Zehirlenmeler
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

Zehirlenmeler

on

  • 5,575 views

 

Statistics

Views

Total Views
5,575
Views on SlideShare
5,517
Embed Views
58

Actions

Likes
1
Downloads
75
Comments
0

4 Embeds 58

http://www.radyolojiteknikerleri.com 23
http://egitim.radyolojiteknikerleri.com 18
http://www.tipfakultesi.org 14
http://tipfakultesi.org 3

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Adobe PDF

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

Zehirlenmeler Zehirlenmeler Presentation Transcript

  • ZEHİRLENMELER
  • “Bütün maddeler zehirdir. Zehir olmayan hiçbir madde yoktur. Zehir ile ilacı birbirinden ayıran onun dozudur.” Paracelsus (1493-1541)
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM TANIM Zehir;Ağız yoluyla alındığında absorbe, inhale veya enjekte edildiğinde organizmaya zarar veren, toksik belirtilere yol açan, bazen de yaĢamı tehdit eden bir maddedir. Besinler, ilaçlar, bitkiler, kimyasal bileĢikler, endüstriyel atıklar, örümcek, yılan, akrep toksinleri...
  • Zehirlenme 4
  • + + Bitkiselİlaç ve alkol Çevre felaketi zehirler Lab. Analizi İleri Teknolojik Cihazlar
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM TANIM Zehirlenme;Toksik veya toksik dozda alınan nontoksik bir maddenin vücuda zarar verecek miktarda ve değişik yollardan alınması sonucu organizmada bazı belirti ve bulguların ortaya çıkmasıdır.
  • ZEHİRLENMEDEN KORUNMAİlaçlar• Bütün ilaçlar kilitli dolaplarda saklanmalıdır.• Çocuklara ilaç verirken asla şeker diye verilmemelidir. Misafirliğe gittiğiniz yerlerde çocuğunuzun ilaçlardan uzak olduğuna emin olun.• Çocukların açamayacağı paketler, çocuklar için güvenli paket demek değildir.• İlaçları daima orjinal paketlerinde bulundurun.• Çocuklarınıza asla karanlıkta ilaç vermeyin.• Çocuklarınıza herhangi bir ilacı verdikten sonra uygun şekilde kaldırıldığına emin olun.
  • ZEHİRLENMEDEN KORUNMATemizlik Malzemeleri• Temizlik malzemeleri ve aerosolleri çocukların uzanamayacakları dolaplara koyun.• Asla lavoba altına yada alçak dolaplara temizlik malzemeleri ve deterjanları koymayın.• Temizlik malzemelerini asla kullandığınız eski içecek şişelerine koymayın.• Temizlik malzemelerini kullandıktan sonra kutularını asla ortada bırakmayın.• İnsektisitleri ve rodentisitleri asla döşeme üzerine açıkta bırakmayın.• Otomobil ve bahçe malzemelerini mutlaka güvenli bir yere kilitleyin.
  • ZOR AÇILAN AMBALAJ UYGULANMASI1960larda aspirin zehirlenmesinden yılda140 civarında ölüm olurken, 1987 yılındaaspirine bağlı hiçbir ölüm görülmemiştir.Goodman and Gilmans Pharmacology. 8 edi. sayfa 55. (1990).
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM SINIFLAMAOluĢ Ģekli bakımından; Kapsadığı kitle bakımından;- Çevresel (bitkisel, hayvansal) - Yaygın- Endüstriyel - Bireysel zehrilenmeler olarak- Ev kazaları sınıflandırılabilir- Mesleksel- Ġntihar amaçlı- Cinayet OluĢ süresi bakımından;- SavaĢ - Akut- Kaza ile olan zehirlenmeler - Kronik
  • Retrospektİf bİr analİz ; * Zehirlenme türlerine göre ; Acil servise baĢvuran toplam hasta sayısı ; 115.868 14 yaĢ üzeri zehirlenme olguları ; 1818 (%1.57) Karbonmonoksit (CO) 126 (% 6.9) ÇeĢitli ilaçlar 1085 (% 59.6) Besin ve/veya mantar 266 (% 14.6) Alkol ve/veya metil alkol 59 (% 3.2) Koroziv maddeler 47 (% 2.5) Organofosfat 59 (%3.2) Diğer maddeler 176 (% 9.8)* Akköse ġ. ve ark., The Turkish J. of Emergency Med.; 2003/1
  • Çocukluk çağI İntoksİkasyonlarI Zehirlenme türlerine göre ; Acil servise baĢvuran toplam çocuk sayısı ; 3104 15 yaĢ altı zehirlenme olguları ; 68 (% 2.2) Ġlaçlar 28 (% 42.1) Koroziv maddeler 16 (% 23.5) Ġnsektisitler 13 (% 19.1) Etil alkol 2 (% 2.9) ġofben 2 (% 2.9) Diazo reçineleri 1 (% 1.5) Yılan sokması 1 (% 1.5) Etken belirlenemeyen 5 (% 7.4)* Kahveci M. ve ark., Sted.; 2004, Cilt:13, Sayı:1 ;19-21
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM EPĠDEMĠYOLOJĠGeliĢmiĢ ülkelerde GeliĢmekte olan ülkelerdeTrafik kazaları YanıklarBoğulma, suda ZehirlenmelerDüĢme Trafik kazalarıZehirlenmeler
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM EPĠDEMĠYOLOJĠ• Ülkemizde çocuklarda zehirlenmeler trafik kazası, düşme ve yanıklardan sonra 4. sırada görülen kaza çeşididir• Zehirlenmeler ‘’Bildirimi Zorunlu Hastalıklar’’ listesinde yer almaktadır• Her ölen vakaya karşılık 200-900 kurtarılan veya sakat kalan olduğu bildirilmiştir
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM EPĠDEMĠYOLOJĠ 1997 yılında Türkiye’nin 38 sağlık kuruluşunun verilerinedayanarak yapılan bir çalışmada 5077 zehirlenme olgusuincelenmiş, zehirlenmelerin toplam acil olgulara oranı %0,9 vehastaların %54,7’sinin erkek cinsiyette olduğu saptanmış Türk Pediatri Arşivi 1998;33(3):148-153
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM EPĠDEMĠYOLOJĠ• Zehirlenmelerin %80’i 5 yaş altı çocuklardır• İntihar amaçlı zehirlenmeler, yapılan bir çalışmada %6,7 oranında bulunmuş, olguların %71,4’ü kız cinsiyette olduğu saptanmış• Aynı araştırmada ailelerin de yanlışlıkla çocuklarına zehirli maddeler vererek zehirlenmeye neden oldukları gösterilmiş Türk Pediatri Arşivi 1998;33(3):148-153
