Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Bağ Doku

21,491 views

Published on

Published in: Health & Medicine
  • Be the first to comment

Bağ Doku

  1. 1. BAĞ DOKU
  2. 2. • Mezoderm orijinli mezenşim hücrelerinin farklılaşması ile ortaya çıkar. Görevleri; • Dokuları ve organları birbirine bağlar • Desteklik sağlar • Omurgalı hayvanların iskeletini oluşturur • Diğer doku ve organlar arasında metabolik ilişkiyi sağlar • Yağ depolama • Mikroorganizmalara karşı savunma • Dokuların tamiri
  3. 3. • Bağ dokuda kan damarları vardır. • Dokular arasında madde alışverişi yapılır.
  4. 4. • Bağ dokunun değişik alt grupları vardır. • Ortak özellikleri; 1. Hepsinin matriks denen ara maddesi vardır 2. Lifler vardır 3. Hücreler vardır
  5. 5. BAĞ DOKU ELEMANLARI 1. Matriks 2. Bağ doku lifleri 3. Bağ doku hücreleri
  6. 6. 1. Matriks • Hücrelerin ve liflerin arasını dolduran, genellikle glikoprotein, lipid ve sudan oluşan yarı sıvı bir maddedir. • Bazı doku tiplerinde peltemsi olup jel ve sol haline geçebilir. • Bazılarında ise katılaşmıştır.
  7. 7. • Matriks, doku hücreleri tarafından salgılanır. • Dokunun büyük bir kitlesini oluşturur. • Organizmada bulunan suyun önemli bir kısmı bağ doku matriksinde bulunur. • Kan hücreleri ile doku hücreleri arasındaki madde alış-verişi matriks sayesinde gerçekleşir.
  8. 8. 2. Bağ Doku Lifleri • Lifler, fibroblastların golgi cisminde sentezlenir ve salgılanır • Dokuya desteklik sağlar.
  9. 9. Üç Çeşit Lif Vardır; 1. Kollojen lifler (beyaz lifler) 2. Elastik lifler (sarı lifler) 3. Retiküler lifler
  10. 10. Kollojen lifler (beyaz lifler) • Çoğu bağ dokusu tiplerinde bulunur • Düz, kalın, kısmen bükülebilen, gerilmeye dayanıklı liflerdir. • Taze iken beyazdır • Bu lifler kollojen adı verilen ve kaynatılınca suda eriyip jelatine dönüşen skleroproteinden yapılmıştır. • İnsan vücudundaki proteinlerin çoğu kollojendir.
  11. 11. Elastik lifler (sarı lifler) • Elastin denen albuminden oluşur • Kollojen liflerine göre daha ince, uzun, elastik ve çok dallıdır. • Çok sayıda elastik lif bir araya gelirse sarı ve parlak görünür. • Kaynamaya, asit ve alkolde erimeye dirençlidir.
  12. 12. Retiküler lifler • Retikülin denen skleroproteinden yapılmıştır • Doku kültürü—retiküler liflerden kollojen liflerin oluştuğu görülmüştür • Gelişmemiş kollojen lifler • Pek çok özelliği kollojen liflere benzer • Dokuda ağ biçiminde dağılır • Genç dokularda daha çok bulunur • Gerilmeye dirençlidir • Kaynatılınca jelatine dönüşmez • Yaşlılarda retikülin kollojene dönüşür.
  13. 13. 3. Bağ Doku Hücreleri • • • • • • • • • • Bağ dokuda çeşitli hücre tipleri bulunur. Fibroblast Fibrosit Makrofaj Histiyosit Mast hücreleri Yağ hücreleri Pigment hücreleri Plazma hücreleri Kıkırdak, kemik ve kan hücreleri
  14. 14. BAĞ DOKU; • Elemanlarının yapı ve düzenine göre 3 alt grupta toplanır: 1. Öz bağ doku 2. Destek doku (kıkırdak ve kemik) 3. Kan doku
  15. 15. ÖZ (Fibröz) BAĞ DOKU • En çok farklı büyüklükte ve yıldız şeklinde olan fibroblast hücreleri bulunur. • FibroblastYaşlanınca stoplazması azalır, şekilleri yuvarlaklaşır, küçülür Fibrosit • Ayrıca; 1. Makrofaj ve histiyositler partikülleri sindirirler 2. Mast hücreleri histamin ve heparin salgılar 3. Plazma hücreleri antikor yapımında görevli bulunur. Doku çeşidine göre 3 çeşit lif de bulunur.
