Kule Vinç Sektör Raporu 2009

7,168
-1

Published on

Türkiye'de Kule Vinç Sekötrü Pazar Raporu çalışması

Published in: Business
1 Comment
1 Like
Statistics
Notes
  • Hizli firsat!

    Biz uluslararasi islem iyi güvenilir, güvenilir. Bu firsati kaçirmayin lütfen, buraya gelecek 2014 yili dogru yatirim baslatmak için bir firsattir. % 100 emin ol daha fazla bilgi için e-posta MMV (vandamariana111@gmail.com) Sen garanti. Banka havalesi için çevrimiçi banka çok hizli ve güvenligidir, önümüzdeki 2014 yili dogru yatirim için bu firsati kaçirmayin. (Bir kelime bilge için yeterlidir)

    Eger tarim için bir kredi ihtiyacim var mi? Is için kredi? yapimi için kredi? Yatirim kredisi? Ögrenci kredi? Borç konsolidasyonu kredi? Bu bir firsattir, kullanimi ve yeni bir hayata baslamak. Daha fazla bilgi (mrsvandamariana@yahoo.co.uk) için e-posta MMV.

    Allah lonca tüm.

    M.M.V LTD.
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here
No Downloads
Views
Total Views
7,168
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
5
Actions
Shares
0
Downloads
185
Comments
1
Likes
1
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Kule Vinç Sektör Raporu 2009

  1. 1. Hülya Nigar Aksu Bozkurt
  2. 2. İÇERİK <ul><li>DURUM ANALİZİ </li></ul><ul><li>-Küresel Kriz Öncesi Dünyada ve Türkiye’de İnşaat Sektöründe Durum ve Beklentiler </li></ul><ul><li>-Küresel Kriz Öncesi Dünyada ve Türkiye’de İşe İnşaat Makineleri Sektöründe Durum ve Beklentiler </li></ul><ul><li>-Küresel Krizle Birlikte Dünyada ve Türkiye’de İnşaat Sektöründe Durum ve Beklentiler </li></ul><ul><li>-Küresel Krizle Birlikte Dünyada ve Türkiye’de İşe İnşaat Makineleri Sektöründe Durum ve Beklentiler </li></ul><ul><li>PAZAR ANALİZİ </li></ul><ul><li>-Dünya da Kule Vinç Pazarı </li></ul><ul><li>-Türkiye’de Kule Vinç Pazarı </li></ul><ul><li>-Kamu Yatırımlarının Pazara Etkisi </li></ul><ul><li>RAKİP ANALİZİ </li></ul><ul><li>ÜRÜN ANALİZİ </li></ul><ul><li>FİYAT ANALİZİ </li></ul><ul><li>SWOT ANALİZİ </li></ul><ul><li>MÜŞTERİ ANALİZİ </li></ul><ul><ul><ul><li>-Hedef Kitle 1-2 </li></ul></ul></ul><ul><li>ENTEGRE PAZARLAMA İLETİŞİMİ </li></ul><ul><ul><ul><li>-İletişimde Temel Yaklaşımlar </li></ul></ul></ul><ul><ul><ul><li>-Pazarlama Stratejileri </li></ul></ul></ul>
  3. 3. <ul><ul><ul><li>Foto By Michael Kenna </li></ul></ul></ul>
  4. 4.
  5. 5.
  6. 6. Dünyada İnşaat <ul><li>Dünya inşaat sektörü 1997-2006 yılları arasında inişli çıkışlı bir görünüm sergilemiştir. 1999 yılındaki hızlı büyümeden sonra, 2000 yılında inşaat sektörü yüzde 6 küçülmüş ve hacmi 3,6 trilyon dolardan 3,4 trilyon dolara gerilemiştir. Bu durum 2001 ve 2002 yıllarında devam etmiş ve pazarın büyüklüğü 3 trilyon dolara kadar düşmüştür. 2003 yılında az da olsa toparlanmaya başlayan sektörünün önümüzdeki yıllarda daha olumlu bir performans sergileyeceği tahmin ediliyordu. </li></ul><ul><li>Dünya inşaat sektöründeki yaklaşık 3 trilyon dolarlık üretimin yüzde 72’si dünya ekonomisine de yön veren ilk on ülkede gerçekleşmiştir.. Üç büyük ülke ABD, Japonya ve Almanya’nın 2000–2002 arasında yaşadığı durgunluk sektörü olumsuz yönde etkilerken, 2003 yılından itibaren Amerika ve Almanya ekonomileri büyüme işaretleri göstermiş, aynı dönemde Japonya’nın hala durgunlukta bulunması, yaşadığı finansal krizlerin etkilerinden tam anlamıyla kurtulamamış olan Güney Amerika ülkeleri ve Afrika kıtasındaki politik istikrarsızlık dünya inşaat sektörünün gelişme hızını da olumsuz etkilemiştir. </li></ul><ul><li>Dünyanın muhtelif bölgelerinde, inşaat sektörünün hızlı bir büyüme potansiyeli olduğuna dair güçlü işaretler bulunurken , “Global Insight” dergisinin 2003 raporuna göre, dünya ekonomisindeki inşaat yatırımlarının 2004 – 2012 döneminde yıllık ortalama yüzde 5 büyümesi beklenirken , ülkeler arasında en hızlı büyüme beklenen ülkeler Çin ve Hindistan olarak görünüyor. Bu ülkelerde 2004 – 2012 döneminde beklenen ortalama büyüme oranları sırasıyla yüzde 7.9 ve yüzde 9.2’dir. Çin’de büyüyen iş hacmi ve şehirlere artacak göç sonucu hem altyapı ve sınaî yatırımları, hem de konut yatırımlarının hızlı büyüme göstermesi bekleniyor. </li></ul><ul><li>  </li></ul>
  7. 7. <ul><li>European Builders Confederation’un raporuna göre 2006 yılında inşaat sektörü iyi bir performans gösterdi. Euro-zon için yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 4,6, 25 Avrupa ülkesi için ise yüzde 3,9 olmuştur. Daimi üyeler yüksek oranlı büyüme gösterirken, özellikle yeni üye ülkeler Lituanya, Slovakya, Estonya, Letonya, yüzde 10’u aşan büyüme göstermiş, bu dönemde Yunanistan, Portekiz, Slovenya, Belçika durgunluk gözlenen ülkeler arasında yer almıştır. </li></ul><ul><li>AB’de inşaat, bir trilyon euro tutarında cirosu olan büyük bir sektör konumundadır. Avrupa GSYİH’ sının yüzde 10’undan fazlasını oluşturmakta ve 12 milyon kişiye iş yaratmaktadır. Sektörün kaynak kullanımı hammadde ve su kaynakları itibariyle toplam kullanımın yüzde 40’ına karşılık gelmektedir.   </li></ul><ul><li>Avrupa vatandaşları için önem taşıyan sürdürülebilir gelişmenin başarılmasında “inşaat” merkezi konuma sahip bir sektör olarak kabul edilmektedir. </li></ul>
  8. 8. Türkiye de İnşaat <ul><li>Cumhuriyet dönemindeki gelişim sürecinde inşaat alanında ilk önemli adımlar 1920’li yıllarda, ileride başkent olacak Ankara’da başlamıştır. Ankara’da tüm, zorluklara, ulaşım ve malzeme yetersizliğine rağmen çevrenin geleneksel yapı tarzına uygun bir imar faaliyetine girilmiştir. Kullanılan malzemeler ahşap, kerpiç, kaba yontma taş gibi ilkel malzemelerdi, bunlar bile yeterli düzeyde sağlanamıyordu. </li></ul><ul><li>  Ülkemizde Cumhuriyetle birlikte hızlı ve planlı kalkınma için sanayi, tarım ve ulaşım alanlarında yatırımlara verilen önem, Türk İnşaat Sanayinin temelini atmıştır. </li></ul><ul><li>  Bu dönemin ilk inşaat faaliyetleri, ulaşım sektöründeki yol inşaatlarında görülmektedir. Ancak yetişmiş teknik eleman yetersizliği, çalışmaların bir süre yabancı firma, uzman ve müşavirliğinde yürümesine neden olmuştur. </li></ul><ul><li>  Cumhuriyet döneminin başlangıcından 1950'li hatta 1960'lı yıllara kadar, inşaat sektöründe en büyük ağırlık altyapı ve bayındırlık inşaatlarındadır. Bu süre içinde söz konusu inşaat alanlarında dönem dönem büyük gerçekleşmeler görülmüştür. Yine bu dönemde DSİ, T.C. Karayolları gibi teknik gücü bünyesinde toplayan büyük çapta, devlet desteği ile yatırımlar yapan teşkilatlar kurulmuş ve bunların yaptığı yatırımlar inşaat sektörüne bir ivme kazandırmıştır. Bu hız 1960'lı yıllara kadar etkinliğini sürdürmüştür. </li></ul>
  9. 9. <ul><li>60'lı yıllarda yatırımlarının hacmi oldukça büyük olan DSİ de , 1970'li yıllarda yetişmiş teknik işgücünün özel kesime kaymasıyla oldukça önemli bir teknik eleman açığı ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan bu yıllarda özel kesimin faaliyet alanını sanayi kesimine kaydırması ve yatırımların yaygınlaşması sonucunda fabrika tipi bina yapımında artış olmuş, bu da yapım teknolojisinde prefabrikasyon sisteminin gelişmesini sağlanmıştır. </li></ul><ul><li>Ülkemizde sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan sosyo-ekonomik değişimler, kentleşme olgusu ve kentlere göçün hızlanması, inşaat sektöründe konut yapımcılığına önemli bir boyut kazandırmıştır. Ancak planlı bir üretime geçişe imkan bulamadan ortaya çıkan bu gereksinimin denetimsiz bir biçimde karşılanması, konut üretiminde karlılığı tek amaç haline getirmiş, kentlerde plansız ve kalitesiz konut üretimleri yaygınlaşmıştır. Bu olumsuz görünüme rağmen konut üretiminin bu dönemde ülkemiz ekonomisine, istihdam ve yatırım olarak büyük katkılarda bulunduğu da bir gerçektir. </li></ul><ul><li>  Bu arada olumlu bir gelişme, ticari ve sosyal yapı niteliğinde çok katlı bina yapımında görülmüştür.  </li></ul><ul><li>Gelişme sürecinde olan ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal değişim, kentleşme ve konut sorunlarının sürekli olarak yeniden tanımlanması, yeni politika ve çözüm önerileri geliştirilmesini gerekli kılmaktadır . </li></ul><ul><li>  </li></ul>
  10. 10. <ul><li>Ülkemizde konut sorununun gelişimine baktığımızda, Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından bu yana geçen seksen beş yıllık zaman içinde, değişik zamanlarda konut sorununun değişik yönlerinin önem kazanmış olduğunu görüyoruz. 1923 yılından 1950 yılına kadar, nüfus ve kentleşme hızı yavaştır. Ankara dışındaki diğer yerlerde, konut sorunu yoktur. Ülke tek parti yönetiminde olup konut sunum biçimleri çeşitlenmemiştir. </li></ul><ul><li>1950 yılından sonra kentleşme hızı yükselmeye başlamış, konut sunum biçimleri ve kurumsal yapılar, kentleşme hızının gerektirdiği konut gereksinimini karşılayamaz duruma gelmiştir. Soruna, içine girilen çok partili dönemde siyasi görüşlerle çözüm aranmış, 1958 yılında İmar İskan Bakanlığı kurulduktan sonra konut ve kentleşme bu bakanlığın sorumluluğuna verilmiştir . </li></ul><ul><li>1965 yılından sonra yap-satçı üretim ve gecekondu üretimi hız kazanmıştır. Bu sunum biçimleri, yüksek yoğunluklu ve önemli sorunları olan kentler doğurmuştur. Konut sorunu büyümüş, 1970'li yıllarda yavaş yavaş toplu konut türü sunum biçimleri ortaya çıkmaya başlamış ancak, bunlar kurumsallaşamamıştır ve kooperatifler en önemli konut üreticisi durumuna gelmiştir. 198O’li yıllarda Türkiye'nin yalnızca kentleşme alanında değil, toplumsal yaşamın her alanında da dönüşüm yaşadığı yıllar olmuştur. Türkiye, 1950'lerin yarısından sonra sürdürmekte olduğu iç pazara dayalı büyümeyi önce kalkınma modelini bırakarak, dışa dönük kalkınma modeline geçirmiş kaynaklarını uluslararası rekabet kurallarına göre dış piyasalara üretim yapabilen sektörlere aktarmaya başlamıştır. Konut ve kentleşme konusunda 1950‘li, yılların ortalarında ortaya çıkan kimi kurumlar, ya biçim değiştirmiş ya da uyum sağlayamayıp yok olmuştur. </li></ul>
