Mali(finansal) tablolar

6,607 views
6,230 views

Published on

Published in: Business
0 Comments
1 Like
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total views
6,607
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
3
Actions
Shares
0
Downloads
89
Comments
0
Likes
1
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Mali(finansal) tablolar

  1. 1. MALİ (FİNANSAL) TABLO ANALİZİ Mali tablolar analizi, bir işletmenin mali durumunu (varlıklarını, kaynaklarını), faaliyet sonuçlarını, mali performansını ve finansal yönden gelişmesini değerlendirebilmek, gelişme yönlerini saptayabilmek ve o işletme ile ilgili geleceğe dönük tahminlerde bulunabilmek için, mali tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin ve bunların zaman içinde göstermiş oldukları eğilimlerin incelenmesidir. Analizin amacı yalnız işletmenin mali durumunu, geçmiş mali başarımı (performansını) değerlendirmek değil; aynı zamanda geleceğe ışık tutmak, geleceğe ilişkin yapılacak tahminlere, hazırlanacak planlara, izlenecek politikalara katkıda bulunacak veri ve ipuçlarını sağlamaktır.
  2. 2. Bir işletmenin mali tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkiler ve bunların göstermiş olduğu eğilimler incelenirken, aynı iş kolunda benzer işletmeler arasında karşılaştırmalar yapmak çoğu kez gerekli olmaktadır. Bu nedenle işletmenin faaliyette bulunduğu endüstri kolunun finansal özelliklerinin ve benzer işletmelerin mali performanslarının incelenmesi de analizin bir parçasını oluşturur.
  3. 3. MALİ (FİNANSAL) TABLO Ülkemizde de Maliye Bakanlığı, Tekdüzen Hesap Planı çerçevesinde ayrıca Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK)’da yalnız bankalarla ilgili olmak üzere, düzenlemeler yapmaktadırlar. Ancak düzenlemelerde; tabloların yalnız şekli ve içeriği açısından değil, hazırlanacak mali (finansal) tablo setinin kapsamı açısından da farklar bulunmaktadır.
  4. 4. <ul><li>Tekdüzen Hesap Planının İçerdiği Tablolar </li></ul><ul><li>Tekdüzen Hesap Planı çerçevesinde düzenlenecek mali tablolar şu tablolardan oluşmaktadır: </li></ul><ul><li>Bilanço </li></ul><ul><li>Gelir Tablosu </li></ul><ul><li>Satışların Maliyeti Tablosu </li></ul><ul><li>Fon Akım Tablosu </li></ul><ul><li>Nakit Akım Tablosu </li></ul><ul><li>Kar Dağıtım Tablosu </li></ul><ul><li>Özkaynaklar Değişim Tablosu </li></ul><ul><li>Bu tablolardan, bilanço ve gelir tablosu, dipnotları ve ekleri ile birlikte temel mali tabloları, diğerleri ise ek mali tabloları oluşturur. </li></ul>
  5. 5. Maliye Bakanlığı, daha sonra “Tekdüzen Hesap Planı ve İşleyişi” çerçevesinde yaptığı düzenlemelerde vergi mükellefleri için, bilanço gelir tablosu ve ek tablolar olarak da nakit akım tablosu ile kar dağıtım tablosunun düzenlenmesini zorunlu görmüştür. Varlık büyüklüğü ve net satışları toplamı belirli sınırların altında kalan işletmeler için, vergisel açıdan ek tabloların düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Belli büyüklüğün altında kalan işletmeler için yalnız bilanço ile gelir tablosu düzenlenmesiyle yetinilmektedir.
  6. 6. <ul><li>TMSK Düzenlemesinde Finansal Tablo Seti </li></ul><ul><li>TMSK’nin Finansal Tabloların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı’na göre, tam bir bir finansal tablo seti; </li></ul><ul><li>Dönen sonu finansal durum tablosu (bilanço), </li></ul><ul><li>Döneme ait kapsamlı gelir tablosu, </li></ul><ul><li>Döneme ait özkaynak değişim tablosu, </li></ul><ul><li>Döneme ait nakit akış tablosu, </li></ul><ul><li>Önemli muhasebe politikalarını özetleyen dipnotları ve diğer açıklayıcı notları, içerir. </li></ul><ul><li>Sözkonusu TMS (Türkiye Muhasebe Standardı), işletmelerin yukarıda belirtilen finansal tablolardan ayrı raporlar hazırlayıp sunabileceklerini de öngörmüştür. Ancak düzenlemeleri zorunlu olmayan bu tablolar ya da raporlar, TFRS (Türkiye Finansal Raporlama Standartları) kapsamı dışındadır. </li></ul>
  7. 7. SPK Düzenlemesi “ İşletmeler, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen haliyle Uluslararası Muhasebe / Finansal raporlama Standartlarını uygularlar ve finansal tabloların Avrupa Birliği tarafından kabul edilen haliyle UMS/UFRS’lere göre hazırlandığı hususuna dipnotlarında yer verirler. Bu kapsamda, benimsenen standartlara aykırı olmayan TMS/TFRS (Türkiye Muhasebe Standartları / Türkiye Finansal Raporlama Standartları) esas alınır.” SPK; işletmelere finansal raporların yıllık ve üçer aylık dönemler itibariyle düzenlenme yükümlülüğünü getirmiştir.
  8. 8. BDDK Düzenlemesi BDDK düzenlemeleri, yalnız Bankacılık Kanunu’nda tanımlanan bankaları kapsamaktadır. BDDK’nın konuya ilişkin yönetmeliğinde finansal tabloların kapsamı şu şekilde açıklanmıştır: Finansal tablolar; nazım hesaplar ile birlikte bilanço (finansal durum tablosu), gelir tablosu (kar ve zarar cetveli), özkaynaklarda muhasebeleştirilen gelir-gider kalemlerine ilişkin tablo, özkaynak değişim tablosu, nakit akış tablosu ile kar dağıtım tablosundan oluşur.
  9. 9. <ul><li>Kitabın İçerdiği Tablolar </li></ul><ul><li>Kitapta mali tablo terimi aşağıdaki tabloları kapsamaktadır. </li></ul><ul><li>Bilanço (Mali Durum Tablosu) </li></ul><ul><li>Gelir Tablosu (Kar, Zarar Tablosu – İşletme Faaliyet Tablosu) </li></ul><ul><li>Kar Dağıtım Tablosu (Yedek Akçeler Değişim Tablosu) </li></ul><ul><li>Öz Sermaye (Özkaynak) Değişim Tablosu </li></ul><ul><li>Nakit Akım (Para Akış) Tablosu </li></ul><ul><li>Fon Akım Tablosu </li></ul><ul><li>Net İşletme (Çalışma) Sermayesi Değişim Tablosu </li></ul>
  10. 10. Kitapta yukarıda sözü edilen tablolara analiz açısından anlamlı bulunduğundan, iki tablo daha eklenmiştir. Fon Akım Tablosu ve Net İşletme (Çalışma) Sermayesi Değişim Tablosu Fon Akım Tablosu, nakit akım tablosundan daha geniş kapsamlı bir tablodur. Fon kavramı ile, işletmenin üçüncü kişilerle olan ilişkilerinden doğan,nakit hareketinin yanısıra nakit hareketi doğurmayan tüm mali olanaklar ifade edilmektedir. Net İşletme (çalışma) sermayesi değişim tablosu, işletmelerin likidite durumlarını değerlendirme ve kaynak yaratmada etkinliklerini ölçme açısından yararlı bir tablo olduğu için kitaba dahil edilmiştir.
  11. 11. (1) Bilanço, belirli bir tarihte bir firmanın varlıklarını (aktif değerlerini), borçlarını ve öz sermayesini tasnifli bir şekilde göstererek, ilgili firmanın mali durumunu, muhasebe kayıtlarına göre ortaya koyan bir tablodur. Bilanço teknik olarak, muhasebe ilkelerine göre tutulan defterlerdeki hesapların belirli bir tarihte fiilen veya kuramsal olarak kapatılmasıyla saptanan ve gelecek dönemine devrolunan borç ve alacak bakiyelerinin bir listesi veya özeti şeklinde de tanımlanabilir. (2) Gelir Tablosu, belirli bir hesap dönemi içinde işletme faaliyetlerini ve faaliyet sonuçlarını özetleyen bir tablodur. (3) Kâr Dağıtım Tablosu, firmanın kârının dağıtımını, kârdan yedek akçelere yapılan eklemeleri, yedeklerden yapılan dağıtımı, hisse başına elde edilen kârı, hisse başına kâr payı tutarı ve oranını gösteren bir tablodur.
