T.C.                     İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ          İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME İKTİSADÎ ENSTİTÜSÜ            İŞLETME YÖ...
T.C.                     İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ          İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME İKTİSADÎ ENSTİTÜSÜ            İŞLETME YÖ...
İşletme Fakültesi İşletme İktisadî Enstitüsü 1973 no’lu öğrencilerinden EvrimGözener’in bitirme tezi olarak yaptığı “Ülkem...
ÖZ       Bu çalışma, kadının gerek Türkiye’de gerekse Dünya ülkelerinde ikincilduruşunun işgücü istihdamına yansımalarını,...
ÖNSÖZ          Bu çalışmanın amacı, çoğunlukla erkek egemen toplumların olduğudünyamızda kadın işgücünün ikincilliğini göz...
Bu çalışmanın birinci bölümünde, ilk insanlaşma ve toplumsallaşmaaşamasında öncü – özne olan kadının işgücüne katılımından...
TEŞEKKÜR       Bu çalışmanın her aşamasında desteklerini yanımda hissettiğim emekliilkokul öğretmeni annem Türkay Gözener ...
İÇİNDEKİLERÖZ                                                                            iiÖNSÖZ                          ...
1.6.3. İstihdam Edilmiş Kadın İşgücündeCam Tavan (Glass Ceiling) Sendromu                                          421.7. ...
BÖLÜM III Kadın İşgücü İstihdamı ve Sorunlarına Yönelik Bir Araştırma: ‘Kadın ve İstihdam’3.1. Araştırmanın Amacı ve Önemi...
TABLO LİSTESİTablo.1. İktisadi Faaliyetler İçin Harcanan Zaman ve Kadın Çalışanların DeğeriTablo.2. Dünya Ölçeğinde İşgücü...
Tablo.14. Türkiyede Yaş Gruplarına Göre Kadın İstihdamıTablo.15. Türkiyede İşteki statülerine Göre Kadın İstihdamı, 2008Ta...
Tablo.28. Araştırmaya Katılan İstihdam Edilmiş Kadın İşgücünün Aile Hayatı ile İşHayatı Arasındaki DurumTablo.29. Araştırm...
KISALTMALARBM:        Birleşmiş MilletlerCEDAW:     The United Nations Committee on the Elimination of Discrimination     ...
“Şuna inanmak lazımdır ki;dünya üzerinde gördüğünüz herşey,                 kadının eseridir.”                 M. Kemal At...
Giriş           Kadın çalışmaları ve kadın sivil toplum kuruluşlarının giderek çoğaldığıgünümüzde, gerek kadının insani ya...
baskıyı, aile hayatının düzenini sağlayıcı kadın varlığının ev ve iş arasındakiçıkmazlarını uygulamalı verilerle aktarır. ...
Bölüm I.              Kadın İşgücü İstihdamının Tarihsel Süreçte       Değerlendirilmesi; Dünya, Avrupa Birliği Ülkeleri v...
makbul ve erkekte eleştirilen; erkeklerde övülen ifadelerin ise toplumca kadındaolması olumsuz bakış açılarını da beraberi...
1.2.2. Tarihsel Süreçte Kadın İşgücü İstihdamı        Kadın işgücü istihdamını açıklarken, tarihsel süreçteki kadın emeğin...
Paleolitik Dönemden Neolitik Devrim ve resmen Tarım Toplumuna geçişM.Ö. 10 bin’de gerçekleşir. Kabileler, avcılık ve topla...
Neolitik dönemde, kadın ve erkek cinsi arasındaki sınıfsal farklılıklarınoluşmasıyla erkeğin     koyduğu toplumsal kuralla...
Bilindiği gibi, sermayede ‘artı değer’ üç yolla arttırılabilir:            Çalışma sürelerindeki artış (mutlak artı değer...
1. Dünya Savaşı sonrasında kadın emeğinin baltalanması için sosyalönelemler alınır. Bunlardan ilki 1929’da, ABD’de yaşayan...
Sonuç olarak kadınlar, dünyanın neresinde olursa olsun; ücretsiz, takdiredilmez ve düşük bedellerle emeğini ortaya koyarke...
Tablo.3. Dünya Ölçeğinde İstihdam Oranı                          (Genel ve Cinsiyete Göre)       Yıllar            1999   ...
Tablo.4. Avrupa Birliği Ülkelerinde                 Cinsiyete Göre İşgücüne Katılım Oranları 15 - 65 Yaş (%)              ...
verileriyle genel ortalamanın altında seyreder. Bu ülkelerin dışında kadın işgücüistihdamının düşük olduğu diğer ülkeler i...
Tablo.5. Avrupa Birliği Ülkelerinde                   Yıllar İtibariyle Kadın ve Erkek İstihdam Oranları (%)              ...
oranlarındaki farkın kapanıyor olmasına rağmen daha çok yol katetmesi gerektiğianlamına gelir.       Avrupa Birliği Ülkele...
Yıllar geçtikçe Avrupa Birliği Ülkelerinde hem kadın hem de erkek istihdamoranlarında bir artış söz konusudur. 2000’li yıl...
geleneksel pratikler, bir başka ifadeyle feodal yapının gereklerinin katı şekildeuygulanıyor olması gelir.       İstanbul’...
1.5.1.1.      Türkiye’de Cinsiyete Göre İşgücüne Katılma Oranları       Bir önceki başlıkta iletildiği gibi, ülkemizde kad...
Gelişmekte olan üklelerin pek çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de cinsiyetfarkı gözetmeksizin istihdam sorunu önemli boyutla...
Şimdiye kadar iletilen çoğunlukla dış kaynaklı veriler ışığında, ülkemizdekikadın ve erkekler arasındaki işgücüne katılım ...
Tablo.8.’de görüldüğü gibi, ülkemizde kadın işgünün istihdama katılımısadece düşük değil, aynı zamanda bu katılımda yıllar...
1.5.1.2.      Türkiye’de Kadın İtihdamı         OECD 2010 verilerine göre, ülkemiz kadın işgücünün istihdama katılımoranla...
Önceki bölümlerde iletildiği gibi bu yıllarda görülen kadın istihdamınınişgücüne katılımındaki düşüşün temel sebebi kırdan...
Tablo.10. Türkiyede Yıllar İtibariyle                         Cinsiyete Göre İstihdam Oranları (%)                    Türk...
1.5.1.3.     Sektörler ve Ekonomik Faaliyete Göre Kadın İstihdamı        Ülkemizde    istihdamın    cinsiyet    ayırtetmek...
1993 yılında Türkiye genelinde istihdam edilmiş kadın işgücünün %77,6’sıtarım sektöründe işgörmekteyken, 2000’li yıllarda ...
Kadın işgücü istihdamının tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde farklılıklargöstermesi, aslında, kadın işgücü istihdamının...
1.5.1.4.   Eğitim Durumuna Göre Kadın İşgücü İstihdamı       İşgücü    piyasasında    bireylerin   işgücü    istihdamını  ...
Daha önceki paragraflarda da değinildiği gibi; istatistikler, kadınların eğitimdüzeyi arttıkça işgücü piyasasına katılma o...
%5,3’te kalır. Bir başka ifadeyle, 5.281.000 kadın çalışandan 303.000’i lise dengimeslek okulu mezunudur.       Sonuç olar...
Ülkemizde kadınların yaşa bağlı olarak işgüne katılımlarında dikkat çeken birözellik de 15 – 19 yaş grubundaki kadınların ...
Yaş gruplarına göre kadın istihdamında kent ve kırsal alan ayrımınabakıldığında, Türkiye genelindeki duruma benzer bir man...
Kentlerde ise durum değişmekte ve kadınların en yoğun olarak ücretli/maaşlıstatüde çalıştığı görülür (%72,4). Kentlerde to...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişk...
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişkin Bir Araştırma

16,268 views

Published on

Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişkin Bir Araştırma

Published in: Education
0 Comments
8 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total views
16,268
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
4
Actions
Shares
0
Downloads
0
Comments
0
Likes
8
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünya ve Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişkin Bir Araştırma

  1. 1. T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME İKTİSADÎ ENSTİTÜSÜ İŞLETME YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÜLKEMİZDEKİ KADIN İŞGÜCÜ İSTİHDAMININ DÜNYA VE AVRUPA ÜLKELERİYLE KARŞILAŞTIRILMASI; İSTİHDAM EDİLMİŞ KADIN İŞGÜCÜNE İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMAPROJE DANIŞMANI: DOÇ. DR. VALA LALE TÜZÜNERHAZIRLAYAN: EVRİM GÖZENER - 1973 YÜKSEK LİSANS TEZİ MAYIS 2012
  2. 2. T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İŞLETME FAKÜLTESİ İŞLETME İKTİSADÎ ENSTİTÜSÜ İŞLETME YÖNETİMİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÜLKEMİZDEKİ KADIN İŞGÜCÜ İSTİHDAMININ DÜNYA VE AVRUPA ÜLKELERİYLE KARŞILAŞTIRILMASI; İSTİHDAM EDİLMİŞ KADIN İŞGÜCÜNE İLİŞKİN BİR ARAŞTIRMAPROJE DANIŞMANI: DOÇ. DR. VALA LALE TÜZÜNERHAZIRLAYAN: EVRİM GÖZENER - 1973 YÜKSEK LİSANS TEZİ MAYIS 2012
  3. 3. İşletme Fakültesi İşletme İktisadî Enstitüsü 1973 no’lu öğrencilerinden EvrimGözener’in bitirme tezi olarak yaptığı “Ülkemizdeki Kadın İşgücü İstihdamının Dünyave Avrupa Ülkeleriyle Karşılaştırılması; İstihdam Edilmiş Kadın İşgücüne İlişkin BirAraştırma” başlıklı çalışması, 29/05/2012 tarihinde, değerlendirilerek başarılıbulunmuştur.Bitirme Projesi DanışmanıDoç. Dr. Vala Lale TÜZÜNER ii
  4. 4. ÖZ Bu çalışma, kadının gerek Türkiye’de gerekse Dünya ülkelerinde ikincilduruşunun işgücü istihdamına yansımalarını, bu yansımanın tarihsel süreçtekievrimini ve günümüzdeki durumunu mercek altına almayı amaçlar. İşgücü istihdamında cinsiyetlerarası fırsat eşitliği sadece antropolojik veetnografik bir kavram değil, aynı zamanda bir demokrasi, ekonomik rekabet gücü vegüçlü toplumsal yapı hedefinin belirleyici bir unsurudur. Kadınların gerek çalışmahayatına atılmalarında, gerekse çalışma hayatında yaşadıkları sorunların temelinde,sosyal normların kadınlara verdiği geleneksel cinsiyet rolleri yer alır. Bu kroniknormların bir nebze kırılması; günümüzde kadın işgücü istihdamı sorunlarınıaraştırıp değerlendirerek, tarihsel süreç içerisinde kadın emeğinin işbölümünde netür aşamalardan geçtiğini ortaya koymakla mümkündür. Son yıllarda yapılançalışmalarla, kadınlara işgücü piyasası içerisinde fırsat eşitliği sağlamak konusundasivil toplum desteğiyle yapılan girişimler, ulusal ve uluslararası düzeyde pekçokdüzenlemelere sebebiyet vermiştir. Bu çalışmada, ilk olarak kadın işgücü istihdamı tarihsel sürecindeirdelenecek; daha sonra, kadının işgücü piyasasındaki durumu Türkiye, AvrupaÜlkeleri ve Dünya genelinde değerlendirilecektir. Kadın işgücü istihdamınınberaberinde ortaya çıkan sorunlardan ‘Mobbing’ ve ‘Cam Tavan Sendromu’ndanbahsedilecek, son yıllarda özellikle kadınlarca tercih edilen alternatif iş yöntemleri vebu yöntemlerin iş kanunundaki yasal mevzuatındaki yerinin üzerinde durulacak,kadın işgücü istihdamında sivil toplumun önemi ve çalışmalarına yer verildiktensonra, istihdam edilmiş kadınlarca cevaplanan web tabanlı “Kadın ve İstihdam”araştırmasının sonuçları değerlendirilecektir. iii
