Ağ-Kapital / Post-Kapital:
    İstanbul Düğümü

      Özgür Uçkan

        6 Mayıs 2010
        OPAL, İstanbul
Daniel G. Andújar’ın, ağ-temelli arşiv-süreç
       enstalasyonu “Post-Capital” için seçtiği
tarihlemeden, yani Berlin Duv...
Kapitalizmin “ağ hali”, rekabet ve işbirliği,
  tahakküm ve katılım arasındaki antagonist ilişki
     yoluyla onun sonrası...
Ağların Ekonomi Politikası
Ağ Kapitalizmi: Ağ kapitalizmin karşıtını mı yaratıyor?
kriz mi, paradigma dönüşümü mü?
    Bu son küresel kriz, bir "kriz"den çok, bir
    "paradigma dönüşümü"nün işareti.
    O...
paradigma dönüşümü
1929 "Büyük Buhran"ına hiç benzemiyor bu
kriz.
Birer "değişim işareti" olan 1855 veya 1973
krizlerini a...
paradigma dönüşümü
Bu, ölçek ekonomilerinin çöküşü,
esnek ve geçişken kapsam
ekonomilerinin yükselişi, temel
ekonomik gird...
yeni paradigma
Küreselden ulusala doğru bir kurumsal değişim
yaşanacak (IFC, IMF, WB, WTO, OECD, OPEC, APEC,
NAFTA, hatta ...
yeni paradigma
Ekonomiyi teknolojik inovasyon, enerji ve gıda yönlendirecek.
Küresel “denge oyunu” değişiyor. Oyunun kural...
paradigma dönüşümü
• Ölçek ekonomilerinden kapsam [capacity]
  ekonomilerine,
• endüstriyel üretimden esnek ağ üretimine,
...
“küresel ağ kapitalizmi”
 •   Küresel yönetişim: yeni kurumlar
 •   Teknoloji (BİT, nanoteknoloji, biyoteknoloji, genetik,...
ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu
  • Toni Negri ve Michael Hardt, “İmparatorluk” adlı
    kitaplarında, Fordizm sonrası...
ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu
  •   Bilgisayar teknolojisi ve internet, ekonomik değil askeri
      bir bağlam içeri...
ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu
  • Küreselleşme sosyal ilişkilerin esnetilmesi
    olarak tanımlanabilir. Zaman-mekan...
ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu
  • Burada yeni olan şey, bu organizasyonlar ve
    sosyal ağların küresel olarak dağı...
yabancılaşma ve diyalektik mantık
  •   “İnsan özünün gerçekleşmesi olarak katılımcı demokrasi,
      üretim araçlarının ö...
işbirliği ve rekabet
•   Olumsuzluk ve çatışma olarak insan özü: Her insan
    (kendisi-için-olmak, kimlik), başkalarıyla ...
işbirliği ve rekabet
•   Bilgi kapitalizmi içinde işbirliği ve rekabet antagonistik bir
    ilişki içindedir.
•   Rekabet ...
internet: antagonist eğilimlerin alanı
   • İnternet ekonomisine bir örnek: Rekabetin
     işbirliğine antagonistik tecavü...
internet: antagonist eğilimlerin alanı
   •   Tipik Web 2.0 uygulamaları kullanıcılar için bedava; kazanç
       bu serbes...
internet: antagonist eğilimlerin alanı
   •   Seyircinin metalaşması: “Çünkü seyirci gücü üretilir, satılır,
       satın ...
internet: antagonist eğilimlerin alanı
   • Web 2.0: “google’layan”, YouTube’a video yükleyen,
     MySpace, Facebook ve L...
e-tahakküm / e-katılım
•   Bu yapısal antagonizm, karşıtların karşılıklı
    bağımlılığını beraberinde getirdiğinden, işbi...
işbirliğinin kolonileştirilmesi
  • Ulusötesi bilgi kapitalizmi, rekabet mantığının
    tahakkümünde, işbirliği kavramını
...
ulus-ötesi bilgi toplumunun
     antagonizmaları




  Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Informa...
ağ-kapital / post-kapital
• “Ağ kapitalizmi” kavramı özünde antagonist bir
  ikiliği barındırır.
• Bilgi ağları ortaklaşa ...
ağ-kapital / post-kapital: ara-dünya

  • Ağ işbirliği ve paylaşım demek.
  • Kapitalizm ise rekabet mantığının
    egemen...
internet: antagonist eğilimlerin alanı
   • İnternet ve toplum arasında, geleneksel medyanın
     bize anlattığının tersin...
internet ve ulus-devlet
• Küresel ağ kapitalizmine entegre olmakta
  sorun yaşayan ulus-devletler bu antagonist
  ilişkiyi...
iktidar, bilgi ve iletişim
• Her iktidar, uyruklarının bilgiye erişimini ve
  aralarındaki iletişimi denetlemeyi hayal
  e...
post-kapital’e doğru?
• Bilgi ve ağ ekonomisinin küresel ekonominin özü
  haline geldiği bir dönemde teknolojik gelişmeyle...
katılım teknolojileri
•   Katılımı mümkün kılan araçlar
•   Bir harakete geçirici olarak BİT
•   Sanal topluluklar
•   Sma...
internet ve sosyal hareketler
      “İnternetin toplumsal muhalefet hareketleri tarafından kullanımıyla ilgili farklı teor...
dijital aktivizm
•   Sosyal ve ekonomik hayatımıza gömülü hale gelmiş ve dünya ile
    aramızda bir “arayüz”e dönüşmüş ola...
dijital aktivist grupların işlevleri
   •   Advocacy / savunuculuk
   •   Campaign / kampanya
   •   Reporting / raporlama...
post-kapital’e doğru?
•   Dönüşümün asıl aktörü ağ-kapital’de birer “geçici otonom
    bölge” (T.A.Z.) olarak davranan top...
mesela: “protokol”
•   “Bir ağda aktiviteyi düzenleyen şey düğümleri
    arasındaki protokoldür. Mesela TCP/IP protokol ta...