  16. 16. ÖZ (Fibröz) BAĞ DOKU 1. 2. 3. 4. 5. Gevşek Lifli Bağ Doku Sıkı Lifli Bağ Doku Retiküler Bağ Doku Jölemsi Bağ Doku Yağ (Adipoz) Doku
  17. 17. Gevşek Lifli Bağ Doku • Çok miktarda kollojen lif • Az miktarda elastik lif bulunur • Gevşek bir ağ yapısı gösterir. • Matriks jöle kıvamında • Çeşitli yönlerde genişleme ve gerilme yeteneğindedir • Yaygın olarak deri altında bulunur • Deriyi kaslara bağlar.
  18. 18. Sıkı Lifli Bağ Doku • Lifleri çok sık, düzenli veya düzensiz yerleşmişlerdir • Düzenli olanlar Kası kasa veya kası kemiğe bağlayanlar tendon • Kemikleri bağlayan ve organları askıda tutanlar ligament • Ligamentler tendona göre daha esnektir
  19. 19. • Düzensiz olanlar derinin alt tabakasında rastlanır (dermis) • Vücut boşluklarını çeviren mezotelyum (periton ve plevra) • Kalbin etrafında bulunan epikard ve perikard • Böbrek ve testisin kapsülü Sıkı lifli zar yapısındaki bağ dokulardır.
  20. 20. Retiküler Bağ Doku • Retiküler bağ dokunun yıldız şeklindeki hücreleri uzantıları ile birbirine bağlanarak ağ yapısı oluşturur. • Bunların arasında retiküler lifler bunulur. • Hücreler liflerden daha çoktur. • Lenf düğümleri • Dalak • Kırmızı kemik iliği • Ovaryum • Kas ve sinirlerin etrafında bulunur.
  21. 21. Jölemsi Bağ Doku • Liflerden yoksun • Hücre sayısı çok az • Matriksi çok fazla, peltemsi ve jöle kıvamında • Göbek bağında (umblikal kord) bulunur.
  22. 22. Yağ (Adipoz) Doku • Lifli bağ dokunun bazı hücrelerinde yağ damlacıkları toplanarak stoplazma ve nükleus bir kenara itilir. • İçi yağ dolu hücreler sarı renkli görünür. • Deri altındaki gevşek lifli bağ doku yağ dokusuna dönüşmeye meyillidir.
  23. 23. • Fazla beslenen insanlarda ense, karın ve kalça • Bazı koyun türlerinde kuyrukta • Devede hörgüçte • Kurbağa barsaklar arasında kitleler halinde yağ dokusu bulunur.
  24. 24. • Böbrek kapsülünün dışında • Kalbin etrafındaki perikardın üstünde • Büyük kasların arasında • Süt bezlerinde • Eklem yerlerinde • Avuç içi ve ayak tabanında • Yanaklarda Yağ tabakaları bulunur.
  25. 25. • Yağ dokusunda yedek yağ depolanır. • Yağ doku vücut ısısının korunmasına yardımcı olur • Vücudu mekanik darbelere ve basınca karşı korur.
  26. 26. DESTEK DOKU • Destek doku omurgalılarda canlının iskeletini oluşturur. • Destek doku; 1. Kıkırdak doku 2. Kemik doku Dokuya özgü hücreler arasında kısmen veya tamamen sertleşmiş ara madde bulunur.
  27. 27. Kıkırdak Doku • Aşağı omurgalılardan Köpek balığı • Yüksek omurgalılarda Embriyo iskeleti Kıkırdak dokudur. • Yüksek omurgalı erginlerinde kıkırdak dokunun yerini kemik dokusu alır. • Kemiklerin uç kısmı • Burun • Kulak kepçesi • Omurların arası kıkırdak doku
  28. 28. Kıkırdak Doku • Kuvvetli • Esnek fakat kesilebilir bir dokudur. • Basınca dayanıklıdır • Matriks • Kondrosit (kıkırdak hücreleri) • Liflerden oluşur.
  29. 29. KONDROSİTLER • Yuvarlak veya oval şekilli • Bir veya birkaçı matriks içerisindeki lakün veya kondroplast denen kapsül boşluğuna yerleşmişlerdir. • Boşluğun etrafı kondrositlerin salgıladığı kondrotin sülfattan oluşan bir kapsül ile çevrilmiştir.