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM EPĠDEMĠYOLOJĠYurdumuzda zehirlenmeler daha çok ilkbahar ve yaz aylarında görülmektedir Örneğin;• Hidrokarbon, temizlik maddeleri, besin maddeleri; Yazın• Karbonmonoksit zeh; Kışın• İnsektisit zeh; Yaz ve Sonbaharda• İlaç zeh; Her mevsimde görülebilmektedir
  • Türkiye genelinde zehirlenme nedeni; %43.4 ilaçlar, %21.8 besin ve bitkiler, %8.5 insektisit ve pestisitler, %8 karbonmonoksit, %7.2 temizlik maddeleri, %5.4 hidrokarbon ve %5.7 nedeni bilinmeyenler İlaç zehirlenmeleri arasında en sık ağrı kesici ateş düşürücü ve sinir sistemine etki eden ilaçlar yer almaktadır Zehirlenme Nedenleri 6% Ġlaçlar 5% Besin ve bitkiler 7% Ġnsektisit ve pestisitler 8% 43% Karbonmonoksit Temizlik maddeleri 9% hidrokarbon Nedeni bilinmeyen 22%
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM KLĠNĠK• Genellikle patognomonik bulgu yoktur• Klinik belirtiler çoğu olguda 2-4 saat sonra ortaya çıkar• 6-8 saat içinde klinik belirti görülmeyenlerde genellikle zehirlenme olmadığı düşünülse de bazı zehirlenmelerde klinik belirtilerin geç çıkabileceği unutulmamalıdır (Örneğin Amanita pholloides, asetaminofen, talyum ve salisilat zehirlenmesi)
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM KLĠNĠK Birden fazla kişinin zehirlendiği durumlarda her bir olgunun toksik doz almış olabileceği düşünülmelidir Kardeş zehirlenme olgularının olabileceği gözardı edilmemelidir J Toxicol Cln Toxicol 2002;40:213-22
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM PROGNOZ• Zehirlenmelerde genel mortalite %0.04, hastanelere baş vuran hastalarda %0-2 arasındadır• Yoğun bakım ihtiyacı gösteren hastalar acil servise başvuran hastaların %10-20’sini oluşturmaktadır• Yoğun bakımda izlenmesi gereken zehirlenme olguları, tüm yoğun bakım yatışlarının %10’unu geçmemektedir
  • Zehİrlenme olgularInda• Hastaların çok azı spesifik tedavi gerektirir. Büyük bir kısmı genel önlemlerle tedavi edilebilir• Zehirlenmelerde prognozu belirleyen en önemli faktörlerden birisi başlangıçla tedavi arasında geçen süredir. Bu nedenle hasta oyalanmamalıdır
  • Zehirlenen Çocukta:• Genellikle patognomonik bulgu yoktur.• Ani geliĢen bilinç kaybında öncelikle akla gelmelidir.• Öykü yardımcıdır, ancak aile bilmeyebilir veya durumu gizleyebilir.• Klinik/lab. ile diğer hastalık olasılıkları uzaklaĢtırılarak tanı Ģüpheli olarak konulur.
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM KLĠNĠK Toksik madde insan vücuduna;• Gastrointestinal sistem• Solunum sistemi• Deri ve Mukozalar• Parenteral• Konjonktival yolla girebilir
  • Zehİrlenmelerde Genel İlkyardım Kuralları• Neden olan maddeyi öğrenmeye çalış• Ambalajını sağlık kuruluşuna götür• Maddeyi ortamdan uzaklaştır• Bilinç• ABC• KUSTURMA• Bulaşmış bir şey varsa Bol Su İle Yıka• Gaz zehirlenmesi varsa Açık Havaya Çıkart• 112 25
  • ZEHĠRLENMELERE YAKLAġIM TEDAVĠKusturma yapılmaması gereken durumlar• Bilinç bozukluğu• Kuvvetli asit ve alkali alımı• Nörolojik belirtilerin ortaya çıkması• Hasta 6 aylıktan küçükse• Hidrokarbon zehirlenmesi• Gebeliğin son dönemleri• Ağır kalp ve solunum sistemi hastalıkları• Kontrol edilemeyen hipertansiyon
  • ZEHİRLİ OLMAYAN MADDELER• tükenmez kalem boyaları • mürekkep,• sabun • el ve tıraş losyonu -krem• şampuan • gazete• pil • ayakkabı boyası• mum • kibrit kutusunun sürtünme• kil yüzeyi• nem giderici paketler • tatlandırıcılar,• makyaj malzemesi • diş macunu, • termometre civası
  • FAZLA MİKTARI TOKSİK OLANLAR• kolonya ve benzerleri• deodorant• saç spreyleri• saç boyaları• kibrit çöpü (20’den fazla)• oral kontraseptifler• güneş yağları
  • TEK DOZU FATAL OLABİLENLER• kalsiyum kanal • kinidin blokerleri • beta blokerler• benzokain • kamfor• klorokin • klonidin• siklik antidepresanlar • difenoksilat HCL/• hipoglisemik ajanlar atropin sülfat (lomotil)• metil salisilat • fenotiazindir
  • ZEHĠRLENMEDEN ġÜPHELENME• Akut başlangıç• Pika hikayesi• 1-5 yaş• Zehirlenme öyküsü• Psikososyal sorunlar• Birden fazla sisteminin tutulması• Bilinç değişikliği• Çözülemeyen klinik tablo
  • SĠndĠrĠm YoluZehĠrlenmelerĠ En sık rastlanan zehirlenme yoludur. • Ev yada bahçede kullanılan kimyasal maddeler • Zehirli mantarlar • Bozuk besinler • İlaç • Aşırı alkol BĠYEM Zehirlenme 31
  • Sindirim Yolu Zehirlenmede İlkyardım• Bilinç kontrolü• Ağzı su ile çalkalanır, eller sabunlu su ile yıkanır• ABC• Kusma, bulantı, ishal değerlendirilir• Asla kusturulmaz!• Bilinç kaybı-koma pozisyonu• Üstü örtülür• 112BĠYEM Zehirlenme 32
  • Cİlt Yoluyla Zehİrlenmeler Zehirli madde vücuda direkt deri aracılığı ile girer Bu yolla olan zehirlenmeler: Böcek sokmaları Hayvan ısırıkları İlaç enjeksiyonları Saç boyaları Zirai ilaçlarBĠYEM Zehirlenme 33
  • Cİlt Yolu Zehİrlenmelerİnde İlkyardım• ABC,• Ellerin zehirli madde ile teması önlenmelidir,• Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır,• 15-20 dk deri bol suyla yıkanır,• 112BĠYEM Zehirlenme 34
  • Solunum Yolu Zehirlenmeleri• Karbonmonoksit• Tüp kaçakları,• Şofben,• Bütan gaz sobaları,• Lağım çukuru veya kayalarda biriken karbondioksit,• Havuz hijyeninde kullanılan klor,• Yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileriBĠYEM Zehirlenme 35
