Your SlideShare is downloading. ×
Öğrenciler İstanbul Jeofizik Sektörü İle Buluşuyor
Students are meeting with the İstanbul Geopyhsical Industry
Pınar Çelik...
kazanmasanız da severek yapıyorsunuz, Jeofizik 1999
Marmara depreminde önem kazanmaya başladı ve bu nedenle
geleceği de pa...
Öğrenciler İstanbul Jeofizik Sektörü İle Buluşuyor
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Öğrenciler İstanbul Jeofizik Sektörü İle Buluşuyor

268

Published on

Published in: Education
0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total Views
268
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
0
Actions
Shares
0
Downloads
1
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Transcript of "Öğrenciler İstanbul Jeofizik Sektörü İle Buluşuyor"

  1. 1. Öğrenciler İstanbul Jeofizik Sektörü İle Buluşuyor Students are meeting with the İstanbul Geopyhsical Industry Pınar Çelik, Melek Çakır, Ayberk Akalın, Onur Arslan, Mahmut Özdemir, Mehmet Demir, Fulya Ergin İstanbul Üniversitesi, Jeofizik Mühendisliği GİRİŞ Ders kapsamında oluşturulan grubumuz ile sektörle iletişime geçtik. Şirket sahiplerine kendilerini ziyaret etmek istediğimizi söyledik. Aynı zamanda şirketlerle uygun bir günde araziye de çıkmak istediğimizi belirttik. Sektör ziyaretinde gerekli olan-sektörün bugünü ve geleceği , sektör sorunları ve öneriler-gibi ve aynı zamanda bizim de eklediğimiz soruları sorduk. Bu süreçte bize sektördeki mühendisler ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştılar. YÖNTEM Şirketlerle iletişim yöntemi olarak öncelikle e-mail kullanıldı. E-mailler uygun bir dille yazıldı. Bu e-mailler dersin içeriği, neler yapılacağı kapsamında yazıldı ve 48 saat geri dönüş olması için beklendi. Geri dönüş olmayan şirketler akabinde telefonla arandı ve e-maillerdeki gibi durumumuz anlatıldı. Her iki taraf için de uygun gün ve saatte ziyaretler gerçekleştirildi. Aradığımız yerlerin çoğu bizi kabul etti ve olabildiğince sıcak davranıp bize yardımcı oldular. Ayrıca bizi her daim arazi çalışmalarında görmek ve biz genç meslektaşlarına yardım etmek istediklerini dile getirdiler. Kendilerini ziyaret ettik, sektörle ilgili sorular sorduk, araziye çıktık ve hatıra fotoğrafı çekildik. Şekil 1 Sismoteknik Mühendislik ile ziyaret ve arazi çalışması Şekil 2 Bulgu Mühendislik ile ziyaret ve arazi çalışması Şekil 3 Geotaş Yeraltı Araştırma ve İnşaat Şirketi ile ziyaret ve arazi çalışması BULGULAR Ziyaret edilen sektörlerde ‘Jeofiziğin günümüzdeki yeri’ ile ilgili sorumuza verilen en popüler cevap ‘kötü görünen iyi meslek’ olmuştur. Nedeni ise en başta üniversiteye giriş puanlarının düşük olmasıdır. Ülkemizde maalesef Jeofiziğe önem verilmediğinden üniversitede bir bölüm olarak da mesleğin değeri bilinmemektedir. Her şeye rağmen mühendisler ‘İstanbul inşaat şehri bu yüzden Jeofiziğe her daim ihtiyaç vardır. Jeofizik mühendisinin onayı olmadan bir yerde bir bina yapılamayacağı aşikar’ demektedir. ‘Jeofiziğin size getirdiklerinden memnun musunuz? Mesleğinizi seviyor musunuz? Jeofiziği gelecekte nerde görüyorsunuz?’ şeklindeki sorularımıza ise ‘meslek kazancı düşük, bolca sabır gerektiren bir meslek, kendi işinizi kurduğunuzda çok 1 Özet Jeofizik Mühendisliği petrol ve doğal gaz aramalarında geçmişten günümüze ön planda olmakla birlikte 1999 Marmara Depreminden sonra Jeoteknik Jeofizik olarak önem kazanmaya başlamıştır. Günümüzde artık meydana gelen bütün depremlerde deprem bilimcilerinin yanı sıra jeofizikçilerden de bilgi alınmaktadır ve şüphesiz gelecekte de alınacaktır. Jeofizik günümüzde Türkiye’de yeterince bilinmeyen bir meslek olsa da Jeofizik Mühendisleri tarafından geleceği parlak görülmektedir. Bu görüş ise jeofizik okuyan biz geleceğin mühendisleri için bir ışık ve yol gösterici olmaktadır. Genel