Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Kasların Yapısı-Tipleri-Fonksiyonu-Anatomisi

89,254 views

Published on

Kasların yapıları, tipleri, Fonksiyonu ve Anatomisi incelenmiştir.

Published in: Education
  • Have u ever tried external professional writing services like ⇒ www.HelpWriting.net ⇐ ? I did and I am more than satisfied.
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here
  • Follow the link, new dating source: ♥♥♥ http://bit.ly/39pMlLF ♥♥♥
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here
  • Dating direct: ❶❶❶ http://bit.ly/39pMlLF ❶❶❶
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here

Kasların Yapısı-Tipleri-Fonksiyonu-Anatomisi

  1. 1. MYOLOGİA - KASLAR • Prof. Dr. İsmail Hakkı NUR
  2. 2. • Kaslardaki sinir liflerinin %40 kadarı duysal fonksiyonla ilgilidir ve reseptör görevi görürler. • Kaslarımızın duysal reseptörleri kas iğcikleri ve golgi tendon organlarıdır.
  3. 3. • 3 tip reseptör organ vardır: • 1) Kas İğcikleri: Fibrillere veya tendonlara yapışık haldedirler. • Görevleri; • a) Aktif veya pasif şekilde kasta oluşan gerilim değişimlerini • santral sinir sistemine iletmek. • b) Özel reflekslerin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktır. • 2) Golgi Tendon Organı: Kastaki aşırı gerilmeleri önleyicidir. • 3) Serbest Sinir Uçları: Kasın derin palpasyonu ve tendonun sıkılması sırasındaki ağrının oluşmasında rol oynayan ve uçlarından ibarettir. Kan damarlarıyla birlikte bulunan sinir uçlarıdır.
  4. 4. İskelet Kası Refleks Duyu Reseptörleri: “Proprioseptörler” • Kas İğcikleri – Kaslarda “intrafuzal” lifler (Kasın Boyu) – Kasın boyundaki Değişim Hızı – Gerilmeyi algılarlar • Golgi tendon organı – Tendonlara yakın konumdadır (Tendondaki gerim) – Kasa uygulanan kuvveti algılar (Gerimdeki değişim hızı) • Eklem reseptörleri – Basıncı hissederler – Pozisyon algısı • Bu iki sistem kasın otokontrolüne hizmet eder. • Aynı zamanda aldıkları bilgiyi: spinal kord, serebellum ve serebral kortekse iletirler.
  5. 5. Kas iğciği
  6. 6. Kas iğciği
  7. 7. • Kas iğciği, Kasın içinde, kas liflerine paralel uzanan duyu organlarıdır. Örn:Germe refleksini uyarmak için tendona vurulduğunda kas gerilir ve onunla beraber kas iğciği de gerilir. • Kas iğciğinin orta bölgesinde bulunan reseptörler uzamayı algılar ve tip-I a olarak sınıflanan duyu nöronları üzerinden spinal korda aksiyon potansiyeli gönderir. • Bu uyarının esas hedefi gerilen kasa etki eden alfa motor nöronlardır (homonim kas).
  8. 8. • Tip-I a duyu nöronlarının kas iğciğinden ilettiği sinyalin bir diğer hedefi eklemin diğer tarafındaki antagonist kasları inhibe etmektir. • Başka bir deyişle biceps kasının kas iğciklerinden gelen uyarılar bisepsin alfa motor nöronlarını uyarırken triseps kasınınkileri inhibe eder. • Bu resiprokal inhibisyonun bir örneğidir; bir kasın, antagonisti aktive olduğunda ona karşı çalışmamasını sağlar.
  9. 9. • Kapsülde belirli birkaç kas lifinin dışında kas iğciğinin çevresini saran duyu organları mevcuttur. Bu belirlenmiş kas hücrelerine intrafuzal (mekik içi) lifler denir ve kas hücrelerini (myofibril) ekstrafuzal liflerden ayırır. Kas iğcinin orta kısmı kasılma özelliğine sahip değildir. Fakat iki uç kasılma özelliğine sahip liflerden oluşmuştur. Kas iğciğinin sonlarında bulunan ince motor sinirlere, gama tipi veya gama motor nöronlar nöronlar denilir. • Bu nöronlar uyarıldıklarında kas ipçiğinin uçları kasılır. Ekstrafuzal lifleri kaplayan büyük motor sinirlerine alfamotor sinirler adıverilir. Bu sinirler uyarıldığında kas normal kasılmasını yapar.
  10. 10. • Kaslar kasıldıkça kısaldıklarından ve kas iğcikleri de kasların uzamasını yani gergin oldukları zaman algılayabildiklerinden, iğciklerin orta kısmının gevşemesini önlemek için iğciklerin boylarının sürekli ayarlanması gerekir. • Gama motor nöronlar iğciklerin uç kısmını inerve ederler ve uyarı gönderdiklerinde iğciklerin orta kısmının sıkılaşmasını sağlarlar. Diğer bir deyişle gama motor nöronlar, kas iğciklerinin kasın boyuna olan duyarlılığını ayarlarlar.
  11. 11. • Gama motor nöronlar genelde alfa motor nöronlarıyla aynı zamanda, istemli kasılma sırasında aktive olurlar, buna alfa-gama koaktivasyonu denir • Gama nöronlar beyindeki serebral korteks'de konuşlanan motor merkezlerin omurilikle yapmış olduğu sinir bağlantısı yolu ile doğrudan uyarılırlar
  12. 12. Golgi Tendon Organs
  13. 13. GOLGİ TENDON RESPTÖRÜ
  14. 14. Kas İğciğinin duyarlılıkları • Golgi tendon aygıtı kastaki gerilmeye karşı duyarlı olduğundan sinyalizasyona başlıyor, gerilim devre dışı kaldığında kas kontrakte olduğunda ise golgi tendon reseptörü sinyal göndermeyi kesiyor.
  15. 15. GOLGİ TENDON RESEPTÖRÜ
  16. 16. • Golgi Tendon Organı-Reseptörleri- (GTO), kas lifleri ile tendonlar arasındaki bağ dokuda yer alan duyu organlarıdır. • Kas lifleri ile paralel fonksiyon gören kas iğciklerinin tersine, seri olarak fonksiyon görür. Muskulotendinöz bileşkedeki yerleşimlerine bağlı olarak kasın maksimum gerilmesine tepki verirler ve kas hasarını önlerler. • GTO sinyallerini tip Ib duyu nöronları ile homonim ve antagonist kasların alfa motor nöronlarına iletir. Homonim kasların girdisi inhibisyon yönündedir, kas liflerinin kasılmasını durdurur. • Bu spinal refleks cevabı otojenik inhibisyon olarak adlandırılır. Antagonist kaslara ise uyarıcı girdi sağlar, kasılmalarına yol açar. GTO’nun amacı aktif kas kasılmasını düzenleyerek, muhtemelen aktivasyon sırasında ara vermeyi sağlamaktır.
  17. 17. • Golgi tendon organı refleksi İNHİBİTÖR REFLEKS’ tir. • Eğer bir iskelet kası çok aşırı kasılmışsa, bu organdan omur iliğe çok şiddetli uyarılar gider ve inhibitör ara nöronlar vasıtasıyla α-motor nöron inhibe edilir; ve kasın kasılması azaltılır veya durdurulur.
  18. 18. • Golgi tendon organının 2 önemi vardır; -- Kas lifini yırtılmaktan korur. -- İskelet kasında bulunan kas liflerinin derecelerini eşitler. Yani zayıf ve kuvvetli kasılan lifler arasında eşitlik sağlar. Kuvvetli kasılanları inhibe ederek diğerlerinin seviyesine getirir ve kasa binen yükü eşit olarak dağıtarak homojeniteyi sağlar.
  19. 19. • MSS’nin bu 2 bilgiye de ihtiyacı vardır. – Yani beyin, istemli hareket için emir göndereceği kasın ne kadar kasıldığını, boyunu ne kadar olduğunu bilmek zorundadır. Aksi takdirde hareketler amaca uygun olmazdı. – Kısaca Kas iğciklerinin İSTEMLİ MOTOR faliyetlerde önemi büyüktür.
  20. 20. Kas iğcikleri; • Hareketlerin SIÇRAYICI olmasını sağlar, böylece kasların DÜZGÜN kasılmalarını sağlar. • Bir şahıs çok ağır bir yükü kaldırmak istiyorsa, Beyin kortexi motor alanından bu istemli hareketle ilgili kaslara gidecek sinyaller, hem alfa hem de gama motor nöronlara iletilir. – Ancak burda intrafüzal kaslar ekstrafüzal kaslardan daha fazla kasılırlar. – Bu kas iğciklerinin reseptör fonksiyonunu artırır. – Kas iğciklerinin uçları kasıldıkça reseptör kısmın duyarlılığı artar.
  21. 21. • Kas iğciklerinden gelen duysal sinyaller sadece medulla spinalise ulaştırılmaz, aynı zamanda sinyaller beyne ulaştırılır. • Beyin korteksi daha fazla sinyal üreterek alfa motor nöronlara ulaştırılması sağlanır. • Böylece kasılmanın şiddeti artırılır
  22. 22. Kas Dokusunun Ortak Özellikleri: • 1. Hareket: Kemikler ve eklemlerle birlikte yürüme, koşma gibi yer değiştirme hareketlerinin yanı sıra işin ortaya çıkmasını sağlarlar. • 2. Vücutta madde taşınması: Vücudumuzda bulunan kaslardan; düz kaslar sindirim, boşaltım ve üreme sistemlerinin hareketini sağlarken, kalp kası kanın tüm vücuda pompalanmasından sorumludur. • 3. Vücudun şeklinin oluşması: Kemiklerin etrafında bulunan iskelet kasları vücut seklinin oluşturulmasından da sorumludurlar. • • 4. Isı üretimi: Vücut ısısının % 85’i kas kasılması sonucu oluşur. Ürperme iskelet kasının istemsiz kasılması sonucu ısı üretmesidir.
  23. 23. Kas Dokusunun Özellikleri • Kas dokusu homeostazın korunmasına hizmet eden beş önemli karakteristiğe sahiptir. • 1. Uyarılabilirlilik (Eksitabilite): Kas ve sinir hücreleri uyaranlara tepki verebilme yeteneğine sahiptir. • 2. İletebilme (Kondüktivite): Kas hücreleri ve nöronların, uyaranları iletebilme yeteneği vardır. • 3. Kasılabilirlilik (Kontraktilite): Uyaranlara cevap olarak kısalabilir ve kalınlaşabilir. Bu sayede iş yapma özelliği ortaya çıkar. • 4. Uzayabilirlilik (Ekstensibilite): Bir eklem etrafında bulunan kaslar eklemin hareket edebilmesi için bazılarının boyu kısalırken bazılarının boyu uzar. • 5. Esneyebilirlilik (Elastisite): Kasın kasılma veya gevşemeden sonra orijinal durumuna geri dönebilme özelliğidir.
  24. 24. • Bir kas hücresinin içinde myofibril adı verilen kas hücreleri bulunur. Myofibriller içinde kasılabilen en küçük birime SARCOMER adı verilir. ve bu birim birbirine bağlanarak devam eden yapılardan oluşur. • Sarcomerlerin içinde de aktin ve myosin adlı 2 protein (telleri) molekülü bulunur. Myosin bir köprü hareketiyle actine bağlanır. Bunun için ATP’yi enerji olarak kullanılır. • Bütün kaslar kasılmazlar. Çünkü büyük bir enerji açığa çıkar. Buda kasların yırtılmasına, tendoların kopmasına yada tendonların bağlandığı yeri kopartmasına neden olur. • MSS normalde kasların %30 unu kullanır.. Ekzersizlerle bu oran % 40 ‘a genetik özelliklerle bu oran %50 ye çıkabilir.
  25. 25. EGZERSIZ VE KAS – Kaslar total vücut kitlesinin yaklaşık %40 kadarını oluşturmalarına karşın total kanın %15’ini alırlar. – Egzersiz sırasında kas kan akımı artar. – Bu artış istirahat halindeki kasta yer alan daralmış kapiller damarlarının genişlemesiyle ile sağlanır. – Kas kan akımını, hem lokal/metabolik hemde sinirsel mekanizmalar düzenler.
  26. 26. HAREKETSİZLİĞİN ETKİSİ • Antrene kaslarda mm2 'de 800 kadar kapiler bulunduğu gösterilmiştir (antrenmansız kasta 300 kadar). Kılcal damarların artmış olması kanın dokudan geçiş süresinin uzaması, dokuya daha fazla O2 vermesi demektir. • • Yaşla, süratli kasılan lifler atrofi olur. Sporcuların yaşlandıkça süratlerini kaybetmelerinin sebebi budur. Bir iskelet kas sistemi yaralanmasından sonra ise yavaş kasılan lifler evvela atrofi olur, sonra süratle kasılanlar atrofi olur. • Bir yaralanmadan sonra oluşan ağrı ve şişkinlik süratli kasılan liflerin çalışmasını önler. Yaralanma geçiren bir sporcunun önce yavaş kasılan daha sonra da hızlı kasılan liflerinin rehabilitasyonuna geçilir. • Kas fonksiyonları için en zarar verici şey hareketsizliktir.
  27. 27. Lokal düzenleme • Lokal düzenlemede kan damarlarına vazodilatasyon yaparak kan akışını artıran maddeler şunlardır: Dokuda CO2 yükselmesi Dokuda O2 azalması Dokuda K+ iyonu birikmesi Laktik asit birikmesi ADP birikmesi Isı artışıdır.
  28. 28. Sinirsel Düzenleme Sempatik sinirlerin, vazodilatör etkisini prekapiller sfinkterler üzerinden yapar. – Sempatik uyarı ile kan, inaktif dokulardan aktif dokulara yönelir. – Kalp debisi ve kan basıncı artar ve böylece kaslara giden kanın artmasını sağlanır.