Kent: Ağ Topografyasında Bir Düğüm
        Kapitalin Organizasyonu
kentler arası ağ topografyasında kapital
        ilişkilerinin organizasyonu
    • 21.Yüzyıl, bir “kent yüzyılı” olarak
  ...
kentler arası ağ topografyasında kapital
        ilişkilerinin organizasyonu
    • Belli sektörlerde ön plana çıkan büyük ...
kentler arası ağ topografyasında kapital
        ilişkilerinin organizasyonu
    • Küresel ağlarda kentler birer düğüm ola...
kent (bilgi ve ağ) ekonomisi
   •   Bilgi genellikle kentlerde üretilir, işlenir, değiş tokuş
       edilir ve pazarlanır....
inovasyon hub’ları olarak kentler
   • Kentler, küresel ekonominin yönlendirici dinamiği
     haline gelmiş inovasyonun od...
yaratıcı endüstriler ve kentler
   • Yaratıcı endüstriler, kentlerde, öncelikle de ağ-
     geçidi kentlerde en uygun ekos...
kentsel ağ topografyasının
           karanlık yüzü
•   Kentler, özellikle de ağ geçidi kentler,
    sundukları“yığın avan...
kentsel ağ topografyasının
           karanlık yüzü
•   Rant arayışı, yerel yönetimlerin ortaklığıyla kenti
    dönüştürüy...
kentsel ağ topografyasının
           karanlık yüzü
•   Yerel yönetimler, dezavantajlı topluluklar başta olmak
    üzere s...
sosyal kent hareketleri ve post-kapital
    •   Ekonominin ağ yapısı, ağ-kapital’in kent
        düğümlerinde de, tıpkı kü...
sosyal kent hareketleri ve post-kapital
    •   Bilgi ve iletişim teknolojileri ve yurttaş katılımı odaklı yeni
        iş...
sosyal kent hareketleri ve post-kapital
       Dezavantajlı kesimlerin dahil olduğu topluluk ağları, kent
       ekonomisi...
sosyal kent hareketleri ve post-kapital
    İstanbul örnekleri:
     •   Sulukule bölgesinin yıkımına direnen topluluk ağl...
ağ-kapital / post-kapital
        İstanbul düğümü
ağ = olasılık
• Andújar’ın “Post-Kapital Arşiv: 1989 - 2001”
  enstalasyonunun kapsadığı imgelerin
  oluşturduğu veri bank...
ağ-kapital düğümü İstanbul’un post-
          kapital geleceği
 •   Post-Kapital Arşiv’de yer alan imgeler bizlere yabancı...
1996, Susurluk kazası
2007, Hrant Dink cinayeti
1999, Marmara Depremi
2010, Tekel işçileri direnişi
28 Şubat post-modern darbesi
2009, emekli kuvvet komutanlarının tutuklanması
ağ=bellek
• Bu tarihlemeler ve uyandırdığı imgeleri
  işbirliği mantığının egemen olduğu bir
  ortaklık temelinde okuyup b...
ağ=imkan
• Andújar’ın dediği gibi, sanatın sorumlu
  olması gerek.
• Estetik yeterli değil.
• Sanat etik olmalı.
• Post-Ka...
Teşekkürler...
O uckan   ag-kapital-post-kapital - 060510
O uckan   ag-kapital-post-kapital - 060510
O uckan   ag-kapital-post-kapital - 060510
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

O uckan ag-kapital-post-kapital - 060510

1,933 views
1,780 views

Published on

0 Comments
4 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total views
1,933
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
239
Actions
Shares
0
Downloads
45
Comments
0
Likes
4
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

O uckan ag-kapital-post-kapital - 060510

  1. 1. Ağ-Kapital / Post-Kapital: İstanbul Düğümü Özgür Uçkan 6 Mayıs 2010 OPAL, İstanbul
  2. 2. Daniel G. Andújar’ın, ağ-temelli arşiv-süreç enstalasyonu “Post-Capital” için seçtiği tarihlemeden, yani Berlin Duvarı’nın yıkılışı (1989) ve İkiz Kuleler’in yıkılışından (2001) hareketle, “Küresel Ağ Kapitalizmi” paradigmasına ve “kapitalizm sonrası”na bir bakış...
  3. 3. Kapitalizmin “ağ hali”, rekabet ve işbirliği, tahakküm ve katılım arasındaki antagonist ilişki yoluyla onun sonrasını da haber veriyor. Hem sermaye, hem de başkent olarak Kapital’in ağ topografyasındaki iri düğümlerden biri olarak İstanbul’un da bu anlatıda bir sesi, soluğu var...
  4. 4. Ağların Ekonomi Politikası Ağ Kapitalizmi: Ağ kapitalizmin karşıtını mı yaratıyor?
  5. 5. kriz mi, paradigma dönüşümü mü? Bu son küresel kriz, bir "kriz"den çok, bir "paradigma dönüşümü"nün işareti. Oyunun kuralları değişiyor. “Yaratıcı yıkım” iş başında. Kriz "merkez"de patladı ve oradan küreye yayılıyor. Dolayısıyla "sistemik“… Paradigma dönüşümü başladı ve durdurulamaz.
  6. 6. paradigma dönüşümü 1929 "Büyük Buhran"ına hiç benzemiyor bu kriz. Birer "değişim işareti" olan 1855 veya 1973 krizlerini andırıyor. İlki III. Napolyon döneminin sonunu getirip 3. Cumhuriyet'in kuruluşuyla sonuçlanmıştı; ikincisi ise ölçek ekonomilerinin çöküşünü başlatıp bir yanda finans piyasalarını küreselleştirmiş, diğer yanda da BİT’nin ekonomik yükselişini tetiklemişti. Yalnızca ekonomik değil, sosyal, siyasi, hukuki, kurumsal birer dönüşüm anıydılar.
