Your SlideShare is downloading. ×
0
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Melekler
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Thanks for flagging this SlideShare!

Oops! An error has occurred.

×
Saving this for later? Get the SlideShare app to save on your phone or tablet. Read anywhere, anytime – even offline.
Text the download link to your phone
Standard text messaging rates apply

Melekler

564

Published on

0 Comments
2 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total Views
564
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
2
Actions
Shares
0
Downloads
0
Comments
0
Likes
2
Embeds 0
No embeds

Report content
Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
No notes for slide

Transcript

  • 1. MELEKLER
  • 2. MELEKLERE İMANa) Melek Kavramı ve Meleklere İman Sözlükte "haberci, elçi, güç ve kuvvet" anlamlarına gelen melek, Allahın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nûrânî ve ruhanî varlıktır. Kuranda meleklere imanın farz olduğunu bildiren birçok âyet vardır: "Peygamber Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allaha, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler..." (el-Bakara 2/285). Meleklere inanmayan kişi, bu âyetlerin hükmünü inkâr ettiği için kâfir olur. Ayrıca Cenâb-ı Hak, Kuranda meleklere düşman olanları kâfir diye nitelemiş ve böyle kimselerin Allah düşmanı olduğunu vurgulamıştır Meleklere inanmamak, dolaylı olarak vahyi, peygamberi, peygamberin getirdiği kitabı ve tebliğ ettiği dini de inkâr etmek anlamına gelir. Çünkü dinî hükümler, peygamberlere melek aracılığıyla indirilmiştir.b) Meleklerin Özellikleri Melekleri diğer varlıklardan ayıran birtakım özellikler vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür: 1. Melekler nûrdan yaratılmış; yemek, içmek, erkeklik, dişilik, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, ihtiyarlık gibi fiillerden ve özelliklerden arınmış nûrânî ve ruhanî varlıklardır 2. Melekler Allaha isyan etmezler, Allahın emrinden çıkmazlar, asla günah işlemezler, hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar.
  • 3. 3. Melekler, son derece süratli, güçlü ve kuvvetli varlıklardır:İslâmî kaynaklarda meleklerin kanatları olduğu bildirilmekle birlikte bu kanatların mahiyeti konusundabir şey söylemek mümkün değildir. Kanatların mahiyetini ancak Allah ve melekleri gören peygamberlerbilebilirler.4. Melekler Allahın emir ve izniyle çeşitli şekil ve kılıklara bürünebilirler.Cebrâil (a.s) Hz. Peygambere ashaptan Dihye şeklinde görünmüş, bazen kimsenin tanımadığı bir insanşeklinde gelmiştir. Yine Cebrâil (a.s), Hz. Meryeme bir insan şeklinde görünmüş (Meryem 19/16-17),meleklerden bir grup, Hz. İbrâhime bir oğlu olacağı müjdesini getiren insanlar şeklinde gel-miş, o daonları misafir zannederek kendilerine yemek hazırlamış, fakat yemediklerini görünce korkmuş, sonra damelek olduklarını anlamıştır (Hûd 11/69-70). Bu âyetten meleklerin yiyip içmedikleri sonucu daçıkmaktadır.5. Melekler gözle görünmezler. Onların görünmeyişleri, yok olduklarından değil, insan gözünün onlarıgörebilecek kabiliyet ve kapasitede yaratılmamış olmasındandır. Melekler peygamberler tarafından aslîşekilleriyle görülmüşlerdir.6. Melekler gaybı bilemezler. Çünkü gaybı, ancak Allah bilir. Eğer Allah tarafından kendilerine gayba dairbir bilgi verilmiş ise, ancak o kadarını bilebilirler. Kuranda ifade edildiğine göre Allah, Hz. Âdemevarlıkların isimlerini öğretmiş, sonra da isimlerin verildiği varlıkları meleklere göstererek, bunlarınisimlerini haber vermelerini onlardan istemiş, bunun üzerine melekler "Seni tenzih ederiz. Senin bizeöğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgi-miz yoktur. Çünkü her şeyi hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibiolan sensin" demişlerdir. Bunun üzerine de Cenâb-ı Hak Hz. Âdemin, varlıkların isimlerini habervermesini emretmiş, o da söyleyiverince şöyle seslenmiştir: "Size demedim mi ki, göklerin ve yeringaybını şüphesiz ben bilirim. Neyi açıklarsanız neyi de gizlemişseniz ben bilirim”
