NAZIM, MANZUME, MANZUM ESER
GÖZLERİNRuhumda gizli bir emel mi ararGözlerime bakıp dalan gözlerin?Aklıma gelmedik bilmece sorarBeni hülyalara salan göz...
Huzûrunda bazen benliğim erir,Tavrın hulûsumdan şüphe gösterir,Bazen de ne olmaz ümitler verirSabr u karârımı alan gözleri...
Sihirdir, şüphesiz,bütün bu şeyler; Bakışın zihnimi perişan eyler, Bana aşık elinden efsâne söyler, Aşka inanmayan yalan g...
NAZIM: ‘Gözlerin’ başlıklı metin kuruluşu, üslubu ve şekilözellikleri bakımından nesirden farklı bir yapıyasahiptir. Buna ...
MANZUM ESER : Nazım tarzının özelliklerini taşıyan genellikle uzunsayılabilecek eserlere manzum eser denir.Klasikedebiyatı...
MANZUME:  Vezin ve kafiye gibi kurallara uyularak yazılmış kısaeserlere manzume denir. ‘Gözlerin’ adlı metin ,şekilyönüyle...
ŞİİR VE UNSURLARI
a) ŞİİRİN ŞEKİL ÖZELLİKLERİ NAZIM BİRİMİ: Bir manzumede anlam bütünlüğü taşıyan en küçük  parçaya nazım birimi denir.Nazım...
içerisindeki en güçlü mısraya mısra-ı berceste adıverilmiştir.Şairler bütün mısraların bu nitelikte olmasınaçalışmışlardır...
Klasik edebiyatta,mısra gibi beyite de önem verilmişve az da olsa tek beyitten oluşan şiirler yazılmıştır.Bubeyitlere müfr...
MUHTEVA UNSURLARI: KONU:Edebiyatta, üzerinde söz söylenen,fikiryürütülen yazı yazılan herhangi bir olay;düşünce veyaduruma...
Şu halde şiirde muhtevayı şu unsurlar oluşturur.a) Konu,b) Konuyla birlikte ele alınan ve onu tamamlayan   diğer konular,c...
müzisyen hem oyuncu hem de şairdi.Bugünkü sazşairlerinin sazlarıyla birlikte söylemeleri;bazıtoplumlarda şiirin şarkı gibi...
duygu... şiirin kuruluşunda yerine göre önemli olanöğelerdir.Şiirde bunların bazen biri,bazen öbürü üstünbir durum olabili...
Şiir,yazıldıkları dildeki özü ve tadı yansıttığı içinulusal bir nitelik taşır.Şiir,öteden beri belirli nitelikleregöre;did...
Pastoral şiir:Eski Yunan ve Latin edebiyatlarında idilve eglog adı verilen iki çeşit pastoral şiir vardır.İdil,kırve doğa ...
Dramatik şiir:Manzum tiyatro eserlerindeki şiiredramatik şiir adı verilir.Eski Yunan’da klâsikedebiyatlarda yazılmış traje...
Şiir bir nağme (ahenk,ezgi) dir.Lâkin Frenklerin(Avrupalıların) kuğu namesi dedikleri çok nadir vehâlis (saf ) bir cevherd...
karie (okuyucu) bir vehim vermek ... İşte bunuözlüyorum.                    Yahya Kemal BEYATLI       (Edebiyata dâir,İst....
Şiir, böylece hür ve marifet işi oluyor.Öyledir de.Atabinmek,ok atmak,elbise dikmek,kundura yapmak hattaboyamak ne ise,şii...
ŞİİR  Şiir,ne bir hakikat habercisi,ne güzel konuşan birinsan,ne de bir kanun koruyucusudur.Şairin dili nesirgibi anlaşılm...
AHENK:Bir sözün kulağa hoş gelmesi,dinleyiciüzerinde musiki etkisi yapmasıdır. ÖLÇÜ (vezin):Bütün mısraların aynı ses değe...
KAFİYE (UYAK): Dörtlüklerde görüldüğü gibi,mısra sonlarındakibirbirinden farklı kelimelerde görülen ses benzerliğinekafiye...
Ahengi başka yollarla sağlamayı tercih etmişlerdir.Bu   görüş günümüzde de birçok şair tarafından   benimsenmektedir. KAFİ...
