Your SlideShare is downloading. ×
0
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Thanks for flagging this SlideShare!

Oops! An error has occurred.

×
Saving this for later? Get the SlideShare app to save on your phone or tablet. Read anywhere, anytime – even offline.
Text the download link to your phone
Standard text messaging rates apply

Vahdi Boydaş, Mensur Boydaş,Gelir dağilimi ve yoksulluk

276

Published on

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total Views
276
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
0
Actions
Shares
0
Downloads
5
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

Report content
Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
No notes for slide

Transcript

  • 1. Türkiye’de Yoksulluk
  • 2. Yoksullukla İlgili Temel Tanım ve Kavramlar • Yoksulluk: İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumu. Yoksulluğu dar ve geniş anlamda olmak üzere iki türlü tanımlamak mümkündür. • Dar anlamda yoksulluk, açlıktan ölme ve barınacak yeri olmama durumu iken, • Geniş anlamda yoksulluk, gıda, giyim ve barınma gibi olanakları yaşamlarını devam ettirmeye yettiği halde toplumun genel düzeyinin gerisinde kalmayı ifade eder.
  • 3. • Mutlak yoksulluk: Mutlak yoksulluk, hanehalkı veya bireyin yaşamını sürdürebilecek asgari refah düzeyini yakalayamaması durumudur. • Bu nedenle, mutlak yoksulluğun ortaya çıkarılması, bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan minimum tüketim ihtiyaçlarının belirlenmesini gerektirir. Mutlak yoksul oranı, bu asgari refah düzeyini yakalayamayanların sayısının toplam nüfusa oranıdır.
  • 4. • Gerek gıda, gerekse gıda ve gıda dışı harcama bileşenlerini içeren mutlak yoksulluk sınırları hesaplanmaktadır. Bu hesaplama için, hanelerin gıda tüketiminde en önemli paya sahip 80 madde gıda sepeti olarak tespit edilmiştir. • Bir ferdin günlük asgari 2100 kalori almasını sağlayacak miktarlar, bu 80 maddeden oluşturulmuştur. Sepetin fiyatlandırılmasında 2009 Hanehalkı Bütçe Anketi 'nden elde edilen ortalama piyasa birim fiyatları kullanılmaktadır. Bu sepetin maliyeti açlık sınırı (gıda yoksulluk sınırı) olarak alınmıştır.
  • 5.  Fertlerin gıdanın yanısıra gıda dışı ihtiyaçları da bulunmaktadır. Bu ihtiyaçları göz önüne almak için gıda yoksulluk sınırına, gıda dışı mal ve hizmet payının da eklenmesi gerekmektedir.  Bu yoksulluk sınırının belirlenmesi amacıyla da 2009 Hanehalkı Bütçe Anketi verilerine göre toplam tüketimleri gıda yoksulluk sınırının hemen üstünde olan hanelerin toplam harcama içindeki gıda dışı harcama payı ortalaması (%65) esas alınmıştır.  Buna göre gıda ve gıda dışı mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde yoksulluk sınırı belirlenmiştir.  Yoksulluk oranı ise, eşdeğer fert başına tüketim harcaması, yoksulluk sınırının altında kalan hanehalklarının oluşturduğu nüfusun, toplam nüfus içindeki payı olarak alınmıştır.
  • 6. • Çalışmada ayrıca özellikle uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan çeşitli yoksulluk sınırları da hesaplanmıştır. Bu bağlamda, satınalma gücü paritesine göre günlük kişi başına 1 $, 2.15 $ ve 4.30 $ değerleri yoksulluk sınırları olarak tanımlanmıştır. • Eşdeğer fert başına tüketim harcaması, satınalma gücü paritesine göre günlük kişi başına 1 $, 2,15 $ ve 4,30 $’ın altında kalanlar yoksul olarak belirlenmiştir. • 1 $'ın satınalma gücü paritesine (SGP) göre karşılığı olarak 2002 yılı için 618 281 TL; 2003 yılı için 732 480 TL; 2004 yılı için 780 121 TL ; • 2005 yılı için 0,830 YTL, • 2006 yılı için 0,921 YTL, 2007 yılı için 0,926 YTL, 2008 yılı için 0,983 YTL ve 2009 yılı için ise 0,917 TL kullanılmıştır.
  • 7. • Göreli yoksulluk: Bireylerin, toplumun ortalama refah düzeyinin belli bir oranının altında olması durumudur. Buna göre toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelir ve harcamaya sahip olan birey veya hanehalkı göreli anlamda yoksul olarak tanımlanır. Refah ölçüsü olarak amaca göre tüketim veya gelir düzeyi seçilebilir. • 2009 yoksulluk çalışmasında, eşdeğer kişi başına tüketim harcaması medyan değerinin %50’si göreli yoksulluk sınırı olarak tanımlanmıştır. • Göreli yoksulluk oranı ise, eşdeğer fert başına tüketim harcaması, göreli yoksulluksınırının altında kalan hanehalklarının oluşturduğu nüfusun, toplam nüfus içindeki payı olarak hesaplanmıştır.
  • 8. • Eşdeğerlik ölçeği: Her ilave hanehalkı üyesinin aileye getirdiği ek harcamanın öncekiler kadar olmadığı ve yaş cinsiyet farklılıkları nedeniyle hanedeki fertlerin tüketimlerinin birbirinden farklı olduğu varsayımları altında her bir hanehalkı büyüklüğünün kaç yetişkine denk olduğunu ortaya koyan katsayılardır. • Bu katsayılar kullanılarak hanehalklarının gerçek büyüklükleri hesaplanmış, hanelerin kaç eşdeğer fertten meydana geldiği belirlenmiştir. • Ayrıca eşdeğerlik ölçeği, Türkiye genelindeki ortalama hanehalkı büyüklüğü dikkate alınarak iki yetişkin ve iki çocuktan oluşan dört kişilik hanenin eşdeğer büyüklüğüne göre düzeltilmiştir. Böylece farklı büyüklük ve bileşimlerdeki (yetişkin ve çocuk sayısı itibariyle) hanehalkları arasında karşılaştırmalar yapmak mümkün hale gelmiştir.