  11. 11. <ul><li>1980'lerde Türkiye, bir yandan önceki dönemlerden devreden kentleşme ve konut sorunlarına, bir yandan da yeni dönemin sorunlarına çözüm bulmaya çalışmıştır. 1980'den sonraki dönemde kentsel alanlarda yaşanan değişimlerden birisi, gecekondulaşmanın değişen niteliğidir. Kullanıcıların başkalarının arsaları üzerinde kendi emekleri ile ürettikleri gecekonduların yerini, kullanımcı dışındaki gruplarca üretilen çok katlı yapılaşma almıştır. Ayrıca, kentlerin imarlı kesimlerinde de benzer gelişmeler yaşanmış, orta ve üst gelir gruplarına yönelik seçeneklerin, kooperatiflerin konut üretimindeki payı artmıştır. Bunun nedeni de Toplu Konut İdaresi'nin kooperatiflere açtığı kredilerdir. Kooperatiflerin üretimden aldığı payın artması, arsa gereksinimini artırmış ve kent dışından arsa alarak konut üretimini buralarda yapmalarına yol açmıştır. Ayrıca konut üretiminin kent dışına taşınmasında Emlak Bankası ve Toplu Konut İdaresi uygulamalarının da etkisi olmuştur. Bu oluşumların sonucu daha büyük kent parçalarının açılmasını gerektiren toplu konut türü gelişmeler, egemen olmaya başlamıştır. </li></ul><ul><li>Ülkemizde, Cumhuriyetin ilanından sonra farklı dönemlerde değişik boyutlarda hissedilen konut sorunu, özellikle yüksek nüfus artışı, hızlı ve sağlıksız kentleşme sonucunda giderek artmıştır. </li></ul>
  12. 12. <ul><li>Türkiye’de inşaat sektörü 1980’li yıllarda ciddi bir gelişim göstermiştir. 1978 yılında sabit fiyatlarla inşaat sektörü yüzde 15,5 oranında küçülme göstermiş, 1979 yılında ise hızlı yükseliş trendine girerek yüzde 0,6 oranında büyümüştür. 1980 yılında gerek yurtiçinde gerek yurtdışında çok hızlı bir büyüme yaşayan sektör de , 1980 yılında büyüme yüzde 8,7 olurken 1982 yılında yüzde 9,3 küçülen sektör, 1983 de tekrar rekor bir artış ile yüzde 17,4 oranında yükselmiştir. </li></ul><ul><li>1980’li yıllarda gerçekleşen altyapı yatırımlarındaki hızlı artışın dönem sonunda ivme kaybetmesi ve faizlerin serbest hale gelmesine yol açan liberalizasyon sürecinin başlamasıyla , sektörün büyüme trendi 1988 yılından sonra yavaşlamıştır.. Yüksek faizler inşaatçının finansman maliyetini arttırırken, gayrimenkule olan talebin düşmesine neden olmuş ve sonuç itibariyle inşaat sektörü 1988 yılını yüzde 5,4 oranında küçülme ile kapatmıştır. </li></ul><ul><li>  1993–2003 döneminde Türk ekonomisi yüzde 26,13 oranında büyürken inşaat, ana sektörler arasında küçülen tek sektör olarak yüzde 22,4 küçülmüştür. İnşaat sektörünün GSYİH içindeki doğrudan payı 1994’de yüzde 6,7, 2003 yılında yüzde 4’e; aynı tarihte tarım dışı istihdamda yüzde 10 olan payı ise yüzde 7’ye gerilemiştir. Bunun en önemli nedenlerinin başında yüksek faiz ve döviz kurları nedeniyle bireysel tasarrufların konut yatırımları yerine kamu kâğıtlarına yönelmesi ve kamu inşaat sektörü yatırımlarındaki düşüştür. Konut sektörü 2004 yılından itibaren canlanmaya başlamış 2005’in ilk yarısında inşaat ruhsatlarındaki artış oranı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %40 yükselmiştir. </li></ul>
  13. 13. 1994-2007 Döneminde GSMH, İnşaat Sektörü Büyüme Oranları GSMH‘ da ki Artış* % İnşaat Sektöründeki Artış*% 1994 -6,1 -2 1995 8 -4,7 1996 7,1 5,8 1997 8,3 5 1998 3,9 0,7 1999 -6,1 -12,5 2000 6,3 4,4 2001 -9,5 -5,5 2002 7,9 -5,6 2003 5,9 -9 2004 9,9 4,6 2005 7,6 21,5 2006 6,0 19,4 2007** 4,0 11,5
  14. 14.     İnşaat Sektörünün Toplam Gayri Safi Milli Hasıla İçerisindeki Payı* Bin YTL *1987 Fiyatlarıyla GSMH Yüzde Değişimler **Dokuz Aylık Gelişme Hızları Kaynak: DPT Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler Yıllar İnşaat Sektörü Toplam GSMH İnşaat Sektörü/ GSMH 1994 6.144 91.733 6,70% 1995 5.857 99.028 5,91% 1996 6.200 106.080 5,84% 1997 6.511 114.874 5,67% 1998 6.560 119.303 5,50% 1999 5.739 112.044 5,12% 2000 5.991 119.144 5,03% 2001 5.662 107.783 5,25% 2002 5.346 116.338 4,60% 2003 4.866 123.165 3,95% 2004 5.091 135.308 3,76 % 2005 6.189 145.651 4,24% 2006 7 .389 154 .342 4,80 % 2007** 6 072 120 915 5,00 %
  15. 15. <ul><li> Yukarıdaki tablolardan da görüleceği üzere inşaat sektörü ekonomideki gelişmeleri geriden takip ettiği için uzun yıllar küçülme göstermiştir. Ekonomik krizlerin derinden etkilediği sektör inşaat sektörü olmuştur. </li></ul><ul><li>  2004-2007 yılları arasında ise inşaat sektörü; rakamsal veriler üzerinde büyümeyi sırtlayan sektör olmuştur. Açıklanan rakamlar ile sektör yüksek oranlı büyümeler göstermiştir. </li></ul><ul><li>  Sektörün 2004’deki büyümesi %4,6; 2005 yılında %21,5 olmuştur. 2006 yılında ise sektör yaklaşık yüzde 20 oranında büyümüştür. Son üç yıldaki büyüme oranları yüksek olmasına rağmen 1993–2003 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde %22,4‘lük bir küçülme ile adeta dibe vurmuş olan inşaat sektörünün kayıplarını hala telafi edemediğini gözden kaçırmamak gerekir. Sonuçta sektörün 2006 ve 2007 verilerine göre GSMH itibariyle mevcut büyüklüğü (sabit fiyatlarla) 1995’in gerisindedir. Diğer sektörlerle kıyaslandığında inşaat bu durumda olan tek sektördür. </li></ul><ul><li>  2004 ve 2005 yıllarında kaydedilen büyümenin nedenleri uzun vadeli düşük faizli konut kredilerinin yanı sıra, faiz oranları ile enflasyonun düşük seviyelerde seyretmesine bağlı olarak bireysel tasarrufların yeniden konut yatırımlarına yönelmiş olmasıdır. Ayrıca yapım teknikleri nedeniyle eleştirilse de Ulaştırma Projeleri yatırımları içerisinde yer alan Bölünmüş Yollar projesi için yapılan yatırımlar inşaat sektörünü canlandırmıştır. Sektör 2006 ve 2007 yıllarında da yüksek oranlı büyümesini sürdürmüştür. </li></ul><ul><li>  </li></ul>
  16. 16. Yapı Kullanma İzin Belgesi, Ocak- Eylül Ayları Toplamı Yıllar Bir Önceki Yılın İlk Dokuz Ayına Göre Değişim Oranı (%) Bina Sayısı Yüzölçümü (m²) Değer (YTL) Daire sayısı 2007 50 797 40 438 336 19 207 575 004 210 207 2006 48 234 36 386 511 15 699 403 773 189 679 2005 41 071 32 264 789 11 671 022 274 156 255 2007 5,3 10,2 22,3 10,8 2006 17,4 13,7 34,5 21,4
  17. 17. Konut Yatırımları  Yapı Ruhsatı, Ocak- Eylül Ayları Toplamı Yıllar Bir Önceki Yılın İlk Dokuz Ayına Göre Değişim Oranı (%) Bina Sayısı Yüzölçümü (m²) Değer (YTL) Daire sayısı 2007 74 740 88 796 594 44 072 957 472 419 083 2006 84 385 88 977 971 40 054 055 946 438 054 2005 76 159 69 970 795 26 319 979 327 360 676 2007 -11,4 -0,2 10,0 -4,3 2006 10,8 27,2 52,2 21,5
  18. 18.   Toplu Konut İdaresi Yatırımları <ul><li>  TOKİ Ağustos 2007 itibari ile 884 şantiyede 279.136 konuta ulaşmıştır. Üretilen konutların </li></ul><ul><li>232.968’i sosyal konut niteliğindedir. 150.000 konut sosyal donatıları ve çevre düzenlemeleri ile </li></ul><ul><li>birlikte bitme aşamasına gelmiş görünüyor. Sosyal Konutların; 135.013’ü dar ve orta gelir </li></ul><ul><li>grubuna, 59.873’ü alt gelir grubu ve yoksullara yönelik, 28.029’u gecekondu dönüşüm, 7.660’ı </li></ul><ul><li>afet konutları, 2.393’ü (26 köyde) tarım/köy uygulamaları kapsamında yapılıyor. </li></ul><ul><li>Bu kapsamda, 279.136 konutla birlikte; 351 Okul (ilköğretim, lise, anaokulu), 60 Spor Salonu, </li></ul><ul><li>36 Kütüphane,11 Hastane , 260 Ticaret Merkezi, 66 Sağlık Ocağı, 220 Cami inşaatı ile  yatırım </li></ul><ul><li>maliyeti (KDV dahil) yaklaşık 17 milyar YTL olan 1.700 ayrı ihale gerçekleştirdi. </li></ul><ul><li>Satışa sunulan 265.187 konuttan 237.291’i satıldı. </li></ul><ul><li>Bu projelerle birlikte doğrudan ve dolaylı olmak üzere 800.000 kişilik istihdam sağlandı.. </li></ul><ul><li>Gelir paylaşımı projeleriyle birlikte toplam yatırım bedeli 10,5 milyar YTL olan projelerin, </li></ul><ul><li>7 milyar YTL hakediş ödemesi yapıldı ve yapımı başlatılan 279.000 konut; yaklaşık, </li></ul><ul><li>36 milyon m² inşaat alanında 1.780 kule vinç kullanımı gerçekleşti. </li></ul><ul><li>  </li></ul>
  19. 19.
  20. 20. İnşaat Makineleri Sektörün de Dünyada Durum <ul><li>İleri, gelişmiş ülkelerde hidrolik santrallerin tamamlanmış olması, çelik, çimento, kağıt </li></ul><ul><li>imalatı gibi konularda büyümeyi geri kalmış olan ülkelere bırakmış olmaları (doyma </li></ul><ul><li>noktası ve çevre kirliliği ve üretim hacminin düşüklüğü) sonucu büyük, tavan vinci türü vinç </li></ul><ul><li>yapımının kendi pazarları için değeri kalmamış görünüyor. </li></ul><ul><li>Küçük monoray vinçleri ve elektrikli-zincirli ceraskalları, hemen pek çok ülke </li></ul><ul><li>kendisi imal ediyor ancak kule vinçler gibi çok özel makineler, karlılık, satış sonrası hizmet </li></ul><ul><li>süreleri, yedek parça getirisi gibi sebeplerden ötürü dünya pazarına hitap etmek üzere gelişmiş </li></ul><ul><li>yapımcılara gidiyor. </li></ul><ul><li>Esasen Avrupa’da sayıları çok azalan, birçoğu firma evliliği yolu ile birleşmiş olan büyük ve </li></ul><ul><li>gelişmiş markalar ve daha yoğun olarak , mekanik-hidrolik-elektrik ve ileri teknoloji içeren büyük </li></ul><ul><li>kapasiteli mobil hidrolik vinçler, kule vinçleri, liman vinçleri, konteynır vinçleri, petrol platformları </li></ul><ul><li>gibi konulara yönelmiş bulunuyorlar. </li></ul><ul><li>Gelişmekte olan ülkelerdeki komple çelikhane, santral tesislerini alarak veya işi alan </li></ul><ul><li>müesseselerle konsorsiyum kurarak kredili iştirak suretiyle (uygun fiyat uygulayarak) vinç v.s </li></ul><ul><li>yapımını sürdürüyorlar. Hatta çok defa taşınması zor çelik yapı gövde aksamı yerli veya 3. ülke </li></ul><ul><li>(Doğu Bloğu Ülkeleri gibi) ucuz yapımcılara imal ettirerek, emek yoğun kısımlara iyi fiyat </li></ul><ul><li>uygulamak imkanı sağlıyorlar. Böylece araba, dişli kutuları, elektrik motorları, frenleri, kumanda </li></ul><ul><li>mekanizmalarını pazarlıyorlar. </li></ul><ul><li>. </li></ul>
  21. 21.