  • 4. Meleklerin Görevleri ve ÇeşitleriAyet ve hadislerde sayıları hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan fakat pek çok oldukları anlaşılanmeleklerin temel görevleri Allaha kulluk ve O, neyi emrederse onu yerine getirmektir. Melekler görevleriaçısından şu gruplarda incelenebilirler:Cebrâil, dört büyük melekten biridir. Allah tarafından vahiy getirmekle görevlidir. Cebrâile (a.s.)güvenilir ruh anlamına gelen "er-Rûhul-emîn" de denilmiştir:Bir başka âyette de ona Rûhul-kudüs adı verilmiştir.Cebrâil meleklerin en üstünü ve en büyüğü, Al-lahaen yakını olduğu için kendisine “meleklerin efendisi” anlamında seyyi-dül-melâike denilmiştir.Mîkâîl, dört büyük melekten biri olup, kâinattaki tabii olayları ve yaratıkların rızıklarını idare etmeklegörevlidir. Kelime olarak, “Allah’ın küçük ve sevgili kulu” anlamına gelen Mikail Kur’an’ın bir yerindeCebrail ile birlikte geçmektedir: “Her kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikâîl’edüşman olursa bilsin ki Allah da inkar edenlerin düşmanıdır ”İsrâfîl, sûra üflemekle görevli melektir. İsrâfil, sûra iki kez üfleyecek, ilkinde kıyamet kopacak, ikincisindeise tekrar diriliş meydana gelecektir.Azrâil ise, görevi ölüm sırasında canlıların ruhunu almak olduğu için "melekül-mevt" (ölüm meleği)adıyla anılmıştır: "De ki: Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinizedöndürüleceksiniz”Kirâmen Kâtibîn, insanın sağında ve solunda bulunan iki meleğin adıdır. Sağdaki melek iyi iş vedavranışları, soldaki ise kötü iş ve davranışları tesbit etmekle görevlidir. Hafaza melekleri adı da verilenbu melekler kıyamet günü hesap sırasında yapılan işlere şahitlik de edeceklerdir.
  • 5. Münker ve Nekir, ölümden sonra kabirde sorgu ile görevli iki melektir. “Bilinmeyen, tanınmayan,yadırganan” anlamındaki münker ve nekir, mezardaki ölüye, hiç görmediği bir şekilde görünecekleri içinbu ismi almışlardır. Bu iki melek kabirde ölülere, "Rabbin kim? Peygamberin kim? Kitabın ne?" diyesorular yöneltecekler, alacakları cevaplara göre ölüye iyi veya kötü davranacaklardır.Cünd-ü Sübhani:Kulak hırsızlığı yapan ya da şerleri ile semadaki meleklere ilişen cinleri ve şeytanları taşlayan meleklerdirAynı zamanda savaşlara da katılıp Cenab-ı Hakk’ın kullarına yardım ederlerHamele-i mümtesil:Cenab-ı Hak’tan aldığı emri dünya semasına ulaştıran meleklerAmele-i mümessil:Bu melekler Cenab-ı Hakk’ın kâinatın idare ve düzenini sağlayan “Adetullah (Tabiat kanunları)” denilenkanunlarını uygulayıcı, taşıyıcı, temsil edici olan işçi meleklerdirİbad-ı müsebbih:Cenab-ı Hakk’ı sürekli tesbih eden meleklerdirMelaike-i müekkel:Ayetlerde dağlar gibi şuursuz varlıkların bile Cenab-ı Hakk’ı tesbih ettiklerini anlatıyor İşte her bir şuursuzvarlıkların tesbihlerini, onların namına şuurlu bir şekilde Cenab-ı Hakk’a takdim eden meleklerdirArş’ın mukarreb melekleri: (Mukarrebûn ve İlliyyûn )Cenab-ı Hakk’ı tesbih ve anmakla görevli olup, O’na çok yakın ve katında şerefli mevkileri bulunanmeleklerdir Ve günahkâr kullar için de Cenab-ı Hak’dan bağışlanma dilerler
  • 6. Arşı taşıyan meleklerdir (Hamele-i Arş)"Melek(ler) onun (göğün) etrâfındadır Ve o gün Rabbinin arşını, onların üstünde olan sekiz (melek) taşır ”Arşın etrafını kuşatmış olan melekler“Melekleri de arşın etrâfını (tavaf eden) kuşatıcılar olarak, Rablerine hamd ile (O’nu) tesbîh ediyorlargörürsün, Artık (mahlûkatın) aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’amahsustur!” denilmiştir (Zümer, 75)Rıdvan: Cennetteki meleklerin başkanıdır.Mâlik: Cehennemde görevli olan meleklerin başkanı.Hazin : Cennet ve cehennemde bekçilikle görevli meleklerZebani : Cehennemde görevli melekler