  7. 7. paradigma dönüşümü Bu, ölçek ekonomilerinin çöküşü, esnek ve geçişken kapsam ekonomilerinin yükselişi, temel ekonomik girdinin ham maddeden bilgiye dönüşmesi sürecidir. Ekonomik ilişkilerin doğası gereği sürecin dönüştürücü etkisi önce reel sektörde görülmeye başlandı, şimdi de sıra finansta.
  8. 8. yeni paradigma Küreselden ulusala doğru bir kurumsal değişim yaşanacak (IFC, IMF, WB, WTO, OECD, OPEC, APEC, NAFTA, hatta bir “network devlet” olarak EU). Ve büyük bir olasılıkla bir “Dünya Finans Örgütü” (WFO). Yönetişim derinleşecek. Küresel finansal sistem yeniden yapılanarak yüzünü "yeni" reel sektörlere dönecek; geleneksel sanayi de ancak yeni teknolojilerle kurduğu ilişki ve yeni "realite"ye dönüşme gücü sayesinde ayakta kalabilecek. Askeri-endüstriyel komplekslerin ve oligopollerin devri kapandı.
  9. 9. yeni paradigma Ekonomiyi teknolojik inovasyon, enerji ve gıda yönlendirecek. Küresel “denge oyunu” değişiyor. Oyunun kuralları değişiyor. Tek taraflı dünya düzeni, ABD’nin ekonomik hegemonyası artık mümkün değil. ABD inovatif ve teknolojik gücünü de kaybediyor. Tüm taraflar iktidarlarını paylaşmak zorunda. Önce hammadde devleri eridi, sonra askeri-endüstriyel kompleksler, şimdi de sıra eski ekonominin son kalesi finansta. Bunu yeni bir sistemik yapılanma izleyecek. İlk darbenin tetiklediği BİT’nin ekonomik yükselişi doruğuna ulaşacak. Temel ekonomik girdinin hammaddeden bilgiye dönüşümü süreci tamamlanacak. BİT ve ileri teknolojiler ekonomik ve sosyal hayatın bütününe “gömülü” hale gelecek.
  10. 10. paradigma dönüşümü • Ölçek ekonomilerinden kapsam [capacity] ekonomilerine, • endüstriyel üretimden esnek ağ üretimine, • kol gücünden bilgi gücüne, • ulus-devletlerden ulus-ötesi İmparatorluk’a, • tek-kutuplu dünyadan çok-kutuplu, gayri-merkezi ve dağıtık, mekanı tümüyle kuşatan ağ-dünyaya geçiş paradigması... • Son küresel krizin adını koyduğu bir paradigma bu: Küresel Ağ Kapitalizmi...
  11. 11. “küresel ağ kapitalizmi” • Küresel yönetişim: yeni kurumlar • Teknoloji (BİT, nanoteknoloji, biyoteknoloji, genetik, enerji, çevre teknolojileri, vb.) • Doğrudan piyasa iletişimi / networking • İşbirliği ağları • İnovasyon hub’ları: yeni “şehir devletleri” mi? • Ağırlıklı sektörler: BİT, gıda, enerji, çevre • Finans – ağ yönetişimi • Dolara alternatif küresel para birimi • Yeni küresel/yerel dengeler • “Ekonomik Havzalar”: yeni bölgesel kalkınma modelleri • Kümelenmeler…
  12. 12. ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu • Toni Negri ve Michael Hardt, “İmparatorluk” adlı kitaplarında, Fordizm sonrasında egemenliğin, tek bir kural mantığı altında birleşmiş bir dizi ulusal ve ulus-ötesi örgütlenmeden oluşan yeni bir biçim aldığını söyler. Bu küresel sistemi “İmparatorluk” olarak adlandırırlar. • Bu, gayri-merkezi, mekanın tamamını kuşatan, tüm “uygar” dünyayı egemenliği altına alan ve egemenliğini sınırlandıracak hiç bir mekansal sınırın bulunmadığı bir sistemdir. • “Yatay olarak eklemlenmiş dinamik ve esnek bir sistemik yapı”dır bu.
  13. 13. ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu • Bilgisayar teknolojisi ve internet, ekonomik değil askeri bir bağlam içerisinde geliştirildi. İkinci Dünya Savaşı bilgisayarı, soğuk savaş da interneti getirdi. Ama bu teknolojilerin topluma yayılması, kapitalizmin ekonomik olarak yeniden yapılanması bakımından oynadıkları asli rol yüzünden oldu. • Bilgisayar ağları, küresel ağ kapitalizminin doğuşunu mümkün kılan teknolojik temeldir. Bu, ekonomik, politik ve kültürel sermaye birikimini sibermekanı ve diğer yeni küresel koordinasyon ve iletişim teknolojilerini kullanan ulusötesi ağ organizasyonları üzerinde temellendirmeyi mümkün kılan birikim, düzenleme ve disiplin rejimleri olarak tanımlanabilir.
  14. 14. ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu • Küreselleşme sosyal ilişkilerin esnetilmesi olarak tanımlanabilir. Zaman-mekan içerisinde iletişim ağlarının faaliyetidir bu. Küreselleştiren bir sosyal sistem, sınırlarını zaman-mekan içerisinde genişletir; bunun bir sonucu olarak, sosyal ilişkiler daha geniş zamansal ve mekansal uzaklıklarda geliştirilebilir. • Küresel ağ kapitalizmi ulusötesi bir örgütsel modele dayanır: Ulusal sınırları aşan organizasyonlar...