  22. 22. Türkiye’de İnşaat Makineleri Sektöründe Durum <ul><li>Türkiye’de inşaat makineleri sektöründe faaliyet gösteren bazı firmalar Almanya, Pakistan, Suudi </li></ul><ul><li>Arabistan gibi ülkelere taşeron olarak veya akreditif karşılığı sipariş esasında, vinç ekipmanları (araba, </li></ul><ul><li>köprü tahrik, elektrik kumanda tertibatı gibi) ihracatını deneme fırsatı bulmuş ancak hedef pazarlarda </li></ul><ul><li>Yerleşik devamlı temsilci veya tescilli bürosu olmayan ihracatçılar , kolay çözülemeyen pek çok </li></ul><ul><li>Problemle karşı karşıya kalmıştır. </li></ul><ul><li>Büyük vinçlerde, projesi dahil ihale alma şansı yok mertebesindedir. </li></ul><ul><li>Stok yapılabilecek küçük vinçler veya kamyon üstü vinç ünitelerinde uygun fiyat halinde Pazar </li></ul><ul><li>bulunabilir ise de, bunun için sürekli ve ciddi reklam, tanıtım, satış zincirinin tesisi gibi, henüz sektörün </li></ul><ul><li>yüklenemeyeceği etkinliklere gerek vardır. </li></ul><ul><li>- VII Plan döneminde beklenenlere göre durumun karşılaştırılması halinde ise: </li></ul><ul><li>• Türk Cumhuriyetlerinde yatırım veya pazar imkanı oluşmamıştır </li></ul><ul><li>• Devam eden iş daralması sonucu; </li></ul><ul><li>-Yenileme ve büyüme yatırımları görülememiştir, </li></ul><ul><li>-İstihdamda düşüş ve taşeron kullanma devam etmiştir, </li></ul><ul><li>-ISO 9000 çalışmalarının cazibesi hissedilmemiştir ve bu konuda yeni gelişme olmamıştır. </li></ul>
  23. 23. Kapasite Kullanımı <ul><li>Bu sektördeki yapımcıların genellikle en az ikinci bir büyük iş konusu olmasına rağmen % 50-60 </li></ul><ul><li>düzeyindedir. </li></ul><ul><li>• Bir çok (kendin yap-Kendin işlet) hidrolik santral işi içerisindeki mekanik teçhizat </li></ul><ul><li>(Türkiye’de yapılmakta olan) ve vinçler de yine kredi kapsamında olduğu için yurtdışından </li></ul><ul><li>gelmiştir, </li></ul><ul><li>• Özelleştirme gerçekleşen kuruluşlarda beklenen yatırım, yenileme veya gelişme görülmemiştir. </li></ul><ul><li>- VII Plan döneminde gerçekleşen bazı gelişmeler: </li></ul><ul><li>• Erdemir’ in kapasite artırma ve gelişme programı uygulaması, bu sektörün konusundaki belli </li></ul><ul><li>başlı sürükleyici ve idame ettirici neden olmuştur, </li></ul><ul><li>• Müessese, büyük pota, çelikhane, haddehane, sevk hol ve TOKİ sahası en önemli vinçlerini yerli </li></ul><ul><li>ihale açmak suretiyle çok uygun fiyatlarla mal etmiştir. </li></ul><ul><li>Çok sıkı ve detaylı şartnamelerle, kademesiz hız kontrolü, PLC kontrol, programlı vinçler, en seçme </li></ul><ul><li>elektrik malzemesi, en iyi hammadde çelik kullanımı ve projesi dahil (proje onayı şartı ile) yerli </li></ul><ul><li>firmalara imal ettirilmiş, denemeleri-performans testleri yapılarak kabullerinde kontrolü </li></ul><ul><li>sağlamıştır. </li></ul><ul><li>Bu vinçlere bağlı bir çok teçhizat; bobin yakalayıcı hidrolik, magnetik üniteler, özel kıskaçlı ekipmanlar, pota ve </li></ul><ul><li>bobin v.s taşıyan transfer arabaları, bir çok haddehane techizatını yurt içerisinden sağlamayı başarı ile </li></ul><ul><li>uygulamıştır. Araç üstü hidrolik vinç kullanımında alışkanlık gelişmesine paralel bir artış izlenmektedir. Böylece </li></ul><ul><li>çok pahalı ithal malı mobil vinçlere alternatif bir ürün gelişmektedir. </li></ul>
  24. 24. Türkiye’de İş Makineleri Sektöründe İmalat <ul><li>Yaklaşık 65 yıllık tamamen yatırma yönelik faaliyet gösteren, iş makineleri ve inşaat ekipmanları </li></ul><ul><li>sektöründe 550 firma bulunuyor. Bu firmaların 100 e yakını imalatçı olarak görünüyor. </li></ul><ul><li>15’i AB Üyesi 50’ye yakın Ülkeye ihracat yapan sektörün 9.500’ü imalat sektöründe olmak üzere </li></ul><ul><li>toplam 14.000 civarında çalışanı görünen sektör Türkiye ekonomisinin %2 sini oluşturuyor.. </li></ul><ul><li>2005 yılı itibari ile 500 milyon USD ihracat, 1,6 Milyar USD’ ye yakın yatırım, ortalama 3,2 Milyar </li></ul><ul><li>USD’ye yakın yıllık ciro gerçekleştiriyor. Dünya makineleri pazarı büyüklüğü (yeni/sıfır makine </li></ul><ul><li>satışı) ortalama yıllık 65 Milyar USD, topyekûn Pazar ise 110 milyar USD’nin üzerinde </li></ul><ul><li>ölçümleniyor. </li></ul><ul><li>Türkiye de üretilen iş makinelerinin (Beko-loder, ekskavatörler, yükleyiciler ve forkliftler) </li></ul><ul><li>ortalama % 31’i ihraç ediliyor, tüm imalatın ortalama ülke talebini karşılama oranı ise % 70. </li></ul><ul><li>Yurtiçinde toplamda 220 civarında yan sanayi firması ile toplam 14.000 kişiye istihdam </li></ul><ul><li>sağlayarak ülke ekonomisine bu yönde de katkıda bulunuyor.Yerli imalatçı kapasite kullanım </li></ul><ul><li>oranı, % 58,8’e ulaşıyor. Türkiye İş Makineleri sektörü büyüklük ve satış adetleri olarak 2002 </li></ul><ul><li>yılında Avrupa’da 16. sırada iken 2005 yılı itibari ile Avrupa’nın 6.büyük pazarı konumuna </li></ul><ul><li>gelmiştir. Sektör öncüleri ; ekonomik istikrarın devam etmesi ile her geçen gün yapılan yeni </li></ul><ul><li>yatırımlar, üretim ve artan ticaret hacmi sonucu 3 yıl içerisinde Avrupa’nın 5.büyük,10 yıl </li></ul><ul><li>içerisinde ise ilk 3 büyük ülkesi arasına girmeyi hedefliyor. </li></ul>
  25. 25. Ülkelerin Ekonomik gelişimini gösteren en büyük faktörlerden biri “İş Makineleri Sektörü” <ul><li>Ülkelerin ekonomik ve sosyal alanda kalkınmasını sağlamak için yapılması zorunlu olan yol, su, </li></ul><ul><li>elektrik, baraj, köprü, iletişim ağları, sınai ve evsel atıklar için alt yapı ve bütün bu alt yapı üzerine </li></ul><ul><li>kurulacak yerleşim alanları ve bu alanlar içinde bulunan sosyal hizmet ve sanayi yapıları, </li></ul><ul><li>ekonomik girdi sağlayacak yer altı ve yer üstü madenlerinin işlenmesi, taşınması vb. daha birçok </li></ul><ul><li>işlerin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ancak iş makineleri ile mümkün olmaktadır. Dolayısıyla, </li></ul><ul><li>bir ülkenin ekonomik ve sosyal yönden kalkınmışlığı, sahip olduğu iş makinelerinin sayı ve </li></ul><ul><li>niteliğine bakılarak görülebilir. Bu bağlamda; ülkemizde ekonomik ve sosyal refahın bir türlü </li></ul><ul><li>çağdaş düzeye erişememesinin bir nedeni de sahip olduğumuz iş makinelerinin türü, sayısı ve </li></ul><ul><li>kalitesindeki yetersizliktir denilebilir. Sahip olduğumuz iş makinelerinin; sayı olarak gelişmiş </li></ul><ul><li>ülkelerin 1/5’ i kadar ve nitelik olarak %60 dan fazlasının ömürlerini tamamlamış olması bu </li></ul><ul><li>alandaki geri kalmışlığımızın bir göstergesidir. </li></ul>
  26. 26. Kaldırma makinaları imal eden yerli kuruluşlar <ul><li>• ASMAŞ A.Ş. İzmir </li></ul><ul><li>• Bülbüloğlu Vinç San. Ankara </li></ul><ul><li>• Cesan A.Ş. İstanbul </li></ul><ul><li>• Gökay Makine San Afyon </li></ul><ul><li>• Güralp Vinç Mak.Ltd. İzmir </li></ul><ul><li>• Işık Makine A.Ş. Ankara </li></ul><ul><li>• Kümsan A.Ş. İstanbul </li></ul><ul><li>• Özarar A.Ş. İstanbul </li></ul><ul><li>• Rona Makine A.Ş. Ankara </li></ul><ul><li>• STFA Vinç Ltd. İstanbul </li></ul><ul><li>• Vinçsan İstanbul </li></ul>
  27. 27. Türkiye’de Kule Vinç İmalatı <ul><li>Türkiye’de günümüzde kule vinç imalatı yapan tek firma, Panel Makine olarak görünüyor. 1990 yılından bu güne betonarme tünel kalıplar, prefabrik ve iskele sistemleri üreten Panel Makine 2007 yılında kule vinç yapmaya başladı. Üretimini yaptığı diğer ürünlerini 12 ülkeye ihraç eden Ankaralı firma kule vinçlerini de yurtdışına satmayı hedefliyor. </li></ul><ul><li>İlk üretilen kule vinç maksimum 8 ton kapasiteli 60 metre bom uzunluğunda ve serbest yüksekliği 49 metre olan “Panel MRA 6015” . Referanslarına baktığımız da 3 şantiye de kullanıldığını görüyoruz. Panel Makine; Maksimum kapasitesi 6-10-12 ton olan kule vinç üretim planlamasını tamamladığını ve kendi kendine kurulabilen 8 tonluk kule vinç üretim çalışmalarını da sürdürdüğünü ifade ediyor. Cezayir, Dubai, Suriye, Almanya ve Rusya’da temsilcilikleri bulunan Panel Makine, üretiminin yüzde 80’ini ihraç ediyor. 30 milyon Euro’luk cirosu görünen firma yıl sonuna kadar 40 milyon Avro’ya çıkarmayı ve yüzde 50 büyümeyi hedefliyor. Ankara Sarayköy’de 25 dönüm arsa üzerinde 4 bin 200 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren fabrikaya 5 milyon Euro daha yatırım planı var. </li></ul>
  28. 28. Bu Topraklardan Kule Vinç Markası Çıkar mı? <ul><li>İş makineleri konusunda özellikle inşaat sektöründe beko-loder, ekskavatörler, yükleyiciler ve forkliftler, diğer sektörlerde ise tekstil, konfeksiyon, ambalaj, ekmek makineleri gibi imalatlar yapan iş makineleri sektöründen bir kule vinç markası neden çıkmıyor? </li></ul><ul><li>AB ülkeleri ve ABD ye baktığımızda özellikle kule vinç gibi özellikli makinelerin dünya devi sayılabilecek firmalar tarafından üretildiğini hatta güç birliği yapmak ve rekabeti azaltmak adına firma evliliklerinin yapıldığını görüyoruz. Bu evlilikler yapılırken hedef ülkelerdeki distribütör gücü, satış rakamları, teknik servis yeterliliği gibi konular da çok ön planda oluyor. </li></ul><ul><li>Türkiye de iş makineleri sektörün de ise imalat yapan firmalara baktığımızda ağırlıklı orta ölçekli ve atölye- fabrika arası yapılanmalar görüyoruz. Güç birliği bir yana firma içindeki ortaklıkların zamanla bittiğini ve yeni bir imalatçı doğduğuna çok sık tanık oluyoruz. </li></ul><ul><li>İmalat yapan firmaların hedefinde her zaman avantajlarından ötürü ihracat var. Ancak üretmek ihraç etmek için, hele böylesi iş makinelerinde asla yeterli olamıyor. Yurt dışında makine satmak için, ihalelere girmek, büyük projelerde yer almak gerekiyor.İhalelere girebilmek için o ülkeden banka teminat mektubunu almanız şart. Oysa hedef ülkelerde ticari bir organizasyonunuz yoksa herhangi bir bankadan teminat mektubu almanız da mümkün olamıyor. </li></ul><ul><li>Özellikle kule vinç gibi özellikli ürünlerde, sadece temsilcilik, şube gibi ticari yapılanma yeterli olamıyor. Alıcı yedek parça temininde geçecek süreye ve teknik servis desteğine yani marka gücüne bakarak ürün satın alma kararı veriyor. Oysa imalatçılarımızın yurt içinde bile satış sonrası hizmetleri ile ilgili bir çalışmalarının olmadığını görüyoruz. </li></ul>
  29. 29. <ul><li>Kule vinç markası olmayı, çeliği işlemek ve gelişmiş ülkelerden motor aksamı ithal etmek olarak gören yerli imalatçılarımızın, kule vinç tasarımlarında kapasitelerine oranla son derece hantal olduklarını, sadece ticari organizasyon, yedek parça ve teknik servisi gözden kaçırmakla kalmayıp aynı zamanda nakliye giderleri konusunu da atladıklarını da görüyoruz. </li></ul><ul><li>AR-GE çalışması olmadan direk çelik işleme atölyeleri ile işe başlayan ve bir çok parçasını fason yaptıran imalatçımız, kaliteyi tutturma ve( bizde çok önem verilmese de imalatçının hedef ülkelerinde oldukça önemli olan) güvenlik ve güvenilirlik bariyerini aşmakta da oldukça zorlanıyor. </li></ul><ul><li>Tüm bunlar bir araya geldiğinde bu topraklardan dünyaya açılan bir kule vinç markası çıkarmak mümkün olamıyor. </li></ul><ul><li>Gerçek girişimcilerin Türkiye’de bu alanı fark etmeleri ve güçlü- dengeli yatırımlarla sektöre girmeleri için ciddi hükümet politikalarına ve desteğine de ihtiyaç olduğunu göz ardı edemeyiz. </li></ul><ul><li>Avrupa ve Amerikalı büyük üreticilerin küçük vinç ve makine gruplarının üretimini gelişmekte olan ülkelere itip asıl karlılığın ve devamlılığın olduğu kule vinç gibi spesifik ürünlerden gelişmekte olan ülkeleri uzak tutmaları konusuna çok fazla kafa yormaya gerek yok. Gelişmekte olan ülkelerin lokomotif sektörünün inşaat, inşaatın lokomotifinin de kule vinçler olduğunu anımsadığımızda, nasıl büyük bir pazarın Avrupa ve Amerikalı üreticilerin elinde olduğunu anlamamızda güç olmayacaktır. </li></ul>
  30. 30. YILLARA GÖRE SATILAN İŞ MAKİNALARI ZAMAN ARALIĞI YILLAR SATILAN MAKİNE 4 2005-2002 18.388 5 2002-1997 17.072 5 1997-1992 15.312 5 1992-1987 8.428 5 1987-1982 5.497 10 1982-1972 5.067 10 1972-1962 2.498 44 yılda 72.262
  31. 31. TAHMİNİ ÇALIŞIR DURUMDAKİ MAKİNE ADEDİ 2005 Almanya ( 7 yaş sınırında ) 400.000 2005 Fransa (7 yaş sınırında) 300.000 2005 İtalya (7 yaş sınırında) 290.000 2005 Türkiye (7 yaş sınırında) 26.739
  32. 32. İş Makineleri Sektörü İç Pazar Seyri <ul><li>Türkiye’nin genel yatırımlarının yaklaşık yüzde </li></ul><ul><li>ellisini karşılayan İnşaat sektörü; yatırımları ve </li></ul><ul><li>Sektörün sağladığı iş imkanı, iş gücü sayısı ve </li></ul><ul><li>Ekonomide yarattığı katma değer ile Türk </li></ul><ul><li>ekonomisinin lokomotif sektörü olarak </li></ul><ul><li>adlandırılıyor. İş makineleri ise bu sektördeki </li></ul><ul><li>firmalar için büyük öneme sahip. Genel inşaat, </li></ul><ul><li>tarım, ormancılık, endüstriyel tüm alanlarda, </li></ul><ul><li>madencilik, ağır imalat, taş/kum ve mermer </li></ul><ul><li>işleri, katı atık gibi bir çok iş kolunda kullanılan </li></ul><ul><li>iş makineleri, ülkemizin imarı ve gelişmesinde </li></ul><ul><li>önemli bir rol oynamaktadır. Tüm inşaat </li></ul><ul><li>sektörünün % 30’unu İş Makineleri sektörü </li></ul><ul><li>oluşturmaktadır. Veriler incelendiğinde </li></ul><ul><li>Türkiye ekonomisinin genel gidişi ile birebir </li></ul><ul><li>orantısı da görülebilir. </li></ul>Yıllar Genel İş Mak Satışları Artış 1990 1.300 14% 1991 1.400 %8 1992 1.421 1% 1993 3.011 112% 1994 1.238 -59% 1995 1.859 50% 1996 3.722 100% 1997 5.483 47% 1998 3.238 -41% 1999 1.410 56% 2000 4.970 252% 2001 1.971 -60% 2002 1.768 -10% 2003 2.645 50% 2004 5.275 89% 2005 8.700 65% 2006 10.500 21%
  33. 33.
