Successfully reported this slideshow.
We use your LinkedIn profile and activity data to personalize ads and to show you more relevant ads. You can change your ad preferences anytime.

alclgzinfo

67 views

Published on

  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

alclgzinfo

  1. 1. 2 Macera peşinde koşmaktan hiç yılmadım. Her tasarımımı sevdim; ama bağlanmadım. Önüme gelen tasarım problemlerine karşı her daim gardımı aldım. 2 boyutlu bir dünyaya sığamadım yeri geldiğinde; 3. Boyutu da görmek, göstermek istedim. Kağıdı her daim sevdim, sanal dünyaya da göz kırptım bir yandan... “İmaj çok şey demekti” ama markanın bir yanı çıplak kalıyordu sanki; yaratılan strateji oyunlarınaşahitoldum,kıyısındanköşesindenöğerenerek... 13 YIL BÖYLE GEÇTİ
  2. 2. 3 Reklam ajanslarında “junior” olarak anıldığım dönemde, gerçekten 14 yaşında bir junior’dım. Photoshop 5.0, Flash 4, Freehand 9 ve Frontpage 98’li günlerdi. “Medya2000 İnternet Hizmetleri” Şişli, 1999 “Ben junior, o İlhan abi” Junior, koş bize marketten kola al!
  3. 3. 4 Üretimi yerinde görmek, kağıda gerçekten dokunmak güzel bir histi. Hatta bir süre sonra kendimi tutamadım, 5 metre genişliğinde folyoların içinde buldum kendimi. Cross’ları çak kenarlarına, gönder işi! “Yücel Matbaacılık” Topkapı, 2002 “Ben grafiker, o filmci”
  4. 4. 5 Ellerimden çıkan işi, mecrada ilk gördüğüm an kalbim duracak sanmıştım. Biz yapmıştık ve orada duruyor, herkes onu görüyordu; hayret... Ben de tasarım yapıcam! bıdı bıdı... “Exen Multimedia” Levent, 2004 “Ben grafik tasarımcı, o kreatif direktör”
  5. 5. 6 Hayatımdaki köşe taşlarının en büyüğüydü sanırım. Onlarca ulusal ve global marka ile çalışma fırsatı bulmuştum. Bir de PR konusu iyiden iyiye ilgimi çekmeye tam da burada başladı. Fikrin marka ile birebir uyumu için, PR ile birlikte ilerlemek gerektiğini orada öğrenmiştim mesela. İşlerini sevdik, gel çalışalım! “Bersay İletişim Grubu/Kesişim” Gayrettepe, 2008 “Ben yardımcı sanat yönetmeni, o kreatif direktör”
  6. 6. 7 Bersay’dan sonraki süreçte grup şirketlerinden SaydamPR’daki deneyim sayesinde Etkinlik tasarımı konusunda geliştiğimi düşünüyordum. Bir süre, etkinlik tasarımı dışında başka hiçbir şey yapmadım. Çiçeklerin rengi, sahne ile aynı olsun demiştim! “Manifesto” Etiler, 2010 “O etkinlik asistanı, ben görsel yönetmen”
  7. 7. 8 Çevremdeki herkes gayet güzel dijital işler yapıyordu. Arayüz tasarımı yapıyordum ancak kullanılan uygulama teknolojilerine çok hakim değildim. 3.0’dan bahsedilirken, ilkel web ile olmazdı. Her yeni bilgide olduğu gibi, dijitalde de bir yerlerde çalışarak know-how konusunu çözmeliydim. Öyle de oldu; kısa süre içinde bir çok web sitesi, facebook uygulaması, mobil uygulama ve feed planı çıkardım. King oldum demiyorum ama, bu konuda da artık mutluyum :) Bu dijital böyle birşey mi ya? “Freelance” Oturma Odası, 2012 “O pazarlama müdürü, ben freelancer”
  8. 8. 9 Bu bölümü size ayırdım. Sizinle paylaşacağımız, ............................ ........................ “Şu an tam bulunduğunuz yer” “Siz o’sunuz, ben bu’yum.” 4