  • 7. a) İnsanlara yardım eden melekler:Şübhesiz ki “Rabbimiz Allah’dır” deyip, sonra (ihlâs ile) dosdoğru olanların üzerine (ölüm ânında, kabirdeve haşir meydanında): “Korkmayın, üzülmeyin ve va‘d olunup durduğunuz Cennetle sevinin!” diyemelekler iner .Bu yardımcı ve manevi destek hemen her peygamber için daima görülmüştür Bunun örnekleri pek çokturBununla birlikte bu melekler peygamberimizin yolunda yürüyen ve imanları kuvvetli, gerçek müminleresalih kullara da kuvvet vererek destek olurlar .Müminlere dünya ve ahirette dost ve arkadaş olaraksıkıntılı hallerinde manen onları teselli ederlerb) İnsanları bela ve musibetlere karşı koruyan melekler:“Hiçbir nefis yoktur ki, üzerinde bir gözetici (koruyucu melek) bulunmasın! (Tarık, 4)Taberani’nin rivayet ettiği bir başka hadiste de insana üç yüz altmış meleğin nezaret ettiği ve insanıkoruduğu kaydedilmektedir .c) İnsanlara dua eden ve Allah (cc) izin verir ise şefaatleri fayda verecek melekler:Arşı taşıyan ve onun etrâfında bulunan (melek)ler, Rablerine hamd ile (O’nu) tesbîh ederler ve O’na îmânederler ve (kendileri gibi) îmân edenler için mağfiret dilerler (Şöyle derler “Rabbimiz! (Sen) herşeyirahmet ve ilim cihetiyle kuşatmışsındır; artık tevbe edip senin yoluna uyanlara mağfiret eyle ve onlarıCehennem azâbından koru!” (Mü’min, 7)“Göklerde nice melekler vardır ki, Allah’ın dileyeceği ve râzı olacağı kimseler için izin vermesinden sonraolması müstesnâ, onların şefâatleri de hiçbir fayda vermez ” (Necm, 26)
  • 8. d) İnsanların ruhen yükselmelerine yardım etmek ve onların iyi, güzel ve hayırlı işlere yönelmelerini telkin eden ilham melekleri: Bu ilham meleklerine “idrak elçileri” de denir .Şuurlu varlıklar olan insanlara, cinlere hatta yine kendi cinsleri olan meleklere yaratılmadan önce hayrın ve ilâhî hoşnutluğun durumunu ruhlarının algılamasını sağlayarak yol gösterirler Ayrıca;• Namaz kılanlarla birlikte Fâtiha sûresinin bitiminde "âmin" demekle• Her gün sabah ve ikindi namazlarında müminlerle birlikte olmakla• Kuran okurken yeryüzüne inmekle• Sokakları ve yolları dolaşıp zikir, Kuran ve ilim meclislerini arayıp bulmakla Görevli meleklerde vardır. İnsanlarla Melekler Arasındaki Üstünlük Derecesi Ehl-i Sünnete göre insanlar içinden seçilen peygamberler, meleklerin peygamberleri durumunda olan büyük meleklerden daha üstündür. Çünkü yüce Allah insan için "halife" tabirini kullanarak onu melekler karşısında yüceltmiş, Hz. Âdeme secde etmeleri için meleklere emret-miş, eşya ve âlemi meleklere gösterip bunların adlarını sorduğu zaman melekler cevap verememiş, Hz. Âdem ise birer birer saymıştır . Ayrıca meleklerin Allaha kullukları ve hayırlı şeyleri yapmaları, iradeye bağlı olmayan hareketlerdir. Halbuki insan Allaha kulluğunu ve iyi işleri, kendisini doğru yoldan ayıracak pek çok engeli aşarak yapar. Bütün bunlar insan cinsinin melek cinsinden üstün olduğunu gösterir.
  • 9. ŞEYTANKainatta Hz. Adem (a.s.)den önce yaratılmış melek ve cin adında iki varlık mevcuttu.Şeytan, cin denen varlık grubuna mensup idi. Yüce Allahın Ademe secde emrine karşı gelip isyan ettiğiiçin ilahi rahmetten kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkarcı kesiminden birvarlıktır.Hz. Ademe (a.s) karşı büyüklük taslaması ve secde emrine isyanı neticesinde ilahi rahmetten ebediyenkovuluşu "İblis" adını almasına sebep oldu. Onun küfrü inkar şeklinde olmayıp, emri yerine getirmeyikabul etmeme ve itiraz şeklindedir.Lanetlenmesi ve Cennetten KovulmasıHz. Ademe (a.s) secde emrine kadar hissiyatına dokunan bir teklif yapılmamış ve imtihan olunmamıştı.Onun bu ana kadar, Allahın emirlerine göre mi, yoksa öz nefsinin isteklerine göre mi hareket ettiğibilinmiyordu. Emir hissiyatına ters düştü ve emri yerine getirmekten kaçındı. Gerekçesi, kendisininateşten, Ademin ise topraktan yaratılmış olmasıydı.Bu anlayış, Şeytana Allah huzurundan kovulma, rahmetinden ümit kesme ve kıyamete kadar Onunlanetini haketme dışında hiç bir şey kazandırmadı.Şeytanın bu itirazı, büyüklük taslamaya ve neticede kendisini inkara götüren bir isyana dönüştü. Çünküo, neticede sahibini alçaltacak olan bir büyüklük anlayışına sahipti.Cenab-ı Hak buyuruyor:Allah, “Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık!Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi.
