Your SlideShare is downloading. ×
Kule Dergisi // 35. Sayı
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Thanks for flagging this SlideShare!

Oops! An error has occurred.

×
Saving this for later? Get the SlideShare app to save on your phone or tablet. Read anywhere, anytime – even offline.
Text the download link to your phone
Standard text messaging rates apply

Kule Dergisi // 35. Sayı

1,210
views

Published on

Published in: Education

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total Views
1,210
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
2
Actions
Shares
0
Downloads
4
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

Report content
Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
No notes for slide

Transcript

  • 1. SAYI 35 KIŞ 2013Merak ediyoruz...
  • 2. Ana babalık, çocuklar üzerindeki kimi etkileri öyle hemen gözlenemeyen ve kolaylıkla anlaşılamayan, çok yönlü ve karmaşık bir olgudur. Araştırmacılar, ebeveynlerin çocuğun gelişimindeki rolünü anlama çabalarını uzun yıllardır, gayretleSosyal psikolojinin kurucularından uluslararası üne sahip sürdürmektedirler. Bu kitap, ana babalık konusundakiProf. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın yirmi yıllık çalışmalarının ulusal ve uluslararası çalışmaları, kuram ve güncel araştırmabir araya getirildiği Benlik, Aile ve İnsan Gelişimi kitabı bulgularını kapsamlı şekilde ele almaktadır. Yirmi ikikültürün kişisel gelişime etkisini bağlamsal-gelişimsel-işlevsel araştırmacının katkı yaptığı on dört bölümden oluşanbir yaklaşımla inceliyor. Kültürel ve kültürlerarası psikologlara Ana Babalık: Kuram ve Araştırma kitabı, başta psikolojipsikolojiyi evrensel bir hale getirme ve kültüre daha bağımlı olmak üzere, sosyal bilim ve eğitim alanlarında çalışanlar vekılma konusunda yol gösterirken psikoloji ve sosyal bilimler ana babalık konusuna ilgi duyanlar için değerli bir kaynaköğrencileri için benzersiz bir kaynak olma niteliği taşıyor. niteliğindedir.
  • 3. İÇİNDEKİLER KULE 35 KOÇ ÜNİVERSİTESİ ADINA SAHİBİ Prof. Dr. Umran İnan YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ayça Yürük EDİTÖR Leyla Demirbağ Atay GÖRSEL YÖNETMEN Levent Pakdamar KAPAK TASARIMI Kerem Bilek, Koç Üniversitesi Öğrencisi KATKIDA BULUNANLAREnis Demirbağ, Çağla Güneşler, Dudu Karaman, Neziha Mühürcü, Aykut Karadere, 2 REKTÖRÜMÜZÜN MESAJI 28 DOSYA - DÜŞÜNCENİN ÖTESİ Pınar Akoğul 3 ÖĞRENCİ KONSEYİ BAŞKANI’NIN MESAJI 32 DOSYA - MERAKLARIMIZA NE KADAR YAKINIZ? OFSET HAZIRLIK VE BASKI Gezegen Tanıtım 4 DOSYA - MERAK 40 MEZUNLAR - İPLERİ ELİNDE TUTMAK 6 DOSYA - HAYATIN İÇİNDEN MERAKA DAİR 42 MEZUNLAR - OKULA DÖNÜŞ YAPIM Demirbağ Yayın ve Tasarım 14 DOSYA - YAŞAMIN KAYNAĞI NE SU NE TOPRAK 45 TOPLUMA DEĞER KATACAK BİR FİKRİN Mİ VAR? info@demirbag.net 17 DOSYA - SCHRÖDINGER’İN KEDİSİ 46 KOÇ ÜNİVERSİTESİ’NİN YÜKSELEN BAŞARI YAYIN KURULU GRAFİĞİ Ahu Parlar, Arzum Kopşa, 20 DOSYA - MARKANIN KEŞFİNE YOLCULUK Bilgen Bilgin, Ebru Tan, Emre 48 KAMPÜSTEN NOTLAR Alkan, Lemi Baruh, Metin 22 DOSYA -“GERÇEĞİN” PEŞİNDE… 55 CEMS’TEN HABERLERSezgin, Nazmi Ağıl, Özden Gür 24 DOSYA - ALGILARINIZI AÇIN! Ali, Sanem Yükselsoy Tekcan, Şevket Ruacan, Veysel OnurKaynar, Zeynep Başak, Zeynep Derya Tarman KOÇ ÜNİVERSİTESİ Rumelifeneri Yolu 34450 Sarıyer İstanbul Tel: 0212 338 1000 www.ku.edu.tr kule@ku.edu.tr 1
  • 4. REKTÖRÜN MESAJIMerhaba...Bilim dünyasında çığır açan son gelişmelere atıfta bulunan ve hepimi-zin ufkunu genişleteceğine inandığımız “Merak” kavramını, kapsamlışekilde ele alma çabasına giriştiğimiz bir dosya konusuyla karşınızdayız.İnsanoğlunun neden merak ettiği üzerine düşünebilmesi bile sınırlarıolmayan bu zihinsel sürecin, onu taşıyacağı noktaları tahayyül edilemezkılıyor… İşte Merak (Curiosity) robotunun şu anda Mars’ta olması da sürekli,sistemli ve sınırları aşan bir zihinsel faaliyetin ürünü olarak, insanoğlununuzaydaki varlığı açısından büyük bir adım niteliğinde. Bu mühendislikharikası, günün birinde insanlı bir aracın da Mars’a aynı şekilde inebileceğikonusunda bilim dünyasına cesaret veriyor. Bilim ve teknolojinin ulaştığı Üyelik konumuna hak kazandı. Sean McMeekin the World War Onenoktayı bir kez daha kanıtlayarak hayal gücümüzü tetikliyor. Historical Association’ın Norman B. Tomlinson Ödülü’ne ve Columbia Üniversitesi’ndeki Harriman Enstitüsü sponsorluğunda, the AssociationDüşünün… Mars’ta ilk koloniyi oluşturan birkaç insanın günlük for Slavic, East European, and Eurasian Studies (ASEEES) tarafından dü-hayatlarını dünyadan takip edebilmek bile milyonların hayal gücünün zenlenen 2012 Marshall Shulman Ödüllerinde Mansiyon Ödülü’ne layıksınırlarını zorlayarak beklenmedik kazanımlara yol açabilir. İnsanlığın görüldü. Alessandra Ricci ise, Princeton Üniversitesi’ndeki Seeger Centeren önemli kaynağının her bireyin içindeki heyecan ve merak kapasitesi for Hellenic Studies’e “Stanley J. Seeger Visiting Research Fellow” seçildi.olduğunu düşünürsek, böyle maceraperestlerin 15. yüzyılda meçhule Elvan Ceyhan IOF Fellow Ödülü almanın yanı sıra; “TWAS Young Affiliatedoğru yelken açanlardan pek de farkı olmayacağını söyleyebiliriz. ve Member of Board of Directors of IASC-ERS” seçilerek başarımızınŞimdilik insanlı bir Mars macerası için önümüzde engeller var ve bu ne- uluslararası alandaki temsilcilerinden biri oldu.denle bize düşen Merak’ı takip etmek, araştırma geliştirme ve teknolojiarayışlarına son hız devam etmek… Diğer yandan Financial Times’ın her yıl gerçekleştirdiği En Başarılı Yük- sek Lisans Programları sıralamasına göre Koç Üniversitesi’nin yürüttüğüAkademik dünya ve bilimsel ilerlemeye katkıları açısından ele alınan CEMS MIM (Uluslararası Yönetim Yüksek Lisans Programı), 2011’de yedimerak kavramına ilişkin tüm konularımızın ilginizi çekeceğine, ufuk kategoride elde ettiği performans artışı ve şimdiye kadarki en yüksekaçıcı yönleriyle hepinizde yeni meraklar uyandıracağına inanıyorum. mezun memnuniyetiyle liste başındaki yerini korudu.Öğretim üyelerimizin aldığı ödüllerle yeniden gururlanırken, üstün ba- Bu dönemde üniversite olarak önemli bir başarıya imza attık. Yenişarılı akademisyenlerimizin yaşadığı mutluluğun, kendi meraklarının en açıklanan 2012 Times Higher Education (THE) sıralamarında üniversite-büyük ödülü olduğunu düşünüyorum. Çalışmalarıyla bilime uluslararasıdüzeyde katkı sağlayan bu öğretim üyelerimiz TÜBİTAK 2012 Bilim, miz, dünya üniversiteleri arasında ilk 225’te yer alan ODTÜ’den sonra,Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerinde Koç Üniversitesi’nin Türkiye’deki Bilkent ile birlikte ilk 225-250 diliminde Türkiye’nin en iyi üç üniversitesien başarılı üniversite olduğunu bir kez daha kanıtladı. Mühendislik arasında yer alarak İstanbul’un da en iyi üniversitesi olarak sıralanmışalanında Prof. Dr. Z. Özlem Keskin Özkaya ve Sosyal Bilimler alanında oldu. Üniversitemizin henüz 19. yılını idrak ettiğimizi, öğretim üyesi veProf. Dr. Şakir Ziya Öniş çalışmalarıyla Bilim Ödülü’ne layık görüldü. öğrenci sayılarımızın diğer üniversitelere göre nispeten çok daha azYrd. Doç. Dr. Menderes Işkın ise Temel Bilimler alanındaki çalışmala- olduğunu düşününce bu başarının önemi daha iyi anlaşılmakta.rıyla Teşvik Ödülü’nü kazandı. İnsani Bilimler ve Edebiyat FakültesiÖğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Küntay, Psikoloji alanındaki araştırma- Koç Üniversitesi olarak tüm başarılarımıza yenilerini ekleyeceğimiz,larıyla Hollanda Prens Claus Gelişim ve Eşitlik Kürsüsü Ödülü’nü aldı. bizi sürekli yenilenen bir merak etme sürecine sevk eden bilgi veSibel Salman 2012 IBM Fakülte Ödülü’ne, Zeynep Aycan 2012 Sosyal düşüncelerin kapısını araladığımız, başarılarla dolu bir öğretim dönemiKonularda Psikolojik Araştırma dalında The Gordon Allport Intergroup geçirmek dileğiyle…Relations Ödülü’nün yanı sıra Koç Holding Yönetim ve Strateji KürsüsüÖdülü’ne layık görüldü. Zeynep Aycan aynı zamanda Gün Şemin ile 2013 yılının hepinize huzur, sağlık ve mutluluk dolu günler getirmesinibirlikte Bilim Akademisi’ne üye seçildi. Kazım Büyükboduk 2012 Sedat temenni ederim.Simavi Fen Bilimleri Ödülü ile Koç Üniversitesi’ni onurlandırırken,Özgür Müstecaplıoğlu Amerikan Fizik Derneği’nden Seçkin Hakem Prof. Dr. Umran İnanDerecesi aldı. Mine Çağlar, Uluslararası İstatistik Enstitüsü (ISI) Seçilmiş Rektör2
  • 5. ÖĞRENCİ KONSEYİ Görülmeyeni merak etmek Kuşkulanmanın, sorgulamanın ve hayal etmenin, aydınlığa kavuşmanın önkoşulu olduğunu, en başta üniversite öğrencileri olarak biz fark etmeliyiz.Curiosity Bize öğretilmiş en temel bilgileri ve değerleri dahi sorgulamamız,may have killed the cat; more likely aforoz edilme korkusu gütmeden görülmeyen tarafı merak etmemizthe cat was just unlucky, or else curious gerekir. Her ne kadar ülkemizde YÖK boyunduruğu altında tam birto see what death was like, having no cause özerkliğe sahip olamasalar da bilim yuvası olarak nitelendirdiğimizto go on licking paws, or fathering üniversiteler bunun için çok değerli fırsatlardır. Koç Üniversitesi’ninlitter on litter of kittens, predictably. imkanları ve vizyonu bize verilenle yetinmememiz için gerekli tüm alt- yapıyı sağlayarak bu değeri katlamaktadır. Okulumuzun bu anlamdaNever to want to see diğer okullara nazaran bir adım önde olduğuna candan inanıyorum. the other side of the hill Ayrıca Kule’nin yeni sayısında “merak” konusunun işlenmesi bu inancı-or that improbable country mı önemli ölçüde pekiştirmektedir.where living is an idyll(although a probable hell) Bize verilenle yetinmemek sadece bilimsel hayatın değil, günlükwould kill us all. yaşantının da bir gerekliliğidir. Öğrenci Konseyi olarak kampüstekiOnly the curious günlük hayatımızın daha iyi nasıl olabileceğine kafa yormakla yüküm-have, if they live, a tale lüyüz. Bu görevi layıkıyla yerine getirmek için gerçeklikten kopmadanworth telling at all. (1-5, 18-26) hayal ediyoruz, hayal ettikçe fikirlerimizi olgunlaştırıyoruz. Bir taraftan da idari birimlerin düzenlemelerini sorgulamaktan, “Neden?” sorusu-Alastair Reid nu sormaktan asla çekinmiyoruz. Bütün arkadaşlarımızın sorularının cevap bulması için sosyal medya dahil her türlü iletişim kanalını enHayatın her alanında kendine yer bulan atasözleriyle ilk yaşlarımızdan verimli halde kullanmaya çalışıyoruz. Bütün arkadaşlarımızdan rica-itibaren gün aşırı karşılaşırız. Geniş toplulukların ortak kaygılarından mız, Konsey’in sağladığı bu kanalları hiçbir çekince veya umutsuzlukdoğan atasözlerinden her zaman ders alınması gerektiği, çok eski içine girmeden kullanmalarıdır. Dileyen herkesi Çarşamba günlerizamanlardan gelen bu tecrübenin bize doğruyu gösterdiği söylenir. 18.30’daki haftalık olağan toplantılarımızda görmekten, herkesinBu düşünceye kısmen katılmak gerekse de bazı atasözlerinin yine eleştirilerini veya merak ettiklerini bizimle paylaşmasından mutlulukinsanoğlunun ortak duygularından biri olan korkaklığı savunmaktan duyarız.öteye gitmediğine inanmaktayım. “Merak insanı mezara sokar” veya“Merak kediyi öldürür” bu korkaklığın ilk akla gelen örneklerindendir. Umarım yeni yıl öğrenmenin en keyifli haliyle hepimize başarı ve mutluluk getirir. Üç yaşındaki bir çocuğun “neden, neden, neden?”Alastair Reid, yukarıda bir kısmına yer verdiğim “Curiosity” (Merak) diye ardı ardına sorarken taşıdığı heyecanı ömür boyu taşımamızadlı şiirinde, merakın kediyi öldürmediğini tam tersine hayatına anlam dileğiyle...kazandırdığını çok güzel bir sembolleştirmeyle anlatır. Kuşkulanma-nın, sorgulamanın, hayal etmenin aydınlığa kavuşmanın önkoşulu Veysel Onur Kaynarolduğunu en başta biz üniversite öğrencileri fark etmek zorundayız. Öğrenci Konseyi Başkanı 3
  • 6. Mars’ta yaşamın gelişimine uygun bir ortam olup olmadığına dair araştırmalar yürütecek Mars robotu Curiosity (Merak), 570 milyon kilometrelik yolunu tamamladı. Adı üstünde bir teknoloji harikası yaratan insanlığın “Merak”ı, belki de yaşama dair yepyeni ufuklar açacak. Merak kediyi öldürür deseler de; insanlığın bugün geldiği noktaya ulaşabilmesinin, geçmişe ve geleceğe ışık tutabilmesinin itici gücü bu olgunun tam da kendisi.4
  • 7. Merak ediyoruz ve soruyoruz... Neyi, neden merak ederiz? Yeni nesil neleri merak ediyor? İnsanların sosyalleşme pratiklerinden biri olan dedikodu, gizli olanı merak etmekle başlamaz mı? Gündelik hayatın fonksiyonel araçları merakımızı gidermemizde bize yardımcı mı yoksa merak etmekle başlayan araştırma sürecinin önünde bir engel mi? 5
  • 8. Hayatın içinden meraka dair Gündelik yaşama, eğitime ve bilime yani hayata dair merakımıza odaklanan, deneysel ve deneyselliği ölçüsünde renkli geçen bir sohbet için Koç Üniversitesi Kampüsü’nde, Kule’nin yedinci katında buluştuk… Neyi neden merak ettiğimiz üzerine düşünüp, kendi kendimize yeniden bir sorgulama süreci içine girerken, bireysel düşüncelerin karması nasıl olurdu acaba? Bir tartışma ortamında merak etmek üzerine kim ne söyleyebilirdi? Farklı bilimsel bakış açıları, hatta sosyal bilimler ve fen bilimleri buluşsa merak üzerine yürütülecek bir tartışmada nasıl bir mozaik çıkardı ortaya? Tüm bu cevapları aradığımız deneysel bir sohbet için Koç Üniversitesi Kampüsü’nde Kule’nin yedinci katında buluştuk ve Kule için hazırlayacağımız yazıya bol bol düşünce kattık… Fizik bölümün- den Özgür Müstecaplıoğlu, Tıp Fakültesi’nden Tuğba Bağcı Önder, Hukuk’tan Murat Önok, Makine Mühendisliği’nden Çağatay Başdoğan, Felsefe’den Çiğdem Yazıcı ve Koç Üniversitesi İletişim Bölümü’nden Ahu Parlar merakın kendi hayatlarında ve akademik ilerleme sürecinde oynadığı roller, Türkiye’deki eğitim sisteminin ve özelde Koç Üniversitesi’ndeki eğitim yaklaşım- larının merak kavramına bakış açısı, gençlerin merakları ve daha fazlasını tartışmaya açtılar…6
  • 9. Her şeyin başı merak vurgu yapıyor. Tuğba Bağcı Önder buBelki de adettendir dedik, bilimsel ilerleme noktada merakın öğretilebilirliğine dikkatve merak ilişkisine odaklanırken söze felse- çekerek, “Hayvanlar üzerinde yapılan deney-feden başlamak istedik. “Kanonik anlamda lere göre, öğrenme bir ödül mekanizmasıfelsefenin temellerini atan filozofların Sokra- sonucunda oluyor” diyor ve insanlar açısındantes ve Aristotales gibi düşünürler olduğunu da merakın bir ödülü olduğunu düşünüyor.kabul edersek” diye söze başlayan Çiğdem Ahu Parlar da bu konudaki düşünceleriniYazıcı “Acaba kimlerdi felsefi bilgiye temel aktarırken merak kavramına ilişkin tutumaolan ilk isimler?” sorusunu aklımızda canlan- dikkat çekerek şunları söylüyor: “İnsanındırarak “Felsefe merakla başlar” sözünden merak ettiği ilk şey nedir diye düşündüğü-açtı konuyu... “Evet, felsefe merak ve sor- müzde metaforik olarak Adem ve Havva’nıngulamayla başlar... Gündelik hayatta kabul elmayı merak ettiğini görüyoruz. Bu anlam-ettiğimiz, ezbere bir rutin vardır. Bu merakı da merak cezalandırılan bir duygu olarakkörüklemez. Merak bir şeylerin yolunda tanımlanıyor. Galileo da dünya yuvarlaktır Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Yazıcıgitmediği anda başlar. Onları düzeltmek dediğinde desteklenmemişti. Ama tüm Felsefe Bölümüistediğimizde ortaya çıkar” diyor Yazıcı. baskılara rağmen insanlık merak etmekten vazgeçmedi…”Çağatay Başdoğan neden merak ettiği-miz üzerine düşünürken; bunun bir döngü Merakımızın peşinden gitsek misayesinde var olduğuna inanıyor. “Bir kazanç gitmesek mi?olmalı. Bu merakı tetikler. İnsanlar açısından İlk tespitler konuyu, merakımızın herhangiduygusal, finansal, kısa ya da uzun dönemli bir kazanç elde edebilecek kadar uzun sürelikazançlar olabilir. Örneğin Merak robotu- olup olmadığı tartışmasına doğru yönlen-nun Mars’ta gezinmesi uzun dönemli bir dirirken Özgür Müstecaplıoğlu güncelkazanç. Şimdi bu misyonu gerçekleştiren- koşulların merak süreci üzerindeki etkilerineler, onun gezdiği dağlara, tepelere isim değiniyor. Bilgiye ulaşmanın bu denli kolayveriyor. Bu 16. ve 17. yüzyılda gemilerle olduğu bir düzen içinde merak duygusun-dünyayı gezen kaşiflerin yeni keşfettikleri dan keyif alacak zamanın kaçırıldığına dikkatboğazlara, limanlara isim vermesine ve çekiyor ve ekliyor: “Bugün bilgiyi merak et-daha sonra bu yolculukları finansal olarak mek ve ona ulaşmak arasında geçen süre birdestekleyen ülkelerin o bölgeleri kolonisi polisiye romana başlamak ve son sayfasını Kim ne dedi?haline getirmesine ve ticaret yolları açması- hemen okumak gibi…”na benziyor. Sanırım döngü durursa merak “Kendi başına bir düşünceyiolmayabilir” diyor. Çağatay Başdoğan merak ve kazanç dön- sahiplenmek bizi zorluyor. Politik güsünde uzun dönemli kazançların önemini kültürümüzde de bu çok yaygın. BuOkuduğu kaynaklarda merakın bir içgüdü vurgulamamız gerektiğini düşünüyor. Genel- nedenle özne olamıyoruz.”değil ama içsel bir duygu olarak tarif edildi- de, kısa vadeli kazançlar peşinde olduğu-ğini anlatan Murat Önok ise merakın niteliğine muza dikkat çekiyor ve ekliyor: “Merak edip Çiğdem Yazıcı 7