  29. 29. Kasların büyümesi ve onarım • Kasların büyümesi demek hacminin artması demektir. Kısaca myofibrillerin çapı genişler. Bu da actin ve myosinin hacminin artması demektir. Kas büyüdükçe kuvvetlenir. • Kasın büyümesi demek liflerde yırtılmalar kopmalar olması demektir. Microboyutta kopan kas lifleri vücut dinlenme halinde iken bu yırtıkları onarır. Onarım yerinde bağdoku fibröz karakter kazandırdığı için, artık kas aynı yük altında kaldığında yırtılmayacak kadar sağlam bir şekilde onarılmış olur.
  30. 30. • Kas büyüdükçe ona gerekli besin maddesini getiren sarkoplazmik sıvının akışı da artar. Aynı zamanda nöromusculer kavşaktaki sinir dağılımı da artar. • Thai- boksörleri benzer olarak tibia kemiklerini duvarlara vurarak mikro kırıklar oluştururlar. Vücut bu mikro kırıkları aynı darbede kırılmayacak şekilde bir daha onarır. Çok sağlam kemiklere sahip olurlar.
  31. 31. Hipertrofi ve Testesteron Etkisi • Kas kuvvetini kadında da, erkekte de kasın çapı tayin eder. • Maksimal bir kasılmada kas, enine kesit alanının her santimetre karesinde 3-4 kg'lık bir kuvvet oluşturur. Örneğin, dünya çapında bir haltercinin quadriceps femoris kasının çapı yaklaşık 150 cm2 ise, bu kasın maksimal bir kontraksiyonda patellaya uyguladığı kuvvet, (3.5 x150)525 kg olur. • Kadında kas çapı genellikle daha az olduğu için, ortaya çıkan total kas kuvveti erkeğe nazaran daha azdır. Dolayısı ile erkeğin kas performansındaki üstünlüğü, androjenlerin kas kitlesine olan anabolik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar.
  32. 32. DEPOLARİZASYONUN (UYARIMIN) BAŞLAMASI • Kalp kasının kasılma mekanizması iskelet kasına benzer ancak önemli bir fark, kalp kasının kasılma sırasında hücre içindeki Ca++ iyonlarına ilaveten hücre dışından gelen Ca++ iyonlarını da kullanmasıdır. • İskelet kasında depolarizasyonu Na+’un hücre içine girmesi başlatırken kalp kasında depolarizasyonda Na+ yerine Ca++ hücre içine girip sarkoplasmik retikulumdan kalsiyum salgılanmasına neden olur
  33. 33. Hipertrofi veTestesteron Etkisi • Kas kuvvetini kadında da, erkekte de kasın çapı tayin eder. • Maksimal bir kasılmada kas, enine kesit alanının her santimetre karesinde 3-4 kg'lık bir kuvvet oluşturur. Örneğin, dünya çapında bir haltercinin quadriceps femoris kasının çapı yaklaşık 150 cm2 ise, bu kasın maksimal bir kontraksiyonda patellaya uyguladığı kuvvet, (3.5 x150)525 kg olur. • Kadında kas çapı genellikle daha az olduğu için, ortaya çıkan total kas kuvveti erkeğe nazaran daha azdır. Dolayısı ile erkeğin kas performansındaki üstünlüğü, androjenlerin kas kitlesine olan anabolik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar.
  34. 34. İSKELET KASININ KUVVETİ • İskelet kasında tetanik bir kontraksiyon esnasında ortaya çıkacak maksimum kasılma kuvveti, enine kesitinin santimetre karesi başına bir önceki slaytta denildiği gibi 3-4 kg kadardı. • Örneğin oldukça geniş çaplı bir kas olan gluteus maksimusun (M.gluteus superficial) 342 cm2 olduğuna göre ortaya çıkardığı gerim kuvveti, yaklaşık 1200 kg'dır. Bu özellik kadın ve erkek ve hayvanlar içinde aynıdır.
  35. 35. Kaslarda Yapı-Fonksiyon Münasebeti • Kaslarda yapı ile fonksiyon arasındaki ilişki bazı faktörlere dayanmaktadır. • Başlıcaları: • A)Fibra muscularis’lerin uzunluğu • B)Fibra muscularis’leri sayısı • C)Fibra muscularis’lerin kendi tendonlarından çıkış ve onlara bağlanış tarzı (peniform)’ dur. Ancak bu faktörlerin daha iyi anlaşılabilmesi için anatomik ve fizyolojik kesitlerinin ne olduğunu görüp öğrenmek gerekmektedir.
  36. 36. Anatomik ve Fizyolojik kesit: • Anatomik Kesit: Bir kasın venterinin en kalın noktasından geçmek suretiyle yapılan kesittir. Kesinin kasın bütün kas tellerine isabet emiş olması şart değildir. Şart olan ; kesitin kasın en kalın noktasından onun uzun eksenine dikey olarak yapılmış olmasıdır. Bu bize kasın kalınlığı hakkında fikir verir . • Fizyolojik Kesit: Buda kasın enine bir kesitidir. Burada şart olan kasın bütün katmanlarını tamamen kesmektir.Buna göre kasın fizyolojik kesiti; onu teşkil eden bütün kas tellerinin enine kesitlerinin toplamıdır.
  37. 37. Örnek açıklama: • A) Fibra muscularis’in uzunluğu: Bir iskelet kası kontraksiyona geçtiği zaman en fazla kendi uzunluğunun yarısına ( %50) kadar kısalır. Fizyolojik kesitleri aynı(eşit) fakat kas tellerinin uzunluğu farklı iki kas düşünelim. Aynı ağırlıktaki bir cismi kaldırdıklarını farz edelim.Bu kaslardan kas telleri uzun olanın bahis konusu olan cismi daha yukarı kaldırabilir. Çünkü kas telleri uzun olanın kısalma oranı dolayısıyla cismi yukarı doğru kaldırma mesafesi nispeden diğerine göre daha büyük olacaktır.
  38. 38. • B) Fibra muscularis’lerin sayısı: Bir kasta kas tellerinin azlığı yada çokluğu o kasın kaldıracağı cismin ağırlığı yada kütlesi ile ilgilidir. Kas tellerinin uzunlukları fakat fizyolojik kesitleri farklı iki kastan kesiti büyük olanın daha fazla ağırlık kaldırma kuvveti diğerinden fazla olacaktır. Dikkat edilirse bir kasın ağırlık kaldırma kuvveti (yükseğe kaldırma değil) onu meydana getiren kas tellerinin sayısına bağlıdır. • C) Tendonların çıkış ve bağlanış tarzı (penniform) ileride izah edilmektedir. • Birim Kuvvet: Kaslarda birim kuvvet diye genelde 1cm lik kas dokusunun kopmadan dayanabildiği, çekebildiği ağırlık miktarı anlaşılır. Bu kuvvet, tür, yaş, cins’e göre farklılıklar göstermekle beraber, umumiyetle gelişmiş suje (birey)lerde 3-4 kg dan 10-11 kg kadar değiştiği kabul edilmektedir.
  39. 39. İSKELET KASININ KUVVETİ • İskelet kasında tetanik bir kontraksiyon esnasında ortaya çıkacak maksimum kasılma kuvveti, enine kesitinin santimetre karesi başına bir önceki slaytta denildiği gibi 3-4 kg kadardı. • Örneğin oldukça geniş çaplı bir kas olan gluteus maksimusun (M.gluteus superficial) 342 cm2 olduğuna göre ortaya çıkardığı gerim kuvveti, yaklaşık 1200 kg'dır. Bu özellik kadın ve erkek ve hayvanlar içinde aynıdır.
  40. 40. KALP KASININ UYARILMA ve KASILMA ÖZELLİKLERİ • Kalp, otonom sinir sistemi tarafından innerve edilir ve bir otonomiye sahiptir. Kalp kası hücreleri iskelet kası hücreleri gibi enine çizgilenme gösterir, ancak daha küçük hücrelerdir. Hücreler arasında Z bantlarına yakın bazen de Z bantlarının bir kısmını oluşturan interkalar diskler (discus intercalaris), zarların longitidunal konumunda gap junction 'ları yapar. 'Gap junction'lar, zarlar arasında iyon geçişlerine karşı direnci 1/400 oranında azaltan 'connexon' denilen protein köprüleri ile uyarının bir hücreden diğerine çok hızlı geçişini sağlar. Bunlar kalp hücreleri arasında elektriksel sinapsları oluşturur. • Elektriksel sinapslarda 2 hücrenin membranı arasındaki ekstrasellüler aralık 3 nm'ye kadar azalmış, bu şekilde iyon geçişleri hızlanmış ve sinaptik gecikme süresi ortadan kalkmıştır.
  41. 41. • interkalar diskler (discus intercalaris) gap junction ‘ bağlantıları bağlantı bölgeleri, bir hücredeki aksiyon potansiyelinin diğer bir hücreye kolayca geçişini ve tüm kalp kasına yayılmasını sağlar. – Böylece kalp kasını oluşturan liflerin aynı anda tek bir kas gibi kasılması ve kalbin etkin pompa görevini yerine getirmesi mümkün olmaktadır.
  42. 42. • İskelet kasına verilen uyaran şiddeti arttırıldığında kasılmaya katılan motor ünite sayısı artar. Bu olaya spasyal sumasyon denir. • Kalp kasında sumasyon ve tetani olmaz. Çünkü aksiyon potansiyeli süresi ile kalsiyumun sitolazmada kalış süresi eşit olduğu için sumasyon ve tetani gerçekleşmez. • Kramp:Kramp ise, gün içinde sayısızca kere kasılıp gevşeyen bir veya daha çok kasın, ani bir şekilde bütünün ya da kasın bir bölümünün istem dışı ve ağrılı kasılarak sertleşmesine denmektedir
  43. 43. Kas lif tipleri • İskelet kasları farklı metabolik ve fonksiyonel özelliklere sahip kas liflerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. • Kasların hepsi aerobik ve anaerobik metabolizma özelliklerine sahiptir. • Ancak bazı kas lifleri ve o liflerin bulunduğu kaslarda metabolik özelliklerin birisi daha gelişmiştir (aerobik yada anaerobik). • Bu miktarı genetik özellikler belirler.
  44. 44. • Bu nedenle; – Aerobik metabolik özelliği yüksek liflere Tip-I, kırmızı yada yavaş kasılan kas lifleri denir. – Anaerobik metabolik özellikleri yüksek olan liflere de Tip-II, beyaz yada hızlı kasılan kas lifleri denir. • Tip II kendi içerisinde Tip- II a ve Tip- II b olarak iki gruba ayrılmaktadır
  45. 45. Kas liflerinin yapısal ve fonksiyonel özellikleri
  46. 46. Kas liflerinin yapısal ve Enerji özellikleri
  47. 47. Lif tipleri ve performans • Tip- I liflerin oranının artması oksijen kullanım kapasitesini diğer bir deyişle aerobik güç ve dayanıklılığı artırır. • Tip- II liflerinin oranının artması ile anaerobik güç ve dayanıklılığı artırır. – Güç ve sürat gerektiren sporlarda Tip- II liflerin fazlalığı, dayanıklılık gerektiren sporlarda ise Tip- I liflerinin fazlalığı avantajdır. (Sporda genetik avantaj bu demektir.)
  48. 48. Antrenmanlarla liflerin oranı değişir mi? • Liflerin oranları artmaz, yapılan antrenmana göre kapasiteleri artırılır. • Liflerin oranı doğuştan genetik olarak belirlenir
  49. 49. KAS KASILMA ÇEŞİTLERİ –İzometrik –İzotonik –İzokinetik –Eksantrik –Tetanik
  50. 50. İzometrik Kasılma Statik bir kasılmadır. Kasın boyunda bir değişiklik olmaksızın tonusunda artış vardır. Ayakta dik durmayı sağlayan kasların kasılması buna örnektir. Kas kasılır fakat hareket oluşmaz. Kuvvet üretilir fakat kasın boyu değişmez (statik). Eklem açısında değişiklik olmaz.
  51. 51. İzotonik Kasılma • Dinamik bir kasılma şeklidir. • Kasın tonusu sabittir, boyu kısalır. • Mekanik iş yapılır. • Bir cismi kaldırmak gibi, eklemlerin acısı değişir
  52. 52. İzokinetik Kasılma • Hareket hızının sabit tutulduğu dinamik bir kasılma şeklidir. Örn. Sebest stil kulaçlama İzokinetik kasılma ile konsantrik kasılma arasındaki fark, izokinetik kasılma sırasında hareket süresince maksimal tonusun devam ettirilmesidir. İzokinetik antrenmanlar kas kuvvetini ve dayanıklılığını geliştiren en iyi yöntemdir
  53. 53. Eksantrik Kasılma • Konsantrik kasılmanın tersine kas boyunda uzamanın olduğu bir kasılma şeklidir. Negatif bir mekanik iş söz konusudur. Uzayarak kasılma şeklidir. Kas yeterli gerginliğe ulaşıp dış yükü yenemezse kasın boyu uzar. • Örn. Merdiven inme, yokuş aşağı inme, Ağaçtan atlarken ki kasılmalar.
  54. 54. Tetanik Kasılma • Bu kasılma, tek kasılmaya oranla 4 misli daha kuvvetli, uzun süreli ve daha ekonomik kasılma şekli olup, daha fazla iş görür. İstemli hareketlerimiz genellikle devamlı, yani tetanik kasılmalar şeklindedir. • Kasa gelen ve tek bir uyaranın oluşturduğu kasılma bitmeden arka arkaya sık sık uyaranlar verilirse, kas gevşemeye vakit bulamaz ve devamlı bir kasılma gösterir • Tetanoz mikrobunda ise vücut yay gibi gerilmiş haldedir..