  5. 5. ÖNSÖZ Bu çalışmanın amacı, çoğunlukla erkek egemen toplumların olduğudünyamızda kadın işgücünün ikincilliğini gözler önüne sermektir. 21. yüzyıl, kadınların binlerce yıldır süregelen; sosyal, psikolojik, fiziksel,cinsel ve istihdami sömürü koşullarını ortadan kaldırmak için yürütecekleritoplumsal, ekonomik, siyasi ve hukuki mücadelelerle kazanımlarının yüzyılıolacaktır. Kadınla birlikte toplumsallık ve insanlık; dolayısıyla demokrasikazanacaktır. Bu anlamda, 21. Yüzyılda daha da ön plana çıkan tartışma ve çözümönerileriyle kadın erkek eşitliği, eşitliğin bileşenlerinden olan, ‘ikincilliğin ortadankalkması’ ve ‘fırsat eşitliği’ göründüğünden daha büyük kazanımları beraberindegetirecektir. Demokrasinin işlevlerini yerine getirmesi; dayanışma bilincinin artması, siviltolumun gelişmesi ve desteklenmesi, ayrımcılıkların azalması, hoşgörü veyurttaşların siyasal yaşama dahil olmasıyla mümkündür. Uluslararası toplumlarıntanımladığı bu etkin demokrasi anlayışının bir gereği olarak, kadın ve erkeklerin eşitdüzeyde kamusal hayata katılımı, demokratik değerlerin sürdürülebiliriliğini garantialtına alır ve mümkün kılar. Bir başka ifadeyle, kadınların toplumsal alandaerkeklerle eşit koşullarda tutulacağı cinsiyet eşitliği politikaları demokrasinin gereğihatta zorunluluğudur. Türkiye Cumhuriyeti tarihine bakıldığında, ne yazık ki, Cumhuriyetimizin ilkyıllarında kadınlara tanına haklar ve cinsiyet eşitliği uygulamaları, 1950’lerdengünümüze kadar olan süreçte muhafazakarlaşmaya ve bu muhafazakarlaşmaberaberinde eşitsizliğin giderek arttığını işaret eder. Bu eşlitsizlik; kamusal alandan,aile hayatına kadar kadını ve sosyal hayatını olumsuzlaştırmakta ve özellikle kadınınkendini gerçekleştirebileceği yegane alan olan kadın işgücü istihdamınıetkilemektedir. Elinizdeki bu çalışma, her geçen yıl giderek azalan kadınistihdamının kadının insan hakkının bir sonucu olduğunu açıklar. iv
  6. 6. Bu çalışmanın birinci bölümünde, ilk insanlaşma ve toplumsallaşmaaşamasında öncü – özne olan kadının işgücüne katılımından günümüze değinyaşanan değişimi, tarihsel süreçle birlikte işbölümünü incelenecektir. Bu bölümde,ayrıca, ülkemizdeki kadın işgücü istihdam oranlarının 1950’lerden itibarenmuhafazakarlaşmanın bir sonucu olarak uygulanan politikalarla düşüşü,ülkemizdeki kadın işgücü istihdamının son 20 yıldaki oranlarıyla Dünya ve Avrupaülkeleri oranlarının karşılaştırılması, kadın işsizliği değerlendirilerek, istihdam edilmişkadın işgücünün istihdami sorunları ve alternatif çalışma yöntemleri masayayatırılacaktır. Kadın işgücü istihdamını destekleyen organizasyon yapıları ve çalışmalarıise ikinci bölümünde ele alınır. Bu bağlamda, kadının girişimci ve siyasi kimliklerinidestekleyen organizasyon yapılarıyla, istihdam edilmiş kadın işgücünün sorunlarıgözler önünde serilecektir. Üçüncü ve son bölümde ise, web tabanlı olarak ülkemizdeki çalışankadınlara uygulanmış ve 138 istihdam edilmiş kadının cevapladığı ‘Kadın veİstihdam’ araştırmasının sonuçları değerlendirilecektir. Bu çalışmada yoğunluklu olarak, Türkçe ve İngilizce kaynaklardanyararlanılmış; OECD, ILO, DİE organizasyonlarınca açıklanan verilerin düzenlenip,yazınsal kısmın rakamlarla desteklenmesiyle yazılmıştır. Toplumsal kuralların giderek kadının alehine işlediği günümüzde, şüphesizdirki, aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bırakılan kadın işgücünün, çalışmahayatındaki önem ve gerekliliğinin farkındalığı gün geçtikçe artacak; bu bağlamda,kadının işgücü piyasasında var olacağı tam zamanlı çalışmanın yanında alternatif işyönetmleri ve uygulama alanları yasal düzenlemeleriyle artacaktır. Bu çalışmanın, literatürde “kadın istihdamı” konusunda yetersiz kaynaklarıniçerisine bir tuğla olarak gireceğini öngörerek, ‘kadın’ konulu çalışmaların güngeçtikte artmasına bir vesile olması umut ediyorum. v
  7. 7. TEŞEKKÜR Bu çalışmanın her aşamasında desteklerini yanımda hissettiğim emekliilkokul öğretmeni annem Türkay Gözener ve örnek bir bürokrat olan babam BakiGözener’e; araştırma aşamasında desteklerini esirgemeyen, kurcusu olduğumHayata Dokun Kadın Organizasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri; Sayın Onur Önen,Sayın Burak Sabuncu, Antropolog Sayın Pınar Taşdelen, İnsan Kaynakları UzmanıSayın Simge Sayın Yorulmaz, Sayın Mehmet Serhat Okan, Sayın Cenk Turan veMarmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Görevlilerinden Sayın AhmetBaşçı’ya; çalışma hayatı ile birlikte öğrencilik yaşamımı sürdürme çabalarımı gözardı etmeyerek derslerinde farklı bakış açıları ve danışmanlığıyla Sayın Vala LaleTüzüner’e teşekkür ederim. Kadının insan haklarının önemini devrimleri ile gerçekleştiren; hür irade,adalet, hümanizm ve diyalektik kavramlarını içselleştirmeme vesile olan, vicdanımınsesini dinlemeyi kendi yaşamıyla örneklendirerek öğreten, Türkiye CumhuriyetiKurucusu, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e.Saygılarımla.Evrim GözenerMayıs, 2012 vi
  8. 8. İÇİNDEKİLERÖZ iiÖNSÖZ iiiTEŞEKKÜR vİÇİNDEKİLER viTABLO LİSTESİ viiiKISALTMALAR .xiGİRİŞ 1 BÖLÜM IKadın İşgücü İstihdamının Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi; Dünya, Avrupa Birliği Ülkeleri ve Türkiye’de Kadın İşgücü İstihdam Oranları1.1. Kadının Toplumdaki Yeri 31.2. İstihdam Kavramı 41.2.1. İstihdam 41.2.2. Tarihsel Süreçte Kadın İşgücü İstihdamı 51.3. Dünya’da Kadın İşgücü İstihdamı 101.4. Avrupa Birliği Ülkelerinde Cinsiyete Göre İşgücüne Katılım Oranları 111.4.1. Avrupa Birliği Ülkelerinde Kadın İstihdamı 131.5. Türkiye’de Kadın İstihdamı ve Kadın İşsizliği 161.5.1. Türkiye’de Cinsiyete Göre İşgücüne Katılma Oranları 171.5.2. Türkiye’de Kadın İstihdahmı 211.5.3. Sektörel ve Ekonomik Faaliyetlere Göre Kadın İşgücü İstihdamı 241.5.4. Eğitim Durumuna Göre Kadın İşgücü İstihdamı 271.5.5. Yaş Gruplarına Göre Kadın İşgücü İstihdamı 291.5.6. İşteki Statüsüne Göre Kadın İşgücü İstihdamı 311.5.7. Sosyal Güvenlik Kurumlarına Kayıtlılık Durumuna Göre Kadın İstihdamı veEnformel Sektör 321.5.8. Türkiye’de Kadın İşsizliği 351.6. Kadınların Çalışma Hayatında Karşılaştıkları Sorunlar 371.6.1. Cinsiyete Dayalı Sorunlar 381.6.2. Kadın İşgücünün Yaşadığı Önemli Buhran: Mobbing 40 vii
  9. 9. 1.6.3. İstihdam Edilmiş Kadın İşgücündeCam Tavan (Glass Ceiling) Sendromu 421.7. Kadın İşgücü İstihdamında Alternatif Yöntemler ve Ülkemizde Esnek ÇalışmaSaatli İşlere Bakış 461.7.1. Alternatif Çalışma Yöntemleri: İşveren Bakış Açısı, İşgören Algısı 461.7.1.1. Yarı Zamanlı Çalışma 501.7.1.1.1. Yarı Zamanlı Çalışma Hakkındaki Bakış Açıları 511.7.1.1.2. Ülkemizde Yarı Zamanlı Çalışma 511.7.1.1.3. Yarı Zamanlı Çalışmaya İlişkin Avantaj ve Dezavantajlar 531.7.1.2. Dönemsel Çalışma 541.7.1.2.1. Dönemsel Çalışma Nedir? 551.7.1.2.2. Dünya’da Dönemsel Çalışma 561.7.1.2.3. Ülkemizde Dönemsel Çalışma 581.7.1.2.4. Ülkemizde Dönemsel Çalışma Şeklininİnsan Kaynakları Birimindeki Rolü 59 BÖLÜM II Kadın İşgücü İstihdamının Güçlenmesine Destek Veren Sivil Toplum Organizasyonları2. Sivil Toplum Nedir? 602.1 Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği (KAGİDER) 622.2. Kadın adayları Destekleme Derneği (KA.DER) 632.3. HAYATA DOKUN Sivil Kadın Organizasyonu 652.3.1. HAYATA DOKUN Sivil Kadın Organizasyonu’nun İstihdam Edilmiş Kadınİşgücüne Verdiği Destek ve Hedefleri 682.3.2. HAYATA DOKUN Projeleri 69 viii
  10. 10. BÖLÜM III Kadın İşgücü İstihdamı ve Sorunlarına Yönelik Bir Araştırma: ‘Kadın ve İstihdam’3.1. Araştırmanın Amacı ve Önemi 713.2. Araştırmanın Kapsamı ve Sınırları 713.3. Araştırma Raporu 72SONUÇ 98KAYNAKÇA 102EKLER 109 ix
  11. 11. TABLO LİSTESİTablo.1. İktisadi Faaliyetler İçin Harcanan Zaman ve Kadın Çalışanların DeğeriTablo.2. Dünya Ölçeğinde İşgücüne Katılım Oranı (Genel ve Cinsiyete Göre)Tablo.3. Dünya Ölçeğinde İstihdam Oranı (Genel ve Cinsiyete Göre)Tablo.4. Avrupa Birliği Ülkelerinde Cinsiyete Göre İşgücüne Katılım Oranları 15 - 65YaşTablo.5. Avrupa Birliği Ülkelerinde Yıllar İtibariyle Kadın ve Erkek İstihdam OranlarıTablo.6. Yıllar İtibariyle Bazı Gelişmiş Ülkelerde, Avrupa Birliği Ülkelerinde veTürkiyede Kadın İşgücünün İstihdama Katılım OranlarıTablo.7. Türkiyede ve Avrupa Birliği Ülkelerinde Yaş Grupları ve Cinsiyete Göre 15- 65 Yaş Arsı Çalışma OranıTablo.8. Türkiyede Yıllar İtibariyle Kadın ve Erkek İşgücünün İstihdama KatılmaOranlarıTablo.9. Yıllar İtibariyle Bazı Gelişmiş Ülkelerde, Avrupa Birliği Ülkelerinde veTürkiyede Kadın İşgücü İstihdamı OranlarTablo.10. Türkiyede Yıllar İtibariyle Cinsiyete Göre İstihdam OranlarıTablo.11. Türkiyede İstihdamın Sektörel DağılımıTablo.12. Türkiyede İstihdam Edimiş Kadın ve Erkek İşgücünün Sektörlere GöreDağılımıTablo.13. Türkiyede Eğitim Durumuna Göre İstihdam Oranı x
  12. 12. Tablo.14. Türkiyede Yaş Gruplarına Göre Kadın İstihdamıTablo.15. Türkiyede İşteki statülerine Göre Kadın İstihdamı, 2008Tablo.16. Türkiyede Kayıtlı Kadın İşgörenlerin Sosyal Güvenlik Kurumlarına GöreDağılımı, 2008Tablo.17. Türkiyede Cinsiyete Göre Kayıt Dışı İstihdam Oranları, 2008Tablo.18. Yıllar İtibariyle Bazı Gelişmiş Ülkelerde, Avrupa Birliği ve Türkiyede Kadınİşsizlik OranlarıTablo.19. Yıllar İtibariyle Türkiyede İşsizlik OranıTablo.20. Araştırma Katılanların YaşıTablo.21. Araştırmaya Katılan Genel Örneklemin Yaşadığı ŞehirTablo.22. Araştırmaya Katılan Genel Örneklemin Medeni DurumuTablo.23. Araştırmaya Katılan Genel ÖrnekleminEğitim DurumuTablo.24. Araştırmaya Katılan Örneklemin 30 Yaş Ana Ayrımında Yaşadığı KentTablo.25. Araştırmaya Katılan Örneklemin Yaş Ana Ayrımına GöreMedeni DurumuTablo.26. Araştırmaya Katılan Genel ÖrnekleminEğitim DurumuTablo.27. 30 Yaş ve Altı - 30 Yaş Üzeri İstihdam Edilmiş Kadın İşgücünün EmekOdaklı Cinsiyete Eşitliği Verileri (Sayı) xi
  13. 13. Tablo.28. Araştırmaya Katılan İstihdam Edilmiş Kadın İşgücünün Aile Hayatı ile İşHayatı Arasındaki DurumTablo.29. Araştırmaya Katılan Kadınların Çalıştıkları İşyerlerinde Olan İmkanlar veÇalışma Hayatındaki HaklarıTablo.30. İstihdam Edilmiş Kadın İşgücünün Psikolojik ve Cinsel Tacize UğramaOranları xii