  34. 34. Küresel Kriz İle Birlikte Dünya İnşaat Sektörün de Beklentiler <ul><li>ABD‘den başlayarak tüm dünyayı etkileyen kriz geniş toplumsal kesimleri daha da yoksullaştırarak dalga dalga yayılmasını sürdürüyor. </li></ul><ul><li>Mortgage Bankacıları Birliği‘nin verilerine göre, Temmuz-Eylül döneminde, ABD‘de ipotekteki evlerini kaybedenlerin oranı, tüm zamanların en yüksek oranı olan yüzde 0,78‘e ulaşmıştır. Bu oran bir önceki dönemde yüzde 0,65 olarak gerçekleşmiştir. Aynı şekilde, Mortgage ödemelerini 30 gün v e daha uzun süredir ödeyemeyen ev sahibi sayısı 1986‘dan bu yana en yüksek seviyeye çıkmış bulunuyor. </li></ul><ul><li>Bu süreçte kamu kaynakları krizden etkilenen geniş toplum kesimlerine destek amaçlı olarak kullanmak yerine, milyarlarca dolar batık banka ve finans şirketlerini kurtarmak amacıyla kullanılmıştır. Deutschebank‘ın hazırladığı rapora göre Avrupa ve ABD‘li 29 dev bankanın Mortgage krizinden zararı 2007 sonuna kadar 54.2 milyar dolar, toplamda da 391 milyar dolar olacağı yönündeydi. Bu akam 2008 Ekim ayında 1,2 trilyon $’a ulaştı. </li></ul><ul><li>7 Aralık 2007 tarihli Milliyet gazetesinde yer alan Ahu Özyurt imzalı haber tüm olacakları neredeyse 1 yıl önceden öngörüyor. Haberde; &quot;Yaz aylarından bu yana Amerikan ekonomisini kıskaca alan Mortgage krizine Beyaz Saray, büyük bankalar ve ABD Merkez Bankası (FED) ortak bir tavırla müdahale kararı aldı . ABD Başkanı George W. Bush dün yaptığı kısa açıklamayla 1.2 milyon ev sahibi adayının daha rahat bir ödeme planına kavuşacağını, 300.000 kişinin evsiz kalmaktan kurtulacağını bildirdi. </li></ul><ul><li>Plana göre, Mortgage ile ilk kez ev alanlar için beş yıllığına sabit faiz oranları kullanılabilecek. Böylelikle Mortgage alanına yatırım yapan bankalar da giriş oranları sabitleyerek kendilerini güvence altına alacak.&quot; denilmekteydi. </li></ul>
  35. 35. <ul><li>Ancak tamamen finans sektörünü rahatlatmaya yönelik bu plan tutmadı. Nitekim 09.01.2008 Tarihinde gazetelerin ekonomi sayfalarına yansıyan haberler &quot;Country Wide iflasın eşiğinde - AT&T CEO‘su halkın  telefon paralarını ödeyemediğini açıkladı. Bu durum AT&T‘nin önümüzdeki dönem karlılığını olumsuz etkileyecek dedi - Bankalar batmamak için FED‘den hala faiz indirimi istiyorlar - IMF küresel büyüme tahminini 5.2 den 4.7‘ye çekti - Poulson büyüme hızı yavaşlayacak dedi&quot; bu tespitleri doğruladı. Citigroup‘un beklenenin çok üstünde zarar açıklaması üzerine, bir çok yatırım bankası ve ABD eski Merkez Bankası Başkanı dahil ABD ekonomisinin durgunluğa girdiğini söylemek zorunda kaldılar. </li></ul><ul><li>Gayrimenkul fiyatlarının artmasına dayalı bir sistem olan Amerika'daki mortgage sistemi gayrimenkul fiyatlarını hızla yükseltti 2006 sonundan itibaren gayrimenkuller satılamamaya başladı. Piyasaya yeni alıcılar gelmeyince ev fiyatları daha fazla artamayarak , bu evlerin yeniden başka birilerine devredilme imkânını azalttı. Sonuçta ev fiyatları düşmeye başlamasıyla uzun süredir görmezden gelinen ekonomik krizi artık üzeri örtülemez hale geldi. İnsanlar aldıkları konut kredilerini ödeyemeyince, evler bankalara geçti. Konut kredilerine dayalı olarak yaratılmış menkul kıymetler, kâğıtlar, bonolar patlamaya başladı. </li></ul>
  36. 36. Kapitalist Sistemde Büyüme Yöntemi Emlak <ul><li>Ekonomik krizlerin ilk habercisi inşaat sektöründe yaşanan patlamalar ve artan gayrimenkul fiyatları. İnşaat sektörü gerek büyüme oranındaki yüksek katkısı, gerekse istihdam alanında ki geniş kaynak kapasitesi ile büyüme eğrisini yukarı çeviren ülkeler için hükümetler tarafından ne pahasına olursa olsun bakış açısıyla desteklenen sektörlerden biri. </li></ul><ul><li>ABD 1980- 1990 yıllarında da aynı yönteme başvurmuş ve emlak sektörünü şişirerek davetiye çıkardığı benzer bir ekonomik krizinden çıkışı, savaş ekonomisinde bularak “ Körfez Savaşı” nı ateşlemişti. </li></ul><ul><li>ABD’nin 2008 krizinden de yine bir savaş ekonomisi ile çıkacağı teoriler arasında. Obama’nın seçilmesinin de bu senaryonun bir parçası olduğu, kökleri Kenya’ya dayanan Obama ile ABD’nin o bölgede bir hakimiyet peşinde olduğu ve bu senaryonun uygulanabilmesi için gerekli bahanenin de Somali üzerinden yaratılacağı, gemi kaçırma olaylarının ABD’nin desteklediği bir komplo olduğu artık açıktan açığa konuşulur oldu. Açlığın pençesindeki Somali’nin yer altı zenginlikleriyle ABD için son derece değerli bir sömürge olduğunu düşünürsek, bu teori hiçte gerçekten uzak değil. </li></ul>
  37. 37. <ul><li>ABD den yayılan kriz ilk önce; ekonomisi büyük oranda ABD ye bağlı olan ve ABD li bankaların kredi alacaklarına büyük bir iştahla talip olan Avrupa’yı vurdu. Krizi ısrarla reddeden AKP ve 2001 krizinde tüm zayıf halkalarını eleyen(!) ve 2008 krizine güçlü giren bankacılık sektörümüz sayesinde Avrupa dan dalga dalga yayılan krizi henüz net olarak algılamaya başlamadık. </li></ul><ul><li>Ancak krizin sarsıntısını ilk hisseden ülkelerden biri, geliri büyük oranda petrole dayalı olan Rusya'dan yayılan dalga inşaat sektörümüzün devlerini sarsmaya başladı bile. Rusya yıllarında petrol fiyatlarının fırlaması ile 485 milyar dolar döviz rezervi ile Çin ve Japonya’nın ardından en fazla döviz rezervine sahip olan 3. ülke olmasına rağmen, rezerv zenginliğini getiren petrol fiyatlarının düşmeye başlamasıyla ve hızla özelleştirdiği bankaları ve özel şirketlerinin dış borcu 1.5 trilyonu bulunca geçirdiği sarsıntıya karşılık, önlem almaya inşaat yatırımlarından başladı. Büyük oranda Türk Müteahhitlerinin üstlendiği projelerin askıya alınması ile Türk Müteahhitleri krizden , en az yara ile çıkmanın yolunu iç pazar ve tatlı pazar olarak gördükleri Rusya ve Türki Cumhuriyetlerinde, değil yeni pazarlarda arayacaklar. </li></ul>
  38. 38. <ul><li>Bu kriz, kapitalizmin tam anlamıyla çökeceği anlamına gelmese de, sistemin kendini yeniden gözden geçireceği ve tüketimden üretime geçiş yollarını aramaya başlayacağı anlamına gelmektedir. </li></ul><ul><li>ABD ekonomisin de 2009 yılında eksi büyüme eksi enflasyon bekleniyor. ABD büyüme oranının tüm dünya ekonomisinde etkisinin %50 olduğu düşünülürse, 2009 da ekonomisi ABD dayalı olan ülkeler kadar bunun dışında kalan ülkelerde de sarsıntı büyük olacak gibi görünüyor. </li></ul><ul><li>Kapitalizm karşıtlarının bekledikleri gibi her ne kadar sosyalizm, kominizim gibi “izm”lere dönülmeyecek olsa da son küresel krizle birlikte yeni “izm”lerin ortaya çıkması hiçte utopİk görünmüyor. </li></ul>
  39. 39. TÜRKİYE'Yİ SARSAN EKONOMİK KRİZLER <ul><li>1929 : Türkiye, 1929 yılında Dünya ekonomik bunalımından etkilendi. Bu yılda ilk defa Türk parasının değeri düştü, Türkiye'nin başlıca ihracatı olan tarım ürünlerinin fiyatları Dünya piyasalarında geriledi. 1946 : İkinci Dünya Savaşı sonrasında ekonomi tüm dünyada dengesiz hale geldi, bu arada yeni ekonomik politikalara ayak uydurmak ve ihracatı artırmak için devalüasyon yapıldı. Bu da etkili olmayınca ithalattaki aşırı artışlar 1953 yılına kadar devam etti. 1954 : Türkiye'de plansız yatırımlar yapılması sebebiyle enflasyon kendini göstermeye başladı. 1956 yılında Milli Koruma Kanununun yeniden yürürlüğü konulması sonucunda fiyatlar üzerinde suni bir baskı yapıldı, fakat yine de enflasyon körüklendi. 1958 : Ekonomik istikrarı sağlamak için sıkı para ve maliye politikaları, ihracatı teşvik tedbirleri gibi bazı tedbirler alındıysa da enflasyon önlenemedi. 1960 : 27 Mayıs 1960 askeri müdahale sonrasında yeni bir Anayasa hazırlandı, DPT kuruldu, beş yıllık kalkınma planları hazırlandı. Yeni ekonomik modeller uygulandı. 1973 : Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında 1963 yılında imzalanan Ortaklık Anlaşması'nın 1 Ocak 1973 tarihinde yürürlüğe girmesi sonucu gümrük indirimleri gerçekleşti. 1973-1974 yılları arasında dört katına çıkan petrol fiyatları Türk ekonomisini olumsuz etkiledi. </li></ul>
  40. 40. <ul><li>1980 : Süleyman Demirel'in Başbakanlığı döneminde Müsteşar Turgut Özal'la birlikte 24 Ocak kararları hazırlanırken 12 Eylül müdahalesi yaşandı. Yönetime geçen Turgut Özal, 24 Ocak kararlarını tatbik etmeye başladı. 1986 : Kamu harcamalarının artması sebebiyle ekonomik dengesizlik yaşandı ve devalüasyon yapıldı. 1988 : Seçimlerden sonra kamu açıklarındaki artış ve mali piyasalarda yaşanan dalgalanmalar sonucu faizler yükseldi; döviz rezervinde azalma oldu. 4 Şubat tarihinde bir dizi ekonomik kararlar alındı. 1990 : Irak'ın Kuveyt'i işgaliyle petrol krizi yaşandı, turizm ve mali sektör olumsuz etkilendi, Birleşmiş Milletler güçlerinin Irak'a müdahalesiyle Türkiye'deki mali kriz doruğa ulaştı. 1993'de piyasalar dalgalanmaya başladı. 1994 Ocak ayında yine devalüasyon yapıldı. Türkiye IMF ile anlaşmalar yaptı. 1997 : Asya ülkelerinde yaşanan kriz, 1998 yılında Rusya'daki mali çöküşler sebebiyle Türk ekonomisi olumsuz etkilendi, 6 milyar dolar dolayında yabancı finansal yatırım Türkiye'yi terk etti, ekonomi darboğaza sürüklendi. 1999: Yüksek faiz ve iç borçlanma maliyetleri artırdı,17 Ağustos depremi yaşandı, 21 Aralık günü yeni bir ekonomik program ortaya kondu. </li></ul><ul><li>2000: 21 Kasım Salı günü bankalar arası piyasalarda başlayan kriz, üç ay sonra başlayacak Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik bunalımının habercisi oldu. 21 Kasım'da aniden ortaya çıkan şok, piyasaları alt üst etti, faizler rekor seviyeye ulaştı. 2001 : Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan gerginlik sonucu piyasalarda spekülasyonlar başladı, piyasalarda Türk lirası adeta şok oldu, bankaların toplu şekilde devlet bankalarını fonlamayı kesmeleri sonucu, devlet açıkta kaldı. Şubat ayında Türk lirası artık yok gibiydi. </li></ul>
  41. 41.
