Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

GEMİM - Zeynep Sarılar

606 views

Published on

Türkiye’de doğup global başarılara imza atacak girişimleri ortaya çıkarmayı hedefleyen GEMİM’in yöneticisi Zeynep Sarılar yazılım odaklı girişimcilere nasıl katkılar sağlayacağını Optimist’e anlattı.

Published in: Business
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

GEMİM - Zeynep Sarılar

  1. 1. OPTİMİSTNİSAN 2014 44 - EDA BAYRAKTAR Türkiye’de doğup global başarılara imza atacak girişimleri ortaya çıkarmayı hedefleyen GEMİM’in yöneticisi Zeynep Sarılar yazılım odaklı girişimcilere nasıl katkılar sağlayacağını Optimist’e anlattı. GIRIŞIMCILERDE “ATEŞ”ARIYORUZ! GEMİM nedir, nasıl doğdu?  Girişimcilik Eğitim ve İnkübasyon Merkezi-GEMİM, Ya- zılım Sanayicileri Derneği (YASAD) tarafından liderliği yapılan, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) destekle- diği bir merkez. Ana hedefi yazılım odaklı girişimcilerle birlikte ticarileşebilecek ürünler çıkarmak ve burada baş- layan girişimcilerimizin yolculuğunu globale taşımak. Türkiye’deki yazılımcıların gerçekten başarılı olduğunu ama dünyada tanınmadığını biliyoruz. GEMİM iki temel ihtiyaçtan doğdu. Biri, Türkiye yazılımını dünyaya tanıt- mak, diğeri gerçekten Türkiye’de girişimciliğin böyle bir merkez tarafından farklı açılardan desteklendiği bir eği- tim merkezi ihtiyacını gidermek. Ekibiniz kimlerden oluşuyor? Ben kurum yöneticisiyim, proje yöneticisi olarak Selçuk Bey var, bir de rehberlik yapan danışmanımız var. Ayrıca çeşitli konularda profesyonel danışmanlık alıyoruz. İki de KOSGEB sertifikalı eğitmenimiz var. Yönetim ve danış- ma kurulumuz girişimcilerden oluşuyor. Danışma kurulu- muzda hem akademisyenler, hem de Webrazi, Microsoft gibi kurumlardan girişimciliğe dokunmuş kişilerin oluş- turduğu bir ekosistemimiz var. GEMİM kimlere hitap ediyor? Kimler başvurabiliyor? İki tip hedef kitlesi var; şu ana kadar firma kurmamış ya da bize sunduğu proje hakkında firması olmayan bireysel girişimciler ya da yazılım konusunda çalışan üç yaşından küçük KOBİ’ler başvurabiliyor. Çünkü bir ürünün ya da bir firmanın değişmez formata kavuşmasının 36 ay sür- düğüne inanıyoruz. Dolayısıyla ondan daha genç firmala- rımız da bizim eğitimlerimizden faydalanabilir. Başvuru süreci nasıl işliyor? Sosyal medyadan, web sitemizden çağrılarımızı duyuru- yoruz. Başvurular online yapılıyor. Bir girişimciye sunum yapar gibi sunum hazırladık. Dedik ki, projenizi payla- şırken benzer şekilde bir sunum hazırlayıp gönderin. O sunumları değerlendiriyoruz. İlk çağrımızı açtık kapattık, 300’den fazla kayıt, 100’den fazla da proje sunumu aldık. 50’ye yakın projeyi toplu görüşmeye davet ettik. Eleme- K U L U Ç K A