  55. 55. VÜCUT BİYOMEKANİĞİNİN YAY VE KIRIŞ SİSTEMİNE BENZEMESİ • Hayvanın yada insanın ayakta duruşu ve dengede kalması daha karmaşık ve kompleks fiziksel olaylar zinciri olduğunu unutmamak gerekir. Hayvanlarında diğer cisimler gibi dengede olabilmesi için çeşitli fizik yasalarına uymak zorundadır. Ve hayvanlar doğal ortamlarına uyum içindedirler. Bilindiği gibi köpekler ve yabani türleri avlarını hızlı bir şekilde yakalayabilecek bir vücut sistemine sahip iken ruminantlarda zengin gıda içeriğini depolayacak bir sindirim sistemine sahip olmalarına rağmen yavaş sindirme olayı ile uzun mesafeler kat edebilecek bir yapıya sahiptir
  56. 56. • Atlarda buna farklı bir örnektir. Çünkü bu türde kasların yorulmaksızın uzun bir zaman periyodunda çalışması, üzerindeki yükü taşıması için pasif destek sistemi vardır • Atlardaki kaslar vücut ağırlığı bakımından çok daha hafif, gıdayı hem daha hızla sindiren hemde daha yüksek enerji elde eden köpeklerden daha iyi gelişmiş bir destek sistemi vardır.
  57. 57. • Thoracolumbar vertebraların eklemleri, kasları ve ligamentleri, esnek bir yapı sağlar buna “YAY’ denir. Abdominal kaslar ise “ KİRİŞ- İP”i şekillendirir. Özellikle thorax’tan pelvis’e kadar uzanan m.rectus abdominus çok önemli bir “İP” pozisyonundadır. Karın kasının kontraksiyonu yay’da bükülmeye neden olur. Sırtın üst kısmındaki eroktor spina (m.longus colli, m.iliocostalis ve m.spinali) kasları yayın düzgün olmasını sağlar. Karın organlarının ağırlığı da thoracolumbal bölgenin dışa doğru düzgün birşekilde kavislenmesini de sağlarlar. Yayın bükülmesine ön bacağın protractor kasları ile arka bacağın retractor kasları da destek verir. • Buna vücudun diğer kasları da katılarak bu sisteme destek verir. Atlar için çok belirgin olan bu özellik üzerinde bir binici varken Yay’ın arka kısmında(lumbosacral eklem seviyesinde ) bir değişiklik yaratmazken ön bölgedeki (thoracal) bükülmeyi karın kasındaki aşırı gerilmeden dolayı arttırdığı görülür.
  58. 58. • Cervical bölgede de “YAY ve KİRİŞ” teorisini görmek mümkündür. Thoracolumbal bölgenin tersine bir bükülme gösterir. Cervical vertebraların dizilişi, ligamentleri ve kasları boyun bölgesinin “YAY”’ı dır. Lig.nuchae ise “KİRİŞ-İP” komunundadır. Başın indirme aktivasyonu ve ağırlığı Yay’ın düzleşmesine neden olurken lig.nuchae’nın flexion pozisyonunda gerginliğini oluşturur.
  59. 59. Kasların tipleri 1. İskelet kasları -Çizgili kaslar-kırmızı kaslar-istemli kaslar 2. Düz kaslar-beyaz kaslar-organ kasları-istemsiz kaslar 3. Kalp kası
  60. 60. Kas Dokusunun Yenilenmesi  Erişkinlerde bulunan bu 3 farklı kas tipi hasardan sonra farklı şekilde yenilenirler. Kalp kasının çocukluk döneminin başından itibaren, yenilenme yeteneği yoktur. Bozulan kas tabakasının yerini çevre bağ dokusu doldurur.  Çizgili (iskelet kası) kas hücreleri de bölünmezler. Ancak, kas hücrelerinin etrafında bulunan ve farklılaşmamış embriyonal hücrelerin özelliklerini taşıyan satellit (uydu) hücrelerinin kas ana hücrelerini (miyoblast) vermesi ve bu hücrelerin çoğalarak yeni kas hücrelerini oluşturmaları ile yara tamir edilir. Yaranın çok büyük olduğu durumda bağ dokusu yara bölgesini doldurur.  Düz kas hücrelerinin mitoz yetenekleri vardır. Yaralanma durumunda düz kas hücreleri ve kan damarlarının etrafında bulunan perisitler mitozla sayılarını arttırarak yara bölgesini tamir ederler.
  61. 61. Kan basıncı aniden düştüğünde toplar damarlar (Venler) kasılarak hangi sisteme daha çok kan takviyesi yaparlar? 1 2 3 76% 21% 2% 1. Düz Kaslar 2. İskelet 3. Kalp Hayati fonksiyonları kontrol ederler. Solunum, dolaşım, sindirim gibi
  62. 62. Kasların kontrolü • 1-Kalp kası otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir • 2-Organ kasları • 3-İskelet kasları- somatik (motor)sinir sistemi tarafından kontrol edilir
  63. 63. İskelet Kasları İstemli olup çabuk hareket eden güçlü kaslardır. Kemiklere kuvveti aktardığı için hareket ettiren kaslardır. Çok çekirdekli uzun, yassı olabilirler. Kemiklere, fasciaya ve deriye bağlanabilirler. Origosu, insertiosu vardır Endomisyum Perimisyum Epimisyum olarak adlandırılan zarlar la sarılırlar.
  64. 64.  İskelet kası fibrillerinin morfolojilerine göre iki tipi vardır. 1-Tip I lifler, sarkoplazmalarında miyoglobin içeren kırmızı renkli fibrillerdir. Yavaş kasılırlar, yüksek aktivite yetenekleri vardır, enerjilerini yağ asitlerinin oksidatif fosforilasyonundan sağlarlar. 2-Tip II lifler, sarkoplazmalarında az miyoglobin içeren beyaz renkli fibrillerdir. Hızlı kasılırlar, ağır iş sürdüremezler. İnsan iskelet kasları, 2 tip fibrilin karışımından oluşur. Miyoglobin, oksijen bağlayan bir proteindir.
  65. 65. Kasılma oranları Bacak kasları -1:100 Parmak kasları -1:10 Göz kasları -1:1
  66. 66. Hayvanlardaki en gelişmiş kas örnekleri: • 1-M.masseter • 2-M.trapezius • 3-M.latissimus dorsi • 4-Mm.abdomini • 5-Mm.gulutei • 6-M.bicepsfemoris • 7-M.biceps brachii • 8-M.triceps brachii • 9-M.pectoralis • 10.M.serratus ventralis
  67. 67. Düz- organ- kasları İçi boşluklu anatomik oluşumların duvarlarında bulunurlar.İstemsiz ve yavaş çalışırlar Barsaklar, idrar kesesi ,yemek borusu, kan damarlarının etrafındaki gibi Tek nucleuslu 2 tabakalıdır. Circuler ve longitudinal’dir. Peristaltik hareket yaparlar Hücreler endomisyum ile sarılıdırlar
  68. 68. 2 tip düz kas vardır: • 1. Visceral düz kaslar. (mide, barsak, üreter, damarlar) • 2. Çok üniteli düz kaslar (iris kasları, piloerektör kaslar)
  69. 69. Düz kaslar tiplerine göre farklı uyarılır TEK ÜNİTELİ DÜZ KASLAR • Tek üniteli düz kaslarda kendi kendine uyaran meydana getiren bölgeler vardır(pacemaker) ÇOK ÜNITELI DÜZ KASLAR • Çok üniteli kaslar sempatik ve parasempatik sinir sisteminin uyarısıyla çalışır. • Her hücre bir sinir ucu ile innerve edilir Aktin filamentlerinde troponin yoktur.
  70. 70. Kalp kası hayatımız boyunca dinlemeyen bir kastır. Gerek iç organlarımızdaki gerekse iskelet sistemindeki kaslar dinlenirler. Yapı olarak çizgili-iskelet kası gibidir ancak istem dışı – düz kas gibi -çalışır.
  71. 71. Muculer distrofi Gerek genetik gerekse sonradan şekillenen bir nedenle Beynin, yada spinal sinirlerin yeterli uyarım yapamaması (paralizi) sonucu meydana gelen bir kas yetersizliğine muscular dystrophy diyoruz . Muscular dystrophy bir hastalıkdır. Kasların zayıflamasıdır
  72. 72. Vücudun kimyasal dengesine kasların etkisi. Homeostasis? Vücudumuzdaki kaslar aynı zamanda hareket sırasında solunum Ve kan akışını da belirler. Bunun yanı sıra barsak hareketlerini vücudun ısısında da etkendirler. Kaslar ısı üretiminde görev alırlar. İskelet kası bir iş yaptığı zaman aynı zamanda ısı üretir. Vücut ısısının yaklaşık %85’i kas kontraksiyonundan meydana gelir.
  73. 73. İskelet Kasının Yapısı • Kasın tamamı ve kası oluşturan alt birimlerden fasiküller ve kas fibrilleri fasya (fascia) adı verilen bir bağ doku ile örtülüdür • Fasya’nın fonksiyonları: – Kas fibrillerini korur – Kasları kemiğe bağlar – Sinir ve kan/lenf damarları için uygun bir ağ • zemini sağlar
  74. 74. Fasya katmanları • Epimisyum – Kas yüzeyini oluşturur – Uçlara doğru daralarak tendon oluşturur • Perimisyum – Kas fibrillerini demetlere veya fasiküllere ayırır • Endomisyum – Tek bir kas fibrilinin (hücresinin) etrafını sarar
  75. 75. •Sarcomere = Asıl Kontraktil yapı
  76. 76. Kas dokusunun Anatomisi A. Myofibrils B. Muscle fiber (endomisyum ile sarılı kas hücresi) C. Perimisyum (kas ipliklerinin bandı-fasikül) D. Muscle –Epimisyum3 4 2 1
  77. 77. Miyofibriller • Kas fibrilinin alt birimleridir. • Her biri 2 mm çapındadır ve kas fibrili boyunca uzanır • Kas hacminin % 80-90’ını oluştururlar • Kas kasılmasının fonksiyonel birimidir • Her miyofibrilin etrafını sıvı dolu Sarcoplazmik Reticulum (SR) çevreler, • Seri olarak birbirlerine bağlı sarkomerlerden oluşur. • ~1500 miyozin ve ~3000 aktin proteini içerirler
  78. 78. KAS YAPISI • Kas ipliklerinde açık ve koyu yerler görülür ve band olarak tanımlanır. • Ortadaki koyu bandlar M hattı olarak kabul edilir • Ortadaki açık bandlar Z hattı olarak kabul edilir. • Bir Z bandından diğer Z bandına kadarki mesafe 1 Sarcomer olarak tanımlanır. dark bands light bands M line Z line 1 sarcomere 1myofibril
  79. 79. Kas yapısı • Her bir kas ipliğinde (myofibril) ince ve kalın olmak üzere iki filament bulunur • Bu iki filamentin birbirine temas ettiği safhaya köprü safhası (cross bridges)dır. • Bu safha kalın filamentin, ince filamentin dış tarafına aktif bağlanma safhasıdır. Thick filament Thin filament Cross bridges
  80. 80. Kalın ve ince filamentler
  81. 81. Kalın Filament (Myosin) • Myosin olarak tanımlanan proteini ihtiva eder. • Bir miyosin 2 başlı golf sopası gibi bir moleküldür. • Her bir baş, ince filamente bağlanmak için köprü oluşturur. one myosin molecule myosin heads (cross bridges) myosin tails
  82. 82. Myosin
  83. 83. Myosin’nin bağlantı yerleri
  84. 84. İnce Filament (Actin) • Actin olarak tanımlanan bir protein molekülüdür. • Üzerinde tropomyosin adlı molekül bulunur. • Bu protein kasların kontraksiyonunda kontrol etkisi vardır. actin monomers tropomyosin
  85. 85. ACTİN
  86. 86. Troponin ve Tropomyosin
  87. 87. Kas kasıldığında Sarcomerin boyu kısalır
  88. 88. KASILMA MEKANİZMASI KAYAN FİLAMANLAR TEORİSİ 1- Sinirsel uyarIar nöromüsküler kavşağa ulaşır. 2- Asetilkolin motor sinir ucundan salınır Motor son plaktaki (kas hücresi membranındaki) asetilkolin -kapılı Sodyum Kanallarının reseptörlerine bağlanır. 3- Bağlanma depolarizasyonu başlatır. Oluşan aksiyon potansiyeli t- tüpleri & sarkolemma boyunca yayılarak, sarkoplazmik retikulumdan Ca+2 salınımına neden olur 4- Ca2+ troponin’e bağlanır Troponin-tropomiyozin kompleksinin konumunu değiştirir. Bu değişiklikle troponin-tropomiyozin kompleksi, miyozin bağlanma bölgelerini açıkta bırakacak şekilde, aktin üzerinde kayar
  89. 89. 5- Ca2+ aynı zamanda miyozin başının ATPaz aktivitesini arttırır. ATP hidrolize olur & Enerji açığa çıkar 6- Açığa çıkan enerji miyozin başında “depolanır”. Bu enerji miyozin başını aktin filamanına doğru uzanarak çapraz köprü oluşturmasında kullanılır 7- Miyozin başları hamle vurumu denilen bir hareketle aktin filamanlarını miyofilamanlar birbiri arasına geçecek şekilde çeker. Böylece sarkomer boyu gittikçe kısalır (kasılma gerçekleşir)
  90. 90. 8- Z diskleri birbirine yaklaşır - sarkomer boyu kısalır (kasılma) - kas fibrili kısalır -tüm kas kısalır 9. Sarkoplazmada bulunan ATP kasılmadan sonra Ca+2’nin aktivasyonu ile miyozin başına bağlanarak başın aktinden ayrılmasını sağlar 10. Döngü tekraralanarak kasın boyu kısalmaya devam eder. 11. Gevşemenin başlaması için kalsiyumun tekrar SR dışına çıkarılması gerekir. Bu, ATP ile çalışan, kalsiyum pompası tarafından gerçekleştirilir.