  12. 12. <ul><li>(4) Öz Sermaye, (Özkaynak) Değişim Tablosu, bir hesap dönemi içerisinde firmanın öz sermayesinde oluşan değişiklikleri ve bunun kaynaklarını gösteri. </li></ul><ul><li>(5) Nakit Akım (Para Akım) Tablosu, belirli bir dönemde firmanın parasal hareketlerini, başka bir deyişle para girişlerini ve para çıkışlarını özetleyen bir tablodur. </li></ul><ul><li>(6) Fon Akım (Finansman, Kaynak ve Kullanım) Tablosu, firmanın belirli bir dönemdeki tüm mali olanaklarını ve bunların kullanış yerlerini gösteren bir tablodur. </li></ul><ul><li>Net İşletme (Net Çalışma) Sermayesi Değişim Tablosu, bir hesap dönemi içinde işletme sermayesinin (çalışma sermayesinin) kaynaklarını ve kullanım yerlerini belirtmek suretiyle, o dönemde net işletme sermayesindeki artış veya azalışı ortaya koyar. </li></ul><ul><li>Tek bir tablo, işletmenin mali durumunun ve performansının değerlendirilmesi, geleceğe ilişkin sağlıklı kararların alınması açısından yeterli olamaz. </li></ul>
  13. 13. Konsolide Mali (Finansal) Tablo Ana işletme ya da yatırımcı işletme ilgili ortaklık ya da ortaklıkların finansal ve faaliyet politikalarını belirleme olanağına sahipse, ortada çok sayıda işletmeden ziyade bir işletmeler grubunun olduğu kabul edilir. Gruba dahil işletmelerin bireysel (solo) mali tabloları, grubun mali durumunu, mali performansını tümüyle yansıtmaz. Bu durumda, bağlı ortaklıkların, ana ortaklığın (ekonomik işletmenin) bireysel (solo) mali tablolarının dışında oluşturdukları işletmeler gruba ilişkin konsolide mali (finansal) tablolar düzenlenmesi de gerek duyulur. Konsolide finansal tablolar düzenlenmesi sonucunda, ana ortaklık ve ana ortaklığın kontrol gücüne sahip olduğu diğer işletmelerin (bağlı ortaklıkların) finansal durumları, faaliyet sonuçları ve finansal durumlarında oluşan değişiklikler tek bir çatı altında toplanır.
  14. 14. Nitekim konuyu düzenleyen TMS (Türkiye Muhasebe Standardı) 27’de “konsolide finansal tablolar bir grubun finansal tablolarının tek bir ana ortaklığın finansal tablosu olarak sunulduğu tablolardır” şeklinde tanım vermiştir. Konsolide finansal tablolar aracılığı ile bir işletme grubunun izlediği politikaların bütünü hakkında bilgi sahibi olunabildiği gibi, grubun mali gücü, riskleri, finansal yapısı, karlılık durumu, bir bütün olarak görülebilmektedir. Konsolide tabloların bu yararına karşı söz konusu tablolar, analize solo tablolar kadar elverişli değildir.
  15. 15. Konsolide tablolar düzenlenmesi ana ortaklığın diğer işletmeler üzerinde kontrol gücü olmasına bağlıdır. İlgili muhasebe standardında “kontrol bir işletmenin faaliyetlerinden fayda sağlamak amacıyla finansal ve faaliyet politikalarını yönetme gücü” olarak tanımlanmıştır. Ana ortaklığın doğrudan veya bağlı ortaklıkları aracıyla dolaylı olarak bir şirketteki oy hakkının yarıdan fazlasını kontrol etmesi durumunda, aksi kanıtlanmadıkça kontrolün var olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca ana ortaklık bir şirketteki oy haklarından yarısına veya daha azına sahip olsa dahi, belli şartların varlığı halinde bağlı ortaklık üzerinde kontrol gücüne sahip olduğu kabul edilir. Söz konusu muhasebe standardı konsolide tablo hazırlanmasında ana ortaklığa bazı hallerde seçme hakkı tanımış, bağlı ortaklıkları konsolide etmeyebileceği yönünde düzenleme yapmıştır.
  16. 16. MALİ TABLOLARIN NİTELİKLERİ Mali tabloların kullanılış amaçlarına hizmet etmesi ve kullanıcılarına yarar sağlayabilmesi için bazı nitelikler taşıması gerekir. Bu nitelikler genellikle anlaşılabilirlik, güvenirlilik, ihtiyaca uygunluk, tutarlılık ve karşılaştırılabilir olma başlıkları altında açıklanmaktadır. Anlaşılabilirlik Mali tabloların karar almada yararlı ve önemli tüm bilgileri içermeleri, bölümlendirilmeleri ve içerdikleri kalemlerin tanımlarını, değerleme ölçülerini açıklayıcı dipnotları önem taşır.
  17. 17. Güvenirlilik Tablolar, temsil ettikleri nesnel (objektif) olayları ve işlemleri, yansız, gerçeğe uygun biçimde yansıtmalarıdır. Güvenirlilik, özün önceliği, tarafsızlık ve ihtiyatlılık (sakınganlık) özelliklerini ya da ilkelerini de içerir.
  18. 18. Özün Önceliği Olaylar, işlemler, bilgiler özleri, ekonomik nitelikler gözönünde tutularak, mali tablolarda yer almalı, sunulmalıdır.özün önceliği kuralı böyle bir sunuşu gerektirir. Örneğin TTK ve Çek Yasası, “çekte vade yoktur; çek ibrazında ödenir” türünde hükümler taşımasına karşın; uygulamada vadeli çek, ileri tarihli çek uygulaması yaygındır. İleri tarihli çek, vadeli çek, özü itibariyle, bir ödeme aracı değil, bir kredi aracı olarak kullanıldığından, alacağı temsil ettiğinden, mali tablolarda, hukuki biçime göre değil, özüne göre yer alması gerekir. Yine bir mal ve hizmet karşılığı olmadan, gerçek borç-alacak ilişkisini temsil etmeyen hatır senetleri, şeklen hukuki olarak bono-emre muharrer senet-olmakla beraber, özü itibariyle gerçek varlık ya da düzenleyen açısından gerçek bir yükümlülük niteliğinde değildir.
  19. 19. Tarafsızlık Önceden belirlenmiş bir sonucu göstermek ya da yargıları, değerlemeleri etkileme amacıyla, çarpıtılmamış şu ya da bu yönde makyajlanmamış olmaları gerekir. Mali tablolarda bilgi kirliliği olmamalıdır.
  20. 20. İhtiyatlılık - Sakınganlık Mali tablolarda yer alan ya da ilgilendirilen bir çok olayın, işlemin, sonucunda belirsizlik bulunur. Uğranılan ya da olası zararların tutarı, maddi duran varlıkların ömrü, şüpheli alacaklardan yapılacak tahsilat, maddi olmayan duran varlıkların gerçek değeri gibi birçok olay ya da işlemin sonucu ya da tutarı belirsizlik taşır. İhtiyatlılık ilkesine uyularak, bu belirsizliklerin kaynağı ve boyutu hakkında mali tablolarda ya da dipnotlarda açıklamalar yapılarak tablolar düzenlenmelidir. Bununla beraber ihtiyatlılık kuralı, işletmelerin aşırı karşılık ayırmasına, gelirlerin ve varlıkların kasden, bilinçli olarak düşük gösterilmesine ve/veya kârı azaltacak biçimde borçların ve giderlerin yüksek gösterilmesine de izin vermez.
  21. 21. Tam Açıklama İşletmeye ilişkin para birimi ile ifade edilebilecek tüm bilgilerin, bu tablolarda dipnotlar, açıklayıcı notlar dahil, yer alması gerekir. İşletmeye ilişkin tüm gerekli bilgileri içermeyen mali tablolar, yanıltıcı olabilir. Gerçeği Yansıtması Mali tabloların, önyargılardan arındırılmış olarak, temsil ettiği işlem ve olayları gerçeğe uygun biçimde sunması gerekir. Özellikle varlıkların, borç ve yükümlülüklerin gerçek değerleri ile bilançoya yansıtılmaması, özkaynak – özsermaye - hesaplanmasında ve işletmenin mali durumunun değerlendirilmesinde yanılgılara yol açar.
  22. 22. İhtiyaca Uygunluk Mali tablolar, işletmenin geçmiş performansını (başarımını) değerlendirme, geleceğe ilişkin planlar hazırlanmasına temel oluşturacak sağlıklı veriler elde etme, işletmeye ilişkin kararlar alma, politika oluşturmaya yardımcı olma gibi gereksinimleri karşılamak için hazırlandıklarından, sağladıkları bilgilerin ihtiyaca uygun olması şarttır. Mali tablolar aynı zamanda bir yönetim aracıdırlar. Önemlilik Önemlilik kavramı, bir hesap kaleminin veya bir olayın ya da bir işlemin ağırlık ve değerinin mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri ve/veya alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder.
  23. 23. Karşılaştırılabilirlik İşletmenin mali durumunun ve performansının gösterdiği eğilimleri saptayabilmek için, mali tabloların önceki dönemlerle karşılaştırılabilir olması gerekir. Ayrıca geçmiş dönem sonuçları, performansın, mali durumun değerlendirilmesinde bir ölçü oluşturur.