  2. 2. OPTİMİSTNİSAN 2014 45 FOTOĞRAF:ÖZGÜRGÜVENÇ nin ardından 26 kişiyi de yönetim kurulumuzla teke tek görüşmele- re davet ettik. 26 kişiden 20 kişiyi de sözleşme aşamasına taşıdık. 13 kişiyle kontratımızı imzalamış du- rumdayız şu an. Başvurusu kabul edilen katı- lımcılar nasıl bir programdan geçiyor? 120 saat eğitim programımız var, 12 ayrı danışmandan 144 saat danışmanlık hizmeti- miz, altı ay ofis hizmeti, 12 akşam networking ye- meği, tanıtım, sunum, ürün sergisi, yurtdışı ayağı ve KOSGEB desteği var. Sözleşme süreci tamamlandıktan sonra eğitimlerimiz başlıyor. 120 saatlik programın 70 saati KOSGEB eğitmenimiz tarafından veriliyor. Ardın- dan girişimcilerimiz KOSGEB girişimcilik sertifikasını almaya hak kazanıyorlar. Buna paralel olarak da 12 ayrı alanda danışmanlık hizmetimiz oluyor. Girişimciler ve danışmanlar hem toplu hem teke tek görüşmeler yapı- yorlar. Akşam yemeği organizasyon- larımıza iş insanları, kamu görevli- leri ve başarılı girişimcileri davet ediyoruz.  Projeler, eğitimlerle ol- gunlaştığında asansör konuşması gibi bir etkinliğe yatırım potansi- yeli olan kişileri davet edip sunum toplantısı yapıyoruz. Haziran ayına kadar bu danışmanlık ve eğitim prog- ramı devam ediyor. Program sonrasın- da ürün sergisi açıp, çeşitli ürünlerimizi kamuya, sanayiye ve ticaret odasına açıyo- ruz ki, ticarileştirme hayata geçsin. Yurtdışındaki inkübasyon merkezleriyle Ekonomi Bakanlığı’yla da görüşüyoruz. Türkiye İhracatçılar Birliği’yle girişimcile- rimizi ABD, Almanya ve İngiltere’ye götürebileceğimiz bir organizasyona hazırlanıyoruz. Danışmanlık hizmetiniz neleri kapsıyor? 12 farklı alanda danışmanlık hizmetimiz var. Girişimci- lerin sözleşmeleri için hukuk danışmanlığı, kendilerini “Hiçbir iş mucize olmazsa üç ayda dünya kadar para kazandırmıyor. Dünya kadar para kazansanız, dünya kadar para harcıyorsunuz. 36 ay, kan, ter, gözyaşı gerçekten”
  3. 3. OPTİMİSTNİSAN 2014 46 doğru ifade edebilmeleri için halkla ilişkiler, proje sü- reçleri için patent danışmanlığı. Bunların yanında insan kaynakları, satış, pazarlama, finans, donanım, tasarım, proje yazım, inovasyon ve yazılım danışmanlıkları söz konusu. Girişimcilerimizi bir taraftan teknik olarak des- teklerken bir taraftan da sosyal konularda gelişmelerine destek oluyoruz. Desteklediğiniz girişimcilerden neler bekliyorsunuz? Eğitimleri takip etmelerini, en az yüzde 60’ına devam etmelerini ve ticari ürün vermelerini istiyoruz. Burası as- lında “Gelin bir eğitim verelim ve girişimcilik yapın”ın ötesinde üç ana konuyu bir araya getiren bir yer. Eğitim- leriyle eğitim merkezi gibi davranıyor, danışmanlarıyla bir hızlandırıcı gibi, altı ay boyunca da inkübasyon merke- zi gibi davranıyor. Şunu söylüyoruz girişimcilerimize: Biz sizden hisse istemiyoruz, biz sizden yönetim hakkı istemi- yoruz. Yalnızca fikri hakkınıza maddi paydaş olmak istiyo- ruz. Siz ürününüzü altı ay sonra bitiriyorsunuz. Biz sizin bu ürünü ticarileştirmenize yardım ediyoruz. Siz kazandıkça biz de paramızı geri alıyoruz. Ya satışını ya da yatırım al- malarını istiyoruz projelerin. Öncelik verdiğiniz sektörler var mı? Bu bizim ilk çağrımız olduğu için bir kısıtlama getirmedik. Yazılım alanında çalışıyorsanız -donanım destekli de olabi- lir- başvuru yapabilirsiniz, dedik. Bundan sonraki çağrıla- rımız