MESNEVİ'DEN DAMLALAR... (Prof. Dr. Ismail Hakkı NUR)

911 views

Published on

Published in: Spiritual
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

MESNEVİ'DEN DAMLALAR... (Prof. Dr. Ismail Hakkı NUR)

  1. 1. AYNALAR;Dinle:Söyleyen bildiğini söyler,Dinleyen bilmediğini öğrenirİki kulak bir ağız bunun içindirSöz gümüş ise sükût altındır,Uzlet bir yerde sessizliğin içinde kendi sesini dinlemek demektir.Bu nedenle önce avama hitap edilirHavassa hitap avama hitabın satırlarına mündemiçtir.Misal avama,İzah havassa hitap tarzıdır.Fıtrat: Eldeki kaynaklara göre bu kelimenin Kuran’dan başka önce bir geçmişi yok. İlk kezKuranda geçmekte. Fıtrat: Yaratmak ama bir geçmişi olmaksızın yaratmak demektir. Birayette Din Fıtratullah’dır şeklinde geçer. (RUM/30)İnsana ait özel bir yaradılış şekli vardır.İnsanın fıtratı demek, insanın yaradılışındaki özellikler demektir (İbnül Esir. s. 14). Bir buluş,yeni bir şey icat etmek, orijinalite demektir. İbnül Esir El Nihaye kitabında ilk yaratılış olarakbahseder. Bundan maksatla takliti ve benzeri yok demektir. Yani örneksizdir. Bundan herfert ve oluşun orijinal olduğuna, eşi ve benzerinin olmadığı hükmüne varırız.Aynalar: Âlemler, Allahu tealanın isimlerinin ve sıfatlarının bir görünüşü olduğu, bunlarınAllahın zatı ile doğrudan bir münasebeti bulunmadığı, yalnız onun mahluku olduklarınınunutulmamalıdır. O halde; bütün Alem, Allahu Tealanın isimlerinin ve sıfatlarınınAYNALARIDIR. Bütün alemler kapalı bir hazine, örtülü bulunan bir SIR dır. Mesnevibaşlangıcında buna “Sırrı bu aklın bilinmez akl ile tek müşteri kulaktır ancak dile“ diyerek 5duyu ile algılanmayacak kadar muhteşem olduğunu vurgular.AYNALARDA TAM VARLIK: Tam yokluğun karşılığıdır. Vacibul Vücudun hakikatidir.Her iyiliğin ve üstünlüğün tam kendisidir. Bu nedenle; bu vücudun karşılığı olan Âdemdehiçbir şeye bağlılık ve benzerlik yoktur.Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunamayacağı aşikardır. Kısaca İLAHİ HAKİKATZANLA BİLİNMEZ.O halde. Önce; İmanı billah-→ Marifetullah→ Muhabbetullah→ ve Lezzeti Nurani olaraktanımlarsak, TANIMAK, BİLMEK, SEVMEK ve LEZZET ALMAK olarakdasıralayabiliriz.Evet, İnsan Hakikatini iki şeyle göremeyebilir:1-Ya göz alıcı bir aydınlıkta olur öyle göremez2- Yâda Karanlıkta bırakan çokluk (kesret) âleminde kaldığı için gerçeği fark edemez.Bu âlem bizlere perde olur. Eğer bizler bu perdeleri bilir isek, seversek sesimiz bu perdeleriyırtar. Buda Aşkın mahremi ve SIRDAŞI olmak demektir.O halde gelelim AKLA:Sezgi, anlayış, buluş ve biliş kabiliyeti demektir.
  2. 2. Ama AŞKI asla ne anlar, ne sezer, ne bulur. Çünkü Akıl; Çevreye, bilgiye, görgüye bağlıdır.Aşkı bunlar bağlar. Hareketine engel olur. Akla dayanan, akla güvenen insanda benlik,bencillik oluşur.Aşk ise bütün bunları çözer. Söze müşteri nasıl kulak ise aşk asla bu tip organlara ihtiyaçduymaz. ( bazen anlamamak dahi anlamanın kapısında olmak demektir) şimdi Atasözümüzüdiyebiliriz: En büyük İDRAK, İDRAKİN İDRAKSİZLİĞİDİR.Aklın malzemesi maddedir. Maddeyi mananın içine götüremez, Ancak sezebilir.Kamil İnsan sesinden anlaşılır, sözünden bilinir.(Hz. ALİ)Sözler iç manayı dışa verir, tıpkı küpün içindekini dışına vurması sızdırdığı gibi.“ Ya konuş İstifade Etsinler, bilmiyorsan sus sana İNSAN desinler”.atasözümüz bu nedenleönemlidir.Mevlana ömrünün bir kısmını, ilim öğrenmek ve öğretmeye (NASILA cevap bulmayaZahire), bir kısmını da irfan tahsiline ve ehli irfan yetiştirmeye (NİÇİNE—BATINI) adamışve İslama hizmet etmiştir.