DİZİLİŞİ BAKIMINDAN KAFİYE ÇEŞİTLERİ:  Kafiye çeşitleri kelimelerin dizilişi bakımından üçe  ayrılır:a) Düz Kafiye:Kafiyel...
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

nazim manzume siir unsurlari

2,904 views
2,520 views

Published on

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total views
2,904
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
10
Actions
Shares
0
Downloads
10
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide
  • Manzume
  • nazim manzume siir unsurlari

    1. 1. NAZIM, MANZUME, MANZUM ESER
    2. 2. GÖZLERİNRuhumda gizli bir emel mi ararGözlerime bakıp dalan gözlerin?Aklıma gelmedik bilmece sorarBeni hülyalara salan gözlerin! Nigâhın gönlüme, ey peri peyker! Leyâl-i hasretin hüznünü döker; Karanlıklar gibi yığılır çöker İçime yer edip kalan gözlerin!
    3. 3. Huzûrunda bazen benliğim erir,Tavrın hulûsumdan şüphe gösterir,Bazen de ne olmaz ümitler verirSabr u karârımı alan gözlerin! Gamzende zahir, ey ömrümün vârı! füsûn-ı hüsnünün bütün esrârı, Neşr eder âleme reng-i bahârı Koyu menekşeye çalan gözlerin!
    4. 4. Sihirdir, şüphesiz,bütün bu şeyler; Bakışın zihnimi perişan eyler, Bana aşık elinden efsâne söyler, Aşka inanmayan yalan gözlerin. Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI KELİMELERFüsûn-ı hüsn:Güzellik büyüsü. Nigâh:BakışHulûs:Gönül temizliği Peyker:YüzLeyâl-i hasret:Hasret geceleri Zâhir:Var olan
    5. 5. NAZIM: ‘Gözlerin’ başlıklı metin kuruluşu, üslubu ve şekilözellikleri bakımından nesirden farklı bir yapıyasahiptir. Buna nazım diyoruz . Nazım, sıra, düzen,dizmek anlamlarına gelmektedir. Bu kelimeninedebiyattaki anlamı ise ‘vezinli, kafiyeli anlatım şekli’demektir. Şu halde mısralardan meydana gelen vezinlive kafiyeli anlatım şekline nazım denir.
    6. 6. MANZUM ESER : Nazım tarzının özelliklerini taşıyan genellikle uzunsayılabilecek eserlere manzum eser denir.Klasikedebiyatımızda önemli yer tutan mesneviler,terkîb-ibent ve tercî-i bent gibi uzun nazım şekilleri birermanzum eserdir. Günümüzde ölçüsü ve kafiyesi olmayan manzumeserler de yazılmaktadır.Böylece ölçünün ve kafiyeninNazma vereceği ahenk,kelimelerin yan yana getirilişşekli ve mısraların birbirine bağlanmasındaki
    7. 7. MANZUME: Vezin ve kafiye gibi kurallara uyularak yazılmış kısaeserlere manzume denir. ‘Gözlerin’ adlı metin ,şekilyönüyle bir manzumedir.Metin dörder mısralıkbentlerden oluşmuş ve mısra sonlarındaki seslerinbenzerlik göstermesine dikkat edilmiştir.Uzun olsunkısa olsun bu eserlerin sanat değeri taşıyanlarına şiirdiyoruz.Şu hâlde her şiir bir manzumedir; ama hermanzume şiir değildir.Şiiriyet bir manzumenin insanruhu üzerinde etkili olma hâlidir.Bu etkilemegücü,dilin imkânlarını iyi kullanma ve nazımsanatlarından faydalanmayı bilmekle kendini gösterir.