  • 9. YOKSULLUK ÇALIŞMASI Araştırmanın Kapsamı, Örnekleme Planı, Tahmin ve Bilgi Derleme Yöntemi  Yoksulluk ile ilgili çalışmaların en temel veri kaynağı, hanehalklarının gelir, harcama ve sosyal durumlarıyla ilgili bilgilerin derlendiği, hanehalkı gelir ve tüketim harcamaları araştırmalarıdır. Türkiye’de yoksulluk konusunda yapılan özel araştırmaların dışında, Türkiye İstatistik Kurumu ve Dünya Bankası uzmanlarınca 1987 ve 1994 Hanehalkı Gelir ve Tüketim Harcamaları Anketlerinden elde edilen verilerin esas alındığı bir çalışma yapılmış ve Dünya Bankası tarafından “Türkiye: Ekonomik Reformlar, Yaşam Standartları ve Sosyal Refah Araştırması” adıyla 1999 yılında yayımlanmıştır.  Dünya Bankası’dan sağlanan kredi desteği ile 2001 yılından itibaren yürütülen Sosyal Riskin Azaltılması Projesi kapsamında, hanehalkı bütçe anketi sonuçlarına dayalı olarak yoksulluk analizlerinin yapılması da yer almıştır. Bu bağlamda, 2002 yılında uygulanan Hanehalkı Bütçe Anketi’nden elde edilen veriler esas alınarak Türkiye’de yoksulluğun profili, nedenleri ve sonuçları üzerine Türkiye İstatistik Kurumu ile Dünya Bankası ortaklaşa bir rapor hazırlamıştır. Dünya Bankası ile ortaklaşa hazırlanan bu raporun temelini oluşturan sonuçlar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 14 Nisan 2004 tarihli “ 2002 Yoksulluk Çalışması” adlı haber bülteni ile kamuoyuna duyurulmuştur.
  • 10.  2002 yılından itibaren yayımlanan harcamaya dayalı mutlak yoksulluk göstergelerinin, ülkemizin sosyo-ekonomik yapısını ortaya koyacak ve uluslararası kıyaslamalara imkan verecek şekilde revize edilmesi amacıyla, Türkiye İstatistik Kurumu bünyesinde ulusal ve uluslararası uzmanlarla birlikte değerlendirme çalışmalarına başlanmıştır. Bu kapsamda en uygun verikaynaklarının ve yeni hesaplama yöntemlerinin araştırılması ve yeni göstergelerin üretilmesi çalışmaları devam etmektedir.  Bu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar, uluslararası karşılaştırmalarda önem taşıyan satın alma gücü paritesine göre kişi başı dolar cinsinden yoksulluk oranları açıklanmaya devam edilecektir. Bu haber bülteninde satın alma gücü paritesine göre kişi başı 2,15 ve 4,3 dolar sınırlarına göre yoksulluk oranları verilmektedir.
  • 11. Coğrafi kapsam: Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan tüm yerleşim yerleri kapsama dahil edilmiştir. Bu yerleşim yerleri, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından belirlenen ve Kurumumuzun diğer anket çalışmalarında da kullanılmakta olan kentkır tanımı dikkate alınarak iki tabakaya ayrılmıştır. Buna göre; i. Kentsel Yerler: Nüfusu 20 001 ve daha fazla olan yerleşim yerleri, ii. Kırsal Yerler: Nüfusu 20 000 ve daha az olan yerleşim yerleri olarak tanımlanmıştır. Kapsanan kitle: Anket çalışmasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan tüm hanehalkı fertleri kapsama alınmıştır. Ancak çalışmada kurumsal nüfus olarak tanımlanan yaşlılar evi, huzur evleri, yurt, hapishane, askeri kışla, hastane, otel, çocuk yuvalarında bulunan nüfus ise pratik nedenlerden dolayı göçer nüfus kapsam dışı tutulmuştur. Örnek hacmi ve uygulama dönemi: Anket, 1 Ocak–31 Aralık 2010 tarihleri arasında her ay değişen yaklaşık 1104, yıl boyunca toplam 13248 örnek hanehalkı ile gerçekleştirilmiş, anketi geçerli olan hanehalkı sayısı 10 082 olmuştur.
  • 12. Tüketim harcamalarının kapsamı: Hanehalklarının aylık tüketim harcaması kapsamında; anket ayı içinde kendi ihtiyaçları için yaptığı mal ve hizmet satın alışları, kendi üretiminden tüketimi, hediye/yardım etmek amacıyla satın aldıkları; haneye hediye/yardım amacıyla gelen mal ve hizmetler ile çalışan fertlerin ayni gelir şeklinde işyerinden haneye getirdiği mal ve hizmetlere ilişkin bilgiler alınmıştır. 1
  • 13. Araştırmada Kullanılan Temel Tanım ve Kavramlar Hanehalkı: Aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta veya konutlarda, aynı konutun bir bölümünde yaşayan, kazanç ve masraflarını ayırmayan, hanehalkı hizmet ve yönetimine katılan bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluktur. Hanehalkı ferdi: Hanehalkını meydana getiren topluluğun her bir üyesidir. Bununla birlikte askerde, hapiste olanlar ve huzurevlerinde kalan yaşlılar ve yurtta kalan öğrenciler, hanede bir yıldan az kalan misafirler ve hanehalkından evlenme, askere gitme, çalışmaya gitme gibi sebeplerle kesin olarak ayrılanlar hanehalkı ferdi olarak kapsanmamaktadır. Tüketim: Mal ve hizmetlerin insan ihtiyaçlarını ve arzularını karşılamak üzere kullanılmasıdır. Harcama: Bir mal veya hizmet satın almak için yapılan parasal ödeme veya fedakarlıkların tümüdür.
