• Share
  • Email
  • Embed
  • Like
  • Save
  • Private Content
Kombine oral kontaseptifler - Farmakoloji Notları Eczacı Yasin Doğan
 

Kombine oral kontaseptifler - Farmakoloji Notları Eczacı Yasin Doğan

on

  • 513 views

Kombine oral kontaseptifler - Farmakoloji Notları Eczacı Yasin Doğan wwww.yasindoğan.com.tr

Kombine oral kontaseptifler - Farmakoloji Notları Eczacı Yasin Doğan wwww.yasindoğan.com.tr

Statistics

Views

Total Views
513
Views on SlideShare
513
Embed Views
0

Actions

Likes
0
Downloads
2
Comments
0

0 Embeds 0

No embeds

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft Word

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

    Kombine oral kontaseptifler - Farmakoloji Notları Eczacı Yasin Doğan Kombine oral kontaseptifler - Farmakoloji Notları Eczacı Yasin Doğan Document Transcript

    • KOMBİNE ORAL KONTRASEPTİFLER Oral kontraseptifler; kombine oral kontraseptifler ve yalnız projestin içeren haplar olmak üzere iki kısım altında incelenecektir. KOK’lar kullanım kurallarına uyulduğunda çok güvenli bir kontraseptif yöntemdir. Doğru kullanıldığında %99,9 etkilidir. KOK’lar doğal kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronun sentetik formlarını içerir. 21, 22, 24 ve 28 haplık formları vardır. Monofazik ve multifazik olmak üzere ikiye ayrılırlar. Monofazik KOK’ların içeriği her gün için aynıdır. Multifaziklerde ise hapların içeriği günlere göre değişmektedir. Her 2 türünde birbirine bir üstünlüğü görülmemiştir. Etki mekanizması -Ovülasyonun inhibisyonu: Hipofiz ve hipotalamus üzerindeki etkilerinden dolayı gonadotropin (FSH ve LH) sekresyonunu inhibe ederler. Östrojen tek başına gonodotropinlerin sekresyonunu inhibe ederken, progesteron ise sadece LH sekresyonunu inhibe eder. -Progesteronlar servikal mukusu kalınlaştırarak spremin migrasyonunu önler. -Progesteronlar tubal motiliteyi inhibe ederek sperm ve ovumun transportunu önler. -Progesteronlar embriyonun implantasyonunu zorlaştırır. KOK’ların Kesin Kontrendikasyonları: -Tromboembolik hastalıklar, serebravasküler hastalıklar ve koroner hastalıklar veya bunlara ait anemnez -Ciddi karaciğer fonksiyon bozuklukları ve karaciğerin akut ve kronik kolestatik hastalıkları -Meme CA ve şüphesi -Nedeni bilinmeyen vajinal kanama -Gebelik veya gebelik şüphesi -Ciddi hiperkolesterolemi ve hipertrigliseridemi -Kontrol edilemeyen hipertansiyon KOK’ların Göreceli Kontrendikasyonları: Emzirenler (süt miktarını ve kalitesini azaltabilir) Migren Hipertansiyon DM Epilepsi Hiperlipidemi Safra kesesi hastalıkları KOK’ların Yan Etkileri: 1)Bulantı-kusma: İlk 3 ayda sık görülür. Hapların her gün aynı saatte ve yemekle birlikte ve gece alınması bu etkiyi önler. 2)Ara kanama ve lekelenmeler: İlk 3 ayda sık görülür. Kadına KOK’u doğru kullanıp kullanmadığı sorulmalıdır. Çünkü her 2 durumda hap alınması unutulduysa yada aynı saatte alınmadıysa görülür. 3)Kilo artışı: Anjiyotensinojen düzeyinde yaptığı artmaya bağlı olarak su ve tuz tutulumu yapar buda ödem ve kilo artışına neden olabilir. Östrojen kadınlarda cilt altında yağ birikmesine neden olarak kadınsı hatların oluşmasına neden olurken kilo artışına da neden olur. 4)Malezma/Koalezma: KOK kullanımına bağlı olarak özellikle yüz bölgesinde düzensiz kahverengi lekeler oluşabilir. Yavaşça gelişir ve KOK kullanımı bırakıldığında yavaşça geriler. Böyle bir durumda güneşten koruyucu kremler yararlı olabilir. 5)Memelerde dolgunluk ve duyarlılık: Östrojenin meme üzerindeki etkilerinden dolayı memelerde duyarlılık ve dolgunluk hissi oluşur. Bu belirtiler 3 ay içinde kaybolur. 6)Tromboembolizm: Östrojen bazı pıhtılaşma faktörlerinin sentezini arttırdığı için derin ven tromboembolizmi ve pulmoner emboli riskinde artmaya neden olur. Hastanın sigara içmesi ise bu etkiyi potansiyalize eder. 7)Kanser: KOK kullanan kadınlarda meme kanseri riski artmaktadır.