  • Solunum Zehirlenmesinde Belirtiler• Yorgunluk, keyifsizlik, halsizlik• Bulantı, kusma• Baş dönmesi, karıncalama• Koma, nöbetler,• Solunum durması,• Göğüs ağrısı, çarpıntı kalp durması• Cilt ve tırnaklarda Kiraz Kırmızısı RenkBĠYEM Zehirlenme 36
  • İlkyardımcının Alacağı Tedbirler• Maske veya ıslak bez kullan,• Elektrik düğmeleri ve ışıklandırma cihazlarını kullanma,• Duman varsa İp Kullan,• İtfaiyeye 110 haber verBĠYEM Zehirlenme 37
  • Solunum Yolu Zehirlenmelerinde İlkyardım • Kişiyi uzaklaştır, • Hareket ettirme, • ABC, • 112 • Uygun PozisyonBĠYEM Zehirlenme 38
  • EVLERDE BULUNAN TEMĠZLĠK VE DĠĞER AMAÇLAR ĠÇĠNKULLANILAN KĠMYASAL MADDELERi
  • TEMĠZLĠK MADDELERĠTemizlik amacıyla evlerde kullanılan kimyasal maddeleri yapıları vebuna bağlı olarak oluşturabilecekleri toksisite yönünden şu şekilde sınıflayabiliriz : A- Deterjanlar, sabunlar, şampuanlar, aşındırıcılar B- Yumuşatıcılar C- Parlatıcılar (bulaşık makinası parlatıcısı gibi) D- Kostikler : Kireç çözücüler Yağ çözücüler (Fırın temizleyicileri gibi) Tuvalet temizleyiciler Lavabo açıcılar E- Ağartıcılar
  • Klinik Etkiler :•  Bulantı, kusma, diyare. Nadiren dehidratasyon, elektrolit anomalileri, hipokloremik alkaloz, metabolik asidoz.•  Aspirasyonu halinde üst solunum yollarında ödem ve solunum sıkıntısı.•  DüĢük oranda fosfat içeren deterjanlar (bulaĢık makinası deterjanları) daha alkali yapıda oldukları için ağız ve özofagus yanıklarına neden olurlar.•  Göz maruziyetinde sadece geçici irritasyon söz konusudur. Kalıcı hasar yapmazlar. Fosfat içerenler göze irritandır.•  Deterjan üretiminde çalıĢanlarda meslek hastalığı olarak öksürük, soluk almakta güçlük, göğüs hırlaması ve sıkıĢma hissi gibi bulgularla astım geliĢmektedir.•  Deri maruziyetinde, sürekli deterjan kullananlarda deride kuruma ve irritasyon söz konusudur. Alerjik kontakt-dermatit ve egzama geliĢir.
  •  Sabunlu lavmanın rektal irritasyon ve nadiren de anaflaksiyeneden olduğu tesbit edilmiĢtir.15 aylık bir kız çocuğu çamaĢır makinası deterjanı (fosfatiçermeyen) inhalasyonu nedeniyle maruziyetten 6 gün sonratrakeal obstrüksiyon sonucunda ex- olmuĢtur.BulaĢık makinalarında kullanılan deterjanlar; sodyumkarbonat, sodyum silikat ve sodyum tripolifosfat gibi maddelerinilavesiyle daha alkali hale getirilmiĢ deterjanlardır.Bunlar katı granül veya sıvı Ģekilde olabilir. PH’ları 10.5-13arasındadır. Yakıcı özelliktedir. Bu nedenle gastrointestiralsistemde yanıklara neden olabilirler.Oral maruziyette oluĢabilecek bulguları kısaca özetlersek Ģunları söyleyebiliriz: AĢındırıcı temizleyiciler (vim, cif gibi) ağartıcı içermeyenler : non- toksik olup, El sabunları : Kusma ve hafif diyareye, El bulaĢık deterjanları : Kusma ve diyareye,BulaĢık makinası deterjanları : Orta Ģiddetli ve ciddĠ yanıklara neden olurlar.
  • TEDAVİ Temel tedavi prensibi oral alımlarda oral dilüsyon esasına dayanır.Hastaya 120-240 cl kadar su veya süt içirilmelidir. Aktif kömür tedavisi gereksizdir.Göze bulaĢması halinde bol su ile en az 15 dakika yıkanmalıdır.
  • B- YUMUŞATICILAR Bu gruba giren maddeler quaterneramonyum yapısında bileĢikler olup katyonikdeterjanlardır. Katyonik deterjanlar anyonikve non-iyoniklere nazaran çok daha toksikmaddelerdir. % 7,5’un üzerindeki konsantrasyonlardaağız, farenks ve özofagusta yanıklara neden olurlar.
  • Klinik Etkiler• Bulantı, kusma, diyare, dermal nekroz, dermatit, hipotansiyon, metabolik asidoz, SSSD, koma, konvüzyonlar, hepatik nekroz, methemoglobinemi, pulmoner ödem, bronkospazm hatta solunum paralizine bağlı hasta kaybedilebilir.• Göze maruziyette % 0,1’lik konsantrasyonlarda hiçbir etki görülmezken % 10’luk solusyonlarda ciddi korneal hasar görülür.
  • Tedavi• Koroziv etki ve muhtemel SSSD açısından gastrik lavaj ve kusturma önerilmemektedir.• Anyonik ve non-iyoniklerin aksine erken dönemde aktif kömür kullanımı yararlıdır. (Aktif kömür dozu : EriĢkin ve adolesanlar için 25-100 g, çocuklar için 25-50 g, yeni doğan ve 1 yaĢ altı için 1 g / kg’dir.• 120-240 cl su ve sütle dilüsyon uygulanır.• Konvüzyonlar için benzodiazepin verilir.• El ve göz temasında en az 15 dakika yıkanmalıdır.• Ağrı kesici verilebilir.• EriĢkinlerde fatal doz 1-3 gram arasıdır.
  • 1. Zayıf irritanlar : göze, ağıza, burun ve boğaza irritandırlar.2. Kuvvetli irritanlar : göze, ağıza, burun, boğaza ve deriye irritandırlar.3. Korozivler : ġiddetli yanıklara neden olurlar.kalıcı hasar yaparlar. Buharları zararlıdır.• Ġrritanlar maddeler mukoz membranlarda enflamasyon ve ödeme neden olurlar. Hiperemi ve ağrı olur.• Koroziv maddeler doku hasarı ve hücre kaybına neden olurlar.
  • Inhalasyonla Maruziyet Halinde :  BaĢ ağrısı  Burun akıntısı•  Öksürük•  Nefes darlığı•  Göğüs ağrısı•  Bronkospazm•  Üst solunum yollarında ödem•  Pulmoner ödem Hasta açık havada tutulmalı. Gerekirse oksijen verilmeli, ventilasyon sağlanmalıdır. BronĢit ve pnömoni açısından hasta muayene edilmelidir.
  • Oral Maruziyet Halinde :• Kusturulmamalı, gastrik lavaj yapılmamalı.• Kusmayı indükleyebileceği ihtimali. düĢünülerek aktif kömür verilmemelidir.• 120-240 ml. Su veya sütle dilüsyon uygulanmalıdır.
  • KOSTİK MADDELER  Kireç çözücüler (NaOH)•  Yağ çözücüler (NaOH)•  Lavabo açıcılar (NaOH, KOH)•  Tuvalet temizleyiciler (H2SO4, HCl)•  Fırın temizleyiciler (NaOH)• Bunlar kuvvetli alkali ve asit özellikteki maddelerdir. Temas ettikleri dokuda ciddi hasara neden olurlar. GIS’de ciddi yanıklara hatta perforasyonlara, gözde ve ciltte ciddi yanıklara neden olurlar.