  30. 30. • Kapsül içinde kondroblast (genç kıkırdak hücreleri) bir, kondrositler (yaşlı kıkırdak hücreleri) ise birden fazla bulunur. • Kıkırdak matriksi kondrin • Bol miktarda su içerir. • Organik bir madde olan kondrin az miktarda karbohidrat içeren özel proteinlerden (kondromukoprotein) yapılmıştır. • Matriks içerisinde lifler bulunur.
  31. 31. • Kıkırdak doku perikondriyum denen fibröz bağ doku ile (sık lifli) örtülüdür. • Kıkırdağın büyümesi ve beslenmesi perikondriyum sayesinde gerçekleşir. • Perikondriyumun fibroblast ve fibrositleri mitozla çoğalarak iri nükleuslu genç kıkırdak hücrelerini oluştururlar. • Kondroplastlar mitoz kondrositler • Yaralanan kıkırdak perikondriyum ile tamir edilir.
  32. 32. • Kıkırdak dokuda kan damarları ve sinirler bulunmaz! • Perikondriyumdaki kan damarları ve sinirler kıkırdak sınırına kadar uzanır. • Diffüzyon • Kıkırdak hücreleri arasında madde alışverişi de diffüzyon
  33. 33. Kıkırdak; • Doku hücrelerinin düzeni • Matiksin yapısı ve • Liflere göre sınıflandırılırlar. Buna göre 3 tip kıkırdak bulunur; 1. Hyalin kıkırdak 2. Elastik kıkırdak 3. Fibröz kıkırdak
  34. 34. 1. HYALİN KIKIRDAK; • Işık mikroskobu matriksi homojen görünüşlü • Şeffaf ve mavimsi beyaz renkte • Elektron mikroskobumatriksinde kollojen fibriller görünür. • Yüksek omurgalıların tüm embriyo iskeletleri ve köpek balıklarının hem embriyo hem de ergin iskeleti hyalin kıkırdaktır.
  35. 35. • • • • • • Yüksek omurgalı erginlerinde ise Kaburgaların ucu Eklem yerlerinin ucu Burun Trake Bronşlarda bulunur.
  36. 36. 2. ELASTİK KIKIRDAK; • Matriksinde bulunan esnek sarı renkli liflerden dolayı hafif sarı renkli görülür. • Elastik lifler ağ biçiminde dallanmış olup aralarında az miktarda kollojen lifler de bulunur. • En az rastlanan kıkırdak tipidir. • Memeli hayvanların gırtlağında • Dış kulak yolu • Kulak kepçesi • Östaki borusunda bulunur.
  37. 37. 3. FİBRÖZ KIKIRDAK; • Gri renklidir • Çoğunluğu kollojen liflerden oluşan en dayanıklı kıkırdaktır. • Hücre ve matriks çok azdır • Omurların arasındaki yastıkcıklarda • Göğüs ve köprücük kemiğinin oynak yerlerinde • Diz kapağında bulunur.
  38. 38. Kemik Doku • Kemik doku sadece kemikli balıklar ile karasal omurgalıların iskeletinde bulunur. • Kemik doku; • Ya proliferasyon kıkırdağından oluşur • Ya da embriyonik mezenşim hücrelerinden (zar kemiği) oluşur. • Kafatası yassı kemikleri zar kemiğidir.
  39. 39. • Genç kemik hücrelerine osteoblast denir. • Olgunlaşan osteoblastlardan ise osteositler gelişir. • Kemik doku hücreleri matriks içerisinde dağılmış halde bulunur. • Fakat ince stoplazmik uzantılarla birbirleri ile bağlantılarını devam ettirirler.
  40. 40. Ergin bir insanın kemik matriksinde; • %27 Organik madde • %56 İnorganik madde • %17 Su bulunur.
  41. 41. • Organik maddenin esasını protein bakımından zengin olan OSSEİN oluşturur. • Ossein bir çeşit dolgu maddesidir. • İçerisinde esneklik sağlayan kollojen vardır • Kemik kaynatılınca kollojen jöle kıvamını alır.
  42. 42. Kemik Matriksindeki İnorganik Maddeler; • • • • Kalsiyum hidroksiapetit Kalsiyum karbonat Kalsiyum fosfat Kalsiyum florid Gibi kalsiyum tuzlarıdır. Kalsiyum tuzları kemiğin sertliğini sağlar.
