Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

Dil4034 adlidilbilimi02

Adli Dilbilimi 02

  • Login to see the comments

  • Be the first to like this

Dil4034 adlidilbilimi02

  1. 1. Doç. Dr. Burcu İlkay KARAMAN
  2. 2.  Hemen hemen bütün kriminal olaylarda ses, suçun işlenmesinde bir vasıta olarak kullanılmaktadır.  Ses ve görüntü içeren medyalar içerisinde yer alan ses ve konuşma kayıtları, olay/olayların ortaya çıkarılmasında eldeki tek delil olabilir ve şüpheli ya da şüpheliler ortaya çıkarılarak işlenen suçun faillerinin bulunmasında soruşturmacı birimlere kolaylık sağlayabilir.  İletişim teknolojisinin çok yüksek seviyelere ulaşmış olması ve dolayısıyla da ses kayıt cihazları ve telefon kullanımının yaygınlaşması ile birlikte ses iletişimiyle işlenen suçlarda artış gözlenmektedir (Bayram, 1999: 57).
  3. 3.  Ses tanıma ve tanımlama işlemi, bütün işitsel ve görsel duyuların kullanıldığı çok yönlü bir işlemdir.  Ses tanıma: Bilinmeyen bir sesin bir veya daha fazla bilinen sesle tanınması veya elenmesi amacıyla işitsel veya görsel olarak karşılaştırılması şeklinde tanımlayabiliriz.  Bu olayın temel olarak dayandığı varsayım; seslerin, kendi başına sahip olduğu özellikler yardımıyla çeşitli analiz teknikleri ve yöntemleri uygulanarak diğerlerinden ayırt edilmesidir  (http://www.caginpolisi.com.tr/9/46-47-48- 49.htm).
  4. 4. 1. NESNEL ÖLÇÜTLER  İşitsel Teknikler  Ses Analizinde Kullanılan Bant Kayıt Çeşitleri  Analog Kayıt Yürütücüleri  Dijital Kayıt Yürütücüleri  Görsel Teknikler 2. ÖZNEL ÖLÇÜTLER  Manuel Teknikler
  5. 5. İşitsel Teknikler  Telefon açıldığında daha önceden sessel iletişim kurulan biri kolaylıkla sesinden tanınabilir.  Koridordan konuşarak geçenlerin kimler olduğu odanın içinden tahmin edilebilir.  Günlük yaşamda insanlar günde birkaç kez bazı kişileri sesinden tanımaktadır.  Belleklerimiz iletişim içerisinde olduğumuz kişilerin ses tınısı ve konuşma biçemini barındırır.  İstenildiğinde uzun süreli bellek örgütlenmesi ile konuşmanın üreticisinin kim olduğu kararına varılır.  Ancak, adli olgular açısından düşünüldüğünde, uzman bilinmeyen konuşmacıyı en az bir hafta boyunca ve defalarca dinleyerek belleğinde bir geçmiş oluşturmak zorundadır.
  6. 6.  Ses karşılaştırmasının bu aşaması suç konusu kayıtta, suçlunun ses tınısının, ses renginin ve ses üretim elemanlarının, uzmanın zihninde oluşturduğu biçimiyle şüphelilerden alınan ses örnekleriyle karşılaştırması esasına dayanır.  Sesleri ayırırken ya da benzetirken kulak, gelişmiş cihazlardan daha fazla işlev üstlenir.  Kulak, deneyime dayalı olarak işitsel karşılaştırma işlemini kolaylaştırmaktadır.  Karşılaştırma büyük ölçüde uzmanın zihninde gerçekleşse de görsel incelemelerle bu ön karar doğrulanarak öznelliğin önüne geçilmelidir (Yüksel, Demirel ve Öztürk, 2002: 155).
  7. 7.  Çoğu olayda bilinen ses örneklerinin, bilinmeyene nazaran daha kesin (tam) sesletim ve biraz daha yavaş ritim özelliğine sahip olduğu görülmüştür.  Eğitilmiş bir uzman bu farklılıkları bulmaya çalışır ve önemli sayıda olayı inceleyerek deneyimleri sayesinde konuşmacıda ortaya çıkan olağan (doğal) değişme oranını tanıyıp bulabilir.  Olay anında elde edilen kayıt, suçlu kişinin dil kullanımını yansıtır. Her insan gibi suçlunun konuşması da karşımıza dilbilimsel bir şablon olarak çıkacaktır.  Uzman kişi, her örnekte yer alan benzer sözcükleri tutmalı, uyum içerisinde söylenip söylenmediğini kontrol etmek amacıyla işitsel olarak bir karşılaştırmasını yapmalıdır (Bayram, 1999: 77).
