Your SlideShare is downloading. ×
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Thanks for flagging this SlideShare!

Oops! An error has occurred.

×
Saving this for later? Get the SlideShare app to save on your phone or tablet. Read anywhere, anytime – even offline.
Text the download link to your phone
Standard text messaging rates apply

haftalik dusunce ozgurlugu bulteni_13.06.07_23

81

Published on

Her yer Taksim, her yer direniş …

Her yer Taksim, her yer direniş
Taksim Dayanışması, hükümete taleplerini iletti
Bülent Arınç özür diledi, ama…
Kızılay’da polis eylemcilere saldırdı
Grevdeki KESK Gezi Parkı'nda
Polis, kask numarasını saklıyor
“Twitter yoksa, demokrasi de yok!”

Konuk Çapulcular: Aralarında Madonna’nın da bulunduğu birçok sanatçının protestolarına Pussy Riot, Roger Waters, Patty Smith ve Prof. Noam Chomsky de katıldı.

Gözaltı haklarını öğrenmeleri için, çocuklara çağrı yapıldı
Savcı, Füsun Erdoğan'a ağırlaştırılmış müebbet istedi

Published in: News & Politics
0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total Views
81
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
0
Actions
Shares
0
Downloads
2
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

Report content
Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
No notes for slide

Transcript

  • 1. Düşün, düşün... Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni (Sayı 23/13, 7 Mayıs 2013) Her yer Taksim, her yer direniş İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’nın yerine tarihi topçu kışlasının kopyasının yeniden yapılarak bir alışveriş merkezi halinde kullanılması projesine karşı çıkan, ayrıca kesilecek ağaçları da kurtarmak isteyen Taksimlilerin oluşturduğu Taksim Platformu, bu projeyi engellemek üzere bir süredir parkta nöbet tutuyordu. Polisin 30 Mayıs sabahı yaptığı ani baskınla, orantısız güç, basınçlı su ve biber gazı kullanarak dağıttığı, ardından direnişçilerin çadırlarını yaktığı duyulduğunda önce onbinlerce genç Taksime koşmuş, gene polisin biber gazlı saldırısıyla karşılaşmıştı. Bu günden başlayarak, geçtiğimiz hafta boyunca olaylar dinmedikten başka, başta Ankara ve İzmir olmak üzere yurdun her köşesine yayıldı. Sadece iki günde 3.400 kişi gözaltına alındı ama tamamına yakını sonradan bırakıldı. 1.800’den çok protestocu, 200’den fazla polis yaralandı. Çıktığı Kuzey Afrika gezisinde protestocuları ‘3-5 çapulcu’ olarak niteleyen ve daha beter kızgınlığa neden olan Erdoğan’ın yokluğunda Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Yardımcısı Arınç, TBMM Başkanı Çiçek ve İstanbul Belediye Başkanı Topbaş yatıştırıcı mesajlarla gerilimi düşürmeye çalıştılar. Önce polis Taksim’den çekildi ve insanlar hem meydana, hem de parka doldular. Ardından parktaki hayat şenliğe dönüştü. Her sabah jimnastik, yoga ve çöp temizliğiyle başlayan gün ziyaretlerle sürüyor. Her görüşteki insanlar, futbol takımı taraftarları, ateistler, dindarlar, ilk kez bu kadar farklı gruplar yanyana gelebiliyor, kandilde dualar da okunuyor, namazlar da kılınıyor.
  • 2. Başbakan Erdoğan 6 Ağustos gecesi yurda döndü ve havaalanında taraftarlarınca coşku ile karşılandı. Diğer Ak Parti yöneticilerinin yatıştırıcı tavırlarının aksine Erdoğan gene sert bir konuşma ile göstericileri vandallıkla suçladı, gösterilere hemen son verilmesini istedi; Taksim’e topçu kışlası ve cami yapmaktan vazgeçmeyeceğini tekrarladı. Olaylar ve tepkilerle ilgili ayrıntıları aşağıdaki haberlerde izleyeceksiniz: NELER OLDU? Taksim Dayanışması, hükümete taleplerini iletti Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile görüşen ve Gezi Parkı direnişinin başından beri sürecin içinde yer alan 'Taksim Dayanışması' hükümet ve kamuoyuna seslenen bildiri yayımladı. Bildiride; Gezi Parkı'na müdahalenin “özel hayatlara müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı, gösterilerin de iktidarın bu tutumuna karşı verilmiş büyük bir toplumsal tepki olduğu belirtildi. Taksim Dayanışması, Gezi Parkı'nda Topçu Kışlası ya da başka bir isimle herhangi bir yapılaşma olmayacağının resmen açıklanmasını, gösterilerdeki şiddetten sorumlu olan yetkililerin istifa etmesini ve yargılanmasını ve gözaltındaki herkesin serbest bırakılarak haklarında hiçbir işlem yapılmamasını da içeren 6 temel talepte bulundu. Taleplerin ayrıntıları için: http://is.gd/ZhQzKr