  • 10. Mühlet VerilişiTamamen yalnız kalan şeytan bu defa intikam peşine düştü. Hedef insandı. Çünkü insan yüzünden ilahirahmetten uzaklaştırılmıştı. Amacına ulaşabilmek için de Allahtan kıyamete kadar mühlet istedi.Şeytan,"İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver" diye Allaha yalvardı. İnsanların tekrardirileceği günden maksat ise sura ikinci üfürülüş zamanıdır. Bu şekilde yalvarmakla, tekrar dirilmedensonra artık ölümün olmayacağını biliyor ve böylece ölümden kurtulacağını sanıyordu.Hiçbir yaratığın herhangi bir dilek ve duasını toptan reddetmek, şânından olmayan yüce Allah,huzurundan kovduğu İblisin bile ricasını mutlak suretle reddetmiyerek:Allah da, “Sen süre verilenlerdensin” dedi.Belirli bir zamandan maksat ise, sura birinci üfleniş zamanıdır. Bununla o, zillet ve hakaret dolu birhayatı ölüme tercih etti. Onun için esas düşüş de bu oldu.Şeytanın GöreviŞeytan, hatasını anlayıp tevbe ederek suçunu affettirme yoluna gitmedi .Bilakis daha da azgınlaştı.Kendisine, kıyamete kadar meşgul olabileceği bir hedef seçti. Bu insandı. Gönlündeki intikam duygularınıcüretkar bir eda ile Yüce Allaha şöyle açıkladı:"İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzelgöstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi. "
  • 11. Havvanın Yaratılışından SonraHz. Adem Adn Cennetinde ikamet ediyordu. Kendi cinsinden ve nefsinden eşi de yaratıldı. Eşinin adıHavva idi. Bu arada şeytan öç almayı planlıyordu. Bunun üzerine Adem ve eşini Allah şöyle uyardı:"Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağacayaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."Aslında Ademe ve eşine yaklaşılmaması tavsiye edilen ağaç bir imtihan sahasıydı. Onun meyvasındanyemek ise, yasak bir fiilin işlenmesi, sorumluluk sahsına çıkılması ve Allahın koyduğu bir yasağınçiğnenmesi demekti.Adem ve eşi, melek olma veya Cennette ebedi kalma ihtimallerini duyunca, şeytanın kendilerinedüşman olduğunu unuttular."Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı:"Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuzdiye sizi şu ağaçtan men etti." dedi. Ve onlara:"Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.""Ağaca yaklaşmayın" emrine sabırsızlık edip ondan yediler. Ağaçtan meyve tadınca ayıp yerlerikendilerine açılıverdi."Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı Ağacı tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennetyapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar."
  • 12. Şeytanın HileleriMuaz b, Cebel rivayet ediyor :- Bir gün Resullullah (s.a) ile beraberdik. ensardan birinin evinde toplanmıştık.. Tam bir cemaatolmuştuk. Sohbete dalmıştık. Bu arada, dışarıdan bir ses geldi :- Ev sahibi..... içerdekiler... Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var. Resullullah (s.a) Efendimiz,-Bu seslenen kimdir bilir misiniz?-En iyi bilen ALLAH ve Resuludur.- O, lain iblistir. Şeytandır Allahın laneti onun üzerine olsun.Hz. Ömer :-Ya Resullullah, bana izin veriniz onu öldüreyim.- Dur ya Ömer, biliyomusun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir... Öldürmeyi bırak. Kapıyı onaaçın gelsin... O buraya gelmek için emir almıştır. Diyeceklerini anlamaya çalışınız. Size anlatacaklarını iyidinleyiniz.Kapı açıldı...Bir ihtiyar. Şaşı. Aynı zamanda köse. Çenesinde altı veya yedi kadar kıl sallanıyor. At kılı gibi. Gözleriyukarı doğru açılmış. Kafası, büyük bir fil kafası gibi. Dudakları da, bir manda dudağına benziyordu.Sonra, şöyle bir selam verdi ;-Selam ya Muhammed; selam size ey cemaat-i müslimin.-Selam Allahındır ya lain. Bir iş için geldiğini duydum; nedir o iş?-Benim buraya gelişim kendi arzumla olmadı. Mecburen geldim.-Nedir o mecburiyetin ?-İzzet sahibi Rabbın katından bana bir melek geldi. Ve dedi ki;"Allah-ü Taâlâ sana emir veriyor: Muhammede gideceksin. Ama düşük ve zelil bir halde. Tevazu ile.Ona gideceksin ve ademoğullarını nasıl kandırdığını anlatacaksın. Onları nasıl aldattığını söyleyeceksinbir bir ona. Sonra o sana ne sorarsa doğrusunu diyeceksin."