  8. 8.  İşitsel analizler:  Her iki kayıt dikkatli bir biçimde ayrı ayrı dinlenir.  Asıl kayıttaki (kimliği bilinmeyen) konuşmacının özellikleri, sonrasında da karşılaştırılan kayıttaki (kimliği bilinen) konuşmacının özellikleri şu ölçütlere göre ayrı ayrı belirlenir:
  9. 9. 1. Konuşma Kalitesi Ayrımları (hırıltılı, vızıltılı, mır-mır, aşırı genizsel, vs.) 2. Konuşma Kullanım Bilgisi 3. Ağız (Aydın, Erzurum, Adana, İstanbul, Kastamonu, vs.) 4. Yaş 5. Cinsiyet 6. Olağan Bürün Öğeleri (Ezgi, Odak, Vurgu, Süre, Ton, vs.) 7. Olağandan Sapan Bürün Öğeleri (Ezgi, Odak, Vurgu, Süre, Ton, vs.) 8. Konuşma Hataları 9. Konuşma Bozuklukları 10. Psikolojik 11. Patolojik (diş eksikliği, dilbağı kısalığı, çene kontrol zayıflığı ) 12. Ayırt Edici Söyleyiş Özellikleri 13. Meslek Terminolojisi Kullanımı 14. Eğitim Durumu
  10. 10.  Her iki kayıt için ayrı ayrı belirlenen bu özellikler benzerlik/farklılık düzeyine göre eşlenir (Yüksel ve Bayram, 2009: 411-412).
  11. 11.  Bilinmeyen konuşmacıya ait ses renginin yanında daha nesnel özellikler de karşılaştırılmalıdır.  Nesnel özellikler: 1. ses ve konuşma kalitesi ayrımları, 2. parçalarüstü sesbirimler, 3. dialekt (lehçe), 4. psikolojik kaynaklı anlık konuşma bozuklukları, 5. edinimden ya da patolojik bir nedenden kaynaklanan artikülasyon (sesletim) bozuklukları, 6. nefes kullanım özellikleri  gibi işitsel özelliklerdir (Hollien, 2002: 8, aktaran Cem Yüksel-Levent Bayram).
  12. 12.  Sadece dinlemeye ve laboratuar testlerine dayanan işitsel analiz teknikleri, diğer kriminal inceleme alanları ile karşılaşıldığında daha uzun bir süreci öngörür.  Şüpheliden karşılaştırma ses kaydının alınması ile başlayan süreç, olay kaydındaki gürültülerin temizlenmesi gibi olumsuzlukların aşılarak karşılaştırmaya elverişli hale getirilmesi işlemlerini de kapsar.  Ses:  El yazısı gibi değişken ve dinamik bir yapıya sahiptir.  Organik ve psikolojik tüm faktörler sesi etkileyebilir.  Dolayısıyla analiz işlemleri için söz konusu şahıslardan bol miktarda ses örneği alındıktan sonra, olay kaydı ile karşılaştırılmalıdır.
  13. 13.  Örnek Olgu: İşitsel Profilleme  A- Recep, sana kaç sefer söyledim bilmiyorum ama bu yaptıkların artık tahammül sınırımı aştı!  B- Ne yapacağımı sana mı soracam?  A- Seni bitiririm tamam mı? Başına yıkarım orayı anladın mı?
  14. 14.  Örnek olguya göre, ‘aştı’ sözcesi tümcedeki diğer sözcüklere oranla daha yüksek bir genlikle söylenmiştir.  Neredeyse bağırmaya yakın bir görünüm çizmektedir.  Buradan, iki şahıs arasındaki husumetin boyutlarının arttığını anlayabiliriz.  B ise ‘soracam’ derken kendisine güvenmektedir.  Perde düzlemindeki iniş çıkışlar bize karşısındakini aşağılarcasına bir cevap verdiğini göstermektedir.
  15. 15.  ‘Sana mı’ ise sorudan öte bir kayıtsızlık bildirmektedir.  ‘Tamam mı?’ ve ‘Anladın mı?’ ise bir sorudan öte bir tehdit içermektedir.  Ayrıca A konuşmacısı ‘anladın mı?’ derken beraberinde bir karakteristik daha bırakmıştır, o da /n/ sesbiriminin (foneminin) genizsileşmesi (nazallaşması) olayıdır.  Konuşmacı, Türkiye Türkçesindeki /n/’yı farklı bir şekilde şiveselleştirerek /ŋ/ halini vermiş ve beraberinde çift /n/ görünümünü oluşturmuştur (Sever, 2008: 50-51).