  • 14. Tüketim harcaması: Hanehalkının anket ayı içinde tüketim amacıyla (yatırım ve iş amaçlı harcamalar hariç) satın aldığı,kendi üretiminden tükettiği, çalışan hanehalkı fertlerinin işyerinde üretilen ya da satışa sunulan maddelerden hanehalkında tükettiği, hanehalkının başka hane ya da kurumlara hediye vermek/yardımda bulunmak amacıyla satın aldığı mal ve hizmetlerin toplam değeridir. Tüketim harcamaları; “Gıda ve Alkolsüz İçecekler”, “Alkollü İçecekler, Sigara ve Tütün”, “Giyim ve Ayakkabı”, “Konut, Su, Elektrik, Gaz ve Diğer Yakıtlar”, “Ev Eşyası”, “Sağlık”, “Ulaştırma”, “Haberleşme”, “Eğlence”,“Eğitim Hizmetleri”, “Lokanta ve Oteller” ile “Çeşitli Mal ve Hizmetler” olmak üzere 12 ana grupta sınıflandırılmaktadır.
  • 15. Satınalma gücü paritesi: Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını ortadan kaldırarak, ülkelerin yarattıkları Gayrisafi Yurtiçi Hasılanın reel anlamda karşılaştırılmasına imkan sağlayan, farklı para birimlerini birbirine dönüştürme oranıdır.  Çalışmada ayrıca özellikle uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan çeşitli yoksulluk sınırları da hesaplanmıştır.  Bu bağlamda, satınalma gücü paritesine göre günlük kişi başına 1 $, 2.15 $ ve 4.30 $ değerleri yoksulluk sınırları olarak tanımlanmıştır.  Eşdeğer fert başına tüketim harcaması, satınalma gücü paritesine göre günlük kişi başına 1 $, 2,15 $ ve 4,30 $’ın altında kalanlar yoksul olarak belirlenmiştir. 1 $'ın satınalma gücü paritesine (SGP) göre karşılığı olarak  2002 yılı için 618 281 TL; 2003 yılı için 732 480 TL; 2004 yılı için 780 121 TL ; 2005 yılı için 0,830 YTL, 2006 yılı için 0,921 YTL, 2007 yılı için 0,926 YTL, 2008 yılı için 0,983 YTL, 2009 yılı için 0,917 TL ve 2010 yılı için ise 0,990 TL kullanılmıştır.
  • 16. Eşdeğerlik ölçeği: Her ilave hanehalkı üyesinin aileye getirdiği ek harcamanın öncekiler kadar olmadığı ve yaş-cinsiyet farklılıkları nedeniyle hanedeki fertlerin tüketimlerinin birbirinden farklı olduğu varsayımları altında her bir hanehalkı büyüklüğünün kaç yetişkine denk olduğunu ortaya koyan katsayılardır. Bu katsayılar kullanılarak hanehalklarının gerçek büyüklükleri hesaplanmış, hanelerin kaç eşdeğer fertten meydana geldiği belirlenmiştir.  Ayrıca eşdeğerlik ölçeği, Türkiye genelindeki ortalama hanehalkı büyüklüğü dikkate alınarak iki yetişkin ve iki çocuktan oluşan dört kişilik hanenin eşdeğer büyüklüğüne göre düzeltilmiştir. Böylece farklı büyüklük ve bileşimlerdeki (yetişkin ve çocuk sayısı itibariyle) hanehalkları arasında karşılaştırmalar yapmak mümkün hale gelmiştir.
  • 17. Türkiye’de yoksulluk • Türkiye’de yoksulluk oranı % 18,08’dir • 2009 yılında Türkiye’de fertlerin yaklaşık % 0,48’i yani 339 bin kişi sadece gıda harcamalarını içeren açlık sınırının, • % 18,08’i yani 12 milyon 751 bin kişi ise gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. – 2008 yılında bu oranlar sırasıyla % 0,54 ve % 17,11’dir. • Kişi başı günlük harcaması, satınalma gücü paritesine göre 1 Doların altında kalan fert bulunmamaktadır. • Buna karşın satınalma gücü paritesine göre kişi başı günlük 2,15 Dolar olarak tanımlanan yoksulluk sınırı altında bulunan fert oranı %0,22, • yoksulluk sınırı 4,3 Dolar olduğunda yoksul fert oranı ise % 4,35 olarak tahmin edilmiştir. • 2009 yılında, 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırı 287 TL, aylık yoksulluk sınırı ise 825 TL olarak tahmin edilmiştir.