odaklı, sektör bazlı olacak. İlk çağrımızda farklı sek- törlerden gelen 13 farklı girişim seçtik. Bunların arasında sağlık, enerji, eğitim, insan kaynakları, telekomünikasyon sektörleri var. Diğer girişim hızlandırma/kuluçka merkezlerinden farkınız ne? Bizim YASAD olarak yurtdışındaki inkübasyon merkez- leriyle işbirliği yapmamız kolay oluyor. Halihazırda New York’ta Investor Network ile Houston’da bir teknoloji merkeziyle, Silikon Vadisi’nde bir inkübasyon merkeziyle, Şikago’da bir melek yatırımcı grupla iletişim halindeyiz. Dolayısıyla STK olmanın avantajını burada girişimcileri- mize sunacağız. GEMİM ile birlikte dünya liginde oynayan startup’ları nasıl yaratmayı düşünüyorsunuz? Detaylı bir seçim sürecimiz var. Yönetim kurulumuzda 20- 30 yıllık girişimciler olduğu için neyin ticarileşip neyin ticarileşmeyeceği konusunda odağımızı kaybetmiyoruz. Dolayısıyla ona göre seçim yapıyoruz. Seçim yaparken de kendi network’ümüzde “Bu projeyi bununla birleştiririz” diye pozisyonladığımız projeleri seçiyoruz. Bunun dışında girişimcilerde de ateş arıyoruz; “Ben bunu yapacağım, ben bunu yapmazsam hasta olurum” ateşi. Network’ümüz ve imkânlarımızla başarıyı elde edeceğimize inanıyoruz. Türkiye girişimcilik açısından nasıl bir ülke?  Global Entrepreneurship Monitor’a göre Türkiye’de po- tansiyel olarak “Ben girişimci olabilirim” diyenlerin oranı yüzde 67. “Ben gerçekten girişimci olmak isterim” diyen- ler yüzde 15’lerde kalıyor. Oysa gelişen ülkelerde bu oran yüzde 26’larda. Dolayısıyla biz ruhen hazırız, ancak faaliyet olarak değiliz. Kiminle konuşsak, “O benim fikrimdi, zaten ben yapacaktım” gibi söylemler var. Faaliyete geçtikten sonra da kısa sürede kırılıyor. Türkler, hızlı başlıyor fakat çok çabuk vazgeçiyor. Yaptıkları projeden, kurdukları ekip- ten ya da firmadan tamamen vazgeçiyorlar. Bu tip eğitim merkezlerinin cesaretlendirici ve liderlik özelliklerini orta- ya çıkarıcı bir yanı var. Girişimciliğin ülkemizdeki sorunlarını nasıl görüyorsunuz? Türkiye’deki girişimcilerin geliştirmesi gereken yanlar neler? Geliştirilmesi gereken taraf sürdürülebilirlik. Bir de genel- de Türkiye’de iş planı yapılmıyor. “Fikrim var” deyip şirket kuruluyor. “Para kazanıncaya kadar ailemin parasıyla yaparım ben bunu” diyerek yola çıkılıyor. Bu da para bittiği zaman işin de bitmesine sebep oluyor. İş planı içerisinde geldikleri noktaları takdir edemiyorlar. Geride kaldık zannediyorlar, belki de iyi bir noktadalar. Gelişim cetvel- lerini çizmedikleri için nerede olduklarını da göremeyip çok çabuk vazgeçiyorlar.  Kendi işini kurmak isteyenlere şunu söyleyebilirim: “Fikrim var”, yeterli bir şey değil. O fikrin para kazanıp kazanmayacağını, ilgili sektörden kişilerle bire bir tartışmalarını ve o işin nasıl tutacağını test etmeden işin içine girmemelerini tavsiye ediyorum. İkin- cisi; hiçbir iş mucize olmazsa üç ayda dünya kadar para kazandrmıyor. Dünya kadar para kazansanız, dünya kadar para harcıyorsunuz. 36 ay, kan, ter, gözyaşı gerçekten. K U L U Ç K A

×