  42. 42. TOKİ’NİN YENİ PROJELERİ <ul><li>Kamuoyunda İspanya modeli olarak da adlandırılan projede, yabancılara yönelik yazlık ve tatil köyleri, Aydın, Muğla, İzmir, Bursa, Antalya, Balıkesir ve Adana’da inşa edilecek. TOKİ, bu illerde gerçekleştireceği projeler için Maliye Bakanlığından 416 adet arsa ve arazi talebinde bulundu. Maliyeden Bursa’da merkez ilçe Nilüfer’de 1, Karacabey-Kurşunlu’da ise 5 olmak üzere 6 adet, Muğla’da Milas-İsmetpaşa’da 2, Bodrum-Ortakent’de de 1 olmak üzere 3, Balıkesir’de de yine Burhaniye-Çoruk’ta 2, Edremit-Zeytinlik-Altınkum’da da 1 olmak üzere 3 arazi talep edildi. Proje kapsamında Aydın’da Kuşadası-Türkmen’de 1, Didim-Akbük’te de 9 olmak üzere 10 parça arazi isteyen TOKİ, Antalya’da ise Finike-Kale-Kordon’da 334 adet taşınmaz üzerinde villa ve tatil köyü inşaatı için Maliyeye başvurdu. TOKİ Maliyeden Çeşme’de 29, Karaburun’da ise 29 adet taşınmaz istedi. Adana’da inşa edilecek yazlık ve tatil köyü için seçilen yer Yüreğir-Köprülü olarak belirlendi ve burada da 2 parça taşınmazın devri için Maliyeye müracaat edildi. Maliye’den istenen yerlerle ilgili değerlendirme çalışmaları devam ederken, TOKİ’nin talep ettiği taşınmazların toplam büyüklüğü de 8 milyon 776 bin 550 metre kare olarak tespit edildi.   </li></ul>
  43. 43. Villa kentlerin Kurulacağı İller <ul><li>Bursa: Nilüfer-Ataevler. Bursa: Karacabey-Kurşunlu. Muğla: Bodrum-Ortakent. Muğla: Milas-İsmetpaşa. Balıkesir: Burhaniye-Çoruk. Balıkesir: Edremit-Zeytinlik/Altınkum. Adana: Yüreğir-Köprülü. Aydın: Kuşadası-Türkmen. Aydın: Didim-Akbük. Antalya: Finike-Kale/Kordon. İzmir: Çeşme-Musalla. İzmir: Çeşme-16 Eylül. İzmir: Çeşme-Dalyan. İzmir: Karaburun-İskele ve Merkez. </li></ul>
  44. 44. Gayrimenkul Sektörü ve İller İçin Öngörüler 2015 <ul><li>Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından yaptırılan &quot;Gayrimenkul Sektörü ve İller için öngörüler 2015&quot;  ve &quot;Türkiye'de Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri için Öngörüler 2015&quot; raporlarından hareketle Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Manisa, Muğla, Tekirdağ ve Trabzon illerinde gayrimenkul sektörü ve öngörüleri Konut Sektörü ve Konut Piyasaları, Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri, Turizm ve Konaklama Tesisleri ile Sanayi ve Lojistik Alanlara duyulan ihtiyaç aynı zamanda bu illerde inşaat ve inşaat makinelerine duyulacak ihtiyaç açısından değerlendirilebilir. Bu raporlara göre ; Balıkesir, Hatay, Manisa ve Tekirdağ illerinde inşaat sektöründe 2015 yılına kadar yeni yatırımlara gereksinim duyulduğu açıkça görülüyor. </li></ul>
  45. 45. Gayrimenkul Sektörü ve İller İçin Öngörüler 2015 Gayrimenkul Sektörü ve İller İçin Öngörüler 2015 Kaynak : Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Dr. Can Fuat Gürlesel İller Konut AVM Konaklama Tesisi Sanayi ve Lojistik Alanı Aydın Balıkesir Denizli Hatay K.Maraş Malatya Manisa Muğla Tekirdağ Trabzon Bursa Adana Antalya İzmir
  46. 46. Aydın <ul><li>Konut Sektörü Ve Konut Piyasaları Aydın’da kentleşme oranının 2010 yılında yüzde 57.6’ya, 2015 yılında yüzde 59’a çıkacağı, kentli hane halkı büyüklüğünün 2010 yılında 3.39 kişiye, 2015 yılında 3.30 kişiye ineceği öngörülmektedir. Aydın’da kentli hane halkı sayısı 2010 yılında 165 bin, 2015 yılında 179 bin olacaktır. Aydın’da 2007 yılı itibari ile kentsel alanlardaki konut sayısı 251.914, inşaat ruhsat izni olmayan konut sayısı 8.500 dir. Aydın’da 2008-2015 yılları arasındaki konut ihtiyacı 40 bin olarak öngörülmektedir. 24 bin adet hane halkı artışı, 8 bin adet kentsel dönüşüm, 8 bin adet yenileme kaynaklı konut ihtiyacı olacaktır. </li></ul><ul><li>Aydın’da konut talebini etkileyen unsurlar ile ilgili olarak; 2000 yılında 47.600, 2005 yılında 51.2 00 kiracı hane halkı vardır ve 2007 yılında 9.715 dolar olan kişi başına gelirin 2010 yılında kullanımı önemli olacaktır (2007 yılında 4.111 adet konut kredisi kullanılmıştır). 11.055, 2015 yılında 13.660 dolara çıkması beklenmektedir. </li></ul>
  47. 47. <ul><li>Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri Alışveriş merkezleri ile ilgili ekonomik büyüklükler; 2007 yılında Aydın’ın gayri safi hasılası 9.2 milyar dolar, özel tüketim harcamaları 6.75 milyar dolar, perakende harcamaların payı yüzde 50 ve perakende harcamalar 3.38 milyar dolardır. Aydın’da 2007 yılı itibari ile 3 alışveriş merkezinde 35.500 m2 kiralanabilir AVM alanı bulunmaktadır. Bin kişi başına kiralanabilir alan 37.5 m2’dir. AVM kiralanabilir alan m2 başına yıllık potansiyel perakende harcama 95.210 dolardır. 2009 sonuna kadar 4 alışveriş merkezi daha açılacaktır. 2009 sonunda toplam AVM kiralanabilir alanı 114.500 m2 , bin kişi başına kiralanabilir alan 119 m2 olacaktır. </li></ul>
  48. 48. <ul><li>Aydın’da 2015 yılında bin kişi başına 150 ve 200 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 150.450 ve 200.600 m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 35-85 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. Aydın’da 2015 yılında bin kişi başına 150 ve 200 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 150.450 ve 200.600 m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 35-85 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. </li></ul><ul><li>Turizm ve Konaklama Tesisleri Aydın ilinde turizm faaliyetlerinin yaz turizmi odaklı gelişme göstereceği öngörülmektedir. Bu çerçevede Aydın’da mevcut konaklama tesislerine ilave olarak özellikli turizm hizmeti butik-konsept-deluxe konaklama tesislerine, yat turizmi ve golf turizmi için ilave tesislere, kruvaziye turizmine yönelik eğlence-dinlence ağırlıklı konaklama tesislerine ihtiyaç olacağı öngörülmektedir. Sanayi ve Lojistik Alanları Büyük ölçüde organize sanayi bölgelerinde toplulaşmış olan ve daha çok tarım ve hayvancılığa dayalı sanayinin geliştiği Aydın’da sanayinin yine organize sanayi bölgeleri içinde yoğunlaşacağı öngörülmektedir. </li></ul>
  49. 49. Balıkesir <ul><li>Konut Sektörü Ve Konut Piyasaları Balıkesir’in nüfusu 2007 yılında 1.11 milyon, nüfus payı yüzde 1.58’dir. Balıkesir’in nüfus artış hızı 2007 yılında yüzde 0.27 ile Türkiye nüfus artışının (1.26) çok altındadır. Balıkesir sınırlı ölçüde göç almaktadır. Balıkesir’in 2007 yılındaki nüfus artışı içinde kent kaynaklı nüfus artışının payı yüzde 91.3, alınan göçün payı ise yüzde 8.7’dir. Balıkesir’in kentleşme oranı 2007 yılında yüzde 58.1, kentli nüfus 649 bin, kentli hane halkı büyüklüğü 3.20 kişi ve kentli hane halkı sayısı 201 bin’dir. Balıkesir’in nüfus artış oranının 2010 yılında yüzde 0.20’ye, 2015 yılında yüzde 0.10’a kadar ineceği, toplam nüfusun 2010 yılında 1.126 bin, 2015 yılında ise 1.133 bin olacağı öngörülmektedir. Balıkesir’de kentleşme oranının 2010 yılında yüzde 59’2’ye, 2015 yılında yüzde 61’e çıkacağı, kentli hane halkı büyüklüğünün 2010 yılında 3.14 kişiye, 2015 yılında 3.05 kişiye ineceği öngörülmektedir. Balıkesir’de kentli hane halkı sayısı 2010 yılında 212 bin, 2015 yılında 227 bin olacaktır. Balıkesir’de 2007 yılı itibari ile kentsel alanlardaki konut sayısı 288.015, inşaat ruhsat izni olmayan konut sayısı 35 bin’dir. </li></ul>
  50. 50. <ul><li>Balıkesir’de 2008-2015 yılları arasındaki konut ihtiyacı 46 bin olarak öngörülmektedir. 26 bin adet hane halkı artışı, 8 bin adet kentsel dönüşüm, 12 bin adet yenileme kaynaklı konut ihtiyacı olacaktır. Balıkesir’de konut talebini etkileyen unsurlar ile ilgili olarak; 2005 yılında 65.9 bin kiracı hane halkı vardır ve 2007 yılında 8.855 dolar olan kişi başına gelirin 2010 yılında 10.215, 2015 yılında 12.975 dolara çıkması beklenmektedir. Balıkesir’de hane halkının sınırlı artışı ile düzenli ve sağlıklı yapılanmanın mevcudiyetine bağlı olarak konut ihtiyacı sınırlı olacaktır. Orta sınıf konutlar ile ikincil konutlara yönelik talep olacaktır. </li></ul><ul><li>Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri Alışveriş merkezleri ile ilgili ekonomik büyüklükler; 2007 yılında Balıkesir’in gayri safi hasılası 9.9 milyar dolar, özel tüketim harcamaları 7.26 milyar dolar, perakende harcamaların payı yüzde 50 ve perakende harcamalar 3.68 milyar dolardır. Balıkesir’de 2007 yılı itibari ile 2 alışveriş merkezi ve 18.585 m2 kiralanabilir AVM alanı bulunmaktadır. Bin kişi başına kiralanabilir alan 16.6 m2’dir. AVM kiralanabilir alan başına yıllık potansiyel perakende harcama 198.000 dolardır. 2009 sonuna kadar açılacak AVM bulunmamaktadır. Balıkesir’de 2015 yılında bin kişi başına 75 ve 100 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 84.975 m2 ve 113.300 m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 65-95 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. </li></ul>
  51. 51. <ul><li>Turizm ve Konaklama Tesisleri Balıkesir’de turizm iki eksende gelişecektir; kısa-orta vadede ilçelerde yaz turizmi odaklı ve yerli turistlere yönelik sınırlı genişleme ile orta uzun vadede alternatif turizm faaliyetlerinin gelişmesi; sağlık-kültür-inanç-dinlence-spor. Bu çerçevede Balıkesir’de mevcut konaklama tesislerine ilave olarak özellikli turizm hizmetleri sunacak butik-konsept konaklama tesislerine, yaz turizmine yönelik nitelikli otellere ve sağlık-spor-dinlence ağırlıklı ihtisas ve konaklama tesislerine ihtiyaç olacağı öngörülmektedir. Sanayi ve Lojistik Alanları Balıkesir, İstanbul-Körfez ve Bursa’da sıkışan sanayi için yeni ve önemli alternatif bir sanayi bölgesi haline gelmektedir. Organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi alanlarına talep genişlemektedir. Balıkesir, Avrupa-Asya (Anadolu) ticaretinde de ulaştırma-aktarma merkezi haline gelmektedir. Gökköy’de kurulmakta olan lojistik köyde geniş lojistik yatırımlar gerçekleştirilecektir. Lojistik alan ihtiyacı artmaktadır. </li></ul>
  52. 52. Hatay <ul><li>Konut Sektörü Ve Konut Piyasaları Hatay’ın nüfusu 2007 yılında 1.39 milyon, nüfus payı yüzde 1.96’dır. Hatay nüfus artış hızı 2007 yılında yüzde 0.54 ile Türkiye nüfus artışının (1.26) altındadır. Hatay net göç vermektedir. Hatay’ın nüfus artışı içinde kent kaynaklı nüfus artışının payı yüzde 153, verilen göçün etkişi ise yüzde -53’dür. Hatay’da kentleşme oranı 2007 yılında yüzde 49.2, kentli nüfus 682 bin, kentli hane halkı büyüklüğü 4.50 kişi ve kentli hane halkı sayısı 152 bindir. Hatay’ın nüfus artış oranının 2010 yılında yüzde 0.48’e, 2015 yılında yüzde 0.38’e ineceği, toplam nüfusun 2010 yılında 1.40 milyon , 2015 yılında 1.44 milyon olacağı öngörülmektedir. Hatay’ın kentleşme oranının 2010 yılında yüzde 50.5’a, 2015 yılında yüzde 52’ye çıkacağı, kentli hane halkı büyüklüğünün 2010 yılında 4.41 kişiye, 2015 yılında 4.30 kişiye ineceği öngörülmektedir. Hatay kentli hane halkı sayısı 2010 yılında 161 bin, 2015 yılında 174 bin olacaktır. Hatay’da 2007 yılı itibari ile kentsel alanlardaki konut sayısı 196.226, inşaat ruhsat izni olmayan konut sayısı 92 bindir. Hatay’da 2008-2015 yılları arasındaki konut ihtiyacı 50 bin olarak öngörülmektedir. 22 bin adet hane halkı artışı, 20 bin adet kentsel dönüşüm, 8 bin adet yenileme kaynaklı konut ihtiyacı olacaktır. </li></ul>
