• Like
Akarsular
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Thanks for flagging this SlideShare!

Oops! An error has occurred.

Published

akarsular konusu detaylarıyla

akarsular konusu detaylarıyla

Published in Health & Medicine
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
  • çok güzel ama adınızı yazmayın hocalar görüyo kabul etmiyo :D
    Are you sure you want to
    Your message goes here
  • eminedonat@mynet.com
    Are you sure you want to
    Your message goes here
No Downloads

Views

Total Views
19,873
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
4

Actions

Shares
Downloads
134
Comments
2
Likes
2

Embeds 0

No embeds

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
    No notes for slide

Transcript

  • 1. Akarsular Eyyup ALTAY
  • 2. Akarsu
    • En az bir mevsim, belli bir yatak boyunca uzun bir mesafe akan sulara akarsu denir.
    • Akarsulara, nehir, ırmak, dere, çay, su ve öz gibi isimler verilir. Mesela: Fırat nehri, Kızılırmak, İkizdere, Arpaçay, Zamantı suyu, İğneli özü gibi.
  • 3. Sel
    • Sağanak yağışlar sonucu oluşan ve belli bir yatağa bağlı olmadan yamacı süpürürcesine akan sulara sel denir.
  • 4. Akarsu
    • Akarsuyun doğduğu yere kaynak denir.
    • Akarsuyun denize veya göle döküldüğü yere akarsu ağzı denir.
  • 5. Akarsu
    • Akarsu yatağına çığır denir. Akarsu yatağının kaynağa yakın bölümüne yukarı çığır, ağza yakın bölümüne aşağı çığır, kaynak ve ağız arası bölümüne orta çığır denir.
    • Akarsu yatağının en derin kısımlarını birleştiren eğriye talveg denir.
  • 6. Kaynak
  • 7. Ağız
  • 8. Drenaj (Akarsu ağı)
    • Akarsuyun kollarıyla birlikte oluşturduğu akım şebekesine akarsu ağı denir.
    • Ülkemizde ağaç dalları şeklindeki dantritik akarsu ağı yaygındır.
  • 9. Drenaj (Akarsu ağı)
    • Akarsu ağı, akarsuyun havzasındaki eğim durumu, taşların cinsi ve tabakaların duruşuna göre farklı şekillerde olabilir.
  • 10. Yerli Akarsu
    • Akım ve rejimi bulunduğu yerin iklimine uyan akarsulara yerli akarsu denir.
    • Genellikle kısa boylu akarsular yerli akarsu özelliği gösterir. (Bakırçay ve Gediz)
  • 11. Yabancı Akarsu
    • Akım ve rejimi bulunduğu yerin iklimine uymayan akarsulardır.
    • Genellikle uzun boylu akarsular yabancı akarsu özelliği gösterir. (Dicle, Fırat ve Nil nehri)
  • 12. Fırat ve Dicle
  • 13. Akarsu Havzası
    • Akarsuyun kolları ile birlikte sularını toplayıp, boşalttığı sahadır. Bu alana akarsuyun beslenme alanı veya su toplama alanı denir.
  • 14. Su Bölümü Çizgisi
    • Bir akarsuyun havzasını çevresindeki diğer akarsuların havzasından ayıran sınırdır.
    • Dağların dorukları ve sırt bölgelerinden geçer.
  • 15. Akarsu Havzası
  • 16. Açık Havza
    • Akarsu, bir sahadan topladığı suyu denize boşaltıyorsa bu tür havzalara açık havza denir. (Kızılırmak havzası)
  • 17. Fırat
  • 18. Dicle
  • 19. Kapalı Havza
    • Akarsu beslendiği sahadan topladığı suları denize ulaştıramadan kuruyorsa veya bir gölde son buluyorsa bu tür havzalara kapalı havza denir.
  • 20. Türkiye’deki Kapalı Havzalar
    • Afyon çevresi
    • Göller yöresi
    • Ilgın gölü
    • Konya – Ereğli
    • Tuz gölü