  • 18. Yoksulluk sınırı yöntemlerine göre fert yoksulluk oranları, 2002-2009 Fert yoksulluk oranı (%) Yöntemler 2002 2003 2004 1,35 1,29 1,29 0,87 26,96 28,12 25,60 Kişi başı günlük 1 $'ın altı (1) 0,20 0,01 Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) 3,04 Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) Harcama esaslı göreli yoksulluk (2) Gıda yoksulluğu (açlık) Yoksulluk (gıda+gıda dışı) 2005 2006 TÜRKİYE 2007(*) 2008 2009 0,74 0,48 0,54 0,48 20,50 17,81 17,79 17,11 18,08 0,02 0,01 - - - - 2,39 2,49 1,55 1,41 0,52 0,47 0,22 30,30 23,75 20,89 16,36 13,33 8,41 6,83 4,35 14,74 15,51 14,18 16,16 14,50 14,70 15,06 15,12 KENT Gıda yoksulluğu (açlık) 0,92 0,74 0,62 0,64 0,04 0,07 0,25 0,06 21,95 22,30 16,57 12,83 9,31 10,36 9,38 8,86 Kişi başı günlük 1 $'ın altı (1) 0,03 0,01 0,01 - - - - - Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) 2,37 1,54 1,23 0,97 0,24 0,09 0,19 0,04 Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) 24,62 18,31 13,51 10,05 6,13 4,40 3,07 0,96 Harcama esaslı göreli yoksulluk (2) 11,33 11,26 8,34 9,89 6,97 8,38 8,01 6,59 Yoksulluk (gıda+gıda dışı) KIR Gıda yoksulluğu (açlık) 2,01 2,15 2,36 1,24 1,91 1,41 1,18 1,42 34,48 37,13 39,97 32,95 31,98 34,80 34,62 38,69 Kişi başı günlük 1 $'ın altı (1) 0,46 0,01 0,02 0,04 - - - - Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) 4,06 3,71 4,51 2,49 3,36 1,49 1,11 0,63 Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) 38,82 32,18 32,62 26,59 25,35 17,59 15,33 11,92 Harcama esaslı göreli yoksulluk (2) 19,86 22,08 23,48 26,35 27,06 29,16 31,00 34,20 Yoksulluk (gıda+gıda dışı)
  • 19. Yoksulluk sınırı yöntemlerine göre yoksul fert sayısı Yöntemler Gıda yoksulluğu (açlık) Yoksulluk (gıda+gıda dışı) Kişi başı günlük 1 $'ın altı (1) Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) Harcama esaslı göreli yoksulluk (2) Gıda yoksulluğu (açlık) Yoksulluk (gıda+gıda dışı) Kişi başı günlük 1 $'ın altı (1) Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) Harcama esaslı göreli yoksulluk (2) 33 4.968 Yoksul fert sayısı (bin kişi) 2008 TÜRKİYE 374 11.933 330 4.759 10.497 KENT 122 4.533 - - - 43 2.111 4.017 93 1.483 3.871 20 469 3.214 252 7.400 237 3.276 6.626 310 8.432 138 2.597 7.455 2007* 328 12.261 356 5.796 10.127 2009 339 12.751 159 3.066 10.669 29 4.318 KIR Gıda yoksulluğu (açlık) Yoksulluk (gıda+gıda dışı) Kişi başı günlük 1 $'ın altı (1) Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) Harcama esaslı göreli yoksulluk (2) (1) 1 $'ın satınalma gücü paritesine (SGP) göre karşılığı olarak 2007 yılı için 0,926 YTL, 2008 yılı için 0,983 YTL ve 2009 yılı için ise 0,917 TL kullanılmıştır. (2) Eşdeğer fert başına tüketim harcaması medyan değerinin %50'si esas alınmıştır. (*) Yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmiştir. 2009 Yoksulluk Çalışması Sonuçları, TÜİK 295 7.293 313 3.686 6.110
  • 20. Yoksulluk sınırı yöntemlerine göre fert yoksulluk oranları, 2002-2010 (1) Satınalma gücü paritesine (SGP) göre hesaplama yapılmıştır. 2010 yılı için 1 $'ın SGP’ne göre karşılığı olarak 0,990 TL kullanılmıştır. (*) 2007 yılından itibaren yeni nüfus projeksiyonları kullanılmaktadır. Fert yoksulluk oranı (%) Yöntemler 2002 2003 2004 2005 2006 2007(*) 2008 2009 2010 TÜRKİYE Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) 3,04 2,39 2,49 1,55 1,41 0,52 0,47 0,22 0,21 Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) 30,30 23,75 20,89 16,36 13,33 8,41 6,83 4,35 3,66 KENT Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) 2,37 1,54 1,23 0,97 0,24 0,09 0,19 0,04 0,04 Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) 24,62 18,31 13,51 10,05 6,13 4,40 3,07 0,96 0,97 KIR Kişi başı günlük 2,15 $'ın altı (1) 4,06 3,71 4,51 2,49 3,36 1,49 1,11 0,63 0,57 Kişi başı günlük 4,3 $'ın altı (1) 38,82 32,18 32,62 26,59 25,35 17,59 15,33 11,92 9,61
  • 21. Hanehalkı fertlerinin ekonomik faaliyet durumuna göre yoksulluk oranları Fert yoksulluk oranı (%) Ekonomik faaliyet durumu 2002 2003 2004 2005 2006 2007(*) 2008 2009 TÜRKİYE 26,96 28,12 25,60 20,50 17,81 17,79 17,11 18,08 15 ve daha yukarı yaştaki fertler 23,94 24,52 22,22 17,68 14,80 14,86 14,39 15,27 İstihdamdaki fertler 25,08 26,12 23,33 18,96 15,81 14,21 14,82 15,37 İş arayanlar 32,44 30,97 27,37 26,19 20,05 26,01 17,78 19,51 Ekonomik olarak aktif olmayanlar 22,15 22,82 20,95 15,92 13,60 14,74 13,73 14,68 15 yaşından küçük fertler 34,55 37,04 34,02 27,71 25,23 25,55 24,43 25,77 Toplam KENT 21,95 22,30 16,57 12,83 9,31 10,36 9,38 8,86 15 ve daha yukarı yaştaki fertler 18,33 19,17 13,52 10,26 7,66 8,53 7,56 7,17 İstihdamdaki fertler 17,81 17,72 11,53 7,96 6,40 6,02 6,01 5,71 İş arayanlar 22,99 28,20 22,74 20,92 15,60 20,21 13,54 12,35 Ekonomik olarak aktif olmayanlar 18,53 19,32 14,10 11,08 8,03 9,57 8,22 7,81 15 yaşından küçük fertler 30,59 30,43 24,22 19,51 13,50 15,49 14,47 13,71 Toplam KIR 34,48 37,13 39,97 32,95 31,98 34,80 34,62 38,69 15 ve daha yukarı yaştaki fertler 32,06 33,09 36,15 29,86 27,00 30,11 30,43 34,09 İstihdamdaki fertler 32,01 35,01 35,93 30,85 27,36 28,38 30,27 31,54 İş arayanlar 62,56 38,84 38,12 43,43 30,96 50,85 35,44 51,86 Ekonomik olarak aktif olmayanlar 30,14 30,58 36,59 27,65 26,31 31,40 30,31 36,84 15 yaşından küçük fertler 41,10 46,44 49,34 40,60 43,63 45,79 44,92 50,15 Toplam (*) Yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmiştir 2009 Yoksulluk Çalışması Sonuçları, TÜİK
  • 22. Fertlerin çalışma durumlarına göre yoksulluk riski de değişiyor • 2009 yılında ücretli-maaşlı çalışanlarda yoksulluk oranı % 6,05 iken, • yevmiyeli çalışanlarda bu oran % 26,86, işverenlerde % 2,33, • kendi hesabına çalışanlarda % 22,49 ve ücretsiz aile işçisi olanlarda ise % 29,58 olmuştur. •
  • 23. • En yüksek yoksulluk riskine sahip olan tarım sektöründe çalışanlarda yoksulluk oranı, 2008 yılında % 37,97 iken 2009 yılında % 33,01 olarak tahmin edilmiştir. • Sanayi sektöründe çalışanlarda 2009 yılında yoksulluk oranı % 9,63 olarak hesaplanırken, bu oran hizmet sektöründe çalışanlarda % 7,16 olmuştur. 2009 yılında ekonomik olarak aktif olmayan fertlerin yoksulluk oranı % 14,68 ve iş arayan fertlerin yoksulluk oranı % 19,51’dir.