  • 10. uzun dönemli kazançlar hedefleyince hata verdiği örneklerle süreçlerin önemini vurgu- yapma olasılığı artar. İnsan hatalarından öğ- luyor ve “Özellikle biyolojik bilimlerde yap- renir ve ancak böyle gelişir. Yapılan hataların tığınız deneylerin %95’inden negatif sonuç insanın içinde negatif bir duyguya ya da alırsınız. Ben bir şekilde tedaviye de yararı ona uygulanacak bir cezaya dönüşmemesi olabilecek bilgiler peşindeyim ama biyolojik lazım.” bilimlerde birçok insan sadece öğrenmek için araştırır. Bu nedenle ‘proses’in kendisin- Çiğdem Yazıcı bu noktada söze giriyor: “Bir den zevk almak en önemlisidir” diyor. sanatçının eserine yatırımı ya da bir adanın keşfi bambaşka kazançlar. Ama merak Yeterince meraklı mıyız? etmeyle başlayan derinleşme sürecinin “Merak bir duygu olabilir; ama daha fazla sonunda olacak şeyleri hatırlatmak merakı merak edebilmek için belli bir kültür ve bilgi canlı tutmaya her zaman yetmiyor. Merak altyapısının geliştirilmesi gerekir. Farklı bilgi duygusunu canlı tutabilmek için, sonunda türleri arasında belli bir bağlantı kurabil- Yrd. Doç. Dr. Murat Önok kazanacağınız şeyden daha çok, yaptığınız meniz gerekir ki, daha ötesini görmeye Hukuk Bölümü pratikten keyif almanız önemli” diyor. çalışın” diyen Murat Önok eğitim sistemi ve sosyo-kültürel yapının merak kavramını nasıl Bu konuda Özgür Müstecaplıoğlu’nun şekillendirdiğine dair bir tartışma açıyor. örneği de şu: “Keşifler çağında gemileri krallar gönderiyordu ve onlar elde edeceği Eğitimini kısmen yurtdışında sürdüren Önok ganimetle ilgileniyordu. Ama o geminin Avrupa’daki eğitim sisteminde çok detaylı içindekiler sürecin kendisiyle de ilgiliydi.” bilgilerden ziyade öğrencilere yorumlama üzerine kurulu bir bakış açısının kazandırıl- Tuğba Bağcı Önder de kendi alanında maya çalışıldığına değiniyor. “Örneğin tarih Kim ne dedi? “Başkalarının özel hayatı ya da bir futbol maçının ardından soyunma odasında neler olduğu en çok merak edilen şey.” Murat Önok8
  • 11. Kim ne dedi? “Biz neden merak ettiğimizi merak edebiliyoruz…” Çağatay Başdoğan Doç. Dr. Çağatay Başdoğan Makine Mühendisliği Bölümüve coğrafyada olaylar hakkında neden sonuç olduğunu anlatıyor. “Zaten bildiğiniz bir şeyiilişkisi kurmaya yönlendirilirdik. ‘Savaşı diğer taraf tekrar sorgulayarak nasıl öğrenirsiniz? İşte sizekazanmış olsaydı bugün için ne değişirdi?’ diye bunu irdeleme şansı tanınıyor” diyor.sorarlardı. Ama Osmanlı Tarihi ve Kültürü der-sinde, padişahın başlığının yüzde kaçının hangi Murat Önok daha önce öğretim görevlisiüründen imal edildiğini sorduğunuz bir sistemde olduğu üniversitede karşılaştığı bir olayı Yrd. Doç. Dr. Tuğba Bağcı Öndermerak etmek zordur” diyor. Tıp Fakültesi anlatırken Türkiye’deki yaygın gerçekliğe dikkat çekiyor: “Gerçekten bilgili bir öğren-Özgür Müstecaplıoğlu eğitim sistemindeki cim vardı, ama soru sormaktan çok çekinirdi.yapının kişiyi nasıl şekillendirdiğini şöyle Onunla birkaç kez konuştum korkmamasıanlatıyor: “Biz gençler üniversiteye geldikten gerektiği üzerine. Sonunda bir gün ‘Sizin içinsonra merak duygusunu yeniden canlandır- bunu söylemek kolay; ama ben ilkokulda ne Kim ne dedi?maya çalışıyoruz. Ama sınav sistemi, cevap- zaman söz alıp soru sorsam dayak yerdim’ları herkesin önüne sererken, geriye merak dedi. Bu da Türkiye’nin bir hakikati, merak “Japonlar bir konuya yaklaşırken,edecek bir şey kalmıyor. En hızlı sürede bizim toplumumuzda cezalandırılan bir ‘Başkası bunu yaptıysa bencevap vermenin ölüm kalım meselesi olduğu duygu…” Ahu Parlar da kendi öğrenim ya- de yapabilirim. Eğer başkabir düzende insanları tekrar soru sormaya şamından verdiği örneklerle merakın destek- kimse yapmadıysa bunu benalıştırmak kolay değil.” lenen bir kavram olmadığına dikkat çekiyor: “Ben ortaokulda din dersinden kalmıştım. yapacağım’ derken Türkler,Doktora ve doktora sonrası eğitimine Ame- Bunun tek sebebi, ‘Neden kadın peygamber ‘Başkası bunu yaptıysa ben nedenrika da devam eden Tuğba Bağcı Önder de yok?’ diye sormuş olmamdı.” yapayım? Başkası yapmadıysaoradaki insanların gerçekten meraklı olduğuna ben nasıl yapayım ki?’ dermiş...”dikkat çekiyor. Çünkü eğitim yapısında verilen Çağatay Başdoğan da eğitim sistemimizin Tuğba Bağcı Önderödevlerin tamamen merakı beslemek üzere sorgulamayı ve merakı tetiklemek yerine bil- 9
  • 12. giyi verildiği gibi kabul etmek üzerine kurulu mızı yönlendiren? Çiğdem Yazıcı bu konuda olduğuna değiniyor. Hem eğitim sisteminde şunları söylüyor: “Merak bir bireysellik gerek- hem de kültürel yapıda var olan bastırılmış- tirir. Biz de bunun önü açılmıyor. Başkalarının lık ve otoritenin kendini tanıma yeteneğini hayatını merak ediyoruz. İlişkilerimizde bile körelttiğini vurguluyor. Başdoğan’a göre başkalarının üzerine konuşarak bir bağ, nelerden zevk aldığını bilmemek bile bunun yakınlık kuruyoruz. Birbirini dinlemek ve bir sonucu. anlamak üzerine yoğunlaşmıyoruz. Ne var ki, kendimizi araştırmaya açık olmalıyız. Kendi- Çiğdem Yazıcı da bu konuya öğrencilerinde mizi bildiğimiz bir şey gibi düşünürüz. Ama rastladığı bir tutumla örnek veriyor: “Onlara aslında böyle midir?” en çok neyi seversiniz diye sorduğumda bunu cevaplamaktan kaçındıklarını gö- Murat Önok’un bu konu hakkında söy- rüyorum. Bir makalede, bir paragrafın ne ledikleri hukukla ilişkili güncel örnekler anlattığını sormanız onlar için daha kolay de içeriyor. Onun sorusu şu: “Merakın her Doç. Dr. Özgür Müstecaplıoğlu cevaplanabilecek bir şey.” türlüsü yararlı mıdır? ‘Morbid curiosity’ kav- Fizik Bölümü ramını nereye koyabiliriz?” Daha geri kalmış Murat Önok ise bu tutumun yapısal fonksi- toplumlarda başkalarının özel hayatlarının yonlarla şekillendirilen bir yönüne değiniyor. en ilgi çekici konu olduğuna değinen Önok: “Aslında 12 Eylül’ün ardından eğitim sistemi “Genelleme olacak ama, başkalarının özel aracılığıyla yaratılmış bir durumla karşı karşı- hayatı ya da bir futbol maçının ardından yayız. İktidarın hükmetme yetkisi hatta tüm soyunma odasında neler olduğu en çok ikili ilişkilerdeki iktidar biçimi sorgulamayı merak edilen şey” diyor ve ekliyor: “Yargıtay reddediyor. Evet, iktidar merak ve sorgu- bir kararında buna ‘marazi (hastalıklı) merak lanmayı sevmez, belki de hataları ortaya duyguları’ demiş. Demokratik bir toplumda çıkacak diye... İktidar için insanların kendini bazı şeyleri bilmeye hakkınız var; ama başka- keşfetmesi büyük bir sorundur, tehlikedir. larının özel yaşamına, hele gizli alanına giren Çünkü kendini keşfetmek başka bir yola konularda böyle bir hakkınız yok. Mahrem gitmenin başlangıcıdır. Oysa insan kendini alanı öğrenmeye çalışmak merakı olumlu bir keşfetmeden, başkalarını merak ederek bir duygu olmaktan çıkarıyor.” kısırdöngüye kapılıp giderse iktidarın istedi- ği gibi şekillenip yönlendirilebilir.” Bir rol modeliniz var mı? Kim ne dedi? Merak ve ilerleme, geleceğe adım atarken Merak etmek, ama neyi? derinleşme…Hayatımızda bunları besleyen Kuşkusuz ki merak eden ve merakının peşin- şeyler olmalı mutlaka. Çevresel koşullarımız, “Yönetenlerin yönetilenlerden yönlendirilme biçimimiz ve belki de rol den giderken yılmayan birçok insan var. Yani daha meraklı olması iyi bir modellerimiz... Çağatay Başdoğan “Kızıma, merak bazen çevresel koşullar tarafından şey değil.” teşvik edildiğinden bazen de çevresel koşul- kadın rol modeller göstermekte zorlanıyo- ların yarattığı baskıya rağmen içimizde. Peki, rum. Bizi kendi toplumumuzdan örneklerin Özgür Müstecaplıoğlu bizi merak etmeye iten nedir? Nedir merakı- beslemesi gerekiyor” derken Murat Önok,10
  • 13. “Acaba birisini örnek alma irademiz var korkulan şeylerden biridir. Çünkü sorumluluk Akademik yapıdakimı?” diye soruyor ve birine öykünüp, onun da bizdedir. Başkasının bizim adımıza karar profesyonelleşmenin yolyolundan gidebilmek için hayatınıza dair vermesi daha kolay. Savunduğumuz düşün-kafanızda belli bir yolu ana hatlarıyla çizmiş celeri referans vermek başka bir şey ama açtığı bürokrasi, araştırmaolmanız gerekir; ama çoğu kişinin bir A planı düşündüğüne destek arama, başkalarının da konularına yön veriyor.bile yok” diyor. onu düşünmesinden güç alma cemaat top- Dolayısıyla bilimsel alanda lumlarında yaygın bir şey. Kendi başına bir da meraklarımızın peşindenÇiğdem Yazıcı gözlemlerine dayanarak düşünceyi sahiplenmek bizi zorluyor. Politik gitmek gün geçtikçebaşkalarını takip etmenin daha çok ilham kültürümüzde de bu çok yaygın. Bu nedenlealmaktan değil; yapılanı aynen taklit etme özne olamıyoruz.” zorlaşıyor.yönünde olduğuna değiniyor. ÖzgürMüstecaplıoğlu da Türkiye’deki eğitim Çağatay Başdoğan ise “Kendini iyi tanıyansisteminin Türk bilim adamlarını anlatırken insan seçimlerini de kendi arzularına görebile çok kuru bilgiler verildiğini vurgulu- yapar ve bireyselleşebilir” diyor ve devamyor. “Örneğin o bilim insanının keşfettiği ediyor: “Bir gruba aidiyet hissederek de ken-şeyi o tarihte bulmak zordur; ama serüven di tercihleriniz olabilir. Ama bu bazen yadır-anlatılmıyor” diyor. ganıyor, sanırım açık bir toplum olmadığımız için…” Özgür Müstecaplıoğlu bu konudaBireyselleşebilenlerden misiniz? ailelerin, bir ebeveyn olarak kendisinin deBireyselleşemeyen bir toplumda merakın eleştirilebileceğini düşünüyor. “Çocukla-yeri ne olabilir? Biz Türk toplumu olarak rımız söz konusu olduğunda onlara bireyyeterince meraklı mıyız? Merak ve sorgulama olma şansı vermiyoruz” diyor.kol kola gitmeli. Peki, sorgulama onaylananbir şey mi? Murat Önok, bu konuda şunları Merak eskisi kadar değerli mi?söylüyor: “Sorgulama, otoriteye başkaldırı Merak duygumuz ve onun bizi götürdüğüolarak algılanıyor. Sorgulamanın bera- yerler dünyadaki değişim süreçlerindenberinde getirdiği eleştiri, başlı başına bağımsız değil. Peki, bilim politikalarındakiolumsuz karşılanıyor. Bir cümleye bile değişim merak duygusunun yerini nasıl‘Yanlış anlama, eleştirmek gibi olmasın etkiliyor? Ahu Parlar, sorduğu şu soruylaama…’ diye başlıyoruz. Toplumsal cinsiyet tartışmayı açıyor: “Stephan Hawking, birve rollerimiz çok net belirlenmiş. Babanın, makalesinde felsefe eskisi kadar soru sorma-kocanın, ağanın otoritesi sorgulanmaz… dığı için artık fizik de büyük gelişmeler katBu otoriteye bağlı olan kesim de azımsana- edemiyor demiş. Siz ne düşünüyorsunuz?”maz. Bu yapı içinde neyi sorgulayabilirsin, Çiğdem Yazıcı bu noktada akademik yapı-nasıl bireyselleşebilirsin?” daki profesyonelleşmenin yol açtığı bürok- rasiden bahsediyor. “Sosyal bilimlerdeki,Çiğdem Yazıcı da insanı özne yapan şeyin felsefedeki profesyonelleşme araştırmakkarar verme ve yetkinlik olduğuna değinerek istediğiniz şeyi yönlendiriyor. Felsefeninbunların olgunlaşmanın göstergesi olduğu- bile temel meselelerde soru sormasınınnu vurguluyor ve ekliyor: “Fakat bu en çok zorlaşması bundan dolayı” diyor. 11
  • 14. Özgür Müstecaplıoğlu da, “Artık bilimde merak eskisi gibi önemli değil ve merakı canlı tutmak zorlaştı” diyor. Üretkenlik, motivasyon ve finansal destek gibi unsurların bilim insanlarını eskisinden daha farklı yönlendirdiğini belirtiyor. “Artık bir problem seçerken kendi merakım- dan çok toplumun merak etmek zorunda bırakıldığı problemleri araştırmak zorunda kalıyorum” diyen Müstecaplıoğlu’nun ardından Tuğba Bağcı Önder, Amerika’da bile temel bilim konularındaki araştırmalara ayrılan fonların oldukça düştüğü- nü vurguluyor. “Merakı bu kadar besleyen bir ülkede bile böyle… Profesörlerim beni, ‘İstediğin soruyu araştırmak eskiden daha kolaydı ama sen bu kadar özgür olamayacaksın’ diye uyarmıştı” diyor. Özgür Müstecaplıoğlu ise Amerika’da hala temel bilim yapmak isteyen birinin kendine bir enstitü bulabileceğine değinirken dünyada temel bilim enstitüsü olmayan üç ülkeden birinin Türkiye olduğu ger- çeğini hatırlatıyor. İçinizdeki merak duygusu sizi nereye sürükledi? Çiğdem Yazıcı: Özgür Müstecaplıoğlu: Tuğba Bağcı Önder: “Edebiyat ve arkadaş... Sorgulayıcı merak “Ben derslerimin dışında hep başka “Ben lisede sınav sistemine kendini bende ortaokulun sonuna doğru etkili ilgi alanlarına yöneldim. Notlarım odaklamış, stresli bir öğrenciydim. Çağın olmaya başladı. Lisedeyse okulu kırarak belki çok yüksek değildi ama bu mesleği olduğu için genetik istiyordum. Fethi Paşa Korusu’nda arkadaşlarımla başarıyı getirdi. Hayatımın sınava Çok irdelememiştim ama çok meraklı kendimizce bir ölü ozanlar derneği endeksli olmaması bir şanstı.” öğrencilerle çok güzel bir eğitim aldım. kurmuştuk… Varoluşçuluktan etkilenerek Yani merakın nasıl geliştirilebileceğini felsefeye adım attım. Üniversite de zaten üniversitede öğrendim. Bu nedenle aynı şeyi felsefeye olan merakımı pekiştirdi.” öğrencilere vermeye çalışıyorum.”12
  • 15. Öğrencilerinizin merak duygularını tetiklemek için neler yapıyorsunuz? Çağatay Başdoğan: “Lisans eğitiminde belli bilgileri müfre- dat dahilinde belli bir periyotta aktarmak zorundayız. Ama merak duygusunu artırmak için öğrencilerin öğretileni sorgulamasına, test edebilmesine ve hatta hata yapabilmesine şans verecek bir mekanizma kurmalıyız. Şu anda verdiğiniz projeleri, sınavları, ders anlatış şeklinizi buna göre düzenlemeye çalışınca öğrenciler- den tepki alabiliyorsunuz; çünkü böyle bir modele alışık değiller. ‘Proje bazlı’ eğitim tarzına geçiş yapmak, hata yapmaya, hatayı görmeye ve test etmeye açık olmamıza olanak vereceğinden bize kazanç sağlayabilir… Bunu lisansüstü derslerde başarabiliyorum. Bir proje verip ucunu açık bıraktığınızda meraklı öğrencilerin bir adım daha fazla attığını görebiliyorsunuz.” Özgür Müstecaplıoğlu: “İlk sınıflarda verilen temel bilgilerin ardından fizik bölümünde sınıf mevcudu giderek düşüyor. Biz bölümde bu gibi mevcudu düşük derslerde öğrencilere sınav ha- zırlatabiliyoruz. Herkes bir soru sorarak ortak bir sınav oluşturuyor. Ayrıca sordukları sözlü sorulardan da ders içinde puan alıyorlar. Böyle bir ödül mekanizması da var. Çift anadal programlarındaki uygulamalarımızla da bilim insanı olmaya doğru geçiş sürecini hazırlamaya çalışıyoruz.” Murat Önok: “Eğitim açısından öğrencilerin merakını cezbedebilmek sosyal bilimler için daha kolay görünüyor. Çünkü gündelik hayatla iç içe bilgiler aktarıyorsunuz. Merakı uyandırmak için bilgiden ziyade neden sonuç ilişkisine odaklanabiliyorsu- nuz. Verilen bilginin haberlerdeki olaylarda, Türkiye’nin siyasal konjonktüründe bir yeri var. Öğrencilerime hep şunu söylüyorum: Kanunları ezberlemekle hukuk eğitiminde iş bitse, her kanun de- ğişiminde diplomanızı fesih etmek gerekirdi. Öğrenciler hukukun ezber olduğuna inanarak geliyor. Başta bunları anlatarak o inancı kırmak gerekiyor.”Ahu Parlar: Çiğdem Yazıcı: “Klasik felsefe tarihi müfredatını zorlayarak“Ben uzun yıllar gazetecilik yaptım ve şimdi düşündüğümde soru sormayı çok kim ne demiş diye sorarsanız hiç şansınız yok ve olmamalı da…sevdiğim için buna yöneldiğimi anlıyorum. Bunun kaynağı ise babamdı. Ben Bilginin kesinliği var mıdır yoksa tartışılabilir mi? Bunu Descarteskimim, amacım ne gibi soruları çok küçük yaşta sormamın sebebi buydu. Bunun okutarak yapabilirsiniz ama hayatınızla bağ kurarak yapmak,acısını da çektim, çünkü eğitim sistemi bunu pek kabul etmiyor. Amerika’da gündelik hayatla eşleştirmek daha önemlidir. Annem beni seviyorokumaya başladığımda sayısal derslerim çok iyiydi, ama belli bir düşünce ya da iki kere iki dörttür gibi ön kabulleri tartışmaya açan deneyselsistemine göre hareket etmem gereken konularda çuvallıyordum, soru sormak yazı ödevleri veriyorum. Genel anlamda alıştığımız şey, konuyubir azaptı. Yüksek lisans ise gerçekten bilinçli ve yapısı olan sorular sormaya çalışmak ve kişiyi öğrenmektir. Otorite yazan kişidir; yani siz pasifbaşlamamda dönüm noktası oldu.” okuyucu olursunuz. Bu nedenle okunan makaleden önce bu tarz deneysel şeyler yaptırmak konunun ağırlığı altında ezilmeyi engelliyor; kişi bakış açısını tartarak okuyabiliyor.” 13
  • 16. Yaşamın kaynağı ne su ne toprak Sadece merak, o temel güdü… Yrd. Doç. Dr. Nazmi Ağıl İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Kutsal kitaplara kulak verirsek, Adem ve Havva’nın yasak meyvenin tadını merak etmeleriyle başladı yer- yüzünde bildiğimiz anlamda hayat, kadın doğurmaya, adam toprağı işleyip yiyecek elde etmeye. Oysa ne güzel ekmek elden su gölden mutlu mesut yaşıyorlar- dı Cennet Bahçesinde, onca meyve ellerinin altınday- ken bir elmanın tadından mahrum yaşasalar ne çıka- caktı sanki? Ama insan tabiatının olmazsa olmazı bu dürtü. Çünkü bir anlayışa göre, insan tamamlanmamış bir proje ve insanın binlerce yıllık serüveni kendini tamamlamak yolunda bir arayışın öyküsü, süreçte en büyük harekete geçirici güç ise merak. Ama o ilk huzurun kaybedilişi derin bir travma ya- ratmış olmalı insanda ki ta eskilerden beri tehlikeli gö- rülmüş bilginin verili sınırları dışına çıkma isteği. Babil Kulesi hikayesini bilirsiniz. İnsanlar Tanrının gizlerine ulaşmak için ucu bulutların arasında bir kule inşa etmeye başlar fakat buna kızan Tanrı onların dillerini farklılaştırır ve bir anda kimse kim- senin dediğini anlayamaz olur. Böyle olunca da bir türlü tamamlanamaz inşaat, sonunda çöker. Benzer14
  • 17. Edebiyatta, sanatta, sinemada bilgiyi ararken yoldan çıkmış, kibrin ve bilginin verdiği gücün etkisiyle ruhları kirlenmiş ve daha fazlası için Şeytanla anlaşıp, sonsuzca lanetlenmiş bilim adamı tipine sıkça rastlarız.bir örnek de Dr. Faustus’un hikayesidir. Or- karısının sabrı ve uysallığının sınırlarınıtaçağ Avrupa’sında anlatılagelen hikayeye merak eden bir beyden söz eder. Bu beygöre bu isimde bir bilim adamı sonsuz bilgi yoksul bir kızla evlenirken ondan tümkarşılığında ruhunu Şeytana satar. Pek çok emirlerine kayıtsız şartsız uyacağı sözü-farklı versiyonları olan bu kıssanın en güzel nü alır. Sonraki yıllarda bir kızı olur, onuanlatıldığı eserlerden biri Shakespeare’le öldürteceğini söyleyip kadının kucağındançağdaş Christopher Marlowe’un oyunudur. alarak gizli bir yere yollar. Ardından doğanSonunda Faustus bu merakı yüzünden oğluna da aynı şey yapar. Zavallı anne ikicehenneme gider. Oysa yüzyıllar sonra büyük acıya da sabırla katlanır fakat kocası-hikayeyi yeniden ele alan Goethe, Faust nın merakı bir türlü tatmin olmaz. Bakalımkarakterini bu doymak bilmez bilgi arayışı bir teste daha dayanabilecek midir karısı?nedeniyle bağışlanmaya değer görür. Ama Yeniden evlenmek istediğini belirtip, o sıraondan sonra da edebiyatta, sanatta, sine- on beş yaşına giren kızını gelin adayı olarakmada bilgiyi ararken yoldan çıkmış, kibrin getirtir, karısına da gerdek odasını hazırla-ve bilginin verdiği gücün etkisiyle ruhları ma görevi verir. Düğün gecesi eğlencedekirlenmiş ve daha fazlası için Şeytanla kızını tanıyan kadın buna dayanamaz, beyanlaşıp, sonsuzca lanetlenmiş bilim adamı her şeyin bir oyun olduğunu söylese detipine sıkça rastlarız. Bu yapıtlardan belki oracıkta ölür. Chaucer bir başka hikayedede en bilinenleri Frankenstein ile Dr. Jekyl ve yine merak konusunda uyarıda buluna-Mr. Hyde’dır. Biri Tanrılığa soyunup yoktan rak bir kahramanını şöyle konuşturur: “İkibir insan var eden, diğeri kendi kişiliğini şeyi merakta insan fazla ileri/ Gitmemeli:parçalayıp ikinci bir kişilik –yani yine ayrı Bir Tanrı’nın, bir de karısının gizleri./ Belkibir insan - oluşturmayı başaran bir başka Tanrı’nın işlerine dilediğince/Sokabilirsindoktorun trajedisini anlatır. Yine bir Ortaçağ burnunu ama diğerini pek kurcalamahikayesinde İngiliz ozan Geoffrey Chaucer bence.” 15