  91. 91. Sarcomerin Anatomisi • Kalın filaments de koyu renkte A bandını oluşturur yani myosin hattıdır. • İnce filaments Z bandından her iki yönde uzanan açık renkli flamentlerdir yani Actin dir. • Kalın filamentler, ince filamentle köprü kurup onu aktif hale getirmediğinde açık olarak görülen Z bandına doğru olan aktin uzantılarına I bandı denir. • H bandı ,ince ve kalın filamentlerin dinlenik halde iken aralarında kalan band’tır. • ince ve kalın filamentlerin iki Z bandı arasında kalan yapıya bir sarcomer denir
  92. 92. Sarkomer • Kasılmanın temel birimidir. • İki Z membranı (diski; çizgisi) arasında kalan kısımdır. • Her miyofibrilde 10 ile 100,000 uç uca dizilmiş sarkomer bulunur. • Sarkomerler Z diskleriyle hem birbirlerine bağlanırlar hem de ayrılırlar. • Sarkomer kontraktil proteinlerden oluşur – Aktin ( İnce filamanlar) – Miyozin (Kalın filamanlardır) – Troponin-tropomiyozin bileşiği (Aktin molekülü üzerinde yer alır) • Sarkomerin ayırdedici bir görünümü vardır – iskelet kasına çizgili bir görüntü verir • Sarkomerin boyu istirahat koşullarında 2 mikron (m) kadardır
  93. 93. Sarcomer’in 3 boyutlu yapısı
  94. 94. ACTİN MYOSEN Z BANDI (ACTİNİN)
  95. 95. Myozin başı ince flamentler(aktin) ile çapraz köprücükler kuracak şekilde konumlanmıştır. Myozin, sarkomerin ortasında her iki yöne doğru simetrik bir şekilde dizilirler.
  96. 96. • Siklusun başlangıcında myosin actin filamente tutunmasıyla başlar. Bu safha aynı zamanda rigor mortis yani ölüm sertliği olarak tanımlanan safhadır. • Kasın kontrakte olduğu safhadır. ATP molekülünün myosinin iki başı arasındaki çatlağa bağlanmasıyla myosin hemen aktinden ayrılır ve kas gevşemeye başlar.
  97. 97. • 2 fosfatlı ATP molekülünden bir fosfat ayrılır. • Çözülme safhasının bu devresinde 2 ATP (ADP) molekülüyle kalan myosin başı ile actin arasında yaklaşın 5 nm lik mesafe vardır. • Kalan 2 ATP molekülüyle myosin harekete geçer ve aktine bağlanarak onu kendi üzerine katlanmak üzere çeker. • Aktinleri harekete geçmesiyle actin filamentler bir birine yaklaşır ve kas kasılmış olur.
  98. 98. • Bağlanma yada başlangıç safhası: Siklusun bu son safhasında myosin başı actin filamente sıkıca kenetlenmiş haldedir. Kas ölüm sertliğine ulaşır. • Kas Kontrakte halde dir.
  99. 99. Kas kontraksiyonun regülasyonu
  100. 100. Ca2+ iyonunun etkisi
  101. 101. Sarkoplazmik retikulumda depolanamış bulunan kalsiyum iyonunun depoları terkederek hücre içine hareketini sağlanır. Kalsiyum iyonu troponin proteinine bağlanır, tropomiyozin molekülü pozisyon değiştirerek aktin molekülünün miyozin ile bağlanacak yüzeylerini açar ve aktin ile miyozin arasında çapraz köprüler kurulur . Çapraz köprülerin kurulması ile aktinin miyozin üzerindeki kayma hareketi başlar, kas kasılır. Tüm bu işlemler için gerekli enerji ATP tarafından sağlanır. Kasların gevşemesi sırasında da kalsiyum iyonları tekrar sarkoplazmik retikuluma geri alınır. Kalsiyumun geri alınması sırasında da ATP tüketimi ve enerji harcanır.
  102. 102. • ATP molekülüne Ca2+ iyonu bağlandığında kasılmanın şiddeti de artmıştır.
  103. 103. KAS GEVŞEMESİ • Sinirsel uyarı sonlanır, • Kalsiyum SR’a geri pompalanır, • Kalsiyum Troponin’den ayrılır, • Aktin’in Myosin bağlama kısmı yeniden örtülür ve çapraz köprüler ayrılır, • Kalsiyum ortamdan uzaklaşınca ATPaz enzim aktivitesi de azalır, • Sarkoplazmada aşırı kalsiyum varsa veya • uzaklaştırılamamışsa spazm meydana gelir.
  104. 104. • Gevşeme için Ca++ iyonlarının aktif taşıma ile Sarkoplazmik retikuluma pompalanması gerekir. Bu nedenle gevşemede de ATP sarf edilir. Ölüm olayında solunum durduğu için ATP üretilemez ve Ca++ iyonları geri pompalanamayacağı için kaslar gevşeyemez ve kasılı kalır. (ölüm katılığı) ÖLÜM KATILIĞI (RİGOR MORTİS
  105. 105. Sinir kas bağlantısı motor ünite • Her bir kas lifi bir motor sinir ucu ile bağlantılı olmak zorundadır. • Bir motor nöron ve onun innerve ettiği kas lifleri beraberce motor ünite olarak isimlendirilir. • Bir motor sinir lifi aynı anda çok sayıda kas lifini uyarabilir. • Bir motor ünite 6-30 kas lifinden oluştuğu gibi (göz kasları), 1000 den fazla kas lifinden de oluşur (güçlü bacak kasları)
  106. 106. Kas motor ünitesi
  107. 107. Sinir-kas bağlantısı • Kasa gelen akson myelin kılıfını kaybederek terminal dallara ayrılır. • Terminal dallarda sinirden kasa uyarı iletimini sağlayan transmitter olan asetil kolin vezikülleri bulunur. • Çıplak sinir uçları kas hücre zarında bulunan ve motor son plak adı verilen kalınlaşmış bölüme yerleşir. Sinir hücresi, dalları ve onun uyardığı kas liflerinin hepsine birden motor ünite denir. • Bir kasın kasılma gücü kendisindeki motor ünite sayısıyla orantılıdır
  108. 108. • Sinir hücrelerinin akson adı verilen uzantıları, kas hücresi zarının kalıplaşıp, girintili-çıkıntılı bir yapı gösterdiği ve motor son plak (MOTOR ÜNİTE) adı verilen bölgesinde, bu bölge ile arasında 20-50 nm bir açıklık kalacak şekilde sonlanır. • Akson sonlanmaları yumru görünümünde olup içlerinde çok sayıda kesecikler bulundururlar. Kesecikler sinir hücresindeki uyarının kas hücrelerine aktarılmasında aracılık eden asetilkolin maddesini içerirler. • İskelet kaslarının motor nöronlarındaki zedelenmeler bu kaslarda atrofi ve felce neden olur.
  109. 109. İskelet Kasının Uyarılması İskelet kas lifleri omuriliğin cornu ventralis’den çıkan miyelinli sinir lifleriyle uyarılır. Bir sinir uyarısı sinir-kas kavşağına ulaştığında nöral membranın iç yüzeyindeki voltaja bağlı Ca++ kanalları açılır. Çok sayıda Ca++ iyonu sinir hücresi içine girerek, asetilkolin moleküllerinin veziküllerden boşaltılmasına neden olur. Boşalan asetil kolin kasın sarkolemmasında bulunan asetilkolin reseptörlerine bağlanırlar.
  110. 110. Motor son plak
  111. 111. T Tübül-Sarkoplazmik Retikulum Sistemi • Saroplazma içerisinde yer alan organellerden biriside SARKOPLAZMİK RETİKULUM, uzunlamasına (longitudinal) tübüller ve bunların sonlandıkları sarnıç (sisterna) bölgelerinden oluşur. • Uzunlamasına tübüller myofibrillere paralel olarak yerleşmişlerdir. • Sarkoplazmik retikulum sarnıçları, hücre zarından lif içine doğru kıvrım yapmasıyla oluşan transvers tübüllerle (T tübüller) her iki yanda komşuluk yapar.
  112. 112. • Kas içine doğru bükülerek giren ve kasın bir tarafından diğer tarafına doğru enine keserek (transvers) ilerleyen tübüler bir sistemdir. SINIRSEL UYARANLARıN, GLIKOZUN, O2 ’NIN VE IYONLARIN HÜCRE IÇINE DAHA HIZLI GIRMESINI SAĞLAR • T Tübül-Sarkoplazmik retikulum Sistemi ilişkisi sayesinde aksiyon potansiyeli kas lifinin içlerine kadar iletebilir. • Bu ileti bir kalsiyum deposu olan sarkoplazmik retikulumdan Ca++ iyonunun sarkoplazmaya geçmesine yol açarak kas kasılmasına neden olur. • T Tübül - Sarkoplazmik Retikulum Sisteminin kas lifinde oluşturduğu hacim, antrenmanlı bireylerde normalin 3 katına kadar ulaşabilir.
  113. 113. KALSİYUM POMPASI • SR membranında kasılma sonrasında kalsiyumu sarkoplazmadan tekrar SR’ye konsantrasyon gradyanın tersine doğru geri alan ve bu sebeple ATP tüketen Kalsiyum Pompası yer alır
  114. 114. Neuromuscular Kavşak
  115. 115. Motor Ünite • Motor Ünite = Motor nöron + innerve ettiği kas lifleri grubu • MÜ sayısı ne kadar fazla ise, kas o kadar aktiftir, kasılma kuvveti de o kadar yüksektir. • Bir motor sinirde 10- 1000 adet motor plak
  116. 116. Kasta hep veya hiç yasası, sarsı eğrisi ve merdiven olayı • Eşik değer veya üzerinde bir uyarana kas bir kasılma eğrisi ile yanıt verir, buna hep veya hiç yasası denir. • Uyarının şiddeti arttıkça, uyarıya cevap veren kas teli sayısı da artar (her bir kas telinin uyarılma eşiği farklı olduğundan) gittikçe yükselen kasılma eğrileri olur. • Sonuçta bütün kas telleri kasıldığı için sarsı eğrisinin yüksekliği aynı kalır.
  117. 117.  Her reseptör büyük bir protein kompleksidir.  Bunlar yan yana gelerek tübüler şeklinde bir kanal oluştururlar  Kanallar, Na+, K+ ve Ca++’un geçişine izin verecek kadar büyüktür. Çok sayıda Na+ iyonunun lif içine girmesi, kas lifi membranında lokal bir potansiyel değişikliğine neden olur.  Bu son plak potansiyeli kas membranında aksiyon potansiyelini başlatır ve kas kasılmasına neden olur.
  118. 118. Motor nöronlarda kayıp başlıyor Merkezi sinir sistemi Yaşlılığa bağlı motor nöronlarda meydana gelen değişim. Muscle • Kontrol ettikleri kas ipliklerinin sayısında düşüş olur. YAŞLILIK
  119. 119. KALSİYUM (Ca+2) • Kalsiyum olmazsa kasılma olmaz • Aşırı kalsiyum spazm’a neden olur (gevşeme gerçekleşmez)
  120. 120. Beyincik (Serebellum) • Motor kortekste başlayıp, proprioseptörler ve serebellum aracılığıyla tekrar motor kortekse dönen son derece hayranlık uyandırıcı ve karmaşık bir feedback mekanizması. Örn: Serebellum, futbol topuna vurmak için motor korteksten gelen bilgiyi değerlendirir. Herhangi bir “hata” serebellum tarafından değerlendirilerek, motor kortekse düzeltme emri gönderilir. • Düzeltme faktörü:
  121. 121. Engelleyici Etki (yavaşlatıcı etki): • Bir topu fırlatma, topa tekme vurma veya golfte olduğu gibi öne-arkaya salınımı gerektiren hareketlerde serebellum hareketi kontrol edici ve durdurucu bir fonksiyona sahiptir. • Motor korteks yoluyla serebellum bütün agonist ve antagonist kaslar üzerinde kontrol kurar.
  122. 122. Hızın algılanması • Serebellum ayrıca, kişilerin objelere ve objelerin de kişilere yaklaşma hızının algılanmasını sağlar. Örn: Bloklardan oluşan bir labirentte çeviklik antrenmanı yapan bir futbol oyuncusu serebellum tarafından yönlendirilir. Böylece oyuncu bloklara çarpmayarak, doğru zamanlama yaparak ani hareketlerle blokların aralarından geçer. • Serebellum tarafından dikkate alınan diğer iki değişken ise, ekstremite hareketlerinin hızı ve yerçekiminin ekstremitelerin pozisyonuna olan etkileridir. • Ayrıca, serebellum kulaktaki semisirküler kanallardaki değişiklikleri yorumlayarak dengenin sağlanmasına yardım eder.
  123. 123. İskelet Kasında yorgunluk • Uyaran arttıkça kasılma gücü zamanla azalır kaybolur. • Motonöron düzeyinde yorgunluk yoktur. • Yorgunluk sinir-kas bağlantı yerindedir. • O2 açığı: kasta tükenen ATP ve kreatin fosfat sentezi O2 ile olur, anaerobik metabolizma sonu O2 borçlanılmıştır. Zorlu egzersiz sonu derinliği ve sayısı artmış solunum olmasının nedeni budur. • Glikojen Düzeyi: anaerobik yolla enerji üretimi sonu artan laktik asit kana oradan karaciğere orada da glikoza dönüştükten sonra tekrar kasa gelir bu olaya Cori döngüsü denir. • Glikojen yokluğu sinyali, yorgunluk sonu kasılma yapılamamasına neden olur. Örneğin maraton koşucuları belirli bir süre (örneğin 20- 22 mil.) koştuktan sonra glikojen deposunun tükenmesi ve O2 açığının artması ile yorgunluk sonu artık koşamazlar
  124. 124. • Kas kasıldığı zaman sabit kalan tutunma yerine origo, hareket eden tutunma yerine ise insersiyo (insertion) adı verilir. • Kasın kemiğe tutunduğu kısımlara tendon veya aponeurosis denir. İskelet kası (Çizgili kas) isteğimizle çalışırlar. -Kas lifi denen uzun silindirik görünüme sahip hücrelerden oluşur. -Birden fazla çekirdeğe sahiptirler. -Uzunlukları 0.001 cm yada çok uzun 30 cm olabilirler
  125. 125. KALSİYUM (Ca+2) • Kalsiyum olmazsa kasılma olmaz • Aşırı kalsiyum spazm’a neden olur (gevşeme gerçekleşmez)
  126. 126. Kasların fonksiyonlarına göre çeşitleri 1. Agonist kaslar – Angonist Kas sınıflandırılması demek belirli bir hareket’te bir kasın diğerinin zıt yönünde hareket etmesi demektir. – ‘’rectus abdominis’’ beli bükmek için dik bir bükülme (lateral flexion) yaptığında, Bel’de antagonist fonksiyonlar oluşur: Kasın yarısı dik bükülmeyi sağlarken, diğer yarısı hareketin oluşabilmesi için gerilir.
