Web1 0-web2-0 21-temmuz_2010

  • 1,553 views
Uploaded on

 

  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Be the first to comment
    Be the first to like this
No Downloads

Views

Total Views
1,553
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
4

Actions

Shares
Downloads
1
Comments
0
Likes
0

Embeds 0

No embeds

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
    No notes for slide

Transcript

  • 1. WEB 1.0 ve WEB 2.0WEB 1.0 ve WEB 2.0 Nedir?, FarklarıNedir?, Farkları Nedir?Nedir?
  • 2. Web 1.0, sadece kişilerin veya firmaların tekelinde bulunan internet sitelerinin olduğu, bu siteleri ziyaret eden internet kullanıcılarının sitede sunulan içeriklerden başka herhangi bir bilgi elde edinemedikleri, ve internet kullanıcılarının arasında bilgi paylaşımının olmadığı (İnteraktif Web olarak da bilinen Web 2.0 teknolojisi ile tasarlanan sitelerin aksine; örnek: Wikipedia, blogger,wordpress gibi) sitelerin arkasındaki teknolojidir.
  • 3. Web 2.0 ise 2004 yılından itibaren yaygın kullanılan ve site tasarlanırken kullanılan bir teknolojidir. Web 2.0 teknolojisi ile internet siteleri interaktif bir yapı kazandı, yani bilgi almanın yanında bilgi paylaşmak da gayet olağan bir hal alarak, insanlar arasında etkileşim sağlanmış oldu. Facebook üzerinden paylaşılan yorumlar, gönderilen görseller, like butonu buna bir örnek.
  • 4. WEB 1.0 ve WEB 2.0WEB 1.0 ve WEB 2.0 Arasındaki FarklarArasındaki Farklar
  • 5. 1. Web 1.0’ da HTML (Hyper Text Markup Language) ile oluşturulan siteler yoğunluktaydı. HTML, internet sitesi oluşturmak ve siteye veri eklemek (resim, video gibi görselleri ve metinleri) için kullanılan işaretleme dilidir. Sabit etiketlerden oluşmaktadır ve bu etiketler seçilen paragrafın rengini koyulaştırmak, seçilen bölgeyi ortalamak, kısaltma yapmak vb. gibi, siteyi formatlamak için kullanılırlar. Web 2.0’ da ise XML (Extensible Markup Language) yani Genişletilebilir İşaretleme Dili kullanılmaktadır. Bu şu demek; HTML siteye veri eklemeye ve site görünümünü düzenlemeye yararken, XML ise verinin saklanmasını ve başka ortamlara taşınmasını ve bilgi paylaşımını gerçekleştirir. XML’ de, HTML’ dekinin aksine etiketler sabit değil, kullanıcı tarafından belirlenir. Bu da istenilen bilgilerin hangi etiketler içinde olacağına bizim tarafımızdan karar verilmesine ve bu bilgilerin düzenli bir biçimde saklanmasına yarar. XML tabi ki HTML’ in yerini alması için oluşturulan bir dil değildir ancak HTML’ e göre üstünlükleri çok daha fazladır. Ayrıca HTML işaretleme dilinin yerine XML dili özelliklerine sahip ve HTML’ in yaptığı işlevleri yapabilen XHTML (Extensible HTML) tasarlanmıştır. XHTML , XML dili özelliklerine sahip olduğu için HTML ‘ e göre daha kuralcı bir yapıya sahiptir.
  • 6. 2. Web 1.0’ da sitelerin içeriği sadece site sahibi tarafından belirlenmekteydi. İnternet kullanıcısı bu bilgilere ulaşabilmekten başka bir şey yapamıyordu. Web 2.0 ’da ise insanlar arası bilgi paylaşımı arttı ve siteler giderek daha interaktif bir yapıya büründüler. Bunun yanı sıra yeni Marketing (Pazarlama) türleri de keşfedilmiştir. (Social Media Marketing, New Media Marketing, Facebook Marketing gibi.) Bunun yanı sıra bloglar, mikro bloglar (twitter), youtube, facebook, wikipedia gibi sitelerde bilgi alışverişlerinin yaşandığı ve live stream özelliği ile anlık bilgi akışlarının sağlandığı siteler hayatımızda önemli bir yer tutmaya başladılar.