  15. 15. ulus-ötesi ağ kapitalizminin doğuşu • Burada yeni olan şey, bu organizasyonlar ve sosyal ağların küresel olarak dağıtımı, aktörler ve alt kültürlerin küresel olarak konumlanması ve dinamik olarak değişmeleri (sürekli yeni düğümler eklenebilir veya çıkarılabilir) ve sermaye, para, iktidar, insanlar ve bilgi akışlarının küresel olarak ve çok hızlı bir şekilde işlenmesidir. • Küresel ağ kapitalizmi dinamik bir göçebe sistemdir. Öyle ki, bu sistem ve bileşenleri, sürekli olarak sınırlarını değiştirmek ve sermaye birikimi hedefi doğrultusunda farklı sistemleri kapsamak veya dışlamak yoluyla yeniden organize olur.
  16. 16. yabancılaşma ve diyalektik mantık • “İnsan özünün gerçekleşmesi olarak katılımcı demokrasi, üretim araçlarının özel mülkiyetinin ortadan kaldırılmasını ve boş zamanın teknolojik olarak fazlalaştırmasını gerektirir.” • Toplumun özü olarak işbirliği • Kapitalizm: Araçsal akıl (özleri dışındaki hedeflerin araçları olarak insanlar), rekabet mantığının tahakkümü: Bir grubun diğerlerinin zararına kaynakları biriktirmesi ve kullanması • Yanlış toplum olarak rekabetçi toplum • Doğru ve akla uygun toplum olarak işbirliğine dayalı toplum • İşbirliğine dayalı, katılımcı bilgi toplumu: Daha-değil (Ernst Bloch) (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  17. 17. işbirliği ve rekabet • Olumsuzluk ve çatışma olarak insan özü: Her insan (kendisi-için-olmak, kimlik), başkalarıyla (başkası-için- olmak) ilişki içinde ve o ilişki aracılığıyla varolur. • Rekabet: Bu karşıtlığın, farklılığa yer vermeyen bir birliğin tahakkümü altında ortadan kaldırılması: Başkalarına karşı rekabet mantığı, bir grubun diğerleri karşısında avantajına dönüşür (yani sömürü: zenginler zengindir, çünkü yoksullar zenginlerin refahı ele geçirmesi yüzünden yoksullaşmışlardır) • İşbirliği: Farklılık içindeki birliğin egemenliği altında antagonizmanın ortadan kaldırılması: Birlikte çalışma mantığı herkesi için avantaj yaratır. (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  18. 18. işbirliği ve rekabet • Bilgi kapitalizmi içinde işbirliği ve rekabet antagonistik bir ilişki içindedir. • Rekabet eğilimine örnekler (birikim mantığı): Bilgi tekelleri (Microsoft, Google, vb.), dijital uçurum, kırılgan (precarious) bilgi emeği, bilgi savaşları, elektronik gözetim, internet sansürü, çevrimiçi itibar birikimi, siber nefret, metalaşmış sanal topluluklar, dezenformasyon • İşbirliği eğilimine örnekler (birikim ve metalaşma mantığının olumsuzlanması): dijital armağan ekonomisi, dosya paylaşımı, özgür yazılım, açık içerik, alternatif telif sistemleri (Creative Commons), Wikipedia, siber protesto, e-katılım, işbirliği temelli sanal topluluklar, çevrimiçi yurttaş gazeteciliği (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  19. 19. internet: antagonist eğilimlerin alanı • İnternet ekonomisine bir örnek: Rekabetin işbirliğine antagonistik tecavüzü => İnternet- armağan-meta-ekonomisi • Kapitalizmin yapısal krizleri • dot.com krizi, 2000 (birikim ve kurgusal borsa hareketlerindeki mevcut değer antagonizmi) • Yeni sermaye birikim stratejileri • Web 2.0, “Sosyal Yazılım” (Google, MySpace, YouTube, Facebook, StudiVZ, Friendster, etc.) (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  20. 20. internet: antagonist eğilimlerin alanı • Tipik Web 2.0 uygulamaları kullanıcılar için bedava; kazanç bu serbest erişim sayesinde yüksek kullanıcı sayılarına ulaşılması, kullanıcının ürettiği içerik ve üçüncü taraflara reklam satmak yoluyla elde ediliyor. Daha çok kullanıcı, reklam oranlarının artmasıyla daha çok potansiyel kazanç demek. • Armağan ilkesi kapitalizmin mantığına aşkındır, ama kapitalizm altında kapsanır, sermaye birikiminin bir aracı haline getirilir. İnternet armağanı ikili bir karaktere sahiptir: hem denge sağlayıcı hem de ideolojik ve potansiyel olarak dengesizleştiricidir; hem rekabet hem de işbirliği özelliklerine sahiptir. (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  21. 21. internet: antagonist eğilimlerin alanı • Seyircinin metalaşması: “Çünkü seyirci gücü üretilir, satılır, satın alınır ve tüketilir, bir fiyatı vardır ve bir metadır. (...) Seyirci üyeleriniz bedeli ödenmemiş çalışma zamanınıza katkıda bulunur ve karşılığında program malzemesi ve açık reklamlara maruz kalırsınız.” (Dallas Smythe, Communications: Blindspot of Western Marxism, 1981/2006). • Seyirci ücretsiz çalışır. Medya tüketimi, seyirciyi müşterilere reklam biçiminde satılan bir metaya dönüştüren üretici emektir. • İnternet: artı değerin üreticileri olarak üretici-tüketiciler (prosumer), ücretsiz çalışırlar; bedava içerik üreten kullanıcılar, küresel emek dışalım kaynağıdır (değer azalırken verimlilik artar ve artı değer oranı yükselir) (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  22. 22. internet: antagonist eğilimlerin alanı • Web 2.0: “google’layan”, YouTube’a video yükleyen, MySpace, Facebook ve Linkedin’deki profillerini güncelleyen kullanıcılar, reklam müşterilerine satılan bir seyirci metası oluştururlar. • Geleneksel kitle iletişim araçlarındaki seyirci metası ile internetteki arasındaki fark, alıcıların üretici-tüketici (prosumer) olmaları, kullanıcı üretimli içerik, kullanıcıları sürekli olarak aktif ve yaratıcı olmaları, topluluklar kurmalarıdır. Bu, internetin çoktan-çoka iletişim niteliğinden kaynaklanır. • İnternet seyirci metası, bir üretici-tüketici metasıdır. (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  23. 23. e-tahakküm / e-katılım • Bu yapısal antagonizm, karşıtların karşılıklı bağımlılığını beraberinde getirdiğinden, işbirliği ve rekabet yanlızca bilgi kapitalizminin karşıt eğilimleri olmakla kalmaz, sürekli birbirlerinin alanına el uzatırlar. • İşbirliğine dayalı, katılımcı bilgi toplumu henüz kurulmamıştır; ancak gelişme halindedir ve dinamikleri mevcut toplum modeliyle uzlaşmaz ilişki içindedir. • Bu karşıtlığın bir tarafında e-katılım ve paylaşım ekonomisi, öteki tarafında e-tahakküm ve kıtlık ekonomisi vardır. (Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008)
  24. 24. işbirliğinin kolonileştirilmesi • Ulusötesi bilgi kapitalizmi, rekabet mantığının tahakkümünde, işbirliği kavramını kolonileştirmeyi şimdilik başarır. “Katılımcı” yönetim, ekip çalışması, “stratejik” ortaklıklar, kurumsal sosyal sorumluluk bunun örnekleri. • Bu, disiplin toplumundan (kendini-)denetleyen bir topluma geçiş aşamasıdır. (Deleuze) • Şimdilik, Ernst Bloch’un deyimiyle bir “daha- değil” [not-yet]. • Ama o gün geldiğinde kapitalizmin burada olmayacağı ortada.