  24. 24. Tutarlılık Mali tabloların karşılaştırılabilir olabilmesi için tutarlılık önemli kural ya da ilkedir. İşletmelerin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının, performansının ve bunların değerlendirilmelerinin karşılaştırılabilir olması, bu kavramın ya da ilkenin sonucu ya da amacıdır. Bu sonucun yada amacın sağlanmasında, muhasebe uygulamalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması; bu bağlamda benzer işletmelerde kayıt düzeninin, hesap kalemlerinin ve değerleme ölçülerinin değişmezliği, mali tabloların biçim ve içerik yönünden tekdüze olarak hazırlanması önem taşır.
  25. 25. MALİ TABLOLARIN SINIRLARI Mali tablolar geçici niteliktedir. Mali tablolar, belli geçici dönemler için hazırlanırlar. Bir işletme satılmadıkça veya tasfiye edilmedikçe gerçek öz varlığı, kesin kâr ve zararı saptanamaz. Bu amaçla, muhasebenin dönemsellik ilkesine uyumlu olarak hazırlanan ve genellikle 12 aylık standart bir hesap dönemini kapsayan bu tablolar geçici niteliktedir; kesin olarak nitelendirilemezler.
  26. 26. Belli bir döneme ait gelirin hesaplanması özneldir. Bir firmanın belli bir döneme ilişkin kâr veya zararı, bazı varsayımlara, muhasebenin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına ve seçilen değerleme ölçülerine göre hesaplanmaktadır. Farklı kabuller ve değerleme ölçüleri (amortisman, karşılıklar, varlıkları dönem sonu değerleme, sermaye harcamaları, farklı sonuçlar verir. Malî tablolarda yer alan rakamların, belli muhasebe varsayımlarına, bu tabloları hazırlayanların değer yargılarına ve almaşık değerleme ölçüleri arasındaki seçime göre belirlendiği, gözden uzak tutulmalıdır.
  27. 27. Mali tablolarda yer alan rakamlar salt doğru ve kesin değildir. Bilanço, firmanın varlıklarının gerçekleşmesi beklenen satış fiyatını veya rayiç bedelini (varlıkların değerleme günündeki normal alım satım değerini) veya firmanın tasfiyesi halinde bunların satışından elde edilecek para tutarını göstermez. Bilançoda yer alan değerler, seçilen değerleme ölçüsüne göre tarihi maliyeti ya da gerçeğe uygun değeri veya yeniden değerleme, enflasyon düzeltmesi yapılmış ve düzeltilmiş tarihi maliyet bedellerini yansıtırlar.
  28. 28. Mali tablolar farklı tarihlerde farklı para değerleri üzerinde yapılmış işlemleri yansıtırlar. Muhasebenin temel varsayımlarından biri, para değerinin değişmezliği, satın alma gücünün sabit kaldığıdır. Ancak bu varsayım, hele günümüz koşullarında gerçekçi bir varsayım değildir. Paranın değerinin zaman içinde değiştiği bir gerçektir. Bu gerçek gözönünde tutulmadan mali tabloların sağladığı veriler üzerinden yapılacak bir analiz, yorum yanıltıcı olabilir.
  29. 29. Mali tablolar işletmeye ilişkin tüm bilgileri içermez. Mali tabloların kısa sürede hazırlanması gereği, işletmeye ilişkin bazı bilgilerin mali tablolarda yer almamasına yol aça. Mali tablolar bir firmanın mali durumuna etki yapan tüm etmenleri (faktörleri) göstermezler. Bir işletmenin mali durumuna, faaliyet sonuçlarına, finansman olanaklarına etki yapan bir çok etmen, örneğin sahip olduğu müşteri kitlesi, imajı vb. para birimi ile ifade edilemediklerinden, mali tablolarda yer almaz.
  30. 30. MALİ TABLOLAR ANALİZİNİN ÇAĞDAŞ İŞ HAYATINDAKİ ÖNEMİ İşletmelerin Sürekli Büyüme Eğilimi Göstermesi Büyük ölçekte üretimde bulunmanın maliyetler üzerindeki olumlu etkisinden yararlanmak isteği ve zorunluluğu, bir çok endüstri kolunda işletmelerin büyük kapasitelerle kurulmasına yol açmakta ve işletmelerdeki bu büyüme eğilimi, yeni tip örgütlenmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu tip büyük organizasyonlarda ilişkiler kişisel olmadığından, raporlar, işletme hakkında her türlü nicel (kantitatif) bilgiyi içeren muhasebe kayıtları ve nicel bilgilerin özeti niteliğinde olan malî tablolar, işletme yönetimi için yararlı hatta zorunlu araçlar olmaktadır. Gerçekten mali tablolar, işletmenin yönetiminde, denetiminde büyük yararlar sağladıkları gibi, o işletme ile ilgili birçok kararın da dayanağını oluştururlar.
  31. 31. Vergi Yasaları Vergi matrahının hesaplanabilmesi ve vergi denetiminin yapılabilmesi için, işletmelerin düzenli muhasebe kayıtlarının olması ve her hesap dönemi sonunda bilanço ve gelir tablosu düzenlemeleri gerekir. Sermaye Piyasasının Gelişmesi Birikim sahipleri, yatırımcılar bir şirketin menkul değerlerini (finansal varlıklarını) alırken veya bir ortaklığa iştirak ederken, o kuruluşun kârlılığı,borç ödeme gücü, öz sermayesi, geçmiş faaliyet sonuçları hakkında açık ve sağlam bilgileri mali tablolar ve bu tablolarda yer alan rakamların yorumlaması ile elde edilebilmektedir.
  32. 32. Bankacılığın Gelişmesi ve Bankaların, Firmaların Kredi Değerliliğini Saptarken Mali Tablolardan Yararlanmaları Bankaların kredi taleplerini incelerken, başvuruda bulunan firmaların mali durumlarını, borç ödeme güçlerini saptamak için malî tablolardan yararlanmaları, söz konusu tablolara geniş bir kullanım alanı sağlamış ve bunların analizinin önemini artırmıştır.
  33. 33. <ul><li>Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Kurulması, Gelişmesi </li></ul><ul><li>Kamu iktisadi teşebbüslerinin denetimi ve faaliyet sonuçlarının değerlendirilmesi için bu kuruluşlarca mali tabloların hazırlanması ve bunların yorumlanması gerekli olmaktadır. </li></ul><ul><li>Mali tablolar ve bunların analizi ile ilgili olanlar şöyle sıralanabilir: </li></ul><ul><li>Firma yöneticileri, </li></ul><ul><li>Firmanın sahip veya ortakları, </li></ul><ul><li>Yatırım alanları arayan sermaye sahipleri, </li></ul><ul><li>Yatırım analistleri, </li></ul><ul><li>İşletme ile ticari ilişkide bulunan üçüncü kişi ve firmalar, </li></ul><ul><li>Yerli ve yabancı finansman kurumları, </li></ul><ul><li>Devlet (vergi matrahının tesbiti, vergi denetimi, fiyat tesbiti, ulusal gelir hesapları, özendirme önlemleri uygulaması,mali açıdan zor duruma düşmüş firmaların desteklenmesi, vb. yönünden) </li></ul><ul><li>İşletmede çalışanlar, </li></ul><ul><li>Halk. </li></ul>
  34. 34. <ul><li>MALİ TABLOLARIN DÜZENLENMESİ VE SUNULMASI </li></ul><ul><li>Yaygın bir kullanım alanı olan malî tabloların düzenlenmesi ve sunulmasını etkileyen faktörler en az üç başlık altında toplanabilir: </li></ul><ul><li>Denetim organlarının düzenlemeleri </li></ul><ul><li>Piyasa güçleri </li></ul><ul><li>Firma yönetiminin amaçları ve güdüleri </li></ul>
  35. 35. Denetim Organlarının Düzenlemeleri Vergi Usul Kanunu, Ticaret Kanunu, Maliye Bakanlığı’nın vergisel amaçla yaptığı düzenlemeler; sermaye piyasası denetim organlarının sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasına yönelik düzenlemeleri, Bankacılık Kanunu’nun getirdiği zorunluluk nedeniyle bankalar birliklerinin saptadıkları tekdüze mali tablo örnekleri, muhasebe standartlarını belirleyen kuruluşlar, firmaların düzenleyecekleri ve açıklayacakları mali tabloları etkilemekte, hatta şekil olarak belirlemektedir.
  36. 36. Piyasa Güçleri Firmaların sunacakları (hisse senedi, tahvil, finansman bonosu, varlığa dayalı menkul kıymet vb.) araçlar, bu araçların koşulları, her araçtan beklenen getirinin dağılımı konularında, bu pazarlarda firmalar arası bir rekabetten söz edilebilir.
