• Share
  • Email
  • Embed
  • Like
  • Save
  • Private Content
Dogal Çözümler
 

Dogal Çözümler

on

  • 2,444 views

 

Statistics

Views

Total Views
2,444
Views on SlideShare
2,443
Embed Views
1

Actions

Likes
2
Downloads
29
Comments
0

1 Embed 1

http://dev.toeska.cl 1

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Adobe PDF

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

    Dogal Çözümler Dogal Çözümler Document Transcript

    • Korunan Alanlarklim De i ikli iyleMücadelede nsanlaraYardım EdiyorDO AL ÇÖZÜMLER Önsöz: Lord Nicholas Stern
    • Koruma Gerekçeleri2000 yılında Bangkok’ta, WWF ve Uluslararası Do ayı Yayınlanan raporlar unlardır:Koruma Birli i’nin (IUCN) Korunan Alanlar Dünya • Saf Akı : Korunan orman alanlarının içme suyu içinKomisyonu (WCPA) tarafından düzenlenen bir önemikonferansta, korunan alanların sa ladı ı çok çe itli sosyal • Besin Depoları: Korunan alanları, tarım ürünlerininve çevresel faydaları tanımlama ve ölçmenin acil bir genetik çe itlili ini güvenceye almak için kullanmaihtiyaç oldu u kabul edildi. WWF Koruma Gerekçeleri • nancın Ötesi: Biyoçe itlili in korunmasını desteklemekprojesi buna bir yanıt olarak geli tirilmi tir. Proje unları için inançları ve korunan alanları birbirine ba lamaamaçlamaktadır: • Güvenlik A ı: Korunan alanlar ve yoksullu un• Korunan alanlardan elde edilen çok çe itli faydaları azaltılmasıtanımlama ve mümkünse ölçme • Do al Güvenlik: Korunan alanlar ve afetlerin azaltılması• Korumaya olan deste i artırma • Ya amsal Bölgeler: Korunan alanların insan sa lı ına• Yeni disiplinlerarası ortaklıklar olu turma katkısı• Yenilikçi mali mekanizmaları tespit etme• Korunan alanların yönetim stratejilerini geni letme ve Proje; Dünya Bankası, Birle mi Milletler (BM) Do al güçlendirme Afetlerin Azaltılmasına Yönelik Uluslararası Strateji, DünyaProje 2003 yılından bu yana, korunan alanların daha Sa lık Örgütü, Birmingham Üniversitesi, Dinler ve Korumakapsamlı de erlerine dair en geni bilgi kayna ını ortaya ttifakı ve pek çok korunan alan kurumunu da kapsayan birçıkarmı tır. Bugüne kadar altı rapor yayınlanmı (www. dizi ortak ile yürütülmektedir. Serinin bu yeni raporu,panda.org/protection/arguments) ve kullanımı kolay yeni Dünya Bankası ile ili kileri devam ettirmektedir vebir araç olan Korunan Alan Fayda De erlendirme Aracı Birle mi Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve PACT(PA-BAT) geli tirilip, sahada test edilmi tir ve halihazırda 2020: Korunan Alanlar ve klim Dönü ümü ttifakı’nınuygulanmaya alınmı tır. birçok üyesinin i birli iyle yürütülmü tür.PACT 2020:Korunan Alanlar ve klim Dönü ümü8–10 Mart 2008 tarihlerinde düzenlenen IUCN Konsey PACT 2020, “Korunan alanların ve korunan alanToplantısı’nda iklim de i ikli i, biyoçe itlili e yönelik en sistemlerinin; biyoçe itlili in ve insanların geçim kaynaklarınınbüyük tehdit olarak kabul edilmi tir ve küresel korunan korunması açısından, iklim de i ikli ine uyum/etkilerininalanlar sistemi de en etkili çözüm olarak gösterilmi tir. azaltımı stratejilerine önemli bir katkı olarak tanınmasınıBu, resmi olarak 2008 yılında IUCN Dünya Koruma sa lamayı” amaçlamaktadır.Kongresi’nde ba latılan ve IUCN Yenilikçilik Fonu Eylemler unları geli tirmeyi içermektedir:tarafından desteklenen PACT 2020: Korunan Alanlar ve • klim de i ikli i uyum/etkilerinin azaltımının bütünle ik klim Dönü ümü’nün do u u olmu tur. bir unsuru olarak, korunan alanlar için sa lam bir gerekçe ve eylem planının ortaya konulmasınıPACT 2020; IUCN Sekreterli i, IUCN üyeleri ve Do al sa layacak bir durum analiziKaynakları Koruma Te kilatı (TNC), WWF International, • Bölgesel uygulama programları için rehberlik ve projeYaban Hayatı Koruma Derne i (WCS), Uluslararası önerileri geli tirilmesiKoruma Örgütü (CI), Yaban Vakfı, Fauna & Flora • IUCN tarafından desteklenen bir politika eylem planınınInternational, klim, Toplum ve Biyoçe itlilik ttifakı önemli ilgi grupları tarafından kabul edilmesi(CCBA), Dünya Bankası, Birle mi Milletler Kalkınma • Korunan alan ve iklim de i ikli i konusunda, politikaProgramı ile Birle mi Milletler Çevre Programı (UNEP) ve müdahalelerinin küresel ve ulusal düzeyde tasarlanmasıDünya Koruma zleme Merkezi’nin (WCMC) de dahil ve üstlenilmesioldu u uluslararası örgütler ile beraber IUCN Korunan • levsel bir ileti im/ö renme a ı geli tirilmesiAlanlar Dünya Komisyonu tarafından yönetilen bir ortaklı ıkapsamaktadır. Bu yayın, söz konusu i birli inin ilk ürünlerindendir ve Kasım 2009’da Granada, spanya’da Endülüs Bölgesel Yönetim Konseyi evsahipli inde gerçekle tirilen PACT 2020 Korunan Alanlar ve klim De i ikli i Zirvesi’ne en öncelikli girdilerden biri olacaktır.
    • Korunan alanlar iklim de i ikli iylemücadelede insanlara yardım ediyorDO AL ÇÖZÜMLERNigel Dudley, Sue Stolton, AlexanderBelokurov, Linda Krueger, NikLopoukhine, Kathy MacKinnon,Trevor Sandwith ve Nik SekhranIUCN-WCPA, TNC, UNDP, WCS,Dünya Bankası ve WWF’in talebi vedeste iyle hazırlanmı bir rapordur
    • Her hakkı saklıdır © WWF, 2010Türkçe baskı © WWF-Türkiye, 2011ISBN: 978-605-61279-6-0IUCN-WCPA, TNC, UNDP, WCS, Dünya Bankası ve WWFtarafından yayınlanmı tır.Önerilen atıf ekli: Dudley, N., S. Stolton, A. Belokurov, L.Krueger, N. Lopoukhine, K. MacKinnon, T. Sandwith ve N.Sekhran [editors] (2010); Natural Solutions: Protected areashelping people cope with climate change, IUCNWCPA,TNC, UNDP, WCS, World Bank and WWF, Gland,Switzerland, Washington DC and New York, USABu eser, kaynak tam olarak belirtildi i müddetçe, haksahibinin önceden yazılı izni olmadan da, e itim ya dadi er ticarî olmayan amaçlarla ço altılabilir. Bu eserinyeniden satı ve di er ticarî amaçlarla hak sahibinin yazılıizni olmadan ço altılması kesinlikle yasaktır.Bu kitaptaki co rafi birimlerin belirtilme ekli ve materyalinsunumu, katılımcı örgütlerin herhangi bir ülkenin, bölgeninya da alanın veya bunların yetkililerinin yasal durumunaya da bunun sınır ve hudut bölgelerinin tahdidine dairherhangi bir görü ünü ifade etmemektedir.Yazarlar bu raporun içeri inden sorumludur. Bu eserdeifade edilen görü ler eserin yazarlarına aittir ve bunlarınIUCN-WCPA, TNC, UNDP, WCS, Dünya Bankası veWWF’in görü lerini temsil etmesi gerekmez.Tasarım: millerdesign.co.ukTürkçe Grafik Tasarım Uygulama: tasarimhane.com.trBasım: Görsel Sanatlar MatbaacılıkFSC numarası FSC MIX CREDIT SGS-COC-006061Türkçeye Çeviren: Bilge ÇelikTürkçe Düzelti: Ba ak Avcıo lu Çokçalı kan (WWF-Türkiye),smail enelBu kitap, WWF’in “Ya ayan bir Dünya için KorunanAlanlar” programı ile T.C. Orman ve Su leri Bakanlı ı,UNDP ve WWF-Türkiye i birli inde yürütülen, KüreselÇevre Fonu (GEF) destekli “Orman Koruma AlanlarıYönetiminin Güçlendirilmesi” projesi kapsamında; GEFKüçük Destek Programı (SGP) ve MAVA Vakfı’nın maddikatkısı ve Görsel Sanatlar Matbaacılık’ın deste iyleTürkçele tirilerek basılmı tır.
    • ÖnsözGünümüzde iklim de i ikli ine yönelik müdahale, sera gazı emisyonlarınıdenetlenemez etkilerden kaçınmaya yetecek kadar azaltma(“yönetilemeyenden kaçınma”) ve çoktandır ortada olan etkilerin üzerine gitme(“kaçınılmaz olanı yönetme”) ba lıklarına yo unla malıdır.Do al ekosistemleri karbon yutakları ve uyum kaynakları olarak yönetmek,giderek artan ekilde gerekli, etkili ve görece olarak uygun maliyetli birstrateji olarak görülmektedir. Stern klim De i ikli inin Ekonomisine Dairnceleme adlı rapor, hükümetlerin “do al kaynak koruma, kıyı koruma ve acildurum hazırlı ının yanı sıra, iklime kar ı hassas kamu malları” için politikalargeli tirmesini önermi tir.Dünyanın korunan alanlar a ı, iklim de i ikli inin etkilerini azaltmaya veetkilerine uyum göstermeye yardım etmektedir. Korunan alanlar, karasalkarbonun yüzde 15’ini tutar ve toplulukların iklim de i ikli inin etkilerineuyum sa lamasını mümkün kılan afetleri azaltma, su tedari i, gıda ve insansa lı ını koruma gibi ekosistem hizmetleri sa lar. Pek çok do al ve yönetilenekosistem, iklim de i ikli inin etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancakkorunan alanlar, di er do al ekosistem yönetim yakla ımlarına göre, yasalarve yöneti im açısından netlik, ayrıca kapasite ve etki bakımından avantajlarasahiptir. Koruma pek çok durumda karbon salınımını engellemenin veekosistem hizmetlerinin düzgün i lemesini sa lamanın tek yoludur.Dünya çapında korunan alan sistemlerine yapılan yatırımlar olmasaydı durumçok daha kötü olabilirdi. Yatırımları hükümetler, yerel topluluklar, yerli halklar,sivil toplum kurulu ları ve özel sektörün i birli i yoluyla artırmak, bu temelhizmetlerin daha da iyi korunmasını sa lar. Kanıtlar, korunan alanların i eyaradı ını gösteriyor: Bu rapor tamamlandıktan hemen sonra yayınlanan birDünya Bankası ara tırması, korunan tropik alanların, bilhassa yerli halklartarafından korunanların, di er yönetim sistemlerine göre daha az ormankaybedilmesine sebep oldu unu göstermi tir*.Fakat iklim, biyoçe itlilik ve topluma yönelik bu ortak faydalar sıklıkla gözdenkaçırılmakta veya gözardı edilmektedir. Bu kitap, korunan alanların iklimde i ikli inin etkilerini azaltmada ne kadar önemli katkı sa ladı ını ve dahada fazlasını ba armak için ne yapılması gerekti ini ilk defa açıkça ortayakoymaktadır. klim ve biyoçe itlilik hakkında e i görülmemi müzakereleregiri ti imiz u dönemde, bu mesajların politika üretenlere yüksek seslive açık ekilde ula tırılması ve etkili politikalar ve mali mekanizmalaradönü türülmesi büyük önem ta ımaktadır. Lord Nicholas Stern Londra Ekonomi ve Politika Bilimi Okulu, Grantham klim De i ikli i ve Çevre Ara tırma Enstitüsü Ba kanı, IG Patel Ekonomi ve Siyaset Profesörü,* Nelson, A. ve K. Chomitz (2009); Protected Area Effectiveness in Reducing Tropical Deforestation: A Global Analysis of the Impact ofProtection Status, Independent Evaluation Group, Evaluation Brief 7, The World Bank, Washington DC
    • 4 çindekiler Önsöz 3 Kısaltmalar ve sözlük 6 Yönetici özeti ve temel politikalar 7 Bölüm 1 Giri 13 klim de i ikli inin do a, do al kaynaklar ve bunlara ba ımlı insanlar üzerindeki etkileri 14 Uluslararası ve ulusal müdahaleler - karar vericiler korunan alanların rolüne nasıl bakıyor? 19 Dünya korunan alanlar sisteminin iklim de i ikli ini ele alma potansiyeli 22 Neden korunan alanlar? 25 klim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyumda korunan alanların destek yolları 28 Bölüm 2 Azaltım: Korunan alanların rolü 29 Korunan alanların azaltım potansiyeli 30 Ormanlar ve azaltım 31 Sulak alanlar, turbalıklar ve azaltım 34 Deniz ve kıyı ekosistemleri ve azaltım 37 Çayırlar ve azaltım 41 Topraklar ve azaltım 43 Bölüm 3 Uyum: Korunan alanların rolü 45 Do al afetlerin etkilerini azaltmada korunan alanların rolü 46 Korunan alanların suyun korunmasındaki rolü 51 Korunan alanların temiz su tedari indeki rolü 54 Korunan alanların deniz ve tatlısu balıkçılı ını desteklemedeki rolü 58 Korunan alanların tahılların yabani akrabaları ve yerel çe itleri muhafazaya katkısı 62 Korunan alanların iklim de i ikli inden kaynaklanan sa lık sorunları kar ısındaki rolü 65 Korunan alanların biyoçe itlili in korunması ve ekosistem direncinin sürdürülmesindeki rolü 68
    • 5Bölüm 4Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 71 Korunan alan sistemini geni letme ve daha kapsamlı koruma stratejileri ile ulusal ve yerel iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyum planları ile bütünle tirme fırsatları 72 Etkin korunan alan a larının finansmanı 78 Korunan alanların REDD programlarını güçlendirme aracı olarak kullanımı 80Bölüm 5 klim de i ikli inin korunan alan tasarımı, yönetimi ve yöneti imi açısındanetkileri 87 klim de i ikli inin korunan alanlar üzerindeki olası etkileri 88 klim de i ikli i ko ulları altında korunan alanları planlama ve yönetme 93 Korunan alanların azaltım ve uyum çabaları için kullanılmasının yöneti im açısından sonuçları 98Bölüm 6Politika önerileri 101 Politika önerileri 102Te ekkür ve kaynakça 103 Te ekkür 104 Kaynakça 106 Yazarların özgeçmi leri Arka kapak içinde
    • 6 Karbon tutumu: Karbon tutumu, atmosferdeki karbonun Kısaltmalar ve formüller a açlar, topraktaki mikroorganizmalar ve tahıllar da dahil canlı organizmalar tarafından emilmesini ve BI Biodiversity International, Uluslararası karbonun topraklarda depolanmasını içeren, atmosferik Biyoçe itlilik Örgütü karbondioksit seviyelerini indirme potansiyeline sahip CBD Convention on Biological Diversity, Biyolojik biyokimyasal bir süreçtir4. Çe itlilik Sözle mesi CDM Clean Development Mechanism, Temiz Geli im Ekosistem temelli uyum: nsanlara iklim de i ikli inin Mekanizması olumsuz etkilerine uyum göstermeleri için yardım eden CH4 Metan genel bir uyum stratejisinin bir parçası olarak, C Karbon biyoçe itlili in ve ekosistem hizmetlerinin kullanımı5. CI Conservation International, Uluslararası Koruma Örgütü Ekosistem hizmetleri (ya da ekosistem ürün ve CO2 Karbondioksit hizmetleri): nsanların ekosistemlerden edindi i EBA Ekosistem temelli uyum faydalar. Bunlar gıda, su, odun ve lif gibi tedarik GEF Global Environment Facility Trust Fund, hizmetlerini; iklimin, sellerin, hastalıkların, atıkların ve su Küresel Çevre Fonu kalitesinin düzenlenmesi gibi düzenleyici hizmetleri; SG Sera gazları rekreasyon, estetik zevk ve ruhani doyum gibi kültürel Gt Gigaton (1.000.000.000 ton ya da 1 milyon hizmetleri; ve toprak olu umu, fotosentez ve besin metrik ton) döngüsü gibi destek hizmetlerini kapsar6. IPCC Intergovernmental Panel on Climate Change, Hükümetlerarası klim De i ikli i Paneli E it CO2 konsantrasyonu (karbondioksit): Karbondioksit IUCN International Union for Conservation of Nature, ve di er sera gazlarının belli bir karı ımına e it miktarda Uluslararası Do a Koruma Birli i ı ınımsal zorlamaya sebep olacak karbondioksit Mg Megagram (1.000.000 gram) konsantrasyonu7. Mt Megaton (1.000.000 metrik ton) REDD Reducing Emissions from Deforestation and Sızıntı: Bir toprak parçası üzerindeki karbon tutumu Degradation, Ormansızla ma ve Bozulma etkinli inin (örn. a aç dikimi) istem dı ı biçimde, Kaynaklı Emisyonları Azaltma do rudan ya da dolaylı bir etkinli i tetiklemesi ve bunun PowPA Programme of Work on Protected Areas, da ilk etkinli in karbon etkilerini tamamen ya da kısmen Korunan Alanlar Programı (CBD’nin) ortadan kaldırması hali. Sera gazları (SG) kaynaklarının Tg Teragram (1.000.000.000.000 (bir trilyon) gram) yol açtı ı antropojenik emisyonlarda, proje sınırının TNC The Nature Conservancy, Do al Kaynakları dı ında meydana gelen, ölçülebilir ve sera gazı Koruma Te kilatı emisyonlarını azaltmak için tasarlanmı bir proje UNDP United Nations Development Programme, etkinli ine atfedilebilir net de i im9. Birle mi Milletler Kalkınma Programı UNFCCC United Nations Framework Convention on Azaltım: Her birim çıktı ba ına dü en kaynak girdileri ve Climate Change, Birle mi Milletler klim emisyonlarını azaltan teknolojik de i im ve ikame. De i ikli i Çerçeve Sözle mesi Birçok sosyal, ekonomik ve teknolojik politika WCPA World Commission on Protected Areas, emisyonlarda azalmaya yol açsa da, iklim de i ikli i Korunan Alanlar Dünya Komisyonu (IUCN’in) bakımından azaltma, sera gazı emisyonlarını azaltmak WCS Wildlife Conservation Society, Yaban Hayatı ve yutakları geni letmek için politikaların uygulanması Koruma Derne i anlamına gelmektedir10. klim sisteminin antropojenik WWF World Wide Fund for Nature, Dünya Do ayı zorlanmasını azaltmak için antropojenik bir müdahaledir Koruma Vakfı ve sera gazı kaynaklarını ve emisyonlarını azaltma ve sera gazı yutaklarını geni letme stratejilerini içerir11. Kalıcılık: Belirli bir yönetim ve bozulma ortamındaki Sözlük karbon havuzunun uzun ömürlülü ü ve depolarının istikrarı. Uyum: Do a ve insan sistemlerinin fiili ya da beklenen iklim de i ikli i etkilerine kar ı hassasiyetini azaltma Direnç: Bir sistemin, durum de i tirmeden geçirebildi i giri imleri ve önlemleri. Farklı uyum türleri vardır: leriye de i im miktarı. Direnç, bozulma kar ısında bütünlü ü dönük veya tepkisel, özel veya kamusal, otonom veya muhafaza etme e ilimidir13. planlı gibi1. Hassasiyet: Bir sistemin, iklim de i kenli i ve a ırılıkları Emisyon indirimlerinin eklenebilirli i: Bir sera gazı da dahil iklim de i ikli inin olumsuz etkilerine maruz emisyonu azaltma projesinin yoklu unda zaten kalma ve bunlarla ba a çıkamama derecesi. Hassasiyet gerçekle ecek olan emisyon azalması haricinde iklim de i ikli inin karakteri, büyüklü ü ve oranı, ayrıca gerçekle en, emisyon kaynaklarının azaltılması veya bir sistemin maruz kaldı ı varyasyon, buna hassaslı ı yutakların emisyon emilimini artırması yoluyla sa lanan ve uyum kapasitesinin bir i levidir 14. emisyon azalımı2. Kyoto Protokolü’nün Mü terek Uygulama ve Temiz Kalkınma Mekanizmaları maddelerinde belirtildi i gibi Mü terek Uygulama ve Temiz Kalkınma Mekanizmaları proje faaliyeti3.
    • Yönetici özeti ve temel politikalar 7Do al Çözümler: KanıtA a ıdaki bölüm, özet ve bunun ile ili kili bir politika analizidir.Ana metin atıfları ve kanıtı destekleyen verileri içerir.Korunan alanlar, iklim de i ikli ine kar ı küresel müdahalenin temel bir parçasıdır.Sera gazı emisyonlarını dü ürmek suretiyle, iklim de i ikli inin sebeplerini ortadankaldırmaya yardım ederler. nsanların ba ımlı oldu u temel hizmetleri sürdürerek,toplumun iklim de i ikli inin etkileriyle ba a çıkmasına yardımcı olurlar. Korunanalanlar olmasaydı tehditler daha da ciddi olurdu. Korunan alanların güçlenmesi iklimkrizinin en etkili do al çözümlerinden birisini te kil edecektir.Korunan alanlar, iklim de i ikli ine kar ı alanların rolü, BM klim De i ikli i Çerçeveyapılan iki temel müdahaleye öyle katkı Sözle mesi (UNFCCC) tarafından dasa layabilir: tanınmalıdır. Bu demektir ki:Azaltım • UNFCCC: Korunan alanları, iklim de i ikli i• Depolama: Bitkiler ve toprakta hâlihazırda uyum ve etkilerini azaltım araçları olarak mevcut olan karbonun kaybının önlenmesi tanımalı; REDD ve uyum fonları da dahil• Tutma: Atmosferden daha fazla olmak üzere, iklim de i ikli ine ili kin karbondioksitin do al ekosistemlerde kilit mali mekanizmalarını, korunan tutulması alan sistemlerinin olu turulmasına, geli tirilmesine ve etkin yönetimine kanalizeUyum etmelidir.• Koruma: Ekosistem bütünlü ünün sürdürülmesi, yerel iklimin düzenlenmesi, • CBD: COP10’daki Korunan Alanlar fırtınalar, kuraklıklar ve deniz seviyesinin Programı’nı, korunan alanların iklim yükselmesi gibi a ırı do a olaylarının riskleri de i ikli ine müdahaledeki rolünü daha net ve etkilerinin azaltılması biçimde ele alarak, di er CBD programları• Tedarik: nsanların su kaynakları, balıkçılık, ile uyumlu ekilde yenilemelidir. hastalıklar ve tarımsal üretimde iklim de i ikli inin sebep oldu u de i ikliklerle • Ulusal ve yerel yönetimler: Azaltım için mücadele etmesine yardımcı olacak önemli do al habitatların kaybı ve bozulmasını ekosistem hizmetlerinin sürdürülmesi önleme ve uyum için do al ekosistemlerin kırılganlı ını azaltıp dirençlerini artırmaKorunan alanların iklime müdahale rolleri de dahil olmak üzere korunanstratejilerinde kullanımına ili kin fırsatlara alan sistemleri, ulusal iklim de i ikli iulusal ve bölgesel hükümetlerce öncelik stratejilerine eklenmelidir.verilmelidir. Küresel düzeyde, BiyolojikÇe itlilik Sözle mesi’nin (CBD) KorunanAlanlar Programı temel bir iklim de i ikli iazaltım ve etkilerine uyum aracı olarakharekete geçirilmedir. klim de i ikli ineuyum ve etkilerinin azaltımını desteklemedeulusal stratejilerin bir parçası olarak korunan
    • 8 Yönetici özeti ve temel politikalar • Korunan alanların kültürel ve sosyal de erini tanır ve Benzersiz bir sorun insanları yönetime me ru ve etkin bir ekilde dahil eden eri ilebilir, yerel yakla ımları uygulamada deneyim klim de i ikli i, gezegen üzerindeki ya amı benzeri sahibidir görülmemi bir düzeyde tehdit etmektedir. Bunun yanı sıra, etkinin ölçe i ve hızına dair tahminler de sürekli Kalıcılık olarak güncellenmektedir; öyle ki zaten ciddi olan bir • Ekosistemlerin ve do al kaynakların kalıcılı ı ve uzun durum daha da tehdit edici hale gelmektedir. Bu konuya vadeli yönetimine ba lılı a dayanır ili kin gerçekler iyi bilinmektedir. Atmosferdeki sera • Yerel, ulusal ve uluslararası ilgiyi belirli bir korunan alana gazları, bir dizi son derece ciddi ve tahmin etmesi güç odaklayarak, o alanın korunmasına katkıda bulunur sonuçları olan daha ılıman sıcaklıklara, buzul erimesine, deniz seviyesinde yükselmelere ve öngörülemeyen bir iklime yol açmaktadır. Yakın tarihli ara tırmalar giderek iç Etkinlik karartıcı bir tablo çiziyor. Bu raporun yazılması sırasında • Karasal/denizel ölçekte, özellikle korunan alan yeni bilgiler gösteriyor ki; okyanuslarda asitlenmeden sistemlerinin, do al ekosistemleri ve ekosistem ötürü mercan resifi sistemlerinin geni çaplı çökü ünü hizmetlerini devam ettirmenin etkin bir yolu oldu u önlemek için çok geç kalmı olabiliriz;. Dünya Bankası’na kanıtlanmı tır göre, 2010’dan itibaren geli mekte olan ülkeler için • klim de i ikli i ile ili kili yeni bilgilere veya ko ullara iklim de i ikli ine uyumun maliyeti yılda 75–100 milyon hızlı müdahaleye olanak tanıyan yönetim planlarıyla Amerikan dolarını bulacaktır; Birle ik Krallık Meteoroloji desteklenir Kurumuna göre iklim de i ikli i beklenenden hızlı ilerliyor • klim de i ikli ine uyum için ya amsal önemde olan bir olabilir ve ortalama sıcaklık seviyesi Sanayi Devrimi öncesi dizi ekosistem hizmetini üretmek için ekosistemlerin ile kar ıla tırıldı ında 2060’a kadar 4oC artabilir. Ancak nasıl yönetilece ini anlayan ve yönetim uzmanlı ı ve durum u an ciddi olsa da, iklim de i ikli inin yol açtı ı kapasitesi olan personele ve gerekli donanıma sahiptir sorunları azaltmak için hâlâ pek çok ey yapmak mümkün. • klim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyuma yönelik Bu rapor azaltım ve uyum açısından korunan alanların kara ve deniz ölçe inde daha geni yakla ımların oynayabilece i role; imdiye kadar küresel müdahale geli tirilmesiyle ili kilendirmek üzere, korunan alanların stratejilerinde yeterli önem verilmeyen bir dizi seçene e planlanması ve yönetiminde edinilen tecrübeleri ortaya odaklanıyor. klim de i ikli ine “yeni” çözümler için acele çıkarma fırsatları sa lar ederken, etkisi kanıtlanmı bir alternatifi gözden kaçırma • Hükümet bütçe ödenekleri ve GEF ile LifeWeb’den tehlikesi ile kar ı kar ıyayız. sa lanan finansman da dahil mevcut mali mekanizmaları kendine çeker • Özellikle IUCN Korunan Alanlar Dünya Komisyonu ve Neden korunan alanlar? koruma ile ilgilenen STK’ların içinde oldu u, tavsiye ve yardım sa lamaya hazır uzman a ları tarafından Korunan alan, IUCN tarafından “do anın ve ilgili ekosistem desteklenir hizmetleri ve kültürel de erlerin uzun vadeli muhafazasını sa lamak için, yasal ya da di er etkili yollar vasıtasıyla zleme, do rulama ve raporlama tanınan, tahsis edilen ve yönetilen, açıkça belirlenmi co rafi • CBD’ye taraf hükümetlerin taahhütleriyle, ekolojik bir alan” olarak tanımlanır. temsiliyeti olan korunan alan sistemleri kurmak amacıyla desteklenir Arazi kullanımının de i mesinden kaynaklanan sera gazı • Altlıklar olu turmak ve izlemeyi sa lamak için IUCN emisyonlarıyla mücadele etmek ve iklim de i ikli ine yönetim sınıfları, yöneti im tipleri ve Kırmızı Liste uyumda ya amsal olan ekosistem hizmetlerini sürdürmek ile UNEP Dünya Koruma zleme Merkezi’nin Dünya için farklı arazi kullanımı yönetim stratejilerine gerek duyulacaktır. Ancak korunan alanlar, ulusal iklim de i ikli i Korunan Alanlar Veritabanı gibi düzenli ve güncel veri azaltım ve etkilerine uyum stratejilerini desteklemek kaynaklarına sahiptir (bu sistemler UNFCCC ihtiyaçlarını bakımından müthi bir avantaja sahiptir; çünkü yönetim kar ılamak için bazı güçlendirmelere gerek duymaktadır) biçimlerini belirleyen resmi politikaların ve yasaların deste inin yanı sıra, sahada ciddi bir kapasiteye ve yi yönetilen korunan alanlar, iklim de i ikli i müdahale uzmanlı a sahiptirler. Ulusal ölçekteki bir korunan alan stratejilerini uygulamada uygun maliyetli bir seçenek sisteminin avantajları unlardır: sunabilir, çünkü ba langıç maliyetleri çoktan kar ılanmı tır ve sosyo-ekonomik maliyetleri korunan alanların sa ladı ı Yöneti im ve koruma di er hizmetler tarafından dengelenmi tir. Korunan alanlar • Karbon yutaklarını, depolama ve ekosistem hizmetlerini iyi bir kapasiteye, etkin yönetime, kabul edilmi yöneti im ölçmek için kullanılabilecek, tanımlanmı sınırlara sahiptir yapılarına, yerel ve yerle ik topluluklardan kuvvetli bir • Kara ve su ekosistemlerini yönetmek için istikrarlı, uzun deste e sahip olduklarında etkinli i fazladır. deal olarak vadeli bir mekanizma sa layan, yasal veya di er etkili korunan alanlar ve koruma gereksinimleri daha geni çerçeveler dahilinde çalı ır karasal ve denizel stratejiler ile bütünle tirilmelidir. • Geni çaplı sosyal ve kültürel gereksinimleri kar ılayan, kabul görmü yöneti im yapılarına sahiptir Korunan alanlar hâlihazırda dünya kara yüzeyinin yüzde • Bir dizi destekleyici sözle me ve anla ma (CBD, Dünya 13,9’unu ve artan (hâlâ yetersiz olsa da) oranda kıyı ve Mirası, Ramsar, nsan ve Biyosfer, Nesli Tehlike Altında okyanus alanını kapsar. Nüfus ve geli im baskılarının Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası bilhassa güçlü oldu u pek çok yerde korunan alanlar Ticaretine li kin Sözle me (CITES), vb. gibi) ve Natura geride kalan yegane do al ekosistemleri korumaktadır. 2000 gibi bölgesel anla malarca, politika çerçevesi, araçlar En iyi korunan alanlar do al ekosistemlerin yönetimi için ve politik destek sa lamak amacıyla desteklenir ilham veren modellerdir.
    • Yönetici özeti ve temel politikalar 9Korunan alanlar, iklim de i ikli i sorunlarınamüdahalede ne yapabilir?Azaltım korunan alanlardaki yönetimin de i tirilmesi için gerekçeler sunar. Yakın bir zamanda, yeni korunanDepolama: Bitkiler ve toprakta hâlihazırda mevcut alanların seçimi kısmen karbon depolama potansiyellerinekarbonun kaybının önlenmesi göre yapılabilir, bu da yeni seçim araçlarına duyulan ihtiyaca i aret eder. Bir korunan alanda, kontrollü yakmaSorun: Ekosistem kaybı ve bozulması, sera gazı gibi yönetim faaliyetleri de karbon emisyonu sonuçlarınıemisyonlarının temel sebepleridir. Hükümetlerarası klim ve bu tür uygulamaların kabul edilmi UNFCCC kuralları ileDe i ikli i Paneli sera gazı emisyonlarının yüzde 20’sinin, ili kisini göz önüne almak durumunda olacaktır.ormansızla ma ve arazi kullanımının de i mesindenkaynaklandı ını tahmin etmektedir. Karbon Tutma: Daha fazla karbondioksitin do al ekosistemlerde tutulmasıKorunan alanların rolü: Korunan alanlar, arazi kullanımınındönü ümünü ve karbon kaybını engellemek ve karbonu Sorun: Ço u do al ve yarı do al ekosistem karbondioksitdo al ekosistemlerde tutmak için bilinen en etkili yönetim tutar, böylece sera gazlarını azaltır. Bu hizmetlerinstratejisidir: UNEP-WCMC’nin ara tırmasına göre korunan bazıları habitatların yok edilmesi ve bozulması nedeniylealanlar içindeki tropik ormanlar, koruma dı ındakilere risk altındadır: Bu e ilimler devam ederse, inandırıcıgöre çok karbon tutar. Bunlar, daha fazla “yüksek karbon” senaryolara göre önümüzdeki birkaç yıl içinde bazıekosisteminin korunması ve karbonun tutulması için ekosistemler karbon yuta ı olmaktan çıkıp karbonhabitatların yönetimi ve bazı durumlarda da restorasyonu kayna ı haline gelebilir. Bu tehdidi ortadan kaldırmak içiniçin turbadaki su seviyesini yükseltmek gibi fırsatlar sunar. uzmanla mı idari müdahaleler gerekmektedir.UNEP-WCMC’nin verileri u anda dünyanın korunan alana ında 312 Gt karbonun, ba ka bir deyi le dünyanın Korunan alanların rolü: Ekosistemlerin korunmasıkarasal karbon sto unun yüzde 15’inin depolandı ını genelde karbon tutma potansiyellerini güvenceye alır.göstermektedir. klim de i ikli i ya da di er faktörler karbondioksitin tutulmasını aksatmaya devam etti inde (korunan alanlardaSonuçlar: Karbon depolama, korunan alanların kapladı ı bile), alan yönetimini özel olarak tutulmayı artırmak içinalanın artırılması ve daha fazla karbonu tutmak için bazı de i tirme potansiyeli bulunur. Bu, do al yenilemenin aktif restorasyonu ve te vikini içerir. Bozulmu ormanlar, el de memi ormanların karbon de erinin yarısından daha Karbon depolama ve tutma örnekleri azına sahip olabilir. • Madagaskar: Yılda 4 milyon ton CO2 emisyonunu Sonuçlar: Bazı korunan habitatların, özellikle de önleyen, yakla ık 6 milyon hektar büyüklü ünde yeni kıta içi suların, haliçlerin ve turbalıkların yönetimini korunan alan olu turulmaktadır karbon tutma potansiyellerini sürdürmek amacıyla • Tanzanya: Do u Ark Da ları, yüzde 60’ı mevcut uyarlamak gerekebilir. Restorasyonun rolü kimi orman rezervlerinde olmak üzere, 151 milyon tondan korunan alanlarda, özellikle ormanlarda, mangrovlarda fazla karbon depolamaktadır ve do al ve i lenmi otlaklarda artacaktır. • Belarus: Bozulmu turbalıkların restorasyonu ve korunması sayesinde, turbalık yangınları ve mineralle meden kaynaklanan yıllık 448.000 ton CO2 de erinde sera gazı emisyonu önlenmektedir Uyum • Rusya Federasyonu: Komi Cumhuriyeti’nde 1,63 milyon hektar bakir tayga ormanı ve turba arazisinin Koruma: Ekosistem bütünlü ünün sürdürülmesi, yerel korunması, 71,5 milyon tonluk karbon depolarının iklimin düzenlenmesi, fırtınalar, kuraklıklar ve deniz korunmasını sa lamaktadır seviyesinin yükselmesi gibi a ırı do a olaylarının riskleri ve • Bolivya, Meksika ve Venezüella: Korunan alanlar, 25 etkilerinin azaltılması milyon hektar orman alanını kapsamaktadır; ki bu da tahminen 39 ila 87 milyar Amerikan doları de erinde Sorun: Binyıl Ekosistem De erlendirmesi, küresel 4 milyar tondan fazla karbonu depolamaktadır ekosistem hizmetlerinin yüzde 60’ının bozuldu unu tahmin • Kanada: 72–78 milyar Amerikan doları de erinde etmektedir, ki bu “1940’lardan bu yana tüm kıtalarda sellerin 4,432 milyon ton karbon 39 millî parkta tutulmaktadır ve büyük orman yangınlarının sayısında ciddi bir artı a • Brezilya: Brezilya Amazonu’ndaki korunan alanlar ve neden olmu tur”. klim afetlerinden kaynaklanan ekonomik bakir araziler 2050’ye kadar 670.000 km2’lik alanda kayıplar 50 yılda on kat artmı tır ve seller, fırtınalar, gelgit ormansızla mayı engelleyebilir. Bu, 8 milyar ton kabarmaları, kuraklıklar ve çı ların sebep oldu u “do al” karbon emisyonunun engellenmesi demektir. afetlerin sıklı ı ve iddeti artmaya devam edecektir.
    • 10 Yönetici özeti ve temel politikalar Korunan alanların rolü: Korunan alanlar en büyükleri hariç, bütün do al afetlerin etkisini azaltmaya yardım edebilir: •Seller: Sel sularının da ılması için alan sa lar ve etkileri do al bitki örtüsü yoluyla azaltır •Toprak kaymaları: Topra ı ve karı, kaymayı önleyecek ekilde sabit hale getirir ve kayma meydana geldi inde hızını keser •Fırtına dalgaları: Fırtına dalgalarını; mercan resifleri, bariyer adalar, mangrovlar, kum tepeleri ve bataklıklarla engeller •Kuraklık ve çölle me: Otlatma baskısını hafifletir ve havzalar ile toprakta suyun tutulmasını sa lar •Yangınlar: Yangına hassas alanların i galini engeller ve geleneksel yönetim sistemlerini korur Sonuç: Ekosistemlerin, insan topluluklarının, türlerin ve ekosistemlere direnç katan süreçlerin bütünlü ü, giderek daha da de i ken hale gelen a ırı iklim artlarına kar ı korunmada temel bir etkendir. Güncellenmi bir korunan alanlar bo luk analizi, biyoçe itlili in yanı sıra, di er ya amsal ekosistem hizmetlerini de göz önüne almalıdır ve bunun için bazı yönetim yakla ımlarının de i tirilmesi gerekebilir. Afet azaltım seçeneklerinin tanınması, özellikle de da lar, dik yamaçlar ile kıyı ve iç sulak alanlardaki korunan alanların artırılmasında itici güç olacaktır. Tedarik: klim de i ikli i yüzünden su kaynakları, Ilıman bir ormanda sonbahar yaprakları © Nigel Dudley balıkçılık, hastalıklar ve tarımsal üretimde ya anan de i ikliklerle insanların mücadele etmesine yardımcı olacak önemli ekosistem hizmetlerinin sürdürülmesi Koruma ve tedarik örnekleri • Küresel: Dünyanın en büyük 105 ehrinden 33’ü, içme Sorun: klim de i ikli inin gıda, içilebilir su ve geleneksel sularını orman koruma alanlarında bulunan su toplama ilaç kıtlı ını daha da kötüle tirmesi ve belli hastalık havzalarından temin etmektedir vektörlerinin yayılımını ve dolayısıyla da alternatif kaynak • Küresel: Deniz koruma alanlarında yapılan 112 ve yeni ürün ihtiyacını artırması olasıdır. Gıda ve su ara tırma, bu alanların balıkların boyutunu ve kayna ı kıtlı ı öngörülemez ve bazen de a ır olacaktır, popülasyonunu artırdı ını ortaya koymu tur bu da en savunmasız konumda olanlar için insanî yardım • Kenya: Mercan resiflerinin korunması yoluyla maliyetlerini artıracaktır. balıkçılı ın kalitesinin artırılması, hem mercan resiflerinin muhafazasını hem de yerel halkın ki i ba ına Korunan alanların rolü: Korunan alanlar gerekli do al gelirinin artmasını sa lamaktadır kaynakların ve hizmetlerin sürdürülmesinde kanıtlanmı • Papua Yeni Gine: Kimbe’de mercan resiflerini, kıyı araçlardır; direnci artırıp, geçim kaynaklarının iklim habitatlarını ve gıda güvenli ini korumak için, iklim de i ikli i kar ısındaki hassasiyetini azaltabilirler: de i ikli ine direnç amacıyla yerel olarak i letilen bir • Su: Hem daha saf su hem (özellikle tropikal da lık bulut deniz koruma alanı a ı tasarlanmaktadır ormanlarında) artan su akı ını sa lar • Küresel: Korunan alanlarda yürütülen yüzden fazla • Balık kaynakları: Deniz ve tatlı sulardaki korunan ara tırma, önemli yabani tahıl türleri tespit etmi tir alanlar, balık stoklarını korur ve ço altır • Kolombiya: Özellikle tıbbî de eri olan bitkileri • Gıda: Yabani tahıl türlerini koruyarak ekinlerin korumak için Alto Orito Indi-Angue Koruma Alanı ço almasını ve polenle me hizmetlerini sa lar; olu turulmu tur topluluklar için sürdürülebilir gıda tedarik eder • Trinidad ve Tobago: Nariva sulak alanlarının • Sa lık: Bozulmu ekosistemlerde artan vektör kaynaklı restorasyonu ve muhafazası, bu alanların bir karbon hastalıkların yayılımını yava latmak için habitatı yuta ı, yüksek biyoçe itlili e sahip bir ekosistem ve korumaktan tutun, geleneksel ilaçlara eri im sa lamaya kıyı fırtınalarına kar ı do al bir tampon sistemi olarak kadar pek çok fayda sa lar önemini gösterilmektedir • Sri Lanka: Muthurajawella Korunan Alanı, yılda 5 milyon Sonuç: Korunan alan uzmanları, bu alanların iklim Amerikan dolarından yüksek bir de ere denk gelen sel de i ikli i ko ulları altında geçim kaynaklarını koruması sa lamaktadır desteklemeye devam etmesini sa lamak amacıyla, ilgili • Avustralya: Melbourne’un (neredeyse yarısı korunan ulusal ve yerel yönetimlerle ve ekosistem hizmetlerinin alanlar olan) ormanlık su toplama havzalarının yönetimi, yönetiminden sorumlu teknik kurumlarla yakın bir çalı ma yürütmelidir. Kimi durumlarda, insan topluluklarının iklim su üretimine yönelik olumsuz etkilerin en aza indirilmesi de i ikli i kar ısındaki hassasiyetlerini azaltmaya yarayan için iklim de i ikli i senaryolarına göre uyarlanmaktadır ekosistem hizmetlerini geli tirmek için korunan alanların • sviçre: Ormanların yüzde 17’si çı ları durdurmak içindeki veya yakınındaki ekosistemleri onarmak amacıyla amacıyla kontrol edilmektedir, bu da yılda 2 ila 3,5 yatırım yapmak gerekebilir. milyar Amerikan doları tasarrufa kar ılık gelmektedir.
    • Yönetici özeti ve temel politikalar 11Korunan alan sistemleri olu turulması vegüçlendirilmesi için yeni adımlarKorunan alanlar hâlihazırda, iklim de i ikli ine kar ı • Politika: Günümüzün ikiz çevresel krizleri olanya amsal önemdeki azaltım ve uyum faydalarını biyoçe itlilik kaybı ve iklim de i ikli ine yönelik ulusalsa lamaktadır. Ancak, bu alanların potansiyeli kısmen ve uluslararası politika araçları genellikle yeterli ölçüdekullanılabilmekte ve bütünlükleri de risk altında e güdümlü de ildir, bu da kaynak israfına, de erlikalmaya devam etmektedir. Gerçekten de ara tırmalar ve tamamlayıcı politika fırsatlarının kaçırılmasına yolgösteriyor ki, korunan alan sistemleri tamamlanıp açmaktadır.etkin ekilde yönetilmedikçe, iklim de i ikli inedayanmak için yeterince güçlü olmayacak ve müdahale A a ıdaki kutuda özetlenen altı önemli müdahaleyi elestratejilerine olumlu katkı sa lamayacaklardır. Korunan almak için mali ve politik araçlar gerekmektedir.alanların boyut, kapsam, birbiriyle ba lanabilirlik,bitki örtüsü restorasyonu, etkili yönetim ve kapsamlı ki önemli çok taraflı çevre antla ması –UNFCCC veyöneti im özelliklerinin artırılması sayesinde, küresel CBD– sırasıyla iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyumkorunan alan sistemi, iklim de i ikli inin yarattı ı ile ekosistem koruma ve yönetiminden sorumludur.sorunlara çözüm olabilir ve di er kaynak yönetimi UNFCCC ekosistem direnci ile insan topluluklarınınprogramları için bir model te kil edebilir. Bu noktada iki hassasiyet ve direnci arasındaki ili kiyi açık bir ekildemesele önemlidir: tanır ve CBD kapsamında alınan kararlar, iklim de i ikli inin biyoçe itlilik ve ekosistemler üzerinde• Finans: Ba langıç olarak bazı finansman giri imlerine olu turdu u tehdide dikkat çeker. Her iki sözle menin ra men, analizler küresel korunan alan a ına verilen uygulama programları dahilinde, önemli bir iklim deste in maksimum etkinlik için gerekenin yarısından de i ikli i azaltım ve etkilerine uyum aracı olarak korunan çok daha az oldu unu ve bazı hükümetlerin u anda alanların etkinlili ini artırmak için bazı adımların atılması verilen net deste i dü ürdü ünü göstermektedir. gereklidir. Böylece, ülke seviyesinde ve toplu olarak klim de i ikli inin getirdi i yeni zorluklar ve fırsatlarla küresel toplum için hedeflenen sonuçların elde edilmesi ba a çıkmada ek kapasite geli imi de dahil, korunan amacıyla, korunan alanların potansiyeli geli tirilebilir. alanlar için geni letilmi bir rolü sürdürme ve sa lama Ulusal yönetimlerin de bazı giri imlerde bulunması amacıyla daha fazla kaynak gerekmektedir. gerekmektedir. Korunan alanların iklim de i ikli ine müdahale mekanizması olarak daha etkin i lev göstermesi için politika ve yönetimde altı temel yenilik gereklidir • Daha fazla ve daha büyük korunan alanlar: Özellikle • Korunan alanlar dahilinde yönetimin geli tirilmesi: büyük miktarda karbonun depolandı ı ve/veya Ekosistemlerin ve korunan alanlarda sa ladıkları tutuldu u ve korunmadı ı takdirde bu karbonun hizmetlerin tanınmasının ve yasadı ı kullanım ya da kaybolabilece i ekosistemler ya da önemli ekosistem akılcı olmayan yönetim kararları nedeniyle bozulup hizmetlerinin tehdit altında oldu u yerler; özellikle kaybolmamasının temin edilmesi tropikal ormanlar, turbalıklar, mangrovlar, tatlısu ve kıyı bataklıkları ve deniz çayırı yataklarının yanı sıra deniz • Korunan alanlar dahilinde karbon depoları için ekosistemleri koruma düzeyinin artırılması: Karbon depolamada yüksek de eri olan belirli özelliklere yönelik koruma • Karasal/denizel korunan alanlar arasında ba lantı ve yönetimin tanınması, örne in ya lı ormanların kurulması: Korunan alanların ya da araya giren suların devamını sa lama, yüzeyin bozulmasını veya turbaların dı ındaki do al ya da yarı do al bitki örtüsünün kurumasını önleme ve ayrıca bitki örtüsünün bozulmu yönetimini kullanma. Bu, ekosistemin karasal/denizel oldu u korunan alanlarda restorasyon imkanlarını ölçekte iklim de i ikli ine direncini ve bir ekilde kullanma koruma altında olan toplam ya am alanını artırmak amacıyla ba lantılar in a etmede önem ta ıyan • Yönetimin bir kısmının özellikle azaltım ve uyum tampon bölgeleri, biyolojik koridorları ve ekolojik adım ihtiyaçlarına odaklanması: Gerekli durumlarda ta larını içerebilir. yönetim planlarının, seçim araçlarının ve yönetim yakla ımlarının yenilenmesini de içerir • Her tür yöneti im türünün tanınması ve uygulanması: Özellikle yerli halklar ve topluluklarca korunan alanlar ve özel korunan alanlar yoluyla iklime müdahale stratejilerinin bir parçası olarak daha fazla ilgi grubunun, korunan alan ilan ve yönetimine dahil olacak hale gelmesinin te vik edilmesi
    • 12 Yönetici özeti ve temel politikalar Evenk ren geyi i yeti tiricisi, Sibirya, Rusya Federasyonu © Hartmut Jungius / WWF-Canon UNFCCC • Ülkelerin iklim etkilerini de erlendirmeleri ve kendi • Korunan alanların kalıcı karbon depolama ve tutum korunan alan sistemlerinin direncini artırmaları için araçları olarak rollerini tanıma ve dirençli korunan alan destekleme amaçlı araçlar ve yöntemler geli tirmesinin sistemlerinin arazi temelli emisyon azaltımını ba armak te vik edilmesi ve azaltım ve uyumdaki rollerinin tam için ulusal stratejilerin temel bir bile eni olarak olarak ara tırılmasının sa lanması uygulanmasının talep edilmesi • Korunan alan a larının bir iklim de i ikli i müdahale • Ekosistemlerin, iklim de i ikli inin etkilerine uyumdaki stratejisi olarak faydalarını daha da artırmak için ulusal rolünü vurgulama ve do al ekosistemlerin teknoloji korunan alanlar ve sınır ötesi korunan alanlar arasında ve altyapı temelli uyum tedbirlerine uygun maliyetli bir artan ba lantıların öneminin vurgulanması alternatif olarak korunması ve hatalı uyumdan kaçınmak • Deniz koruma alanlarının ve az temsil edilen için do al ekosistemleri, ulusal uyum stratejilerine ve biyomlardaki korunan alanların geli tirilmesi için politik eylem planlarına (Ulusal Uyum Eylem Programları-NAPA önceli in geli tirilmesi da dahil) dahil edilmesi • klim ile ili kili finans mekanizmaları yoluyla malî ve teknik yardım almak için korunan alanların veya ulusal Ulusal ve yerel yönetimler korunan alan a larının güçlendirilmesini içeren, ulusal • Korunan alan sistemlerinin rolünün, ulusal iklim olarak uygun azaltım ve uyum eylemlerine izin verilmesi de i ikli i stratejilerinin ve eylem planlarının içine eklenmesi • Azaltımın, do al habitatların kaybı ve bozulmasının CBD azaltılması kapsamında ele alınması • COP 10’daki Korunan Alanlar Programı’nın, di er • Do al ekosistemlerin hassasiyetini azaltarak ve CBD programları ile uyum içinde iklim de i ikli i direncini artırarak uyumun güçlendirilmesi etkilerini ve müdahale stratejilerini daha açık ele almak • Biyoçe itlili e ve iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine amacıyla yenilenmesi uyuma faydalar getirmek için korunan alanların etkin yönetiminin sa lanması
    • Bölüm 1GiriHükümetlerarası klim De i ikli i Paneli, iklimdeki olası e ilimleri ve beklenenekolojik müdahaleleri oldukça ayrıntılı biçimde göz önüne sermi tir. Bubölümün ilk kısmı, korunan alanlar ile en yakından ilgili meselelere dairIPCC’nin en son görü ünü özetlemektedir. kinci kısım hükümetlerarası süreçlerin, özellikle de BM klim De i ikli iÇerçeve Sözle mesi ve Biyolojik Çe itlilik Sözle mesi’nin, korunan alanlarözelinde azaltım ve uyum konularını nasıl ele aldı ını incelemektedir. Ulusalyönetim müdahalelerine dair bazı örneklere de yer verilmektedir.Sonrasında, korunan alanlar bir kavram olarak sunulmaktadır. Kapsamve alan hakkında bazı istatistiklerin yanı sıra, farklı yönetim modelleri veyöneti im yakla ımlarının kapsamı tanımlanmaktadır.Son olarak ve en önemlisi bu bölümde, korunan alanların iklim de i ikli iylemücadeleye destek olma noktasında, neden benzersiz bir konuma sahipoldu u açıklanmaktadır.
    • 14 Bölüm 1 klim de i ikli inin do a, do al kaynaklar ve bunlara ba ımlı insanlar üzerindeki etkileri ANA MESAJLAR klim de i ikli inin karasal ve denizel ekosistemleri olumsuz etkilemeye çoktan ba lamı olması ve bu de i ikliklerin önümüzdeki yüzyıl boyunca oran ve iddetinin artacak olması yüksek bir olasılıktır. Bu, su ve gıdanın daha az eri ilebilir olması, do al afetlerin daha sık gerçekle mesi, insan sa lı ının tehdit altına girmesi, türlerin yok olması ve ekosistemlerin ortadan kalkması ya da bozulması anlamına gelir. Korunan alanlardaki ekosistemler ve türler de bu etkilerin dı ında kalmayacaktır. Hükümetlerarası klim De i ikli i Paneli’nin 2007’de • Buzullar ve kardan beslenen pek çok nehirde yüzey yayınlanan Dördüncü De erlendirme Raporu, 75 akı ı ve erken bahar yüksek debisinin artı ı çalı madan alınan 29.000’den fazla gözlem verisi • Pek çok bölgede göllerin ve nehirlerin termal yapıyı ve 15 serisinden faydalanmaktadır . Sonuçlar pek çok fiziksel su kalitesini etkileyen ekilde ısınması ve biyolojik sistemde önemli de i iklikler göstermektedir; bunların yüzde 89’undan fazlası, iklim de i ikli inin do al Tuzlu su ve tatlısu biyolojik sistemlerindeki de i imlerin, sistemler üzerindeki öngörülen etkileriyle uyumludur. artan su sıcaklıkları ve buz örtüsü, tuzluluk, oksijen Genel olarak bu analiz, IPCC’yi u sonuca götürmü tür: seviyeleri ve çevrimi ile ili kili oldu una dair kuvvetli bir “Bütün kıtalar ve ço u okyanustan elde edilen gözlem olasılık mevcuttur: verileri, ço u do al sistemin bölgesel iklim de i ikli inden, • Yüksek enlemli okyanuslarda alg, plankton ve balık özellikle de sıcaklık artı ından etkilenmekte oldu unu ortaya miktarındaki da ılım ve de i imlerde kaymalar koymu tur.” • Yüksek enlemli ve yüksek rakımlı göllerde alg ve zooplankton miktarında artı lar A a ıdaki bölüm, do al ekosistemler ve do al kaynaklara • Nehirlerde da ılım de i iklikleri ve erken balık göçleri ili kin IPCC’nin vardı ı sonuçlardan bazılarını özetlemekte ve insan toplulukları için sonuçlarını ana hatlarıyla klim de i ikli inin mercan resifleri üzerindeki etkilerine belirtmektedir. Korunan alanlar üzerindeki etkiler ve dair daha fazla kanıt vardır. Bununla birlikte, bu etkileri olası yönetim müdahaleleri daha sonra, Bölüm 5’te di er baskılardan (örn. a ırı balık avı ve kirlilik) ayırmak tartı ılacaktır. zordur. Deniz seviyesinde artı ve insan kalkınması da kıyısal sulak alanların ve mangrovların kaybına ve kıyısal Mevcut etkiler ta kınların giderek zararının artmasına katkıda bulunur. IPCC, son ısınmanın, a a ıdakileri de kapsayan karasal biyolojik sistemleri ciddi ekilde etkilemekte oldu una Yönetilen ve insan yapısı sistemlerin de erlendirilmesi, dair çok kuvvetli (örn. yüzde 90) bir olasılık oldu unu de i im nedenlerinin son derece karma ık olması de erlendirmektedir: dü ünüldü ünde, özellikle güçtür ve IPCC’nin bu sistemler • Daha erken meydana gelen bahar olayları, örne in üzerindeki etkileri de erlendiren raporlara atfetti i olasılık yapraklanma, yumurtlama ve ku göçü gibi bu yüzden daha dü üktür (yüzde 50): • Bitkiler ve hayvanlar do al yayılı sınırlarının kutuplara • Kuzey Yarıküre’nin yüksek enlemlerinde tarım ve ve yüksek irtifaya do ru kayması orman yönetiminin etkileri, erken bahar tahıl ekimi ve ormanların yangın ve zararlılardan ötürü bozulmasındaki Kar, buz ve donmu topraklar (sürekli donmu karalar de i imleri içerir dahil) ile ili kili do al sistemlerin etkilenmi olmasına dair • Avrupa’da görülen a ırı sıcaklardan kaynaklanan olasılık yüksek (yüzde 80) düzeydedir: ölümler, Avrupa’nın kimi kesimlerinde bula ıcı hastalık • Buzul göllerinde geni leme ve sayısal artı vektörlerindeki de i imler ve Kuzey Yarıküre’nin yüksek • Sürekli don bölgelerindeki zemin dengesizli inde ve ve orta enlemlerinde mevsimsel alerjen polen üretiminin da lık yörelerdeki kaya heyelanlarında artı erken ba laması ve artması gibi insan sa lı ı üzerindeki • Deniz buzulu biyomlarında bulunanlar da dahil kuzey kimi etkiler ve güney kutup bölgelerinin ekosistemlerinde meydana • Avcılık faaliyetleri ile kar ve buz üzerinde kısalan gelen ve besin zincirinin en tepesindeki avcıları seyahat mevsimi ile ilgili; dü ük irtifalı alpin alanlarda etkileyen de i iklikler ise da sporları faaliyetlerindeki de i iklikler gibi, Kuzey Kutbu’nda insan faaliyetleri üzerindeki etkiler: Ayrıca hidrolojik sistemler üzerindeki etkilere dair Gelece e dönük etkiler: IPCC’nin dördüncü raporu, daha a a ıdakileri de içeren kuvvetli bir olasılık da bulunur: önceki raporlara göre 21. Yüzyıl için öngörülen etkilere
    • Giri 15Ye il deniz anemonu, Olympic Sahili, Washington DC, ABD © Fritz Pölking / WWFdair daha yüksek bir güvenilirli e sahiptir. Isınmanın asitlenme) ve di er etkenlerin (örn. toprak kullanımınınen fazla karalar üzerinde ve yüksek kuzey enlemlerinin de i mesi, kirlilik, do al sistemlerin bölünmesi,ço unda etkili olaca ı ve Güney Okyanus (Antartika kaynakların a ırı tüketimi) öngörülemeyen biryakınlarında) ve Kuzey Atlantik’in kuzey kesimlerinde en birle imiyle a ılacaktıraz etkili olaca ı sonucuna varılmaktadır. • Karasal ekosistemlerce net karbon tutulumunun yüzyılınRapor unları öngörmektedir: ortalarına do ru zirveye ula ması ve bunun ardından• A ırı sıcak hava, ısı dalgası ve yo un ya ı lar gibi azalması ve hatta durumun tersine dönmesi, böylece olgular muhtemelen daha da sıkla acaktır iklim de i ikli inin büyümesi olasıdır• Yüksek enlemlerde ya ı lar muhtemelen artacaktır • Bitki ve hayvan türlerinin yakla ık yüzde 20-30’u büyük• Ço u subtropikal kara bölgesinde ya ı ların azalması olasılıkla hızla yok olma tehdidi altına girecektir olasıdır• Tropik siklonların (tayfun ve kasırgalar) daha iddetli Di er önemli etkiler unları kapsar: olması olasıdır • Kıyı alanlarının iklim de i ikli i ve deniz seviyesinde 0 yükselmeden ötürü erozyona u raması ve bunun1,5’ten 2,5 C’ye kadar artan küresel sıcaklık sonucunda milyonlarca insanın yüzyılın sonuna kadarortalamasının, atmosferdeki CO konsantrasyonunda yıllık sel olaylarından etkilenmesi 2artı la birlikte “ekosistemin yapısı ve i levi, türlerin • Milyonlarca insanın sa lı ının; kötü beslenme,çevreyle etkile imleri ve türlerin co rafi da ılımlarında köklü ishal, kalp ve (zemin seviyesindeki ozonun yüksekde i iklikler; ayrıca su ve gıda temini gibi ekosistem ürünleri konsantrasyonu nedeniyle) solunum hastalıklarındanve hizmetleri ile biyoçe itlilik üzerinde büyük ölçüde olumsuz etkilenmesi; daha fazla a ırı hava olayı ve bazı bula ıcısonuçlar” yaratması kuvvetle muhtemeldir. hastalıkların da ılımındaki de i imlere ba lı etkilerÖzellikle bu yüzyılda: • Genel olarak, iklim de i ikli inin tatlı su sistemlerindeki• Muhtemelen pek çok ekosistemin direnci; iklim olumsuz etkileri faydaların önüne geçecektir. Ya ı lar de i ikli i, bununla ba lantılı bozulmalar (örn. seller, ve sıcaklıktaki de i iklikler, de i en akı ve su kuraklık, orman yangınları, böcekler, okyanuslarda mevcudiyetine yol açacaktır. Yüzey akı ının yüksek
    • 16 Bölüm 1 enlemler ve bazı nemli tropikal alanlarda yüzyılın ortasına kadar yüzde 10–40 oranında artması öngörülse ÖRNEK ÇALI MA de, yararlı etkilerin ya ı ve yüzey akı ındaki artan Avustralya’daki yangınların kuvvet, iddet ve de i kenlikten kaynaklanan olumsuz etkiler tarafından sıklı ı artacak dengelenmesi beklenmektedir. nsanların yüzde 20’si nehir ta kını potansiyelinin 2080’lere kadar artabilece i Çalı yangını yönetim uzmanları, ara tırma örgütleri16 alanlarda ya ayacaktır. ve ara tırmacılara17 göre iklim de i ikli i, 7 ubat • Bunun tam tersine, orta enlemler ile ya ı sız dönencelerdeki bazı kurak bölgelerde; azalan ya ı lar, 2009’daki feci Victoria yangınları gibi Avustralya çalı yüksek buharla ma ve terleme oranlarından ötürü yangınlarının do asını ve iddetini etkilemektedir. yüzde 10-30 arası akı azalması olması olasıdır. Ço u Bu durum daha da kötüye gidecektir. klim yarı kurak alan (örn. Akdeniz Havzası, ABD’nin batısı, de i ikli i öngörüleri, a ırı yangın günlerinin Afrika’nın güneyi ve Brezilya’nın kuzeydo usu) su sayısının 2020’ye kadar (1990’lara göre) -yüksek kaynaklarının azalmasından ötürü ma dur olacaktır. Son küresel ısınma tahminlerine göre- yüzde 15-65 olarak artan sıcaklıklar, tatlı su gölleri ve nehirlerinin arasında artaca ını ve felakete varan yangın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini a ırlıklı olarak olaylarının 1973’te kaydedilen 12 noktadan, 2009 ve olumsuz ekilde etkileyecektir. 2020 (36 yıldan fazla) arasında 20 noktaya çıkaca ını • Ekinlerin verimlili inde orta ve yüksek enlemler arasında ifade ediyor18. hafif artı lar; alçak enlemlerdeyse dü ü ler görülecektir. ahsen Avustralya’da 1970’lerden beri pek çok yangında itfaiye eri, yangın stratejisti ve olay Bölgesel artı lar da bildirilmi tir. IPCC a a ıdaki etkilerin kontrolörü olarak çalı yangını yönetiminde bulundum tümüne, etkilerin büyüklü ü ve zamanlaması, iklim ubat 2009 Victoria yangınlarının iddeti ve yarattı ı de i ikli inin miktarı ve oranına göre de i ecek olmasına deh et u ana kadar gördü üm yangınların en ra men yüksek ya da çok yüksek olasılık verir. iddetlisini bile a ıyordu. Yangının meydana geldi i ko ullara bakınca bu hiç de a ırtıcı bir durum de il. Afrika Yangınlardan önce, tarihte örne i olmayan ciddi ve • 2020’ye kadar 75–250 milyon insanın artan su sıkıntısına maruz kalaca ı öngörülmektedir. uzun süreli bir kuraklık ya andı. Orta Victoria’da 12 • 2020’ye kadar bazı ülkelerde, ya mura dayalı tarım yıllık ya ı toplamları, 1997’den önceki herhangi bir ürünlerinin üretimi yüzde 50’ye varan oranlarda 12 yıllık dönemde kaydedilmi en dü ük seviyenin bile dü ebilecektir. yüzde 10-13 altındaydı. Ba kent Melbourne’da rekor • Yüzyılın sonuna do ru deniz seviyesinde öngörülen iddette bir sıcak hava dalgası olu tu, bu da 7 ubat’ın yükselme, büyük miktarda nüfus barındıran alçak kıyı (Kara Cumartesi) öncesindeki 11 günün her birisinde kesimlerini etkileyecektir. Uyum maliyeti GSMH’nin en en yüksek sıcaklı ın 30 0C’nin üstünde olmasıyla az yüzde 5-10’una kar ılık gelebilir. sonuçlandı. Kara Cumartesi gününde Melbourne’da, • 2080’e kadar kurak ve yarı kurak alanların yüzde 5-8 o güne kadar kaydedilmi en yüksek sıcaklık ya andı oranında artması öngörülmektedir. (46 0C), üstelik nem saatlerce yüzde 10’un altında kaldı. Daha da kötüsü, atmosferik istikrarsızlık devasa Asya ısı yayım sütunlarının olu umuna ve bunun sonucunda • 2050’lere gelindi inde Orta, Güney, Do u ve da ciddi bir yangın havasına zemin hazırladı. Kara Güneydo u Asya’da su varlı ının, özellikle büyük nehir Cumartesi günü ba layan 100 yangın içinde, üst havzalarında dü mesi öngörülmektedir. atmosferdeki bir hava bo lu undan etkilenenler en • Ba ta Güney, Do u ve Güneydo u Asya’daki yo un kötüleriydi. 2005 yılında Güney Avustralya’da ya anan nüfuslu mega delta alanları olmak üzere kıyı alanları, bir yangın hariç, bunlar Avustralya’nın kayıtlı tarihinde artan deniz ta kınları ve bazı mega deltalarda nehir görülen en a ırı yangın havası ko ullarıydı. Yangının ta kınlarından ötürü en çok risk altındaki yerler ortalama yayılım hızı 12 km/s’ydi (bazı mahalli olacaktır. durumlarda daha da hızlı), ancak yangının önünde • klim de i ikli inin, hızlı ehirle me ve sanayile me ile saatte 100 km/s hızındaki rüzgarlarla sürüklenen ba lantılı baskıları iddetlendirece i öngörülmektedir. alevli odun parçaları, yangınların rüzgarın 35 kilometre • Temelde seller ve kuraklıkla ili kili olarak ishalden önüne bile sıçramasına yol açıyordu. Bu a ırı sıçrama kaynaklanan endemik hastalık ve ölümlerin Do u, olayının e i daha önce görülmemi ti. 100 metre Güney ve Güneydo u Asya’da artması beklenmektedir. yüksekli inde alevler görüldü ve salınan toplam ısı miktarının Hiro ima’da kullanılan atom bombası Avustralya ve Yeni Zelanda büyüklü ünde 1500 bombaya e it oldu u tahmin • Büyük Bariyer Resifi ve Queensland Ya mur ediliyor20. Ne yazık ki, 173 ki i ya amını yitirdi ve 2029 Tropikleri’ni de içeren, ekolojik açıdan zengin bazı ev yandı. Bu, iklim de i ikli inin etkiledi i bir yangın noktalarda 2020’ye kadar ciddi biyoçe itlilik kayıplarının havası davranı ıydı. Daha önce kar ıla tıklarımdan ya anaca ı öngörülmektedir. çok daha a ırdı ve Avustralyalıları gelecekte bekleyen • 2030’a kadar Güney ve Do u Avustralya ile Yeni yangın davranı ının habercisiydi. Zelanda, Northland ve bazı do u bölgelerinde su güvenli i sorunlarının iddetlenmesi öngörülmektedir. Kaynak: Graeme L. Worboys • 2030’a kadar bu alanlar boyunca tarım ve orman ürünleri üretiminin kuraklık ve yangınlar sebebiyle azalaca ı öngörülmektedir.
    • Giri 17 WE COULD GET RID OR MOVE ICE PIC AND PUT SOLUTIONS UNDER HERE - OR ADD ANOTHER PIC.Su Kenya, Nairobi’de çok kıymetli bir kaynaktır. © Martin Harvey / WWF CANON• 2050’ye kadar bazı alanlarda devam eden kıyı fazla kı ta kınlarına ve azalan yazlık ırmak akı larına geli imi ve nüfus artı ının, riskleri a ırla tıraca ı yol açması, bunun da su kaynakları için rekabeti öngörülmektedir iddetlendirmesi öngörülmektedir. • Isı dalgalarının sayısı, iddeti ve süresinin, ehirlerdeAvrupa sa lık üzerinde olumsuz etkiler gösterece i tahmin• klim de i ikli inin, do al kaynaklar ve de erlerinin edilmektedir. nitelik ve niceli indeki bölgesel farkları artırması • Kıyı toplulukları ve habitatları iklim de i ikli i, beklenmektedir. kalkınma ve kirlilik yüzünden baskı altında kalacaktır• Olumsuz etkiler; artan ani sel, kıyı su baskını ve erozyon riskini içerecektir. Kutup Bölgeleri• Da lık alanlar; buzulların geri çekilmesi, azalan kar • De i en kar ve buzul ko ulları, altyapıya ve yerlilerin örtüsü ve yaygın tür kayıplarıyla kar ı kar ıya kalacaktır. geleneksel ya am tarzlarına zarar verecektir.• Güney Avrupa’da iklim de i ikli inin su varlı ı, • Her iki kutup bölgesinde de belirli ekosistemler hidroenerji potansiyeli, yaz turizmi ve ekinlerin ve habitatların türlerin istilasına kar ı savunmasız verimlili ini azaltaca ı öngörülmektedir. olaca ı öngörülmektedir. • Buzulların, buz tabakasının ve deniz buzulununLatin Amerika kalınlık ve yayılımındaki azalmalar ve do al• Yüzyılın ortalarına kadar sıcaklıktaki artı lar ekosistemlerdeki de i imler göçmen ku lar, nedeniyle toprak suyunda görülecek dü ü lerin, memeliler ve yırtıcılar da dahil pek çok organizmaya Do u Amazonlardaki tropikal ormanların yerine zarar verecektir. kademeli olarak savanların geçmesine yol açaca ı öngörülmektedir. Küçük Adalar• Benzer ekilde, yarı kurak bitki örtüsüne sahip alanlar • Deniz seviyesindeki yükselmenin ta kınları, yerlerini kurak alan bitkilerine bırakma e iliminde fırtına dalgalarını, erozyonu ve di er kıyı afetlerini olacaktır. iddetlendirmesi beklenmektedir.• Pek çok alanda türlerin soyunun tükenmesi yüzünden • Yüzyılın ortalarına kadar iklim de i ikli inin, ciddi biyoçe itlilik kaybı riski bulunmaktadır. Karayipler ve Pasifik’teki gibi pek çok küçük adanın• Ya ı lardaki de i melerin ve buzulların yok olmasının su kaynaklarını azaltması beklenmektedir. Bunun su varlı ını ciddi ekilde etkileyece i öngörülmektedir. sonucunda buralar, dü ük ya ı lı dönemlerde talebi kar ılamada yetersiz kalacaktırKuzey Amerika • Artan sıcaklıklar ile beraber, yabancı türlerin• Batı da larındaki ısınmanın azalan kar birikmesine, daha istilasında artı beklenmektedir.
    • 18 Bölüm 1 Buzul oyuntusu, Spitsbergen, Norveç © Steve Morello/WWF-Canon ÇÖZÜMLER klim de i ikli inin ele alınması ya am ve çalı ma biçimimiz ile kar ılıklı etkile im yollarında büyük ve kökten de i iklikler gerektirmektedir. Birincil öncelik, sera gazlarının emisyonunu azaltmak ve karbon tutum oranlarını artırmaktır. Bu rapor, mantıklı herhangi bir müdahale stratejisinin önemli bir kısmına de inmektedir: Korunan alanların, do al ve yarı do al sistemleri korumanın bir aracı olarak, yani hem atmosferdeki karbonu yakalayıp tutmak hem de insanların ve ekosistemlerin iklim de i ikli inin etkilerine uyum göstermesine yardım etmek amacıyla kullanılması. Elbette korunan alanlar tam bir çözüm sunmadı ı gibi bunlara duyulan güven, emisyonları kayna ında azaltma çabalarının yerine geçmemeli veya bu çabaları baltalamamalıdır. Ancak bugüne kadar sıklıkla ihmal edilmi olmalarına ra men, stratejinin ya amsal bir parçasıdır.
    • Giri 19 Uluslararası ve ulusal müdahaleler – karar vericiler korunan alanların rolüne nasıl bakıyor? ANA MESAJLARIPCC korunan alanların, iklim de i ikli ine yönelik azaltım ve uyum çabalarıaçısından ya amsal önemde oldu unu belirtmi tir. Di er hükümetlerarasıörgütler de, özellikle CBD, bu mesajı tekrarlamı tır. Ulusal hükümetlerhâlihazırda korunan alanları kendi iklim müdahale stratejilerine dahil etmeyeba lamı tır. Ancak yapılması gereken daha çok ey vardır.Korunan alanlar öteden beri hükümetler ve hükümetlerarası örgütler tarafından yaygın olarak pratik birer azaltımve uyum stratejisi olarak görülmü tür. Bu bölüm kararvercilerin mevcut müdahalelerinin bazılarını gözdengeçirmektedir.Hükümetlerarası klim De i ikli i Paneli: IPCC, azaltımve uyum kapasitesinin artırılmasında, emisyonların veiklim de i ikli ine hassasiyetin azaltılmasında korunanalanların bir etken olarak kullanılması ça rısında bulunur21.IPCC raporu, toplam azaltım potansiyelinin yüzde65’inin tropiklerde bulundu unu ve toplamın yakla ıkyüzde 50’sinin ormansızla ma kaynaklı emisyonlarınazaltılmasıyla elde edilebilece ini söyleyerek, iklimetkilerini sınırlandırma bakımından özellikle ormanlarınkorunması ve yönetimine odaklanmı tır22. Rapor, ormanlarile ba lantılı azaltım eylemlerinin muhtemelen görecedü ük maliyetli olaca ını ve iklim de i ikli ine uyum vesürdürülebilir kalkınma ile önemli sinerji yaratabilece ini,bunun da beraberinde istihdam, gelir yaratma,biyoçe itlilik ve havza koruma, yenilenebilir enerjikaynakları ve yoksullu un hafifletilmesi bakımından önemliortak faydalar sa layaca ını göstermi tir23. Ormancılıküzerine IPCC raporu u sonuca varmı tır: “Etkili korumadanötürü a açların yeniden büyümesi karbon tutulumuylasonuçlanırken, korunan alanların uyumlu yönetimi debiyoçe itlili in muhafazasına ve iklim de i ikli ine kar ıdaha az hassasiyete yol açar." Örne in ekolojik koridorlar,de i en iklime uyuma olanak tanıyan flora ve fauna göçüiçin fırsatlar yaratır.24 Bu kazanımları ba armaya yönelikmekanizmalar bakımından IPCC, çevresel olarak etkilioldu u kanıtlanan ormanlar ile ilgili politikaların, önlemlerin Sonbaharda göknar ve kayın a açları, Finlandiyave araçların unları içerdi ini belirtmektedir: © Mauri Rautkari / WWF-Canon• Orman alanlarını artırmak, ormansızla mayı azaltmak ve ormanları muhafaza edip, yönetmek için mali te vikler ve u anda emisyon azaltımının yerine getirilmesi ile ilgili (ulusal ve uluslararası) yo un müzakereler devam etmektedir. Bununla birlikte• Arazi kullanım düzenlemesi ve uygulatılması25 2007 yılı Bali Eylem Planı, Kopenhag müzakereleri için bir yol haritası çizmi ve özel olarak azaltım ve uyumArazi yönetimine ili kin kabul edilmi yakla ımların mali stratejileri üzerinde, pek çok ülkede yanıtlanmayate viklerle desteklenen bu birle imi tam olarak, mevcut ba lanan daha fazla eylem ça rısında bulunmu turraporda savunulan modeldir. (bakınız Tablo 1). 2009 Haziran’ında Birle mi Milletler Çevre Programı (UNEP), UNFCCC’nin ve di erlerinin do alBM klim De i ikli i Çerçeve Sözle mesi: UNFCCC ekosistemlerin karbon tutumundaki rolüne daha fazlahenüz, korunan alanlara özel olarak atıfta bulunmamı tır dikkat etmesini isteyen bir rapor yayınladı26.