  14. 14. KISALTMALARBM: Birleşmiş MilletlerCEDAW: The United Nations Committee on the Elimination of Discrimination against Women (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi)ILO: International Labour Organization (Uluslararası Çalışma Örgütü)KAGİDER: Türkiye Kadın Girişimciler DerneğiKA.DER: Kadın adayları Destekleme DerneğiOECD: Organisation for Economic Co-Operation and Development (İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı)TÜSİAD: Türk Sanayicileri ve İş Adamları DerneğiUNDP: United Nations Developmen Programme (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) xiii
  15. 15. “Şuna inanmak lazımdır ki;dünya üzerinde gördüğünüz herşey, kadının eseridir.” M. Kemal Atatürk 0
  16. 16. Giriş Kadın çalışmaları ve kadın sivil toplum kuruluşlarının giderek çoğaldığıgünümüzde, gerek kadının insani yaşam hakkına, gerekse toplum içindekidurumuna bakış açısında hızlı bir değişim yaşanmaktadır. Bu hızlı değişimçerçevesinde, toplumun birçok kesimince artık kadın olmanın zorluklarıanlaşılmaktadır. Toplumumuzda kadının sosyal yapısından kaynaklanan ikincil duruşu kentve kırsal kültürlerde farklılık gösterir. Kent kültüründe kadınların elde ettiği ekonomikgüç beraberinde istihdam sorunları dişi - anne olmanın bir diyeti olarak karşımızaçıkarken; kır kültünde, kadının varlığı doğduğu günden itibaren neredeyse yoksayılır. Bu yok sayılış, yıllar yılı süre gelen ve atasözlerinden başlayan bir öykügibidir; “Kız evde olsa da elden sayılır” “Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün” “Oğlan oktur, her evde yoktur” Bu atasözleri, çocukluğumuzdan ergin kadınlar olmamıza kadar süregelenoryantasyonel1 bir öğrenme sürecidir. Bu unsur, kültürün davranış kalıplarıylapekiştirilerek “kadın olma” davranış modelleri kadın cinsinin genlerine kadar işler. Katılınan uluslararası kadın kongreleri ve konferanslardan edinilentecrübelerden, kadının ikincilliğinin sadece bizim kültürümüzde olmadığını, kadınolmanın dünyanın her yerinde ve koşulunda zor olduğunu iletmek istiyorum. Buzorlukların bir kısmını, çalışmam içerisinde sayısal verilerle temellendirerek sizlerlepaylaşacağım. Bu çalışmanın amacı, feodal yapının yüzyıllardır süregelen sonuçlarından biriolan kadın ikincilliğinin özellikle iş hayatına yansımalarını aktarmaktır. Bu yansıma,kadının iş ve aile hayatı arasındaki ikilemleri, işgören olarak yaşadığı zorlukları ve1 Oryantasyonel; antropolojik literatürde, evlilik öncesi aile eğitimi ve kültür aktarımı. 1
  17. 17. baskıyı, aile hayatının düzenini sağlayıcı kadın varlığının ev ve iş arasındakiçıkmazlarını uygulamalı verilerle aktarır. Çalışma, üç bölümden oluşur. Birinci bölümde kadının tarih sayfalarındasosyal hayatın içinde nasıl varolduğunu ve feodalitenin kadının işören olarakhayatına girişini aktarır. Bu bölümde, kadının geçmişten günümüze süregelençalışma hayatındaki evrimi, istihdam oranları aktarılır. Birinci bölümün sonlarındaise, yeni yeni gündeme gelen kadın işgücü istihdamında alternatif yöntemler2aktarılır. İkinci bölümde ise, kadının iş hayatında yaşadığı zorluklara destek olan siviltoplum çalışmaları ve uygulamaları aktarılır. Bu çalışmalar üç ayrı organizasyonunçalışmalarıyla örneklendirilir. Bunlar; ülkemizde kadın girişimciliğini destekleyen vebu konudaki eğitim, seminer projeleriyle KAGİDER, kadının siyasi hayatta yeralmasının önemi konusunda çalışmalar yapan KA.DER ve iş hayatındaki kadınlaragerek aile gerekse istihdam sorunlarında on-line destek veren HAYATA DOKUNsivil toplum inisiyatiflerinin çalışmalarıdır. Çalışmamın üçüncü ve son bölümünde ise, on-line olarak iş hayatındakikadınların cevapladığı ‘Kadın ve İstihdam’ anketi sonuçları aktarılır. Eklerbölümünde göreceğiniz bu anket, sosyal medya kanlarından ve on-line veritabanlarına ileti yoluyla yüzlerce kadına ulaşmış, 138 kadından geçerli ve güvenilirbilgilerle değerlendirilip raporlanmıştır. Son tahlilde bu çalışma, kadının işgücü istihdamı konusunda yaşadığızorlukları tarihsel süreçlerle günümüze aktarımını, kadın işgücü istihdamı evriminikaynaklardan alınan sayısal verilerle ve bir örnek anket çalışmasıyla örneklendirerekincelenmesini konu alır.2 Yarı Zamanlı İş, Dönemsel İş 2
  18. 18. Bölüm I. Kadın İşgücü İstihdamının Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi; Dünya, Avrupa Birliği Ülkeleri ve Türkiye’de Kadın İşgücü İstihdam Oranları1.1. Kadının Toplumdaki Yeri Gerek sosyal gerekse çalışma hayatında, kadının toplum karşısındaki yerinebakıldığında, doğurgan ve anne olmasından dolayı, kadın konumu erkekten sonra,bir başka ifadeyle “ikincil” olarak belirlenmiştir. Kadının ikincil konumu ataerkil (patrilineal) sistemlerin en belirgin özellikleriarasında yer alır. Kadının ataerkil toplumlarda ikincil olmasının sebeplerinin başında,bir önceki paragrafta da iletildiği gibi, doğurganlık bir başka ifadeyle anne olmak,korunan kollanan olmak, ev düzenin sağlanmasından sorumlu olmak gibi anahtarkavramlardan bahsedilebilir. Ataerkil (patrilineal) toplum, maddi temele dayanan, erkek hiyeraşisiyletemellendirilen, erkeklerin kendilerine kadınları denetleme gücü veren bir toplumsalilişkiker bütünüdür. Bu yapı, sadece cinsiyet ve aile ilişkilerinde değil, üretimde vekadının üretime katılmasında da karşımıza çıkar ve kadın mülksüzlüğü olgusunugözler önüne serer. (Cockburn, 1991: 6) Toplumların çoğunda yaygın bir biçimde karşımıza çıkan erkek egemenideoloji, meşrutiyetini kadınları “doğa” (nature), erkekleri ise, “kültür” (culture)biçiminde tanımlar. Bu nedenle, erkeğin yaşam alanı üretimle katılımla açıklanırken;kadın, doğası gereği; çocuk doğurmak, sağlıklı şekilde büyütmek ve evin düzeninikorumakla sorumludur. Bir başka ifadeyle, kadınlık, erkeğin tam karşıtı ve o’nun değerlerbakımından olumsuzlaştırılmasıdır. Kadınla yüceltilen kavramların erkekte olmaması 3
  19. 19. makbul ve erkekte eleştirilen; erkeklerde övülen ifadelerin ise toplumca kadındaolması olumsuz bakış açılarını da beraberinde getirir. (Tekeli, 1982, 338) Son tahlilde, tarihsel süreç içerisinde kadının toplumdaki yeri ikincil plandakalarak “ev”dir, “aile bakımı”dır ve üretime katkısı sadece aile içindeki düzenikorumaktan ibarettir. Bu düzen, üretimde maddi bir getiri elde etmesini engeller vekadını mülksüzleştirir. Kadının toplumdaki yeri başlığının ardından, kadının işgücüne katılımınıntarihsel süreçteki yeri ve kadın istihdamından bahsedilecektir.1.2. İstihdam Kavramı ve Kadın İşgücü İstihdamı Öncelikle ‘istihdam’ kavramının teorik olarak açıklanacağı bu bölümde, kadınişgücü istihdamının tarihsel süreç içerisindeki evrimi de detaylıca aktarılacaktır.1.2.1. İstihdam İktisadın temel kavramlarından biri olan istihdam, geniş anlamda sonsuzsayılan insan ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla kıt kaynakların kullanımını ifadeeder. Bir başka ifadeyle istihdam, tüm üretim faktörlerinin kullanımını, üretime sevkedilmesini tanımlar. (Üstünel, 1975: 150 – 151; Ülgener, 1976: 73 – 74) Bu geniş anlamın dışında istihdam, üretim faktörlerinden emeğin kullanımınıifade eder. Daha açık bir değişle istihdam, bir şahsın hizmetini alma ve kullanmaanlamına gelir. (Acar, 1992: 7 – 8) İstihdam çoğunlukla, piyasa içi ekonomik faaliyetler için kullanılır. Böylece işpiyasasında emeğini arz edenler (iş gücüne katılan), istihdam içinde sayılırlar.(Zaim, 1986, 106) 4
  20. 20. 1.2.2. Tarihsel Süreçte Kadın İşgücü İstihdamı Kadın işgücü istihdamını açıklarken, tarihsel süreçteki kadın emeğininüretimde geçirmiş olduğu aşamların incelenmesi uygundur. Tarihsel sürece bakıldığında, kadının üretime katılımı ilkel toplumlarıniçerisindeki işbölümüne kadar dayanır. İlk ilkel toplulukların gruplar halindeyaşamaya başlamasıyla, “ilkel komünizm” adında cinsler arası işbölümünün ortayaçıktığı görülür. (Bebel, 1975: 30) Yazılı tarih öncesi dediğimiz bu dönemlerdekadınlar iktisadi faaliyetin birincil bölümünde “toplayıcı” olarak yer alırken; erkekeler,ikincil faaliyet olarak “avcılık”la uğraşırlar.İlkel insanın, besinin %65’ini bitkilerden, %35’ini hayvansal gıdalardan giderdiğinikanıtlayan son çalışmalarla, bu toplumlardaki kadın ve erkeğin üretime katkısı vebuna bağlı olarak toplumsal işbölümünün günümüzdeki kadının ikincil duruşundanfarklı olduğu sonucu çıkarılır. M.Ö. 20 bin’lerde insanın bitkinin üretilmesini keşfetmesiyle kadının ilk emekortaklığının gerçek ifadesi ortaya çıkar. Erkek, sadece kendinden sorumluykenkadın, kendi ve çocuklarından sorumludur. Bir başka ifadeyle; kadın, erkekle kurulankolektif üretim ortaklığının yarı yarıya hissedarıdır. Bu dönemlerde üretim ve tüketimfazlası olmadğından cinsiyetler ya da klanlar arasında herhangi bir üstünlükgelişmez ve bu ilk ortaklaşmacı yaşam zemininde karşımıza çıkan sistem ilkelsoyalizmdir. (Kadınların Kurtuluş Hareketi, 1988: 2438) Görüldüğü gibi, topluluk halinde yaşamayı başlatan, üretime kattığı değerle,kadındır. Bu nedenle, Paleolitik Çağ‘daki ilk insan figürleri kadın betimlemeleridir.Kadının doğurması berekettir ve kadını resmetmek kadının yaratıcı ve üreticigücünü simgeler. Bir başka ifadeyle, “özel mülkiyet”in gelişmediği PaleolitikDönem’de, kadın ve erkeğin kolektif işbirliği zorunluluğu yaşamasaldır ve birbirlerinitoplumsal ya da ekonomik olarak sömürmezler. (Michael, 1993: 25 – 30) 5