  37. 37. <ul><li>Firma Yönetiminin Amaçları, Güdüleri </li></ul><ul><li>Firmalar, muhasebe yöntemlerini, değerleme ölçülerini seçerken, malî tabloları düzenlerken şu etmeleri dikkate almaktadırlar. </li></ul><ul><li>Vergi tasarrufu sağlama, daha az vergi ödeme </li></ul><ul><li>Yönetimsel güçlükler ve mali bilgilerin saptanmasının ve açıklanmasının maliyeti </li></ul><ul><li>Hisse senetleri fiyatları üzerine etki </li></ul><ul><li>Kaynak sağlama olanağı ve kaynak maliyeti üzerine etki </li></ul><ul><li>Çalışılan endüstri kolundaki uygulamalara uyum </li></ul><ul><li>Başarılı gözükme </li></ul><ul><li>Kâr payı dağıtımını sınırlama </li></ul><ul><li>İş gücü piyasasından gelebilecek tepkiler. </li></ul>
  38. 38. MALİ ANALİZİN TARİHSEL GELİŞİMİ Mali tablolar hazırlanmasının tarihi oldukça eski olduğu halde, mali tablolar analizinin ancak yüz yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Mali Tablolar Analizine Bankerlerce Başlanmıştır Mali tablolar analizi, ilk kez XIX’uncu yüzyılın sonlarında 1890’larda bankerler tarafından yapılmaya başlanmıştır. Bankerler, kredi talebinde bulunan kişi veya firmalardan, kredi açılması hususundaki kararlarına dayanak oluşturmak üzere, bilanço istemeğe başlamışlardır.
  39. 39. Bankerler, bir firmanın kredilendirilmeye değer olup olmadığını belirlemek için mali tablolardan yararlanılabileceği görüşünü ortaya koymuşlar ve mali tabloları bu amaçla kullanmışlardır. Bu dönemde mali tabloların kapsamını nicel olarak ölçebilecek herhangi bir girişim de yapılmış değildir. XX’inci yüzyılın başlarından itibaren, anlamlı karşılaştırmaların nasıl yapılabileceğini hangi kalemlerin karşılaştırılması gerektiğini araştırmaya başlamışlardır. 1908 yılında William M. Rosendale, kredi verilirken, firmanın hazır değerlerine yani para veya çok kısa süre içinde paraya dönüşüm olanağı yüksek değerlerine önem verilmesi gerektiği üzerinde durmuş ve hazır değerlerin kısa süreli borçlara oranının yeterli olabilmesi için bu oranın 1-2,5 aralığında olması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu şekilde 1908 yılından itibaren bilançoların analizinde oranlar (ratio) kullanılmaya başlanmıştır.
  40. 40. Finansal Varlıklara (Menkul Değerlere) Plasman (Yatırım) Amacıyla Mali Tablolar Analizi XX nci yüzyılın başlarında, birikim sahipleri de, bir şirketin pay (hisse) senetlerini, tahvillerini satın alırken veya işletmelere ortak olurken, mali tablolardan ve bunların analizinden yararlanmaya başlamışlardır.
  41. 41. Oran Analizinde Gelişme 1919; Wall, bir firma hakkında görüş edinmek, o firmanın mali durumunu tam olarak kavramak için, dönen varlıklarla kısa süreli borçlar arasındaki oran dışında, mali tablolarda yer alan diğer kalemler arasındaki ilişkilerin de incelenmesinin zorunlu olduğuna dikkati çekmiştir.
  42. 42. Oran Mali Tablolar Analizinde Eğilim Yüzdelerinin Kullanılması Bu yöntemle yapılan analizde, belirli bir yıl temel olarak seçilmekte ve mali tablolarda yer alan kalemlerdeki değişiklikler buna göre ifade edilerek, eğilim yüzdeleri serisi elde edilmektedir. Gilman, (1925) temel yıla kıyasla mali tablolardaki değişiklikler incelenerek, eğilimler bulunarak, bir firmanın gelişmesinin daha iyi kavranabileceğini ve o firma hakkında daha doyurucu bir görüş elde edebileceğini ileri sürmüştür.
  43. 43. Standard (Tipik) Oranlar 1923 yılında T. Bills, her endüstri kolunda işin niteliğine uygun olarak karakteristik, tipik oranlar olduğunu ileri sürerek, bir endüstri kolundaki tipik oranların, o endüstri kolundaki işletmelerin oranlarının ortalamasının alınması yoluyla bulunabileceğini ve endüstri genelinde ortalama ölçüde başarı arzu eden her işletmenin bu oranlara ulaşması gerektiğini savunmuştur.
  44. 44. <ul><li>MALİ ANALİZİN TÜRLERİ </li></ul><ul><li>Amacına </li></ul><ul><li>Kapsamına </li></ul><ul><li>Analistin işletme içinde ve yadışında bulunmasına göre ayrıma tabi tutulmaktadır. </li></ul>
  45. 45. <ul><li>Analizin Amaca Göre Sınıflandırılması </li></ul><ul><li>Çeşitli kişi ve gruplar, kuşkusuz farklı amaçlarla, farklı yönlerden bir firmaya ilişkin mali tablolar ve bunların çözümlenmesiyle ilgilenmektedirler. </li></ul><ul><li>Mali analiz, amaca göre, </li></ul><ul><li>Yönetim analizi, </li></ul><ul><li>Menkul değerlere plâsman (yatırım) analizi ve </li></ul><ul><li>Kredi analizi olarak üçe ayrılabilir. </li></ul>
  46. 46. <ul><li>Yönetim Analizi </li></ul><ul><li>Firma yönetiminden sorumlu olanlar, mali tablolar ve bunların analizi ile, </li></ul><ul><li>Bir bütün olarak firma faaliyetinin başarı derecesini ölçme, </li></ul><ul><li>Firmanın ana ve ikincil hedeflerine ulaşıp ulaşamadığını saptama, </li></ul><ul><li>Hedeflere ulaşılamamışsa nedenlerini araştırma, </li></ul><ul><li>Geleceğe yönelik planlar hazırlama, </li></ul><ul><li>Üretilecek mal ve hizmetlerin türleri, üretim miktarı ve izlenecek fiyat politikası konusunda karar alma, </li></ul><ul><li>Faaliyetleri denetim ve değerlendirme, </li></ul><ul><li>Yürütmenin her aşamasında doğru ve düzeltici kararlar alma, </li></ul><ul><li>yönlerinden ilgilenmektedirler. </li></ul>
  47. 47. Yatırım Analizi Yatırım analizi, bir firmanın mevcut ve potansiyel paydaşları ile işletmeye uzun süreli kaynak sağlayan veya bunları sağlamayı düşünenler tarafından yapılır.
  48. 48. Kredi Analizi Bir firmaya kredi sağlayan finansman kurumları ile firmayla ticari ilişkide bulunan özellikle kredili mal satan diğer firmaların, alacaklı oldukları firmanın finansman durumu,borç ödeme gücü hakkında bilgi ve örüş sahibi olabilmeleri, büyük ölçüde, mali tablolar ve bunların analizi ile olanaklıdır. Bankaların yapmış oldukları analiz ile,işletmeden alacaklı olan satıcıların, başka bir deyişle satıcı kredisi sağlayanların yapmış oldukları inceleme arasında büyük benzerlik vardır. Ancak banka için amaç, ödünç verdiği para karşılığında faiz ve vade sonunda ana parayı geri almak olduğu halde; kredili mal satan bir işletmenin amacı,malları için satış olanağı sağlamak veya bu şekilde sürüm alanını genişletmektir. Bankalarla kredili mal satan satıcılar arasında amaç farklı olmakla beraber, bu iki grup da alacaklı oldukları firmaların borç ödeme güçleri ile yakından ilgilidir.
  49. 49. Mali Analizin Kapsamına Göre Sınıflandırılması Mali tablolar analizi kapsamına göre, 1) Statik (duraksal) analiz, 2) Dinamik (devimsel) analiz olarak ayrılabilir. Statik analiz belli bir tarihte düzenlenmiş malî tablolarda yer alan postlar (kalemler) arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Dinamik analiz birbirini izleyen hesap dönemlerine ilişkin mali tablolardaki kalemlerin göstermiş olduğu değişikliklerin incelenmesi ve eğilimlerin saptanmasıdır.
  50. 50. İç Analiz - Dış Analiz Mali tablolar analizi, analizi yapanın işletme içinde olup olmamasına göre, iç analiz ve dış analiz olarak ikiye ayrılabilir. İç analizde, analizi yapan kişi, firmanın işgörenidir. İşletmenin muhasebecilerinin, denetçilerinin, oditörlerinin ve benzerlerinin yaptığı analiz gibi. İç analizde, analizi yapan kişi firmanın tüm defterlerinden, kayıtlarından, belgelerinden yararlanabilir. Dış analizde ise, analist firmanın personeli değildir; firmanın bordrosunda yer almaz; işletmenin tamamen dışındadır. (Bankaların, yeminli mali müşavirlerin, bağımsız denetçilerin yapmış olduğu analiz vb.) Bu nedenle dış analistler, yalnız mali tablolarda yer alan veya işletmenin vermeyi uygun gördüğü bilgilerle yetinmek zorundadırlar.