  • 18. Bizim de kültürümüzde de fazla meraklı olmanın zararları konusunda deyişler, uya- rılar yer alır, masallarımızda kırkıncı odanın içinde ne olduğunu öğrenme isteğinin tehlikeli sonuçları anlatılır. Ama unutmayalım, biz bir üniversiteyiz ve işimiz merak etmek, Alfred Lord Tennyson’ın “Ulysses” adlı şiirinde dediği gibi “bilgiyi batan bir yıldız gibi insan düşüncesinin en uzak ufkuna kadar kovalamak… / savaşmak, aramak ve asla yılmamak.” Son olarak “Merakınız hiç sönmesin!” diyor, sizleri İskoçya doğumlu bir ozanın Yrd. Doç. Dr. Nazmi Ağıl benzer duyguları anlatan dilimize sizin için çevirdiğim dizeleriyle selamlıyorum. MERAK Öldürmüş olabilir kediyi; daha büyük olasılıkla Meraklı olanlar… kedi şanssızdı, o kadar, ya da merak hayatta kalırlarsa, inanın, ediyordu ölümün nasıl bir şey olduğunu; tahminen, yalnızca onların anlatmaya değer patilerini yalamaya devam veya bir şeyleri var. batınlarla yavruya babalık etmek için bir nedeni kalmamıştı zaten. Kedinin çok karılı, şehvet düşkünü, sorumsuz, tutarsız olduğundan, çocuklarını terk ettiğinden ve dokuz Ne yandan bakarsan bak, canlılığına dair masallarla akşam yemeklerinde yeterince tehlikeli bir şey meraklı olmak: soğuk rüzgarlar estirdiğinden söz ediyor köpekler. Hep söylenene inanmamak, görünüşe aldanmamak, İyi ya işte, bırakın dokuz canlı ve çelişkili, sivri sorular sormak, hayalleri berbat etmek, değişmeye yeterince meraklı olsun ve her keresinde evi terk etmek, fareleri koklamak en az ilki kadar acı çekip ve sırtını dikleştirmek ölerek ve tekrar tekrar ölerek pek sevimli kılmıyor onu ödemeye hazır olsun kedi payını. sualsiz kavuk ve kuyruk Gerçeği öğrenmek için güvenilir olan sallamanın rağbette olduğu tek kaynak, sonuçta, bir kedinin dokuz canından geriye kalan. hoş kokulu sepetler, duruma uygun kadınlar ve nefis yemeklere alışkın köpek çevrelerinde. Ve her cehennem dönüşü kedinin bize anlatacağı şu: Yine de, merakı yüzünden ölmez kedi, ölürse merak yoksunluğundan ölür. Ölmek yaşayanların işi, Tam aksine, Ölmek sevenlerin işi, tepenin öte yamacını Ve ölü köpeklerden farksızdır ya da yaşamın pastoral bir şiir olduğu Yaşamak için ölmek gerektiğini o imkansız ülkeyi Bilmeyen kişi. (gerçekte muhtemel bir cehennem olsa bile) görmek istemesi Alastair Reid öldürmez kimseyi-16
  • 19. Schrödinger’in kedisiSchrödinger kuantum mekaniğinin temel kavramlarına yer verdiği düşünce deneyinde başrolebir kediyi koyar. Bu sadece basit bir espri değil içten gelen doğa merakına yapılan vurgudur…Prof. Dr. Tekin Dereli Fizik BölümüKediler kendine has huyları olan meraklı yaratıklar-dır. Yıllar önce minik bir yavruyken gelip evimizekapılanan ve kısa zamanda ailenin bir ferdi halinegelen tekir kedimizin marifetlerini hala hatırlıyoruz.Schrödinger’in kedisi oldu mu? Bir fikrim yok. Kuan-tum fiziğinin en zor kavramlarından birini anlatmakiçin verdiği örnekte başrolü bir kediye verirken nedüşündüğünü de hiç bir yerde açıklamamış. Acababu tercihinde şakadan öte bir şey var mıydı? Kesinolan gerçekten akılda kalıcı ve uzun yıllardır ilginç-liğini yitirmemiş bir örnekle kendini ifade edebilmişolduğudur.Schrödinger’in düşünce deneyi şöyle: Kedimizikapalı bir kutuya koyalım. Hiçbir şekilde kutununiçini görmeyeceğiz, tartmayacağız, dokunmayaca-ğız. Kutunun dışında bulunan bir radyoaktif atomeğer bozunursa, bir mekanik düzenek yardımıylakutunun içindeki zehirli maddeyi açığa çıkartarakkediyi öldürecek. Eğer atom bozunmazsa bir şeyolmayacak, kedi diri kalacak. Tekil bir atomun bozu-nup bozunmadığının olasılığı kuantum mekanikseldurum vektörüyle belirlenir. Bu nedenle radyoaktifatom bozunmuş durumu ile bozunmamış duru-munun bir kuantum birleştirimindedir dersek biranlamı olur. Peki, kedi için ne diyebiliriz? Kutuyu açıpbakmadan ölü mü yoksa diri mi bilemeyiz. O haldesoru şu: Kutu kapalıyken, tıpkı atomun olduğu gibi,kedi ölü durumu ile diri durumunun bir kuantumbirleştirimindedir denebilir mi? 17
  • 20. Schrödinger bu örnekte kuantum meka- da yetişmiş çok yönlü bir entelektüeldi. niğinin temel kavramlarına yer vermekte- Genelde Viyana entelektüellerinin olduğu dir. Radyoaktif atom mikroskopik ölçekte gibi onun da sanatçı eğilimleri vardı. bir kuantum sistemidir. Kapalı kutudaki 1933’de öğretim üyesi olarak bulun- kedi ise makroskopik ölçekte bir sistem duğu Berlin’i Nazilerden kaçarak terk olup mikroskopik sistemle etkileşimi (ze- etti. Bir süre oradan oraya savrulduktan hiri açığa çıkaran mekanizma) bulunmak- sonra 1936’da doğduğu ülkeye döne- tadır. Kapalı kutuyu açarak kediye bakan rek Graz Üniversitesi’nde ders vermeye (makroskopik) gözlemci dolaylı bir kuan- başladı. Ancak Mart 1938’de Avusturya tum ölçümü yapmaktadır. Sistemin kapak Almanya’ya ilhak edilince burada da kala- açılmadan önceki durumuyla kapak mayarak kendi otomobiliyle Alp Dağlarını açıldıktan sonraki durumunu karşılaştıra- aşıp İtalya’ya ve oradan ailesiyle beraber lım. Kutu açıldıktan sonra kedi ya ölüdür Oxford’a sığındı. Schrödinger 1940’da ya diridir. Bu ikisinden başka bir seçenek İrlanda’nın matematikçi başbakanı Eamon olamaz. Peki, kutu kapalıyken kedi ne de Valera tarafından kurulan Dublin Prof. Dr. Tekin Dereli durumdaydı? Ölçmeden, yani kutuyu açıp İleri Araştırmalar Enstitüsü’nün başına bakmadan kesin bir şey söyleyemeyiz. geçmek üzere davet edildi. Bilim dünya- sının kıyısında, ama 2. Dünya Savaşı’nın Birleştirici unsur: Merak uzağında, 1956’da emekli olup Viyana’ya Erwin Schrödinger (1887-1961) kuantum geri dönene dek, yaşadığı İrlanda’da mekaniğini 1926’da bugün bildiğimiz önemli çalışmalar yaptı. Dublin’deki ilk iki haliyle formüle etmiş çok ünlü bir teorik yılını asistanlarıyla ileri düzeyde kuantum fizikçiydi. İlk yazıldığı tarihten sonra üze- mekaniği dersleri yaparak geçirdi. Ondan Schrödinger denkleminin rinden neredeyse bir yüzyıl geçmiş bulu- istenen resmi görevi ise her yıl kendi çözümüyle verilen dalga nan Schrödinger denkleminin çözümüyle seçeceği konularda halka açık konferans- fonksiyonlarının fiziksel verilen dalga fonksiyonlarının fiziksel lar vermesiydi. Çok ciddi hazırlanarak bakımdan nasıl yorumlanması bakımdan nasıl yorumlanması gerektiğini ilkini 1943’te sunduğu bu konferanslara bugün hala tartışmaktayız. Schrödinger (“What is life?”) sık sık Eamon de Valera gerektiğini bugün hala 19. yüzyıl sonu “fin de siecle” Viyanasın- da geliyordu. Schrödinger’in hala basılan tartışmaktayız.18
  • 21. Viyanalı bir burjuva ailesinin çocuğu olarakdöneminin en iyi okullarında yetişen Schrödinger’isanata veya iş hayatına değil teorik fiziğe bağlayaniçten gelen doğa merakıdır. Erwin Schrödinger Eamon de Valera“Genişleyen Evrenler” (Expanding Universes), di? Ben bu ortak noktayı onların içgüdüsel merak eder, ortalığı karıştırır, aletleri bozar,“Uzay-Zamanın Yapısı” (Space-Time Structure), merak duygularına bağlıyorum. Bir yanda büyüklerini bezdirirler. Çocukta kendini“Hayat Nedir?” (What is Life?), “Us ve Madde” fakir bir göçmen ailesinin çocuğu olarak New erken gösterebilen bu merakı söndürmemek(Mind and Matter) başlıklı popüler ancak an- York’ta doğan de Valera’yı Dublin’de üniver- gerekir. Evde ve okulda ilgilenilip sorgulayıcılaşılması kolay olmayan kitaplarında tartıştığı sitede matematik okumaya yönelten ve bu ve araştırıcı olmaya teşvik edildikleri orandafikirler bugün de önemlerini korumaktalar. ilgisini uzun ömrü boyunca canlı tutan; öte bu meraklı çocuklar arasından bilim insanları yanda Viyanalı bir burjuva ailesinin çocuğu ve matematikçiler çıkacaktır. Schrödinger’inEamon de Valera (1882-1975) İrlanda olarak döneminin en iyi okullarında yetişen kedisi örneğinde sadece basit bir espri değilCumhuriyeti’nin kurucularından birisi ve Schrödinger’i sanata veya iş hayatına değil bu içten gelen doğa merakına bir vurguüçüncü cumhurbaşkanıdır. Onun gibi bir ey- de teorik fiziğe bağlayan aynı içten gelen yapıldığını da düşünüyorum.lem adamıyla Schrödinger gibi sanatçı ruhlu doğa merakıdır. Bazı çocuklar hikayelerebir bilim adamının ortak noktası ne olabilir- konu olacak kadar çok soru sorarlar; her şeyi Kuantum dünyasında çığır açan araştırmacılar Kuantum fiziğinin öngördüğü görünüşte garip pek çok olay doğrudan gözlenemez; araştırmacılar ancak bu garip olayların ilke olarak kendilerini göstere- cekleri düşünce deneylerini tartışmaktadırlar (Schrödinger’in Kedisi). Ancak Serge Haroche ve David J. Wineland, beraber çalıştıkları araştırma grupları içinde geliştirdikleri yeni laboratuvar yöntemleri yardımıyla, daha önce doğrudan gözlenemeyeceği düşünülen çok kırılgan kuantum durumlarını ölçtü, kontrol etti ve tanecikleri sayabildi. Böylece kuantum taneciklerinin durumlarını bozmadan doğrudan gözlemlenebileceklerini göstererek kuantum fiziği deneylerinde yeni bir dönem başlatan Haroche ve Wineland “Çığır açan deneysel yöntemleriyle tek tek kuantum sistemlerinin manipulasyonunu ve ölçümlerini sağlama- ları” nedeniyle İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nce 2012 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü. National Institute of Standards and Technology (NIST) ve Unıversıty of Colorado Boulder’de araştırmacı ve grup lideri olarak çalışan Wineland ve şu an College de France ve Ecole Normale Superiore’da profesör olarak görevli olan Haroche ışık ve maddenin temel etkileşimleri üzerinde, 1980’lerin ortalarından bu yana çok ilerlemiş olan kuantum optik alanında çalışıyorlar. Çığır açan yöntemleri bu araştırma alanında kuantum fiziği ilkelerine göre çalışacak süper hızlı yeni nesil bilgisayarların tasarlanması yolunda ilk adımların atılmasını sağladı. Belki de kuantum bilgisayarları 21. yüzyılda günlük yaşamlarımızı tıpkı geçen yüzyılda klasik bilgisayarların yaptığı gibi kökünden değiştirecek. Bu araştırmalar aynı zamanda gelecekteki yeni bir zaman standardını oluşturabile- cek, günümüzün sezyum saatlerinden yüz kat daha hassas saatlerin yapımına temel olacak. 19
  • 22. Markanın keşfine yolculuk Hem kısa hem de uzun vadede başarılı olmak isteyen şirketlerin en büyük silahlarından biri tüketicilerin merakının doğru bir şekilde yönetimi olacaktır. Nüket Ağar Pazarlama Bölümü, Doktora Öğrencisi Tüketiciler, mantıklarının mı yoksa duygu- denemek için harekete geçirebildiği ölçüde larının peşinden mi giderler? Birçok şirket başarılı olacaktır. Tabii merak duygusunun or- pazarlama departmanı ve akademi dünyası taya çıkarılabilmesi için ilk yapılması gereken, bu sorunun cevabının peşindedir. Merak, aynı hedef kitlenin ürün hakkında bilgilendiril- açlık ve susuzluk gibi, giderilmedikçe katlana- mesidir. Bu sebeple yapılan tanıtımlar ve rek- rak artan ve yeterince devam ederse bütün lamlar (dergilerde, gazetelerde, televizyonda, ihtiyaçların önüne geçebilen bir duygudur. billboardlarda vb.), ürünü farklılaştıran, o Birisine karşı ilgimiz, bizi meraklandırabildi- kategori hakkında genel olarak bildiklerimiz- ği ölçüde oluşur. Mitolojide ve masallarda den uzaklaştıran noktalarını ortaya çıkararak insanların başına gelen kötülüklerin sebebi; yapıldığı takdirde etkili olabilir. ama aynı zamanda insanın teknolojide ileri gidebilmesi ve aydın olabilmesi için öncelikli Ürün beklentilerinin, zihnimizde canlanan Yeni bir ürün, ihtiyacıdır merak. kategori tanımından uzaklaşmasıyla merak hedeflenen kitleyi duygumuz harekete geçer ve arada oluşan Amaca giden yolda en önemli adım tutarsızlığı kapatmak için ürünü keşfetmeye heyecanlandırabildiği Şirketlerin, yeni ürünler ortaya koyarken ya teşvik eder. Kısacası, genel olarak kategori ve meraklandırabildiği, da yeni markalar yaratırken tüketiciyi kendine hakkında bilgilerimizden uzaklaşan bir ürün böylece denemek için çekebilmesi için yapması gereken önemli tanıtıldığında, gerçekten vaat ettiklerini harekete geçirebildiği işlerden biri, merakı doğru yönetebilmektir. gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği üzerine ölçüde başarılı Yeni bir ürün, hedeflenen kitleyi heyecanlan- merakımızı kabartabilir. Bu noktadan sonra, olacaktır. dırabildiği ve meraklandırabildiği, böylece potansiyel tüketicinin ürün hakkında duyarlı-20
  • 23. lığı ve deneme isteği artabilir ki, bu da şirket- yonlara, hatta ürünü reddetmeye götürmesi Ürün beklentilerinin,lerin pazarlama departmanlarının amacına mümkündür. Konsept olarak kafamızdaki zihnimizde canlanan kategorigiden yolda büyük bir adımdır. ürün tanımından çok farklı bir ürün piyasaya tanımından uzaklaşmasıyla çıktığında, vaatlerinin doğru olmaması ihti-Merakın da fazlası zarar malinin çok daha yüksek olduğuna inanmaya merak duygumuz hareketeMerak, açlığa veya susuzluğa benzer demiş- başlayabiliriz. geçer ve arada oluşantik. Aynı bu ilkel duyular gibi, giderilmediği tutarsızlığı kapatmak için bizisürece yoğunlaşır merak. Fakat yine açlık Zamanlama: Toplum buna hazır mı? ürünü keşfetmeye teşvik eder.ve susuzluk gibi, çok uzun süre giderilme- Birçok yenilikçi ürün, zamanından öncediği takdirde, giderilmesi isteği azalmaya çıktığı ve henüz inandırıcılığı olamadığındanbaşlayabilir. Uzun süre yemek yemediğinizde, piyasada tutunamamış ya da popüler olmasıbir lokma bile yiyemeyecek hale geldiğiniz za- için uzun yıllar geçmesi beklenmiş olabilir.manları düşünün. Aynı bunun gibi, uzun süre Şu anda Apple firması sayesinde çok popülermeraklandıran reklam kampanyaları veya olan iPad (tablet bilgisayarlar), aslında türü-kafamızdaki ürün algısından çok farklılaşan nün ilk örneği değil. 1999 yılında, Bill Gates’inyeni ürün tanıtımları da negatif reaksiyonlara önderliğinde Microsoft, tablet bilgisayarlarımaruz kalabilirler. Bu sebeple de etkili olduğu tanıtmış ve piyasaya sürmüş, ama nihayetindekadar riskli bir stratejidir merak duygusunu başarısız olmuştur. Microsoft’un da öncesindekullanmak. on senelik bir geçmişi olan tabletler, birçok fir- manın (1980 sonlarında Apple da dahil olmakKimi reklam kampanyaları, “gizem” konseptini üzere) zarar etmesine sebep olmuştur. Peki,kullanarak merak duygusunu uyandırmayı, iPad’de farklı olan şey neydi? Neden diğerleriböylece ürün farkındalığını artırmayı amaçlar- değil de iPad tüketiciler tarafından tutuldu?lar. Tanıtımı yapılan ürünü o anda açıklama- Bunun cevabını marka ve merak konseptle-yarak belirsizliği artıran, tüketicilerin merakını rinin birleşmesiyle verebiliriz. Apple, tabletyükselterek dikkatlerini çeken birçok reklam bilgisayarları piyasaya sürdüğü 2010 yılındakampanyasının oluşumu da buraya bağlana- yenilikçi kişiliğiyle bilinen popüler bir markabilir. Reklamın sonunda ürünü gösterenler- haline gelmişti. O döneme kadar öncelikleden, haftalar boyunca ürünü sır gibi saklayan iPod, sonra da iPhone ürünleriyle; tüketicilerive böylece belirsizliği, dolayısıyla da merakı belli bir dizaynı ve dokunma özelliği olanartıranlara; geniş bir yelpazesi var “gizem” ürünlere alıştırdı. Böylece tablet bilgisayarlarıkonseptini işleyen kampanyaların. Fakat piyasaya sürdüğünde, tüketicinin merakınıgenelde pozitif bir ilgi uyandırması beklenen ideal seviyede çeken marka; bu ürünleriylebu kampanyalar, çok uzatıldığı veya düzgün kabul gören bir kategori oluşturdu. Kısacası,yapılmadığı takdirde insanları sıkabilir ve yenilikçi bir marka algısı ve ürün yönetimiylesinirlendirebilir de. Bu sebeple merakı artırıcı beraber, Apple gibi şirketlerin başarısındakireklam kampanya stratejilerinin çok dikkatli en önemli faktörlerden biri de merak olgusu-işlenmesi gerekir. Yani, halk arasında da çok nu iyi kontrol edebilmektir. Hem kısa hem dekullanılan “fazla merak kötüdür” lafı akademik uzun vadede başarılı olmak isteyen şirketlerinolarak da doğrulanmıştır. Merak duygusunun en büyük silahlarından biri tüketicilerin mera-fazla suistimal edilmesi ve negatif reaksi- kının doğru bir şekilde yönetimi olacaktır. 21
  • 24. “Gerçeğin” peşinde… Gerek hukuk gerekse tüm bilimler aynı nihai sonuca varmak için vardır: Gerçeği (veritas) bulmak. Peki, hukukun aradığı “gerçek” hangisi? Yrd. Doç. Dr. Yiğit Sayın Hukuk Fakültesi Tarih bize insanoğlunun tatmin edilemez merak duygusunun her türlü icat ve gelişmenin en temel itici gücü olduğu- nu gösterir. İhtiyaç ve gerekliliklerle birleştiğinde merak, insanoğlu için en ulaşılamaz görünen hedeflere varacak yolcuklarının başlangı- cını teşkil eder. Tarih öncesi dönemlerde çimenlerin üzerinde yatarak gökyü- zündeki parlak noktalara bakan ve bu noktaların gökyüzündeki delikler oldukları açıklamasıyla tatmin olmayıp; gerçekte ne olduklarını, nerede olduklarını ve hatta gerçek olup olmadıklarını merak edenler, sonunda uzaya çıkan torunlarının yolculuklarının ilk adımlarını binlerce yıl önce atmışlardır… Hukuk ne tip bir düzen için var? Bilim meraktan beslenir ve gelişir, peki ya hukuk? Hukukun bir bilim olup olmadığı tartışmalarını bir kenara bırakırsak aslında kanaatimce gerek hukuk gerekse tüm bilimler aynı nihai sonuca varmak için vardırlar: Gerçeği (veritas) bulmak. Bu bağlamda hukukun aradığı ‘gerçeğin’ aslında tam olarak ne olduğu, hayattan ve hukuktan ne an- ladığınızla alakalı olarak değişebilir. Daha net bir ifadeyle hukukçu ‘adalet’in mi peşindedir; yoksa ‘düzen’in mi? Hukuku sadece bir düzen, bir emre- dici kurallar bütünü olarak görüyorsanız o halde22