    • Seyfe gölü
    • Develi ve Sultan Sazlığı
    • Van gölü
    • Aras – Kura Havzaları
  • 21. Göller Yöresi
  • 22. Eber Gölü, Akşehir Gölü, Ilgın Gölü
  • 23. Tuz Gölü ve Seyfe Gölü
  • 24. Konya Ovası
  • 25. Develi ve Sultan Sazlığı
  • 26. Aras
  • 27. Kura
  • 28. Van Gölü
  • 29. Kapalı Havza
    • Kapalı havza oluşumunda yer şekilleri, iklim özellikleri ve yer yapısı başlıca etkenlerdir.
    • Dünya’nın en büyük kapalı havzaları Orta Asya ve Kuzey Afrika'nın içidir.
    • Kapalı havza oluşumu Orta Asya'da yer şekillerine, Kuzey Afrika'da kuraklığa bağlı olarak meydana gelmiştir.
    • Türkiye'de kapalı havzaların oluşumunda en önemli etken yer şekilleridir.
  • 30. Taban Seviyesi
    • Akarsu derine aşındırmasının son sınırıdır. Deniz seviyesi akarsular için genel taban seviyesidir. Çünkü akarsular denize ulaştıktan sonra yatak eğimi ortadan kalktığı için derine aşındırma yapamaz.
    • Denize ulaşmayan akarsular için yerel ve geçici bir taban seviyesi vardır. Kapalı havza tabanında bir göl veya bataklık yüzeyi olabilir.
  • 31. Denge Profili
    • Akarsu aşındırmasının son döneminde, yer şekillerinin düzleştirilmesi sonucu kaynaktan ağza doğru çok az eğimli bir yatak profili oluşur. Akarsuyun ancak akabildiği bu az eğimli yatak profiline denge profili denir.
  • 32. Denge Profiline Ulaşmış Akarsu
    • Denge profiline ulaşmış akarsuda derine aşındırma yerini yana aşındırma ve biriktirmeye bırakır. Denge profili yaşlı arazilerdeki akarsularda veya akarsuların ağız kısımlarında görülebilir.
  • 33. Denge Profili
    • Batı Avrupa’daki akarsuların çoğu denge profiline ulaşmıştır. (Rhone - Fransa)
  • 34. Denge Profili
    • Türkiye’de sadece Bartın çayının ağız kısmında 7 km mesafede ulaşım yapılır.
  • 35. Denge Profili
    • Denge profiline ulaşmış bir akarsuyun yatağı üzerinde eğim kırıkları, dev kazanları ve şelaleler gibi yer şekilleri yoktur. Bu nedenle akarsu taşımacılığına uygundur. Fakat hidroelektrik potansiyelleri azdır.
  • 36. Denge Profili
    • Denge profiline ulaşmamış akarsular üzerinde ise ulaşım yapılamaz fakat elektrik üretimine ve baraj yapımına elverişlidir.
  • 37. Akarsu Hızı
    • Akarsu yatağının herhangi bir kesitinde 1 sn.de aldığı yola akarsu hızı denir.
    • Akarsu hızı mulvinometre ile ölçülür.
    • Akarsu hızı yatağının her yerinde aynı değildir.Yatağın üst orta kısmında hız en fazladır. Dibe ve kenarlara doğru hız azalır.
  • 38. Akarsu Hızını Etkileyen Faktörler
    • Akarsu debisi
    • Yatak eğimi
    • Yatak genişliği
    • Yatak derinliği
    • Bitki örtüsü
    • Akarsu yükü
    • Sürtünme
  • 39. Hızlı Akarsu
  • 40. Akış Hızı Fazla
  • 41. Yavaş Akan Akarsu
  • 42. Akarsu Debisi (Akım)
    • Akarsu yatağının herhangi bir kesitinden 1 sn.de geçen su miktarına akarsuyun debisi (akarsuyun akımı) denir.
    • Akarsu akımı m 3 /sn olarak söylenir.
  • 43. Akarsu Debisini Etkileyen Faktörler
    • Havzaya düşen yağış miktarı
    • Havzanın genişliği
    • Beslendiği kaynaklar
    • Yatağın geçirimliliği
    • Akarsu hızı
    • Buharlaşma
    • Bitki örtüsü
    • Yatak eğimi
    • Göller
    • İnsan
  • 44. Akarsu Rejimi