  16. 16.  Ses kayıt sistemlerini 2ana başlık altında değerlendirebilmemiz mümkündür. 1. Analog kayıt yürütücüleri 2. Dijital kayıt yürütücüleri  Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital kayıtların artmaya başladığı bilinmektedir.  Bugün çoğu taşınabilir telefonun (cep telefonu), mp3 çalarlı flash belleklerin dahi ses kayıt özellikleri bulunmaktadır.  Ayrıca profesyonel dijital kayıt cihazları da üretilmiştir (Sever, 2008: 48).
  17. 17. Analog Kayıt Yürütücüleri  Analog kayıt yürütücüleri günümüze kadar en çok kullanılan sistemleri ifade etmektedir.  Daha açık bir ifadeyle ‘bant kayıtları’nı belirtmektedirler.  Mağdurun kendi imkanlarıyla yahut kanun yolları vasıtasıyla konuşmalar ya da daha geniş anlamıyla sesler kayıt cihazına kaydedilmektedir.
  18. 18.  Güral (1995)’e göre bu sistemler şunlardır: 1. Kayıt cihazına dışarıdan kayıt yapılması, 2. Kayıt cihazına mikrofon sistemiyle kayıt yapılması, 3. Kayıt cihazından kayıt cihazına kayıt yapılması, 4. Televizyondan kayıt cihazına kayıt yapılması, 5. Televizyondan videoya kayıt (Ses ve Görüntü olarak), 6. Videodan kayıt cihazına ses kaydı, 7. Telefon konuşmalarının kaydı, 8. Stüdyo kayıtları (Sever, 2008: 48-49).
  19. 19.  Günümüz şartları neticesinde teyp kullanımı artık pek yaygın olmadığından dolayı yararlanılan kaynakta ‘teyp’ olarak ifade edilmiş yerler yazar tarafından ‘kayıt cihazı’ olarak değiştirilmiştir.
  20. 20.  Bu teknikler aslında adli sesbilimciye çoğu zaman zorluk çıkartabilmektedir.  Çünkü bir makine insan beyni kadar aktif çözümleyici olmayıp kulak kadar iyi ses toplama özelliği olmadığından telefon kayıtları, video, televizyon gibi kayıtlarda yüksek kaliteli mikrofon ve kayıt cihazı kullanmaya çalışılır.  Telefon kayıtlarında mekanik ve çevresel şartlardan dolayı ispatı zorlaştıran durumlar bulunabilmektedir.  Konuşmanın seyri içerisindeki ötümsüz ses kullanımı veya kısık sesle konuşma failin tespitini imkansız hale getirebilmektedir.
  21. 21.  Bu yöntemlerin içinde en zor tespit edilen stüdyo kayıtlarıdır.  Suça dair bir konuşma stüdyo ortamında yapılıyorsa bu adli sesbilimciye fazladan bir yük getirir, çünkü tespiti oldukça zordur.  Stüdyo ortamında gürültü farklılıkları, montajlar düzenlenip, suça dair konuşmalar makaslanır, ilgili kayıt tuşlarının sesleri çok rahatlıkla silinebilir.
  22. 22.  Telefon kayıtlarında ise 3.4 kHz’den üst harmoniklerin duyulmadığı durumlar da ispatı zorlaştırmaktadır.  Kayıt cihazına dışarıdan kayıt yapılması ya da mikrofon kullanılması gibi yöntemlerde, arkadaki gürültü olay mahallini tahmin olanağını sunar ve olası bir montaj girişiminde art gürültüde meydana gelen farklılıklar da montaja dair bize güçlü ipuçları sunar  (Sever ve Kesici, 2004: 6-7).
  23. 23. Dijital Kayıt Yürütücüleri  Dijital kayıt yürütücüleri günümüz gelişmelerine bağlı olarak doğan bir teknoloji ürünüdür.  Bu kaydediciler bünyesinde hafıza kartları barındırmaktadır.  128 MB’dan başlayarak 50 GB’yi bulan bellekler bulunmaktadır.  Cihazlar dışarıdan algıladıkları sesleri belleklerine wav, mid, avi, mpg, mov, mp3, mp4 gibi uzantılarla kaydetmektedirler (Sever, 2008: 49-50).