  • 25. Bir avukat, hukuk kuralını nasıl ve ne şekildeuygulayacağını veya bu kuralın onun amacınanasıl hizmet edebileceğini merak ederken,bir hukukçu o kuralın neden var olduğunu vehukukun gerçeğine -adalete- ne şekilde hizmetedebileceğini merak eder. Yrd. Doç. Dr. Yiğit Sayınhukukun aradığı gerçek, aslında bir toplulu- de belirlemesi, nelerin merak konusu edilip uygulayacağını veya bu kuralın onun amacınağun sosyal hayatının ve ona hakim olacak gü- edilmeyeceğine karar vermesi düzenin gereği nasıl hizmet edebileceğini merak ederken,cün konuşlanacağı yerin en kusursuz şekilde haline gelir. Gerçeğin aydınlığa çıkması ve ona bir hukukçu o kuralın neden var olduğunudüzenlenebilmesine yarar. Hukuku sadece bir bağlı olarak adaletin tecellisinin düzeni bo- ve hukukun gerçeğine -adalete- ne şekildedüzen değil ama adalete ve eşitliğe yönelik zacak, yönetenlerle yönetilenler arasındaki hizmet edebileceğini merak eder. Buna karşınbir düzen olarak görüyorsanız bu durumda uyuma zarar verecek ve en nihayetinde de bir avukatın hukukçu gibi veya bir hukukçu-hukukun aradığı gerçek, adaletin, adalet de kamu yararına ve devlet çıkarlarına aykırılık nun avukat gibi düşünmesi zannımca genegerçeğin ta kendisidir (Veritas Aequitas). oluşturacak bir olgu olarak algısı ve sanal ile hukuka yükledikleri anlamla ve fonksiyonla adaletsizliğin, gerçek ve adalet olarak kabu- açıklanabilir. Anlaşılan o ki merak aslındaHukukun bir emredici kurallar bütünü ve lü böylesine bir düzenin hukuk anlayışına hukukun ve hukukçunun hiçbir zamandolayısıyla da esasen cebri bir düzen olarak aykırı olmaz. Buna karşın hukukun adalete kaçamayacağı bir duygudur, fark, merakınkabulü durumunda hukukçunun merak ve eşitliğe yönelen ve bireyi odak alan kaynağının ve tezahürünün derecesidir.duygusunun yerini itaat ve biat duygusunun bir nizam olarak ele alınması durumundaalacağını ileri sürmek çok da yanlış olmaz. aradığı asıl değer adalet olacaktır. Gerçeğin Hukuk neye hizmet eder?Böyle bir düzende merak duygusuna pek yer ortaya çıkması adaletin hükümranlığıyla Tüm bunların ışığında denebilir ki, hukuk-yoktur; zira zaten belirli bir kişi veya kesim aynı kadere bağlanır ve böyle bir düzende çunun hukuk üzerine en merak ettiği veherkesin yerine merak etmiş, gerçeğe ulaşmış hukukçunun merakı adaletin en doğru, en çağlar boyunca cevabını aradığı soru aslın-ve sınırlarını belirlemiştir, hukukçulara bırakı- vicdanlı ve en yalın şekilde nasıl uygulana- da en yalın ve temel olanıdır: hukuk nedirlan ise bu gerçeğin uygun şekilde toplumsal cağı üzerine olacaktır: sonuçları gücü ve ve neye hizmet eder? Binlerce yıldır her türolarak güçlüler lehine düzenlenmesidir. Böyle güçlüyü tatmin etsin veya etmesin… soruna ve uyuşmazlığa çözüm bulmuş, herbir düzende amaçlanan gerçeğin ‘adalet’yerine düzen olması da aynı kaynağa dayanır. Bakış açısı soruyu değiştirir çeşit düzenin hukuk eliyle tecrübe edilme-Aranan gerçeğin değerinin sıradanlaştırılması, Görülüyor ki, aslında hukukçuların neyi sini sağlamış hukukçuların bu en birincilkuşkusuz asıl gerçeğin -adaletin- hukukçular neden merak ettikleri biraz da hukuk- sorunun cevabı üzerine olan meraklarınıve itaat ettiklerince tahrifine ve dönüştürül- tan ne anladıklarıyla ilintilidir. Bir hukuk hiçbir zaman tam olarak giderememişmesine yol verir. Hatta ‘bilimin gerçeği’ dahi kuralının niye var olduğunu merak etmek olmalarıysa hukukun bir bilim dalı olarakböylesine bir sanal düzen yaratma uğruna ile o hukuk kuralının nasıl uygulanacağını durduğu istisnai ve müstesna yeri bizeaynı kaderi paylaşabilir. Böyle bir düzende merak etmek arasındaki fonksiyonel farktır tekrar tekrar hatırlatmaktadır; merak etsektüm yetkileri elinde tutan ve hukukun anlamı- aslında tam da ifade etmeye çalıştığım. Bir de etmesek de...nı ve içeriğini de belirleyen bir gücün gerçeği avukat, hukuk kuralını nasıl ve ne şekilde 23
  • 26. Algılarınızı açın! “Merakın oluşmasının temellerinden biri algıların açık olmasıdır. Algıları açık olmayan insan merak edemez” diyen Tevfik Metin Sezgin sorularımızı yanıtladı. Yrd. Doç. Dr. Tevfik Metin Sezgin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği yorum; ama belli bir yere geldikten sonra Bölümü Öğretim Üyesi Tevfik Metin Sezgin, bu tür insansı algılama ve zekâ gerektiren insanların birbiriyle iletişim kurarken kullan- işlemleri gerçekleştirebilen programlar dığı iletişim unsurlarını bilgisayarla da kul- yazmanın çok zor olduğunu fark ettim. Bu lanabilmelerinin yollarını araştırıyor. Başka gerçekten gizemli bir konu: Bir bilgisayarı, bir deyişle bilgisayarla olan iletişimi insana insan algısını taklit edecek şekilde prog- daha uygun yöntemlerle sağlamaya çalışıyor. ramlayabilir miyiz? Örneğin size gelişigüzel Bilgisayarla doğal iletişim unsurlarını kullan- karalanmış bir çizim ve o çizimin temize mamızı sağlayacak metotların geliştirilmesi- çekilmiş hallerini göstersem, hangisinin ne odaklanan araştırmaları, disiplinler arası daha temiz olduğunu söyleyebilirsiniz. Peki, işbirliği gerektiriyor. Tevfik Metin Sezgin bilgisayara bunu yaptırabilir miyim? İnsan ile sohbetimizde onu bu araştırma alanına niye birine temiz, diğerine daha kötü çizilmiş yönlendiren unsurlar içinde merakın rolü diyor? Aradaki fark nedir, bilgisayara bu farkı üzerine konuşmaya başladık ve günümüz öğretebilir miyiz? Bu öncelikle insanı, insan dünyasında tüketim alışkanlıklarımızın algısını, insanın nasıl düşündüğünü, nasıl nasıl yönlendirildiği, merakımızı uyandıran hareket ettiğini anlamayı gerektiriyor. Belki şeylerin niteliği, algı açıklığının merakımızı de bunları anlayabilirsek, bilgisayarları nasıl canlı tutabilme sürecindeki işlevleri üzerine programlayacağımızı da anlayabiliriz. yol aldık… Bu durumda psikolojiyle iç içe bir konuyla Sizi çalışma alanınıza yönlendiren şey ilgileniyorsunuz. Bu alanda nasıl bir çalış- neydi ve merak ilerlemenizde nasıl bir rol ma yürütüyorsunuz? oynadı? Konumla ilişkili makaleleri hem bilgisayar İnsanların birbiriyle kurduğu iletişim mühendisliği alanında hem de psikoloji yöntemlerini ve iletişim biçimlerini anla- literatüründe takip ediyorum. Örneğin Koç mada bilgisayarlar çok yetersiz. Örneğin Üniversitesi’ne gelmeden önce yüz ifadele- bir bilgisayarı dijital bir fotoğraftaki yüzleri rini tanıma üzerinde çalışmıştım. Özellikle bulmak üzere programlamak alışılageldik o çalışmayı yaparken çok sayıda psikoloji programlama metotlarıyla mümkün değil… makalesi okumuştum. “İnsan yüzündeki Ben 10 yaşından bu yana program yazı- noktaların hareketinden duyguları anla-24
  • 27. mamız mümkün. Peki, bilgisayarları bunları birçok sektörde, örneğin yiyecek sektö- lamaları gerekiyor. Bu, bizi “sistemli merak”kullanacak şekilde programlayabilir miyiz?” ründe de böyle. Gıdalarda MSG, özellikle dediğimiz olguya yaklaştırır.sorusunu cevaplayan bir çalışma yaptım. yurtdışında çok kullanılıyor, buralarda daBurada tamamen psikolojiye odaklanmak kullanılmaya başlandı. Özellikle fast food Algıyı zamana ve mekâna yayabilme, tam dagerekliydi. Bu çalışmalar sonucu yazdığım üreticileri gıdalara kattıkları MSG ile tat daha önce bahsettiğim ilk birkaç saniyedemakalelerle hem psikoloji literatürüne hem alma duyularını daha hassaslaştırıyor ki, ilk karar verme durumuyla ilgili. Bizler maa-de bilgisayar bilimlerine katkıda bulundum. ısırıktan sonra ikincisini alma isteği fazla- lesef hayatın birçok alanında çevremizde laşsın. Ama bu sağlıklı bir tüketim alışkan- olup biteni anlık olarak algılıyor, anlık tepkiO zaman sorunuz, yani merakınız farklı lığı değil. İşte, dijital alanda ve daha birçok veriyor, reflekslerimizle yaşıyor gibiyiz.alanlarda da derinleşmenizde itici güç başka alanda da merakımızı uyandırmak Örneğin insanlar niçin ritmi kısa bir zamanoldu… için bize dayatılanlar aslında yanlış bir tü- aralığında tekrarlanan müzikleri daha çokKesinlikle, evet. Öğrenilen yeni şeyler farklı ketim alışkanlığına yol açıyor. Tabii bunun seviyorlar? Çünkü kısa zamana sıkışmış tekrarmeraklar uyandırıyor. Yine de her insan sonucu olarak da artık insanlar gerçekten eden müzikal cümlelerin algılanması kolay.merakını böylesine canlı tutamıyor. Belki de ilk ısırıkta zevk vermeyen şeylerden artık Nota değeri açısından özelliksiz olsalar dahiyeterince merak etmiyor... Aslında bu biraz uzak duruyor. Mesela açıp 200 sayfalık bir algılandıklarında dinleyiciye bir miktar zevkinsan yapısıyla biraz da içinde yaşadığımız kitap okumaya kimsenin sabrı yok, merak verebiliyorlar. Ama alınan zevk onunla sınırlıtoplum ve o toplumun dinamikleriyle ilgili. da etmiyorlar içinde ne olduğunu. Bir kalıyor. Aslında belki aynı dinleyici, algılarınıÖyle bir hale geldik ki artık bir videoyu video iki dakikadan uzunsa izlenme oranı daha geniş zamana yaymayı başarabilse,açtıktan sonra birkaç saniye içinde izlemeye düşüyor. O merak ilk birkaç saniyede oluş- Klasik Türk Müziği gibi müzikal cümleleridevam edip etmeyeceğimize karar veriyoruz. malı yoksa insanları kaybediyoruz... 30-40 saniyelik ritimlerle tamamlanan,Videoyu üreten kişi bunu bildiği için öyle muazzam mühendislik ve sanat içeren müzikbir ürün hazırlamak zorunda ki ürünü ilk Peki, merakımızı sürdürmek ve sistemli türlerinden de lezzet alabilecek… Veya bir2-3 saniye içinde merak uyandırsın ve geri bir şekilde merak etmek bu ortam koşul- sanat galerisindeki resimlere sadece gözünekalanı izlensin. Bu bizim her türlü tüketim larında nasıl mümkün olabilir? dayadığı uzun ince bir borunun ucundanalışkanlığımızı değiştiriyor. “Dijital tüketim Öncelikle insanların gerçekten olayları daha bakarak gezen bir ziyaretçi hayal edin.alışkanlığı” diyebiliriz ya da okuduğumuz bir geniş görebilmesi, daha geniş çerçevede Galeride en büyük ressamların tabloları dahiyazıdaki “tüketim alışkanlığı”… Artık çoğu değerlendirebilmesi, kazanımlarını, hare- olsa, bu ziyaretçinin bir tabloda görebildiğişey bizde merak uyandırarak bir sonraki adı- ketlerini ve hayatlarını sadece anlık zevklere alan o tablonun binde birini geçmeyecek,mı atmamız için aklımızı çelmek, geri kalanını odaklanarak değil, daha geniş zamana ve algılayabileceği şeyler ise sadece renkler ola-tüketmeye yönlendirmek üzere yapılıyor. Bu mekâna yayılmış algılara dayandırarak plan- caktır. Elbette renkleri görmek de zevk verir, 25
  • 28. ancak tablonun bütünü- kompozisyon kırmızıya nü algılayabilen birinin bulanmış şekilde sayfalar hissesine düşen daha fazla dolusu geribildirimle gelirdi. olacaktır. Bütünü algılayan kişi Sonrasında öğretmenle oturup hem zaman içinde göz veya sanat kısa değerlendirmeler yapılır, yapılan zevki sahibi olacak hem de daha neler yanlışlar düzeltilir, yazılar tekrar yazılırdı. var diye merak edecek; daha güzeli bulmak için Bu sistem öğrenciyi daha dikkatli düşünme, gayret gösterecektir. hataları algılama ve daha iyisi nasıl yapılırı merak etmeye sevk eden bir sistem. Algıların açılması merak edebilmenin ön şartı gibi… Çünkü al- gılayamayan lezzet alamaz, lezzet alamayan ise yeni lezzetleri Koç Üniversitesi’nde yapmaya çalıştığımız şeye gelince, örne- keşfetmeye yönelik merak geliştiremez. ğin ben sorularımı öğrencileri düşündürecek şekilde ve belki günlük hayatta karşılaşabilecekleri hikâyeler içerecek biçimde Sizce eğitim sistemi, özelde Koç Üniversitesi’nin eğitim sormayı severim. Merak bu ya… Kestane pişirirken yakmamak yaklaşımı bu anlamda ne tür bir rol üstleniyor? için kestaneleri tek tek çevirmek yerine ara sıra bütün tepsiyi Lise ortamını Türkiye’de ve yurtdışında görmüş biri olarak sallayıp onları alt üst etsem acaba hepsini teker teker çevirme eğitim sisteminin merak edebilen insan yetiştirmekte pek zahmetine girmeden ve hiçbirini yakmadan işimi halledebilir başarılı olmadığını söyleyebilirim. Az önce reflekslerle hareket miyim? Ama tabii sallanan kestanenin düz tarafı üzerine düş- etmekten bahsetmiştim... İşte, eğitim sistemimizdeki ölçme- mesi daha olası ise belki birkaç zayiat kaçınılmaz olacak… değerlendirme metotları dâhil birçok şey bu tür refleksif Ama eğer tepside çok kestane yoksa o zaman kayıp verme hareket etmeye yönlendiriyor öğrencileri. Türkiye’de edebi- olasılığım da düşük olacak… Bozuk para atıp yazı-tura yat derslerinde “Sakla samanı gelir zamanı.” atasözü üzerine gelmesinden bahsedince ezbere soru çözenler, atılan kes- kompozisyon yazmanız istenir. Yazarsınız, ama gelen geri- tane olunca daha dikkatli düşünmek zorunda kalıyor, “Bu bildirim bir harf notundan ibaret kalır ve hiçbir zaman neyi soru çok güzel; ama düşünmek gerekiyor.” diyorlar. Şimdi yanlış yaptığınız anlatılmaz. Birçok safhada değerlendirmeler şikâyet etseler de bu tür sorular onlara cevabını ancak öğ- hâlâ düşünme gerektirmeyen, çoktan seçmeli yöntemlerle rendikleri olasılık hesaplama tekniklerinin vereceği türden yapılmakta. Eğitimde başarılı olan ülkelerde ise belki kaynak- yeni günlük yaşam bulmacalarını fark ettirecek ve onlara ların daha çok, belki öğretmelerin daha çalışkan ve öğrenci- meraklar kazandıracaktır diye düşünüyorum. lerin daha motivasyonlu olmasından dolayı, kritik düşünmeyi sağlayacak uygulamalar yaygın. Örneğin, lise son sınıfta Bu bahsettiğim benim olasılık dersime özel bir durum ABD’de aldığım İngilizce derslerinde, yazdığım her bir sayfa olarak düşünülse de Koç Üniversitesi’ndeki akademik26
  • 29. Artık çoğu şey bizde merak uyandırarak bir sonraki adımı atmamız için aklımızı çelmek, geri kalanını tüketmeye yönlendirmek üzere yapılıyor. Bunun sonucu olarak insanlar gerçekten “ilk ısırıkta” zevk vermeyen şeylerden artık uzak duruyor.ortam ve araştırmacı kadro sayesinde kritik oyunun güzelliğini takdir edemez. Ama Tabii şu anda daha profesyonel meraklarımdüşünmeyi destekleyen pek çok imkân var. öğrendikçe ilgisi artabilir… da var. Biz gerçekten, insanı bırakın; birLisans öğrencilerimizin daha birinci sınıf- böceğin dahi nasıl algıladığını, nasıl düşün-tan başlayarak araştırma projelerine dâhil Çocukken en çok neyi merak ederdiniz, düğünü bilmiyoruz. ‘Kuş beyinli’ deriz; amaolabilmeleri buna güzel bir örnek. Yüksek özel bir merakınız var mıydı? kuşlarda öyle bir zekâ var ki biz onu bugünlisans ve doktora öğrencilerinin katıldığı Aslında yaşa göre çok değişiyordu; ama bile bilgisayarlarda taklit edemiyoruz. İştegrup toplantılarında fikirlerin derinlemesi- elektronik aletlerin içini çok merak ederdim. merak uyandıran şey bu...ne irdelendiğini ve yeni fikirlerin üretildi- O yüzden evde içini açmadığım alet yokğini gören lisans öğrencilerimiz, zaman gibiydi ve çoğunu da bozuyordum. Babam İnsanlar çoğu zaman ilgilerine zamaniçinde eleştirel düşünebilme, sabırlı çalışma, benden çok kez söz almıştır, benim aletlerimi ayıramadığından şikâyet eder...gizliyi algılama ve bunu yeni meraklara kurcalamayacaksın diye. Ama yine de o me- Sizi çeken merak varsa zamanı ayırıyor-dönüştürme gibi yeteneklerini geliştirme rak, bağımlılık da olabilir… Meraklı olmak sunuz. En son Polonya’da kaldığım otelinfırsatı buluyor. keyifli bir şey... Bir ara astronomiye merak ismi Radisson Blue Sobieski idi. Otelin sarmıştım. Evde 18 ciltlik ansiklopedi setimiz ismi nereden geliyor diye merak edincePeki, bunun olmadığı zamanlar da oluyor- vardı. Bütün gezegenlerin sayfalarını bulup, Jan Sobieski’nin Viyana kuşatmasındadur… Fark ne sizce? halının üzerine yayar, onların etrafında Osmanlı’nın karşısındaki orduların başındakiİnsanın düşünerek veya bir şeyi isteyerek gezerdim, bir onu okurdum bir bunu. Bu da komutan olduğunu öğrendim. Otel rezer-sonuca ulaşması çoğu zaman mümkündür; merak kaynaklıydı. vasyonu yapmak üzere açtığım sayfa beni enama örneğin bir yemeği sevmek, sadece sev- son hangi internet sayfasına götürdü hatırla-meyi istemekle olmaz. İnsanları her zaman Şu sıralar en çok merak ettiğiniz şey mıyorum; ama o zamanı isteyerek öğrenme-heyecanlandıramayabilirsiniz. Benim tez da- nedir? ye ayırmış olmaktan şikâyetçi değilim...nışmanım, “Çok iyi olduğunu düşündüğün bir Tek bir şeyden bahsetmek zor; ama sonfikri bile satmak sandığından çok daha zordur.“ zamanlarda tarihe daha çok ilgi duyuyorum. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?derdi. Geçekten çok iyi olduğunu düşündüğü- Bu garip, çünkü tarih dersim hiçbir zaman Evet, ben akademisyenim ama buradanüz şeyler, diğer insanları motive etmeyebilir. iyi olmamıştı. Mesela İstanbul’un semtlerine konuştuklarım kişisel düşüncelerim. ÖzellikleYine de merak insanın içinde vardır ya da isim veren insanlar ve hikâyeleri çok ilgimi merak ve algı konularında akademik çalış-yoktur diyerek kestirip atmak zor. Algı yollarını çekiyor. Aslında, keşke tarih semt ve sokak mam yok. Belki söylediğim şeylerin birçoğuaçmayı deneyebiliriz. Beyzbol hakkında hiçbir isimleri üzerinden anlatılsa okullarımızda... psikoloji uzmanları tarafından bilinenlerleşey bilmeyen biri oyunun kurallarını, sistemini Google Maps’de Eminönü haritasını açıp uyumlu ya da çelişen şeyler olabilir… Buve ne tür pozisyonların nadir ve değerli oldu- isimlere bir göz gezdirince merak edecek notu düşmek isterim.ğunu anlamazsa, o algı açıklığına ulaşmazsa, binlerce şey çıkıyor. 27