  9. 9. 10 Ali Can Elagöz, 06.11.1986 Üsküdar-İstanbul Eyüp Lisesi, 2003 İngilizce, Okuma, Yazma, Konuşma, Anlama (İyi) Kişisel Bilgiler Yabancı Dil Programlar Üyelikler İletişim Hobiler Tasarım ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulabilecek tüm yazılımlar. 0535 635 69 19 alicelagoz@gmail.com facebook.com/alican.elagoz tr.linkedin.com/in/alicanelagoz/ twitter.com/alicanelagoz Sosyal Medya Port Yazar Perküsyon, Edebiyat
  10. 10. 25 Yazılar, Haberler
  11. 11. 26 İçeriğin tamamıyla el değiştirdiği, kullanıcıların “tüketici/hedef kitle” tanımlamalarından tamamen sıyrılıp sadece “insan” olarak satın aldığı bir dönemdeyiz. Ona izlettirilen, anlatılanla değil; markanın ona sunduğu deneyim ile satın alıyor. İnsanların zihninde yaratılan marka deneyimi, onu markanın güçlü bir sosyal paydaşı haline getiriyor. Öyle ki, artık markaları karşıdan izlemiyor; onlarla yanyana aynı reklamı yaratıyor, aynı ürünü satıyorlar. Bu ilişkinin sürdürülebilirliğini sağlayan nedir? Tabii ki insanların marka ile olan deneyimlerini farklılaştırmak! Yeni dünya’ya hakim olan semantic yapıda sanal’da yarattığınız herşey fazlasıyla reelleşiyor. Reel olan ise bu süreçte sanallaşmaya başlıyor. Bu nedenle, insanların facebook profillerinde onların paylaşımları aracılığı ile yer aldığınızda, bu kusursuz döngünün içinde doğru bir yere adım atmış oluyorsunuz. Sosyal Medya İletişimi ile ilgili markaların yaptığı hataların başında, geleneksel pr alışkanları geliyor. İletişim modelinin uygulandığı yer sosyal medya, fakat içerik ve strateji geleneksel PR’ın kuralları çerçevesinde yaratılıyor. Bu durumda facebook, markalar için kendilerini güçlendirecek bir kaynak olmaktan daha çok; her an ellerinin altında bulunan bir medya aracı haline geliyor. Fakat, akşam televizyonun karşısına geçmiş bir genç ya da ofisinde gazete sayfalarını çeviren bir çalışan bu iletişim zincirinin bir parçası olmaktan çıkmış durumda. O genç ya da ofis çalışanı, Facebook’ta yüzlerce arkadaşı olan, hayatı ve çevresini yorumlar ile yönetebilen, dolayısıyla da sizin doğrudan muhattabınız haline gelmiş biri artık. Üstelik, onunla iletişime geçmeniz de çok kolay, çünkü onu aslında aynı sokakta oturduğu insanlardan daha çok tanıyorsunuz. En sevdiği yemekten tutun da, Cumartesi akşamları için tercih ettiği mekanlara kadar herşey gözünüzün önünde. O sürekli değişim içerisindeyken, sizin de mesajlarınızı ve hizmetlerinizi sürekli farklılaştırmanız gerekir. Onu iletişim ağınızın içinde konumlandırabildiğiniz anda, domino taşları hiç durmadan ilerlemeye devam edecektir. Günlerce, kalabalık bir ekiple birlikte kapsamlı bir etkinlik yaratmak için büyük bir özveri gösterdiniz. Sponsorlar, etkinlik mekanı, basılı malzemeler, prodüksiyon, basın gibi daha bir çok konu üzerinde durmadan çalıştınız. Yüksek katılımcı sayısı, doğal olarak en büyük hakkınız. Etkinlik günü için siz hazırsınız. Peki gelmelerini dört gözle beklediğiniz katılımcılar da hazır mı? Şüphesiz ki, onları da bu etkinliğe hazırlamak için ihtiyacınız olan şey ayakları