  43. 43. • Yaşlandıkça kemiğin organik madde miktarı azalır, inorganik madde miktarı artar. • Dolayısıyla kemik daha sert ve gevşek olur • Çabuk kırılır ve geç iyileşir • İnorganik tuzlar yetersiz olursa kemikler zayıf ve yumuşak olur. • İskelet çarpık olur (raşitizm hastalığı)
  44. 44. • Raşitizm hastalığı; C ve D vitamini verilerek tedavi edilir. • C Vitamini Doğrudan kemiğin yapısına katılır. • D Vitamini kemikte kalsiyum ve fosfatın birikmesini sağlar.
  45. 45. • Kemiğin en dışında periosteum denen fibröz bağ doku bulunur. • Periosteum -Fibrosit hücreleri -Az miktarda elsatik fibril -Çok miktarda kollojen fibril içerir.
  46. 46. • Tendon ve ligamentler kemiğin periosteumuna tutunur. • Periosteumda kan damarları ve sinirler bulunur. • Periosteum içindeki hücreler kemiğin enine büyümesini ve tamirini sağlar.
  47. 47. • Periosteumun kemiğe doğru olan kısımlarındaki fibrositler osteoblastları oluşturur. • Osteoblastlardan osteositler gelişir. • Osteositler Osteoplast (lakün) denen boşluklar içerisinde bulunur. • Lakün çok dardır. • Osteoplastlar kaniküller ile birbirine bağlanır. • Osteosit stoplazması bu kaniküller içerisinden uzanarak birbirleri, Havers kanalı ve kemik iliği ile bağlantı kurar.
  48. 48. • Kemik matriksindeki mineral maddeler, lamella denen ince tabakalar oluşturur. • Periosteumun altındaki tabakalar yüzeye paraleldir. • Kemiklerin daha iç kısmında lameller havers kanalları etrafında halkalar oluşturur. • Buna Havers sistemi veya osteon denir.
  49. 49. • Havers sistemi kemiğin uzunlamasına yerleşmiş silindirik yapılardır. • Osteositler bu lameller üzerinde yer alır. • Periosteumdan gelen damar ve sinirler enine uzanan Wolkman kanalları ile Havers kanallarına ve kemik iliğine uzanır. • Havers kanalları ve kemik iliğindeki damarlardan sağlanan besinler kaniküller ile osteositlere ulaştırılır.
  50. 50. • Yassı kemiklerle, uzun ve kısa kemiklerin uç kısımları sünger şeklinde olup tipik Havers sistemleri görülmez. • Uzun kemiklerin uç kısımlarına epifiz, • Arada kalan kısmına diafiz denir. • Uzun kemiklerin ortasında ilik kanalı ve ilik bulunur.
  51. 51. • İliğin orta kısmı, sarı renkli yağ içerdiğinden sarı ilik adını alır. • Uzun kemiklerin uçlarında ve yassı kemiklerde ise kırmızı ilik bulunur.
  52. 52. • Kırmızı ilikte • Lökosit ve eritrositler yapılır. • Embriyoda ve genç kemiklerde sadece kırmızı ilik bulunur. • Myeloblast (lökosit ana hücresi) • Eritroblast • Mezenşim hücreleri • Yağ hücreleri • Kollojen • Elastik lifler • Osteoklast bulunur.
  53. 53. • Osteoklastlar • Bol miktarda lizozom içerir • Hücre sindirim enzimleri bakımından zengindir • Osteoklastlar, lizozim enzimleri ile kemiği eriterek kalsiyum ve diğer mineral maddelerini kana verir ve kemik süngerimsi hal alır.
  54. 54. KAN DOKU • Mezoderm kökenli bir bağ dokudur. • KAN PLAZMA %55 İnsan vücudundaki hücreler arası sıvının yaklaşık 1/3’ü (5-6 lt) kandır! KAN HÜCRELERİ %45 1.Eritrositler 2.Lökositler 3.Trombositler
  55. 55. KAN; • • • • • Besin maddeleri Hormon Vitamin Mineraller Oksijeni vücudun çeşitli organlarına, • CO2 gazını da akciğerlere taşır.
  56. 56. KAN; • Vücutta su ve tuz dengesinin korunmasına yardımcı olur. • Metabolizma sonucu açığa çıkan ısıyı alarak vücut yüzeyinden uzaklaştırılmasına ve vücut ısısının sabit kalmasına yardım eder. • Artık maddeleri böbreklere taşır • Bağışıklık sistemi • Gerektiğinde pıhtılaşarak kan kaybını önler.