  21. 21. Paleolitik Dönemden Neolitik Devrim ve resmen Tarım Toplumuna geçişM.Ö. 10 bin’de gerçekleşir. Kabileler, avcılık ve toplayıcılıktan ibret olan yaşambiçimlerinden resmen tarımsal üretime geçer ve insan faaliyetleri genişleyerekdoğaya karşı bağımlılık azalır. Bu dönemde erkek de toprağı işlemeye başlarken; kadın, tohum ve tahılüretimiyle ve üretilen tahılın değirmende işlenmesi görevini üstlenir. Bu görevyanında kadın, topak kaplar yapar ve iplik üretimiyle beraber dokuma işlerindekendini geliştirir. Diğer bir ifadeyle, buzul çağının bitmesiyle değişen iklim koşullarıaktüel hayatın kadının emeğe katkısı yönünde farklılıklaşmasını sağlar. Bu dönemde ayrıca, sabanın icadı ve tekerleğin kullanılmasıyla tarımfaaliyetlerinde hayvanların kullanılmasını, bir başka ifadeyse tarımsal faaliyetlerinerkeğin başlıca görevi olmasını gündeme getirir. Sonuç olarak, topluluklararasındaki refah düzeyi ve neolitik birimler arasındaki ticaretle kadın emeğinindeğeri azalmaya başlar. (Kadınların Kurtuluş Hareketi, 1988: 2440) Kadının tarih içerisindeki gelişimi ve emeğe katkısında ikincilleşmesi,sabanın ve tekerleğin kullanılmasıyla gelen kentleşme ile başlar. Bu dönem M.Ö. 4bin – 3 bin yıllarında Eski Mezopotamya’da gerçekleştiği tahmin edilir. (Berktay,2000: 37) Bazı antropologlara göre, bu dönemde yaşayan gezici, avcı ve toplayıcıgruplarda kadın henüz ikincilleşmez ve erkekle eşittir. Bunun sebebi ise, geziciklanların özel mülkiyete sahip olmayışıdır. Engels ise, göçebelikten yerleşik hayatageçmeyle beraber özel mükliyetin oluştuğunu ve mükliyete erkeğin egemenolduğunu iletir. (Engels, 1992: 62) Özel mülkiyetin erkekte toplanması berberinde mülkiyetin babadan oğulageçmesine ve erkeğin kadın cinselliğinin ve bedeninin denetimini almasınasebebiyet verir. Kadın bedeni, önce baba ve ağabeyin sonra kocanın eline geçer veartık kadın, klanlar arasında değiş tokuş edilen bir nesneden ibarettir. Bir başkaifadeyle Paleolitik ve Neolitik Döneme geçildiğinde kadının emeğe katkısı, ailedüzenini korumaya yönelik araçlarla ilerlerken erkek tarım ve hayvancılıkla baş edengüçlü ve dış alanda mücadele edendir. Bu da, klanların anaerkillikten ataerkilliğegeçişini, cinsler arasındaki sınıfsal farklılığın oluşmasına sebep olur. 6
  22. 22. Neolitik dönemde, kadın ve erkek cinsi arasındaki sınıfsal farklılıklarınoluşmasıyla erkeğin koyduğu toplumsal kurallar işlemeye başlar ve mülkiyet,erkeğin soyundan olan erkek çocuğa aktarılır. Kadın ve erkek arsındaki bu sınıfsalfarklılığın oluşması ve kadının dışlanması 2 bin yıllık bir süreci kapsar. Mitolojiyedahi geçmiş bu süreçte kadın birey olarak mücadele eder ancak savaşı kazananerkektir. Sanayi Devrimi’ne kadar süregelen bu cinsler arası ayrışma ve egemenlik –üstünlük ilişkisi, sanayi devrimiyle birlikte hem cinsler hem de toplumsal – sınıfsalalanda köklü değişikliklere gebedir. Sanayi Devrimi beraberinde kadınların ücret karşılığnda işçi statüsündeçalışmaya başlamasını getirir. Devrim, aile reisi erkeğin ekonomik yetersizliğiylekadının bu emek yoğun dönemde üretime katılmasına sebebiyet verir. SanayiDevrim’inde kadın emeğinin kullanılmasının bir başka sebebi de yeni teknikgelişmelerdir. Erkeğin fiziksel üstünlüğü makinalar karşısında yetersiz kalır, bu dakadın emeğini makinalarla buluşturur. Devrim, kadın emeğini tekrar değerlendirse de, kapitalist sitemin kadınınüzerine vefasızca oyunlar oynayarak uzun zaman dilimlerinde düşük ücretlerleçalıştırılmasına engel olamaz. Bu durum, sitemin kar mantığıyla işlemesiyleaçıklanır. Sanayi Devrimi’nde kapitalist sermaye, insan ihtiyaçlarını karşılamak içinüretmek üzerine değil, ‘artı değer’ elde etmek için üretime hizmet eder. Bilindiği gibi,kapitalist üretim, değişim değeri üreten meta üretimi yoluyla kar’ı gerçekleştirir. Bugerçekleşmede üretim ile dolaşım ve tüketim aşamaları birbiriyle bağlantılı biçimdetoplumsal ilişkileri belirler. Bir başka ifadeyle sermaye, emek gücünü satın aldığıişçinin üretimini maksimize etmeye odaklanır, bu da sermayenin temel amacınınemeğin yarattığı değerin giderek daha büyük bir kısmına sahip olmak istemesiyleaçıklanabilir. 7
  23. 23. Bilindiği gibi, sermayede ‘artı değer’ üç yolla arttırılabilir:  Çalışma sürelerindeki artış (mutlak artı değer)  Aynı sürede yapılan işin yoğunlaştırılması (nisbi artı değer)  Her iki yolun beraber kullanılması (mutlak ve nisbi artı değer) Sonuç olarak sermaye, esnekleşerek iş süreçlerini enformel olarak ve yasalmevzuatın uygulanmadığı bölgelere yayarak, çalışma sürelerini yoğunlaştırırakmutlak artı değeri arttırmayı başarır. Ancak bu, artı nisbi değeri yani verimliliğibeklenen düzeyde artıramadığından cansız emeğin önemi, bir başka ifadeylemakineleşme önem kazanır. Bu değişim, Hacer Ansal’ın ilettiği gibi “Teknoloji,kapitalist üretim tarzında sürekli olarak daha fazla artık üretmek, verimliliği vekarlılığı artırmak arayışı içerisindeki sermayenin çıkarlarının damgasını taşır.” (Ansalve Satılgan, 1994: 33) Bütün bu gelişmeler karşısında, kadınlar Sanayi Devrimi ile birlikte emek arzeden bireyler olarak yeni bir kimlik kazanır. Kadın, ‘ucuz emek’ olarak kabulgördüğünden sermayenin tekstil ve dokuma gibi iş kollarında istihdam edilir, diğer biryandan emeklerinin karşılığını alamadığı için sendikalarla mücadele ederdurumdadır. Kadın emeğinin geçtiği bu tarihsel süreçte kadının kazandığı toplumsalkonum, işçi sınıfı içerisinde ayrı bir toplumsal bilinç ve örgütlenmeyi beraberindegetirir. (Tekeli, 1982: 92) Kadının istihdamında önemli rol oynayan Sanayi Devrimi’ni 1. Dünya Savaşıizler. Bu dönemde kadınlar; fabrika işçisi, memurluk, hemşirelik ve öğretmenlik gibialanların dışında da çalışma imkanı bulur. Tramway ve taksi şoförlüğü ve sayaçokumacılığı gibi işlerle kadın, 1914 – 1918 yıllarında, o döneme kadar girdiklerigeleneksel sektörlerden çıkar ve erkeklerin hakim olduğu sektörlerde istihdam edilir.1921 – 1931‘li yıllarda ise kadın emeği, savaş sonrasında ülkelerin geçtikleriekonomik buhrandan en çok etkilenen kesimdir ve buna müteakip o yıllarda kadın,artık ticaretin de içindedir. 8
  24. 24. 1. Dünya Savaşı sonrasında kadın emeğinin baltalanması için sosyalönelemler alınır. Bunlardan ilki 1929’da, ABD’de yaşayan evli kadınların çalışmaolanağından yoksun bırakılması için bir kampanya başlatılır ve o dönemin siyasiçevrelerince desteklenir. Bir başka örnek İngiltereden gelir. Savaş sonrasındakikısıtlı iş olanakları nedeniyle o yıllarda sadece bekar kadınların çalışmasıolanaklıdır. Kadın emeğinin üzerine oynanan oyunların süregelmesi 2.DünyaSavaşıyla bir nebze hafifler ve kadın tekrar iş piyasasına çağırılır. (Special Report,1989, 119) Son tahlilde, kadın emeğinin toplum emek gücündeki oranı, erkek egemensistemin başladığı günden bugüne, sitemin çıkarları yönünde işler. Bu süreçte kadınistihdam oranları giderek artmasına rağmen, kadın emeği sömürülen, eşitsiz vedışlanır durumunu korur. Diğer yandan, endüstri ülkelerinin ekonomi tarihleri, kadının iş piyasasınakatılımıyla ekonomik büyüme arasında pozitif bir ilişki olduğunu kanıtlar. Tablo 1,1995 verileriyle dünyadaki toplam işyükünün gelişmekte olan ülkelerde %53’ünü,endüstrileşmiş ülkelerde %51’ini kadının üstlendiğini gösterir. Tablo.1. İktisadi Faaliyetler İçin Harcanan Zaman ve Kadın Çalışanların Değeri (%) Tüm İktisadi Faaliyetler içinÜlkeler Ücretli Ücretsiz Harcanan Toplam ZamanGelişmekte Olan Kadın 53% 34 669 Ülke Erkek 47% 76 24 Kadın 51% 34 66Gelişmiş 13 Ülke Erkek 49% 66 34 Kaynak: http://www.undp.org.tr/gender_tr.htm Tablo.1’de görüldüğü üzere endüstrileşmiş üklelerde erkekler, çalışmazamanlarının 2/3’ü ücretli, 1/3’ünü ücretsiz işlere ayırır. Diğer bir taraftan aynıkoşullar kadınlar için tam tersidir. Aynı durum gelişmekte olan ülkelerde ise,erkeklerin çalışma zamanlarının ¾’ünü ücretli işlere ayırdığını gösterir. 9
  25. 25. Sonuç olarak kadınlar, dünyanın neresinde olursa olsun; ücretsiz, takdiredilmez ve düşük bedellerle emeğini ortaya koyarken, erkeklerin ekonomik katkılarıkadınlarınkinden daha değerli ve geliri yüksektir. Kadın işgücünün tarihsel sürecinin ardından, günümüzde kadın işgücüistihdamının Dünya genelindeki durumu aktarılacaktır.1.3. Dünya’da Kadın İşgücü İstihdamı Dünya genelinde kadın ve erkek işgücü istihdamı oranlarının cinsiyet ayrımıyapmaksızın 2000 – 2010 arasında %8 azaldığı gerilediği tanımlanır. Bugerilemenin, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tümünde kadın istihdamında%0,2, erkek istihdamında ise %1.5’tir. Kadınların lehine gibi görünen bu oranlararağmen kadın erkek arasında işgücüne katılımdaki fark devam eder. Tablo.2.’de yeralan rakamlarla iletecek olursak, 2009 yılı itibariyle çalışma yaşındaki sağlıklıerkeklerin işgücüne katılımı %77,7’yken bu oran kadınlarda %51,6‘dır. Tablo.2. Dünya Ölçeğinde İşgücüne Katılım Oranı (Genel ve Cinsiyete Göre) Yıllar 1999 2002 2006 2007 2008 2009 Toplam (%) 65,5 65 64,8 64,7 64,7 64,7 Erkek (%) 79,2 78,6 78 77,8 77,7 77,7 Kadın (%) 51,8 51,6 51,6 51,6 51,7 51,6 Kaynak: ILO, 2010: 116 Dünya genelinde istihdam oranları son 10 yılda %0,7 gerilerken, bu gerilemekadınlarda %0,3, erkeklerde ise, %1,6’dır. Kadın emeğinin işgücüne katılımı 2004 –2008 yıllarında %47,9’dan %48,6’ya yükselmiş olsa da, küresel krizin etkilerinin ağırbiçimde hissedildiği 2009’da kadının işgücüne katılımında kayda değer bir düşüşyaşanır. Bir başka ifadeyle, Tablo.3.’te de görüldüğü üzere, 2009 verileri dünyaölçeğinde çalışma yaşındaki erkeklerin %72,8’i istihdam edilirken, bu orankadınlarda%48’dir.(http://www.sosyal-is.org.tr/dosyalar/kadin_emegi_ve_istihdami.pdf) 10
  26. 26. Tablo.3. Dünya Ölçeğinde İstihdam Oranı (Genel ve Cinsiyete Göre) Yıllar 1999 2004 2006 2007 2008 2009 Toplam (%) 61,3 60,6 60,9 61 60,9 60,4 Erkek (%) 74,4 73,4 73,5 73,6 73,3 72,8 Kadın (%) 48,3 47,9 48,3 48,5 48,6 48 Kaynak: ILO, 2010: 1221.4. Avrupa Birliği Ülkelerinde Cinsiyete Göre İşgücüne Katılım Oranları Avrupa Ülkelerinde Kadın İşgücü İstihdamı başlığı altında öncelikle işgücünekatılım oranlarının incelenmesi yerinde olacaktır. İşgücüne katılım oranı, gerekçalışan gerekse de işsiz ve ekonomik açıdan aktif 16 – 65 yaş arası toplam nüfusolarak tanımlanır. Bir önceki başlıkta iletildiği gibi, dünya işgücü piyasalarında kadınlarınişgücüne katılımları her geçen gün artış gösterir. Kadınların işgücüne katılımındakibu artışa rağmen, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun, hem dünya hem de AvrupaBirliği Ülkelerinde kadın işgücünün erkek işgününe oranla katılımın gerisinde olduğugörülür. Bu paradoks, kadınların dünya genelindeki değişmeyen, tarihsel konumunugösterir. Tablo 4’te de görüleceği üzere, Avrupa Birliği Ülkelerinde kadın – erkekişgücüne katılım oranları ve yıllar itibariyle bu oranların değişimi gösterilir. (ILO,2010: 4) 11