olarak Jeofiziğin sorunları ‘tanınmama, aletlerin pahalı olması, kazancının düşük olması, çok çalışmayı gerektirmesi, piyasanın içerisinde çok kaba bir rekabetin olması, fiyatları taban fiyata çeken birtakım firmaların bulunması, akademik anlamda jeofiziğin diğer mesleklere göre geride bırakılması, jeofiziğin yapı bilimleri arasında kendine yer bulamaması’ şeklinde sıralanabilir. Bu rapor biz öğrencilerin sektörle iletişime geçmesi, sektörle bir araya gelmesi ve sonuç olarak sektörün son durumunu içermektedir. Günümüz mühendisleri gibi biz de umuyoruz ki ileride mesleğimizin değeri biliniyor ve hak ettiği değeri görüyor olacak. Çünkü biz sektörün içine girdik ve durumu gördük. Herhangi bir yerde herhangi bir yapının inşaatına yapı inşaatı yer inceleme mühendislerinden birisi olan jeofizik mühendisinin çalışması olmadan başlanmazken Jeofizik nasıl önemini yitirebilir? Şüphesiz jeofiziğin geleceği günümüzde sektörde olan mühendisler ve tabi ki biz geleceğin mühendislerinin elinde. Anahtar Sözcükler: Sektör Ziyaretleri, Sektörden Son Haberler, Sektörden Mesaj Var!
  2. 2. kazanmasanız da severek yapıyorsunuz, Jeofizik 1999 Marmara depreminde önem kazanmaya başladı ve bu nedenle geleceği de parlak olacaktır’ yorumunda bulunuldu. Sektörle ilgili belli başlı sorunları ve bunlara karşı önerilerini sorduğumuzda ‘sektörün en büyük sorunu jeofiziğin tanınmamasıdır. Diğer bir sorun ise piyasanın içerisinde yer alan birtakım firmaların jeofiziğin yerini ve önemini aşağı çekmesidir. Bir diğeri ise sektörde çok ucuz fiyatlara işlerin alınıp sondaja ve sismiğe hak ettiği değeri vermeyen firmalar ve mühendislerin bulunmasıdır. Bunun dışında kamu kurum ve kuruluşlarında jeoloji ve jeofizik mühendislerinin kendine fazla yer bulamaması olduğu, arazi çalışmalarını denetleyen mühendislerin bazen jeoloji ve jeofizik mühendisleri olmadığından veya bazı belediyelerin jeofizik arazi çalışmalarını kontrole dahi gelmemelerinden anlaşılmaktadır. Ayrıca parsel bazında yapılan çalışmalarda her zaman sağlıklı bir ortam olmadığı zaman zaman kat malikleriyle anlaşmazlıkların ortaya çıktığı ifade edildi. Ayrıca yine parsel bazında yapılan işlerde tek sondaj ve tek sismik yapıldığı gözlemlenmiş olup bu arazinin yer altı yapısını ortaya çıkartmakta her zaman başarılı olmadığı tam anlamıyla bir yer altı haritasının çıkarılması daha fazla sondaj ve sismik gerektireceği ve bununda ek maliyetler çıkartacağı yadsınamaz bir gerçektir. Bu maliyeti ödemekten çekinen proje sahiplerinin varlığı da jeofiziğin hakkıyla yapılamamasının başlıca sebeplerindendir. Biz bunun için elimizden geleni yapıyoruz çünkü biliyoruz ki jeofiziğe ihtiyaç var. Diğer bir sorun ise çevre yapma. Eğer çevren yoksa bu meslekte tutunmak zorlaşıyor. Bu ilk zamanlarda çok çalışıp az kazanmanıza neden oluyor fakat zaman geçtikçe, kendinizi geliştirdikçe ve çevre yaptıkça yine çok çalışıyorsunuz fakat bu sefer çok kazanmaya başlıyorsunuz’ şeklinde cevaplar aldık (Tahsin Aydın, Kişisel İletişim). Sektörün diğer bir sorunu ise cihazların pahalı olmasıdır. Sırf bu nedenle borçla şirket kuran mühendisler bulunduğu dile getirildi. Bilindiği üzere Jeofizik ile Jeoloji arasında bir rekabet vardır. Sektör danışmanlarına bu mevzunun nedenini sorduk ve şu cevabı aldık: ‘Bu meslekler benzer olduğundan dolayı bir proje olduğunda tek başlarına yapmak isterler aksi takdirde ödenecek ücret bölünmek zorunda kalır. Bunu iki taraf da istememektedir.’