  127. 127. 2.Antagonist kaslar Birbirine zıt çalışan kaslardır. Biri kasılırken diğeri gevşer. 3. Synergist kaslar Agonist kaslara yardımcı olan kaslardır. 4. Fixators (stabilizator) kaslar Eklemleri tespit eden kaslardır.
  128. 128. Antagonist kaslar
  129. 129. BURSA Ve TENDOVAGİNA
  130. 130. Bursa : Tendonların kemik,kıkırdak,ligament veya başka tendonlara sürtünmesine engel olan küçük içi sıvı dolu yastıkçıklardır.
  131. 131. Bursa tipleri: *subtendinöz: tendon-kemik, kıkırdak, ligament, tendon *artiküler: eklem boşluğu ile ilişkili *subkutanöz: Eklem kapsülü-deri
  132. 132. • İskelet kasları vücut ağırlığının yaklaşık (% 40) nı kapsar • Düz kaslar %10 unu kapsar. • Kalp kası • Vücut ağırlığının geri kalan yarısı kemik ve yağlardır
  133. 133. İskelet kasları en az bir eklemin üzerinden geçerek diğer bir kemiğe yapışır ve bu şekilde hareket meydana getirebilirler.
  134. 134. FUSİFORM (İĞ ŞEKLİ)YAPI
  135. 135. İSKELET KASLARININ TEMEL ÖZELLİKLERİ • Kasların bağlantıları – Kasların büyük bir kısmı kemikten diğer bir kemiğe bağlanırlar – Kemiklerden biri hareket ederken diğeri sabit fixe edilmiş haldedir. – Origin kısmı hareketsizdir. – Insertion kısmı hareketli olan kısmıdır.
  136. 136. KAS ve YAPISI • Kas gövdesi (venter) • Kirişler (tendo) – Bağ dokusundan yapılmışlardır – Kasılabilme yetenekleri yoktur • Origo: başlangıç – daha az hareketli – proksimal bölümü • İnsersiyo: sonlanma – daha hareketli – distal bölümü
  137. 137. • Kendilerine komşu kan damarlarından gelen muskuler dallarla beslenirler
  138. 138. • Motor nöron + uyardığı kas lifleri (~150) = MOTOR ÜNİTE • İnce harekette ~10 – Göz kasları • Kaba harekette ~500 kası uyarır – m.biceps brachii gibi
  139. 139. • İnnervasyon özellikleri nedeni ile, dinlenme anında bile kasılma halindedirler. • Buna TONUS denir.
  140. 140. ADLANDIRMA VE SINIFLANDIRMA 1. Seyrine göre: düz, oblik, transvers. m.obliquus abdominis externus.. 2. Yerleştiği bölgeye göre m.temporalis, m.pectoralis superficialis/profund us.. 3. Büyüklüğüne göre m.latissimus dorsi, gluteus superficialis- medius. 4. Uzunluklarına göre m.extensor carpi radialis- m.extensor dig.longus-brevis.. 5. Orijin sayısına göre m.biceps brachii, m.quadriceps femoris.. 6. Şekline göre m.lumbiricalis, m.trapezius.. 7. Başlangıç ve bitiş yerlerine göre m.Sternocleidomastoideu s , m.sternohyoideus.. 8. Fonksiyonuna göre m.supinator, m.pronotor teres (flexor, extensor, abduktor, adduktor),
  141. 141. Tüylerin dizilişi PENNİFORM • Kas tellerinin kendi origo ve insertio durumuna göre dizilişleridir. • Kanatlı tüyü gibi şekil gösterirler • PENNA= KUŞ TÜYÜ demektir • Monopennatus kaslar: Biryerden başlangıç alıp bir yere bağlanırsa • Bipennatus kaslar: Origo tendosunun her iki yanından başlar iki kola ayrılarak sonlanır. • Multi pennatus kaslar: en az üç origo çıkışı yaparak birçok yere bağlanan kaslardır.
  142. 142. Kasın Bölümleri: Karın kısımları (Venter); Tendonlar arasında kalan kas liflerinden oluşan kısım. Kasların kas liflerinden oluşan kısımları; bol damarlı, basınç ve sürtünmeye karşı dirençleri az, enfeksiyonlara karşı dayanıklıdır.
  143. 143. Tendon (tendo):Kasın uç kısımlarıdır yuvarlak ise tendon, yassı membran şekilli ise aponeurosis denir. Tendonlar; çok güçlü, damarsız, elastikiyet kabiliyeti olmayan, basınca dayanıklı, kolayca enfekte olan yapılardır.
  144. 144. Enine kesiti 1 cm2 olan bir tendon 600-1000 kg kadar bir ağırlığa kopmadan dayanabilir.
  145. 145. Kirişlere tutunma şekillerine göre • M.quadratus: paralel uzanan lifler yassı bir tendon ile sonlanır. – M.quadratus, m.rhomboideus pars thoracis • M.fusiformis: paralel uzanan lifler kesilmeksizin devam ederler ancak başlangıç ve sonlanma yerlerinde dar, orta kısmında geniştirler – M.biceps brachii
  146. 146. • M.triangularis: kesintisiz uzanırlar. Başlangıç geniş, sonlanma yerleri dardır. Üçgen şeklindedirler. – M.trapezius • M.orbicularis: halka şeklinde. – M.orbicularis oris/oculi • M.sphincter: halka şeklinde Sindirim sistemi sonunda sonunda – M.sphincter ani externus
  147. 147. Kas liflerinin diziliş şekilleri M.Quadratus M. Rhomboideus /quadratus lumborum
  148. 148. M.Fusiformis * M. biceps brachii
  149. 149. M.triangularis * M. trapezius
  150. 150. * M. Abductor pollicus longus 50 .nolu kas M. unipennatus
  151. 151. M. bipennatus * M. rectus femoris
  152. 152. * M. deltoideusM.multipennatus
  153. 153. M.orbicularis * M. orbicularis oris veya oculi
  154. 154. M.sphincter * M. sphincter ani externi 1. Rectum 2. Ventral Sacrococcygeal Muscle 3. Coccygeus Muscle 4. Levator Ani Muscle 5. Constrictor Vulvae Muscle 6. External Anal Sphincter Muscle 7. Anus 8. Vulva
  155. 155. M.cruciatus * M. pterygoideus
  156. 156. M. latissimus dorsiM. spiralis
  157. 157. M.digastricus M.digastricus
  158. 158. İskelet kaslarının gövde üzerinde gruplanması • Uzun kaslar ; • – Bacaklarda yer alırlar, • – Kemik gövdeleri üzerinde birbirlerine paralel dizilmişlerdir. • – Çoğu iğ şeklinde yani m. fusiformis’tir. • Yassı kaslar ; • – Membranoz bir görünüme sahiptirler. • – Deri altında veya vücut boşluklarının duvarında, • – Baş ve bacakların usta kısımlarında yer alırlar. • – Şekilleri; üçgen, baklava dilimi veya gayrimuntazam dörtgen gibi olabilir. Kısa kaslar ; • – Büyük kitleler altında yeralan kucuk ve zayıf kaslardır. • – Omurlar üzerinde ve büyük eklemlerin karşısında yer alırlar. • – Üçgen, dörtgen, koni ve halka şeklinde(m. orbicularis oris ve oculi gibi) • bulunurlar.
  159. 159. Kasların yardımcı organları • Tendo –Kas kirişi • Fascia – Akzar –kas örtüsü • Bursa synovialis • Vagina synovialis tendinis – Kiriş kını • Vagina fibrosa tendinis • Kas makarası (troclea muscularis)
  160. 160. Tendo –Kas kirişi • – Kasın kasılma gücünü kemiklere iten, sıkı bağ dokudan yapılmış aktarma organlarıdır. • – Kaslarınkine göre çok daha ince olan fibraları birbirine paralel dizilmiştir. • – Çoğu ip, urgan veya şerit şeklinde olmakla birlikte • – Yassı kaslarda olduğu gibi yassı ve yaygın olabilirler (aponeurosis) • – Basınca dayanmaz fakat çekmeye dayanıklıdırlar. • – Geçtiği bölgelerde maruz kaldıkları basınca karşılık içlerine kıkırdak veya susam kemikleri yerleşebilir. (Patella gibi)
  161. 161. Fascia – Akzar –kas örtüsü • – Kasları, dolayısıyla bütün vücudu daran, sağlam, dayanıklı ve çoğunlukla gümüşi renkli ak zarlardır. • – Kasların kontraksiyonlarına ve bazı hareketlerin oluşumuna yardımcı olurlar. • – Yapısında çok sayıda kollegen iplikler, az sayıda elastik fibralar bulunur. • – Kasların perimysiumlarına kadar uzanırlar ve kaslar arasına septa intermuscularis olarakta sokulurlar. • – Kasların hem bireysel hem de muşterek halde sarılmasını sağlarlar. • – Genel olarak vucutta facia superficalis ve facia profunda olarak bulunurlar. • – Fasci superficialis icine yer yer kas ipliklerinin girmesiyle m. cutenus isimli deri kasını oluşturur. • – Vucutta bulunan en onemli derin fascialar ; fascia cervicalis, fascia thoraco lumbalis ve fascia ilaca’dır. • – Bunlara uzantıları sayılabilecek fascia antebrachi, fascia axillaris, fasciabrachii, fascia cruris, fascia dorsalis manus ve pedis, fascia glutea, fascia lata da sayılabilir.
  162. 162. Bursa synovialis • – Kasların sert cıkıntılı iskelet kısımları uzerinden gecerken kas ile • bu kısımlar arasına giren içi synovia (sıvı) dolu keselerdir. • – Yapı yonunden capsule articularis’lerde olduğu gibi synovial ve fibros iki kattan oluşurlar. • – Yangılanmaları sonucunda bursitis denen rahatsızlık oluşur. • – Kiriş altında bulunanlarına bursa synovialis subtendinea, • – Kas altında bulunanlarına bursa submuscularis denir.
  163. 163. • Vagina synovialis tendinis – Kiriş kını • – Uzun mesafeli kemik veya diğer sert kısımlardan geçerken tendoları sararlar. • – Bursa synovialis özelliğinde yapılardır. • – Bunlara mesotendineum da denir. Yangısına tendovaginitis denir. • Vagina fibrosa tendinis • – Kas kirişlerini yerine tespite yarayan kın biçiminde oluşumlardır. • – Yapı olarak vagina synovialis’lerde bulunan synovial kat bulunmaz.
  164. 164. BURSA Ve TENDOVAGİNA
  165. 165. Bursa : Tendonların kemik,kıkırdak,ligament veya başka tendonlara sürtünmesine engel olan küçük içi sıvı dolu yastıkçıklardır.
  166. 166. Bursa tipleri: *subtendinöz: tendon-kemik, kıkırdak, ligament, tendon *artiküler: eklem boşluğu ile ilişkili *subkutanöz: Eklem kapsülü-deri
  167. 167. Kas makarası (Trochlea muscularis) • Bu anatomik oluşum genel biçimiyle daha çok bir «U» çivisi şeklini andırmaktadır. Orbitanın medial duvarında, gözün üst eğri kasının (M.obliquus bulbi dorsalis) tendosunun keskin olarak yön değiştirdiği (medialden dorsolateral’e) noktada yer alır. • Görevi: Kas kontraksiyon yaptığı sırada kasın kirişini yerinde tutmaktır. • Yapısı: Fibrokartilagiones’dir
  168. 168. İskelet Kasları • Evcil memelilerde 200-250 kadar çift, birkaç tane tek kas.
  169. 169. Deri Kasları • Fascia superficialis içine kas ipliklerinin girmesiyle şekillenmişlerdir. • Doğrudan deriyle bağlantılıdırlar • İskelete hemen hemen hiç bağlantıları yoktur • Derinin hareketini sağlarlar. • İsimlendirilmeleri bulundukları bölgeye göre yapılır; • – Baş ve boyun deri kasları • M. spincter colli primitivus’tan gelişmişlerdir. • Baş deri kasları ve boyun deri kasları olmak üzere ikiye ayrılırlar • M. sphincter colli superficialis, platysma ve m. sphincter colli profundus’tan oluşurlar. • – Gövde deri kasları • M. cuteneus trunci (maximus), m. cuteneus omobrachialis, mm. preputiales ve mm. supramammarii’den oluşurlar.
  170. 170. Baş ve boyun deri kasları • Musculus sphincter colli superficialis • – Sadece carnivor’larda bulunur. • – Boynun ventral’inde, dil kemiği ve gırtlağın altında spatium mandibulae’ya doğru oblik olarak uzayan kas ipliklerinden oluşur. • – Görevi: Gırtlak bölgesindeki cranial bölümüyle fascia superficialis’i germektir.
  171. 171. Musculus cutaneus faciei (10) • – Dudak ve yanakların üzerinde yer alır. • – Sus ve carnivor'larda boyundan gelen platysma’nın devamıdır • – Equus ve ruminant'ta ayrı bir kastır. • – Çiğneme kaslarından m. masseter üzerinden ağız acısına doğru uzanarak m. orbicularis oris içine hüzmelenir. • – Görevi: Ağız acısını geri çekmek, dudak ve yanak derisini germektir.