    • Akarsuyun akımında yıl içinde meydana gelen değişmelerdir.
  • 45. Akarsu Rejimi
    • Akımı yıl içinde fazla değişmeyen ve yatağında daima su bulunan akarsulara rejimi düzenli akarsular denir. Mesela (Ekvatoral iklimde Amazon ve Kongo nehirleri)
    • Yılın bir döneminde yatağında su bulundururken bir dönem ise kuruyacak hale gelen veya kuruyan akarsulara rejimi düzensiz akarsular denir. (Akdeniz iklimi bölgesinde yer alan Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes akarsuları kışın yağan yağmurlarla kabarırken yazın sulama ve içme amacıyla yataklarından çok su çekilmesi ve şiddetli kuraklık sonucu kuruyacak hale gelir.
  • 46. Akarsu Rejimini Etkileyen Faktörler
    • Yağış rejimi
    • Yağış şekli
    • Havza genişliği
    • Beslendiği kaynaklar
    • Bitki örtüsü
    • Sıcaklık rejimi
    • İnsanlar
  • 47. Rejimlerine Göre Akarsular
    • Sürekli akarsular
    • Periyodik akarsular
    • Sel rejimli akarsular
    • Yağmur rejimli akarsular
    • Kaynak suları ile beslenen akarsular
    • Kar ve buz suları ile beslenen akarsular
    • Karma rejimli akarsular
  • 48. Akış Sürelerine Göre Akarsular
    • Daimi Akarsular: Nemli bölgeleri karekterize ederler. Yıl boyunca akarsu yatağında su vardır.
    • Mevsimlik Akarsular: Senenin kurak ve yağışlı farklı iki mevsime ayrıldığı bölgelerde görülür.
    • Geçici Akarsular: Yağışın çok nadir olduğu ve yağış dönemi belirsiz bölgelerde sağanaklardan sonra görülür.
  • 49. Türkiye'deki Akarsu Rejimleri
    • Yağmurlu Akdeniz Rejimi
    • Yağmurlu Karadeniz Rejimi
    • İç Anadolu Akarsu Rejimi
    • Doğu Anadolu Akarsu Rejimi
  • 50. Yağmurlu Akdeniz Rejimi
    • Kış mevsiminin yağışlı olması nedeniyle akarsular bol su taşırlar. Yaz kuraklığı nedeniyle ve kaynak suları ile yeterince beslenemediği için yazın suları son derece azdır. Akdeniz,Ege ve Marmara bölgesi akarsularında görülen akarsu rejimidir.
  • 51. Gediz
  • 52. Susurluk
  • 53. Yağmurlu Karadeniz Rejimi
    • Karadeniz ikliminin yağış rejimine bağlı olarak her mevsim su taşırlar, rejimleri nispeten düzenlidir. Yağmurlarla birlikte, dağlardan gelen kar suları eklendiği zaman ilkbahar aylarında seviyeleri yükselir.
  • 54. Yağmurlu Karadeniz Rejimi
    • Değirmendere
  • 55. İç Anadolu Akarsu Rejimi
    • Kışın yağışın kar şeklinde olması ve erimemesi nedeniyle kışın suları azalır. İlkbahar ve yaz mevsiminde karların erimesi ile suları bollaşır. Çok kısa bir süre içerisinde birdenbire kabararak coşkun bir şekilde akan, sonra kuruyacak duruma gelen ve hatta kuruyan akarsular sel rejimli akarsulardır. Bu tip akarsuların oluşmasında bitki örtüsünün cılız olmasının da rolü vardır. Daha çok İç Anadolu'da görülür.
  • 56. İç Anadolu Akarsu Rejimi
  • 57. Doğu Anadolu Akarsu Rejimi
    • Farklı iklim bölgelerinden geçen ve çeşitli kaynaklardan beslenen akarsular karma rejimlidir. Fırat
  • 58. GD Anadolu Rejimi
  • 59. Türkiye Akarsularının Özellikleri
    • Yeryüzü şekillerinin genel uzanışına paralel olarak doğu-batı yönlü akarlar. Fakat denize dökülecekleri yerlerde dağları enine yararak boğazlar oluştururlar.
    • Uzunlukları fazla değildir. Bunun nedeni,dağların kıyıya paralel uzanması ve Türkiye'nin çok geniş bir ülke olmamasıdır.