  • 3. Bülent Arınç özür diledi, ama… Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 6 Haziran'da düzenlediği basın toplantısında, vatandaşlardan özür dileyerek, “O ilk olayda çevre duyarlılığıyla hareket edenlere karşı yapılan aşırı şiddet gösterisi yanlıştır, o insanlarımızdan özür diliyorum. Ama sokaklarda tahribat yapanlara özür borcumuz olduğunu düşünmüyorum” dedi. Arınç, şunları söyledi: “Polisimiz tarafından aşırı tedbir, haklı olarak tepki topladı. Bununla ilgili incelemeler de başladı. Son beş gündür polis sağduyu içinde bu milletin bir evladı olarak son derece hassas bir konumda. İllegal örgütlerin kışkırtma eylemlerine karşı polisimiz, yasalar çerçevesinde görevini yerine getirdi ve getirmeye devam edecek.”   Kızılay’da polis eylemcilere saldırdı Ankara Direnişi geçtiğimiz çarşamba günü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yaptığı basın toplantısının ardından şenlik havasında ilerlerken, yine polis saldırısı ile karşılaştı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) verdiği bilgiye göre 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasındaki Ulusal Kanal Ankara temsilcisi Mustafa Kaya ile kameraman Serkan Bayraktar serbest bırakıldı.
  • 4. Grevdeki KESK Gezi Parkı'nda Tüm ülkede işyerlerinde grev başlatan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) yüzlerce üyesiyle Gezi Parkı’na geldi. Taksim Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında, Türkiye’de toplumsal mücadeleler tarihine yeni sayfaların eklendiği belirtildi, iktidarın “en sağlam kayaya, halka tosladığı” ifade edildi. Bir haftadır halka biber gazı ile saldırı emrini veren İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nün görevden alınması ve gözaltına alınanlar ile tutuklananların serbest bırakılması talep edildi. Polis, kask numarasını saklıyor Ankara’daki çevik kuvvet polisi, suç işleyen polislerin tespiti için kasklara konulan sicil numaralarını bantla ya da keçeli kalemle gizliyor. Bu sicil numaraları, şiddet uygulayarak suç işleyen polis memurlarının tespiti için konulmuştu. Polisin numaraları gizlemesi, basın toplantısı gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a gazeteciler tarafından üç kez soruldu. Arınç, konuyla ilgili bilgisinin olmadığını söyledi.
  • 5. “Twitter yoksa, demokrasi de yok!” Gezi Parkı protestolarıyla ilgili olarak İzmir’de 38 kişinin Twitter’dan ilettikleri mesajlar nedeniyle gözaltına alınmasının yankıları sürüyor. Konuyla ilgili olarak, bilişim hukukçuları Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak bir açıklama yaparak, gözaltıların ve açılan soruşturmaların hem antidemokratik hem de uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğunu vurgulayarak, demokrasi için sosyal medyanın önemine dikkat çekti. Açıklamaya buradan okuyabilirsiniz: http://is.gd/aZ9Dox TEPKİLER Olaylara yurt içinden ve dışından sayısız tepki yağdı. *** İstanbullular 31 Mayıs’tan bu yana süren Gezi Parkı direnişini görmezden gelen ana akım medyayı protesto etti. Yaklaşık iki bin kişi, Maslak’taki NTV stüdyolarının bulunduğu Doğuş Power Center önünde toplanarak, “Satılmış medya istemiyoruz” sloganı attı. Günlerce, direnişin kritik anlarında, ilgili haberleri yayımlamayan NTV ise, bina önündeki protestoyu “NTV önünde toplanan göstericiler medyanın tavrını protesto ediyor” şeklinde canlı yayında verdi. *** 13 sinema kurumu Gezi Parkı direnişinin yaygın medyada yer bulmamasını kınayarak yayın kuruluşlarını tarafsız haber ilkelerini gözeten bir yayın yapmaya, demokratik ve
  • 6. özgür bir medya oluşumuna katkıda bulunmaya çağırdı. Açıklamanın devamı için: http://is.gd/476TPo *** Türk Psikiyatri Derneği (TPD), Gezi parkı kapsamında yapılan polis müdahalesine karşı, uyarı bülteni yayımladı. “Hükümetler, adil şekilde yönetmeyi vadettikleri insanlarının taleplerini, tıpkı biz psikiyatristler gibi dinlemeli, dertlerini anlamaya çalışmalıdır. Kendisine yükselen itirazları biber gazları ve tazyikli sularla bastıramaz, kendi vatandaşlarına ölümcül şekillerde saldıramaz!” Açıklama metninin devamı için: http://is.gd/TxJloO *** Editörler Platformu, onuncu gününe giren Gezi Parkı direnişi için bir bildiri yayımladı. Bildiride şu mesajlar aktarıldı: … Özgürce yaşamak isteyen insanlar kukla değildir. Kimse yaşama iradesini, yeryüzündeki en temel özgürlük olan nefes alma özgürlüğünü