  24. 24. Görsel Teknikler  Konuşma sesinin en detaylı incelemesi akustik analiz ile yapılmaktadır.  Ses spektografisi: Sesin fotoğrafı olarak da adlandırılır. Akustik dalgaları en temel bileşenlerine ayrıştırır (Koca, 1996: 52, aktaran Cem Yüksel-Levent Bayram).  Konuşma sesinin en detaylı incelemesi akustik analiz ile yapılmaktadır.  Akustik analizler, uzmana işitsel analizlere oranla daha objektif değerlendirmeler sağlar.  Asıl kayıtta karşılaştırması yapılan konuşmacının seslettiği sözceler, diğerlerinin sözcelerinden ve diğer seslerden, Adobe Audition, Sound Forge ya da CSL ana program gibi yazılımlar kullanılarak ayıklanır.
  25. 25.  Asıl kayıttaki (kimliği bilinmeyen) konuşmacının değerleri, sonrasında da karşılaştırılan kayıttaki (kimliği bilinen) konuşmacının değerleri, şu ölçütlere göre belirlenmektedir: 1. Sıklık/Perde periyodu (Hz), 2. Formant (F1, F2, F3, F4, ….) 3. Formant bent genişliği (B1, B2, B3, B4, ….), 4. Konuşma Oranı (KO), 5. Diğer (kısa dönem frekans tutarlığı vb. eğer kayıt kalitesi ve sesletilen sözceler uygunsa) (Yüksel ve Bayram, 2009: 411-412).
  26. 26.  Sesin Spektrogram Üzerinde Gösterilmesi (http://www.kpl.gov.tr/Ses.html)
  27. 27.  Ses: Konuşma organlarının düzenli çalışmasıyla, anlamlı sözcükler ve tümceler oluşturmak için ağzımızdan çıkardığımız birimlere ses denir.  İnsan ses yolu yaklaşık 1-7 cm uzunluğunda bir ucu kapalı boru şeklinde bir yapıdır.  Bu borunun biçimi, ses organlarının devinimiyle değişir.  Ağız, burun, boğaz boşluğundaki organlar aracılığıyla ciğerlerden çıkan hava, başka deyişle konuşmanın ham öğesi olan soluk, biçimlenir ve sessel birimlere dönüşür.  Söz konusu organlar seslerin çıkışını gerçekleştirmek için kımıltılar yaparlar.  Salt sesin konuşma sesine dönüşmesinde adı geçen organlar sesi sanki yoğurur, işler, konuşma sesi biçimine sokar.  Ses telleri ötümlü seslerde belli aralıklarla açılıp kapanırlar.  Bu açılıp kapanma  erkeklerde saniyede ortalama l30 kez (frekans=l30 Hz)  kadınlarda ise 220 kez (frekans=220 Hz) tekrarlanır.  Açılıp kapanma frekansı sabit olmayıp çıkarılacak sese ve vurguya göre değişebilmektedir.
  28. 28.  Sesin karakteristik özellikleri tıpkı parmak izi ya da DNA gibi insandan insana farklılık gösterdiği için ayırt edici bir özelliğe sahip olmuştur.  Konuşurken vokal yoldan çıkan enerji ve turbülanslı hava sesin spectrumunda parmak izi gibi izler bırakır.  Spektrografisi çıkarılan konuşma kaydında zamana bağlı olarak birçok parametre incelenebilir.  Bunlardan temel olarak frekans ve genlik analizleri işlemi ilk bakılan değerlerdir.
  29. 29.  Spektrografik teknik: Ses örneklerinde yer alan benzer sözcük ve ibarelerin birbirleriyle karşılaştırılması ve neticede elde edilen verilere dayanarak bir karara varılmasını ifade eder.  Konuşmacıların seslerinin gürlüğü ünsüzler için dikey işaret izleri ve belirtileri şeklinde, ünlüler içinde yatay şekil ve formlarda gösterilir.  Görünür durumdaki şekiller, konuşmacıların ürettiği sözcük ve tümcelerin telaffuz özelliklerini gösterir.  Spektogram: Ses spektri'nin (tayf) frekans/zaman boyutundaki haline ''spektrogram'' denir.