  51. 51. <ul><li>MALİ TABLOLAR ANALİZİNİN BAŞARI KOŞULLARI </li></ul><ul><li>Mali tablolar analizinin başarılı olabilmesi için aşağıda açılanan ön koşullar gereklidir: </li></ul><ul><li>Mali tabloların sağlıklı bir şekilde hazırlanması ve analize esas alınan verilerin, bilgilerin doğru olması. </li></ul><ul><li>Analistin, muhasebe kuram ve uygulamasını iyi bilmesi. </li></ul><ul><li>Firma faaliyetini ilgilendiren (ticaret kanunu, vergi kanunları, özendirici önlemler vb.) yasa ve düzenlemelerin bilinmesi. </li></ul><ul><li>Analize tabi tutulan işletmenin ait olduğu endüstri kolunun ve işletmenin sahip olduğu özelliklerin kavranması. </li></ul><ul><li>İnceleme dönemindeki ekonomik şartlar ve eğilimlerin saptanması, çevre koşullarının bilinmesi. </li></ul><ul><li>İncelenen firmanın çeşitli politikalarının (üretim, fiyat,pazarlama finansman, kâr dağıtımı vb.) ve uyguladığı muhasebe usullerinin analist tarafından bilinmesi. </li></ul><ul><li>Analistin, iyi bir usa vurma, yaratma ve seziş yeteneğine sahip olması. </li></ul><ul><li>Analistin,firmanın bir kaç oran veya yüzdesine dayanarak ilgili firmanın mali durumu ve faaliyet sonuçları hakkında kesin sonuçlara, yargılara varmaktan kaçınması. </li></ul>
  52. 52. <ul><li>GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE MALİ TABLOLAR ANALİZİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR </li></ul><ul><li>Firmalara ilişkin mali tablolar, genellikle kamuoyuna açıklanmamaktadır. </li></ul><ul><li>Muhasebe genellikle vergi yasalarının ve/veya diğer yasaların öngördüğü zorunlulukları yerine getirmek için formalite olarak tutulduğundan, işlemler ya eksik şekilde kaydedilmekte yada kayıt dışı bırakılmakta; eksik kayıtlara dayanılarak hazırlanan mali tablolar da analiz açısından yeterli olmamaktadır. </li></ul><ul><li>Yöneticilerin muhasebe konusundaki ilgi ve/veya bu alandaki eğitimlerinin yetersiz oluşu,muhasebe verilerinin, mali tabloların önem ve değerini yeterince kavramalarına engel olmakta ve bu durum, ileri muhasebe sistemlerinin işletmelerde uygulanmasını ve sağlıklı mali tablolar hazırlanmasını sınırlamaktadır. </li></ul>
  53. 53. <ul><li>Mali tablolar çoğu kez geç ve eksik olarak hazırlandıklarından, yönetim işlevlerinin yerine getirilmesinde, özellikle planlama,karar alma, politika saptama ve denetim alanlarında yöneticilere çok az ışık tutmaktadır. </li></ul><ul><li>Firmalar, genellikle muhasebe yöntem ve uygulamalarında yeni gelişmeleri izlemedikleri gibi, uygulamada firmalar arası tutarlılık da sağlanamamaktadır. </li></ul><ul><li>Firmaların hesap planlarında ve mali tablolarında içerik hatta şekil olarak tekdüzelik bulunmamaktadır. </li></ul><ul><li>Kamuya açıklanan mali tabloların genellikle eksik ve güvenilir olmaktan uzak olması, gerek kredi kararlarında, gerek finansal varlıklara (menkul değerlere) yapılacak yatırımlarda, mali tablolardan yararlanılmasını kısıtlamaktadır. </li></ul><ul><li>Gelişmekte olan ülkelerde çoğu kez iki,bazen üç rakamlı olan enflasyon hızı, mali tabloların güvenilir olma eksikliğini daha da artırmakta; firmaların mali durumlarının, faaliyet sonuçlarının değerlendirilmesine ilave güçlükler katmaktadır. </li></ul>
  54. 54. BİLÂNÇO Mali analiz, büyük ölçüde, mali tablolarda yer alan kalemlerin niteliklerinin, değerleme ölçülerinin anlaşılmasına bağlıdır. Bu nedenle, analiz yöntemlerini, tekniklerini incelemeden önce, malî tabloların içeriği, düzenlenmesi ve bu tablolarda yer alan kalemlerin nitelikleri ve değerleme ölçüleri üzerinde durulması gerekir. Bu bölümde, “Mali - Finansal - Durum Tablosu”; “Hesap Vaziyeti”; “Aktif ve Pasif Tablosu” gibi terimlerle de ifade edilen bilânçonun teknik yapısı ve bu tabloda yer alan başlıca nitelikleri ve değerleme ölçüleri incelenecektir.
  55. 55. Bilânçoların düzenlenmesine, bilanço kalemlerinin ayrımına ilişkin olarak, Maliye Bakanlığı ile Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nun (TMSK) konuya ilişkin tebliğ ve açıklamalarına ve yer yer UFRS’lere (Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına) yer verilmiştir. Tekdüzen Hesap Planı, esas itibariyle Vergi Usul Kanunu düzenlemelerine dayandığı halde; TMSK tebliğ ve açıklamaları ağırlıklı olarak Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) yansıtmakta veya aktarmaktadır. Bu nedenle Tekdüzen Hesap Planı ile TMSK tebliğleri arasında yalnız terminoloji değil, bölümlendirme ve değerleme ölçülerine değin farklılıklar bulunmaktadır.
  56. 56. <ul><li>TANIM </li></ul><ul><li>Bilânçonun çeşitli tanımları yapılmıştır. Bu tanımlardan bazılarına aşağıda yer verilmiştir. </li></ul><ul><li>Bilânço, belirli bir tarihte bir firmanın varlıklarını (aktif değerlerini) borçlarını (yabancı kaynaklarını) ve öz sermayesini (özkaynağını) tasnifli bir şekilde gösteren bir tablodur. </li></ul><ul><li>Bilânço, muhasebe prensiplerine göre tutulan defterlerdeki hesapların, belirli bir tarihte fiilen veya kurumsal olarak kapatılmasıyla saptanan ve gelecek döneme devrolunan borç ve alacak bakiyelerinin bir listesi veya özetidir. </li></ul><ul><li>Bilânço, bir firmanın sahip olduğu ekonomik değeri olan faaliyet araçları ile bu araçların hangi kaynaklardan sağlandığını, fonlandığını gösteren bir tablodur. </li></ul>
  57. 57. <ul><li>Bilânço, bir işletmenin varlıklarını ve bu varlıklar üzerindeki hakları gösteren bir temel durum raporudur. </li></ul><ul><li>Bilânçoda temel eşitlik veya ana denklem: </li></ul><ul><li>” Varlıklar (Aktif) = Yabancı Kaynak + Özkaynak” dır. </li></ul><ul><li>Bir işletmenin belli bir andaki varlıkları toplamı (aktif toplamı), kaynak (pasif) toplamına (yabancı kaynak ve öz sermaye) eşittir. </li></ul>
  58. 58. <ul><li>BİLÂNÇO ŞEKİLLERİ </li></ul><ul><li>Bilânçolar iki şekilde (formda) düzenlenebilir. </li></ul><ul><li>Hesap şekli </li></ul><ul><li>Rapor şekli </li></ul>
  59. 59. Bilânço – Hesap Şekli Bilânçonun hesap şeklinde düzenlendiği durumda firmanın varlıkları (aktifler) sol tarafta, yabancı kaynaklar ve öz sermaye (kaynaklar – pasif) sağ tarafta birbirlerine koşut iki sütun olarak sıralanır. Bu düzenleme, firmanın dönen varlıkları ile kısa süreli yabancı kaynakları, duran varlıkları ile de uzun süreli yabancı kaynakları ve öz sermayesi (uzun süreli kaynakları) arasında kolayca karşılaştırma yapılmasını sağlar. Ülkemizdeki uygulamada genellikle bilânçolar, hesap formunda düzenlenmektedir.
  60. 60. HESAP ŞEKLİNDE BİLÂNÇO (TL) VARLIK (AKTİF) KAYNAK PASİF Dönen Varlıklar Toplamı 800.000 Kısa Süreli Yab. Kay. Toplamı 350.000 Maddi Duran Varlıklar Net 700.000 Uzun Süreli Yab. Kaynaklar Tahviller 400.000 Duran Varlıklar Toplamı 700.000 Özkaynak Toplamı 750.000 VARLIK TOPLAMI 1.500.000 KAYNAK TOPLAMI 1.500.000
  61. 61. Bilânço – Rapor Şekli Rapor şeklinde düzenlenen bilânçolarda, varlıklar ve kaynaklar (aktif ve pasif) alt alta sıralanır. Rapor şeklinde düzenlenen bilânçolar, özellikle, birbirini izleyen hesap dönemlerine ilişkin bilânçolar arasında yapılacak karşılaştırmaları kolaylaştırır. Rapor Şeklide Bilânço (TL) VARLIK (AKTİF) Dönen Varlıklar Toplamı 800.000 Duran Varlıklar Toplamı 700.000 VARLIK TOPLAMI 1.500.000
  62. 62. KAYNAK (PASİF) Kısa Süreli Yab. Kay. Toplamı 350.000 Uzun Süreli Yabancı Kaynaklar Tahviller 400.00 Özkaynak Toplamı 750.000 KAYNAK TOPLAMI 1.500.000 Finansal raporlama standartları şu iki halde netleştirmeye olanak vermektedir. (1) Değer düzeltici hesaplarda, (değer düzeltme hesaplarında), (2) Varlık elde edilmesiyle yükümlülüğün yerine getirilmesi arasında illiyet bağının olması ve eş zamanlı olarak yerine getirilmeleri halinde netleştirme yapılmaktadır.