(Fahri Karslı, Kişisel İletişim) Bu konuyla ilgili diğer bir görüş ise ‘Jeofizik ile Jeoloji birbirini tamamlar. Aslında bu iki mesleğin birbirine ihtiyacı vardır’ şeklinde olmuştur. Bütün bunlardan yola çıkarak sektör ziyaretlerinden sektörle ilgili genel bir yorumda bulunacak olursak; -Meslek zor olmakla birlikte çalışkanlık ve sabır gerektirmektedir. -Arazi koşulları bayan mühendisler için zorluklarla dolu fakat bayanlara erkeklere göre daha kibar davranılmaktadır. -Mesleği yapmaya düşük maaşla başlanmaktadır, çok çalışıp az kazanmak yeni mezunların katlanması gereken bir süreçtir. -Sektör danışmanları meslekle ilgili ‘çok zor’ yorumunda bulunmakla beraber ‘fakat mesleğimi severek yapıyorum çünkü eğlenceli’ cümlesini eklemeden geçemiyorlar. -Jeofizik Mühendisliği 1999 Marmara depreminden sonra önem kazanmaya başlamıştır. Ülkemiz deprem ülkesidir ve bu nedenle bu mesleğin geleceği parlak görülmektedir. Şu an jeofizik yeterince yaygın değildir. Sektör danışmanları mesleği tanıtmak için canla başla çalışmakta-mesela bazı projeleri karşılığında ödeme almadan yapan mühendisler var- ve her seferinde bunu dile getirmektedir. ‘Jeofizik Mühendisliğinin tanıtılmaya ihtiyacı vardır (Jeofizik mühendisi vekil ve belediye başkanlarının bulunmaması jeofiziğin devlet nezdinde hak ettiği değeri görmüyor olmasının da göstergesidir).’ Raporun bu kısmı için öğrenci olarak biz de yorumda bulunacak olursak; bizce üniversitelerdeki Jeofizik mühendisliği bölümü eğitimi teorik bilgi eğitiminden çok uygulama eğitimi şeklinde olmalı. Dolayısıyla bizi ilerisi için hazırlamalı. Böyle bir bölümde öğrencilerin donanım sahibi olarak mezun olması şüphesiz teorik bilgiyle olacak iş değildir. Prof. Dr. Ali Osman Öncel hocamızın yapmış olduğu derslerdeki uygulamalı eğitimin birtakım diğer derslerde de uygulanması sektöre adapte olmamız konusunda bize yardımcı olacaktır. Ofis ortamında kullanılan bilgisayar programlarının ve arazide alınan verilerin yorumlamasını içeren uygulama derslerinin müfredatın içerisinde yer alması biz öğrenciler için fayda sağlayacaktır. SONUÇ Ziyaret edilen sektörlerde mesleğimizin nasıl icra edildiği, püf noktaları, nasıl sağlam bir çevre yapılacağı, yapılan işle doğru orantılı olarak para kazanma-kazanamama, mezun olduğumuzda nelerle karşılaşacağımız gibi birçok konuya değinildi. Atmosfer de dahil olmak üzere yerin derinliklerine kadar evreni bütün olarak derinlemesine inceleyen mesleğimizin günümüzde maalesef değeri bilinmemektedir. Zemin etütleri prosedür olarak yapılmaktadır. Oysaki binanın oturacağı zeminin elastik parametreleri detaylı incelenmeli ve eğer uygun değilse mühendis o zemine onay vermemelidir. Fakat ne yazık ki işleyiş bu şekilde değildir. Jeofizik eskiye göre günümüzde daha iyi konumdadır fakat çok daha iyi yerlerde olması gerekir. Bunun yolu da öncelikle görmeyi istediğimiz değeri biz mühendislerin mesleğimize göstermemizden geçer. Yukarıda belirttiğimiz gibi Jeofizik Marmara depreminde önem kazanmaya başlamıştır. Jeofiziğin öneminin artması için büyük bir deprem olması beklenmemeli, her daim deprem için önlem alınmalı ve her türlü depreme hazır olunmalıdır. Ayrıca jeofiziğin sadece deprem bilimi olmadığı bir yer altı ve yapı bilimi olduğu gerçeği unutulmamalıdır. İşte tam da bu nedenle mesleğimize sahip çıkmalı, gelecek nesli bu konuda yetiştirmeli ve insanlığa fayda sağlamak için jeofiziği canla başla tanıtmalıyız. KATKI BELİRTME Yazmış olduğumuz bu raporun bilgi içeriğini oluşturmamızı sağlayan ziyaret ettiğimiz tüm sektörlerdeki tüm mühendislere ve bu dersi açarak yukarıda belirttiğimiz gibi uygulama ağırlıklı eğitim görmemizi sağlayan hocamız Prof. Dr. Ali Osman Öncel e teşekkürü borç biliriz. KAYNAKLAR FAHRİ KARSLI: SİSMOTEKNİK ZEM. VE DEP. MÜH. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ÖMER FARUK BİLGEN: BULGU MÜH. MİM. İNŞ. TİC. LTD. ŞTİ. TAHSİN AYDIN: GEOTAŞ YER ALTI ARAŞTIRMA VE İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. KASIM ÖZTÜRK: İSTANBUL ZEMİN SONDAJ MÜHENDİSLİK LTD. ŞTİ. CENAP BEY:KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYESİ

×