  172. 172. Baş ve boyun deri kasları • Musculus sphincter colli profundus • – Musculus sphincter colli superficialis ve platysma'nın altında, boynun ön yarısından burun ucuna kadar uzanır. • – Dış kulak kasları hariç bütün yuz kasları bundan orijin alırlar. • – Görevi: Alt çene ve yutak bölgesindeki yüzlek akzarı gerer. • Musculus cutaneus frontalis • – Sadece ruminant ve insanda alın bölgesinde derinin altında bulunur. • – Sus'ta zayıf gelişmiştir. İplikleri m. sphincter colli profundus'tan cıkarlar. • – Görevi: Alın derisini kırıştırmak ve oynatmaktır. •
  173. 173. • Musculus cutaneus colli • – Carnivor dışındaki türlerde bulunur. • – Sus’ta manubrium sterni’den, • – Ruminant’larda boynun yuzlek fascia’sından, • – Equide’lerde her iki bolgeden de cıkan • – Boynun yanlarına parmaklar halinde yayılan oldukça güçlü bir kastır. • – Altındaki büyük kaslara kaynaşmıştır. • – Görevi: Boynun alt yüzünün derisini gerdirmek ve oynaktır. Equus'ta aynı • zamanda sulcus jugularis'in üzerini köprülediğinden kon traksiyonunda bu oluğu • önemli ölçüde sıkıştırır.
  174. 174. Platysma • – Carnivor ve sus'ta oldukca iyi gelişmiştir. • – Diğer türlerde bulunmaz. Boynun dorsal ve ense bölgesinden çıkarak oblik ve ışınsal bir seyirle, yüz ve boynun ventral kısmına dağılır. • – Topografik olarak m. cutaneus faciei ve m. cutaneus colli olmak uzere iki kısma ayrılır. • – Görevi: Yutak ve ense derisini oynatmaktır.
  175. 175. Platysma
  176. 176. Gövde deri kasları • Musculus cutaneus trunci (maximus) • – Vucudun en geniş deri kasıdır. • – Omuzun gerisinden kavram yani plica lateris’e (genus) kadar • bütün vücudu sarar. • – Liflerinin yönü, önden geriye ve aşağı doğrudur. • – Carnivor'larda yalnızca omuz bölgesinde kalmıştır. • – Equus ve ruminant'ta omuz deri kası ile kaynaşmıştır. • – Görevi: Vücut derisini germek ve oynatmaktır. • Musculus cutaneus omobrachialis • – Equus ve ruminant'lara hastır. • – İnce bir kas katı halinde scapula'dan dirsek eklemine kadar uzanır. • – Musculus cutaneus trunci’nin ileriye doğru devamı gibidir. • – Görevi: Omuz derisini germek ve oynatmaktır.
  177. 177. Gövde deri kasları • Musculii preputiales • – Ruminant, sus, carnivor'larda bulunur. • – En kuvvetli olarak boğalarda gelişmiştir. • – Gövde deri kasının karnın altına doğru uzamış bir parçası olarak kabul edilir. • – İki bolümden oluşur. • – Musculus preputialis cranialis ; • Adı gecen türlerin hepsinde bulunur. • Görevi: Sünnet derisini öne doğru çekmektir. Sus'ta diverticulum preputiale'ye baskı yapar.
  178. 178. Gövde deri kasları • – Musculus preputialis caudalis; • Carnivor'da bulunmaz, sus'ta bazen bulunur. • Görevi: Sünnet derisini geriye doğru çekmektir. • Musculii supramammarii • – Dişi carnivor'lara hastır. • – Bir kac lif halinde cartilago xyphoidea'dan çıkarak os pubis'e kadar karnın alt yüzünde uzanır. • – M. supramamaricus cranialis ve m. supramamaricus caudalis olarak ayırmak mümkündür. • – Bu da önceki kas gibi gövde deri kasının bir parçası olarak kabul edilir. • – Görevi: Meme bölgesi karın derisini germek ve oynatmaktır.
  179. 179. Ağız etrafındaki kaslar • M.orbicularis oris (6) • Ağız etrafında kısmen dudak derisi kısmen de dudak mukozası altında elipsoid halka şeklindeki bir kastır. Kasla deri arasındaki bağ doku çok az olduğundan ikisini birbirinden ayırmak çok zordur. Sirküler seyrettiği için belli bir origo ve insertionu yoktur. • Görevi: kontraksiyona geçince • ağız yarığını önce büzer sonra • kapatır.Ayrıca dudak bezleri • üzerinde boşaltıcı etki yapar. • Uyarımı: N.facialis
  180. 180. Dudak ve yanak kasları • Musculi incisivi (3) • – Alt ve üst dudak mucosasının hemen altında, kesici dişler hizasında yer alan ince ve yassı birer kastırlar. • – M. incisivus superior ve m. incisivus inferior isimli iki parçadan oluşur. • – Çıkış yeri (origo): üst ve alt kesici diş alveollerinin yakınından çıkarlar. • – Yapışma yeri (insertio): ust ve alt dudakların üzerinde yer alan m. Orbicularis oris bölümüne ve ilgili dudak derilerine yapışır. • – Görevi (functio): Birlikte çalıştıklarında • dudakları dişlere doğru çekerek • dudak bezlerine basınç yapmak. • Tek olarak çalıştıklarında üst kas üst • dudağın yukarıya, alt kas ise alt dudağın • aşağıya çekilmesine yardımcı olur. • – Uyarımı (innervation): N. facialis.
  181. 181. Dudak ve yanak kasları • Musculus levator nasolabialis (1) • – Alın ve burnun üst tarafından çıkarak üst • dudağa ve burun deliğinin dış tarafına giden • yassı, geniş ve ince bir kastır. • – Çıkış yeri: Equide ve canis’te; Gözün biraz • oral ve medial yanı, Ruminant’larda; Alın • ve burun deri kası, Sus’ta; Burun sırtı ortası, • – Yapışma yeri: Equide ve canis’te; Ust • dudak ve burun deliği, Ruminant’larda; Ust • dudak ve burun deliği ve margo • interalveolaris maxillaris, Sus’ta; Üst dudak. • – Görevi: Üst dudağı yukarı doğru çekmek, • equus, ruminant ve carnivor'da burun deliğini • genişletmektir. • – Uyarımı: N. facialis.
  182. 182. Dudak ve yanak kasları • Musculus levator labii superioris (maxillaris) (5) • – İc goz acısının alt tarafı cevresinde maxilla'dan çıkan kuvvetli bir • kastır. • – Ust dudakta, burun deliğinin yan tarafında ve aksi tarafın kası ile • orta düzlemde birleşerek sonlanır. • – Aygır ve boğalarda iyi gelişmiştir ve ust dudağın yukarı doğru • kıvrılmasını bu kas sağlar. • – Çıkış yeri: Orbita’nın ön ve biraz ventral’inde, maxilla üzerinden çıkar. • – Yapışma yeri: Ust dudağın ortası (diğer tarafınkiyle birlikte). • – Görevi: Üst dudak ve çevresini yukarı doğru kaldırmak ve geriye • doğru çekmektir. • – Uyarımı: N. facialis.
  183. 183. Musculus caninus( 6) • – Musculus levator labii superioris’in altında bulunur. • – Genel kural olarak evcil memelilerde ondan daha zayıftır. • – Birbirinden ayrılarak giden kirişler ile burun deliğinin yanına ve kısmen de üst dudağa yapışır. • – Çıkış yeri: Equide’lerde; Crista facialis’in ön ucu, Ruminant’larda; Tuber • malare, Sus’ta; For. infraorbitale’nin hemen gerisi, Canis’te; For. infraorbitale’nin ventrali, • – Yapışma yeri: Equide’lerde M. orbicularis oris, burun deliğinin yan tarafı, • diverticulum nasi, Ruminant’larda; Burun deliğinin yanları, Sus’ta; Burun • deliği ve ust dudak, Canis’te; Ust dudak. • – Görevi: Üst dudağı geri çekmek, burun deliğini genişlemektir. • – Uyarımı: N. facialis.
  184. 184. Musculus depressor labii superioris (maxillaris) (4) • – Sadece ruminant ve sus'ta bulunur. Musculus caninus’un hemen ventralinde yer almıştır. • – Çıkış yeri: Ruminant’larda; Tuber faciale, Sus’ta; Crista facialis’in ön ucu. • – Yapışma yeri: Bos’da; Planum nasolabiale, K. rum.’larda; Planum nasale, Sus’ta; Planum rostrale. • – Görevi: Üst dudağı aşağı doğru • çekmektir. • – Uyarımı: N. facialis.
  185. 185. Musculus depressor labii inferioris (mandibularis) (8) • – Carnivor'larda bulunmaz. • – Diğer türlerde m. buccinator ile kaynaşmıştır. • – İki kas birbirinden m. masseter’in önünde ayrılırlar. • – Musculus masseter’in ventral kenarı boyunca öne doğru uzayarak alt dudağa girer. • – Çıkış yeri: Maxilla’nın tuber faciale’si ve mandibula’nın proc. coronoideus’u. • – Yapışma yeri: Alt dudak. • – Görevi: Alt dudağı aşağıya ve geriye doğru çekmektir. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus mentalis • – Musculus buccinator'un pars buccalis'inin bir parçası olarak da kabul edilir. • – Çıkış yeri: Canin dişler hizasında mandibula’nın dış yüzünden çıkar. • – Yapışma yeri: Alt dudak derisi. • – Görevi: Çene derisini büzüştürmek ve germektir. • – Uyarımı: N. facialis.
  186. 186. • Musculus zygomaticus (5) • – Equus, sus ve ruminat’ta arcus zygomaticus'tan, carnivor'da scutulum kıkırdağından, ağız açısına uzanan yassı, şerit benzeri bir kastır. • – Çıkış yeri: Equide, sus ve ruminant’larda; Arcus zygomaticus, fascia masseterica, Carnivor’da; • Scutulum. • – Yapışma yeri: Commissura labiorum’un hemen ust kısmı. • – Görevi: Ağız açısını geriye, carnivor'da buna ilave olarak scutulum'u öne çekmektir. • – Uyarımı: N. facialis.
  187. 187. • Musculus buccinator (7) ıslık kası. • – Yanağın temelini oluşturur. • – Üst ve alt çene alveollerinin kenarları arasında bulunur. • – Özellikle arka bölümü; bir yüzlek pars buccalis ve bir de derinde yer alan pars molaris'e ayrılır. • – Çıkış yeri: Mandibula’nın proc. coronoideus’u, tuber maxillare, mandibula ve maxilla’nın margo alveolaris’leri. • – Yapışma yeri: Commisura labiorum. • – Görevi: Lokmanın dişler arasına girmesini sağlamak ve yanak bezlerine basınç yapmaktır. • – Uyarımı: N. facialis.
  188. 188. Musculi Nasales Burun kasları • Musculus dilatator naris apicalis • – Burun delikleri arasında yer alan bir kastır. • – Ruminant’larda corpus incisivus’un ortasından dorsolateral olarak iki yana oblik seyirli iplikler halinde karşımıza çıkarken, • – Equide’lerde iki cart. alaris arasına gerilmiştir ve biri yüzlek diğeri derin iki katlı bir kas tabakası halindedir. • – Çıkış yeri: Ruminat’ta; Corpus incisivus’un üzerinden diğer yanınkiyle birlikte,Equide’de; Bir tarafın cart. alaris’den cıkar. • – Yapışma yeri: Ruminat’ta; Cartilago nasi lateralis ve burun deliklerinin medial duvarına, Equide’de; Diğer tarafın cart. alaris’ine yapışır. • – Görevi: Dudak kaslarına burun deliğinin genişletilmesinde yardımcı olmak ve equus'ta burun kanadının şişirilmesini sağlamaktır. • – Uyarımı: N. facialis.
  189. 189. • Musculus dilatator naris medialis • – Ruminant’lara hastır. Burunun medial kanadının üst yanında yer alır. Önceki kasa göre daha kucuktur. • – Çıkış yeri: Cartilago nasi lateralis ve m. levator labii superioris’in tendo’sundan cıkar. • – Yapışma yeri: Burun deliklerinin medial duvarının dorsal kösesine yapışır. • – Görevi: Burun deliğinin genişlemesine yardımcı olmak. • – Uyarımı: N. facialis.
  190. 190. Burun kasları • Musculus lateralis nasi • – Incisura nasoincisivus'tan diverticulum nasi'ye uzanan ince bir kastır. • – Ruminant’larda derin ve yüzlek iki tabaka, • – Equide’lerde dorsal, caudal ve ventral olmak üzere üç bölum halindedir. • – Diverticulum nasi’nin derisinin icine ve burun boşluğunun tabanına yayılır. • – Çıkış yeri: Ruminant’larda • Yüzlek kısım; Os incisivus’un proc. nasalis’inin lateral yüzünün apikal kısmından, • Derin kısım; Cartilago lateralis nasi ventralis’ten, Equide’lerde dorsal kısım; Icisura nasoincisiva’nın dorsal kenarından, Caudal kısım; Onun biraz arkasından, • Ventral kısım; Os incisivus’un proc. nasalis’inden cıkar. • – Yapışma yeri: Ruminant’larda yüzlek kısım; Ust dudağa, Derin kısım; Cartilago nasalis accesoria’ya, Equide’lerde dorsal ve caudal kısımlar; • Diverticulum nasi’nin tabanına, Ventral kısım; Concha nasi dorsalis ve ventralis’lere yapışır. • – Görevi: Burun deliğinin genişlemesine yardımcı olmak. • – Uyarımı: N. facialis.
  191. 191. Orbita dışındaki kaslar • Musculus orbicularis oculi • – Göz kapaklarını çepeçevre saran ve onları kontrol eden kuvvetli bir kastır. • – Pars orbitalis ve pars palpebralis olmak üzere iki parçadan oluşur. • – Pars orbitalis daha derinde, daha kuvvetli, • – Pars palpebralis isimli ikinci parça ise daha yüzle ve daha zayıftır. • – Bağlanma noktaları: Pars orbitalis; Orbitayı oluşturan kemiklerin kenarlarına, • Pars palpebralis; Göz kapaklarının iç yüzüne bağlanır. • – Görevi: Göz kapaklarını birbirine yaklaştırmak suretiyle görme yarığını (rima palpebrarum) daraltmak veya kapatmaktır. • – Uyarımı: N. facialis. • • Musculus levator anguli oculi medialis • – Musculus corrugator supercilii veya m. superciliaris olarak da bilinir. • – Sadece carnivor'da kuvvetli bir kastır. • – Ruminant’larda yerini m. frontalis almıştır. • – Çıkış yeri: Fascia frontalis. • – Yapışma yeri: Üst göz kapağının medial yarımı. • – Görevi: Üst göz kapağının medial yarımını yukarı doğru çeker. O bölgenin duyu • kıllarının dikleşmesini sağlar. • – Uyarımı: N. facialis.