  57. 57. PLAZMA (Kan Sıvısı) • • • • • Kan dokusunun ara maddesidir. Kanın %55’ini oluşturur. Kanın; %90’ı su %10’u  Albumin, globulin, fibrinojen gibi proteinler, aminoasitler, lipidler, karbohidratlar, vitaminler, hormonlar, enzimler, antikorlar, inorganik tuzlardan oluşur.
  58. 58. • Fibrinojen kanın pıhtılaşmasını sağlayan büyük moleküllü bir plazma proteinidir. • Fibrinojen plazmadan uzaklaştırıldığında serum denilen kan sıvısı elde edilir. • Plazmanın pH’sı 7.4’dür. • Kan hücreleri plazmada dağınık olarak bulunur.
  59. 59. ERİTROSİTLER (ALYUVARLAR) • Kan hücrelerinin %90’ını oluşturur. • 1mm3 insan kanında 4,5-5 milyon • Kadında 4-4.5 milyon • Erkekte 4,5-5 milyon • Yükseklere çıkıldıkça oksijenin kısmi basıncı azalır • Daha fazla oksijen tutulabilmesi için eritrosit sayısı artar 6-6,5 milyon • Kalp Büyümesi olur.
  60. 60. ERİTROSİTLER (ALYUVARLAR) • • • • • İnsan eritrositleri 6-8 mikron çapında Yuvarlak, disk şeklinde hücreler Tüm omurgalı hayvanlarda bulunur Eritroblast-eritrosit Lama ve deve çekirdekli ve oval eritrosit
  61. 61. ERİTROSİTLER (ALYUVARLAR) • Balık, kurbağa, sürüngen ve kuşlarda oval ve iri nükleusludur. • Eritrositlerin ortasının çökük ve yassı bir disk şeklinde olması kan damarlarından geçişini kolaylaştırır. • Büyük damarlarda alyuvarlar üst üste dizili jeton yığını şeklindedir. • Kılcal damarlardan geçerken ayrılırlar.
  62. 62. • Hemoglobin • 4 globin zinciri • Demir porfirin (Hem)
  63. 63. • • • • • Hemoglobinin asıl görevi Oksijen ve karbondioksit taşımaktır. Oksihemoglobin Karboksihemoglobin Oksihemoglobinli kanparlak kırmızı (arter kanı) • Karboksihemoglobinli kan koyu kırmızı (venöz kan)
  64. 64. • Alyuvarların ömrü • Vücudun dış yüzeyine yakın bölgelerde 8 gün, • İç bölgelerde ortalama 120 gündür. • Dalak ve karaciğer retikuloendotelyal doku tarafından parçalanma
  65. 65. LÖKOSİTLER (AKYUVARLAR) • Belirli bir şekli olmayan • Çoğu amöboid hareketli kan damarlarından çıkabilirler. • Renksiz (hemoglobin yok) • Çekirdekli kan hücreleridir.
  66. 66. LÖKOSİTLER (AKYUVARLAR) • • • • Bağ doku içinde çok bulunur Çapı 5-20 mikron Sayıları hayvan türüne göre değişir. İnsanda doğumdan hemen sonra 1mm3 kanda 15 bin lökosit bulunur • Erginlerde 7-8 bin • Sayıları günün her saatinde değişir. • Açken düşük, sindirim esnasında artar
  67. 67. • Lökositler canlıyı hastalık yapan mikroorganizmalardan ve diğer yabancı maddelerden temizlemek ve korumak için fagositoz yapar ve antikor üretirler. • Enfeksiyon hastalıkları ve lösemili hastalarda 1mm3 kanda 20 binin üstüne çıkabilir.
  68. 68. • Lökositler lenf sisteminde ve kırmızı kemik iliğinde üretilir • Mitozla çoğalır • Çekirdekli oldukları halde kana döküldükten sonra çoğalmaz olmaz • Ömürleri birkaç saat-15 gün • Yaşlanan lökositlerin bir kısmı bakterilerle savaşta ölür • Bir kısmı da sindirim ve boşaltım yollarıyla dışarıya atılır.