    • Yer şekillerinden dolayı akarsu havzaları dardır.
    • Bol su taşımazlar. Bunun nedeni,iklimin fazla yağışlı olmaması ve havzaların dar olmasıdır.
    • Rejimleri düzensizdir. Nedeni,ülkemizde belli bir sıcaklık ve kurak mevsimin bulunması,yağış ve kar erime zamanlarının farklılık göstermesidir.
    • Ortalama yükseltinin fazla olmasından dolayı fazla akışlıdırlar.
    • Akarsular bir çok yerde dar ve derin vadilerden aktıkları için hidroelektrik enerji potansiyelleri fazladır.
    • Yer yer su taşkınlarına ve erozyona neden olurlar.
  • 60. Türkiye'deki Akarsular
    • Karadeniz'e Dökülenler: Sakarya,Filyos Çayı,Bartın Çayı, Yeşilırmak, Kızılırmak ve Çoruh'tur.
    • Marmara Denizi'ne Dökülenler: Susurluk ve Gönen Çayı
    • Ege Denizi'ne Dökülenler: Bakırçay, Gediz,B. Menderes, K. Menderes ve Meriç'tir.
    • Akdeniz'e Dökülenler: Dalaman Çayı, Manavgat Çayı, Aksu,Göksu,Seyhan,Ceyhan ve Asi'dir.
    • Ülkemizde Doğup Dış Ülkelerden Denize Dökülenler: Aras,Kura,Arpaçay,Fırat,Dicle,Çoruh
    • Dış Ülkelerden Doğup Ülkemizde Denize Dökülenler: Meriç,Asi
  • 61. 7- Ülkemiz akarsularından daha çok sulama, içme suyu sağlama ve elektrik üretiminde yararlanırız. Tarım Enerji üretimi
  • 62. Akarsuların Aşındırma Şekilleri
  • 63. Akarsu Aşındırması
    • Akarsular yatakları içinde fiziksel ve kimyasal aşındırma yapar.
    • Suyunu ve yataktan kopardığı maddeleri yatağının çeşitli yerlerine çarparak fiziksel aşındırma yapar.
    • Akarsular suyun eritme gücü etkisiyle kimyasal olarak aşındırma yapar.
  • 64. Kimyasal Aşındırma:
    • Toprak ve kayaların erimesi yoluyla olur. Kayaların yapısına suyun sıcaklığına ve içindeki CO 2 miktarına bağlıdır. Erime sıcaklıkta arttığı için kimyasal aşındırma yaz aylarında ve tropikal bölgelerde daha çok olur.
  • 65. Akarsu Aşındırması
    • Akarsuların aşındırması yer şekillerinin evrim sürecinde farklılık gösterir.
    • İç kuvvetlerin etkisiyle oluşan ilk yer şekilleri üzerinde akarsular kurulduktan sonra eğimli bir yatak içinde aktıkları için derine aşındırma yapar.
    • Yer şekillerinin gençlik dönemi olan bu dönemde derine aşındırmanın bir sonucu olarak akarsu yatağı geriye doğru da aşındırılır ve akarsuyun boyu da giderek uzar.
  • 66. Kapma Olayı
    • Akarsu yatağı geriletilirken başka bir akarsuyun sularını kendi yatağına çekmesine kapma denir.
  • 67. Kapma Olayı
  • 68. Akarsu Aşındırması
    • Yer şekillerinin ihtiyarlık döneminde akarsuyun yatak eğimi azaldığı için derine aşındırma yerini yana aşındırma ve biriktirmeye bırakır.
    • Bunun sonucu olarak yamaçlar geriletilir, koparılan maddeler vadi tabanında biriktirilir ve vadi tabanı giderek genişler.
  • 69. Akarsu Aşındırmasını Etkileyen Faktörler
    • Akarsu debisi
    • Akarsu hızı
    • Akarsuyun yük miktarı
    • Akarsuyun yatak yapısı
    • Bitki örtüsü
  • 70. Akarsu Aşındırma Şekilleri
    • Akarsu vadisi
    • Şelale ve Dev kazanı
    • Peribacaları
    • Kırgıbayır
    • Plato
    • Peneplen
    • Menderesler
  • 71. Akarsu vadisi
    • Akarsuların yataklarını derine ve yana aşındırması ile oluşan ve sürekli inişi olan uzun oluklardır.