  25. 25. ulus-ötesi bilgi toplumunun antagonizmaları Christian Fuchs, Internet and Society: Social Theory In the Information Age, Routledge, 2008
  26. 26. ağ-kapital / post-kapital • “Ağ kapitalizmi” kavramı özünde antagonist bir ikiliği barındırır. • Bilgi ağları ortaklaşa üretim ve metaların bireysel mülkiyeti arasındaki antagonizmi güçlendirir. • Ağ yapısı kapitalizmin temellerini oyuyor. • Kapitalist birikim ve artı değer yaratma süreci artık ağ yapılanmasına, ağ üzerinde gelişen işbirliklerine, ortaklaşa gayrimaddi emeğe, inovasyon ağlarına, bilginin üretim, erişim, paylaşım, yani değer yaratma sürecinin açık, kesintisiz, yatay koordinasyonlu ağlar temelinde gelişmesine bağlı.
  27. 27. ağ-kapital / post-kapital: ara-dünya • Ağ işbirliği ve paylaşım demek. • Kapitalizm ise rekabet mantığının egemen olduğu bir araçsal akıl ürünü. • Kapitalizm üretim araçlarının özel mülkiyeti üzerinde temelleniyor, ağ ise üretim araçlarını erişilebilir kılıp paylaşıma açarak mülkiyetin altını oyuyor. • Rekabet ve işbirliğinin antagonist birlikteliğinin yaşandığı bir ara-dünyadayız.
  28. 28. internet: antagonist eğilimlerin alanı • İnternet ve toplum arasında, geleneksel medyanın bize anlattığının tersine tek boyutlu değil, çok boyutlu ve antagonistik bir ilişki vardır: • Kimi internetin suça, ahlaki çöküşe, köktenciliğe, terörizme, dilin yozlaşmasına, bilgi çöplüğüne, fikir hırsızlığına, insanların birbirlerinden yalıtılmasına yol açtığını iddia eder; • kimi de demokrasi, özgürlük, refah, işbirliği, yeni işler, ekonomik büyüme, katılım, daha iyi eğitim gibi değerleri getirdiğini... • Ama internet “antagonist eğilimlerin bir alanı”dır ve mevcut risklerle birlikte mümkün fırsatlar sunar.
  29. 29. internet ve ulus-devlet • Küresel ağ kapitalizmine entegre olmakta sorun yaşayan ulus-devletler bu antagonist ilişkiyi ısrarla tek boyutlu bir düzleme indirgemeye çalışır ve internete yönelik ciddi bir tehdit algısı geliştirir. Bu algı, yeni yönetsel paradigmalara uyumsuz doğalarının bir sonucudur. • Bu devletler internete yasakçı bir zihniyetle yaklaşır; tehdit olarak gördüğü bilgi akışını tamamen denetimleri altına almaya çalışır.
  30. 30. iktidar, bilgi ve iletişim • Her iktidar, uyruklarının bilgiye erişimini ve aralarındaki iletişimi denetlemeyi hayal eder. • Ama internet, "küresel", "gayri- merkezi", "açık", "sınırsız", "etkileşimli", "kullanıcı-denetimli" ve "altyapıdan-bağımsız”... • Bilgi iktidardan kaçar. Merkezi olmayan ve sınır-ötesi ağlar üzerinde dolaşan bilgiyi tamamen denetlemenin imkanı yoktur.
  31. 31. post-kapital’e doğru? • Bilgi ve ağ ekonomisinin küresel ekonominin özü haline geldiği bir dönemde teknolojik gelişmeyle büyüyen "ağ etkisi" kapitalizmi dönüştürüyor. • Bu paradigma dönüşümünün özünü, ağ yapılarıyla birbirine bağlanan değer "hub" ve düğümlerinin baskın hale gelmesi, yani "ağ kapitalizmi" oluşturuyor. • P2P ekonomisi (peer economy), "wikinomics", paylaşım ekonomisi, armağan ekonomisi, siyasetin giderek teknoloji bağımlı hale gelmesi... • Hepsi bu dönüşümün bir sonucu.