    8. 8. ŞİİR VE UNSURLARI
    9. 9. a) ŞİİRİN ŞEKİL ÖZELLİKLERİ NAZIM BİRİMİ: Bir manzumede anlam bütünlüğü taşıyan en küçük parçaya nazım birimi denir.Nazım birimi,en az iki mısra olmak üzere üç,dört,beş veya daha fazla mısradan oluşabilir. MISRA(Dize):Bir nazımın her satırına mısra denir.Bazı mısralar dilbilgisi açısından da tamamlanmış bir cümle niteliğinde olur.Klâsik edebiyat şairleri,mısraya çok önem vermiştir.Şiir
    10. 10. içerisindeki en güçlü mısraya mısra-ı berceste adıverilmiştir.Şairler bütün mısraların bu nitelikte olmasınaçalışmışlardır.(Eğer maksat eser vermekse güzel bir mısra yeterlidir) Bu anlayışa bağlı olarak bazı şairler tek mısradanibaret olan şiirler de yazılmıştır.bu tür mısralara âzâdedenmiştir. BEYİT:Aynı ölçüyle söylenmiş ve anlamı birbirinitamamlayan iki mısra beyit adını alır.Klâsik edebiyataait birçok nazım şeklinde nazım birimi beyittir.YahyaKemâl Beyatlı, Klasik türk şiirini günümüze uyarlamayaçalışan bir şairimiz olduğu için,şiirinin çoğunu beyitlerleoluşturmuştur.
    11. 11. Klasik edebiyatta,mısra gibi beyite de önem verilmişve az da olsa tek beyitten oluşan şiirler yazılmıştır.Bubeyitlere müfret denir.KIT’A ve BENT:Bir manzumenin her bir bölümünekıt’a veya bent denir.:Beyit ve dörtlükte mısra sayısıbelli olduğu hâlde bendin mısra sayısıdeğişebilir.Bazen birkaç beyitten oluşan bölüme debent denir.Esasen bent,nesir türündeki paragrafınnazımdaki karşılığıdır.
    12. 12. MUHTEVA UNSURLARI: KONU:Edebiyatta, üzerinde söz söylenen,fikiryürütülen yazı yazılan herhangi bir olay;düşünce veyaduruma konu denir. Bir eser tek konuyla sınırlı kalmayabilir.Ama işlenenkonulardan biri ağırlık noktasını teşkil eder. TEMA:Şiirde dile getirilen duygu,düşünce hayalleretema denir.Şiir bir düşünce yazısı olmadığı için temasözünden daha çok eserde dile getirilen duygu vehayali anlamalıyız.
    13. 13. Şu halde şiirde muhtevayı şu unsurlar oluşturur.a) Konu,b) Konuyla birlikte ele alınan ve onu tamamlayan diğer konular,c) Tema ŞİİR VE UNSURLARI Şiir; müzik gibi güzel sanatların bir kolu sayılabilir. Bütün güzel sanatlar,din törenlerinden doğmuştur. Eski toplumlardaki din törenlerinde,müzik,raks ve şiir birbirinden ayrılmazdı.Türklerde ozan,hem
    14. 14. müzisyen hem oyuncu hem de şairdi.Bugünkü sazşairlerinin sazlarıyla birlikte söylemeleri;bazıtoplumlarda şiirin şarkı gibi okunması,bu başlangıcındoğruluğuna birer kanıttır. Dar anlamda şiir,manzum eserlere verilenaddır.Gerçek şiir öbür sanatlarda olduğu gibi birgüzelliğe ulaşmak ister;onda estetik biçim ve söyleyişuyumu aranır.Her manzume şiir olamaz.Şiir,’zenginimge ve simgelerle,ritimli sözlerle,seslerin uyûmlukullanımıyla ortaya çıkan yazısal anlatım biçimi’ diyetanımlanır. Şiirin en önemli öğesi sözcüktür.Sözcüklerin dizilişiyani söyleyiş,şiirin temel öğesidir.Ölçü,uyak,düşünce,
    15. 15. duygu... şiirin kuruluşunda yerine göre önemli olanöğelerdir.Şiirde bunların bazen biri,bazen öbürü üstünbir durum olabilir;ama hiçbiri tek başına şiirioluşturamaz. Şiiri oluşturan dizelerde,düz yazının aksine uyumluya da sanatlı sözler,söyleyişler yer alır.Bu tür söz vesöyleyişlere edebî sanatlar denir.Bu söz ve edebiyatsanatlarından başlıcaları şunlardır: Benzetmeler (teşbih),mecaz,mecaz-ı mürsel,tenasüp,kinaye,hüsnütalil,tecahülüarif,teşhis,tezat,mübalağâ... Her toplumun,her akımın,her şairin,dahası herokurun aradığı bir şiir görüşü,şiir anlayışı vardır.