  • 30. Düşüncenin ötesi Yrd. Doç. Dr. Dilek Hüseyinzadegan Felsefe Bölümü “Felsefede merak her zaman yeni Sizin felsefeyi seçmenizde ve felsefedeki uzmanlık alanınızda meraklara, sorgulamaya, düşünmeye merakın yeri neydi? yol açması gereken türde bir duygu” Ben şanslı azınlıktaydım. Çünkü her zaman psikoloji, sosyoloji ve felsefeye karşı bilinçli olarak ilgi duydum. Çok küçük yaşlardan beri diyen Dilek Hüseyinzadegan Koç çok okurdum, Kabataş Lisesi’nde aldığım eğitim ve öğretmenlerim Üniversitesi’ndeki ilk döneminde, beni bu ilgilerime yönelmem konusunda çok motive etti. Boğazi- felsefe ve merak ilişkisini Kule okurları çi’ndeki eğitim sistemi de Koç’takine benzer şekilde bizi serbest bı- rakıyordu. Ben de aldığım derslerle kendimi sosyal politik felsefeci için yorumladı… olarak yetiştirmeye çalıştım. DePaul Üniversitesi ise sosyal politik felsefenin yapıldığı en iyi okullardan biriydi. Burada da kendimi aynı yönde geliştirme fırsatı buldum. Felsefe benim için hiçbir zaman soyut, garip ve anlaşılmaz olmadı. Hep hayatla ilgiliydi. Çok küçük yaşlardan beri sürekli okuma ve araştırma durumum vardı. Ama okumak benim hobim değildi, ufkumu açan başlı başına bir meraktı. Örneğin bir kitap okurken Freud ve Nietzsche ile karşılaşmam, bu düşünürleri merak edip, onlarla ilgili okumalar yapmaya yöneltti beni. Okuyup, öğrenip rahatlama da değil; beni başka şeylere yönelten, ufkumu açan, sonu olmayan bir şeydi merak. Felsefi anlamda bir meraktan söz edebilir miyiz? Benim anladığım anlamıyla felsefede okumak, okumaya devam etmek, sorular sormak, giderilmek için konumlanmış bir merak değil. Her zaman yeni meraklara, sorgulamaya, düşünmeye yol açması gereken türde bir duygu… Kendimi, insanları öğrenmek, hayatı, toplumu ve toplumun değer yargılarını anlamak… Kısacası “Cevabı buldum, merakımı giderdim; tamam” diyebileceğiniz bir şey değil. Sürekli yeni sorular üreten merak, en felsefi merak türü bence. Bilmediği şeylerle karşılaşmak bazen ters etkiler de yaratabi- lir insanda. Bu anlamda merak nasıl canlı tutulabilir? Bana kalırsa felsefe yöntem olarak da merak uyandırma gücüne sahip. Özellikle felsefe bölümünde olmayan öğrencilere verdiğim derslerde bunu vurgulamaya çalışıyorum. Öğrencilere etrafımızda- ki sosyal olguların tek bir kökeni ve kendilerine sordukları soruların28
  • 31. ‘İnsan nedir?’ sorusuna her felsefecinin verebileceği cevap şudur: ‘İnsan merak eden bir hayvandır.’ Bu anlamda şöyle bir iddiada da bulunabiliriz: Merak Yrd. Doç. Dr. Dilek Hüseyinzadegan öldüğü zaman artık biz insan olmayız.tek bir cevabı olmadığını göstermeyi amaçlı- miş ve bu konular hakkında sorular sorarak mağaradan kurtulup, dışarıda başka bir dünyayorum. Felsefe çok soru sormak ve hiç yanıt felsefeci olmuşlardır. Batı felsefesinin ilk olduğunu anlayarak geri gelirse siz de eskisivermemekle itham edilir. “Hayatın anlamı örnekleri “Bunun dinden başka bir açıklaması gibi yaşayamazsınız” der. Çünkü mağarayanedir? Bu önemli bir soru, ama cevap nedir?” olabilir mi?” gibi soruları sorarak ve bunun tekrar dönen kişi, gördüklerinden hareketlediye sorarlar felsefecilere. Benim anladığım için bir kitle bularak, bu soruları geliştirerek geri kalanların merakını kıvılcımlandırmayabiçimiyle felsefe bu noktada insanları kendi felsefeyi başlatıyor. Platon “Felsefeci dediğin gelmiştir. Bu metafor tam da dogmatizmehallerine bırakıp onların bu soruyu kendileri merak edendir” diyor. Aristoteles önemli karşı bir düşünceyi temsil ediyor. Yani felsefeiçin takip etmesini isteyen bir güce dönüşüyor. kitaplarından biri olan Metafizik’te “Felsefe var olan dinsel, kültürel sosyo-politik yapılarınÖğrenciler soru sormayı bırakmasın, verilen merakla başlar” yazıyor. Bunlar bir şeyin daha sorgulanması, bu açıklamaların birer dogmacevaplarla yetinmesin, kolayca cevap bulama- derin sebepleri olup olamayacağını düşün- haline getirilmesini engellemeye çalışmaktır.mak onları rahatsız etsin… Felsefenin böyle meye ve merak etmeye vurgu yapıyor. Bubir yönü var. insanlar toplumun genelinden farklı bir yerde Felsefe zamandan ve mekandan bağımsız konumlanmış olduklarından ve bir yandan bir soru sorma etkinliği mi sizce?Soru sormak ya da soru sormayı bilmenin da kendilerine bu tür sorularla ilgilenen bir Bazı felsefi sorular zamansız olabilir. Bugünönemi burada ortaya çıkıyor. Peki, ya kitle bularak bunu sorgulayabilecek bir alan de “Varlığın anlamı nedir? Hayatın anlamıyeterince soru sormuyorsak… Bu içsel bir yaratmaları sayesinde felsefeci olup, merakın nedir?” gibi sorular sorabiliriz. Bunu yaklaşıkdürtüye mi benziyor yoksa desteklenmesi taze kalmasını sağlayabildiler. iki bin beş yüz yıl önce Thales de sormuştu,mi gerekiyor? o zamana göre de radikal bir cevap vermişti.İnsan doğası gereği bir şeyleri anlamak ve bil- Bu noktada felsefenin dogmatik olanla Bugün vereceğimiz cevaplar çok farklı olabilir.mek isteyen bir yapıya sahip. Ama bunun için ilişkisinden de bahsedebilir misiniz? Sorular aynı olsa bile bu soruların görece öne-eğitim, başka insanlarla olan iletişim, etrafına Doğa felsefecilerinin bu genel geçer açık- mi ve bunlara verilen cevaplar tarihsel olarakkarşı duyarlılık gerekir. İçimizde var diyebili- lamaları reddetmesinin altında teolojiyi ve değişecektir. Örneğin 18. yüzyılda Almanya’dariz; ama aynı zamanda başkaları tarafından dinsel dogmaları reddetme var. İnsanların yaşamış aydınlanma felsefecisine Immanuelbeslenmeli ve güçlendirilmelidir. içinde sıkıştığı dinsel ve kültürel yapılara karşı Kant’a, “İnsan nedir?” diye sorduğunuzda çıkıyorlar. Örneğin bu dönem verdiğim Felsefe cevabı şu olabilir: “İnsan en yüksek entelektüelBatı felsefesinin başlangıç donemi olarak ve Film dersinde Platon’un Mağara Alegorisi’ni kapasitelerini beyaz ırkta gösteren ve genelkabul edilen Antik Yunan Dönemi’nde, yani anlatıyorum. Platon hiç merak etmeyen bir olarak erkek toplumsal cinsiyetli bir varlıktır.”milattan önce beşinci ve altıncı yüzyıllardan insanın bu metafordaki karanlık bir mağara- Bu o dönemin önyargılarını yansıtabilir. Bura-bahsediyoruz. Doğa filozofları, etraflarında da zincire vurulmuş insanlar gibi yaşadığını dan bakınca o dönemle ilgili daha iyi bir an-gördükleri doğal olaylar hakkında toplumun vurgular. “İşte hayatımız, felsefesiz o mağa- layışa sahip oluyoruz. Bir ilerleme tabiî ki sözve dinlerin yaptığı açıklamalarla yetinme- rada yaşamaya benzer. Eğer bir kişi bile bu konusu; ama biz felsefe derslerinde Thales’ten, 29
  • 32. Bir filozof nasıl “Felsefe merakla başlar” diyorsa, merakın öldüğü yerde felsefe de ölür diyebiliriz. Herkes yaşadığı mağara da memnunsa, anlatılan hikayeleri sorgulamıyorsa felsefe diye bir şey olamaz. Platon’dan bahsediyorsak, bu onların zaten. Örneğin bize yıllardır anlatılan felsefeyi yok etti. sorularının ve cevaplarının hâla bir resmi bir tarih, bir dil hikayesi var. Bu Bilimin verdiği anlamı olduğunu düşündüğümüz hikaye tamamen nesnel de olabilir. cevapların yeterli içindir. Şimdi “İnsan nedir?” sorusunu Ama biz bunların doğru olup olmadı- olduğu ve sonu olma- sorduğumuzda sıfırdan başlayamıyo- ğını, gerçeği yansıtıp yansıtmadığını yan bir merakla devam ruz, bir tarihsel analiz sonucu şimdiki düşünmeye başladığımız anda felsefe eden felsefenin okulun fi- cevapları veriyoruz. Kısacası sorunun yapmaya başlamış oluyoruz. Bu benim nansal kaynaklarını boşu boşuna soruluşu, neden en önemli felsefi felsefeyi hayatla ilişkili, sosyal politik bir tüketmesi gibi gerekçeler gösterildi. sorunun o olduğu, verilen cevap hep alan olarak görmemle de ilgili bir sonuç. o tarihsel bakış açısının bir sonucudur. Örneğin bir haber duyuyoruz; bunun Peki, bu noktada felsefi bilginin Merak da bu anlamda tarihsel bağlamı nedensellik ilişkisi içinde bir açıklaması diğer bilim dallarına katkısından içinde ele alınabilir. yapılıyor, nesnel bir gerçeklik… Yine bahsedebilir misiniz? de biz şunları sorabiliriz: “Bunun daha Felsefe kendini toplumla ve diğer Çağdaş filozoflara daha yabancıyız. başka bir nedeni olabilir mi, daha bilimlerle ilişkilendirmezse zaten yaşa- Felsefenin güncel soruları neler? büyük, daha anlaşılmayan, anladığımız yamaz. Felsefe, ortalığı karıştırır dedim Bu kime sorduğunuza göre değişir, tarih yapılarına ve hikayelerine uymayan ya; örneğin bir makine mühendisinin genelleme yapmak istemiyorum. ve bize gösterilmeyen kökenleri olabilir işini zorlaştırır. Ona şunu sorar: “Ortaya Çünkü Türkiye’de sorulanlar Amerika’da, mi?” İşte merak budur. koyduğun matematiksel hesaplamaların Avrupa’da ya da Mısır’da sorulan soru- yanı sıra, şu konular da önemlidir: Bu lardan çok farklı olabilir. Eğer felsefenin Bu sonsuz bir uğraş gibi. Aynı zaman- makineyi yapmak için sana kim finansal hayatla bir ilişkisi olduğunu düşünüyorsak da bulduğumuz cevaplar başkaları destek sağladı? Bunu hangi toplumsal sorduğumuz sorular adalet, eşitlik, özgür- tarafından da sorgulanmaya açık. bağlamda yaptın? Bu makineyi, sistemi, lük, insan hakları, ve şiddet kavramlarına Sizce merakın ve felsefenin devam- hesaplamayı kim ne için kullanacak?” odaklanıyor. Örneğin toplumsal kimlik lılığı böyle bir süreçten mi kaynakla- Yani felsefe yapılan işin etik, politik kategorileri üzerinden sorular soruyoruz. nıyor? olarak daha bilinçli olmasını sağlar. “İnsan nedir?” çok eski bir soru, ama bunu Aynen öyle. Bir filozof nasıl “Felsefe yeni yollarla sormak bizi Ermeni, Alevi eşit merakla başlar” diyorsa, merakın O zaman felsefenin sonunu getirme haklar savunmasına da, Kürt meselesine öldüğü yerde felsefe de ölür diyebiliriz. kararı bu sorgulama sürecinin zorla- de, LGBTTQ mücadelesine de götürebilir. Herkes yaşadığı mağaradan yani içinde yıcılığından kaynaklanıyor olabilir “Devlet nedir?”, “Anayasa nedir?”, “İnsan bulunduğu karanlıktan, dogmalardan mi? Hakkı nedir?” gibi siyaset felsefesinin en memnunsa, kendisine anlatılan hikaye- Tabii ki, felsefenin gündemden, temel soruları günümüzde daha güncel leri sorgulamıyorsa felsefe diye bir şey toplumdan, bilimden uzak bir yere şekilde sorulabilir. olamaz. Felsefe biraz ortalığı karıştıran atılmaya çalışılmasının sebebi budur. bir şey. Son zamanlarda felsefenin geri Ben DePaul Üniversitesi’nde işletme, Bu soruları sorarken ön kabullerimiz plana itilmesi, bölümlerin kapatılıp ho- finans, muhasebe bölümünde okuyan de oluyor. Buna rağmen hepsi birer caların okuldan uzaklaştırılması bundan öğrencilere İş Ahlakı dersleri vermiştim. merak unsuru mu sizce? dolayı. Örneğin İngiltere’deki Middlesex Öğrenciler felsefeyi soyut bir düşünce Bence evet, yani ön kabullerimizin Üniversitesi çok köklü olan felsefe bölü- biçimi olarak görüyordu. Ama derslerde kendisini sorgulayarak başlamalıyız işe münü kapattı ve en azından o okul için felsefi düşüncenin bir modelini etraftaki30
  • 33. gündelik olay- ruhsal bünyeler söz konusu. Çok kötümser bir orijinal dili olan Almanca olarak okudum. Ama lardan hareketle yaklaşımla bunaldıklarını ve merak duyama- aynı metinlerin Türkçe çevirilerini anlamakta göstermek onlar dıklarını söyleyebiliriz, ama biz eğitimcilerin zorlanıyorum. Türkiye’de felsefi metinlerde için felsefeyi daha bu merakı tekrar uyandırmayı bilmesi gerek. dili yabancılaştırma sorunu ne yazık ki var. önemli hale getirdi. Koç Üniversitesi’nin Felsefe ve Sosyal Bilimler Çeviriler anlaşılmamak, felsefeyi çok ayrı bir Örneğin, Amerika’daki bölümleri gerçekten dinamik bir yapıya sahip. yere koymak için yapılmış gibi. Bu heves kırıcı mortgage sistemi neden krize Ortak alan dersleri (Core), yani seçtiği alan ne olabilir. Ben öğrencilerime derslerdeki me- girdi ve bütün dünyayı da beraberin- olursa olsun bütün öğrencilerin alması zo- tinlerin Türkçe çevirilerini okumalarını tavsiyede finansal bir çöküşe götürdü? Sadece ma- runlu olan İnsan ve Toplum Bilimleri dersleri, edemiyorum. Çünkü bu onları felsefedentematiksel hesaplarının tutmaması yüzünden ki Felsefe de bunlardan bir tanesi, her zaman tamamen soğutabilir…mi? Hayır. Etik davranmadılar, tüketicilerine öğrencilerin katılımıyla, onlara gündelikyalan söylediler, olmayan krediler verdiler, hayattan sorular soran, soru sormayı özümset- Halen önemli felsefeci biyografileri üzerinealdıkları kararları sorgulamadılar, şirket kültür- meye çalışan bir yapıda. Bu derslerde sürekli yeni çıkmış ve çıkmakta olan bir çok kitabın,lerinde para kazanma hırsını öne çıkardılar, şunu söylerim “Birkaç yıl sonra Platon’un, felsefe danışmanlığını yapıyorum. Bunlar çokçevreye duyarlı davranmadılar, toplumsal Descartes’in tam olarak ne dediğini hiçbiriniz önemli biyografiler. Popüler olacak bu kitapla-bağlara önem vermediler, global ilişkilerini iyi hatırlamayabilirsiniz. Önemli değil, hatırlama- rın anlaşılır olması için çok çaba sarf etmemizanlayamadılar… İşte eğer bu işin etik, sosyal, yın. Sadece bu soruları nasıl sorduğumuzu, gerekiyor. Genç felsefecilerin, metinleri dili-toplumsal boyutları baştan anlaşılsaydı; belki felsefi sorgulama ile gündelik hayat arasında mize yerleşmiş biçimleriyle anlatma çabasınade küresel bir finansal bir kriz yaşanmayacaktı. nasıl bir bağ kurduğumuzu, cevap verilmesi girişmesi çok önemli.Bunun gösterilmesi, bir işletmeciye felsefenin zor sorular sormaktan ne kadar zevk aldığımızıönemini anlatır. Yaptıkları işi, aldıkları kararları hatırlayın. Bunu hatırlarsanız, felsefeyi özüm- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?sorgulamalarını sağlar. Bu ufak bir ümit; ama sediniz demektir. Felsefenin var olan koşulları, Aslında verdiğim örnekler içindeki “İnsan ne-felsefenin önemi de burada yatıyor. durumları, cevapları sorgulamak olduğunu dir?” sorusunu rastgele seçmedim. Bu soruya hatırlayın.” her felsefecinin verebileceği cevap şudur:O zaman öğrendiğini özümseme ve hayata “İnsan merak eden bir hayvandır.” Çünkü dü-geçirebilme boyutu çok önemli. Eğitim Felsefi okumaların anlaşılması ayrı bir şünmek bir cevap bulup yerinde durmakla dasistemi bizi bilgileri alıp, cevapları verip, çaba da gerektiriyor. Bunun kullanılan sonuçlanabilir. Merak etmekse, sürekli bir akti-sınıfları geçmeye yönlendirirken bu nasıl dilden kaynaklandığına dikkat çekenler de viteye ve başka alanlara yönelmeye yol açar veolabilir? var. Siz ne diyebilirsiniz? bu nedenle daha önemlidir. Bu anlamda şöyleBen Türkiye’deki öğrencileri çok yorgun görü- Çok doğru. Ben hayatımın 10 yılını Kant’a bir iddiada da bulunabiliriz: Merak öldüğüyorum. Hayatın, sınavların çökerttiği fiziksel ve adadım. Eserlerini hem İngilizce hem de kendi zaman biz de artık insan olmayız. Dilek Hüseyinzadegan kimdir? Dilek Hüseyinzadegan Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olduktan sonra Chicago’daki DePaul Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora öğ- renimini tamamladı. Doktora tezinde Kant’ın yazdığı tarihsel-politik makalelerin önemine odaklandı. Altı yıl boyunca, DePaul Üniversitesi’nde Art Institute of Chicago Okulu’nda ve yaz dönemlerinde Sabancı Üniversitesi’nde felsefe ve film, Bati felsefesi tarihi, feminizm, siyaset felsefesi gibi dersler verdi. Felsefeyi hayatla iç içe ve sonu gelmeyecek bir merak etme biçimi olarak gören Dilek Hüseyinzadegan Yardımcı Doçent olarak görev yaptığı Koç Üniversitesi Felsefe Bölümü’ndeki ilk döneminde de Frankfurt Okulu ile Felsefe ve Film dersleri okutuyor. 31
  • 34. Meraklarımıza ne kadar Meraklısı için soru bitmez, tükenmez Doç. Dr. İnsan Tunalı, Ekonomi Bölümü: Merak etmeden sürdürülen bir yaşam mu- hakkak çok yeknesak ve sıkıcı olurdu. Merakın peşinden gitmek bir tür yolculuk. Nasıl ki yolculuklar insanı yeni yerlere götürür, yeni lezzetlerle, kişilerle tanıştırır; merak etmek de benzer şekilde yeni dünyalara kapı aralar... Ama küçük, ama büyük. Masrafı az, keyfi çok. Bilinmeyenler, sorular olduğu sürece merak da olacaktır. Meraklısı için soru bitmez, tükenmez... Ben hayatım boyunca en çok mesleğimle alakalı konuları merak ettim. Bir de insanları... Meraklarımın peşinde epey yol kat ettim. Meslek nispeten kolay, insanlar daha karmaşık. En son merak ettiğim şey şuydu: En gelişmiş yaratık olan insanların çocuklarını koruma güdülerinin Darwin’in kuramlarıyla uyumsuzluğunun nedenleri... Merak etmek genel bir kişilik özelliği Yrd. Doç. Dr. Seda Ertaç, Ekonomi Bölümü: Merak etmek öncelikle meslek hayatımda çok önemli bir yere sahip; çünkü akademisyenlik merakla beslenen bir şey. Merak ettiğiniz için araş- tırıyorsunuz, kafanızdaki sorulara cevap bulmak, sonra bunları başkalarına anlatmak istiyorsunuz. İnsanın işi gereği merak ettiği şeyleri araştırabilmesi bence büyük bir şans! Ama tabii merak ettiğim şeyler sadece kendi uzmanlık alanımla sınırlanmıyor. Merak etmeyi genel bir kişilik özelliği olarak görüyorum. Neden merak ettiğimizi ben de merak ediyorum… Fakat neden olursa olsun; merakın insan- lığın ilerlemesi için çok önemli bir güdü olduğu kesin. Bilgi edinme ihtiyacını tetikleyen merak duygusu olmasaydı, sanırım çok daha az gelişmiş bir dünyada yaşıyor olurduk. Benim için insanların (kendim dahil) tercihlerini, neden belli şeyleri sevdiklerini, neden belli bir şekilde hareket ettiklerini anlamak/çözmek çocukluğumdan beri önemli oldu. Yaptığım araştırmalarda da insanların karar mekanizmalarını, davranışlarını nelerin belirlediğini anlamaya çalışıyorum. Tabii benim uzmanlaştığım konu daha çok ekonomik kararlar ama aslında bunu ‘ben mavi rengi ve tuzlu yiyecekleri severken aynı ortamda büyüdüğüm kardeşim neden kırmızıyı ve tatlıyı seviyor’a kadar götürebiliriz. Genel olarak kişiliğin, tercihlerin genetik/biyolojik/kültürel kökenini çok merak ediyorum. Son zamanlarda müzik ve duygular arasındaki ilişkiyi merak ettim. Neden bazı nota dizileri insana hüzün, bazıları sevinç, bazıları heyecan/tedirginlik hissettiriyor?32