  • 13. Sonra ... Allah-ü Taâlâ buyurdu ki :"Söylediklerine bir yalan katarsan, doğruyu söylemezsen... seni kül ederim; rüzgara savurur...Düşmanlarının önünde, seni rüsvay ederim."İşte ... böyle; ya Muhammed, o emir üzerine sana geldim. Arzu ettiğini bana sor.Halk Arasında En Çok SevmedikleriBundan sona Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle sordu :-Madem ki, sözlerinde doğru olacaksın. O halde bana anlat: Halk arasında en çok sevmediğin kimdir ?Şeytan şu cevabı verdi :-Sensin ya Muhammed. Allah ın yarattıkları arasında senden daha çok sevmediğim kimse yoktur. Sonrasenin gibi kim olabilirki?-Benden sonra, en çok kimlere buğuzlusun ve sevmezsin?.-Müttaki bir gence ki ... varlığını Allah yoluna vermiştir.-Sonra kimi sevmezsin?-Kendisini sabırlı bildiğim şüpheli işlerden sakınan alimi ...-Sonra ?-Temizlik işinde... yıkadığı yerleri üç defa yıkamayı adet eden kimseyi.-Sonra ?-Sabırlı olan bir fakiri ki ; ihtiyacını kimseye anlatmaz... Halinden şikayet etmez.-Peki, bu fakirin sabırlı olduğunu nerden bilirsin ?-Ya Muhammed, ihtiyacını kendi gibi birine açmaz. Her kim ihtiyacını kendi gibi birine üç gün üst üsteanlatırsa, Allah onu sabredenlerden yazmaz.-Sonra kim ?-Şükreden zengin.-Peki, ama zenginin şükreden olduğunu nasıl anlarsın ?-Onu görürsem ki , aldığını helal yoldan alıyor ve mahalline harcıyor. Bilirim ki: şükreden bir zengindir.
  • 14. İbadet Esnasında Şeytanın HaliResullullah (s.a.) Efendimiz bu defa mevzuu değiştirdi ve ona başka bir sual sordu :-Peki, ümmetim namaza kalkınca, senin halin nice olur?-Ya Muhammed, beni bir sıtma tutar. Titrerim.-Neden böyle olursun; ya lain ?-Çünkü bir kul, Allah için secde edince bir derece yükselir.- Peki ya oruç tuttukları zaman nasıl olursun ?-O zaman da bağlanırım. Taa, onlar iftar edinceye kadar.-Peki ya hac yaptıkları zaman nasıl olursun ?-O zaman da çıldırırım.-Peki, ya Kuran okudukları zaman nasıl olursun ?-O zaman da, eririm. Tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi eririm.-Peki ya sadaka verdikleri zaman halin nasıldır ?-Ha, işte.. o zaman halim pek yaman olur. Sanki sadaka veren, bir testere alır eline, ve beni ikiye böler.-Neden öyle testere ile ikiye biçilirsin, ya Ebamürre ?- Çünkü sadakada dört güzellik vardır. Şöyle ki ;1-Allah-ü Teala, sadaka verenin malına bereket ihsan eyler.2-O, sadaka veren kimseyi halkına sevdirir.3-Allah-ü Teala, onun verdiği sadakayı , cehennemle arasında bir perde yapar.4-Allah-ü Teala, belayı sıkıntıyı ve ahları ondan defeder
  • 15. Şeytan Kimi Azdıramıyor?Resullullah (s.a.) Efendimiz, yukarıdaki soruları sorduktan ve şeytanın verdiği cevaplar kısmen bittiktensonra, şöyle buyurdu:- Ümmetime saadet ihsan eden; Allaha hamd olsun.Resullullah (s.a.) Efendimiz in o cümlesini duyan lain iblis şöyle dedi :- Ümmetin saadeti nerede? Ben, o belli vakte kadar diri kaldıkça, sen ümmetin için nasıl ferah duyarsın?..Ben, onların kan mecralarına girerim. Etlerine karışırım. Ama onlar, benim bu halimi göremez vebilemezler. Beni yaradan ve baas gününe kadar bana mühlet veren Allaha yemin ederim ki: Onlarıntümünü azdırırım. Cahillerini ve alimlerini... Ümmilerini ve okumuşlarını... Facirlerini ve abidlerini ..Hasılı, bunların hiçbiri elimden kurtulamaz. Fakat, Allahın halis kullarını... Evet, bunları azdıramam.Bunun üzerine Resullullah (s.a.) Efendimiz sordu :-Sana göre ihlas sahibi olan muhlis kullar kimlerdir ?-Bilmez misin? ya Muhammed, Bir kimseyi görürsem ki; dirhemini dinarını sevmez; övülmekten,medhedilmekten hoşlanmaz.. bilirim ki o : ihlâs sahibidir... Hemen onu bırakır kaçarım.Ya Muhammed, bilmez misin? Benim yetmiş bin tane çocuğum var. Bunların her birini bir başka yeretayin etmişimdir. Sonra o her çocuğumla birlikte yine yetmiş bin tane şeytan vardır. Onların bir kısmınıulemaya gönderdim. Bir kısmını gençlere yolladım. Bir kısmını da ihtiyar kadınlara musallat ettim.Gençlere gelince, aramızda hiçbir anlaşmazlık yoktur. Onlarla gayet iyi geçiniriz. Çocuklara gelince...onlarla da, bizimkiler istedikleri gibi birlikte oynarlar. Bizimkilerin bir kısmını da abidlerin başına dertettim. Bir kısmını da zahidlerin. Onlar bunların yanına girer; halden hale sokarlar. İşte... böylece,onlardan ihlası alırım. Onlar bu halleri ile yaptıkları ibadeti, ihlassız yaparlar gayrı .. Ama , bu hallerinfarkında olmazlar.