  • 72. Çentik Vadi
    • Bazı vadilerin profili V biçimindedir. Bu tür vadilere çentik vadi denir. Bu tip vadiler genelde akarsuların yukarı çığırlarında oluşurlar. Aynı zamanda akarsuların ilk oluştukları dönemdeki genç vadilerdir.
  • 73. Çentik Vadi
  • 74. Çentik Vadi
  • 75. Geniş (Alüvyal) Tabanlı Vadi
    • Yana aşındırmanın etkisi ile genişleyen vadilerdir. Eğimin azalmasına bağlı olarak birikmelerle alüvyon bir taban oluşmuştur.
  • 76. Yatık Yamaçlı Vadi
    • Yana aşındırmanın fazla olduğu ve yamaçların yatıklaştırıldığı yerlerde vadilerin profili genişler ve yatık yamaçlı vadiler meydana gelir. Bu tip vadilerin genellikle alüvyonla kaplı geniş bir tabanları da vardır.
  • 77. Boğaz Vadi
    • Yüksek yerlerde derine aşındırma ile oluşmuş vadilerdir. Yamaçlar dik vadi dardır. Dağları enine yaran ırmak vadileri Türkiye'de kuzey ve güney yönlü ulaşımda kolaylık sağlar. Bunlara yamaç vadileri de denir. Örnek Marmara da Gevye Boğazı,Küre dağlarında Kızılırmak vadisi Canik Dağlarında Yeşilırmak Vadisi,Akdeniz de Çubuk ve Gülek boğazları gibi.
  • 78. Kanyon Vadi
    • Kalkerli arazilerde farklı kayaların erimesi sonucunda da kanyon vadi oluşur. Örneğin Akdeniz'de Göksu Kanyonu gibi.
  • 79. Kanyon Vadi
    • Kalkerli arazilerde farklı kayaların erimesi sonucunda da kanyon vadi oluşur. Örneğin Akdeniz'de Göksu Kanyonu gibi.
  • 80. Kanyon Vadi
    • Kalkerli arazilerde farklı kayaların erimesi sonucunda da kanyon vadi oluşur. Örneğin Akdeniz'de Göksu Kanyonu gibi.
  • 81. Köprülü Kanyon, Antalya
  • 82. Şelale ve Dev Kazanı
    • Akarsuların çağlayanlarda düştüğü yerleri oyması ile oluşan çukurlara Dev Kazanı denir.
  • 83. Şelale ve Dev Kazanı
  • 84. Niagara Şelalesi
  • 85. Peribacaları
    • Lav ve tüflerin birlikte bulunduğu kurak bölgelerde, bitki örtüsünden yoksun eğimli arazilerde, sağanak yağışlar ve sel suları etkisiyle meydana gelen erozyon sonucu oluşan lav şapkalı tüf kuleleridir.
    • Sağanaklar ve seller sırasında dirençli taşlar olan lavlar alt kısımlarını da korudukları için çevresi aşınırken aşınmamış kuleler oluşmuştur.
    • Rüzgarlar bu oluşumda dolaylı etkilidir.
  • 86. Peribacaları
    • Türkiye’de, Kapadokya (Ürgüp, Göreme) ve Afyon yakınlarında peribacaları görülür. Kapadokya yöresinde peribacalarının oluşumu Hasan Dağı’ndan püsküren lav ve tüfler üzerindeki erozyon sonucu olmuştur.
  • 87. Peribacaları
  • 88. Kırgıbayır (Badlands)
    • Kurak bölgelerde, bitki örtüsünden yoksun ve eğimli yamaçların sağanaklar ve sel suları etkisiyle dilik dilik dilinmesi sonucu oluşan üzerinde yürünmesi zor arazi yapısıdır.
  • 89. Kırgıbayır
  • 90. Kırgıbayır
    • Kapadokya yöresinde killi tüflü sahanın sağanak yağışlar ve seller etkisi ile yarılması sonucu kırgıbayır oluşmuştur.
  • 91. Kırgıbayır
  • 92. Plato
    • Akarsular tarafından derince yarılmış çevresine göre yüksek düzlüklerdir.
    • Bu düzlükler eski peneplenlerin gençleşmesi – yükselmesi sonucunda oluşurlar. Bazıları da lav düzlükleridir.
  • 93. Plato
  • 94. Peneplen