  • H2SO4 Sülfürik asit• Sülfürik asit % 10’un altındaki konsantrasyonlarda deri, göz, burun, mukoz membranlar, solunum sistemi ve gastrointestinal sisteme irritan maddelerdir.• Ġnhalasyonu halinde burunda boğazda gıdıklanma, öksürük, bronkospazm, dispne pulmoner ödem yapabilir. Ani dolaĢım kollapsı, özafogal ödem nedeniyle hastalar kaybedilebilir.• Oral alımlardan kanamalar, nekroz, gastro-intestinal sistemde perforasyonlar olabilir. GecikmiĢ etkiler arasında hemoraji, striktür ve fistül mevcuttur.• Dermal maruziyette Ģiddetli hatta ölümcül yanıklara neden olur.• Göz maruziyetinde düĢük konsantrasyonlarda irritasyon, lakrimasyon, konjonktivit oluĢur. Yüksek konsantrasyonlarda göze sıçraması halinde korneal yanıklar, görme kaybı ve göz küresinin delinmesi söz konusu olabilir.•  Uzun süreli hipotansiyon sonucu böbrek yetmezliği•  Metabolik asidoz• Lökositoz gibi komplikasyonlar geliĢebilir.
  • Tedavi•  Su ve sütle derhal dilüe edilir.•  Ġpeka vermek kontrendikedir. Ufak ve esnek nazogastrik veya orogastrik tüp ile lavaj yapılır.•  Özellikle intihar amacıyla alımlarda, bulantı, sekresyon ve stridoru olan çocuklarda ilk 24 saat içinde endoskopi endikasyonu mevcuttur.•  Steroid uygulaması tartıĢmaladır. Ġlk 24 saat içinde GIS kanaması veya perforasyon bulgusu olmaksızın steroid kullanılabilir. Bu arada perforasyon ve enfeksiyon mevcutsa steroid yanında antibiyotik tedavisine baĢlanır.•  Cerrahi müdahaleyi gerektiren durumlar da olabilir.
  • NaOH Sodyum Hidroksit:• Koroziv alkali yapıdadır. Ph 11,5 ve üzerinde ciddi özofagus hasarı yapar.• Oral alımlarda stridor, kusma, hipersalivasyon ve karın ağrısı ile birlikte ciddi özafagus yanıklarına sebep olur. GecikmiĢ olarak GIS’te fistül ve striktürler ve özofagal karsinomaya rastlanır.• Ġnhalasyonu halinde üst solunum yollarında ödem, solunum yetmezliği, pulmoner ödem ve pnömoni geliĢir.• Göz maruziyetinde ciddi konjonktival irritasyon, korneal epitel defektleri, limbal iskemi, kalıcı görme kaybı, perforasyonlar söz konusudur.• ġiddetli GIS kanaması ve nekroz mevcutsa hipotansiyon ve taĢikardi geliĢir.•• Tedavi :• Sülfürik asit tedavisiyle aynıdır.
  • NH4 Amonyaklı Bileşikler :• Evlerde kullanılan temizlik maddelerinin bir kısmında % 3-10 oranında amonyak bulunmaktadır. Bu amonyaklı bileĢikler göz ve üst solunum yollarına irritan maddelerdir. Oral alımlarda dudaklarda, ağızda, yemek borusunda yanıklara neden olurlar.
  • E- AĞARTICILAR Sodyum hipoklorit yani çamaĢır suyu % 3-6 (genellikle % 5,4) arası değiĢen konsantrasyonlarda evlerde yaygın olarak kullanılan bir temizlik maddesidir. Konsantrasyonu ve maruziyet süresine göre hafif irritan ya da koroziv etkili olabilir. Sodyum hipoklorit bir asit veya amonyak ile birleĢiğinde klor ve kloramin gazı açığa çıkar. Mukoz nembranlarda ve solunum sisteminde irritasyon olur. Aspirasyon pnömonisi, glottis ödemi, pulmoner ödem olur. Pulmoner hasara sekonder olarak letharji geliĢir. Fazla miktarlarda maruziyette hematemez, hipernatremi ve hiperkloremi olur.• Tedavi :•  Kusturma ve GL kontrendikedir.•  Ağızdan dilüsyon yapılır. 120-240 ml. su veya süt içirilir.•  5 mg / kg ve üstü dozlarda alımlara, hipersalivasyonu, disfaji ve ağrısı olan hastalarda özofagoskopi endikedir.
  • TERMOMETRE CİVASI• Termometre içinde bulunan civa organik veya inorganik karakterli olmayıp elemental yani metal yapılı civadır. GI fistül veya enflamasyon olmaksızın oral alımlarda akut toksisite oluĢturmaz.• Ġnhalasyon sonucunda advers reaksiyonlar geliĢir. Pnömoni, bronĢiolit, pulmoner ödem ve ölümlere rastlanır. SSS bulguları, renal hasar, jinjivit ve stomatit geliĢebilir.• Ayrıca ilk birkaç saat içinde inhalasyon sonucu halsizlik, üĢüme, ağızda metalik tat, bulantı, kusma, karın ağrısı, diyare, baĢ ağrısı, görme bozuklukları, dispre, öksürük ve göğüste daralma hissi gibi bulgular görülür.
  • KRONĠK inhalasyon bulguları : (Bu sanayide çalıĢan iĢçilerde görülür).KiĢilik değiĢiklikleri, halüsinasyonlar, delirium, uykusuzluk, iĢtah kaybı, irritabilite, baĢ ağrısı, hafıza kaybı, tat ve koku alma duyularında bozulma, tremorlar, ataksi, abartılı reflexler, paresteziler, aĢırı terleme, allerjik dermatit, renal foksiyon bozukluklarıdır.Tedavi : Termometre civasındaki elementel civa miktarı toksik dozun altındadır. Yüksek dozlarda Ģelasyon tedavisi uygulanır. Succimer, Dimerkaprol, penisilamin, BAL gibi Ģelatörler kullanılır.
  • DĠġ MACUNU• DüĢük oranlarda soydumflorid içerir. Flor toksisitesi ancak 5 mg / kg üzerine çıkınca görülür. (Bazı literatürlerde 5-10 mg / kg olarak geçer). Bir tüp macundaki flor miktarı çok düĢük olduğu için non-toksik diyebiliriz. KOLONYA• Etil alkol içerir ancak kaçak olarak imal edilenlerde metil alkol bulunabilir ya da tağĢiĢat olarak etil alkol içinde metil alkol bulunabilir. OYUN HAMURU• Non-toksiktir. SAAT PĠLĠ Genel yapıları açısından :•  Civa oksit : (-) civa oksit (+) çinko•  Manganezdioksit (alkali pil) : (-) manganezdioksit (+) çinko•  GümüĢ oksit : (-) gümüĢ oksit (+) çinko•  Çinko•  Lityum (Lityum bileĢikleri içerir)• ġayet pil yeni ve sızıntısı yoksa sorun yaratmaz ancak sızıntı varsa içerdiği % 45’lik KOH’in lokal alkali koroziv etkisi görülür.