Çünkü:Nasıl İnsanı Âlim, Niçin insanı ARİF ederNasılla madde(bilgi- hadise), niçinle Mana (hikmet) anlaşılırNasılla dışa, Niçinle içeNasılla suret, Niçin le Siret süslenir.Nasılla maddi makam ve mevkiler, Niçin le manevi makam ve mevkilerNasılla vücudumuzu , Niçinle ruhumuzu koruruzNasıl basara cevap verir, Niçin BasireteMadde mananın kesafeti nispetinde yoğunlaşmış şeklidir. Madde inceldikçe karşımıza manaçıkar. Zaten madde mananın görünür hal almasından ibarettir. Şundan emin olmak gerekir kisuret olmadan manalar ebdiyyen bilinmez. ve her zahir oluş, dış ifade,pırıltı,şekil,istifsezginin aynı olan sezilen mananın sezgisidir.bütün insanların anlaşması mümkündür. Bununiçin ortak “sembole” ihtiyaç vardır. O sembol ise İslam dır. Aynı şekilde üzerinde durulmayankavram “sembol şahıstır” yani fikirden dolayı sembolleşen şahıs.Mevlana Mesnevide ne demişti? İlmi eğer akla ,maddeye vurursan YILAN olur, kalbevurursan YAR olur demiştir.( Yani nasıldan niçine geçemezsen kabuktan öze inemezsenmaddede manayı bulamazsın). “ Ey kardeş sen manadan ibaretsin, üstünlüğün ancaktefekkürden ibarettir. Üst tarafın kemik ve sinir onlar hayvanlarda da var” diyerek vurguyapmıştır.Allah, sizin görünüşünüze hareketlerinize değil önce niyetlerinize bakar. Hükmünü tekrarlarHz. Mevlana.Bu nedenle ilim çeşitlerine göz atmamız gerekecek: 2. Çeşit ilim vardır.Kesbi ilimler Vehbi ilimlerMalumat Düsturİdealist RealistTemenni eder (irade edemez) İrade edebileceğini temenni ederHâdi’dir Hem Hâdi hem de Mehdidir
  3. 3. Nakil dini olan İslamı akıl idrak eder, çünkü nakil akla muhalif değildir.Akıl denen şey, seziş, anlayış, biliş ve buluş kabiliyetidir.Kısaca; bil---------tanı---------sev--------olİmanı billâh—marifetullah---muhabbetullah—lezzeti nurani’yi tekrar ediyoruz.Mesnevi bu nedenle lezzetler sunan gül yağıdır.Kuran ise gül bahçesidir. hem gül, hemde ona şekil hem de ruhu vardırGül yağı yalnızca ruhtur. Varlığımızın temelinde mutlu olmak vardır. Mutlu olmak ise erdemlilikte yatar. Erdemliolmanın kaynaklarını ilimde ve edep de ararız. Edebi olmayanın ne ilmi ne tefeekürü nehikemiyatı vardır. O halde EDEB her şeyden üstündür.İlim bahsine gelince tefekkürü esas alıyoruz. Tefekkür; elde edilmek istenen için, ilim için,iki şey (ilim)arasında birleştirmek demektir.Batı tefekkürünün zirve isimlerinden biri olan Hegel; - zamanın akışı içinde son felsefe,kendinden önceki tüm felsefi akımların bir sonucu olup hepsinin ilkelerini kendindetoplamaktır.” Demektedir.Kendinden önceki tüm düşüncelerin ilkelerini kendinde toplamak mümkün değildir. Çünküayrı ayrı uygunluk noktaları vardır. Yani, hiçbiri topyekün zaman mekâna şamil değildir.Kısaca “mutlak” değildir. Öyle ise olması gereken “ Mutlak fikir” sahibi olmak gerekir.Buna mecbur ve mahkûmuz.Göthe;”insanlar buluğ çağında ıstırap çekerler, dehalar ise yeniden yeniden çekerler.”demiştir.Erdem sahibi olan insan ise, her dem çekmelidir. Üstad NFK. Bunu fikirden fikre girdimböylece, gördüm ki yokmuş tabiat da fikirden büyük işkence… diyerek bunu özetlemiştir.Konumuzu zaman bendedir ve mekân bana emanettir şuurunda bir gençlik ve anlayışaihtiyacımız olduğuna işaretle bu sohbetimizi tamamlamak istiyorumSevgi ve saygılarımla…Prof. Dr. İsmail Hakkı NUR

×