    • 20 Bölüm 1 Biyolojik Çe itlilik Sözle mesi: CBD korunan alanların eklenmesi”. Daha açık olarak, CBD’nin Bilimsel, Teknik iklim de i ikli ini ele almadaki rolünü Korunan Alanlar ve Teknolojik Danı ma Alt Organı (SBSTTA) SBSTTA Programında (PoWPA) tanımı tır: “1.4.5 klim de i ikli i 11’de (Tavsiye XI/14), “biyolojik çe itlilik, çölle me, arazi uyum tedbirlerini korunan alan planlamasına, yönetim bozulması ve iklim de i ikli ini ele alan etkinlikler arasında stratejilerine ve korunan alan sistemlerinin tasarımına sinerjinin te vik edilmesinde rehberlik” ça rısında Tablo 1: Korunan alanları kullanan ulusal iklim de i ikli i müdahaleleri Ülke Belge Ayrıntılar Avustralya Ulusal Biyoçe itlilik Plan iklim de i ikli inin, biyoçe itlilik üzerindeki etkilerini ele almak üzere de i ik yetki ve klim De i ikli i alanlarının faaliyetlerini koordine etmek için geli tirilmi tir. Özellikle deniz koruma alanları ile Eylem Planı (2004- ili kili olarak (Strateji 4.2 ve 4.5), iklim de i ikli inin etkilerinin de erlendirilmesini kapsayan 2007)31 (Strateji 5.2 ve ilgili eylemler) yeni rezervlerin geli tirilmesi de dahil korunan alanlara dair stratejiler ve eylemleri içerir. Brezilya klim De i ikli i Plan, iklim de i ikli i kar ısında azaltım ve uyumu hedefleyen faaliyet ve önlemleri Ulusal Planı tanımlamaktadır. Planın,“tüm Brezilya biyokütlesinde yasadı ı ormansızla manın sıfıra (2008)32 ula ması için ormansızla ma oranında sürekli azalmanın yollarının aranması” amacı olmak üzere, iki tanesi ormanlar ile ilgili olan yedi belirgin amacı vardır. Faaliyetler, “korunacak, saklanacak ve yönetilecek ulusal ormanların tanımlanmasını” ve “özellikle Amazon ormanlarında ormansızla tırmanın azaltılması, sürdürülebilir kullanım ve koruma için ulusal ve uluslararası mali kaynakların toplanması” amacıyla bir Amazon Fonu olu turulmasını içerir. Çin Ulusal klim Program 2010’a kadarki amaçları özetlemektedir. Do al kaynakların korunmasına iki De i ikli i kez de inilir; bölüm 2.3.4 unu belirtir: “ klim de i ikli iyle mücadelede iklim de i ikli ine Programı (2007)33 uyum kapasitesini arttırmak için orman ve sulak alanların korunmasını güçlendirmek ve… karbon tutum kapasitesini arttırmak için orman ve sulak alanların restorasyonunu ve a açlandırmayı güçlendirmek… gereklidir.” Bölüm 3.3.2: “Do al ormanların korumasını ve do a rezervlerinin yönetimini güçlendirerek ve sürekli temel ekolojik restorasyon programları uygulayarak, kilit ekolojik korunan alanlar kurulması ve do al ekolojik restorasyonun güçlendirilmesi. 2010 itibariyle, tipik orman ekosistemlerinin ve kilit rol oynayan ulusal yaban hayatının yüzde 90’ı etkili bir ekilde korunmakta ve tüm bölgenin yüzde 16’lık bölümünü do al rezerv alanları olu turmakta ve 22 milyon hektarlık çölle mi alan kontrol altındadır.” Finlandiya klim De i ikli ine Alpin alanlardaki ve do u bölgelerindeki korunan alan a ı iklim de i ikli ine uyum için Uyum için Ulusal muhtemelen yeterli olacaktır, çünkü “insan kaynaklı baskıları azaltmak için arazi kullanımını Strateji (2005)34 etkili ekilde düzenlemek ve böylece alpin habitat tipleri ve türlerin habitatlarının korunmasını te vik etmek” için bir fırsat vardır. Ancak Finlandiya’nın güneyinde korunan alanlar daha az yaygındır ve “korunan alanların türlere uyum/dönü üm fırsatları sa lama imkânları sınırlıdır.” Müdahaleler unu içerir: “örne in Barents i birli i içinde korunan alanlar a ının daha kapsamlı uluslararası de erlendirilmesi ve geli tirilmesi…”. Hindistan klim De i ikli i Plan 2017 yılına de in sürecek olan 8 ana “ulusal amaç” tanımlamakta ve bakanlıkları Üzerine Ulusal Ba bakanlık klim De i ikli i Konseyine detaylı uygulama planlarını sunmaya Eylem Planı yönlendirmektedir. Himalaya Ekosistemini Sürdürmek için Ulusal Amaç’ta öyle yazar: (2008)35 “Hindistan’ın su ihtiyacının temel bir kayna ı olan buzulların küresel ısınmanın bir sonucu olarak geri çekilece inin tahmin edildi i Himalaya bölgesindeki biyoçe itlili i, orman örtüsünü ve di er ekolojik de erleri korumayı amaçlar”. Meksika klim De i ikli i Programın amaçları daha önce yayınlanan Ulusal klim De i ikli i Stratejisinde (ENACC) Özel Programı bulunan talimatları geli tirmek ve güçlendirmektir. Strateji enerji üretimini, enerji kullanımını, (2009 tasla ı) tarımı, ormanları ve di er arazi kullanımlarını, atıklar ve özel sektörü kapsamaktadır ve ço u 2012 yılına kadar olan 41 azaltım amacını ve ilgili 95 hedefi içermektedir. Korunan alanları muhafaza, geni letme ve birbirine ba lama, ekosistem direncini in a etme ve REDD projelerini tasarlama, deneme ve uygulama planlarını içerir36. Güney Afrika Güney Afrika Strateji CDM projelerinden sa lık önlemlerine ve iklim de i ikli iyle mücadeleyi te vik için Ulusal tedbirlerine kadar uzanan bir dizi meseleye ili kin 22 temel eylemle sonlanır; ve “bitkiler, klim De i ikli i hayvanlar ve deniz biyoçe itlili i için koruma planları geli tirmek” üzere bir eylem içerir. Müdahale Stratejisi (2004)37
    • Giri 21bulunmu ve bir dizi müdahale istemi tir27. PoWPA’nın ancak büyük ço unluk korunan alanları hala Ulusal2010 sonlarında yapılması planlanan gözden geçirmesinin, Uyum Eylem Programları’na dahil etmiyor. Tablo 1 ulusalkorunan alan politikaları içinde iklim de i ikli i azaltım giri imlerin bazılarını özetlemektedir.ve etkilerine uyuma yapılan vurguyu artırması olasıdır.Bu meseleler PoWPA’nın gelece ini planlamak için Karma ıklı ı ve sebep, etki ve müdahale yelpazesininyapılan yakın zamandaki toplantılarda güçlü ekilde göze geni li inden ötürü iklim de i ikli i, pek çok uluslararasıçarpmı tı28. Buna ilaveten CBD ve UNFCCC imdiden, araç arasında sinerji, ülkelerdeki farklı hükümetiki sözle me arasındaki sinerjileri inceleyen bir mü terek birimleri arasında i birli i ve farklı ilgi gruplarınınçalı ma grubuna sahiptir. katılımını gerektirir38. Günümüzde bu genelde mümkün olmamaktadır. Hükümetler “kahverengi çözümlere”Di er uluslararası sözle meler: Binyıl Bildirisi ve (emisyonların azaltılması vb.) odaklanır, “ye il” veonun Binyıl Kalkınma Hedefleri (MDG), Sürdürülebilir “mavi” çözümlerin (karasal bitki örtüsü veya denizlerKalkınma Dünya Zirvesi ve onun Johannesburg Uygulama ve okyanuslarda depolanan karbon) ikincil etkilerini herPlanı, Dünya Mirası Sözle mesi30 (korunan alanların zaman dü ünmezler. Örne in emisyonların azaltılmasınaazaltımdaki rolüne açık bir ekilde bakan sözle me) ve yönelik dar bir odaklanma uygun ekilde planlanmadı ıBM Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu gibi pek çok takdirde sıklıkla, karasal sistemlerden ek karbonundi er uluslararası antla ma iklim de i ikli i tartı malarını kaybolmasıyla sonuçlanan biyoyakıt üretimini te vikiçermektedir. etmi tir. Daha bütünle tirilmi yakla ımlara acilen ihtiyaç duyulmaktadır39.Ulusal müdahaleler: Artan sayıda hükümet, korunanalanları iklim de i ikli iyle mücadele etmek için kullanıyor, Ekosistemler ve biyoçe itlili in ekonomisi ara tırmasının (TEEB) temel bulguları 2010 yılında yayımlanacak; ancak Kopenhag iklim görü melerine bir girdi olarak 2009 yılında yayınlanan iklim de i ikli i özet raporu, karar vericiler için bazı acil konuların altını çiziyor. TEEB klim Sorunları Güncellemesi40, Kopenhag’daki karar ve di er biyotadaki (akı lar) karbon tutumunun ve karbon vericilerin göz önüne alması gereken özel öneme sahip sto unun ölçümü daha az geli mi , üç sorunun altını çizmektedir: standartla tırılmamı tır ve ekosistem hizmetleri boyunca ba lantıların de erlendirilmesi zayıf kalmaktadır. 1. Mercan resiflerinin iklim de i ikli inden kaynaklanan Dolayısıyla böyle bir antla manın uygulanması, çe itli ciddi ekolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlar ekosistemlerde karbon depolanması ve tutumu için yaratacak muhtemel kaybının acilen ele alınması. güvenilir küresel ölçüm ve hesaplamalar gerektirecektir. 2. klim de i ikli i azaltımı için orman karbonu üzerinde erken ve uygun bir antla ma. Makale ayrıca bir küresel orman karbon antla masında, 3. Bilhassa iklim de i ikli ine uyumun bir aracı olarak korunan alanda elde edilen ba arıya dair bir ciddi potansiyelinden dolayı ekolojik altyapılara de erlendirmenin de yer alması gerekti ini yönelik kamu yatırımları için maliyet-fayda belirtmektedir. TEEB koruma etkinli inin göstergelerinin gerekçesinin benimsenmesi (özellikle ormanların, unları içerebilece ini öne sürer: mangrovların, nehir havzalarının, sulak alanların vs. • Ormana ba ımlı topluluklarda tarımsal olmayan gelir restorasyonu ve korunması). getirici etkinliklerin geli tirilmesi çabaları • Mevcut korunan alanların yönetimini, personel ve Makale ayrıca, ormanları temel bir azaltım seçene i donanımın yanı sıra, orman toplulukları ile antla maları olarak dahil etmenin önemli bir emsal ve ekosistem da arttırmak suretiyle geli tirme hizmetlerine yönelik di er ödemelerin geli tirilmesi için • Korunan alanları yeni yasalar yoluyla geni letme potansiyel bir platform olu turaca ını vurgulamaktadır. • Korunan alan yönetiminin ba ımsız biçimde Bu amaçla TEEB unu kabul etmektedir: “Ba arılı bir denetlenmesini te vik etme küresel antla ma, ekosistemlerin ve biyoçe itlili in ekonomisini hakim kılan yeni bir ça a toplumun giri ini ilan Genel olarak, ekonomik bakımlardan TEEB raporu unları eder: Söz konusu olan yalnızca ekosistem faydalarını ortaya belirtmektedir: “Do rudan koruma, örne in korunan alanlar koymak de il, maddi ödüller yoluyla bunları te vik etmektir”. yoluyla yapılan ya da sürdürülebilir kullanım kısıtlamaları, Böyle bir antla ma TEEB’in bütün raporlarında ekosistem hizmetlerini sa layarak ekolojik altyapımızı sa lıklı savundu u küresel ekonomik model de i ikli inin ve üretken tutmanın bir yoludur. Faydalar arasında, kamu ba langıcına i aret edecektir. malları ve ekosistemlerin hizmetlerinin kıymetlendirilmesini ekledi imiz ve yatırım üzerindeki sosyal kazanımları Bununla birlikte raporun da belirtti i gibi, “ölçmedi imiz hesapladı ımız sürece çok yüksek fayda-maliyet oranları eyi yönetemeyiz”. Ormanlardaki karbon tutumunun gözlenir.” ölçümü görece iyi yapılandırılmı ve kesinken, toprak, su
    • 22 Bölüm 1 Dünya korunan alanlar sisteminin iklim de i ikli ini ele alma potansiyeli ANA MESAJLAR Korunan alanlar, do al ekosistemlerin daimi muhafazası için ya amsal öneme sahiptir ve halihazırda kritik derecede önemli ekosistem i levleri sa lamaktadır. Korunan alanlarda dünya çapında dirençli bir a olu masını sa lamak için pek çok yönetim yakla ımı ve yöneti im tipi kullanılır. Korunan Alanlar Nedir? vakıfların, irketlerin, özel ahısların, yerel toplulukların Biri IUCN’nin di eri CBD’nin olmak üzere iki küresel ya da yerli halk gruplarının sorumlulu unda olabilir. korunan alan tanımı varsa da, bunlar özde aynı mesajı Zamanla korunan alanlar tepeden inme ve merkezden içermektedir. yönetilen bir düzenden çok daha kapsayıcı, katılımcı ve çe itlilik gösteren yönetim sistemlerine do ru • IUCN tanımı: Do anın, ilgili ekosistem hizmetleri ve bir geli im göstermi tir. Uluslararası olarak kabul kültürel de erleri ile birlikte uzun vadeli korunması için edilmi bir sınıflandırma sistemi, bu konudaki farklı kanunen ya da ba ka etkin yollarla tahsis ve ilan edilen ve yakla ımları altı yönetim sınıfı ve dört yöneti im tipi yönetilen, belirli sınırlara sahip co rafi alan41. olarak tanımlamaktadır; ekil 1’de görüldü ü gibi bunlar • CBD tanımı: Belirli koruma amaçlarını gerçekle tirmek herhangi bir kombinasyonda kullanılabilir. üzere tasarlanan ve yönetilen co rafi olarak tanımlanan alan. Modern korunan alanlar, yönetim biçimlerine de yansıtıldı ı gibi sosyal ve kültürel de erler açısından Korunan alanlar, insan ziyaretinin yasaklandı ı ya birtakım roller üstlenebiliyorsa da aslen biyoçe itlili in da çok sıkı biçimde kontrol edildi i çok sıkı korunan korunmasına odaklanır. Sayıları gittikçe artan hükümetler alanlardan, biyoçe itlili i koruma etkinliklerinin insan bilinçli olarak tüm ulusal ekosistemleri ve türleri, yerle ik yerle imini de içerecek biçimde belli düzenlemelere bitki ve hayvan popülasyonlarını uzun vadede tabi tutulan geleneksel (ve bazı durumlarda modern) barındırabilecek yeterli büyüklükteki bir ölçekte korunan üretim etkinlikleriyle paralel olarak yürütüldü ü korunan alan sistemine dahil etmeye çalı ıyor. IUCN’nin Tür kara ve deniz alanlarına kadar çe itlilik gösterir. Ya atma Komisyonu’nun raporu, memeli, ku , sürüngen Yönetim; devletin, yerel yönetimin, kar amacı gütmeyen ve amfibi türlerinin yüzde 80’inin korunan alanlarda imdiden temsil edilmekte oldu unu bildirmektedir. Küresel korunan alanlar a ı haritası
    • Giri 23 ekil 1: IUCN’nin korunan alan yönetim sınıfları ve yöneti im tipleri matrisi IUCN Yöneti im Tipleri A. Hükümetler B. Ortak yöneti im C. Özel yöneti im D. Yerli halklar ve yerel tarafından yöneti im topluluklar tarafından yöneti im bakanlık ya da kurum Sorumlu federal ya da ulusal kurum Sorumlu yerel bakanlık ya da yönetim Hükümet tarafından atanan Sınırötesi korunan alan hükümler) yönetim kurulu) ve i letilen Özel ahıs tarafından ilan edilen tarafından ilan edilen ve i letilen Kâr amacı gütmeyen kurulu lar tarafından ilan edilen ve i letilen Kâr amacı güden ahıslar ve i letilen Yerli halk tarafından ilan edilen edilen ve i letilen Yerel topluluklar tarafından ilan birlikçi yönetim (çe itli ço ulcu birlikçi yönetim (ço ulcuIUCNSınıflandırması(yönetim hedefi)I – Do anın ya da yabanhayatının mutlak korunmasıII – Ekosistem koruması verekreasyonIII – Do a anıtı ya daözelliklerin korunmasıIV – Habitatların ve türlerinkorunmasıV – Karasal ve denizel peyzajalanlarının korunmasıVI – Koruma ve sürdürülebilirkaynak kullanımıÇo u korunan alan yalıtılmı biçimde i lev görmez, Amaç: Korunan alanlar ulusal ve uluslararası biyoçe itlilikbiyolojik koridorlar ya da ba ka uygun habitatlar yoluyla koruma stratejilerinin kö e ta larıdır. Yo un olarakbirbirleri ile ba lantılı olmaları gerekir. Böylece korunan yönetilen kara ve deniz alanlarında varlı ını devamalanlar ço u kez ulusal ya da bölgesel biyoçe itlilik ettirmesi mümkün olmayan türler ve ekolojik süreçlerkoruma stratejisinin çekirde ini olu turur, ancak tek için sı ınak vazifesi görürler, do al evrim ve gelecektekikoruma aracı de ildirler. ekolojik restorasyon için alan yaratırlar. Korunan alanlar kara ve deniz alanları ile bütünle iktir ve sıklıkla gerideKüresel bir sistem: Dünyada kara yüzeyinin yüzde kalan do al ekosistemin çekirde ini olu tururlar. Böylece,13,9’unu kaplayan 120.000 kadar ilan edilmi korunan sınırlarının çok dı ında kalan ekosistemlerin birle imine,alan* bulunmaktadır; denizlerdeki korunan alanlar yapısına ve daha kapsamlı i lev görmesine katkı sa larlar.kara yüzeyinin yüzde 5,9’unu ve açık denizlerin yüzde0,5’ini kaplamaktadır42. Ayrıca devlet sistemleri dı ında Korunan alanlar ayrıca, geni bir çe itlilikteki daha acilsayıları bilinmeyen birtakım korunan alanlar da var ki insan çıkarlarına da cevap verir. nsanlar (hem yakınındakibunlar, bazı ülkelerde devlet tarafından kurulan korunan hem de ülke çapında ve uluslararası) yabani türlerdealanlarla kıyas edilebilecek geni li i bulabilmektedir43. bulunan gen kaynaklarından, ekosistem hizmetlerinden,Tüm bunlar hükümetler, vakıflar, yerel topluluklar, yerli do al alanların sa ladı ı rekreasyon imkanlarından vehalk ve ahıslar tarafından karaların ve suların korunması korunan alanların geleneksel ve hassas durumdaki insanamacına adanmı devasa bir yatırımı temsil etmektedir. toplulukları için sa ladı ı koruma i levinden faydalanabilir.Korunan alanların ço u yirminci yüzyılda kuruldu ve Ço u insan, kendi eylemlerimizden kaynaklı tür yokdünyada korunan alan mülkiyetinin olu turulması, olu larını önlemeye yönelik etik bir zorunlulu umuztoprak yönetiminde imdiye kadar gerçekle mi en oldu una inanıyor. Bir ülkenin ba lıca korunan alanlarıhızlı bilinçli de i imi temsil etmektedir. Bu hızlı geli ime ulusal miras bakımından, örne in Notre Dame Katedralira men çayırlar, kıta içi sular ve deniz ortamları gibi bazı ya da Tac Mahal kadar önemlidir. Ayrıca pek ço u, zenginekosistemler çok yetersiz biçimde korunmaktadır. Daha biyoçe itliliklerinin yanı sıra yeri doldurulamaz kültürel vefazla korumaya imkân verecek fırsatlar, toprak ve su manevi de erlere de sahiptir.kıtla tıkça ister istemez azalacaktır. Korunan alanlar büyük bir çe itlilik gösterse de, CBD* Dünya Korunan Alanlar Veritabanı’nda (WDPA) listelendi i ekliyle ve IUCN tanımlarının da belirtti i gibi hepsi belirli
    • 24 Bölüm 1 Tablo 2: 2009’da küresel korunan alan arazisinin ekolojik temsiliyet özelli i: CBD 2010 hedefine do ru ilerleme44 Biyom Alan (km2) Korunan alan %’si Ilıman çayırlıklar, savan ve çalılıklar 10,104,060 4.1 Boreal ormanları / tayga 15,077,946 8.5 Tropikal ve subtropikal i ne yapraklı ormanlar 712,617 8.7 Akdeniz ormanları, a açlıklar ve maki 3,227,266 10.2 Tropikal ve subtropikal kurak geni yapraklı ormanlar 3,025,997 10.4 Çöller, kurak ve nemsiz çalılıklar 27,984,645 10.8 Ilıman geni yapraklı ve karı ık ormanlar 12,835,688 12.1 Ilıman i ne yapraklı ormanlar 4,087,094 15.2 Tropikal ve subtropikal çayırlıklar, savanlar ve çalılıklar 20,295,424 15.9 Tropikal ve subtropikal nemli geni yapraklı ormanlar 19,894,149 23.2 Da çayırları ve çalılıklar 5,203,411 27.9 Mangrovlar 348,519 29.1 Su basar çayırlar ve savanlar 1,096,130 42.2 Otlaklar, Bosna-Hersek © Michel Gunther / WWF-Canon zorunluluklara tabidir. Hepsi korunmakta oldu u kabul atılabilecek ya da de i tirilebilecek geçici tahsisler edilen, ayırt edilebilir, co rafi olarak belirli alanlardır*. de illerdir. Ekosistemlerin ve ekolojik süreçlerin sa duyulu Bu tür kabuller genellikle kanunlar eklindedir, ancak yönetimi ve türlerin korunmasına yönelik bir taahhüdü toplumun kendi kararıyla belirleyip ilan etmesi ya da temsil ederler. Korunan alanların iklim de i ikli ini vakıfların ya da irketlerin politikaları eklinde de olabilir. azaltmak ve iklim de i ikli ine uyum sa lamak için çok Korunan alanların aynı zamanda yönetilmesi gerekir; bu uygun bir araç olması da tam olarak bu alanların do al yönetim, alanı oldu u gibi bırakma kararını içerebilece i ekosistemlerin muhafazası için uzun vadeli koruma ve gibi alanın daha önce hasara u radı ı durumlarda etkin yönetime sahip olmalarından kaynaklanır. restorasyon yapılmasını ya da ekosistem bütünlü ünü muhafaza edecek ba ka tedbirlerin alınmasını (örn. yabancı istilacı türlerin kontrolü) da gerektirebilir. u * Korunan alanların sınırları bazı durumlarda zamanla de i ebilir, önemli bir husustur ki korunan alanlar de erlerini uzun örne in e er alan yılın belli zamanlarında balıkların yumurtlaması vadede korumak üzere tasarlanırlar, yani ileride bir kenara için yasaklanıyor ve di er zamanlarda açık oluyorsa - ancak bu durumlar istisnadır.
    • Giri 25Neden korunan alanlar? ANA MESAJLARHer ne kadar do al ve gözetim altındaki ekosistemler iklim de i ikli iazaltım ve etkilerine uyuma yardımcı olsa da, korunan alanlar birçok avantajsunmaktadır; genellikle yasal onay, uzun süreli koruma taahhüdü, kabuledilen yönetim ve yöneti im yakla ımları ile yönetim planlama ve kapasitesi.Bunlar genellikle en uygun maliyetli seçeneklerdir. Birçok durumda genialanlarda tek kalmı do al ya da yarı do al habitatları içerir.Bu raporun büyük kısmı, iklim de i ikli i azaltım Yöneti im ve korumave etkilerine uyum için do al ekosistemlerin, insan • Karbon yutakları, depolama ve ekosistem hizmetlerinitopluluklarına sa ladı ı yardımın rolüne odaklanır. Teoride, ölçmede kullanılabilecek belirli sınırlara sahiptir.herhangi bir do al ya da yarı do al ekosistem, yöneti im • Kara ve su ekosistemlerini yönetmek için kalıcı, uzunsistemi nasıl olursa olsun; örne in kullanılmayan toprak süreli bir mekanizma sa layan yasal ya da di er etkiliparçaları, yerli halkların toprakları ya da stratejik rezerv çerçeveler altında çalı ır.olarak ayrılan bölgeler iklim de i ikli i uyum ve etkilerinin • Geni çaplı sosyal ve kültürel gereklilikleri yerineazaltımını desteklemek için yönetilebilir. Pek çok yönetim getirmek için kabul edilmi yöneti im yapılarına sahiptiraltındaki ekosistem için de aynısı geçerlidir. Hükümetler • Politika çerçeveleri, araçları ve politik destek sa lamakve di er toprak sahipleri, ekosistem de erlerini bütün için bir dizi destekleyici sözle me ve antla ma (CBD,do al ve kültürel habitatlar içerisinde farkına varmanın Dünya Mirası, Ramsar, nsan ve Biyosfer ve CITES)ve sürdürmenin yollarını bulmada yaratıcı olmalıdır. Yerli ve Natura 2000 gibi bölgesel sözle meler tarafındanhalklar ve yerel topluluklar genellikle do al sistemin desteklenmektedir.de erlerinin farkındadır ve bu de erlerin varlı ını binlerce • Korunan alanların kültürel ve sosyal de erini kabulyıldır korumaktadır. eder ve insanları yönetime me ru ve etkin ekilde katan ula ılabilir, yerel yakla ımların uygulanmasında deneyimBuna ra men, birçok geleneksel yönetim sistemi dı sahibidir.baskılardan dolayı yıkılmaktadır. Bu dı baskılar; nüfusbaskısı, do al kaynaklara ula ma talebi ve bazen de stikrartoplumlar içerisindeki sosyal de i ikliklerden olu ur. • Do al kaynakların ve ekosistemlerin istikrarı ve uzunEkosistemler bozuldukça, hizmetleri de geriler veya vadeli yönetimine yönelik bir taahhüt etrafında ekillenir.kaybolur. Küresel ekonomik sistem güçlü bir ulusal ve • Yerel, ulusal ve uluslararası dikkati, belirli bir korunanuluslararası siyaset çerçevesinde uygulanmadı ı takdirde, alana yo unla tırarak, alanın korunmasına katkıdabu süreci daha da iddetlendirebilir. bulunur.Her ne kadar do al sistemlerin yüksek de erlere sahip Etkinlikoldu u anla ılmı olsa da, bunlar genellikle ekosistem • Özellikle kara ve deniz peyzajı ölçe indeki korunan alanhizmetleri eklinde bir toplumdaki pek çok insana, hatta sistemleri vasıtasıyla, do al ekosistemleri ve ekosistemulusal ya da küresel topluma da ılır. Bir birey ya da irket hizmetlerini devam ettirmenin kanıtlanmı etkili biriçin, bu kaynakları yenilenemez bir ekilde kullanmak yoludur.daha kazançlıdır. Mesela ormanla mı bir bo altım • klim de i ikli i ile ilgili yeni bilgilere veya ko ullarahavzası, mansaptaki topluluklara yüksek piyasa de eri hızlı müdahaleye olanak tanıyan yönetim planlarıncaolan temiz su sa layarak faydalı olabilir, ancak toprak desteklenir.sahibi su kalitesine ve tedarik hizmetlerine zarar verecek • klim de i ikli inin etkilerine uyumda, ya amsal olanolsa bile, kereste satarak anlık kazanç sa layabilir. Bu bir dizi ekosistem hizmetini üretmek için ekosistemlerinnedenle korunan alanlar, hem uzun hem de kısa vadede nasıl yönetilece ini anlamak da dahil, yönetim uzmanlı ıekosistemlerin yerel ve küresel faydalarını sürdürmenin ve kapasitesi sa layan personel ve araç gerece sahiptir.yollarını sunar. • klim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyuma yönelik kara ve deniz peyzajı ölçe inden daha geni yakla ımlarKorunan alanlar, iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine geli tirilmesi ile ili kilendirmek için korunan alanuyum açısından sa ladıkları katkılar bakımından, di er planlaması ve yönetiminde edinilen tecrübeleri ortayayöneti im sistemleri ile kıyaslandı ında toprak ve do al çıkarma fırsatları sa lar.kaynak yönetimi noktasında e siz bir konumdadır. Daha • Hükümet bütçe ödeneklerini, GEF ve LifeWeb fonlarınıözel olarak, bir korunan alan u avantajlara sahiptir: içeren mevcut mali mekanizmaları kullanabilir.
    • 26 Bölüm 1 • Özellikle IUCNnin Korunan Alan Dünya Komisyonu ve koruma ile ilgili STK’lar da dahil olmak üzere, CBD’nin Korunan Alanlar Programı 2004 yardım ve öneri sa lamaya hazır olan uzman a larınca ve 2009 yılları arasında büyük ba arılar desteklenirler. sergilemi tir zleme, do rulama ve bildirim • Ekolojik olarak temsil edilebilir korunan alan sistemlerini PoWPA geni bir kesimce CBD’nin en ba arılı giri imi kurmak için CBD altındaki hükümet taahhütlerince olarak görülmektedir ve ilk olarak ilerlemenin izlenmesi desteklenir. için ölçülebilir hedefler koymu tur. Her ne kadar • Temel olu turma ve izlemeyi kolayla tırmak için uygulama eksik ve de i ken kalsa da, 2004’teki IUCN yönetim sınıfları, yöneti im tipleri ve Kırmızı uygulamasından beri PoWPA’da sıralanan eylemlerde Listeler ile UNEP Dünya Koruma zleme Merkezi, önemli geli meler kaydedilmi tir. Bunlar: (UNEP-WCMC) Dünya Korunan Alanlar Veritabanı gibi organize ve zengin veri kaynaklarına sahiptir (bu • Toplam 27 ülke, yakla ık 60 milyon hektarlık kara ve deniz sistemlerin, UNFCCC’nin ihtiyacını kar ılamaya yönelik alanını kapsayan 5.900 yeni korunan alan kurdu unu bildirdi güçlendirilmeye ihtiyacı olabilir). • 2005 ve 2007 yılları arasında sınır ötesi korunan alanda yüzde 34 oranında artı sa landı yi yönetilen korunan alanlar, iklim de i ikli i müdahale • Korunan alanların yüzde 30’u halihazırda yönetim stratejilerini uygulamada uygun maliyetli bir seçenek planına sahiptir ve bir yüzde 30’luk dilim için de planlar sunabilir, çünkü ba langıç maliyetleri halihazırda geli tirilmektedir kar ılanmı tır ve sosyo-ekonomik maliyetler, • Korunan alanların kurulması ve yönetiminden kaynaklanan korunan alanların sundu u di er hizmetler tarafından maliyetler ve faydaların adaletli payla ımı için birçok ülkenin kar ılanmaktadır. Korunan alanlar iyi bir kapasiteye, yasama ve politika çerçeveleri vardır ve ilgili kanunlar ve etkin bir yönetime, kabul edilmi yöneti im yapılarına ve politikalar ilgi gruplarının, yerlilerin ve yerel toplulukların yerel ile yerle ik topluluklardan güçlü bir deste e sahip korunan alanların planlama, kurulu ve yönetimine katılmasına oldu unda en etkilidir. deal olarak, korunan alanlar ve dair açık bir art içerir (ancak politik ve yasal çerçevelerin korunma ihtiyaçları, daha geni kara ve deniz peyzaj uygulanmasında daha fazla ilerlemeye gerek vardır) stratejileri içine bütünle tirilmelidir. En iyi korunan alanlar, • 2.322 korunan alanın yönetim etkinli i de erlendirme do al ekosistemlerin süreklili i ve yönetimi için ilham sonuçlarına dair bir ara tırma, bu alanların yüzde 86’sının veren modellerdir. Nüfus ve kalkınma baskılarının oldukça etkili yönetim kıstaslarını kar ıladı ını ortaya çıkardı. Bunun güçlü oldu u birçok yerde korunan alanlar, geriye kalan da yüzde 22‘si iyi yönetime sahipti46 tek do al ekosistemlerdir ve bundan dolayı ekosistem hizmetlerinin tedari ini düzenlemede özellikle kritik bir rol oynarlar. korumayı sa lamaktadırlar47.Tutarlı bir yöntem kullanılarak Bu rapor, iyi tasarlanan ve yönetilen korunan alanların WWF ve Dünya Bankası tarafından bütün dünyadaki sa ladı ı iklim de i ikli i faydalarını tanımaktadır ve 330 korunan alanda yapılan bir ara tırma, bu alanlarda böyle bir sistemin küresel ölçekte geli tirilmesini ve etkili biyoçe itlilik ko ullarının devamlı olarak yüksek puan aldı ını bir ekilde yönetilmesini sa lamak için ihtiyaç duyulan ortaya koymu tur. Queensland Üniversitesi tarafından basamakları gözden geçirir. yönetilen küresel bir çalı ma 2300 korunan alanın yönetim etkinli ini de erlendirmi tir ve yüzde 86’sının kendi iyi Korunan alanlar ekosistemleri ve içerdikleri karbonu yönetim kriterlerini kar ıladı ını bulmu tur49. 2008 tarihli bir korumada etkili çalı ır mı? di er geni kapsamlı ara tırma, 22 ülke ve 49 farklı noktada Ekosistem fonksiyonlarını sürdürmede ve ekosistem bütünle ik bir meta veri analizi kullanılarak, arazi örtüsünün hizmetlerini sa lamada korunan alanların faydası bir tra lanmasının önlenmesi bakımından korunan alanların dizi etkene ba lıdır; korunan alanların sınırları dı ındaki etkinli ini de erlendirmi tir. Ara tırmanın sonucuna göre, arazilerin bütünlü ü ve bunun sonucu olarak korunan korunan alanlar çevreleri ile kar ıla tırıldı ında daha dü ük alan tarafından sa lanan katma de er, insan kaynaklı arazi tra lama oranlarına ve korumanın ba lamasını takiben tehditlere kar ı tampon arazisinde korunan alanın etkinli i sınırlar içinde azalan oranlara sahiptir50. Di er bir güncel rapor (IUCN korunan alan sınıflandırmasını kullanarak) 4 ve ba ka yerde ekosistem i levini bozabilecek arazi tropikal alan; Amazon, Atlantik sahili, Batı Afrika ve Kongo kullanımı üzerinde korunan alanın olu turulmasının neden çapında birçok korunan alan yönetim tipini kar ıla tırmı tır: olabilece i herhangi yer de i tirme etkisi gibi. Yöntem, korunan alanlar dahilinde ve etrafında de i en mesafelerde do al bitki örtüsü de i imlerinin bir Korunan alan etkinli i üzerine yapılan ara tırmalar, habitat de erlendirmesini içermektedir. Bu ara tırma, korunan bozulmasının yanında toptan habitat kaybını azaltma alanların do al bitki örtüsünü koruma derecesinin söz bakımından potansiyel faydalara odaklanır. Büyük ölçekli bir konusu bölgeler arasında ciddi ekilde de i en özgül çalı ma, 22 tropikal ülkedeki 92 korunan alanın kar ıla tı ı co rafi kapsama dayandı ını vurgulamaktadır. Ancak antropojenik tehditleri incelemi ve korunan alanların yine de bu ekip, korunan alanları etkin olarak sınıflandırır ço unun ekosistemleri korumada ba arılı oldu u sonucuna ve rezervler içinde orman örtüsünün yo un oldu unu ve varmı tır. Korunmayan alanlardan farklı olarak, kaçak a aç ürkütücü düzeyde insan etkisinin görüldü ü çevre alanları kesimini önlemenin yanı sıra, arazi tra laması, avcılık, ile kar ıla tırıldı ında “çarpıcı ekilde yüksek” oldu unu yangınlar ve evcil hayvanların otlatılmasını durdurarak belirtir51.
    • Giri 27Fijililer yeni bir deniz koruma alanının olu turulmasını kutluyor © Brent Stirton/Getty ImagesGünümüzde küresel korunan alan sisteminin ekosistemleri ve Korunan alanların, çevrelerindeki alanlardan daha iyi i ledi iekosistem hizmetlerini korumadaki etkinli ine dair kapsamlı bulunmu tur. Onlar olmaksızın biyoçe itlilik kaybının vebir de erlendirme bulunmamasına ra men, bu alanlar insan topluluklarının dayandı ı hizmetlerin kaybının yarattı ıkıyaslanabilir pek çok kara ve su yönetim sisteminden daha tehditler çok daha büyük olacaktır.kapsamlı ekilde de erlendirilmi tir.
    • 28 Bölüm 1 klim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyumda korunan alanların destek yolları ANA MESAJLAR Korunan alanlar, do al ekosistemlerdeki karbonu tutarak ve depolayarak do aya ve topluma; iklim de i ikli ini azaltmak ve çe itli ekosistem hizmeti biçimlerinin sa lanması yoluyla, mevcut ve tahmin edilen de i ikliklere uyum noktasında yardım edebilir. Korunan alanlar, hem iklim de i ikli ini azaltmaya hem de lerleyen bölümlerde, anlayı bo luklarını dolduracak ve etkilerine uyum sa lamaya hizmet edebilir. Azaltım, aksi iklim de i ikli ine müdahale stratejilerini desteklemek takdirde atmosfere salınacak ya da atmosferde kalacak için korunan alanların potansiyelini en yüksek düzeye karbonun depolanıp uzakla tırılmasıyla sa lanır ve uyum çıkarmada gerekli olan basamakları özetleyece iz. da iklim de i ikli inin insanlar üzerindeki muhtemel etkilerinden bazılarına do rudan çözüm üreten bir dizi Korunan alanların faydalarının üç sacaya ı a a ıdaki çevresel ürün ve hizmetin sa lanması yoluyla elde edilir. ekilde özetlenmi tir ve 2. ve 3. bölümlerde daha ayrıntılı Bu roller geçmi te büyük oranda fark edilmemi veya irdelenecektir. küçümsenmi , en iyi ihtimalle oldu u gibi kabul edilmi tir. ekil 2: Korunan alanların faydalarının üç “aya ı” Azaltım Tutma: Karbonun u alanlardaki canlı ve ölü bitki örtüsü içinde yakalanması ve depolanması: Ormanlar Çayırlar Kıta içi sular Deniz sistemleri Toprak ve humus Afet deste i: nsan ihtiyaçlarının A a ıdaki olaylara kar ılanması: kar ı ekosistem Temiz su hizmetlerini kullanarak Balıkların yumurtlaması risk de erlendirmesi Yabanıl besinler ve risk azaltımı: n aat malzemeleri Çı Yerel ilaçlar Kasırga Barınma Sel Tarımsal Gel-git ani seviye biyoçe itlilik de i imi Eczacılık Kuraklık Genetik malzeme Uyum
    • 29Bölüm 2Azaltım: Korunan alanların rolüBu bölüm; ormanlardaki, iç sular ve denizlerdeki, otlaklardaki ve tarımsalsistemlerdeki korunan alanların azaltıma (yakalama, depolama ve karbonkaybından sakınma) nasıl katkıda bulunaca ını incelemektedir. Tutulmaktaolan karbon miktarı biyomlar arası farklılık göstermesine ra men, bazı ortaközellikler de bulunmaktadır: Bütün biyomlar önemli miktarda karbon depolar. Bütün biyomlar, net akı hakkında bazen belirsizlikler olu sa da, atmosferden karbon yakalayabilir. Arazi ve su kullanımında son dönemlerde görülen de i imler, depolanan karbonun genellikle hızlı bir biçiminde kaybına yol açmaktadır. Bu de i imlerin bazıları, ayrıca ekosistemlerin daha fazla karbondioksit yakalama kabiliyetini de azaltmaktadır. Dolayısıyla ço u ekosistem, yönetim biçimine ve dı tehditlerin do ası ve kapsamına ba lı olarak, karbon yuta ı olmaktan çıkıp karbon kayna ı haline gelebilir. klim de i ikli inin olumsuz bir geri dönü olu turma ihtimali yüksektir: klim de i ikli i sürdü ü müddetçe do al ekosistemlerin karbon tutum potansiyelini zayıflatması da olasıdır (örne in yangın ve kuraklık olaylarını ve iddetini artırarak). Korunan alanlar, halihazırda do al ekosistemlerde depolanan karbonu güvenceye almada ve daha fazla karbonu yakalamada önemli bir role sahiptir: Etkili yönetim, korunan alanların karbon kayna ı olmaktansa net karbon yuta ı olmaya devam etmesini sa lamaya yardım edecektir.
    • 30 Bölüm 2 Srebarna Do a Rezervi, Bulgaristan © Nigel Dudley Korunan alanların azaltım potansiyeli Çalı malar halen ba langıç a amasında da olsa, yüzde 60’ı Amerika ve Afrika’da bulunmaktadır. Korunan UNEP-WCMC’nin sürdürmekte oldu u ara tırmalar alanlardaki karbon miktarının bölgesel oranları da ciddi göstermektedir ki, korunan alanlar büyük miktarda karbon de i iklikler göstermektedir; Grönland’da toplamın deposu içermektedir ve bu miktar tablo 3’te de görüldü ü yarıdan fazlası, Pasifik’te yalnızca yakla ık yüzde 4’ü gibi, karasal karbon miktarının genellikle yüzde 15’i olarak gibi. Bunun sonuçları pek çok kritik biyom için bir sonraki de erlendirilmektedir. Karbon dünya üzerinde e it bir bölümde detaylı bir ekilde tartı ılmı tır ekilde da ılmamı tır ve korunan alanlardaki karbonun Tablo 3: Korunan alanlarda farklı biyomlarda depolanan karbon tahminleri Bölge Karbon deposu (Gt) Yüzde Toplam Korunan alanda Korunan alanda 1 Kuzey Amerika 388 59 15.1 2 Grönland 5 2 51.2 3 Orta Amerika ve Karayipler 16 4 25.2 4 Güney Amerika 341 91 26.8 5 Avrupa 100 14 13.6 6 Kuzey Avrasya 404 36 8.8 7 Afrika 356 49 13.7 8 Ortado u 44 3 7.8 9 Güney Asya 54 4 7.2 10 Do u Asya 124 20 16.3 11 Güneydo u Asya 132 20 15.0 12 Avustralya veYeni Zelanda 85 10 12.0 13 Pasifik 3 0 4.3 14 Antarktika ve çevre adalar 1 0 0.3 Karbon deposu için verilen rakamlar yuvarlanmı tır ancak yüzdelik rakamlar gerçek sayılardan hesaplanarak verilmi tir.
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 31Ormanlar ve azaltım ANA MESAJLAROrmanlar yeryüzünün en geni karasal karbon deposudur ve do al ya lıa amasında tutmaya devam ederler, ancak ormansızla ma, bozulma veiklim de i ikliklerinin uzun vadeli etkileri yüzünden bu özelli i kaybetme riskita ımaktadırlar. Korunan alanlar, ormanlardaki karbon miktarlarını korumave artırma konusunda çok önemli bir yol sunar ancak ba arıya ula ılabilmesiiçin dikkatli bir yönetime gereksinim duyarlar.Potansiyel orman tiplerinden her biri, karbon depolama için farklıOrmanlar büyük miktarda karbon deposu barındırır. potansiyeller barındırmaktadır ve karar vericilere farklıOrmansızla ma ve ormanların bozulması iklim fırsatlar ve zorluklar sunarlar. En önemlileri a a ıdade i ikli inin temel nedenleri arasında kabul edilmektedir. tartı ılmaktadır.IPCC’nin öngörülerine göre orman kaybı ve bozulmasıbirarada, küresel karbon emisyonunun yüzde 17’sinden Tropikal ormanlar: En geni karasal karbon deposudur.sorumludur ve bu en geni üçüncü sera gazı emisyonu Kayıplarda önemli yeni bir etken olarak görünen tarımkayna ı olarak tüm dünyanın ula ım sektörünü geride alanına61 ve soya fasülyesi64 gibi biyoyakıt63 bulunduranbırakmaktadır. The Eliasch Review’ın öngörüsüne göre otlaklara62 dönü ümden kaynaklananlar da dahil olmakkayda de er bir azaltım olmazsa, orman kaybının sebep üzere, orman kayıpları ve ormanın bozulması, rollerinioldu u iklim de i ikli inin küresel ekonomik maliyeti 2100 azaltmaya devam etmesine ra men.halen aktif yutakyılında, 1 trilyon Amerikan dolarını bulabilir. Arazi durumundadırlar. Nemli tropikal ormanlarda depolanandönü ümünün sera gazı emisyonundaki rolü konusunda karbon miktarı hakkındaki tahminler, 170–250 karbon/yakın zamanlardaki di er tahminler de benzer sonuçlara hektar (tC/ha) 65,66,67 arasında de i mektedir ve ormanlarınula maktadır. Neredeyse son zamanlardaki tüm orman karbon depolama yetene i kısmen, geni odunsukayıpları geli mekte olan ülkelerde olmaktadır. türlerinin68 miktarına ba lıdır (bir a açlandırma ormanı, birincil bir orman kadar faydalı de ildir). DepolananÖzellikle tropiklerde orman kaybı ve bozulmasını karbonun büyük miktarı toprak üstü biyokütlesindedurdurmak ve geri çevirmek, bu nedenden ötürü iklim bulunmaktadır ve tahminen toprak üstü biyokütlesinde 160de i ikli i ile ilgili en acil gereksinimlerden biridir tC/ha’dır, toprak altında 40 tC/ha ve toprak karbonu olarakve genellikle IPCC gibi hükümetler arası kurumlar, da 90–200 tC/ha69 bulunur. Son zamanlardaki ara tırmalar,ara tırmacılar, hükümetler ve sivil toplum kurulu ları hem Amazonlarda70 hem Afrika’da71 tropikal nemlitarafından da kabul edilmektedir. Dünyanın ana ormanların, do al ya lı orman safhasına eri tiklerinde ÖRNEK ÇALI MA Gabon’un ya lı ormanlarında yapılan orman tutum çalı maları, etkili uzun süreli korumanın karbonu yakalama ve depolamadaki önemini göstermektedir. Gabon hükümeti milli park sistemini 2002’de kurmu tur; a açlardaki toprak üstü karbon sto u çalı ma bu sistem 13 korunan alanı içermekte ve ülkenin toplam bölgelerinde artmı tır. Bu süreçte ölçülemeyen orman alanının yüzde 10’dan fazlasını temsil etmektedir. Orman bile enlerinin (ya ayan kökler, küçük a açlar, ölü kütle) kaynakları üzerindeki nüfus baskısı dü ük oldu undan, dı sal de erlemesi ve kıta bütününe ölçeklendirme, Gabon’da ormansızla ma gibi bir sorun yoktur ve Afrika’nın tropikal ya mur ormanlarında 260 milyon hükümetin kalkınma politikası kısmen ormancılı a ton CO297 artı ı oldu unu göstermi tir. Bu çalı ma, dayanmaktadır. Geni orman örtüsünün varlı ı nedeniyle, hızlı büyüyen yeni ormanlar her ne kadar en iyi karbon zengin bir biyoçe itlilik bulunmaktadır ve ülke, yaban yutakları olarak görülse de, Gabon’un ya lı ormanlarının hayatı ve ya mur ormanı bitki örtüsü için bir sıcak nokta daha fazla karbon sabitlemeye devam etti ini ve bir olarak görülmektedir. karbon yuta ı olarak i lev gördü ünü ortaya koymu tur. Bu, Gabon’dakiler gibi ya lı ormanlar barındıran Yaban Hayatı Koruma Derne i (WCS) ara tırmacıları bölgelerdeki korunan alanların iklim de i ikli ini di er bilimadamları ile birlikte, ülkenin ya lı ormanlarında düzenlemedeki önemini göstermektedir. süre gelen karbon tutumuna dair ara tırmalar yürütmü ve görülmü tür ki 1968’den 2007’ye kadar ya ayan Kaynak: WCS
    • 32 Bölüm 2 karbon depolamaya devam etti ine dair güçlü kanıtlar Boreal ormanları: Temel olarak Kanada, Alaska, sunmaktadır, bu da do al ormanları sürdürme gerekçesine Rusya ve skandinavya’da bulunan, i ne yapraklı ve katkı sa lar. Fakat, iklim de i ikli inin etkileri bu tutumu geni yapraklı, yava geli en ve tür da ılımı dü ük azaltabilir ve hatta tersine bile çevirebilir; örne in a açlardan olu maktadır. Genellikle toprakta ve yaprak Amazon’un kuruması temel bir karbon kaybına sebep döküntülerinde depolanmı olan hektar ba ına ortalama 60–100 ton karbon ile dünyanın en büyük ikinci karbon olabilir72. Miombo ormanı gibi di er tropikal ormanlar sto unu olu turmaktadırlar76,77. Ya lı boreal ormanların hektar ba ına daha az karbon barındırır, ancak daha geni karbon tutumuna devam edip etmedi i konusunda uzun alan kapladıkları için toplam rezervleri daha fazla olabilir. süreli bir tartı ma vardır, ancak son ara tırmalar devam Güney Afrika’da do al miombo ormanlarında yapılan etti i yöndedir78. Fakat öngörülen iklim de i ikli inin, ara tırmada 94-48 Mg C/ha ölçülmü tür ve a açlık alanlar yangınlarda artı ve böcek kaynaklı hasar gibi ekolojik mısır tarlasına çevrildi inde bu oran birden 9-28 Mg C/ etkilerinden dolayı boreal ormanların gelecekteki rolü ha’ya dü mü tür73. Miombodaki toplam karbon deposunun halen belirsizli ini korumaktadır. E er yangın sıklı ı yüzde 50 ila 80’i topra ın en üst 1,5 metresindedir, fazla ise, karbon kaybı ya anır79 ve iklim modellemesine ancak temizleme sonrası topraktaki birikim oranı oldukça göre Rusya ve Kanada’da artan sıcaklıklar sebebiyle dü üktür. yangınların ola anüstü ölçüde artma ihtimali vardır80. Bu demektir ki, yangın yönetimi gibi stratejilerle riskler azaltılmazsa, bu biyom gelecekte bir yutak olmaktan çıkıp ÖRNEK ÇALI MA bir karbon kayna ına dönü ebilir. Bolivya, Meksika ve Venezüella’daki korunan Ilıman ormanlar: Ilıman ormanlar muazzam bir tarihsel alanlar 4 milyar ton karbon depolayan yakla ık gerileme geçirmi olmalarına ra men81, u sıralar pek çok 25 milyon hektar ormana sahiptir ve bunlar alanda geni lemekte82,83 ve aktif olarak karbon depoları sayesinde kaçınılan küresel zarar tahminen 45 olu turmaktadırlar. Arazi kullanım politikalarındaki ve ile 77 milyar dolar arasındadır. nüfus da ılımındaki de i imler, bu e ilimin pek çok ülkede sürece i anlamına gelmektedir. Yakın zamanda yapılan ara tırma, bilinen en yüksek karbon deposunun (canlı ve ölü madde olarak) Avustralya’daki ılıman Eucalyptus reglans ormanlarında 1,867 tC/ha olarak bulmu tur. Bolivya: Ülkenin korunan alanlarındaki tropikal Yazarlara göre, yüksek karbon için önemli kıstaslar, (1) ormanların, uluslararası karbon piyasası fiyatlarına (en hızlı büyümeye fakat yava çürümeye neden olan görece az 5 dolar, en fazla 20 dolar) göre, 3,7 ile 14,9 milyar dü ük sıcaklıklar ve yüksek ya ı ve (2) daha az zarar dolar arası de erde, tahminen 745 milyon ton karbon görmü eski, çok tabakalı ve farklı ya lı ormanlardır84. depoladı ı tahmin edilmektedir. Kereste üretimi, tarıma Ayrıca ço u ılıman bölgedeki artan a açlandırma dönü üm, yerle im ve yangın kaynaklı hasar sebebiyle olanakları, karbon yararlarına katkıda bulunur85. Örne in orman örtüsünün neredeyse yüzde 10’unun kaybı ile Avrupa’da, ormanlar halihazırda Avrupa’nın karbon beraber ormansızla ma ciddi bir tehdit olu turmaktadır. emisyonunun yüzde 7–12’sini tutmaktadır86,87. Ilıman ormanlardaki karbon miktarının tahminen 150-320 tC/ ha oldu u dü ünülmektedir; bunun yüzde 60’ı bitki Meksika: Meksika’da federal hükümet ve eyalet biyokütlesinde ve geri kalanı topraktadır88. Bu tutumun korunan alanlarında 2,2 milyar ton üzerinde karbon bir kısmı gelecekte, örne in Akdeniz bölgeleri89 ve tutulmaktadır. Çok dü ük fiyattan bile hesaplansa, bu Avustralya’daki90 artan orman yangınları sebebiyle yok hizmet en az 34 milyar dolara kar ılık gelmektedir. olabilir. Ayrıca, ba ta Rio Bravo Deltası, Alvarado Lagünü, Papaloapan Nehri’nin düzlükleri, Grijalva-Mezcapala- Korunan alanların rolü Usumacinta Deltaları, Los Petenes ve Sian Ka’an Korunan alanların orman kaybını ve bozulmasını azaltmada Chetumal Körfezleri olmak üzere Meksika’nın alçak kıyı kilit bir role sahip olabilece i ve olması gerekti i yaygın bölgeleri, deniz seviyesindeki yükselmeye kar ı olarak kabul edilmektedir91,92. Örne in IPCC (ayrıca, iyi hassastır. Bu be bölgenin dördünde kıyı yerle imini yönetimin gere inin altını çizerek) korumanın rolünü açıkça koruma, fırtına ve gelgit dalgalarının yarataca ı hasarı tanımlamaktadır: “Etkili korumadan ötürü a açların yeniden ve kıyı erozyonunu azaltma amaçlı korunan alanlar büyümesi karbon tutumuna yol açarken, korunan alanların kurulmu tur. uyarlanabilir yönetimi de biyoçe itlili in korunmasına yol açacak ve iklim de i ikli ine kar ı hassasiyeti azaltacaktır” ve Venezüella: Karbon deposu mevcutta, Canaima Milli “korunan alanlar, yerel rezervler, odun dı ı orman rezervleri Parkı’nda 1 milyar dolar, Imataca Orman Rezervi’nde ve topluluk rezervleri ilan ederek, ormanları yasal olarak 94 milyon dolar, Sierra Nevada Milli Parkı’nda ise 4,5 korumanın bazı ülkelerde orman örtüsünün muhafazasında milyon dolar olarak tahmin edilmektedir. Hükümet etkin oldu u kanıtlanmı ken, di er ülkelerde kaynak ve yakla ık 20 milyon hektarlık ormanın, de eri 7 milyar personel yetersizli i, yasal olarak korunan ormanların di er ile 28 milyar dolar arası olan olası 1,4 milyar ton karbon arazi kullanımlarına dönü ümesiyle sonuçlanmaktatır”93. depolayarak azaltıma destek sa ladı ını belirtmektedir. 1990 ve 2005 arası Venezüella, ormanlarının ve a açlık Benzer ekilde; 14 ara tırma örgütü, BM organları ve habitatının yüzde 7,5’ini kaybetmi tir. IUCN’nin bir koalisyonu olan Ormanlar çin birli i Ortaklı ı, her tür sürdürülebilir orman yönetiminin Kaynak: TNC karbon tutumuna yardımcı bir role sahip olmasına ra men, “korunan orman alanlarıının, ekosistemlerin ve
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 33Batı Kongo Havzası tropikal ya mur ormanları, Gabon Martin Harvey / WWF-Canonpeyzajların iklim de i ikli ine olan direncini artırdı ını ve UNEP-WCMC95 tarafından yapılan bir ara tırma,genetik kaynakları ve ekosistem hizmetleri sayesinde iklim korunan alanların tropikal ormanları korumada di erde i ikli ine uyum için bir ‘güvenlik a ı’ sa ladı ını” belirtir: yönetim seçeneklerinden çok daha etkili oldu unu ileri“Ancak, korunan alanların yönetimi için yetersiz kalan maddi sürer. Mükemmel de illerdir; tahminlere göre korunankaynaklar, iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyuma alanlardaki ormanlar 2000-2005 yılları arasında çalı mave ele alınması gereken gereksinimlere ciddi bir tehdit yapılan ülkelerde ya anan tropikal orman kayıplarınınolu turmaktadır”94. yüzde 3’üne kar ılık geliyordu, ancak bu ortalamadan çok daha iyi bir rakamdır. Korunan alanların ormansızla mayıKorunan orman alanları ancak, etkin bir ekilde kontrol etmek için yasal ko ulları vardır ve bu sayedeyönetiliyorsa ve yeterince personel ve kayna a sahipse kaynak ve fonlardaki artı daha büyük geli meleriklim ba lamında artan biçimde önem kazanır. sa layacaktır. ÇÖZÜMLERKorunan orman alanlarını artırmak: Hem var olan korunan alanları koruyarakhem de yeni korunan alanlar olu turarak.Korunan orman alanlarındaki yönetimin etkinli ini artırmak: IUCN-WCPA’nın yönetim etkinli i de erlendirme çerçevesini96 kullanande erlendirmenin daha ileri uygulanmasıyla ve yönetim kapasitesiolu turarak.Korunan alanlardaki ormanları restore etmek: Örne in a ırı kesime u ramıorman alanlarında, terk edilmi tarım alanlarında ve iklim de i ikli inin di erarazi kullanımlarını zayıf kıldı ı yerlerde.Yüksek karbon depolama ve tutum potansiyeli bulunan alanları tespitetmek için daha etkin yöntem ve kıstaslar geli tirmek; ve bunu korunanalanların seçiminde ek bir süzgeç olarak kullanmak.Yönetim e itimleri gerçekle tirmek: klim de i ikli iyle mücadeleye kar ıplanlama için örne in, yangın düzenleri, akarsu akı ı ve istilacı türlere yönelikmuhtemel müdahaleler.
    • 34 Bölüm 2 Sulak alanlar, turba ve azaltım ANA MESAJLAR Sulak alanlar, özellikle turbalıklar büyük miktarda karbon içermektedir ve korunmaları ciddi derecede önemlidir. Fakat mevcut ko ullar ve yönetim tedbirlerine ba lı olarak, kullanılan net karbon kayna ı veya karbon yuta ı olabilirler. Mevcut bazı iklim de i iklikleri, depolanmı karbonun ço unu riske atmaktadır. Özellikle tropiklerde sulak alanların net karbon dengesi hakkındaki bilgimiz sınırlıdır. Hem karbon depolaması ve hem de yanlı yönetim sebebiyle artan kayıp potansiyeli yüksek olmasına ra men, do ru yönetim kararları verilmesi son derece önemlidir. Potansiyel Endonezya olmak üzere Güneydo u Asya’nın tropikal Sulak alanlar, özellikle turbalıklar olmak üzere çok önemli ormanlarındaki turbalar ve de halen büyük oranda buzla karbon depolarıdır. Turbalıklar kara yüzeyinin sadece kaplı olan, Rusya, Kanada, Alaska ve skandinavya’nın yüzde üçünü kaplamalarına ra men, aynı miktarın kuzey tundra alanlarındaki turbalardır. toplamda bütün karasal biyomlardakine e it99 olacak ekilde, turbanın gezegenin en büyük karbon deposunu Özellikle turbalıklar olmak üzere, sulak alanların yanlı içerdi i dü ünülmektedir. El de memi turba alanlarının yönetimi büyük oranda karbon kaybına yol açabilir104. hektarda 1.300 tona kadar karbon içerdi i hesaplanmı 100 Güneydo u Asya’daki turbalıklar üzerine yapılan bir ve küreselde 550 Gt karbonun depolanmı oldu u tahmin çalı maya göre, kurutulmu turbalıklardaki CO2 emisyonu edilmektedir101. yılda 355–874 Mt’ye e de er oldu u ve a ırlıkla buna ek olarak, Endonezya’da turbalık yangınlarından 1997–2006 Sadece sulak alan sistemlerindeki toplam karbon dengesi arası yıllık 1.400 Mt CO2 emisyon salındı ı hakkında de il, sulak alanların küresel alanı ve mevcut hesaplanmı tır105. Turbalıklar, yok olmalarına ve karbon stokları hakkında da halen temel belirsizlikler bozulmalarına yol açabilecek pek çok tehditle kar ı vardır102. Ramsar Sekreteryası’nın bilimsel paneli 2007’de, kar ıyadır. Sıklıkla palmiye ya ı a açlandırmasının dünyada 1.280 milyon hektar sulak alan bulundu unu kurulmasına bir adım olarak turbalıkların kurutulması, hesaplamı (dünya karasal yüzeyinin yüzde dokuzu), emisyonlarda keskin bir artı a sebep olabilir106. Fosil ancak bunun gerçe in altında bir tahmin oldu una yakıtlara alternatif olarak biyolojik yakıt potansiyeli ayrıca inanılmı tır103. Karbon açısından önemli bölgeler, ba ta dikkat ve yatırım çekmeye ba lamı tır, ancak karbona Tundrada ko an karibu (Rangifer tarandus), Kobuk Vadisi Milli Parkı, Alaska, ABD © Staffan Widstrand / WWF
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 35dayalı bir bakı açısıyla turbalıkların bitkisel yakıt ürünleriiçin kurutulması anlamsızdır: Hesaplamalara görebiyolojik yakıtın bu süreçteki karbon kaybının yerini ÖRNEK ÇALI MAdoldurması 420 yıl alacaktır107. UNEP-WCMC’nin son Birle mi Milletler Kalkınma Programı’nın birtahminlerine göre turbalık dönü ümleri sebebiyle yılda projesi kapsamında, Belarus’taki turbalıklarınhâlihazırda 0,5 ila 0,8 Gt karbon kaybı ya anmaktadır108. restorasyonunun, bozulmu sulak alanların onarımında ve sera gazı emisyonlarınınTundra bölgelerindeki karbon kayıpları u an için daha az azaltılmasında uygun maliyetli bir yöntemolsa da, ısınma buzları çözerken ve daha da ilerisi turbayı oldu u kanıtlanmı tır.kurutup ve ısıtırken, bu bölgelerin tropiklerdeki kayıplarıa ma potansiyeli vardır. Alaska’daki bazı ara tırma Belarus’ta 40.000 hektar bozulmu turbalık do albölgeleri çoktan karbon yuta ından karbon kayna ına haline dönü türülmü tür ve 150.000 hektar dadönü mü tür. klim de i ikli inin kontrol dı ına çıkma restorasyonu beklemektedir. Bu alanların yarısıriskine dair ciddi tahminlerin ço u, Kutup tundralarından halihazırda korunan alanlarda bulunmaktadır; di erani olarak serbest bırakılan karbon salımı riskine yarısı da u sıralar hükümet tarafından geli tirilmekteodaklanır110. olan yeni bir koruma kategorisi ile korunacaktır. Bu çalı ma, sera gazı emisyonunda, turbalıklardakiTurbaların karbon tutmayı sürdürme potansiyeli yangınlardan ve mineralizasyondan kaynaklanande i kenlik gösterebilir ve halen tam olarak anla ılabilmi 448.000 ton CO2’ye e de er yıllık azalmade ildir. Net karbon dengesi, zaman içinde bölgeler sa lamı tır120. Bozulmu turbalıkların rehabilitasyonuarasında ve bir bölge içindeki de i imlere yol açan sayesinde hükümet, olası yangınla mücadeleiklimsel ve hidrolojik de i kenlere ba lıdır. Sulak alanlar, operasyonlarında kaçınılan masraflar bakımındanözellikle de turbalıklar, karbon ve nitrojen yuta ı; ancak yılda 1,5 milyon dolar kâr elde etmektedir. Turbalıkmetan ve sülfür kayna ı olmaya e ilimlidir111. Çe itli bu alanların restorasyonu; yeniden olu turulan sulak alanetkile imler arasındaki denge, sulak alan sistemlerinin avlanma ve balıkçılık alanları, tıbbi bitkiler ve yabanitamamıyla net bir karbon kayna ı ya da yuta ı olup meyvelerden faydalanan yerel topluluklar tarafındanolmayaca ını belirler. Kıta içi sulak alanların toplam geni oranda desteklenmektedir.tutumu üzerine yapılan kimi de erlendirmeler, karbontutumunun ba ta metan kaybı olmak üzere di er Belarus’ta uygulanan yöntemler, hükümet tarafındankayıplarla oldukça e it biçimde dengelenece i sonucuna ülke kapsamında tekrarlanmak üzere uyarlanmı tır.varmı tır112. Bu ekosistemlerin devamlı tutum sayesinde Turbalık rehabilitasyonunun ekonomik ve ekolojikiklim de i ikli inin azaltımına katkıda bulunabilece ini faydalarından etkilenen hükümet, bütün mevcut turbaiddia ederken ihtiyatlı olunmalıdır, ancak turbalıkları çıkarma irketlerine turbalık alanları maden i letmesiyakmanın ya da kurutmanın bu ekosistemlerde binyıllar sonunda do al durumlarına dönü türmeleri içinboyunca biriktirilen devasa depolardan atmosfere geçen talimat vermi tir.emisyonları artıraca ı açıktır. Alman Hükümeti Belarus’taki deneyimlereOksijen yoksunlu u sebebiyle CO2 emisyonunun dayanarak, Kyoto Protokolü Temiz Kalkınmayava ladı ı veya durdu u yerlerde karbon anaerobik Mekanizmaları’na göre turbalık yönetimi için sera gazıko ullarda depolandı ında, tutum fazlasıyla uzun süreli azaltım yöntemlerini geli tirmeye yönelik çabalarıolabilir; bu özellikle turba çöküntüleri için geçerlidir. desteklemektedir. Turbalık rehabilitasyon projeleri,Yönetimindeki (özellikle hidroloji ile ilgili) basit de i imler ba arılı olmaları durumunda, Kyoto Protokolüveya iklimsel ko ullar bir bölgeyi net yutaktan net karbon Mü terek Uygulama ve Temiz Kalkınma Mekanizmalarıkayna ına dönü türebilir. Yakın zamanda yapılan bir tarafından fonlama için elveri li olabilir.de erlendirmeye göre tahminler metrekarede yıllık220 gram CO2 kazancı ile metrekarede yıllık 310 gram Kaynak: UNDPCO2 kaybı arasında de i mektedir113. Ilıman turbalarharicindeki tüm konularda ciddi bilgi eksikli i vardır ve Buna ra men, yönetim yakla ımlarındaki bilinçlibu yüzden tüm veriler ve öngörüler temkinli biçimde ele de i ikliklerin bozulmu turba sistemlerinden ya ananalınmalıdır. karbon kayıplarını en azından yava lattı ına ve muhtemelen nihai olarak durdurabilece ine dair deliller klim de i iklikleri sulak alan kaynaklarına dayalı de vardır. Kanada’daki bir ara tırma, kesilen turbatoplumları bu alanları sömürüye sürükledi inden, sulak alanlarından kaynaklanan CO2 kaybının restorasyon vealanlar üzerindeki baskı artmak durumundadır. Örne in bitki örtüsünün yenilenmesi sayesinde yava latılabildi iniLesotho’da alçak otlaklarda artan arazi bozulması, göstermi tir114. Benzer sonuçlar Güneydo u Asya,yayla otlatması ile bu bölgelerdeki büyükba otlatmasını Rusya, Arjantin ve Himalayalardan da bildirilmektedir115.araya serpi tiren geleneksel yaylacılık sistemlerini Turbaların özellikle kuru oldukları zaman (yangına maruzzayıflatmaktadır. Bu sistemin yerini, da lardaki önemli kaldıkları nadir durumlarda) karbon kaybı ya adı ıturba ambarları da olan sulak alanlardaki hayvancılı a göz önüne alındı ında, turbalık habitatlarının yenidenodaklanan daha yerle ik bir sistem almaktadır. Büyükba su tutması görece net bir tedbirdir116. Her ne kadar suhayvanların turbaları çi nemesi sulak alanlar üzerinde baskınının derinli i ve suda tutulma zamanı117 gibi birbaskı kurmaktadır (bu yüzden de karbon kaybını dizi meselenin ele alınması gerekse de bunun tersine,artırmaktadır); dahası, yaylalarda kalıcı insan nüfusundaki Klimantan’daki bir ara tırma projesi temizlenmi turbalarınartı , sulak alanlardaki turbaların yakıt ve tarım amaçlı yeniden su tutan alanlarının karbon dengesinde çok azkullanımını artırmı tır. de i ime yol açtı ını ortaya koymu tur118.
    • 36 Bölüm 2 Korunan alanların rolü Halihazırda turbalarda depolanmı olan karbonun ÖRNEK ÇALI MA yönetimi, karbon müdahale stratejilerinde en kritik Ta kınlar, Trinidad veTobago’nun Karayip’teki ö elerden biridir ve de iyi yönetilen korunan alanların çok adalarında büyük bir problemdir ve iklim büyük oranlarda karbon barındırma potansiyeli vardır. Korunan alanlar, do al turbalıkların ve karbon tutan di er de i ikli i sebebiyle artması olasıdır. Halkın kıta içi su habitatlarının devamlılı ının sa lanmasında artacak sel baskınlarıyla ba a çıkmasına ya amsal önem ta ımaktadırlar (Karayipler ve Kanada yardımcı olmak için Trinidad’da, korunan ile ilgili örnek çalı malara bakınız). Belirli öncelikler, NarivaBataklı ı’nın do al sel düzeni özellikle yakmalardan geriye kalan turbaların korunması onarılmaktadır. ve bozulmu turbalıklarda do al hidrolojik sistemlerin Trinidad ve Tobago’da yakın zamanlarda olu an yeniden tesisini içermektedir. Yönetimi geli tirmek için büyük ta kınların, azaltım önlemlerini fazlasıyla acil daha fazla ara tırmaya ihtiyaç vardır. (Belarus ile ilgili kılacak ekilde iklim de i iklikleri sebebiyle daha örnek çalı maya bakınız) da yıkıcı hale gelmesi mümkündür121. Trinidad’ın do u kıyısında yer alan Nariva Korunan Alanı, ÖRNEK ÇALI MA içerdi i yüksek biyoçe itlilik ve habitat de eri nedeniyle, ulusal ve uluslararası önemde bir sulak Kanada Parklar kurumu, milli parklar a ındaki alandır. Ancak sulak alanlar, membadaki bir baraj ve depolanan karbon miktarını ve de erini pirinç üretiminden kaynaklı hidrolojik de i iklikler ara tırmı tır. Toplam depolamanın 4,432 milyon tarafından tehdit edilmektedir122. ton oldu u ve 70 milyon Kanada dolarının üzerinde bir de er ta ıdı ı tahmin edilmektedir. Nariva Yeniden Ormanla tırma ve Karbon Tutum Ara tırma, Kanada kara parçasının u anda yakla ık Projesi Nariva’nın sulak alanlarını; karbon yuta ı, yüzde 2,25’ini kaplamakta olan 39 milli parkta biyoçe itlili e sahip bir ekosistem ve kıyı fırtınalarına depolanan toplam karbon miktarını tahmini olarak kar ı do al bir tampon sistemi olarak sa ladıkları hesaplamı tır. Kanada Orman Hizmetlerince geli tirilen hizmetlerin tanınması yoluyla onarma ve koruma bir Karbon Bütçe Modeli kullanılarak, bu parkların çabalarına katkıda bulunacaktır. Proje, sera gazı toplamda yakla ık 4,432 milyon ton karbon içerdi i azaltım ve etkilerine uyum gereklerini birle tiren ve bunun yüzde 47’sinin toprakta, yüzde 8’inin bitki önemli bir fırsattır. Bozulmu sulak alanların yerli biyokütlesinde ve kalan yüzde 45’inin turbalıklarda a aç türleriyle yeniden ormanla tırılması kısmı, depolandı ı bulunmu tur. Kanada’nın boreal 2017’ye kadar 193.000 tona e de er CO2 satın bölgelerinin tamamı en yüksek miktarda karbonu almayı planlayan BiyoKarbon Fonu tarafından depolamaktadır. Çalı ma, iki senaryo kullanarak bu karbonu yerine koyma maliyetini saptamı tır. Korunan finanse edilecektir123. Bu fonlama, bataklı ın alanları yeniden ormanla tırarak ve sınırdaki tarım do al su döngüsünün orijinal drenaj düzenine arazilerini a açlandırarak karbonu yerine koyma dönmesini sa layan yapay engelleri kaldıracak maliyeti 2000 yılı bedellerine göre 1 ton için sırasıyla olan bir su yönetim planının uygulanmasına fayda 16,25 ve 17,5 Kanada doları olarak saptanmı tır. Bu sa layacaktır124. fiyatlar temel alındı ında, karbon tutumunda milli parkların de erinin 72 ila 78 milyon Kanada doları Kaynak: Dünya Bankası arasında oldu u tahmin edilmektedir119. Kaynak: Kanada Parkları ÇÖZÜMLER Do al turbaların korunması: Boreal, ılıman ve tropikal bölgelerde, mümkünse korunan alan a larının geni letilmesi de dahil olmak üzere, mevcut turba kaynaklarını korumak için acil adımlara ihtiyaç vardır. Bu adım, turbalık alanların kendisi kadar bu bölgeleri besleyen havzaların tamamının korunmasını da içerecektir. En iyi yönetim stratejilerinin ortaya konulması: Turbalıklar ve di er kıta içi sulardaki karbon dengesi hakkında ve sulak alanları karbon yuta ı olarak sürdürmede en iyi yönetim uygulamalarının yanısıra, özellikle bir sistemi yutak olmaktan bir karbon kayna ına çevirebilecek ko ulların birle imi hakkında daha fazla ey ö renmek için ilave çalı ma gereklidir.