  192. 192. Orbita dışındaki kaslar • Musculus retractor anguli oculi (lateralis) • – Cok zayıf bir kastır. • – Sadece carnivor’larda bulunur. • – Fascia temporalis'ten çıkıp dış göz acısına uzanan bant şeklinde bir kastır. • – Çıkış yeri: Fascia temporalis. • – Yapışma yeri: Angulus oculi lateralis (dış goz acısı). • – Görevi: Dış göz acısını germek ve yukarıya kaldırmaktır. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus malaris • – Musculus colli profundus’un gozkapağına uzanan bolumu olarak da duşunulebilinir. • – En kuvvetli olarak bos’ta şekillenmiştir. • – Yüz fascia'sından çıkarak alt goz kapağına girer. • – Çıkış yeri: Fascia profunda fascii. • – Yapışma yeri: Alt göz kapağı. • – Görevi: Alt göz kapağını aşağı doğru, ruminant’larda buna ilave olarak yanağı yukarı çekmek. • – Uyarımı: N. facialis.
  193. 193. Orbita dışındaki kaslar • M.superciliaris: • Küçük fakat oldukca kuvvetli bir kastır. Ruminantlarda bunun yerini m.frontalis almıştır. • Çıkış yeri: Frontal fascia • Sonlanma: Üst göz kapagının medial yarımı • Görevi: Üst göz kapağının medial yarımını kaldırır. • Uyarımı: N.facialis
  194. 194. Kulak kepçesi kasları • Evcil memelilerde başın, boyuna asılış biçiminden dolayı ses yönüne çevrilebilmesi • oldukça güçtür. • Bu güçlüğü telafi için, başı çevirmeden ses dalgalarının alımını sağlayacak şekilde kulak kepçesinin oynak olması gerekmektedir. • Bundan ötürü kulak kepçesini küresel bir eklem gibi hareket ettirebilen kepçe kasları çok iyi gelişmişlerdir. • Kaslar, ya çevre kemiklerinden yada kulak kepcesinin ön ve ic tarafında, m.temporalis uzerine oturmuş, cart. scutuloformis (scutulum) isimli kalkancık kıkırdağı'dan çıkarak kepçeye bağlanırlar. • Yerleşim özelliklerine gore ; • – Musculi auriculares rostrales, • – Musculi auriculares dorsales, • – Musculi auriculares caudales, • – Mm. auriculares ventrales • – Kepçe üzerindeki kaslar • olmak üzere beş gruba ayrılırlar.
  195. 195. Musculi auriculares • Musculi scutuloauricularis superficiales • – Kulak kepcesiyle, (auricula) scutulum arasında seyrederler. • – Equide’lerde m. scutuloauricularis superficialis dorsalis, medius (accesorius) ve ventralis olmak uzere uc tanedirler. • – Çıkış yerleri: Scutulum (cart. scutuloformis). • – Yapışma yerleri: Auricula (kulak kepcesi kıkırdağı). • – Görevi: Kulak kepçesini ice çekerek kulak kepçesinin dik durmasını sağlamak ve böylece kepce yarığını öne çevirmek. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculi scutuloauriculares profundi • – Kepcenin kısa (m. scutularis profundus minor) ve uzun (m. Scutularis profundus major) dondurucu kasları diyebileceğimiz iki kastan oluşurlar. • – Dıştan görülmezler. Kepce cevresi yağının içine gömülmüşlerdir. • – Çıkış yerleri: Scutulum’un alt kısmı. • – Yapışma yerleri: Auricula. • – Görevi: İkisi bir arada kulak kepcesine dönme hareketi yaptırırlar. Kulak • kepçesi yarığını dışarı ve geriye çevirirler. • – Uyarımı: N. facialis.
  196. 196. • Musculus frontoscutularis • – Temporal ve frontal iki parcadan oluşur. • – Çıkış yeri: Arcus zygomaticus ve linea temporalis’in frontal kısmı. • – Yapışma yeri: Scutulum’un lateral ve on kenarı. • – Görevi: Scutulum’u yerinde tutmak ve hareket ettirmek. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus zygomaticoscutularis • – Equide ve carnivor’larda bulunan temporal bolge uzerine subcutan olarak • yerleşmiş, ince bir kastır. • – Çıkış yeri: Arcus zygomaticus ve linea temporalis. • – Yapışma yeri: Scutulum. • – Görevi: Scutulum’un tespitinde rol oynar. Uyarımı: N. facialis.
  197. 197. • Musculus zygomaticoauricularis • – Arcus zygomaticus ile kulak kepcesinin tabanı arasında seyreden bir kastır. • – Çıkış yeri: Fascia parotidea ve arcus zygomaticus. • – Yapışma yeri: Kulak kepcesinin tabanı ve m. parotidoauricularis’in yapışma • kirişi. • – Görevi: Kulak kepcesinin dibini one doğru ceker. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus interscutularis • – İki yanınki birbirine bitişik olarak linea temporalis’lerden cıkarak kendi yanının scutulum’una bağlanır. • – Çıkış yeri: Linea temporalis’in parietal bolumu. • – Yapışma yeri: Scutulum. • – Görevi: Scutulum’u yerinde tutmak ve hareket ettirmek. • – Uyarımı: N. facialis.
  198. 198. Musculi auriculares • Musculus parietoscutularis • – Sadece carnivorlar’da varlığından sozedilen bir kastır. • – Çıkış yeri: Linea temporalis’in parietal bolumu. • – Yapışma yeri: Scutulum. • – Görevi: Scutulum’un yerinde tespit etmek. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus parietoauricularis • – Musculus scutuloauricularis ve cervicoaurcularis superficialis’in altında yer almış bir kastır. • – Çıkış yeri: Linea temporalis’in parietal bolumu. • – Yapışma yeri: Kulak kepcesi salyangozunun dış bükey yüzünün altı. • – Görevi: Kulak kepcesinin kaldırıcısı olarak çalışmak. • – Uyarımı: N. facialis.
  199. 199. Musculi auriculares • Musculus cervicoscutularis • – Crista nuchea’den cıkarak scutulum’um iç tarafına yapışır. • – Equide’lerde m. interscutularis’ten pek iyi ayrılmaz. • – Çıkış yeri: Crista nuchea veya ona denk gelen bolge fasciası. • – Yapışma yeri: Scutulum’um ic tarafı. • – Görevi: Scutulum’u yerinde tutmak ve hareket ettirmek. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus cervicoauricularis superficialis • – Ense bölgesinden kulak kepçesine uzanır. • – Üzeri bir önceki kas tarafından örtülmüştür. • – Çıkış yeri: Crista nuchea ve fascia nuchea. • – Yapışma yeri: Kulak kepçesinin dış bükey yüzünün ic tarafı. • – Görevi: Kulak kepçesinin kaldırıcısı olarak çalışmak. • – Uyarımı: N. facialis.
  200. 200. Musculi auriculares • Musculus cervicoauricularis medius • – Musculus cervicoauricularis superficialis’in altında ve caudal’inde yer alan • uzun ve kuvvetli bir kastır. • – Çıkış yeri: Crista nuchea, lig. nuchae ve cevre fascia’sı. • – Yapışma yeri: Kulak kepcesinin arka ve dış tarafı. • – Görevi: Bir sonraki ile birlikte kulak kepçesinin arka-ic tarafını dışa çevirmek. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus cervicoauricularis profundus • – Önceki iki kasın altından çıkar, glandula parotis’in altından geçerek kulak • kepçesinin dış bukey yuzunun alt kesimine bağlanır. • – Çıkış yeri: Crista nuchea, lig. nuchae ve cevre fascia’sı.(önceki kasın altı) • – Yapışma yeri: Kulak kepcesinin dış bukey yuzunun alt kesimi. • – Görevi: Bir önceki kasla birlikte kulak kepçesinin arka-ic tarafını dışa • çevirmek. • – Uyarımı: N. facialis.
  201. 201. Musculi auriculares • Musculus parotidoauricularis • – Glandula parotis uzerinde subcutan olarak uzanan şerit benzeri bir kastır. • – Çıkış yeri: Fascia parotidea. • – Yapışma yeri: Kulak kepçesinin inc. intertragica’sı çevresi. • – Görevi: Kepçeyi aşağı doğru çektiği gibi, kaldırıcı, döndürücü ve dışarı çeken kaslarla birlikte çalıştığında kepçeyi geriye doğru çeker. • – Uyarımı: N. facialis. • Musculus styloauricularis • – Şerit şeklinde bir kastır. • – Çıkış yeri: Meatus acusticus externus. • – Yapışma yeri: Kulak kepçesinin iç kenarının derisi. • – Görevi: Kulak girişi deliğini ufaltır. • – Uyarımı: N. facialis.
  202. 202. Kulak kepçesi üzerinde yer alan kaslar • Tamamı kulak kepçesi üzerinde yer alan ufak kaslardır.. • 1- M. tragicus • 2- M. antitragicus • 3- M. caudoantitragicus • 4- M. helicis • 5- M. meatus cartilaginei • 6-M. transversi et obliqui auriculae • – Görevleri: Bu kaslar kıkırdak işitme yolunun daralmasını ve genişlemesini sağlarlar. • – Uyarımlarımları: N. facialis.
  203. 203. Kulak kasları
  204. 204. Mandibuladaki kaslar • Musculus masseter • – Ramus mandibula'nın dış yüzünde bulunan kuvvetli bir kastır. • – Canis ve ovis’te üç, diğer türlerde yüzlek ve derin iki bölümden meydana gelmiş olup özellikle equus ve carnivor'da cok kuvvetli ve kirişseldir. • – Çıkış yeri: Arcus zygomaticus ve crista facialis. • – Yapışma yeri: Corpus ve ramus mandibulae’nın ventral kenarı • – Görevi: Alt çeneyi üst çeneye doğru kuvvetlice çekmek ve öğütmede alt çenenin yan hareketlerine sağlamak. • – Uyarımı: N. mandibularis’in dallarında n. massetericus. • Musculus pterygoideus medialis • – Alt çenenin iç tarafında yer alan güçlü bir kastır. • – Dorsolateral’indeki m. pterygoideus lateralis ile aralarından n. mandibularis isimli sinir geçer. Her iki kas yutağı yanlardan çevirmişlerdir. • – Çıkış yeri: Os palatinum’un lamina perpendicularis’i ve os basisphenoidale’nin proc. pterygoideus’u. • – Yapışma yeri: Ramus mandibulae’nin fossa pterygoidea’sı. • – Görevi: Musculus masseter gibi alt çeneyi yukarı çekerek (synergist) çiğnemeye yardımcı olmak. Tek taraflı çalıştığında çeneyi yana çekmek. • – Uyarımı: N. mandibularis’in kollarından n. pterygoideus.
  205. 205. Çiğneme kasları • Musculus pterygoideus lateralis • – Mandibulanın medialinde bulunan bu kas m. pterygoideus medialis’e göre daha zayıf bir kastır. • – Çıkış yeri: Os basisphenoidale’nin proc. pterygoideus’u. • – Yapışma yeri: Collum mandibulae, proc. condylaris ve dolayısiyle çene ekleminin hemen altı. • – Görevi: Alt cenenin yukarıya ve ileriye doğru hareketini sağlamak. Tek taraflı çalıştığında çeneyi yana çekmek. • – Uyarımı: N. mandibularis’in kollarından n. pterygoideus. • Musculus temporalis • – Fossa temporalis'i dolduran ve uzeri parlak bir kirişsel fascia ile kaplanmış • güçlü bir kastır. En kuvvetli olarak carnivor'da bulunur. • – Çıkış yeri: Fossa temporalis. • – Yapışma yeri: Ramus mandibula'nın on kenarı ve proc. coronoideus’u. • – Görevi: Alt ceneyi yukarıya doğru cekmek ve böylece üst çeneye bastırmak. • – Uyarımı: N. mandibularis’in dallarından n. temporalis profundus
  206. 206. Yutak giridi kasları • Musculus digastricus (biventer mandibulae) • – Os occipitale'nin proc. paracondylaris'i (jugularis) ile corpus mandibulae'nin iç yuzu arasında oroventral seyreden bir kastır. • – Yalnız equus'da ara bir kirişle birbirine bağlı iki belirgin karından (venter caudalis- venter-rostralis) şekillenmiştir. • – Diğer turlerde tek karın halindedir. • – Equus'da caudal karından ayrılan bir kol mandibula'nın proc. condylaris'ine, m.occipitomandibularis olarak yapışır. • – Ayrıca kasın ara kirişi m. stylohyoideus'un kirişini delerek ilerler • – Burada her iki kiriş bir kiriş kını ile sarılmıştır. • – Çıkış yeri: Os occipitale’nin proc. paracondylaris’i (jugularis). • – Yapışma yeri: Corpus mandibulae’nin alt kenarının iç yuzu ve sadece equide’lerde; ramus mandibulae’nin proc.condylaris'i (m. occipitomandibularis). • – Görevi: Alt ceneyi aşağı ve geriye doğru çekmekle ağız yarığının genişlemesini sağlar. Equus'da m. stylohyoideus'un kirişi ile ilişkili olduğundan dil kemiğinin yukarı doğru kaldırılmasında yardımcı olur. • – Uyarımı: On bolum; n. mandibularis’in n. mylohyoideus’u, arka bolum; n. facialis.
  207. 207. Yutak giridi kasları • Musculus mylohyoideus (8) • – Dilin yardımcı kaslarından olmakla beraber, genetik ve innervation yönünden • baş kaslarına dahildir. • – Karşı yarımla birleşerek alt çene aralığının en yuzlek kasını şekillendirir. Lifleri • sagittal eksene transversal yöndedir. • – Corpus mandibulae'nin iç yüzündeki linea mylohyoidea'lardan çıkar. • – Birleşme noktasında ortada bir dikiş, raphe, oluştururlar. • – Carnivor dışında diğer türlerde pars oralis ve pars aboralis halinde birbirine • yapışık iki parçadır. • – Çıkış yeri: Her iki corpus mandibulae'nin ic yuzundeki linea mylohyoidea’lar. • – Yapışma yeri: Spatium mandibulae’da diğer tarafınki ile oluşturdukları raphe • mylohyoidea ve geride os hyoideum. • – Görevi: Dili damağa doğru kaldırmak ve bastırmak. • – Uyarımı: N. mandibularis’in n. mylohyoideus’u.