    • Akarsular yerkabuğunun yüksek kısımlarını aşındırarak çukur yerleri doldurarak yeryüzünü düzleştirmeye çalışırlar. İrili ufaklı bir çok akarsu tarafından yapılan aşındırmaya bağlı olarak çok uzun bir zaman sonucun da bütün arazi alçalmış engebelik bakımından silikleşmiş olur. Böylece karaların yüzeyi deniz seviyesi yakınlarına kadar alçaltılır ve hafif dalgalı bir düzlük haline dönüşür. Akarsu aşındırması sonucunda meydana gelen bu gibi düzlüklere peneplen adı verilir. Türkiye III.Zamanın sonlarında peneplen halinde iken IV.Zamanın başlarında tümden yükselmiş ve peneplen yüzeyi yükseklerde kalmıştır. Türkiye'deki ova ve platoların yükseklerde bulunmasının nedeni bu peneplen yüzeylerinin yükselmesidir.
  • 95. Menderes (Büklüm)
    • Akarsular yatak eğiminin azaldığı yerde taşıdığı maddeleri biriktirmeye başlar. Derine aşındırma yerini yana aşındırmaya bırakır.
  • 96. Menderes (Büklüm)
  • 97. Mendereste Yana Aşınma
  • 98. Mendereste Biriktirme
  • 99. Menderes
    • Yatak içinde biriktirilen maddeler hız çizgisini yatağın yanlarına taşır. Bu şekilde yana aşınma olur.
    • Bir yandan koparılan maddeler, hızın az olduğu yatağın diğer yanında biriktirilir. Bu şekilde biriktirme olur.
  • 100. Menderes
    • Türkiye'de özellikle Ege bölgesi akarsularında (Bakırçay, Gediz, K.Menderes, B.Menderes) yatak eğimleri az olduğu için son derece belirgin menderesler görülür.
  • 101. Akarsuların Biriktirme Şekilleri
  • 102. Akarsu Biriktirmesi
    • Akarsular gücü azalınca daha önce yatak koparıp taşıdıkları maddeleri taşıyamaz ve biriktirmeye başlar.
  • 103. Akarsu Biriktirmesi
  • 104. 2005 ÖSS
  • 105. Akarsu Biriktirmesi
    • Akarsu gücünün azalması;
    • Debisinin azalması
    • Hızının azalması
        • Yatak eğiminin azalması
        • Yatak genişliğinin azalması
        • Akarsu yükünün artması
        • Yatakta bitki örtüsünün artması
      • etkisi ile olur.
  • 106. Akarsu Biriktirmesi
    • Akarsu gücünün azaldığı ilk yerde iri çakılları sonra küçük çakılları ve son olarak da alüvyonları biriktirir. Kaynaktan ağız kısmına doğru taşınan malzemelerin boyutları küçülür.
  • 107. Akarsu Biriktirmesi
    • Akarsu biriktirdiği maddelerin boyutları, akarsuyun akımıyla doğrudan ilgilidir.
    • Akarsu akımı fazla iken kil, mil ve alüvyon gibi küçük maddeleri taşırken, iri çakılları biriktirir.
    • Akım azaldığında ise zaten iri çakılar taşımadığı gibi artık kil, mil ve alüvyonları da biriktirmeye başlar.
    • Akarsu yatağında birikmiş çakıllar akarsuyun akımının fazla olduğu, alüvyonlar ise akımının azaldığı dönemlere aittir.
  • 108. Akarsu Biriktirmesi
    • Akarsuyun biriktirdiği maddelerin boyutu akımına göre de değişir. Bu nedenle akarsu yatağında incelemelerle geçmişe ait bulgular elde edilebilir.
  • 109. Akarsu Biriktirme Şekilleri
    • Alüvyon
    • Birikinti konisi
    • Birikinti yelpazesi
    • Dağ Eteği Ovası
    • Dağ İçi ovası
    • Taban Seviyesi ovası
    • Irmak Adası
    • Delta
    • Taraça
  • 110. Alüvyon
    • Akarsu biriktirmesi ile oluşan çok ince maddelerden oluşan topraklardır.
  • 111. Birikinti Konisi ve Yelpazesi
    • Yamaçlardan inen sel sularının dağ eteğinde eğimin azalmasıyla taşıdığı maddeleri koni şeklinde yayarak biriktirmesi ile oluşur. Ülkemizde çok sayıda birikinti konisi vardır. Muş Ovası,Erzincan Ovası,Bolu Ovası bunlardan bir kaçıdır.