yere basan güçlü bir iletişim planı. Bugün birçok etkinliğin iletişimi, ağırlıklı olarak geleneksel PR ve reklamlar üzerinden yapılıyor. Potansiyel katılımcılar,basınyansımalarıyadafarklımecralardayayınlanan reklamlar aracılığıyla bu etkinliklere katılıyor. Fakat burada iletişim, geleneksel iletişimin kuralları ile yürüdüğü için tek taraflı olarak kalıyor. Etkinliğinizin daha fazla ilgi çekmesi ve konuşulması için size tek taraflı iletişimi, interaktif hale getirecek bir çözüm gerekiyor. Bu çözümün adı, Sosyal Medya… Facebook, Twitter, Linkedin, Youtube ve Foursquare gibi sosyal ağları birlkte kullanarak herkesin sizden ve etkinliğinizden bahsetmesini sağlayabilirsiniz. Etkinlik öncesinde, sosyal medya’da atabileceğiniz bazı adımlar ise; - Etkinliğiniz adına bir Facebook sayfası açmalısınız. - Etkinlik programına uygun içerikleri doğru bir timeline ile paylaşabilirsiniz. Örneğin; etkinlik programında yer alan isimler ile ilgili paylaşımlar yapabilirsiniz. - Etkinliğin konusuna uygun anketler hazırlayabilirsiniz. - Etkinlik programı ile ilgili güncellemeleri bu sayfa üzerinden duyurabilirsiniz. - Twitter’da etkinliğinizin adı ya da mottosu ile bağlantılı kelimeler/cümleleri kullanarak hashtag yaratabilirsiniz. Böylelikle, etknliğiniz konuşulmuş olur. - Yine etkinliğinizin adı ile oluşturacağınız Twitter hesabı üzerinden, Facebook’taki içeriği mikroblog koşulları ile paylaşabilirsiniz. - Keynote’larınızın Twitter hesaplarını katılımcılarla paylaşıp, etkinlik öncesinde katılımcıların ayrıntılı bilgi elde etmesini sağlayabilirsiniz. - Linkedin, Xing gibi iş ağlarında, sektörünüzün profesyonellerini davet edebilir; onlarla içeriğinizi paylaşabilirsiniz. - Foursquare’de etkinliğiniz ile ilgili bir check-in noktası mutlaka oluşturmalısınız. Tüm bu hazırlıkları yaptıktan sonra etkinlik sabahı katılımcılarınızı beklerken, onların etkinlik mekanına doğru yolda olduklarını anlatan tweetlerini okumak size bu uzun çalışmanın ödüllerinden biri olacaktır. Sosyal ağlarda etkinliğiniz konuşuluyor, katılım sayınız da iyi durumda. İşin eğlenceli kısmı ise asıl şimdi başlıyor. Etkinlik sırasında sosyal medyayı nasıl kullanabilirsiniz? - Etkinliğiniz adına açılan hesap ya da hashtag üzerinden, etkinlik boyunca güncel bilgi paylaşımında bulunmalısınız. - Fuaye alanında Kiosklar kullanarak etkinlik içeriği ile ilgili yaratabileceğiniz interaktif uygulamaları katılımcıların kullanmasını sağlayın. - Eğer ücretli bir etkinlik değilse, etkinliğinizi Facebook üzerinden canlı olarak yayınlayın. Ücretli ise, etkinlik öncesinde Twitter/ Facebook üzerinden yapacağınız yarışma ile ilk 3’e izleme şansı tanıyın. - Twitter’daki takipçilerinizin gönderilerini, mutlaka etkinlik sahnesinde yayınlayın. Bu onları etkinliğin bir parçası yapar. Unutmamak gerekir ki, sosyal medya cevap verme/ yorum yapabilme şansı olmayan hiçbir şeyi kabul etmez. Pazarlamada Domino Taşı Etkisi: Etkileşimin Sürdürülebilirliği Yeni Nesil Etkinlik Yönetimi, Etkinlik 3.0! Halen yazmayı sürdürdüğüm sosyalmedyaport.com’da yer alan yazılarım.