  208. 208. Başı hareket ettiren kaslar • Musculus rectus capitis dorsalis major • – Axis ile os occipitale arasında yeralır. • – Yuzlek ve derin olmak uzere iki parcadan oluşmuştur. • – Ligamentum nuchae ile ilişkilidir. • – Çıkış yeri: Axis'in proc. spinosus’u. • – Yapışma yeri: Protuberentia occipitalis externa veya ona denk gelen yer. • – Görevi: Articulatio atlanto-occipitalis'in gericisi dolayısıyla başın kaldırıcı • kasıdır. • – Uyarımı: 1. n. cervicalis’in rami dorsales’i. • Musculus rectus capitis dorsalis minor • – Önceki kasın altında ve atlanto-occipital ekleminin hemen uzerindedir. • – Atlas ile os occipitale arasında bulunur. • – Çıkış yeri: Atlas’ın tuberculum dorsale’si. • – Yapışma yeri: Protuberentia occipitalis externa’nın yanları. • – Görevi: Onceki kas ile birlikte art. atlanto-occipitalis'in gericisi dolayısıyla • başın kaldırıcı kasıdır. • – Uyarımı: : 1. n. cervicalis’in rami dorsales’i.
  209. 209. Başı hareket ettiren kaslar • Musculus obliquus capitis cranialis • – Kısa, kalın, lifleri eğri giden bir kastır. • – Atlas ile os occipitale arasındaki boşluğu doldurur. • – Ustunu m. brachiocephalicus ile m. splenius capitis'in kirişleri kaplamıştır. • – Çıkış yeri: Ala atlantis. • – Yapışma yeri: Processus paracondylaris (jugularis) ve linea nuchae. • – Görevi: Baş-boyun eklemlerinin gericisidir. Tek taraflı calıştığında başı yana ceker. • – Uyarımı: 1. n. cervicalis’in rami dorsales’i. • Musculus obliquus capitis caudalis • – Multifidus kas sisteminin on parcasını oluşturur. • – Onceki kastan daha buyuk ve kuvvetlidir. • – İlk iki boyun omurunun uzerindedir. Axis'in dikensi çıkıntısından atlas’a uzanır. • – Çıkış yeri: Axis’in proc. spinosus’u. • – Yapışma yeri: Ala atlantis. • – Görevi: Tek taraflı çalıştığında atlas’ı dolayısıyla başı dondurur. İki tarafınki bir arada çalıştığında atlantoaxial eklemi tespit eder. • – Uyarımı: 2. n. cervicalis’in rami dorsales’i.
  210. 210. Musculus rectus capitis lateralis • – Articulatio atlanto-occipitalis’in yan tarafında uzanan yuzlek ve zayıf bir kastır. • – Çıkış yeri: Atlas’ın arcus ventralis’i ve ala atlantis. • – Yapışma yeri: Os occipitalis’in proc. paracondylaris’i. • – Görevi: Ense boyun eklemini (art. atlanto-occipitalis) büker, başı yana çeker. • – Uyarımı: 1. n. cervicalis’in rami ventrales’i. • Musculus rectus capitis ventralis • – Kısa, zayıf bir kastır. • – M. longus capitis'in ust ve yan tarafında atlas ile kafatasının alt yüzü arasındadır. • – Çıkış yeri: Atlas’ın arcus ventralis’i. • – Yapışma yeri: Os basioccipitale’nin tuberculum musculare’si. • – Görevi: Ense boyun eklemini (art. atlanto-occipitalis) buker. • – Uyarımı: 1. n. cervicalis’in
  211. 211. Başı hareket ettiren kaslar Musculus longus capitis • – Başın bükücüsü olan bu uzun kas, boyun bükücü kası m. longus colli'nin öne doğru devamıdır. • – İlk iki boyun omuru ile os occipitale arasındaki boşluğu tamamen doldurur. • – Çıkış yeri: 5. veya 6. dan 2. ye kadar olan boyun omurlarının proc.transversus’ları. • – Yapışma yeri: Os basioccipitale’nin tuberculum musculare’si. • – Görevi: Ense-boyun ekleminin güçlü bir bükücüsüdür. Başın yana doğru çekilmesini de sağlar. • – Uyarımı: Equide’lerde 1.-4., diğer turlerde 1.- 6. n. cervicales’in rami ventrales’i.
  212. 212. Boyun ve sırt uzun kasları (yüzlek kat) • Musculus splenius • – Boyun bölgesinin yan tarafında, yer alan güçlü bir kastır. • – Carnivor dışında m. splenius capitis ve m. splenius cervicis olmak üzere iki parçadan oluşur. • – Os occipitale, vertebrae cervicales ve lig. nuchae arasında yer almıştır. • – Dış yuzunun buyuk bolumu m. trapezius, m. rhomboideus ve m.brachiocephalicus tarafından örtülürken kendisi de derin ense kaslarını kapatmıştır. • – Çıkış yeri: Cidago bolgesindeki fascia spinocostotransversalis, lig. nuchae’nın arka bolumu, 3. ve 4. vertebra thoracica’nın proc. spinosus’ları (ruminant ve canis). • – Yapışma yeri: • M. splenius capitis; Os occipitale’nin linea (crista) nuchae, os temporale’nin proc. mastoideus’u ve ilk boyun omurlarının proc. transversus'ları • M. splenius cervicis; 1.-5. kadar olan vertebrae cervicalis’in proc. transversus’ları. • – Görevi: İki tarafın kası bir arada çalıştığında boyun gerilir, baş ve boyun dikilir ve kaldırılır. Tek taraflı çalıştığında baş ve boyun yana bükülür. Koşma ve sıçramalarda ise baş ve boyun arasındaki uyumu sağlar. • – Uyarımı: Bulunduğu bölgedeki nn. cervicales.
  213. 213. Erector Spinae kasları (M.iliocostalis, m.longissimus ve m.spinalis) • Musculus iliocostalis • – Crista iliaca'dan cıkar, angulus costae'lara kirişli dişler şeklinde bağlanarak son boyun omurlarının proc. transversus'larında sonlanır. • – Geçtiği bölgelere göre kası; m. iliocostalis lumborum, thoracis ve cervicis şeklinde üce ayrılır. • Musculus iliocostalis lumborum • – Ayrı bir kas halinde ruminant ve carnivor'da bulunur. • – Equus ve sus'ta m. longissimus lumborum ile kaynaşmıştır. • – Crista iliaca ile son costa arasında bulunur. • – Çıkış yeri: Crista ilaca. • – Yapışma yeri: Vertebrae lumbales’in proc. transversus’ları ve son costa’lar. • – Görevi: Columna vertebralis’in lumbo - thoracal bolumunu tesbit ve expiration. • – Uyarımı: Nn. lumbales’in rr. dorsales’i.
  214. 214. • Musculus iliocostalis thoracis • – Bütün evcil memelilerde mevcuttur. • – Kaburgaların arka üst kenarlarına bağlanan ve merdiven basamağı gibi peş peşe dizilmiş lateral ve medial kirişsel dişlerden oluşur. • – Lateral kirişlerin yonleri craniolateral, medial kirişlerin yönleri • craniomedial’dir. • – Çıkış yeri: M. iliocostalis lumborum. • – Yapışma yeri: Lateral kirişler; 2 - 3 intercostal aralık atlayarak costa’ların arka kenarlarına • , Medial kirişler, birer aralık atlayarak costa’ların ön kenarlarına yapışırlar. • – Görevi: Columna vertebralis’in lumbo - trochal bolumunu tesbit ve expiration. • – Uyarımı: Nn. thoracici’nin rr. dorsales’i. Erector Spinae kasları (M.iliocostalis, m.longissimus ve m.spinalis)
  215. 215. • Musculus iliocostalis cervicis • – Bir önceki kasın devamıdır. Zayıf gelişmiştir. • – Carnivor'da bulunmaz. • – Equus ve ruminant'ta beşinci ve altıncı boyun omurunun proc. transversus'larına bağlanır. • – Sus'ta ise ala atlantis'e kadar uzanır. • – Çıkış yeri: M. iliocostalis thoracis. • – Yapışma yeri: Equus ve ruminant'ta beşinci ve altıncı boyun omurunun proc.transversus'ları, Sus'ta ise ala atlantis. • – Görevi: Cift taraflı calıştığında columna vertebralis’in ilgili bölümünü sabitlemek, tek taraflı çalıştığında yana doğru çekmek. • – Uyarımı: Nn. cervicales’in rr. dorsales’i. Erector Spinae kasları (M.iliocostalis, m.longissimus ve m.spinalis)
  216. 216. • Musculus longissimus • – Sacrum ve ilium'dan os occipitale'ye kadar uzanan bir kas serisidir. • – Bu haliyle sırt, boyun ve başın, dolayısıyla vücudun en uzun kasıdır. • – Bel bölgesi kasın en fazla gelişmiş olduğu yerdir. • – Burada kasın üzerine fascia thoracolumbalis örtülmüştür. • – İleriye doğru gittikçe kasın genişliği ve kalınlığı önemli derecede azalır. • – Kas liflerinin yönü cranioventral ve lateral'dir. • – Lifler kasın gectiği bolgelerde omurların proc. mamillaris'leri ile proc. transversus'larına, kaburga kemiklerinin angulus costae'ları ile arka kenarlarına bağlanırlar. • – Bulunduğu bölgeye göre kas bölümleri şöyle isimlendirilir. • a- M. longissimus lumborum b- M. longissimus thoracis • c- M. longissimus cervicis d- M. longissimus capitis e- M. longissimus atlantis Erector Spinae kasları (M.longissimus)
  217. 217. • Musculus longissimus lumborum: • – Musculus iliocostalis'in medial'inde yer alan kas equide ve sus’ta bu kas ile • kaynaşmış, carnivor ve ruminant’larda ondan ayrılabilir durumdadır. • – Evcil memelilerde önündeki m. longissimus thoracis ilede sınır göstermeksizin birleşmiştir. • – Bu birleşik kasa daha önceleri m. longissimus dorsi adı da verilirdi. • – Bu kas aynı zamanda kasaplık hayvanlarda konturfile’nin elde edildiği kastır. • – Çıkış yeri: Equide, sus ve ruminant’larda; Sacrum, crista iliaca, ala ossis ilii, vertebra lumbales’in proc. spinosus ve mamilloarticularis’leri, Carnivor’larda; Crista iliaca, ala ossis ilii. • – Yapışma yeri: Musculus longissimus thoracis. • – Görevi: Columna vertebralis’in sabitlemek, yük ve binici taşımak. • – Uyarımı: Nn. lumbales’in rami dorsales’i. Erector Spinae kasları (M.longissimus )
  218. 218. Erector Spinae kasları (M.longissimus ) • Musculus longissimus thoracis • – Bir önceki kasın one doğru devamı sayılır. • – Bu kastan yedinci veya altıncı boyun omurlarına kadar uzanırlar. • – Çıkış yeri: M. longissimus lumborum ve vertebrae thoracicae’nın proc. transversus’ları. • – Yapışma yeri: Medial kirişleri; Birinciden yedinci veya sekizinciye kadar olan • vertebrae thoracicae’nın proc. transversus’ları, Lateral kirişleri; Tuberculi costae ve • 6.-7. vertebrae cervicalis’in proc. transversus’ları. • – Görevi: Columna vertebralis’in sabitlemek yuf ve binici taşımak. Bir önceki kasla birlikte şahlanmaya yardımcı olmak. • – Uyarımı: Nn. thoracici’nin rami dorsales’i.
  219. 219. Erector Spinae kasları (M.longissimus ) • Musculus longissimus cervicis • – Üçgen şeklinde, yassı bir kastır. • – Çıkış yeri: Equide, sus ve ruminant’larda ilk 5.-8., carnivor’larda ilk 4.-6. vertebrae • cervicales’in proc. transversus'ları. • – Yapışma yeri: Son 4.-5. vertebrae cervicales’in proc. transversus'ları. • – Görevi: Columna vertebralis’in ilgili bölümünü sabitlemek, vücudun ön bölümünün • kaldırılmasına yardımcı olmak. • – Uyarımı: Bulunduğu yere denk gelen nn. cervicales ve thoracici’nin rami dorsales’i.
  220. 220. • – Lifleri, omurların proc. spinosus'ları arasında uzanırarak segmentli bir yapı gösterir. • – Equus ve sus'ta lifler yalnızca proc. spinosus'lara bağlanır (spinal parca veya m. • spinalis). • – Ruminant ve carnivor'da ise bazı lifler omurların proc. mamillaris'leri ile proc. • transversus'larına bağlandığından, semispinal parça veya m. spinalis et semispinalis • şeklinde isimlendirilir. • – Kasın boyun ve sırt bolumleri birbirinden kesin ayrılmadığından, m. spinalis et • semispinalis thoracis et cervicis olarak terimlendirilir. • – Çıkış yeri: Vertebrae lumbales’ten 2. veya 3. vertebrae cervicales’e kadar olan • omurların proc. spinosus’larından aponeuratic olarak çıkar. • – Yapışma yeri: Bir veya birkac omur atlayarak onlerindeki vertebrae thoracicae ve • 2. veya 3. vertebrae cervicales’e kadar olan omurların proc. spinosus’larına • yapışırlar. • – Görevi: İki tarafın kası birlikte calıştığında boyun ve sırtı tesbit ederler ve gererler. • Tek taraflı calıştıklarında boyun ve sırtı yana bükerler. Musculus longissimus'un • sinergist’idirler. • – Uyarımı: Tekabul ettikleri bolgelerdeki nn. lumbales, thoracici ve cervicales’in • rami dorsales’i. Erector Spinae kasları (M.spinalis)

×