  • 16. Kötü Huylardan İstifade EdişiYALAN- Bilmez misin ya Muhammed, yalan bendendir ve ilk yalan söyleyen de benim. Her kim yalan söylerse ...o benim dostumdur. Her kim yalan yere yemin ederse ... o da benim sevgilimdir. Bilmez misin yaMuhammed , ben Ademe ve Havvaya yalan yere Allah adına and içtim.GIYBET - KOĞUCULUK-Gıybet ve koğuculuğa gelince .... Onlarda benim meyvelerimdir ve şenliğimdir.NİKAH ÜZERİNE YEMİN ETMEK-Her kim talak üzerine yemin ederse ... günahkar olacağından endişe edilir. İsterse bir defa olsun ..İsterse doğru şey üzerine olsun. Her kim talakı ağzına alırsa .. taaa.. hakikati belli oluncaya kadar karısıona haram olur. Onlar bu halleri ile kıyamete kadar meydana getirecekleri çocuklar hep zina çocuğu olur.Ağza alınan o talak kelimesi yüzünden hepsi cehenneme girer.Namaz ve Şeytan- Ya Muhammed, o her ne zaman ki, namaza kalkmak ister; tutarım .Ona vesvese veririm. Derim ki: "henüz vakti var. Sende meşgulsün. Hele şimdilik işine bak sonra kılarsın."Böylece o: Vaktinin dışında namazını kılar. Şayet o kimse beni mağlup ederse; ona insan şeytanlarındanbirini yollarım... Böylece onu vaktinde namaz kılmaktan alıkoyar.
  • 17. O, bunda da beni mağlup ederse; bu sefer onun hesabını namazında görmeye bakarım. O namazıniçinde iken; sağa bak, sola bak derim. O da bakar. O ki böyle yaptı. Yüzünü okşar alnından öperim.Bundan sonra ona: Sen ebedi yaramaz bi iş yaptın. Derim ve böylece onun huzurunu bozarım. Sendebilirsin ki ya Muhammed, her kim namazda , sağa ve sola çokça bakarsa , Allah onun namazını kabuletmez.Bunda da ona mağlup olursam. Yalnız başına namaz kıldığında yanına giderim. Ve ona; çabuk çabukkılmasını emrederim. O da, başlar; namazını çabuk çabuk kılmaya.Bu işi yaptırmakta da ona başarı kazanamazsam bu sefer, cemaatle namaz kılarken onun yanınavarırım. Orada başına bir gem takarım. Başını imamdan evvel secdeden ve rüküdan kaldırırım.İmamdan evvel de secde ve rüku yaptırırım. İşte o böyle yaptığı için, kıyamet günü, Allah onun başınıeşek başına çevirir.O kimse bunda da beni yener ise. Bu defa, ona namazda parmaklarını çıtlatmasını emrederim. Böyleceo beni tesbih edenlerden olur. Ama bu işi ona namaz içinde yaptırmaya muvaffak olursam.Bunda da mağlup olursam, bu sefer ona tekrar giderim. Namaz içinde iken burnuna üflerim. Benüfleyince, o esnemeye başlar. Şayet o, bu esneme esnasında elini ağzına kapamazsa; onun içine küçükbir şeytan girer, dünya hırsını ve dünyevi bağlarını çoğaltır. İşte bundan sonra o kimse, hep bize itaateder. Sözümüzü dinler. Dediklerimizi yapar.Sonra şöyle dedi :-Ya Muhammed, eğer bu sözlerime yalan kattımsa, Allah tan dile beni kül eylesin.İblis bundan sonra konuşmalarına devam etti ve şöyle dedi :-Ya Muhammed, sen ümmetin için ferah mı duyuyorsun ? Halbuki ben onların altı da birini dinindençıkardım.
  • 18. Şeytanın ArkadaşlarıBundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ona, yani İblise aşağıdaki şekilde kısa kısa bazı sorular sordu. Oda bunlara cevap verdi :-Oturma arkadaşın kim ?-Faiz yiyen.-Dostun kim ?-Zina eden.-Yatak arkadaşın kim ?- Sarhoş-Misafirin kim ?-Hırsız.-Elçin kim ?-Sihirbazlar.-Sevgilin kim ?-Cuma namazını bırakanlar.-Senin cismini ne eritir ?-Tevbe edenlerin tevbesi.-Ciğerini ne parçalar?-Allaha yapılan bol bol istiğfar.-Yüzünü ne buruşturur ?-Gizli sadaka.-Gözlerini kör eden nedir ?-Gece namazı.-Başını eğdiren nedir ?-Çokça kılınan cemaatle namaz.