  • 35. Koç Üniversitesi’nde kısa bir tura çıktık ve öğretim üyelerindenyakınız? öğrencilere kadar farklı yaşlardan, farklı görevlerden ve farklı birikimlerden gelen Koçlulara merak duygusu üzerine sorular sorduk… Zamanla yarışırken merakımız azalıyor Rengin Işık, ALIS Öğretim Üyesi: Maalesef günlük hayatın koşturması sırasında, merak hissimizin azal- dığını hissediyorum. Çünkü zamana karşı bir yarış içerisindeyiz. Rutine binen işlerimizi yetiştirme çabası içerisindeyken, merak etmeye pek zaman bulamadığımızı düşünüyorum. Merak etmek içimizde, doğamızda var diye düşünüyorum. En basitinden, yürümeye başlayan bir çocuğu düşünelim. Yeni yerler keşfetmeyi, kapalı kutu ve çekmeceleri açmayı seviyorlar. Bitmeyen bir merakları var. Hayatım boyunca insan davranışları, tepkilerimiz ve ilişkilerimiz hep ilgimi çekti ve bu merakımın pe- şinden gittim. Seçtiğim meslekte bunun rolü olduğunu düşünüyorum. Teori ve yapılan araştırmalar kadar, farklı alanlardan ünlü isimlerin biyografilerini okuyarak da, bu konuda ufkumu geliştirmeye çalışıyorum. Artık her an, her yerde internet erişimimiz olduğu için, cevabını bilmediğim şeyleri anında araştırmayı alışkanlık haline getirdim. En son, Fransa’yı ziyaret eden bir arkadaşımla konuşurken, Fransa ekonomisinin neye dayandığını ve ünlü markalarının neler olduğunu merak ettik ve hemen o anda araştırıp, öğrendik. İnsan merak etmezse hayata bağlanamaz Oğuz Öner, Koç Üniversitesi Kültür Sanat Etkinlikleri Koordinatörü: Kültür Sanat Etkin- likleri Koordinatörü olarak öncelikli işim Sevgi Gönül Kültür Merkezi’nin (SGKM) yönetimini yapmak. Hem okul dışındaki kültür-sanat sahasındaki prodüksiyonların, hem de okul içindeki yaratıcı etkinliklerin okulumuzda seyircilerle buluşması için çalışıyorum. Asıl mesleğim dışında uzun süredir müzik prodüksiyonu da yapıyorum. Merak, hayatı ve kendimi tanımak adına benim için her zaman çok önemli bir dürtü. İnsanın doğasında var. İnsan merak etmezse canlı kalamaz, hayata bağlanamaz. Merak bilgi edinimini sağlar, tecrübeyi geliştirir, duygusal ve zihinsel anlamda yaşamla birlikte akmamızı sağlar; olgunlaşmanın aracıdır. Meraklı bir insanım. Yeni mekanlar, renkler, sesler, kokular, dokular, hisler ve hepsine dair ince- lenesi sonsuz detaylar her zaman benim için merak ve heyecan kaynağı. Mekan, kültür ve ses ilişkisi üzerinde uzun süredir kafa yoruyorum. Bunun üzerine bilgilerimi ve ufkumu derinleş- tirip bir doktora tezi yazacağım yakında. Her sabah uyandığımda günümün nasıl geçeceğini merak ediyorum. Benim için her gün ayrı bir yaşam gibi. Sabah yine bu merak içindeydim. 33
  • 36. Büyük başarıların arkasında büyük meraklar var Çağdaş Özer, Ekonomi Bölümü 1. sınıf: Her şey merak etmekle başlamaz mı zaten? Verdiğimiz kararların arkasında hep merak ettiklerimiz vardır. Meraktır bizi başarıya götüren. Başarılı olduğumuz alanlara baktığımızda hepsine karşı duydu- ğumuz ilgi; dolayısıyla hissettiğimiz merak vardır. Hem yakın zamanımıza hem de tarihe baktığımızda büyük başarıların arkasında büyük merakların olduğunu görürüz. Merak duyma özgürlüğümüzü elimizden almak isteyenlere karşı çıkarız, direniriz. Kişiliğimden dolayı hayatımda olan hemen hemen her şeyi merak etmi- şimdir. Neden, niçin soruları hep benimle olmuştur. Örneğin müziğe duyduğum merak... Nasıl olur da müzik insanı hem hırçınlaştırabilir hem sakinleştirebilir hem duygusallaştırabilir ve daha birçok farklı ruh haline büründürebilir? Bazen sözler önemlidir onları hissederiz. Bazen de müzik yeterlidir. Sözlerini anlamasak da mü- ziği anlarız ve o da bizi anlar. Bir kez daha anladım ki, insan meraklarının peşinden her zaman koşmalı. Merak ettiklerimiz gündelik hayatın parçası olmalı Yaren Bozkurt, İşletme Bölümü 1. sınıf: Bir konuda derinleşmek okumak ve merak edilen şeyi gündelik hayatın bir parçası olarak kurmakla, onu daha çok dillendirmekle mümkün olabilir. Okuduğum bölüme başlamadan önce özellikle finans ve muhase- be alanıyla ilgili konuları merak etmiştim. Öğrenim süreci başladığında gördüm ki, her zaman farklı alanlar arasında bağlantı kurmamızı gerektiren bilgiler aktarılıyor. Bu insanı merak etmeye ve dolayısıyla araştırmaya teşvik ediyor. Uzun zamandır merak duyduğum ve yaşamımın bir parçası haline getirmeye çalıştığım en büyük ilgim fotoğrafa karşı… Aldığımız eğitim merakımızı körüklüyor Çağla Keleş-İşletme Bölümü 1. sınıf: Üniversiteye hazırlanırken işletme bölü- münde okumak istemiştim. Bunda en büyük etken ailemin şirketine katılmak istememdi. Aldığımız eğitim, öğretilenler daha çok merak etmemizi sağlıyor. Bir öğretim üyesinin bir sözü bile bizim merakımızı körüklüyor. Ders yoğunlukları alan dışı meraklarımızı geliştirmemizi biraz engelliyor. Ama yine de bunlar güzel en- geller. Çocukken arkeolog olmak isterdim. Toprağın altını, oradan çıkacak eserleri merak ederdim. Ama buna yönelmedim, daha analitik bir seçim yaptım. Şimdiyse temel derslerde bu tarz konularla ilgilendikçe merakımın yeniden canlandığını hissediyorum.34
  • 37. Engelleri aşan merak Merakım bana yön verdiAref MostafaZade, Koç Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Begüm Özbakar, Kimya Biyoloji Mühendisliği 1.Doktora Öğrencisi: İran’ın Tebriz şehrinde 1978’de doğdum. sınıf: Merakımız olmadan araştırma yapmak, yapsak daİlkokul ikinci sınıfta elektroniğe karşı merak duymaya başladım ve o konuları yeterince özümsemek mümkün değil. Eğitimüniversitede bu dalı seçtim. Üniversite yıllarında klasik müziğe ilgi sistemi bir yana, bence iş kişinin kendisinde bitiyor.duyarak çello öğrenmeye başladım. Daha sonra İzzet Keribar’ın Önemli olan bir şeylerden zevk alabilmek… Ben fenteşvikiyle profesyonel olarak fotoğrafçılığa başladım. Tebriz Senfoni lisesindeyken laboratuvar asistanlığı yapıyordum. ŞimdiOrkestrası kurucularından biri olarak müzik çalışmalarıma devam okuduğum bölüm, laboratuvar ağırlıklı olduğundanederken diğer yandan da Tebriz Şehri isimli bir fotoğraf projesini yü- daha çok ilgimi çekmişti. Kısacası ilgi alanıma dair birrüttüm. 2006’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde bölümde eğitim almaya başladım. Buradaki öğren-fotoğraf dalında yüksek lisans yapmaya başladım. Fotoğraf makine- me süreci daha çok soru sormamıza, araştırmamıza,lerinin optik performansları ve işin bilimsel boyutlarını merak etme- uzmanlaşmamıza yardım ediyor. Öğretim üyelerimizleye başladım; yüksek lisans tezi olarak fotoğraf ve optik sistemlerin ilişkimiz, istediğimiz şey üzerine detaylı bilgi edinmemi-görüntü kalite faktörleri üzerinde çalıştım. Optik üzerinde yaptığım ze yardımcı oluyor.çalışmalar sayesinde güzel sanatlardan mezun olduktan sonra KoçÜniversitesi’nde Lazer Araştırma Labratuvarı’nda elektronik mühen- Çocukluğumdan beri en çok merak ettiğim şey,disliği dalında yüksek lisans yapmaya karar verdim. Şimdi dönüp dünyanın dışıyla, uzayla ve evrenle ilgili konulardı…baktığımda fark ediyorum ki, küçük yaşlardan beri yalnız ve bir nevi Ama araştırma şansım olduğunu sanmıyorum. Yine deailesiz olmama, kısıtlı imkanlarıma, İran gibi zor yaşam şartlarında bu merakım beni yönlendirdi ve şu an bulunduğumyetişmeme rağmen hayatımı meraklarım şekillendirmiş. Sanatla bölüme getirdi.bilimin birleştiği ve yüksek teknoloji gerektiren sanatların bilimselkarışıklıkları beni her zaman cezbediyor. Mühendislik altyapımlada bu tür konularda çok hızlı ilerleyebileceğime inanıyorum. Sonzamanlarda ilgimi çekemeye başlayan ve merak ettiğim konular-dan biri olan DJ’lik ve sahne ışıklandırma, çok basit görünse de çokince detaylar barındıran oldukça karışık konular. Bu nedenle ileridekarşınıza bir DJ veya sahne ışıkçısı olarak da çıkabilirim… 35
  • 38. MEZUNLAR İpleri elinde tutmak Koç Üniversitesi 1999 mezunu Selçuk Artut, akademisyenlikten girişimciliğe, müzikten sanata geniş bir skala üzerinde eğlenceli bir kariyer yolculuğu yaşıyor.Bize eğitiminizden ve bugüne kadar Replikas ile profesyonel müzik hayatımyaptığınız çalışmalardan bahsedebilir boyunca altı albüm yayınladık, sayısız kon- “Hayatta yapmaktan haz duyduğunmisiniz? serler verdik. Bunların yanında, Filika Tasarım ve iyi yaptığına inandığın şeyLisans eğitimimi 1994-1999 yılları arasında (www.filikatasarim.com) isimli firmam ile her neyse onu bul ve onunlaKoç Üniversitesi’nde Matematik üzerine Yaratıcı Teknolojiler üzerine oldukça yenilikçitamamladım. Sonrasında süregelen mü- projeler yapıyoruz. Ayrıca kişisel uğraşım yaşa düşüncesi kendimi Koçzik uğraşım profesyonel bir boyuta ulaştı. olan sanat üretimimi de CDA-Projects Üniversitesi’nde bulmamla birÜniversitede son sene başladığım müzik ma- isimli bir galeri ile devam ettiriyorum. Geçen gerçeğe dönüştü. Ne yazık ki çok azceram halen Replikas ile devam ediyor. 2005 zaman içinde dünyanın çeşitli yerlerinde insan kendi geleceğine dair ipleriyılında Londra’da Middlesex Üniversitesi’nde sergiler açma fırsatım oldu. elinde tutuyor.”Sesnel Sanatlar üzerine yüksek lisansımıbitirdim. Doktoramı ise European Graduate Koç Üniversitesi’nde aldığınız eğitiminSchool’da Medya ve İletişim Felsefesi üzerine size nasıl katkıları oldu?yaptım. 2002 yılından bu yana Sabancı Üniver- Bu soruya çok emin olduğum bir yanıtsitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı vereceğim: Koç Üniversitesi özellikle kendimiProgramı’nda tam zamanlı olarak Teknoloji net olarak tanımamı sağladı. GünümüzdeFelsefesi, Etkileşim Sanatı&Tasarımı ve Ses geçmişe kıyasla alışkanlıklar açısından ol-Sanatı&Tasarımı alanlarında dersler veriyorum. dukça farklı bir dönemi yaşıyoruz. 1900’lerin40
  • 39. “Üniversitelerin temel sorumluluklarından birinin kişinin kendini tanımasına yardımcı olmak olduğunu düşünüyorum. Koç Üniversitesi kendimi net olarak tanımamı sağladı.”başında Henry Ford’un tek tip ürettiği Model tirme olanağımız oldu. Şu anda hayal ettiğim isteyen, bize katılarak bu macerayı yaşamakT otomobillerin geride kaldığı, cep telefonu gibi bir üniversitede ders vermenin yanı sıra isteyenlerle bugünden çok daha iyi noktalarakullanıcılarının cihazlarının çeşitli özellikle- uzman olduğum alanda sektörde bilinen bir varacağız.rini değiştirerek telefonu kendilerine özel figür olarak yer almaktayım.bir nesneye dönüştürdükleri bir dönemde Koç Üniversitesi öğrencilerine tavsiyeleri-kişinin zevk sahibi olması ve kendini tanıyor niz var mı?olması oldukça önemli bir değer. Üniversite- “Öğrenciler, ne üzerine eğitim Üniversite bir kişinin hayatında var olan enlerin temel sorumluluklarından birinin kişinin alıyorlarsa, tüm inceliklerine kadar önemli deneyimlerden biri. Artık çok fazlakendini tanımasına yardımcı olmak olduğunu üniversite ve içi boş binalar var. Koç Üniver- öğrenebildiklerinin peşinde koşsunlardüşünüyorum. Henüz lisedeyken hayatta sitesi her yönüyle kalitesini en üst seviyedeyapmaktan haz duyduğun ve iyi yaptığına ve değişime açık olsunlar.” tutabilmiş bir eğitim kurumu. Bu yüzdeninandığın şey her neyse onu bul ve onunla Koç öğrencilerinin üniversitelerinin ne kadaryaşa düşüncesi kendimi Koç Üniversitesi’nde değerli bir yer olduğunu akıllarından çıkar-bulmamla bir gerçeğe dönüştü. Ne yazık Gelecek hedefleriniz ve projeleriniz mamalarını dilerim. Mümkün olabildiğinceki çok az insan kendi geleceğine dair ipleri nelerdir? farklı disiplinleri tanımaya çalışsınlar. Sosyalelinde tutuyor. 94 yılında başladığım Koç Gelecek ile ilgili ana hedefim, aslında bu ve kültürel etkinlikler okulda aldıkları derslerÜniversitesi’ndeki öğrenim hayatım bana eğlenceli hayatıma istikrarlı bir şekilde kadar önemli. İyi bir ağ oluşturmak iş ilişkilerisürekli yüksek hedefleri amaçlayabileceğimi devam etmek. Hayatımda yer eden en yeni açısından kaçınılmaz bir fayda. İnsan bazengösterdi. Okulun ikinci yılında laboratuvar proje olan Filika Tasarım kendi alanında bir takım şeylerle uğraşırken zamanı boşaasistanı olarak göreve başlamam, ikinci dil oldukça yenilikçi projeler üretiyor ve dünya harcayabiliyor. Bence eğitim her ne şekildeeğitimim sırasında aldığım bursla dil eğiti- kalitesinde işler yapıyor. Etkileşimli medya olursa olsun asla kayıp değildir. Ne üzerinemine yurtdışında devam edebilmiş olmam, uygulamaları konusunda dünyada bazı eğitim alıyorlarsa, tüm inceliklerine kadarbitirme tezi süresince Sayın Attila Aşkar’ın ilklere de imza atmaya başladık. Herhangi öğrenebildiklerinin peşinde koşsunlar vearaştırma asistanı olarak görev almam Koç bir coğrafyaya bağlı kalmadan olabildiğince değişime açık olsunlar. Başta da belirttiğimÜniversitesi’nin öğrencilerine ne kadar çok yaratıcı ve kendine has projeler üretmeye gibi öncelikle kendilerini tanımaya çalışsınlar.fırsat ve değer verdiğinin somut kanıtları gayret ediyoruz. Piyasada Etkileşimli Tanıtım Üniversite sonrası yaşanacak çok uzun biroldu benim için. Özellikle ilk yıllarda alınan gibi alanlarda çok daha kaliteli ve bilgi biriki- ömür var onları bekleyen. Bu hayatın önemlitemel eğitim sürecinde hem sosyal açıdan mi yüksek bireylere ihtiyaç var. Filika Tasarım bir parçasını iş hayatı oluşturuyor. Hayatınhem de kültürel açıdan paha biçilmez bir olarak bu boşluğu doldurmaya başladığımızı her uğraşından haz duymak güzel bir yaşa-eğitim kalitesi ile kendimizi her yönde geliş- düşünüyorum. Umarım bizimle çalışmak mın temeli. 41
  • 40. MEZUNLAR Okula dönüş Koç Üniversiteliler mezunlar gününde okula döndü ve anılarının kahramanlarıyla yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Koç Üniversiteliler “Back to nature, back to school, back to ?” sloganıyla düzenlenen Mezunlar Günü’nde bir araya geldi. İlk kez bir tema etrafında gerçekleştirilen buluşmaya katılanlar, dostlarıyla yeniden aynı havayı solumanın ve anıları tazeleme- nin mutluluğunu yaşarken kendileri için düzenle- nen renkli atölyelere de katıldı. Kule ekibi de bu buluşmada Koçluların arasındaydı. Onlara doğaya, okula ve anılara dönüşün içlerinde yarattığı duygu ve düşünceleri sordu.42
  • 41. İşim vasıtasıyla okula dönmekgurur vericiPınar Yiğiter Ünverdi: Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 2005yılında mezun oldum. Bir Amerikan şirketinin pazarlama bölümündeüç yıl çalıştıktan sonra New York’a gittim. Orada çok ünlü şeflerineğitim verdiği New York Soho da The French Culinary Institute’danmezun oldum. 2009 yılında Maja Davet’i kurdum. Maja Davet’indiğer catering şirketlerinden farkı konsept davetler vermesi. Şirketlerbir ürün tanıtımı yapacağı zaman yiyecekleri ve sunumları o ürünleözdeş hale getirdiğimiz davetler düzenliyoruz. Buna Maja Loungediyoruz. Bu şekilde çalışan tek firmayız. Bir yıldır Koç Üniversitesi ileçalışıyoruz. İlk defa bir mezunlar gününde “Back to nature” sloganlıbir konsept hazırladık. Benim için çok severek okuduğum ve mezunolduğum okulumla işim vasıtasıyla tekrar iletişimde bulunmak gururverici. Koç Üniversitesi’nde çok güzel dört sene geçirdim; yurttakaldığım için okulu tam anlamıyla yaşadım. Yoğun iş temposundabir araya gelemediğim arkadaşlarımı tekrar görmek, beraber okuladönmek çok güzel. Ben okulda mezunlar dahil herkesin birbirini takipedebildiği bir havuz sistemi olması gerektiğini düşünüyorum. Böyle-ce birbirimizden ve yaptığımız işlerden daha çok haberdar olabiliriz. Koç mezunu olmak başarılı olmaktır Nazlı Gönülşen: 2011 yılında Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldum. Yapı Kredi Bankası’nda kredi uzmanı olarak çalışıyorum. Bu ilk mezunlar günüm. Okuldan çok da uzaklaşmadım, ama bir yıldır görmediğim arkadaşlarımı görmek çok iyi oldu. Koç Üniversitesi hem akademik hem de sosyal olarak bana çok şey kattı. İş hayatımda da bunun etkilerini görüyorum. Koç mezunu olmak hem iş görüşmelerinde hem de girdiğim sınavlarda başarılı olmamda etkiliydi.Oğlumla birlikteburadayız Sinan Günal: Lisans eğitimimi İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladım ve ardından Koç Üniversitesi MBA programından 1998’de mezun oldum. Koç Üniversitesi’nden mezun olan bir arkadaşımla dijital reklam alanında uzmanlaşan Project House’u kurduk. Uzun yıllardır mezunlar gününe gelemiyordum. Bugün oğlumla birlikte buradayız. O da ahşap boyama atölyesine katıldı ve bir lokomotif boyadı. 43
  • 42. MEZUNLARMezunları bir araya getirmeyeözen gösteriyoruzBegüm Yalçın: 2008 yılında Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu’ndan mezun oldum.Amerikan Hastanesi’nde çalıştım ve 2011’de Hemşirelik Yüksek Okulu’nda, araştırma görevlisiolarak çalışmaya başladım. Mezunlar derneğinin yönetim kurulundayım. Etkinliğin en büyüközelliği bir teması olması. Yönetim kurulu mezunları bir araya toplamaya çok özen gösteriyor. Hedefim Koç’a öğretim üyesi olarak dönmek Uğur Gürel: 2010 yılında Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirdim. Elektrik Elektronik’te çift anadal yaptım. Şu anda Zürih Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi yüksek lisansımı tamamla- mak üzereyim. Öğrenim masraflarımı karşı- lamak için Walt Disney’in Avrupa Araştırma Laboratuvarı’nda İsviçre’deki wireless network grubunda çalışıyorum. Koç Üniversitesi özellikle yurtdışına gidebilmemde bana çok büyükİlk defa tematik fayda sağladı. Diğer üniversitelere kıyasla Koç Üniversitesi’nin verdiği eğitimin kalitesi yurtdı-bir mezunlar günü şında biliniyor. Hedefim akademik kariyer yolun-düzenledik da ilerlemek, Koç Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmak istiyorum. Mezunlar buluşmasına ilk kezBige Duyulmuş: Koç Üniversitesi Ekonomi katıldım. Tesadüfen Türkiye’deydim ve hazır bu-Bölümü’nden 2005’te mezun olup yüksek lisan- radayken katılıp arkadaşlarımı görmek istedim.sımı kültürel miras yönetimi üzerine 2011 yılında Uzun zamandır göremediğim bazı arkadaşlarımıtamamladım. Anadolu Efes Grubu’nda sosyal da görmek beni çok sevindirdi. Aslında origamive kültürel bir projede yönetici olarak görev atölyesine katılmayı düşündüm ama önceliğimyapıyorum. Tam bir yıldır mezunlar derneğinde arkadaşlarımla sohbet etmek.çalışıyorum. Bunun en büyük sebebi VKV KoçÖzel Lisesi ve Koç Üniversitesi mezunu olarakailenin köklü bir parçası haline gelmem. Dernek Bu ortamı solumak çok güzelfaaliyetlerini ve işleyişi iyileştirmeye yönelik bazıgrup çalışmaları yürütüyoruz. Ana çalışmaları Tuncay İngirli: 2006 yılındayürüten organizasyon komitesinin başkanıyım. Koç Üniversitesi Kimya BiyolojiKoç Mezunlar Günü’nü organize eden ekipte yer Mühendisliği bölümüne girdim,aldım. İlk defa tematik bir mezunlar günü dü- bu sene mezun oluyorum. Ailezenledik. “Back to nature, back to school, back şirketimizde kimya alanındato ?” sloganıyla bir tema oluşturduk. Origami, görevler üstleneceğim. Koç Üni-çiçek aranjman ve ahşap boyama atölyeleriyle versitesi sürekli gelişen, kendinitemamızı genişlettik. Mezunlarımızın sohbet yenileyen bir kurum. Mezunlarederken kendileri için düşünülmüş aktivitelerle günündeki ortamı solumak çokbuluşmalarını da sağlamak istedik. güzel.44