  53. 53. <ul><li>Hatay’da konut talebini etkileyen unsurlar ile ilgili olarak; 2005 yılında 43.8 bin kiracı hane halkı vardır. 2007 yılında 7.145 dolar olan kişi başına gelirin 2010 yılında 8.175, 2015 yılında 10.230 dolara çıkması beklenmektedir. Hatay’da nüfus artışı öngörüleri konut sektöründeki sayısal büyümeyi sınırlandırmaktadır. Nüfus artışı kaynaklı konut ihtiyaç ve talebi sınırlı kalırken kentsel dönüşüm ve yenileme kaynaklı konut ihtiyacı ve talebi Hatay konut sektörü ve piyasalarında daha belirleyici olacaktır. Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri Alışveriş merkezleri ile ilgili ekonomik büyüklükler; 2007 yılında Hatay’ın gayri safi hasılası 9.9 milyar dolar, özel tüketim harcamaları 7.26 milyar dolar, perakende harcamaların payı yüzde 54 ve perakende harcamalar 3.90 milyar dolardır. Hatay’da 2007 yılı itibari alışveriş merkezi bulunmamaktadır. 2009 sonuna kadar da açılacak AVM bulunmamaktadır. Hatay’da 2015 yılında bin kişi başına 50 ve 75 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 71.850 bin m2 ve 107.775 bin m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 70 - 110 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. </li></ul>
  54. 54. <ul><li>Turizm ve Konaklama Tesisleri Hatay ilinde turizm faaliyetlerinin üç eksende gelişme göstereceği öngörülmektedir. İnanç ve kültür turizmi, termal kaynaklara dayalı sağlık turizmi ile sanayi odaklı iş turizmi. Bu çerçevede Hatay’da mevcut konaklama tesislerine ilave olarak dinlence eğlence ağırlıklı butik-konsept şehir otellerine, sağlık tesisleri ve ilgili konaklama tesislerine, iş odaklı nitelikli şehir otellerine ihtiyaç olacağı öngörülmektedir. Sanayi ve Lojistik Alanları Hatay’da önümüzdeki dönemde sanayi ve lojistik alanlara talebin artacağı öngörülmektedir. Demir çelik ve Petro kimya sanayinin gelişimine paralel büyük parselli sanayi alanları talebi artacaktır. İskenderun limanının özelleştirilmesi ve Ortadoğu ile ticarette kapı işlevi ile Hatay’da lojistik sektörünün genişleyeceği ve lojistik alan talebinin artacağı öngörülmektedir. </li></ul>
  55. 55. Manisa <ul><li>Konut Sektörü Ve Konut Piyasaları Manisa’nın nüfusu 2007 yılında 1.32 milyon, nüfus payı yüzde 1.87’dir. Manisa’nın nüfus artış hızı 2007 yılında yüzde 0.15 ile Türkiye nüfus artışının (1.26) çok altındadır. Manisa göç almaktadır. Manisa’nın nüfus artışı içinde kent kaynaklı nüfus artışının payı yüzde 93, alınan göçün payı yüzde 7’dir. Manisa’da kentleşme oranı 2007 yılında yüzde 71.3, kentli nüfus 841 bin, kentli hane halkı büyüklüğü 3.55 kişi ve kentli hane halkı sayısı 237 bindir. Manisa’nın nüfus artış oranının 2010 yılında yüzde 0.09’a, 2015 yılında yüzde 0.05’e ineceği, toplam nüfusun 2010 yılında 1.324 bin, 2015 yılında 1.329 bin olacağı öngörülmektedir. Manisa’da kentleşme oranının 2010 yılında yüzde 72.4’e, 2015 yılında yüzde 74’e çıkacağı, kentli hane halkı büyüklüğünün 2010 yılında 3.48 kişiye, 2015 yılında 3.35 kişiye ineceği öngörülmektedir. Manisa’nın kentli hane halkı sayısı 2010 yılında 276 bin, 2015 yılında 293 bin olacaktır. Manisa’da 2007 yılı itibari ile kentsel alanlardaki konut sayısı 287.948, inşaat ruhsat izni olmayan konut sayısı 76 bin’dir. Manisa’da 2008-2015 yılları arasındaki konut ihtiyacı 68 bin olarak öngörülmektedir. 28 bin adet hane halkı artışı, 24 bin adet kentsel dönüşüm, 16 bin adet yenileme kaynaklı konut ihtiyacı olacaktır. Manisa’da konut talebini etkileyen unsurlar ile ilgili olarak; 2005 59.3 bin kiracı hane halkı vardır, 2007 yılında 10.455 dolar olan kişi başına gelirin 2010 yılında 12.085, 2015 yılında 15.350 dolara çıkması beklenmektedir. Manisa’da önemli bir konut açığı oluşmuştur. Önümüzdeki dönemde Manisa’da her tür konut grubuna talep olacaktır. Kentsel yenilenme ile birlikte üst ve orta-üst grubun konut talebi olacağı ve nitelikli konut üretimi piyasasının gelişeceği öngörülmektedir. </li></ul>
  56. 56. <ul><li>Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri Alışveriş merkezleri ile ilgili ekonomik büyüklükler; 2007 yılında Manisa’nın gayri safi hasılası 13.8 milyar dolar, özel tüketim harcamaları 10.1 milyar dolar, perakende harcamaların payı yüzde 50 ve perakende harcamalar 5.08 milyar dolardır. Manisa’da AVM bulunmamaktadır. 2009 sonuna kadar 2 AVM açılacaktır. 2009 sonunda toplam kiralanabilir AVM alanı 64.000 m2 bin kişi başına alan 48.3 m2 olacaktır. Manisa’da 2015 yılında bin kişi başına 125 ve 150 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 166.125 m2 ve 199.350 m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 100 - 135 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. Turizm ve Konaklama Tesisleri Manisa’da turizm faaliyetleri üç eksende gelişme gösterecektir. İç ticaret odaklı turizm, Spil Dağı odaklı sağlık-spor-dinlence turizmi ve kısa süreli tarih-kültür turizmi. Bu çerçevede Manisa’nın mevcut konaklama tesislerine ilave olarak iş odaklı butik-konsept nitelikli şehir-iş otellerine, alternatif spor tesislerine ve ilgili konaklama tesislerine, eğlence-dinlence ağırlıklı butik-konsept şehir otellerine ihtiyaç olacağı öngörülmektedir. </li></ul><ul><li>Sanayi ve Lojistik Alanları Manisa yerli sanayi ile özellikle doğrudan yabancı sermaye yatırımları için öncelikli yatırım yapılabilir kent olmayı sürdürecektir ve bu nedenle sanayi alanlarına yüksek talep artarak sürecektir. OSB içinde ve çevresinde sanayi alanlarına önemli talep oluşacağı öngörülmektedir. Talebin daha büyük ölçekli parsellerde yoğunlaşması beklenmektedir. </li></ul>
  57. 57. Muğla <ul><li>Konut Sektörü Ve Konut Piyasaları Muğla’nın nüfusu 2007 yılında 766 bin, nüfus payı yüzde 1.09’dur. Muğla’nın nüfus artış hızı 2007 yılında yüzde 1.76 ile Türkiye nüfus artışının (1.26) üzerindedir. Muğla önemli ölçüde göç almaktadır. Muğla’nın nüfus artışı içinde kent kaynaklı nüfus artışının payı yüzde 46.4, alınan göçün payı yüzde 53.6’dır. Muğla’da kentleşme oranı 2007 yılında yüzde 40.6, kentli nüfus 311 bin, kentli hane halkı büyüklüğü 3.25 kişi ve kentli hane halkı sayısı 96 bin’dir. Muğla’nın nüfus artış oranının 2010 yılında yüzde 1.67’ye, 2015 yılında yüzde 1.57’ye ineceği, toplam nüfusun 2010 yılında 805 bin, 2015 yılında 870 bin olacağı öngörülmektedir. Muğla’da kentleşme oranının 2010 yılında yüzde 41.5’a, 2015 yılında yüzde 43’e çıkacağı, kentli hane halkı büyüklüğünün 2010 yılında 3.19 kişiye, 2015 yılında 3.10 kişiye ineceği öngörülmektedir. Muğla’da kentli hane halkı sayısı 2010 yılında 105 bin, 2015 yılında 121 bin olacaktır. Muğla’da 2007 yılı itibari ile kentsel alanlardaki konut sayısı 168.889, inşaat ruhsat izni olmayan konut sayısı ise 6 bin’dir. Muğla’da 2008-2015 yılları arasındaki konut ihtiyacı 33 bin olarak öngörülmektedir. 25 bin adet hane halkı artışı, 4 bin adet kentsel dönüşüm, 4 bin adet yenileme kaynaklı konut ihtiyacı olacaktır. Muğla’da konut talebini etkileyen unsurlar ile ilgili olarak; 2005 yılında 41.6 bin kiracı hane halkı vardır. 2007 yılında 13.315 dolar olan kişi başına gelirin 2010 yılında 14.660, 2015 yılında 17.240 dolara çıkması beklenmektedir. </li></ul>
  58. 58. <ul><li>Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri Alışveriş merkezleri ile ilgili ekonomik büyüklükler; 2007 yılında Muğla’nın gayri safi hasılası 10.2 milyar dolar, özel tüketim harcamaları 7.5 milyar dolar, perakende harcamaların payı yüzde 50 ve perakende harcamalar 3.74 milyar dolardır. Muğla’da 2007 yılı itibari ile 8 alışveriş merkezi ve 64.321 m2 kiralanabilir AVM alanı bulunmaktadır. Bin kişi başına kiralanabilir alan 84.0 m2’dir. AVM kiralanabilir alan başına yıllık potansiyel perakende harcama 58.150 dolardır. Mevcut 8 AVM ilçelerde yer almaktadır. 2009 sonuna kadar açılacak AVM yoktur. Muğla’da 2015 yılında bin kişi başına 125 ve 150 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 108.750 m2 ve 130.500 m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 45 - 65 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. Turizm ve Konaklama Tesisleri Muğla ilinde turizm faaliyetlerinin yaz turizmi odaklı gelişme göstereceği öngörülmektedir. Buna bağlı olarak turizm faaliyetleri yine mevcut ilçelerde genişlemeye devam edecektir. Yıllar itibari ile Türkiye’ye gelen turist sayısında ve yaz turizmine dönük turist sayısında artış öngörülmekte ve planlanmaktadır. Bu çerçevede özellikle yaz turizmine yönelik turist artışını karşılayacak illerin başında Muğla gelmektedir. Bu nedenle Muğla ilinde konaklama kapasitesinin arttırılması ve çeşitlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çerçevede Muğla’da mevcut konaklama tesislerine ilave olarak yaz turizmine yönelik ilave kapasite yaratacak konaklama tesislerine, özellikli turizm hizmeti sunacak butik-konsept-deluxe konaklama tesislerine, yat turizmi ve golf turizmi için ilave tesislere ve şehir turizmine yönelik eğlence-dinelence ağırlıklı tesislere ihtiyaç olacağı öngörülmektedir. Sanayi ve Lojistik Alanları </li></ul><ul><li>Muğla’da sanayi faaliyetlerinin sınırlı kalmaya devam edeceği öngörülmektedir. </li></ul>
  59. 59. Tekirdağ <ul><li>Konut Sektörü Ve Konut Piyasaları Tekirdağ’ın nüfusu 2007 yılında 728 bin, nüfus payı yüzde 1.03’dür. Tekirdağ’ın nüfus artış hızı 2007 yılında yüzde 2.12 ile Türkiye ortalamasının üzerindedir. Tekirdağ önemli miktarda göç almaktadır. Tekirdağ’ın kent kaynaklı nüfus artışının payı yüzde 44, alınan göçün payı yüzde 56’dır. Tekirdağ’da kentleşme oranı 2007 yılında yüzde 67.9, kentli nüfus 494 bin, kentli hane halkı büyüklüğü 3.50 kişi ve kentli hane halkı sayısı 137 bindir. Tekirdağ’ın nüfus artış oranının 2010 yılında yüzde 2.02’ye, 2015 yılında yüzde 1.90’a ineceği, toplam nüfusun 2010 yılında 773 bine, 2015 yılında 852 bine çıkacağı öngörülmektedir. Tekirdağ’da kentleşme oranının 2010 yılında yüzde 69.1’e, 2015 yılında yüzde 71’e çıkacağı, kentli hane halkı büyüklüğünün 2010 yılında 3.41 kişiye, 2015 yılında 3.30 kişiye ineceği öngörülmektedir. Tekirdağ’da kentli hane halkı sayısı 2010 yılında 157 bin, 2015 yılında 183 bin olacaktır. Tekirdağ’da 2007 yılı itibari ile kentsel alanlardaki konut sayısı 202.493’dür, inşaat ruhsat izni olmayan konut sayısı yoktur ve Tekirdağ bu özelliği ile tekdir. Tekirdağ’da 2008-2015 yılları arasındaki konut ihtiyacı 62 bin olarak öngörülmektedir. 46 bin adet hane halkı artışı, 8 bin adet kentsel dönüşüm, 8 bin adet yenileme kaynaklı konut ihtiyacı olacaktır. </li></ul>