  • 24. Hanehalkı fertlerinin işteki durum ve çalıştığı sektöre göre yoksulluk oranları Fert yoksulluk oranı (%) İşteki durum ve sektör 2002 2003 2004 2005 20062007(*) 2008 2009 TÜRKİYE İstihdamdaki fertler 25,08 26,12 23,33 18,96 15,81 14,21 14,82 15,37 İşteki durum Ücretli maaşlı 13,64 15,28 10,35 Yevmiyeli 45,01 43,09 37,52 32,12 28,63 26,71 28,56 26,86 İşveren 8,99 8,84 6,94 6,57 4,80 6,00 3,75 5,82 3,15 5,93 1,87 6,05 2,33 Kendi hesabına 29,91 32,38 30,48 26,22 22,06 22,89 24,10 22,49 Ücretsiz aile işçisi 35,33 38,51 38,73 34,52 31,98 28,58 32,03 29,58 Sektör Tarım 36,42 39,89 40,88 37,24 33,86 32,05 37,97 33,01 Sanayi 20,99 21,34 15,64 9,85 10,12 9,70 9,71 9,63 Hizmet 25,82 16,76 12,36 8,68 7,23 7,35 6,82 7,16 KENT İstihdamdaki fertler 17,81 17,72 11,53 7,96 6,40 6,02 6,01 5,71 Ücretli maaşlı 12,24 14,27 4,92 3,93 3,73 3,80 3,73 Yevmiyeli 44,82 40,24 28,65 27,08 15,49 19,34 20,92 17,10 İşteki durum İşveren 6,73 8,14 8,79 3,82 2,07 2,51 1,33 1,38 0,94 8,66 10,21 9,67 8,90 6,45 7,67 Kendi hesabına 21,75 24,36 16,13 11,04 Ücretsiz aile işçisi 27,94 18,59 11,30 10,76 22,22 9,08 Sektör Tarım 33,74 26,42 19,59 15,43 24,56 15,69 20,43 13,32 Sanayi 18,75 19,31 11,86 8,47 6,04 6,44 6,25 6,43 Hizmet 21,90 16,03 10,62 7,07 4,99 5,17 4,99 4,72 KIR İstihdamdaki fertler 32,01 35,01 35,93 30,85 27,36 28,38 30,27 31,54
  • 25. Eğitim durumu yükseldikçe yoksul olma riski azalıyor • 2009 yılında okur-yazar olmayan veya bir okul bitirmeyenlerde yoksulluk oranı % 29,84 olurken, • İlköğretime başlamamış olan 6 yaşından küçük çocukların yoksulluk riski ise % 24,04’tür. • ilkokul mezunlarında bu oran % 15,34, • lise ve dengi meslek okulları mezunlarında % 5,34, • yüksekokul, fakülte ve üstü mezuniyete sahip fertlerde % 0,71 olmuştur.