  • • KIRTASĠYE MALZEMESĠ• Kalemler, yağlı boya, sulu boya ve pastel boyalar non- toksik’tir.•• Mürekkep• Etilen glikol ve glikol etherleri içerir.• 1 kartuĢ mürekkep toksik bulguların ortaya çıkması için yeterli miktar değildir. Yüksek miktarlarda SSS depresyonu, renal hasar, hiperventilasyon, hemoliz, metabolik asidoz geliĢir.•• Kırtasiye Tipi YapıĢtırıcılar• Genellikle polivinilasetat içerirler ve non-toksiktir.• Sanayi Tipi Zamklar• Hidrokarbonlar• Aseton• Etil asetat içerirler.•
  • KĠBRĠT Kibritlerde toksik madde sodyum klorattır. Sodyum klorat çok güçlü bir oksidasyon ajanıdır.•  Kloratlar bir metal veya hidrojenin klorat monovalen radikali ile birleĢmesinden oluĢurlar. Kloratlar boya sanayide, patlayıcıların hazırlanmasında, kibritlerde, kumaĢ baskı sanayinde , herbisitlerde ve %2-3 gibi düĢük konsantrasyonlarda ağız solusyonlarında kullanılır.•  Potasyum perklorat hipertiroidi tedavisinde kullanılır.•  Sodyum ve potasyum klorat ağız solusyonlarında, gargara, diĢ pastası ve medikal losyonların formülasyonunda bulunur.•  Baryum klorat patlayıcıların ve havai-fiĢeklerin yapısında bulunur.•  Çocuklarda toksik doz 20 çöp (330 mg).EriĢkinlerde 7.5-35 gr arası letal toz olarak tesbit edilmiĢtir ancak 150 gram aldığı halde tedaviyle düzelen hastalar mevcuttur.
  • Klinik Etkileri : Kloratlar gerek oral gerekse inhalasyon yoluyla toksik maddelerdir. Maruziyet sonucunda hemoliz ve methemoglobinemi ve sekondar olarak da disemine intravasküler koagülasyon geliĢir.•  Hipotansiyon, kalp kasında hasar•  Siyanoz•  Letharji, koma, konvüzyonlar•  Bulantı, kusma, diyare•  Karaciğer enzimlerinde yükselme, hepatomegali, sarılık•  Akut renal yetmezlik, oligüri, anüri• Tedavi•  Mide lavaji•  Aktif kömür•  Klorat iyonunu inaktive etmek üzere sodyum tiyosülfat•  Sodyum bikarbonatla alkali diürez sağlama•  Methemoglobinemi için metilen mavisi•  Ġnhalasyon yoluyla maruziyet halinde hasta açık havada tutulmalıdır. Gerekirse oksijen verilir. BronĢit ve prönomi yönünden hasta muayene edilmelidir.
  • • NĠKOTĠN• Bir sigaradaki nikotin miktarı 13-30 mg’dir. Purolarda 15- 40 mg nikotin bulunur. Bir sigaranın içilmesiyle ortaya çıkan toplam dumanda 0,5-2,0 mg, puroda ise toplam 0,2-1,0 mg nikotin bulunur.• 1 gr tütün çiğnendiği zaman 2,5 mg nikotin alınabilir hatta bu miktar 8 mg’a kadar çıkabilir.•  Nikotin jikletlerinde tabi tütün bitkisi ekstresi halinde 2 mg nikotin mevcuttur.• Klinik Etkiler :• Nikotin; oral, inhalasyon, dermal ve nektal yollardan absorbsiyonu bulunan bir maddedir.• Bulantı, kusma, karın ağrısı, salivasyonda artma, konfüzyon, ajitasyon, letharji, konvüzyon, koma, hipertansiyon, taĢikardi ve takipne görülür.• Göz maruziyetinde az dozlarda miyozis, yüksek dozlarda midriyazis, lakrimasyon ve nistagmus görülür.
  • Tedavi :•  Kusturma, gastrik lavaj•  Aktif kömür•  Konvüzyonlar için diazem•  Hipertansiyon takibi•  Alkali ortamda emilimi artacağı için antiasit verilmemelidir.•  Ġnhalasyon maruziyetinde hasta açık havaya çıkarılmalı, göz ve deri temasında ise bol bol yıkanmalıdır.•  Nikotin çok toksit bir maddedir. 2-5 mg toksik bulguların ortaya çıkması için yeterlidir. EriĢkinlerde ortalama letal doz 40-60 mg’dir. Küçük çocuklarda 1 mg toksik dozdur.
  • NAFTALĠN (Paradiklorobenzen)• Naftalinin etken maddesi paradiklorobenzen evlerde güve kovucu olarak kullanılmaktadır.• Oral alımlarda bulantı, kusma görülür.•  Diklorobenzen türevleri akut toksisitesi düĢük olan maddelerdir. Ancak yüksek dozlarda hepatotoksisitesi mevcuttur. Bir vakada alımdan 4 gün sonra hemolitik anemi, sarılık ve methemoglobiremi görülmüĢtür.•  Buharları göze ve buruna irritandır. Çok yüksek dozlardaki maruziyette SSS depresyonuna rastlanır. Dispne, alerjik reaksiyonlar ortaya çıkar.•  Deriye temasta yanma hissi oluĢturur fakat irritan özelliği azdır. Konsantre solusyonların sıcak buharı bile sadece hafif irritasyon yapar. AĢırı hassasiyet sonucu purpura ve hiperpigmentasyon görülebilir.• Kronik maruziyette hepatik hasar sözkonusudur. ġiddetli vakalarda siroz görülmüĢtür. Sanayide çalıĢan iĢçilerde uzun süreli ve yüksek konsantrasyondaki maruziyetlerde halsizlik, baĢ dönmesi, baĢ ağrısı, rinit, yüz kaslarında seyirme, kusma ve kilo kaybı görülür. Bir vakada pulmoner gramulomatozise rastlanmıĢtır. Ataksi, disartri, periferal nöropati, ve glomerülonefrit kronik maruziyet sonucu görülen bulgulardır.
  • TEDAVĠ:•  5 gr üstü ya da 1 toptan fazla yutulması halinde GI dekontaminasyon önerilir.•  Aktif kömür.•  2 saat boyunca süt ve yağlı gıdalar önerilmez.•  Ġnhalasyon maruziyetinde hasta açık havada tutulur. BronĢit ve pömoni yönünden hasta muayene edilmelidir. Gerekirse oksijenle destekleyici tedavi uygulanır.•  Göze maruziyette irritasyon, ağrı, ĢiĢme, lakrimasyon ve fotofobi mevcutsa yıkama ve semptomatik tedavi uygulanır.•  Ġnhalasyon yoluyla 50 ppm ve üstü konsantrasyonlarda göze, boğaza ve deriye irritandır.