  • 7. 3. Domain Name Speculation (Domain İsmi Spekülasyonu) Web 1.0’ da çok yaygındı. Amaç, özellikle bulunulan dönemde çok bilinen ve yaygın olan bir kavram ile ilgili bir kelime seçilerek domain adı satın almak ve daha sonra bu domaini başka bir alıcıya (firmalar vb.) yüksek bir fiyata satmaktı. İnternet kullanıcılarının siteye direkt erişimlerini sağlamak (type in traffic - doğrudan adres çubuğuna web sitesi adresini yazarak) için yazmaları kolay ve popüler kelimeler seçilirdi. Ne de olsa web sitelerinin ve paylaşılan içeriklerin sayıları azdı. Ancak Web 2.0 ile site sayılarının, bilgi paylaşımının ve konuların artması ve içeriklerin çeşitlilik kazanması ile site trafiğini artırma mantığı da değişti ve Domain Name Speculation yerini Arama Motoru Optimizasyonuna (Search Engine Optimization) bıraktı. SEO arama motorlarında üst sıralara çıkmayı sağlayan bir optimizasyondur. Tag Cloud (Etiket Bulutu), Page Title, Meta Description Tag, içerik güncelleme, url yapısı, bunlar SEO ’nun temelindeki sadece birkaç örnektir.
  • 8. 4. Web 1.0 ’da Client-Server yapısı mevcuttu. Server, içerisinde tüm bilgilerin saklandığı ve diğer bilgisayarlara bilgileri paylaştıran ana bilgisayardır (sunucu bilgisayar). Bilgilerin ağ üzerinden paylaşımını sağlar. Client ise, serverdaki bilgilerden yararlanma isteğinde bulunan internet kullanıcılarının kullanmış oldukları bilgisayarlara verilen genel addır. Bu noktada, Client-Server yapısı bilgisayarların, serverdan bilgi talebinde bulunması ve serverın bilgisayarlara bilgi aktarımını gerçekleştirmesi anlamına gelir. Web 2.0’ da bu yapının yerine interaktif bir yapıda olan P2P (peer-to-peer) yapısı kullanılmakta. P2P, server üzerinden dosya transferi yerine (Client- Server yapısı), bir software programı kullanarak (emule, bittorent, utorrent gibi) birden çok bilgisayar arasında bilgi (veri) paylaşımını gerçekleştiren bir ağ protokolüdür. Bilgi transferini sağlayan bilgisayarlara peer adı verilmektedir. Burada upload ne kadar açılırsa download hızı da orantılı biçimde artacaktır. Bittorent tit-for-tat prensibi ile bunu gerçekleştirerek leecher ’ların (upload ’ı açmadan download edenler) önüne geçer.
  • 9. 5. Web 1.0 ‘da Portallar yaygındı. Portallar, içinde haber, oyun, spor, e-posta, forum vb. gibi bir çok bölümün bir araya toplandığı ve böylelikle internet kullanıcılarnın bilgiye daha hızlı ve daha kolay erişebildikleri web hizmetleridir. Web 2.0 ’da da Portallar mevcut. Ancak bunun yanında Web 2.0 teknolojisi ile RSS (Really Simple Syndication) ‘ler ortaya çıktı. RSS, sitelerde yayınlanan içeriklerin, bir ortamdan kolayca takip edilebilmesini sağlayan XML tabanlı içerik besleme yöntemidir. Bir sitede RSS var ise, abone olunarak sitede yayınlanacak feed ‘in kullanıcının istediği bir yere düşmesi sağlanabilir. Mesela bir haber sitesinin RSS ‘ ine abone olunduğunda, haber sitesinde yeni çıkacak haberlerin RSS sayesinde kullanıcının belirttiği bir adrese anlık düşmesi gibi. XML işaretleme dili sayesinde verilerin bir ortamdan başka bir ortama taşınması sağlanmakta.