  63. 63. Değer Düzeltici Hesaplar Yoluyla Netleştirme Değer düzeltici hesaplar (değe düzeltme hesapları), varlık (aktif) ve kaynak (pasif) kalemlerini, bilanço günündeki gerçek değerlerine indirgemek amacıyla kullanılan hesaplardır. Varlıkları düzeltmek amacıyla kullanılan başlıca hesaplar, Şüpheli Alacak Karşılığı, Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı, Menkul Kıymetler Değer düşüklüğü Karşılığı, Birikmiş Amortismanlar, İtfa Payları, Tükenme Payları, Alacak Senetleri Reeskont hesaplarıdır. Bu değer düzeltici hesaplar, ilgili varlıktan indirilmek yoluyla varlıklar bilânçoda net değerleri ile gösterilebileceği gibi, söz konusu hesaplar bilânçonun sağ tarafında da (pasifinde) yer alabilir. Pasifi düzeltici hesapların tipik örnekleri ise, Zarar, Ödenmemiş Sermaye ve Borç Senetleri Reeskont (veya prekont) hesaplarıdır. Bu heseplar da, bilanço düzenlenirken, ilgili pasif kalemlerden indirilebilir veya bilânçonun varlıklar bölümünde yer alabilir.
  64. 64. <ul><li>BİLÂNÇO DÜZENLENİRKEN GÖZÖNÜNDE BULUNDURULACAK ESASLAR </li></ul><ul><li>Bilânçonun düzenlendiği tarih (raporlama dönemi sonu) ve ait olduğu firma açıkça belirtilmelidir. </li></ul><ul><li>Bilançonun bireysel (solo) bir işletmeye mi yoksa şirketler grubuna mı (konsolide) ait olduğu; </li></ul><ul><ul><li>Sunulan para birimi; </li></ul></ul><ul><ul><li>Rakamlar yuvarlanmış tama iblağ edilmiş ise yuvarlama derecesi; </li></ul></ul><ul><ul><li>belirtilmelidir. </li></ul></ul><ul><li>Bilânçoda varlıklar, kaynaklar, öz sermaye (özkaynak) ve bunların ikincil (tali) bölümleri açık olarak gösterilmelidir. </li></ul><ul><li>Bilânçoda, uygulanan değerleme ölçüleri ve amortisman yöntemleri en azından dipnot olarak açıklanmalıdır. </li></ul>
  65. 65. <ul><li>Bilânço kalemleri (postları), bilânçonun hizmet edeceği amaca uygun olarak anlamlı şekilde ayrıma tabi tutulmalıdır. </li></ul><ul><li>Bilânçonun ana ve ikinci derece bölümlerinin toplamları açık olarak gösterilmelidir. </li></ul><ul><li>Bilânçolarda maddi hata bulunmamalıdır. </li></ul><ul><li>Bilânçolar yanıltıcı olmamalı, bilânçodan açıkça anlaşılamayan hususlar hakkında, parantez içinde yapılacak açılamalar veya dipnotları ile gereken bilgiler verilmelidir. </li></ul><ul><li>Firmaların bilânço dışı işlemleri, şarta bağlı yükümlülükleri, bilânçonun altında ayrıntılı bir şekilde gösterilmelidir. </li></ul><ul><li>Kullanılan yabancı kaynaklar için (varsa) verilmiş maddi teminatların tutarı açıklanmalıdır. </li></ul><ul><li>Varlıkların (Aktifin) sigorta ettirilmesi halinde, toplam sigorta tutarı dipnotlar arasında verilmelidir. </li></ul>
  66. 66. BİLÂNÇONUN BİÇİMSEL YAPISI Analiz için ilk adım, bilânçoda yer alan soyut rakamları anlam ifade edecek, bunların anlaşılmasını kolaylaştıracak başlıklar altında toplamak olmalıdır. Varlıkların (Aktifin) Ayrımı Para ile ifade edilebilen ve işletmeye nakit ve nakit benzeri akımına doğrudan veya dolaylı olarak katkı sağlayacak maddi veya maddi olmayan faaliyet araçları başlıca iki ana grupta toplanmaktadır: 1) Dönen Varlıklar, 2) Duran Varlıklar.
  67. 67. Maliye Bakanlığı Tekdüzen Hesap Planında Dönen Varlık, Duran Varlık ayrımını; TMSK’da Finansal Tabloların Sunulmasına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardın’da varlıkların ayrımında bu ikili ayrımı benimsemiştir. Sermaye Piyasası Kurulu da 2008 yılından itibaren muhasebe standartları konusunda TMSK’nın düzenlemelerine uyum göstermektedir. Enflasyon düzeltmesinde ise ulusal paranın itibari (nominal) değeri ile satın alma gücü arasındaki ilişkiler gözönünde tutularak; varlıklar, parasal kıymetler (parasal varlıklar) ve parasal olmayan kıymetler (parasal olmayan varlıklar) olarak ikiye ayrılmaktadır.
  68. 68. Parasal varlıklar, ulusal paranın değerindeki değişmeler karşısında itibari (nominal) değerleri aynı kaldığı halde, satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetlerdir. Dönen varlıklar esas itibariyle parasal kıymet niteliğinde olduklarından enflasyon düzeltmesine tabi değillerdir. Ancak dönen varlıklar içinde yer alan stoklar, gelecek aylara ait giderler, verilen sipariş avansları, parasal olmayan kıymetler olarak enflasyon düzeltmesine tabidir. Ayrıca menkul kıymetler arasında yer alan hisse senetleriyle alış bedeli ile değerlenen tahvil ve bonolar da enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.
  69. 69. Dönen Varlıklar Dönen varlıklar, para ile işletmenin faaliyet dönemi içinde, genellikle bir yılda paraya çevrilebilir veya kullanılabilir, tüketilebilir varlıklarını kapsar. Ancak bazı faaliyet kollarında olağan faaliyet dönemi bir yıldan daha uzun olabilir. TMSK; Finansal Tabloların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS I) Hakkında Tebliğinde, bir varlığın dönen varlık olarak sınıflandırılması için aşağıdaki kriterlerden herhangi birine uyum göstermesi gerekliliği kuralını getirmiştir.
  70. 70. <ul><li>(TMS) Tebliğ I. Sıra No: 66 kriterleri; </li></ul><ul><li>İşletmenin normal faaliyet döngüsü içinde paraya çevrilmesinin, satılmasının veya tüketilmesinin beklenmesi, </li></ul><ul><li>Ticari amaçla elde bulundurulması, </li></ul><ul><li>Bilânço tarihinden sonra on iki ay içinde paraya çevrilmesi veya, </li></ul><ul><li>Bilânço tarihinden sonra en fazla oniki ay içinde bir borcun ödenmesi için kullanılmak üzere veya başka bir nedenle sınırlandırılmamış olmak koşuluyla, söz konusu varlıklar nakit veya nakit benzeriyse şeklinde belirlenmiştir. </li></ul>
  71. 71. <ul><li>İşletmenin, olağan koşullar altında bir hesap dönemi içinde paraya çevirebileceği veya kullanabileceği varlıkları şunlardır: </li></ul><ul><li>Hazır Değerler (Kasa ve Banka – Para ve Para Benzeri Değerler) </li></ul><ul><li>Finansal Varlıklar – Serbest Menkul Değerler – Geçici Yatırımlar – Finansal Yatırımlar </li></ul><ul><li>Bu kapsamdaki finansal yatırımlar; (i) Alım-satım amaçlı finansal varlıklar, (ii) Satılmaya hazır finansal varlıklar olarak, UFRS/TMS’ye göre düzenlenen bilançolarda iki alt bölüme ayrılmaktadır. </li></ul>
  72. 72. Alım satım amaçlı finansal varlıklar, kısa dönem fiyat ya da faiz dalgalanmalarından kâr sağlamak amacıyla alınan veya elde edilme nedeninden bağımsız olarak kısa dönemde kâr sağlamak amacıyla oluşturulan portföyde bulunan menkul değerlerdir. Likidite ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak veya faiz oranlarındaki değişimler nedeniyle satılabilecek olan ve belirli bir süre gözetilmeksizin elde tutulan finansal varlıklar Satılmaya Hazır Finansal varlıklar olarak sınıflandırılmaktadır.