    16. 16. Şiir,yazıldıkları dildeki özü ve tadı yansıttığı içinulusal bir nitelik taşır.Şiir,öteden beri belirli nitelikleregöre;didaktik,lirik,pastoral,epik,dramatik adlarıyla beştüre ayrılmaktadır. Didaktik (öğretici) şiir:Öğreticilik ve düşünce öğesiüstün olan şiir ve manzumelerdir.Fabl,yergi,manzumöykü,manzum fıkra bu türe girer. Lirik şiir:Şiirler,eski Yunan’da Lyra adı verilen birsazla söylenirdi.Lirik sözü buradan gelir.Bunlar aşkşiirleri ve özellikle duygulu şiirlerdi.Bugün daha çokduygulu nitelik taşıyan şiirlere denir.
    17. 17. Pastoral şiir:Eski Yunan ve Latin edebiyatlarında idilve eglog adı verilen iki çeşit pastoral şiir vardır.İdil,kırve doğa sevgisini;eglog ise karşılıklı konuşmalarlaçoban yaşamını dile getirir.Bugün daha çok idilniteliğini gösteren pastoral şiir örnekleri vardır. Epik şiir:Epik,Yunanca epos sözcüğünden gelir.Yurtsevgisi,inanç ve insanlık gibi temaların yiğitlikduygusuyla birleştiği şiirlere denir.Lirik şiirden sonragelişen bir türdür. Başlangıçta bütün toplumlardagözükür.İçinde yiğitlik teması bulunan kısa şiirler degenel olarak epik şiir sayılabilir.
    18. 18. Dramatik şiir:Manzum tiyatro eserlerindeki şiiredramatik şiir adı verilir.Eski Yunan’da klâsikedebiyatlarda yazılmış trajedilerde bu şiirin en güzelörnekleri görülür. ŞİİR Şiir kalpten geçen bir hâdisenin lisan (dil) hâlindetecelli edişidir (görünüşüdür);hissin birden bire lisanoluşu ve lisan hâlinde kalışıdır. Düşündüklerimizivezinle ve lisanla ifâde edişimiz şiir değildir.Birmısranın şiir olup olmadığı âşikâr (açık) dır.Derûnî(iç) ahenk ile ifade edilmişse şiirdir.Fakatduyulmaksızın yalnız vezin ve lisan mümâresesiyle(alışkanlık,yatkınlık) söylenen söz şiir olamaz.
    19. 19. Şiir bir nağme (ahenk,ezgi) dir.Lâkin Frenklerin(Avrupalıların) kuğu namesi dedikleri çok nadir vehâlis (saf ) bir cevherdir.Bu nağmeyi ifade etmek içinvezin ve lisân ancak ve ancak bir alettir. Şiirde nefes ve ses iki unsurdur.Mısranın ayaklarıyerden kopmazsa yahut en hafif bir kulağı bir ses gibidoldurmazsa hâlis bir şiir değildir. Benim için mısra için günlerce,haftalarca durmakzarûreti hâlis olmuştur.Bu tarz uğraşış,bana gittikçeşiirin keşfedilmesi güç bir cevher olduğu duygusunuverdi. Şiir duygusunu lisan hâline getirinceye kadaryoğurmak ve en çok toplu bir madde hâline sokmak ,okadar mısra güya (sanki) hissin ta kendisi imiş gibi
    20. 20. karie (okuyucu) bir vehim vermek ... İşte bunuözlüyorum. Yahya Kemal BEYATLI (Edebiyata dâir,İst.Fetih cemiyeti Yay.İst.1984) ŞİİR Şiir, kelimelerde güzel biçimler kurmak sanatıdır,başka bir çağrışımı,bir gölgesi,hattâ bir rengi ve tadıolan nesnedir.Kelime insanoğlundan haberverir.Kelime boş bir kalıp değil ki,ozanınduyguları,düşünceleri,hayalleri,dünyagörüşü,felsefesi,kişiliği her şeyi şiirde belli olur.Şu varki,kelimeleri tanımak,sevmek,okşamasını bilmekgerek.Hangi kelime hangisiyle yanyana geldiğindenasıl bir ışık ortaya çıkar?Bunu bilmek gerek.