  60. 60. <ul><li>Tekirdağ’da konut talebini etkileyen unsurlar ile ilgili olarak; 2005 yılında 38.6 bin kiracı hane halkı vardır. 2007 yılında 9.480 dolar olan kişi başına gelirin 2010 yılında 10.350, 2015 yılında 12.090 dolara çıkması beklenmektedir. Tekirdağ ve ilçelerinde konut sektörü planlı gelişmekte ve canlı bir konut piyasası oluşmaktadır. Konut piyasası içindeki konutlar büyük ölçüde orta gelir gruplarına yönelik orta sınıf konutlardan ve sosyal konutlardan oluşmaktadır ve önümüzdeki dönemde de gelişimin daha çok bu tip konutlarda olacağı öngörülmektedir. Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri Alışveriş merkezleri ile ilgili ekonomik büyüklükler; 2007 yılında Tekirdağ’ın gayri safi hasılası 6.9 milyar dolar, özel tüketim harcamaları 5.06 milyar dolar, perakende harcamaların payı yüzde 44 ve perakende harcamalar 2.25 milyar dolardır. Tekirdağ’da 2007 yılı itibari ile 2 alışveriş merkezi ve 27.288 m2 kiralanabilir AVM alanı bulunmaktadır. Bin kişi başına kiralanabilir alan 37.5 m2’dir. AVM kiralanabilir alan başına yıllık potansiyel perakende harcama 82.450 dolardır. Tekirdağ’da 2015 yılında bin kişi başına 175 ve 200 m2 kiralanabilir alan senaryolarına göre toplam AVM kiralanabilir alanı 149.100 m2 ve 170.400 m2’ye ulaşmaktadır. Bu iki ayrı senaryoya göre 2010-2015 yılları arasında 40-60 bin m2 kiralanabilir alana sahip AVM yatırım potansiyeli öngörülmektedir. </li></ul>
  61. 61. <ul><li>Turizm ve Konaklama Tesisleri Tekirdağ ilinde turizmin hafta sonları-kısa süreli- 12 aya yayılan eğlence-dinlence ve alternatif spor ve turizm faaliyetleri odaklı olarak gelişeceği ve daha çok İstanbullu yerleşiklerin ihtiyaç ve tercihleri ile şekilleneceği öngörülmektedir. Bu çerçevede Tekirdağ’da mevcut konaklama tesislerine ilave olarak özellikli turizm hizmetleri sunacak butik-konsept-deluxe konaklama tesislerine ve iş-fuar-kongre toplantı odaklı iş otellerine ihtiyaç olacağı öngörülmektedir. </li></ul><ul><li>Sanayi ve Lojistik Alanları Tekirdağ ilinde sanayi ve lojistiğin gelişme eğilimleri çerçevesinde sanayi ve lojistik alan ihtiyacı ve talebinin yüksek olacağı öngörülmektedir. İstanbul metropol alanda sanayi yatırımları için Çorlu, Çerkezköy, Hayrabolu ve Malkara ilçelerinde OSB içinde ve çevresinde yüksek sanayi alanı talebi oluşacaktır. Lojistik alanlar olarak ise Tekirdağ limanları ve çevresi Muratlı tren ve kara yolu bağlantı bölgesi ile Çorlu hava alanı yanındaki kargo köy talep görecektir. </li></ul>
  62. 62. Türkiye’de Kule Vinç Pazarı <ul><li>Tüm dünya da uzun yıllardır kullanılan kule vinçleri ülkemizde 70 lerin sonlarına doğru İstanbul da görmeye başladık. </li></ul><ul><li>Gerek dışa kapalı ekonomi gerekse çok katlı binalara ihtiyaç duyulmaması kule vinçlerin ülkeye girişini geciktiren faktörlerden. </li></ul><ul><li>Türkiye’nin ilk en yüksek binası Ankara ‘da 1965 yılında tamamlanan 24 katlı ve 76 m yükseklikteki Kızılay binası, İstanbul’un ilk gökdeleni ise Zincirlikuyu’da ki Karayoları binası oldu. </li></ul><ul><li>1990 lı yıllarda konut ihtiyacının artması ile birlikte çok katlı binaların ve gökdelenlerin başlaması ile kule vinçler inşaat alanlarında sıkça boy göstermeye başladı. Kule vinçlerle birlikte 5 yılda biten ortalama 52 katlı binanın kaba inşaatı 1 yıl gibi rekor sürelerde tamamlanır oldu. </li></ul><ul><li>Müteahhitler gerek zaman kazanmak, gerekse güç göstermek adına kule vinçsiz inşaata başlamaz oldu. </li></ul><ul><li>2007 yılında arz talebi karşılayamaz duruma geldi ve kule vinçler karaborsaya düştü. TOKİ 10 yaş ve üzeri vinçlerin ithalatına izin verilmesini talep etti. </li></ul>
  63. 63. Ve 2008 Küresel Kriziyle Pazarı Bekleyenler <ul><li>Ekonomilerin büyüme eğrisinde ilk sıraya oturan İnşaat sektörü elbette ekonomik krizlerde ilk etkilenen sektörlerin başında geliyor. Ülkemizde de bu durum tüm diğer ekonomiler gibi süregelmiştir. AKP hükümeti ile birlikte gerek kamu yatırımlarında, gerekse özel sektör desteklerin de ve görüntüde sosyal politika olarak algılanan konut edindirme çalışmaları ile inşaat sektörü hız kazanmış ve ülke ekonomisinde ki büyümeye en büyük katkıyı yaparak hükümet politikasına tam da beklenildiği şekilde hizmet etmiştir. </li></ul><ul><li>2006 yılından geldiğimiz 2008 küresel krizine kadar inşaat sektörü %20 büyüme göstermiştir. </li></ul><ul><li>Yurt içinde; gerek bankaların tüketiciye - her ne kadar ABD uygulanan mortgege sistemine geçiş sağlayamasalar da – uzun vadeli ve düşük faizli konut kredileri sağlamaları, gerekse kontrol altında tutulan döviz kuru ve vadeli yatırımların düşük getirileri inşaat sektörüne ciddi bir ivme kazandırmıştır. AKP hükümetinin bölünmüş yollar projesi ve TOKİ ye verdiği hızla sektör de yaşanan patlama aynı zamanda emlak fiyatlarını da %50 lere varan oranda şişirerek sektörün bir yatırım aracı olarak da görülmesini sağlamıştır. Büyük Türk müteahhitleri </li></ul><ul><li>yurt içinde talebi karşılamak için büyük yatırımlara girmiş,daha çok lüks konut üretimine başlamış, hükümete yakın küçük ve orta ölçekli müteahhitler ise TOKİ ihaleleri ile güç kazanmaya çalışmıştır. Sektörde ki bu hareket aynı zamanda istihdam sorununa da ciddi çözüm olmuştur. </li></ul>
  64. 64. <ul><li>Tüm bunlarının yanı sıra AKP hükümetinin; gerek istihdam anlamında da bu sektörün sarsılmasıyla hissedilecek etki alanının büyüklüğünden kaynaklanan endişe ile, gerekse ülke ekonomisinde GSMH büyüme oranında inşaat sektörünün ilk sırada olmasından ötürü, sektörü gizli ve açıktan destekleyerek krizin etkisini öteleyecek ve yerel seçimlere güçlü girmek istemesi sektörü bir süre daha sert etkilerden uzak tutacak gibi görünüyor. IMF ve Dünya Bankası dayatmalarından ötürü sektöre açıktan açığa destek veremese de üstü kapalı sektörü destekleyeceğine neredeyse kesin gözüyle bakmak hiç de yanlış olmayacaktır. </li></ul><ul><li>Seçim öncesi rüzgarı kendi yönüne çevirmekte kararlı görünen AKP ; gayrimenkul sektörün de ki büyümenin ekonomik kırılganlığı arttırması pahasına uzun vadede açacağı yaralar ne kadar büyük olursa olsun 2009 ortalarına kadar bu sektöre dış finansman girdisi sağlayacaktır. </li></ul><ul><li>Son Anayasa Taslağında yer alan ve TBMM de görüşülmeye başlanan orman alanlarının yarısına yakının orman statüsünden çıkarılarak satılması maddesi, TOKİ’nin açıkladığı 15 merkez de yabancıya yönelik lüks villa ve tatil köyü projesi (tam da bu nokta da Maliye Bakanlığından TOKİ’nin istediği 8 milyon 776 bin 550 m2 arazi ile 2B tasarısını ilişkilendirmek çok uzak bir olasılıkmış gibi görünmüyor) ve bölünmüş yollar projesi ile AKP hükümeti sektörün üzerinde ki hamiliğini sürdürecektir. </li></ul><ul><li>Önümüzde ki 2 yıllık süreçte daha çok üst gelir düzeyine hitap edecek olan konut ve ofis projeleri geliştirerek ayakta kalmaya çalışan sektör, kur sabitleme ve kendi kaynaklarından sağlayacağı faizsiz uzun vadeli kredilerle gayrimenkullerini nakde çevirerek krizin sonuna ulaşmaya çalışacak ve 2010 yılı ile birlikte nefes alamaya başlayan sektör 2 yıl ara verdiği orta gelir düzeyine hitabeden konut pastasından pay almaya yönelik projelere geri dönmeye başlayacaktır. </li></ul>
  65. 65. <ul><li>Küresel likiditenin azalması ülkemize fon akışını daraltacak, kredi koşullarını ağırlaştıracaktır. Bu durum konut kredi faizlerinin yükselmesi sonucunu doğuracak, zaten dünyanın en yüksek faizli konut kredisini kullanan ve kriz nedeniyle daha da yoksullaşan tüketicinin konut kredilerine talebi azalacaktır. </li></ul><ul><li>  </li></ul><ul><li>Kredi talebindeki azalma, tüm promosyonlara karşın zaten yavaşlamış olan konut talebini olumsuz etkileyecektir. Konut talebindeki azalma, mevcut inşaat projelerinin durmasına veya yavaşlamasına neden olacak, söz konusu projelerin devamı ve mevcut taahhütler nedeniyle ihtiyaç duyulacak nakit akışı ve pahalı kredi nedeniyle gayrimenkul fiyatları hızlı bir gevşeme sürecine girecektir. </li></ul><ul><li>  </li></ul><ul><li>Bu durum zaten arz fazlası olan sektörde, geçmiş dönemde yüksek fiyatlarla gayrimenkul almış vatandaşları büyük varlık kayıpları ile karşı karşıya bırakırken, paha biçilemeyecek doğal ve tarihi çevre‘nin finansman sıkıntısını aşmak pahasına, yüksek yapılaşma hakları ile yerli yabancı &quot;dost çevrelere&quot; peşkeş çekilmesini gündeme getirebilecektir&quot; </li></ul>
  66. 66. Yurt Dışı Pazarlarda Neler Olacak? <ul><li>Sektörün yurt dışı ayağına baktığımızda; ENKA, SOYAK, RÖNESANS gibi büyük çaplı Türk Müteahhit Firmaların gözde ülkesi; petrol fiyatlarının tırmanması ve özelleştirmelerle büyük dolar rezervi elde eden, bu rezervlerden inşaat yatırımlarına kaynak aktaran Rusya, Türki Cumhuriyetleri, ve AB nin yeni üyeleri olan Doğu Bloğu ülkelerine çevirdiklerini ve sadece Rusya da 100 Milyar Dolarlık iş hacmi geliştirdiklerini görüyoruz. </li></ul><ul><li>Ancak ABD borsasının çökmesi ve petrol fiyatlarının hızla düşmesiyle birlikte Rusya Borsası da çöktü. Rusya her ne kadar şuanda dünyanın 485 milyar dolar ile Çin (1,2 Trilyon$) ve Japonya’nın ( 550 Milyar $ ) ardından dünyanın 3. büyük döviz rezervini bulunduruyor olsa da özelleştirmelerin ardından özel şirket ve bankalarının 1,5 Trilyon’u bulan dış borçları yüzünden sıkıntılı günler yaşıyor ve yaşanan bu sıkıntılardan ötürü de inşaat sektörünü de sıkıntılı günler bekliyor. Bu dalga etkisi Türki Cumhuriyetleri ve Doğu Bloğu ülkelerinin de sert sarsıntısına neden olmuş ve Türk Müteahhitleri bu bölgeler de ki yatırımlarını 2010 lu yıllara kadar askıya almaya başladı. </li></ul><ul><li>Türk İnşaatçıları bu bölgelerde aldıkları yaraları Kuzey Afrika ve Asya ülkelerinde sarmaya çalışacak gibi görünüyor. Gelir kaynakları kapitalizmin aksine teknoloji ve üretime dayalı olan Hindistan, ve Çin ile yer altı kaynaklarına dayalı olan Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Libya krizden en az etkilenecek ülkeler arasında . Bölgede 2014 yılına kadar inşaat sektörünün hız kesmeden devam edeceği düşünülüyor. </li></ul>
  67. 67. Türk Müteahhit Firmalarının 2003 - 2005 Yılları Arasında Yurt Dışında Üstlendikleri Projeler Kaynak: DTM Yıllar Proje Sayısı Toplam Proje Bedeli ($) 2003 242 3.393.367.534 2004 293 5.782.788.478 2005 301 9.348.681.794
  68. 68. 2005-2014 yılları Arasında İnşaat Sektöründe İnşaat Ruhsatları, Katma Değer ve İstihdam Beklentileri 2005-2014 Yılları Arasında Türkiye’nin Ortalama Büyüme, Enflasyon ve Reel Faiz Tahminleri İnşaat Ruhsatları (%) Katma Değer (%) İstihdam % AB’li Senaryo (iyimser) 10,7 11,2 10,9 Baz Senaryo (ılımlı) 7,8 5,1 4,6 İstikrarsız Senaryo (karamsar) 5,4 2,7 2,9 Yıllık Ortalama Büyüme (%) Yıllık Ortalama Enflasyon (%) Yıllık Ortalama Reel Faiz (%) AB’li Senaryo (iyimser) 8,0 5,0 6,0 Baz Senaryo (ılımlı) 5,0 7,0 8,0 İstikrarsız Senaryo (karamsar) 3,5 15,0 12,0
  69. 69. <ul><li>İnşaat sektörüne tamamen bağlı kule vinç pazarı da bu 5 ülkede yoğunlaşacaktır. Şuanda dünya da en fazla kule vincin kullanıldığı Dubai elbette gözde pazarlardan. Ancak neredeyse tüm kule vinç markalarının Dubai de distribütörlük yerine şube açtıklarını ve burada bulunan pastadan direk yararlandıklarını görüyoruz. </li></ul><ul><li>Türkiye'deki distribütör firmalar bu iştah kabartan pazarı ya Türk müteahhitlerle, ya da ikinci kule vinçlerle zorlayabilecekler. </li></ul><ul><li> Ekonomistler ;Küresel krizin etkilerinin 2009 ortalarını geçeceğini öngörüyor. Ancak inşaat sektörünün yara alan güven unsurunu da yenilemesi süreci göz önüne alınırsa 2009 son çeyreğinde toparlanmaya başlayarak ancak 2010 yılının ortalarında önünü görmeye başlayacağını düşünmek yanıltıcı olmayacaktır. </li></ul>
  70. 70.
  71. 71. Dünyada ve Avrupa da Kule Vinç Satışları
  72. 72. 2007 Son Çeyrek Tüm Dünyada Kule Vinç Satışları
  73. 73. 2008 İlk Çeyrek Tüm Dünyada Kule Vinç Satışları
  74. 74.