  73. 73. 3. Firmanın esas faaliyetinden, kredili satışlarından doğan, bilânço tarihinden itibaren vadeleri bir yıldan kısa senetsiz ticari alacakları ile alacak senetleri 4. İşletmenin, gelecek hesap döneminde tahsil edilebilir, esas faaliyeti dışı işlemlerinden doğan alacakları 5. Stoklar (Sınai işletmelerde, mamûl, yarı mamûl, hammadde ve işletme malzemesi stokları dahil) 6. Mal, hammadde, malzeme alımı için verilmiş sipariş avansları (satıcılara verilen avanslar) 7. Gelecek aylara ait giderler (peşin ödenmiş giderler), gelir tahakkukları gibi geçici aktif hesaplar. 8. Diğer dönen varlıklar (Gelecek hesap dönemine ilişkin peşin ödenmiş vergiler, devredilen KDV, iş ve personel avansları vb.)
  74. 74. Duran Varlıklar İşletme faaliyetinin gerçekleşmesi için bir yıldan daha uzun süreli olarak kullanılan ve olağan koşullar altında izleyen hesap döneminde paraya çevrilmesi beklenmeyen varlıklar, “Duran Varlıklar” ana grubu altında toplanır. TMSK/SPK düzenlemesinde, “ Dönen varlıkların dışında kalan diğer tüm varlıklar, cari olmayan varlıklar içinde izlenir.” Duran terimi, uzun vadeli maddi, maddi olmayan ve finansal varlıkları kapsamaktadır.
  75. 75. Duran varlıklar, genellikle ulusal para değerindeki değişmelere karşı satınalma güçlerini, reel değerlerini koruyan varlıklardır. Bu nedenle ilke olarak duran varlıklar enflasyon düzeltmesine tabidir.bununla beraber duran varlıklar arasında yer alan uzun süreli alacaklar enflasyon düzeltmesi dışında tutulmaktadır. Duran varlıklar genellikle şu varlıkları kapsar: (1) Uzun süreli alacaklar ve fonlar Bilânço düzenlendiği tarihten itibaren vadeleri bir yıldan daha uzun alacak senetleri, ticari alacaklar, personelden alacaklar, iştiraklerden alacaklar; verilen depozito ve teminatlar; uzun vadeli amaçlarla oluşturulmuş fonlar, vb. değerler.
  76. 76. (2) Finansal (malî) duran varlıklar (bağlı menkul kıymetler, iştirakler, bağlı ortaklıklar) (3) Maddi duran varlıklar Arazi ve arsalar, yeraltı ve yerüstü tertibatı (düzenleri), binalar, makina ve tesisler, kalıplar ve modeller, demirbaşlar, taşıt araç ve gereçleri, diğer maddi duran değerler, yapılmakta olan yatırımlar. (4) Maddi olmayan duran varlıklar Patent hakları, telif hakları, imtiyazlar,ticarî isimler, markalar, şerefiye, özel maliyet bedeli vb. (5) Özel tükenmeye tabi varlıklar (6) Birden fazla hesap dönemine yaygın giderler (7) Diğer duran varlıklar (Satış kabiliyetini yitirmiş stoklar...)
  77. 77. <ul><li>TFRS/SPK’ya göre düzenlenen bilançolarda ayrıca aşağıdaki kalemleri de bilançolarda duran varlıklar arasında yer almaktadır. </li></ul><ul><li>(8) Yatırım amaçlı gayrimenkuller, </li></ul><ul><li>(9) Özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirilen yatırımlar, </li></ul><ul><li>(10) Ertelenmiş vergi varlıkları. </li></ul><ul><li>Kaynakların (Pasifin) Ayrımı </li></ul><ul><li>Bilânçonun pasifi, firmanın varlıklarının hangi kaynaklarla fonlandığını gösterir. </li></ul><ul><li>Fonların iki ana kaynağı: </li></ul><ul><li>Yabancı kaynaklar (borçlar) – işletme dışı kaynaklar – </li></ul><ul><li>Öz sermaye (özkaynak, işletmenin sahip veya sahipleri tarafından sağlanan kaynaklar) dır. </li></ul>
  78. 78. Enflasyon düzeltmesi açısından da işletmenin kaynakları da (pasif) (1) parasal kaynaklar, (2) parasal olmayan kaynaklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Yabancı kaynakların (borçların) esas itibariyle ulusal paranın değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı kaldığı halde, satın alma güçleri,reel değerleri, fiyat hareketlerine göre ters yönde değişme gösterir. Bu nedenle bazı ayrıksı (istisnai) kalemler dışında enflasyon düzeltmesine tabi tutulmazlar. Buna karşı işletmenin özkaynakları, ayral (istisnai) bir durum yoksa, ilke olarak enflasyon düzeltmesine tabidir. İşletmenin yabancı kaynakları da süre açısından da kısa ve uzun süreli olarak ikiye ayrılmaktadır.
  79. 79. <ul><li>Kısa Süreli Yabancı Kaynaklar – (Cari Borçlar) </li></ul><ul><li>Kısa süreli yabancı kaynaklar (borçlar – işletme dışı kaynaklar),bilânçonun düzenlediği tarihten itibaren normal olarak bir hesap dönemi içinde firmaca ödenmesi veya yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri kapsar. </li></ul><ul><li>Bilânçolarda kısa süreli yabancı kaynaklar veya kısa vadeli borçlar arasında yer alan başlıca kalemler şunlardır: </li></ul><ul><li>Bankalardan ve benzeri finansman kuruluşlarından alınan kısa süreli krediler. (Faktöring ve kısa süreli finansal kiralama borçları dahil) </li></ul><ul><li>Uzun süreli borç taksitleri (uzun süreli borçların gelecek hesap döneminde ödenecek ana para taksitleri) </li></ul><ul><li>Çıkarılmış finansman bonoları, varlığa dayalı menkul kıymetler </li></ul><ul><li>Senetsiz borçlar (satıcılar) </li></ul>
  80. 80. <ul><li>Senetli borçlar- borç senetleri – (kabul edilen poliçeler dahil) </li></ul><ul><li>Alınan sipariş avansları (müşterilerden alınan avanslar) </li></ul><ul><li>Alınan kısa süreli depozito ve teminatlar </li></ul><ul><li>Dağıtılacak kâr payları </li></ul><ul><li>Ödenecek vergi, sosyal sigorta pirimi ve diğer kesenekler </li></ul><ul><li>Dönem kârı üzerinde ödenecek gelir veya kurumlar vergisi karşılıkları </li></ul><ul><li>Tahakkuk etmiş giderler (ödenecek giderler) </li></ul><ul><li>Gelecek hesap dönemine ait gelirler (peşin tahsil edilmiş hasılat) </li></ul><ul><li>İştiraklere olan kısa süreli borçlar </li></ul><ul><li>Ortaklara olan kısa süreli borçlar </li></ul><ul><li>Diğer kısa süreli borçlar </li></ul><ul><li>Kısa süreli borçlar, bilânçolarda aşağıdaki şekilde alt gruplara ayrılarak, A) Finansal (mali) Borçlar, B) Ticari Borçlar, c) Alınan Sipariş avansları, D) Borç ve Gider Karşılıkları, E) Diğer Kısa Süreli Borçlar başlıkları altında gösterilebilir. </li></ul>
  81. 81. <ul><li>Uzun Süreli Yabancı Kaynaklar (Uzun Süreli Borçlar) </li></ul><ul><li>Firmanın uzun süreli yabancı kaynakları bilânçonun düzenlediği tarihten itibaren vadeleri bir yıldan daha uzun yükümlülükleri kapsar. </li></ul><ul><li>Uzun süreli borçlar aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir. </li></ul><ul><li>Banka kredileri (bilânço düzenlediği tarihten itibaren vadeleri bir yılı aşan krediler) </li></ul><ul><li>Tahviller ve benzeri sermaye piyasası araçları </li></ul><ul><li>Borç senetleri (bilânço gününden itibaren vadeleri bir yılı aşan senetler) </li></ul><ul><li>Vadeleri bir yıldan uzun senetsiz satıcı kredileri </li></ul><ul><li>Finansal kiralamadan doğan uzun süreli borçlar </li></ul>
  82. 82. <ul><li>Alınan uzun süreli depozito ve teminatlar </li></ul><ul><li>Alınan uzun süreli sipariş avansları </li></ul><ul><li>Ertelenmiş ve takside bağlanmış kamu alacakları (Yetkili mercilerce takside bağlanmış ve işletmenin gelecek faaliyet döneminde ödemeye yükümlülüğünün olmadığı vergi borçları, prim borçları vb.) </li></ul><ul><li>Gelecek yıllara ati gelirler (gelecek yıllara ait peşin tahsil edilen hasılat) </li></ul><ul><li>Kıdem tazminatı karşılığı (çalışanlara sağlanan faydalar karşılığı) </li></ul><ul><li>Diğer uzun süreli borçlar </li></ul>
  83. 83. Uzun süreli borçlar, A) Finansal Borçlar, B) Ticari Borçlar, C) Alınan Sipariş Avansları, D) Borç ve Gider Karşılıkları, E) Diğer Uzun Süreli Borçlar, şeklinde alt gruplara ayrılarak gösterilebilir. Gelecek faaliyet döneminde ödenmesi gerekli anapara borç taksitleri, kısa vadeli borçlar arasına dahil edilmelidir.