  32. 32. katılım teknolojileri • Katılımı mümkün kılan araçlar • Bir harakete geçirici olarak BİT • Sanal topluluklar • Smart Mob’lar • Kullanılabilirlik ve etkileşim • Web 2.0 ve sonrası • Bir eylem örgütlenmesi olarak enformasyon tasarımı • Mobil internet • Sosyo-teknik ağlar • …………..
  33. 33. internet ve sosyal hareketler “İnternetin toplumsal muhalefet hareketleri tarafından kullanımıyla ilgili farklı teorik ve politik yaklaşımlar olduğu bir gerçek. Bu yaklaşımları kabaca sınıflayacak olursak; • birinci grubu internetin ekonomik, sosyal, kültürel ve bilişsel dünyada bir devrim yaptığını, cümle insanlık problemlerinin bu ulvi araç üzerinden çözüleceğini, politik süreçlerden ve karar mekanizmalarından dışlanan yurttaşların daha katılımcı ve şeffaf demokrasiye bu araç üzerinden kavuşabileceklerini savunanlar oluşturuyor. • İkinci grubu; internetin de diğer pek çok yeni araç gibi neoliberal politikaların yeni bir sömürü aracı olduğunu, sadece üst orta sınıftan gençlerin ve beyaz yakalıların kullanabildiği bu aracın insanları birbirine yabancılaştırdığını, geniş kitleler tarafından kullanılmadığı için toplumsal mücadele aktörleri için asla yaygın medya araçlarının yerini tutamayacağını düşünenler oluşturuyor. • Bir de internetin iktidar sahipleri tarafından kontrol edilmeye ve biçimlenmeye, sermaye tarafından yönlendirilmeye çalışıldığı, erişim engelleri nedeniyle geniş toplum kesimlerinin dışlandığı, ırkçı-cinsiyetçi şiddet söylemleriyle sarmalandığı gerçeğinin farkında olarak, her şeye rağmen burayı da bir mücadele alanı olarak kabul edenler var. “ (Gamze Göker, “Yeni Toplumsal Hareketler ve İnternet İlişkisi”, Evrensel Kültür, Aralık 2009)
  34. 34. dijital aktivizm • Sosyal ve ekonomik hayatımıza gömülü hale gelmiş ve dünya ile aramızda bir “arayüz”e dönüşmüş olan internet, doğal olarak aktivizmin de ayrıcalıklı alanlarından biri haline geliyor. • Dijital aktivizmin tarihi, internetin tarihiyle eşzamanlıdır. Hatta ilk ağ deneyimlerine kadar gider. • Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ve bu teknolojiler aracılığıyla yaratılmış ağların farklı aktivist amaçlar için kullanımı geniş bir yelpazeye yayılır. • Ama kullanıcı deneyimini öne çıkaran ve etkileşim boyutunu derinleştiren Web 2.0 dönemi ile birlikte “dijital aktivizm” çeşitlenmiştir. • Sosyal ağlar bu aktivizm türünün ayrıcalıklı mecrasıdır. • Bu aktivizm türünün en önemli dezavantajı “dijital fanus etkisi”dir. • Dijital aktivizm, dijital olmayan hedeflere yönelik olarak ancak “hibrid” yapılarda işe yarayabilir: Yani sokakla buluştuğu zaman. ...
  35. 35. dijital aktivist grupların işlevleri • Advocacy / savunuculuk • Campaign / kampanya • Reporting / raporlama • Lobbying / lobi • Watchdog /izleme • Street Action / gösteri • Legal Assistance / hukuksal danışmanlık • Capacity Building / kapasite geliştirme • Network Mapping / ağ haritalama • Funding / fonlama
  36. 36. post-kapital’e doğru? • Dönüşümün asıl aktörü ağ-kapital’de birer “geçici otonom bölge” (T.A.Z.) olarak davranan toplulukların ta kendisi. • Zapatistalardan Latin Amerika’daki katılımcı ağ ekonomisi deneyimlerine, “hactivist”lerden alter-küreselleşme taraftarlarına, Avrupa'daki Korsan Parti örgütlenmelerinden Peru'daki ağ gerillalarına, özgür yazılım topluluklarından hacker etiğini canlandırmaya çalışan yeni örgütlenmelere çok geniş bir yelpaze söz konusu. • Yeni katılım teknolojileri siyaseti dönüştürmek için medyayı da dönüştürmek zorunda. Bir siyaset platformu olarak medyanın "bireylerin ve sivil yapıların" eline geçmesi gerek. • İşbirliği odaklı bir toplum mümkün mü? • Bu sorunun ucu hala açık...
  37. 37. mesela: “protokol” • “Bir ağda aktiviteyi düzenleyen şey düğümleri arasındaki protokoldür. Mesela TCP/IP protokol takımı internet'i düzenler, ticari sözleşme protokol olarak serbest pazarı düzenler, "commonsense" algısal bir protokol olarak sosyal ağları düzenler. • Post-kapital toplum kendi protokollerini bağımsızca kendi yazabilen bir toplum olarak görülebilir (örneğin sivil ve daimi değişime açık anayasa). • Ancak öncelikle bu anlayışın yaygınlaşması gerekiyor. • Protokol okur yazarlığını arttırmak için neler yapabiliriz?” Burak Arıkan
  38. 38. Kent: Ağ Topografyasında Bir Düğüm Kapitalin Organizasyonu
  39. 39. kentler arası ağ topografyasında kapital ilişkilerinin organizasyonu • 21.Yüzyıl, bir “kent yüzyılı” olarak adlandırılıyor. • 2020 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşayacağı öngörülüyor. • "Kent ekonomileri" (urban economics), ağlar üzerinde örgütlenerek küresel ekonominin odak noktaları haline geliyor. • World Mayor Organization gibi uluslararası örgütler büyük kentlerin yerel yönetimlerini birbirine bağlayarak, ulus-devlet sınırlarını aşan örgütlenmeleri ortaya çıkarıyor.