  • 19. Şeytanın Allahtan Talepleri 1. Allahtan diledim ki, beni ademoğullarının malına ve evladına ortak eyle. Bu ortaklık talebimi yerine getirdi.• Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim, faiz ve haram karışan yemeklerden yerim. Şeytandan Allaha sığınılmayan malın da ortağıyım.• Cinsi münasebet anında; Allaha şeytandan sığınmayan kimse ile birlikte hanımı ile birleşirim. Ve o her birleşmeden hasıl olan çocuk, bize itaat eder. Sözümüzü dinler.• Her kim hayvana binerken, helal yola gitmeyi değil de, aksini isteyerek binerse, bende onunla beraber binerim. Yol arkadaşı ve binek arkadaşı olurum. 2. Allah-ü Tealadan diledim ki : Bana bir ev ver .. Bu dilediğim üzerine hamamları bana ev olarak verdi. 3 .Diledim ki bana bir mescid ver. Pazar yerlerini bana mescid yaptı. 4. Benim için bir okuma kitabı vermesini istedim. Şiirleri bana okuma kitabı olarak verdi. 5. İstedim ki; bir ezan vere, Mezmurları verdi. 6. Diledim ki; bana bir yatak arkadaşı ver.. Sarhoşları verdi. 7. Diledim ki; bana yardımcılar ver... Bunun içinde kaderiye mensuplarını verdi. 8. İstedim ki; bana kardeşler ver... Mallarını boş yere israf edenleri verdi. Bir de dünya eğlenceleri yoluna para harcayanları.
  • 20. Bundan sonrasını İblis şöyle anlattı :Benim bir oğlum vardır. Adı: ATEMEdir. Bir kul, yatsı namazını kılmadan uyursa gider; onun kulağınabevleder. Eğer böyle olmasaydı; imkan yok, insanlar namazlarını eda etmeden uyuyamazlardı.Benim bir oğlum daha vardır ki; onun adı da MÜTEKAZİ dir. Bunun vazifesi de ; yapılan gizli amelleriyaymaya çalışmaktır. Mesela bir kul , gizli bir taat işlerse .. ve bu yaptığını da gizlemeye çalışırsaMÜTEKAZİ onu dürter. En sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa çıkarmaya muvaffak olur.Böylece ; Allah-ü Teala onun yüz sevabından doksan dokuzunu imha eder.Sonra .. Benim bir oğlum daha vardır . Onun adı da KÜHAYL dir. Bunun işi de, insanların gözlerinisürmelemektir. Bilhassa, ulema meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu sürme onların gözüne çekildi mi ,uyuklamaya başlarlar.Seber: O, musibetlerin arkadaşıdır. Musibet anında azabı çağırmaya, yakaları yırtmaya,yanakları yumruklamaya ve cahiliyet adetlerinin icrasına insanı teşvik etmektedir.Aver: O, zinanın arkadaşıdır. Zinayı emreder ve insana güzel gösterir.Mısvet: O, yalanın arkadaşıdır.Dasim: O, insanın yanında ailesini ayıplar, onu ailesine karşı kışkırtır.Zelembur: O, çarşı ve pazarların arkadaşıdır, oraları idare etmektedir. Ondan dolayıdır kialışverişle uğraşanlar durmadan zulümden şikayet etmektedirler ve başkalarına zulüm yapmaktadırlar.Namazın şeytanına Hınzeb , Abdestin şeytanına Velhan denir .
  • 21. Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz, İblise şöyle buyurdu :-Ya Ebamürre, acaba senin bir tevbe etmen ve Allah a dönmen mümkün değil mi ? Cennete girmenekefil olurum.Bunun üzerine İblis şöyle dedi :-Ya Resullullah, iş verilen hükme göre oldu. Karar yazan kalemde kurudu. Kıyamete kadar olacak işlerolacaktır. Seni peygamberlerin efendisi kılan, cennetin ehlinin hatibi eyleyen ve seni halkı içinden seçenve halkı arasında bir gözde yapan, beni de şakilerin efendisi kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyenAllahtır. Ve O: bütün eksik sıfatlardan münezzehtir.Ve İblis cümlelerini şöyle tamamladı :-İşte bu söylediklerim sana son sözümdür. Ve bütün söylediklerimi de doğru dedim.İblisin İman Eden Oğlu Oldu mu?İblisin oğlu "Hame" Peygamberimize (sav) erişmiş ve kendisine gelerek iman etmiştir. Bu cinni,Efendimizin ashabı arasına girmiş bulunmaktadır. ("Hame bin İblis" )Şeytan Başka Cin Başkamıdır?Şeytan ile cin yaratıldıkları madde itibariyle birbirinden ayrı birer varlık değildirler. aralarındaki farksadece iman edip etmemeleriyle olmaktadır.