  • TARIM İLACI = PESTİSİD İnsan vücudu Hayvan vücudu Bitkiler > üzerinde veya çevresinde yaşayan besin kaynak üretim depolanma ve tüketimi sırasında besin değerini düşüren ya da zarara uğratan Böcek Kemirici > gibi canlıların yıkıcı etkilerini Yabani ot azaltmak için kullanılan Mantar kimyasal maddelerdir
  • TARIM İLAÇLARI• İlacın etki şekli• İlaçlardan etkileme şekli• Zehirlenmenin belirti ve bulguları• Tedavi yaklaşımları• Korunma Yolları
  • ZEHİRLE TEMAS
  • BULAŞMA YOLLARI• AĞIZ ve BESLENME• SOLUNUM• DERİ• GÖZ• DAMAR YOLUYLA
  • KLİNİK BELİRTİLER SİNDİRİM SİSTEMİ SOLUNUM SİSTEMİ KALP DAMAR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ BELİRTİLER METABOLİK ETKİLER DİĞER
  • SİNDİRİM SİSTEMİ BELİRTİLERİ• BULANTI • DİYARE• KUSMA • AKUT PANKREATİT• SEKRESYON ARTIŞI • TENESMUS• KARIN AĞRISI • FEKAL İNKONTİNANS• KRAMP TARZI
  • SOLUNUM SİSTEMİBRONŞLARDA SALGILAMA ARTIŞIBURUNDA SALGI ARTIŞIBRONKOSPAZMLARENKS SPAZMISOLUNUMDAHIZLANMA/YAVAŞLAMA/DURMA
  • KALP VE DOLAŞIM SİSTEMİ• KALP ATIMLARININ YAVAŞLAMASI• HİPOTANSİYON-DÜŞÜK TANSİYON• KALP ATIMLARINDA HIZLANMA• HİPERTANSİYON-YÜKSEK TANSİYON• KALP ATIMLARINDA DÜZENSİZLİK-ARİTMİLER
  • SİNİR SİSTEMİ ( NÖROLOJİK ) BELİRTİLERi• Kaslarda • Diyafram paralizi fasikülasyonlar • Santral depresyon• Kas krampları • Konvülsiyonlar• Kas seğirmeleri • Ataksi• Kas güçsüzlüğü • Derin tendon refleks• Solunum yetmezliği kaybı• Solunumun durması • Bronşlarda sekresyon artışı, • Pnömoni
  • TEŞHİS• HASTA HİKAYESİ• KOLİNERJİK BELİRTİLER• KESİF PESTİSİD KOKUSU• KİMYASAL MADDENİN TEMİNİ• LABORATUVAR
  • YAPILABİLECEKLER…….• PANİK YAPMAMAK• İLACIN KUTUSUNU BULMAK• İLAÇLA TEMASI HEMEN KESMEK• EĞER KUSMA VARSA KUSULAN KISMI TEMİZ BİR KAPLA SAĞLIK MERKEZİNE ULAŞTIRMAK• EN YAKIN SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURMAK• ZEHİR DANIŞMAK MERKEZİNİ ARAMAK• SOLUNUM YOLUNUN KORUNMASI• SALGILARIN TEMİZLENMESİ
  • Korunma yolları• TARIM İLAÇLARINI ÇOCUKLARIN ULAŞAMAYACAĞI YERLERDE BULUNDURMAK• TARIM İLAÇ KUTULARINI HER NE OLURSA OLSUN KULLANMAMAK• TARIM İLAÇLAMASI YAPILAN BÖLGEYE GİRMEMEK• BU TÜR İLAÇLARLA TEMASINDAN ŞÜPHENİLEN YİYECEKLERİ TÜKETMEMEK YADA KULLANILACAKSA İYİCE ARINDIRMAK• UZMANLIK ALANINIZ DEĞİLSE BU TÜR İLAÇLARI KULLANMAMAK
  • EĞER YANLIġLIKLA TEMAS OLDUYSA> HEMEN EN YAKIN SAĞLIK KURULUġUNDAN> ZEHĠR DANIġMA MERKEZĠNDEN BĠLGĠ ALMAK> ZEHĠRLENME DURUMDA ĠLACIN KUTUSUYLABĠRLĠKTE SAĞLIK KURULUġUNA BAġVURMAK> BU TÜR ĠLAÇLARIN BULAġMA YOLLARI ÇOKFARKLIDIR = KULLANIM ġARTLARINI ÇOK ĠYĠBĠLMEK GEREKĠRTEDBĠR…TEDBĠR…TEDBĠR……….
  • SEBEBİ NE OLURSA OLSUN ZEHİRLENDİĞİ DÜŞÜNÜLEN HERHANGİ BİRİNE YAPILACAK İLK YARDIM AYNIDIR ZEHİRLENENLERİ KESİNLİKLE KUSTURMAYA ÇALIŞMAYIN SADECE BESİN ZEHİRLENMELERİNDE BOL SULU GIDA VERİN ALKOL ZEHİRLENMELERİNDE BİLİNÇ TAM YERİNDE OLMADIĞINDAN HAVA YOLUNU AÇIN DERİ YOLUYLA ZEHİRLENMELERDE, HASTAYI HEMEN TEMİZ HAVAYA ÇIKARIN KESİNLİKLE HİÇBİR MADDE YEDİRMEYİN, İÇİRMEYİN
  • 1990 YILINDA WHO DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TÜM DÜNYADA YILLIK ORTALAMA 3 MİLYONUN ÜZERİNDECİDDİ AKUT PESTİSİT ZEHİRLENMELERİ OLDUĞUNU AÇIKLAMIŞTIR 1 MİLYON KAZA 2 MİLYON İNTİHAR GİRİŞİMİ
  • TOKSİK GAZLAR- CO ( Karbon monoksit)- CO2 (Karbon dioksit)- H2 S (Kükürtlü hidrojen) · 0- SO2 (Kükürt dioksit)- NO2 (Azot dioksit)- N (Azot)
  • Karbonmonoksit zehirlenmesi CO DÜZEYĠ SEMPTOMLAR % 10 Asemptomatik, azalmıĢ egzersiz toleransı % 20 Halsizlik, baĢ ağrısı, bulantı, kusma, diare, titreme % 30 Görsel bozukluklar, dispne, bayılma, konfüzyon, taĢipne % 40 Nörolojik bulgular, konvülsiyon, taĢipne % 50 Koma, Cheyne-Stokes solunumu, deprese kardiyovasküler sistem % 60 Derin koma, bradikardi, hipotansiyon, sık konvüsiyon % 70 Solunum yetmeliği, ölüm
  • ZEHİRLENME BELİRTİLERİ Solunum süresine CO miktarına Oluşan HbCO oranına Kişinin fizyolojik ve patolojik özelliklerine bağlıdır.
  • CO  sitokrom oksidaz inhibitörüdür. Hücresel oksidoredüksüyonu bozar, solunum enzimlerini süprese eder.HbCO oranı % 10 olana kadar hiçbir zehirlenme belirtisi görülmez.
  • AKUT ZEHİRLENMEHbCO Oranı(Satürasyon yüzdesi)% 10-30 : Baş ağrısı, baş dönmesi, solunum güçsüzlüğü, yorgunluk hissi.% 30-50 : Bulantı, kusma, kaslarda güçsüzlük, uykuya eğilim, dalgınlık, görmede bulanıklaşma.% 50-70 : Bilinç kaybı, solunum yetmezliği, kaslarda kramplar, konvülsiyonlar, tendon ve kornea refleks kaybı, inkontinans, pupillalarda ışık reaksiyon yokluğu% 70-80 : Solunum ve kalp durması  ÖLÜM
  • KRONİK ZEHİRLENME Baş ağrısı Baş dönmesi Mide – bağırsak bozuklukları İştahsızlık Ekstrasistoller Yüksek tansiyon Angina pektoris tipinde prekardial ağrılar Parkinsona benzer titremeler Bayılmalar (Ep. Atak gibi). [ Barbitürat ent, pons kanaması, alkol sarhoşluğu benzeri ataklar]. Deride eritem Kanda üre, şeker  İdrarda albumin 
  • KOMPLİKASYONLAR Solunum yolu iltihapları Larenjit Farenjit AC. lerde lober pnömoni Bronkopnömoni Akut AC. Ödemi Koroner damarlarda spazm Akut My. Enf. Damarlarda skleroz Tansiyon düzensizlikleri MSS hasarı  - parezi, - paralizi - amnezi - nöroz tipi ruhsal bozukluk Böbrek bozukluğu  - Ödem - Üremi Nevralji Romatizmal Ağrılar
  • Postmortem DeğişimlerDış Muayene : Yüz kırmızı, şiş Gözler parlak, Konjonktiva hiperemik Ölü morlukları  kiraz kırmızısı
  • Şofben Kazalarını Önleme• Banyo kilitlenmemeli• İyi çeken bir bacaya bağlanmalı• Bolca hava girişi sağlanmalı• Şofben-tüp hortumu 125 cm den uzun olmamalı• Banyodan uzun süre çıkmayan kişi kontrol edilmeliBĠYEM Zehirlenme 91