  40. 40. kentler arası ağ topografyasında kapital ilişkilerinin organizasyonu • Belli sektörlerde ön plana çıkan büyük kentler (finans, yaratıcı endüstriler, ICT, ileri teknolojiler vb.) birbirileri arasında özel ağlar kurarak küresel ekonomide önemli bir etki yaratıyor. • İnovasyon ve Ar-Ge alanında büyük kentler birer inovasyon hub'ı olarak davranıyor ve inovasyon networklerinin organizasyonunda belirleyici oluyor. • Kent teknolojileri altyapı katmanında kentleri birbirine bağlıyor. Ağ teknolojileri kentlerin altyapısal organizasyonda giderek daha fazla yer tutuyor.
  41. 41. kentler arası ağ topografyasında kapital ilişkilerinin organizasyonu • Küresel ağlarda kentler birer düğüm olarak davranıyor. • Ağ kapitalizminin coğrafyası, düğümler ve bağlantılardan oluşan bir ağ. Bu düğümler, birbirine bağlı ve her biri uzmanlaşmış bir bilgi kaynağı olarak kentler… • Bunlar, sosyal, ekonomik, kültürel ve teknik bağlamda şehirlerin kendine özgü bir ağ topolojisi oluşturduğunu gösteriyor. • Kapital ilişkilerinin düzenlendiği bir ağ topolojisi...
  42. 42. kent (bilgi ve ağ) ekonomisi • Bilgi genellikle kentlerde üretilir, işlenir, değiş tokuş edilir ve pazarlanır. • Kentler, bilgi altyapısı donatısına (üniversiteler, diğer eğitim kurumları vb.) sahiptir; • Eğitimli insan kaynağı mevcuttur; • Elektronik altyapıyla donatılmıştır; • Havaalanlarıyla küresel ekonomiye bağlanmıştır; • Bilginin paylaşıldığı bir yer ve yetenek ile yeni kombinasyonlar için bir kovan olarak güçlü bir işleve sahiptir. • Bu kentler, birer “ağ geçidi”dir (gateway cities)...
  43. 43. inovasyon hub’ları olarak kentler • Kentler, küresel ekonominin yönlendirici dinamiği haline gelmiş inovasyonun odaklandığı alanlardır. • Yoğun kentsel doku ve altyapı, farklı grupların birbirlerine yakın yaşamalarını ve çalışmalarını sağlar; • Bu da onların fikir ve hizmetleri paylaşmalarını mümkün kılar. • Bu kentsel mekân organizasyonu inovasyon yoğunlaşmasını tetikler. • Kentler arası ağ, aynı zamanda bir inovasyon ağıdır.
  44. 44. yaratıcı endüstriler ve kentler • Yaratıcı endüstriler, kentlerde, öncelikle de ağ- geçidi kentlerde en uygun ekosisteme kavuşur; • Alt sektörlerle etkileşimleri kolaylaşır; • Müşterilerine ve pazarlara erişim imkanları artar; • Teknolojik inovasyonun odağında yaşayarak en yeni gelişmelerden yararlanabilirler; • En uygun insan kaynağını buralarda bulurlar; • Bilgi zaten buralarda üretilir ve dünyanın bilgisi de buralara transfer olur..
  45. 45. kentsel ağ topografyasının karanlık yüzü • Kentler, özellikle de ağ geçidi kentler, sundukları“yığın avantajları” (agglomeration advantage), yani ekonomik faaliyetlerin mekânsal kümelenmesi ile, kentsel şebeke morfolojisinin (grid morphology) rant odaklı olarak biçimlenmesini getiriyor. • Bu yapı mutenalaştırma (gentrification) gibi rant yaratma mekanizmalarını güçlendiriyor. • Kentlerin giderek irileşen ağ düğümleri haline gelmesi, artan mobilite, hızlı kentsel büyüme, sektörel kümelenmelerin yarattığı yığınlar, altyapı yetersizlikleri, rant arayışı... bütün bunlar kent ekolojisini de sürdürülemez kılıyor.
  46. 46. kentsel ağ topografyasının karanlık yüzü • Rant arayışı, yerel yönetimlerin ortaklığıyla kenti dönüştürüyor. • Kent içinde özellikle ihmal edilmiş bölgeler, hızla mutenalaştırılıyor. • Dezavantajlı topluluklar, kentin kenarlarına itiliyor, gettolaşma büyüyor. • Öte yandan kent göç almaya devam ediyor. • Kentsel büyüme, sprawl tipi oluşumlarla kanserojen bir hal alıyor. • Enerji, sağlık, eğitim, hijyen, ulaşım, güvenlik gibi hizmetler yetersiz kalıyor. • Yoksulluk, işsizlik ve sosyal dışlanma yoğunlaşıyor.
  47. 47. kentsel ağ topografyasının karanlık yüzü • Yerel yönetimler, dezavantajlı topluluklar başta olmak üzere sorunun paydaşlarını çözüme dahil etmedikleri için, kent yönetilemez hale geliyor. • Yönetsel kriz arttıkça, şiddete varan bir yoğunlukta sosyal dışlama en sık başvurulan yöntem oluyor. • Kentlerde yaratılan “güvenlik adaları” ise bir başka yöntem olarak beliriyor. • Güvenlik başta olmak üzere hizmetler özelleşiyor. • Kamusal alan ticarileşiyor. • Kentin yoksulları yönetsel mekanizmalara dahil olamıyor. Seslerini kaybediyorlar...
  48. 48. sosyal kent hareketleri ve post-kapital • Ekonominin ağ yapısı, ağ-kapital’in kent düğümlerinde de, tıpkı küresel boyutta gösterdiği etkiyi gösteriyor. • Ağlarda rekabet mantığının kolonileştirmesinden kaçan işbirliği imkanları göçebe zonlar halinde dolaşıyor. • Kent ağlarının kapitalist organizasyonuna karşı direniş hem sokakta, hem de ağlarda yükseliyor. • Mutenalaştırma projeleri asıl yüzlerini ifşa eden ciddi direnişlerle karşılaşıyorlar. • Dışlanan toplulukların direnişleri de ağları ve sundukları işbirliği imkanlarını kullanıyor.