  30. 30.  ''Ses izi'' olarak tanımlanan Spektrogram birçok ülkede konuşmacı tanımada yaygın olarak kullanılmaktadır.  Spektrograma bakarak kimlik teşhisinde bulunabilmek, aynı heceye(sözcük veya öbek) karşılık gelen formant frekanslarının zaman içindeki değişimini incelemek yoluyla olabilir.  Konunun ABD'de Spektrografik yöntemle incelendiği, Avrupa ülkelerinde bu yöntemin tek başına kabul görmediği ve daha ziyade Lingual + fonetik + spektrografik inceleme ve analizlerin bir arada ve bağlantılı olarak yürütüldüğü belirlenmiştir.  Dolayısıyla laboratuarımızda ses analizi, bir veya daha fazla bilinen sesle, bilinmeyen bir sesin tanınması veya elenmesi amacıyla aural(işitsel) veya spektrografik(görsel) olarak karşılaştırılması yapılmaktadır (http://www.caginpolisi.com.tr/9/46-47-48-49.htm).
  31. 31.  “Kapa lan çeneni” tümcesinin fotoğrafik görünümünde (spektrografi) ilk kaydın akustik ve psikolojik özellikleri değişmediği surece mukayese için alınacak ses örneği ile olay kaydındaki izler aynı olacaktır.  Parmak izi incelemelerinde olduğu gibi noktalar seçiliyor ve incelemeye tabi tutuluyor.  Tetkik unsuru kayıttaki konuşma ile mukayese için alınan kayıttaki konuşmanın karakteristiklerinin tutması ilk aşamada konuşan kişinin tespitinde uzmanlara yol gösteriyor  (http://www.caginpolisi.com.tr/36/47-48.htm).
  32. 32.  Spektrogram çıktılarında yatay eksen tepeye yakın kısa dikey çubuklar tarafından saniyede 0.1 'lik bölümlere ayrılan zamanı gösterir ve dikey eksen her 1000 hertz de yatay çizgilerle birlikte 80 hertz den 4000 hertz'e kadar olanlar çizgisel olarak sıralayarak frekansı gösterir.  Konuşma enerjisi siyahtan beyaza doğru değişen şekilde gri alanı gösterir.  Sesin frekans aralığı, müzik aletinin frekans aralığıyla benzerdir. En düşük işaret en düşük frekansta ve en büyük işarette en büyük frekansta yer alır.  Ekseriye yatay eksendeki koyu şeritler formant olarak adlandırılan ses tınılarını gösterirler.  Birbirine yakın dikey çizgiler ortalama frekansı veya ses tellerinin gerçek titreşimlerini gösterirler.
  33. 33.  Ses spektrograflarının doğruluğu ve güvenilirliği hususunda bugüne kadar mahkemelerde herhangi bir problemle karşılaşılmamıştır ve ses tanıma ve tanımlama işlemlerinde delil olarak kabul edilebilirliği kanıtlanmıştır.  Spektrogramlar: Konuşulan seslerin daimi kaydı gibi çalışarak, bilinen ve bilinmeyen konuşmacılara ait benzer sözcüklerinin görsel olarak karşılaştırılmasında yardımcı olurlar.  Spektrogramlar birçok ülkede hala konuşmacı tanımada yaygın olarak kullanılmaktadır (http://www.caginpolisi.com.tr/9/46-47-48- 49.htm).
  34. 34.  ÖZNEL ÖLÇÜTLER  Ses tanıma işlemini analiz etme şekline bakarak çok yeni ya da çok eski bir yöntem olarak tanımlayabiliriz.  Ses tanımlama işleminin en eski yöntemi, öznel bir karara dayanan ve konuşmacının sesini, kişinin konuşma özelliklerindeki benzer yönleri dinleyerek karşılaştırma ve tanıma olarak söylenebilir.  Kimliği bilinmeyen konuşmacının sözceleri defalarca dinlenerek o kişi ile ilgili bellekte olabildiğince derin bir bildiklik/geçmiş oluşturulur.
  35. 35.  Yapılan dinleme işleminde kayıt içerisinde, ilgili şahsın ses tınısının ve renginin uzmanın zihninde oluşturduğu biçimiyle şüphelilerden alınan ses örnekleriyle karşılaştırması yapılır.  Çünkü sesleri ayırırken ya da benzetirken kulak-beyin örgütlenmesi, gelişmiş aygıtlardan daha fazla işlev üstlenir.  Kulak-beyin örgütlenmesi, tecrübeye dayalı olarak işitsel karşılaştırma işlemini kolaylaştırmaktadır.  Karşılaştırma büyük ölçüde uzmanın zihninde gerçekleşse de görsel incelemelerle bu ön karar doğrularak öznelliğin önüne geçilir.  Her iki kayıt için ayrı ayrı aktarılan öznel özellikler benzerlik/farlılık düzeyine göre eşlenir(Yüksel, Demirel ve Öztürk, 2003: 155).

×