  • Salisilat zehirlenmesi• Çocuklarda sıktır.• 150 mg/kg’den fazla alınınca ortaya çıkar.• 300 mg/kg ağır zehirlenme yapar.• En erken bulgu hiperventilasyon.• Solunumsal alkaloz ve metabolik asidoz biraradadır, genellikle asidoz ön plandadır.• Hipopotasemi, hipo- veya hiperglisemi oluĢabilir.• Ġdrarın alkali olması idrarla atılımı arttırır.
  • Klinik bulgular• Hiperpne tipiktir.• Yüzde kızarıklık olabilir.• Poliüri, dehidratasyon sıktır.• Kusma, terleme, ateĢ, konfüzyon, konvülziyon, koma, kollaps.• Kanama nadirdir.
  • Salisilat zehirlenmesinde tedavi•Mide boĢaltılır (kusturma/lavaj), aktif kömür verilir.•Hiperpireksi varsa soğuk uygulama.•Sıvı tedavisi: dehidratasyonu düzeltmek, idrarı alkalinize etmek, forse diürez yapmak için.•ġok varsa : 20 ml/kg SF hızla verilir•Tüm solüsyonlar glukoz içermelidir•Ġdrarı alkalileĢtirmek için NaHC03 4-5 mEq/kg dozda 4 saatlik sıvıya eklenir.•Koagülasyon bozukluğuna karĢı K ve C vitamini Çok yüksek kan salisilat düzeyi (> 100 mg/dl), oligüri, anüri, kalp hastalığı ve rutin tedaviye yanıtsızlık durumlarında hemodiyaliz yapılmalıdır.
  • YutulmuĢ yassı piller ne zaman acilolarak çıkarılmalıdır?• Yassı piller civa veya lityum gibi potansiyel olarak tehlikeli maddeleri içerebilirler ancak mukozal korozif olarak daha tehlikelidirler. Burun delikleri, kulak yolu ya da özofagusa yerleĢen piller hemen çıkarılmalıdır. Mideye indiyse hemen hemen tehlike atlatılmıĢ demektir.• Alkali pil ile meydana gelen zehirlenmeler özefagus ve midede yanığa yol açabilir.• Eğer ilk çekilen filmde, pil ösefagusa oturmuĢ ve ilerlemiyorsa, acil endoskopi yapılarak oradan alınmalıdır• Eğer pil ösefagüste ilerliyorsa, hasta taburcu edilir• 4-7 gün içinde çıkmadı ise radyolojik takip yapılır• Pil çapı >23mm ise 48 saat süre ile radyografik takip yapılmalı ve endoskopik iĢlem için persistan gastrik pozisyon varmı kontrol edilmelidir
  • MANTAR ZEHİRLENMELERİ
  • MANTARKlorofil taĢımayan, parazit veya saprofit olarak yaĢayan ve sporlarla üreyen canlı organizmalardır.• Mantarlar genel olarak ikiye ayrılır. Yenebilir mantarlar Zehirli mantarlar
  • YENEBĠLEN MANTARLAR Agaricus bisporus ( Kültür mantarı ) Önerilen bir besindir. Önemli bir ihraç malıdır. Ticari bir maldır. Bu mantar grubuyla olan zehirlenme olaylarında toksin söz konusu değildir.
  • Ölümle sonuçlanan bitkisel kaynaklı zehirlenmelerin % 50’i yabani mantarlardan kaynaklanmaktadır. Yenebilen mantarlarla zehirli mantarların kesin ayırıcı özellikleri yoktur. Halkın zehirli mantarları ayırt etmede belirli inançları vardır. Zehirli mantarlar  Cok çekici görüntülerde olurlar.  PiĢirirken gümüĢ çatal batırılırsa kararırlar.  Yabani hayvanlarca yenmezler.  Mantar koparıldığı zaman iç kısmı mavileĢir.  Belirli bölgelerde yetiĢen mantarlar zehirlidir. ĠnanıĢlarının bilimsel değeri yoktur.
  • Mantar zehirlenmelerini ve bu zehirlenmelerebağlı ölümlerin en aza indirilmesi iki aĢamada mümkündür. Halkın zehirli mantar ve mantar zehirlenmeleri konusunda bilinçlendirilmesi Mantar zehirlenmesi vakalarının tanı ve tedavilerinin yeterli yapılması Mantarlar canlılar üzerine etkilerini içerdikleri toksin gruplarına göre klinik semptom ve komplikasyonlara neden olurlar.
  • MANTAR ZEHĠRLENMELERĠNDE KLĠNĠK SINIFLANDIRMA Etkisi Erken Ortaya Çıkanlar1) Otonom Sinir Sistemini Etki Eden Toksinler  Koprin  Muskarin2) Merkezi Sinir Sistemini Etki eden Toksinler  Ġbotenik asit ve Musimol  Psilocybin3) Gastrointestinal Sisteme Etki Eden Toksinler  ÇeĢitli ve bilinmeyen türler
  • MANTAR ZEHĠRLENMELERĠNDE KLĠNĠK SINIFLANDIRMA Etkisi Geç Ortaya Çıkanlar1) Renal Sistemini Etkileyen Toksinler  Orellanin2) Hücresel Harabiyet Yapan Toksinler  Giromitrin ( MMH )  Siklopeptitler
  • COPRĠNUS SENDROMU KLĠNĠK BULGULAR Yüz ve boyunda kızarma Ağızda metalik tad Kol ve bacaklarda karıncalanma, ĢiĢme Hipotansiyon, taĢikardi BaĢ ağrısı, anksiete, nefes darlığı, terleme Kardiak ritm bozuklukları, Nadiren bulantı ve kusma TEDAVĠ Spesifik antidot yoktur. Semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanır.
  • MUSKARĠN(Muskarin sendromu) Mantar türleri  Ġnocybe türleri  Clitocybe türleri Ġçerdiği toksin  Muskarin Latent Dönem 30 dakika - 2 Saat
  • Muskarin sendromu KLĠNĠK BULGULAR (Kolinerjik tablo) Terleme, salivasyon, lakrimasyon Kusma, diare, kolik Görme bulanıklığı, miyozis Hipotansiyon, bradikardi BronĢ sekresyonlarında artıĢ, bronkospazm TEDAVĠ Spesifik antidot ATROPĠN’dir. Mortalite % 5 olarak görülür.
  • PANTHERĠA SENDROMU KLĠNĠK BULGULAR (Antikolinerjik Tablo) BaĢ dönmesi, koordinasyon bozukluğu, Denge bozukluğu, KonuĢma güçlüğü, Ataksi Kas spazmları, görme ve iĢitme bozuklukları Halusinasyonlar Nadiren karın ağrısı, kusma ve diare Derin uyku TEDAVĠ Spesifik antidot yoktur. Semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanır. Ölüm nadirdir.
  • PSĠLOSĠBĠN SENDROMU KLĠNĠK BULGULAR (Halusinojenik Tablo)BaĢ dönmesi ve baĢ ağrısı,Gereksiz gülme, aĢırı neĢe hali, öfke krizleriYer ve zaman kavramının kaybolmasıKaslarda zayıflık, hipotansiyon, bradikardiGörme ve iĢitme halusinasyonlarıUyku TEDAVĠSpesifik antidot yoktur. Semptomatik ve destekleyicitedavi uygulanır.Ölüm % 1’den azdır.