  84. 84. Öz Sermaye (Öz Varlık – Özkaynak) Firmanın sahip veya sahiplerinin firmadaki payına “Öz Sermaye” ya da eş anlamlı olarak özkaynak denilmektedir. Bu terim, sahip veya paydaşların, kuruluşta veya sonradan firmaya yaptıkları sermaye yatırımlarıyla, kârların işletmede bırakılması yoluyla sağlanan kaynakları (yedek akçeleri, oto-finansmanı içsel sermaye yaratımını) kapsar. Tek sahipli firmalarda veya adi ortaklıklarda, şahıs şirketlerinde, öz sermayenin gösterilmesi nispeten basit olduğu halde, sermaye şirketleri ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinin bilânçolarında öz sermaye çeşitli hesaplarda ayrıntılı olarak gösterilir.
  85. 85. <ul><li>ÖZ SERMAYE (ÖZKAYNAK) </li></ul><ul><li>Nominal (Esas) Sermaye </li></ul><ul><li>(-) Ödenmemiş Sermaye </li></ul><ul><li>Ödenmiş Sermaye </li></ul><ul><li>Hisse Senedi İhraç Primi </li></ul><ul><li>Yeniden Değerleme Değer Artışı </li></ul><ul><ul><li>- Borsada oluşan değer artışı (menkul değerler değer artış fonu) </li></ul></ul><ul><li>Yedek Akçeler </li></ul><ul><ul><li>- Yasal Yedek Akçeler </li></ul></ul><ul><ul><li>- İhtiyari (Olağanüstü) Yedek Akçe </li></ul></ul>
  86. 86. <ul><li>Yedek Akçe Niteliğindeki Karşılıklar </li></ul><ul><li>Yeniden Değerlemeden Doğan Değer Artışları (Değer artış fonu) </li></ul><ul><li>İştirakler Yeniden Değerleme Karşılığı </li></ul><ul><li>Dönem Net Kârı </li></ul><ul><li>Dönem Zararı (-) </li></ul><ul><li>Geçmiş Dönem Zararları (-) </li></ul><ul><li>Özsermaye Enflasyon Düzeltmesi Farkları </li></ul><ul><li>Bilançoların enflasyon düzeltmesine tabi tutulduğu dönemlerde oluşan farklar, bu bölümde yer alır. </li></ul>
  87. 87. 2003 yılından sonra MDV Yeniden Değerleme Değer Artışı ile İştirakler Değer Artışı hesapları, kalıntıları (bakiyeleri) Enflasyon Düzeltme Hesabına aktarılarak kapatıldığından, bu iki alt kalem Yeniden Değerleme Değer Artışı arasında yer almamaktadır.
  88. 88. KONSOLİDE BİLANÇO Holding kuruluşların, grup şirketlerinin yaygınlaşması, yurtdışına yapılan aktif yatırımlar, SPK denetimine tabi şirketlerin artması, BDDK’nın bankalara yönelik muhasebe standartları, konsolide finansal tabloların hazırlanmasına önem ve güncellik kazandırmıştır. Konsolide ve bireysel tablo kavramları, “TMS/7 – Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar” standardında şu şekilde tanımlanmıştır. “ Konsolide finansal tablolar: bir grubun finansal tablolarının tek bir işletme gibi sunulduğu finansal tablolardır.” Gruba giren ekonomik işletmeye ait (ana ortaklığa) kuruluşların bilançoları tek bir bilanço haline getirilirken, grup şirketlerinin birbirlerine yaptıkları işlemler elimine edilmekte, yalnız grup dışı alacak borç ve yatırımlara yer verilmektedir.
  89. 89. <ul><li>Konsolide bilanço düzenlenirken yapılması gereken başlıca işlemler: </li></ul><ul><li>Ana ortaklığın her bir ortaklıktaki yatırım tutarı ile bağlı ortaklıkların özkaynaklarının ana ortaklığa ait bölümü karşılıklı olarak elimine edilir. Bu elimine işleminde eğer varsa artakalan tutar şerefiye olarak hesaplanır. </li></ul><ul><li>Konsolide edilen bağlı ortaklığın dönem kâr ve zararından azınlık paylarına (kontrol gücü olmayan paylara) isabet eden tutarlar belirlenir. </li></ul><ul><li>Konsolide edilen bağlı ortaklığın net aktiflerinden azınlık paylarına isabet eden tutarlar, ana ortaklığa isabet eden tutarlardan ayrı olarak belirlenir ve bu tutarlar, dönem net kar ya da zararından azınlık paylarına isabet eden tutarlarla birlikte pasifte özkaynaklar bölümünde ana ortaklığa ait özkaynaklar kaleminden ayrı olarak gösterilir. </li></ul>
  90. 90. <ul><li>Grup içi işlemler, alacak, borç bakiyeleri elimine edilir. </li></ul><ul><li>Ana ortaklığın yurt dışında bağlı ortaklığının olması durumunda, </li></ul><ul><li>Yabancı para üzerinden düzenlenmiş mali tabloların, ana ortaklığın raporlama yapılacak para birimine çevrilmesi yöntemleri kullanılmaktadır. </li></ul><ul><li>Bilanço kalemlerinin ulusal paraya çevrilmesinde genelde iki seçenek söz konusudur: a) Bilanço günündeki cari, geçerli kuru kullanmak, b) İşlemin yapıldığı tarihte geçerli tarihsel kuru kullanmak. Bu bağlamda muhasebe yazınında tartışma, her bilanço kaleminin cari yoksa tarihsel kurlarla ulusal paraya çevrilmesindeki seçiminden kaynaklanmaktadır. Bu konuda üç farklı yaklaşımdan ya da yöntemden söz edilebilir: 1) Cari kur, 2) Cari ve cari olmayan bilanço kalemlerine çoklu kur uygulaması, 3) Parasal ve parasal olmayan bilanço kalemlerine çoklu kur uygulaması. </li></ul>
  91. 91. Cari Kur (Tek Kur) Yöntemi Tüm yabancı paralı bilanço kalemleri, varlıklar, borçlar, cari kur üzerinden ulusal paraya dönüştürülür. Çoklu Kur Yöntemleri Çoklu kur yöntemleri cari ve tarihsel kurların birlikte kullanıldığı yöntemlerdir. Burada da cari ve cari olmayan değerler yöntemi, parasal ve parasal olmayan değeler yöntemi seçenekleri söz konusudur.
  92. 92. Cari, Cari Olmayan Değerler Yöntemi Bu yöntemde bağlı ortaklığın (yavru şirketin) cari varlıkları ve cari borçları (dönen varlıkları ve kısa süreli borçları) ana ortaklığın raporlama para birimine cari kurdan dönüştürülmektedir. Cari olmayan varlıklar (duran varlıklar) ve uzun süreli borçlar / yükümlülükler) varlıklar, iktisap edildikleri, borçlar da doğdukları tarihlerdeki tarihsel kurlardan raporlama para birimine çevrilmektedir.
  93. 93. Parasal, Parasal Olmayan Değerler Yöntemi Bu yöntemde parasal varlıklar ve parasal kaynaklar cari kur üzerinden raporlanan para birimine dönüştürülürken, parasal olmayan varlıklar ve parasal olmayan kaynaklar işlem tarihindeki kurlar (tarihsel kurlar) üzerinden raporlanan para birimine dönüştürülür.
  94. 94. <ul><li>Konsolidasyona İlişkin Ülkemiz Muhasebe Standartları </li></ul><ul><li>Yurtdışındaki Net Yatırımların TL’ye dönüştürülmesinde Ülkemiz Muhasebe Standartları şöyle özetlenebilir: </li></ul><ul><li>Yurtdışındaki bağlı ortaklığın parasal ve parasal olmayan varlıkları ve yükümlülükleri dönem sonu kapanış kuru (bilanço günü itibariyle geçerli cari kur) üzerinden TL’ye çevrilir. </li></ul><ul><li>Bağlı ortaklığın gelir ve gider kalemleri ilke olarak işlemin yapıldığı tarihteki kurlar esas alınarak TL’ye çevrilir. </li></ul><ul><li>Bağlı ortaklığın yabancı para üzerinden düzenlenmiş mali tabloları TL’ye çevrilirken kur değişimin etkileri “Yabancı Para Çevrim Farkları” kalemi altında toplanır. </li></ul>
  95. 95. Ülkemiz muhasebe standartlarına göre, yurtdışındaki bağlı ortaklık elden çıkarılıncaya değin, söz konusu işletme ile ilgili kur farkları, gelir tablosuna yansıtılmamakta özkaynaklar altında “Yabancı Para Çevrim Farkları” olarak muhasebeleştirilmekte, sınıflandırılmaktadır. Yabancı para üzerinden mali tablolar düzenleyen bağlı ortaklık elden çıkartıldığında, (1) elden çıkarmadan kaynaklanan kazanç veya zarar özkaynaklar altında sınıflandırılan yabancı para çevrim farkı ile mahsup edilerek, mahsup sonucu oluşacak nihai kâr veya zarar gelir tablosuna yansıtılır, (2) veya özkaynaklar altında kâr veya zarar olarak muhasebeleştirilir.

×