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 37Deniz ve kıyı ekosistemleri ve azaltım ANA MESAJLARKıyı ve deniz alanları, özellikle de yıllık 0.2 Gt’lik karbon saklamapotansiyeline sahip kıyı zonları, büyük miktarda karbon depolamaktadır.Tuzcul bataklıkların, mangrovların ve deniz çayırı yataklarının tümü önemlikarbon tutma potansiyeline sahiptir. Tüm bu sistemler günümüzde baskıaltındadır; daha iyi koruma olmazsa, yutak olmaktan çıkıp emisyonkayna ına dönü ebilirler. Hem yeni korunan alanların kurulması, hem de varolan korunan alanların daha iyi uygulanması ve yönetimine acil ihtiyaç vardır.Okyanuslar, ılık sulardan daha büyük miktarda karbon gelgit topraklarına katar, ancak daha da önemlisi, topra ıemen so uk sular ile birlikte, atmosferin 50 katı inorganik doyurup, anaerobik ayrı ım potansiyelini azaltır. Anaerobikkarbonu içermektedir ve bu karbon çözünmü CO2, ayrı ım çok daha az etkili oldu undan, toprakta organikkarbonik asit ve karbonat olarak bulunur125. Çözünmü maddelerin birikimine ve etkin karbon yuta ına yol açar.inorganik karbon, fitoplankton tarafından fotosentezleçözünmü parçacıklı organik karbona dönü türülür126. Fakat, geni tuzcul bataklıkları kuruma sebebiyleDünya okyanuslarının sanayile meden bu yana insan kaybedilmektedir ve besin zenginle tirmesi ile denizkaynaklı CO2’nin yüzde 30’unu emmi oldu una seviyesi yükselmesi de tuzcul bataklıkların ya amasıinanılmaktadır127 ve bu, okyanus asitlenmesi dahil pek çok ve bütünlü üne kar ı di er tehditlerdir140. Gelgit tuzculekosistem sorununa yol açmaktadır128. bataklıklarının restorasyonu, dünyanın do al karbon yutaklarını artırmaya yardımcı olabilecektir. GelgitinAz miktarda karbonun derinlere dalan ve deniz yata ına kurutulmu tarım bataklıklarına geri dönmesi, tuzculgömülen fitoplanktonlar sayesinde tutulmasına ra men, bataklıklardaki karbon yutaklarında belirgin bir artıkıyı zonu en fazla deniz mineralizasyonunun ve organik sa layacaktır. Örne in Kanada’da tahminlere göre, Fundykarbon gömülmesinin -yıllık toplam 0,2 Gt- gerçekle ti i Koyu bölgesindeki tarım için “kazanılmı ” bataklıklarınbölgelerdir129. Bu yüzden, küresel karbon dengesi tamamı iyile tirilirse, tutulan yıllık CO2 oranı, Kyotoaçısından küçük artı lar bile çok önemlidir. Ancak, Protokolü kapsamında Kanada’nın 1990 yılı emisyonokyanus tutumu ara tırmalarına olan güvenimiz henüz tam seviyelerinin hedeflenen azaltımının yüzde 4-6’sınade ildir. Kıyı zonundaki net tutumun, çevresel bozulma e de er hale gelecektir141. u haliyle devam ederse, karbon kaybına dönü ebilece i eklinde güçlü bir fikir birli i bulunmaktadır130,131,132. Dört Korunan alanların rolü: Hızlanan deniz seviyesiana kıyı zonu bitki örtüsü tipinin karbon tutum potansiyeli yükselmesi kar ısında tuzcul bataklıkları sürdürmek, bua a ıda ayrı ayrı incelenmi tir. alanların kıta içine do ru yayılabilmesine izin verilmesini gerektirir. Bu, yükselen deniz seviyelerine kar ı kıyıGelgit tuzcul bataklıkları yakınındaki tarımsal ve di er arazilerden vazgeçilmesiniTuzcul bataklıklar, kutup ikliminden tropi e kadar çok gerektirecektir. Ayrıca, bu tuzcul bataklıklarınfarklı iklimlerdeki kapalı denizler ve haliçli sahillerde yakınlarındaki yerle imler engellenmeli ve e erbulunur, ancak en fazla bulundukları yerler ılıman mümkünse, tampon bölgeler aracılı ıyla düzenlemeleriklimlerdir133. yapılmalıdır. Deniz koruma alanları, gelecek de i imlere olanak sa layacak ekilde bir erit gibi sahil bölgesiniPotansiyel: Gelgitli tuzcul bataklıkların topraklarında ve çevrelemelidir. Karadaki tampon bölgeleri, ayrıca tuzculonların tropikal e de eri olan mangrov bataklıklarında bataklıklardaki zirai amaçlı besin zenginle tirmesinibulunan her bir CO2 molekülü, muhtemelen herhangi azaltmaya yardımcı olur ve bu yüzden yeraltı üretimi142 vedi er ekosistemde bulunanlardan, bu ekosistemlerde karbon tutumu potansiyeli sa lar.ba ka sera gazı üretimi olmaması nedeniyle daha büyükde ere sahiptir (yani, tutum açısından net karbon dengesi Mangrovlardaha iyidir)134. Dünya çapında gelgitli tuzcul bataklıklarda Mangrov sistemleri genellikle tropikal ve subtropikaldepolanan karbon oranları üzerine yapılan bir derlemenin gelgit bölgelerinde yeti irler. Tra lama kesim, kentle me,ortaya çıkardı ına göre, ortalama olarak toprakları nüfus artı ı, su çevirme, kıyısal geli im, turizm, su ürünlerimetrekarede yıllık 210 g ila 770 g CO2 depolamaktadır135. yeti tiricili i (muhtemelen en önemli sebep146) ve tuz göletiAncak üretkenlik oranı ve dolayısıyla karbon tutumu, in ası gibi sebeplerle145 mangrovlar dünya çapında hızlaco rafi bölgeye136 ve türlere göre ciddi de i kenlik azalmaktadır ve neredeyse do al alanlarının yarısınıngösterir137,138,139. Gelgit ta kın suları, inorganik çöküntüleri altına inmi lerdir143,144.
    • 38 Bölüm 2 Sundarbans Milli Parkı’nda deniz alçalmasında mangrov ormanları, Banglade © David Woodfall / WWF-UK Potansiyel: Mangrovlar, karbon tutumunda önemli bir Korunan alanların rolü: Artan sayıda mangrov ormanı rol oynayabilir. Küresel ölçekte mangrov alanlarının devlet ya da topluluk korunan alanları içindedir ve 160.000 km2’yi kapladı ı eklindeki güncel bir tahmin genellikle balık üretiminin sürdürülmesi ve kıyısal kullanılarak, yakın dönemde net temel üretim yıllık 218 toplulukların fırtına hasarlarından korunması gibi +/- 72 Tg C olarak hesaplanmı tır. Bu üretimin yakla ık ekosistem hizmetlerinin devamı için kurulmu tur. yüzde 38’inden kök üretimi, yakla ık olarak yüzde 31’lik Günümüze kadar, mangrov restorasyonu ve bölümden ise bitkisel döküntüler ve odun üretimi her ikisi rehabilitasyonuyla karbon tutulumunu artırma potansiyeli olmak üzere sorumludur147. Ekvatoral bölgede üretkenlik üzerine çok az çalı ma yapılmı tır, ancak ara tırmalara çok daha yüksektir148 ve tutum karasal ormanlardakilerden göre, üretkenlik, do al mangrov sistemlerine benzer daha hızlı olabilir149. olacak ve mangrovların restorasyonu görece olarak kolay olacaktır160. E er çökelti birikim oranı, deniz Mangrovlar CO2 tutumuna, yerel olarak ya da biti ik seviyesi yükselmesi ile örtü ecek düzeyde olsaydı, sistemlerdeki çökeltiye mangrov karbonunun gömülmesi mangrovlar yayılımını do al olarak geni letebilirdi. ve orman biyokütlesinin net büyümesi aracılı ıyla Ancak bu durum, mevcut altyapı ve topografyaya ba lı katkıda bulunur. Bunlardan ilki uzun dönemli bir yutak olacaktır ve bu yüzden de planlama bunu hesaba katmayı iken ikincisi çok daha kısa dönemlidir. kinci durumda gerektirir. IUCN, deniz seviyesi yükselmesi kar ısında hem çökelme tahminlerinden hem de kütle denkli i mangrovların direncini desteklemeye yönelik yöneticilerin de erlendirmelerinden türetilen; tuzcul bataklıklar kullanabilece i on stratejilik bir rehber yayınlamı tır161. ve mangrovlardaki karbon tutumu üzerine yapılan154 Mangrov ormanlarındaki rehabiltiasyon/restorasyon, çalı madan olu an bir analiz150, mangrovlar için küresel hem kısa hem uzun vadede, etkin bir CO2 yuta ı olarak 160.000 km2 lik bir alanı kaplayan yılda yakla ık sa lama potansiyeline sahiptir. Çökelti birikimi ve kom u 18,4 Tg C’ye e de er bir miktara yakla maktadır. Her sistemlerle olan karbon de i im oranından etkilenen bir mangrov sisteminin çökeltisinde depolanmı karbon yuta ın büyüklü ü, birincil üretimle alakalı etmenlere ve miktarı, hem mangrovların yerel üretimlerinden hem de çökeltide saklanan biyokütlenin derecesine ba lı olarak, gelgit152 tarafından getirilen organik maddeden türetilecek ciddi oranda de i iklik gösterecektir. ekilde özgün ekolojiye ba lı olarak, küreselde ortalama yüzde 2,2’lik151 bir de i im gösterir.Bu rakamlar halen Deniz çayırı yatakları tahminidir ve bu ekosistemdeki karbon miktarlarının Deniz çayırları, deniz alanları boyunca olan, geni ve gelece i halen bir zemine oturmamaktadır153. Mangrovlar, üretken çayırlardır ve kapladıkları alan farklı tahminlere göre hem üretim sonucu do rudan girdi olarak, hem de yakla ık 177.000162, 300.000163,164 veya 600.000165 km2’dir. çökelme oranlarını artırarak çökeltide depolanan karbonu Yeni bir ara tırma, deniz çayırlarındaki besin döngüsü etkilemektedir; bunun aksine, mangrovları tra lamak bu de erinin yılda 1,9 trilyon Amerikan doları oldu unu tahmin depolamaları azaltacaktır155. Mangrovlar genellikle karasal etmi tir166. nsan müdahaleleri, en büyük neden ormanlardan daha az odun döküntüsü içermelerine ötrofikasyon ve siltasyona yol açacak ekilde olmak üzere, ra men156, özellikle büyük bir bozulma a açların geni deniz çayırı ya am alanlarında büyük kayıplara neden çaplı ölümlerine yol açmı sa157,158,159, bu miktar bazı olmu tur167. Deniz çayırları giderek azalmaktadır; 1879’da ilk durumlarda karbon depolama için çok önemli olabilir. tanımlandıklarından beri bilinen alanlarının yüzde 29’u tükenmi tir, üstelik tükenme hızları da giderek artmaktadır ki mevcutta tahmin edilen oran yılda yüzde 7’dir168. klim
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 39de i ikli i de, tuzluluk oranında, derinlikte ve ısıda de i im Korunan alanların rolü: Deniz çayırı yataklarınınyarataca ı, ötrofikasyonu artıraca ı ve ultraviyole ı ın sa ladı ı karbon yuta ı hizmeti sadece dünyadakiradyasyonunda muhtemel de i iklikler deniz çayırı habitatlarının sa lı ı ve geni li i korunarakyaratabilece i için, yosun üzerinde olan baskıyı sürdürülebilir180. Kanıtlar göstermektedir ki habitatartırabilecektir. Sonuçları tahmin etmek halen güçtür169. ölçe inde deniz çayırı kaybını geri döndürmek çok güçtür181; restorasyon ihtimalini azaltmak ve böylelikle varPotansiyel: Canlı deniz çayırı biyokütlesi göreceli olarak olan deniz çayırları yataklarının korunması ve süreklili idü ük olmasına ra men170, net üretimin mutlak oranı ve önceliklidir.bu sayede karbon alımı buna kıyasla yüksektir171. Bunaek olarak, yapraklar yava ayrı ır172 ve deniz çayırları, Mercan resiflerikökleri ve rizom sistemleri sayesinde, büyük miktarda Mercan resifleri dünyadaki en yüksek deniz biyoçe itlili ini-kısmen mineralize olmu - yeraltı karbonu depolar. Bu desteklemektedir. Ne yazık ki, pek ço u insan faaliyetleriyüzden, okyanuslardaki toplam karbon depolarının yüzde nedeniyle bozulmu tur. El de memi mercan resifinin15’ini olu turan önemli bir karbon yuta ıdırlar. Örne in kalmamı olması mümkündür; tahminler 2030’da resiflerinPosidonia oceanica türü deniz çayırı, üretti i karbonun yüzde 15’inin kaybedilece i uyarısını yapmaktadır182.büyük oranını gömebilir ve yüzde 40 kadarı organik Aslında, pek çok bölgede mercan resifi azalma oranıkarbon içeri i olan kısmen mineralize olmu birkaç metre yüzde 95’i geçmi tir.kalınlı ında yeraltı kütlesiyle sonuçlanır. Bu kütle bin yılsüreyle kalabilece i için uzun vadeli bir karbon yuta ı Potansiyel: Mercan resifleri karbon depolamaz.olmaktadır173, 174, 175. Özellikle kaç türün P. oceanica’ya Yönetilmeyen resif metabolizması, kalsiyum karbonatbenzer tutum potansiyeline olabilece i ile ili kili olarak, çökelmesinin yan etkileri nedeniyle, net bir CO2di er türlerin uzun süreli depolama davranı ları hakkında kayna ıdır184,185. E er iklim de i ikli i sebebiyle kireçlenmehalen ö renilecek çok ey vardır, bu da sonuç olarak azalırsa186 (örne in suların ısınması veya okyanusküresel depolama tahminlerini çok yuvarlak kılacaktır. asitlenmesi sebebiyle187), bu teoride mercanlardanMevcut verilerin bir derlemesi, deniz çayırı biyokütlelerinin kaynaklanan CO2 emisyonunu azaltabilir. Bunun nedeniortalama yüzde 16’sının depolanmakta oldu unu ölü mercanlar CO2 emmez, fakat bu kayıpların dev ekolojikgöstermektedir176. yan etkileri tüm di er avantajları sıfırlayabilir.Çökeltilerde kısa vadeli karbon depolanmasına yönelik Mercan resiflerinin rolü, bu resiflerin CO2 yönetimindentahminlerin ortalaması177 yıllık metrekare ba ına fayda sa layacak olması ve kıyısal toplumlar ile karasal133 g C’dir. Bu de er, yıllık metrekare ba ına ortalama ekosistemleri denizin yükselmesinden korumasıdır.83 g C olan uzun vadeli karbon gömülmeleri ile ilgili olan leride de söz edilece i gibi mercan resifleri, kıyısaltahminlerle178 kıyaslanabilecek düzeydedir. Daha net toplumların deniz seviyesi yükselmesinden kaynaklanacakküresel öngörülerde bulunabilmek için, farklı biyoco rafibölgelerdeki baskın deniz çayırı türlerinin da ılımı hassasiyetini ve iklim de i ikli inin di er belirtilerinive yo unlu u hakkında güvenilir tahminlere ihtiyaç azaltacak olan ekosistem hizmetlerinin sa lanmasında,vardır179, ayrıca daha fazla ara tırmaya ihtiyaç oldu u da temel bir rol oynamaktadır.bilinmektedir.Sally zarif bacaklı yengeç (Grapsus grapsus), Galapagos © Nigel Dudley
    • 40 Bölüm 2 Mercan kolonilerine yumurtayan papaz balı ı, Fiji © Cat Holloway / WWF-Canon ÇÖZÜMLER Kıyı mangrovları, tuzcul bataklıkları ve deniz çayırı topluluklarının korunmasının artırılması: Dünyanın do al karbon yutaklarını artırmanın ve okyanusları daha geni karbon yönetim eması ile bütünle tiren daha etkili deniz yönetim rejimlerini geli tirmenin mükemmel bir yolu olarak deniz koruma alanı ve bütünle tirilmi kıyı yönetimi. Karbon tutum potansiyelini, deniz bo luk analizlerine ve di er korunan alan de erlendirmelerine ekleme: Ekosistemlerin korunması, iyile tirilmesi ve restorasyonu için yönetim planlarını geli tirmeye yönelik araçların geli tirilmesi amacıyla karbon tahsisi ve CO2 alımı için en uygun senaryolar da dahil simülasyon modellerinin ve alan çalı malarının kullanımı ve geli tirilmesi. Deniz koruma alanlarının yönetim etkinli ini artırma: Kıyı bozulması, a ırı balık avı veya okyanus ve kara temelli kirlilik gibi di er insan kaynaklı baskı etkenlerinin azaltılmasıyla, ekosistem direncinin ve dolayısıyla da do al deniz karbon yutaklarının muhafazası, sürdürülmesi ve restorasyonu.
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 41Çayırlar ve azaltım ANA MESAJLARDo al çayırlar büyük bir karbon deposu sunmaktadır, ancak kayıplar vebozulma günümüzde büyük miktarlarda karbonu serbest bırakmaktadır.Yönetim, ya ı ve CO2 düzeylerine ba lı olarak çayırlar, bir karbon kayna ıya da bir karbon yuta ı olabilirler. Ara tırmalar göstermektedir ki, do alçayırların arazi dönü ümü ve yanlı yönetime kar ı korunması politikaları ileberaber bazı yönetim de i iklikleri, çayırlarda karbon yakalama ve tutumunuartırabilir ve bu daha yaygın olarak uygulanmalıdır.Potansiyel sıra, ya ı ve ı ı ın varlı ına göre net karbon kayna ıDo al çayırlar ço u toprakta olmak üzere büyük miktarda ya da yuta ı olabilece ini ortaya koymaktadır. Yılkarbon tutmaktadır. Tarihsel de i imler, özellikle de içindeki de i im örne in Tibet199 ve Kanada200 içintarım alanına dönü türme, bu biyomdan büyük miktarda gösterilmi tir. Kuzey Amerika’daki sekiz mera alanındakarbonu serbest bırakmı durumdadır. Gene de çayırlar, gerçekle tirilen bir ara tırma, neredeyse her bölgeninbüyük miktarda karbon içermektedir. Tahminlere göre yıllık iklim düzenlerine ba lı olarak karbon yuta ı ya daotlatma alanları tek ba ına dünyadaki toprak karbonunun kayna ı olabildi ini, ancak sekiz do al meradan be ininyüzde 10–30’unu188 ve çayırlar biyosferdeki toplam ara tırma dönemi boyunca atmosferik CO2 için tipikkarbonun yüzde 10’undan fazlasını tutabilir189. Ilıman yutaklar oldu unu göstermi tir. Kuraklıklar, yüksek karbonçayırlar ve stepler genellikle ılıman ormanlara kıyasla alımı dönemlerini kısıtlama e ilimindedir ve böylelikle enbiyokütlede daha dü ük karbona sahiptir (örne in Çin verimli bölgelerin bile karbon kayna ı olmasına sebepsteplerinde190), ancak daha yüksek seviyede toprak olmaktadır201. Ana de i kenlerin ı ık varlı ı ve ya ıkarbonu tutabilirler191. Savanlar ve tropikal çayırlar ılıman oldu u görülmü tür202.çayırlara göre genellikle daha yüksek karbon depolamaoranına sahiptir; bu oran tropikal çayırlar için 2 tC/ha’dan Yönetsel uygulamalar, kayıpları kontrol altına almayıaz ve a açlık savanlar için 30 tC/ha’ya kadar olabilir192. sa layabilir ve yüzey biyokütlesini ve topraktaki karbonDünyanın karasal alanının yüzde 40,5 kadarı (Grönland içeri ini olu turmak da dahil tutum potansiyelinive Antarktika hariç) çayırdır. Bunun yüzde 13,8’i a açlık artırabilir203. Tarım alanlarını kalıcı çayırlara dönü türmeksavan ve savan; yüzde 12,7’si açık ve kapalı fundalık; de karbon tutumunda artı la204 sonuçlanabilir ve tarımınyüzde 8,3’ü a açlık olmayan çayır ve yüzde 5,7’si verimsiz oldu u (ya da iklim de i ikli i sonucu verimsiztundradır193. hale gelece i) yerlerde bir seçenek olabilir.Küresel öneme sahip bu karbon depoları gittikçe artan 115 ara tırmayı ele alan bir meta analiz, ara tırmalarınbir tehdit altındadır. Çayırların dönü ümü ve bozulması yüzde 74’ünde yararlı yönetim iyile tirmelerinin topraktakarbon kayıplarını ola anüstü ölçüde artırabilir. karbon içeri ini ve yo unlu unu artırabildi ini ortayaAra tırmalar bozulmu çayırların temel bir karbon kayna ı koymu tur. Ortalama toprak karbonu da bütün iyile tirmeolabilece ini göstermektedir; örne in Çin’de yapılan bir örneklerinde artmı tır. Tarımdan çayıra dönü üm, toprakara tırma, 1980’lerden 2000’lere de in çayırlarda ya anan solucanlarının getirilmesi ve sulama, en büyük artı a yolkayıpların oranında hızlı bir artı bulmu tur194. Yükselen açmı tır205. De i ikliklerin karma ık olması art de ildir;CO2 seviyelerinin topraktaki karbon kayıplarını artırdı ı örne in sürdürülebilir otlama sistemlerinin uygulanmasıve olumsuz bir geri dönü olu turdu u dü ünülmektedir ve daha ya ı lı alanlarda a ırı otlatmanın azaltılması206ki bu; Birle ik Krallık’taki uzun süreli verileri içeren bir do rudan tutuma neden olabilir. Bazı meralarda otlatmaara tırmayla da desteklenen bir durumdur195. Artan CO2 ile bir arada yakmanın, kısmen çürümeye kar ı dirençliseviyelerinin potansiyel bir sonucu olan196, çayırların odun kömürünün olu umu yoluyla karbon depolamasınıa açlık savanlara dönü ümünün genellikle net karbon artırdı ı bulunmu tur207, ancak yanan biyokütledentutumunu artıraca ı öngörülmektedir, ancak bu kesin kaynaklanan kayıplar ile dengelenmesi gereklidir. Farklıde ildir197. bölge ve ko ullara özgü net veriler pek çok durumda hâlâ eksiktir.Çayırlar bazı durumlarda ek karbon da tutabilirler; ılımançayırlarda ölçülen ve modellenen karbon tutum oranları, Korunan alanların rolüher yıl hektar ba ına 0’dan 8 Mg C’yi a an orandadır 198. Ilıman çayırlar en az korunan karasal biyomdur (yüzdeBununla birlikte farklı deneylerin bir sentezi, çayırların 4,1208) ve yo un otlatma ile tarımsal bitkilerin, biyoyakıtlarözellikle kil ve mil içeri i, CO2 seviyeleri ve ısısının yanı ve ka ıt a açlandırmaları ile yer de i tirilmesi sonucu
    • 42 Bölüm 2 Serengeti Milli Parkı çayırları, Tanzanya © Sue Stolton dönü ümü büyük bir hızla devam etmektedir. Çayırlarda Latin Amerika’da de erli çayır alanlarını tanımlamak geni letilmi korunan alanların kurulması, çayırlardan amacıyla önemli bazı çalı malar yürütülmü olmasına olu acak, gelecekte ortaya çıkacak karbon kayıplarını ra men209, bunun hem geli tirilmesi hem de önemli azaltmaya yönelik görece olarak hızlı alınabilecek ve çayırlara ait küresel bir bo luk analizi olu turmak için daha (sayfa 42) hem karbon depolama hem de biyoçe itlili in yaygın olarak tekrarlanması gerekmektedir. Böyle alanlar korunması için avantajları olan önemli acil bir adımdır. hafif otlama yapılsa da kesin olarak belirlenen sınırlar dahilinde olan IUCN VI. sınıf rezervlerinin gerekliliklerine uyabilir. ÇÖZÜMLER Çayır habitatlarında korunan alanların geni letilmesi: Dü ük yo unluklu evcil hayvan otlatmanın çayırlarda dikkatli biçimde bütünle tirildi i alanlarda, hem sıkı korunan alanlar (IUCN I-IV. sınıfları) hem de korunan peyzajlar (V. ve VI. sınıfları) dahil karbon depolarını istikrarlı hale getirip yeniden in a edilmesine yardımcı olur. Yönetimin geli tirilmesi: Korunan peyzajlarda ve do al kaynak çıkartılan rezervlerde sürdürülebilir otlatma uygulamalarının tanıtılmasını içermektedir. Çayırlarda karbon tutumundaki durum ve e ilimler üzerine daha fazla ara tırma: Özellikle kayıpları en aza indirgeyebilen ve depolama ile tutumu en yüksek seviyeye çıkarabilen yönetim seçeneklerine odaklanılması.
    • Azaltım: Korunan Alanların Rolü 43Topraklar ve azaltım ANA MESAJLARToprak devasa bir karbon deposu sa lar. Topra ın daha az sürüldü ütarım biçimleri, daha uzun ömürlü tahıllar ve organik yöntemler gibidaha fazla karbon tutulmasını sa layan tarımsal uygulamaların, önemliküresel etkileri olabilir. IUCN V. ve VI. sınıfı korunan alanlardaki toprakyönetimi, daha çok karbon depolamayı ba armak için geli tirilebilir.Potansiyel Karbon tutumunu artırmak için tarımsal uygulamalardaTahminler büyük ölçüde farklılık gösterse de2, potansiyel de i iklikler: Tarım, karbon depolarınıtoprakların karasal karbon döngüsündeki en koruyup yeniden olu turmak için tasarlanan yönetimbüyük karbon deposu oldu u ve atmosfer ve bitki de i iklikleri yoluyla karbonu azaltıma potansiyelineörtüsü toplamından daha fazla karbon tuttu u sahiptir. Bireysel tarım sistemleri ve düzenlemeleri içindü ünülmektedir210. Toprak-karbon akı ındaki görece de erlendirilmesi gereken, evrensel olarak uyarlanabilirküçük de i iklikler, küresel ölçekte ciddi etkiler bir uygulama listesi yoktur. Ancak, IPCC günümüzdeyaratabilir. Yine de hükümetlerarası iklim de i ikli i tarım için mevcut olan azaltım uygulamalarını, u ilgiligiri imlerinde, toprak karbonu bir azaltım stratejisiolarak sıklıkla göz ardı edilmi tir211. konuları içerecek ekilde tanımlamı tır216: • Toprak karbonu depolanmasını artırmak içinToprak karbonu bütün karasal biyomları etkiler; geli tirilmi tarımsal bitki ve otlatma arazisi yönetimiburada toprakların tarımsal sistemlerdeki rolü ve • Tarıma açılmı turbalı toprakların ve bozulmukorunan alanlarda (özellikle IUCN V ve VI sınıfı) tarımsal arazilerin restorasyonutoprakların yönetimi ile ilgili sonuçlar incelenmektedir. • CH4 emisyonlarını dü ürmek için geli tirilmi pirinç tarımı teknikleri ile besi hayvanı ve gübre yönetimi N2OToprak, yönetime ba lı olarak sera gazları kayna ı emisyonlarını dü ürmek için geli tirilmi azotlu gübreya da yuta ı olabilir. Karbon topra a, tarımsal bitki uygulamaları teknikleriartıkları ve di er organik katı maddeler yoluyla CO2’yiatmosferden transfer ederek, hemen tekrar yayılmayan Sı toprak i lemeli tarım uygulamaları, erozyonu vebir formda tutunur. Toprakta karbon tutumu topra a fosil yakıtların kullanımını azaltırken toprak karbonubiyokütle ekleyen, topra ın bozulmasını azaltan, biriktirebilir217. Toprak organik maddesinin biriktirilmesitoprak ve suyu muhafaza eden, topra ın yapısını de ürün verimlili ini artırmaktadır218. Ancak sonuçlar,geli tiren ve toprak faunası etkinli ini geli tiren yönetim toprak türü ve ko ullarına göre de i ebilir ve yukarıdasistemleriyle artırılır. Bunun aksine, arazi yönetimi özetlenen bir dizi yöntemden ölçülen karbon tutumude i ikli i ve iklim de i ikli i yoluyla depolanan toprak oranları 50 ila 1000 kg/ha/yıl arasında de i ir219, bukarbonu, kayba kar ı hassas hale gelebilirken, iklimsel da net faydaların geni ölçekli hesaplanmasını çoka ırılıkların sıkla ması, karbon ve toprak organik madde zorla tırmaktadır.havuzlarının tutarlılı ını etkileyebilir; örne in 2003’teAvrupa’daki sıcak hava dalgası ciddi toprak karbonu Tarımın, karbon tutumumuna ne sunmak durumundakayıplarına yol açmı tır212,213. olabilece ine dair çok çe itli görü vardır. Avrupa Birli i (AB), kendi tarım topraklarının CO2 tutmaGünümüz tarımı: Tarım ço u zaman, sera gazıemisyonları için bir yutaktan ziyade bir kaynaktır ve potansiyelini ihtiyatlı bir tahminle yılda 60-70 Mt CO2toplam küresel antropojenik emisyonların tahminî olarak hesaplamı tır, bu da AB’nin antropojenik CO2olarak yüzde 10-12’sine kar ılık gelir. Küresel ölçekte emisyonlarının yüzde 1,5-1,7’sine kar ılık gelmektedir.do al habitata yönelik en büyük de i im etkenidir. Teknik ölçümler organik katkılara ba lı olmalıdır; organikTarımsal emisyonların ço u topraktan de ildir ve tarım tarım, korumalı toprak i leme, bazı alanların kalıcıalanları atmosfere ve atmosferden çok büyük CO2 olarak yeniden bitkilendirilmesi ve nadas yerine odunsuakı ları yaratmasına ra men, net akı görece azdır214. biyoenerji ürünlerinin yeti tirilmesi220. Pew Küresel klimBununla birlikte geçmi teki kayıplar çok büyüktür; De i ikli i Merkezi adına ABD’de 2006’da yürütülentahminler ço u tarım topra ının orijinal organik toprak bir ara tırma, ço u çiftçinin karbon depolamak içiniçeri inin yüzde 50–70 kadarını kaybetmi oldu unu hasat atıklarının muhafazası, topra ın sürülmemesigöstermektedir215, bu da restorasyon ve böylece daha ve gübre, suni gübre ile suyun etkili kullanımı gibiçok karbon yakalanması için yeterli bo luk sa lar. teknikleri benimsemesi ve nitrojen oksit ve metanda uygun maliyetli indirimlere gitmesi halinde, ABD’nin2 Bitki örtüsündeki karbon potansiyeline dair ço u tahmin, toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 5 ila 14 arasındatoprak altını kapsamaktadır, öyle ki birçok biyomun içeri ine azaltılabilece ini öngörmü tür221. Öte yandan, geneba lı olarak en geni karbon deposu oldu u ileri sürülür.
    • 44 Bölüm 2 Evros Deltası tarım arazileri, Yunanistan © Michel Gunter / WWF-Canon ABD’de bulunan Rodale Enstitüsü’nün 23 yıllık bir hedeflerini kar ılamak224,225 amacıyla daha sürdürülebilir çalı ması, organik ve geleneksel münavebe sistemlerini tarım biçimlerine do ru kaymaktadır. Bunlar ayrı olarak kar ıla tırmı ve tarım alanlarında evrensel olarak organik olmasa da, özellikle V. ve VI. sınıf korunan alanda yöntemlerin benimsenmesinin mevcut CO2 emisyonlarının bulunabilecektir. Avrupa’da V. sınıf korunan peyzajların neredeyse yüzde 40’ını tutabilece ini iddia etmi tir222. yüzde 52’si (alan olarak) çiftlikleri içermektedir226. Örne in Gerçek rakamlar, karbon tutum tekniklerinin uygulanma talya’da organik tarım, bazı V. sınıf milli parklarda özel oranına ve farklı iklim de i ikli i ko ullarındaki tutum ile te vikler ve fonlar almaktadır227. Karbon tutumu bu tür emisyonlar arasındaki etkile ime ba lı olacaktır.De i en çiftliklerde toprak yönetimini geli tirmede ek bir te vik tarımsal sistemlerden elde edilen tutum kazançları, sa lar. Verimsiz tarım alanlarının yeniden do al bitki sonuç olarak tarla veriminin dü mesi halinde daha örtüsüne kavu turulması da karbonu tutmanın etkili bir fazla alanın tarım için temizlenmesi ihtiyacı olasılı ına yoludur228. kar ı dengelenmelidir; ancak bunun kaçınılmaz oldu u varsayılmamalıdır. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün olu turdu u 2008 Küresel Karbon Bo lu u Haritası gibi yeni haritalama araçları; Korunan alanların rolü: Pek çok korunan alan içinde, bozulmu topraklarda ek karbonun depolanması azınlık hisseleri ya da korunan peyzajlar içindeki yönetim potansiyeline sahip alanların yanında, toprak karbon sistemleri eklinde çiftlikleri içermektedir ve bunların depolamasının en büyük oldu u alanları saptayabilir229, ço u, biyoçe itlilik faydalarını artırmak 223 ve koruma böylece korunan alan bo luk analizleri için kıymetli ek bir araç sa lar. ÇÖZÜMLER Gıda ve lif üretmenin yanı sıra karbon da yakalayan tarım yöntemlerinin benimsenmesi: Özellikle organik üretim, sı toprak sürme ve uygun oldu u yerde kalıcı olarak üretimden kaldırmaya odaklanarak, yasalar, te vikler, ayrıcalıklı fon ve tarım toplumunda kapasite artırımı yoluyla. Model yakla ımlarının desteklenmesi: V. sınıf korunan alanlar dahilinde tarımın yeni ve geleneksel karbon yakalama teknikleri için bir model ve deneme tahtası yapılması. Tarımsal tutum potansiyelinin daha iyi anla ılmasına ula ılması: Potansiyelin büyüklü ü hakkında süregelen belirsizlik yeni yönetim yakla ımlarının uygulanmasını kösteklemektedir; tahminleri tamamlayıp sentezlemek için acil çalı malar gerekmektedir.
    • 45Bölüm 3Uyum: Korunan alanların rolüKorunan alanlar, ekosistem temelli yakla ımlar yoluyla uyumun pek çokyönü ile ele alınmasında uygun maliyetli ve pratik bir yol sunmaktadır.Bazı korunan alanlar öncelikli olarak, daha geni ekosistem hizmetleri içinolu turulmaktadır, ancak yine de bunların ulusal ve yerel uyum stratejilerive yönetim planlar ile bütünle tirilmesi hakkında ö renilecek hâlâ çok eyvardır.Ekosistem temelli uyum, biyoçe itlili i ve ekosistem hizmetlerini genelbir uyum stratejisi içinde kullanır. nsanlara, iklim de i ikli inin olumsuzetkilerine uyum sa lamada yardım eden hizmetleri sürdürmek içinekosistemlerin sürdürülebilir yönetimi, korunması ve restorasyonunu içerir.Bu bölümde, bir dizi uyum zorlu u kar ısında ve özellikle de yerel seviyedeiklim de i ikli i etkilerini ele almak için toplum temelli yakla ımlar kullanarakkorunan alanların ekosistem temelli uyuma nasıl katkıda bulunabilece ineaçık bir ekilde bakaca ız.Bölüm; “do al” afetlerin etkilerini önleme ya da azaltmada, güvenli veiçilebilir su kaynakları sa lamada, iklim ile ba lantılı sa lık sorunlarını elealmada ve yabani besinler, su ürünleri ve tahılların yabani akrabaları da dahilolmak üzere, gıda kaynaklarını korumadaki rollerini içermektedir.Son olarak korunan alanların, iklim de i ikli i baskısı altında biyoçe itlili ikorumadaki rolüne bakaca ız. Bu, ekosistem direncini sürdürmek vesunabilecekleri ekonomik de erlerini güvenceye almak için yok olma venesillerin olası tükenmesini önlemek için önemlidir.
    • 46 Bölüm 3 Do al afetlerin etkilerini azaltmada korunan alanların rolü ANA MESAJLAR Do al afetlerin sıklı ı hızla artmaktadır, çünkü a ırı hava olayları yaygınla makta ve ayrıca nüfus baskısı veya arazi imtiyazındaki e itsizlikler nedeniyle insanlar, dik yamaçlar ve sel düzlükleri gibi de i ken alanlarda ya amaya zorlanmaktadır. Ormanlar ve sulak alanlar da dahil korunan ve iyi yönetilen ekosistemler, pek çok sel ve gelgit olayı, toprak kayması ve fırtınaya kar ı tampon görevi görebilir. Do u Dongting Gölü’nde sel, Hunan Eyaleti, Çin © Yifei Zhang / WWF-Canon
    • Uyum: Korunan alanların rolü 47Tehdit de i ikliklerle (daha yüksek deniz seviyeleri ve fırtınaA ırı iklim olayları ile ba lantılı do al afetlerde hızlı bir dalgaları), buzul göllerinin ta masıyla (Nepal gibi ülkelerdeartı ya anmaktadır. klim de i ikli i daha kararsız bir görülen bir sorun) ve daha yo un ve uzun aralıklı ya ıhava durumu yaratmaktadır ve özellikle fakir ülkelerdeki olaylarıyla artabilir235. A ırı ya ı ların yo unlu u ve(zayıf altyapı ve yetersiz afet uyarısının hassasiyeti sıklı ının da toprak kaymalarında iddet ve sıklık artı ınaartırdı ı yerlerde) insan toplulukları artan bir ekilde risk yol açması olasıdır236.altındadır. Artan nüfus nedeniyle, ço u geli mekte olanülkede toplulukların hassasiyeti artmaktadır ve bazı klimin daha de i ken ve a ırı havaya daha çok maruzdurumlarda toprak mülkiyetindeki e itsizlikler insanları hale gelmesine dair ayrıca, artan kanıtlar vardır. Ya murmarjinal, afetlere açık alanlarda ya amaya itmektedir. Bu miktarında küresel de i ikliklere dair bir inceleme, ya ıtür toplumlar ayrıca, a ırı hava olaylarından kurtulmak da ılımında her yerde artan bir de i im görüldü ünüiçin gereken malî araçlar, sigorta sistemleri ve di er ortaya koymu tur (özellikle yüksek enlemlerde (Kuzeykaynaklardan da mahrumdur230. Hava ve sellerden ötürü Yarıküre) artan ya ı , Çin, Avustralya ve Pasifik’tekiolan ekonomik kayıplar 50 yılda on kat arttmı tır231 küçük ada devletlerinde ya ı larda dü ü ve Ekvatorve dünya nüfusunun yarıdan fazlası, afete dönü me bölgelerinde artan bir de i im237). Subtropikal Güneypotansiyeli olan do al olaylara kar ı savunmasız Amerika’da, Andların do usunda yıllık ya ı lar bazıdurumdadır232. alanlarda 1960’lardan beri yüzde 40 kadar artmı tır. Halihazırda Malezya’da, örne in do al afetlerin birço u klim de i ikli i afete yol açabilen tehlikelerin birço u artık, iddetli ya murlardan kaynaklanmaktadır239.üzerinde do rudan bir etkiye sahiptir. Depremler gibijeolojik tehlikelerin olay ba ına en büyük can kaybına yol Dahası do al ekosistemler, ormansızla ma ve sulakaçmasına ra men hidro-meteorolojik tehlikeler çok sayıda alanların kurutulması gibi etkinlikler nedeniyle bozulursainsanı etkiliyor. ve buna ba lı olarak ekosistem hizmetlerinin etkinli i dü erse; a ırı ya mur, kasırga, deprem ya da kuraklık gibiEn son IPCC raporuna göre, “artan buharla ma do al tehditlerin sonuçları muhtemelen a ırla acaktır.yo unlu u ve de i kenli inin pek çok alanda sel ve Afet azaltım uzmanları, iklim de i ikli i etkilerinin do alkuraklık riskini artırması öngörülüyor”233. klim de i ikli i, afetlerin di er etmenleri ile birlikte de erlendirilmesi2005’te Japonya’daki Afet Risklerinin Azaltılması Dünya gerekti ini vurgulamaktadır240. Bu durumlarda, bir do alKonferansı tarafından da afetlere ili kin temel bir tehdit tehlikenin gerçek bir afet haline gelmesi ihtimalleriolarak tanınmı tır234. Örne in sel riskleri, denizlerdeki artmaktadır. ÖRNEK ÇALI MA Yeni Zelanda’nın iklim de i ikli i sonucunda daha ciddi sellere maruz kalaca ı öngörülmektedir. Bu noktada do al çözümler etkili olabilir; örne in, Whangamarino Sulak Alanlarının korunması afet önlemede ülkenin milyonlarca dolarını tasarruf edece i hesaplanmaktadır. Gerçek fırtına vakaları ve farklı sıcaklık artı ı senaryolarının modellenmesi üzerine yeni bir çalı ma, Ancak, sulak alanların sel kontrolü amacıyla artan Yeni Zelanda’da sırasıyla 0,5oC, 1,0oC ve 2,7oC’lik sıcaklık kullanımı ve di er ekosistem de erlerinin korunması artı larının ya ı ı ortalama yüzde 3,5 ve 33 oranında arasında bir denge vardır. Bölge, biyoçe itlilik açısından artırdı ını ortaya çıkarmı tır276. Ve genel olarak, daha çok kayda de er bir öneme sahiptir ve botanik açıdan North ya mur da daha çok sel anlamına gelmektedir. Island’daki herhangi bir büyük alçak tabanlı turbalıktan daha fazla çe itlili e sahiptir. Bu çe itlilik, bölgesel Yeni Zelanda’da, 150 yıl önce var olan sulak alanların olarak nadir olan çok sayıda toplulu un desteklenmesi yakla ık yüzde 90’ı kurutulmu , doldurulmu ya da ba ka imkânını verir280. Sulak alan aynı zamanda, tehlike bir ekilde ortadan kaldırılmı tır277. 4.871 hektarlık bir altındaki Güneydo u Asya adaları balıkçılının (Botaurus sulak alan yönetim rezervini barındıran 7.290 hektar poiciloptilus) bilinen en büyük popülasyonunu barındırır büyüklü ündeki Whangamarino Sulak Alanı, North ve balıkçılık ile avcılık açısından de erlidir. Bu yüzden, Island’daki en geni ikinci bataklık ve sazlık kompleksidir. iklim de i ikli inin dolaylı etkilerinin azaltılmasını da güvenceye almak amacıyla besin ve çökelti yükünü Sulak alan, sel kontrolünde (bunun de eri 2003 artıran sel suları giri i dikkatli ekilde yönetilmek rakamlarıyla yıllık 601.037 Amerikan doları olarak tahmin durumundadır. edilmi tir278) ve çökelti tutumunda önemli bir role sahiptir. De erler, sel olan yıllarda artı göstermektedir ve 1998 Whangamarino, Yeni Zelanda’da her birisi sulak alan yılındaki sel önlemesinin tek ba ına 4 milyon Amerikan restorasyonu için yılda yakla ık 500.000 Yeni Zelanda doları de erinde oldu u tahmin edilmektedir. Sulak alanın doları tutarında kaynak alan üç sulak alandan birisidir281. de erine dair bir de erlendirme u sonuca varmı tır: “E er Whangamarino Sulak Alanı var olmasaydı, bölge konseyi, nehrin a a ı yata ı boyunca milyonlarca dolar pahasına su setleri in a etmek durumunda olurdu”279. Kaynak: Koruma Bakanlı ı, Yeni Zelanda
    • 48 Bölüm 3 Siklonlar saatte 119 km hıza eri en aralıksız rüzgârlar durumdadır, bu da kıyı sellerinden do an zararları üretince, Atlantik ve kuzeydo u Pasifik’in kasırgaları artırmaktadır248. Bir tahmine göre, günümüzde her yıl 10 ve batı Pasifik’in tayfunları haline gelirler. Hassas kıyı milyon insan kıyı sellerinden etkilenmektedir ve bu rakam bölgelerinde, daha büyük fırtına olaylarının sonuçları bütün iklim de i ikli i senaryolarına göre çarpıcı bir deniz seviyesindeki yükselmelerle a ırla acaktır. IPCC, biçimde artacaktır249. gelecekteki tropikal siklonların daha yüksek rüzgâr hızları ve iddetli ya ı ile birlikte daha yo un olaca ını Ekologlar, mühendisler ve afet yardım uzmanları bildirmektedir241. Daha sert fırtına olaylarına dair kanıtlar genellikle, yöre halkı veya yerel topluluklar tarafından imdiden mevcuttur. 2005 yılında, tarihteki en yıkıcı kullanılan geleneksel yakla ımlardan yararlanarak kasırga mevsimlerinden birinde242 Latin Amerika ve kalkınma, koruma ve afete hazırlık arasındaki en uygun dengeyi aramaktadır. Ancak Uluslararası Afet Azaltma Karayipler, 14’ü kasırga olmak üzere 26 tropikal fırtına Strateji Merkezi’ne göre, “Günümüzde çevresel yönetim geçirmi tir. Böyle afetlerin sonuçları, ülkelerin genelde araçları afetlerin meydana gelme ve hassasiyet e ilimlerini kar ılayamayaca ı ekonomik maliyetlerin yanı sıra, can sistematik olarak bütünle tirmemektedir”250. Ara tırmalar, kaybı ve bütün toplulukların yer de i tirmesini içerebilir. afetlerin azaltım maliyetinin genelde afet kurtarma Örne in Meksika’da, 2005 yılında Wilma Kasırgası’nın maliyetlerinden çok daha az oldu unu göstermesine 17.788 milyon ve Tabasco sellerinin 2007’de 3.100,3 ra men durum bu ekildedir251. Dünya Bankası ve ABD milyon Amerikan dolarına mal oldu u tahmin edilmi tir244. Jeolojik Ara tırma Kurumu, etkili afet azaltımına yapılan Siklonlar, en az 26,5oC’de ve 50 m derinde olan tropikal her bir dolar yatırımın do al afetlerin azalan kayıpları okyanuslar üzerindeki ılık ve nemli hava tarafından bakımından yedi dolarlık tasarruf sa ladı ını ileri beslenir. Denizler ne kadar ısınırsa, o kadar fazla sürmektedir252. IPCC’nin belirtti i gibi, “ klim de i ikli i; sayıda alan bu kritik sıcaklı a eri ir ve daha fazla fırtına su, toprak, hava kirlili i, sa lık ve afet riski ile ormansızla ma olu ur245. Çok yakın zamana kadar Güney Atlantik’te dahil küresel çevre ve do al kaynak sorunlarındaki di er sadece iki tropikal siklon kaydedilmi ve hiçbir kasırga e ilimler ile birlikte bütün ölçeklerde etkile im içinde ya anmamı tır. Fakat 28 Mart 2004 tarihinde, Brezilya’nın olacaktır. Birle mi etkileri gelecekte, bütünle ik azaltım ve güney kıyısı ilk kasırgası olan Catarina Kasırgası’nı uyum önlemlerinin yoklu unda bir araya getirilebilir”253. ya amı tır246. Korunan alanların rolü Kıyısal sulak alanlar insanların dolaylı ve do rudan Ekosistem hizmetlerinin korunması ve restorasyonu pek etkinlikleri nedeniyle her yıl yüzde bir oranında çok hükümet ve hükümetlerarası örgüt tarafından afet azalmaktadır. E er deniz seviyesi bir metre yükselirse, hazırlı ını kuvvetlendirmeye yönelik önemli bir adım dünyanın mevcut kıyısal sulak alanlarının yarıdan fazlası olarak görülmektedir. lk korunan alanlardan bazıları insan yok olabilir247. IPCC’ye göre bu süreç imdiden ba lamı topluluklarını, iklim a ırılıkları ve ba lantılı tehlikelere kar ı korumak için kurulmu tur. ÖRNEK ÇALI MA Korunan alanlar, orman kaybını azaltarak ve toprak dura anlı ını artırarak toprak kaymalarına kar ı korumaya yardımcı olabilir. sviçre 150 yıldan uzun süredir Alpin ormanları korumak suretiyle, milyarlarca dolar de erinde korumayla sonuçlanan bir do al afet yönetim politikası takip etmektedir. klim de i ikli i, bütün hidro-meteorolojik afet türlerinin hükümeti, a açların a ırı tüketiminin ciddi çı lara, toprak iddetini artırma potansiyeline sahiptir; daha yo un ve kaymalarına ve sellere neden oldu unu kabul ederek sık ya murlar, çok daha fazla sayıda toprak kaymasıyla sıkı bir koruma ile restorasyon sistemi getirmi tir288. sonuçlanabilir282. Bu durum sviçre’de bir sorun olarak Orman me çereleri; kaya dü mesi, toprak kaymaları tanımlanmı tır283; toprak kaymalarındaki yeni tarihli ve çı lara kar ı koruma amaçlı yönetilmektedir289. 1987 artı lar, daha iddetli ya murlara ve hayvancılıktaki yılındaki ciddi bir sel olayının ardından, Federal Sel ve yüksek yo unlu a ba lanır284. Ormanların tra lanması da Orman Koruma Kararnamesi yoluyla ormanları do al dik yamaçlarda sı topraktaki kaymaların sıklı ını ciddi afetlere kar ı korunmada kullanmak amacıyla bir adım ölçüde artırabilir285. daha atılmı tır290. Do al afet yönetiminin dört temel unsuru belirlenmi tir: Afet de erlendirmesi, koruma Avrupa Komisyonu, “Tepe yamaçlarının tekrar gerekliliklerinin tanımlanması, tedbirlerin planlanması a açlandırılması, sı ancak yine de tehlikeli olan ve acil durum planlaması291. Ormanların kullanımı do al toprak kaymalarının (esas olarak çamur ve döküntü yıkımları önlemenin temel bir bile eni olarak kabul akımı) olu masını azaltmaya yardımcı olur” ve edilmi tir ve bugün sviçre ormanlarının toplam alanının “a ırı ormansızla ma genellikle toprak kaymasıyla yüzde 17’sini olu turan Alpin bölgesi ormanları, temel sonuçlanmaktadır286” yorumunda bulunur. sviçre’de olarak koruyucu i levleri için yönetilmektedir. nsanlar polen kayıtlarının incelenmesi, geçmi te antropojenik için önemli faydalarından ba ka, bu koruma ormanları orman tra lamasının ve tarımsal etkinliklerin artan yılda 2 ila 3,5 milyar Amerikan doları arasında oldu u toprak kayması hareketleri ile ili kili oldu una dair tahmin edilen hizmetler sunar292. güçlü kanıtlar sunmaktadır287. 150 yıl kadar önce sviçre
    • Uyum: Korunan alanların rolü 49Tablo 4: Korunan alanların do al felaketleri önleme veya azaltımdaki rolüne örneklerAfet Korunan Korunan Örnekler alanların rolü alanın habitat tipiSel Su ta kını için Bataklıklar, kıyısal • Sri Lanka’daki Muthurajawella Bataklıkları’ndan olu an iki rezerv, veya selin sulak alanlar, Colombo yakınında 3.068 ha’lık bir alanı kaplamaktadır. Seli zayıflatılması için turbalıklar, do al zayıflatmanın ekonomik de eri (2003 de erlerine çevrildi inde) yılda bo luk sa lama göller 5.033.800 Amerikan doları olarak tahmin edilmektedir259. Su akı ını emme Irmak kenarı ve • Madagaskar’daki Mantadia Milli Parkı’nın yukarı havzalarında orman ve azaltma da ormanları koruma faydaları, ürünlere yönelik azalan sel hasarı bakımından 126.700 Amerikan doları olarak hesaplanmı tır (1991 yılında Madagaskar 207 Amerikan dolarlık GSMH’ye sahipti)260.Toprak kayması, Topra ı, gev ek Dik yamaçlardaki • Seller ve toprak kaymaları Nepal’de sık görülen afetlerdir ve yılda yakla ıkkaya dü mesi ve kayaları ve karı ormanlar 200 ya ama mal olmaktadır261. Shivapuri Milli Parkı, Katmandu’da evselçı dura anla tırma tüketim için temel su kayna ıdır. Toprak kayması koruma tedbirleri parktaki 12 yerle kede uygulanmı tır262. Yeryüzü ve kar Yamaçların • 150 yıl önce sviçre hükümeti, orman kaybının ciddi çı lar, toprak hareketlerine kar ı üstünde ve kaymaları ve seller ile ili kili oldu unu kabul etmi tir263. Ormanların yüzde tampon altındaki ormanlar 17’si toprak kayması ve çı lara kar ı koruma için yönetilmektedir264, bu da yılda 2–3,5 milyar Amerikan doları de erinde hizmet sa lamaktadır265.Gelgit dalgaları ve Okyanus Mangrovlar, • Honduras’taki Rio Plátano Rezervi’nde ya ayan yerli topluluklar, balıkfırtına dalgaları baskınlarına kar ı bariyer adaları, habitatlarını geli tirmek ve dar kıyı eridinin erozyonuna kar ı koymak fiziksel bir engel mercan resifleri, için Ibans Lagünü’nün kıyılarını mangrov ve di er türlerle yeniden olu turma kum tepeleri a açlandırmaktadır266. • 2004 tsunamisinin ardından, resiflerin bir deniz parkında bulundu u Hikkaduwa, Sri Lanka’daki ara tırmalar, hasarın karaya sadece 50 m nüfuz etti ini ve dalgaların yalnızca 2 -3 metre yüksekli inde oldu unu göstermi tir. Resiflerin mercan madencili inden yaygın ekilde etkilendi i yakınlardaki Peraliya’da ise dalgalar 10 metre yüksekli e, hasar ve su baskını karanın 1,5 km içine kadar eri mi tir267. Gelgitin ani seviye Kıyı bataklıkları • Black River Lower Morass, Jamaica’daki en büyük tatlısu sulak alan de i imi için ekosistemidir. Bataklık, nehir sel suları ve denizden gelen ta kınlara ta kın bo lu u kar ı do al bir tampon i levi görmekte268 ve 20.000 insan için önemli bir sa lama ekonomik kaynaktır.Kuraklık ve Otlatma ve Özellikle otlaklar • Cibuti’deki Day Ormanları, bu önemli orman alanının daha fazla kaybınıçölle me çi neme baskısını ama aynı ve çöllerin geni lemesini önlemek için ba latılan yenile tirme projelerine azaltma zamanda kurak sahip bir korunan alandır269. ormanlar Kuraklı a Bütün kurak alan • Mali’de çölle me kontrolünde milli parkların rolünün farkına varılmı ve dayanıklı bitkilerin habitatları korunan alanlar kuraklı a dayanıklı türlerin önemli bir deposu olarak muhafazası görülmektedir270.Yangın Yangını kontrol Savanlar, kurak ve • Filipinlerdeki Kitanglad Da ı Milli Parkı’nda bölgedeki farklı etnik eden yönetim ılıman ormanlar, topluluklardan gönüllüler, yangın gözetleme görevini üstlenmektedir. sistemlerini bodur çalılıklar Gönüllü muhafaza giri imleri geleneksel toprak idaresi fikri ile sürdürme uyu maktadır ve kabile ileri gelenlerinden olu an bir konsey tarafından atamaları onaylanmaktadır271. Do al yangın Ormanlarda • Endonezya’daki Kutai Milli Parkı ve çevresindeki çalı malar 1982-3’teki direncini yangından orman yangınlarının, yangının ormanaltı bitkileri yoluyla yayıldı ı ve büyük sürdürme sı ınma bölgeleri, a açların ancak alevler sarma ıklardan atlayınca etkilendi i korunan sulak alanlar birincil ormanlardan ikincil ormanlara göre daha fazla a aç yok etti ini ortaya çıkarmı tır272. Benzer ekilde Amazonlardaki yeni ara tırmalar, yangın etkisinin korunan alanlarda görece olarak çevre alanlardan daha az oldu unu bulmu tur273. Ormanların bölünmesi ayrıca zemin örtüsünün kurumasına zemin hazırlayarak yangın tehlikesini artırır.Kasırgalar ve Acil fırtına Ormanlar, • Banglade ve Hindistan’da Sundarban olarak bilinen korunan mangrovfırtınalar hasarlarına kar ı mercan resifleri, sistemleri, sulak alan ve kıyıları dura anla tırmaya yardım eder ve tampon mangrovlar, karasal bölgeleri siklonlardan korumada Sundarban’ın rolüne katkıda bariyer adaları bulunur. Mangrovlar, siklonlar sırasında yüksekli i 4 m’yi a abilen fırtına dalgalarını kırabilir274 ve kıyı alanlarının, az miktarda ya da hiçbir mangrov örtüsü bulunmayan alanlara göre rüzgâr ve dalga kabarmalarından daha az etkilenen bu ormanlar tarafından korunmasıyla sonuçlanır.
    • 50 Bölüm 3 Namibya’da kurak çayırlardaki çöl olu umu © Nigel Dudley Japonya’da orman koruma çabaları, 15. ve 16. yüzyıllarda ta kın yatakları ve ormanların da içinde bulundu u toprak kaymalarına engel olmak için ba lamı tır254. do al ekosistemlerin muhafazası. Günümüzde Japonya’nın neredeyse 9 milyon hektar • A ırı hava olaylarının azaltımında önemli bir rol oynayan koruma ormanı bulunmaktadır ve 13’ü a ırı iklim tarımsal ormancılık sistemleri, teraslamalı tarım ve etkilerini azaltma ile ili kili olan 17 kullanıma sahiptir255. kurak arazilerde meyve a acı ormanları gibi geleneksel Ortado u’da, çayır erozyonunu engellemek için hima kültürel ekosistemlerin korunması. adı verilen korunan alanlar bin yıldan uzun bir süre önce • Bu tür sistemlerin bozuldu u ya da kayboldu u olu turulmu tur256. Geleneksel olarak yönetilen birçok durumlarda aktif veya pasif restorasyon fırsatı Yerli Halklar ve Topluluklarca Korunan Alan (ICCA) ve sunulması. kutsal do al sitler, a ırı hava olaylarının neden oldu u seller ve toprak kaymalarına kar ı korunmada do al bitki Bu tür ekosistem hizmetlerinin de eri önemli olabilir. örtüsünü kullanmaktadır257. Korunan alanların do al yıkım ABD’de kasırgalar ile ba lantılı sellerin azaltımında sulak riskini azaltmadaki en acil rolü, do al afetlerin etkilerini alanların rolüne ili kin yeni yayınlanan bir analiz, hektar iyile tirmeleridir. Bu bakımdan korunan alanlar üç temel ba ına yılda ortalama 8.240 Amerikan doları bir de er fayda sa lamaktadır: öngörürken, fırtından korunma hizmetlerinde ABD’deki • Gelgit dalgaları veya seller gibi do al afetlere kar ı kıyısal sulak alanların yılda 23,2 milyar Amerikan doları koruma sa layan kıyı mangrovları, mercan resifleri, sa layaca ı hesaplanmaktadır258. ÇÖZÜMLER Geni ölçekli planlama: Do al ekosistemlerin afetleri önleyebilece i ve azaltabilece i yerleri tanımlamak için ulusal ve bölgesel/sınır ötesi bir ölçekte do al fırsat analizleri, afet müdahale kurumları ile i birli i içinde yürütülmelidir ve topluluklara tampon görevi gören ya amsal ekosistem hizmetlerini güvenceye almak amacıyla hassas alanlarda yeni korunan alanların kurulması da dahil, ili kili ekosistem koruma stratejileri olu turulmalıdır. Bu, daha geni afet risk yönetimi planları ve sistemleri ba lamında üstlenilmelidir. Korunan alanların afet azaltımına olan katkısını daha iyi yansıtmak ve sürdürmek için bazı korunan alan yetkilileri, yönetim hedeflerini ve yönetim planlarının revizyonunu dikkate alabilir.
    • Uyum: Korunan alanların rolü 51Korunan alanların suyun korunmasındaki rolü ANA MESAJLAR klim de i ikli inin suyun eri ilebilirli i üzerinde genel bir olumsuz etkisininolması beklenmektedir. Su kaynaklarının daha de i ken hale gelmesi olasıdırve belirli alanlar daha az toplam ya ı alacaktır. Özellikle bulut ormanlarıve bazı ya lı okaliptüs ormanları olmak üzere kimi do al ekosistem, sutoplama havzalarındaki net suyu artırabilirken, ço u sulak alan su akı ınındüzenlenmesine yardım eder ve korunması iklim kaynaklı su baskısınıhafifletmeye yardımcı olabilir.Tehdit böylelikle teorik olarak su baskısını dü ürecektir. Ancak,Birçok ülke imdiden su azlı ı ya amaktadır293 ve yerel de i iklikler ve dalgalanmalar herhangi bir avantajıartması olasıdır. nsanlı ın co rafik ve geçici olarak dengeleyecektir299,300. Örnek olarak, bazı ılıman ve yarı-eri ilebilir su akı ının yarıdan fazlasını kullanmakta oldu u tropikal bölgeler daha az ya mur alırken, güney ve do uhesaplanmaktadır294. 2025’e gelindi inde yakla ık be Asya’nın özellikle ya ı lı mevsim süresindeki bir artımilyar insan su sıkıntısı çekebilir295. Su tedari ine yönelik yoluyla da olsa daha fazla suya sahip olmasıyeni yakla ımlara duyulan ihtiyaç giderek daha çok kabul beklenmektedir301. Dünyanın pek çok bölgesinde ya ı ıngörmektedir296. Sulama, su kıtlı ı durumunda zarar görecek uzamsal ve zamansal de i kenli inde artı olması olasıdır.ilk sektör olmasına ra men298, insanların su tüketiminin Hidrolojik rejim de muhtemelen di er etkenlerdendörtte üçü tarıma yöneliktir ve genellikle su çok verimsiz etkilenecektir. Örne in, Güney Afrika Cape Floristickullanılmaktadır297. Bölgesi’nde iklim de i ikli inin, hem yangın düzensizli i rejimini hem de yeraltı suyu ve dere akı ını de i tirenklim de i ikli inin suyun eri ilebilirli ini de i tirmesi yabancı i galci odunsu bitkilerin yayılma oranını artırmasıbeklenmektedir. Daha ılık ko ullar muhtemelen hidrolojik beklenmektedir.döngüyü hızlandıracak, tatlı su kaynaklarını artıracak veCayambe-Coca Do a Rezervi Bulut Ormanı, Ekvator © Kevin Schafer / WWF-Canon
    • 52 Bölüm 3 Korunan alanların rolü Genç ormanlar ve yabancı bitki a açlandırmaları da dahil Bulut ormanından elde edilen su kazancı, normal ya mur birçok orman, net su akı ını dü ürmektedir. Çünkü miktarının yüzde 100’ü ya da daha fazlası olabilirken, a açlar, çayır ve tahıllar gibi alternatif bitkilerden daha nemli alanlarda bu yalnızca yüzde 15–20 daha fazladır; yüksek su kaybı oranlarına sahiptir. Ancak di er do al fakat bu katkı bile kaliteli su kıtlı ı çeken toplumlar için ormanlar (özellikle tropikal da lık bulut ormanları ve bazı önemli olabilir. Bu su çıkarma i levi bulut ormanları ya lı ormanlar) toplam su akı ını artırır, böylelikle do al tra landı ı takdirde kaybolur; bu yüzden korunan alan ormanların tra lanma ihtimali olan durumlarda korunan sistemlerinde bulut ormanlarının dahil edilmesi, su tedarik alanların kurulması, su kaynaklarını korumaya yardımcı faydalarını güvenceye alıp sürdürmenin bir yoludur. olabilir302. Avustralya’daki ara tırma ayrıca kimi ya lı okaliptüs ormanlarının, su toplama havzalarından net su akı ını Bulut ormanı ku akları veya bölgeleri, tipik olarak artırabildi ini ileri sürmektedir (örnek çalı maya bakınız). büyük kıtasal iç da larda veya sırada larda 2000-3500 metre irtifalarda olu ur, ancak ada da larında deniz Birçok sulak alan ve nemçeker toprak, ya ı lı mevsim seviyesinden 400-500 metre kadar yukarıda olu abilirler303. boyunca anlık ya murun yakalanması ve depolanmasında, Bulut ormanları 381.166 km2’lik bir alanı kaplamaktadır yeraltı suyu kaynaklarının yeniden dolmasında ve özellikle (2004 rakamlarıyla); bunun yüzde 60’ı Asya’da, yüzde 25’i akı oranının yöneltilmesinde kilit bir rol oynar ve bu da Amerika Kıtası’nda ve yüzde 15’i de Afrika’dadır. Teorik sonuç olarak evsel, tarımsal ve di er kullanımlar için tüm da ılım daha da geni tir, ancak bu durum iklim de i ikli i yıl boyunca suya eri ebilirlik sa lar. Korunan alanlar; ile birlikte de i ebilir304. yangınları, odunsu bitkilerin istilasını, sürdürülebilir olmayan otlatmayı kontrol etmek için hem sulak alan Bulut ormanları, atmosferik nemi yapraklar ve di er bitki ekosistemlerinin sürekli i levini hem de yönetim rejimlerini örtüsü üzerinde yo unla tırarak “süpürme” yetene ine güvenceye alabilir. Di er kullanımlar bu sistemler üzerinde sahiptir, böylece su tedari ine katkıda bulunurlar305. Bulut iklim ile ili kili etkilerden kaçınmaya ve bu sistemlere ormanlarının toplam su tüketimi tipik olarak, da ların ba ımlı topluluklar için temel su hizmetlerini sürdürmeye alçak kesimlerinde bulunan ormanlardakinden çok daha yardımcı olabilir, çünkü bu, dü ey ya ı a bir katkıdır. dü üktür. Bu iki etken birlikte, bulut ormanlarından sızan akarsu akı ının, aynı miktardaki ya mur için daha büyük olma e iliminde oldu u ve aynı zamanda kurak dönemlerde daha güvenilir oldu u anlamına gelmektedir. ÖRNEK ÇALI MA Dünya çapında bir dizi hükümet ve belediye, içme suyu kaynaklarını korumak için ormanlarını korumaktadır. Avustralya’da, iklim de i ikli inin tehditlerine bakıldı ında etkili yönetim özellikle önem ta ımaktadır. Melbourne için iklim de i ikli i etkilerine dair tahminler akı ı verilerinin incelenmesi, a açlandırılmı su toplama artan sıcaklıklar, azalan ya mur ve daha a ırı iklim havzalarında su veriminin ormanın ya ı ile ili kili oldu u olaylarına dair bir öykü anlatmaktadır. Su kaynakları sonucuna varmı tır307. Orman bozulmasının ortalama yıllık üzerindeki potansiyel etkiler, azalan akarsu akı ından yüzey akı ını, yeti kin bir ormandakine kıyasla yüzde ötürü dü en arzı ve azalan akarsu akı larına da yol 50’ye kadar dü ürebilece i ve eski haline dönmesinin açabilen su toplama havzalarındaki artan çalı yangını 150 yılı bulabilece i hesaplanmı tır. Bunun sebebi riskini içermektedir ve su kalitesi üzerinde de bir etkiye ya lı ormanlardan olan su kaybının, genç ormanlara sahiptir306. kıyasla birim alan ba ına daha dü ük olmasıdır. Varılan sonuç, yangın ya da a aç kesimi yoluyla olu an orman Melbourne’un suyunun yüzde 90’ı ormanla tırılmı su bozulmasının kısadan orta vadeye kadar su verimini toplama havzalarından gelir. Bunun neredeyse yarısı dü ürdü üdür (bozulmadan hemen sonraki ilk birkaç yıl koruma altındadır ve kalanın büyük ço unlu u su hariç)308. toplama için yönetilmektedir. Su yönetimi için önem ta ıyan korunan alanlar; Kinglake Milli Parkı (IUCN Melbourne’da insanların iklim de i ikli inin etkileriyle II. sınıfı, 21.600 ha), Yarra Ranges Milli Parkı (II. sınıfı, ba a çıkmalarına yardım edebilecek bir dizi su kayna ı 76.000 ha) ve Baw Baw Milli Parkı’nı (II. sınıfı, 13.300 yönetim seçene i tespit edilmi tir. Su toplama havzası ha) içermektedir. Melbourne’un su toplama havzasının ve rezervuar yönetimi açısından bu seçenekler arasında, yönetimi, su verimi ile ormanların bozulması arasındaki çalı yangınları veya a aç kesimi ve buharla ma gibi ba lantıları açı a kavu turmada özellikle önem ta ıyan, bozulmalardan kaynaklanan su verimi etkilerini en aza havza bozulması ile havza su verimi arasındaki ili kiler indirgemek için a açlandırılmı havzaları yönetmek de üzerine deneysel ve analitik bir ara tırma programı ile yer almaktadır309. yönlendirilmektedir. 1939 yılındaki bir do al yangında tamamen ya da kısmen yanan, a açlandırılmı büyük Kaynak: WWF su toplama havzalarından toplanan ya mur ve yüzey
    • Uyum: Korunan alanların rolü 53Sulak alanlar, Dyfi Biyosfer Rezervi, Galler © Sue Stolton ÇÖZÜMLERKorunan alanlar; önemli su hizmetleri sa layan ormanları, sulak alanları vedi er ekosistemleri korumak ile iklim de i ikli inin bu hizmetler üzerindekietkilerine kar ı koymak için uyarlanabilir yönetim uygulamalarını kullanmakamacıyla olu turulabilir. Korunan alan çözümleri, iklim de i ikli i ko ullarıaltında su güvenli ini ele alan bütünle tirilmi ulusal uyum stratejileri veeylemleri ba lamında dü ünülmeli ve uygulanmalıdır.Bulut ormanları: Özellikle su tedari ini güvenceye almak maksadıyla, kalanbulut ormanlarının korunmasına küresel olarak acilen odaklanılmalıdır.Okaliptüs ormanları: deal yönetim stratejilerini geli tirmek için, ya lıokaliptüs ormanlarının su tedari ine olan faydalarının, iklim de i ikli iko ulları altında ek yangın tehlikesi ile nasıl dengelenece ine dair ara tırmagereklidir.Tatlısular: Genellikle dü ük bir temsiliyeti olan tatlısu biyomunun, korunanalanlardaki a ırlı ını artırmak için planlarda özellikle dikkat çekilmelidir.
    • 54 Bölüm 3 Korunan alanların temiz su tedari indeki rolü ANA MESAJLAR Temiz suya eri imin olmaması, kurak bölgelerdeki toplulukların yanı sıra neredeyse bir milyar ehir sakini için de çok kritik bir sorundur. Üstelik bu mesele, iklim de i ikli i altında muhtemelen daha da kötüye gidecektir. Orman ve sulak alan korunan alanları, içlerinde dünyanın en kalabalık ehirleri de olan geni kırsal ve kentsel nüfusa, ucuz ve temiz içme suyu sa lamaktadır. klim de i ikli i kar ısında temiz su kaynaklarını korumak çok önemlidir ve korunan alan sistemlerinin yaygınla ması ve etkin yönetimine yeterli yatırım arttır. Nepal’de yerel kaynak suyu © Simon de Trey-White / WWF-UK
    • Uyum: Korunan alanların rolü 55Tehdit Ulusal ve yerel yönetimler, bireyler ve topluluklar, örne inGeçti imiz yüzyılda dünya nüfusu üç katına çıkmı , ancak ekosistem hizmetleri ödeme (PES) tasarısı yoluyla finansinsani su talebi altı kat artmı tır310. Aynı zamanda birçok su korunmasına da320 yardım edebilece ini giderek dahahavzası, çe itli hidrolojik etkilere yol açan ormansızla ma fazla kabul etmektedir321.ve di er de i ikliklerden ötürü bozulmu tur311. klimde i ikli i di er baskılarla birle mekte ve mevcut krizi Ara tırmalar, dünyanın en büyük ehirlerinin yakla ıkderinle tirmektedir. klim modellerinin de i mesine üçte birinin (105 ehirden 33’ü) içme suyunun ciddira men; ya murlardaki büyük de i kenlikler, bazı bir kısmını, do rudan korunan alanlardan elde etti inibölgelerde artan su gerilimi (örn. periyodik kıtlıklar) ve göstermektedir322. Bu ehirlerin en az be tanesi dahaçevresel hizmetlerin bozulmasından ötürü, su kalitesinin suyu, korunan alanları içeren uzak havzalardan do aniklim de i ikli i tarafından olumsuz ekilde etkilenmesi kaynaklardan almaktadır. En az sekiz tanesi daha suyu,beklenmektedir312. 2008 tarihli IPCC raporu klim hidrolojik sistem i levlerini sürdürmeye öncelik verilenDe i ikli i ve Su u sonuca varmı tır: “Su miktarı ve bir ekilde yönetilen ormanlardan temin etmektedir.kalitesinde iklim de i ikli inden do an de i imlerin; gıda Bu muazzam ehirlerin di er birkaç tanesi ise bununmiktarını, güvenilirli ini, eri imini ve kullanımını etkilemesi tersine, su havzaları bozuldu u için su kaynakları ilebeklenmektedir313”. ilgili sıkıntılar ya amaktadır ve u anda sularını, su kaynakları açısından ta ıdıkları de er nedeniyle korunmasıTemiz su eksikli i imdiden, kamu sa lı ı üzerinde dü ünülen ormanlardan çekmektedirler. Mevcut korunandevasa bir etki yaratmaktadır. Yıllık ölümlerin yüzde alanların etkili yönetimi, bu su kaynaklarının korunması4’üne kar ılık gelen 2,2 milyon ölüm, temiz su eksikli i için elzemdir ve korunan alan sisteminin geni letilmesi,ve sıhhi temizli e ba lanmaktadır. ehirler kötü biçimde bu havzalara ait daha geni bir alanın iklim de i ikli i veetkileniyor: Asya’da 700 milyon, Afrika’da 150 milyon ve di er insan kaynaklı baskı unsurlarının bile iminin sebepLatin Amerika ile Karayipler’de 120 milyon ehir sakininin oldu u bozulmaya kar ı korunmasını garantiye alacaktır.yeterli içilebilir suya eri iminin olmadı ı hesaplanmakta314 Kentsel su kaynaklarını koruyan korunan alanlara ait bazıve bu rakamların artması beklenmektedir315. Suya eri im kilit örnekler bir sonraki sayfada tablo 5’te özetlenmi tir323.konusunda, topluluklar ve devletler arasındaki gerilimlerpolitik sorunlar yaratmaktadır316. Bütün bu baskılar iklim ÖRNEK ÇALI MAde i ikli i ko ulları altında artacaktır. Buzulların hızlı erimesi ço u And ülkesinde suKorunan alanların rolü tedari ini tehdit etse de, Ekvator’daki yenilikçi yi yönetilen do al ormanlar neredeyse daima, di er su bir emanet fonu, ba kentin su tedari i içintoplama havzalarından gelen sulara göre içinde daha az ya amsal önem ta ıyan iki korunan alandaçökelti ve kirletici bulunan yüksek kalitede su havza koruma tedbirlerinin do ru ekildesa lamaktadır317. Birkaç ülke halihazırda bilinçli ya da yönetilmesini sa lamaktadır.bilinçsiz olarak ormanları, içilebilir su tedarik etmeninuygun maliyetli bir yolu olarak kullanmaktadır. Sulak Quito’nun 1,5 milyon sakininin yakla ık yüzde 80’i, içmealanlar ve çayır habitatları da dahil di er do al habitatlar sularını iki korunan alandan temin etmektedir: Antisanada, sudaki kirlilik düzeylerini ve çözünmez maddeleri ve Cayambe-Coca Ekolojik Rezervi. Resmi olarakazaltmada kilit bir rol oynarlar. Sulak alanlar yüksek besin Ekvator’un milli park sisteminin bir parçası olarakmadderi ile de ba etmede oldukça etkili olabilir ve bazı korunuyor olsalar da, bu rezerv alanları, içlerinde ya dasu bitkileri toksik maddeleri dokularında biriktirerek, içinde etraflarında ya ayan 27.000 insan tarafından büyükbayeti tikleri suyu safla tırabilir318. Örne in Florida’nın servi hayvan, süt inekçili i ve kereste ürünleri üretimibataklıklarında, sulak alanlara giren atık sudaki azotun amacıyla da kullanılmaktadır324.yüzde 98’i ve fosforun yüzde 97’si, su yeraltı deposuna Rezervlere yönelik tehditleri kontrol etmek içinvarmadan önce uzakla tırılır319. hükümet, yukarı havzalarda korumanın daha katı yaptırımı ile hidrolojik i levleri geli tiren ya da koruyan,Kentsel içme suyu sa layan ormanlık su havzalarının su kuyularını korumak, erozyonu önlemek ve nehirbirço u zaten korunmaktadır. Bazen bu durum onaylanır kıyıları ile yamaçları dura an hale getirmek amaçlıve korunan alan olu turulması için havza koruma temel önlemleri de içeren, havzaları korumayı hedefleyenbir sebep olmu olur. Bu gibi durumlarda suyun de eri eylemleri vurgulayacak yönetim planlarını tasarlamakbazen, ehrin etrafında ba ka türlü kaybolacak olan için yerel bir STK ile çalı maktadır325. Korunando al alanların korunmasına fırsat sa lamaktadır. Di er alanların daha etkin yönetimine, 2000 yılında Do aldurumlarda, korunan alanların havza olarak de eri Kaynakları Koruma Te kilatı (TNC) ve Birle ik Devletlertanınmamı ve mansaptaki faydalar geçici ama yine Uluslararası Kalkınma Kurulu u’ndan (USAID) alınande sosyal ve ekonomik açıdan önemli olarak kalır. Bazı destekle olu turulan bir emanet fonu (Fondo del Agua,durumlarda tam bir koruma, nüfus baskısı veya mevcut ya da FONAG olarak bilinen) sayesinde ula ılmaktadır.arazi mülkiyet dokusundan ötürü elveri li olmayabilir, Fon, kritik arazilerin kazanımı ve geli tirilmi tarımsalancak su kalitesini (örne in bir orman yönetimi sertifika uygulamalar da dahil havza koruma tedbirlerininsistemi yoluyla) sürdürme ve geli tirme odaklı çoklu finansmanına yardım etmektedir326.amaç yönetimi ve restorasyonunu da dahil olmak üzereçok sayıda ba ka orman yönetim seçene i mevcuttur. Kaynak: TNC