  49. 49. sosyal kent hareketleri ve post-kapital • Bilgi ve iletişim teknolojileri ve yurttaş katılımı odaklı yeni işbirliği teknolojileri, dezavantajlı kesimlere bir etki imkanı tanıyor. • Onlara bir ses veriyor. • Farklı bölgelerde farklı amaçlarla gerçekleşen direnişler ağ üzerinde bir araya gelip kritik kütle etkisi yaratabiliyor. • Ağ üzerinde yurttaş katılımı, yerel yönetimler üzerinde demokratik zor kullanarak, dezavantajlı kesimleri birer eylem topluluğuna dönüştürüyor. • Özellikle sağlık, eğitim, ulaşım, hijyen gibi büyük kentsel sorunlar, bu toplulukların katılımcı işbirliği ağları kurmaları için iyi birer temel oluşturuyor. • Bu topluluk ağları aynı zamanda birer medya da yaratıyor ve yurttaş gazeteciliği tarzı örneklere doğru evriliyor.
  50. 50. sosyal kent hareketleri ve post-kapital Dezavantajlı kesimlerin dahil olduğu topluluk ağları, kent ekonomisinde ağ-kapital’e alternatif, post-kapital üretim biçimleri yaratabiliyor: • Latin Amerika’daki ağ-temelli katılım ekonomisi deneyimleri • Güney Asya’daki emek dayanışma ağları • Hindistan’daki gecekondu iletişim ve örgütlenme ağları • Afrika’daki yurttaş gazeteciliği ağları, tecavüz-karşıtı kadın ağları ve sağlık örgütlenmeleri (AIDS-karşıtı ağlar) • ......
  51. 51. sosyal kent hareketleri ve post-kapital İstanbul örnekleri: • Sulukule bölgesinin yıkımına direnen topluluk ağları (http:// www.alternatifsulukule.org/ ;http://sulukulegunlugu.blogspot.com/) ; • Çingene topluluk ağları (http://www.cingeneyiz.org/) ; • Ümraniye mahalle inisiyatifi ve yurttaş gazeteciliği örneği Çınardibi (http:// www.cinardibidergisi.com/) • İMECE-Toplumun Şehircilik Hareketi (http:// www.toplumunsehircilikhareketi.org/) • Konut Hakkı Koordinasyonu (http://konuthakki.com/) • İstanbul eşcinsel örgütlenmeleri (LGBTT Platformu) ve Kaos GL (http:// www.kaosgl.com/) ; • Kent ekolojisi ile ilgili topluluk ağları (http://www.yesiller.org/; http:// yesilgazete.org/ vb.) • Yurttaş gazeteciliği ve bağımsız medya örneği : BİANET (http://bianet.org/) • ---------
  52. 52. ağ-kapital / post-kapital İstanbul düğümü
  53. 53. ağ = olasılık • Andújar’ın “Post-Kapital Arşiv: 1989 - 2001” enstalasyonunun kapsadığı imgelerin oluşturduğu veri bankasının izleyici tarafından ağ temelli bir yapı içinde sorgulanabilmesi, yani projenin açık ağ yapısı da formatıyla kapitalizm sonrası bir olasılıklar ağına gönderiyor. • Her bir imgenin anlamı, onu ilişkilendirdiğimiz diğer imgelerin bağlamında sonsuz olasılıklar dizisini tetikleyerek değişiyor. • Çünkü ağ aynı zamanda olasılık da demek: neredeyse sonsuz kombinezonlar bizim katılımımızla geleceği değiştirme gücüne sahip.
  54. 54. ağ-kapital düğümü İstanbul’un post- kapital geleceği • Post-Kapital Arşiv’de yer alan imgeler bizlere yabancı değil. Küresel ağ kapitalizminde “yabancı” yok. • Hiç bir yer “başka” değil. • Ağ mekanın tamamını kuşatıyor. • Ama ağın bir özelliği de düğümlere güç vermesi. Kentler, özellikle İstanbul gibi büyük, çok merkezli, dağıtık kentler ağ üzerinde ayrıcalıklı işlevlere sahip. • Bu işlevlerden biri küresel bilgi ve kültürü, yani çoğullukları coğrafyaya yedirmekse bir diğeri de de yerellikleri, yerel tekillikleri küresel ağın değer evrenine katmak. • Dolayısıyla kendi olası ağlarımızı kurduğumuz imge-bankası, bize bizim imgelerimizi de çağırıyor. • Ağ-Kapital düğümü İstanbul’un Post-kapital geleceğini hangi imgeler haber verir?
  55. 55. 1996, Susurluk kazası
  56. 56. 2007, Hrant Dink cinayeti
  57. 57. 1999, Marmara Depremi
  58. 58. 2010, Tekel işçileri direnişi
  59. 59. 28 Şubat post-modern darbesi
  60. 60. 2009, emekli kuvvet komutanlarının tutuklanması
  61. 61. ağ=bellek • Bu tarihlemeler ve uyandırdığı imgeleri işbirliği mantığının egemen olduğu bir ortaklık temelinde okuyup bunlardan mümkün geleceğimize açılan bir ağ kurabiliriz. • Böylece küresel ağın bu iri ve karmaşık düğümünde üstümüze düşeni yapabilir, Post-kapital bir geleceğe cesaret edebiliriz. • Çünkü ağ bellektir.
  62. 62. ağ=imkan • Andújar’ın dediği gibi, sanatın sorumlu olması gerek. • Estetik yeterli değil. • Sanat etik olmalı. • Post-Kapital Arşiv, ortak aklımıza oyun ederek bizi geleceğe katılmaya kışkırtıyor. • Ağ, imkandır...
  63. 63. Teşekkürler...

×