    • KOK’lar ile karaciğer kanseri riskinde anlamsız oranda artma yapmaktadır. KOK’lar emdometrium ve over kanserine karşı koruyucu özellik gösterirken, serviks kanseri riskini ise arttırmaktadır. İnvazif serviks kanseri riski 5 yıllık kullanım sonrasında artar ve 10 yıllık kullanım sonrasında risk 2 kat artmıştır. 8)Uygulamaya son verdikten sonra amenore ve anovülatuvar siklus oluşması KOK bırakılmasını takiben amenore gelişen olguların büyük bir kısmında daha önceden var olan menstrüel bir problem bulunmaktadır. Kontraseptif kullanımının bırakılmasını takiben, kullanıcıların %90’ı 3 ay içinde ovule olmakta ve gebe kalmaktadır. 9)Libido azalması: 10)Akne ve Hirsutizm: İçeriğindeki progesteronların androjenik etkilerinden dolayı akne, hirsutizm, saç dökülmesi ve ciltte yağlanmaya neden olabilirler. 11)Hipertansiyon: Östrojen anjiyotensinojen düzeyini arttırarak su ve tuz tutulmasına neden olarak KB’ında artışa neden olabilir. KOK kullanan kadınların %5’inde 5 yıl içinde hipertansiyon gelişir. 12)Amenore: KOK kesildikten sonra 6 ay adet görülmemesidir. Daha önce adet düzensizliği olan hastalarda daha sık görülmektedir. 13)Migren: Migren ataklarını sıklaştırabilir, migren eşiğini düşürür. 14)Hiperlipidemi: Genel olarak KOK’lar total TG ve kolesterol düzeyinde artmaya neden olur. KOK’lardaki östrojen komponenti HDL kolesterolü arttırırken, progesteron komponenti ise HDL kolesterol düzeyini azaltır. KOK’ların lipid metabolizması üzerine etkileri ihmal edilebilir düzeyde olduğu için kontrendike değildir, ancak çok yüksek TG düzeyleri istisnadır. 15)Kırılma kanaması: KOK kullanırken görülen kanamaların nedeni progesteron kırılma kanamasıdır. KOK’larda östrojen düzeyi azaldıkça kanama riski artar. İlk KOK kullanmaya başlayanlarda daha sık görülmekte ancak düzenli KOK kullanılması ile git gide düzelmektedir. Ancak düzelmediği durumlarda östrojen düzeyi daha yüksek olan bir KOK tercih edilebilir. Ayrıca KOK ile birlikte devamlı NSAID kullanan hastalarda kanama miktarı artabilir. 16)Anne sütü miktarına etkisi: Emziren kadınlarda KOK kullanımı ile anne sütü kalitesi ve miktarında azalma tespit edildiyse de bebeğin gelişimine negatif bir etkisi bulunmamaktadır. Düzenli emziren bir kadında emzirmenin gebelikten koruyucu etkisi 10 hafta sürer. Düzenli emzirmeyen kadınların %50’sinde doğum sonrası 6. haftadan önce ovülasyon gerçekleşir. 17)Nörolojik etkileri: Östrojen epilepsi de nöbet eşiğini düşürürken, progesteron ise yükseltmektedir. Bu nedenle epilepsi hastalarında sadece progesteron içeren kontraseptif yöntemler tercih edilebilir. 18)DM: Progesteron glukoz intoleransına neden olur. Bu etki periferin insülin rezistansına bağlıdır. Bu kadınlarda plazma insülin düzeylerini yükseltir. Bu nedenle sadece progesteron içeren preparatlar kullanılacaksa dikkat edilmelidir. KOK’lar ise DM riskini arttırmaz. KOK’ların diyabetik retinopati ve nefropati üzerine etkisi yoktur. 19)Karaciğer: Östrojenler hepatik protein ve enzim sentezlerini arttırır. Bu nedenle KC fonksiyon testleri normale döndüğünde kullanılabilir. Ayrıca KOK’lar yatkın bireylerde safra kesesi hastalıklarının gelişmesine neden olabilir. Fakat uzun dönemde risk artışı gelişmez. Ancak akut ve kronik kolestatik KC hastalıkları KOK’lar için mutlak bir kontrendikasyondur. 20)Orak hücre anemisi: KOK’lar orak hücre anemisinde oraklaşmayı indükleyebilir. Ancak depo MPA oraklaşmayı inhibe eder. Orak hücre anemili hastalarda depo MPA tercih edilebilir. Gebelikten sonra KOK kullanılmaya ne zaman başlanabilir? -12 haftadan küçük gebeliklerin sonlandırılmasını takiben hemen başlanabilir. -Erken doğumlarda ise hemen başlanabileceği gibi 1-2 hafta beklenmesini öneren raporlarda vardır. -Düzenli emziren kadınlarda doğum sonrası 3. ayda başlanabilir. (tercihen 6. ayda) -Düzenli emzirme yoksa doğum sonrası 3. haftadan itibaren başlanabilir. Kullanım Kuralları:
    • 1)Hap kullanmak için en uygun zaman, adetin ilk günüdür. Bununla birlikte kadının adeti düzenli ise adetin ilk 5 günü içinde bir günde başlanabilir. Bu şekilde başlandığında koruyuculuğu hemen başlar. 2)Adeti yeni bitmiş ise yada gebe olmadığı emin olunan herhangi bir gün hapa başlandığında ilk 7 gün ek bir korumaya başvurulur. 3)Mini hap kullanan kadınlar isterlerse siklusun herhangi bir döneminde KOK’a geçebilirler. 4)Haplar her gün aynı saatte, gece yatmadan önce ve tercihen akşam yemeği ile birlik alınmalıdır. Böylece hatırlanması kolay olacak ve ayrıca bulantı gibi yan etkileri önlenebilecektir. 5)Paketteki haplar bitene kadar her gün bir hap alınır. 21 tabletlik hap kullanılıyorsa 7 gün, 22 tabletlik haplar kullanılıyorsa 6 gün ara verilir ve adet kanaması olsun olmasın bir önceki paketin bitiminden 21 tabletlik haplarda 8. gün ve 22 tabletlik haplar ise 7. gün yeni bir pakete başlanmalıdır. Pakette 28 tablet varsa hiç ara verilmeden 2. pakete başlanır. 6)Herhangi bir nedenle hormon içeren hap/hapların kullanılması unutmuş ise; 1 hap unutulduğunda Unutulan günün hapı hatırlanır hatırlanmaz alınır. Ayrıca o güne ait hap zamanında alınır. 2 hap unutulduğunda  İlk 2 hafta içinde ise; üst üste ikişer hap alınarak eksik günler tamamlanır. Bu durumda bir hafta süreyle ek bir yöntem kullanılmalıdır. 3. hafta da ise; paket atılıp aynı gün yeni bir pakete başlanmalıdır. Bir hafta süreyle ek bir yönteme başvurulmalıdır. 3 hap unutulduğunda  Paket atılıp aynı günde yeni bir pakete başlanmalı ve bir hafta süreyle ek bir yönteme başvurulmalıdır. 7)Hap kullanırken 2 kez yada daha fazla adet görmemesi durumunda gebelik olasılığı araştırılmalıdır. 8)KOK’ların tam etkisi adetin herhangi bir gününde başlandığında hemen, ilaca siklusun herhangi bir dönemi başlandığında ise bir hafta sonra başlar. Bu arada ek bir yöntem kullanılır. Ancak yakında evlenecek ve KOK kullanmayı planlayan kişilerin evlenmeden en az bir ay önce hap almaya başlamaları önerilmektedir. Bu süre içinde geçici yan etkilerin kaybolması ve hap alma alışkanlığının kazanılması sağlanmış olur. Hap kullanımının istendiği zaman çocuk sahibi olmakta bir sorun yaratmayacağı özellikle vurgulanmalıdır. 9)Düzenli emziren kadınlarda KOK kullanımı bebek 6 aylık olana kadar ertelenmelidir. 10)Emzirmeyen kadınlar ise doğum sonrası 3-6 hafta içinde KOK kullanımına başlayabilir. İlk 6 haftadan sonra başlanacaksa gebelik olmadığından emin olunmalıdır. 11)Birinci ve ikinci trimesterde kendiliğinden veya istemli düşük sonrası tıbbi bir engel yoksa KOK kullanımına hemen yada bir hafta sonra başlanabilir. Söylenti ve gerçekler: 1)Söylenti: KOK’lar damar tıkanıklığına yol açar. Gerçek: KOK kullananlarda tromboembolizm riski artsa da bu oran 100 binde 10-30 oranındadır. 2)Söylenti: Gebe kalmanın olumsuz etkilenmemesi için hap kullanımına ara vermek gerekir. Gerçek: KOK kullanımının zaman zaman ara verilmesi fertilitenin geri dönüşü yada artışı ile bir ilgisi yoktur. 3)Söylenti: Hap alan kadın hapı bıraktıktan sonra tekrar gebe kalmakta güçlük çeker. Gerçek: Kadın hap kullanmayı bıraktıktan sonra overleri eskiden olduğu gibi çalışmaya başlar. Ancak gebe kalmada 2-3 aylık bir gecikme olabilir. Hap almayı bıraktıktan sonra gebe kalmakta güçlük çeken kadınların hap kullanmamış bile olsalar dahi aynı güçlükle karşılaşacakları kabul edilir. 4)Söylenti: Hap anormal bebeklere ve çoğul doğumlara neden olur. Gerçek: Hap alanlar ile almayanlar arasında anomalili bebek doğurma açısından bir fark yoktur. Aynı şekilde hap alırken gebe kalanlarda çoğul doğum oranının yüksek olduğuna dair bir veri yoktur. Preparatları: 1)YASMİN 3)MİCROGYNON 5)BELARA 2)YAZZ 4)MİRANOVA