  • Gastrointestinal sendrom KLĠNĠK BULGULAR Bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı Anksiete, terleme, salivasyon ġok TEDAVĠ Spesifik antidot yoktur. Semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanır.
  • ORELLANUS SENDROMU KLĠNĠK BULGULAR Gastrit BaĢ ağrısı, yorgunluk, halsizlik, iĢtahsızlık AteĢ, kas ve eklem ağrısı Oligüri, anüri, kabızlık Renal yetmezlik serum kreatinin ve üre yükselmesi TEDAVĠ Spesifik antidot yoktur. Böbrek hasarına yönelik destek tedavisi (hemodializ, peritoneal dializ) uygulanmalıdır.
  • Gyromitra sendromu KLĠNĠK BULGULAR1. EVRE : 1.latent dönem (6-12 saat)2. EVRE : Gasroenterit dönemi BaĢ dönmesi, baĢ ağrısı, yorgunluk Bulantı, kusma, sulu ve kanlı diare Dehidratasyon, hipotansiyon ve kas ağrısı3.EVRE : 2. Latent dönem4.EVRE : Hepatorenal dönem Sarılık, hemoglobinüri, anüri Büyük ve hassas karaciğer, ateĢ Nörolojik bulgular : Koordinasyon kaybı, eksitasyon, midriazis, tonik-klonik konvüzyonlar, koma ve ölüm.
  • Phalloides sendromu KLĠNĠK BULGULAR1. EVRE : 1. latent dönem (ortalama 6-12 saat)2. EVRE : Gasroenterit dönemi (24 saat sürer)  Bulantı, kusma, sulu ve kanlı diare  Dehidratasyon, hipotansion ve taĢikardi  Hiperglisemi, ateĢ3. EVRE : 2. Latent dönem Hasta klinik olarak tamamen düzelir, laboratuar olarak transamilazlar, BUN, kreatinin yüksektir. Genellikle bu dönemde hasta yanlıĢlıkla taburcu edilir.
  • Phalloides Sendromu4.EVRE : Hepatorenal dönem Mantarın yenmesinden 3-4 gün sonra yapılan tedaviye rağmen Hepatik disfoksion belirgin hale gelir.  Hızlı ve ağrılı karaciğer büyümesi, sarılık,  Hipoglisemi  Bilinç bozuklukları, delirium  Oligüri, anüri  Koma  Kuagulopati, hemoraji, metabolik asidoz, sepsis  Renal yetmezlik LABORATUAR: Transamilazlar, BUN, Kreatinin, Billuribin yükselir. EKG’de ileti bozuklukları ve taĢikardi izlenir.
  • Phalloides sendromuVakaların % 60-90’ı 6-16 gün içersinde karaciğerve renal yetmezlikten ölür. TEDAVĠa) GENEL PRENSĠPLER  Kusturma ve/veya Mide lavajı  Aktif karbon ve katartik verilmesi  Eliminasyonu arttırmakb) ANTĠDOTAL TEDAVĠ  Penicillin G  Silibinin  Diğer ilaçlarc) DESTEKLEYĠCĠ TEDAVĠ
  • Antidot tedaviTOKSĠN ANTĠDOTAmatoksin Penisilin G SilibininMonometilhidrazin Piridoksin MetilenblueKoprin YokMuskarin AtropinMüsinol,Ġbotenik asid FizostigminPsilosibin YokGastroiritanlar Yok
  • Destek tedavi Hava yolu, solunum, dolaĢım desteği Elektrolit, kan gazı, kan Ģekeri izlenmesi Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının izlenmesi Gerekirse hemodiyaliz Gerekirse Karaciğer transplantasyonu Sepsis olaylarında kan kültürü ve uygun antibiotik Gerekli durumlarda sedatifler, steroidler, K Vit.,
  • Zehirlenme olgularında• Hastaların çok azı spesifik tedavi gerektirir. Büyük bir kısmı genel önlemlerle tedavi edilebilir• Zehirlenmelerde prognozu belirleyen en önemli faktörlerden birisi başlangıçla tedavi arasında geçen süredir. Bu nedenle hasta oyalanmamalıdır
  • Hastanın gözlenmesiEn az 48 saat gözlemde tutulmalıdırHastaya ve etkene göre değiĢebilir
  • HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIMBĠYEM Zehirlenme 118
  • • ABC• 5 dk. Sabun ve su ile yıkama• Temiz bezle kapatma• Gerekiyorsa baskılı bandaj• 112• Kuduz ve tetanoz için uyarıBĠYEM Zehirlenme 119
  • BĠYEM Zehirlenme 120
  • Arı Sokması• Acı, şişme, kızarıklık• Arı birkaç yerden, nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa• Kişi alerjik bünyeli ise tehlikeliBĠYEM Zehirlenme 121
  • Arı Sokmalarında İlkyardım• Yaralı bölge yıkanır• Görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır• Soğuk uygulama yapılır• Eğer ağızdan sokmuşsa buz emmesi sağlanır• Ağız içi sokmalarında ve alerji hikayesi olanlarda 112BĠYEM Zehirlenme 122
  • Akrep Sokması• Kuvvetli bir lokal reaksiyon oluşturur.• Ağrı, şişme• İltihaplanma, kızarma, morarma• Adale krampları, titreme karıncalanma• Huzursuzluk, havaleBĠYEM Zehirlenme 123
  • Akrep Sokmalarında İlkyardım • Bölge hareketsiz • Yatar pozisyonda • Soğuk • Kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bandaj • Yara üzerine hiçbir girişim yapılmaz.BĠYEM Zehirlenme 124
  • Yılan Sokmaları Lokal ve genel belirtiler verir• Bölgede morluk, iltihaplanma 1-2 hafta• Kusma, karın arısı, ishal• Aşırı susuzluk• Şok, kanama• Psikolojik bozukluklar• Kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliğiBĠYEM Zehirlenme 125
  • BĠYEM Zehirlenme 126
  • Yılan Sokmalarında İlkyardım• Hasta sakinleştirilip, dinlenmesi sağlanır• Yara su ile yıkanır• Yakın bölgedeki yüzük, bilezik .. çıkarılır• Baş ve boyunda ise yara çevresine baskı• Kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır• Soğuk• Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaz yara emilmez• ABC• 112BĠYEM Zehirlenme 127
  • Türkiye’deki Ġlaç ve Zehir DanıĢma MerkezleriRefik Saydam Hıfzısıhha Ġlaç ve Zehir DanıĢma Merkezi(0-800 314 79 00 (4 hat), 0-312 433 70 01)Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi(0 312 311 89 40, 0 312 310 35 45 / 2133-2134)Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Ġlaç ve ZehirDanıĢma Merkezi (0-232-277 73 33)Uludağ Üniversitesi Ġlaç ve Zehir DanıĢma Merkezi(0-224-442 82 93)