• Share
  • Email
  • Embed
  • Like
  • Save
  • Private Content
27 mayıs ve Menderes
 

27 mayıs ve Menderes

on

  • 237 views

Ekteki dosyanın başlığı: ...

Ekteki dosyanın başlığı:
"27 Mayıs Devrimine neden katıldım?"

Em. Kur. Pilot Albay Hüseyin Avni Güler,
Menderes dönemiyle ilgili izlenimlerini ve yaşadıklarını anlatıyor...

Okumadan geçmemenizi öneririm.

Statistics

Views

Total Views
237
Views on SlideShare
237
Embed Views
0

Actions

Likes
0
Downloads
1
Comments
0

0 Embeds 0

No embeds

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

    27 mayıs ve Menderes 27 mayıs ve Menderes Presentation Transcript

    • 27 Mayıs Devrimi’ne neden katıldım? Hüseyin Avni Güler Em.Kur. Pilot Albay
    • Atatürk bir gün İsmet Paşa’ya demiş ki: “Biz İstiklâl Mahkemesi’nde bazı imamları astık. Suçları, rezaletleri yok muydu? Vardı. Bütün rezaletleri unutuldu; ama asıldıkları unutulmuyor.” Bizim de 27 Mayıstaki kusurlarımız maalesef unutulmuyor. Bugün 60 yaşından daha genç insanlar Yassıada davaları hakkında bir şey bilmiyor; dava dosyaları yayımlanmadı. *** 27 Mayıs 1960’tan 6 Ocak 1961 tarihine kadar ülkeyi Milli Birlik Komitesi (MBK) yönetti. 6 Ocak’tan itibaren Kurucu Meclis (Temsilciler Meclisi+Milli Birlik Komitesi) yönetti ülkeyi. 2
    • üç idam kararı Yassıada davalarında Mahkemece alınan üç idam kararının onay yetkisi MBK’ne değil de, Kurucu Meclis’e verilseydi, bahis konusu üç idam büyük olasılıkla infaz edilmeyebilirdi, Ve biz 27 Mayısçılar da “kansız bir devrim” yaptık diye daha övünçlü olurduk. *** Ben Devrim örgütüne 1958 yılında girdim. Sekiz yıllık evli idim, rütbem üç yıllık yüzbaşı idi. Beni 27 Mayıs gizli örgütüne iten üç olayı anlatmak istiyorum. 3
    • 1958 yılında Lübnan’da Müslüman Araplarla Hıristiyan Araplar arasında savaş çıkmıştı. 1.Celal Bayar ve Menderes yönetimi, Lübnan’a silah ve cephane yardımı kararı almıştı. *** Ben Ankara Etimesgut 12. Hava Üs Komutanlığı’nda Uçucu (Seyrüseferci) Yüzbaşı olarak görevliydim. Üssümüz C-47 Dakota uçakları ile görev yapıyordu. Ben Lübnan’a yedi sefer uçtum. 4
    • Her uçuştan önce uçağımız kapalı sandıklarla yükleniyor, ilk yüklemelerde o zamanki Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu meydana geliyor, uçağın yüklenişine bizzat nezaret ediyordu. Kapalı ve büyük sandıklardaki yükümüzün ne olduğunun farkında bile değildik; çünkü bilgilendirilmemiştik. 5
    • 1958 yılında Kıbrıs İngilizlerin elindeydi. Uçaklarımız Kıbrıs üzerinden geçerken İngiliz jetlerine parola veriyor ve sonra gidip Beyrut Havaalanı’na iniyorduk. İnişte Uçak ekibine birer sandviç ve kola veriyorlardı; uçağımız yakıt ikmali yaptıktan sonra o gece üssümüze geri dönüyorduk. *** Bu arada bir uçağımız yanlışlıkla Beyrut Havaalanı Müslüman Arapların eline geçtiği sırada alana indi ve uçak “enterne” edildi. (uçağa el kondu ve Uçak ekibi tutuklandı) Rahmetli Bnb. Rıza Kalaycıoğlu ve ekibi, diplomatik girişimlerle sonradan ülkeye getirildi. 6
    • Menderes’in milliyetçi (!) mukaddesatçı (!) DP hükümeti tarafından Lübnan’daki Hıristiyanlara Türkiye’den 85 uçak dolusu silah ve cephane gönderildiğini ve bizler de bilmeden Menderes’in günahına alet olduğumuzu öğrendik. O silahları mermileri kullanan Hıristiyan Araplar belki de binlerce Müslüman öldürmüşlerdir. *** Beni oyunlarına alet eden o kimselere ben şimdi lanet ediyorum; ama ben “anıtmezar”larda yatan o kimselerin ne mal olduklarını milletimin bilgisine arz ediyorum. 7
    • Sonradan bu yardımın Meclis onayından geçmediğini, hatta Bakanlar Kurulu’nun kararı bile olmadığını öğrendik. *** Bu olayın tanıkları : Hv. Plt. Kd. Alb. Ahmet Özsungur, Havacı Uçucu Seyrüseferci Kd. Alb. Nevzat Balaban ve Abdül Aksal. (Daha ayrıntılı bilgi isteyenler, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na başvurabilirler. 8
    • İsmet Paşa 1950 de 128 ton altın teslim etmişti. 2.Celal Bayar-Menderes yönetiminin son yıllarında dış ülkelerden kredi alınamadığı için, hazinedeki 128 ton altının çoğunun dışarıya rehin verilerek kredi alınması hususundaki kararın da Meclis’ten geçirildiğini duymadık. 9
    • Londra’ya uçakla 2 tondan fazla altın götürdüğümüzü ve uçaklar dışında gemilerle, trenle ve tırlarla 100 ton kadar altının dış ülkelere rehin gönderildiğini biliyorum. *** Maliye Bakanımız değerli insan Kemal Kurdaş, takriben 96 ton altını geri getirtti. Sayın Kurdaş, tasarruf bonoları çıkararak halktan alınan yardımla bu görevi başardı. 10
    • 3.Aynı mukaddesatçı Bayar-Menderes ekibi, Cezayir’de Fransızlara karşı bağımsızlık savaşı veren Müslümanları değil de işgalci Fransa’yı desteklemişti. *** Halka her fırsatta dindar olduklarını söyleyerek onları (bugünkü iktidar gibi) aldatan, oylarını alan bu insanlara devletin parası ile maalesef anıtmezarlar yapılıyor. Lanet olsun ! 11