    • 56 Bölüm 3 Tablo 5: Korunan alanlardan su alan büyük ehirler Kent Korunan Alan Mumbai, Hindistan angay Ghandi Milli Parkı (IUCN II.sınıfı, 8.696 ha) Jakarta, Endonezya Gunung Gede Pangrango & Gunung Halimun (IUCN II. sınıfı, 15.000 ha & 40.000 ha) Karaçi, Pakistan Kirthar Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 308.733 ha) & 5 yaban hayatı koruma alanları (toplam 318.391 ha) Tokyo, Japonya Nikko Milli Parkı (IUCN V. sınıfı, 140,698 ha) & Chichibu-Tama Milli Parkı (V. sınıfı,121.600 ha) Singapur Bukit Timah & Merkezi Su Toplama Havzası Alanı, (IUCN IV. sınıfı, 2.796 ha) New York, ABD Catskill Eyalet Parkı (IUCN V. sınıfı, 99.788 ha) Los Angeles, ABD Angeles Ulusal Ormanı (VI. sınıfı, 265,354 ha) Bogota, Kolombiya Chingaza Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 50.374 ha) Cali, Kolombiya Farallones de Cali Milli Parkı (IUCN II. kategori, 150.000 ha) Medellin, Kolombiya Alto de San Miguel Rekreasyon Parkı & Yaban Hayat Barına ı (721 ha) Belo Horizonte, Brezilya Mutuca, Fechos, Rola-Moça & 7 di er küçük korunan alan (17.000 ha) Brasilia, Brezilya Brasilia Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 28.000 ha) Rio de Janeiro, Brezilya Tijuca Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 3.200 ha) & ehir alanında 3 ba ka park Sao Paulo, Brezilya Cantareira Eyalet Parkı (IUCN II. sınıfı, 7.900 ha) & 4 ba ka eyalet parkı Salvador, Brezilya Lago de Pedra do Cavalo & Joanes/Ipitinga Çevre Koruma Alanı (IUCN V. sınıfı) Santo Domingo, Be korunan alana sahip Madre de las Aguas (Suların Anası) Koruma Alanı Dominik Cumhuriyeti Caracas, Venezüella Guatopo (122,464 ha), Macarao (15,000 ha) ve Avila Milli Parkı (85.192 ha, tümü IUCN II. sınıfı) Maracaibo, Venezüella Perijá Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 295.288 ha) Barselona, spanya Sierra del Cadí-Moixeró (IUCN V. sınıfı, 41.342 ha) & Pedraforca (IUCN V. sınıfı 1.671 ha) Madrid, spanya Peñalara (15.000 ha) & Cuenca Alta del Manzanares (IUCN V. kategori, 46.323 ha) Viyana, Avusturya Donau-Auen Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 10.000 ha) Sofya, Bulgaristan 2 milli park (Rila & Vitosha) ve Bistrishko Branishte Biosfer Rezervi badan, Nijerya Olokemeji Orman Rezervi (7.100 ha) & Gambari Orman Rezervi Abidjan, Fildi i Sahili Banco Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 3.000 ha) Nairobi, Kenya Aberdares Milli Parkı (IUCN II. sınıfı, 76.619 ha) Dar es Salaam,Tanzanya Uluguru Do a Rezervi (IUCN II. sınıfı) Cape Town, Güney Cape Peninsula Milli Parkı (29.000 ha) & Hottentots Holland Do a Rezervi (IUCN IV. sınıfı, 24.569 ha) Afrika Durban, Güney Afrika Ukhlahlamba-Drakensberg Parkı, (IUCN I. kategori [yüzde 48] & II. kategori [yüzde 52], 242.813 ha) Johannesburg, Güney Maluti/Drakensberg Sınırötesi Parkı & Ukhlahlamba-Drakensberg Parkı (yukarıya bakınız) Afrika Harare, Zimbabve Robert McIlwaine (55.000 ha) & Robertson Gölü Rekreasyon Parkları (8.100 ha, her ikisi de IUCN V. sınıfı) Sidney, Avustralya Blue Mountains ve Kanangra-Boyd Milli Parkları ve 2 di er korunan alan Melburn, Avustralya Kinglake (21.600 ha), Yarra Range (76.000 ha) & Baw Baw Milli Parkı (13.300 ha hepsi IUCN II. sınıfı) Perth, Avustralya Yanchep Milli Parkı (IUCN Ia sınıfı, 2.842 ha)
    • Uyum: Korunan alanların rolü 57Rio de Janeiro’da gece © Nigel Dickinson / WWF - Canon ÇÖZÜMLEROrman su toplama havzalarının korunması: Özellikle ormanlar ve di erbitki örtüsündeki çevresel bozulmanın su kalitesini dü ürdü ü yerlerde,geli tirilmi korunan alan yönetimine yatırım yapılması ve önemli suhavzalarının kapsamlı ulusal uyum stratejileri çerçevesinde ele alınmasıiçin korunan alan sisteminin geni letilmesi gerekir.Sulak alanların yönetilmesi: Sulak alan i levlerini zayıflatan i galciyabancı türlerin uzakla tırılması yoluyla önemli i levlerinin sürdürülmesi.Orman yönetimi ve su tedari i yakla ımlarının bütünle tirilmesi:Temiz su tedari inde, korunan ormanların mümkün olan en etkili ekildekullanılmasını sa lamak amacıyla çevre bakanlıkları, özel ve resmi korunanalan kurumları ve su irketleri arasında i birlikçi yakla ımlar gereklidir.Çevresel Hizmetler Ödeme tasarılarının uygulanması: Latin Amerika vedi er yerlerden alınan dersler, su toplama havzalarındaki bitki örtüsününsaklanmasının mansap faydalarına yol açması gibi toprak yönetimiseçeneklerinin oldu u alanlardaki topluluklar ya da arazi sahipleri içinmaliyet telafisi modelleri sa layabilir.
    • 58 Bölüm 3 Korunan alanların deniz ve tatlısu balıkçılı ını desteklemedeki rolü ANA MESAJLAR A ırı balık avı ve zarar verici avlanma teknikleri yüzünden balıkçılık küresel olarak gerilemektedir. klim de i ikli i bu gerilemeyi hızlandıracak gibi görünmektedir. Deniz ve tatlısu koruma alanlarının, balık stoklarının yeniden olu umuna yardım edebilece i ve sınırlarının ötesindeki stokları tazelemek için depo olarak hareket edebilece ine dair oldukça çok kanıt vardır. Daha genel bir bakı la korunan alanlar, di er baskıları uzakla tırmak suretiyle iklim de i ikli inin bazı etkilerine kar ı sucul topluluklarının direncini artırabilir. A ırı ölçüde hassas oldu u bilinenler de dahil, bu tür korunan alanları en uygun yerlerde konumlandırmak için dikkatli planlama gereklidir. Tehdit arasında balıkçılık, genel ekolojinin bozulması ve insanların Deniz ekosistemleri karma ıktır ve iklim de i ikli inin gıda kaynakları üzerindeki do rudan etkileri açısından getirdi i ek baskılar olmadan bile çe itli unsurların baskısı muhtemelen en önemlisidir327. Pek çok tatlısu ekosistemi de altındadır; balıkçılık (hem türlerin do rudan stoktan benzer baskılar altındadır ve denizler gibi dü ük koruma kaldırılması hem de deniz yata ında trol avcılı ının etkileri altındadır. klim de i ikli inin balık yataklarının gibi ba lantılı zararlar yüzünden); kirlilik ve ötrofikasyon; gerilemesinde a ırla tırıcı bir etken oldu u yaygın olarak istilacı türler ve hastalıkların getirilmesi; madencilik ve kabul görmektedir. Balık azalmasının temelinde yatan petrol çıkarılması; kıyısal kalkınma ve turizm. Bunlar sebepleri tanımlamak zordur. Deniz türlerinin; yumurtalar, Mafia Adası Deniz Parkı’nda geleneksel balıkçılık, Tanzanya © Meg Gawler / WWF-Canon
    • Uyum: Korunan alanların rolü 59larvalar, yavrular ile beraber, co rafi olarak ve farklı su Korunması Sözle mesi (OSPAR) Komisyonu Denizcilikseviyelerinde bulunan eri kinler olmak üzere karma ık Sahası’nda 288 bireysel inceleme devam ettirerek, iklimhayat hikâyeleri vardır, bu da belirli de i im etkenlerinin de i ikli inin deniz türlerinin da ılımı ve bollu undakietkisini tahmin etmeyi güçle tirmektedir328. Dahası içgöç etkilerine dair kanıtlar aramı tır. Buna göre, vakalarınve üretkenlik, uzun vadeli e ilimleri tanımlamayı yakla ık dörtte üçünde iklim de i ikli i önemli ölçüdegüçle tirecek ekilde yıldan yıla de i me e ilimindedir329. önemli bir etkendir. Özellikle de ara tırmaların; a)Sorunlar veri eksi i nedeniyle a ırla maktadır; ço u deniz da ılımlarında kuzeye do ru bir kayma ya da derinle me;balık sto unun durumu geli mi ülkelerde bile pek b) kuzey kesimde bolluk artı ı ve da ılımın güney kesimdebilinmemektedir. bir dü ü bulundu unu ortaya çıkardı ı balık türleri için geçerlidir. Ara tırma, balıkçılık baskının hafiflemesi gibiHer eye ra men, daha yüksek sıcaklıklara verilen geni ölçekli habitat etkilerini azaltmak için gerekenbasit bir müdahaleden daha karma ık olan iklim adımların, temel bir uyum stratejisi olabilece i sonucunade i ikli inin, balık yatakları üzerindeki etkisinin bir varmı tır335. Ön ara tırmalar, insanların beslenmesindetanımını yapmaktayız331. Deniz balıkçılı ı için, okyanus zincirleme etkisi olacak ekilde bazı tatlısu balıkçılı ınınkimyasındaki de i iklikler genel olarak önemli olabilir, da iklim de i ikli inin bir sonucu olarak azalaca ını ileribunun en çok bilineni ise okyanus asitlenmesidir332. Larva sürmektedir336.ta ınımını333 ve dolayısıyla nüfus dinamiklerini etkileyecekolan okyanus döngüsü de ayrıca de i ecektir. Topluluk Denizlerdeki balıkçılı ın potansiyel iklim de i ikli inedüzeyinde, bir ya da iki önemli tür üzerindeki etkiler kar ı hassasiyeti, göstergeye dayalı bir yakla ımla 132daha büyük de i iklikler getirebilir. Üstelik, iklim ile di er ülke için hesaplanmı tır. En yüksek hassasiyet orta veinsan baskıları arasındaki sinerjik etkiler büyük olasılıkla batı Afrika’da (örn. Malawi, Gine, Senegal ve Uganda),önemlidir. Tatlısu balıklarının, örne in azalan su miktarı334 Peru ve Kolombiya’da ve tropikal Asya’da (örn. Baglade ,ve oksijen kıtlı ından etkilenmesi de olasıdır. Kamboçya, Pakistan ve Yemen) bulunmu tur337. klim de i ikli inin, deniz balıkçılı ı üzerindeki etkilerine Korunan alanların rolüdair bazı önemli bölgesel ara tırmalar bulunmaktadır, Deniz ve tatlısu koruma alanları, mercan resifininfakat ulusal ya da bölgesel ölçekteki birle ik etkileri beyazla ması gibi yıkıcı olaylar sonrasında popülasyonlarıtahmin etmek zordur. Uluslararası Deniz Ara tırmaları yeniden olu turmak amacıyla üreme için güvenli bölgelerKonseyi (ICES), Kuzey-Do u Atlantik Deniz Çevresinin sa layarak, a ırı balıkçılık ve iklim de i ikli inin balıkTablo 6: Deniz Koruma Alanlarının (DKA) balıkçılık üzerindeki etkisi – dünyadan yeni ara tırmaörnekleriDKA’lar Artan balık Kom u sayısı alanlara yayılmaMedes Adaları DKA, spanya343Columbretes Adaları Deniz Rezervi, spanya344Côte Bleue DKA, Fransa345Cerbere-Banyuls ve Carry-le-Rouet DKA’ları, Fransa ve Medes, Cabrera, Tabarca, veCabo de Palos DKA’ları, spanya346Nabq Yönetilen Kaynak Korunan Alanı, Mısır347Mombasa DKA, Kenya348Malindi ve Watamu Milli Deniz Parkları, Kenya349Saldanha Körfezi, Langebaan Lagünü, Güney Afrika350Apo Adası, Filipinler351Wakatobi Deniz Milli Parkı, Endonezya352Monterey Körfezi Ulusal Deniz Sı ına ı; Hopkins Deniz Ya amı Barına ı; Point LobosEyalet & Ekoloji Rezervi; Big Greek Deniz Ekolojik Rezervi, ABD353Soufrie`re Deniz Yönetim Alanı, St Lucia354Abrolhos Ulusal Deniz Parkı, Brezilya355Rottnest Adası, Batı Avustralya356Not: yukarıda de inilen çalı maların hepsi kom u alanlara yayılma (yani DKA’dan çevreye yayılma) olgusunu incelememi tir
    • 60 Bölüm 3 stokları üzerindeki birle ik etkisini dengelemede önemli rezervin sınır uzunlu u (alan oranına göre daha büyük bir araç sunar. Balıkçılık yönetimine ihtiyati bir yakla ım, kenar da ılımı artırır); sınırın bo luklu olu u ve sürekli deniz ve tatlısu ekosistemleri ile balık stokları üzerindeki habitat türü varsa dı arı göçün te vik edilmesi340. Tablo mevcut baskı unsurlarını azaltmaya çalı acaktır: Deniz 6 kimi yeni ara tırmayı özetlemektedir. ekosistemlerinde iklim de i ikli inden kaynaklanan • Hassas türler için barınak sa lanması: Küçük boyutlu sorunların hepsini çözemese de, balık stoklarını bozulmalara veya dü ük balıkçılık baskısına bile sürdürmede daha yüksek bir olasılık sunabilir. direnecek bir sı ınak sa lanması. • Habitat hasarının önlenmesi: Bütün balıkçılık çe itleri, WWF için yürütülen geni bir de erlendirmede, Roberts ba lantılı olarak hasar yaratır: Trol avcılı ı ve dinamit ve Hawkins (2000) tam olarak korunan rezervlerin deniz kullanımı en ciddi olanlardır, fakat olta avcılı ı bile bir balıklarına getirdi i bir dizi faydayı tanımlamı tır: miktar bozulmayla sonuçlanır ve çöpler dipte ya ayan • Balıkçılık alanlarındaki stokları yenileyen döllerin topluluklara hasar verebilir. yeti mesi: Ara tırmacılar deniz koruma alanlarında (DKA), özellikle etraftaki alanlarda yo un balıkçılık • Do al biyolojik toplulukların geli iminin te vik yapılıyorsa, balık yo unlu unun genel olarak yüksek edilmesi (balıkçılık alanlarında bulunan topluluklardan oldu u sonucuna varmı tır338. 80 farklı DKA’da yapılan farklı olabilir): Örne in ili’de bir DKA’nın kurulması 112 ba ımsız çalı maya dair yeni bir de erlendirme, kum midyesi yataklarının, kaya midyeleri ile yer rezerv içindeki tüm biyolojik ölçümlerin çevre alanlara de i tirmesine neden olmu tur. Bunun nedeni, (ya da bir DKA kurulmasından önce aynı alandakilere) kum midyesini kontrol eden ancak ba ka yerlerde göre çarpıcı ekilde yüksek oldu unu ortaya çıkarmı tır. a ırı tüketilmi olan avcı salyangoz Concholepas Referans alanlarına göre DKA’larda yalnızca 1 ila 3 concholepas’ın ıslah edilmesidir341. yıl sonra; popülasyon yo unlu u yüzde 91, biyokütle • Yıkıcı insan bozulmalarının yenilenmesi için olanak yüzde 192 ve ortalama organizma boyutu ve çe itlili i sa lanması: Bütün türleri ve etkili ekosistem i levleri ile yüzde 20–30 oranında daha yüksek olmu tur. Dahası bu birlikte sa lıklı ekosistemlerin büyük ani bozulmalardan artı lar küçük DKA’larda bile görülmü tür339. sonra yenilenmesi, a ırı kullanım yüzünden zaten zayıf • Eri kin ve yavru balıkların balıkçılık alanlarına dü mü olan ekosistemlere göre daha olasıdır342. Bu yayılması: DKA’lar içinde popülasyon ve balık fayda, iklim de i ikli i ko ulları altında daha da önem bireylerinin boyutları arttıkça, çevre sulara yayılmaya kazanacaktır. ba larlar, bu da balıkçılık etkinlikleri için ek kaynak sa layarak ve daha büyük popülasyonları olu turmaya Korunan tatlısu alanlarının balıklar üzerindeki etkisi yardım eder. Yayılımı etkileyen altı unsur vardır: daha az ele alınmı tır, ancak yararlı etkilere i aret eden Korumanın ba arısı; DKA’nın kurulma süresi; DKA kanıtlar vardır; örne in Malawi Gölü için. Malawi’de dı ındaki balıkçılık yo unlu u; türlerin hareketlili i; insanların tüketti i hayvansal proteinin yakla ık yüzde ÖRNEK ÇALI MA Papua Yeni Gine’de, özellikle deniz kaynaklarını ve biyoçe itlili i iklim de i ikli i kar ısında korumak için yeni bir deniz koruma alanı a ı tasarlanmaktadır klim de i ikli i, hem mercan resifleri hem de deniz gelen larvalarla yenilemesini sa lamaya çalı maktadır. kaynakları üzerindeki mevcut baskılara yenilerini A ın planlanması sırasında, toplulukların deniz kayna ı ekleyecektir. Mercanların beyazla ması ve ölümüne yol ihtiyaçlarının da ele alınmasını güvenceye almak için açan artan deniz sıcaklıkları ve mangrovlar ile ayrıca sosyoekonomik çalı malar yürütülmü tür. kaplumba a yumurtlama alanları gibi kritik kıyı Bu çabalar, okyanus asitlenmesinin mercan resifleri habitatlarını tehdit eden deniz seviyesi yükselmeleri üzerindeki etkilerine yönelik olmasa bile, alanın olacaktır. ekosistemlerindeki di er baskı unsurlarını dü ürmeye katkısı olacaktır ve bunun da ekosistemlerin dirençlerini Do al Kaynakları Koruma Te kilatı (TNC), özel olarak artırmada kritik bir rol oynaması beklenmektedir. iklim de i ikli ine direnç için tasarlanan bir deniz koruma alanı (DKA) a ı geli tirmek amacıyla, Papua Yeni Bu yakla ım zorunlu olarak katılımcıdır, çünkü Gine’deki Batı Yeni Britanya li, il ve ta ra hükümetleri ve nihayetinde yerel topluluklar, bölgedeki karar alma Kimbe Körfezi’nin biyolojik açıdan en zengin alanlarındaki yetkisini olu turmaktadır367. Yerel olarak yönetilen deniz toplulukların birço u ile çalı malar yürütmektedir366. alanları, yerel yönetimlerin yasal çerçeveleri altında Bu a her bir habitat tipinin temsiliyetini garanti altına kurulmaktadır ve bütün DKA a ını kapsamak amacıyla almayı, larva da ılımı için ekolojik ba lantıyı sürdürmeyi Körfez çapında bir olu um için planlar geli tirilmektedir. ve geçmi teki mercan beyazla ması olaylarına kar ı Alandaki ön ara tırmalar oldukça küçük DKA’ların bile daha dayanıklı oldu u kanıtlanmı alanlar gibi iklim bazı balık stoklarını yenilemede etkili olabilece ini368 ve de i ikli i etkileri altında ya amını sürdürme ihtimali dolayısıyla uzun vadeli gıda güvenli i sa ladı ını ortaya olan alanları korumayı amaçlamaktadır. Bu çabalar, koymaktadır. Yerel olarak yönetilen dört büyük deniz mercan resiflerinin artan deniz sıcaklıklarının etkileri alanı çoktan kurulmu durumdadır ve altı tanesi daha altında ya amını sürdürmesini güvenceye almayı ve geli im a amasındadır369. beyazla madan etkilenen mercanların, sa lıklı resiflerden Kaynak: Do al Kaynakları Koruma Te kilatı (TNC)
    • Uyum: Korunan alanların rolü 61Tablo 7: Tam olarak korunan deniz rezervlerinin mercan resifi alanlarındaki balıkçılık üzerindekietkilerine dair bilgi birikimi363Rezervdeki etki Bilimsel durumSınırlar içinde balık ve omurgasız biyokütle artı ı Onaylanmı ve geni ölçüde raporlanmı tırEri kin bireylerin kom u yatakları desteklemek üzere yayılması Birkaç çalı mada teyit edilmi tirYakınlardaki balık içeren resiflere demografik destek sa lamak Beklenen bir durumdur, ancak ispatlanmamı tıramacıyla larvaların yayılmasıArtan mercan birikimi (Karayipler) u ana kadar birkaç çalı mada onaylanmı tırGeli en biyoçe itlilik Karı ık sonuçlar vardır (olumlu, olumsuz veya etkisiz olarak raporlanmı tır)75’i balıkçılıktan sa lanır ve önemli bir istihdam Mevcut ço u DKA kıyı sularındadır. Di er ço u eyinkayna ıdır357. Ancak, geçti imiz yıllarda ciddi bir gerileme yanısıra, balık stoklarını yenilemek amacıyla derinsöz konusudur358. Ara tırmalar Malawi Gölü Milli Parkı360 denizlerin (pelajik) korunması364 için DKA’lara hem detarafından sa lanan bir yıllık bir borç erteleme359 ve tatlısu koruma alanlarına verilen destek artmaktadır.korumanın, tutulan balık sayısında artı la ve yerel balıkçı Bunlar iklim de i ikli i sonucu görülmesi muhtemeltoplulukların refahıyla sonuçlandı ını göstermektedir. Lao olan de i imleri (örne in balıkların larva dönemlerininPDR’deki ara tırmalar, korunan alanlardaki ortak yönetim konumları) göz önüne alarak planlanmalıdır, aksi takdirdeyakla ımlarının kısmen balıkçı topluluklardaki geleneksel yanlı yerlerin korunması söz konusu olabilir365.ekolojik bilgi seviyesinin yüksek olmasından dolayı balıkyataklarını korumada özellikle ba arılı oldu unu ortaya Korunan alanlar iklimsel olmayan baskıları, özelliklekoyar361. de de arj yolları üzerindeki baskıyı gidermek yoluyla deniz ve su ekosistemleri ile türlerin direncini artırabilir. A ırı hassasiyet olasılı ı olan alanlarda yeni korunanDünya çapındaki mercan resifleri, pek çok yerde yüzde alanların kurulması gerekmektedir. Korunan alanlar,95’i a an oranlarda yaygın azalma ya amaktadır, bu da iklim de i ikli inin balık popülasyonları üzerindekikorunan alanların rolü de dahil olmak üzere resiflerin etkilerinin hepsini, örne in okyanus kimyasındakikorunmasına yönelik yo un bir ilgi yaratmaktadır362. de i ikliklerden kaynaklananları, çözemeyecektir. Ancak,Resifler ayrıca birçok balık için önemli üreme alanlarıdır. iklim de i ikli inin birçok balık türü üzerindeki etkileriniDKA’lar, resiflerin kar ı kar ıya oldu u sorunların hepsini çevreleyen devasa bilimsel belirsizlikler dü ünüldü ünde,olmasa da bazılarını çözebilir. Mercanlar konusunda korunan alanlar kapsamlı bir uyarlamalı yönetimDKA’ların etkinli ine dair mevcut bilgiler Tablo 7’de yakla ımının bir parçası olarak balık yatakları için birözetlenmi tir. sigorta mekanizması sa layabilir. ÇÖZÜMLER klim de i ikli inin tehdidi altındaki balık stokları için bir depoolarak yerel topluluklarca kabul edilen ve yönetilen, deniz ve tatlısukorunan alanlarının kurulması. Bu tür korunan alanlar, etraftaki balıkpopülasyonları üzerindeki etkileri açısından dikkatlice izlenmelidir vegerekirse boyut ve yönetim rejimleri uyarlanmalıdır.Deniz ve tatlısu koruma alanlarında tahmin edilen iklim de i ikli ininı ı ında planlama yapılması ve en uygun konumda ve mümkün olan en iyiboyut ve ba lantılarla kurulmalarının sa lanması.klim de i ikli inin balıkçılık üzerindeki etkilerini ele almak için kapsamlıbir uyarlamalı yönetim stratejisinin bir parçası olarak deniz sistemlerinindirencinin artırılması ve deniz koruma alanlarının yönetilmesi.
    • 62 Bölüm 3 Korunan alanların tahılların yabani akrabaları ve yerel çe itleri muhafazaya katkısı ANA MESAJLAR Tahılların yabani akrabaları ve geleneksel tahıl çe itleri (yerel çe itler), modern tahıl türlerinin iklim de i ikli ine uyum göstermesine yardım etmede kullanılabilecek genetik malzeme içerir ve pek çok geleneksel tür, kuraklık gibi iklim a ırılıklarına daha iyi uyum sa lamı tır. Korunan alanlar bu ya amsal tarımsal kaynak için yerinde uygun maliyetli koruma sa lar. North Air’de kalıntı yabani süpürge darısı tarlası, Nijer © John E. Newby, WWF-Canon Tehdit ekonomik de erine dair küresel tahminler, yılda yüz IPCC’ye göre ortalama sıcaklık artı ı 1–3oC’yi milyonlarca dolarla on milyarlarca dolar arasında a arsa, küresel gıda üretimi potansiyelinin dü mesi de i mektedir378. Bununla birlikte, bu kaynak habitat muhtemeldir370. Etkilere dair hâlâ fazlaca belirsizlik olsa kayıpları ve di er etkenler yüzünden tükenmektedir379. da; küresel gıda güvenli inde bir azalmayı, Afrika’da belirli klim de i ikli i tahılların yabani akrabalarına yönelen sorunlar373 ile geli mi ve geli mekte olan dünya arasında tehditleri de artırabilir380. Modellemeler bazı tahılların gıda arzında artan farklılıklar373 ve tahıl kıtlı ı nedeniyle yabani akrabalarının yüzde 97’sinin da ılım büyüklü ünde artan kötü beslenme riski374 getirmesi mümkündür. bir azalmayla kar ıla abilece ini ve yüzde 16-22’sinin Tarım, hızla de i en ko ullara ve belki de artan bitki soyunun tükenme tehdidi altında oldu unu öne hastalıklarına uyum göstermek zorunda kalacaktır375; sürmektedir381. Gıda arzını dengeleme stratejileri, tahılların etkiler kısmen bitkinin uyum kuvveti ile belirlenecektir376. yabani akrabaları ile yerel çe itlerin yerinde (in-situ) Tahılların yeti tirilmesinde kullanılan genetik malzemenin koruma stratejilerini de içermelidir. Fakat ürün çe itlili i büyük kısmı, yakın akraba olan yabani türlerden (tahılların merkezlerinden (tahılların yabani akrabalarının yo un yabani akrabaları - CWR) ve geleneksel tahıl çe itlerinden olması muhtemel (yerel çe itler)377 gelmektedir ve birarada tarımsal olan) bazılarında koruma, ortalamanın oldukça altındadır biyoçe itlilik olarak adlandırılır. Tarımsal biyoçe itlili in ve ulusal korunan alan stratejilerinin bu konuyu ele alması açık bir gerekliliktir382.
    • Uyum: Korunan alanların rolü 63Tablo 8: Korunan alanlar içinde muhafaza edilen bazı tahılların yabani akrabalarıÜlke Korunan alan Tahılların yabani akrabası ve yerel çe itlerle ba lantısıArjantin Nahuel Huapi Milli Parkı (MP), IUCN II. sınıfı, 475.650 ha Patatesin yabani akrabasını barındırır (Solanum brevidens ve S. tuberosum)385.Ermenistan Erebuni Devlet Rezervi, IUCN Ia sınıfı, 89 ha Yabani bu day (Triticum spp.)Avustralya Border Ranges MP, IUCN II. sınıfı, 31.683 ha Limon meyvesindeki hastalı a direnci artırmaya yardım eden Microcitrus australasica386.Bolivya Madidi MP, IUCN II. sınıfı, 1.895.750 ha Pampalarda yabani ananas (Ananas sp.) yaygındır387.Kamerun Waza MP, IUCN II. sınıfı, 140.707 ha Yabani pirinç gibi uzun ömürlü çayır (Oryza barthii) ve Sorghum sp.388Çin Xishuangbanna Do a Rezervi, IUCN V. sınıfı, 247.439 ha 38 türün önemli gen kaynaklarına sahip oldu u belirlenmi tir389.Costa Rica Volcán Irazú MP, IUCN II. sınıfı, 2.309 ha Yabani avokado ve avokadonun yakın akrabası P. schiedeana390Çek Cum. Sumava MP, IUCN II. sınıfı, 68.520 ha Pek çok yabani meyve a acı391Ekvator Galapagos Adaları, 766.514 ha (karasal alan) Endemik domates (Lycopersicon cheesmanii)392Etiyopya Bale Da ları MP, IUCN II. sınıfı, 247.100 ha Alçak enlemli ormanlarda kahve (Coffea arabica)393Guatemala Mario Dary Rivera, IUCN III. sınıfı, 1.022 ha Nadir bir biber, Capsicum lanceolatum394Almanya Schorfheide-Chorin Biyosfer Rezervi, 129.161 ha Antik tahıl ve sebze türleri için yeti tirme programları395Hindistan Silent Valley MP, IUCN II. sınıfı, 8.952 ha Kakule, biber, tatlı patates, fasülye vs. tahılların yabani akrabalarıEndonezya Bukit Baka - Bukit Raya MP, IUCN II. sınıfı, 181.090 ha Jackfruit (Artocarpus spp.), durian, çin a acı (L. chinensis) ve mango396ran Touran Korunan Alanı, IUCN V. sınıfı, 1.102.080 ha Arpanın yabani akrabası (Hordeum sp.)397.Kırgızistan Besh-Aral Devlet Rezervi, IUCN Ia sınıfı, 63.200 ha Ceviz (Juglans regia), armut ve yabani erik (P. sogdiana).398Mauritius Black River Gorges MP, IUCN II. sınıfı, 6.574 ha Çarkıfelek meyvesi (Passiflora edulis f. flavicarpa), ananas, vs.399Nijer Aïr ve Ténéré Do a Rezervi IUCN IV. sınıfı, 6.456.000 ha Darı, arpa, bu day ve süpürge darısının yabani akrabaları400spanya Montseny MP, 30.117 ha Prunus sp401 dahil tahılların yabani akrabalarıTacikistan Dashtidzumsky Devlet Do a Rezervi, IUCN Ia sınıfı, Antepfıstı ı, badem, akçaa aç, nar ve yabani incir402 53.400 haTürkiye Kazda ı MP, IUCN II. sınıfı, 21.300 ha Meyve atası, fındık, süs ve orman türleri açısından zengin403Uganda Kibale MP, IUCN IV. sınıfı, 76.600 ha Yabani robusta kahvesi (C. canephora)404Korunan alanların potansiyeli kar ı korunmada di er toprak yöneti im sistemlerineTarımsal biyoçe itlili i korumak için iki seçenek vardır: kıyasla iyi yönetilen korunan alanların göreceli ba arısıGen bankalarında alan dı ı (ex-situ) koruma (örn. ile vurgulanmaktadır. Korunan alanlar, toplumun iklimSvalbard’daki Küresel Tohum Deposu, Norveç) ve de i ikli ine uyum göstermesini sa lamada kritik roltahılların yabani akrabalarının do al habitatlarını ve oynayacak tahılların yabani akrabalarını korumak için biryerel çe itleri barındıran kültürel habitatları koruma sigorta mekanizması sa lamaktadır. Gen havuzu ne kadarsuretiyle yerinde (in-situ) koruma. Her ikisi de gereklidir. küçük olursa, insanların hastalıklara kar ı dirençli olan yaEx-situ koleksiyonlar ekosistemin bozulmasına kar ı da iklim de i ikli i ile beraber de i en çevresel ko ullaragaranti sa lamalarına ra men pahalıdır; sa lıklı do al uyum sa layabilen tahıllar ve hayvanlar yeti tirmek içinpopülasyonlardaki çe itlili in sadece küçük bir kısmını genleri kullanma yetenekleri o kadar kısıtlı hale gelir.barındırır ve evrimle mez. Depolanan materyali yenidendöllemede de sorunlar ortaya çıkabilir ve her bir yeni Korunan alanlar zaten pek çok tahılın yabani akrabasınıdölün döngüsünde genetik çe itlilik kaybolur383. Tahılların yerinde korumaktadır ve birkaçı da, V. sınıf korunan karayabani akrabalarının da ılım alanlarını, ulusal korunan peyzajları ba ta olmak üzere, özel olarak yerel çe itlerialanlar sisteminin içine dahil etmenin önemi, biyoçe itlili i korumak için yönetilmektedir (tablo 8 bazı örneklerve dolayısıyla tahılların yabani akrabalarını tehditlere vermektedir)384.
    • 64 Bölüm 3 Korunan alanlarda, tahılların yabani UNEP-GEF destekli ‘Geli tirilmi bilgi yönetimi ve alan akrabalarının korunmasında en iyi uygulama uygulaması ile tahılların yabani akrabalarının yerinde standartlarına ula mak korunması’ adlı küresel projeyle Uluslararası Biyoçe itlilik Örgütü (Biodiversity International - BI), bu Tarım, yabani bitkilerin ehlîle tirilmesi ile ba lamı tır. zorlukların birço unu a mayı üstlenmi tir. Proje; Gıda açısından güvenli bir gelecek için günümüz Ermenistan, Bolivya, Madagaskar, Sri Lanka ve tahıllarının yabani akrabaları ya amsal bir öneme Özbekistan’da uluslararası ve ulusal ortaklar ile sahiptir. Tahılların yabani akrabaları, zararlılar ve di er çalı arak, ilgili payda ları dahil eden etkili ortaklıklar baskı unsurlarına kar ı dirence katkı sa lamaktadır ve kurmaya önemli bir zaman ve kaynak ayırmı tır. Bu çaba, gelecekteki tahılların iklim de i ikli ine uyumunda tahılların yabani akrabalarına yönelik tehditlerin önemli bir rol oynayacaktır. de erlendirilmesi ve yönetimi için kapsamlı eylemler ile sonuçlanmı tır. Bu eylemler, belirli türler ve korunan Korunan alanlar, yabani akrabaların korunması için belli bir alanlara yönelik olarak tahılların yabani akrabaları için odak noktası sa layarak, gelecekteki ürün geli iminin ulusal eylem planı tasla ı ile birlikte bu türlerin korunan varlı ını garanti altına alır. Ne yazık ki, özellikle orijin ya da alanlar dı ında korunması için rehber ve usulleri çe itlenme merkezlerinde bu türlerin korunması çok büyük içermektedir. Yabani akrabaların korunmasını bir sorundur ve hiçbir ekilde güvence altında de ildir. desteklemek için ulusal yasaların analizi ve Kayda de er politik ve kurumsal çaba ve bunun yanı sıra, güçlendirilmesi bu korumaya katkı sa lamı tır. Ön zaman ve parasal kaynak gerekmektedir. Ta ıdıkları de erlendirme programları da, ürün geli tirilmesinde öneme ra men yabani akrabalar, bayrak tür olarak yabani akrabaların katkısını gören tüm ülkelerde görülmemektedir ve gerekli taahhütler ile kaynakları ba lamı tır. Projeden alınan bilgi ve veriler, gelecekte sa lamak güçtür. Maalesef önemleri, fark yaratacak karar alma ve eylemlere ihtiyaç duyulan deste i insanlar -karar alıcılar ve korunan alan yöneticileri- sa layacak bir Küresel Portal’a ba lı, ulusal bilgi sistemlerine dahil edilmi tir. Proje ayrıca uygulanabilir tarafından çok az anla ılmaktadır. Tarım sektörü ve do a örneklerin eksikli ini, projeden edinilen derslere ve çıkan koruma kesimi arasındaki mevcut ileti imsizlik de bu iyi uygulamalara dayalı bir Tahılların Yabani Akrabalarının durumu iyice kötüle tirmektedir. Çok az sayıda örnek Yerinde Korunması El Kitabı çıkarmak suretiyle ele alınacak ya da tekrarlanabilecek ba arılı koruma örne i almayı ummaktadır. Yenilikçi kamu bilinci ve yaygın vardır ve ba arının kolay bir ablonu da yoktur. kapasite artırımı ile birlikte proje, tahılların yabani akrabalarının korunmasının geli tirilmesine önemli ölçüde katkı sa lamı tır. Danny Hunter: Uluslararası Biyoçe itlilik Örgütü (BI) ÇÖZÜMLER Tahıl Çe itlilik Merkezleri’nde korunan alanların artırılması: Yüksek çe itlilik oranına sahip yerleri belirlemek için bo luk analizinden faydalanmak. Ulusal ve yerel planlamaların uygulanması: Devletlerin, tarımsal biyoçe itlilik envanteri406 ve bo luk analizini407 içeren, Ulusal Tarımsal Biyoçe itlilik Koruma Stratejileri’ne405 ihtiyaçları vardır. Korunan alanlar yönetim planları kapsamında, tahılların yabani akrabalarının ve yerel çe itlerin korunmasını tanımlamalı ve ele almalıdır. Bu çalı malar, iklim de i ikli i ko ulları altında gıda güvenli ini sürdürmek amacıyla tasarlanan, ulusal uyum stratejileri ve eylem planlarının içine dahil edilmelidir. Yeni yakla ımlar: Tarımsal biyoçe itlili in korunması için tarım sektörü ve STK’lardan alınan desteklerin yanında, Yerli Halklar ve Topluluklarca Korunan Alanlar gibi toplumsal yakla ımları da dahil eden yeni yakla ımlar gereklidir. klim de i ikli ine uyum: Korunan alan yönetimi, tür da ılım alanlarının rezervlerin dı ına ta ması ihtimalini408 dikkate almalıdır. Bu kapsamda, tahmin edilen da ılım alanlarında yeni korumanın olu turulması ihtiyacını göz önünde bulundurmalıdır. Yeni ortaklıklar: Yerinde korumayı te vik etmede özellikle tohum irketlerinin dahil oldu u tarım sektörü ile i birli inin artırılması.
    • Uyum: Korunan alanların rolü 65Korunan alanların iklim de i ikli indenkaynaklanan sa lık sorunları kar ısındaki rolü ANA MESAJLAR klim de i ikli i, vektörlerle ve hayvanlardan bula abilen çe itlihastalıkları artırma potansiyeline sahiptir. Bu tür artı lar çevreselzararlarla iddetlenebilir. Büyük ve etkin yönetilen korunan alanlara sahipbozulmamı ormanlar; sıtma, ark çıbanı (leishmaniasis) ve sarıhummagibi hastalıklara daha az yakalanma oranı ile ili kilendirilebilir. Korunanalanlar ayrıca, topluma yeni salgın hastalıklarla mücadeleye yardım etmekiçin önemli bir kodeks olabilecek yeni ilaç materyalleri ve bitkisel ilaçlariçin önemli kaynaklardır.Tehdit baskıdan kaynaklanıyor.”410. klim de i ikli i, gelecekteDünya Sa lık Örgütü (WHO), küresel hastalık yükünün sa lı ımızı etkileyecek en önemli etkenlerden birisiyüzde 23-25’inin çevresel ko ulların ileri yönetimi ile olarak görülmektedir411. WHO iklim de i ikli inin yıldaönlenebilece ini tahmin etmektedir409. Örgüte göre, 150.000 ölümden sorumlu oldu unu tahmin etmekte412“… en büyük sa lık etkileri do al afetler veya epidemiler ve Genel Müdürü Margaret Chan, iklim de i ikli inigibi akut oklardan de il, sa lı a destek olan ve geli en küresel çapta halk sa lı ı için en önemli mesele olarakdünyanın pek çok yerinde zaten baskı altında olan do al, tanımlamaktadır413. Daha fakir ülkeler bu durumdanekonomik ve sosyal sistemler üzerinde a amalı olarak olu an orantısız bir ekilde etkilenecektir414. ifalı otlar ve tıbbî bitkilerin yeti tirilmesi, smaili Do a Rezervi, Azerbaycan © Hartmut Jungius / WWF-Canon
    • 66 Bölüm 3 Vektörle bula an hastalıklar yılda 1,1 milyon, ishale ba lı çapında 2 milyar insanı daha 2080’lere kadar dang hastalıklarsa 1,8 milyon insanın ölümünden sorumludur415. humması riskine sokabilece ini öne sürmektedir423, ancak Bu hastalıkların ço u, sıcaklıktaki ve ya mur miktarındaki bazı uzmanlar bu verilere kar ı çıkmaktadır424. de i ikliklere kar ı hassastır. shal vakaları, iklim de i ikli i sonucu su kıtlı ı çekme olasılı ı olan alanlarda Yeni bula ıcı hastalıklar da görülmedik bir hızla ortaya hijyeni korumak için gereken suyun azlı ı nedeniyle çıkmaktadır: 1976–1996 arasında WHO, 30’un üzerinde artabilir. Bunun tam tersine, iklim de i ikli i sonucu yeni görülen bula ıcı hastalık* kaydetmi tir; buna HIV/ sellerin kanalizasyon sistemlerini tıkadı ı alanlarda ishal AIDS, ebola, lyme hastalı ı, lejyoner hastalı ı, toksik E. artacaktır416. Ara tırmalar, iklim de i ikli inin örne in coli ve yeni bir hanta virüsünün yanı sıra, antibiyotiklere Pasifik Adaları’nda ishal hastalıklarını artırabilece ini ileri kar ı artan direnci de dahil etmek gerekir425. Ayrıca sürmektedir417. Di er etkiler, kene kaynaklı ensefalitin Afrika’da kolera ve Rift Vadisi humması ile Latin Amerika kuzeyde sveç’te yayılı ındaki ve Bengal Körfezi’nde ve Güney Asya’da dang humması gibi mevcut iklime kar ı koleradaki artı ı olabilir418. De i en sıcaklıklar ve hassas enfeksiyonlarda da yeniden görülme ve yayılma ya mur miktarının, hastalık vektörü böcek da ılımını vardır426. klim de i ikli i genellikle, do al ekosistemlerin de i tirmesi beklenmektedir; bunlardan sıtma419 ve dang yok edilmesi veya bozulması, yüzey sularındaki humması420 özellikle, Avrasya ve Afrika’da en büyük de i imler, besi hayvanı ve tahılların yaygınla ması, endi e kayna ıdır421. Yeni artı lar kısmen iklim de i ikli i kontrolsüz çarpık ehirle me, hastalık vektörlerini kontrol ile ba lantılı olabilir422. Ara tırmalar, iklim de i ikli inin etmek için kullanılan tarım ilaçlarına kar ı geli en direnç, Afrika’da 2030’a kadar 90 milyon insanı sıtma ve dünya göç ve uluslararası seyahat, ticaret (yasal ve yasadı ı) ve patojenlerin ortaya çıkı ı gibi etkenlerle paralel hareket eder427. Ekosistemlerin bozulması, sıklıkla bazı ÖRNEK ÇALI MA depo türlerin ve eklembacaklı vektörlerin yayılımıyla Kolombiya’da yeni bir korunan alan, geleneksel sonuçlandı ından, ortaya çıkan bu zararlıların baskısı sa lık hizmetlerinin devamını sa lamak insana bula ma potansiyeli olan patojenlerin daha fazla amacıyla kullanılmaktadır. yayılması ve artmasıyla sonuçlanır. klim de i ikli i artan bir sorun yaratarak, depo konakçıları, eklembacaklı klim de i ikli inin pek çok hastalı ın yayılmasını vektörler ve bunların patojenlerini daha da destekler. ve yaygınlı ını artırması bekleniyor. Kolombiya’da hidrolojik ve iklimsel de i iklikler çoktan sıtma artı ına 2008 yılında 61. Dünya Sa lık Genel Kurulu’na katılan neden olmaya ba lamı tır440. 193 ülke, iklim de i ikli ine daha fazla odaklanma ça rısı yapan bir karara oybirli iyle destek vermi tir. Genel Kurul, Kolombiya, temel sa lık hizmeti ihtiyaçlarını WHO’dan destek programını güçlendirmesini ve sa lı a kar ılamada ana kaynak olarak yerelde toplanan uluslararası iklim de i ikli i tartı malarında tam olarak geleneksel ilaçlara ba lı olan pek çok ülkeden biridir. yer verilmesini istemi tir428. Özel olarak: (c) “özellikle Geleneksel ilaçların sürdürülebilir kaynakları, hem ilgili sa lı ın korunması için olumlu faydaların sa lanabildi i türlerin hem de kullanımlarına dair kültürel bilginin durumlarda, potansiyel uyum ve azaltım tedbirlerinin devamı için büyük oranda ekosistem bütünlü üne deniz hayatı, su kaynakları, arazi kullanımı ve ula ım ba lıdır. Ancak, bu bütünlük tehdit altındadır441, üzerindeki sa lık etkileri… hakkındaki çalı malar” bunun sebebi kısmen yerli sa lık hizmetlerinin habitat belirtilmi tir. bozulmasının ya da kaynakların ve toprakların kaybının yol açtı ı sonuçlarla ba a çıkamamasıdır442. Korunan alanların rolü Korunan alanlar, hastalıklara kar ı ekosistemlerin bilinçli Orito Ingi Ande Tıbbî Bitkiler Barına ı’nın kurulması, yönetiminden faydalanmak için bir fırsat sa layabilir. Güneybatı Kolombiya’da Patascoy Tepesi’nin do u Örne in ekolojik bozulmalar, özellikle eklembacaklı yamaçlarında ya ayan yerli topluluklar tarafından vektörler tarafından ta ınan sıtma, ark çıbanı, önerilmi tir. Barınak, deniz seviyesinden 700 ila 3.300 kriptosporidyoz, giyardiyaz, Rodezya uyku hastalı ı, metre arasında de i en yüksekliklerdeki 10.200 istosomozis, filaryaz ve nehir körlü ü (onkoserkiyazis) ha’lık tropikal ya mur ormanı ve And ormanlarını gibi hastalıkların ortaya çıkı ı ve yaygınla masıyla kapsar. 2008’de ilan edilen korunan alan, geleneksel ili kilendirilmi tir429,430. Peru Amazonlarında gerçekle tirilen kültürü ve ilgili peyzajları güçlendirip, onarmayı bir ara tırma, ana sıtma vektörü olan Anopheles amaçlamaktadır. Koruma stratejileri, yerel halkların darlingi’’nin ormansızla mı alanlarda, yo un ormanlık aman geleneklerini sürdürmesini ve buna ba lı alanlara göre 278 kat daha yüksek bir sokma oranına olarak tıbbî bitkilerin korunmasına odaklanmaktadır. sahip oldu unu göstermi tir431. Ormansızla manın Korunan alan, yerli ifacıların “topraklarımızın ve engellenmesi ya da do al bitki örtüsünün onarılması, kutsal alanlarımızın mülkiyetinin geri alınması” vektör kaynaklı hastalık riskini azaltabilir432. Sıtmanın amacını gerçekle tirmektedir: “Orman bizim için ciddi bir risk yarattı ı alanların ço u büyük çaplı habitat kaynaklarımızın pınarıdır. Ormanlar ortadan kalktı ı kayıpları ya amı tır ve görece olarak zayıf ekilde takdirde ilaç ve hayat da yok olur”443. korunmaktadır433. Ancak korumanın oldu u alanlarda, ara tırmalar faydaları göstermeye ba lamı tır. Kaynak: WWF * Geçti imiz 20 yılda görülme sıklı ı artan ve yakın gelecekte artma tehdidi bulunan bula ıcı hastalık
    • Uyum: Korunan alanların rolü 67Endonezya’da Flores Adası’ndaki 32.000 ha’lık RutengParkı, adadaki bütünlü ü bozulmamı da ve alçakda ormanlarını korumaktadır. Ormansızla manınsıtma gibi bula ıcı hastalıkların yayılması yoluyla kırsalekonomiler ve geçim üzerindeki etkisini inceleyenara tırmacılar, ormanların korunması ile çocuklardakisıtma vakalarının azalması arasında önemli istatistikselba ıntılar bulmu tur. Ara tırma, korunan alanın yakınındaya ayan topluluklarda, yakınlarında bozulmamı ormanlarbulunmayan topluluklara göre daha az sıtma ve dizanterivakasına rastlandı ını, çocukların sa lık sorunlarınedeniyle okula devamsızlı ının daha dü ük oldu unu veürün kaybından kaynaklanan açlı ın daha az oldu unuortaya koymu tur434.Korunan alanlar ayrıca, artan hastalık düzeyleriylemücadeleye yardım etmek üzere geleneksel tıp içingereken ya amsal kaynakları da sa lamaktadır. Örne inNepal’daki Langtang Milli Parkı’nda yürütülen birara tırma, tıbbî ve aromatik bitkilerin kullanıldı ını venüfusun yakla ık yüzde 90’ının geleneksel tıbbagüvendi ini tespit etmi tir435. Birçok do al genetik kaynakda ilaç ticareti için malzeme sa lamaktadır436. Örne inAndasibe Milli Parkı’ndan toplanan Strychnopsis thouarsiikabukları, Madagaskar’da geleneksel olarak sıtmatedavisinde kullanılmaktadır ve sıtmanın tedavisinde dedeney ko ullarında ba arılı oldu u bulunmu tur437. 2000yılında, 200’ün üzerinde irket ve Birle ik Devletlerhükümet kurumları, ya mur ormanı bitkilerinin tıbbîkapasitelerini ara tırmı ve bitkisel ilaç sektörünün yılda30 milyon Amerikan dolarından fazla getirisi oldu utahminini yapmı tır438. 2008 yılındaki bir ara tırma, korunanalanların hem geleneksel tıp hem de eczacılık sektörü içingenetik malzeme kayna ı oldu una dair düzinelerce vaka Kayan Metarang Milli Parkı, Endonezya © Alain Compost / WWF-Canontespit etmi tir439. Daha genel olarak korunan alanlar, insansa lı ına yönelik yan faydalar ile beraber temiz su ya daafetlerin azaltımı gibi temel ekosistem hizmetlerinikorumaya da yardım edebilir. ÇÖZÜMLERKorunan alanlar sa lı a pek çok katkı sa lamaktadır, fakat özellikle iklimde i ikli i ile ilgili olanlar unlardır:Böcek hastalık vektörlerini kontrol etmede do al ekosistemlerin kullanımı:Orman habitatlarının korunması ile böcek kaynaklı hastalıkların azaltılmasıarasındaki ba lantıları kurmak için daha fazla ara tırmaya acil ihtiyaç vardır.Bu ara tırmaların, peyzaj ölçe inde planlama ve restorasyon da dahil,alan düzeyinde müdahaleler için ek yönetim tavsiyelerine yön vermesibeklenmektedir.Yeni ve mevcut ilaçlara malzeme sa lamak amacıyla genetik kaynaklarınkorunması: Mevcut, yeni ve ortaya çıkmakta olan hastalıklarla sava ımda,yerel ve küresel sa lık ürünlerinin eri ilebilir olmasını sa lamak amacıylakorunan alanların kullanımı.Hastalık kontrolü için korunan alanları ekosistem hizmetlerine uyarlamak:Özellikle içilebilir su kaynaklarının tedari i, balık protein kaynaklarınınsürdürülmesi ve sel zararlarının önlenmesi.
    • 68 Bölüm 3 Korunan alanların biyoçe itlili in korunması ve ekosistem direncinin sürdürülmesindeki rolü ANA MESAJLAR Bu raporda özetlenen pek çok strateji (tahıl üretimi, ilaçlar, gıda vs.), iklim de i ikli ini ele almada bir kaynak olarak biyoçe itlili in korunması üzerine dayanmaktadır. Pek çok tür, iklim de i ikli i ve mevcut baskıların karı ımından ötürü tehdit altındadır. Korunan alanlar, mevcut tehditleri yönetmede ve dolayısıyla genel baskıları azaltmada ve ayrıca biyoçe itlili i tehdit eden iklim tehlikelerini azaltmaya yönelik aktif yönetim tedbirleri sa lamada ya amsal bir rol oynayabilir. Esasen korunan alanlar, iklim de i ikli ini ele almak için gereken bir dizi ekosistem hizmetini güvence altına almak amacıyla, kara/deniz peyzaj düzeyinde daha geni ekosistem direncinin sürdürülmesi için kilit araçlar da sa lar. Korunan alanlar bu katkıyı, insan varlı ının oldu u ve olmadı ı yerlerde, bütünlü ü bozulmamı ya da parçalı ekosistemleri koruyarak ve türlerin ya am döngüsü veya göç yapılarının belirli kısımlarına yo unla arak yapar. Yumu ak mercan, Papua Yeni Gine © Jürgen Freund / WWF-Canon
    • Uyum: Korunan alanların rolü 69Korunan alanlar genelde, temel olarak biyoçe itlili in Buna ek olarak, i levsel çe itlili i sürdürmek içinkorunması amacıyla olu turulmaktadır. Yönetilen karasal hayata geçirilmesi gereken yönetim stratejilerine ili kinve denizel peyzajlarda hayatta kalamayan türler ve belirsizlikler göz önüne alındı ında; ekosistemlerdeki türekolojik süreçler için e siz yararlar sa lar. Evrim için alan zenginli ini koruma önlemleri, ilgili di er pratik ve etikve özellikle hızlı çevresel de i imler esnasında ya amsal meselelerin yanı sıra ekosistem direnci yönünden teminatolan ileriki restorasyonlar için bir temel olu turur444. altındadır.“Sürdürülebilir ekilde yönetilen” ekosistemler bile do alyenilenme, hassas türler445 ve bazı mikrohabitatlar (örn. klim de i ikli i biyoçe itlili i baskı altına sokmaktadır.ölü a açlar446) gibi anahtar ekosistem hizmetlerini veya Dolayısıyla, biyoçe itlili in korunması için temel araçtürlerini sıklıkla ortadan kaldırmaktadır. ve ekosistem direncini geli tirmek için bir mekanizma rolü olan korunan alanlara yeni sorunlar yaratır. Örne inKorunan alanlar genellikle, bütün bir bölgede geriye Uluslararası Do ayı Koruma Birli i’nin (IUCN) Türlerikalan yegane do al ya da yarı do al alanlardır ve önemli Ya atma Komisyonu, türleri iklim de i ikli ine kar ıbir miktardaki tür buradan ba ka yerde görülmez447. bilhassa duyarlı kılan özelliklerini tanımlamı tır: Özelle miYeni araçlar ve yakla ımlar, alanların seçilme448,449 ve habitat gereksinimleri; dar çevresel toleranslar; bozulmasıyönetilme450,451 hassasiyetini artırmı tır ve bunların muhtemel belirli çevresel dürtülere ba ımlılık; kesintiyerolü CBD de dahil ulusal ve küresel politikalarca kabul u raması muhtemel türler arası etkile imlere ba ımlılık; veedilmektedir452. da ılım için dü ük yetenek ya da kısıtlı fırsatlar455. Korunan alanların rolüKoruma biyologları arasında, daha büyük çe itlili in Korunan alanların, biyoçe itlili i koruma ve ekosistemaynı zamanda ekosistemlerde daha büyük direnç direncini sürdürmedeki kilit rolleri a a ıda özetlenmi tir:sa ladı ına dair artan bir kanı453 ve yüksek karbona sahipekosistemlerin aynı zamanda yüksek biyoçe itlili e sahip • Ekosistemlerin sürdürülebilir yönetimi ve i levseloldu u yönünde bir kabul454 bulunmaktadır. Direnç, bir çe itlili in korunması ba lamında korunan alanlarınekosistemin i levlerini (biyolojik, kimyasal ve fiziksel) yönetilmesi: Korunan alanlar genellikle, biyoçe itlili ibozulma kar ısında sürdürme yetene ine i aret eder. tek ba ına muhafaza edemez ancak; ortak yönetime klime kar ı dirençli bir ekosistem, i lev ve ekosistem sahip daha geni karasal veya denizel peyzajlarahizmetlerini iklim de i ikli i kar ısında sürdürecektir. bütünle ik olmaları gereklidir. Bununla birlikte, buEkosistem temelli uyum, yeni iklim ko ulları altında tür stratejilerin esas çekirde i ve iklim de i ikli ininekosistemlerin direncini sürdürmek için önlemler belirsizliklerini ele almanın temel bir aracı olmaya devamgerektirir, böylece temel hizmetler sa lanmaya devam ederler.edebilir. • Geni , bütünlü e sahip ekosistemlerin korunması:Ancak, direncin bütün bilimsel yönleri net de ildir. Bilim Ekosistemin yapısını ve çe itlili ini sürdüren bir ölçekte,insanları, kısmen ilgili karma ık biyolojik ve fiziksel geri zaman içinde hayatta kalmaya yetecek büyüklüktebesleme döngüleri nedeniyle farklı iklim de i ikli i tür popülasyonları ile birlikte korunması456. Böylesenaryolarının ekosistem i levi üzerindeki etkisini hâlâ tam alanlar hem bilinen türleri hem de bilim tarafındanolarak anlamı de ildir. Dahası, direnci sürdürmek için henüz tanımlanmamı türleri korumaktadır457. Ekolojikekosistemlerin nasıl yönetilece ine dair önemli ölçüde süreçler türler ve habitatlar kadar önem ta ıyabilir. Sınırbelirsizlik bulunmaktadır. Bilim insanları, ekosistemler ötesi korunan alanlar burada kilit bir rol oynayabilir.üzerindeki iklim ile ili kili olmayan baskı unsurlarının (tersi Bütünlü e sahip geni ekosistemlerin korunması, iklimdurumda ekosistem bozulmasına yol açabilen) de i ikli inin habitat ko ullarını azaltaca ı alanlardagiderilmesinin, ço u ekosistemi iklim de i ikli i ko ulları türlerin popülasyonlarını sürdürmek için önemli biraltında daha dirençli kılmaya hizmet edece ine önlem olabilir. Örne in Afrika’nın belli bölgelerindekiinanmaktadır. Buna ili kin birçok örnek önceki bölümlerde suya ba ımlı antilop ve di er büyük hayvanların suayrıntılı olarak verilmi tir. Ekosistem direncini sürdürmek sıkıntısı çekmesi olasıdır ve geni kurak mevsimiçin ekosistemlerin uyarlanabilir ekilde nasıl yönetilece i otlaklarına ihtiyaç duyabilirler. Bunun sa lanamaması,konusunda iki dü ünce ekolü daha vardır. Bunlardan biri, ekonomik önem ta ıyanlar da dahil (örne in turizmsistemin içsel ba ımlılı ını ve dayanıklılı ını artırmak endüstrisi için önemli olan türler) yaban hayatısuretiyle, ekosistemdeki tür zenginli inin ekosistem popülasyonlarının çökü üne yol açabilir.direncini artırdı ını varsayar (tutarlılık-çe itlilik olarakbilinen varsayım). kinci bir ekol ise esas rolü oynayanın • Ekosistemlerin tehlike altındaki parçalarınıntek ba ına tür zenginli i de il i levsel çe itlilik oldu unu korunması: Bozulma ve ekosistem kaybının zatenileri sürer. Bu görü aslında, alan yöneticilerinin yaygın oldu u durumlarda ve di er türlü yönetilenekosistemleri i levleri için yönetmesi gerekti ini ve karasal ve denizel peyzajların anahtar özelliklerininbiyolojik i levleri sürdüren türlerin (tohum da ıtanlar gibi) risk altında oldu u yerlerde yararlıdır. Burada korunanise yönetsel müdahalelerin hedefi olması gerekti ini alanlar, müdahalenin bir unsuru olarak dirençlisavunmaktadır. Bu a amada, ihtiyat ilkesi kritik hizmetler ekosistemleri sürdürmek için daha geni çabalarasa layan ekosistemlere yönelik mevcut (iklim ile ili kili temel esaslar sa lar458. levlerin ve yapısal çe itlili inolmayan) baskı unsurlarının azaltılmasını destekleyebilir ve korunması yoluyla direncin geli tirilmesi olasıdır.iklim de i ikli inin etkilerini önlemede tampon görevigörebilir.
    • 70 Bölüm 3 • Do al ekosistemlerin insan müdahalesi olmadan olarak yok olması riskini do ururken, hassas türler korunması: nsan etkilerinin uzun geçmi ine ra men üzerindeki di er insan kaynaklı baskılayıcıların ortadan bazı türler, habitatlar ve ekosistemler hâlâ son derece kaldırılmasıyla korunan alanlar, baskıların birle ik kırılgandır: Örn. çi nenme nedeniyle zarar görmü bitki etkisini azaltarak soyun tükenme riskini dü ürür. türleri459,460, kolayca rahatsız edilebilen sosyal yapılara sahip hayvanlar461, yeni ortaya çıkan hastalıklara • Türlerin ya am döngüsünün belirli safhalarının duyarlı462 ya da a ırı toplamaya maruz kalan463 türler. korunması: Bir tür ya da grubun ya am döngüsünün Mutlak koruma alanları müdahalelere kar ı bir tampon belirli dönemlerini korumak amacıyla belirli dönemlerde i levi görür. Di er tehditleri azaltarak, hassas türlerin veya bir tür esnek bölgelemeyle korunan alanlar iklim de i ikli inin etkileriyle ba a çıkmasını sa lamada olu turulabilir. Bu, iklim de i ikli ine kar ı hassas türler kritik önemde olabilir. üzerindeki mevcut baskıları dü ürmek için önemli bir tedbir olabilir. En yaygın örnekler, genellikle deniz ya da • Türlerin ya da habitatların özelle mi ihtiyaçlarına tatlısu balıklarının üreme alanlarını korumak amacıyla uyarlanan yönetimle korunması: Ekosistem Pasifik’teki gibi geleneksel uygulamalar üzerine de i ikli inin köklü oldu u yerlerde (istilacı türlerden ekillenen geçici bölgelemedir464. kaynaklananlar dahil) korunan alanlar açık ekilde belirli bir türü ya da ekosistem i levi türünü korumak ve • Göçmen türler için habitat parçalarının korunması: gerekirse onarmak için uyarlanmı yönetim eylemlerine Göçmen türler, yüzlerce ya da binlerce kilometrelik ihtiyaç duyabilir. Yönetim kararları temel olarak rotaları boyunca uygun habitat ihtiyaçlarını kar ılamak koruma ihtiyaçları do rultusunda yönetilmektedir. için belirli zorluklarla kar ıla ırlar. Korunan alanlar Bu tür müdahaleler, yangın, kuraklık, yeni yabancı ku lar, balıklar ve memelilerin göç yollarını koruyabilir. istilacı türlerin yayılması ve iklim de i ikli inin di er Beyaz boyunlu turna ve di er göçmen ku lar için gıda risk ve belirtileri tarafından tehdit edilen habitatların temini465, yumurtlayan somonların oldu u nehirlerde yönetilmesinde özellikle önemli olabilir. balıkçılık kısıtlamaları466 veya göçmen ku lar için Amerika’daki Batı Yarıküre Kıyı Ku ları Rezerv A ı gibi • Sınırlı da ılıma sahip ve endemik türlerin korunması: “adım ta ları”467 örnekleri verilebilir. Ço u göçmen tür; Korunan alanlar, çok nadir ya da dar yayılı lı olan bazı balıkçılık, besin döngüsü ve turizm gibi ekonomik fayda türlerin popülasyonun tümünü ya da büyük bir kısmını sa lamaktadır ve bunun gibi ekosistem faydalarının koruma altına almayı garanti eder. Tahmin edilen iklim de i ikli i nedeniyle daha fazla zayıflama olasılı ı düzeylerdeki iklim de i ikli i, yaban hayatının kitlesel bulunmaktadır. ÖRNEK ÇALI MA Mercan resiflerinin korunması yoluyla geli tirilen balık yataklarının sa lı ı, Do u Afrika’daki mercanları ve geçim yollarını koruyarak ikili faydalar sa layabilir. Deniz koruma alanları, tükenen balık stoklarının yeniden Bazı kilit alanları balıkçılı a kapatmak ve özellikle zarar olu turularak mercan resiflerinin sa lı ını desteklemesi verici olan belirli balıkçılık donanımlarını kısıtlamak, artan ve ayrıca yakınında faaliyet gösteren balıkçıların gelirlerini deniz sıcaklıklarının etkilerine kar ı deniz sistemleri artırması sayesinde iki yönlü fayda sa lamaktadır. içinde yüksek direnç geli tirilmesine yardım eder. Bir Resifler, alglerle beslenen ve ekosistemi dengede grup bilim insanının yürüttü ü yeni bir çalı ma, tutmaya yardımcı olan otçul balık türlerinin varlı ıyla iklim endüstriyel ülkeler olan Yeni Zelanda ve zlanda’da de i ikli inin etkilerine daha iyi dayanabilir. Otçullar ve oldu u gibi Kenya’nın da, küresel balık stokları sa lı ını mercanların etkile imleri ile ilgili incelemeler, otçulların kayda de er ekilde geli tiren bir balıkçı ulus oldu unu yoklu unda mercanların yükselen sıcaklıklardan ortaya çıkarmı tır470. kaynaklanan beyazla ma olaylarına daha duyarlı oldu unu öne sürmektedir468. Su ortamında otçullar ortadan Bunun yanı sıra WCS’nin ara tırmacıları, yakın kalktı ında, resifler iklim de i ikli inin zararlı etkilerine zamanlarda balıkçı toplumlarda ekonomik geli meler ile daha açık hale gelmekte ve balıklar için yavru yeti tirme ili kili yeni veriler elde etmi tir. Bu ekonomik faydanın yeri olarak ya amsal ekosistem i levlerini daha az sebebi yalnızca balık stoklarının genel olarak korunan desteklemektedirler. alanların yanındaki balıkçılı ı geli tirmesi de il, aynı zamanda daha de erli balık gruplarının daha çabuk Kenya kıyılarının açıklarında bulunan dört deniz milli yenilenmesi ve daha da yaygınla ması sonucu hasadı parkındaki mercan resifi balıkları ve di er otçullara dair artırmasıdır. Bunun toplam etkisi; kısıtlanmı donanım ve neredeyse kesintisiz 37 yıllık verisi olan bir ara tırma, ava kapalı sahalarda ki i ba ı gelirin hiçbir kısıtlamanın mercan resiflerinin yönetimine dair, bilim insanlarına olmadı ı sahalara oranla sırasıyla yüzde 41 ve yüzde 135 de erli bilgiler vermi tir469. WCS’nin ara tırmacıları yerel daha yüksek olu udur471. topluluklar ile çalı arak, bu bulguları yönetim uygulamalarında de i iklik tavsiyelerinde kullanmı tır. Kaynak: WCS
    • 71Bölüm 4Korunan alanları iklim de i ikli iylemücadelede kullanma fırsatlarıBu bölüm, önceki sayfalarda toplanan kanıtları gözden geçirerekkorunan alan sistemlerinin iklim de i ikli i kar ısında azaltım ve uyummücadelesindeki rollerini sürdürme ve artırma fırsatlarına de inmektedir: Korunan alan sistemi içindeki toplam yüzölçümün artırılması Korunan alanları arazi kullanım dokusu içinde bütünle tiren peyzaj yönetim yakla ımları yoluyla ve topluluk temelli yakla ımlarla yerel uyum stratejilerinin bir parçası olarak mevcut korunan alanların geni letilmesi Mevcut korunan alan sistemlerinde koruma düzeyini yükselterek, tehditlere etkili ekilde cevap verilmesini ve karbon depolanmasını garanti altına almak Korunan alanların yönetiminin geli tirilmesi ve uyumla tırılması Yerli halklar ve topluluklarca korunan alanlar ve özel rezervler de olacak ekilde farklı korunan alan yöneti im modellerinin te vik edilmesi Biyoçe itlili in korunması ve di er hedeflerin yanı sıra, korunan alan yönetiminin do rudan iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyuma odaklanmasıBu stratejiler ayrıca, korunan alanlar ancak ulusal ve yerel iklim de i ikli iuyum ve azaltım strateji ve eylem planlarının içine dahil edildi inde etkiliolabilir. Bu çabalar, di er mahalli ve sektörel uyum ve azaltım eylemleriile bütünle tirildi i takdirde etkili olacaktır. Bu planların kapasite artırımıve yeterli finansmana ihtiyacı olacaktır: Bu nedenden ötürü bu bölüm aynızamanda, korunan alanların finansmanına ili kin mevcut durumu kısacagözden geçirmekte ve özellikle uyum ve azaltıma finansman sa lamak içinfonların ve pazara dayalı mekanizmaların olası kullanımına de inmektedir.
    • 72 Bölüm 4 Korunan alan sistemini geni letme ve daha kapsamlı koruma stratejileri ile ulusal ve yerel iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyum planları ile bütünle tirme fırsatları ANA MESAJLAR Korunan alanların iklim de i ikli i müdahale stratejilerindeki rolü altı yolla artırılabilir: (1) Korunan alanın büyüklü ü ve kapsamını artırarak; (2) karasal/ denizel peyzaj yakla ımları yoluyla korunan alanların i levlerini geni leterek; (3) farklı korunan alan yöneti im modellerini te vik ederek; (4) korunan alanlarda yönetim etkilili ini artırarak; (5) korunan alanlar dahilindeki koruma düzeyini yükselterek; (6) bazı yönetim etkinliklerine, özellikle iklim müdahalelerine odaklanarak. Ayrıca korunan alan sistemlerinin, ekosistem temelli uyuma katkısını azamiye çıkarmak için özel planlama gereksinimlerine ihtiyaç olacaktır. Korunan alan sistemleri, do al ekosistemlerin azaltım ve Bu tür önlemlerin, bir peyzaj düzeyinde arazi kullanım uyum i levlerini sürdürme ve yükseltmenin etkili yoludur. planı ve yönetim sistemi çerçevesinde ele alınması Korunan alan sistemini güçlendirmek, geni letmek ve gerekir. geli tirmek; özellikle ormansızla mayı ve büyük karbon depolarına sahip di er ekosistemlerin kaybını azaltmaya Her tür korunan alan yöneti im tipinin tanınması ve yönelik olarak önerilen azaltım stratejilerinin ço u hedefini uygulanması: Toplulukların iklim müdahale stratejilerinin kar ılayacak, iklim de i ikli ine yönelik mantıklı bir bir parçası olarak, özellikle yerli halklar ve topluluklarca müdahaledir. Bu süreci hızlandırmak için yasal ve politik korunan alanlar ile özel korunan alanlar olmak üzere, giri imler ve araçlar mevcuttur, öyle ki bu müdahaleleri korunan alanların ilan ve yönetimine daha fazla ilgi uygulamak için gereken ön adımların birço u çoktan grubunun katılımının te vik edilmesi. atılmı tır. Korunan alanlarda yönetimin iyile tirilmesi: Korunan klim de i ikli i müdahale stratejilerini desteklemede, alanlar içindeki ekosistemler ile sa ladı ı hizmetlerin korunan alan sistemlerinin rolünü güçlendirmek için kaçak a aç kesimi ve arazi dönü ümü, kaçak avlanma, altı seçenek bulunmaktadır (bunların her birisi ilerleyen istilacı türler ve kötü yangın yönetiminden kaynaklı sayfalarda daha detaylı olarak tartı ılmaktadır): etkiler gibi yasadı ı kullanım ve uygun olmayan yönetim nedeniyle bozulması veya kaybolmasının önlenmesi. Daha büyük ve daha fazla korunan alan ve tampon bölge: Özellikle büyük miktarda karbonun depolandı ı Korunan alanlar dahilinde koruma düzeyinin artırılması: ve/veya yakalandı ı ve koruma olmadı ı durumda yok Yüksek karbon de erleri olan belirgin özelliklere olma ihtimalinin oldu u yerlerde ya da - tropikal ormanlar, hedeflenen koruma ve yönetimi sa lamak; örne in, turbalıklar, mangrovlar, tatlısu ve kıyı bataklıkları ve deniz do al ya lı ormanların korunması, arazi bozulması ya çayırı yatakları gibi ve deniz ekosistemleri de olmak üzere- da turbalıkların kurumasının önlenmesi ve bozulan önemli ekosistem hizmetlerinin tehdit altında oldu u ekosistemlerin onarılması. yerlerde ekosistem direncinin güçlendirilmesi. Yönetimin bir kısmının özel olarak azaltım ve uyum Korunan alanların karasal/denizel peyzajlar dahilinde ihtiyaçlarına odaklanması: Yönetim planlarının, alan birbirine ba lanması: Korunan alanların ya da içine seçim araçlarının ve yönetim yakla ımlarının gerekti i giren suların dı ındaki ekosistemlerin yönetiminin dahil ekilde de i tirilmesini kapsar. edilmesi. Karasal/denizel peyzaj ölçe inde, ekosistemlerin iklim de i ikli ine kar ı direncini ve belli bir statüde 1. Daha büyük ve daha fazla korunan alan koruma altında olan habitat miktarını artırmak amacıyla Korunan alanların, özellikle de korunan büyük alanların ba lantıları kurmada öneme sahip olan tampon bölgeleri, sayısının artırılması, ekosistem bütünlü ünü korumak ve biyolojik koridorları ve ekolojik adım ta larını472 içerebilir. ekosistem direncini iklim de i ikli i ko ulları altında en üst