  69. 69. LÖKOSİTLER • Stoplazmasındaki granüllerin olup olmayışına göre 2 gruba ayrılır; • 1) Agranülositler -lenfosit -monosit • 2) Granülositler -nötrofil -eosinofil -bazofil
  70. 70. AGRANÜLOSİTLER • • • • • Granülleri yok denecek kadar az Lenfosit ve monositleri içerir Nükleusları tek parçalı Mononüklear akyuvarlar Çapları ve üretildikleri yer farklıdır.
  71. 71. LENFOSİTLER • Tüm lökositlerin %20-25’ini oluşturur • En küçük çaplı lökositlerdir. • Nükleusları büyük ve bir tarafı girintilidir. • Kanda pasif olarak hareket eder • T ve B lenfositleri • Kırmızı kan iliği, timus bezi, dalak ve lenf düğümlerinde üretilirler.
  72. 72. • T lenfositleri glikokaliksleri ile yabancı maddeleri ve bakterileri tanıyıp fagosite eder (hücresel bağışıklık) • B lenfositleri yabancı maddelere karşı antikor üreterek onları etkisiz hale getirir (humoral bağışıklık)
  73. 73. MONOSİTLER • Tüm lökositlerin %5-7’sini oluşturur. • Çekirdekleri böbrek biçimindedir. • Stoplazmaları granülsüz, çekirdeğe oranla miktarca daha fazladır. • Kırmızı kemik iliği ve dalakta üretilir • Kendi amoboid hareketleri ile yabancı maddeleri, bakterileri ve hücre parçalarını fagosite eder • Bakterilerle enfekte bölgelerde çok bulunur. • Bakterileri hızla tüketerek hacimleri artar. Bu nedenle makrofaj olarak da bilinirler.
  74. 74. GRANÜLOSİTLER • Stoplazmalarında çeşitli granüllerin bulunmasına göre nötrofil, eosinofil, ve bazofil olmak üzere üçe ayrılırlar. • Gençken nükleusları tek ve yuvarlaktır. • Yaşlandıkça nükleusları boğumlanarak at nalı şeklini alır veya çok boğumlu olur. • Bu hücreler polinüklear lökositler de denir. • Çapları 10-12 mikron • Kemik iliğinde üretilirler. • Ömürleri 1-2 hafta arasında değişir.
  75. 75. NÖTROFİLLER • Lökositlerin %65-70’ini oluşturur • Bazik boyalarla granülleri çok az boyanarak kül rengi veya açık eflatuna döner. • Çekirdekleri çok boğumludur. • Yabancı cisimleri fagosite eden en aktif lökositlerdir. • Bakteri enfeksiyonlarında ve iltihaplı hastalıklarda sayıları artar. • Ömürleri ortalama 1 haftadır.
  76. 76. EOSİNOFİLLER (ASİDOFİLLER) • Lökositlerin %2-4’ü eosinofillerdir. • Granülleri diğerlerine göre daha iri olup asit boyalarla pembemsi kırmızıya boyanırlar. • Çekirdekleri at nalı şeklindedir. • Fagositoz yetenekleri azdır • Antijenleri zararsız hale getirirler. • Humma, astım, deri hastalıkları, allerjik ve paraziter hastalıklarda sayıları artar.
  77. 77. BAZOFİLLER • Lökositlerin %0,5-1’ini oluşturur • Granülleri bazik boyalarla koyu boyanır. • Çekirdekleri çoğunlukla “S” şeklindedir. • Allerjik durumlarda sayıları artar. • Görevi tam olarak bilinmemektedir. • Seratonin, histamin ve heparin salgıladığı kabul edilir.
  78. 78. • Heparin damar içinde pıhtılaşmayı önler • Histamin kılcal damarları genişletir ve çeperinin geçirgenliğini artırır. Kan kılcal damarlardan doku hücreleri arasına sızarak ödem oluşur. • Seratonin damarları büzmekle görevlidir.
  79. 79. TROMBOSİTLER (KAN PLAKETLERİ) • Kırmızı kemik iliğinde megakaryositlerin parçalanması sonucu oluşur • Oval, yuvarlak ve yıldız şeklinde • Renksiz • Çekirdeksiz hücre parçacıklarıdır.
  80. 80. • Çapları 2 mikron • 1 mm3 kanda 250.000 kadar • Aşağı omurgalılar ve ilkel memelilerde trombositler mekik şeklinde, çekirdekli ve daha büyüktür. • Trombositler kanamalarda kanın pıhtılaşıp yarayı kapaması için gerekli olan trombokinaz enzimini salgılarlar. • Ömürleri 8 gündür.

×