulayan kurumlardır. Daha önce açıklanan mektupla eğitim modeli bilinen en eski ve en sık kullanılan açık ve uzaktan öğrenme modelidir. Grupla uzaktan eğitim modeli daha çok Asya ülkelerinde kullanılan bir modeldir. Bu modelde öğrenciler belirli merkezlerde toplanarak televizyon ve/veya radyo aracılığıyla sunulan dersleri izleyerek çeşitli takımla öğrenme etkinlikleri gerçekleştirirler. Televizyon ve/veya radyo programları dışında basılı malzeme gibi diğer ortamlara ihtiyaç duyulmaz ancak bazen ders notları biçiminde basılı malzemeler kullanılmaktadır. Adını 2010 yılında Çin Açık Üniversitesi olarak değiştiren Çin Merkezi Radyo ve Televizyon Üniversitesi (Chinese Central Radio and Television University) ve benzer biçimde aynı yıl Japon Açık Üniversitesi adını alan University of the Air in Japan bu modeli uygulayan kurumlardır. Öğrenci merkezli model, yüz yüze eğitim veren kurumların daha fazla öğrenciye erişmek ve öğrencilere esnek bir öğrenme imkanı tanımak için geliştirdikleri bir modeldir. Bu modelde öğrenciler, kendilerine atanan bir danışmanla birlikte çalışarak nasıl, nerede, neyle eğitim alacaklarını içeren bir antlaşma yapmalarını ve genelde kendilerine sunulan kaynakları kendi kendilerine çalışarak öğrenmelerini içerir. Bu modelde öğrencilerden belirli zamanlarda küçük gruplar halinde bir araya gelerek çalışmaları, bireysel ya da grup halinde öğretim yardımcılarıyla bir araya gelerek etkileşim kurmaları ve hatta belirli zamanlarda yakınlarındaki eğitim kurumlarında verilen yüz yüze derslere katılmaları istenebilmektedir. New York Eyalet Üniversitesi (State University of New York) sistemi içinde yer alan Empire State College uzun yıllar bu modeli kullanmıştır. Çoklu ortamlar modeli ise basılı malzemelere dayalı öğretimin televizyon, radyo ve yüz ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 49
  50. 50. yüze danışmanlık hizmetleriyle zenginleştirildiği bir modeldir. Bu model önce İngiliz Açık Üniversitesi’nde başlatılmış ve sonrasında bir çok açık üniversitede uygulanmıştır. Bilgisayar ağlarına dayalı model ise daha önce söz edildiği gibi öğrenenlerin İnternet benzeri ağlar yardımıyla bilgi kaynaklarına eriştiği, birbirleriyle ve öğretim elemanları ya da yardımcılarıyla eşzamanlı (synchronous) ya da eşzamansız (asynchronous) çevrimiçi araçları kullanarak etkileşim kurdukları, genellikle çoklu ortam özellikleri içeren içeriği çevrimiçi (online) ya da çevrimdışı (offline) inceleyebildikleri açık ve uzaktan öğrenme modelidir. Teknolojiyle genişletilmiş sınıf modeli ise ilk ABD’deki geleneksel eğitim veren kurumlarda ders veren bir öğretim elemanının birbirinden uzaktaki farklı sınıflardaki öğrencilere tarafından da izlenmesini içeren bir modeldir. Genelde telekonferans sistemleri ve son dönemde sanal sınıf teknolojileri (Abone Connect, Ellimunate, vb.) bu modelde kullanılmaktadır. Etkileşim genelde eşzamanlı gerçekleşmektedir. Bir başka deyişle öğrenciler ve öğretim elemanı ya da yardımcısı aynı anda ancak farklı mekanlarda etkileşim kurmaktadır. University of Maryland University College bu sistemi kullanan başlıca açık ve uzaktan öğrenme sağlayıcı kurumdur. Türkiye’de bu modellerden bazıları küçük farklılıklarla kullanılmaktadır. Örneğin öğrenci sayısı