  27. 27. Tablo.4. Avrupa Birliği Ülkelerinde Cinsiyete Göre İşgücüne Katılım Oranları 15 - 65 Yaş (%) Kadın Erkek Ülkeler 1994 2001 2005 2007 2009 2010 1994 2001 2005 2007 2009 2010Almanya 60,9 63,8 64,2 64,5 65,8 66,9 79,8 79 78,7 78 79,2 80,6Avusturya 61,3 62,2 63,5 64,2 64,2 65,6 80,2 79 79,1 79,4 78,5 79,3Belçika 51,2 54,5 55,4 55,8 57,7 59,5 72 72,7 72,6 72,6 72,7 73,1Danimarka 73,8 75 75,9 74,8 76,1 75,1 83,7 83,3 83,8 84 84,2 83,6Finlandiya 69,1 72,5 72,8 72,1 71,9 72,9 74,8 76,7 76,2 75,9 75,4 75,7Fransa 59,3 61,8 62,1 63,4 63,8 63,8 74,1 74,3 74,1 75,3 74,9 74,3Hollanda 57,3 66,1 66,9 67,9 68,5 69,2 79,6 83,3 83,8 83,7 83 …İngiltere 67,1 68,9 69,3 69,2 69,6 69,7 85,1 83,5 83,3 83,6 83,1 82,8İrlanda 45,8 56 57,3 57,6 58 60,3 76,2 79 78,3 78,3 79,1 79,9İspanya 46,3 51,6 53,7 55,7 57,7 59,1 78,5 79,8 80,4 81,1 81,6 82,2İsveç 77 77,1 77,1 76,8 76,6 … 81,3 81,3 80,9 80,8 80,7 …İtalya 41,9 47,3 47,9 48,3 50,6 50,4 74,2 74,2 74,5 74,8 74,5 74,4Lüksemburg 47 52 53,5 54,5 55,9 57 77,3 76,1 77 75,5 75,9 76Portekiz 60 64,5 65 65,6 67 67,9 78,4 79,2 79,3 78,5 79 79Yunanistan 43,2 48,8 51 52,1 54,1 54,6 77 76,2 77,6 78,3 79,1 79,2AB- 15 56,5 60,3 61 61,6 62,8 63,5 78,4 78,3 78,4 78,5 78,7 79,1 Kaynak: OECD, Employment Outlook, 2012; 249 – 250 Tablo.4 incelendiğinde görülecektir ki, Avrupa Birliği’nde yükselen gelir grubundaki ülkeler dahil, kadınların işgücüne katılım oranları farklılık gösterir. Örneğin Avrupa Birliği’ne bağlı İskandinav Ülkelerinde kadınların işgücüne katılımı %70’lerdeyken bu oran, Akdeniz Ülkelerinde %50’lere düşer. Genel ortalamaya bakıldığında ise, kadınların işgücüne katılım oranı 63,5’tir. Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en yüksek oran, %76,6 ile İsveç’tedir. İsveç’i Avrupa Birliği genelinde sırasıyla Danimarka (%75,1), Finlandiya (%72,9), İngiltere (%69,7), Hollanda (%69,2), Portekiz (%67,9), Almanya (%66,9), Avusturya (%65,6) ve Fransa (63,8) diğer yüksek katılım oranına sahip ülkelerdir. Bunun yanında, Akdeniz Ülkelerie bakıldığında, İtalya (%50,4), Yunanistan (%54,6) ve İspanya (%59,1) 12
  28. 28. verileriyle genel ortalamanın altında seyreder. Bu ülkelerin dışında kadın işgücüistihdamının düşük olduğu diğer ülkeler ise, Lüksemburg (%57), Belçika (%59,5),İrlanda (%60,3)’tür. Yıllar itibariyle, kadın işgücünün istihdama katılım oranı artış gösterse de,Avrupa Birliği genelinde bu artış %7 seviyesindedir. Artış özellikle İrlanda (%15),Hollanda (%12), Lüksemburg ve İtalya (%10)’dır. Bu artışın, son yıllarda uygulananistihdam politikalarında eşit fırsat yaratılmasına dair uygulamaların yaygınlaşmasınınrolü büyüktür. 2011 – 2012 itibariyle Fransa’da da benzer çalışmaların başlatılmıştırancak bu çalışmalar, uygulama alanında henüz kadın istihdam oranlarını etkileyecekdüzeyde değildir.1.4.1. Avrupa Birliği Ülkelerinde Kadın İstihdamı Avrupa Birliği Ülkelerinde kadın istihdamının incelenmesi, işgücüpiyasasındaki kadınların konumunu masaya yatırmak açısından önemlilik arz eder. Bir önceki başlıkta açıklanan işgücü oranının cinsiyetler arasındakikarşılaştırılmasında görüldüğü gibi, Avrupa Birliği ülkelerindeki kadın istihdamındayıllar itibariyle dikkat çekici gelişmeler görülür. Avrupa Birliği’nde çalışma yaşındaki kadınlar arasında istihdam oranı, aynıyaştaki erkek istihdam oranına nazaran düşük olsa da, daha önce iletildiği gibi,kadınların çalışma hayatına aktif katılımı gün geçtikçe artış gösterir. Artış, kadınistihdam edilen sektörlerde son dönemlerde yaşanan gelişmeler, kadınların eğitimolanaklarının yükseltilmesi ve çocuk sayısındaki azalmayla açıklanır.(http://www.abhaber.com/belgeler/avrupabirligindekadin.doc) Tablo.5’te, Avrupa Birliği Ülkelerinde kadın ve erkek istihdam oranlarını yıllaritibariyle açıklanır. 13
  29. 29. Tablo.5. Avrupa Birliği Ülkelerinde Yıllar İtibariyle Kadın ve Erkek İstihdam Oranları (%) Kadın Erkek Ülkeler 1994 2001 2005 2007 2009 2010 1994 2001 2005 2007 2009 2010Almanya 54,7 58,7 58,8 58,7 59,2 59,6 74 72,8 71,7 70,4 70,8 71,4Avusturya 58,8 59,8 61 61,5 60,7 62 77,5 76,2 75,9 76 74,9 75,4Belçika 44,8 50,7 51,1 51,4 53 54,1 66,5 68,5 68,1 67,1 67,9 67,7Danimarka 67,1 71,4 72,6 70,5 72 70,8 77,6 80,2 80,2 79,7 79,9 80,1Finlandiya 58,7 65,4 66,1 65,7 65,5 66,5 61,1 70 69,2 69 68,8 69,4Fransa 50,8 55,2 55,8 56,4 56,7 56,9 66,1 69 68,6 68,6 68,1 67,8Hollanda 52,6 63,9 64,5 64,9 65 … 74,9 81,5 81,4 80,2 78,8 …İngiltere 62,1 66 66,3 66,4 66,6 66,8 75,3 79,1 78,6 78,9 78,9 78,6İrlanda 38,9 54 55,2 55,4 55,8 58 64,8 76 74,2 74,2 75,2 76,2İspanya 31,5 43,8 44,9 46,8 49 51,9 63,3 73,8 73,9 74,5 74,9 76,4İsveç 70,7 73,5 73,4 72,8 71,8 … 72,2 76,9 76,4 75,7 75 …İtalya 35,4 41,1 42 42,7 45,2 45,3 67,8 68,7 69,2 69,7 69,7 69,7Lüksemburg 44,9 50,8 51,5 52 51,9 53,7 74,9 74,9 75,5 73,3 73,1 73,4Portekiz 55 61 60,8 60,6 61,7 61,7 73,5 76,5 75,7 73,9 74,1 73,4Yunanistan 37,1 41,2 43,1 44,5 45,5 46,2 72,2 70,9 72,5 73,5 74 74,5AB- 15 49,4 55,1 55,6 56,1 57,1 57,8 70,5 73,2 72,9 72,7 72,7 73,1 Kaynak: OECD, Employment Outlook, 2012, 249 – 250 Avrupa Birliği genelinde kadın ve erkek istihdam oranlarına bakıldığında; yıllar geçtikçe kadın istihdamı artarken, erkek istihdamındaki düşüş dikkat çeker. Tablo.5’te de görüldüğü gibi, kadın istihdam oranları 8,4 oranında ciddi bir artış sergilerken, erkek istihdamının 2,6 puan azalma görülür. Bir başka ifadeyle, Avrupa Birliği ülkelerinde Stockholm ve Lizbon Zirvelerinde hedeflenen artışın gerçekleştiği görülür ve bu şekilde Avrupa’da cinsiyetler arasındaki istihdam oranları farkı yıllar geçtikçe daralmıştır ancak, 2010 yılı itibariyle hala erkek istihdam oranı %73,1’ken kadın oranı %57,8 olarak kayıtlara geçer. Bu da, kadın ve erkek istihdam 14
  30. 30. oranlarındaki farkın kapanıyor olmasına rağmen daha çok yol katetmesi gerektiğianlamına gelir. Avrupa Birliği Ülkeleri içerisinde genel istihdam oranlarıyla yalnız kadınistihdam oranları karşılaştırıldığında, genel istihdamın kadın istihdamından önemliderecede yüksek olduğu görülür. 2009 yılında İsveç’te (71,8), 2010 yılındaDanimarka’da (%70,8)’ken en düşük kadın istihdamı İtalya’da yaşanır (%54,3). 2010yılına gelindiğinde, Avrupa Birliği genelinde kadın istihdam oranlarında 8,4 puanlıkbir artış yaşandığı görülür. Bu artış, 1997 yılında yürürülüğe giren ve fırsat eşitliğiilkesini savunan ‘Avrupa Birliği İstihdam Stratejisi’nin rol oynadığı düşüncesindeyim. Tablo.5’te görüleceği gibi, 1994 – 2010 yılları arasında kadın istihdamındakiartış bütün Avrupa Birliği üye ülkelerde aynı oranda gerçekleşmediği yönündedir.Bazı ülkeler, bu yıllar arasında kadın istihdamı oranlarında ciddi bir iyileşmekaydederken, bazı ülkeler mevcut oranlarını korumuşlardır. Örneğin, İspanya 20,4,İrlanda 19,1 puanlık artışlarıyla dikkat çeker. Hollanda’da ise 2009 yılı itibariyle 12,4puanlık bir artış görülür. Avrupa Birliği’nde kadın istihdam oranı, İspanya’da %31,5’ten %51,9’a,İrlanda’da %38,9’dan %58’e, Hollanda’da %52,6’dan %65’e yükselir. Bu oranlar,Avrupa Birliği’nin 2010 yılı hedeflerinin üzerinde kayıtlara geçer. Bunun yanında,benzer olumlu gelişmeler, İtalya’da %35,4’ten %45,3’e, Belçika’da %44,8’den%54,1’e, Finlandiya’da %58,7’den %66,5’e, Yunanistan’da %31,7’den %46,2’ye,Almanya’da %54,7’den %59,6’ya ve Portekiz’de %55’ten %61,7’ye şeklindeyaşandı. Bu yüksek artış, her Avrupa Birliği ülkesinde aynı yaşanmamış bazıülkelerde düşük seviyede kalmıştır. Örneğin, Danimarka %67,1’den %70,8’e,İngiltere %62,1’den %66,8’e, Avusturya %58,8’den %60,7’ye ve Fransa %50,8’den%56’7’ye yükselmiştir. Son tahlilde, Tablo.5 ve bir önceki paragraftaki analize göre; İsveç, kadınistihdam oranlarında en düşük artışın yaşandığı ülke konumundadır. 15
  31. 31. Yıllar geçtikçe Avrupa Birliği Ülkelerinde hem kadın hem de erkek istihdamoranlarında bir artış söz konusudur. 2000’li yıllarda, kadın istihdam oranlarındakiartış devam ederken, 2010 yılı itibariyle Avrupa Birliği genelinde kadın istihdamoranı %57,8 olarak kayıtlara geçer. Daha önce de iletildiği gibi, Avrupa Birliğiülkelerinde kadın ve erkek istihdamı karşılaştırıldığında, rakamlar hala kadınınalehine seyreder. Erkek istihdam oranları %70’lerdeyken; bu oran, kadınlarda henüz%55’lerdedir. Dünya ve Avrupa’da kadın işgücü istihdamı bilgilerinin ardından, bundansonraki bölümde Türkiye’de kadın işgücü istihdamı ve kadın işsizliğinedeğinilecektir.1.5. Türkiye’de Kadın İşgücü İstihdamı ve Kadın İşsizliği Ülkemizde kadın işgücü potansiyelinin büyük bölümü kullanılmaz. AvrupaBirliği Ülkeleri Katıylarının alınan OECD raporlarına göre, ülkemizde kadınişgücünün istihdama katılımı %26,5’tir. OECD ülkeleri arasında kaydedilen bu endüşük oran, yine aynı verilere göre son 10 yıldır düzenli düşüş eğilimi gösterir.(http://213.253.134.43/oecd/pdfs/browseit/8106071E.PDF) Bu oran aslında gerçek tablonun en iyimser halidir çünkü çalışan kadınların%49’u ücretsiz çalışan aile işçileridir. Bir başka ifadeyle, kayıtlarda çalışıyor görünençok az sayıda kadının neredeyse yarısı istihamın içindedir. Ücretsiz çalışan aileişçisi kadının çoğu tarımsal sektörlerde çalışır. Kadın istihdamının çok daha belirgingöstergesi olan kentli kadının işgücüne katılım oranı %17’dir. Araştırmalar ve saha çalışmaları, kentsel işgücü piyasalarında kadınların bukadar az yer almasında iki faktör olduğuna işaret eder. Bunlardan ilki, feodal yapıiçerisinde kadınlara addedilen ve özellikle evli ve çocuklu kadınların ev işleri dışındaücretli bir iş sahibi olmalarını engelleyen ücretsiz ev işleridir. Ülkemizde kaliteli veucuz çocuk bakım ünitelerinin yaygın olmayışı da, kadın işgücünün doğum sonrasıistihdama katılım oranını olumsuz etkiler. Bir başka konuşulmayan lakin uygulananparametre olarak da kadının ev dışında özgür hareketlerini kısıtlayıcı kültürel ve 16