    21. 21. Şiir, böylece hür ve marifet işi oluyor.Öyledir de.Atabinmek,ok atmak,elbise dikmek,kundura yapmak hattaboyamak ne ise,şiir de odur;yani ustalık ve uzmanlıkişi.En zengin malzeme kötü bir şairin elinde berbatolup gider.Tıpkı çok iyi bir İngiliz kumaşının kötü birterzi elinde çarçur olup gitmesi gibi.Sanat,terzilikteolduğu gibi,makas kullanmayı bilmektir.Makasdarolmak gerek. Cahit Sıtkı TARANCI (Ziya’ya mektuplar,İst. 1957)
    22. 22. ŞİİR Şiir,ne bir hakikat habercisi,ne güzel konuşan birinsan,ne de bir kanun koruyucusudur.Şairin dili nesirgibi anlaşılmak için değil,hissedilmek için vücutbulmuş musiki ile söz arasında ama sözden çokmusikiye yakın ortalama bir dildir.Nesirde üslûbunoluşması için kaçınılmaz olan unsurların hiçbiri şiirdeyoktur.Nesir ile şiir bu bakımından birbiriyle ilgiliolmayan iki ayrı yapıdır.Nesrin kaynağı akıl vemantık,şiirin ise idrak sınırları dışında gizliliği vemeçhulün geceleri içine gömülmüş aydınlık sularınınışıkları,arada bir his ufuklarına yansıyan kutsî veisimsiz bir membadır. Ahmet HAŞİM
    23. 23. AHENK:Bir sözün kulağa hoş gelmesi,dinleyiciüzerinde musiki etkisi yapmasıdır. ÖLÇÜ (vezin):Bütün mısraların aynı ses değerinesahip olması ve aynı uzunlukta olması için uyulankurala edebiyatta ölçü veya vezin denir. Bizim edebiyatımızda,hem hece ölçüsü,hem de aruzölçüsü kullanılmıştır.Hece ölçüsü,her mısradaki hecesayısının denk olması esasına dayanır.Aruz ölçüsü iseseslerin uzunluğuna ve kısalığına dayanan bir ölçüsistemidir.
    24. 24. KAFİYE (UYAK): Dörtlüklerde görüldüğü gibi,mısra sonlarındakibirbirinden farklı kelimelerde görülen ses benzerliğinekafiye denir.Mısra sonlarında bulunan aynı görevdekises,ek ve kelime tekrarına ise redif denir.Kafiye,görevlebirbirinden farklı ses ve eklerle yapılır.Aynı görevdekisesler ve ekler ise redifi oluşturur. Kafiye Türk şiirinin en eski örneklerde bile bir ahenkunsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.Ancak 1940’lıyıllarda ‘ölçü ve kafiye kuralların şaire duygularınıanlatmakta ayak bağı olduğu’ görüşü ortaya atılmış vebaşta Garipçiler (Orhan Veli Kanık,Melih Cevdet AndayOktay Rıfat Horozcu) olmak üzere birçok şair,şiirde
    25. 25. Ahengi başka yollarla sağlamayı tercih etmişlerdir.Bu görüş günümüzde de birçok şair tarafından benimsenmektedir. KAFİYE ÇEŞİTLERİ:Kafiyeler, birbirine benzeyen seslerin sayısına göre dört çeşittir:a) Yarım Kafiye:Oluşma yerleri birbirine yakın olan ünsüzlerde yarım kafiye sayılır.b) Tam Kafiye:Biri ünlü diğeri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliği ile oluşan kafiyelerdir.c) Zengin Kafiye:En az üç sesin benzerliği ile oluşan kafiyeye zengin kafiye denir.d) Cinaslı (Cinas) Kafiye:Aynı seslerden oluşan fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapılan kafiyeye cinaslı kafiye denir.
    26. 26. DİZİLİŞİ BAKIMINDAN KAFİYE ÇEŞİTLERİ: Kafiye çeşitleri kelimelerin dizilişi bakımından üçe ayrılır:a) Düz Kafiye:Kafiyeli kelimeler aaxa veya aaab şeklinde sıralanmışsa buna düz kafiye denir.b) Çapraz Kafiye:Kafiyeli kelimeler abab şeklinde sıralanmışsa bu çapraz kafiye denir.c) Sarma kafiye:Kafiyeli kelimeler abba şeklinde sıralanmışsa bu sarma kafiye denir.

    ×