bakımından en büyük açık ve uzaktan öğrenme sağlayan kurum olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemi büyük ölçüde Peters’ın çoklu ortamlar modeline dayalıdır. Basılı malzemeler (ders kitabı biçimindeki) temel eğitim ortamıdır. Öğrencilerden adreslerine gönderilen bu malzemeleri kendi kendilerine çalışmaları ve merkezi olarak ülke genelinde yılda üç kez düzenlenen yüz yüze sınavlara katılmaları beklenir. Bu arada, öğrenciler dilerlerse destek hizmeti olarak sunulan televizyon programlarını izleyebilir, Ülke genelinde her ilde Anadolu Üniversitesi adına yerel üniversiteler tarafından sunulan akşam ya da hafta sonu danışmanlık oturumlarına (derslerine) katılabilir, İnternet üzerinden sunulan e-öğrenme portalındaki kitap, çokluortam yazılımı, vidyo, sesli kitap, deneme sınavı, eşzamanlı ve/veya eşzamansız danışmanlık hizmetlerinden yararlanabilirler. Ek olarak öğrenciler, telefon, çevrimiçi araçlar ve her ilde yer alan Açıköğretim Bürolarına 50 AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME
  51. 51. uğrayarak idari ve teknik konularda da yardım alabilmektedirler. Türkiye’de uzaktan eğitim adı altında, bilgisayar ağlarına dayalı model de kullanılmaktadır. Genellikle çokluortam yazılımı ya da vidyo biçiminde hazırlanan öğrenme malzemeleri çeşitli öğrenme yönetim sistemleri (Learning Management Systems – LMS) içine konularak öğrencilere sunulmaktadır. Öğrenme yönetim sistemleri içinde var olan sohbet odası, eposta, forum türü çevrimiçi iletişim araçlarıyla da öğrencilerin birbirleriyle ve öğretim elemanı ya da yardımcılarıyla iletişim kurmaları sağlanmaktadır. Öte yanda bu model sıklıkla sanal sınıf uygulamaları adı altında teknolojiyle genişletilmiş sınıf modeliyle birleştirilerek kullanılmaktadır. Öğrenciler, görsel-işitsel sohbet imkanı sağlayan çevrimiçi araçlar (Abone Connect, Ellimunate, Skype, vb.) aracılığıyla öğretim elemanı ya da yardımcısının ders anlatımlarına katılmakta, sorularına cevap alabilmektedir. Tüm bu modellerde sınavlar güvenlik gerekçesi ile yüz yüze üniversite kampüslerinde gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, öğrencilerin programlarındaki bazı derslerin tamamını ya da bazı derslerin bir bölümü yüz yüze sınıf ortamında aldıkları harmanlanmış (karma, blended) açık ve uzaktan öğrenme modelleri de kullanılmaktadır. Sakarya Üniversitesi’nde yürütülen lisans programları harmanlanmış yaklaşıma örnek olarak verilebilir. Bu arada vurgulanması gereken bir başka önemli nokta, uzaktan eğitim adı altında açık ve uzaktan öğrenme imkanı sunan üniversitelerden önemli bir bölümünün öğrenme malzemelerinin tasarımı ve üretiminde kar amacı güden özel kurumlardan destek almalarıdır. İnsan kaynağı, zaman, altyapı ve deneyim eksikliği üniversiteleri özel kurumlarla çalışmaya yönlendirmektedir. DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE AÇIK VE UZAKTAN ÖĞRENME Standart olmayan uygulamalar ve raporlama sıkıntısı nedeniyle açık ve uzaktan öğrenmeye ilişkin evrensel bir bilgi vermek oldukça güçtür. Ancak ülkeler bazında bakıldığında açık ve uzaktan öğrenmenin artan bir ilgi odağı olduğu görülebilir. Örneğin, Sloan Konsorsiyumu tarafından her yıl tekrarlanan bir çalışmaya göre 2009 ÖĞRENCİ ADAYLARININ BAKIŞ AÇISI 51

×