  • 26. Eğitim durumu 2007(*) 2008 2009 Toplam TÜRKİYE Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın 17,79 17,33 18,26 17,11 16,70 17,52 18,08 17,10 19,03 6 yaşından küçük fertler 24,52 24,91 24,10 22,53 22,86 22,18 24,04 22,87 25,27 Okur-yazar değil veya bir okul bitirmeyen 28,98 29,13 28,88 30,50 30,77 30,31 29,84 30,34 29,52 İlkokul 14,24 15,87 12,68 13,44 15,91 11,22 15,34 16,86 13,83 İlköğretim 19,19 19,79 18,55 17,20 18,67 15,66 17,77 17,19 18,39 Ortaokul ve orta dengi meslek 9,16 11,06 5,57 8,34 9,85 5,78 9,76 10,89 7,82 Lise ve lise dengi meslek 5,88 7,05 4,09 5,64 6,00 5,11 5,34 5,71 4,76 Yüksekokul, fakülte ve üstü 0,81 0,97 0,53 0,71 0,88 0,43 0,71 0,92 0,40 10,36 10,38 10,34 9,38 9,13 9,62 8,86 8,45 9,26 6 yaşından küçük fertler 14,66 14,35 14,98 12,41 12,16 12,66 13,01 12,20 13,88 Okur-yazar değil veya bir okul bitirmeyen 18,03 19,01 17,37 19,30 20,08 18,78 16,13 16,59 15,82 7,84 8,59 7,17 6,37 7,67 5,28 7,23 7,88 6,65 14,11 16,14 11,80 10,01 10,89 9,08 8,46 8,44 8,49 Ortaokul ve orta dengi meslek 5,43 6,74 3,20 5,28 5,68 4,66 5,81 6,04 5,46 Lise ve lise dengi meslek 4,15 4,87 3,15 3,19 3,25 3,09 3,75 4,05 3,30 Yüksekokul, fakülte ve üstü 0,41 0,34 0,54 0,47 0,52 0,38 0,48 0,64 0,24 KENT İlkokul İlköğretim 34,80 33,59 35,95 34,62 33,93 35,29 38,69 37,13 40,15 6 yaşından küçük fertler 44,09 45,57 42,45 43,90 45,40 42,31 48,69 47,48 49,92 Okur-yazar değil veya bir okul bitirmeyen 47,00 47,69 46,62 48,95 49,36 48,70 48,83 51,01 47,57 İlkokul 27,96 29,95 25,77 27,39 30,48 24,19 31,02 32,18 29,67 İlköğretim 30,37 28,95 31,61 33,03 36,13 29,86 37,98 36,48 39,55 Ortaokul ve orta dengi meslek 22,10 23,87 17,14 17,64 20,90 10,22 24,41 25,03 22,43 Lise ve lise dengi meslek 13,45 15,24 9,55 14,93 15,24 14,33 14,65 14,15 15,72 3,24 4,45 0,41 2,44 3,13 0,90 3,37 3,70 2,68 KIR Yüksekokul, fakülte ve üstü (*) Yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmiştir 2009 Yoksulluk Çalışması Sonuçları, TÜİK
  • 27. • 2009 yılında hanehalkı büyüklüğü 3 veya 4 kişi olan hanelerde bulunan fertlerin yoksulluk oranı % 9,65 olurken, • 7 ve daha fazla olan hanelerde fertlerin yoksulluk oranı % 40,05 olarak hesaplanmıştır. • 7 ve daha fazla kişiden oluşan hanelerden kentsel yerlerde oturanlar için yoksulluk riski % 25,21 iken kırsal yerlerde bu oran % 54,06’dır.
  • 28. Hanehalkı büyüklüğüne göre yoksulluk oranları 2002 26,96 2003 28,12 Yoksul fert oranı (%) 2004 2005 2006 2007(*) 25,60 20,50 17,81 17,79 1-2 16,48 13,50 13,96 8,25 10,66 3-4 16,68 17,48 13,84 9,36 5-6 29,47 32,04 27,74 7+ 47,38 49,22 KENT 21,95 1-2 Hanehalkı büyüklüğü 2008 17,11 2009 18,08 8,84 9,57 10,64 8,49 8,30 8,48 9,65 22,77 17,76 21,20 21,54 22,20 51,97 45,99 42,98 41,32 38,20 40,05 22,30 16,57 12,83 9,31 10,36 9,38 8,86 7,16 8,93 6,06 3,17 3,26 2,92 2,92 3,21 3-4 13,24 15,37 8,75 5,12 3,99 3,90 4,27 4,52 5-6 26,47 29,00 21,01 14,62 10,80 14,36 12,20 12,72 7+ 43,36 39,05 38,71 40,20 28,38 31,47 26,95 25,21 34,48 37,13 39,97 32,95 31,98 34,80 34,62 38,69 1-2 27,64 20,73 26,46 16,98 22,07 22,23 23,51 26,41 3-4 23,61 22,70 26,10 19,80 18,87 22,87 21,65 29,02 5-6 34,03 36,51 37,24 34,52 29,60 36,72 39,51 39,89 7+ 51,18 56,59 63,49 51,00 55,22 51,71 54,03 54,06 TÜRKİYE KIR (*) Yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmiştir 2009 Yoksulluk Çalışması Sonuçları, TÜİK
  • 29. YOKSULLUĞU ETKİLEYEN FAKTÖRLER • • • • Hane halkı Büyüklüğü Eğitim Durumu İşteki Durum ve İşsizlik İktisadi Faaliyet
  • 30. YOKSULLUKLA MÜCADELE YAKLAŞIMLARI • Yoksullukla baş etme yöntemleri iki ana yaklaşım temeline oturmaktadır. Bunlar dolaylı ve dolaysız mücadele yaklaşımlarıdır. Bu yaklaşımlar ve doğurdukları sonuçlar hem uygulayıcıların politikalarına hem de uygulanan bölgenin ekonomik durumuna göre değişme göstermektedir.
  • 31. • • • • DOLAYLI MÜCADELE YAKLAŞIMI Dolaylı yaklaşım “hızlı büyüme yoluyla yoksul kesimin gelirlerini ve hayat standartlarını arttırmayı ön plana çıkarmaktadır. Bilindiği gibi, bir ülkenin kişi başı GSYİH ile yoksulluğun boyutları arasındaki güçlü korelasyon ekonomik büyümeyi yoksulluğun çözümü yapmaktadır. Büyümenin hızlı olması durumunda bunun sadece hane halklarının parasal gelirlerini arttırmakla kalmayacağı, aynı zamanda, eğitim, sağlık ve altyapı olanaklarının da gelişmesini sağlayarak, yoksulluğun azaltılmasına dolaylı katkı sağlayacağı ve “insani yoksulluk” göstergelerini olumlu yönde etkileyeceği söylenebilir (Gündoğan, 2008: sy). Ekonomik büyümenin hızı yanında, gerçekleştirilen büyümeden kaynaklanan kazanımların adil bölüşümünün de yoksulluğun azaltılmasında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla, büyüme öncesinde mevcut üretim faktörlerinin mülkiyet dağılımının eşitsiz olduğu durumlarda sağlanacak büyümenin, bu eşitsizliklerin yoksulluk üzerindeki olumsuz etkisini muhafaza etmesi hatta daha da körüklemesi beklenebilir (Gündoğan, 2008: sy). Zira Türkiye’de yoksullukla mücadele tartışmalarının kriz dönemlerinde de büyüme üzerine odaklandığı buna rağmen gelir dağılımında eşitsizliklere de sebebiyet verdiği görülmektedir.