  12. 12. 27 “Yeniliği destekleyin. Değişim can damarımız, durağanlık ölüm çanımızdır.” David Ogilvy Web 2.0’ın ilk günlerinden itibaren, online iletişimde içeriğin önemi hakkında binlerce yazı yazıldı. Web 2.0’dan bugüne, içeriğini yönetemeyen markaların sosyal medyada nasıl kan kaybettiğine şahit olduk. Hatta uzun süredir, ulusal markaların kurumsal itibarının tamamen sosyal medyadaki içerikleriyle ölçüldüğü yeni bir dönemin içindeyiz. Bu süreçte defalarca, farklı olmayanın ölü olduğunu deneyimledik. Bazı fantastik bilim kurgu filmlerinde bilgisayar ekranından yaratıklar gerçek dünyaya geçerler ya, Sosyal Medya’nın kuralları da artık dışarıda yaşıyor. Mağaza vitrinleri, yol üstündeki billboard’lar, kısacası insan ile buluşabilen her mecra Sosyal Medya’nın algı kodları ile yönetilmek durumunda. Tabii ki etkinlikler de…! Artık katılımcıları içine dahil edemeyen etkinlik kurguları, cope gitmeye mahkum. Sosyal Ağ İnsanı, etkinlik sonunda mutlaka içinde kendilerinin de olduğu bir deneyim istiyor. Statik Sunumlardan Vazgeçmenin Tam Zamanı! Sosyal Ağ İnsanı’nı baz alan bir etkinlik planı, mutlaka içeriğini de içeriğin biçimini de farklılaştırmış olmalıdır. İçeriğinizi taçsız bırakmamak için, mesajlarınızı yeni algı kodları ile güncellemelisiniz. Tabii, bu algıyı yaratacak olan sunum biçimini de… O halde yazının devamında etkinliklerde kullanılabilecek farklı sunum tekniklerinden bahsedelim. Hologram http://www.youtube.com/watch?v=7D8401T0ilk Hologram teknolojisi sayesinde, sunumlarınızı büyüleyici bir hale getirebilirsiniz. Örneğin söz konusu etkinlik, global bir markaya ait olsun. Katılımcılarla şirketin Dünya başkanını biraraya getirmek istemez misiniz? Ya da şirketinizin yönetim kurulu üyelerinin sunumlarını etkinlik alanına gelmeden yapması harika olmaz mı? Hologram teknoojisini etkinliklerinizde kullanmalısınız. Teknoloji Şovları http://www.youtube.com/watch?v=ortIhUQDEco Bu konudaki en meşhur isim Marco Tempest. Markanıza özel içerikler ve şovlar hazırlayabiliyor. Sahnede yalnızca, ürünlerimi ve görsel şovu istiyorum diyorsanız, Marco Tempest olmadan da bunu yalnızca hologram teknolojisi ile sağlamanız mümkün. İnteraktif Oyunlar http://www.youtube.com/watch?v=0VBGUoan1XI Hedef kitlenizin markanız ile olan deneyimini farklılaştırmanız için, interaktif oyunlar en işlevsel araçlardır. Hepimiz, bizi eğlendiren şeylere bağlanırız. Katılımcılarınız, etkinlik bittiğinde yüzlerinde gülümseme ve markanızla güçlü bir bağ ile evlerine gidecektir… Yukarıda sıraladığım etkinlik teknolojileri, kullanabileceğiniz araçların yalnızca bir bölümü. İletişiminize futurist bir bakış açısıyla yaklaştığınızda, bir çok yaratıcı etkinlik fikrine sahip olabilirsiniz. Hedef kitleniz tam karşınızda dururken, onları asla etkilemeden göndermeyin. Sosyal ağ insanı, kürsü değil etkileşim sever!