  • 112. Birikinti Konisi
  • 113. Dağ Eteği Ovası
    • Birikinti konileri dağ eteği boyunca zamanla birleşince hafif dalgalı bir ova meydana gelir bu tür ovalara dağ eteği ovası adı verilir. İtalya'da Alp dağları ile Po ovası arasında bulunan PİEDMONT ovası bir dağ eteği ovasıdır.
  • 114. Dağ Eteği Ovası
  • 115. Dağ İçi Ovaları
    • Dağlık alanların iç kısımlarında eğimin azaldığı yerlerde meydana gelirler. Dağiçi ovaları Türkiye gibi engebeliliğin fazla olduğu ülkelerde daha fazla görülür. Ülkemizde de en fazla Doğu Anadolu Bölgesinde yaygındır. Muş, Erzincan ovaları gibi.
  • 116. Dağ İçi Ovası
  • 117. Taban Seviyesi Ovası
    • Akarsuların denize yaklaştığı yerlerde, deniz seviyesine yakın yükseltilerde eğimin azalmasına bağlı olarak oluşan ovalardır. Bu ovalarda akarsular menderesler çizerek akarlar.
  • 118. Taban Seviyesi Ovası
  • 119. Irmak Adası
    • Akarsuyun yatak eğiminin azaldığı ve genişleyerek aktığı yerlerde taşıdığı çakıl, kum ve alüvyonları biriktirmesi ile oluşurlar.
  • 120. Irmak Adası
    • Akarsuyun yatak eğiminin azaldığı ve genişleyerek aktığı yerlerde taşıdığı çakıl, kum ve alüvyonları biriktirmesi ile oluşurlar.
  • 121. Irmak Adası
  • 122. Delta
    • Denize ulaşan akarsuyun taşıma gücü birden bire sona erer. Bu nedenle alüvyonlar akarsuyun döküldüğü yerde çökebilir. Ve zamanla delta ovaları meydana gelebilir. Seyhan,Ceyhan,Yeşilırmak ve Kızılırmak deltaları bu şekilde meydana gelmiştir.
  • 123. Delta
    • Gel-Git'in etkili olduğu kıyılarda akarsuların getirdiği alüvyonlar sürekli derinlere taşındığı için buralarda birikme olmaz .
    • Kuzeybatı Avrupa akarsuları ağızlarında delta oluşmayışının temel nedeni bölgede etkili gel-git olaylarının olmasıdır.
  • 124. Delta
    • Kıta sahanlığının geniş=Kıyının sığ=az derin olduğu alanlarda delta oluşumu daha kolaydır.
    • Ege kıyılarında deniz birden derinleşmez. Bu nedenle delta oluşumu Akdeniz ve Karadeniz’e göre kolaydır.
  • 125. Delta
    • Akarsuların bol alüvyon getirmesi ve getirdiği alüvyonu deniz içinde biriktirmesi gerekir.
    • Batı Anadolu akarsuları çok alüvyon taşıdıkları için denize döküldükleri yerlerde geniş deltalar oluşturmuşlardır.
  • 126. Bafra ve Çarşamba Deltası
  • 127. Nil Deltası
  • 128. Taraça(Seki)
    • Yatağına alüvyon biriktirmiş akarsuyun bulunduğu alanın yükselmesi ile akarsuyun yeniden hız kazanması ve yatağını derine doğru aşındırması ile oluşur. Bu yönleri ile sekiler yüksekte kalmış eski vadi tabanlarıdır. Sekiler bir birikim şekli olmakla beraber akarsuyun yatağını aşındırması ve derinleştirmesi sonucu oluşturdukları için aynı zamanda aşınım şekillerindendir. Ayrıca Mendereslerde hem aşınım hem de birikim şekillerindendir.
  • 129. Taraça
  • 130.  
  • 131. Ovaların Yararları
    • Yukarıda açıklanan bütün bu biriktirme şekilleri özellikle ovalar ve sekiler yerleşme ve tarım bakımından insan yaşamında büyük değer taşır. Çünkü bu yerlerde eğim az toprak verimli yeraltı suyu bol ve sulama olanakları daha elverişlidir. Bu nedenle alüvyal düzlükler eskiden beri insanların yerleşme yeri olmuşlardır.