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 73 Korunan alanların geni letilmesi için uygun deste e sahiptir. Bu program birçok ülkede, yeni korunan alanları tespit etmenin bir yolu olarak alanları tanımlayıp ilan etmek için somut eylemlerle bo luk analizi sonuçlanmı tır475. Korunan alanların alanı ve yerine ili kin veriler sürekli artmaktadır476. Bu durum, iklim CBD Korunan Alanlar Programı (PoWPA) zamana de i ikli ine uyumu ele almayı hedefleyen ek koruma ba lı hedefleri olan çoklu amaçlara sahiptir. Genel amaç ekolojik temsiliyete sahip korunan alan a larını için bir politik çerçeve sa layabilir. CBD, ulusal korunan tamamlamaktır. Yerli toplumlar, yerel topluluklar ve ilgili alan sistemlerine eklenmesi gerekti i dü ünülen alanları payda ların tam ve etkin katılımıyla, korunan alan tanımlamaya yardım etmek üzere, kara ve sulardaki en sistemlerine dair bir bo luk analizinin tamamlanmasına uygun alanların tespitine yardım eden bir bo luk analizi ba lamak üzere taraflar yönlendirilmi tir (PoWPA’nın yöntemi de dahil bir dizi araç sa lamaktadır (kutuya 1.1.4 ve 1.1.5 numaralı etkinlikleri477). Ulusal korunan bakınız). Ço u korunan alan kurumu, iklim modellemesini alan bo luk analizi sürecinde gereken yöntemin bütünle tirmek ve sistematik koruma planlarının detayları, araçlar ve örnek çalı maların bilgilerini sa lamlı ını artırmak için bo luk analizi yöntemlerini iklim kapsayan detaylar mevcuttur478. Buna uygun olarak de i ikli inin etkilerine uyarlamaktadır. birkaç Taraf ülke, kendi korunan alan sistemlerine dair bo luk analizlerini tamamlamı tır. u anda UNDP GEF, Bo luk analizi bu konulara dair tek bilgi kayna ı de ildir; 20 ülkede daha süregelen bo luk analizlerini küresel ölçekte yürütülen (ekolojik bölgeler480 ve önemli desteklemektedir (bkz. Tablo 9). Ço u yüksek karbon do a alanları481 gibi) ve ulusal giri imler de dahil di er depolarına sahip olan ve hâlihazırda koruma altında önceliklendirme uygulamaları da, alan seçimi için de erli olmayan bu biyomların belirli kısımları, REDD veriler sa lar. kapsamında ya da iklim de i ikli i ile mücadelede ülkelerin bireysel çabalarının bir parçası olarak do al 2. Karasal/denizel peyzajlar dahilinde korunan alanların karbon depolarını teminat altına almak amacıyla birbirine ba lanması ve korunan alanlar arasındaki korunma potansiyeline sahiptir. ba lantıları artırmak Korunan alanlar izole halde bulunmazlar ve daha geni CBD bo luk analizi, koruma ihtiyacı olan karbon bir karasal ya da denizel peyzajın bir parçası olarak i lev açısından zengin do al ekosistemlerin tanımlanması görürler. Kurulmaları ve yönetimlerine dair meselelerin için haritalama verisi ve araçları sa layabilir. Birçok karma ıklı ı göz önüne alındı ında, koruma altındaki pilot ülke, Orman Karbonu Ortaklık Fonu (FCPF) ve/ veya Birle mi Milletler REDD programı içindedir. arazilerin oranı yerel ko ullara göre esnek kalmalıdır. Kendi ulusal bo luk analizleri yoluyla ülkeler, korunan Bu yüzden belirli yerler ve durumlara uygun olan peyzaj alan sistemlerini geni letmek ya da geli tirmek için yakla ımı olarak bilinen yakla ımda; koruma, yönetim yüksek öncelikli alanlarını belirlemi tir. Kendi korunan ve ayrıca restorasyonunun da bir karı ımı bulunmalıdır. alanlarının bo luk analizlerini tamamlamı ya da Geçim ile ilgili konular, mevcut politikalar, kurumlar ve yürütmekte olan ülkelerde teknoloji ve kapasite çıkarlar göz önüne alındı ında, hem ulusal hem yerel mevcuttur. Yüksek öncelikli bölgeler, ekosistem ölçeklerde müdahalelere ihtiyaç duyulmaktadır. Peyzaj özelliklerini de içeren çoklu co rafi bilgi sistemleri yakla ımının genel ilkesi; biyoçe itlilik ile ekolojik, (CBS) veri katmanlarının dikkatli analizine dayalı bir ekonomik ve sosyal faydalar sa layan ve zarar verici koruma önerir. de i ikliklere direnen; koruma, yönetim ve restorasyonun dengeli bir mozai ini olu turmaktır482. Burada de inilen lgili payda lar analize dahil edilmi tir. Belirlenen ikiz kavramlar; direncin artırılması bakı ıyla ekolojik alanlar yüksek biyoçe itlilik de eri ta ımakta ve ba lantının artırılması483 ile daha geni ölçekli koruma ekosistem hizmetlerinin tedari i yoluyla etraflarındaki hedeflerine katkı sa layabilen di er yönetim sistemleri nüfusların geçimi için önemlidir479. hakkında yapıcı dü ünülmesidir484. Bu yakla ım, bir kez elde edildi inde sonsuza kadar statik kalacak tek bir Kaynak: CBD “ideal” mozaik oldu unu ifade etmemektedir. Ancak daha ziyade, uygulandı ında karasal ya da denizel bir peyzajı,düzeye çıkarmak için önemli olacaktır473. Korunan alanların çevresel de i ikliklere dirençli kılmaya yardım edebilentoplam ölçüsü; tek tek korunan alanların sınırlarının bir dizi muhtemel mozaik bulundu unu söylemektedir.geni letilmesi ile ulusal ve bölgesel sınırların ötesindekiler Fiilen ya da potansiyel olarak herhangi bir “korumade dahil olmak üzere farklı korunan alanların birbirine vizyonu”, çeki en di er vizyonların (ekonomik geli me,ba lanmasıyla ele alınabilir. Bu alanların içinde veya sürdürülebilir kalkınma, kültürel de erler) ve planlanmıyakınında ya ayan yerel toplulukların ihtiyaçlarının ele ya da planlanmamı sosyal ve politik çalkantıların yanındaalınması ve onlar için geçim fırsatlarının ve di er yararların var olacaktır. Bu yüzden uyarlanabilir yönetim, bir peyzajsa lanması için uygun sosyal teminatlar gereklidir. yakla ımını uygulamak için gereken zaman dilimi içinde vazgeçilmez olacaktır. Ba arılı geni ölçekli korumaPek çok hükümet halen daha, CBD PoWPA’da verilen programları bu sebeple; hükümetler, özel sektör ve yereltaahhütler do rultusunda korunan alan sistemlerini topluluklar ile ortaklıklar kurmu tur. Peyzaj yakla ımınıngeni letmekte ve güçlendirmektedir474. Bunun temel bir parçası olarak, korunan do al alanlar arasındaamacı ekolojik temsiliyete sahip, iyi yönetilen korunan koridorlar olu turma fırsatları, örne in yaban hayatı içinalan a larının tamamlanmasıdır. PoWPA herkesçe göç yolları açmak gibi, sa lanan ekosistem hizmetlerininkabul edilmi eylemlere, zaman çizelgesine ve politik devamlılı ına büyük ölçüde katkıda bulunacaktır.
    • 74 Bölüm 4 Tablo 9: Halen bo luk analizlerini ve REDD gibi arazi kullanım ve orman temelli azaltım tedbirlerinin uygulanması potansiyeline sahip, karbon açısından zengin biyomları de erlendiren ülkeler Biyom Halen bo luk analizlerini uygulayan ülkeler Ta kın çayırları ve savanlar Dominik Cumhuriyeti Ilıman i ne yapraklı ormanlar Mo olistan Da çayırları ve fundalıklar Afganistan, Mo olistan, Papua Yeni Gine Mangrovlar Dominik Cumhuriyeti, Panama, Papua Yeni Gine, Samoa, Nikaragua Tropikal ve subtropikal nemli geni yapraklı Afganistan, Antigua ve Barbuda, Maldivler, Mikronezya, Dominik ormanlar Cumhuriyeti, Panama, Papua Yeni Gine, Samoa, Solomon Adaları, Fiji, Komor Tropikal ve subtropikal çayırlar, savanlar ve Papua Yeni Gine, Moritanya fundalıklar Çöller ve kuru fundalıklar Afganistan, Antigua ve Barbuda, Ermenistan, Cibuti, Mo olistan, Moritanya Ilıman geni yapraklı ve karı ık ormanlar Arnavutluk, Ermenistan, Bosna-Hersek Boreal orman ve tayga Mo olistan Tropikal ve subtropikal kurak geni yapraklı ormanlar Antigua ve Barbuda, Dominik Cumhuriyeti, Panama, Do u Timor Akdeniz ormanları, a açlık ve fundalıklar Arnavutluk, Bosna-Hersek Tropikal ve subtropikal i ne yapraklı ormanlar Dominik Cumhuriyeti, Nikaragua Ilıman çayırlar, savanlar ve fundalıklar Afganistan, Ermenistan, Mo olistan Deniz biyomları (kıyı sı lıkları) Arnavutluk, Antigua ve Barbuda, Cibuti, Dominik Cumhuriyeti, Maldivler, Mikronezya, Panama, Papua Yeni Gine, Samoa, Solomon Adaları, Fiji, Nikaragua Bu tür herhangi bir yakla ım, tarım, ormancılık, balıkçılık Bu ayrıca, korunan alanın açık tanımının dı ında ve madencilik gibi ekonomik sektörler tarafından i letilen kalabilecek, ancak yine de geçerli iklim müdahale üretim uygulamalarını yeniden düzenlemeye ve ekosistem stratejilerine katkıda bulunacak yeni koruma kavramlarını bütünlü üne yönelik bunlardan kaynaklanan tehditleri kabul etme anlamına gelmektedir486. Bu sıklıkla; korumanın azaltmaya çalı an peyzaj düzeyinde bir arazi kullanım kesin biçimlerinin ço u di er ilgi grubu ile müzakere sistemi ile içiçe geçmi durumda olacaktır. edilmesi, farklı yönetim modellerinin kabul edilmesi, risk alınması ve di er insanların önceliklerini planlama 3. Her tür korunan alan yöneti im tipinin tanınması ve süreçlerine dahil edilmesi anlamına gelir. klim de i ikli i uygulanması giderek gerçekle tikçe, yerel topluluklar giderek daha Korunan alanların yüzölçümünün, devletler tarafından çok fazla üstünlük almakta ve do al ekosistemlerin önemini fazla geni letilmesini beklemek, sınırlı ve muhtemelen bazen hükümetten daha hızlı kabul etmektedirler. Örne in ba arılamayacak bir hedeftir. Yeni korunan alan giri imleri, Dünya Kaynakları Enstitüsü tarafından toplanan bazı özellikle do al ve yarı do al ekosistemlerde ya ayan “tabandan gelen” müdahaleler unları içermektedir: yerel toplulukları ve yerli halkları ile ayrıca, koruma ve Rio de Janerio’nun yamaçlarındaki varo ların, sellerden iklime müdahale de erleri açısından toprak ve suyun kaynaklanan toprak kaymalarıyla mücadele etmek için yönetimine katkı vermek isteyen, i in ehli özel bireyler, bölgenin katılımcı ekilde yeniden ormanla tırılması, ortaklıklar ve irketleri de içeren çok daha geni bir ilgi Mo olistan’da kırsal a ların eski haline getirilmesi ve grubu dahil olursa daha etkili olur. Hükümetler bu ihtiyacı Tanzanya’daki geleneksel duvarların yenilenmesinin te vik kabul etmektedirler: Örne in Avustralya’da yeni yayımlanan edilmesi487. Avustralya’nın Biyoçe itlili i ve klim De i ikli i485 adlı rapor, yeni yöneti im yakla ımları ihtiyacını vurguluyor. Özellikle 4. Korunan alanlarda yönetimin iyile tirilmesi hükümetlerin, yerli halklar ve topluluklarca korunan Korunan alanlar genelde bir dizi paralel baskı ve tehdit alanların uzun süreli varlı ını kabul etmesi gereklidir. Bu, (ya da “de i im etmeni”) ile kar ı kar ıyadır. Dolayısıyla, söz konusu toplulukların haklarına ve kültürlerine saygı peyzaj ölçe indeki yakla ımlarda bu meselelere duyarken aynı zamanda yüzyıllar içinde geli tirilmi de ilgi gösterilmelidir. Baskılar bir kez tanımlanıp geleneksel yakla ımları, uyum ile birle tirmek suretiyle de erlendirildi inde, hem ana tehditlere (kaçak avcılık, katkı sa lar. arazi gaspı, orman yangınları, yasadı ı a aç kesimi, iklim de i ikli i ve arazi dönü ümü gibi) yönelik stratejilerin
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 75olu turulması önemlidir, hem de zayıf yöneti im, fakirlik,yanlı te vikler, ticari engeller ve yatırım akı ı gibi alttayatan sebepler ele alınmalıdır. Bir peyzaj yakla ımının di er ÖRNEK ÇALI MAunsurlarında oldu u gibi tehditleri ele almak için stratejik Rusya Federasyonu’ndaki Komimüdahaleler; alan temelli eylemlerden ba layarak peyzaj, Cumhuriyeti’nde 1,63 milyon hektarlık bakirulusal ve ekolojik bölge ile uluslararası düzeye kadar tayga ormanı ve turbalık topra ın UNDP GEFuzanacaktır. Mümkün oldu u durumlarda belirli baskılarıkar ılama çabaları, toplulu un orman yönetimine katılımının ile korunması, 2010 ila 2020 arasında sera gazıartırılması gibi ortaklar ile çalı ma fırsatlarından en iyi ekilde emisyonlarında 1,75 milyon ton CO2’ye e de eryararlanmalıdır. bir indirim sa layacaktır.Azaltım ve uyum çerçevesinden bakıldı ında, korunan Dünyanın elde kalan bakir ormanlarının dörttealanlarda ekosistemlerin koruma etkinli inin artırılması biri Rusya’dadır. Komi Cumhuriyeti’nin yüksekyeni korunan alanların olu turulması kadar etkili olabilir. biyoçe itlili e sahip boreal ormanları, nesli tükenmekKorunan alan yönetim etkinli ini anlama yakla ımları üzere olan türlerin ve uluslararası öneme sahipoldukça geli mi tir488 ve de erlendirme araçları da habitatların yuvasıdır. Bu alanlar, WWF Küresel 200yaygın ekilde uygulanmaktadır489. Bunların bazıları, iklim listesindeki ekolojik bölgeler arasında ve UNESCO’nunuyum stratejilerinde kullanılan korunan alan ihtiyaçlarını Dünya Mirası Alanları listesi içindedir. Komi Hükümetikar ılamada uyarlamaya gereksinim duyabilir, örne in yüzde 14,6’lık bir korunan alan yüzölçümü hedefiniekosistem hizmetlerinin uyuma olan faydalarını hesaplamak gerçekle tirmeyi taahhüt etmektedir. Bu taahhütgibi. Korunan alan yönetim etkinli ini de erlendirmek ve do rultusunda GEF deste iyle UNDP, Cumhuriyet’tekiilerletmek, bu geli meye önemli oranda hız veren CBD 1,63 milyon hektarlık bakir tayga ormanı ve turbalıkPoWPA’daki bir dizi ölçülebilir hedefin kapsamındadır. alanda daha iyi korumanın olu turulmasınaAncak, belirli ekosistemleri sürdürme ve sa ladıkları hizmet yardım etmektedir. Bu alanlar 71,5 milyon tondande erini artırmak bakımından, iklim de i ikli inin korumayı fazla karbon depolamaktadır, ancak yangınlar venasıl etkileyece ine dair yöneticiler için yeterli tavsiyeler iklim de i ikli inden kaynaklanan risklerle kar ıyoktur. kar ıyadırlar. Yılda yakla ık 41.760 hektarlık orman yangında yok olmakta ve iklim de i ikli i ormanÖzellikle iklim de i ikli inin ı ı ı altında, de erli ekosistem yapısını yaprak döken a açlarda artı ve endemizminhizmetleri kapsamında etkin yönetim amacıyla park ortadan kalkması ile etkilemektedir. Projeyle, Komi’ninyöneticilerinin, bu faydalara dair düzenli de erlendirmeyi korunan alanlarında yangınları daha iyi yönetmek vetam olarak katılımcı bir biçimde yürütmesi gerekecektir. i ne yapraklı a aç topluluklarının yükselen sıcaklıkların etkisine kar ı direncini artırmak için kapasite5. Karbon depoları için korunan alanlarda koruma geli tirilmektedir. Karma ık bir karbon izleme sistemidüzeyinin artırılması kurulmaktadır; bu da tayga ormanlarının ve turbalıklarınKimi durumlarda korunan alanda depolanan karbon karbon döngüsüne dair küresel bir bilimsel anlayı ıiçin korumayı en üst düzeye çıkarmak için ek adımlar geli tirecektir.savunulabilir. Bu durum, do al habitatlar için dahasıkı koruma sa lamak amacıyla yönetim amaçlarınınde i tirilmesini içerebilir: Örne in daha önce sınırları Kaynak: UNDPdahilinde belli oranda kullanıma izin verilmi olan korunan meselelerini uygulamada korunan alan sorumluları,alanlarda, mutlak koruma alanlarının ayrılması (bir di er özel planlama ve de erlendirme araçlarına ihtiyaçdeyi le IUCN V. ya da VI. sınıfındaki bir korunan alandanIa, Ib, ya da II sınıfına yakın bir alana kaydırma) gibi. Di er duyabilir. Turbalıklar gibi bazı ekosistemlerde gerekenörneklerdeki uygulamalar, bitki örtüsünün yenilenmesine do ru korunan alan yönetim talimatlarını tanımlamak veya da yangın yönetimi veya su akı ındaki yapısal ekosistem direncini sürdürmek için daha fazla bilimselde i ikliklere odaklanabilir. Mevcut korunan alanların ara tırma gerekebilir. Daha genel olarak iklim de i ikli iyönetimini iyile tirmek de tutum potansiyeli açısından ko ulları altında korunan alanların yönetilmesi; planlama,önemlidir. örgütlenme, liderlik ve de erlendirme ile ilgili meseleler bakımından korunan alanlarla ilgili kurumun çalı maGenel olarak karbonun depolanması ve tutumu sadece eklinde ciddi de i iklikler gerektirecektir. Korunan alanbireysel alanlar yerine, peyzaj ölçe inde ölçülmeli kurumunda böyle geni çaplı de i ikliklerin uygulanması;ve planlanmalıdır. Özellikle yangına kar ı hassas korunan alan sistemleri düzeyinde temel bir de i imekosistemlerde olmak üzere bazı takas sistemlerine maruz stratejisi planının ve tek tek korunan alan yönetimkalacaktır. Örne in yanıcı madde birikimini azaltmak planlarının geli tirilmesini gerektirecektir. Kurumsaliçin kontrollü yakma bir miktar karbonu serbest bırakır, düzeyde ve kadrolardaki tecrübe birikimini geli tirmek veancak gelecekteki daha yıkıcı kayıpları önleyebilir. klim ortaya çıkan yönetim zorlukları ile fırsatların ele alınmasınıde i ikli inin kendisinin ekosistem i levleri üzerindeki sa lamak için kapasite artırımına da gerek vardır. Bumuhtemel etkilerinin yaptı ı gibi, do al bozulma desenleri, becerilerin ço una hükümet temsilcilikleri dı ında, topra ıtutulmayı artırma çabalarında hesaba alınmalıdır. korumak için yöneten ki iler ve yerel topluluklar da ihtiyaç duyulacaktır. Do rusu, korunan alan kurumları belli6. Yönetimin bir kısmının özel olarak azaltım ve uyum durumlarda bu tür bilgiler için yararlı bir adres olabilir. Buihtiyaçlarına odaklanması tür de i ikliklerin detayları bu raporun kapsamı dı ındadır.Yukarıda tanımlanan yönetim etkinli i ve planlama Ancak Bölüm 5’te bazı ilgili konulara de inilecektir.
    • 76 Bölüm 4 ÖRNEK ÇALI MA Avustralya’da Aborjin arazi sahipleri ile sıvıla tırılmı do al gaz üreticisi arasındaki bir ortaklık, sera gazı emisyonlarını dengelemede do al yangın yönetimini iyile tirmektedir. Uygun yangın yönetimi sosyal, ekonomik ve kültürel yangınlarda kayda de er bir azalma olmu tur; ancak sebepler yüzünden temel bir konudur ve ayrıca karbon bunun nesli tükenmek üzere olan türlerin durumunda emisyonlarını da dü ürebilir. Do al yangınlar, fosil bir iyile me yaratıp yaratmadı ını ke fetmek zaman yakıtların karbon emisyonlarının kabaca yüzde 40’ından alacaktır. sorumludur490. Bazı yangınlar ekolojik açıdan gerekli olsa da do al yangınlar dikkatsizlik, kundaklama ve iklim Geleneksel Aborjin arazi sahipleri ve yerli orman de i ikli inin etkileri sonucu artmaktadır. muhafaza grupları, Darwin Sıvıla tırılmı Do al Gaz irketi (DLNG), Kuzey Bölgesi Hükümeti ve Kuzey Toprak Avustralya’da yerli orman muhafaza grupları, Kuzey Konseyi arasında bir ortaklık olan proje, Darwin’deki Bölgesi’ndeki Batı Arnhem Arazisi’nde 28.000 km2 bir sıvıla tırılmı do al gaz tesisinden kaynaklanan boyunca stratejik yangın yönetimi uygulamaktadır. emisyonları dengelemektedir. Anla manın bir parçası Yaban yangınları, birkaç on yıl önce Aborjinler alanı terk olarak, DLNG önümüzdeki 17 yıl boyunca yangın etti inden bu yana ciddi ölçüde artmı tır. Bunun kültürel yönetimine yılda yakla ık 1 milyon Avustralya doları alanlar ve yaban hayatı üzerinde a ır sonuçları vardır sa lamaktadır. ve artık savan yangınları da Kuzey Bölgesi’ndeki sera gazlarının en büyük kaynaklarından biridir. Yeni yönetim Alınan derslerin korunan alanlar da dahil, yangına hassas stratejisi, kurak mevsimin ba larında peyzaj boyunca tropikal Avustralya ve di er tropikal savanlar boyunca bir yamalı yakma mozai i olu turur; bu hem do al potansiyel kullanımı bulunmaktadır. Büyük irketler bu yangınların yayılmasını hem de sera gazı emisyonlarını yakla ımı kullanarak benzer dengeleme anla malarına sınırlamaktadır. girme imkânlarını ara tırmaktadır491. lk dört yıl ba arılı olmu tur; yılda yakla ık 122.000 Kaynak: Tropikal Savan Yönetimi birli i Ara tırma ton CO2’ye e de er miktar azaltılmı tır. Yıkıcı do al Merkezi, Avustralya Uyuma yönelik di er yönetsel çözümler sisteminin uygun oldu u, hangi ekosistemin restorasyonu Ekosistem i levlerini sürdürmek genelde tek bir korunan ve ekonomik sektörlerce hangi de i en üretim eklinin alanın sınırlarından daha büyük olan geni alanların uygulandı ı sorusu hangi durumlarda ortaya çıkar. yönetimini gerektirmektedir. Bu tür durumlarda korunan • Uzun vadede ekosistem temelli uyumun di er uyum alanlar, peyzaj düzeyinde (kullanım ekillerine ba lı olarak) seçeneklerine göre kar ıla tırmalı maliyetleri ve her birisi farklı yöneti im sistemi altındaki arazi kullanım faydaları nelerdir? Korumanın fırsat maliyetleri bu dokusu içinde, bir dizi di er arazi yönetim sistemi ile e itli in içinde hesaba katılmalıdır. Dahası, ekosistem birlikte bir yönetim aracı olacaktır. Korunan alanların iklim temelli uyumun maliyetleri yürürlükte olan yönetim de i ikli ine müdahale için bir araç olarak kullanılmasının sistemine ba lı olacaktır. yöntemsel detayları bu yayının kapsamı dı ındadır, • Ekosistem temelli uyumu sürdürmek için hangi te vikler fakat temel unsurların bazıları özetlenmi tir. A a ıdaki gereklidir? Bunlar örne in vergi kredilerini, ekosistem sorular bir ekosistem temelli uyum stratejisini geli tirirken hizmetleri için ödemeleri ve sigorta programlarını yanıtlanmalıdır: içerebilir. • Ekosistem temelli mevcut seçenekler nelerdir ve • Mevcut korunan alanlar ekosistem temelli uyuma seçeneklerin uygulanabilir oldu unu göstermek için katkı sa lamak için ne yapabilir ve gerekli hizmetleri hangi kanıtlar (bilimsel veriler ya da geleneksel ekolojik sa lamada hangi yeni korunan alanlar kurulmalıdır? bilgi) vardır? • Maliyet kar ıla tırmalarına eklenmek üzere, bu tür • Riskleri önlemede hata e ikleri nedir (bu soru aynı korunan alanlar di er hangi faydaları (ekonomik olan ve zamanda mühendislik çözümlere de uygulanır. Tipik bir olmayanlar) sa layabilir? soru öyle olacaktır: Sulak alanların yıkıcı su baskınlarına yol açmadan emebildi i en fazla ya mur miktarı nedir?). • Yerel topluluklar ve di er ilgi grupları farklı seçenekleri nasıl görmektedir? • Direnci sürdürmek için gereken tedbirler nelerdir? Ekosistem temelli uyum çözümleri plansız bir ekilde • Ba ka hangi uyum seçenekleri vardır? Bu mühendislik takip edilmemelidir; kapsamlı ulusal uyum stratejilerinin çözümlerin fizibilite, maliyet ve faydalarının ya da bir parçası olarak de erlendirilmeli ve geli tirilmelidir. davranı temelli çözümlerin ele alınmasını gerektirir. Eninde sonunda bunların de erlendirilmesi ve di er • Hangi ekosistem yönetim seçenekleri vardır? seçenekler ile ekonomik, politik ve kültürel zeminlerde • Yerel sosyoekonomik ve ekolojik ba lamda, hangi seçenek verilen kararlarla kar ıla tırılması gerekecektir. en uygundur? Seçenekler korunan alan kurulumunu içermektedir; ekosistemlere yönelik tehditleri azaltmak amacıyla hangi korunan alan tasarımının ve yönetim
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 77A larını kurutan balıkçı, Papua Yeni Gine © Brent Stirton / Getty Images / WWF ÇÖZÜMLERAlanları tanımlama ve yönetim yöntemleri: Özellikle iklim de i ikli imüdahalelerini, korunan alan bo luk analizleri ile bütünle tirme bakımındandaha fazla geli tirilmeli ve düzeltilmelidir.Politika ba lantıları: UNFCCC ve CBD; korunan alan ve iklim de i ikli ihedeflerini e zamanlı olarak uygulayan ulusal eylemleri mü terek olaraktanımalı ve desteklemelidir.Çok sektörlü yakla ımlar: Bir karasal/denizel peyzaj ölçe inde farklısektörlerin birbirlerinden ba ımsız faaliyet göstermesindense, birlikteplanlama yapması ve çalı ması önemlidir; örne in koruma, afet azaltımı,tarım, ormancılık, balıkçılık ve di erleri gibi.
    • 78 Bölüm 4 Etkin korunan alan a larının finansmanı ANA MESAJLAR Bazı olumlu giri imlere ra men korunan alanların mevcut finansmanı hâlâ yetersizdir. Korunan alan sisteminin çıktılarının arasında, iklim azaltım ve uyumu faydalarının da göz önüne alınması, korunan alanların gerçek de erinin tanınmasını sa lamaktadır ve farklı finans mekanizmaları tarafından dikkate alınmalıdır. ÖRNEK ÇALI MA Arkaplan CBD 1993 yılında yürürlü e girdi inden beri, dünyanın Madagaskar’da orman koruma projeleri, hem korunan alanları sayı olarak neredeyse yüzde yüz artmı tutum yoluyla iklim de i ikli inin sebeplerini ve alan olarak da yüzde 60 büyümü tür. Ancak aynı ele almayı hem de topluluklara mevcut iklim dönemde, biyoçe itlili in korunmasına yönelik uluslararası de i ikli i baskılarına uyum sa lamada yardım finansman sadece yüzde 38 oranında artmı tır492. Korunan etmeyi hedeflemektedir. alanların u anki finansmanı genellikle yetersiz kabul edilmektedir ve küresel açıklara dair tahminler yılda Madagaskar’da yakla ık altı milyon hektarlık yeni 1,0–1,7 milyar Amerikan doları493, 23 milyar Amerikan korunan alan olu turulmaktadır ki bu yılda 4 milyon ton doları494 veya 45 milyar Amerikan doları495 arasında karbonun önlenmesinden sorumlu olacaktır. Korunan de i mektedir. Ayrı bir tahmin, denizlerin ve okyanusların alanların karbonu depolama ve yakalaması, bir dizi yüzde 20-30’unu kaplayan kapsamlı bir deniz koruma ekosistem hizmetinin sa lanması ve biyoçe itlili in alanı sistemini finanse etmenin yılda 5–19 milyar Amerikan korunması eklinde üçlü fayda sa laması dolarına mal olaca ını496 ileri sürmektedir. Bu açıklar, beklenmektedir501. Çoklu faydaları Çevresel Hizmetler korunan alanlar dahilinde izin verilen kaynak kullanım Ödeme programları ile ba lantılı hale getirme fikri düzeyine ba lı olarak, korunan alanlar tarafından sa lanan yaygın ekilde ilgi çekmektedir502. 4.400 milyar ve 5.300 milyar Amerikan doları arasında hesaplanan toplam ürün ve hizmetlerin yıllık de eri ile Örne in Mantadia orman koridoru restorasyon projesi, kar ıla tırılmazsa, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde Antasibe ve Mantidia korunan alanlarını birbirine devasa para miktarları gibi görünebilir497. ba layan 3.020 hektarlık ormanı onarmaktadır503. Habitat restorasyonu ve yeniden ormanla tırmanın Finansmandaki bu bo luk günümüzde gündeme birlikte 2012’ye kadar 113.000 ton ve CO2 e de eri ve alınmamaktadır. Korunan alanların hükümet finansmanına 30 yıl boyunca 1,2 milyon ton CO2 e de eri karbon dair 2008 yılında 50’den fazla ülkede gerçekle tirilen bir tutması beklenmektedir. Proje ayrıca, ormanları analiz, CBD PoWPA’ya yönelik taahhütlere ra men malî keserek ve yakarak elde edilen tarım alanlarını deste in genel olarak azalmakta oldu unu göstermi tir498. azaltmayı ve karbon kredileri yoluyla alternatif gelir Korunan alanların bu raporda belirtilen iklim de i ikli i sa lamayı amaçlamaktadır. Buna ek olarak yerel azaltım ve etkilerine uyumdaki rolünün gerçekle tirilmesi topluluklara, bölgeye özgü be sürdürülebilir geçim için bu açıklarla yüzle ilmelidir. Bunun alternatifi, korunan kayna ı sunmaktadır: Orman bahçeleri, saroka alan sistemlerinin iklim de i ikli ini ele almada yapabilece i bahçeleri, meyve bahçeleri, karı ık endemik tür ve yakacak odun a açlandırması. Di er faydaların büyük katkıdan feragat etmektir ve bu, daha sonraki bir yanında, mevcut korunan alanlar selleri ıslah etmede a amada alınması gereken daha masraflı tedbirlere yol de önem ta ımaktadır504. açabilir. Ülkede geride kalan ormanların en büyük alanlarından Yeni fırsatlar olan 425.000 hektarlık Ankeniheny-Zahama koridoru, klim de i ikli i te vik mekanizmaları, ulusal planlama yerel toplulukların ormana güvenli yasal eri imini ve finansmanda hesaba katılması gereken birkaç yeni sa layan ve bir kota sistemiyle kullanım hakları fırsat sa lamaktadır. Korunan alanlar, ulusal REDD’lerin veren sözle meye dayalı anla malarla korunacaktır. ve di er arazi kullanımı stratejilerinin kilit bir bile eni Karbon kredileri topluluklara kazandırılacaktır ve olarak dahil edilmelidir ve ekolojik bo luk analizleri, iklim ba ka te vikler ek sa lık hizmetlerinden sürdürülebilir açısından öncelikli yatırımları tanımlamaya yardım etmek tarımın kurulmasını desteklemeye kadar uzanmaktadır. için kullanılmalıdır. Ülkeler; turbalık, tatlısu, çayır, deniz ve Projenin 30 yıl boyunca 10 milyon ton CO2 e de erini toprak karbon depoları gibi “di er” tutum mekanizmalarını güvenceye alması beklenmektedir505. azaltım eyleminin bir parçası olarak dahil etme fırsatlarını ve özel olarak, etkin iklim de i ikli i uyumu için ya amsal Kaynak: CI olan temel ekosistem hizmetlerine yatırım fırsatlarını ara tırmalıdır.
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 79Baobab a açları vadisi, Madagaskar © Nigel Dudley ÖRNEK ÇALI MA klim ile ilgili piyasa içi ve dı ı çe itli giri imlerin, korunan alanların olu turulması ve yönetimini malî açıdan Karbonun Korunan Alan Yönetim Etkinli ini a a ıdakiler de dahil desteklemesi dü ünülmelidir: Artırmak Suretiyle Tutulması: Tanzanya’dan • Biyo-karbon dengesi için düzenlenmi uluslararası piyasa Örnek Bir Çalı ma • Biyo-karbon dengesi için gönüllü uluslararası piyasa • Havzaların korunması için gönüllü ekosistem hizmetleri UNDP GEF finansmanıyla Tanzanya Hükümeti tarafından yürütülen çalı ma, Do u Ark Da ları’nın ödemesi (PES) önemli bir karbon deposu olu turdu unu göstermi tir. • Gönüllü evsel çevre dengelemesi Ara tırma da larda, 151,7 milyon ton karbonun • Küresel biyoçe itlili in korunması için GEF ödemeleri depolandı ını hesaplamı tır; bu miktarın yüzde • Gönüllü uluslararası ticari biyoçe itlilik dengeleyicileri 60’ı mevcut orman rezervlerinde bulunmaktadır. • Düzenlenmi uluslararası ticari biyoçe itlilik dengeleyicileri Ormansızla ma geçen 20 yılda temel olarak korunmayan ormanlarda ve a açlık alanlarda olmak Ekosistem hizmetlerine ili kin finansmanın geli tirilmesine üzere yakla ık 34 milyon ton karbonun kaybıyla ek olarak, a a ıdakileri gerçekle tirmek için ekonomik sonuçlanmı tır. Ara tırma ayrıca, bozulmamı ormanların hektar ba ına 100 ila 400 ton arasında tedbirler alınmalıdır: karbon (hektar ba ına ortalama 306 ton) depoladı ını 1. Çevresel dı sallıkları hesaba katmadan geli imi te vik ancak bozulmu ormanların hektar ba ına yakla ık 85 eden tarım, balıkçılık ve enerji gibi sektörlere yönelik ton karbon depoladı ını hesaplamı tır. çevresel açıdan bozuk sübvansiyonların giderilmesi, 2. Do al kaynaklar için uygun fiyatlandırma politikalarının Bu bulgular, yeni kurulmu üç do a rezervinde uygulanması, yönetimi güçlendirmek için Uluslararası klim 3. Besin maddesi salınımını azaltmak ve karbon alımını nisiyatifi’nden sa lanacak finansmanı geli tirmek te vik etmek için mekanizmaların kurulması, için kullanılmı tır. Bu rezervler için referans karbon tahmini 18,25 milyon ton civarındadır, ancak ormanlar 4. Ekosistem hizmetlerini bozan etkinliklerden bozulmaya devam ettikçe bu miktar dü mektedir. Daha vazgeçilmesi için ücretlerin, vergilerin, gümrüklerin ve güçlü bir yönetim sisteminin hayata geçirilmesiyle, tarifelerin uygulanması500. bozulmu orman alanlarının yenilenmesi sayesinde ormanlar ek olarak 5,5 milyon ton karbon daha tutacaktır. Bu da genel olarak kabaca, 23,8 milyon ton karbonun depolanması anlamına gelmektedir. Kaynak: Neil Burgess, UNDP
    • 80 Bölüm 4 Korunan alanların REDD programlarını güçlendirme aracı olarak kullanımı ANA MESAJLAR Korunan alanlar, ulusal REDD stratejilerinin önemli bir yapı ta ı olma potansiyeline sahiptir. Korunan alanlar etkin olarak yönetildikleri durumlarda, ormansızla mayı ve orman bozulmasını azaltmanın güçlü araçları olduklarını göstermi lerdir. Yeni korunan alanlar, arazi kullanımının de i mesinden kaynaklanan emisyonları do rudan dü ürebilir. Bu yüzden, potansiyel emisyon kaçaklarını ele alan ulusal programlar ba lamında önerilen bazı REDD kredileme mekanizmaları kapsamında geçerli olabilirler. Orman kaybı ve bozulmasını azaltmanın ötesinde bu tür alanlar, iklim de i ikli ine uyumda ya amsal olan ekosistem hizmetlerini güvenceye alacak ve nesli tükenmek üzere olan türleri koruma altına alacaktır (REDD Plus). Yasuni Milli Parkı, Ekvator © Nigel Dudley
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 81Arkaplan ihtiyaçlarını tanımak ve kar ılamak için REDD’e duyulanKorunan alanlarda bulunan ormanlar ve muhtemel di er ihtiyaç hakkında ayrıca tartı ma sürmektedir. Bu, korumahabitatlar, “ormansızla ma ve orman bozulumundan için ahlaki olmayan te viklerin olu turulmasından kaçınmadakaynaklanan emisyonları azaltmak” için önemli potansiyel önemlidir.sunar (REDD). Arazi kullanımı ve yönetimindekide i ikliklerden kaynaklanan azalmaları ölçme ve Hükümetler eninde sonunda, emisyonları nasıldo rulama yöntemleri u anda, UNFCCC altında azaltacaklarını seçecek ve arazi kullanımındaki de i imlergeli tirilmektedir. Pek çok kurum, çoktan korunan ve ormancılıktan kaynaklanan emisyonları azaltmak için içalanların REDD’in bir parçası olaca ını506 dü ünmektedir. te vik ve politika mekanizmalarını tasarlayacaktır.Küresel orman korunan alanları a ı ihtiyacı, korunan Kapsamlı ilgi grubu müzakerelerini sa lamak için sosyalalanlar ile karbon tutumu ve depolanması arasındaki ihtiyat politikaları ve di er rehberler ile özellikle yerel vepotansiyel birliktelikleri açık ekilde inceleyen CBD507 yerli topluluklar üzerindeki olumsuz etkileri önleyenaltında tanımlanmı durumdadır. REDD’e ili kin birçok programların tasarlanması için güçlü bir uluslararasıtartı ma, çoklu kullanıma sahip peyzajlarda orman kaybını destek vardır. Benimsenen ulusal REDD uygulamaönlemeye odaklanır. Ancak korunan alanlardaki ormanlar stratejilerine ba lı olarak proje temelli yakla ımlar; ormanda, bu alanlar dı ındaki ticari amaçlı ya da tüzel ki ilerceyönetilen ormanlar ile ba lantılı olarak önemli seçenekler kaybının yerel etmenlerini ele almanın ve REDDsunmaktadır. Çayırlar, turbalıklar ve sulak alanlar gibi stratejilerinin yükümlülüklerini ve tarafsızlı ını garantidi er ekosistemlerde depolanan karbonun korunmasının, etmenin do ru bir yolu olmaya devam edebilir. UlusalREDD türü mekanizmalarca desteklenmeye uygun olması temeller, herhangi bir projede olu abilecek kaçaklara kar ıda mümkündür508. garanti altına almaya yardım eder. Ormanlara sahip geli mekte olan ülkeler arasından REDD giri imlerine olanHalihazırda yürütülmekte olan büyük politika müzakereleri, geni katılım, ormansızla manın uluslararası düzeyde yertüm ülke temelinde referans emisyon düzeyleri ile izleme, de i tirmesine kar ı koruma sa layacaktır (uluslararasıraporlama ve do rulama sistemlerinin kurulmasını kaçak).öngörmektedir. Bu nedenle ulusal hükümetler;ormansızla ma ve orman bozulmasından kaynaklanan REDD’in avantajları ve dezavantajlarıbilimsel açıdan savunulabilir bir referans emisyon Geli mekte olan ülkeler çapında REDD’i etkin ekildedüzeyini müzakere etmek ve REDD mekanizmaları uygulamak için gereken kaynaklar ciddi ölçüdedir.yoluyla tazminat almak amacıyla emisyonları, belirlenen Hem malî te vikler yoluyla ormansızla mayı azaltmadüzeyin altına çekmek zorunda kalacaktır. Korunan potansiyeli hem de sahip olunan olası para miktarıalanlar ile yerli halklar ve topluluklarca korunan alanlar hakkındaki tahminlerde büyük farklar olmasına ra men,da dahil, referans ormansızla ma düzeylerini a a ı yılda 55 milyar Amerikan dolarına kadar bir de er öneçeken mevcut orman koruma çabaları, bu çabalarıengellememek için ulusal REDD programlarının kurulumu sürülmektedir509. Stern raporu510, REDD mekanizmalarınıesnasında dikkate alınmalıdır. Tazminat, esnek muhasebe yürürlü e koymak için yılda 10 milyar dolar gerekece inistandartlarına sahip olan ve ulusal açıdan uygun azaltım öne sürer. REDD birkaç kritik meseleyi tek bir mekanizmaeylemleri sistemi (NAMA) içinde görülebilir. Fon temelli içinde ele alma potansiyeline sahiptir: klim de i ikli ininmekanizmalar yoluyla desteklenen, veya daha kesin ve arazi bozulmasının azaltılması, biyoçe itlili inölçülen emisyon kesintileri arayan özel sektör yatırımcıları korunmasının geli tirilmesi, insan refahının artırılması vetarafından fonlanan, piyasa temelli bir yakla ım altında yoksullu un hafifletilmesi. Dünya Bankası ve Birle miolu abilir. Milletler gibi kurumlar, REDD projelerine yatırım yapmaktadır. Ancak, kapasitenin artırılması ve sürekli,Halihazırda, REDD te vikini sadece büyük açıkları olan öngörülebilir ve uzun vadeli fonlama gerektirecektir.yüksek emisyon ülkelerine yönelik eri ilebilir kılmak için ilkplanlar, REDD’in Bali Eylem Planı’ndaki tanımını dahil etme Bununla birlikte REDD’in genel orman politikası içindefırsatı vermektedir (örn. mevcut ormanların korunmasını dahil uygulanmasında, korunan alanlar için zorluklar olacaktır.etme ve karbon depolarını geli tirme veya “REDD Plus”). Ço u REDD finansmanının hem ülkelere hem de ülkelerKorunan alanların kurulması ve etkin yönetimi yoluyla ya da içinde en yüksek ormansızla ma oranlarını ya ayandi er yollarla korumaya yatırım yapan ve sonuç olarak bölgelere gitmesi beklenmektedir. Yüksek ormansızla maormansızla ma ve orman bozulmasından dolayı tarihsel alanlarındaki müdahaleler yerel olarak orman kaybındanolarak dü ük emisyon seviyelerine sahip olan ülkelerin kaynaklanırken, bu tür REDD etkinlikleri aslında iyi korunmayan korunan alan arazileri üzerinde yenilenmi• UNFCCC Kyoto Süreci Temiz Geli im Mekanizması (CDM)gere ince sadece a açlandırma ve ormanla tırma projeleri baskı yaratılması gibi zıt etkiler olu turabilir. REDD’indengeleyiciler olarak kullanılmaya uygundur; bu var olan ba ka yerlerde uygulanmasından ötürü olu an potansiyelormanların korunmasının mekanizma dı ında kalması anlamına saldırılara kar ı REDD politikaları, korunan alanlarıgelir. Ancak, bu de i ebilir. 2007’de Endonezya, Bali’deki 13. güçlendirme ihtiyacını göz önüne almalıdır. Benzer ekildeUNFCC Taraflar Konferansı’nda Kyoto’ya ek olarak kaçınılanormansızla ma ve orman bozulumundan kaynaklanan dü ük karbon açısından en zengin orman ekosistemlerineemisyonları telafi etmek amacıyla bir mekanizma geli tirmek için odaklanan REDD te vikleri, sulak alanlar ve çayırlaranla maya varıldı. REDD’in uygulamada ne anlama gelece inin gibi biyoçe itlilik için can alıcı olan ve di er önemlidetayları henüz tam olarak anla ılmı de il. u ana kadar ekosistem hizmetlerini sa layan di er habitatların de eriniturbalıklar, bazı tatlı sular gibi do al karbon depoları ve yosunyatakları gibi deniz ekosistemleri REDD kapsamına girmemi tir, dü ürebilir. REDD programları biyoçe itlilik güvenceleriniancak teorik olarak gelecekte böyle olabilir. içermeli ve arazi temelli karbon tutumunu optimize etti i
    • 82 Bölüm 4 Amazon ya mur ormanları, Loreto Bölgesi, Peru © Brent Stirton/Getty Images için insanların ve yaban hayatının ihtiyaçlarını göz önünde finansmanının korunan alanlardaki önemli bir kullanımının, bulunduran daha geni bir ulusal arazi kullanım planlama yasadı ı a aç kesimini ele alaca ına dair bir varsayım sürecinin parçası olmalıdır. vardır. Korunan alanlar tabiatları bakımından do al habitatların Yerel düzeyde mekanizmalar; örne in a ırı rüzgarlar, uzun vadeli korunmasına ayrılmı olmalarından dolayı, yangınlar ya da hastalıklar (buna kendi içinde dolaylı süreklilik açısından pek çok di er arazi yönetim sistemine olarak iklim de i ikli i neden olabilir) yoluyla rastlantısal göre önemli ek avantajlar sunarlar. Ço u iyi korunan orman kaybını açıklamak için gereklidir. Bu birkaç alan kabul edilmi yönetim politikasına ve yöneti im alanı birle tirmek suretiyle ba arılabilir. Genel olarak düzenlemesine sahip olmalıdır. Genelde en azından, belli bu rastgele olaylar, emisyonların azaltılması için ulusal bir seviyede ulusal karbon envanterlerinin geli tirilmesine hedefleri etkileyecek kadar büyük olmayabilir, ancak bazı yardım edebilen altlık verileri ve izleme sistemlerine sahip durumlarda (El Niño’nun yangın rejimlerinde de i iklik olacaklardır. Korunan alanların izlenmesi ayrıca ulusal yaratması gibi) birkaç ülkenin i birli ine gitmesini altlık ve izleme çabalarının içine girdi sa layabilir. gerektirecek kadar ciddi olabilirler. Aynı zamanda, zayıf yönetilen ço u korunan alanda Daha genel olarak bazı analistler, kötü yönetilen REDD yasadı ı a aç kesimi ve di er tehditler ormanların projelerinin arazi mülkiyet güvenli i ve kaynaklara eri im bozulmasına yol açmaktadır. Böyle korunan alanlarda, bakımından fakir ülkeler üzerindeki baskıyı artıraca ından yönetim etkini inin geli tirilmesi ormanların bozulmasını endi e etmektedir512,513: Orman kaybının önemli bir azaltabilir ve ormanların karbon tutumunu geli tirebilir. kısmı, bu kaynaklara el konuldu u taktirde birkaç di er Korunan alanlardakiler de dahil ço u yıkıcı orman kaybı seçenekle yüz yüze kalacak fakir çiftçiler ve toplayıcıların ve bozulması yasadı ıdır ve hızlı orman bozulması eylemleri yüzündendir. Bu yasal bo lu u ele almak için ya ayan ülkelerin ço unun bu soruna yakla mak için mekanizmalar tartı ılıyor olsa da, bu sorunlar yatırımcıları yöneti im sistemine sahip olmadı ını dü ünmek için REDD fonlarını en güvenli seçeneklere -ki bunlar da sebepler vardır511. Sonradan ormansızla an alanlardaki genellikle en akut sorunlarla kar ı kar ıya olan ormanlar REDD yatırımları basitçe bo a gitmektedir. Ayrıca, itimadı de ildir- yatırmaya te vik etmektedir. azaltmaları dolayısıyla, gelecekte böyle bir mekanizmayı kullanma fırsatlarını engellemeleri olasıdır. Ancak, bu Bazı eylemci gruplar ve yöre halkı örgütleri, REDD’in herhangi bir ekosistem yönetimi için geçerlidir ve REDD dünyanın zenginlerinin enerji ve fosil yakıt tüketimini
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 83Tablo 10: Korunan alanlarda muhtemel ko ullara sahip karbon projeleri için WWF Meta-Standartçerçevesindeki unsurların kar ıla tırılması Sorun Ayrıntılar Korunan alan çıkarımları Karbon Ek katkı özelli i REDD fonlaması genelde, yalnızca ormanların risk altında oldu u alanlardaki korunan hesaplama alanlara ve ba ımsız de erlendirmelerin açıkça bitki örtüsünün kayboldu unu ya da bozuldu unu gösterdi i ve ek kaynakların bunu azaltabilece i korunan alanlara uygulanabilir olmalıdır. Kaçak Bir korunan alanın kurulmasının, basitçe orman kaybını ba ka bir yere kaydırmayacak ekilde analizinin yapılması gerekecektir; örn. yöre halkının kaynak kayıplarının, a açlandırma veya di er yenilenebilir enerji kaynakları yoluyla yeterli ölçüde kar ılanması. Devamlılık Korunan alanlar do al bitki örtüsünü ebediyen korumayı amaçlamaktadır. E er bitki örtüsünün kaldırılması yönetimin bir parçasıysa, durum karma ık hale gelebilir; örn. yanıcı maddelerin azaltılması için kontrollü yangın uygulaması gibi. Bu yalnızca, belirli ülkelerdeki bazı alanlara uygulanacaktır (ve korunan alanlar dı ındaki ormanlarda da uygulanabilir). Bu tür kayıpları açıklamak için yakla ımlar mevcuttur. Sosyal ve lgi grupları Korunan alanlar, gittikçe daha çok kapsalımlı ilgi grubu süreçlerine gereksinim çevresel müzakeresi duymaktadır; örn. CBD PoWPA do rultusunda kurulan yeni korunan alanlar için böyle etkiler bir gereksinim vardır. Yerli halk toplulukları tarafından ilan edilen artan sayıda korunan alanda bu durum yansımaktadır. Sürdürülebilir Korunan alanlar, geçim kaynaklarını engellememeyi garantiye almak için katı sosyal ve kalkınma çevresel güvencelere daha çok ba lanmaktadır. Bir dizi yönetim yakla ımı ve yöneti im tipinin uygulanması buna yardımcı olabilir; örn. IUCN VI. sınıftaki do al kaynak i leme rezervleri, ya ayan a açları korurken de erli ürünlerin (odun dı ı orman ürünleri gibi) sürdürülebilir ekilde toplanmasını kolayla tırır. Bu durum, ormanların ba ka durumlarda tehdit altında oldu u hallerde, REDD projesi için ideal bir senaryo sunmaktadır. Yüksek Koruma Korunan alanlar özel olarak koruma de erleri için seçilmektedir ve uygun alanları De erleri’nin tanımlamak için gittikçe karma ık olan bir dizi araç mevcuttur. Tanımlanması Çevresel etkilerin Benzer ekilde, günümüzde korunan alanların çevresel yararlarını; örn. su sa lama, de erlendirilmesi topra ın dengelenmesi veya toplulukları iklim a ırılıklarından koruma açısından de erlendiren bir dizi yöntem vardır. Uzun vadeli IUCN’in korunan alan tanımı, korumanın uzun vadeli yapısını korunan alanları di er uygulanabilirlik sürdürülebilir ve do aya saygılı arazi kullanım biçimlerinden ayıran temel bir özellik olarak vurgulamaktadır. Do rulama ve Do rulama Korunan alanların yönetim etkinli ini izleyen ve de erlendiren yöntemler geçen on yılda sertifikasyon hızlı ekilde artmı tır. Bunların bazısı hâlihazırda karbona ili kin konuları ele almaktadır (örne in uzaktan algılama yoluyla orman örtüsünün izlenmesi) ve belli geli melere ihtiyaç duyulsa da karbon hesaplamasını mevcut de erlendirmeler ile bütünle tirmek mümkün olacaktır. Sertifikasyon Bazı korunan alan sertifika programları bulunmaktadır; örn. Avrupa’daki Pan Park programı ve ye il ekoturizm programları gibi; ve di erleri de geli tirilmektedir. Bazı korunan alanlar da korunan alanlardaki ormanları sertifikalamak için Orman Yönetim Konseyi gibi mevcut programları kullanmaktadır. Her iki yakla ım da REDD kapsamında karbon hesaplamaya uygulanabilir. Ayrıca, özellikle REDD projeleri için geli tirilen artan sayıda sertifika programı vardır.Bütün karbon dengeleme projelerinde ortak olan tamamen teknik bazı meselelere -çift sayımdan kaçınılması, uygun kayıtsüreçleri ve yayınlama ile izleme gibi- bu tabloda de inilmedi ine dikkat edilmelidir.
    • 84 Bölüm 4 toplulukların hâlihazırda REDD tasarılarını ara tırıyor Amazon’da yerli halkın ya adı ı topraklarda oldu u gerçe i, ço unlu un bu problemleri zorlayıcı ve korunan alanlarda karbon tutum görmedi ini göstermektedir. potansiyeli: Stanford Üniversitesi’nde gerçekle tirilen çalı tay sonuçları Yakla ımlar konusunda bir denge savunulmaktadır. REDD mekanizmasının, biyoçe itlili in korunması ve do al Karbon depoları haritalarının bir araya getirilmesi, ormanlarda ya ayan insanlar için potansiyel faydaları gelecekte arazi kullanımı de i im modelleri, yerli halka bulunmaktadır. Ancak bu yalnızca, gerçekten ihtiyaç ait arazilerin ve korunan alanların konumu ve yönetimi duyanlar için sosyal faydaları en üst düzeye çıkaran bir hakkındaki bilgiler, REDD üzerindeki etkilerinin tahmin çerçeve içerisinde, REDD’in gerçek faydalar sa layaca ını edilmesini sa lamaktadır. Yapılan bir çalı ma, tüm garanti altına alacak sosyal ve çevresel anlamda yeterli bunların birarada 2050 yılı itibariyle yalnızca Brezilya korumanın uygulanmasıyla mümkündür. u anda Amazonu’nda tahminen 670,000 km²’lik bir alanın ormansızla masının önüne geçilebilece ini göstermi tir. potansiyel REDD finansmanını kullanmak için orman Bu 8 milyar tonluk karbon emisyonunun engellenmesi kayıplarını durdurmak en acil önceliktir. Bununla birlikte, anlamına gelmektedir527. Konum önemlidir: korunan alan tampon bölgelerinde yeniden ormanla tırma Ormansızla ma riskinin yüksek oldu u bölgelerde ve a açlandırma ile tehlike altındaki türleri korumak için bulunan söz konusu korunan alanların ve yerli halkın tedbirlere yatırım yapma gibi iklim de i ikli ine uyum ya adı ı toprakların, bu riski dü ürerek emisyonları için ya amsal olan di er ekosistem hizmetlerini telafi azaltma potansiyeli daha fazladır. etmek amacıyla geli mi REDD giri imlerini geli tirmek için önemli potansiyel vardır: Bu, biyoçe itlilik sıcak Korunan alanlar ve yerli halka ait araziler, muhtemelen noktalarında ve müdahalenin ba ka türlü uygun maliyetli ortaya çıkan REDD çerçeveleri dahilinde ve muhtemelen yalnızca engelledikleri “fazladan” emisyon kadar olmayabilece i, yüksek insan nüfusu artı ına sahip de erlendirilebilirler (örn. karbon depolarının kendisi için yerlerde ormansızla ma ve orman bozulmasından de il). Krediler bu nedenle, ormansızla manın yeni kaçınmayı içerir. Korunan alanlar bu tür giri imler için ideal ya andı ı alanlarda bulunan yeni kurulmu bölgeler için olarak uygun ve denenmi giri imlerdir. ya da yönetimleri iyile tirilecek, ormansızla mayı ve bozulmayı azaltacak var olan bölgeler içindir. Piyasalar REDD programlarına korunan alanları dahil etmenin i lem yapmaya izinli olsa dahi, Brezilya dengelemeye avantajları: Orman kaybını ve tahribatını aza indirmenin hizmet etmeyen kuralları onaylamaktadır. Peru, korunan bir yolu, REDD ve birçok korunan alan yönetim modelinin alanlara do rudan yarar sa layacak proje tabanlı dengelere izin vermektedir. Çalı tayda bu mekanizmaları felsefesinde oldu u gibi ormanları kalkınmadan korumaktır. kullanarak REDD projelerinin potansiyelini ve bunlara Bu sayede REDD mekanizmalarını korunan alanlar a ının kar ı tehditleri açıklayan (üçü korunan alanlarda ve biri içine dahil etmek, her iki sonuca da aynı anda ula mak yerli arazilerinde bulunan) Peru, Bolivya ve Brezilya’daki adına potansiyel olarak güçlü bir yoldur. Korunan alanların 4 proje tanıtılmı tır. karbon tutumu konusunda yukarıda da bahsedilen oldukça fazla avantajı bulunmaktadır. Ancak yine de özetlemek Konferansta elde edilen sonuçlar: gerekirse: • Korunan alanlar ve yerli toprakları, REDD çerçevesinde çekici seçenekler olabilir ve ormansızla tırmayı • Genellikle etkin ekilde yönetilen korunan alanlar, ölçülebilir, raporlanabilir ve do rulanabilir (MRV) yollarla azaltabilir. özellikle kullanımdaki daha sıkı kontrolleri içerenler • Bunun ne kadar oldu u konum, finansman miktarı, (IUCN I-IV. sınıf) ormanlara tam bir koruma kanunlara ve bu karbonun hâlihazırda hassas olup sa lamaktadır. Böylece iklim faydalarını en üst düzeye olmamasına göre de i ir çıkararak, ölçüm ve hesaplamayı görece olarak • Korunan alanlar ve yerli araziler için finansman kolayla tırmaktadır. bo lukları ve korumanın bazen ka ıt üzerinde kalması, • Pek çok ülke, korunan alanlarını yöneten kanunlar ve bu bölgelerden sürekli bir karbon emisyonuna neden olmaktadır. politikalara sahiptir, öyle ki korunan alanların REDD • Hızla geli en REDD çerçeveleri, ulusal taban çizgisine kapsamında finansmanı uzun politik ve yasal gecikmeler kar ı azalan karbon emisyonunu büyük olasılıkla olmadan, mevcut bir çerçevenin içerisine oturabilir. ödüllendirecektir. • Pek çok ülke ayrıca, korunan alanlar için ilgili bakanlıkla • Korunan alanlar ve yerli arazilerin, karbon emisyonunu ba lantılı bir kurum, korunan alanlar için kabul edilmi azaltacakları bir platform olu turmaları gerekecektir. standartlar ve te kilat yapısı gibi kurumsal bir yapıya • REDD fonuna eri im olacaksa, savunucular yeni rezervlerin kurulmasına ve var olanların daha iyi sahiptir. Bu sayede, REDD’in uygulanması hazır bir yönetilmesine odaklanmalıdır. altyapıya sahip olacaktır. • Birçok ülke e itilmi bir korunan alan personel Kaynak: WWF kadrosuna ve buna ek olarak donanım, veri yönetim sistemleri ve danı ma süreçleri gibi (kapasitenin dü ük kesmektense en fakir insanların yapaca ı fedakarlıklara ya da eksik oldu u yerlerde tüm bunları geli tirmek dayandı ı gerekçesiyle REDD’e kar ı olduklarını REDD finansmanı için potansiyel bir kullanımdır) ilgili açıklamı tır. Bu sorular, var olan gönüllü tasarılarda kapasiteye sahiptir. Pek çok ülke ayrıca, uygulamaya oldu u gibi güçlü bir sosyal güvence514,515 ve güçlü yardım etmek için ilgili STK’lara sahiptir. bir politik çerçeve gerektirir (örn: klim, Topluluk ve • Korunan alanlar, çoktan REDD’in temel bir gereksinimi Biyoçe itlilik Birli i): birçok yerli halk örgütünün ve yerel olarak tanımlanmı arazi dokusu antla malarını olu turmak ve düzenlemek için sistemlere sahiptir.
    • Korunan alanları iklim de i ikli iyle mücadelede kullanma fırsatları 85Göç eden zebralar, Tanzanya © Sue Stolton• Pek çok koruma stratejisinin de oda ı olan516 zengin eri imin engellenmesi sonucu yoksullu u artırarak refahı biyoçe itlili e sahip tropikal ormanlarda karbon dü ürebilir521. Yasadı ı a aç kesimi ve ate kullanımı, daha depolama muhtemelen bilhassa yüksek olacaktır. büyük peyzajlarda oldu u kadar korunan alanlarda da• Korunan alanların yönetim etkinli inin izlenmesinde gerçekle mektedir. Birçok korunan alan halen sistemler kullanılan teknikler oldukça ileri düzeydedir517 ve birçok ve alanlar düzeyinde etkin olmayan yönetimlerin sıkıntısını durumda bu teknikler, tam anlamıyla yeni donanıma çekmekte ve de erleri dü meye devam etmektedir522. sahip bir araca gereksinim duyulmadan, karbon Tüm bu sorunlara dikkat çekmek için araçlar, teknikler hesaplamasını da içerebilecek ekilde dönü türülebilir. ve yöntemler vardır; ancak iyi yönetilen bir REDD eması Aynı zamanda sertifikasyon sistemleri de geli im bunların uygulanmasını sa lamalıdır. a amasındadır. Ek katkı olu turabilme özelli ine ili kin olarak, REDD ile• Korunan alanlar, altı IUCN yönetim sınıfında özetlendi i ilgili belirli bir soru olu abilir- örne in projenin olmaması üzere, çok sayıda yönetim yakla ımı ve yöneti im halinde nelerin ortaya çıkaca ına ek olarak bir karbon türü içermektedir ve bu nedenle, çok çe itli sosyal ve denkle tirme projesiyle olu turulan sera gazı emisyon çevresel ko ullara uyarlanabilen esnek bir araçtır. azaltımlarının seviyesi. E er korunan alanlar zaten• Ekolojik bölge koruma planlarını, ulusal ve yerel uygulamadaysa, onların korunması için para harcamak düzeyde korunan alanların bo luk analizlerini519 ve oldukça az fayda sa layabilir. Görünen o ki korunan di er geni çaplı planlama giri imlerini içeren mevcut alanlardaki REDD fonlaması yalnızca a a ıda belirtilen çalı malar, yeni korunan alanlar için olası bölgeler ko ulları sa layan bölgelerde uygulanabilir: hakkında bilgi sa lar.• Korunan alanlar, çoklu çevresel yararları • Orman kaybı ve bozulması riski bulunan alanlarda, yeni olu turabilecek, iyi bir donanıma sahiptir. Bunlar aynı kurulmakta olan korunan alanlar zamanda yok olma tehlikesiyle kar ı kar ıya olan türlerin • Yeterli kayna a sahip olmayan ve orman örtüsünü ya korunmasında oldu u kadar, iklim de i imine uyum da niteli ini (ba ımsız bir de erlendirme tarafından sa lanması alanındaki yararları da içerebilir. belirlenir) kaybetmekte korunan alanlar• Korunan alanları REDD finansmanına uygun hale • Alternatif uzun vadeli finansman kaynakları olmayan ve getirmek, örne in CBD’nin Korunan Alanlar Programı REDD finansmanı olmadan ormansızla manın artması ile do rudan ba lantı olu turarak Rio Sözle meleri muhtemel olan alanlar ve di er uluslararası araçlar arasındaki birlikteli in • Korunan alanlara destek olmadan, REDD bozuk artırılmasına yardımcı olabilir. te vikler yaratma riski ta ımaktadr (örn. do al ormanları• Birçok korunan alan ek sosyal ve çevresel de erlere a açlandırma alanlarına dönü türmek ya da daha sahiptir (bunlara raporun 2. bölümünde de inilmektedir). genel anlamda baskı altındaki ormanları ödüllendirmek, böylelikle iyi koruma politikalarına ve güçlü çevreselREDD kapsamında korunan alanların kullanımı ile yöneti im kaydına sahip ülkeleri cezalandırmak)ilgili bazı potansiyel kısıtlamalar: Korunan alanlar • REDD ödemeleri, ormanların uzun vadede korunmasınıREDD’e özgü zorlukların birço unu payla maktadır. te vik edecek ekilde çevredeki topluluklardaKötü planlanmı ya da uygulamaya geçirilmi korunan kalkınmayı ve geçimi desteklemek amacıylaalanlar, zorla yer de i tirme ve geleneksel kaynaklara kullanılabilir.
    • 86 Bölüm 4 Korunan alanlar ile ilgili hâlâ çözüm bekleyen meseleler tanımlamı tır523. Do ru bir uygulama, ba arının ve REDD vardır. Yetersiz bir koruma düzenine sahip bir ormanın dengeleme planlarının halk tarafından benimsenmesinin sıkı bir yönetimi olan korunan alana terfi etmesi REDD ön artı olacaktır524. Tablo 10’da bu adımları bir çerçeve kapsamında sayılır mı? Örnekler, orman rezervlerinin olarak ele alınmakta ve korunan alanlar ile ilgili olası statüsünü korunan alana dönü türüyor olabilir. sonuçları tartı ılmaktadır. Kapasitenin geli tirilmesi durumunda, dengesizliklerin telafisi nasıl hesaplanır? REDD projeleri ormanlarla klim de i ikli i bakımından potansiyel kazanımlar; mı sınırlı olmalıdır? Ba ka türlerdeki bitki örtülerinin, ormanın tipine, ya ına ve ormanla ili kili topraklara ve örne in turbalıkların korunması ve restorasyonu, en az bitki örtüsüne göre çe itlilik gösterecektir. Güneydo u ormanlardaki kadar karbon depolanmasını sa layabilir. Asya’nın, ya ayan a açlardaki karbon miktarının yeraltında depolanan karbona göre çok küçük kaldı ı Sosyal adalete ve çevresel ba arıya ula mak turbalık ormanları ve tropikal bölgelerdeki ba ka ormanlar WWF, potansiyel REDD projelerinin etkin ve sosyal açıdan gibi en yüksek biyokütleye sahip ormanlar, özellikle de er adil olabilmesini temin edebilmek için gerekli adımları te kil edecek ormanlar arasında olacaktır. ÇÖZÜMLER Orman korunan alanları REDD’i, ulusal uyum stratejileri kapsamında uygulamak için geçerli ve uygulanabilir araçlar sunmaktadır. imdiye kadar REDD tasarılarına ili kin getirilen ele tirilere yanıt sa lama potansiyelleriyle ba arılı bir ekilde konunun üzerine gitmektedir. Bu potansiyelin en yükse e çıkarılabilmesi için birtakım ilerleme ve iyile tirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Ek katkı özelli i ve kaçaklar: Korunan alan olu turulması ve yönetimi bakımından ek katkıların nasıl sa lanaca ı ve nelerin ek özellikler olarak sayılabilece ini belirlenmesi; geni ölçekli de erlendirme yöntemleri de dahil olmak üzere salınım kaçaklarını önleyebilecek mekanizmaların tanımlanmasıdır526. Kalıcılık: irketler, yerli halklar ve topluluklarca korunan alanlar dahil, devlet mülkü olmayan korunan alanlarda kalıcılı ı garanti altına alacak mekanizmaların geli tirilmelidir. lgi gruplarına danı ma ve etkin katılım: Korunan alanlara ili kin REDD tasarılarında ilgi gruplarının, özellikle de yerlilerin ve yerel toplulukların görü ünün alınması ve katılımı için minimum standartlar üzerinde uzla ılması. Çevresel ve sosyal etkilerin de erlendirilmesi: REDD projelerinin çevresel hizmetler, yoksullu un azaltılması ve insanlı ın refahı ile ilgili di er sosyal konular açısından ek faydalarını de erlendirmede kullanılacak yöntemlerin kapsamıdır. Do rulama ve sertifikasyon: Karbon muhasebesinin mevcut yönetim etkinli i de erlendirmeleri ile nasıl bütünle tirilebilece inin belirlenmesi ve sertifikasyon sürecinin korunan alanlara nasıl uyarlanabilece inin ya da korunan alanlarda hâlihazırda kullanılmakta olanların nasıl karbon muhasebesini de içerecek biçimde de i tirilebilece inin kapsamıdır.
    • 87Bölüm 5 klim de i ikli inin korunanalan tasarımı, yönetimi veyöneti imi açısından etkileriKorunan alanlar iklim de i ikli i kaynaklı pek çok sorunla kar ı kar ıyadır.Tanımlanmı en önemli tehditlerden bazıları önceki bölümlerde özetlenmi tir. klim de i ikli inin öngörülen seyri ve iklim de i ikli ine kar ı olu turulacakdirence yönelik ilkelerin; alan tasarımı ve yönetimine eksiksiz olarak dahiledilmesi kaydıyla, korunan alan sistemlerinin bu baskıların büyük bölümüile ba edebilece i, de erlerini ve hizmetlerini koruyabilece i sonucunavarılmı tır.Mevcutta korunan alan sistemlerinin ço u tamamlanmamı durumda vepek ço u da yetersiz ekilde yönetilmektedir. klim de i ikli inin her geçengün artan etkilerinin ele alınması ve korunan alanların tam potansiyellerinigerçekle tirebilmesi için, önce bu sorunların a ılması gerekmektedir.Bu kısa bölüm; biyoçe itlili i korumada korunan alanların etkinli inisürdürmek, ekosistem hizmetlerini devam ettirmek ve iklim de i ikli i azaltımve etkilerine uyuma katkı sa lamak için uyum eylemlerine ili kin bazı önerilersunmaktadır.