  • 32. • DOĞRUDAN MÜCADELE YAKLAŞIMI • Doğrudan mücadele yaklaşımında, yoksulluk sorununun dolaysız çözümüne yönelik politikaların ve programların uygulanması söz konusudur. Bu yaklaşımda kamu; vergi, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık ve eğitim politikaları gibi temel araçlarla gelirin ikincil dağılımına etkin bir biçimde müdahil olmaktadır. • Bu politik araçlarla birlikte, kamunun öncülük ettiği, özel olarak dizayn edilmiş yoksullukla mücadele programları da bu yaklaşımın temel enstrümanları arasında yer almaktadır. • Yoksullukla mücadele için uygulanabilecek doğrudan önlemler arasında ağırlıkla yoksulların kullandığı mal ve hizmetlere sübvansiyon verilmesi, asgari ücret, istihdamı arttırmaya yönelik çeşitli proje ve önlemler, yoksullara yönelik kredi programları ve çeşitli çocuk eğitim ve beslenme programları ön plana çıkmaktadır (Şenses, 2001: 328). Yoksul hane halklarının yaşam standartlarını arttırmaya yönelik yapılan transferler yoksullukla mücadelede önemli bir araçtır.
  • 33. • Dolaysız yoksullukla mücadele programlarını etkinliği ve yoksulluğun azaltılmasındaki nihai başarısı için üç temel koşulun sağlanması gerekmektedir. • Bunlardan birincisi, yoksullukla mücadelenin genel kamuoyu tarafından öncelikli bir hedef olarak benimsenmesi ve bu yönde uygulanacak somut program ve politikaların toplumda yaygın destek bulmasıdır. • İkinci koşul, bu program ve politikaların hedeflediği yoksul kitlenin iyi belirlenebilmesidir. • Gerekli üçüncü koşul, uygulamanın şeffaf olması ve her kademede hızlı karar alabilecek bürokratik kadroların varlığıdır. Yoksullukla etkili bir mücadele yürütülebilmesi için “hem dolaylı hem de dolaysız yaklaşımın bir arada yürütülmesi gerekliliği konusunda genel bir uzlaşı vardır.” Ancak Türkiye açısından ucu kaçırılan doğrudan yaklaşım ile tamamen ihmal edilen dolaylı yaklaşım arasındaki uçurum, yoksul sınıfların ortadan kalkması bir yana hızla çoğalmalarına neden olmaktadır (Şenses, 2001: 327).
  • 34. • Yoksullukla mücadelede son yıllara kadar benimsenen dolaylı yaklaşımların yoksulluk sorununu çözemeyeceği geç de olsa anlaşılmış ve böylece dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer alan Türkiye’de, yoksullukla mücadelede büyümenin yanında doğrudan mücadele yöntemlerinin de uygulanması, bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. • Ülkemizde bugün için, yeterli düzeyde olmasa da, doğrudan yoksullukla mücadeleye yönelmiş önemli bazı uygulamalardan söz edilebilir. • Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı / Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü (SYDGM), Belediyeler ve Özel Kuruluşlar yoksullukla mücadelede bu uygulamalar içerisinde yer alan önemli kurumlardır.
  • 35. • • • Ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerinin yeşil kart verilerek devlet tarafından karşılanması hakkında kanunu ile 1992 yılından itibaren yoksul vatandaşlara bedava sağlık hizmeti veren Sağlık Bakanlığı ve eğitim giderlerinin aile bütçesine ek bir yük getirmesini önlemek amacıyla, eğitim gören öğrencilerin eğitim masraflarının karşılanması, öğrenci ve araştırma bursları gibi faaliyetleriyle yoksulluğun azaltılmasında önemli görevler üstlenen Milli Eğitim, yoksullukla mücadele açısından kayda değer katkılar sağlamaktadır. Ülkede yoksul ve muhtaç durumdaki kişilere yardım açısından önem taşıyan bir başka resmi kuruluş ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’dur. Sokakta yaşayan çocuklara yönelik hizmetler ile korunmaya muhtaç çocuklara yönelik kurumsal bakım, evlat edindirme, ekonomik ya da sosyal yoksunluk içinde bulunan bakıma muhtaç yaşlı ve özürlülere, kuruluşlarda veya kendi ikametgâhlarında bakım gibi hizmetler ağırlıklı olarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) tarafından verilmektedir. Kurum hizmetlerinden yararlanmak isteyen çocukların korunması, bakımı ve yetiştirilmelerine yönelik hizmetlerin mümkün olduğu ölçüde kendi yaşam ortamlarında verilmesi amacıyla. Aileye Dönüş ve Aile Yanında Destek Projesi başlatılmıştır. Ayrıca, muhtaçlık nedeniyle korunma kararı alınan çocukların ailelerine yönelik sosyal ve ekonomik destek programları da yürütülmektedir.
  • 36. • Vakıflar Genel Müdürlüğü de yoksullukla mücadele açısından önemli bir kurumdur. Annesi ya da babası olmayan muhtaç çocuklar ile % 40 ve üzeri engelli olan muhtaçlara; sosyal güvencesi olmayan, herhangi bir gelir veya aylığı bulunmayan yoksullara muhtaç aylığı bağlamakta ve maddi durumu yeterli olmayan ilk ve ortaöğretim öğrencilerine burs sağlamaktadır. Vakıf ayrıca, yoksullara yiyecek dağıtmak amacıyla aşevi hizmeti de sunmaktadır.