  32. 32. geleneksel pratikler, bir başka ifadeyle feodal yapının gereklerinin katı şekildeuygulanıyor olması gelir. İstanbul’da yapılan bir saha çalışmasında, kadınların ücretli bir işteçalışmamasının önemli bir sebebi olarak (%36) ailedeki bir erkek bireyin kadını buimkanından mahrum etmesi olarak karşımıza çıkar. Yine aynı araştırmaya göre,kadın işgücünün istihdama katılmamasının bir başka sebebi ise (%25) kadının eviçindeki sorumluluklarını gereğince yerine getiremeyeceği düşüncesi olarak kayıtlarageçmiştir. (DİE, 2009: 47) Kadın işgücü istihdamının düşük seviyelerde seyretmesinin diğer nedenleriarasında; kadınların, kadın işleri olarak kalıplaştırılmış düşük ücretli, sosyal güvenliğiolmayan sektörlerde yoğunlaşması; kadınların beceri, eğitim ve iş deneyimiseviyelerinin düşük olması ve son olarak iş yerlerinde hiç de ender rastlanmayancinsel taciz olgusudur. Ülkemizde kadınların istihdam oranlarının düşüklüğü, kadınların iş piyasasıve verimliliklerine indirgenemeyecek kadar çok boyutlu sebeplere sahip süregelensosyal ve etnografik bir sorundur. Bu sorunun çözümü için, toplumsal cinsiyetbakışına sahip bir eylem planı oluşturmak gerekir. Bu eylem planında; aile içi işbölümü, feodaliteye dayalı kısıtlamalar, inanç faktörü ve buna bağlı olarak gelişenbağnaz yapılaşma, etnik yapıların objektiviteyle değerlendirilmesi, işgücüpiyasasının cinsiyet ayrımından uzak değerlendirmelerle istihdamın devamlılığınısağlaması ve iş kanunununa kadın lehine maddeler eklenip iyileştirilerek tamuygulanmasının sağlanması gerekli ve zorunludur. Aksi takdirde, ülkemizdeki kadınişgücü gün geçtikçe ikinci plana atılmaya devam edecektir. Türkiye’de Kadın İstihdamı ve Kadın İşsizliği başlığı altında, Türkiye’deCinsiyete Göre İşgücüne Katılma Oranlarından bahsetmek uygun olacaktır. 17
  33. 33. 1.5.1.1. Türkiye’de Cinsiyete Göre İşgücüne Katılma Oranları Bir önceki başlıkta iletildiği gibi, ülkemizde kadın işgücünün istihdama katılımoranı gelişmiş ülkelere göre oldukça düşüktür. Tablo.6.’da görüldüğü gibi; Kanada, Avustralya, Japonya ve ABD ilekıyaslanan ülkemiz kadın işgücü istihdamı oranlarına bakıldığında, gelişmişülkelerde kadının istihdama katılım durumunun %60 seviyelerinden yukarıda olduğugörülür. Örneğin, 2010 yılı itibariyle kadının işgücüne katılım oranı, Kanada’da%73,1, Avustralya’da %68,4, ABD’de %69,2, Japonya’da %60,8 ve Avrupa BirliğiÜkleleri genelinde %63,5 iken bu oran Türkiye’de %26,5’tir. Tablo.6. Yıllar İtibariyle Bazı Gelişmiş Ülkelerde, Avrupa Birliği Ülkelerinde ve Türkiyede Kadın İşgücünün İstihdama Katılım Oranları (%) Ülkeler 1994 2001 2005 2007 2009 2010 Kanada 67,8 70,8 72,1 73,2 73,4 73,1 Avustralya 62,8 66 66,3 67,1 66,9 68,4 Japonya 58,3 60,1 59,7 60 60,1 60,8 ABD 69,4 70,4 70,1 69,7 69,2 69,2 AB – 15 56,5 60,3 61 61,6 62,8 63,5 Türkiye 33,1 28,5 29,5 28,1 27 26,5 Kaynak: OECD, Employment Outlook, 2010: 249 – 250 Tablo.6.’da görüldüğü gibi, gelişmiş ülkelere nazaran ülkemizdeki kadınişgünün istihdama katılım oranları yıllar geçtikçe düşmeye devam eder. İstihdamartış hızının nüfus artış hızının altında kalmasının nedenlerinin başında; göç,ekonomik dalgalanmalar, kayıt dışı istihdam, eğitim sorunu ve enformel sektörünyayagınlaşması gelir. “Gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere göre daha hızlıartan nüfus, istihdamda görülen genişleme ise yetersiz kalmaktadır”. (TÜGİAD,2010: 3) 18
  34. 34. Gelişmekte olan üklelerin pek çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de cinsiyetfarkı gözetmeksizin istihdam sorunu önemli boyutlardadır. “Yüksek nüfus artışı vesermayeden yeterince yararlanılamaması nedeniyle istihdam sağlanacakyatırımlardaki yetersizlik, işgücünün önemli bir bölümünü çağdaş sanayilerin talepettiği nitelikteki işgücü gereksinimine uygun şekilde olmaması gibi etmenler,istihdam sorununun boyutlarını artırır”. (TÜGİAD, 2010: 5) Tablo.7.’de ülkemizde işgücündeki oranlarının cinsiyet üzerindeki yıllara göredağılımıyla tüm Avrupa Birliği ülkeleri arasında bir karşılaştırma yapılmıştır.Karşılaştırmada ortaya çıkan bariz farkın sebeplerinin başında, kadın işgücününistihdama katılımının düşük olması gelir. Bu cinsiyet farkı aynı zamanda, AvrupaBirliği çalışma oranı ortalamasında da görülür ancak bu oran, ülkemizdeki cinsiyetfarkı kadar kadar yüksek oranlarda değildir. 2010 yılında, erkek ve kadın istihdamfarkı ülkemizde %49’dan fazla iken; bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinden yaklaşık 15puan azdır. Tablo.7. Türkiyede ve Avrupa Birliği Ülkelerinde Yaş Grupları ve Cinsiyete Göre 15 - 65 Yaş Arsı Çalışma Oranı (2005 - 2010) Toplam Erkek Kadın Yıllar AB - AB – AB – Türkiye Türkiye Türkiye 27 27 27 2005 68,6 52,3 77,1 77 60,1 27,6 2006 68,6 52,3 77 76,1 60,2 28,5 2007 68,6 52,3 76,8 75,1 60,5 29,9 2008 68,8 51,3 76,9 74 60,9 28,7 2009 69,3 51,5 77 76 61,6 29,6 2010 69,7 51,4 77,3 76,2 62,1 26,6 Kaynak: http://epp.eurostat.ec.europa.eu Ülkemizde kadının işgücü istihdamındaki düşük oran, hem mutlak olarakhem de erkeklerin işgücü katılımıyla kıyaslandığında açıkça görülür. Bu oran, 2000’liyılların başında 12 veya daha yukarı yaştaki nüfusun %29’unun, erkeklerin%72’sinin işgücüne dahil olduğunu iletir. (DİE, 2009: 159) 19
  35. 35. Şimdiye kadar iletilen çoğunlukla dış kaynaklı veriler ışığında, ülkemizdekikadın ve erkekler arasındaki işgücüne katılım oranındaki büyük farklılıktan söz edildive çalışmanın başında iletilen “ülkemizde kadınların erkeklere nazaran işgücüistihdamına katılma oranı çok düşüktür” söylemi rakamlarla pekiştirildi. Şimdi, Devletİstatistik Enstitüsü Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarının değerlendirilmesi uygunolacaktır. Devlet İstatistik Enstitüsü ve TÜSİAD verilerine göre; Türkiye genelinde 2009yılında işgücüne katılım oranı, kadınlarda %25,3; erkeklerde ise, %72,1 ilen 2010yılında bu oranlar sırasıyla %23,3 ve %70,6 olarak sonuçlanır. Bu durum yıllara göreTablo.8.’de görülür. Tablo.8. Türkiyede Yıllar İtibariyle Kadın ve Erkek İşgücünün İstihdama Katılma Oranları (%) Kadın Erkek Yıllar Türkiye Kent Kır Türkiye Kent Kır 1994 36,1 17,8 55,1 80,6 76,8 84,8 1995 34,1 17 52 79,7 76,8 83 1996 34 15,5 55,3 80,2 77,1 84 1997 32,5 16,9 51,8 79,7 77 80,1 1998 26,5 15,5 40,4 78,1 75,3 81,5 1999 30,9 17,2 48,8 78,5 75,5 82,5 2000 30,5 16,7 49,1 77,8 74,2 82,6 2001 30 15,8 49,7 77,1 73,1 82,8 2002 28,3 16,7 44,8 76,4 72,7 81,7 2003 28,6 16,5 46,7 76,2 72,4 82,1 2004 30,3 17,7 49,4 75,8 71,8 82 2005 25,7 16,9 39,7 73,1 70,2 77.2 2006 25,9 16,8 40,8 71,7 69,6 75,3 2007 28,3 19,2 42,8 71,6 69,7 74,6 2008 27,1 18,6 40,3 70,4 68,8 73,1 2009 25,3 17,9 37,1 72,1 70,5 74,7 2010 23,3 17,9 31,9 70,6 70,2 71,2 TÜSİAD, 2010: 12 – 354; DİE, 2009: 217 20
  36. 36. Tablo.8.’de görüldüğü gibi, ülkemizde kadın işgünün istihdama katılımısadece düşük değil, aynı zamanda bu katılımda yıllara göre sürekli bir azalmakaydeder. Kadınların işgücünün istihdama katılımları özellikle kentlerde Cumhuriyet’tensonra başlar ve 1950’lere kadar sürekli artış gösterir. Bu yıllarda, kırdan kente göçbir sosyal gereksinim olarak karşımıza çıkar ve göçle ters orantılı olarak kadınistihdamının işgücüne katılımı yıldan yıla artacağına, azalır. Bir başka ifadeyle,ülkemizde kadın işgücü istihdamı 1955’lerde %72 iken, 1990’larda %30’lara,2000’lerde ise %25,3’e düşer. Bu düşüşün nedenlerinin başında, kırsal alandayapılan tarımsal üretimde önemli rol oynayan kadın göç ettikleri kent yaşamınıniçerisinde işgücü piyasasından çekilmesi; çekilmeyen kadınların ise, göç ettiklerikentlerde enformel sektörde istihdamla karşı karşıya kalması gelir. Ayrıca1950’lerden günümüze gelen ve feodal kültürümüzün pekiştirdiği muhafazakarlaşmakadının kentte çalışmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak karşımızaçıkar. Kırsal’da kadın, çoğunlukla ücretsiz aile işçisi statüsünde çalışır. Kırdatarımsal işlerin önemi ve hakimiyeti, çalışma şartlarındaki farklılık kadın işgücüistihdamının yüksek oluşunda önemli rol oynar. Kırsaldaki istihdam şartları kadın içingünlük iş olarak addedilir. İstatistiklerle doğrulanarak değinildiği gibi, kırsalda kadınişgücünün istihdama katkısı 2010 yıllarında dahi %31,9’la Türkiye ortalamasınınüstünde seyreder. Bu ortalamaya katılan kentteki istihdam edilmiş kadın %17,9’laeşlik eder. (TÜSİAD, 2009: 128) Cinsiyete göre ülkemizde işgücü istihdamı bilgilerinin ardından; bir sonrakibbaşlığın altında, kadın istihdamı masaya yatırılacak ve rakamlarla 2012Türkiye’sinde ‘Kadın İstihdamı’ açıklanacaktır. 21
  37. 37. 1.5.1.2. Türkiye’de Kadın İtihdamı OECD 2010 verilerine göre, ülkemiz kadın işgücünün istihdama katılımoranları gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalır ve bu düşük oranın yıllar geçtikçeazaldığı görülür. Tablo.9.’da yıllar itibariyle bazı gelişmiş ülkeler, Avrupa Birliği üyeülkeleri ve Türkiye’deki kadın istihdam oranları gösterilir. Bu verilere göre,1994’lerde %30’larda seyreden kadın işgücü istihdamı, 2010’lara gelindiğinde %23,7seviyesindedir. Karşılaştırılan diğer ülkelere bakıldığında ise bu oran, yıllar geçtikçeartar. Tablo.9. Yıllar İtibariyle Bazı Gelişmiş Ülkelerde, Avrupa Birliği Ülkelerinde ve Türkiyede Kadın İşgücü İstihdamı Oranları (%) Ülkeler 1994 2001 2005 2007 2009 2010 Kanada 61,1 65,9 67 67,9 68,4 68,3 Avustralya 56,9 61,7 62,1 62,9 63,1 64,7 Japonya 56,5 57 56,5 56,8 57,4 58,1 ABD 65,2 67,1 66,1 65,7 65,4 65,6 AB – 15 49,4 55,1 55,6 56,1 57,1 57,8 Türkiye 30,4 26,3 26,6 25,2 24,3 23,7 OECD, Employment Outlook, 2006; 249 – 250 Tablo.9.’da görüldüğü gibi, Avrupa Birliği Ülkeleri, diğer ülkelerlekarşılaştırıldığında 8,4 puanlık artışıyla kadın istihdamının işgücüne katılımıoranında ilk sırada yer alır. Avrupa Birliği ülkelerini 7,8’le Avustralya, 7,2’yle Kanadaizler. Japonya’da 1,5, ABD’de ise, 0,4 gibi sınırlı bir puan artışı söz konusudur.Ülkemizin yıllar içerisindeki seyrinde ise, 6,7 puanlık bir azalma görülür. Tablo.10’da ise, ülkemizde cinsiyete göre istihdam oranları yıllar itibariylegösterir. 1994 – 2010 yılları arasındaki 18 yıllık dönemde istihdam oranı her ikicinsiyet kategorisinde azalır. Türkiye genelinde erkek istihdamının işgücüne katılımoranı %13 azalarak %75,1’den, %62,1’e iner. Kadın işgücünün istihdama katılmaoranlarına bakıldığında bu seyir 1994’de 30,6 iken, 2010’da 9,9 puanlık bir düşüşle%20,7’e iner. 22