    • 88 Bölüm 5 klim de i ikli inin korunan alanlar üzerindeki olası etkileri ANA MESAJLAR Yapılan ara tırmalar korunan alan sistemlerinin; tasarımları sırasında gelecekteki iklim de i ikli ini dikkate aldıkları, direnç olu turma ilkeleri içerdikleri, ekolojiyi tümüyle temsil ettikleri ve iyi yönetildikleri takdirde orta iddetteki iklim de i im senaryolarında makul düzeyde sa lam kalacaklarını öngörmektedir. Mevcut durumsa her zaman böyle de ildir. Etkiler; habitat kayıplarından, tek tek türler için uygun artların ortadan kalkmasından, ba lantı zayıflı ından, istilacı türlerin baskısından, yangın ve di er bozucu etmenlerin düzenlerindeki de i imlerden, a ırı hava olaylarından ve özellikle iklim de i iminin insan yerle imi ve kaynak kullanımı üzerindeki etkilerinin yarataca ı insan kökenli baskılardan kaynaklanacaktır. Tehdit öncelikli türleri kapsayaca ı, ancak a ın bütününde Alan gözlemlerine dayanan modelleme çalı maları, öncelikli türlerin yüzde 88-92’sinin halen bulundukları iklim de i iminin ekosistemler üzerindeki etkisinin ÖKA’ların birinde ya da birden fazlasında uygun bir habitat de erlendirilmesinin temelini olu tururlar. De i ikliklerin bulabilece ini öngörülmektedir. Sadece yedi ya da sekiz her yerde görülmesi beklenmekle birlikte; kuraklık, türün tüm uygun habitatlarını kaybedece i tahmin orman ölümleri ve do al yangınların tehdidi altındaki edilmektedir530. Benzer ekilde, 1200 Avrupa bitki türü Amazon bölgesi, boreal ormanlarının bir bölümü ve üzerinde gerçek de il de “ideal” bir rezerv a ı kullanarak orman istilası riski ta ıyan Kutup tundraları etkilere kar ı yapılan bir ara tırmada, 2050 itibariyle Avrupa’daki türlerin en hassas olaca ı öngörülen alanlar kapsamındadır528. biyoiklimsel yayılı ında yüzde 6-11 oranında teorik bir Bazı bölgelerde iklim de i iminin ekosistemler üzerinde kayıp olaca ı belirlenmi tir531. dönü ümsel etkiler yaratarak a ırı derecede tür yok olu una ve ekosistem i levlerinde ve ekolojik süreçlerde Bu çalı malar yalnızca iklim etkilerini dikkate almakta ve büyük de i imlere yol açması olasıdır. Do al Kaynakları iklim de i imi olmaması durumunda, iyi yönetilen ve Koruma Te kilatı’ndaki ara tırmacılar, iklimle ilgili ekolojik temsiliyeti yüksek korunan alan a larındaki potansiyel bitki örtüsü de i imlerini ekolojik bölgeler türlerin güvende oldu unu varsaymaktadır. Bir ba ka düzeyinde inceleyerek; 1990-2100 arasında dünya çalı mada üç bölgede, Meksika, Güney Afrika’daki Cape çapında buzsuz bölgelerin yüzde 34’ünde potansiyel bitki Bitki Bölgesi ve Batı Avrupa, yayılı modellemesi örtüsü de i imi olaca ını belirlemi tir. Bu de i im, Afrika uygulanmı tır. Çalı mada; tamamlanmı bir korunan alan için ortalama yüzde 24 ile Avrupa için yüzde 46 arasında a ı varsayılarak, Cape’de türlerin yüzde 78’inin de erler almaktadır529. Güney Afrika’da ele alınan iklim gelecekteki yayılım için hedeflenen temsiliyeti kar ıladı ı, modelleri, ülkenin güney ve batı bölgelerinde Succulent Meksika’da yüzde 89’un, Avrupa’da ise yüzde 94’ün tam ve Nama Karoo içinde kalan geni bölgeler ile fynbos temsiliyeti korudu u belirlenmi tir. Ancak e er mevcut biyomunun bazı bölümlerinde daha kurak, çöl benzeri korunan alan sistemi de erlendirilmi olsa idi, çok daha artların hâkim olaca ını öngörmekte olup, halen ülkede fazla türün hayatta kalmasının risk altında oldu u bu artlarda hiçbir bir ekosistem bulunmamaktadır. görülecekti532. Fynbos biyomu içindeki dar yayılı lı endemik Proteaceae türlerinin yüzde 10’unun kaybolaca ı senaryosu ile Aslında çok az sayıda korunan alan sistemi eksiksizdir- biyoiklimsel modeli temel alan çalı maya göre; Fynbos gerçekle tirilen küresel bir analizde; memelilerin yüzde biyomunda 2050’ye gelindi inde yüzde 51 ila yüzde 65 6-11’inin ve amfibilerin yüzde 16-17’sinin yetersiz korunan, kayıp beklenmektedir. “bo luk türler” oldu u, tehlike altındaki türler içinse bu yüzdenin daha yüksek oldu u tahmin edilmektedir533. Sabit konumu olan ve genellikle yalıtılmı korunan Dolayısıyla e er böyle giderse, sistemler tam temsiliyete alanların daha hassas olması beklenebilir. Aslında sahip olmadı ı ve korumada daha a ırı iklim de i iminin modellemeler ve alan gözlemleri karı ık müdahaleler öngörüldü ü kuzey bölgelere yönelik bir yanlılık oldu u ortaya koymaktadır. Bireysel korunan alanların ço unun için iklim de i ikli inin korunan alanlar üzerinde çok daha habitat ve tür kaybına u raması olasıdır, ancak iyi büyük etkileri olabilecektir534. Örne in bir çalı mada, tasarlanmı korunan alan sistemlerinin iklim de i imine Kanada’daki korunan alanların yüzde 37-48’inin iklim makul ölçülerde dayanabilece ine ili kin kanıtlar de i ikli inden dolayı karasal biyom tiplerinde bir bulunmaktadır. Bir çalı mada, Sahra Altı Afrika’da üreyen de i iklik ya ayabilece i tahmin edilmektedir535. ku ların yayılı ındaki de i imler modellenmi tir. Çalı mada; Afrika’nın Önemli Ku Alanları (ÖKA) a ındaki Bu bulgular, iklim de i ikli i altında gelecekteki e ilimlerin tür dönü ümünün (yerel türlerin yok olu u ve yerlerine yeni önemli göstergeleridir. klim de i ikli i azaltım ve türler gelmesi) 2085 itibariyle ÖKA’ların yüzde 42’sindeki etkilerine uyuma yönelik pek çok eylemin ba lı oldu u
    • Korunan alan yönetim ve yöneti im uygulamaları 89Hu a acıyla kaplı yamaçlar, Nalychevo Do a Parkı, Kamçatka Özerk Bölgesi, Rusya Federasyonu © Darren Jew/WWF-Canonekosistem hizmetlerinin muhafazası ile ekosistem ve Hindistan’daki Sundarbans mangrov ormanı fırtınalaradayanıklılı ı arasındaki ili ki ise pek az anla ılabilmi tir. kar ı paha biçilmez bir tampon olu turmaktadır. BuHalihazırda ekosistem dayanıklılı ını korumanın önemli bir i lev, önceleri ormansızla tırma nedeniyle giderek artanparçasının; temelde yatan do al ekosistem bile iminin, bir tehdit altında iken, imdi deniz seviyesi yükselmesiyapısının ve i levinin korunması oldu unu varsaymaktayız. ve bunun sonucunda tuzlulukta olu an de i imlerin; do al yenilenmeyi güçle tirece i ve korunmakta olanKorunan alanlar üzerindeki etkiler mangrovları bile etkileyebilece i dü ünülmektedir539. TümKorunan alan özelinde ya da sistemlerinde ara tırılmakta bu de i ikliklerin bu ekosistemlerdeki uyum tedbirleriolan özgün etkilerin bazıları a a ıda daha ayrıntılı olarak ve bunlara ba ımlı topluluklar ve onların geçim yollarıincelenmektedir. üzerinde önemli etkileri vardır.Habitat kaybı: Bu durumun, özellikle kar ve buzul örtüsü Belirli türler için elveri li iklim ko ullarının kaybı: Türlerinkaybının bölgeye has türlerde habitat kaybına yol açtı ı popülasyon ve ya am öyküleri, yayılı larındaki de i imlerkıyı bölgeleri ve da larda farkedilir düzeyde olması ve de i en tür bile imleri yoluyla, iklim de i ikli indenolasılı ı vardır536. Örne in 1938’den bu yana ABD’de etkilendi ine dair kanıtlar halen mevcuttur540. YaygınChesapeake Koyu’ndaki Blackwater Ulusal Yaban Hayatı olarak üç tür tepki gözlenmektedir: (i) Türler, özellikle aynıBarına ı bataklı ının üçte biri yok olmu tur ve pek çok yayılı alanını muhafaza edebildikleri takdirde yukarılaraku türü için kı habitatı sa layan geri kalan bölümünün ve kutuplara do ru göçerler, (ii) elveri li iklim ko ullarıde büyük ölçekli de i ime u raması beklenmektedir. sayesinde artı gösterirler, (iii) sınırlı göç edebilmeKaybın yarısının, yeraltı kaynaklarından su çekilmesinden potansiyeli, sınırlı da ılım ve/veya uygun ko ullu alanlarınkaynaklandı ı dü ünülürken geri kalan kısmının, deniz daralması yüzünden azalırlar541. E er türün “yeni” yayılıseviyesindeki yükselmeye ba lı oldu u sanılmaktadır537. alanı bir korunan alanın dı ında kalıyorsa, tür daha hassasUzun vadede deniz seviyesi yükselme hızının yakla ık duruma dü mektedir. Örne in Meksika’da Tehuacán-3 mm/yıl olaca ını varsayan bir modelleme, göçmen Cuicatlán Biyosfer Rezervi’nde yapılan çalı malar,su ku ları için yönetilen habitat alanının 2050’ye kadar de i en iklimin mevcut koruma sınırı dı ında kalan nadirgörece sabit kalaca ını, ancak sonra tamamen gelgite kaktüs türleri için uygun habitatları yok edece ini öneba lı bataklıklara dönü ece ini öngörmektedir. Banglade sürmektedir542.
    • 90 Bölüm 5 ÖRNEK ÇALI MA Alçak rakımlı Banglade , sele kar ı ço u ülkeye göre daha korumasız durumdadır ve iklim öngörüleri sellerin artaca ı yönündedir. Mangrovların do al koruma i levlerinin, fırtınaların zararlarını azaltmada etkin oldu u kanıtlanmakla birlikte, bu ya amsal ekosistem hizmetinin iklim de i ikli inin etkilerini azaltabilmesi için Banglade ’in do al mangrov ormanları olan Sundarban’ın daha ço unun etkin biçimde korunması gerekmektedir. Banglade çoklu afetlerden kaynaklı ölüm oranının en mangrov ormanı578 olup Banglade ’in toplam do al fazla oldu u ülkeler arasında ba ı çekti i573 gibi, dünyada ormanlarının yüzde 43’ünü olu turmaktadır579. 3,5 milyon iklim de i ikli inin etkilerine kar ı en korumasız ülkeler insanın asgari geçimini ve güneybatı Banglade ’in arasında bulunmaktadır574. Normal seller (barsha) her yıl kasırgalardan korunmasını sa lamaktadır580. Banglade ’in yüzde 30’unu etkilemekte olup; yerle imler Mangrovların kapsamlı kök sistemleri sulak alanların topra ın gübrelenmesi ve balıklara üreme ortamının ve kıyı eridinin istikrarlı hale gelmesine yardım eder, olu turulması açısından büyük kazanımlar sa layan dört metreyi a an fırtına dalgalarını581 kırar ve sonuçta sele kar ı uyumlu hale getirilmi tir. Anormal seller mangrovlarla iyice kaplanmı alanlar daha az mangrov (bonya) ise toplam kara alanının yüzde 50’den fazlasını bulunan ya da hiç bulunmayan alanlara göre rüzgârdan ve su altında bırakmakta ve çok yıkıcı olabilmektedir575. dalgalardan daha az zarar görür582. Küresel iklim modellerinin analizi gelecek 100 yıl içinde Asya musonları döneminde ya ı ların be kat artaca ını Ancak ormansızla tırma yüzünden mangrov eridinin öngörmektedir576. geni li i hızla azalmaktadır583; son elli yıl içinde ormanın yüzde 50 kadarı yok olmu tur584. Dünya Mirası statüsüne Do al habitatların sa ladı ı ekosistem hizmetleri, ra men, Sundarban ekolojik bölgesinin sadece yüzde çevresel yıkımlar sonucu bozuldukça onların yerlerini 15’i katı biçimde korunmaktadır ve sadece bir bölgenin, almak üzere altyapı geli tirilmi tir. Yirminci yüzyılın son Sajnakhali Yaban Hayat Sı ına ı’nın ekosistem i levlerini yarısında Banglade ’te alçak rakımlı arazileri gelgite ba lı gerekti i ekilde korumaya yetecek kadar geni oldu u su baskınlarına ve tuz sızmasına kar ı korumak amacıyla dü ünülmektedir. Ayrıca korunan alanlar uygun yönetim bir dizi kıyı seti in a edildi. Setlerin arkasında olu turulan için gerekli yeti mi ve adanmı i gücü ve altyapı yoklu u araziler de eri yüksek tarım alanlarına dönü türüldü. çekmektedir585. Ancak setler, fazla ya ı ve/veya nehir selleri sonrasında tatlı suyun setin öteki tarafındaki araziden bo almasına Can ve mal kaybı bakımından en çok zarar veren seller, engel olmaktadır. E er deniz seviyeleri, tahmin edildi i sahil bölgelerinde gelgitin yükselme döneminin büyük ekilde yükselirse, yüksek düzeyli ani seviye de i imleri kasırgalarla çakı tı ı zamanlarda gerçekle mektedir586. tuzlu suyun seti a masına sebep olabilecektir. OECD’nin Milyonlarca insanın etkilendi i bu olayların insana yönelik belirtti i gibi “iklim de i ikli i özellikle de hâlihazırda bilançoları korkunç olmaktadır. Mangrov tamponunun setlerle korunmakta olan bölgelerde kıyı selleri açısından etkinli i, 2007’deki Sidr Kasırgası’ndan sonra daha da çifte bela yaratabilir”577. artırılmı tır. Sundarban; kasırganın darbesini gö üslemi , mangrov a açlarının yo un kütlesinin rüzgâr ve Banglade ’te afetlerin etkilerini azaltabilecek do al fırtına dalgasının iddetini ba arılı biçimde dü ürmesi habitatlar halen mevcuttur. Sundarban do al Dünya sonucunda da bölge sakinlerini daha yıkıcı sonuçlar Mirası alanı olarak kabul edilmi dünyanın en geni ya amaktan kurtarmı tır;587. Arazi gözlemleri teorileri do rulumakta ve türler imdiden muhtemeldir. Örne in ABD’de Glacier Milli Parkı’nda iklim de i ikli inden dolayı ya ama alanlarını yayılı alanlarının güney sınırında ya da sınırın yakınında kaydırmaktadır543. 143 farklı çalı ma üzerinde yapılan bir bulunan yedi kutup ve alpin tipi damarlı bitki 1989’dan meta analiz; yumu akçalardan memelilere, çayırlardan 2002’ye kadar incelenmi tir. Bu dönemdeki ortalama yaz a açlara çe itli türlerde sıcaklı a ba lı istikrarlı kaymalar sıcaklı ı önceki kırk yıldan ortalama 0,6 °C daha yüksek oldu unu göstermi tir544. 1700 tür üzerinde yapılan benzer ölçülmü tür. Yüksek rakımlardaki türlerin iklime ba lı yok bir çalı ma, yayılı alanlarında kutuplara do ru ortalama olu larına ili kin öngörüler ile tutarlılık içerisinde dört her on yılda 6,1 km’lik kaymayla iklim de i ikli i türün yaygınlı ı yüzde 31 ila 65 oranında azalmı olup tahminlerini yine do rulamı tır545. hiçbir türde artı görülmemi tir546. Ortalama sıcaklık yükseldikçe, pek çok tür için en uygun Gözlemler; daha az bulut ve daha ılık hava ko ulları habitatlar daha yüksek rakımlara ya da daha yüksek sebebiyle tropikal da lık bulut ormanlarının yüksek risk enlemlere çıkacaktır. Daha yüksek rakımlı alanların altında oldu unu547, özellikle amfibilerle548 (amfibi türleri var olmadı ı ya da de i ikliklerin ekosistemlerin uyum dünya çapında azalmaktadır549) ilgili olarak ciddi etkiler sa layamayaca ı kadar hızlı gerçekle ti i hallerde, altında kalmasının beklendi ini göstermektedir 1986-87’de do rudan müdahaleler (örne in türlerin yapay yollarla El Niño/ Güney Salınımı’na ba lı bir kuraklık ile ili kili iklim ta ınması) yapılmadı ı sürece yerel kayıplar ya da küresel de i ikli inin, Costa Rica’daki iyi yönetilen bir korunan tür yok olu larıyla kar ıla ılacaktır. Yayılı alanlarının alan olan Monteverde Bulut Ormanı’nda amfibi kayıplarına sınırlarında bulunan türlerin ilk etkilenenler olması yol açtı ı dü ünülmektedir550. Altın karakurba ası (Bufo
    • Korunan alan yönetim ve yöneti im uygulamaları 91Kepulauan Auri Takımadaları’ndan küçük bir resif, Teluk Cenderawasih Deniz Rezervi, Batı Papua, Endonezya © Ronald Petocz/WWF-Canonperiglenes) ile Harlequin kurba ası (Atelopus varius) üç ulusal do a rezervinde yürütülen bir ara tırmada,yok olmu ve dört ba ka kurba a türü ile iki kertenkele topluluk tiplerinin da ılımını temsil eden 31 tür içintürünün popülasyonu yıkıma u ramı tır. 30 km2’lik da ılım modelleri incelenmi tir. Bütün türler için da ılımalanda yapılan ayrıntılı bir incelemede, aynı dönemde 50 ve sıcaklık arasında bir ili ki tespit edilmi ; ve modellerkurba a ve karakurba ası türünün 20’sinin yok oldu u arktik-alpin topluluklarının dü ük iklim de i ikli ibulunmu tur552. Bu korunan alanda, sinekku u türlerinin senaryolarında bile ciddi tür eksilmesi geçirece inide yayılı ve nüfus bakımından de i im geçirdi ine ili kin göstermi tir. Örne in, ngiliz da lık bölgelerinin ayırtkanıtlar bulunmaktadır553. edici topluluk tiplerinden olan Racomitrium-Carex yosun- süpürgeotu, di er toplulukların üst kesimlere do ruABD milli parklarında yapılan bir çalı ma, e er yayılmasıyla uygun iklim alanlarını kaybedebilir558. ICIMODatmosferdeki CO2 düzeyi iki katına çıkarsa mevcut memeli tarafından Kasım 2008’de düzenlenen Uluslararasıtürlerinin ortalama yüzde 8,3’ünün ortadan kalkaca ına, Da Biyoçe itlilik Konferansı’nda dü ey irtifalardanen yüksek kayıpların Big Bend ve Great Smoky Mountains ötürü sıcaklık, nem ve güne radyasyonundaki marjinalMilli Parkları’nda (sırasıyla yüzde 20,8 ve yüzde 16,7) de i ikliklerin bile yüksek oranda endemik olan fauna veolaca ına i aret etmektedir. Bitki örtüsü tiplerindeki floranın da ılımını etkileyebilece i, bunun da beraberindeetkiler, öngörülen de i ikliklerden kaynaklanacaktır. yerel toplulukların son derece belirli ve yerelle mi olanToynaklı memeliler hariç ço u memelilerin etkilenece i kaynak kullanımları üzerinde etkiler getirece i ifadedü ünülmektedir. Genel olarak ço u türün mevcut co rafi edilmi tir559.konumlarında ya da yakınında sabit kalması ve yayılı larınıkuzeye do ru geni letmesi beklenmektedir554. Bu Yeni baskılar: Bu de i iklikler korunan alanlaraöngörülerin bazıları, Yosemite Milli Parkı’ndaki yüzyıldan yeni, birbirleri ile ba lantılı baskılar getirecektir.fazla bir süredir toplanan küçük memeliler ile ilgili verilerin Örne in sulak alanlarda yeni türlerin istilası, mevcutkar ıla tırmalı gözlemleriyle de desteklenmektedir. rekabetçi etkile imleri ve beslenme dinamiklerini ncelenen 28 türün yarısı daha yüksek rakıma (ortalama de i tirebilecektir560. Benzer ciddiyetdeki di er bir tehdit500 metre) çıkmı lardır.Bu geli meyle bazı yüksek rakım ise, bazıları iklim de i ikli i nedeniyle yayılacak olantürleri tehdit edilir hale gelseler de mevcut yükselti hastalık ve böcek türlerindeki görece hızlı de i ikliklerdene imlerinin korunması halen di er türlerin göç ederek kaynaklanabilir. Sıcaklık, böcek türlerini do rudan etkiler:tepki vermelerine olanak tanımaktadır555. Meksika’da Örne in ılıman bölgelerdeki daha ılık ko ullar, kı ınbu de i imler, görece az sayıda tür kaybı olaca ını, hayatta kalmayı artırır ve yaz mevsimini uzatır, bu daancak yayılı larda çarpıcı dü ü ve yüksek oranda tür böcek geli imini ve üremesini artırır561. ABD’de Bandelierdönü ümü (türlerin yüzde 40’ından fazlası) görülece ini Ulusal Anıtı’ndaki bodur çamlar (Pinus edulis), yükseköngören tahminler ile, geni bir tür yelpazesi yönünden sıcaklıklar ve kuraklık sonucu yüksek irtifalara ve yeniuyu maktadır556. da ılımlara yayılan kabuk böceklerinin istilası nedeniyle ölmektedir. Kabuk böce i benzer ekilde Yellowstone’daMemeli popülasyonlarındaki de i imler sıklıkla boz ayılar için kritik bir gıda kayna ı olan besin açısındanuygun besinin bulunabilirli i ile ba lantılıdır. Örne in, zengin beyaz kabuklu çam (Pinus albicaulis) tohumlarınınMadagaskar’daki Ranomafana Milli Parkı’nda 1986-2005 ölümlerinde artı a yol açmaktadır562. klim de i ikli indenarasında kı lar 1960-1985 dönemine göre daha kurudur, ötürü istilacı türlerde ortaya çıkacak bir artı ın,bu yüzden meyve üretimi ve ba lı olarak da lemurların ABD’deki Sonora Çölü’nde kaktüsleri öldüren yangınlarıhayatta kalma oranı dü mü tür557. besleyebilece ine dair öngörüler vardır563.Da ekosistemleri sıklıkla iklim de i ikli ine kar ı özellikle Kilit türlerin kaybı: Birkaç göçmen tür için iklimhassas olarak nitelenmektedir. skoçya yaylalarındaki de i ikli inin etkileri halen incelenmektedir. Sonuçlar
    • 92 Bölüm 5 son 20–30 yıldır türlerin yanıt verdi ine dair önemli A ırı olaylar: Türlerin a amalı olarak kaymasına ilave miktarda kanıtlar ortaya koymaktadır. Kuzey Yarıküre564 ve olarak, iklim de i ikli i aynı zamanda ekosistemin Avustralya’daki565 ara tırmalar, ku ların üreme alanlarına i lev göstermesini etkileyebilmekte, kuraklık ve yangın daha erken geldikleri ve daha geç ayrıldıklarına ili kin riskini artırabilmektedir. Birle ik Krallık’taki Peak District benzer davranı lar sergilediklerini göstermektedir. Milli Parkı’nda yıllık ortalama 3oC sıcaklık artı ı, azalan Almanya, Avusturya ve sviçre sınırındaki bir Ramsar toprak nemi ve havalanma ile turba topraklarında artan alanı olan Constance Gölü’nde, 1980–1992 arasında kı oksitlenme, bitki örtüsü tipini turbalıktan kuru çalılı a ve sıcaklıklarının arttı ı bir dönem boyunca uzun mesafe göç asitli otlaklara çevirebilece inden turbalıkların yayılımında eden ku ların oranı azalırken kısa mesafe göçenler ile yüzde 25’lik bir azalmayla sonuçlanabilir, bu da artan yerle ik olanların oranı ise artmı tır; bu, daha ılık kı ların, yangın riskine yol açar570. Özellikle Avustralya’da birçok özellikle uzun mesafe göçmenleri için ciddi bir tehdit korunan alan sisteminde artan yangınlardan, daha sıcak olu turabilece ini göstermektedir566. ko ullar sorumlu tutulmaktadır571. Flora da etkilenmektedir. Avrupa Alplerinde gözlenen nsan kaynaklı baskılarda artı : klim de i ikli inin etkileri iklimsel ısınma bazı bitki türlerinin her on yılda bir yukarı genellikle insan kaynaklı baskılardan ayrı do ru 1–4 metre arasında hareket etmesi ve bazı yüksek de erlendirilemez. klim de i ikli i; kaynakların irtifa türlerinin kaybı ile ili kilendirilmi tir; bu sviçre Milli tüketilmesi, kirlilik ve bozulmadan kaynaklanan etkileri Parkı gibi korunan alanları do rudan tehdit etmektedir567. hızlandırabilen ek bir baskıdır. Örne in mercan resiflerinde Suudi Arabistan’ın Asir Yaylaları’ndaki Juniperus procera yapılan yeni ara tırmalar; iklim de i ikli inin azalan su a açlıkları iklim de i ikli i ile ba lantılı yaygın gerileme kalitesi ve anahtar türlerin a ırı kullanımından kaynaklanan sergilemektedir568. ABD’de Joshua Tree Milli Parkı, adını mevcut baskıları iddetlendirdi ini ileri sürerek, resiflerin aldı ı Joshua a acını kaybedebilir. Ara tırmacılar, iklimin artan bir ekilde i levlerini yapamaz hale gelmekte ısınmasından ötürü Joshua a açlarının (Yucca brevifolia) oldu unu ortaya koymakta ve iklim de i ikli inin halen park içerisinde daha fazla dayanamayaca ını mercan resiflerine yönelik en büyük tehdit oldu u öngörmektedir569. sonucuna varmaktadır572. ÇÖZÜMLER Tam temsiliyete sahip korunan alan a larının tamamlanması: Ara tırmalar alan sistemlerinin ancak bütünsel, ekolojik açıdan tam temsiliyet sahibi ve son derece dirençli biçimde tasarlandıkları takdirde gerçekten etkili olabilece ini ortaya koymaktadır. Ba lantıların te vik edilmesi: Genetik alı veri i kolayla tırmak için tampon bölgelerin, biyolojik koridorların ve adım ta larının kullanımı yoluyla korunan alan sistemlerinin ekolojik açıdan ba lantılı olmasını sa lamak. Etkinlili i artıracak tedbirlerin güçlendirilmesi: klim de i ikli i insan kullanımından kaynaklanan mevcut baskılar ile ortakla a faaliyet gösterecektir. Kaynak kullanımlarının bir dizi iklim de i ikli i senaryosu altında nasıl de i ece ini anlamak yöneticilerin korunan alanlar üzerindeki etkileri önceden görmesine yardımcı olabilece i gibi, ekosistem bütünlü ünü zayıflatabilecek kaynak kullanımı yakla ımlarını düzenlemek üzere ilgi grupları ile çalı mayı kolayla tıracaktır. Takasın olaca ını kabul etme: iklim de i ikli i, etkilerin ölçe i bakımından bölgeler arasında devasa bir asimetri olmasına ra men do al ekosistemler üzerinde dönü ümsel bir etki gösterecektir. Korunan alanlar dahilinde ekosistem bütünlü ünü sürdürmek için gereken uyum tedbirlerinin maliyet ve faydaları, statüyü devam ettirmenin mümkün olmayaca ı varsayımından hareketle, ba arı ihtimali ba lamında dü ünülmelidir. Bu bakı açısı, korunan alan yönetimini uyarlamaya yönelik yatırımların nereye odaklanaca ına ili kin kararlarda etkili olacaktır.
    • Korunan alan yönetim ve yöneti im uygulamaları 93 klim de i ikli i ko ulları altında korunanalanları planlama ve yönetme ANA MESAJLARPotansiyel iklim müdahale rolleri olan azaltım ve uyumu gerçekle tirebilmeleriiçin korunan alan sistemlerinin planlama, de erlendirme, politika ve e itimsonuçları ile birlikte uyarlanması ve ço u kez geni letilmeleri gerekecektir.Her korunan alanın de i en ko ulları kar ılamak için uyum gösterebilen biryönetime gereksinimi olacaktır. Buna ilaveten, korunan alan kurumlarının dahageni peyzajlarda do al kaynak yönetiminin temel sa layıcısı olma potansiyelivardır ve bu sayede sektör ve topluluk temelli uyuma katkıda bulunurlar.Burada tanımlanan fırsatlardan mümkün oldu unca olarak ba lantılanan çekirdek alanlar ve mutlak korumayararlanmak isteniyorsa, 4. bölümde de belirtildi i gibi alanların sayısını artırmak590 ve aynı zamanda gerektikçekorunan alan planlaması ve idaresinin, geli tirilmesi korunan alan sistemlerini deniz suyu baskınları gibigerekmektedir. Bu sayede; (i) korunan alan sistemleri, de i en çevresel ko ullara uyarlı hale getirmek.geni ölçekli do al alanların bir parçası olarak geli tirilir vebütünle tirilirken, korunan alanlar olası iklim de i iklikleri Ba lantıların kolayla tırılması: Örne in te vik programlarıhakkında tam bilgi ve konumları kullanılarak tanımlanır ve politika araçları gibi yollarla desteklenen korunanve tasarlanır; (ii) varolan korunan alanlar iklim de i ikli i alanların, hem di er korunan alanlar ile hem de dahaaltında dinamik bir çevrede u anki ve gelecektekimuhafaza de erleri göz önüne alınarak idare edilir; (iii) geni karasal ve denizel peyzajdaki genetik ba lantıları veba lantılar sayesinde korunan alanlar daha geni karasal ekosistem i levlerini sürdürmeye yardım edecek ekildeve denizel alanlar ile bütünle ir ve (iv) iklim de i ikli i yönetilen kara ve su ile ba lantılı olmalarını sa lamak.azaltım ve etkilerine uyumu azami hale getirilmesibakımından ek faydalar sa lanır. Bu yüzden korunan Yönetimin etkin bir ekilde uygulanması: Korunan alanlaralanlar, do al ve yarı-do al ekosistemlere direnç katmak üzerindeki mevcut baskıları azaltarak iklim de i ikli ineve bunu biyoçe itlili i korumak ve iklim de i ikli i azaltım kar ı dirençlerini kuvvetlendirmek591.ve etkilerine uyum fonksiyonlarını desteklemek amaçlıdaha geni stratejilerin esas bir parçası -genelde esas Önemli habitatların muhafazası ve rehabilitasyonu:parçası- haline gelir. Rehabilitasyon, do al bozulma ile sosyal ve kültürel de erleri kar ılamak için dikkatli planlamaya ihtiyaçBu yüzden, korunan alan sistemlerinde ve bireysel duymasına ra men, ekolojik bütünlü ün yenidenkorunan alanlarda direnci korumak için gerekli bazı kazanılması veya artırılması ve direnci güçlendirmek içinadımlar bu bölümde kısaca incelenmektedir. Bu adımların, rehabilitasyon tekniklerinin gerekli oldu u ekildehem genel ekosistem seviyesinde hem de daha büyük uygulanması592 ve iklim de i ikli i azaltım çerçevesindençapta tür ve genetik çe itlilikte direnci ele alması bakıldı ında ek katkılarının garanti altına alınması593.gerekmektedir. Esnek yakla ımların kullanılması: Sistemin esnekli ini veYönetime dair bazı genel tespitler etkinli ini en üst düzeye çıkarmak için yeni yönetim klim de i ikli i altında koruma sistemlerini yönetenlerin; modellerinin594 ve yöneti im seçeneklerinin595 ara tırılmasıyeni olan ya da yeni vurgulanan, planlama, kapasite ve gereklidir. lgi gruplarından sa lanan deste in güvenceyegünlük yönetim ile ilgili sonuçları da içeren a a ıdaki bir alınmasına ve pek çok geleneksel yakla ımın potansiyeldizi konuyu dikkate alma ihtiyaçları vardır: de erinin koruma için kullanılmasına yardım edebilir.Bunu, biyoçe itlili in korunması ve sürdürülebilir kullanımınaÖngörü: Korunan alanların sayısı ve konumunun, daha ili kin geleneksel ve yerel bilgiyi, yenilikleri vegeni karasal ve denizel peyzaj ile olan ili kisine karar uygulamaları geleneksel bilgi sahiplerinin rızasıylavermek, gelecekteki çevresel hava ko ulları tahminlerini, toplayarak, muhafaza ederek ve yayarak yapar596.biyomlardaki de i iklikler, önemli sı ınma alanları veuygulanabilir oldu u yerde türlerin hareketinin sa lanmasıiçin önemli alanları kararlara yansıtmak589. Kapasite geli tirilmesi: klim de i ikli i ko ulları altındaki korunan alanları yönetirken ihtiyaç duyulan beceri veKapsamlı ve temsiliyete sahip bir rezerv sistemini bilgileri olu turmak ve korunan alanları iklim de i ikli igeli tirmek ve korumak: Özellikle etkin ekilde azaltım ve etkilerine uyum göstermek için daha genitamponlanan ve di er benzer korunan alanlara ekolojik çabalarla birle tirmek amacıyla yönetimi de i tirmek.
    • 94 Bölüm 5 kaybolma ihtimalini azaltmak için türleri kendi da ılım ve Uyum modelleri olarak korunan alanlar de i kenlikleri süresince korumak598. Acil yönetim konularına ek olarak korunan alanlar • Özellikle (i) kırılgan ekosistemlerin ve türlerin, (ii) deniz ayrıca, örnekler sunarak ve e itim ile farkındalık türleri599 de dahil bütün ölçeklerde iklim sı ınaklarının600 yaratmada anahtar bir rol oynayarak, sürdürülebilir ve (iii) iklimin tutarlı kalaca ının öngörüldü ü alanların yönetim ilkeleri modeli olmalıdır. Bunlar örne in hava korunmasına odaklanmak. ta ıtlarının kullanımı, ısıtma ve so utma, atık yönetimi yoluyla fosil yakıt enerjisinin tüketilmesi sonucu olu an sera gazı emisyonlarını dü ürmek suretiyle, • Nehir akı larında ve kıyı topo rafyasında601 öngörülen etkili tasarım, teknoloji ve yalıtımın kullanılmasıyla, de i iklikleri düzenleme ihtiyacını kabul etmek. yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının üst düzeye çıkarılmasıyla588, geri dönü ümle, kullanılan • Öngörülen iklim de i ikliklerinden potansiyel koruma materyallerin ya am döngüsünün de erlendirilmesi kazanımlarını en üst düzeye çıkarmak: Yeni kıyısal sulak yoluyla ve korunan alanlara eri im için toplu ta ımanın alanlar, yeni bitki örtüsü toplulukları gibi602. kullanılmasını kolayla tırarak iklim de i ikli i etkilerine uyum ve etkilerinin azaltımı için tüm müdahaleleri • Bölünmeyi azaltmak ve korunan alanlar arasında603 sergilemelidir. Daha büyük topluluklara; örne in geni ölçekli ba lantıyı artırmak ve bu geni ölçekli hava durumu, kaynak yönetim müdahaleleri ve iklim do al alanlara etkin yönetimi uygulamak (bazı alanlar, de i ikli inin etkilerine uyumda gereken beceri ve genetik takas ve istilacı tür riski altında izole olma bilgilerin yanı sıra yeti kinler ve çocuklar için e itsel gereksinimi duyabilir). materyal ve olanaklar gibi bilgi ve kaynaklar sa lamada ço u kez korunan alanlara daha büyük bir rol dü er. • Bilhassa e im (gradyan) de i iminin ani oldu u Korunan alanlar ço u kez; hava, ekolojik dayanaklar, hallerde, türlerin da ılımlarını hızlı ekilde kaydırmasına de i en ko ullar ve yeni tehditler hakkında yerel izin veren enlemsel, boylamsal ve yükseklik e imlerini bilgilerin tek kayna ı olacaktır. Uyum stratejileri temkinli dahil etmek için geni ölçekli koruma koridorlarına olarak kullanılırsa, yönetim müdahaleleri hakkında pratik olanak tanımak604. deneyimlerin temel kaynakları da olabilirler. Böylece bireysel korunan alan yönetim ekipleri, bu yüzden Planlama – bireysel korunan alanlar hızla de i en iklim ko ulları altında do al kaynak • Sıcaklık ve ya ı de i tikçe, da ılımı kolayla tırmak yönetimindeki bilgi ve becerilere daha geni eri im için için bireysel korunan alanlarda mümkün oldu u kadar ortamlar sa layabilirler. Korunan alanlara yönelik bu yeni ek vurgu; daha fazla kaynak, yönetim ve personel enlemsel, boylamsal ve yükseklik ile ilgili de i ime izin beklentilerine yakla ımda yeni bir bakı açısı anlamına vermek. gelebilir. • Yeni alanların türler tarafından kullanımına fırsat sa lamak için bir korunan alan içinde topografik Kaliteli bilgiye yatırım yapmak: Hızla de i en çevrelerin heterojenli i dahil etmeye çalı mak (örn. kuzey ve yönetimine yardım etmek için gereken bilginin, korunan güneye bakan yamaçlar, irtifa farkları ve vadilerin alan yöneticileri için ve onlar vasıtasıyla da daha geni varlı ı). bir toplum için eri ilebilir olmasını sa lamak amacıyla ara tırmaların yönetilmesi. • Öngörülen baskı unsurlarını yönetim planlarında hesaba katmak: kuraklık, yangınlar, buzul gölü çatlamaları, Çevredeki peyzaj ve yerel topluluklarda daha büyük derelerin kuruması, istilacı türler gibi605. bir rol üstlenme: De i en ko ullarda e itim ve yönetim tavsiyeleri, acil durum müdahaleleri ve topluluk hizmetleri Planlama – tampon bölgeler gibi. • Korunan alanların etrafında sürdürülebilir orman yönetimi gibi ortak yönetimin kullanılmasıyla tampon Hedef 1 bölgelerin kurulmasını te vik etmek; yaygınla tırma Temsiliyeti yüksek ve dirençli, korunan alan a ları için uygun tarım arazilerinin belirlenmesi606; geleneksel olu turulması yönetim uygulamalarına dönmek; ya da balıkçılık Yukarıdaki genel hususlara ek olarak, korunan alan izinlerini de i tirmek607. a larını geli tirme ile ili kili bazı di er önemli meseleler unları içerir: • Ekosistem i levini ve direncini sürdürmek amacıyla; peyzajın genel ekolojik bütünlü ünü güvenceye alan, ekonomik etkinlikleri yöneten, peyzaj düzeyinde arazi Temsiliyeti yüksek sistemlerin planlanması-tasarlanması ve potansiyel yeni korunan alanların tespiti kullanım planlamasına ve yönetim sistemlerine, korunan • Her bir önemli habitat ve topluluk tipi için bir alandan alanların yönetiminin ve tampon bölgelerinin ba lantısını daha fazlası ayrılacak ekilde, en azından bazı kurmak. korunan alanları mümkün oldu unca geni biçimde tasarlamak597. Dirençli korunan alan sistemlerinin planlanması ile ili kili • Varlı ını ba ımsız olarak sürdürebilen ekosistemleri ve politika ve yasalar tür popülasyonlarını do al uyum ve evrimi sa lamak • Yerel toplulukların daha önceden alınmı onayıyla için korumaya çalı mak ve bütün ya ayabilir habitatların yürütülen, çoklu tanımlara ve yönetim yakla ımlarına
    • Korunan alan yönetim ve yöneti im uygulamaları 95 sahip, korunan alanların korunması ve geni letilmesi için için, türlerin göç desenlerindeki de i meleri tanımak ve güçlü politik deste i sa lamak planlamak.• lgi gruplarının katılımını garanti altına alma: Yerel • De i en iklimin sebep oldu u ya da iddetlendirdi i ve yerli topluluklarının yanı sıra ulusal çıkar grupları zararlı istilacı türlere619 ve yeni hastalıklara kar ı kontrol ve giri imlerinin dü ük etkili turizm sektörü gibi tedbirlerini planlamak ve gerekli oldu u durumda destekleyici özel sektörün katılımı. uygulamak.• Türlerin iklim de i ikli ine kar ı tepkilerinin gerektirmesi • Hava ko ulları, deniz seviyesinde yükselme ve di er halinde korunan alan sınırlarının esnek ekilde bölgelere önemli de i ikliklerde620 yüksekli e ba lı de i meler ayrılmasına izin verilmesi gibi potansiyel de i iklikleri durumunda kendileri yeterince hızlı hareket edemeyen düzenlemek üzere yasa taslakları hazırlamak. türlerin yerinin de i tirilmesi süreçlerini planlamak ve gerekli oldu u durumda uygulamak.• Türlerin korunmasını ve bir gün do aya geri dönmesini sa lamak üzere orijin ülke de dahil609 nadir ya da nesli • Ekoloji ve biyoma yönelik beklenen de i iklikler ı ı ında tükenmek üzere olan türlerin608 alan dı ında uygun ziyaretçi yönetimine yeni yakla ımlar getirmek: Korunan ekilde korunması yoluyla güvence sa lamak; bu alanlara daha iyi toplu ta ıma eri imi gibi karbon türlerin kendi do al habitatları dı ında korunması için emisyonlarını azaltan eylemlerin yanı sıra ek yangın bazı seçim süreçlerine i aret eder. tehlikeleri, fazladan çı riski veya a ırı sıcaklar gibi.Korunan alan sistemlerine yönelik yeni bir yakla ım • Korunan alanların içinde ve etrafında ya ayan yerelgeli tirmek için e itim ve kapasite artırımı topluluklar ve yerli halklar ile, özellikle yönetim• Yöneticiler ve orman muhafaza memurlarına teknik yakla ımları ve daha geni ba lantılara ili kin meseleler (örn. hava tahmini, modelleme, potansiyel soruna dair üzerinde i birli i yapılmasına dair yeni yakla ımlar e ik de erinin belirlenmesi, uyarlanabilir yönetim), geli tirmek. yönetsel (örn. bütçe uygulamaları, yeni yatırımlar, yeni yönetim zorlukları) ve sosyal (örn. müzakere, bilgi Bireysel korunan alanların yapısında yapılan de i iklikler sa lama, de i ikliklerin alt ba lıklara ayrılması) sorunları • Sınırları de erlendirmek ve bunların de i en çevresel kapsayan ayrıntılı e itim sa lamak. ko ullar altında de i tirilmesine gerek olup olmadı ını dü ünmek, örne in kıyı rezervlerinden içerilerde kalanHedef 2 farklı yüksekli e ba lı e imleri veya alanları dahil etmek.Mevcut korunan alanların uyarlanabilir yönetimi • Mümkün oldu u durumlarda korunan alanlar etrafındaDünyanın karasal yüzeyinin önemli bir miktarı imdiden tampon bölgeler olu turmak621, do al kaynakların insankorunan alanlar içinde bulunmakla beraber, bu alanların topluluklarını desteklemeye yardım edebildi i yerlerdebüyük bir kısmı yetersiz yönetilmekte ve tehdit altında ve ayrıca yaban türlerinin, iklim de i ti i takdirde kolonibulunmaktadır. Üstelik bir kısmı, nitelik olarak gerilemekte kurmalarının mümkün oldu u yerlerde sürdürülebilirolup de erlerini korumaları mümkün görülmemektedir610. yönetim biçimlerini te vik etmek.Bu durum ise, biyoçe itlilik krizine yol açmakta ve karbontutumunu da içeren çevresel hizmetleri azaltmaktadır. Bu • Korunan alanları, biyolojik koridorlar ve di er yönetimsorunlar iklim de i ikli iyle a ırla acaktır. Uyarlanabilir stratejileri vasıtasıyla yeniden birbirlerine ba layarakyönetim ço u kez, mevcut yönetimin güçlendirilmesiyle insan etkinliklerinin hâkim oldu u karasal ve denizelba lar612, fakat iklim de i ikli inin etkilerini azaltmak için peyzajlarda türlerin geçi olanaklarını artırmak622.yöneticilerin gerçekle tirebilece i çok sayıda ilave eylemlervardır: zleme ve ara tırma • Anahtar ko ullar ve türler için gelecekteki de i ikliklerin• Korunan alan personelinin de i en ko ulları kar ılama ölçülece i temel veriler olu turmak. yetene ini artırmak için iklim e ilimleri ve popülasyon ekoloji modellemesi de dahil etkili hava tahmini • klim ve ekosistem müdahalesinde gelecekte meydana yöntemlerini devreye sokmak613. gelecek de i iklikleri izlemede kullanılabilecek anahtar belirteçleri (türler, ekolojik süreçler, vs.) belirlemek.• Yangın sıklı ı614, kar ya ı ı615, buzların erimesi616, kuraklı ın derecesi ve etki alanı617, tayfunlar, kasırgalar, • Uzun vadeli izleme ve de erlendirme yürütmek ve iddetli ya murlar, su baskınları ya da okyanus sonuçlarını uyarlanabilir yönetim stratejilerini tasarlamak ta kınları gibi yıkıcı hava olayları618, mevsimlik sulak için kullanmak625. alanlarda de i en su akı ı vb. gibi olgulardaki muhtemel de i ikliklere kar ı dengeleme tedbirlerinden uygun Yöneticiler için çıkarımlar olanları uygulamak. Yukarıda listelenen de i iklikler, korunan alan yöneticileri için temel yeni bir görev ve yeni zorluklara ve ayrıca,• Hem uzun süreli göçmen türler hem de peyzaj içindeki beceri ve araçlarının geli tirilmesine i aret etmektedir. büyük memelilerin hareket biçimlerindeki de i iklikler Bunların bazıları a a ıda daha ayrıntılı sunulmu tur:
    • 96 Bölüm 5 • Korunan alan dahilinde depolanan karbon miktarının ÖRNEK ÇALI MA anla ılması; daha fazla karbon tutum potansiyeli; ve Fin hükümeti, iklim de i ikli i etkilerine artan karbon sto una dair yönetim çıkarımları (örn. uyuma yardım etmek üzere politika ihtiyacını627 bozulmu arazilerde bitki örtüsünün yenilenmesi belirlemi ve korunan alanların rolüne dair potansiyeli, yangın riski, ekolojik çıkarımlar). bir tartı mayı da içeren bir klim De i ikli i Etkilerine Uyum Ulusal Stratejisi’ni628 • nsan faaliyetleri (örn. yasadı ı ormancılık) ve ba ta tamamlamı tır. yangın olmak üzere dönemsel bozulma etkenleri nedeniyle, karbon salımı potansiyeli ile bunların ortaya Korunan alanların belirlenmesi ve yönetimi bakımından, çıkaraca ı kayıpların etkilerini azaltmak için yöntem korunan alanların boyutu ve konumuna ili kin çe itli önerileri. Kontrollü yangınların gerekli bir yönetim aracı sorunlar tanımlanmı tır. Uygun habitat alanlarının, olarak kullanıldı ı yerlerde, de i en yangın rejimlerinin daha geni korunan alanlarda eri ilebilir kalmasının karbon salımını ve tutumu çıkarımlarını anlamak önem daha mümkün oldu u ve türlerin yayılıp göç etmesine kazanacaktır. olanak tanıyan a ların kurulması amacıyla, korunan alanların mümkün olan yerlerde ekolojik koridorlar • Korunan alanlar tarafından sunulan, iklim de i ikli i ya da “adım ta ları” ile birbirine ba lanması gerekti i azaltım ve etkilerine uyuma katkı sa layan do al belirtilmi tir. Korunan alanların konumuna dair kararlar afetlerin etkilerinin iyile tirilmesi, de erli genetik alınırken iklim de i ikli i de dikkate alınmalıdır. Nesli malzemelerin tedari i ile gıda ve suyun sa lanması gibi tükenmekte olan türlerin sadece halen bulundukları ürünler ve hizmetler. alanların de il, aynı zamanda gelecekte bulunmaya devam etmeleri beklenen alanların da korunması • Korunan alan yönetimi uyum tedbirleri ile ba lantılı önemlidir. ödünle imlerin anla ılması. Uyum, korunan alan temsilciliklerine yeni maliyetler yükleyecektir; planlanan Günümüzde korunan alan a ı açısından kuzey uyum tedbirlerinin maliyet-fayda hesabı ba arı ihtimali Finlandiya’nın pek çok yöresinin, iklim de i ikli inden göz önünde tutularak dikkate alınmalıdır. büyük ölçüde etkilenebilen arktik bölgelerde yer almalarına kar ın, bu bölgeler halihazırda arktik bitki ve Bu tür de erlendirmelere giri ebilmek ve iklim hayvanlar üzerindeki etkileri azaltmaya yardım edebilen de i ikli inin yarattı ı belirsizlikler altında yönetime yaygın korunan alanlara sahiptir. Güney Finlandiya’da yönelik uyarlanabilir bir yakla ımı uygulamak amacıyla, bunun tersine, geni korunan alanlar daha azdır. Tehdit kaynak de erlendirme ve izleme konularına daha büyük altındaki türler için beklentiler, korunan alanlardaki bir vurgu yapılması gerekecektir. Yöneticilerin, alanın habitatların restorasyonuyla iyile tirilebilir, ancak ana de erlerini sürdüren biyotik ve abiyotik özellikler ko ullar de i tikçe korunan alanlar a ını geni letmek ve etkile imlere ve bunların iklim de i ikli i tarafından de gerekebilir. nasıl etkilenebileceklerine dair çok iyi bir kavrayı a sahip olmaları gerekecektir. Korunan alanların mevcut yönetimi ayrıca, bazı yerel türler ile ilgili beklentilerde, bu türlerle rekabet Araçlar edebilecek istilacı türlerin yayılmasını engelleyerek, Hedeflere ula mak için birkaç yeni aracın tanımlanması ya yerel türleri geli tirilebilece i üzerinde durmaktadır. Ancak ekosistemlerin ve türlerin uyum gösterme da geli tirilmesi gerekmektedir: yetene i netice olarak iklim de i ikli inin kapsamına ba lı olacaktır. Örne in güney Finlandiya’nın büyük • Bir korunan alan içinde farklı bitki örtüsü tip ve ya kısmında ladin a açlarının yerini yava yava geni gruplarından, mevcut ve potansiyel karbon tutumunu yapraklı a aç türleri alırsa di er orman türlerinde de hızlı biçimde hesaplama yöntemleri, korunan alanlarda kaçınılmaz olarak çarpıcı de i iklikler gözlenecektir. bozulmu arazilerin restorasyonu yoluyla karbon tutum En a ırı senaryolarda, ladin ormanlarının güney sınırı fırsatları, özellikle önemli olabilir. kuzeyde Oulu’ya kadar ve do uda Fin-Rus sınırına • Daha geni korunan alan faydalarının (sosyal ve kadar kayacaktır. ekonomik) de erini tanımlayıp ölçmek için hızlı de erlendirme yöntemleri626. Kaynak: Tarım ve Ormancılık Bakanlı ı • Hâkim bütçe kısıntıları göz önüne alındı ında, farklı uyum seçeneklerinin ödünle im ve maliyet açısından uygunlu unu dikkate almak için fayda-maliyet De erlendirme de erlendirmesi. Günümüzde korunan alan yöneticileri, kendi bölgelerinin • Korunan alan a ları içinde iklim de i ikli i azaltım biyolojik de erini anlamaya ve ayrıca yerel topluluklar ve etkilerine uyum potansiyelini hesaba katmak için, ve di er ilgi grupları için sosyal ve ekonomik de erini ulusal korunan alan bo luk analizinin içine katılacak ölçmeye çalı maktadırlar. Korunan alanların rolünü iklimin ek yöntemler (bu tür düzenlemeler, MARXAN gibi bazı sabitlenmesini kapsayacak ekilde geni letilmesi ilave korunan alan seçim yazılımları için de gerekebilir). bazı de erlerin de dikkate alınması gerektirdi i anlamına • klim uyum tedbirlerinin etkinli inin yanı sıra (bu gelmektedir ve unları gerektirir: durumda ya bir korunan alanın olu turulmasına ya
    • Korunan alan yönetim ve yöneti im uygulamaları 97Mangrovların izlenmesi, Mafia Adası, Tanzanya © Jason Rubens / WWF-Canon da mevcut bir korunan alanın etkinli inin artırılmasına • Korunan alanların, finansman seçeneklerine eri im için müdahale olarak depolanan karbondaki net artı ), ek iklim ile ili kili piyasa ve fon mekanizmalarını içeren katkıların dahil edilmesi için korunan alan yönetim rehberler ve iyi uygulamalar. etkinli i de erlendirme sisteminde yapılan de i iklikler – bu, müdahalelerin ulusal ve hatta küresel bir düzeyde • Orman Yönetim Konseyi gibi mevcut sertifikasyon dikkate alımasını içerebilir. yapılarında, iklim de i ikli i ile ilgili konuları• Zamanla olu an bozulma rejimleri ve de i iklikleri de sertifikalama kapsamında ele almak için yapılan olası dahil, bütün bir karasal ve denizel peyzaj mozai ini düzenlemeler. dikkate alan farklı yönetim stratejileri arasındaki karbon takasını hesaplama yöntemleri, örne in ara sıra Korunan alan yöneticileri, korunan alanların de erlerini meydana gelen büyük, daha yakıcı yangınlara kıyasla iklim de i ikli i altında korumanın do al unsuru olan bir kontrollü yangınların kullanımından do an karbon dizi farklı yönetim zorlu uyla mücadele ediyor olacaktır. etkileri. Fazladan korunan alan faydalarının kazanılması ise bu görevlere ek yükler getirecektir. Bu yüzden, etkin yönetim,• Korunan alan yönetim uygulamalarını ekolojik, ekonomik tekniklerin geli tirilmesi için yo un bir ara tırma dönemi ve sosyal i levlerinin iklim de i ikli inin ı ı ı altında ve yöneticilerin sahada kullanabilmesini sa lamak için sürmesini sa lamak için için uyarlama rehberleri. hızlı ve yaygın kapasite geli imi anlamı ta ır.
    • 98 Bölüm 5 Korunan alanların azaltım ve uyum çabaları için kullanılmasının yöneti im açısından sonuçları ANA MESAJLAR Toplumun bütün kesimleri, iklim de i ikli ine kar ı hassasiyetin azaltılması için çözümlerin tasarlanmasında beraber çalı malıdır. Korunan alan kavramı, yerli halklar ve topluluklarca korunan alanlar gibi geleneksel yönetim biçimlerinin kabul edilmesi ve gerekirse korunması için bir çerçeve sunabilir. Daha genel açıdan bütün korunan alan yöneticileri, ilgi gruplarını yönetim kararlarına ve uyuma tam olarak dahil etmek için çalı malıdırlar. Kenya’da Masailer © Mauri Rautkari / WWF-Canon
    • Korunan alan yönetim ve yöneti im uygulamaları 99Yılların deneyimleri yöneti im sorunlarının, bu sorunları bilgilendirilmi rıza, tarafsız tazmin ile maliyet ve faydalarınya ayan insanların hepsi ya da en azından ço u adaletli da ıtımı gibi unsurları içeren sosyal ve kültüreltarafından anla ılıp kabul edildi i zaman ve ilgi gruplarının açıdan kabul edilebilir süreçler yoluyla uygulandıklarıkorunan alan hedeflerine yardımcı olup aynı zamanda takdirde mümkün olaca ı açıktır. Bu yakla ımlar bütünideal olarak yönetim kararlarının alınmasına aktif problemleri çözmeyece i gibi, pek çok durumda korunanolarak katıldı ı durumlarda, korunan alanların en etkili alanları çevreleyen gerilimleri kendili inden ortadanoldu unu göstermi tir. Su, gıda, iklim olayları ve hastalık kaldırmayacaklardır, ancak kesinlikle buna yardımyönetim sistemleri, hızlı çevresel de i ikliklerin baskısı edebilirler.altında çökece i için, iklim de i ikli i dünya genelindetoplulukların üzerinde baskı yaratacaktır. Bu rapor Bu raporda daha önce de belirtildi i gibi IUCN, korunaniklim de i ikli inin biyoçe itlilik üzerindeki etkilerinin alanlar için hükümetler tarafından yöneti imden yerelele alınması, emisyonlardan sorumlu arazi kullanım topluluk sorumlulu una kadar bir dizi farklı yöneti imde i ikliklerinin yönetilmesi ve ekosistem temelli uyumun türünü kabul etmektedir. CBD PoWPA da korunan alanlarınkolayla tırılmasında korunan alanların daha büyük nasıl yönetilmesi gerekti i hakkında ve özellikle korunankullanımını savunmasına ra men, bu de i ikliklerin tarafsız alanların maliyet ve faydalarına dair sorunların adaletlibir sosyal ve çevresel ba lamda ele alınması gerekir. Kötü ekilde yönetilmesinin sa lanmasında açık yönlendirmeplanlanan koruma politikaları yarar getirmektense zarar yapmaktadır. Maliyet ve faydanın böyle dengelenmesi,verebilirler. Daha fazla arazi ve su kayna ı uzun vadeli iklim tükenmi kaynaklara ve yüksek yoksullu a sahip alanlardaazaltımı ve etkilerinin uyumu amacıyla korundu u takdirde, temel ekosistem i levlerinin korunması ile ilgili kararlartemel kaynaklar için kısa vadeli talepler korunan arazi alındı ında ve/veya ilaç sektörü için bile ikler veya tarımhakkında çatı malarla sonuçlanabilir. için bitkisel üretim gibi korunan alanlardan elde edilen kaynakların, iklim de i ikli i etkilerine uyuma yardımKötü planlanmı korunan alanlara dair bazı sorunlar etmesi için kullanıldı ı durumlarda daha da kritik haleiyi bilinmektedir: Kamula tırma, sosyal dı lanma, gelirler. E er korunan alanlar iklim kriziyle ba a çıkmamızaartan yoksulluk ve kaynakların yeterli fayda payla ımı yardım etmede ba arılı olacaksa, hesap verilebilirlik veolmaksızın tahsis edilmesi629. Durban’da 2003 yılında 5. sorumlulukların payla ımı gibi bir alanın yöneti imine ili kinDünya Parklar Kongresi’nde kabul edilen ve 2004 tarihli sorunların, koruma stratejilerinden etkilenenlerin tümüCBD PoWPA dahilinde iyile tirilen, korunan alanlara dair tarafından kabul edilmesi gerekecektir.“yeni paradigma”, insanları dı lamaktansa dahil etmeyi,korumanın maliyet ve faydalarını anlayıp yönetmeyi ve Belirli yöneti im ve yönetim hedefleri mantı ının kabülsosyal ve çevresel sorunları bir arada ele almayı amaçlayan edilmesi ço u kez, sosyo-ekonomik soruların anla ılmasınaçok farklı bir yakla ım sunmaktadır. Burada te vik dayanır. E er yerel halk bir bölgenin de erinin farkındaysa,etti imiz yüksek koruma düzeylerinin; ancak önceden o bölgenin de erinin tanınmaması ya da onların ihtiyaçları ÖRNEK ÇALI MA Tanzanya’daki ormanların topluluklarca korunması, ormansızla mayı azaltmada ve dolayısıyla karbon tutumunda etkili olmaktadır. Tanzanya’nın ormanlarının büyük kısmı (yüzde 45) farklı katılımcı orman yönetimi kapsamında zaman içinde türden orman rezervlerinde bulunmaktadır. Bu alanlar, hektar ba ına tabansal alan ve a aç hacminda artı ” mü terek orman yönetimi anla maları (topluluk ve oldu unu göstermi tir. kinci örnek çalı ma, katılımcı hükümetlerin i birli i) yoluyla katılımcı orman yönetimi orman yönetimi altındaki üç kıyı ormanı ve Do u Arc da kapsamındakileri ve köy arazisi orman rezervleri altı ormanına yöneliktir. Bu da “devlet yönetimi altındaki dahilindekileri (sadece yerel topluluklar tarafından di er türlü benzer üç ormanla kar ıla tırıldı ında, yönetilen) içermektedir. hektar ba ına daha fazla sayıda a aç ve daha yüksek ortalamada boy ve çap” oldu unu ortaya koymu tur. Arazi dönü ümü, korunan alanlar dı ında, içindekilere Üçüncü örnek çalı ma ise “katılımcı orman yönetimi göre daha yüksek bir oranda seyreder – bu da bölgelerinde korumanın ba lamasından beri, zaman rezervlerin ormansızla mayı dü ürmede ve dolayısıyla içinde kıyı ormanları ve Do u Arc ormanlarında kesimin etkili karbon tutumunu güvenceye almada etkili azaldı ını” göstermi tir. bir araç oldu u anlamına gelmektedir. 2008 yılında yayımlanan örnek çalı malar635, katılımcı orman yönetimi Bu ba lamda temel ba arı ve ba arısızlık nedenleri, köy yakla ımları kullanılarak yönetilen orman rezervlerindeki seviyesindeki sosyal uyumun derecesi, liderlik derecesi, ormanın ko ullarını, katılımcı yönetim yakla ımlarının toprak mülkiyetinin güvenli i ve kaynakların da ıtımı, kullanılmadı ı alanlarla kar ıla tırmı tır. Bu ilk durumun, kurumsal düzenlemelerin tasarımı ve yerel hükümet “orman ko ullarını iyile tirilmesi ile ba ıntılı” oldu unu yetkilisi tarafından sunulan deste in derecesine ba lıdır. göstermektedir. lk örnek çalı ma, “devlet ya da açık eri im yönetimi altındaki benzer ormanlara kıyasla, Kaynak: UNDP/Neil Burgess miombo a açlıklarında ve kıyı orman habitatlarında
    • 100 Bölüm 5 ile ilgisiz görülmesi halinde yönetime katılmaları ya da korunmasına açıkça olumlu yakla mı lardır. Anketler, yönetimi desteklemeleri daha muhtemeldir (bir bölgenin Bhitarkanika Koruma Alanı’nda yerle ik 35 köydeki yöneticilerinin, e er o bölge yerel topluluk tarafından hanelerde yapılmı tır. Mangrovlar tarafından korunan korunmuyorsa, genelde elle tutulamayan de erleri köylerde olumsuz etkiler daha dü ük (örn. evlerin u radı ı anlaması ve bunları ayrıca bir bölgenin yönetiminin hasarlar) ve olumlu etkenler (örn. ürün verimi) mangrovlar parçası olarak görmesi e it derecede önemlidir). tarafından korunmayan köylerdekine göre daha yüksek olmu tur. Ekonomik açıdan, mangrovlar tarafından Özellikle, iklim de i ikli i kar ısında yöneticiler ve korunan köylerde siklon vurdu unda hane ba ına yerel halk, iklim de i ikli i etkilerine kar ı hassasiyeti yakla ık 44 Amerikan dolarına e de er hasar olu urken, dü ürmek için çözümlerin tasarlanmasında beraber mangrovlarca korunmayan, bunun yerine bir ta kın seddi çalı malıdır. Ço u kez, korunan alan personeli bütün bulunan köylerde hane ba ına hasar 153 dolardır. Genel topluluk tarafından payla ılabilecek de erli bir deneyime olarak yerel insanlar, mangrov ormanlarının hayatlarını ve sahip olacaktır. mülklerini siklonlardan korumadaki i levlerinin farkında ve bunu takdir ediyorlardı; daha da önemlisi yöneti im Topluluklar birlikte çalı tı ında ve programları planlamada ve yönetim meseleleri bakımından mangrovların ve uygulamada birbirleri ile ili ki kurduklarında, topluluk restorasyonununda orman bakanlı ı ile i birli i yapmaya direncinde çoklu faydalar elde edilebilir. Örne in istekli olmu lardır630. Hindistan’da mangrovlar tarafından sa lanan ekosistem hizmetleri, mangrovların dönü türülmesi sürecinde Bu ve benzer pek çok örnekten dersler alınması ve genelde görmezden gelinir. Ancak mesela Bhitarkanika bunların daha genel olarak bütün yönetim ve yöneti im mangrov ekosisteminin siklon zararı ile ili kili olarak (1999 türlerinden korunan alanları geli tirme yakla ımlarında siklonunu referans noktası alarak) sa ladı ı hizmetler uygulanması, iklim müdahaleleri içerisinde ekosistemlerin söz konusu edildi inde, hane sahipleri mangrovun daha geni kullanımında kritik bir etkendir. ÖRNEK ÇALI MA Ormancılık gibi kaynak kullanımları ekonomik faydalar sa lamaktadır, ancak pek çevresel fayda sa lamazlar. Ormansızla mayı ve orman bozulmasını azaltmanın iklim de i ikli ine kar ı önemli bir strateji oldu u kabul edilir, ancak ekonomik ve sosyal dezavantajlar olmaksızın nasıl ba arılabilir? Guyana’daki bir proje bir cevap sunabilir. “Koruma imtiyazları”, do rudan do ruya yapısalla tırılmı tanınmasa da, ormanları ve kaynaklarını do al kaynak tazminat kar ılı ında do al ekosistemleri koruyarak olarak kullanan ekonomik kalkınmanın baskılarından - en kaynakların korunmasını geli me ile ba da tırmayı az 30 yıllık dönem boyunca- koruyarak bir korunan alan amaçlar. En basit model olarak, bir kereste irketinin gibi i lev göstermektedir633. Proje sayesinde Guyana’nın hükümete bir kamu ormanlık alanından ürün çıkarma temiz hava, kaliteli tatlı su ve iklim düzenlemesi hakkı için ödeme yaptı ı bir ormancılık imtiyazı gibi ekolojik ürünler ve hizmetlerin sa lanması için alınabilir631. 2002 yılında Uluslararası Koruma Örgütü karbon kredileri ve/veya di er ödeme emalarının bir (CI) ve Guyana Hükümeti, 80.937 hektarlık görece bakir faydalanıcısı olabilece i umulmaktadır. Bununla birlikte, ormanı koruyan bir anla ma yapmı tır. CI, ormancılık halen Guyana gibi ihmal edilebilir ormansızla ma oranına imtiyazı modeline dayanarak kereste elde etmekten sahip olan ve biyoçe itlilik açısından yüksek de eri olan ziyade, alanı korumak için yönetme amacıyla Essequibo bozulmamı ya mur ormanlarının bulundu u ülkeler, Nehri’nin üst havzasının bir kısmı için 30 yıllık bir üretim Kyoto Protokolü’nde yapılması önerilen iyile tirmeleri lisansı elde etmi tir. Bu süre boyunca CI, hükümete bir beklemektedir634. kereste irketinin ödeyece i miktar ile kıyaslanabilen yıllık ücretler ödemenin yanı sıra, yerel topluluklara Kaynak: CI sa lanan faydaları güvenceye almak için bir Gönüllü Topluluk Yatırım Fonu sa lamaktadır632. Koruma imtiyazı u anda Guyana’da resmî olarak bir korunan alan olarak
    • 101Bölüm 6Politika önerileriBu rapor, bazı özgün politika tavsiyeleri ile tamamlanmaktadır. lk olarak iki temel çok taraflı uluslararası çevre antla malarının – BM klim De i ikli i Çerçeve Sözle mesi ve Biyolojik Çe itlilik Sözle mesi-korunan alanların iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyumdaki faydalarısa lamadaki rollerini tanıması ve desteklemesi ça rısı yapılmaktadır. kinci olarak da ulusal ve yerel hükümetlere, korunan alan sistemlerini ulusaliklim de i ikli i etkilerine uyum stratejileri ve eylem planlarının içine dahiletmeleri ça rısı yapılmaktadır.
    • 102 Bölüm 6 Politika önerileri ANA MESAJLAR Günümüzde ikiz çevresel krizler olan biyoçe itlilik kaybı ve iklim de i ikli ini hedefleyen ulusal ve uluslararası politika araçları genellikle yeterli ölçüde e güdümlü de ildir, kaynakları bo a harcıyor, de erli ve tamamlayıcı politika fırsatlarını kaçırıyorlardır. A a ıda iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyum için koruma araçları olarak korunan alanların etkinli ini en üst düzeye çıkarmak amacıyla birkaç temel tavsiye verilmektedir. Korunan alanları iklim müdahale stratejilerinde • Deniz koruma alanlarının ve az temsil edilen kullanılması fırsatlarına, uluslararası düzeyde ve ulusal biyomlardaki korunan alanların geni letilmesi için politik ile yerel hükümetler tarafından öncelik verilmelidir. Her önceli in geli tirilmesi iki sözle menin uygulama programlarında, korunan alanların iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine uyum için Ulusal ve yerel hükümetler önemli bir araç olarak etkinli ini geli tirmede birkaç • Korunan alan sistemlerinin rolünün, ulusal iklim adıma ihtiyaç vardır. Böylece, ülke düzeyinde ve mü terek de i ikli i stratejilerinin ve eylem planlarının içine olarak küresel toplum için hedeflenen sonuçların alınması eklenmesi potansiyelleri arttırılabilir. Bunlar a a ıdakileri içerir: • Azaltımı, do al habitatların kaybı ve bozulmasının UNFCCC azaltılması kapsamında ele alınması • Korunan alanların kalıcı karbon depolama ve tutum • Do al ekosistemlerin hassasiyetini azaltarak ve araçları olarak rollerini tanıma ve dirençli korunan alan direncini artırarak uyumun güçlendirilmesi sistemlerinin arazi temelli emisyon azaltımını ba armak • Biyoçe itlili e ve iklim de i ikli i azaltım ve etkilerine için ulusal stratejilerin temel bir bile eni olarak uyuma faydalar getirmek için korunan alanların etkin uygulanmasının talep edilmesi yönetiminin sa lanması • Ekosistemlerin, iklim de i ikli inin etkilerine uyumdaki rolünü vurgulama ve do al ekosistemlerin teknoloji ve altyapı temelli uyum tedbirlerine uygun maliyetli bir alternatif olarak korunması ve hatalı uyumdan kaçınmak için do al ekosistemleri, ulusal uyum stratejilerine ve eylem planlarına (Ulusal Uyum Eylem Programları-NAPA da dahil) dahil edilmesi • klim ile ili kili finans mekanizmaları yoluyla malî ve teknik yardım almak için korunan alanların veya ulusal korunan alan a larının güçlendirilmesini içeren, ulusal olarak uygun azaltım ve uyum eylemlerine izin verilmesi CBD • COP 10’daki Korunan Alanlar Programı’nın, di er CBD programları ile uyum içinde iklim de i ikli i etkilerini ve müdahale stratejilerini daha açık ele almak amacıyla yenilenmesi • Ülkeleri iklim etkilerini de erlendirmeleri ve kendi korunan alan sistemlerinin direncini artırmaları için destekleme amaçlı araçlar ve yöntemlerin geli tirilmesinin te vik edilmesi ve azaltım ve uyumdaki rollerinin tam olarak ara tırılmasının sa lanması • Korunan alan a larının bir iklim de i ikli i müdahale stratejisi olarak faydalarını daha da artırmak için ulusal korunan alanlar ve sınır ötesi korunan alanlar arasında artan ba lantıların öneminin vurgulanması Mavi maomao balı ı sürüsü (Scorpis violaceus), Poor Knights Adaları, Yeni Zelanda © Brian J. Skerry / National Geographic Veri Tabanı / WWF
    • Te ekkür ve kaynakça
    • 104 Te ekkür Editörlerin yanı sıra, a a ıda adı geçen ki iler de, örnek ABD; deniz ekosistemlerinde tutum ile ilgili bölümün çalı malara ve ana metne katkıda bulunmu lardır: temelini olu turan iklim de i ikli i ve deniz koruma • Neil Burgess, UNDP Teknik Danı manı, Birle ik alanları hakkında yayınlanacak IUCN kitabında e yazarlık Krallık: Tanzanya’ya dair iki örnek çalı ma. yapmı tır; Adrian Phillips, IUCN-WCPA eski ba kanı, • Sarat Babu Gidda, CBD Sekreterli i, Kanada: Bo luk metnin düzeltilmesi görevi kendisine verilmi tir. Helen analizi ile ilgili kutu Price düzelti okumaları hizmetlerini sa lamı tır. Buna • Danny Hunter, Proje Koordinatörü, Yabani Tahıl ek olarak, a a ıdakiler, metne ve/veya bilgilere tavsiye Türleri Projesi, Uluslararası Biyoçe itlilik Örgütü, ve yorumlarıyla katkıda bulunmu lardır: Robin Abell, Roma: Yabani tahıl türleri kutusu WWF Koruma Bilgi Programı, ABD; Tim Badman, • Stig Johansson, Bölgesel Direktör, Metsähallitus, Ba kan, Dünya Mirası Programı, IUCN, sviçre; Andreas Do a Mirası Hizmetleri, Finlandiya: Finlandiya üzerine Baumueller, Biyoçe itlilik Politika Görevlisi, WWF Avrupa örnek çalı ma Politikaları Ofisi, Belçika; Charles Besançon, Korunan • Kevin O’Connor, Genel Müdür Vekili, Koruma Alanlar Programı Ba kanı, UNEP-WCMC, Birle ik Krallık; Bakanlı ı, Yeni Zelanda; Hugh Allister Robertson, Harry Biggs, WCPA Tatlısu Çalı ma Kolu, Kruger Park, Tatlısu Bölümü, Ara tırma & Geli tirme Grubu, Güney Afrika; Sarah Bladen, Koruma leti imleri Müdürü, Koruma Bakanlı ı, Yeni Zelanda ve Bruce Jefferies, WWF International, sviçre; Luigi Boitani, Ba kan, Hayvan Koruma Planlaması & Yönetimi Sistemleri Danı manı, ve nsan Biyolojisi Bölümü, Roma Üniversitesi, talya; Yeni Zelanda; Whangamarino Sulak Alanı örnek Fred Boltz, Birinci Ba kan Yardımcısı, Küresel Stratejiler, çalı ması klim De i ikli i Lideri, Uluslararası Koruma Örgütü, ABD; • Luis Pabon-Zamora, Korunan Alanlar Ba Politika Tom Brooks, Koruma Öncelikleri ve Deste i, Uygulamalı Danı manı, Do a Koruma, ABD: Bolivya, Meksika ve Biyoçe itlilik Bilim Merkezi, Uluslararası Koruma, ABD; Venezüella örnek çalı ması Hannah Campbell, klim Uyumu ve Topluluklar Ba • Taylor Ricketts, Müdür, WWF Koruma Bilim Programı, Yöneticisi, Uluslararası Koruma Örgütü, ABD; Bernhard ABD: REDD bölümü ve örnek çalı ması Coetzee, Yayılım Biyolojisi Merkezi, Botanik ve Zooloji • Graeme Worboys, IUCN-WCPA Müdür Yardımcısı, Bölümü, Stellenbosch Üniversitesi, Güney Afrika; Nick Da Biyomları Bölümü, Avustralya: Yangın etkileri Davidson, Müdür Yardımcısı, Ramsar Sözle mesi, sviçre; kutusu ve korunan alan yönetimi bölümlerine katkılar Barney Dickson, UNEP-WCMC, Birle ik Krallık; Adriana • Alexander Kozulin, Ba Ara tırmacı, Belarus Ulusal Dinu, Bölgesel Uygulamalar Lideri, Enerji ve Çevre Bilimler Akademisi; Belarus ile ilgili örnek çalı ması Uygulamaları, UNDP Bratislava Bölge Merkezi, Slovakya; • Svetlana Zagirova, Kutup Ormanları Biyoçe itlilik Joanna Durbin, Müdür, klim, Topluluk & Biyoçe itlilik Bölümü Ba kanı, Komi Bilim Merkezi, Rusya ttifak Merkezi Çevresel Liderli i, ABD; Chris Elliott, Federasyonu; Rusya örnek çalı ması Müdür, Orman ve Karbon Giri imi, WWF International; • Miguel A. Morales, Uygulamalı Biyoçe itlilik Mary Edwards, Profesör, Southampton Üniversitesi, Bilimleri Merkezi, Uluslararası Koruma Örgütü, ABD; Birle ik Krallık; Abigail Entwistle, Bilim Direktörü, Madagaskar ve Guyana vaka çalı maları Uluslararası Fauna & Flora Derne i, Birle ik Krallık; • Alison Green, Deniz Koruma Alanları Bilim Jamison Ervin, Küresel Proje Yönetici Asistanı Erken Koordinatörü, TNC, Avustralya; Paul Lokani, Güney Eylem Projesi, UNDPGEF, ABD; Penelope Figgis, IUCN- Pasifik Kıyı/Deniz Projeleri Yöneticisi, TNC, Papua WCPA Müdürü, Okyanusya Avustralya, Yeni Zelanda, Yeni Gine; Barbara Masike, Melanezya Program Pasifik Adaları ve Papua Yeni Gine, Avustralya; Miriam Ortaklı ı Koordinatörü, TNC, Papua Yeni Gine ve Geitz, klim De i ikli i Görevlisi, WWF International Kutup Rod Salm, Müdür, Mercan Resiflerinin Korunmasını Programı, Norveç; Elie Hakizumwami, WWF, Kamerun; Dönü türme, TNC, Hawaii; Papua Yeni Gine örnek Larry Hamilton, WCPA Da lar ve Ba lanırlık Uzmanlı ı çalı ması Grubu, ABD; Bill Henwood, WCPA Otlaklar Uzmanlık • Dan Lafolley, Müdür Yardımcısı, WCPA Deniz ve Grubu, Kanada; Liza Higgins-Zogib, Müdür, nsanlar ve Do a, ngiltere, Birle ik Krallık; Gabriel Grimsditch, Muhafaza, WWF International, sviçre; Marc Hockings, WCPA Deniz Uzmanlar Grubu, CORDIO Do u IUCN-WCPA Müdürü, Bilim ve dare, Doçent Doktor, Afrika, Kenya; Mats Björk, Botanik Bölümü, ntegratif Sistemler Okulu, Queensland Üniversitesi, Stockholm Üniversitesi, sveç; Steve Bouillon, Avustralya; Sarah Jones, Fundacion Vida Silvestre, Leuven Üniversitesi, Belçika; Gail Chmura, McGill Argentina; Cyril Kormos, Politikalar Ba kan Yardımcısı, Üniversitesi, Montreal, Kanada; Jean-Pierre Gattuso, The WILD Vakfı, ABD; Reimund Kube, Program Görevlisi, Laboratoire d’Océanographie de Villefranche, Yoksulluk ve Çevre Programı, WWF-ABD; Richard Leck, Fransa; James Kairo, Kenya Deniz ve Balıkçılık WWF klim De i ikli i Stratejileri Lideri, Mercan Üçgeni Ara tırma Enstitüsü, Kenya; Hilary Kennedy, Bangor Giri imi, Avustralya; Colby J. Loucks, Müdür Yardımcısı, Üniversitesi, Galler; Victor H. Rivera-Monroy, Okyanus Koruma Bilimi Programı, WWF ABD; Heather Colman ve Kıyı Bilimleri Bölümü, Louisiana Eyalet Üniversitesi, Mc-Gill, UNDP teknik Danı manı; Carlotta Maggio, Baton Rouge ABD; Stephen V. Smith, Centro de WWF talya; Gernant Magnin, WWF Hollanda; John H. Investigación Científica y de Educación Superior de Matthews, Tatlısu iklim De i imi Uzmanı, WWF klim Ensenada, Meksika; ve Robert Twilley, Sulak Alanlar Uyum Merkezi, ABD; Imen Meliane, Uluslararası Denizcilik Biyokimyası Müdürü, Lousiana Eyalet Üniversitesi,