  • 37. • Yoksullukla mücadele açısından Türkiye’de önemli uygulamalardan biri de “Yoksulluk içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlara yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici önlemler alarak, gelir dağılımının iyileştirilmesine katkı sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek” amacıyla, Mayıs 1986'da TBMM'de kabul edilen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonudur (SYDTF). • SYD vakıfları, ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde bulunan vatandaşlarımızın gıda, giyim, yakacak, barınma, sağlık, eğitim vb. acil ve güncel zaruri ihtiyaçlarını karşılamakta, sağlık yardımları kapsamında, sosyal güvenceden yoksun ve engelli vatandaşların çeşitli sağlık giderleri, SYDF aracılığıyla karşılanmaktadır. Eğitim yardımları kapsamında ise, ilköğretim ve ortaöğretimde okuyan çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamakta, yoksun ailelere ayni ve nakdi yardım yapılmakta, ilk ve orta öğretim öğrencilerinin taşıma, yemek, iş ve barınma sorunun giderilmekte, burs almaya hak kazanan öğrencilerden başarılı olanların burs ödemesi yapılmakta, özürlü öğrencilerimizin okullarına ücretsiz olarak ulaşımları sağlanmaktadır.
  • 38. • Ülkemizdeki yerel yönetimlerin ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yoksullukla mücadele alanındaki çalışmalarını da göz ardı etmemek gerekir. Gerek İstanbul'da gerek Güney Doğu Anadolu bölgesindeki pek çok kentte belediyelerin yoksullara yemek verme, erzak dağıtma, yakacak yardımı yapma biçimindeki çaba ve girişimlerinin son dönemde artış gösterdiği gözlenmektedir. Ayrıca bazı Sivil Toplum Kuruluşları da yoksullukla mücadele konusunda çeşitli çalışmalar yürütmektedirler. • Türkiye’nin son 20 yılında yoksullukla mücadele konusundaki uygulamalara bakıldığında, bu konuda önemli başarıların elde edilebildiğini söylemek güçtür. Ülkemizdeki yoksullukla mücadele programlarına yönelik temel eleştirilerden birisi, bu programların uzun vadeli ekonomik ve sosyal politikaların bir parçası olarak ele alınmaması, bunun yerine dezavantajlı konumda olduğuna karar verilen kişilere yönelik sosyal yardımlarla sınırlı kalmasıdır.
  • 39. • Yoksullukla mücadelede şüphesiz devlete önemli görevler düşmektedir. Ancak, tüm dünyada yoksullara direkt parasal yardımlarda bulunmayı öngören ‘ sosyal yardım devleti’ anlayışı artık önemini kaybetmiştir. Yoksulluk ancak uzun vadede çözülebilecek bir sorun olarak düşünülmelidir (Aktan, 2003: 158). • Türkiye hızla, yoksulluk ve gelir dağılımı adaletsizliği sorunlarının büyüyen önemini kabul etmek ve bütüncül, kapsamlı bir yaklaşımla yoksullukla mücadele konusunda etkin, verimli politikalar üretmek, bu alanda hizmet sunan kuruluşlarının kurumsal kapasitesini arttırmak durumundadır.
  • 40. Toplam Yardımlar
  • 41. KAYIT SAYISI NUTS_1 by KAYIT_SAYISI 167.000 to 206.000 139.000 to 167.000 122.000 to 139.000 93.000 to 122.000 63.000 to 93.000 (1) (3) (2) (2) (4)
  • 42. • Yoksulluğun nedenleri bireysel ve yapısal olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Bireysel nedenler arasında kişinin yetenek, sorumluluk, disiplin anlayışı, tutumluluk derecesi gibi bireyin kişisel özellikleri, tutum ve davranışları yer almaktadır. • Bireysel yaklaşıma göre, yoksulluğun nedeni kişinin kendisidir ve bireylerin yoksulluktan kurtulmak için herhangi bir çaba ve girişimde bulunmadığı varsayılmaktadır (Güneş, 2009).
  • 43. • • • • • • • • • • • • Yapısal yaklaşıma göre yoksulluğun temel nedeni toplumun ekonomi – politik yapısıdır. Bu yaklaşıma göre, ekonomi – politik çerçevede yoksulluğu etkileyen faktörler arasında şunlar yer almaktadır: Ekonomik büyümedeki yetersizlik, gelir dağılımındaki eşitsizlik, işgücü piyasalarının özellikleri, kayıt dışı istihdam, düşük ücretler, yetersiz istihdam olanakları, işgücünün örgütsüzlüğü, işsizlik, iktisadi krizler , kamu harcamalarının daralması, kısa dönemli şoklar, nüfus baskısı, göç, yerleşim mekânın özellikleri, hane yapısı, eğitim, ırk, etnik köken ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılıklar.
  • 44. • Türkiye’de yoksulluk tekrarlanan krizler ile birlikte daha da derinleşmiştir. Türkiye’de yoksulluk yapısal bir sorun olarak 1950 sonrası azgelişmişlik sorunsalı çerçevesinde ele alınmıştır. • Yoksulluğun ortadan kalkması, ekonomik büyüme ve gelişme çerçevesinde çözüleceği düşüncesi yaygın bir eğilim olarak günümüze kadar devam etmiştir. Ancak makro ölçekte ekonomik büyüme ve yoksulluğun azaltılması arasında doğrudan olumlu bir ilişki kurmak zordur. Yeniden yapılanma sürecinin yarattığı krizlerin toplumsal kesimler üzerindeki olumsuz etkisi ve yaşam kalitesinin düşmesi, Türkiye’de 1990 sonrası yoksulluk konusuna olan ilginin başlamasına ve yoksulluk araştırmalarının artmasına neden olmuştur (Güneş, 2006).

×