  • 22. İÇ DÜŞÜNCENİN KAYNAKLARI BAKIMINDAN KISIMLARI• Doğrudan Allah tarafından kalbe atılan düşüncedir.Bunlara hatır/çağrı denir• İnsanın yapısına uygun olarak doğan düşünceler ki bunlara heva-i nefis denir• İlhamcının çağrısı sonucu oluşan düşünceler ki bunlara ilham denir.• Şeytanın daveti sonucu oluşan düşünceler ki bunlara vesvese denir.
  • 23. HAVATIRIN ÇEŞİTLERİ• Allah tarafından doğrudan kalbe atılan düşünceler bazen bağlılığı arttırmak ve ikram için hayır yönünde olur. Bazen imtihan amacıyla ve insanın zorluklara dayanıklı hale gelmesini sağlamak için şer cihetinden olur.• İlhamcı tarafından gelen düşünceler sadece hayır ve iyilikten ibarettir. Çünkü o nasihatçi ve yol göstericidir ve sadece bu niyetle gelir.• Şeytan tarafından gelen düşüncelerde ise ancak şer, kötülük, ayağını kaydırma ve saptırmak için olur. Bazen hile nedeni ile hayırmış gibi gözükebilir.• Nefis tarafından gelen düşüncelerde kötülük amaçlarlar. Bazen iyiliği ister gibi görünmeleri ise sadece hile sebebi iledir. İYİ VE KÖTÜ HAVATIRIN FARKI : Kalbe gelen düşüncelerin çeşitlerini bildikten sonra bilmemiz gereken 3 önemli konu var.• Kalbe gelen düşüncenin kaynağı hayır mı şer mi?• Kalbe doğan şer düşünce bir imtihan için Allah tarafından mı yoksa şeytandan mı ? Bunları birbirinden nasıl ayırt edeceğiz.• Kalbe doğan hayır düşüncenin kaynağı nedir? Doğrudan Allah tarafından mı? İlhamcıdan mı? Yoksa bir hile gereği ile şeytandan mı? Yoksa nefsin bir taktiği mi?Birinci fark : Kalbe gelen düşüncelerin hayır mı şer mi olduğunu anlamak için şu 3 ölçüden biri ile tartmalısın• 1.ölçü : Kalbe gelen düşünce Eğer dinin hükümlerine uygun ise hayır, değil ise şerdir.• 2.ölçü : Birinci ölçü ile anlaşılmaz ise daha önce yaşamış olan Müslümanların ahlakları ile karşılaştır. Eğer uygun düşerse hayır, düşmüyorsa şerdir.• 3. ölçü : Bununla da anlaşılmaz ise o düşünceyi nefsine arz et. Eğer nefsin bir korku ve tehdit nedeni ile değil de yapısı gereği o düşünceden nefret ediyorsa bil ki O, hayırlıdır. Tersi ise şerdir. Zira, nefis yapısı gereği kötülüğü emredicidir.
  • 24. İkinci Fark : Kalbe doğan bir düşüncenin şeytandan mı, nefisten mi yoksa Allah tarafından mı olduğunu bilmek için şu yollara başvurmalısın :• 1. Yol : O düşünce belli bir hal üzerinde kararlı şekilde duruyor ise ya Allahtan ya da nefisten gelmektedir. Eğer tereddütlü ise şeytandandır.• 2. Yol : Kalbe doğan kötü düşünce işlediğin bir günahın peşinden gelmiş ise Allah’tandır. İşlediğin günahın kötülüğü olarak gelmiştir. Kötü düşünceler, işlediğin bir günahtan sonra değil de doğrudan kalbine doğuyor ise bil ki o şeytandandır. Çoğunlukla böyle olur. Çünkü şeytan sürekli şekilde kötülüğe çağırıcıdır.• 3. Yol : Kalbe doğan düşünceler, Allahı’ zikretmekle zayıflayıp azalmıyorsa bil ki onlar nefistendir. Eğer Allahı andıkça zayıflayıp azalıyorsa şeytandandır. Çünkü şeytan insanın kalbi üzerinde oturur, Allah’ı zikrettiği zaman kaçar, gaflete düştüğü zaman da vesvesesi ile birlikte geri gelir.Üçüncü Fark : Kalbe doğan düşüncelerin Allah’tan mı ilhamcı melekten mi olduğunu anlamak için şu iki yola başvurulur• Eğer güçlü ve kararlı ise Allah’tandır. Şayet tereddütlü ise melektendir. Çünkü melek nasihatçi gibidir, seninle her yere gider ve her zaman seninle beraberdir. Yapacağını, ilgi göstereceğini umarak sana sürekli şekilde nasihat eder.• Hayırlı düşünce senin bir gayretin ve ibadetin sonucunda doğmuş ise Allah’tandır. Hayırlı düşünce bir sebep yokken kendiliğinden geliyorsa melektendir.

×