    • 105Politikaları Ba Danı manı, Do al Kaynakları KorumaTe kilatı, ABD; Vijay Moktan, Program Direktörü, WWFBhutan; Lida Pet-Soede, WWF Mercan Üçgeni ProgramLideri, Endonezya; Jamie Pittock, WCPA Tatlısu UzmanlıkGrubu, Avustralya; Gert Polet, WWF Hollanda; SandeepChamling Rai, WWF Birle ik Krallık; Devendra Rana, WWFInternational, sviçre; Ana Rodrigues, Centre d’EcologieFonctionnelle et Evolutive, Montpelier, Fransa; PedroRosabal, Korunan Alanlar Programı, IUCN, sviçre;Chrissy Schwinn, Do al Kaynakları Koruma Te kilatı,ABD; Gordon Shepherd, WWF International, sviçre;Jane Smart, Müdür, Biyoçe itlilik Koruma Grubu, IUCN, sviçre; Andrew Smith, Pasifik Ada Ülkeleri Kıyısal DenizProgramı, Do al Kaynakları Koruma Te kilatı, Avustralya;Jonathan Smith, UNEP-WCMC, Birle ik Krallık; JasonSpensley, LifeWeb Giri imi, CBD Sekreteryası, Kanada;David Stroud, Birle ik Do a Koruma Komitesi, Birle ikKrallık; Martin Taylor, WWF, Avustralya; Rod Taylor,WWF Uluslararası Ormanlar Programı, WWF, Endonezya;Michelle Thieme, WWF Koruma Bilimi Programı, ABD;Melissa Tupper, WWF, ABD ve Kit Vaughan, WWF-Birle ikKrallık. Son olarak, korunan alanların dünya üzerindekiyerlerini gösteren haritayı sa ladıkları için UNEP-WCMC’den Charles Besançon ve Amy Milam’a te ekkürederiz.Bu raporun hazırlanması çok yo un ve heyecanlı bir süreçolmu tur ve büyük oranda yardım alınmı tır. Umuyoruzki kimse atlanmamı tır; e er isimler istemeden listedı ında kalmı sa kendilerinden özür dileriz. Ayrıca, neyazık ki önerilen örnek çalı maların hepsini takip edecekyer ve zaman olmamı tır: Umarız bu zengin tecrübe ileribasımlarda daha detaylı bir ekilde yayınlanır.
    • 106 due to anthropogenic increases in greenhouse gas Kaynakça emissions”. CSIRO [Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation] (2009) Climate change 1 Adapted from IPCC (2007); Climate Change 2007: and the 2009 Bushfires. Prepared for the 2009 Victorian Synthesis Report Contribution of Working Groups I, II and Bushfires Royal Commission, Canberra III to the Fourth Assessment Report of the IIPCC, Core 17 Professor David Karoly of the University of Melbourne Writing Team, Pachauri, R.K. and Reisinger, A. (eds.) explained that the maximum temperature, relative IPCC, Geneva, Switzerland. pp 104. http://www.ipcc.ch/ humidity and drought index for the fire outbreak pdf/assessment-report/ar4/syr/ar4_syr_appendix.pdf, day (7 February 2009) were exceptional and can accessed 13th October, 2009 reasonably be linked to climate change, in Andrew 2 Adapted from Metz, B., O. R. Davidson, P. R. Bosch, Campbell (http://www.triplehelix.com.au/documents/ R. Dave, L. A. Meyer (eds) (2007); Climate Change 2007: ThoughtsontheVictorianBushfires_000.doc) Mitigation of Climate Change. Contribution of Working Group III to the Fourth Assessment Report of the IPCC, 18 CSIRO (2009); op cit Cambridge University Press, Cambridge, United Kingdom 19 2009 Victorian Bushfires Royal Commission Interim and New York, NY, USA. http://www.ipcc.ch/pdf/ Report, available at: www.royalcommission.vic.gov.au, assessment-report/ar4/wg3/ar4-wg3-annex1.pdf, accessed 1st October 2009 accessed 13th October, 2009 20 Tolhurst, K. (2009); Report on the Physical Nature of the 3 IPCC (2001); Climate Change 2001: Synthesis Report. Victorian Fires occurring on 7th February 2009, Submission A Contribution of Working Groups I, II, and III to the Third to the 2009 Victorian Bushfires Royal Commission, Assessment Report of the IPCC [Watson, R. T. and the University of Melbourne, Melbourne Core Writing Team (eds.)], Cambridge University Press, 21 IPCC (2007); Summary for Policymakers. In: Climate Cambridge, United Kingdom, and New York, USA Change 2007: Mitigation. Contribution of Working Group III 4 OECD (2001); Environmental Indicators for Agriculture – to the Fourth Assessment Report of the Intergovernmental Vol. 3: Methods and Results, glossary, pages 389-391 Panel on Climate Change [B. Metz, O.R. Davidson, P.R. 5 CBD (2009); Connecting biodiversity and climate change Bosch, R. Dave, L.A. Meyer (eds)], Cambridge University mitigation and adaptation, Report of the second ad hoc Press, Cambridge, United Kingdom and New York, NY, technical expert group on biodiversity and climate USA. change, CBD Technical Series No.41, Montreal, Canada 22 ibid. 6 CBD (2009); op cit 23 ibid. 7 Solomon, S., D. Qin, M. Manning, Z. Chen, M. Marquis, K.B. Averyt, M. Tignor and H.L. Miller (eds.) (2007); Climate 24 Nabuurs, G. J., O. Masera, K. Andrasko, P. Benitez- Change 2007: The Physical Science Basis. Contribution of Ponce, R. Boer, M. Dutschke, E. Elsiddig, J. Ford- Working Group I to the Fourth Assessment Report of the Robertson, P. Frumhoff, T. Karjalainen, O. Krankina, W.A. IPCC. Cambridge University Press, Cambridge, United Kurz, M. Matsumoto, W. Oyhantcabal, N.H. Ravindranath, Kingdom and New York, NY, USA, 996 pp, accessed 13th M.J. Sanz Sanchez, X. Zhang, 2007: Forestry. In Climate October, 2009 Change 2007: Mitigation. Contribution of Working 8 ibid Group III to the Fourth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [B. Metz, 9 Glossary of CDM Terms. CDM-Glos-05. http://cdm. O.R. Davidson, P.R. Bosch, R. Dave, L.A. Meyer (eds)], unfccc.int/Reference/glossary.html, accessed 13th Cambridge University Press, Cambridge, United Kingdom October, 2009 and New York, NY, USA. 10 Metz, B.; O.R. Davidson, P.R. Bosch, R. Dave, L.A. Meyer (eds) (2007); op cit 25 IPCC (2007); op cit 11 CBD (2009); op cit 26 Trumper, K., M. Bertzky, B. Dickson, G. van der Heijden, M. Jenkins, and P. Manning (2009); The Natural 12 IPCC (2000); IPCC Special Report: Land use, Land-use Fix? The role of ecosystems in climate mitigation, A UNEP Change, and Forestry, IPCC, Geneva, Switzerland rapid response assessment, United Nations Environment 13 IPCC TAR (2001a); Climate Change 2001: Impacts, Programme, UNEPWCMC, Cambridge, UK Adaptation and Vulnerability. IPCC Third Assessment 27 http://www.cbd.int/recommendation/ Report, Cambridge University Press; and UNDP (2005); Adaptation Policy Frameworks for Climate Change: sbstta/?id=10973, accessed 11 August 2009) Developing Strategies, Policies and Measures, (ed.) B. Lim, 28 IUCN-WCPA (2009); The future of the CBD Programme E. Spanger-Siegfried, Co-authors I. Burton, E. Malone, S. of Work on Protected Areas, IUCN-WCPA, Gland, Huq, UNDP Switzerland 14 IPCC (2007); op cit 29 Ad hoc Technical Expert Group on Biological Diversity 15 Pachauri, R. K. and A. Reisinger (eds.) (2007); and Climate Change (2003); Interlinkages between Climate Change 2007: Synthesis Report, IPCC, Geneva, Biodiversity and Climate Change, CBD Technical Series Switzerland, pp 104 number 10, CBD Secretariat, Montreal 16 CSIRO advises that “observed increase in frequency 30 Collete, A. (2007); Case Studies on Climate Change and and magnitude of very hot days in Australia is mostly World Heritage, UNESCO, Paris
    • 10731 http://www.environment.gov.au/biodiversity/ progress in managing protected areas around the world,publications/nbccap/pubs/nbccap.pdf, accessed 1st WWF International, Gland, SwitzerlandOctober 2009 49 Leverington F., M. Hockings and K. L. Costa (2008);32 http://www.mma.gov.br/estruturas/208/_arquivos/ Management effectiveness evaluation in protected areas:national_plan_208.pdf, accessed 1st October 2009 a global study. University of Queensland, IUCN-WCPA,33 http://www.ccchina.gov.cn/WebSite/CCChina/UpFile/ TNC, WWF, Gatton, AustraliaFile188.pdf, accessed 1st October 2009 50 Nagendra, H. (2008); Do Parks Work? Impact of34 http://www.mmm.fi/attachments/ Protected Areas on Land Cover Clearing, Ambio 37: 330-ymparisto/5kghLfz0d/MMMjulkaisu2005_1a.pdf, accessed 3371st October 2009 51 Joppa, L. N., S. R. Loarie and S. L. Pimm (2008); On35 http://www.energymanagertraining.com/NAPCC/ the Protection of ‘Protected Areas, Proceedings of themain.htm and http://www.pewclimate.org/docUploads/ National Academy of Sciences 105: 6673-6678India%20National%20Action%20Plan%20on%20 52 UNEP-WCMC (2008); State of the world’s protectedClimate%20Change-Summary.pdf, accessed 1st October areas: an annual review of global conservation progress,2009 UNEP-WCMC, Cambridge36 Fransen, T. et al (2009); National Climate Change 53 Nabuurs, G. J., et al (2007); op citStrategies: Comparative Analysis of Developing Country 54 Eliasch, J. (2008); Climate Change: Financing globalPlans, WRI forests – the Eliasch Review, Earthscan, London37 http://unfccc.int/files/meetings/seminar/application/ 55 Canadell, J. G., C. Le Quéré, M. R. Raupach, C. B.pdf/sem_sup3_south_africa.pdf, accessed 1st October Field, E. Buitenhuis, P. Ciais, T. J. Conway, N. P. Gillett,2009 R. A. Houghton and G. Marland (2007); Contributions to38 McNeely, J. A. (2008); Applying the diversity of accelerating atmospheric CO2 growth from economicinternational conventions to address the challenges of activity, carbon intensity, and efficiency of natural sinks,climate change, Michigan State Journal of International Law Proceedings of the National Academy of Sciences 104:17: 123-137 18866-1887039 TEEB (2009); TEEB Climate Issues Update, September 56 Nabuurs, G. J. et al (2007); op cit2009, The Economics of Ecosystems and Biodiversity 57 Malhi, Y., J. T. Roberts, R, A. Betts, T. J. Killeen, W. Li40 ibid and C. A. Nobre (2008); Climate Change, Deforestation,41 Dudley, N. [editor] (2008); Guidelines for Applying and the Fate of the Amazon, Science 319: 169-172Protected Area Management Categories, IUCN, Gland, 58 For example European Climate Change ProgrammeSwitzerland (2002); Working Group on Forest Sinks: Conclusions and42 Coad, L., N. D. Burgess, B. Bombard and C. Besançon recommendations regarding forest related sinks & climate(2009); Progress towards the Convention on Biological change mitigationDiversity’s 2010 and 2012 targets for protected area 59 Pearce, F. (2009); The New Climate Deal: A pocketcoverage. A technical report for the IUCN international guide, WWF International, Gland, Switzerlandworkshop “Looking at the Future of the CBD Programme 60 Sandwith, T. and I. Suarez (2009); Adapting to Climateof Work on Protected Areas”, Jeju Island, Republic of Change: Ecosystem-based adaptation for people andKorea, 14-17 September 2009. UNEP World Conservation nature, The Nature Conservancy, Arlington, VA. USAMonitoring Centre, Cambridge 61 Morton D. C. , R. S. DeFries, Y. E. Shimabukuro, L. O.43 Pathak, N. (2009); Community Conserved Areas in India, Anderson¶, E. Arai, F. del Bon Espirito-Santo, R. FreitasKalpavriksh, Pune, India and J. Morisette (2006); Cropland expansion changes44 Coad, L., N. D. Burgess, C. Loucks, L. Fish, J. P. W. deforestation dynamics in the southern Brazilian Amazon,Scharlemann, L. Duarte and C. Besançon (2009); The Proceedings of the National Academy of Sciences of Unitedecological representativeness of the global protected areas States 103: 14637-14641estate in 2009: progress towards the CBD 2010 target, 62 Geist, H. J. and E. F. Lambin (2002); Proximate CausesUNEP-WCMC, WWF US and ECI, University of Oxford and Underlying Driving Forces of Tropical Deforestation,45 Borrini-Feyerabend, G., M. Pimbert, M. T. Farvar, A. BioScience 52: 143-150Kothari and Y. Renard (2004); Sharing Power: Learning by 63 Danielsen, F. H. Beukema, N. D. Burgess, F. Parish,doing in co-management of natural resources throughout C. A, Bruhl, P. F. Donald, D. Murdiyarso, B. Phula, L.the world, IIED, IUCN, CEESP, CMWG and Cenesta, Reijders, M. Struberg and E. B. Fitzherbert (2009); BiofuelTehran Plantations on Forested Lands: Double Jeopardy for46 IUCN-WCPA (2009); op cit Biodiversity and Climate, Conservation Biology, DOI:47 Bruner, A. G., R. E. Gullison, R. E. Rice and G. A. B. 10.1111/j.1523-1739.2008.01096.xda Fonseca (2001); Effectiveness of parks in protecting 64 Cerri, C. E. P., M. Easter, K. Paustian, K. Killian, K.tropical biodiversity, Science 291, 125-129 Coleman, M. Bernoux, P. Falloon, D. S. Powlson, N. H.48 Dudley, N., A. Belokurov, L. Higgins-Zogib, M. Batjes, E. Milne and C. C. Cerri (2007); Predicted soilHockings, S. Stolton and N. Burgess (2007); Tracking organic carbon stocks and changes in the Brazilian
    • 108 Amazon between 2000 and 2030, Agriculture, Ecosystems (2009); Drought sensitivity of the Amazon Rainforest, & Environment 122: 58-72 Science 323: 1344-1347 65 Malhi, Y., D. Wood, T. R. Baker, J. Wright, O. L. 73 Woomer, P. L. (1993); The impact of cultivation on Phillips, T. Cochrane, P. Meir, J. Chave, S. Almeida, L. carbon fluxes in woody savannahs of Southern Africa, Arroyo, N. Higuchi, T. J. Killeen, S. G. Laurance, W. F. Water, Air and Soil Pollution 70: 403-412 Laurance, S. L. Lewis, A. Monteagudo, D. A. Neill, P. N. 74 Walker, S. M. and P. V. Desanker (2004); The impact of Vargas, N. C. A. Pitman, C. A. Quesada, R. Salomao, J. N. land use on soil carbon in Miombo Woodlands of Malawi, M. Silva, A. T. Lezama, J. Terborgh, R. V. Martinez and V. Forest Ecology and Management 203: 345-360 Vinceti, (2006); The regional variation of aboveground live 75 Williams, M., C. M. Ryan, R. M. Rees, E. Sambane, biomass in old-growth Amazonian forests, Global Change J. Fernando and J. Grace (2008); Forest Ecology and Biology 12: 1107-1138 Management 254: 145-155 66 Chave, J., Olivier, J., Bongers, F., Chatelet, P., Forget, 76 Malhi, Y., D. D. Baldocchi, and P. G. Jarvis (1999); The P. M., van der Meer, P., Norden, N., Riera, B., and carbon balance of tropical, temperate and boreal forests, Charles-Dominique, P. (2008); Aboveground biomass and Plant, Cell and Environment 22: 715–740 productivity in a rain forest of eastern South America, Journal of Tropical Ecology 24: 355-366 77 Luyssaert, S., I. Inglima, M. Jung, A. D.Richardson, M. Reichsteins, D. Papale, S. L. Piao, E. D. Schulzes, 67 Lewis, S. L., G. Lopez-Gonzalez, B. Sonké, K. Affum- L. Wingate, G. Matteucci, L. Aragao, M. Aubinet, C. Beers, Baffoe, T. R. Baker, L. O. Ojo, O. L. Phillips, J. M. Reitsma, C. Bernhoffer, K. G. Black, D. Bonal, J. M. Bonnefond, L. White, J. A.Comiskey, D. Marie-Noel, C. E. N. Ewango, J. Chambers, P. Ciais, B. Cook, K. J. Davis, A. J. Dolman, T. R. Feldpausch, A. C.Hamilton, M. Gloor, T. Hart, A. B. Gielen, M. Goulden, J. Grace, A. Granier, A. Grelle, Hladik, J. Lloyd, J. C. Lovett, J. R. Makana, Y. Malhi, F. T. Griffis, T. Grunwald, G. Guidolotti, P. J. Hanson, R. M. Mbago, H. J. Ndangalasi, J. Peacock, K. S. H. Peh, D. Harding, D. Y. Hollinger, L. R. Hutyra, P. Kolar, B. Kruijt, Sheil, T. Sunderland, M. D. Swaine, J. Taplin, D. Taylor, W. Kutsch, F. Lagergren, T. Laurila, B. E. Law, G. Le S. C. Thomas, R.Votere and H. Woll (2009); Increasing Maire, A. Lindroth, D. Loustau, Y. Malhi, J. Mateus, M. carbon storage in intact African tropical forests, Nature Migliavacca, L. Misson, L. Montagnani, J. Moncrieff, E. 457: 1003-1006 Moors, J. W. Munger, E. Nikinmaa, S. V Ollinger, G. Pita, 68 Baker, T. R., O. L. Phillips, Y. Malhi, S. Almeida, L. C. Rebmann, O. Roupsard, N. Saigusa, M. J. Sanz, G. Arroyo, A. Di Fiore, T. Erwin, T. Killeen, S. G. Laurance, Seufert, C. Sierra, M. L. Smith, W. F. Laurance, S. L. Lewis, J. Lloyd, A. Monteagudo, D. J. Tang, R. Valentini, T. Vesala, and I. A. Janssens, (2007); Neill, S. Patiño, N. Pitman, J. N. M. Silva and R. Vásquez CO2 balance of boreal, temperate, and tropical forests Martínez (2004); Variation in wood density determines derived from a global database, Global Change Biology 13: spatial patterns in Amazonian forest biomass, Global 2509-2537 Change Biology 10: 545-562 78 Luyssaert, S. E., D. Schulze, A. Börner, A. Knohl, D. 69 Amundson, R. (2001); The carbon budget in soils, Hessenmöller, D., B. E. Law, P. Ciais and J. Grace (2008); Annual Review of Earth and Planetary Sciences 29: 535-562 Old-growth forests as global carbon sinks, Nature 455: 70 Baker, T. R., O. L. Phillips, Y. Malhi, S, Almeida, L. 213-215 Arroyo, A. Di Fiore, T. Erwin, N. Higuchi, T. J. Killeen, S. G. 79 Bond-Lamberty, B., S. D. Peckham, D. E.Ahl, and S. Laurance1, W. F. Laurance, S. L. Lewis, A. Monteagudo, T. Gower (2007); Fire as the dominant driver of central D. A. Neill, P. Núnez Vargas, N. C. A. Pitman, J. N. M. Silva Canadian boreal forest carbon balance, Nature 450: 89-93 and R, V Martínez (2004); Increasing biomass in Amazon 80 Stocks, B. J., M. A. Fosberg, T. J. Lynham, L. Mearns, forest plots, Philosophical Transactions of the Royal Society B. M. Wotton, Q. Yang, J-Z. Jin, K. Lawrence, G. R. B 359: 353–365 Hartley, J. A. Mason and D. W. McKenney (1998); Climate 71 Lewis, S. L., G. Lopez-Gonzalez, B. Sonke´, K. Affum- change and forest fire potential in Russian and Canadian Baffoe, T. R. Baker, et al (2009); op cit boreal forests, Climatic Change 38: 1-13 72 Phillips, O. L., E. O. C. Aragão, S. L. Lewis, J. B. Fisher, 81 Dudley, N. (1992); Forests in Trouble, WWF J. Lloyd, G. López-González, Y. Malhi, A. Monteagudo, International, Gland, Switzerland J. Peacock, C. A. Quesada, G. van der Heijden, S. 82 Economic Commission for Europe (2000); Forest Almeida, I. Amaral, L. Arroyo, G. Aymard, T. R. Baker, Resources of Europe, CIS, North America, Australia, Japan O. Bánki, L. Blanc, D. Bonal, P. Brando, J. Chave, A. C. and New Zealand, UNECE and FAO, Geneva and Rome Alves de Oliveira, N. D. Dávila Cardozo, C. I. Czimczik, 83 Perlis, A. (ed); (2009); State of the World’s Forests 2009, T. R. Feldpausch, M. Aparecida Freitas, E. Gloor, N. FAO, Rome Higuchi, E. Jiménez, G. Lloyd, P. Meir, C. Mendoza, A. 84 Keith, H., B. G. Mackey and D. B. Lindenmayer (2009); Morel, D. A. Neill, D. Nepstad, S. Patiño, M. C. Peñuela, Re-evaluation of forest biomass carbon stocks and A. Prieto, F. Ramírez, M. Schwarz, J. Silva, M. Silveira, A. Sota Thomas, H. ter Steege, J. Stropp, R. Vásquez, P. lessons from the world’s most carbon-dense forests, Zelazowski, E. Alvarez Dávila, S. Andelman, A. Andrade, Proceedings of the National Academy of Sciences 106: K-J. Chao, T. Erwin, A. Di Fiore, E Honorio, H. Keeling, 11635-11640 T. J. Killeen, W. F. Laurance, A. Peña Cruz, N. C. A. 85 Mansourian, S., D. Valauri and N. Dudley (2005); Forest Pitman, P. Núñez Vargas, H. Ramírez-Angulo, A. Rudas, Restoration in Landscapes: Beyond planting trees, Springer, R. Salamão, N. Silva, J. Terborgh and A. Torres-Lezama New York
    • 10986 Goodale, C. L., M. L. Apps, R. A. Birdsey, C. B. commissioned by Wetlands International from JoanneumField, L. S. Heath, R. A. Houghton, J. C. Jenkins, G. H. Research, AustriaKohlmaier, W. Kurz, S. Liu, G. Nabuurs, S. Nilson and A. 101 Sabine, C. L., M. Heimann, P. Artaxo, D. C. E. Bakker,Z. Shvidenko (2002); Forest carbon sinks in the Northern C. T. A. Chen, C. B. Field, N. Gruber, C. Le Queré, R. G.hemisphere, Ecological Applications 12: 891-899 Prinn, J. E. Richey, P. Romero Lankao, J. A. Sathaye87 Janssens, I. A., Freibauer, A., Ciais, P., Smith, P., and R. Valentini (2004); Current status and past trendsNabuurs, G., Folberth, G., Schlamadinger, B., Hutjes, of the global carbon cycle, in: The Global Carbon Cycle:R. W. A., Ceulemans, R., Schulze, E. D., Valentini, R., Integrating Humans, Climate and the Natural World, (C. B.and Dolman, A. J. (2003); Europe’s terrestrial biosphere Field and M. R. Raupach, eds.), Island Press, Washington,absorbs 7 to 12% of European anthropogenic CO2 D.C., USA, pp. 17-44emissions, Science 300: 1538-1542 102 Mitra, S., R. Wassmann and P. L. G. Vlek (2005); An88 Amundson, R. (2001); op cit appraisal of global wetland area and its organic carbon stock, Current Science 88: 25-3589 Schröter, D., W. Cramer, R. Leemans, I. C. Prentice,M. B. Araújo, N. W. Arnell, A. Bondeau, H. Bugmann, T. R. 103 Ramsar Scientific and Technical Review PanelCarter, C. A. Gracia, A. C. de la Vega-Leinert, M. Erhard, (STRP) (2005); Wetlands and water, ecosystems and humanF. Ewert, M. Glendining, J. I. House, S. Kankaanpää, R. J. well-being – Key Messages from the Millennium EcosystemT. Klein, S. Lavorel, M. Lindner, M. J. Metzger, J. Meyer, Assessment, presented by STRP to Ramsar COP9, 2005T. D. Mitchell, I. Reginster, M. Rounsevell, S. Sabaté, 104 Ramsar Secretariat, Ramsar Scientific & TechnicalS. Sitch, B. Smith, J. Smith, P. Smith, M. T. Sykes, K. Review Panel and Biodiversity Convention SecretariatThonicke, W. Thuiller, G. Tuck, S. Zaehle and B. Zier (2007); Water, wetlands, biodiversity and climate change:(2005);Ecosystem Service Supply and Vulnerability to Report on outcomes of an expert meeting, 23–24 MarchGlobal Change in Europe, Science 310: 1333-1337 2007, Gland, Switzerland90 Williams, A. A. J., D. J. Karoly and N. Tapper (2001); 105 Hooijer, A., M. Silvius, H.Wösten and S. Page (2006);The sensitivity of Australian fire danger to climate change, PEAT-CO2, Assessment of CO2 emissions from drainedClimatic Change 49: 171-191 peatlands in SE Asia, Delft Hydraulics report Q3943 (2006)91 Noss, R. F. (2001); Beyond Kyoto: Forest management 106 Verwer, C., P. van der Meer and G. Nabuurs (2008);in a time of rapid climate change Conservation Biology 15: Review of carbon flux estimates and other greenhouse gas578-591 emissions from oil palm cultivation on tropical peatlands – identifying gaps in knowledge, Alterra report 1741. Alterra:92 Mansourian, S., A. Belokurov and P. J. Stephenson Wageningen, Netherlands(2009); The role of forest protected areas in adaptation toclimate change, Unasylva 231/232: 63-69 107 Fargione, J., J. Hill, D. Tilman, S. Polasky and P. Hawthorne (2008); Land clearing and the biofuel carbon93 Nabuurs, G. J., et al (2007); op cit debt, Science 319: 1235-123894 CPF (2008); Strategic Framework for Forests and 108 Trumper, K., M. Bertzky, B. Dickson, G. van derClimate Change: A Proposal by the Collaborative Heijden, M. Jenkins and P. Manning, P (2009); The NaturalPartnership on Forests for a Coordinated Forest-sector Fix? The role of ecosystems in climate mitigation, A UNEPResponse to Climate Change. rapid response assessment, United Nations Environment95 Campbell, A., V. Kapos, I. Lysenko, J. Scharlemann, B. Programme, UNEPWCMC, Cambridge, UKDickson, H. Gibbs, M. Hansen and L. Miles (2008); Carbon 109 Callaghan, T. V., L. O. Björn, F. S. Chapin III, Y.emissions from forest loss in protected areas, UNEP World Chernov, T. R. Christensen, B. Huntley, R. Ims, M.Conservation Monitoring Centre, Cambridge Johansson,96 Hockings, M., S. Stolton, F. Leverington, N. Dudley D. Jolly Riedlinger, S. Jonasson, N. Matveyeva, W.and J. Courrau (2006, 2nd edn); Evaluating Effectiveness: Oechel, N. Panikov and G. Shaver (2005); Arctic TundraA framework for assessing management effectiveness of and Polar Desert Ecosystems, in ACIA, Arctic Climateprotected areas, Best Practice Protected Area Guidelines Impact Assessment, Cambridge University Press,number 14, IUCN and James Cooke University, Gland, Cambridge UKSwitzerland and Brisbane Australia 110 Hansen, J., M. Sato, P. Kharecha, G. Russell, D.97 Lewis, S. L., G. Lopez-Gonzalez, B. Sonke´, K. Affum- W. Lea and M. Siddall (2007); Climate change and traceBaffoe, T. R. Baker, et al (2009); op cit gases, Philosophical Transactions of the Royal Society 365:98 Emerton, L. and L. Pabon-Zamora (2009); Valuing 1925-1954Nature: Why Protected Areas Matter for Economic and 111 Ramsar Secretariat (2002); Climate change andHuman Wellbeing, The Nature Conservancy. Arlington, VA wetlands: impacts, adaptation and mitigation. COP899 Parish, F., A. Sirin, D. Charman, H. Jooster, T. Information Paper DOC 11Minayeva and M. Silvius [editors] (2007); Assessment 112 Bridgham, S. D., J. P. Megonigal, J. K. Keller, N. B.on Peatlands, Biodiversity and Climate Change, Global Bliss and C. Trettin (2006); The carbon balance of NorthEnvironment Centre, Kuala Lumpur and Wetlands American wetlands, Wetlands 26: 889-916International, Wageningen, Netherlands 113 Lloyd, C. (in prep); The role of wetlands in the global100 Pena, N. (2008); Including peatlands in post-2012 carbon cycle, Ramsar Technical Report [series numberclimate agreements: options and rationales, Report pending]
    • 110 114 Erwin, K. (2009); Wetlands and global climate R. Schlitzer, R. D. Slater, I. J. Totterdell, M.-F. Weirig, change: the role of wetland restoration in a changing Y. Yamanaka and A. Yool (2005); Anthropogenic ocean world. Wetlands Ecology and Management 17: 71–84 acidification over the twenty-first century and its impact 115 Wetlands International (2008); Advice to UNFCCC on calcifying organisms, Nature 437: 681-686 Parties for COP14 and associated meetings, December 129 Duarte, C. M. (2002); The future of seagrass 2008, Wetlands International, Wageningen, Netherlands meadows, Environmental Conservation 29: 192-206 116 Lloyd, C. R. (2006); Annual carbon balance of a 130 Cagampan, J. P. and J. M. Waddington (2008); managed wetland meadow in the Somerset Levels, UK, Net ecosystem CO2 exchange of a cutover peatland Agricultural and Forest Meteorology 138: 168-179 rehabilitated with a transplanted acrotelm, Ecoscience 15: 117 Rochefort, L., S. Campeau and J. L. Bugnon (2002); 258-267 Does prolonged flooding prevent or enhance regeneration 131 Uryu, Y., C. Mott, N. Foead, K. Yulianto, A. Budiman, and growth of Sphagnum?, Aquatic Botany 74: 327-341 Setiabudi, F. Takakai, Sunarto, E. Purastuti, N. Fadhli, 118 Jauhiainen, J. S. Limin, H. Silvennoinen and H. C. M. B. Hutajulu, J. Jaenicke, R. Hatano, F. Siegert Vasander (2008); Carbon dioxide and methane fluxes and M. Stuwe (2008); Deforestation, Forest Degradation, in drained tropical peat before and after hydrological Biodiversity Loss and CO2 Emissions in Riau, Sumatra, restoration, Ecology 89: 3503-3514 Indonesia, WWF Indonesia Technical Report. Jakarta, 119 Kulshreshtha, S. N., S. Lac, M. Johnston and C. Indonesia. 74 pp Kinar (2000); Carbon Sequestration In Protected Areas Of 132 Jaenicke, J., J. O.Rieley, C. Mott, P. Kimman and F. Canada: An Economic Valuation, Economic Framework Siegert (2008); Determination of the amount of carbon Project, Report 549, Canadian Parks Council, Warsaw, stored in Indonesian peatlands, Geoderma 147: 151-158 Canada 133 Chapman, V. J. (1977); Chapter 1 Introduction, Pp 120 Rakovich V.A. and Bambalov N.N. (in print); 1-30 in Chapman, V. J. (ed.) Ecosystems of the World 1 Methodology for measuring the release and sequestration Wet Coastal Ecosystems, Chapman, V. J. (ed) Elsevier, of carbon from degraded peatlands (in Russian, Oct 2009 – Amsterdam 428 pages being prepared for print) 134 Bridgham, S. D, J. P. Patrick Megonigal, J. K. Keller, 121 Ramlala, B. and S. M. J. Babanb (2008); Developing N. B. Bliss and C. Trettin (2006); The carbon balance of a GIS based integrated approach to flood management North American wetlands, Wetlands 26: 889-916 in Trinidad, West Indies, Journal of Environmental 135 Chmura, G. L., S. Anisfeld, D. Cahoon and J. Lynch Management 88; 1131–1140 (2003); Global carbon sequestration in tidal, saline 122 Gibbes, C., J. Southworth and E. Keys (2009); wetland soils, Global Biogeochemical Cycles 17: 1-12 Wetland conservation: Change and fragmentation in 136 Turner, R. E. (1976); Geographic variation in salt Trinidad’s protected areas, Geoforum, 40; 91–104 marsh macrophyte production: a review, Contributions in 123 wbcarbonfinance.org/Router. Marine Science 20: 47-68 cfm?Page=Projport&ProjID=9643, accessed 23rd August 137 Roman, C. T. and F. C. Daiber (1984); Aboveground 2009 and belowground primary production dynamics of 124 Anon (2009) Nariva Swamp Restoration Project two Delaware Bay tidal marshes, Bulletin of the Torrey Appraisal Document May 29, 2009, Environmental Botanical Club 3: 34-41 Management Authority of Trinidad and Tobago, www. ema.co.tt/docs/public/NARIVA%20SWAMP%20 138 Ibañez, C., A. Curco, J. W. Jr. Day and N. Prat (2000); RESTORATION%20-ENVIRONMENTAL%20 Structure and productivity of microtidal Mediterranean ASSESSMENT%2029%20MAY%2008.pdf, accessed 23rd coastal marshes, pp 107-137 in Concepts and August 2009 Controversies in Tidal Marsh Ecology, M. P. Weinstein and D. A. Kreeger (eds), Kluwer Academic Publishers, London 125 Raven, J. A. and P. G. Falkowski (1999); Oceanic sinks for atmospheric CO2, Plant, Cell and Environment 22: 139 Neves, J. P., L. F Ferreira, M. P. Simões and L. C. 741-755 Gazarini (2007); Primary production and nutrient content in two salt marsh species, Atriplex portulacoides L. and 126 Field, C. B., M. J. Behrenfeld, J. T. Randerson and P. Limoniastrum monopetalum L., in Southern Portugal, Falkowski, P. (1998); Primary production of the biosphere: Estuaries and Coasts 30:459-468 integrating terrestrial and oceanic components, Science 281: 237-240 140 Greenberg, R., J. Maldonado, S. Droege and M. V. McDonald (2006); Tidal marshes: a global perspective 127 Lee, K., S.-D. Choi, G. H. Park, R. Wanninkhof, on the evolution and conservation of their terrestrial T. H. Peng, R. M. Key, C. L. Sabine, R. A. Feely, J. L. Bullister, F. J. Millero and A. Kozyr (2003); An updated vertebrates, BioScience 56: 675-685 anthropogenic CO2 inventory in the Atlantic Ocean, Global 141 Connor, R., G. L. Chmura and C. B. Beecher (2001); Biogeochemical Cycles 17: 27-1-27-17 Carbon accumulation in Bay of Fundy salt marshes: 128 Orr, J. C., V. J. Fabry, O. Aumont, L. Bopp, S. C. implications for restoration of reclaimed marshes, Global Doney, R. A. Feely, A. Gnanadesikan, N. Gruber, A. Biogeochemical Cycles 15: 943-954 Ishida, F. Joos, R. M. Key, K. Lindsay, E. Maier-Reimer, 142 Darby, F. A., and R. E. Turner (2008); Below- and R. Matear, P. Monfray, A. Mouchet, R. G. Najjar, G.-K. aboveground Spartina alterniflora production in a Plattner, K. B. Rodgers, C. L. Sabine, J. L. Sarmiento, Louisiana salt marsh, Estuaries and Coasts 31: 223-231
    • 111143 Spalding M. D., F. Blasco and C. D. Field (eds.) Environmental drivers in mangrove establishment and(1997); World Mangrove Atlas, International Society for early development: a review, Aquatic Botany 89: 105-127Mangrove Ecosystems, Okinawa, Japan 159 Simard M., V. H. Rivera-Monroy, J. E. Mancera-144 Valiela I., J. L. Bowen and J. K. York (2001); Pineda, E. Castaneda-Moya and R. R. Twilley (2008) ; AMangrove forests: one of the world’s threatened major systematic method for 3D mapping of mangrove foreststropical environments, BioScience 51: 807-815 based on Shuttle Radar Topography Mission elevation145 Farnsworth E. J. and A. M. Ellison (1997); The global data, ICEsat/GLAS waveforms and field data: Applicationconservation status of mangroves, Ambio 26: 328-334 to Cienaga Grande de Santa Marta, Colombia, Remote Sensing of Environment 112: 2131-2144146 Primavera J. H. (1995); Mangroves and brackishwater 160 McKee K. L. and P. L. Faulkner (2000); Restoration ofpond culture in the Philippines, Hydrobiologia 295: 303- biogeochemical function in mangrove forests, Restoration309 Ecology 8: 247-259147 Bouillon S., A. V. Borges, E. Castañeda-Moya, 161 McLeod, E. and R. V. Salm (2006); ManagingK. Diele, T. Dittmar, N. C. Duke, E. Kristensen, S. Mangroves for Resilience to Climate Change, IUCN, Gland,Y. Lee, C. Marchand, J. J. Middelburg, V. Rivera- SwitzerlandMonroy, T. J. Smith and R. R. Twilley (2008); Mangroveproduction and carbon sinks: a revision of global budget 162 Waycott, M., C. M. Duarte, T. J. B. Carruthers,estimates, Global Biogeochemical Cycles 22, GB2013, R. J. Orth, W. C. Dennison, S. Olyarnik, A. Calladine,doi:10.1029/2007GB003052 J. W. Fourqurean, K. L. Heck, Jr., A. R. Hughes, G. A. Kendrick, W. J. Kenworthy, F. T. Short, and S. L. Williams148 Saenger P., and S. C. Snedaker (1993); Pantropical (2009); Accelerating loss of seagrasses across the globetrends in mangrove aboveground biomass and annual threatens coastal ecosystems, Proceedings of the Nationallitterfall, Oecologia 96: 293-299 Academy of Sciences 106: 12377–12381149 Suratman, M. N. (2008); Carbon sequestration 163 Green E. P. and F. T. Short (2003); World Atlas ofpotential of mangroves in South East Asia, In: Managing Seagrasses, University of California Press 310ppForest Ecosystems: The Challenge of Climate Change, F.Bravo, V. LeMay, R. Jandl and K. Gadow (eds.), Springer: 164 Heck Jr. K. L., T. J. B. Carruthers, C. M. Duarte, A. R. Hughes, G. Kendrick, R. J. Orth and S. W. Williams (2008);Netherlands, pp. 297-315 Trophic transfers from seagrass meadows subsidize150 Chmura G. L., S. C. Anisfeld, D. R. Cahoon and J. C. diverse marine and terrestrial consumers. Ecosystems 11:Lynch (2003); Global carbon sequestration in tidal, saline 1198-1210wetland soils, Global Biogeochemical Cycles 17: 1111, 165 Charpy-Roubaud C. and A. Sournia (1990);doi:10.1029/2002GB001917 The comparative estimation of phytoplankton151 Kristensen E, S. Bouillon, T. Dittmar and C. microphytobenthic production in the oceans, MarineMarchand (2008); Organic matter dynamics in mangrove Microbial Food Webs 4: 31-57ecosystems, Aquatic Botany 89: 201-219 166 Waycott et al (2009); op cit152 Twilley R. R. (1995); Properties of mangroves 167 Orth R. J., T. J. B. Carruthers, W. C. Dennison, C. M.ecosystems and their relation to the energy signature of Duarte, J. W. Fourqurean, K. L. Heck Jr., A. R. Hughes,coastal environments, in: Maximum Power, C. A. S. Hall G. A. Kendrick, W. J. Kenworthy, S. Olyarnik, F. T. Short,(ed), Colorado Press, Colorado, p 43-62 M. Waycott and S. L. Williams (2006); A Global Crisis for153 Bouillon S. et al (2008); op cit Seagrass Ecosystems, Bioscience 56: 987-996154 Perry C. and A. Berkely (2009); Intertidal substrate 168 Waycott et al (2009); op citmodifications as a result of mangrove planting: impacts 169 Short, F. T. and H. A. Neckles (1999); The effects ofof introduced mangrove species on sediment microfacies global climate change on seagrasses, Aquatic Botany 63:characteristics, Estuarine and Coastal Shelf Science 81: 169-196225-237 170 Duarte C. M. and C. L. Chiscano (1999); Seagrass155 Granek E. and B. I. Ruttenberg (2008); Changes in biomass and production: a reassessment, Aquatic Botanybiotic and abiotic processes following mangrove clearing, 65: 159-174Estuarine and Coastal Shelf Science 80: 555-562 171 Mateo M. A., J. Cebrian, K. Dunton and T.156 Allen J. A., K. C. Ewel, B. D. Keeland, T. Tara and T. Mutchler (2006); Carbon flux in seagrass ecosystems,J. Smith (2000); Downed wood in Micronesian mangrove in Seagrasses: Biology, Ecology and Conservation, W. D.forests, Wetlands 20: 169-176 Larkum, R. J. Orth and C. M. Duarte (eds), Springer, New157 Rivera-Monroy V. H., R. R. Twilley, E. Mancera, A. YorkAlcantara-Eguren, E. Castañeda-Moya, O. Casas-Monroy, 172 Smith S. V. (1981); Marine Macrophytes as a GlobalF. Reyes, J. Restrepo, L. Perdomo, E. Campos, G. Cotes Carbon Sink, Science 211: 838-840and E. Villoria (2006); Adventures and misfortunes in 173 Pergent G., J. Romero, C. Pergent-Martini andMacondo: rehabilitation of the Cienaga Grande de Santa M. A. Mateo and C. F. Boudouresque (1994); PrimaryMartaa lagoon complex, Colombia, Ecotropicos 19: 72-93 production, stocks and fluxes in the Mediterranean158 Krauss K. W., C. E. Lovelock, K. L. McKee, L. seagrass Posidonia oceanica, Marine Ecology ProgressLopez-Hoffman, S. M. L. Ewe and W. P. Sousa (2008); Series 106: 139-146
    • 112 174 Romero J., M. Pérez, M. A. Mateo and A. Sala 190 Fan, J., H. Zhong, W. Harris, G. Yu, S. Wang, Z. Hu (1994);The belowground organs of the Mediterranean and Y. Yue (2008). Carbon storage in the grasslands of seagrass Posidonia oceanica as a biogeochemical sink, China based on field measurements of above- and below- Aquatic Botany 47: 13-19 ground biomass, Climatic Change 86: 375-396 175 Mateo M. A., J. Romero, M. A. Pérez, M. M. Littler 191 Amundson, R. (2001); The carbon budget in soils, and D. S. Littler (1997); Dynamics of millenary organic Annual Review of Earth and Planetary Sciences 29: 535-562 deposits resulting from the growth of the Mediterranean 192 Grace, J., J. San José, P. Meir, H. S. Miranda and seagrass Posidonia oceanica. Estuarine, Coastal and Shelf R. A. Montes (2006); Productivity and carbon fluxes of Science 44: 103-110 tropical savannas, Journal of Biogeography 33, 387-400 176 Duarte C. M. and Cebrián J. (1996); The fate of 193 White, R., S. Murray and M. Rohweder (2000); Pilot marine autotrophic production, Limnol. Oceanogr. 41: Analysis of Global Ecosystems: Grassland Ecosystems, 1758-1766 World Resources Institute, Washington DC 177 Cebrián J. (2002); Variability and control of carbon 194 Xie, Z. B., J. G. Zhu, G. Liu, G. Cadisch, T. Haegawa, consumption, export, and accumulation in marine C. M. Chen, H. F Sun, H. Y. Tang and Q. Zeng (2007); Soil communities, Limnoloy and Oceanography 47: 11-22 organic carbon stocks in China and changes from 1980s 178 Duarte C. M., J. J. Middelburg and N. Caraco (2005); to 2000s, Global Change Biology 13: 1989-2007 Major role of marine vegetation on the oceanic carbon cycle, Biogeosciences 2: 1-8 195 Bellamy, P. H. P. J. Loveland, R. I. Bradley, R. M. Lark and G. J. D. Kirk (2005); Carbon losses from all soils 179 Duarte C. M. (1999); Seagrass ecology at the turn of across England and Wales 1978–2003, Nature 437: 245- the millennium: challenges for the new century, Aquatic 248 Botany 65: 7-20 196 Morgan, J. A., D. G. Milchunas, D. R. Lecain, M. West 180 Björk M., F. Short, E. Mcleod and S. Beer (2008) ; and A. R. Mosier (2007); Carbon dioxide enrichment alters Managing seagrasses for resilience to climate change, plant community structure and accelerates shrub growth IUCN, Gland, Switzerland. 56pp in the shortgrass steppe, Proceedings of the National 181 Ralph P. J., D. Tomasko, K. Moore, S. Seddon and C. Academy of Sciences of the United States of America 104: A. O. Macinnis-Ng (2006); Human impacts on seagrasses: 14724-14729 Eutrophication, sedimentation and contamination, in Seagrasses: Biology, Ecology and Conservation, W. D. 197 Jackson, R. B., J. L. Banner, E. G. Jobbágy, W. T. Larkum, R. J. Orth and C. M. Duarte (eds), Springer, New Pockman and D. H. Wall (2002); Ecosystem carbon loss York with woody plant invasion of grasslands, Nature 418: 623- 626 182 Wilkinson, C. R. (ed) (2008); Status of Coral Reefs of the World: 2008, GCRMN/Australian Institute of Marine 198 Jones, M. B. and A. Donnelly (2004); Carbon Science sequestration in temperate grassland ecosystems and the influence of management, climate and elevated C02, New 183 Mumby, P. J. and R. S. Steneck (2008); Coral reef management and conservation in light of rapidly evolving Phytologist 164: 423-439 ecological paradigms, Trends in Ecology and Evolution 23: 199 Yang, Y., J. Fang, Y. Tang, C. Ji, C. Zheng, J. He 10 and B. Zhu (2008): Storage, patterns and controls of soil 184 Kleypas, J. A. (1997); Modeled estimates of global organic carbon in the Tibetan grasslands, Global Change reef habitat and carbonate production since the last Biology 14: 1592-1599 glacial maximum. Paleoceanography 12: 533-545 200 Flanagan, L. B., L. A. Wever and P. J. Carlson (2002); 185 Gattuso, J. P., M. Frankignoulle and S. V. Smith Seasonal and interannual variation in carbon dioxide (1999); Measurement of community metabolism and exchange and carbon balance in a northern temperate significance in the coral reef CO2 source-sink debate, grassland, Global Change Biology 8: 599 - 615 Proceedings of the National Academy of Science 96: 201 Svejcar, T., R. Angell, J. A. Bradford, W. Dugas, 13017-13022 W. Emmerich, A. B. Frank, T. Gilmanov, M. Haferkamp, 186 D’Eath, G., J. M. Lough and K. E. Fabricius (2009); D. A. Johnson, H. Mayeux, P. Mielnick, J. Morgan, N. Declining coral calcification on the Great Barrier Reef, Z. Saliendra, G. E. Schuman, P. L. Sims and K. Snyder Science 323: 116-119 (2008); Carbon fluxes on North American rangelands, 187 Atkinson, M. J. and P. Cuet (2008); Possible effects of Rangeland Ecology and Management 61: 465-474 ocean acidification on coral reef biogeochemistry: topics 202 Emmerich, W., J. Bradford, P. Simms, D. Johnson, for research, Marine Ecology Progress Series 373: 249-256 N. Saliendra, A. Sveicar, R. Angell, A. Frank, R. Phillips, 188 Schuman, G. E., H. H. Janzen and J. E. Herrick (2002); K. Snyder and J. Morgan (forthcoming); Physiological Soil carbon dynamics and potential carbon sequestration and environmental regulation of inter-annual variability in by rangelands, Environmental Pollution 116: 391-396 CO2 exchange on rangelands in the western USA, Global 189 Nosberger J., H. Blum and J. Fuhrer (2000); Crop Change Biology ecosystem responses to climatic change: productive 203 Soussana, J. F., P. Loiseau, N. Vuichard, E. Ceschia, grasslands, in Climate change and global crop productivity, J. Balesdent, T. Chevallier and D. Arrouays (2004); Carbon Hodges H. F. (ed), CAB International, Wallingford, UK, pp cycling and sequestration opportunities in temperate 271–291 grasslands, Soil Use and Management 20: 219-230
    • 113204 Post, W. M. and K. C. Kwon (2000); Soil Carbon Jepma, W.A. Pizer, K. Yamaji (2007); Mitigation fromSequestration and Land-Use Change: Processes and a cross-sectoral perspective. in Climate Change 2007:Potential, Global Change Biology 6: 317–328 Mitigation. Contribution of Working Group III to the Fourth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on205 Conant, R. T., K. Paustian and E. T. Elliott (2001); Climate Change [B. Metz, O.R. Davidson, P.R. Bosch,Grassland management and conversion into grassland: R. Dave, L.A. Meyer (eds)], Cambridge University Press,effects on soil carbon, Ecological Applications 11: 343-355 Cambridge, United Kingdom and New York, NY, USA206 Conant, R. T. and K. Paustian (2002); Potential 218 Lal, R. (2004); Soil carbon sequestration impacts onsoil carbon sequestration in overgrazed grassland global climate change and food security, Science 304:ecosystems, Global Biochemical Cycles 16: 1623-1627doi:10.1029/2001GB001661 219 Lal, R. (2004a); Soil sequestration to mitigate climate207 Rice, C. W. (2000); Soil organic C and N in rangeland change, Geoderma 123: 1-22soils under elevated CO2 and land management, In:Proceedings: Advances in Terrestrial Ecosystem Carbon 220 European Climate Change ProgrammeInventory, Measurements, and Monitoring. 3–5 October (undated);Working Group Sinks Related to Agricultural2000, USDA-ARS, USDA-FS, USDA-NRCS, US Dept. Soils: Final Report (http://ec.europa.eu/environment/Energy, NASA, and National Council for Air and Stream climat/pdf/finalreport_agricsoils.pdf, accessed 1stImprovement, Raleigh, NC, pp. 83 October 2009)208 Coad, L., N. D. Burgess, C. Loucks, L. Fish, J. P. 221 Paustian, K., J. M. Antle, J. Sheehan and E. A. PaulW. Scharlemann, L. Duarte and C. Besançon (2009); The (2006); Agriculture’s Role in Greenhouse Gas Mitigation,ecological representativeness of the global protected areas Pew Center on Global Climate Change, Washington DCestate in 2009: progress towards the CBD 2010 target, 222 LaSalle, T. J. and P. Hepperly (2008); RegenerativeUNEP-WCMC, WWF US and ECI, University of Oxford Organic Farming: A Solution to Global Warming, Rodale209 Bilenca, D. and F. Miñarro (2004); Conservation Institute, USAstrategy for the natural grasslands of Argentina, Uruguay 223 Stolton, S., B. Geier and J. A. McNeely (eds) (2000);and southern Brazil: Phase II Identification of Valuable The Relationship between Nature Conservation, BiodiversityGrasslands Areas (VGAs), Fundacion Vida Silvestre, and Organic Agriculture, International Federation ofBuenos Aires Organic Agricultural Movements (IFOAM), IUCN,210 Lal, R. (2004); Soil carbon sequestration impacts on Associazone Italiana per l`Agricoltura Biologica (AIAB) andglobal climate change and food security, Science 304: WWF1623-1627 224 Dudley, N., D. Baldock, R. Nasi and S. Stolton (2005);211 Scherr, S. J. and S. Sthapit (2009); Mitigating Climate Measuring biodiversity and sustainable managementChange Through Food and Land Use, World Watch Report in forestry and agricultural landscapes, Philosophical179, World Watch Institute, USA Transactions of the Royal Society 360: 457-470212 Easterling, W. E., P. K. Aggarwal, P. Batima, K. M. 225 Phillips, A. (2002); Management Guidelines for IUCNBrander, L. Erda, S. M. Howden, A. Kirilenko, J. Morton, Catgeory V Protected Areas: Protected Landscapes /J.-F. Soussana, J. Schmidhuber and F. N. Tubiello (2007); Seasscapes, Best Practice Protected Areas GuidelinesFood, fibre and forest products, Climate Change 2007: Series number 9, Cardiff University and IUCNImpacts, Adaptation and Vulnerability. Contribution of 226 Gambino, R. (ed) (2008); Parchi d’Europa: Verso unaWorking Group II to the Fourth Assessment Report of the politica europea per le aree protette, ETS Edizioni, PisaIntergovernmental Panel on Climate Change, M. L. Parry, O. 227 Pugliese, P. (2002); Organic farming and sustainableF. Canziani, J. P. Palutikof, P. J. van der Linden and C. E. rural development: a multi-faceted and promisingHanson [Eds.], Cambridge University Press, Cambridge, convergence, Sociologia Ruralis 41: 112-130UK, 273-313 228 Post, W. M. and K. C. Kwon (2000); Soil carbon213 IPCC (2007) op cit sequestration and land-use change: processes and214 Smith, P., D. Martino, Z. Cai, D. Gwary, H. Janzen, P. potential, Global Change Biology 6: 317-328Kumar, B. McCarl, S. Ogle, F. O’Mara, C. Rice, B. Scholesand O. Sirotenko (2007) Agriculture. In Climate Change 229 http://www.fao.org/nr/water/news/soil-db.html,2007: Mitigation. Contribution of Working Group III to the accessed 6th July 2009Fourth Assessment Report of the Intergovernmental Panel 230 UNEP (2002); Global Environment Outlook 3, UNEP,on Climate Change [B. Metz, O.R. Davidson, P.R. Bosch, Nairobi, KenyaR. Dave, L.A. Meyer (eds)], Cambridge University Press, 231 Stolton, S., N. Dudley and J. Randall (2008); NaturalCambridge, United Kingdom and New York, NY, USA. Security: Protected areas and hazard mitigation, WWF,215 Lal, R. (2003); Global potential of soil carbon Gland, Switzerlandsequestration to mitigate the greenhouse effect, Critical 232 Dilley, M., R. S. Chen, U Deichmann, A L Lerner-LamReviews in Plant Sciences 22: 158-184 and M Arnold (2005); Natural Disaster Hotspots: A Global216 IPCC (2007) op cit Risk Analysis, The World Bank, Washington217 Barker, T., I. Bashmakov, A. Alharthi, M. Amann, 233 Bates, B., Z. W. Kundzewicz, S. Wu and J. PalutikofL. Cifuentes, J. Drexhage, M. Duan, O. Edenhofer, B. (eds) (2008); Climate Change and Water, IntergovernmentalFlannery, M. Grubb, M. Hoogwijk, F. I. Ibitoye, C. J. Panel on Climate Change, WMO and UNEP, Geneva
    • 114 234 Helmer, M. and D. Hilhorst (2006); Editorial: Natural 252 World Bank (2004); Press Release: Natural Disasters: disasters and climate change, Disasters 30: 1-4 Counting the Cost, 2 March, 2004, World Bank, 235 Huq, S., S. Kovats, H. Reid and D. Satterthwaite Washington DC (2007); Editorial: Reducing risks to cities from disasters 253 Pachauri, R. K. and A. Reisinger (Eds.) (2007); and climate change, Environment and Urbanization 19:3 Climate Change 2007: Synthesis Report, IPCC, Geneva, 236 van Aalst, M. K. (2006); The impacts of climate Switzerland, pp 104 change on the risk of natural disasters, Disasters, 30:1, 254 Kumazaki, M., M. Tsutsui, K. Shimada, M. Suzuki and 5-18 Y. Yasuda (eds.) (1991); Green Forever: Forests and people 237 Dore, M. H. I. (2005): Climate change and changes in Japan, The National Land Afforestation Promotion in global precipitation patterns: What do we know? Organisation, Tokyo Environment International, 31:8, 1167-1181 255 Anon (undated); Forest Conservation in Japan, 238 AIACC (2004); It’s raining, it’s pouring... It’s time Government of Japan, Tokyo to be adapting, Report of the Second AIACC Regional 256 Bagader, A. A., A. T. Al-Chirazi El-Sabbagh, M. As- Workshop for Latin America and the Caribbean Buenos Sayyid Al-Glayand, M. Y. Izzi-Deen Samarrai, (1994); Aires, Argentina 24-27 August 2004, Assessment of Environmental Protection in Islam, IUCN Environmental Impacts and Adaptations to Climate Change (AIACC), Policy and Law paper No. 20. Rev., 1994, IUCN, Gland Washington DC, USA Switzerland 239 Shaluf, I. M. and A. Fakhru’l-Razi (2006); Disaster 257 Pathak, N., T. Balasinorwala and A. Kothari (2005); types in Malaysia: an overview; Disaster Prevention and Community Conserved Areas: Lessons from India, for the Management, 15:2, 286 – 298 CBD Programme of Work, Kalpavriksh, Pune, India 240 van Aalst, M. K. (2006); op cit 258 Costanza, R., O. Perez-Maqueo, M. L. Martinez, P. 241 IPCC (2007); Climate Change 2007 – The Physical Sutton, S. J. Anderson and K Mulder (2008); The value of Science Basis: Summary for Policymakers, Working Group coastal wetlands to hurricane prevention, Ambio 37: 241- II Contribution to the Intergovernmental Panel on Climate 248 Change Fourth Assessment Report: Climate Change 2007 259 ibid 242 WMO (2005); WMO Statement on the Status of the 260 Kramer, R., D. Richter, S. Pattanayak, and N. Global Climate in 2005, WMO Press Release No. 743, 15th Sharma (1997); Ecological and Economic Analysis of December 2005 Watershed Protection in Eastern Madagascar; Journal of 243 CEPAL (2007); Exercise to Estimate the Economic Environmental Management; 49: 277-295 Impact of Hurricane Wilma in the Tourism Sector in 261 Government of Nepal (2004); Strengthening disaster Quintana Roo, Training on assessment of socio-economic preparedness capacities in Kathmandu Valley, Draft and environmental impact of disasters, Subregional report for UNDP, www.undp.org/cpr/disred/documents/ location in Mexico, June 18 to 22, 2007. regions/asia/nepal_preparedness_prodoc.pdf, accessed 244 Zapata-Martí R. (Focal Point of Disasters 1st October 2009 Assessment, CEPAL) (2008); Flooding in Tabasco: 262 http://www.unep-wcmc.org/sites/pa/1095v.htm, Monitored Socio-Economic Assessment by CEPAL and accessed 19th July 2009 CONAPRED, seplan.tabasco.gob.mx/seplanet/vision_ 263 McShane, T. O. and E. McShane-Caluzi (1997); Swiss cepla/vision_cepal_tab_08.pps, accessed 28th July 2009 forest use and biodiversity conservation, In Harvesting 245 Meyer, P. (1997); Tropical Cyclones, Swiss Re, Zurich, Wild Species: Implications for Biodiversity conservation (ed.) Switzerland C H Freese, John Hopkins University Press, Baltimore and 246 Simms, A., J. Magrath and H. Reid (2004); Up in London smoke? Threats from, and responses to, the impact of 264 Brändli, U. B. and A. Gerold (2001); Protection global warming on human development, new economics against natural hazards, In Swiss National Forest Inventory: foundation, London Methods and Models of the Second Assessment (eds.) 247 Nicholls, R. J. and F. M. J. Hoozemans (2005); P Brassel and H Lischke, WSL Swiss Federal Research Global Vulnerability Analysis in M Schwartz (editor), Institute, Birmensdorf Encyclopaedia of Coastal Science, Springer 265 ISDR (2004); Living with Risk: A global review 248 IPCC (2007); Climate Change Impacts, Adaptation and of disaster reduction initiatives, UN/ISDR, Geneva, Vulnerability: Summary for Policymakers, Working Group II Switzerland Contribution to the Intergovernmental Panel on Climate 266 Simms, A., J. Magrath and H. Reid (2004); op cit Change Fourth Assessment Report: Climate Change 2007 267 Fernando, H. J. S., S. G. Mendis, J. L. McCulley 249 Huq, S., S. Kovats, H. Reid and D. Satterthwaite and K. Perera (2005); Coral poaching worsens tsunami (2007); op cit destruction in Sri Lanka, Eos Trans. AGU 86:301, 304; and 250 ISDR (2004); Living with Risk: A global review Liu, P. L. F., P. Lynett, H. Fernando, B. E. Jaffe, H. Fritz, of disaster reduction initiatives, UN/ISDR, Geneva, B. Higman, R. Morton, J. Goff and C. Synolakis (2005); Switzerland Observations by the International Survey Team in Sri 251 Simms, A., J. Magrath and H. Reid (2004); op cit Lanka, Science, 308:1595
    • 115268 http://sea.unep-wcmc.org/sites/pa/0513q.htm 285 Montgomery, D. R., K. M. Schmidt, H. M. Greenberg(accessed 19/6/09) and W. E. Dietrich (2000); Forest clearing and regional269 UNCCD (2006); Ten African Experiences: Implementing landsliding, Geology 28 (4): 311-314the United Nations Convention to Combat Desertification 286 Hervás, J. (ed.) (2003); Lessons Learnt from Landslidein Africa: Secretariat of the United Nations Convention to Disasters in Europe, European Commission Joint ResearchCombat Desertification, Bonn, Germany Centre270 Berthe, Y. (1997); The role of forestry in combating 287 Dapples, F., A. F. Lotter, J. F. N. van Leeuwen, W.desertification, World Forestry Congress, Antalya, Turkey O. van der Knaap, S. Dimitriadis and D. Oswald (2004); Paleolimnological evidence for increased landslide271 Karki, S. (2002); Community Involvement in and activity due to forest clearing and land-use since 3600 calManagement of Forest Fires in Southeast Asia, Project BP in the western Swiss Alps, Journal of Paleolimnology,Firefight Southeast Asia, Jakarta Indonesia 27:2; 239-248272 MacKinnon, K. S., G. Hatta, H. Halim and A. Mangalik 288 McShane, T. O. and E. McShane-Caluzi (1997); op cit(1997); The Ecology of Kalimantan, Oxford UniversityPress, Oxford UK 289 Brändli, U-B. and A. Gerold (2001); op cit 290 2004 Swiss National Report to the Convention on273 Adeney, J. M., N. L. Christensen Jr. and S. L. Pimm Protection and Use of Transboundary Watercourses and(2009); Reserves Protect Against Deforestation Fires in International Lakes, available at: www.unece.org/env/the Amazon, PLoS One 4: 3-12 water/meetings/ecosystem/Reports/Switzerland_en.pdf,274 RAMSAR (2002); Draft Thematic Paper on accessed 1st October 2009Management of Africa’s Wetlands; www.ramsar.org/cop8/ 291 Lateltin, O., C. Haemmig, H. Raetzo and C. Bonnardcop8_nepad_thematic.doc, accessed 19th July 2009 (2005); Landslide risk management in Switzerland,275 Mascarenhas, A. (2004): Oceanographic Landslides 2: 313–320validity of buffer zones for the east coast of India: A 292 ISDR (2004); op cithydrometeorological perspective, Current Science, 86:3 293 De Sherbinin, A. and V. Dompka (ed) (1998); Water276 Mullan, B., D. Wratt, S. Dean, M Hollis, S Allan, T and Population Dynamics: Case Studies and Implications,Williams, G Kenny G and Ministry for the Environment American Association for the Advancement of Science,(2008); Climate Change Effects and Impacts Assessment: Washington DCA Guidance Manual for Local Government in New Zealand: 294 Postel, S. L., G. C. Daily and P. R. Ehrlich (1996);2nd Edition, Ministry for the Environment, Wellington Human appropriation of renewable fresh water, Science277 Ausseil, A.-G., P. Gerbeaux, W. Chadderton, T. 271: 785-788Stephens, D. Brown, and J. Leathwick (2008); Wetland 295 Arnell, N. W. (1999); Climate change and global waterecosystems of national importance for biodiversity: Criteria, use, Global Environmental Change 9: 531-549methods and candidate list of nationally important inlandwetlands. Landcare Research, Wellington 296 Gleik, P. (2003); Global freshwater resources: soft path solutions for the 21st century, Science 302: 1524-278 Schuyt, K. and L. Brander (2004); The Economic 1528Values of the World’s Wetlands, WWF, Gland, Switzerland 297 Wallace, J. S. (2000); Increasing agricultural water279 Department of Conservation (2007); Economic Values use efficiency to meet future food production, Agriculturalof Whangamarino Wetland, DoC, Auckland, New Zealand Ecosystems and the Environment 82: 105-119280 Information from the Directory of Wetlands of 298 Rosegrant, M. W. and S. A. Cline (2003); Global foodInternational Importance entry for New Zealand 5NZ003 security: challenges and promises, Science 302: 1917-(http://www.wetlands.org/rsis/, accessed 17th September 19192009) 299 Oki, T. and S. Kanae (2006); Global hydrological281 www.doc.govt.nz/conservation/land-and-freshwater/ cycles and world water resources, Science 313: 1068-wetlands/arawai-kakarikii-wetland-restoration- 1072programme/background/, accessed 23rd August 2009 300 Bates, B., Z. W. Kundzewicz, S. Wu and J.282 van Aalst, M. K. (2006); The impacts of climate Palutikof [editors] (2008); Climate Change and Water,change on the risk of natural disasters, Disasters, 30:1, Intergovernmental Panel on Climate Change, WMO and5-18 UNEP, Geneva283 Bürki, R., H. Elsasser, B. Abegg and U. Koenig (2005); 301 Arwell, N. W. (2004); Climate change and globalClimate change and tourism in the Swiss Alps, in C. M. water resources: SRES emissions ans socio-economicHall and J. E. S. Higham (eds), Tourism, Recreation and scenarios, Global Environmental Change 14: 31-52Climate Change, Channel View Publications, Bristol 302 Hamilton, L. S, J. O. Juvik and F. N. Scatena (1994);284 Meusburger, K. and C. Alewell (2008); Impacts Tropical Montane Cloud Forests Ecological Studies Seriesof anthropogenic and environmental factors on the Vol.110, Springer-Verlag, New York, Berlin, London, Parisoccurrence of shallow landslides in an alpine catchment and Tokyo(Urseren Valley, Switzerland), |Natural Hazards and Earth 303 Hamilton, L. S., J. O. Juvik, and F. N. ScatenaSystems Sciences 8: 509-520 (1995); The Puerto Rico tropical cloud forest symposium:
    • 116 introduction and workshop synthesis, in Tropical Montane 319 Ramsar Convention Bureau (2008); Water Cloud Forests [edited by] L S Hamilton, J O Juvik and F purification: Wetland Values and Functions leaflet, N Scatena, Springer-Verlag Ecological Studies 110, New Ramsar Bureau, Switzerland York: 1-23 320 Johnson, N., A. White and D. Perrot-Maitre (2000); 304 Bubb, P., I. May, L. Miles and J. Sayer (2004); Cloud Developing Markets for Water Services from Forests: Forest Agenda, UNEP World Conservation Monitoring Issues and Lessons for Innovators, Forest Trends, Centre, Cambridge World Resources Institute and the Katoomba Group, 305 Bruijnzeel, L. A. (1990); Hydrology of Moist Tropical Washington DC Forests and Effects of Conversion: A State of Knowledge 321 Pagiola, S., N. Landell-Mills, and J. Bishop (2002); Review, UNESCO International Hydrological Humid Making market-based mechanisms work for both forests Tropics Programme, Paris and people, in S. Pagiola, J. Bishop, and N. Landell-Mills 306 Howe, C., R.N. Jones, S. Maheepala, B. Rhodes (eds), Selling Forest Environmental Services: Market-based (2005); Melbourne Water Climate Change Study, Mechanisms for Conservation Earthscan, London Implications of Potential Climate Change for Melbourne’s 322 Dudley, N. and S. Stolton (eds) (2003); Running Water Resources, Melbourne Water and Pure: The importance of forest protected areas to drinking CSIRO Urban Water and Climate Impact Groups, Victoria, water, WWF International and The World Bank, Gland, Australia Switzerland and Washington DC 307 Kuczera G. (1987); Prediction of water yield 323 Dudley, N. and S. Stolton (eds) (2003); op cit reductions following a bushfire in ash-mixed species 324 Postel, S. L. and B. H. Thompson (2005); Watershed eucalypt forest, Journal of Hydrology, 94:215-236. protection: Capturing the benefits of nature’s water 308 Peel M., F. Watson, R. Vertessy, A. Lau, I. Watson, supply services, Natural Resources Forum, 29: 98–108 M. Sutton and B. Rhodes (2000); Predicting the Water 325 Pagiola, S., J. Bishop and N. Landell-Mills [editors] Yield Impacts of Forest Disturbance in the Maroondah and (2002); Selling Forest Environmental Services: Market-based Thomson Catchments using the Macaque Model Technical mechanisms for conservation and development, Earthscan, Report, Report 00/14, December 2000, Cooperative London, UK Research Centre for Catchment Hydrology and Melbourne 326 Postel, S. L. and B. H. Thompson (2005); op cit Water, Australia 327 Pauly, D., R. Watson and J. Alder (2005); Global 309 Howe, C., R.N. Jones, S. Maheepala, B. Rhodes trends in world fisheries: impacts on marine ecosystems (2005); op cit and food security, Philosophical Transactions of the Royal 310 World Water Council (2000); World Water Vision, Society B 360: 5-12 Earthscan, London 328 Tasker, M. L. (ed) (2008); The effect of climate change 311 Hamilton, L. with contributions from N. Dudley, on the distribution and abundance of marine species in the G. Greminger, N. Hassan, D. Lamb, S. Stolton and S. OSPAR Maritime Area, ICES Cooperative Research Report Tognetti (2008); Forests and Water, FAO Forestry Paper No. 293. Copenhagen, Denmark 155, Food and Agricultural Organization, Rome 329 FAO (2007); Adaptation to climate change in 312 Arnell. N. W. (2004); Climate change and global water agriculture, forestry and fisheries: Perspective, framework reserves: SRES emissions and socio-economic scenarios, and priorities, FAO, Rome Global Environmental Change 14: 31-52 330 Roberts, C. M. and J. P. Hawkins (2000); Fully- 313 Bates, B., Z. W. Kundzewicz, S. Wu and J. protected marine reserves: a guide, WWF Endangered Palutikof [editors] (2008); Climate Change and Water, Seas Campaign, 1250 24th Street, NW, Washington, DC Intergovernmental Panel on Climate Change, WMO and 20037, USA and Environment Department, University of UNEP, Geneva York, York, YO10 5DD, UK 314 United Nations Human Settlement Programme (2003); 331 Harley, C. D. G., A. R. Hughes, K. M. Hultgren, B. G. Water and Sanitation in the World’s Cities: Local Action for Miner, C. J. B. Sorte, C. S. Thornber, L. F. Rodriguez, L. Global Goals, Earthscan, London Tomanek and S. L. Williams (2006); The impacts of climate 315 World Bank (2002); Water – Priority for Responsible change in coastal marine systems, Ecology Letters 9: Growth and Poverty Reduction: An Agenda for Investment 228–241 and Policy Change, World Bank, Washington, USA 332 Orr, J. C., V. J. Fabry, O. Aumont, L. Bopp, S. C. 316 Shiva, V. (2002); Water Wars: Privatization, pollution Doney, R. A. Feely, A. Gnanadesikan, N. Gruber, A. and profit, Pluto Press, London Ishida, F. Joos, R. M. Key, K. Lindsay, E. Maier-Reimer, 317 Aylward, B. (2000); Economic Analysis of Land-use R. Matear, P. Monfray, A. Mouchet, R. G. Najjar, G-K. Change in a Watershed Context presented at a UNESCO Plattner, K. B. Rodgers, C. L. Sabine, J. L. Sarmiento, Symposium/Workshop on Forest-Water-People in the R. Schlitzer, R. D. Slater, I. J. Totterdell, M-F. Weirig, Humid Tropics, Kuala Lumpur, Malaysia, July 31 –August Y. Yamanaka and A. Yool (2005); Anthropogenic ocean 4, 2000 acidification over the twenty-first century and its impact 318 Jeng, H. and Y. J. Hong (2005); Assessment of on calcifying organisms, Nature 437: 681-686 a natural wetland for use in wastewater remediation, 333 Hinrichsen, H. H., G. Kraus, U. Böttcher and F. Köster Environmental Monitoring and Assessment 111: 113-131 (2009); Identifying eastern Baltic cod nursery grounds
    • 117using hydrodynamic modelling: knowledge for the design western Mediterranean marine protected areas: evidenceof Marine Protected Areas, ICES Journal of Marine Science from artisanal fisheries; Marine Ecology-Progress Series:66:101-108 366: 159-174334 Xenopoulos, M. A., D. M. Lodge, J. Alcamo, M. 347 Ashworth, J. S. and R. F. G. Ormond (2005); EffectsMärker, K. Schulz and D. van Vuuren (2005); Scenarios of of fishing pressure and trophic group on abundance andfreshwater fish extinctions from climate change and water spillover across boundaries of a no-take zone; Biologicalwithdrawal, Global Change Biology 11: 1557-1564 Conservation 121: 3, 333-344335 Tasker, M. L. (ed) (2008); op cit 348 McClanahan, T. R. and S. Mangi (2000); Spillover of336 Ficke A. D., C. A. Myrick and L. J. Hansen (2007); Exploitable Fishes from a Marine Park and Its Effect onPotential impacts of global climate change on freshwater the Adjacent Fishery, Ecological Applications 10: 6, 1792-fisheries, Review of Fish Biology and Fisheries 17: 581-613 1805337 Allison, E. H., A. L. Perry, M. C. Badjeck, W. N. 349 Kaunda-Arara, B. and G. A. Rose (2004); Effects ofAdger, K. Brown, D. Conway, A. S. Halls, G. M. Pilling, Marine Reef National Parks on fishery CPUE in coastalJ. D. Reynolds, N. L. Andrew and N. K. Dulvy (2009); Kenya, Biological Conservation 118:1–13Vulnerability of national economies to the impacts of 350 Kerwath, S. E., E. B. Thorstad, T. F. Næsje, P. D.climate change on fisheries, Fish and Fisheries, 10, 173– Cowley, F. Økland, C. Wilke and C. G. Attwood (2009);196 Crossing Invisible Boundaries: the Effectiveness of the338 Pérez-Ruzafa, A, E Martín, C Marcos, J M Zamarro, B Langebaan Lagoon Marine Protected Area as a HarvestStobart, M Harmelin-Vivien, S Polti, S Planes, J A García- Refuge for a Migratory Fish Species in South Africa,Charton and M González-Wangüemert (2008); Modelling Conservation Biology 23: 653–661spatial and temporal scales for spill-over and biomassexportation from MPAs and their potential for fisheries 351 Abesamis R. A. and G. R. Russ (2005); Density-enhancement, Journal for Nature Conservation, 16: 4, 234- dependent spillover from a marine reserve: Long-term255 evidence, Ecological Applications 15: 1798–1812339 Halpern, B. S. (2003); The impact of marine reserves: 352 Unsworth, R. K. F., A. Powell, F. Hukom and D.do reserves work and does reserve size matter?, J. Smith (2007); The ecology of Indo-Pacific grouperEcological Applications, 13: 1; 117-137 (Serranidae) species and the effects of a small scale no340 Roberts, C. M. and J. P. Hawkins (2000); op cit take area on grouper assemblage, abundance and size frequency distribution, Marine Biology 152: 243-254341 Castilla, J. C. and L. R. Duran (1985); Humanexclusion from the rocky intertidal zone of central Chile: 353 Paddack, M. J. and J. A. Estes (2000); Kelp forest fishthe effects on Concholepas concholepas (Gastropoda). populations in marine reserves and adjacent exploitedOikos 45: 391-399 areas of central California, Ecological Applications 10: 855–870342 Connell, J. H. (1997); Disturbance and recovery ofcoral assemblages, Proceedings of the 8th International 354 Roberts, C. M., J. A. Bohnsack, F. Gell, J. P. HawkinsCoral Reef Symposium, Panama 1: 9-22 and R. Goodridge (2001); Effects of Marine Reserves on343 Stelzenmüller, V., F. Maynou and P. Martín (2008); Adjacent Fisheries, Science 294: 1920 – 1923Patterns of species and functional diversity around a 355 Francini-Filho, R. B. and R. Leão de Moura (2008);coastal marine reserve: a fisheries perspective, Aquatic Dynamics of fish assemblages on coral reefs subjectedConservation: Marine and Freshwater Ecosystem, 19: 5, 554 to different management regimes in the Abrolhos Bank,– 565 and Stelzenmüller, V, F Maynou and P Martín (2007); eastern Brazil; Aquatic Conservation in Marine andSpatial assessment of benefits of a coastal Mediterranean Freshwater Ecosystems 18: 1166–1179Marine Protected Area, Biological Conservation 136:4, 571- 356 Babcock, R. C., J. C. Phillips, M. Lourey and G.583 Clapin (2007); Increased density, biomass and egg344 Stobart, B., R. Warwick, C. Gonzalez, S. Mallol, production in an unfished population of Western RockD. Diaz, O. Renones and R. Goni (2009); Long-term Lobster (Panulirus cygnus) at Rottnest Island, Westernand spillover effects of a marine protected area on an Australia, Marine and Freshwater Research 58: 286-292exploited fish community, Marine Ecology-Progress Series 357 Munthali, S. M. (1997); Dwindling food-fish species384: 47-60 and fishers’ preference: problems of conserving Lake345 Claudet, J., D. Pelletier, J. Y. Jouvenel, F. Bachet Malawi’s biodiversity, Biodiversity and Conservation 6:and R. Galzin (2006); Assessing the effects of marine 253-261protected area (MPA) on a reef fish assemblage in aNorthwestern Mediterranean marine reserve: identifying 358 Ogutu-Ohwayo, R. and J. S. Balirwa (2006);community-based indicators, Biological Conservation 130: Management challenges of freshwater fisheries in Africa,349–369 Lakes & Reservoirs: Research and Management 11: 215– 226346 Goni, R., S. Adlerstein, D. Alvarez-Berastegui, A.Forcada, O. Renones, G. Criquet, S. Polti, G. Cadiou, 359 Kasuloa, V. and C. Perrings (2006); Fishing downC. Valle, P. Lenfant, P. Bonhomme, A. Perez-Ruzafa, J. the value chain: Biodiversity and access regimes inL. Sanchez-Lizaso, J. A. Garcia-Charton, G. Bernard, V. freshwater fisheries – the case of Malawi, EcologicalStelzenmueller and S. Planes (2008); Spillover from six Economics 59: 106 – 114
    • 118 360 Drill, S. L. (2008); The use of protected areas for 374 Patz, J. A., D. Campbell-Lendrum, T. Holloway and biodiversity and stock conservation in an East African J. A. Foley (2005); Impact of regional climate change on lake, Reconciling Fisheries With Conservation, American human health, Nature 438: 310-317 Fisheries Society Symposium 49: 1253-1262 375 Chakraborty, S., A. V. Tiedemann and P. S. Cheng 361 Baird, I. (2000); Integrating Community-Based Fisheries (2000); Climate change: potential impact on plant Co-Management and Protected Areas Management in diseases, Environmental Pollution 108: 317-326 Lao PDR: Opportunities for Advancement and Obstacles 376 Garrett, K. A., S. P. Dendy, E. E. Frank, M. N. Rouse to Implementation, Evaluating Eden Series, Discussion and S. E. Travers (2006); Climate change effects on plant Paper No.14, International Institute for Environment and diseases: genomes to ecosystems, Annual Review of Development, London, UK Phytopathology 44: 489-509 362 Mumby, P. J. and R. S. Steneck (2008); Coral reef 377 Meilleur, B. A. and T. Hodgkin (2004); In situ management and conservation in light of rapidly evolving ecological paradigms, Trends in Ecology and Evolution 23: conservation of crop wild relatives: status and 10 trends, Biodiversity and Conservation 13: 663–684 363 Adapted from: Mumby, P. J. and R. S. Steneck 378 FAO (1998); The State of the World’s Plant Genetic (2008); op cit Resources for Food and Agriculture, FAO, Rome and 364 Game, E. T., H. S. Grantham, A. J. Hobday, R. L. University Press, Cambridge, UK Pressey, A. T. Lombard, L. E. Beckley, K. Gjerde, R. 379 Maxted, N. (2003); Conserving the genetic resources Bustamante, H. P. Possingham and A. J. Richardson of crop wild relatives in European Protected Areas, (2009); Pelagic protected areas: the missing dimension Biological Conservation 113 in ocean conservation, Trends in Ecology & Evolution 24: 380 Jarvis, A., A. Lane and R. J. Hijmans (2008); 360-369 The effect of climate change on crop wild relatives, 365 van Keeken, O. A., M. Van Hoppe, R. E. Grift and A. Agriculture, Ecosystems and the Environment 126: 13-23 D. Rijnsdorp (2007); Changes in the spatial distribution of 381 Lane, A., A. Jarvis and R. J. Hijmans (undated); Crop North Sea plaice (Pleuronectes platessa) and implications wild relatives and climate change: predicting the loss of for fisheries management, Journal of Sea Research 57: 187–197 important genetic resources, Biodiversity International, UNEP and GEF 366 Green, A., S. E. Smith, G. Lipsett-Moore, C. Groves, N. Peterson, S. Sheppard, P. Lokani, R. Hamilton, J. 382 Stolton, S., T. Boucher, N. Dudley, J. Hoekstra, N. Almany, J. Aitsi and L. Bualia (2009); Designing a resilient Maxted and S. Kell (2008); Ecoregions with crop wild network of marine protected areas for Kimbe Bay, Papua relatives are less well protected, Biodiversity 9: 52-55 New Guinea, Oryx doi:10.1017/S0030605309990342 383 Maxted, N., B. V. Ford-Lloyd and J. G. Hawkes 367 Cinner, J. E. and S. Aswani (2007); Integrating (1997); Complementary Conservation Strategies, in Plant customary management into marine conservation, genetic conservation: the in situ approach, Maxted, N., B. Biological Conservation 140: 201-216 V. Ford-Lloyd and J. G. Hawkes (eds), Chapman & Hall, 368 Almany, G. R., M. L. Berumen, S. R. Thorrold, S. London, UK Planes and G. P. Jones (2007); Local Replenishment of 384 Amend, T., J. Brown, A. Kothari, A. Phillips and S. Coral Reef Fish Populations in a Marine Reserve, Science, Stolton (2008); Protected Landscapes and Agrobiodiversity 316: 742-744 Values, Values of Protected Landscapes and Seascapes 369 Green, A., P. Lokani, S. Sheppard, J. Almany, S. Keu, volume 1, IUCN and GTZ, Kasparek Verlag,Heidelberg J. Aitsi, J. Warku Karron, R. Hamilton and G. Lipsett- 385 Maxted, N., B. V. Ford-Lloyd and J. G. Hawkes (eds) Moore (2007); Scientific Design of a Resilient Network of (1997); op cit Marine Protected Areas Kimbe Bay, West New Britain, 386 Davis, S. D., V. H. Heywood and A. C. Hamilton Papua New Guinea, The Nature Conservancy Pacific (1994); Centres of plant diversity: A guide and strategy for Islands Countries Report number 2 their conservation, 3 volumes, IUCN, Cambridge, UK and 370 Bernstein, L., P. Bosch, O. Canziani et al (2007); WWF, Gland, Switzerland; Vol 2: 465 Climate Change 2007: Synthesis Report, IPCC, Geneva 387 Davis, S. D., V. H. Heywood and A. C. Hamilton 371 Schmidhuber, J. and F. N. Tubiello (2007); Global (1994a); Centres of plant diversity: A guide and strategy for food security under climate change, Proceedings of the their conservation, 3 volumes, IUCN, Cambridge, UK and National Academy of Science 104: 19703-19708 WWF, Gland, Switzerland, Vol 3: 358 372 Fischer, G., M. Shah, F. N. Tubiello and H. van 388 Groombridge, B. (1992); Global Biodiversity: Status of Velhuizen (2005); Socio-economic and climate change the Earth’s Living Resources, WCMC with Chapman and impacts on agriculture: an integrated assessment 1990- Hall, London: 550 2080, Philosophical Transactions of the Royal Society London B 360: 2067-2083 389 Davis, S. D., V. H. Heywood and A. C. Hamilton 373 Parry, M., C. Rosenzweig and M. Livermore (1994); op cit Vol 2: 190 (2005); Climate change, global food supply and hunger, 390 Tuxill, J. and G. P. Nabhan (1998); Plants and Philosophical Transactions of the Royal Society London B Protected Areas: A guide to in situ management, Stanley 360: 2125-2138 Thornes, UK
    • 119391 Alexanian, S. M. (2001); Management, conservation seedling growth in Kibale National Park, Uganda, Africanand utilization of plant genetic diversity in CEEC, CIS Journal of Ecology, 42: 34-39(6)and other Countries in Transition, in Seed policy and 405 Scholten, M., N. Maxted, S. P. Kell and B. V. Ford-programmes for the Central and Eastern European Lloyd (2008); Creation of a national crop wild relativeCountries, Commonwealth of Independent States and strategy: a case study for the United Kingdom. in Cropother Countries in Transition, Proceedings of the Regional Wild Relative Conservation and Use, Maxted, N., B. V.Technical Meeting on Seed Policy and Programmes Ford-Lloyd, S. P. Kell, J. M. Iriondo, E. Dulloo and J.for the Central and Eastern European Countries, Turok, CAB InternationalCommonwealth of Independent States and other 406 Maxted, N., J. G. Hawkes, L. Guarino and M.Countries in Transition, Budapest, Hungary, 6 – 10 March Sawkins (1997); The selection of taxa for plant genetic2001, FAO Plant Production and Protection Papers: 168, conservation. Genetic Resources and Crop Evolution, 44:FAO, Rome 337-348392 Nuez, F., J. Prohens and J. M. Blanca (2004); 407 Maxted, N., E. Dulloo, B. V. Ford-Lloyd J. M.Relationships, origin, and diversity of Galápagos Iriondo, and A Jarvis (2008); Gap Analysis: a tool fortomatoes: implications for the conservation of natural effective genetic conservation assessment, Diversity andpopulations, American Journal of Botany, 91:86-99 Distribution 14: 1018-1030393 Burgess, N., J. D’Amico Hales, E. Underwood, E.Dinerstein, D. Olson, I. Itoua, J. Schipper, T. Ricketts 408 Araújo, M., M. Cabeza, W. Thuiller, L. Hannah and P.and K. Newman (2004); Terrestrial ecoregions of Africa H. Williams (2004); Would climate change drive speciesand Madagascar: a continental assessment, Island Press, out of reserves? An assessment of existing reserve-Washington DC, p 262 selection methods, Global Change Biology 10: 1618-1626394 Bosland, P. W. and M. M. Gonzalez (2000); The 409 Prüss-Üstün A and C Corvalán (2006); Preventingrediscovery of Capsicum lanceolatum (Solanaceae), and disease through healthy environments – Towards anthe importance of nature reserves in preserving cryptic estimate of the environmental burden of disease, WHO,biodiversity. Biodiversity and Conservation 9:10, 1391-1397 Geneva, Switzerland395 http://www.unesco.org/mabdb/br/brdir/directory/ 410 WHO (2008); Protecting health from climate change –biores.asp?mode=all&code=GER+06, accessed 1st World Health Day 2008, WHO, SwitzerlandOctober 2009 411 McMichael, A. J., D. H. Campbell-Lendrum, C. F.396 Davis, S. D., V. H. Heywood and A. C. Hamilton Corralán, K. L. Ebi, A. K. Githeko, J. D. Scheraga and(1994); op cit; Vol 2: 326 A. Woodward (eds) (2003); Climate Change and Human Health: Risks and responses, World Health Organisation,397 Groombridge, B. (1992); op cit, 551 Geneva398 Musuraliev, T. M. (1998); Forest management and 412 Patz, J. A., D. Campbell-Lendrum, T. Holloway andpolicy for the walnut-fruit forests of the Kyrgyz Republic, J. A. Foley (2005); Impact of regional climate change onin Biodiversity and sustainable use of Kyrgyzstan’s walnut- human health, Nature 438: 310-316fruit forests, Blaser, J., J. Carter and D. Gilmour (eds),IUCN Gland, Switzerland and Cambridge, UK and 413 Neira, M., R. Bertollini, D. Campbell-Lendrum andINTERCOOPERATION, Bern, Switzerland D. Heymann (2008); The Year 2008: A Breakthrough Year for Health Protection from Climate Change?, American399 Damania, A. B. (1996); Biodiversity conservation: Journal of Preventive Medicine, 35:5a review of options complementary to standard ex situmethods, Plant Genetic Resources Newsletter, 107:1-18 414 Haines, A., R. S. Kovats, D. Campbell-Lendrum and C. Corvalan (2006); Climate change and human health:400 Ingram, G. (1990); Multi-gene pool surveys in areas impacts, vulnerability, and mitigation, The Lancet 367:with rapid genetic erosion: An example from the Aïr 2101-2109mountains, northern Niger. Conservation Biology 4: 78-90 415 WHO (2008); op cit401 Bonet, M. A. and J. Valles (2002); Use of non-cropfood vascular plants in Montseny biosphere reserve 416 Hunter, P. R. (2003);Climate change and waterborne(Catalonia, Iberian Peninsula), International Journal of Food and vector-borne disease, Journal of Applied MicrobiologyScience Nutrition, 53 (3):225-48 94: 37S–46S402 Krever, V., O. Pereladova, M. Williams and H. 417 Singh, R. B. K., S. Hales, N. de Wet, R. Raj, M.Jungius (1998); ); Biodiversity Conservation in Central Asia: Hearnden and P. Weinstein (2001); The influence ofAn analysis of biodiversity and current threats and initial climate variation and change on diarrhoeal disease in theinvestment portfolio, WWF, Gland, Switzerland Pacific Islands, Environmental Health Perspectives 109:403 Tan, A. (1998); Current status of plant genetic 155-159resources conservation in Turkey, in The Proceedings of 418 Patz, J. (2002); A human disease indicator for theInternational Symposium on In Situ Conservation of Plant effects of recent global climate change, Proceedings ofGenetic Diversity, N. Zencirci, Z. Kaya, Y. Anikster and W. the National Academy of Sciences 99: 12506–12508T. Adams (eds); Central Research Institute for Field Crops, 419 Martens, W. J. M., L. W. Niessen, J. Rotmans, T. H.Turkey Jetten and A. J. McMichael (1995); Potential Impact of404 Oryem-Origa, H., J. M. Kasenene and M. J. S. Global Climate Change on Malaria Risk, EnvironmentalMagambo (2004); Some aspects of wild robusta coffee Health Perspectives 103
    • 120 420 Hales S. et al. Potential effect of population and in Nepal, B B Bhandari, S O Suh and S H Woo (eds), climate changes on global distribution of dengue fever: an IUCN Nepal and Gyeongnam Ramsar Environmental empirical model. Lancet, 2002, 360:830–834. Foundation, South Korea: 92-103 421 van Lieshout, M., R. S. Kovats, M. T. J. Livermore and 436 Newman, D. J., C. M. Gordon and K. M. Snader P. Martens (2004); Climate change and malaria: analysis (2003); Natural Products as Sources of New Drugs over of the SRES climate and socio-economic scenarios, the Period 1981-2002, Journal of Natural Products 66:1022- Global Environmental Change 14: 87–99 1037 422 McMichael, A. J. (2002); Population, environment, 437 Carraz M., A. Jossang, J. F. Franetich, A. Siau, disease, and survival: past patterns, uncertain futures, C. Liliane, L. Hannoun, R. Sauerwein, F. Frappier, P. The Lancet, 359 Rasoanaivo, G. Snounou and D. Mazier (2006); A plant- 423 Hay S. I. et al. (2006); Foresight on population at derived morphinan as a novel lead compound active malaria risk in Africa: 2005, 2015 and 2030. Foresight against malaria liver stages. PLoS Med 3:12: e513. Project, 2006:40, Office of Science and Innovation, doi:10.1371 London 438 Zakrzewski, P. A. (2002); Bioprospecting or 424 Rogers, D. J. and S. E. Randolphe (2000); The global Biopiracy? The Pharmaceutical Industry’s Use of spread of malaria in a future, warmer world, Science 289: Indigenous Medicinal Plants as a Source of Potential Drug 1763-1766 Candidates, University of Toronto Medical Journal, 79:3 425 Epstein P. R. and E. Mills (eds) (2005); Climate 439 Stolton, S. and N. Dudley (2009); Vital Sites: The Change Futures: Health, Ecological and Economic contribution of protected areas to human health, WWF Dimensions, Harvard Medical School, USA International, Gland, Switzerland 426 WHO (2008); Protecting health from climate change – 440 Poveda G, Rojas W, Quiñones ML, Vélez ID, Mantilla World Health Day 2008, WHO, Switzerland RI, Ruiz D, Zuluaga JS and Rua GL (2001); Links Coupling between annual and ENSO timescales in the malaria- 427 World Health Organisation (2005); Ecosystems and climate association in Colombia, Environ Health Perspect., Human Well-being: Health Synthesis, WHO, Geneva, 109:5, 489-93 Switzerland 441 Montenegro, R A and C Stephens (2006); Indigenous 428 Neira, M., R. Bertollini, D. Campbell-Lendrum and health in Latin America and the Caribbean, The Lancet, D. Heymann (2008); The Year 2008: A Breakthrough Year 367:3 for Health Protection from Climate Change?, American Journal of Preventive Medicine, 35:5 442 Stephens, C, J Porter, C Nettleton and R Willis (2006); Disappearing, displaced, and undervalued: a call to action 429 Chivian, E. and A. Bernstein (2008); Sustaining life: How human health depends on biodiversity, Oxford for Indigenous health worldwide, The Lancet, 367:17 University Press, New York 443 www.amazonteam.org/umiyac-declaration.html, 430 Patz, J. A., T. K. Graczyk, N. Geller and A. Y. Vittor accessed 4th March 2009 (2000); Effects of environmental change on emerging 444 Sinclair, A., S. Mduma and P. Arcese (2002); parasitic diseases, Journal of Parisitology 30: 1395-1405 Protected areas as biodiversity benchmarks for 431 Vittor, A. Y., R. H. Gilman, J. Tielsch, G. Glass, T. human impact: agriculture and the Serengeti avifauna, Shields, W. S. Lozano, V. Pinedo-Cancino and J. A. Patz Proceedings of the Royal Society of London Series (2006); The effect of deforestation on the human-biting B-Biological Sciences 269: 2401-2405 rate of Anopheles darling, the primary vector of falciparum 445 Henle, K., K. F. Davies, M Kleyer, C. Margules and malaria in the Peruvian Amazon. Am. J. Trop. Med. Hyg., J Settele (2004); Predictors of species sensitivity to 74(1):3-11 fragmentation, Biodiversity and Conservation 13: 207–251 432 Oglethorpe, J., C. Honzak and C. Margoluis (2008); 446 Dudley, N. and D. Vallauri (2004); Deadwood – Living Healthy people, healthy ecosystems: A manual for Forests: The importance of veteran trees and deadwood to integrating health and family planning into conservation biodiversity, WWF, Gland, Switzerland projects, World Wildlife Fund, Washington, D.C. 447 Ricketts, T. H., E. Dinerstein, T. Boucher, T. M. 433 Hoekstra, J. M., T. M. Boucher, T. H. Ricketts and Brooks, S. H. M. Butchart, M. Hoffmann, J. F. Lamoreux, C. Roberts (2005); Confronting a biome crisis: global J. Morrison, M. Parr, J. D. Pilgrim, A. S. L. Rodrigues, disparities of habitat loss and protection, Ecology Letters, W. Sechrest, G. E. Wallace, K. Berlin, J. Bielby et al. 8: 23–29 (2005); Pinpointing and preventing imminent extinctions, 434 Pattanayak, S. K., C. G. Corey, Y. F. Lau and R. A. Proceedings of the National Academy of Sciences 102: Kramer (2003); Forest malaria: A microeconomic study of 18497–18501 forest protection and child malaria in Flores, Indonesia, 448 Margules, C. R. and R. L. Pressey (2000); Systematic Duke University, USA, available at: http://www.env.duke. conservation planning, Nature 405: 243-253; edu/solutions/documents/forest-malaria.pdf, accessed 449 Eken, G., L. Bennun, T. M. Brooks, W. Darwall, L. 1st July 2009 D. C. Fishpool, M. Foster, D. Knox, P. Langhammer, P. 435 Shrestha, I. and K. Shrestha (2008); Medicinal and Matiku, E. Radford, P. Salaman, W. Sechrest, M. L. Smith, aromatic plants in Langtang National Park, in Water S. Spector and A. Tordoff (2004); Key Biodiversity Areas Towers of Asia: Experiences in wetland conservation as Site Conservation Targets. BioScience 54: 1110 – 1118
    • 121450 Dudley, N. [editor] (2008); Guidelines for Applying 463 For example: Walsh, P. D., K. A. Abernethy, M.the IUCN Protected Areas Management Categories, IUCN, Bermejo, R. Beyers, P. De Wachter, M. E. Akou, B.Gland, Switzerland; Huijbregts, D. I. Mambounga, A. K. Toham, A. M. Kilbourn,451 Hockings, M., S. Stolton and N. Dudley (2004); S. A. Lahm, S. Latour, F. Maisels, C. Mbina, Y. Mihindou,Management effectiveness: assessing management of S. N. Obiang, E. N. Effa, M. P. Starkey, P. Telfer, M.protected areas?, Journal of Environmental Policy and Thibault, C. E. G. Tutin, L. J. T. White and D. S. WilkiePlanning 6: 157-174 (2003); Catastrophic ape decline in western equatorial452 Dudley, N., K. J. Mulongoy, S. Cohen, C. V. Barber Africa; Nature 422: 611-614and S. B. Gidda (2005); Towards Effective Protected Areas: 464 Johannes, R. E. (1982); Traditional conservationAn action guide to implement the Convention on Biological methods and protected marine areas, Ambio 11: 258-261Diversity Programme of Work on Protected Areas, CBD 465 Higuchi, H., K. Ozaki, G. Fujita, J. Minton, M. Ueta,Technical Series number 18, Secretariat of the Convention M. Soma and N. Mita (1996); Satellite tracking of white-on Biological Diversity, Montreal necked crane migration and the importance of the Korean453 Thompson, I., B. Mackey, S. McNulty and A. demilitarised zone, Conservation Biology 10: 806-812Mosseler (2009); Forest Resilience, Biodiversity, and 466 Romakkaniemi, A., I. Perä, L. Karlsson, E. Jutila, U.Climate Change: A synthesis of the biodiversity/resilience/ Carlsson and T. Pakarinen (2003); Development of wildstability relationship in forest ecosystems, CBD Technical Atlantic salmon stocks in the rivers of the northern BalticSeries no. 43, Secretariat of the Convention on Biological Sea in response to management measures, ICES JournalDiversity, Montreal of Marine Science 60: 329-342454 Kapos V., C. Ravilious, A. Campbell, B. Dickson, H. 467 Bildestein, K. L., G. T. Bancroft, P. J. Dugan, D.K. Gibbs, M. C. Hansen, I. Lysenko, L. Miles, J. Price,J. P. W. Scharlemann and K. C. Trumper (2008); Carbon H. Gordon, R. M. Erwin, E. Nol, L. X. Paque and S. E.and biodiversity: a demonstration atlas, UNEP-WCMC, Senner (1991); Approaches to the conservation of coastalCambridge, UK wetlands in the Western hemisphere, The Wilson Bulletin 103: 218-254455 Foden, W., G. Mace, J.C. Vié, A. Angulo, S. Butchart,L. DeVantier, H. Dublin, A. Gutsche, S. Stuart and E. Turak 468 Mumby, P. J., A. R. Harborne, J. Williams, C. V.(2008); Species susceptibility to climate change impacts, Kappel, D. R. Brumbaugh, F. Micheli, K. E. Holmes, C. Pin J.C. Vié, C. Hilton-Taylor and S. N. Stuart (eds). The Dahlgren, C. B. Paris and P. G. Blackwell (2007); Trophic2008 Review of the IUCN Red List of Threatened Species, cascade facilitates coral recruitment in a marine reserve,IUCN, Gland, Switzerland Proc Natl Acad Sci, 104, 8362-8367456 Sanderson, E. W., K. H. Redford, A. Vedder, P. B. 469 McClanahan, T. R., N. A. J. Graham, J. M. Calnan andCoppolillo and S. E. Ward (2002); A conceptual model M. A. MacNeil (2007); Toward pristine biomass: Reef fishfor conservation planning based on landscape species recovery in coral reef marine protected areas in Kenya,requirements, Landscape and Urban Planning 58: 41-56 Ecological Applications, 17: 4, 1055-1067457 Peres, C. A. (2005); Why we need megareserves in 470 Worm, B., R. Hilborn, J. K. Baum, T. A. Branch, J.Amazonia, Conservation Biology 19: 728-733 S. Collie, C. Costello, M. J. Fogarty, E. A. Fulton, J. A.458 Groves, C. R., D. B. Jensen, L. L. Valutis, K. H. Hutchings, S. Jennings, O. P. Jensen, H. K. Lotze, P. M.Redford, M. L. Shaffer, J. M. Scott, J. V. Baumgartner, Mace, T. R. McClanahan, C. Minto, S. R. Palumbi, A. M.J. V. Higgins, M. W. Beck and M. G. Anderson (2002); Parma, D. Ricard, A. A. Rosenberg, R. Watson and D.Planning for biodiversity conservation: putting Zeller (2009); Rebuilding Global Fisheries. Science 325,conservation science into practice, Bioscience 52: 499- 578512 471 McClanahan, T. (in press) Conservation Biology459 Leonard, R. E., J. M. McBridge, P. W. Conkling and J. 472 Dudley, N. and M. Rao (2008); Assessing and CreatingL. McMahon (1983); Ground Cover Changes Resulting from Linkages: Within and beyond protected areas, A QuickLow-level Camping Stress on a Remote Site, USDA Forest Guide for Protected Area Practitioners, The NatureService, Northeast Forest Experimental Station, Research Conservancy, Arlington VAPaper NE530 473 Noss, R. F. (2001); op cit460 Cole, D. N. (1995); Experimental trampling ofvegetation: 1: Relationship between trampling intensity 474 Secretariat of the Convention on Biological Diversityand vegetation response, Journal of Applied Ecology 32: (2004); Decisions adopted by the Conference of the Parties203-214 to the Convention on Biological Diversity at its Seventh Meeting. UNEP/CBD/COP/7/21, SCBD Montreal, http://461 For example: Kirika, J. M., N. Farwig and K Böhning- biodiv.org/decisions/?dec=VII/28Gaese (2008); Effects of Local Disturbance of TropicalForests on Frugivores and Seed Removal of a Small- 475 Dudley, N., K. J. Mulongoy, S. Cohen, S. Stolton, C.Seeded Afrotropical Tree, Conservation Biology 32: 318- V. Barber and S. B. Gidda (2005); op cit328 476 Chape, S., J. Harrison, M. Spalding and I. Lysenko462 Daszak, P., A. A. Cunningham and A. D. Hyatt (2000); (2005); Measuring the extent and effectiveness ofEmerging infectious diseases of wildlife: threats to protected areas as an indicator for meeting globalbiodiversity and human health, Science 287: 443-449 biodiversity targets, Phil. Trans. R. Soc. B 360, 443–455
    • 122 477 https://www.cbd.int/decisions/cop7/?m=COP- 493 Bruner, A. G., R. E.Gullison and A. Balmford 07&id=7765&lg=0, accessed 1st July 2009 (2004); Financial Costs and Shortfalls of Managing 478 Dudley, N. and J. Parrish (2006); Closing the Gap: and Expanding Protected-Area Systems in Developing Creating ecologically-representative systems of protected Countries”, BioScience 54(12):1119-1126 areas, CBD Technical Series volume 24: CBD Secretariat, 494 Quintela, C. E., L. Thomas and S. Robin (2004); Montreal: Proceedings of the Workshop Stream ‘Building a Secure 479 CBD Secretariat (2008); The CBD PoWPA Gap Financial Future: Finance & Resources’, Vth IUCN Analysis: a tool to identify potential sites for action under World Parks Congress, IUCN, Gland, Switzerland and REDD, CBD Secretariat, Montreal Cambridge, UK 480 Olson, D. M., E. Dinerstein, E. D. Wikramanayake, 495 Balmford, A., A. Bruner, P. Cooper, R. Costanza, S. N. D. Burgess, G. V. N. Powell, E. C. Underwood, J. Farber, R. E. Green, M. Jenkins, P. Jefferiss, V. Jessamy, A. D’amico, I. Itoua, H. E. Strand, J. C. Morrison, C. J. Madden, K. Munro, N. Myers, S. Naeem, J. Paavola, M. J. Loucks, T. F. Allnutt, T. H. Ricketts, Y. Kura, J. F. Rayment, S. Rosendo, J. Roughgarden, K. Trumper and Lamoreux, W. W. Wettengel, P. Hedao, and K. R. Kassem R. K., Turner (2002); Economic reasons for conserving (2001); Terrestrial ecoregions of the world: a new map of wild nature, Science 292 life on earth, Bioscience 51 496 Balmford, A., P. Gravestock, . Hockley, C. J. McClean 481 Eken, G., et al (2004); op cit and C. M. Roberts (2004); The worldwide costs of marine protected areas, PNAS 101(26): 9694–9697 482 Aldrich, M., A. Belokurov, J. Bowling, N. Dudley, C. Elliott, L. Higgins-Zogib, J. Hurd, L. Lacerda, S. 497 Balmford, A., A. Bruner, P. Cooper, R. Costanza, S. Mansourian, T. McShane, D. Pollard, J. Sayer and K. Farber, R. E. Green, M. Jenkins, P. Jefferiss, V. Jessamy, Schuyt (2003); Integrating Forest Protection, Management J. Madden, K. Munro, N. Myers, S. Naeem, J. Paavola, M. and Restoration at a Landscape Scale, WWF International, Rayment, S. Rosendo, J. Roughgarden, K. Trumper and Gland R. K., Turner (2002); op cit 483 Dudley, N. and M. Rao (2008); Assessing and creating 498 Mansourian, S and N. Dudley (2008); Public Funds to linkages within and beyond protected areas: A quick guide Protected Areas, WWF International, Gland for protected area managers, The Nature Conservancy, 499 Mulongoy, K. J., S. B. Gidda, L. Janishevski and A. Arlington, VA, USA Cung (2008); op cit 484 Dudley, N. and J. Courrau (2008); Filling the gaps in 500 CBD (2009); Connecting biodiversity and climate protected area networks: a quick guide for practitioners, The change mitigation and adaptation, Report of the second Nature Conservancy, Arlington VA USA ad hoc technical expert group on biodiversity and climate change, CBD Technical Series No.41, Montreal, Canada 485 Steffen, W. A. Burbidge, L. Hughes, R. Kitching, D. Lindenmayer, W. Musgrave, M. Stafford Smith and P. 501 Hannah, L., R. Dave, P. P. Lowry II, S. Andelman, Werner (2009); Australia’s Biodiversity and Climate Change, M. Andrianarisata, L. Andriamaro, A. Cameron, R. Department of Climate Change, Canberra Hijmans, C. Kremen, . MacKinnon, H. H. Randrianasolo, S. Andriambololonera, A. Razafimpahanana, H. 486 Borrini-Feyerabend, G., A. Kothari and G. Oviedo Randriamahazo, J. Randrianarisoa, P. Razafinjatovo, (2004) Indigenous And Local Communities And Protected C. Raxworthy, G. . Schatz, M. Tadross and L. Wilme Areas—Towards Equity And Enhanced Conservation, IUCN (2008); Opinion piece: Climate change adaptation for Cambridge, UK conservation in Madagascar, Biodiversity Letters 4: 590- 487 McGray, H., A. Hammill and R. Bradley (2007); 594 Weathering the Storm: Options for framing adaptation and 502 Wendland, K. J., M. Honzák, R. Portela, B. Vitale, development, World Resources Institute, Washington DC S. Rubinoff and J. Randrianarisoa (in press); Targeting 488 Hockings, M., S. Stolton, F. Leverington, N. Dudley and implementing payments for ecosystem services: and J. Courrau (2006); op cit Opportunities for bundling biodiversity conservation with 489 Hockings, M. (2003); Systems for assessing the carbon and water services in Madagascar, Ecological effectiveness of management in protected areas. Economics BioScience 53:823-832 503 Pollini, J. (2009); Carbon Sequestration for Linking 490 van der Werf, G. R., J. T. Randerson, G. J. Collatz, Conservation and Rural Development in Madagascar: The L. Giglio, P. S. Kasibhatla, A. F. Arellano, S. C. Olsen and Case of the Vohidrazana-Mantadia Corridor Restoration E. S. Kasischke (2004); Continental-Scale Partitioning of and Conservation Carbon Project, Journal of Sustainable Fire Emissions During the 1997 to 2001 El Niño/La Niña Forestry 28: 322 – 342 Period, Science 303: 5654 504 Kramer, R. A., D. D. Richter, S. Pattanayak and N. 491 savanna.cdu.edu.au/information/arnhem_fire_project. P. Sharma (1997); Ecological and Economic Analysis of html, accessed 24th August 2009 Watershed Protection in Eastern Madagascar, Journal of 492 Mulongoy, K. J., S. B. Gidda, L. Janishevski and A. Environmental Management: 49, 277–295 Cung (2008); Current funding shortfalls and innovative 505 Anon (2008); Harnessing Nature as a Solution to funding mechanisms to implement the Programme of Climate Change in Madagascar, Conservation International, Work on Protected Areas, Parks, 17:1, IUCN Antananarivo
    • 123506 See for instance Dutschke, M. and R. Wolf (2007); D. G. Roche, M. Meiners and C. Potvin (2009) AvoidingReducing Emissions from Deforestation in Developing deforestation in Panamanian protected areas: An analysisCountries, GTZ, Eschborn, Germany, 29 p of protection effectiveness and implications for reducing507 Pistorius, T., C. Schmitt and G. Winkel (2008); A emissions from deforestation and forest degradation,Global Network of Forest Protected Areas under the Global Environmental Change 19; 279–291CBD, University of Freiburg, Faculty of Forest and 525 Swallow, B., M. van Noordwijk, S. Dewi, D.Environmental Sciences Murdiyarso, D. White, J. Gockowski, G. Hyman, S.508 TEEB (2009); op cit Budidarsono, V. Robiglio, V. Meadu, A. Ekadinata, F. Agus, K. Hairiah, P. N. Mbile, D. J. Sonwa, S. Weise (2007);509 Quoted in Saunders, J. and R. Nussbaum (2008); Opportunities for Avoided Deforestation with SustainableForest Governance and Reduced Emissions from Benefits: An Interim Report by the ASB Partnership for theDeforestation and Degradation (REDD), Briefing Paper Tropical Forest Margins, ASB Partnership for the TropicalEEDP LOG BP 08/01,Chatham House, London, 4p Forest Margins, Nairobi, Kenya510 Stern, N. (2006); Stern Review on The Economics of 526 Dudley, N., R. Schlaepfer, W. J. Jackson, J. P.Climate Change, HM Treasury, London Jeanrenaud and S. Stolton (2006); Manual on Forest511 Saunders, J. and R. Nussbaum (2008); op cit Quality, Earthscan, London512 Lohmann, L. (guest editor and author) (2006); 527 WWF (2009); Connecting Amazon Protected AreasCarbon Trading: A critical conversation on climate change, and Indigenous Lands to REDD Frameworks Conference,privatization and power, Development Dialogue 48, The February 11-12, 2009, papers available from www.Dag Hammarskjöld Centre, Uppsala, Sweden worldwildlife.org/science/stanfordgroup.html, accessed513 Mehta, A. and J. Kill (2007); Seeing Red? “Avoided 1st October 2009deforestation” and the rights of indigenous peoples and 528 Scholze, M., W. Knorr, N. W. Arnell and I. C.local communities, Fern, Brussels and Moreton-in-the- Prentice (2006); A climate-change risk analysis for worldMarsh UK ecosystems, Proceedings of the National Academy of514 Smith, J. and S. J. Scherr (2002); Forest Carbon and Sciences 103: 35Local Livelihoods: Assessment of opportunities and policy 529 Gonzalez, P., R. P. Neilson and R. J. Drapekrecommendations, CIFOR Occasional Paper number (2005); Climate change vegetation shifts across global37, Center for International Forestry Research, Bogor, ecoregions. Ecological Society of America Annual MeetingIndonesia Abstracts 90: 228515 Peskett, L., C. Luttrell and D. Brown (2006); Making 530 Hole, D. G., S. G. Willis, D. J. Pain, L. D. Fishpool,voluntary carbon markets work better for the poor: the S. M. H. Butchart, Y. C. Collingham, C. Rahbek and B.case of forestry offsets, ODI Forestry Briefing number 11, Huntley (2009); Projected impacts of climate change on aOverseas Development Institute, London continent wide protected area network; Ecology Letters 12:516 Brown University (2008); Biodiversity Is Crucial To 420–431Ecosystem Productivity, ScienceDaily 531 Araújo, M. B., M. Cabeza, W. Thuiller, L. Hannah and517 Hockings, M., S. Stolton, F. Leverington, N. Dudley P. H. Williams (2004); Would climate change drive speciesand J. Courrau (2006 2nd edition); op cit out of reserves? An assessment of existing reserve- selection methods; Global Change Biology 10: 9, 1618-1626518 Dudley, N. (2004); Protected areas and certification,in International Environmental Governance: A international 532 Hannah, L., G. Midgley, S. Andelman, M. Araújo, G.regime for protected areas (eds.) J Scanlon and F Hughes, E. Martinez-Meyer, R. Pearson and P. WilliamsBurhenne-Guilmin, IUCN Environmental Law and (2007); Protected area needs in a changing climate,Policy Paper number 49, IUCN Gland, Switzerland and Frontiers in Ecology and the Environment 5:3, 131-138.Cambridge UK: pp41-56 533 Rodrigues, A. S. L., S. J. Andelman, M. I. Bakarr, L.519 Dudley, N. and J. Parrish [editors] (2006); op cit Boitani, L, T. M. Brooks, R. M. Cowling, L. D. C. Fishpool, G. A. B. da Fonseca, K. J. Gaston, M. Hoffmann, J. S.520 Kapos, V., P. Herkenrath and L. Miles (2007); Long, P. A. Marquet, J. D. Pilgrim, R. L. Pressey, J.Reducing emissions from deforestation: A key opportunity Schipper, W. Sechrest, S. H. Stuart, L. G. Underhill, R. W.for attaining multiple benefits, UNEP World Conservation Waller, M. E. J. Watts and X. Yan (2004); Effectiveness ofMonitoring Centre, Cambridge the global protected area network in representing species521 Colchester, M. (2003); Salvaging Nature: Indigenous diversity, Nature 428: 640–643peoples, protected areas and biodiversity conservation, 534 Gaston, K. J., S. F. Jackson, L. Cantú-Salazar andWorld Rainforest Movement, Montevideo Uruguay and G. Cruz-Piñón (2009); The Ecological Performance ofMoreton-in-the-Marsh UK Protected Areas, Annual Review of Ecology, Evolution, and522 Carey, C., N. Dudley and S. Stolton (2000); Systematics 39:1, 93-113Squandering Paradise? WWF, Gland, Switzerland 535 Lemieux, C. J. and D. J. Scott (2005); Climate change,523 Rietbergen-McCracken, J. (ed (2008); Green Carbon biodiversity conservation and protected areas planning inGuidebook, WWF US, Washington DC Canada, The Canadian Geographer 49: 4, 384-399524 Oestreicher, J. S., K. Benessaiah, M. C. Ruiz-Jaen, 536 Haeberli, W. and M. Beniston (1998); Climate changeS. Sloan, K. Turner, J. Pelletier, B. Guay, K. E. Clark, and its impacts on glaciers and permafrost in the Alps,
    • 124 Ambio 27: 258-265 553 Deliso, E. (2008); Climate Change and the 537 Leatherman, S. P., R. Chalfont, E. C. Pendleton and Hummingbirds of the Monteverde Cloud Forest, Costa Rica, T. L. McCandless (1995); Vanishing Lands: Sea level, Centro Científico Tropical, San José, Costa Rica society and the Chesapeake Bay, Laboratory of Coastal 554 Burns, C. E., K. M. Johnston and O. J. Schmitz Research, University of Maryland (2003); Global climate change and mammalian species 538 Khalil, G. M. (1992); Cyclones and storm surges in diversity in US national parks, Proceedings of the National Bangladesh: Some mitigative measures, Natural Hazards Academy of Sciences USA 100: 11474–11477 6:1 555 Moritz C., J. L. Patton, C. J. Conroy, J. L. Parra, G. 539 Agrawala, S., T. Ota, A. Uddin Ahmed, J. Smith and C. White and S. R. Beissinger (2008); Impact of a century M. van Aalst (2005); Development and Climate Change of climate change on small-mammal communities in in Bangladesh: Focus on Coastal Flooding and the Yosemite National Park, USA, Science 322: 261-4. Sundarbans, OECD, Paris, France 556 Peterson, A. T., M. A. Ortega-Huerta, J. Bartley, V. 540 McCarty, J. P. (2001); Ecological Consequences of Sánchez-Cordero, J. Soberón, R. H. Buddemeier and D. R. Recent Climate Change, Conservation Biology 15:2, 320- B. Stockwell (2002); Future projections for Mexican faunas 331 under global climate change scenarios, Nature 416: 626- 541 Midgley, G. F., L. Hannah, D. Millar, M. C. Rutherford 629. and L. W. Powrie (2002); Assessing the vulnerability of 557 Wright, P. (2007); Considering climate change species richness to anthropogenic climate change in a effects in lemur ecology and conservation; In Lemurs, biodiversity hotspot, Global Ecology and Biogeography 11: Ecology and Adaptation, L. Gould and M. Sauther (eds), 445-451; and Berry, P. M., T. P. Dawson, P. A. Harrison Springer, New York and R. G. Pearson (2002); Modelling potential impacts of 558 Trevedi, M. R., M. D. Morecroft, P. M. Berry and T. climate change on the bioclimatic envelope of species P. Dawson (2008); Potential effects of climate change on in Britain and Ireland, Global Ecology and Biogeography plant communities in three montane nature reserves in 11(6): 453-462. Scotland, UK, Biological Conservation 141: 1665-1675. 542 Téllez-Valdés, O. and P. D. Vila-Aranda (2003); 559 ICIMOD (2009); Mountain biodiversity and climate Protected Areas and Climate Change: a Case Study of change. International Centre for Integrated Mountain the Cacti in the Tehuacán-Cuicatlán Biosphere Reserve, Development, Kathmandu México, Conservation Biology 17 (3): 846 560 Burns, C. E. et al (2003); op cit 543 Thomas, C. D. and J. J. Lennon (1999); Birds extend their ranges northwards, Nature 399: 213 561 Bale, J. S., G. J. Masters, I. A. Hodkinson, C. Awmack, T. M. Bezemer, V. K. Brown, J. Butterfield, 544 Root, T. L., J. T. Price, K. R. Glass, S. H. Schneider, A. Buse, J. Coulson, J. Farrar, J. Good, R. Harrington, C. Rosenzweig and J. A. Pounds (2003); Fingerprint of S. Hartley, T. H. Jones, R. L. Lindroth, M. Press, L. global warming on wild animals and plants, Nature 421: Symrnioudis, A. Watt and J. Whittaker (2002); Herbivory 57-60 in global climate change research: direct effects of rising 545 Parmesan, C. and G Yohe (2003); A globally coherent temperature on insect herbivores, Global Change Biology fingerprint of climate change impacts across natural 8: 1-16 systems, Nature 421: 37-42 562 National Park Service (undated); Climate Change in 546 Lesicaac, P. and B. McCuneb (2004); Decline of National Parks, U.S. Department of the Interior arctic-alpine plants at the southern margin of their range following a decade of climatic warming, Journal of 563 Karl, T. R., J. M. Melillo and T. C. Peterson(eds.) Vegetation Science, 15(5): 679-690 (2009); Global Climate Change Impacts in the United States, Cambridge University Press 547 Still, C. J., P. N. Foster and S. H. Schneider (1999); Simulating the effects of climate change on tropical 564 McCarty, J. P. (2001); op cit montane cloud forests, Nature 398: 608-610 565 Beaumont, L. J., I. A. W. Mcallan and L. Hughes 548 Lips, K. R. (1998); Decline of a tropical montane (2006); A matter of timing: changes in the first date of amphibian fauna, Conservation Biology 12: 106-117 arrival and last date of departure of Australian migratory birds, Global Change Biology 12: 1339–1354 549 Houlahan, J. E., C. S. Findlay, B. R. Schmidt, A. H. Meyer, and S. L. Kuzmin (2000); Quantitative evidence for 566 Lemoine, N. and K. Böhning-Gaese (2003); Potential global amphibian population declines, Nature 752: 752- Impact of Global Climate Change on Species Richness of 755 Long-Distance Migrants, Conservation Biology 17: 2 550 Pounds, J. A. and M. L. Crump (1994); Amphibian 567 Grabherr, G., M. Gottfried and H. Pauli (1994); decline and climate disturbance: the case of the golden Climate effects on mountain plants, Nature, 369: 448 toad and the harlequin frog, Conservation Biology 8: 72-85 568 Fisher, M. (1997); Decline in the juniper woodlands 551 ibid of Raydah Reserve in Southwestern Saudi Arabia: 552 Pounds, J. A., M. P. L. Fogden and J. H. Campbell a response to climate changes? Global Ecology and (1999); Biological response to climate change on a Biogeography Letters 6(5):379–386 tropical mountain, Nature 398: 611-615 569 National Park Service (undated); op cit
    • 125570 McMorrow, J. J. Aylen, K. Albertson, G. Cavan, S. 588 Lockwood, M., G. L. Worboys, A. Kothari and T.Lindley, J. Handley and R. Karooni (2006); Moorland Wild De Lacey (2006); Managing the World’s Protected Areas;Fires in the Peak District National Park, Technical Report 3, Earthscan, LondonUniversity of Manchester, UK 589 Hannah, L., G. F. Midgley, S. Andelman, M Araújo, G.571 Williams, A. A. J., D. J. Karoly and N. Tapper (2001); Hughes, E. Martinez-Meyer, R. Pearson and P. WilliamsThe sensitivity of Australian fire danger to climate change, (2007); Protected area needs in a changing climate,Climate Change 49: 171-191 Frontiers of Ecology and the Environment 5: 131-138572 Hoegh-Guldberg, O., P. J. Mumby, A. J. Hooten, R. S. 590 Hannah, L. G. F. Midgley and D Millar (2002); Climate-Steneck, P. Greenfield, E. Gomez, C. D. Harvell, P. F. Sale, change integrated conservation strategies, Global EcologyA. J. Edwards, K. Caldeira, N. Knowlton, C. M. Eakin, R. and Biogeography 11: 485-495Iglesias-Prieto, N. Muthiga, R. H. Bradbury, A. Dubi and 591 Hyder Consulting (2008); The Impacts andM. E. Hatziolos (2007); Coral Reefs Under Rapid Climate Management Implications of Climate Change for theChange and Ocean Acidification, Science 318: 1737-1742 Australian Government’s Protected Areas, Commonwealth573 Dilley, M., R. S. Chen, U. Deichmann, A. L. Lerner- of Australia, CanberraLam and M. Arnold (2005); Natural Disaster Hotspots: A 592 Dudley, N. (2005); Restoration of protected areaGlobal Risk Analysis, The World Bank, Washington values, in S. Mansourian, N. Dudley and D. Vallauri574 Ali, A. (1996); Vulnerability of Bangladesh to climate [editors] Beyond Planting Trees, Springer, pp 208-212change and sea level rise through tropical cyclones and 593 Galatowitsch S. M. (2009); Carbon offsets asstorm surges, Water, Air, & Soil Pollution, 92:1-2 ecological restorations, Restoration Ecology 17: 563 - 570575 Royal Haskoning (2003); Controlling or Living with 594 Dudley, N. (ed) (2008); op citFloods in Bangladesh, Agriculture & Rural Development 595 Borrini-Feyerabend, G., A. Kothari and G. OviedoWorking Paper 10, World Bank, Washington (2004); Indigenous and Local Communities and Protected576 Palmer, T. N. and J. Räisänen (2002); Quantifying Areas: Towards equity and enhanced conservation, IUCN/the risk of extreme seasonal precipitation in a changing WCPA Best Practice Series no. 11, IUCN Cambridge, UKclimate, Nature. 415, 512–514. 596 CBD (2009); op cit577 Agrawala, S., T. Ota, A. Uddin Ahmed, J. Smith and 597 Noss, R. F. (2001); op citM. van Aalst (2005); Development and Climate Change 598 Hopkins, J. J., H. M. Allison, C. A. Walmsley, M.in Bangladesh: Focus on Coastal Flooding and the Gaywood and G. Thurgate (2007); Conserving BiodiversitySundarbans, OECD, Paris, France in a Changing Climate: guidance on building capacity578 Chowdhurt, Q. I. (editor) (2002); Bangladesh – State to adapt, Department of Environment, Food and Ruralof the Environment Report 2001, Forum of Environmental Affairs, LondonJournalists of Bangladesh, with support from the Ministry 599 Natural Resources Management Ministerial Councilof Environment and Forest, Government of Bangladesh, (2004); National Biodiversity and Climate Change ActionDhaka Plan 2004-2007, Commonwealth of Australia, Canberra579 FAO (1999); op cit 600 Taylor, M. and P. Figgis [editors] (2007); Protected580 http://www.adb.org/Documents/News/1998/ Areas: buffering nature against climate change. Proceedingsnr1998078.asp, accessed 1st October 2009 of a WWF-Australia and IUCN World Commission on581 Ramsar Secretariat (2002); Draft Thematic Paper on Protected Areas Symposium, 18-19 June 2007, Canberra,Management of Africa’s Wetlands, Ramsar Secretariat, WWF Australia, SydneyGland, Switzerland 601 Hopkins, J. J. et al (2007); op cit582 Mascarenhas, A. (2004): Oceanographic 602 Dudley, N. and M. Rao (2008); op citvalidity of buffer zones for the east coast of India: A 603 Opdam, P. and D. Wascher (2004); Climatehydrometeorological perspective, Current Science, 86:3 change meets habitat fragmentation: linking landscape583 Khalil, G. M. (1992); Cyclones and storm surges in and biogeographical scale levels in research andBangladesh: Some mitigative measures, Natural Hazards, conservation, Biological Conservation 117: 285-2976:1 604 Killeen, T. J. and L. A. Solórzano (2008); Conservation584 FAO (1999); FRA 2000: Forest resources of strategies to mitigate impacts from climate change inBangladesh, Country report; Working Paper 15, Forest Amazonia , Philosophical Transactions of the Royal SocietyResources Assessment Programme, FAO, Rome 363: 1881-1888585 http://www.worldwildlife.org/wildworld/profiles/ 605 Markham, A. (1997); Potential impacts of climateterrestrial/im/im1406_full.html, accessed 1st October 2009 change on ecosystems: a review of implications for586 Royal Haskoning (2003); op cit policymakers and conservation biologists, Climate587 Paul, B K (2009); Why relatively fewer people died? Change 6: 179-191The case of Bangladesh’s Cyclone Sidr, Nat Hazards, 606 Bennett, A. F., J. Q. Radford and A. Haslem (2006);50:289–304 Properties of land mosaics: Implications for nature
    • 126 conservation in agricultural environments, Biological 620 McLachlan, J. S., J. J. Hellmann and M. W. Schwartz Conservation 133: 250-264 (2007);A Framework for Debate of Assisted Migration in an 607 Laffoley, D. (1995); Techniques for managing Era of Climate Change, Conservation Biology 21: 297-302 marine protected areas: zoning, in Marine Protected 621 Halpin, P. N. (1997); Global climate change and Areas: Principles and Techniques for Management, (ed) S. natural area protection: management responses and Gubbay, Chapman and Hall, London research directions, Ecological Applications 7: 828-843 608 Anon (2002); IUCN Technical Guidelines on the 622 Hole, D. G., S. G. Willis, D. J. Pain, L. D. Fishpool, S. H. M. Butchart, Y. C. Collingham, C. Rahbek and B. Management of Ex-situ populations for Conservation: Huntley (2009); Projected impacts of climate change on a Approved at the 14th Meeting of the Programme Committee continent-wide protected areas network, Ecology Letters of Council, Gland Switzerland, 10 December 2002, IUCN, 12: 420-431 Gland, Switzerland 623 Chape, S., J. Harrison, M. Spalding and I. Lysenko 609 Maunder, M. and O. Byers (2005); The IUCN (2005); Measuring the extent and effectiveness of Technical Guidelines on the Management of Ex Situ protected areas as indicators for meeting global Populations for Conservation: reflecting major changes in biodiversity targets, Philosophical Transactions of the Royal the application of ex situ conservation, Oryx 39: 95-98 Society 360: 443-455 610 Carey, C., N. Dudley and S. Stolton (2000: 624 Welch, D. (2005); What should protected area Squandering Paradise? WWF International, Gland, managers do in the face of climate change? The George Switzerland Wright Forum 22 611 Chapin, F. S. III, O. E. Sala, I. C. Burke, J. P. Grime, D. 625 Noss, R. F. (2001); op cit U. Hooper, W. K. Lauenroth, A. Lombard, H. A. Mooney, 626 Dudley, N. and S. Stolton (2009); The Protected Areas A. R. Mosier, S. Naeem, S. W. Pacala, J. Roy, W. L. Benefits Assessment Tool, WWF International, Gland, Steffen and D. Tilman (1998); Ecosystem Consequences Switzerland of Changing Biodiversity: Experimental evidence and a 627 Carter, T. and S. Kankaanpää (2003); A preliminary research agenda for the future, Bioscience 48 examination of adaptation to climate change in Finland, 612 Hockings, M, S Stolton, F Leverington, N Dudley and Finnish environment publications series 640, Finnish J Courrau (2006); op cit Environment Institute, Helsinki, 66 p 613 Hannah, L., G. F. Midgley, T. Lovejoy, W. J. Bond, M. 628 Marttila, V. H. Granholm, J. Laanikari, T. Yrjölä, A. Bush, J. C. Lovett, D. Scott and F. I. Woodward (2002); Aalto, P. Heikinheimo, J. Honkatuki, H. Järvinen, J. Liski, Conservation of biodiversity in a changing climate, R. Merivirta and M. Paunio (2005); Finland’s National Strategy for Adaptation to Climate Change, Ministry of Conservation Biology 16: 264-268 Agriculture and Forestry, Helsinki 614 See for example Stocks, B. J., M. A. Foster, T. J. 629 Dudley, N., S. Mansourian, S. Stolton and S. Lynham, B. M. Wotton, Q. Yang, J-Z. Jin, K. Lawrence, G. Suksawan (2006); Safety Net: protected areas and poverty R. Hartley, J. A. Mason and D. W. Kenney (1998); Climate reduction, WWF International, Gland change and forest fire potential in Russian and Canadian 630 Badola, R. and S. A. Hussain (2005); Valuing boreal forests, Climate Change 38: 1-13 ecosystem functions: An empirical study on the storm 615 Spittlehouse, D. L. and R. B. Stewart (2003); protection function of Bhitarkanika mangrove ecosystem, Adaptation to climate change in forest management, BC India, Environmental Conservation, 32: 1, 85-92 Journal of Ecosystems and Management 4: 1-11 631 Rice, R. (2001); Conservation Concessions – Concept 616 Barnett, T. P., J. C. Adam and D. P. Lettenmaier Description, Conservation International, Washington D.C. (2005); Potential impacts of a warming climate on water 632 Alexander, E (2008); Case Study on the Upper availability in snow-dominated regions, Nature 438: 303- Essequibo Conservation Concession as an innovative legal 309 mechanism for biodiversity conservation and a viable option 617 Lawrence, W. F. and G. B. Williamson (2001); Positive for avoiding forest degradation/deforestation, in Fenech, feedback among forest fragmentation, drought and A., D. MacIver and F. Dallmeier (eds.) Climate Change climate change in the Amazon, Conservation Biology 15: and Biodiversity in the Americas, Environmental Canada, 1529-1535 Toronto, Ontario, Canada 618 Sudmeier-Rieux, K., H. Masundire, A. Rizvi and 633 ibid S. Rietbergen [editors] (2006); Ecosystems, Livelihoods 634 ibid and Disasters: An integrated approach to disaster risk 635 Blomley T., K. Pfliegner J. Isango E. Zahabu A. management, IUCN, Gland, Switzerland and Cambridge, Ahrends and N. Burgess (2008); Seeing the Wood for UK the Trees: an Assessment of the Impact of Participatory 619 McNeely, J. A., H. A. Mooney, L. E. Neville, P. J. Forest Management on Forest Condition in Tanzania, Oryx 42: 380-391 and Blomley. T. (2006); Mainstreaming Schei and J. K.Waage (2001); A Global Strategy on Invasive Participatory Forestry within the Local Government Reform Alien Species, IUCN Gland, Switzerland, and Cambridge, Process in Tanzania, International Institute for Environment UK and Development, London, UK
    • Alexander Belakurov Rusya’daki ve Ramsar Sözle me Sekreterli i’ndekiönceki deneyimlerine ek olarak dokuz yıldır WWF International içinçalı maktadır. Uzmanlık alanı çevrebilim ve yönetimi, korunan alanlar vepeyzaj yakla ımlarıdır. Peyzaj Koruma’da Müdür olarak görev yapmaktadır.Nigel Dudley çevrebilimci ve Equilibrium Research’te danı man olarakgörev yapmaktadır. Çalı maları u anda özellikle korumaya geniçerçeveli yakla ımlar, korunan alanlar ve ekolojik bütünlü ün ölçülmesiile ilgili konulara odaklanmaktadır. Nigel, IUCN-WCPA ve QuenslandÜniversitesi’nde ö retim üyesidir.Linda Krueger son 10 yıldır pek çok konuda hizmet verdi i WCS’depolitikadan sorumlu Ba kan Yardımcısıdır. WCS’ye katılmadan önce KuzeyAtlantik ttifakı (NATO) Bilimsel ve Çevresel Konular Bölümü’nde danı manolarak görev almı ve ABD Kongresi’nde altı yıl boyunca hukuk asistanıolarak görev yapmı tır.Nikita (Nik) Lopoukhine 2005 yılında emekli olana kadar Kanada Milli ParklarGenel Müdürüydü. Nik ilk kez 2004 yılında WCPA Ba kanı seçildi ve imdiikinci ba kanlık dönemi içindedir.Kathy MacKinnon Dünya Bankası’nın Ba Biyoçe itlilik Uzmanıdır. ÖzellikleAsya’da tropikal ekoloji ara tırmaları, korumanın ve korunan alanlarınplanlanması ve yönetiminde geni saha deneyimine sahiptir. Kathy, yaygınolarak uluslararası STK’larla - özellikle IUCN ve WWF ile - ve geli mekte olanülkelerdeki devlet kurumları ile çalı mı tır.Trevor Sandwith IUCN-WCPA’nın Ba kan Yardımcısı ve Do a Koruma’daBiyoçe itlilik ve Korunan Alanlar Politikaları Müdürüdür. 2001 yılına kadar,biyoçe itlili i bir ölçüde sosyal ve ekonomik geli imin içinde yaymayaodaklanan, nsanlar ve Çevre için Güney Afrika Cape Eylem programındansorumluydu ve u andaki çalı ma konusu biyoçe itlilik ve iklim politikasının,iklim de i ikli inde etkili toplumsal uyumu nasıl etkileyece i üzerinedir.Nik Sekhran UNDP’de Biyoçe itlilik Ba Teknik Danı manıdır. E itimiekonomi alanında olan Nik Sekhran, korunan alanları da içeren dünyaçapında ekosistem yönetimi üzerine kapsamlı deneyime sahiptir. Sonzamanlarda, mesleki ilgisi iklimsel risk yönetimi ve ekosistem yönetimiarasındaki ba lantıya odaklanmı tır.Sue Stolton çevre danı manıdır. Çalı maları temel olarak özellikleuluslararası sözle meler bakımından korunan alanlar ile ili kili konularaodaklanmaktadır. Sue 1991 yılında Nigel Dudley ortaklı ında EqulibriumResearch’ü kurmu tur. IUCN-WCPA üyesidir.