  • 43. HABER Topluma değer katacak bir fikrin mi var? 2011 yılında Global Social Venture Competition(GSVC) temsilciliğini üstlenen Koç Üniversitesi, 2012-2013 döneminin toplumsal alanda ses getirecek projelerini bekliyor.Hem finansal hem de sosyal açıdan en aşkın başvuru alan yarışmada Husk Power, sosyal desteğini genişletiyor. Aynı zamandayüksek potansiyele sahip iş planlarını, diğer Revolution Foods, and d.light design finalist- Türkiye’den gelecek sosyal destek projebir deyişle “katma değerli projeleri” ödül- ler arasında yer aldı. başvurularını artırmaya yönelik çalışmalarınılendiren Global Social Venture Competition sürdürüyor. Başvuru, değerlendirme kriterleri(GSVC), 2013 yılının sosyal girişimlerini ödül- Sosyal destek ortağı Koç Üniversitesi ve proje başvuru takvimi için: gsvc.ku.edu.tr.lendirmeye hazırlanıyor. Kuruluşundan bu GSVC, 2011 yılında Koç Üniversitesi’ni, Türkiye veya facebook üzerinden gsvcku adresleriniyana yeni oluşan sosyal girişimlere 250.000 $’dan ve bölgesini temsilen sosyal destek ortağı incelemeyi unutmayın.fazla destek sağlayan GSVC erken dönem olarak seçti. Yarışmanın ilk yılında 17 başvurusosyal girişimcileri yatırımcı topluluğuyla bir alındı ve bu başvurular arasından 10’u jüriaraya getiriyor. Şehirleri, toplumu, çevreyi ve tarafından London Business School’dainsanlığı ilgilendiren ve pozitif bir sosyal etki yapılan bölgesel finallere katılmak üzere de-yaratacak sürdürülebilir çözümler bulmayı ğerlendirildi. Balyolu, “The Honey Road” veamaçlayan organizasyonun Türkiye ve yakın PAK-Energy Solution projeleri Nisan 2012’decoğrafyadaki temsilciliğini Koç Üniversitesi Berkeley Üniversitesi’ndeki global finallerdeüstleniyor. yer alabilmek için Londra’da yarıştı. Her iki takım da global finallere gidememesine rağ-50 ülke 600’ü aşkın başvuru men Balyolu, Londra’da Audience FavoriteÜniversite öğrencileri tarafından yönetilen (İzleyici Kitle Favorisi) seçildi.dünyanın en büyük sosyal girişim yarışmasıGSVC, 1999 yılında UC Berkeley Haas School Sen de katıl!İşletme Okulu MBA öğrencileri tarafından Koç Üniversitesi’nin 2012-2013 dönemindebaşlatıldı. Bu cesur girişim Amerika, Avrupa, GSVC’ye yönelik beklentileri oldukça yüksek;Afrika ve Asya’da yer alan önemli işletme bu nedenle Balkanlardan Orta Doğu’yaokullarındaki bölgesel ve sosyal destek uzanan bu büyük coğrafyada bulunanortaklarının da katılımıyla küresel boyutlara üniversitelere, organizasyonlara ve erkenulaştı. Geçtiğimiz yıl 50 farklı ülkeden 600’ü dönem sosyal girişimlere sağlanan bölgesel 45
  • 44. başarı grafiği Koç Üniversitesi’nin yükselen Yoğun geçen bir tercih dönemini daha yakından tanımaktan geçtiğine inanıyoruz. LYS 2012’de, 2011 yılında geride kaldı. Aday öğrenciler, sene içinde Bu nedenle üniversite adayları, yalnızca tanı- yaşadığımız sıçramanın olduğu kadar tercih dönemi boyunca da tım programlarımız değil, bu sene beşincisini daha da iyisini sağladığımızı Koç Üniversitesi Kampüsü’nü ziyaret ederek düzenlediğimiz Koç Üniversitesi’nde 24 Saat öğretim üyeleriyle bir araya gelme imkânı programımız kapsamında da üniversitemizi görmek ve Türkiye’nin buldu. Bu süreçte tüm Koç Üniversitesi ailesi ziyaret etti. Aday öğrencilerimiz ilgilendikleri başarılı öğrencilerini Koç hevesle çalıştı ve aday öğrencilerin heyecan- bölümlerin derslerine girerek, rehber öğ- Üniversitesi ailesine katmış larına, kaygılarına, sevinçlerine ortak oldu. rencilerimizle bire bir sohbet etti. Yurtlarda Rektörümüz Umran İnan, tüm sunumlarda bir gece konaklayarak üniversitemizi daha olmaktan dolayı gururluyuz. bizzat yer aldı ve hem aday öğrencilerin yakından tanıma fırsatı buldu. 332 öğrenci hem de ebeveynlerin akıllarındaki sorulara bu programa katılarak bir günlüğüne Koçlu cevap verdi. Tanıtım programı çerçevesinde oldu. Koç Üniversitesi öğrencileri de ziyaretçilere rehberlik etti ve bu programın bir parçası İlk 100’den 19 kişi Koçlu oldu oldu. Hareketli geçen tercih günleri boyunca Tercih döneminin son günlerine yaklaşıldı- kampüs, Türkiye’de derece yapmış çok sayıda ğında aday öğrenciler ve veliler kadar Koç başarılı öğrenci tarafından ziyaret edildi. Üniversitesi ailesini de tatlı bir heyecan sardı. 2012 LYS sonuçları kapsamında üniversi- Koç Üniversitesi olarak doğru bir bölüm temize ilk 100’den 19, İlk 500’den 97 ve İlk seçmenin ve üniversite tercihinin üniversiteyi 1.000’den 148 öğrenci yerleşti. Hareketli46
  • 45. geçen 2012 yılı yerleştirme sonuçlarına göreaçıklanan 967 kişilik kontenjanımızın tamamıdoldu. Tanıtım günlerinde üniversitemiziziyaret ederek öğrencilerimizle, öğretimüyelerimizle ve rektörümüzle tanışan aday LYS 2012’deöğrencilerimizin bir kısmını aramızda görmek İlk 1.000’den 148bizleri oldukça mutlu etti. 2011 yılında yaşa-dığımız sıçramanın daha da iyisini sağladığı-mızı görmek ve Türkiye’nin başarılı öğrencile- 97 İlk 500’denrini Koç Üniversitesi ailesine katmış olmaktandolayı gururluyuz. Koç Üniversitesi olarak bubaşarımızı önümüzdeki yıllarda daha ileriye 19 %60taşımak arzusunda ve heyecanındayız.Öğrencilerin %60’ı ilk 25 binlik dilimdenSonuçlardan sayısal olarak söz etmek gere- İlk 100’denkirse, 2012 yılında üniversitemize yerleştirilenöğrencilerin %50’sinden fazlasının ilk 25 bin-lik dilimde yer aldığını söylemek mümkün.Üniversitemize yerleşen burssuz öğrencileri-mizin taban sıralamalarıysa 2011 yılına göreiyileşme göstermiştir. Bu yıl 3. kez öğrencikabul eden Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi20 tam burslu, 20 yarı burslu öğrencisini ilk 20 TIP3.500 içinden aldı. Tıp Fakültesi’ne yerleşenilk beş öğrencimizin sıralaması ise ilk 50içinde yer alıyor. Öğrencilerin %60’ı ilk2012 LYS sonuçlarına göre en çok öğrenci al- 25 binlik dilimdendığımız liselerin başında, Özel Amerikan RobertLisesi, VKV Koç Özel Lisesi, Özel Notre Dame deSion Fransız Lisesi, Özel Saint Joseph Fransız FAKÜLTESİLisesi, Özel İzmir Amerikan Lisesi, Özel AlmanLisesi, Özel Üsküdar Amerikan Lisesi, İstanbulGalatasaray Lisesi, İstanbul Kabataş Lisesi, Tıp Fakültesi 20 tam burslu,Özel Saint Benoit Fransız Lisesi, Bornova Ana- 20 yarı bursludolu Lisesi ve Bursa Anadolu Lisesi’nin yanısıra Türkiye’nin önde gelen başarılı anadolu, Tıp Fakültesi’ne yerleşen ilk beşfen liseleri ve kolejleri bulunuyor. Koç Üniver- öğrencimizin sıralaması ilk 50sitesi olarak, 2012 yılında aramıza katılan yeni içinde yer alıyor.öğrencilerimize tekrar “Hoş geldiniz” diyorve 2013 yılında sınava girecek tüm üniversiteadaylarına başarılar diliyoruz. 47
  • 46. KAMPÜSTEN NOTLARLiderlik konferansının gündemi Kıbrıs “Uzlaşmada Liderlik: Önyargıları Haysiyet ile Aşmak” konferansı, sunduğu Haysiyet Modeli’yle tanınan Dr. Donna Hicks’i ağırlarken düzenlenen atölyelerde Türk, Rum ve Yunan öğrenciler Kıbrıs’ı konuştu.Koç Üniversitesi Uluslararası Programlar öğrencilerin çoğu adadaki problemlerin ve Yunan öğrenci Zenon Tziarras’ın duygula-Ofisi, Anadolu Medeniyetleri Araştırma çatışmaların sebebinin duygusal ve politik rında da dile geldi: “Atölye çalışmaları çokMerkezi’nde düzenlediği “Uzlaşmada kökenli olduğunu belirtirken Kıbrıslı Türkler güçlü ve çok değerli kişisel, sosyal ve politikLiderlik: Önyargıları Haysiyet ile Aşmak” ve Türk öğrenciler problemin ayrıca tarihi tecrübelerdi. Bizleri değişimin olabileceğinekonferansıyla ilginç verileri gözler önüne anlaşmazlıklardan kaynaklandığını savundu. inandırırken, insan doğasındaki -bizlerdeki-sererken, haysiyetin uzlaşmadaki rolünü de Anketin bir diğer sonucuna göre Türkler ve iyi olan her şeyi de hatırlatmayı başardı.”ele aldı. Farklı bölgelerden öğrencileri ve Yunanlar/Rumlar arasında uzun süredir varakademisyenleri bir araya getirerek Kıbrıs olan önyargılar mevcut ve çoğu yanlış olan Yapılan atölye çalışmaları, katılımcılarınsorunu hakkında yenilikçi bir tartışma plat- rivayetler, tarih kitaplarında ve karşı taraf birbirleriyle en dürüst şekilde duygudaşlık/formu yaratan konferansın konuğu Harvard hakkında anlatılan hikâyelerde hapis kalmış empati kurabilmeleri için gerekli olan deği-Üniversitesi’nden Dr. Donna Hicks’di. 20 yıldır durumda. şimi en iyi şekilde gerçekleştirmeyi başardı.dünyanın çatışma içindeki toplumları arasın- Öğrencilerin tamamladığı anketler de bununda uzlaşma sağlanması amacıyla çalışmalar Atölye çalışmaları sonunda katılımcılar, bir göstergesi niteliğindeydi. Dr. Donnayapan ve uluslararası alanda büyük ilgi gören Türkler ve Yunanlar/Rumlar arasındaki dürüst Hicks’in sunduğu Haysiyet Modeli’ne göreHicks çalışmaları süresince edindiği bilgileri ve yüz yüze gerçekleştirilen karşılaşmaların “bana” ve “ben” arasında kritik bir farklılık bu-katılımcılarla paylaştı. Koç Üniversitesi me- güven yarattığını, bunun travmalarla yüz- lunuyor ve bireysel olarak ilerleyebilmek vezunlarından Şenay Yegin Yitmen tarafından leşmede ve önyargıları aşmada en etkili yol gelişim gösterebilmek için bu ikisi arasındakiortaya atılan konferans fikri için Koç Üniver- olduğunu belirterek, fikir birliği oluşturdu. uyumu sağlamak büyük önem taşıyor. Bunasitesi Küreselleşme ve Demokratik Yönetişim Atölye çalışmaları, “karşı tarafı” tanımanın ve göre, “bana” pasif ve güçsüz bir kurban ola-Araştırma Merkezi ile yapılan yakın çalışmalar haysiyetle yaklaşmanın sorunun çözümünde- rak daha büyük güçlere karşı savaşamazkensonucu farklı bakış açıları sunan konuşmacı- ki en önemli unsur olduğunu ortaya koydu. “ben” iç benliği sahiplenen, şefkatle dinleyenların konferansa desteği de sağlanmış oldu. ve bütün bunları haysiyetle yapan kısım. Katı- Değişimi gerçekleştirmek lımcı öğrencilerden Konstantinos Apostolidis‘Haysiyet Modeli’ uygulandı Kıbrıs Türk kesiminden atölye çalışmalarına bu durumu “Eğer iyi bir şey değilse değiştire-Konferansı takip eden iki günde Dr. Donna katılan Özüm Saygı, iki gün süren konferan- biliriz” sözleriyle özetliyor.Hicks ve Kıbrıs Üniversitesi’nden Doç. Dr. Maria sın sonunda şunları söyledi: “ÇalışmalarımızHadjipavlou Kıbrıs Türkleri, Kıbrıslı Rumlar, sırasında gözyaşı da vardı, asırlık önyargılar Uzlaşmada Liderlik atölye çalışmasının enYunanlar ve Türkler arasından seçilmiş 20 da ama aynı zamanda kahkahalar ve neşe önemli sonuçlarından biri ve katılımcılara ka-öğrenciyle atölye çalışmaları gerçekleştirdi. de vardı. Bunların hepsi insani kimliğimi- zandırdığı en etkili ders, “değişimin gerçek-Öğrencileri iki toplum arasındaki çatışmalar zin ötesine geçerek ve sadece birbirimizi leştirilebilme ihtimali” olarak ortaya çıktı.hakkında açıkça konuşmaya yönlendiren anlayarak ve haysiyetle davranarak değişimi Koç Üniversitesi, uzlaşma alanında değerliatölyede Haysiyet Modeli (Dignity Model) gerçekleştirebileceğimize olan umudumuz- etkiler yaratacak organizasyon çalışmalarınaaracılığıyla uzlaşma yolunda onlara rehberlik dan kaynaklandı.” Katılımcıların birbirleriyle gelecek dönemlerde de devam edecek.etmek amaçlandı. Atölye çalışması öncesi paylaştıkları tecrübeler ve hassas konularverilen anketlerde, Kıbrıslı Rum ve Yunan üzerine kurulan karşılıklı anlayış teması,48
  • 47. Yeni dünya markası nereden çıkacak?Ayşegül Özsomer’in de yazarlarından biri olduğu‘The New Emerging-MarketMultinationals’ kitabı okuyucularına marka stratejileri hakkında çok önemliipuçları sunuyor.Koç Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakülte- Büyüme için dört strateji Marka yaratıcıları, mevcut düşük maliyetlisi ve İşletme Enstitüsü Öğretim Üyesi Ayşegül Pazarlama ve markalar alanındaki üç önemli işçilikleri ve Ar-Ge kapasitelerinin yanı sıra,Özsomer’in ‘The New Emerging-Market Mul- isim kitabı hazırlarken, 39 şirket hakkında odaklanmış yenilikler yaratan yöntemlerle,tinationals’ adlı kitabı satışa çıktı. Özsomer’in, derinlemesine bir araştırma yürüterek, bu şir- belirli ürün ve segmentlere odaklanarakINSEAD’dan L’Oréal Kürsüsü Pazarlama ketlerin hızlı büyümesini inceledi. Şirketlerin gelişmiş pazarlarda marka yaratırlar.İnovasyonu ve Yaratıcılık Profesörü Amitava yükselişlerinin arkasındaki yenilikçi rekabetChattopadhyay, Michigan Üniversitesi Ross stratejileri ve taktiklerini ortaya koydu. Ki- Yazarlar hakkındaİşletme Okulu’ndan S.S. Kresge Pazarlama tapta, şirketlerdeki büyümeyi tetikleyen dört ‘The New Emerging-Market Multinationals’Profesörü Rajeev Batra ile birlikte hazırladığı strateji şöyle sıralandı: kitabının yazarlarından Koç Üniversitesikitapta gelişmekte olan ülkelerde doğan İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ve İşletmemarkaların global pazarlarda hızlı yükselişini Maliyet liderleri, mevcut maliyet yapılarını Enstitüsü Öğretim Üyesi Ayşegül Özsomersağlayan stratejilere ışık tutuluyor. ve yüksek hacimlerini gelişmiş pazarlarda çok uluslu şirketlerin pazarlama karması- kullanırlar. nın yerel pazarlarda adaptasyonu, pazarMarkalara yol gösteriyor odaklılık ve global marka yönetimi alanın-Kitapta, gelişmekte olan ülkelerden yola Bilgi destekliler, var olan kaynaklarını, yerel da çalışmalar yürütüyor. Bir diğer yazarçıkarak, global pazarlarda dikkat çekici başarılar tüketicilerinden ve pazarlarından kaynakla- Amitava Chattopadhyay da Asya, Afrika veelde eden markaların kullandıkları strateji- nan bilgi birikimlerini başka gelişmekte olan Avrupa’da birçok firmaya marka danışmanıler konu alınıyor. Aynı zamanda gelişmekte pazarlarda kullanırlar. olarak hizmet veriyor. Rajeev Batra ise 30olan ülkelerden dünyaya açılmak isteyen yıldır global marka, gelişmekte olan pazarlarşirketlere de dikkat çekici ipuçları sunuluyor. Özel müşteri odaklılar, maliyet avantajla- ve pazarlama konularında araştırmalar ger-Kısıtlı imkânlara rağmen uyguladıkları stratejik rını yeni geliştirdikleri düşük maliyetli Ar-Ge çekleştiriyor.yöntemlerle hızla gelişen ve ürünlerini bütün kapasiteleriyle birleştirerek, diğer gelişmektedünyaya ulaştıran markaların hikayelerinden olan pazarlardaki müşteri isteğine göreçıkarılan önemli dersler, benzer hedefi olan belirlenmiş özel müşteri odaklı markalı ürünbirçok markaya da yol gösterici olacak nitelikte. sunarlar.GLODEM ve GSSSH Mearsheimer’ı ağırladı Uluslararası ilişkiler alanında dünyanın en önde Merkezi’nde “Obama iktidarında İsrail Lobisi gelen akademisyenlerinden Chicago Üniver- ve ABD Dış Politikası” konulu bir konuşma sitesi Öğretim Üyesi Prof. John Mearsheimer, yapan Mearsheimer, 2 Ekim’de ise Kurucular GLODEM ve GSSSH ev sahipliğinde İstanbul’a Salonu’nda “Gerçekçilik Kuramı ve Çin’in Yük- geldi. Mearsheimer, bir yandan İsrail ve ABD selişi” konularındaki görüşlerini katılımcılarla ilişkisine ışık tutarken bir yandan da Gerçeklik paylaştı. Koç Üniversitesi Küreselleşme ve Kuramı ve Çin’in yükselişi hakkında bilgiler Demokratik Yönetişim Merkezi (GLODEM), verdi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün (GSSSH) düzenlediği, Uluslararası ilişkiler konusunda dünyada en ‘’Yeni Gerçekçilik (Neorealism)” ekolünün etkili birkaç teorisyen arasında gösterilen yaşayan en önemli temsilcisi Prof. Dr. John Prof. Dr. John Mearsheimer, 1- 2 Ekim tarih- Mearsheimer’ın İngilizce olarak gerçekleş- lerinde Koç Üniversitesi’nde iki ayrı konuşma tirdiği konuşmalar herkesin katılımına açık gerçekleştirdi. 1 Ekim’de Sevgi Gönül Kültür olarak düzenlendi. 49
  • 48. KAMPÜSTEN NOTLAR2005’ten beri Financial Times birincisiFinancial Times’ın her yıl gerçekleştirdiği En Başarılı Yüksek Lisans Programları sıralamasındaCEMS MIM, liste başındaki yerini korudu.Financial Times’ın her yıl gerçekleştirdiği En olmak üzere toplam 105 öğrencinin katıldığı deneyimi öncesi yüksek lisans programıBaşarılı Yüksek Lisans Programları sıralaması programa ilginin artmasından memnun kategorisinde üçüncü sırada yer aldı. Genelsonuçlandı. CEMS Master in International olduklarını belirtti ve ekledi: “CEMS MIM sıralamalarda ise CEMS üyesi dört okul, ilk 10Management (CEMS MIM – Uluslararası Türkiye’den ve dünyadan 71 uluslararası ve 18’inci sırada yer aldılar. Bu okullardan St.Yönetim Yüksek Lisans Programı) dört kıtada şirketle yaptığı işbirliği ve 27 üye işletme Gallen Üniversitesi birinci, Paris HEC dördün-birçok ülkede sunduğu içerik ve kurduğu iş okulunda sunulan kapsamlı programıyla cü olurken Rotterdam İşletme Okulu ve ESA-birlikleri bakımından en kapsamlı uluslarara- mezunları için sınırları kaldırıyor.” İşletme DE İşletme Okulu yedinci sırayı paylaştılar.sı program olduğunu bir kere daha kanıtladı. Enstitüsü Akademik Direktörü Prof. Dr. Zey-Koç Üniversitesi’nin program koordinas- nep Gürhan Canlı da CEMS MIM sayesinde, CEMS Program Direktörü Roland Sigers sonyon görevini yürüttüğü 2005’ten bu yana uluslararası kariyer hedefleyen öğrencilerine yıllarda CEMS MIM programıyla elde edilenFinancial Times sıralamasında zirvede yer edindikleri deneyim ve bilgi birikimlerini yükselen trendden oldukça memnuniyetalan CEMS MIM, Türkiye’nin ve Avrupa’nın geniş bir coğrafyada uygulama fırsatı suna- duyduklarını belirtti ve “Dört kıtada birdenlider üniversitelerinden gelen öğrencilerine bildiklerini belirtti. sunulan bu kapsamlı uluslararası programınbaşarılı bir uluslararası kariyer vaat ediyor. başarısı global sıralamalarla bir kere daha %99 istihdam kanıtlandı. Mezunlarımızın artan memnuni-Sınırları kaldıran program Mezuniyet sonrası ilk üç ayda öğrencilerinin yetini ve başarılı kariyer hikayelerini duymakİşletme Enstitüsü Direktörü Dr. Esel Çekin, %99’unun istihdam edilmesiyle dünya çapın- çok sevindirici” dedi.açıklanan sıralamayla ilgili konuşmasında da bir başarı yakalayan CEMS MIM programı,2010 yılından itibaren 56’sı Türkiye’den 2012 yılı Financial Times sıralamasında işGenç istatistikçi ve olasılıkçılar Rumelifeneri’ndeydi Koç Üniversitesi, Türkiye’de ilk kez düzenlenen 8. Dünya Olasılık ve İstatistik Kongresi önce- sinde dünyanın farklı yerlerinden gelen genç araştırmacılara ev sahipliği yaptı. 6-8 Temmuz tarihlerinde Rumelifeneri Kampüsü’nde düzen- lenen Olasılık ve İstatistikte Genç Araştırmacılar Toplantısı’nda, genç istatistikçi ve olasılıkçılara bu alanlarda seçkin bilim adamları tarafından verilecek derslere katılabilecekleri ve meslek- taşlarıyla bilimsel bağlar kurabilecekleri bir or- tam sağlandı. Kongre öncesindeki toplantı için gelişmekte olan ülkelerden genç öğrencilerin yoğun katılımı hedeflendi. Katılımcılar, bir yan- dan dersleri takip ederek bir yandan da hafta boyunca kültürel, bilimsel ve sosyal aktivitelere katılabilecek. Katılımcılara okulda konaklama imkanı da sunulacak.50