  38. 38. Önceki bölümlerde iletildiği gibi bu yıllarda görülen kadın istihdamınınişgücüne katılımındaki düşüşün temel sebebi kırdan kente göç unsurudur. Bununyanında ekonomik dalgalanmaların da genel ve kadın istihdam oranında roloynadığı kanaatindeyim. Göç unsurunun kadın istihdamına etkisinden kısaca tekrar bahsedecekolursak, kırsalda ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadın, kente göçtükten sonravasıfsız duruma düşer. Bu durum, kadın işgücünün istihdamında iki şekildesonuçlanır; kadın ya işgücünden çekilir ve evin düzenini sağlayan yani ‘çalışmaz’konuma gelir ya da yüksek vasıf gerektirmeyen enformel işlerde istihdam edilir. Tablo.10.’da da görüldüğü gibi, 18 yıllık dönemde kırsal alanda her ikicinsiyetin istihdam edilme oranı %48,5’ten %30,4’e düşer. Kırsal alandaki bu%18,1’lik düşüşe rağmen, aynı zaman diliminde kentlerdeki kadın işgücününistihdama katılım oranı %1,9’luk artışla %12,7’den %14,6’ya yükselir. Böylelikle,kadın işgüçcünün istihdama katılımının genel istihdam oranlarını pozitif yöndeetkilediği görülür. 23
  39. 39. Tablo.10. Türkiyede Yıllar İtibariyle Cinsiyete Göre İstihdam Oranları (%) Türkiye Kent Kır Yıllar Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın 1993 52,6 75,1 30,6 42 70,6 12,7 63,7 80,2 48,5 1994 53,1 74 32,7 41,3 69,1 13,1 69,6 79,5 52,9 1995 52,1 73,5 31,2 41,5 69,5 13,1 63,6 78 50,2 1996 52,5 73,4 31,7 40,6 69 12,1 66,3 78,7 54,2 1997 51,4 72,8 30,1 41,1 68,8 13,4 64 77,7 50,5 1998 47,6 71,3 24,1 39,8 67,6 12 57,5 76,1 39,2 1999 50 71,8 28,5 40,7 67,7 13,8 62,2 77,2 47,6 2000 50 71,9 28,3 40,6 67,7 13,7 62,7 77,6 48 2001 50 71,9 28,3 40,2 66,9 13,4 63,7 78,9 48,8 2002 48,7 71,5 26,1 40,3 66,9 13,8 60,8 78,2 43,7 2003 48,7 71 26,7 39,9 65,9 13,8 62,1 78,9 45,8 2004 48,9 69,9 28 39,7 64,7 14,6 63 78 48,4 2005 46 68 24,1 39,8 64,8 14,7 55,9 73,4 38,9 2006 44,6 65,4 23,8 38,3 62,5 14 55,1 70,4 40 2007 43,5 62,8 24,2 37,5 59,8 15,2 53,8 68,3 39,7 2008 43,2 62,9 20,7 37,7 60,2 15,2 51,9 67,3 38,5 2009 43,6 64,5 22,8 38,4 61,5 14,6 52,1 69,2 35,8 2010 41,3 62,1 20,7 37,9 61,1 14,6 46,7 63,8 30,4 TİSK, İstihham Artırması ve İşgücü Piyasası Çalışma Grubu Raporu, 2011: 9 Kadın işgücü istihdamının açıklanmasının ardından, demografik yapıdakadın işgücü istihdamının sektörlere, eğitim durumuna, yaş gruplarına dağılımıayrıntılı olarak incelenmesi kadın işgücünün istihdama katılımı boyutlarını daha netgözler önenü serecektir. Bu bilgilerin yanında, işgücü piyasası için önemli bir sorunolan enformel sektör ve kayıt dışı istihdamın kadın istihdamı içerisindeki yüksekoranlara da yine istatistiki verilerle değinilecektir. 24
  40. 40. 1.5.1.3. Sektörler ve Ekonomik Faaliyete Göre Kadın İstihdamı Ülkemizde istihdamın cinsiyet ayırtetmeksizin sektörel dağılımınabakıldığında, son 10 yılda tarım sektöründe istihdamın azaldığı, sanayi kesimindekısmi, hizmet sektöründe ise ciddi bir artış söz konusudur. Tablo.11, 1993 ve 2010 yıllarında sektörlere göre istihdam oranlarınıgösterir. Tablo.11. Türkiyede İstihdamın Sektörel Dağılımı Sektörler 1993 2010 Tarım 46,6 29,9 Sanayi 15,8 19,5 Hizmet 37,6 50,6 Kadın Emeği Platformu, 2007: 215 1993 yılında, en yüksek istihdama sahip sektör %46,6 ile tarim olurken,hizmet sektöreü %37,6 ile ikinci, %15,8 ile sanayi sektörü üçüncü olarak karşımızaçıkar. Bu rakamlar, 2010 yılına, gelindiğinde istihdamda en yüksek pay %50,6 ilehizmet sektörü lehine döner. 1993 - 2010 dönem içerisinde tarım sektörü oranlarıoldukça düşmesine rağmen hala önemli bir paya sahiptir. Gelişmiş ülkelerde tarım sektöründeki istihdam oranları %10’un altındaseyrederken bu oran 2010 Türkiye’sinde %29,9 olarak kayıtlarda yer alır. SanayiSektöründe ise küçük bir artış olmasına rağmen bu sektör maalesef en düşükistihdam oranına sahiptir. Ülkemizde, kadın ve erkek istihdam oranlarının sektörel dağılımınabakıldığında ise, kadınların tarım sektöründe yoğunlaştığı görülür. Genel rakamlarla,tarım sektöründeki istihdam payının azalmasıyla birlikte tarım sektöründeki kadınişgücü istihdamı oranları da bu yıllar arasında azalır. 25
  41. 41. 1993 yılında Türkiye genelinde istihdam edilmiş kadın işgücünün %77,6’sıtarım sektöründe işgörmekteyken, 2000’li yıllarda bu oran %53,1’e iner. Ancak, yinede istihdam edilmiş kadın işgücünün yarısından fazlası tarım sektöründe işgörür.İstihdam edilmiş kadın işgücünün hizmet ve sanayi sektörlerindeki oranları isesırasıyla %31 ve %15,9’dur. İstihdam edilmiş erkek işgücünde ise dağılım tarım vesanayide %25,1, hizmette %49,4’tür. Tablo.12. Türkiyede İstihdam Edimiş Kadın ve Erkek İşgücünün Sektörlere Göre Dağılımı Kadın Erkek Sektörler Türkiye Kent Kır Türkiye Kent Kır Tarım 53,1 8,5 86,1 25,3 4 56,7 Sanayi 15,9 29,2 7,8 25,3 33,5 13,1 Hizmet 31 62,3 7,8 49,4 62,5 30,2 T.C. Başbakanlık Kadın Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, 2010: 9-10 Kırsal bölgelerde, kadın işgücü istihdamında tarım sektörü açık ara ön sıradayer alır. Bir başka ifadeyle, kırsal alanda çalışan her 100 kadının 86’sı tarımsektöründe işgörür. Kentlerde ise, kadın işgücü istihdamının tarım sektöründeki oranlarıbeklenildiği gibi düşer ve bu oran ağırlıklı olarak hizmet ve kısmen sanayisektöründe artış olarak görülür. Hizmet sektörü, kentin aktüel hayatı içerisindekadınların en yoğun olarak işgördükleri alandır ve yıllar itibariyle hizmet sektöründeişgören kadın istihdamı oranı artar. 1993 yılında hizmet sektöründe istihdam edilmişkadın işgücü oranı %55’ken, 2010 yıllarına geldiğimizde bu oran %62,3’e çıkar.Bunun başlıca nedeni, hizmet sektörü kapsamındaki iş alanlarının “kadınlara uygunalanlar” olarak tanımlanması olarak görülür. (TÜSİAD, 2009 :36) Hizmet sektörünün gelişmesine paralel olarak kısmi süreli, kısa süreli, geçicive buna benzer istihdam şekilleri de kadınların tercih ettikleri istihdam alanları olarakkarşımıza çıkar. Bu yeni istihdam şekillerine rağmen, kadın istihdamı daha çokevdeki faaliyetlerin devamı olan öğretmenlik ve hemşirelik gibi alanlarda yoğunlaşır.(Ekin, 2011: 40) 26
  42. 42. Kadın işgücü istihdamının tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde farklılıklargöstermesi, aslında, kadın işgücü istihdamının eşit olmayan istihdam olanaklarınaişaret eder. Ülkemiz, tarım kaynaklarıyla varlığını sürdüren bir ekonomiye sahipolduğundan, emekyoğun üretim teknolojisiyle temellendirilmiş yapısıyla, kadınişgücünün istihdama katılım oranı yüksektir. Çünkü erkek işgücü, yoğunluklatarımsal makine ve alet kullanımında değerlendirilirken; kadın işgücü, özellikle ekimve hasat dönemlerinde, el emeği yoğun işleri üstlenir. Ülkemizdeki sanayi sektörüne bakıldığında ise; eğitimsiz, niteliksiz ve iktisadizorluklar nedeniyle düşük ücretli ve sosyal güvenceden yoksun bırakılan çalışankadın söz konusudur. Sanayide kadın işgücü istihdamı daha çok tekstil, konfeksiyonve gıda gibi işlerde kadın işgörenlerle, genellikle kadını sosyal güvence altınaalmayan işletmelerle sürer. Her üç sektörün üretim ve arz faalitlerinin yoğun olduğudönemlerde istihdam edilen kadın işgücü, yoğunluk bittiğinde iş akdine son verilir.Tablo.12’de de görüldüğü gibi, ülkemiz genelinde iktisaden faal nüfus içerisinde yeralan kadın işgücünün sadece %15,9 gibi düşük bir oranı sanayi sektöründe istihdamedilir. Sektörler arasındaki bu dağılım, ekonomik faaliyetlere de yansır. 2000’liyılların sonlarında ülkemiz genelinde çalışan kadınların %51,2’si tarım, ormancılık,avcılık ve balıkçılıkla uğraşırken; bunu %19 ile toplum hizmetleri, sosyal ve kişiselhizmetlerde işgörenler, %14,6 ile imalat sanayinde, %9,8 ile toptan – perakendeticaret, lokanta ve otellerde, %3,5 ile mali kurumlar, sigortasız, taşınmaz mallara aitişler ve kurumlara yardımcı iş hizmetlerinde ve %1,2 ulaştırma, haberleşme vedepolamada işgören kadın istihdamı izler. Madencilik ve taş ocakçılığı; elektrik, su,gaz, inşaat ve bayındırlık işleri faaliyetleri genelde erkek işgören istihdamıylakarşılandığından bu iş kollarındaki kadın işgören kadınların oranı ise %1’inaltındadır. (DİE, 2009: 67-68) Kadın işgücü istihdamının sektör ve iş kolları olarak aktarıldığı bu bölümünardından; bir sonraki bölümde kadının eğitim durumuna göre işgücü istihdamınadeğinilecektir. 27
  43. 43. 1.5.1.4. Eğitim Durumuna Göre Kadın İşgücü İstihdamı İşgücü piyasasında bireylerin işgücü istihdamını etkileyen başlıcafaktörlerden biri eğitimdir. Cinsiyetler arası eğitim faktörüne bakıldığında, eğitiminişgücü istihdamında belirleyici rolünün özellikle kadınlar üzerinde olduğu görülür. Birbaşka ifadeyle; kadınlar, eğitim düzeyi arttıkça daha çok çalışma hayatına yönelirler.Buna karşın eğitim düzeyi her iki cinsiyet için düştükçe kadınların işgücüpiyasasında olma oranları erkekler oranlar daha fazla düşer. 2010 yılı itibariyle, ülkemizde eğitim durumuna göre işgücünün istihdamakatılım oranlarına bakıldığında okuma yazma bilmeyenlerin fazlalığı dikkat çeker.Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, kadın işgücünün 2010 Türkiye’sinde%23,6’sının okuma yazma bilmiyorken, %21,1 oranındaki istihdama katılmış kadınişgücünün okuma yazma bilen ancak bir okul bitirmemiş kadın popülasyonu olduğudikkati çeker. Tablo.13’te göreceğiniz gibi, yalnız bir okul bitiren kadın işgücününyüzdelik oranları ise; ilkokul mezunları %21,1, ilköğretim mezunları %11,9, ortaokulve ortaokul dengi meslek okulu mezunları %49,7, lise mezunları %25,2, lise dengimeslek okulu mezunları %36,4 olarak sıralanır. (DİE, 2009: 67 – 68) Tablo.13. Türkiyede Eğitim Durumuna Göre İstihdam Oranı (%) Kadın Erkek Eğitim Durumu (%) 000(bin) (%) 000(bin) Okuma - Yazma Bilmeyen 15,8 835 2,5 393 Okur Yazar Olup Bir Okul Bitirmeyen 5,9 310 3,6 564 İlkokul 38,7 2213 46,6 7253 İlköğretim 2,7 140 2,1 331 Ortaokul ve Ortaokul Dengi Meslek Okulu 4,6 260 12,8 1991 Lise 8,2 470 13 2028 Lise Dengi Meslek Okulu 5,3 303 8,8 1363 Yüksek Okul veya Fakülte 13,1 746 10,5 1633 Toplam 100 5281 100 15557 Kaynak: DİE, 2009: 225-227 28