denetim altına alamaz. … Toplumlar “yaşanacak yer” kurarlar, “ölünecek yer” değil... İnsan da ağaç gibi direndikçe güzeldir… *** Ahmet Altan ödülünü Gezi direnişçilerine adadı. Yayıncılar Birliği'nin Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü bu yıl, yazar Ahmet Altan, yayıncı Gökhan Bulut ve kitapçı Nuran Sivri'ye verildi. Ahmet Altan ödülünü Gezi Parkı direnişçilerine adadı. Törende, kamuoyunda basın özgürlüğünün kullanılmasının sembolü olan birçok davada Sadece yurt içinden değil, yurt dışından da çok sayıda tepki ulaştı. *** ABD ve Avrupa Birliği olaylardan duydukları endişeleri diplomatik dille de olsa oldukça açık dile getirdiler. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Gezi Parkı protestolarına müdahale eden polislerin aşırı güç kullandığı yönündeki haberlerden dolayı ABD'nin kaygılı olduğunu belirterek, Türkiye'deki tüm taraflara provokasyondan kaçınma çağrısı yaptı. Kerry, barışçıl gösterilerin ifade özgürlüklerini desteklediğini söyledi. Güç kullanımıyla ilgili kapsamlı bir soruşturma yapılacağını ümit ettiğini dile getiren Kerry, “ABD, barışçıl gösteriler de dahil, ifade özgürlüğü hakkını savunuyor” dedi. *** Amnesty International, Human Rights Watch ve FIDH, hemen hemen aynı içerikteki bildirileriyle polis şiddetini kınadılar, ifade, toplantı ve gösteri yapma özgürlüklerinin çiğnendiğini, halkın kendi çevresiyle ilgili kararlarda söz sahibi olmasının, demokrasinin kaçınılmaz gereği olduğunu vurguladılar. Taleplerin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz: http://is.gd/b8PyWT *** Slavoj Zijek ve Antonio Negri'nin de aralarında olduğu çok sayıda filozof, direnişe yönelik polis şiddetine karşı MonoKL dergisinin başlattığı imza kampanyasına destek verdi. Kampanyanın metninde polis şiddetinin durması ve uluslararası kuruluşların ve dünyada demokrasi savunan herkesin, Türkiye hükümetinden hesap sorması istendi. Çağrı Metnini Destekleyen ve İmzalayan Filozoflar: Slavoj Zizek, Jean-Luc Nancy, Antonio Negri, Jacques Ranciere, Jacques-Alain Miller, Gianni Vattimo, Bernard Stiegler, Etienne Balibar, Judith Butler, Wendy Brown, Sara Ahmed, Jacob Rogozinski, François David Sebbah, Rene Major, Jelica Sumic Riha, Frederic Neyrat, Simon Critchley, Jodi Dean, Peter Hallward,
  • 7. Marco Assennato, Ian James, Gerard Bensussan, Michael Taussig, Guillaume Sibertin Blanc. *** Konuk Çapulcular: Aralarında Madonna’nın da bulunduğu birçok sanatçının protestolarına Pussy Riot, Roger Waters, Patty Smith ve Prof. Noam Chomsky de katıldı ve Gezi Direnişi’ne destek verdi. Video ile yayımlanan mesajda, Chomsky “Ben de ‘çapulcuyum’, dayanışmadayım” (I am also ‘çapulcu’ in solidarity) yazılı döviz önünde, Türkçe olarak “Her yer Taksim, her yer direniş” dedi. İzlemek için: http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=eCwLfhwRHdQ ... ve dünya dönüyor... Gözaltı haklarını öğrenmeleri için, çocuklara çağrı yapıldı Gündem Çocuk Derneği, Türkiye’nin her yerinde yaşanan protestolarda yetişkinlerin protesto haklarını görmezden gelenlerin, çocukları da dikkate almadıklarını belirtti. Dernek, 18 yaş altındakilerin, gözaltına alındıkları takdirde çocuk olmaktan kaynaklı haklarını kullanmaları için dikkat etmeleri gereken noktaları hatırlattı. Gündem Çocuk Derneği’nin bilgilerine göre, Ankara’da 46 çocuk gözaltına alındı. Bir kısmı avukatların çabalarıyla serbest bırakıldı. Bir çocuk gözaltına alındığı polis otobüsünde şiddete uğradı, burnu kırıldı.
  • 8. Savcı, Füsun Erdoğan'a ağırlaştırılmış müebbet istedi Yedi yıldır tutuklu yargılanan gazeteci Füsun Erdoğan, bir kez daha İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısındaydı. Savcı, Özgür Radyo eski Yayın Koordinatörü ve bianet yazarı Füsun Erdoğan ve diğer 12 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis, diğer sanıkların da, 7 yıl 6 ay ile 45 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılmalarını istedi. Erdoğan’ın avukatı; duruşmada sanıklara söz verilmediğini, kendisinin savunma yaptığını belirtti. Sanıklar için tutukluluğun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 24 Ekim’de. ************************************************************************* Not: İfade özgürlüğü ile ilgili olaylara ilişkin haberleri takip edebilir ve haftalık bültene ulaşabilirsiniz: http://www.antenna-tr.org/sites.aspx?SiteID=21

×