  • 49. Üstün nitelikli çalışmalar ödüllendirildiÇalışmalarla bilime uluslararası düzeyde protein dinamikleri konularındaki uluslararası diğer bilim ödülüne layık görüldü.önemli katkılarda bulunan akademisyenlere düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyleverilen TÜBİTAK 2012 Bilim, Özel, Hizmet ve Koç Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Teşvik Ödülü’nü Fizik Bölümü’nden “Kuram-Teşvik Ödülleri açıklandı. Koç Üniversitesi üç Öğretim Üyesi Prof. Dr. Z. Özlem Keskin sal soğuk atom ve molekül fiziği alanındabilim ödülünden ikisini ve bir teşvik ödülünü Özkaya’ya verildi. kuantum Fermiyon ve Bozon gazları, Bose-kazanarak Türkiye’deki en başarılı üniver- Einstein yoğuşması, süperakışkanlık ve BCS-site oldu. Çeşitli üniversitelerde yürütülen Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü BEY geçişi konularındaki uluslararası düzeydebilimsel çalışmaları değerlendiren TÜBİTAK Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Ziya Öniş de, üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle Yrd.Bilim Kurulu bu yıl, üçü bilim ödülü, biri özel “Türkiye’deki ekonomi-politika etkileşimini Doç. Dr. Menderes Işkın aldı.ödül, 11’i teşvik ödülü olmak üzere toplam 15 diğer ülkelerdeki ekonomi-politika etkileşimidaldaki çalışmayı ödüle layık gördü. ile karşılaştırmalı bir şekilde inceleyerek elde ettiği yeni ve orijinal verilerle uluslararası li-Bilim ödüllerinin ilki, “Hesaplamalı biyoloji teratüre önemli katkılar sağlayan uluslararasıalanında protein-protein etkileşimleri ve düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyleKürekçiler kupayı aldıKoç Üniversitesi ile Kadir Has Üniversitesi kü- Has Üniversitesi organizasyonuyla gerçek-rek takımları arasında bu yıl ikinci kez gerçek- leştirilen yarışa, bu yıl Koç Üniversitesi olarakleştirilen ‘Haliç Dostluk Kupası’ Kürek Yarışı, bizler ev sahipliği yapmaktan mutluluk6 Ekim’de Haliç’e heyecan getirdi. Geçen yıl duyduk. Bu yarışla Haliç’te güzel bir dostluk2 bin 500 metre olarak gerçekleştirilen yarış, ve kültür köprüsü kurduk. Kadir Has Üniver-bu yıl 3 bin metreye uzatıldı. Kadir Has Üni- sitesi ile Türkiye’de bir ilki başlattık ve yarışınversitesi Cibali Kampüsü önünden başlayan gelecek yıllarda daha da zenginleşmesi içinve Rahmi Koç Müzesi önünde son bulan Haliç çalışmalarımızı sürüdürüyoruz” dedi.Dostluk Kupası yarışında birinciliğe ulaşanekip Koç Üniversitesi Kürek Takımı oldu. En Yarışa Koç Üniversitesi’nden Betül Ersoyprestijli sportif faaliyetler arasında yer alan (dümenci), Numan Ergün, Martin Rauff Dahl,kürek sporunun en hızlı tekne kategorisin- Musa Erdem Sevim, Can Ekin Çam, Seymende dakikada ortalama 34 kürek çeken Koç Ekinci, Oğuz Erdoğan, Atılay Tosunor ve AlpÜniversitesi yarışı 8 dakika 18 saniyede, Kadir Alper katıldı. Kadir Has Üniversitesi ekibiniHas Üniversitesi ise 8 dakika 36 saniyede ise Ertuğrul Akayer (dümenci), Besim Tolgatamamladı. Şahinoğlu, Onat Kazaklı, Eralp Özkanlı, Gök- hun Karagöz, Çağatay Çerçi, Sercan Parlak-Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran yıldız, Doğukan Bingöl ve Ozan Demirdelenİnan, “Geçen yıl ilk kez düzenlenen ve Kadir oluşturdu. 51
  • 50. KAMPÜSTEN NOTLARKepler havaya!23 Haziran’da Rumelifeneri Kampüsü’nde düzenlenen 18’inci Lisans ve Lisansüstü MezuniyetTöreni’nde 950 öğrenci diplomalarını aldı.Koç Üniversitesi’nde 2011 – 2012 akademik darki mezun sayısının 8 bin 350’ye ulaştığını 2014’te işletmeye açılacak hastanemiz,eğitim dönemini başarıyla tamamlayan belirterek, üniversiteye sahip çıkacak güçlü 250 yataklı ve 10 ameliyathaneli olup; enlisans ve lisansüstü mezunu 950 öğrenci, bir mezun topluluğu oluştuğunu vurguladı. modern cihazlarla donatılacak. Tıp Fakül-23 Haziran’da Rumelifeneri Kampüsü’nde Koç Üniversitesi’nin en başarılı öğrencilerin tesi öğrencilerimiz stajlarını bu hastanededüzenlenen 18’inci Lisans ve Lisansüstü tercih ettiği bir vakıf üniversitesi olduğunu yapacaklar. Projenin ikinci faslı, hemşirelikMezuniyet Töreni’yle diplomalarını aldı. Koç belirten Rahmi M. Koç, “Koç Üniversitesi’ne okulu ve öğretim üyesi lojmanları olacak.Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Rahmi girmek bir ayrıcalıktır. Vehbi Koç Vakfı İleriki bir vadede bir çocuk hastanesi kur-M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu başarıyı daha da ileriye götürmek mayı planlıyoruz.”Semahat Arsel, Yunanistan Eski Dış İlişkileri için geceli gündüzlü çalışıyoruz. Araştırma-Bakanı ve Atina Eski Belediye Başkanı Dora geliştirme çalışmalarımız sağlam adımlarla Fırsatları yakalayınBakoyannis, Yunanistan İstanbul Başkon- ilerliyor. Üniversite endüstri ilişkilerinde Rahmi M. Koç mezunlara tavsiyelerdesolosu Nikos Mathioudakis ve Katerina örnek ortaklıklar kurduk” dedi.Varvarigou, Şişli Belediye Başkanı Mustafa bulunduğu konuşmasında, “Dünya liderSarıgül’ün katıldığı törende dünyanın önde Rahmi M. Koç, Koç Üniversitesi’nin yeni ku- sıkıntısı çekiyor… Fırsatları kaçırmayın” di-gelen akademisyen ve iş adamlarından rulan Sağlık Bilimleri Enstitüsü ile kat ettiği yerek dünya ülkelerinin içinde bulunduğuoluşan Koç Üniversitesi Mütevelli ve Danışma yola değinerek şunları söyledi: “Memleke- ekonomik durumu şöyle özetledi: “Büyü-Kurulu Üyeleri de yerini aldı. timize kaliteli, kalifiye, araştırmaya yatkın menin motorunu üstlenen ülkelerde, doktor ve uzman yetiştirmekten gurur yavaşlama belirtileri başlamıştır. Avrupa,Mezuniyet töreninde gençlere hitaben bir duyuyoruz. Ayrıca, 22 Mayıs’ta Tıp Fakül- bilhassa Euro Bölgesi, kendi kendine açtı-konuşma yapan Rahmi M. Koç, bugüne ka- tesi Eğitim Hastanemizin temellerini attık. ğı yaraları sarmaya çalışmaktadır. Dünya,52
  • 51. Rahmi M. Koç: “Dünya lider sıkıntısı çekiyor… Fırsatları kaçırmayın”. Umran İnan: “Koç Üniversitesi’nde edindiğiniz temel ile heves ve heyecanınızı birleştirdiğinizde, en yüksek basamaklara ulaşacaksınız.”lider sıkıntısı çekmektedir. 70 yıldan beri, “Kendinize güvenin, çok çalışın, sağduyu- sitesi olarak öğrencilerini takip edecek-ilk defa bir ülke ya da güçlerin birleştiği nuzu kullanın ve kısa süreli kazançlar için lerini ve başarılarıyla gurur duyacaklarınıbir grup, dünya liderliğine soyunacak ideallerinizden vazgeçmeyin” öğüdünde sözlerine ekledi.durumda değildir. İşsizlik, başını alıp bulundu.gitmiştir. Amerika, paralize edilmiş bir iç “Dostum kalın”politika ve bozuk bir bilanço ile bocala- Temeli heves ve heyecanla birleştirmek 2011-2012 akademik eğitim dönemini birin-maktadır. Bir jenerasyon önce serbest Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran cilikle bitiren Koç Üniversitesi Mühendislikpiyasa ekonomisinin itici gücü olan Ame- İnan ise konuşmasında, üniversiteden Fakültesi Endüstri Mühendisliği ve Bilgisayarrika, Avrupa ve Japonya bugün ayakta mezun olmanın hem bir başlangıcın hem Mühendisliği çift anadal öğrencisi Denizdurma sıkıntısı çekmektedirler.” de bir bitişin simgesi olduğunu belirterek Uzun da konuşmasında, “Steve Jobs, ki bence sözlerine başladı. Prof. Dr. Umran İnan, üniversite hayatımıza en çok dokunuş yapa-Bakoyannis’ten dört öğüt mezunlara Koç Üniversitesi’nde edindik- bilen insan da kendisidir, meşhur mezuniyetYunanistan Eski Dış İlişkileri Bakanı ve Atina leri temel ile heves ve heyecanları bir- konuşmasını ‘Aç kalın, budala kalın’ diyeEski Belediye Başkanı Dora Bakoyannis leştirdiklerinde, en yüksek basamaklara bitiriyordu. Siz nasıl kalırsanız kalın, dostumde öğrencilere seslendiği konuşmasında, ulaşacaklarını söyledi. İnan, Koç Üniver- kalın” dedi.Dora Bakoyannis: “Kendinize güvenin, çok çalışın, sağduyunuzu kullanın ve kısa süreli Deniz Uzun: “Steve Jobs, meşhur mezuniyet konuşmasını ‘Aç kalın, budala kalın’ diyekazançlar için ideallerinizden vazgeçmeyin”. bitiriyordu. Siz nasıl kalırsanız kalın, dostum kalın” dedi. 53
  • 52. KAMPÜSTEN NOTLARKoç Üniversitesi yayınlarındanKoç Üniversitesi Yayınları birbirinden değerli akademisyenlerin ses getirecek, ilgililere kaynak olarak yolgösterecek kitaplarıyla yayın hayatına devam ediyor… Savaş sonrası Türkiye, Japonya ve Rusya Cambridge Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Ayşe Zarakol, Yenilgiden Sonra: Doğu Batı ile Yaşamayı Nasıl Öğrendi isimli kitabında coğrafi konumları, dilleri, dinleri, yüzölçümleri, güçleri ve kültür- leri birbirinden farklı olan Türkiye, Japonya ve Rusya’nın savaş sonrası vakalarını masaya yatırıyor. Birinci Dünya Savaşı sonrası Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya ve Soğuk Savaş sonrası Rusya vakalarını derinlemesine inceliyor ve karşılaştırıyor. Ayşe Zarakol, bu üç ülkenin Batı denen şeye benzer tepkiler vermelerinin kuramsal açıdan tutarlı bir açıklaması olup olmadığını, bu imparatorlukların yenilgiyle nasıl başa çıktığını sorguluyor. Konstruktivizmin yanı sıra toplumsal kuramcıların ve düşünürlerin görüşlerinden yarararlanan Yenilgiden Sonra, lekeli devletlerin statü kaygıla- rına karşı aşırı duyarlı hale geldiklerini ve dış siyasetlerini buna göre biçimlendirdiklerini savunuyor. 17 yazardan 18 ünite Benlik, Aile ve İnsan Gelişimi Prof. Dr. Anahit M. Coşkun tarafından Sosyal psikolojinin kurucularından, uluslararası derlenen ve yayına hazırlanan Kadın üne sahip Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Benlik, Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği El Aile ve İnsan Gelişimi adlı kitabında 20 yıllık ça- Kitabı, Koç Üniversitesi Yayınları ve lışmalarını bir araya getiriyor. Kağıtçıbaşı, insan Semahat Arsel Hemşirelik Eğitim ve psikolojisi ve sosyal gelişimi ele aldığı kitabında Araştırma Merkezi (SANERC) işbirliğiyle kültürün kişisel gelişime etkisini bağlamsal-ge- hazırlandı. 2000 yılında SANERC tarafın- lişimsel-işlevsel bir yaklaşımla inceliyor. Kitap, dan yayımlanmış olan Doğum ve Kadın kültürel ve kültürlerarası psikologlara psikolojiyi Hastalıkları Hemşireliği El Kitabı’nın evrensel hale getirme ve kültüre daha az ba- güncellenmiş ikinci baskısı olan eser, 17 ğımlı kılma konusunda yol gösterirken, psikoloji yazarın ekip çalışmasıyla hazırlanan 18 ve sosyal bilimler öğrencileri için de benzersiz üniteden oluşuyor. bir kaynak olma niteliğini taşıyor. Ana Babalık: Anadolu Medeniyetlerinde Kuram ve Araştırma Hamam Kültürü Melike Sayıl ve Bilge Yağmurlu tarafın- Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri dan derlenen Ana Babalık: Kuram ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Araştırma, 22 araştırmacının katkısıyla sempozyumdan hareketle derlenen kitapta hazırlanan 14 bölümden oluşuyor. Selçuklu, Osmanlı, Safevi ve Babüri hamam- Her bölüm, ana babalığa dair farklı bir larının mimarisinin ve kültürel bağlamının konuyu inceleyerek o alandaki çeşitli dönüşümü; Batı’daki Türk hamamları ve bakış açılarını betimlerken yeni araş- ressamların gözünden hamamlar gibi tırma sorularına zemin oluşturacak konular inceleniyor. Kitap, sanat ve mimarlık tartışma ve analizler içeriyor. tarihçilerini, arkeologları ve tarihçileri bir araya getirerek Anadolu hamam kültürü hakkındaki detaylı bilgiler sunuyor.54
  • 53. HABERCEMS’ten haberlerCEMS Kariyer Fuarı, CEMS MIM öğrencilerinin düşünceleri ve programa ilişkin ayrıntılar…Eğer hedefiniz uluslararası veya küresel bir benim için son derece değerli. Kişisel veşirkette iş lideri olmaksa, tercihinizi doğru tartışma tabanlı eğitim görmek çok keyifliydi.yapın ve küresel odaklı CEMS MIM progra- Ayrıca, Koç Üniversitesi’nin güçlü bağlantılarımının sunduğu sonsuz fırsatlarla tanışın. bana Türk iş dünyasında birçok kapı açtı. Fa-Farklı disiplinlerden derslere katılın, analitik kat her şeyden önce, Türk tarihini, kültürünüve kritik bir bakış açısı kazanın, uluslararası ve insanlarını takdir etmemi sağladı. Koç’taşirketlerdeki kariyer imkanlarını yakalayın. her günüm çok güzel geçti!”İşte bir şirketi en verimli şekilde yönetmeninyolunu öğreneceğiniz CEMS MIM programı- Ege Karayel: KOÇ CEMS Kulübü kurucusu vena dair son gelişmeler… eski başkanıyım. İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol Mühendisliği bölümünden mezu-Öğrencileri kariyer fuarında num. Mühendislik tabanına sahip biri olarakKoç Üniversitesi CEMS MIM programı öğ- Koç CEMS MIM’e uyumum tahminimdenrencileri bu yıl 16-17 Kasım’da Macaristan’ın kolay oldu. Bu program işletme becerileri-başkenti Budapeşte’de düzenlenen CEMS mizi geliştirmekle beraber bizi uluslararası işKariyer Fuarı’na katıldı. CEMS’in kurumsal ağına katıyor. Duyularımızın çok kültürlülüğepartnerlerinden Google, Vodafone, Henkel, ve uluslararasılaşmaya açılmasını sağlıyor.Shell ve daha birçok şirketin katılım göster- Daha da ötesi, Koç CEMS MIM öğrencilere birdiği fuarda öğrenciler bu şirketlerin kariyer dönem boyunca dünyanın en önemli işletmeimkanlarını daha yakın tanıma ve mülakatla- okullarında eğitim görme olanağı sunuyor.ra katılma fırsatı yakaladı. tek Türk üyesi olan Koç Üniversitesi’nin CEMS Hırslı bir öğrenci için mezuniyetten sonra MIM öğrencileri program hakkındaki duygu başarısızlık ihtimali söz konusu değil. BuNe söylediler? ve düşüncelerini anlatıyor: nedenle bu programa katılmanın hayatımdaEn iyi akademik enstitüleri, lider uluslararası verdiğim en doğru kararlardan biri olduğunuşirketleri ve özel öğrencileri bir araya getiren Erwin Hieltjes: “Koç Üniversitesi’nde CEMS düşünüyorum.CEMS (Uluslararası İşletme Eğitimi Birliği)’in programı sayesinde geçirdiğim dönem CEMS hakkında Öğrencilerine işletme becerilerini geliştirme, kültürel bilgilerini genişletme ve kariyer imkânları sunan CEMS, 1988 yılında kurul- du. 28 akademik üye okul, dört kıta üzerinde 70’e yakın şirket ortağı ve 5.500’ü aşkın mezunu bulunan, uluslararası dil ve kültür içeriğiyle profesyonel tecrübe ve kaliteli eğitimi birleştiren CEMS MIM, Financial Times’ta 2009’da birinci ve 2010’da ikinci sırayı aldı. 2012’de kombine sonuçlarda (uluslararası fakülte, öğrenci ve kadro farklılığı ve uluslararası ders tecrübesi) birinci oldu ve ilk üç sırayı 2005’ten bu yana bırakmadı. Programın sundukları • Çok yönlü müfredatıyla öğrencilere kendi ilgi alanlarına odaklanma şansı • Üye üniversitelerde uluslararası öğrenim (1 dönem için) • Pratik öğrenim ortamında gerçek hayat vakaları • Global şirket ve enstitülerle ağ • Uluslararası bir şirkette staj imkânı. Detaylı bilgi için: turkey@cems.or , www.cems.org 55
  • 54. Enis Demirbağ’ın ardından...Enis Demirbağ’ın aramızdan zamansız ayrılışı, tüm Koç Üniversitesi Ailesi’nin derin bir kaybı olmuştur. Kendisi üniversitemizin pek çok yayınıiçin olağanüstü bir emek ve özveri ile çok önemli çalışmalara imza atmıştır. Kule ve Fener Dergilerinin yaratıcısı olan Enis Demirbağ’a KoçÜniversitesi’ne olan inancı, emekleri için binlerce kez teşekkür ederek onu saygıyla anıyorum. Koç Üniversitesi Ailesi olarak kendisini hiçbirzaman unutmayacağız. Prof. Dr. Umran İnan ***Kule Dergimizin ilk sayısı Eylül 2002. Bu akademik dönem başında 10 yılımızı doldurduk. Tam 10 yılımızın sevincini yaşayacağımız zaman, 11Ağustos günü büyük bir hüzünle sarsıldık. Enis Bey’e dergimizin 10. yılı nedeniyle bir mektup yazmıştım, göndermeye fırsat olmadı. Gecikmeve hüzünle mektubumu burada yolluyorum.“Sevgili Enis Bey,KULE Dergimizi yayınlama tasarımızı konuşmamızdan başlayarak 10 yıl geçti. Sizle yedi yıl birlikte çalışmışız. Dergimizin ilk kapağında K, O, Ç, Üharflerini birer öğrencimizin sahip çıkarak keyif ve güçlü bir inançla bir araya getirme çabasını canlandırmıştınız. Ne kadar da anlamlı... Geçen 10yılda Kule dergimiz olgunlaştı, gelişti, güzel mesajlarını sürdürüyor, üniversitemizin anılarının bir arşivi oldu. Başından beri, bir editörün görevlerini deaşarak yol gösterici oldunuz, düşünce ve işlemlerle dergimizin kimliğini kazanmasına katkıda bulundunuz. Her şey için çok teşekkürler…”Enis Bey eğitim ve ticari kurumların yayıncılığında ülkemizde önder oldu. Bu dergilerin basit bir tanıtım aracından, ilgiyle de okunan ve böyle-ce daha da iyi tanıtım yapabilen bir nitelik sağlamasında öncülük etti. Kendisini bir çalışma arkadaşı ve dost bir insan olarak saygıyla anıyorum. Prof. Dr. Attila Aşkar ***Enis Demirbağ’la ilk olarak Kule Dergisi’nin yayınlanması zamanında tanıştık. O dönemde Kule Dergisi üniversite için bir ilk olacaktı. Çokbüyük bir heyecanla ilk dergiyi çıkarttıklarını hatırlıyorum. O dönemde Kurumsal İlişkiler Koordinatörü olarak görev yapıyordum. Enis Beyve ekibiyle öğretim üyeleri kılavuzu, yönetici geliştirme programlarını tanıtıcı broşürler çıkarttık. Daha sonra yeni görevimde Fener dergisiniberaber çıkarttık, kurgusunu değiştirdik, her sayıda bir önceki sayıyı aşmayı hedefledik. Bunlar beraber çalışmalarımızın bir özeti. Kendisiniçok vakitsiz kaybettik. Gerçek bir İstanbul beyefendisiydi. Çok iyi yetişmiş, kibar, işini tutkuyla seven bir insandı. Her yeni çalışmamızda heye-canımıza ortak oldu, en güzelini yapmayı hedefledi. Kule ve Fener’in eski sayılarına baktıkça onu hep hatırlayacağız. Ebru Tan56

×