  13. 13. 28 Geleneksel halkla ilişkiler (PR) yöntemleri ile yönetilen kurumsal itibar, çoğunlukla operasyonel boşluklar, markanın finansal sorunları ya da ürün/hizmetleri ile ilgili problemler yüzünden zedelenirdi. Bu durumda da genellikle; haberler ile krizi yaratan da, o krizden kurtuluşun yolu da sadece medya kurumları olurdu. Basının bu etkisi, Türkiye’de daha düşük oranlarla olsa da hala devam ediyor. Fakat sosyal medya ile birlikte içeriğin el değiştirmesi, markalara daha fazla konuda kriz riski yarattı. Doğal hayatın sürdürülebilirliğine karşı duyarsızlık, “sosyal sorumluluk” projeleri kapsamında desteklediğiniz STK(Sivil Toplum Kuruluşları)’nın niteliği ve aktiviteleri, hatta ülkedeki siyasi konjönkturun neresinde yer aldığınız bile yeni çağın kriz konuları arasında. Krizlerin boyutunu ve çıkış noktasını belirleyen alan sosyal medya olduğu için, çözümü de onun diliyle yaratmak şüphesiz ki en akılcı yol olacaktır. Şöyle ki, krizin geniş kitlelere yayılmasına neden olan etkileşim WOM(Word of Mouth) ise, çözüm de orada üretilmelidir. - İlk adım olarak yapılması gereken şey, krize konu olan sorun ile ilgili oluşan manipulasyonu ortadan kaldırmaktır. Bu da, tüm sosyal ağlarda etkin bir şekilde krizin gerçek boyutlarını paylaşmaktır. Manipule edilmiş bilgileri, gerçek bilgi ile değiştirmediğiniz sürece krizden tam anlamıyla çıkmak için sağlıklı bir adım atmış olamazsınız. - Unutmamak gerekir ki, yaşadığınız problemi insanlar mutlaka öğreneceklerdir. Problemi gizlemek, bu süreçte yapabileceğiniz en büyük hata olur. Bir problemi gizlemeye çalıştığınızda, insanlar gördüklerinden çok daha büyük bir problemle karşı karşıya olduklarını düşüneceklerdir. - İnsanların, paylaşımlarınızın altında yaptığı kriz konusu ile ilgili yorumlar sizin için tehlike değil, doğru bilgiyi daha ayrıntılı aktarıp düze çıkmanız için bir fiırsattır. - Krizle ilgili mesajlarınızı önceden belirlemiş olmanız gerekir. Tüm mecralarda, aynı tutarlılığı göstermek durumundasınız. İletişim krizlerine karşı, her zaman çözüm senaryolarınız olmalı! Yakın bir zamanda, Türkiye’nin önemli inşaat şirketlerinden biri iflas süreci ile gündeme geldi. Öncesinde yaşananlar, krizin “nasıl yönetilemeyeceği” ile ilgili çarpıcı örneklerle doluydu. 1: Şirketin iflasın eşiğinde olduğu, önce basında yer aldı. 1a: Şirketin üst düzey bir yetkilisi, iddiaların tamamen asılsız oldıuğunu, finansal değerlerin gayet iyi durumda olduğunu ve yatırımlarına devam ettiklerini ifade etti. 1b: Şirketin konut projelerinden daire alan yüzlerce insan, sosyal ağlarda, haber portallarında ilgili haberlerin altında dairelerinin tapularını hala alamadıklarını ve yaşadıkları mağduriyeti anlattı. 