  • 10. 6. Taxonomy (directories) olarak bilinen klasörleme işlemi Web 1.0’ da yaygındı. Birden fazla konudan, içerikten veya internet adreslerinden birbirleri ile alakalı olanlarının sınıflandırılarak aynı kategori altında toplanmasına taxonomy denmektedir. Klasörlerin içinde bulunan web sitelerine, dosyalara yönlendirmeye yarar. Sınıflandırma işlemi sınırlıdır. Mesela; Türkiye’deki haber sitelerinin internet adreslerinin “Haber” klasörü altında toplanması ve başka belirleyici bir kriterin olmaması gibi. Dolayısı ile arama motorunda daha kolay bulunmaya yönelik bir mantık yoktur. Hiyerarşik bir yapı mevcuttur ve insanlar kategorileri kendileri belirler. Web 2.0’ da ise folksonomy (tagging) yani bir konuyu etiketleme vardır. Folksonomy ‘i oluşturan tag‘lardır ve içeriklerin; tanımlanmalarını ve site içerisinde, arama motorlarında kolaylıkla bulunmalarını sağlarlar. Etiket sınırlaması yoktur ve etiketi kullanıcı belirlemektedir. Mesela; haber sitelerinin bulunduğu bir içeriğin etiketleri Haber kelimesinin yanı sıra Hürriyet, Vatan, Milliyet, Site vb. gibi kelimelerden de oluşabilir. Hiyerarşik bir yapı yoktur, içerikler vs. bir klasör altında değildir. Web 1.0’ da folksonomy uygulaması yokken, Web 2.0 ’da folksonomy ‘nin yanı sıra taxonomy de kullanılabilmektedir.
  • 11. 7. Text-menu ’lerin sıklıkta olduğu, görsel öğelerin site içerisinde fazla yer almadığı, tasarım yönünden yetersiz, klasik ve devamlı kendini tekrarlayan sabit bannerların kullanıldığı Web 1.0 yerine, Web 2.0’ da gelişmiş yazılım ve tasarımlar ile hazırlanan arayüzler kullanılmakta, hareketli bannerlar, görseller, müzikler, videolar eklenmektedir. Web 2.0’da gördüğümüz tüm bu yeniliklerin adı Rich Media olarak bilinmektedir.
  • 12. 8. Web 2.0 teknolojisi ile içeriği değişen bir başka olgu da e- commercial (e- ticaret) oldu. Web 2.0 öncesinde yani Web 1.0 teknolojisinin kullanıldığı dönemlerde de e-ticaret vardı. E-ticaret firmaların ürünlerini online yollardan pazarlamaları ve satmaları anlamına gelmektedir. Ancak Web1.0’ da yalnızca şirketler ürünlerini kendi siteleri üzerinden yayınlayarak bu online ticareti gerçekleştirmekteydiler. Bu uygulama tabi ki hala devam etmektedir, ancak Web 2.0 ile birlikte e-ticaret anlayışında gerçekleşen değişiklikler tamamen interaktif bir yönde olmuştur. Yani online ticaret firmalarının, ürünlerini tanıtım ve satışları kendi sitelerinden başka sitelere, bloglara kadar sıçramış ve Affiliate Marketing (ozanguzelkan.wordpress.com adlı blogumda, Marketing Çeşitleri kategorisinde mevcuttur.) denilen bir pazarlama çeşidi de ortaya çıkmıştır. Bu pazarlama türü firmaların, ürünlerini başka sitelerde veya bloglarda yayınlatıp karşılığında ürünlerini yayınlattıkları site sahiplerine bazı kurallara göre komisyon ödemeleri mantığına dayanmaktadır. Ayrıca Sosyal medyayı efektif kullanmak, arama motorlarında üst sıralara çıkmak, Rich Media uygulamaları ile site design’ini geliştirerek müşteriyi etkileyecek bir tasarım oluşturmak Web 2.0’da e-ticareti geliştirmenin diğer yollarıdır.