  44. 44. Daha önceki paragraflarda da değinildiği gibi; istatistikler, kadınların eğitimdüzeyi arttıkça işgücü piyasasına katılma oranlarının arttığını gösterir. Ancak aynıdurum istihdam oranları için söz konusu değildir. Tablo.13. 2010 yılı itibariyleülkemiz genelinde eğitim durumuna göre kadın istihdamını gösterir. Bilindiği gibi; ülke genelinde, kadın çalışanlar arasında okuryazarolmayanların oranı göz ardı edilemeyecek kadar yüksektir. Bu oran %15,8 ile eğitimdüzeyine göre kadın çalışanlar sıralamasında ilkokul mezunu istihdam edilmiş kadınişgücünün hemen ardından, bir başka ifadeyle ikinci sırada yer alır. Bir başkaifadeyle her 100 kadından 16’sının okuma yazma bilmemektedir. Okuma yazmabilmeyen istihdam edilmiş kadın işgücü oranları kırsal alanda kenttekinden yüksektir.Bir başka ifadeyle, 2000’li yılların sonlarında kentlerde çalışan kadınların %4,1’iokuma yazma bilmezken, kırsalda bu oran %26,1’dir. 2010’lara gelinen yıllardaülkemiz genelinde okuma yazma bilip, bir okul bitirmeyenlerin oranı %5,9’dur. Diğerbir ifadeyle 5.281.000 istihdam edilmiş kadın işgücünden 310.000’i okuma yazmabilen ancak bir diploması olmayan kadındır. Bir okul mezunu istihdam edilmiş kadın işgücünün yapısına bakıldığında, enyüksek payı ilkokul mezunları alır. İstihdam edilmiş kadın işgücünün %38,7’si, birbaşka ifadeyle 1/3’ü ilkokul mezunudur. İkinci sırada %13,1 ile yüksekokul (önlisans)veya fakülte (lisans) mezunları yer alır. Diğer eğitim düzeylerindeki istihdam edilmişkadın işgücü oranları ise oldukça düşüktür. Bu oranlar ilköğretim mezunu olarak%2,7, ortaokul ve dengi meslek okulu mezunu olarak %4,6, lise mezunu olarak%8,2, lise ve dengi meslek okulu mezunları olarak ise %5,3 olarak istatistiklendirilir. Görüldüğü gibi, ülkemizde mesleki eğitimin yetersiz oluşu istatistiklerde dekarşımıza çıkar. Orta dengi meslek okulu mezunu çalışan sayısının diğer okulmezunu işgörenler ile kıyaslandığında yok denecek kadar az olduğu görülür. Bununyanında ülkemizde lise dengi meslek okulu mezunu çalışan sayısı da gelişmişülkelere kıyasla oldukça düşük seviyelerdedir. Türkiye genelinde 2010 yıllarınagelindiğinde istatistikler 20.838.000 çalışandan sadece 1.666.000’inin lise dengimeslek okulu mezunu olduğunu gösterir. Bu rakam yaklaşık olarak 7,9’luk bir oranadenk gelir. İstihdam edilmiş erkek işgücü arasında lise ve dengi meslek okulumezunlarının oranı %8,8 iken, istihdam edilmiş kadın işgörenler arasında bu oran 29
  45. 45. %5,3’te kalır. Bir başka ifadeyle, 5.281.000 kadın çalışandan 303.000’i lise dengimeslek okulu mezunudur. Sonuç olarak, işgücü piyasasında yer alan kentli kadın işgörenlerin eğitimdüzeyi kırsal alanda işgören kadının eğitim düzeyinden yüksektir. Ancak her ikiyerleşim alanında da işgücüne katılan kadınların eğitim düzeyi açık ara ilkokulmezunudur. Bir başka ifadeyle, 2009 – 2010 yıllarında kentte istihdam edilmiş kadınişgücünün %28,3’ü, kırsaldaki istihdam edilmiş kadın işgücünün %57,4’ü ilkokulmezunudur. İstihdam edilmiş kadın işgününün diğer eğitim düzeylerindeki oranı isekentlerde sırasıyla; yüksekokul (ön lisans) veya fakülte (lisans) mezunları %29,3,lise mezunları %15,7, lise dengi meslek okulu mezunları %11,3, ortaokul ve dengimeslek okulu mezunları %8’lik paylarla karşımıza çıkar. Kırsalda ise bu oranlarkentteki kadınlara göre oldukça düşüktür. Bu oranlar kırsalda sırasıyla şöyledir;Ortaokul mezunu %2,8, lise ve lise dengi meslek yüksek okul mezunlarının oranı%4,2 ve son olarak yüksekokul (önlisans) veya fakülte (lisans) mezunları %2,5olarak gösterilir. (DİE, 2009: 69 – 70) Kadın ve eğitim durumunun işgücü piyasasındaki durumunun açıklanmasınınardından, bir sonraki bölümde istihdam edilmiş kadın işgünün yaş gruplarınadeğinilecektir.1.5.1.5. Yaş Gruplarına Göre Kadın İstihdamı Akademik doktrinlere ve uluslararası literatüre göre; kadınların öncelikleişgücü piyasasına girmeleri, sonra evlilik ve çocuk sahibi olma gibi nedenlerle işgücüpiyasasından çekilmeleri ve daha sonra tekrar işgücü piyasasına dönmeleri beklenir.(TÜSİAD, 2009: 56) Teknik olarak iletilen kadınların işgücü piyasasındaki dönemlerinintanımlanmasına rağmen, ülkemizde kadınların işgücü piyasasından çıkmaları vesonra yeniden girmeleri ile ilgili gelişmeler aktarıldığı gibi seyretmez. Bir başkaifadeyle, çalışma yaşlarının ilk yılları olan 25 yaşlarına kadar evlenen Türkiyeli gençkadınlar, genellikle evlendikten sonra tekrar işgücü piyasasına dönmezler. 30
  46. 46. Ülkemizde kadınların yaşa bağlı olarak işgüne katılımlarında dikkat çeken birözellik de 15 – 19 yaş grubundaki kadınların işgücüne katılmalarındaki düşüştür.1990’larda %20,4 olan bu yaş grubundaki kadın istihdam oranlarının 2000’li yıllaragelindiğinde %8,5’lerde olduğu görülür. (DİE, 2010: 221) Bu düşüşün altında yatansebep kadınların okullaşma oranlarının yükselmesi ve eğitimde kalış sürelerininuzamasıdır. Eğitimin kadınların işgücüne katılımlarını belirleyen en önemli faktörolduğu göz önüne alınırsa; bu düşüşün, gelecekte kadın işgücüne katılımlarınıarttıracağı varsayılabilir. İstihdam edilmiş kadın işgüne katılımın en yüksek orandaolduğu yaş grubu %35,8’lik oranla 35 – 54 yaş aralığıdır. Bu yaş grubunu sırasıyla%30,7 ile 25 – 34, %16,6 ile 20 – 24, ve son sırada %8,3 ile 55 yaş üstü izler. Yaş faktörüne bağlı olarak kadın istihdamındaki değişim, işgücünekatılımdaki değişimle benzer özellikler taşır. Tablo.14 geniş yaş gruplarına göreistihdama katılan kadın işgücü oranlarını 2009 – 2010 yılları itibariyle belgeler. Tablo.14. Türkiyede Yaş Gruplarına Göre Kadın İstihdamı (%) Kadın Erkek Eğitim Durumu (%) 000(bin) (%) 000(bin) 15 – 19 8 420 5,5 854 20 – 24 14,3 756 9,4 1,461 25 – 34 30,3 1,598 33,7 5,235 35 – 54 38,2 2,016 42,3 6,538 55+ 9,3 491 1,424 9,2 Kaynak: DİE.b, 2010: 223 2009 – 2010 yılları itibariyle ülkemizde istihdam edilmiş kadın işgücünde enyüksek yaş oranı %38,2’yle 35 – 54 yaş grubundaki kadınlara aittir. İkinci sırada%30,3 ile 25 – 34 yaş grubu yer alır. 20 – 24 yaş grubundaki çalışan kadınların oranı%14,3’tür. Kadın çalışanlar arasında en düşük oran %8 ile 15 – 19 yaş grubunaaittir. Kadın çalışanların oranı 55 yaş ve üstü için de oldukça düşüktür. 35 – 54 yaşgrubunda %38,2 olan istihdam oranı 55 yaş ve üstünde %9,3’tür. 31
  47. 47. Yaş gruplarına göre kadın istihdamında kent ve kırsal alan ayrımınabakıldığında, Türkiye genelindeki duruma benzer bir manzara karşımıza çıkar.Ancak kırsal alanda yaş grupları arasında daha dengeli bir dağılım görülür.Kırsaldaki kadınlar 60’lı hatta 65’li yaşlarına kadar çalışmaya devam edeken,kentlerde kadınlar yoğun olarak 50’li yaşlarına kadar işgücü istihdamı piyasasıiçindedir.(DİE.a., 2010: 60-61)1.5.1.6. İşteki Statüsüne Göre Kadın İstihdamı İstihdam edilen kadınlar işgücü piyasasında ücretli veya maaşlı, işveren,kendi hesabına çalışan, ücretsiz aile işçisi ya da mevsimlik – geçici işçi statülerialtında ekonomik faaliyette bulunurlar. Ülkemizde, 2008 – 2009 yılları itibariyle toplam 21.147.000 çalışandan%42,7’si ücretli veya maaşlı (9.042.000 kişi), %24,8’i kendi hesabına (5.250.000kişi), %19,5’i ücretsiz aile işçisi (4.138.000 kişi), %7,8’i mevsimlik – geçici işçi(1.665.000 kişi) ve son olarak %4,9’u işveren (1.052.000 kişi) konumundaçalışmaktadır. (DİE.a., 2010: 101) Tablo.15, 2008 yılında çalışan kadınların Türkiye genelinde, kentlerde vekırsal alanlarda işteki statülerine göre dağılımını gösterir. 2008 yılında, ülkemizde kadın çalışanların hemen hemen yarısının(%49’unun) ücretsiz aile işçisi statüsünde çalıştığı görülür. İkinci sırada yer alangrup %32,2’lik oranla ücretli veya maaşlı çalışanlardır. Üçüncü sırada yer alan kendihesabına çalışanların oranı ise %12,1’dir. Bu üç grup tüm çalışan kadınların%93,3’ünü kapsar. İşveren kadınların oranı ise, yalnızca %1’dir. Kadınların ücretsiz aile işçisi statüsü altında en yoğun olarak çalıştıklarıyerleşim yeri kırsal alanlardır. Tablo.14’te görüldüğü gibi, kırsal alanlarda çalışan3.630.000 kadından 2.675.000’i (%73,6’sı) ücretsiz aile işçisi konumundadır. AncakTürkiye genelinden farklı olarak, kırsal alanda ikinci ve en yüksek orana %15 ilekendi hesabına çalışanlar sahiptir. Ücretli veya maaşlı çalışanların oranı ise%7,2’dir. Kırsal alanlarda ise kadın işveren yok denecek kadar azdır (%0,1). 32
  48. 48. Kentlerde ise durum değişmekte ve kadınların en yoğun olarak ücretli/maaşlıstatüde çalıştığı görülür (%72,4). Kentlerde toplam 2.262.000 çalışan kadından1.638.000’i ücretli/maaşlı statüsünde istihdam edilir. Mevsimlik – geçici işçi, kendihesibuna çalışan ve ücretsiz aile işçisi kadınların kentlerdeki oranları sırasıyla %9,1,%7,4 ve %9,3’tür. Kadın işverenlerin oranı ise, Türkiye geneli ve kırsal alanlarlakıyaslandığında kentlerde daha yüksektir. Türkiye genelinde istihdam edilen kadınlararasında işveren statüsünde çalışanların oranı %0,7 iken, kırsal kesimde %0,1,kentte ise, %1,5’tir. Tablo.15. Türkiyede İşteki Statülerine Göre Kadın İstihdamı, 2008 Türkiye Kent Kır (%) (bin) (%) (bin) (%) (bin) Ücretli veya Maaşlı 32,2 1,901 72,4 1,621 7,2 263 Mevsimlik – Geçici 5,8 345 9,1 207 3,8 138 İşveren 0,7 42 1,5 36 0,1 5 Kendi Hesabına 12,1 716 7,4 168 15 548 Ücretsiz Aile İşçisi 49 2,888 9,3 212 73,6 2,675 Toplam 100 5,891 100 2,262 100 3,63 Kaynak: DİE.a., 2010: 101–103 Tablo 15’te görülen oranlar ülkemizin kadın istihdamında tarım sektörününönemli yere sahip olduğunu bir kez daha gösterir. Bunun yanı sıra, kadınlararasında girişimciliğin yaygın olmadığı da istatistiklerle gözler önüne serilir. İşyerlerinde kadın statüsünün durumunu açıklandığı bölümün ardından;şimdi, istihdam edilmiş kadın işgücünün sosyal güvenlik kurumlarına kayıtlılıkdurumu istatistiklerle incelenecektir. 33

×