2: Şirketin tüm tedarikçileri, alacaklarından dolayı şirketin varlıklarına mahkeme kararı ile tedbir koyulmasını talep etti. 3: Söz konusu şirket, konuyu kamuoyu ile paylaşmaktan kaçmaya devam etti. 4: Şirket, yalnızca bir basın bülteni ile, mahkemeye iflas erteleme talebinde bulunduğunu komuoyu ile paylaştı. Bu tabloda kriz iletişimi ile ilgili çok önemli çıktılar bulunuyor. - Şirket, varlığı aşikar olan krizi paylaşmak yerine, gizlemeyi tercih ettiği için, tüm sosyal paydaşları ve müşterilerini paniğe sürükledi. - Bu paniğin neden olduğu tedbir kararları nedeniyle, kararlar öncesi oluşturulan tüm çözüm senaryoları işlevini yitirmiş oldu. - Müşterilerinin ve kamuoyunun güvenini kaybettiler. Google’da şirket krizleri üzerine bir arama yaparsanız, daha yüzlerce örneğin olduğunu göreceksiniz. Tüm bu çıktılarla ulaştığımız sonuç şudur: online kriz iletişiminde yapılması gereken şey, güçlü ve alternatif senaryolara hazırlıklı şeffaflıktan yana bir iletişim planıdır. Sosyal Medyada Kriz İletişiminden Kaçabilir misin?
  14. 14. 29 Marketing Türkiye Almanak’ta yer alan yazım.
  15. 15. ALI CAN ELAGÖZ COMMUNICATION DESIGNER
  16. 16. i never stopped pursuing adventure. i liked all my design without adherence. i always got my guard against design problems. 2D world was not enough; i wanted to see and show the 3rd dimension. i always love the paper, but i choose to be a digital minded. images & esthetic are just the parts of the marketing communication proccess. the other parts [pr & event] are keys for my ideas.
  17. 17. LET’S GET CONNECTED!
  18. 18. CONTENT Overview Works Milestones
  19. 19. Personal Software Skills Education Hobbies Language Memberships November 6th , 1986 Adobe Creative Suite Cinema 4D Mac OSX Eyüp High School, 2003 Percussion Literature Movies English / Good IAC / Art Director’s Club Üsküdar, İstanbul Plus Talents Presentation ; Design/Copywrite/Speech
  20. 20. Milestones
  21. 21. Milestones Run junior run! To buy coke for us! When they called me “junior” at the office, i was a 14 years old junior indeed. We used the PS 5.0, Flash 4 and Frontpage 98 at those times. (Medya2000, 1999]/ Just the Junior]
  22. 22. Milestones Put the crosses! Print it out! Feeling the paper was awesome! I learned different types of paper, printing technologies and the color production. (Yücel Publishing, 2002/Operator]
  23. 23. Milestones Give me the brief! I’m a designer, you know! It was the first time that i was proud of myself... A newspaper ad was printed on a full page and it was totally my work! (Exen Multimedia, 2004/ Graphic Designer]
  24. 24. Milestones Awesome works! Come to daddy! A giant move... Lots of well-known global brands... PR & Event Management experiences... [Bersay İletişim Grubu, 2008 / Jr. Art Director]
  25. 25. Milestones “The stage and the flowers have to be same color!” A new skill: Event Management... [Manifesto Event, 2010 / Visual Director]
  26. 26. Milestones “Lipstick & rose have to be 3D...”[Freelancer, 2008]
  27. 27. Works
  28. 28. 3D & Package Design P.O.P. Digital Print AD Event
  29. 29. EventsWorks
  30. 30. EventsWorks
  31. 31. EventsWorks
  32. 32. EventsWorks
  33. 33. Print ADWorks
  34. 34. Print A.D.Works
  35. 35. Print A.D.Works
  36. 36. Print A.D.Works
  37. 37. P.O.P.Works
  38. 38. P.O.P.Works
  39. 39. P.O.P.Works
  40. 40. P.O.P.Works
  41. 41. P.O.P.Works
  42. 42. THANK YOU! alicelagoz@gmail.com

×