  75. 75. Period Trade Flow Reporter Partner Code Trade Value NetWeight (kg) Quantity Unit Trade Quantity Flag 2007 Export Turkey World 842620 $1,407,811 680,918 5 26 2 2007 Export Turkey Kazakhstan 842620 $775,335 293,590 5 14 2 2007 Export Turkey Azerbaijan 842620 $370,693 98,600 5 7 2 2007 Export Turkey Russian Federation 842620 $132,600 119,940 5 2 2 2007 Export Turkey Turkmenistan 842620 $129,183 168,788 5 2 2 2007 Import Turkey World 842620 $56,958,643 10,669,032 5 560 2 2007 Import Turkey Italy 842620 $13,695,048 3,381,571 5 135 2 2007 Import Turkey Germany 842620 $13,404,901 1,945,855 5 132 2 2007 Import Turkey Spain 842620 $11,835,885 2,214,680 5 116 2 2007 Import Turkey France 842620 $8,442,398 1,218,378 5 83 2 2007 Import Turkey China 842620 $6,097,854 1,366,077 5 60 2 2007 Import Turkey Portugal 842620 $3,482,557 542,471 5 34 2
  76. 76. Ülkelere Göre Adet Bazında Kulevinç İthalatı
  77. 77. Ülkelere Göre Marka Ligi FM Gru+Alfa+Terex+Raimondi 135 Liebherr+Geda+ ITK 132 Jaso+Comansa 116 Potain 83 Zoomlion+Sany+Potaın 60 Soima 34
  78. 78.
  79. 79. Ülkelere Göre Adet Bazında Kule Vinç İhracatı
  80. 80. Ülkelere Göre Adet Bazında Kule Vinç İhracatı
  81. 81.
  82. 82. LIEBHERR <ul><li>Atilla Dural: 1966 yılında Ankara’da kurulan şirket ;inşaat ekipmanları distribütörlükleri ile inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalara inşaat makineleri satış ve kiralama hizmetleri veriyor. Liebherr Kule Vinçleri, Alimak-HEK Asansör ve Platformlarının Türkiye’de satışını gerçekleştiren Atilla Dural, makinelerin kurulum, bakım, onarım ve yedek parça sağlanması konularında satış sonrası servis hizmet veriyor. Atilla Dural’ın kiralama şirketine verdiği isim (Dural ve Alimak tan türetilmiş )DURAMAK. İnşaatın yanı sıra, yüksek gerilim, fiber optik ve telekomünikasyon kabloları konularında da faaliyet gösteren Atilla Dural’ın , enerji, sanayi tesisleri, telekomünikasyon ve savunma gibi yüksek yatırım odaklı sektörlerde de görebiliyoruz. LIEBHERR KULE VİNÇLERİ Liebherr AG, uluslararası grubun İnşaat Vinçleri iş kolunu oluşturuyor. Liebherr, her türlü sistem ve boyutta kule vinçleri sağlıyor. Atilla Dural vinçleri; katı duvarlı ya da kafesli binalar için hızlı- kurulum vinçler, tramvaylı, dirsekli, teleskopik, mafsallı, açılır kapanır ya da özel amaçlı vinç kolu olan kolay kurulur vinçler olarak gruplandırıyor. </li></ul>
  83. 83. <ul><li>Alimak Asansör </li></ul><ul><li>Merkezi Skelleftea / İsveç’te bulunan Alimak AB, Rack & Pinion’a dayalı dikey taşıma donanımlarında dünyanın önde gelen markalarından.  Şirket inşaat sektörü için personel/malzeme taşıyıcıları, endüstriyel çalışma alanları için kalıcı ekipman/personel asansörleri ve yeraltı madenciliği, inşaat mühendisliği ve hidroelektrik enerjisi üretiminde kullanılan uygulamalar için donanımlar geliştirmekte, üretmekte ve pazarlamaktadır. ALIMAK-HEK Hakkında: Ocak 2001 tarihinde Alimak AB, Intervect AB’nin parçası haline gelmiştir. Bu yeni şirket, Alimak’ın yeni dikey taşıma çözümleri geliştirmesi konusunda çalışmalar yapmıştır. 2005 yılında inşaat sanayi ve diğer endüstriler için dikey taşıma çözümleri sunan Intervect Grubu, grubun en güçlü iki ürünü olan Alimak Hek için isim değişikliğini de içeren küresel bir marka yenilenmesine gitmiştir. </li></ul><ul><li>Alimak Türkiye de jenerik markadır. </li></ul><ul><li>Atilla Dural internet sitesindeki referans listesine göre 143 Liebherr satılmış görünüyor. </li></ul>
  84. 84. Liebherr Referanslar <ul><li>4K Aker A.Ş. Acarlar İnşaat Ağaoğlu Yaşam </li></ul><ul><li>Akfen Aktürk Alarko Almondhıll </li></ul><ul><li>Alpin Akel Ant Yapı Aram </li></ul><ul><li>Aşçıoğlu Asf Yapı Astaş Azim Yapı </li></ul><ul><li>Baytur Besa Biskon Yapı Büyükhanlı </li></ul><ul><li>Cengiz Şahin Ceylan Çuhadaroğlu Demsar </li></ul><ul><li>Durmaz İnşaat Ekinciler Ekşioğlu Emay </li></ul><ul><li>Endem Ertem Seranit Eston </li></ul><ul><li>Garanti Koza Gürdağ Giz İnşaat Gülsan </li></ul><ul><li>Gümüştekin Hazinedaroğlu HP Maple İnanlar </li></ul><ul><li>Kabadayı Kalyon Kiler Kılıç İnşaat </li></ul><ul><li>Koray Limak Makyol Mashatton </li></ul><ul><li>Mesa Metiş MNG MSA </li></ul><ul><li>Nida NTA Nuhoğlu Nurol </li></ul><ul><li>Önalanlar Oyak İnşaat Özer İnşaat Özyazıcı </li></ul><ul><li>Pekdemir Ragnum Sera Sinpaş </li></ul><ul><li>Soyak Taksel Taşyapı TAV </li></ul><ul><li>Tekart Tekfen Teknik Yapı Tepe İnşaat </li></ul><ul><li>Timsan Turyapı Varyap Yamata </li></ul><ul><li>Yapı Kredi/Koray Yapıt İnşaat YDA Yeşil Vadi </li></ul><ul><li>Yüksel </li></ul>
  85. 85. RAİMONDİ <ul><li>Akem Diş Tic.Ltd.Şti. 1992 yılında 2 ortak Firma tarafından kurulmuş. İnşaat yan sanayi ve yedek parça döküm olarak iki dalda çalıştıkları görünüyor. İnşaat yan sanayi olarak İtalyan Raimondi Kule vinçlerinin Mümessilliği bulunuyor. İhracatının büyük bir kısmını oluşturan otomotiv ve iş makineleri yedek parçalarını, fason olarak çeşitli fabrikalarda yaptırıyor. </li></ul>
  86. 86. FM GRU <ul><li>ADV Makine İtalyan FM Gru markasının Türkiye distribütörü. ADV Makine web sitesinde Türkiye genelinde 100 adet çalışır vinci olduğundan ve 2‘şer kişilik 5 adet servis takımı bulunduğundan söz ediyor. Rusya, Kazakistan, Ukrayna ve Cezayir de bulunan FM GRU kule vinçlerine yedek parça ve işçilik hizmetlerinin Türkiye den verildiğini söylerken,sertifikalı teknik ekibinin tamamının FM Gru İtalya fabrikalarında eğitimden geçtiğini ve İtalya’dan yılda iki kez gelen ekiplerce eğitimlerin güncellendiğini ayrıca tüm vinçlerin servis özgeçmişlerinin, periyodik bakım cetvellerinin datalarından izlendiğini ekliyor. </li></ul><ul><li>Web sitesindeki bu bilgiye karşın, basın haberlerinde Türkiye operasyonundan sorumlu ortak Cem Bıyık demeçlerine göre İtalya ve Brezilya fabrikalarından sonra Türkiye de yıllık 500 vinç kapasiteli 20 milyon EURO yatırımla yeni bir fabrika kurmaya hazırlandığını bunun nedenin de 2005-2007 yılları arasında talebin 5 kat artmasının olduğunu , Türkiye de 1995 yılından 2005 yılına kadar toplam 150 adet kule vinç sattıkları halde, 2005-2007 yılları arasında bu rakamın 250 adedi bulduğunu söylüyor. Bu açıklamalar doğrultusunda yıllık satış rakamları son iki yılda 75 er adet görünüyor. İtalya da bulunan fabrika artan talepleri karşılamak için %25 kapasite artırımına gittiğini söylüyor ve ikinci el ve kiralık kule vinç parklarının da olduğunu ekliyor. </li></ul><ul><li>ADV Makine İnternet sitesinde bulunan referans listesine göre Türkiye de 82 adet vinç satışı görünüyor. </li></ul>
  87. 87. FM GRU Referanslar <ul><li>Adtu AG Aken Arıkan İnşaat </li></ul><ul><li>  Ark İnşaat    Artı Yapı     Barsa     Başarır İnşaat   </li></ul><ul><li>  Berberoğlu İnşaat    Berko   Beşiktaş Gemi İnşa    Birer İnşaat    </li></ul><ul><li>Birlik İnşaat   Borkonut Bozbey     Cenk İnşaat   </li></ul><ul><li>Çelintaş DAP Yapı Dolunay Ekşioğlu   </li></ul><ul><li>EL Yapı Ensar İnşaat   Eras Holding   Erener İnşaat   </li></ul><ul><li>  Ermes   Ermit Mühendislik   Eser & Evren Grup   Ferra Yapı   </li></ul><ul><li>Gilan Holding MMC   Gülkeleşoğlu (KKG)   Halil Avcı Şirketler Grubu    Hektaş </li></ul><ul><li>Hitit İnşaat    İz Yapı   Kapra Kobalt İnşaat </li></ul><ul><li>Kuzu Grup   Metsel    Ofton  Özçelik   </li></ul><ul><li>Remtaş     Şua İnşaat   Tekeşinler    Tiyat   </li></ul><ul><li>Topkapı İnşaat   Toprak Holding    Torsan Vinç Turanlar Grup   </li></ul><ul><li>Uğur Barlık İnşaat   Umut İnşaat Urbek   Yapı İmar   </li></ul><ul><li>Yapı Kur Yesa    YG İnşaat   YP   </li></ul>
  88. 88. JASO <ul><li>JASO, 1975 yılında Kule Vinç üretimi yapmak üzere İspanya'da kurulmuş. Avrupa, Amerika, Afrika, Asya ve Okyanus bölgelerinde toplam 44 ülkede faaliyet gösteriyor. En büyük pazarları olan ülkeler; İngiltere, İrlanda, Polonya, Yunanistan, Singapur, Malezya, Meksika, Avustralya, Şili... Yemen, Canada, Karayipler gibi pazarlara da yeni girerek pazar payını yükseltmektedir. </li></ul><ul><li>JASO, yıllık 1000 adet üretim yapıyor, Türkiye distribütörü Tera. Türk müteahitlerin de toplam 78 adet Jaso kule vinç görünüyor. </li></ul>
  89. 89. JASO Referanslar <ul><li>Ağaoğlu Dumankaya Kayı Grup </li></ul><ul><li>Ve-Na Özge Koçak </li></ul><ul><li>Kontek Papillion Monatek </li></ul><ul><li>İda Yapı Bahadır İnşaat Öztek </li></ul><ul><li>Özyurt Gül İnşaat Anadolu </li></ul><ul><li>Sinpaş </li></ul>
  90. 90. COMANSA <ul><li>GRAPEK firması 1992 yılından buyana İnşaat Kule Vinci , İnşaat Dış Cephe Asansörü ve Dış Cephe Çalışma Platformlarında distribütörlük bazında faaliyet gösteriyor. </li></ul><ul><li>Yurt içi yanında,Kıbrıs, Romanya, Libya, Azerbeycan, Belarus, Iran gibi ülkelere de satış ve servis yetkisi bulunuyor. </li></ul><ul><li>COMANSA kule vinçlerinin imalat yeri İspanya, İsveç LINDEN / ALIMAK teknolojisini kullandığını ifade eden Comansa nın Sistemi FLAT-TOP ( kulesiz sistemdir.) Yıllık üretim kapasitesi 1.200 adettir. Doğu Avrupa, İngiltere, Almanya, Fransa, Macaristan, Romanya Meksika, Venezuella, Kolombiya, Portekiz, İsviçre, Arjantin, Honkong, Cezayir, Kuveyt, Sudi Arabistan, Kore, Japonya, Singapur, Malezya, Endonezya, Ukrayna, Kıbrıs, America, Çin, Ortadoğu satış ve servis temsilcileri mevcut. </li></ul>
  91. 91. Comansa Referanslar <ul><li>  Abka/Sima  AbkaYatırım  Aram Grup  As Çimento  Cihan İnşaat  Doğa Holding   Elumetec  Erba İnşaat  Ertaş İnşaat  Fullmarks  Gemi Kaya  Günay İnşaat  Güneri İnşaat  Haselsan  İşbilir İnşaat   </li></ul><ul><li>Karden İnşaat  Kayser İnşaat  Keleşoğlu İnşaat  Kullar İnşaat  Mesan İnşaat  Mimart  Özka İnşaat  Özoğuzlar İnşaat  Simge İnşaat  T Yapı  Tan İnşaat VIP  Yapı Market Yapı Yatırım  Yüzbaşıoğlu </li></ul>
  92. 92. TEREX <ul><li>Tatmak&Karyer Şirketler Grubu, faaliyetlerini Türkiye çapında Karyer Ticaret Ltd Şti, Tatmak Endüstriyel Makine olmak üzere iki firmayla sürdürüyor. </li></ul><ul><li>Tatmak-Karyer teknik ekibi yurt içi tesislerinde ve temsil ettiği yurtdışı firmaların tesislerinde düzenlenen “ teknik eğitimler “ile teorik ve pratik bilgilerinin güncelenmesini,sürekli gelişen ve büyüyen teknik ekibine yeni katılan personellerin ise özel planlanmış oryantasyon eğitimleri ile kısa sürede uyumlarını sağlamaktadır.Gelişeni teknolojiler ve yeni ürünlerle hakkında güncellenen bilgilere erişimleri sağlanmaktadır.Teknik ekip ürün teknik eğitimleri yanında kişisel gelişim ve davranış,çevre,iş güvenliği ve işçi sağlığı, sosyal sorumluluklar v.b. konularda da eğitilmektedir.Müşterilerimizin operatörlerine yönelik teorik ve pratik uygulamalı kullanım ,teknik personellerine yönelik bakım, tutum eğitim faaliyetlerini de yürüterek ürünlerin kullanım alanlarında optimum ve verimli çalışmasını sağlamakta bylece ürünlerin ömrünün uzamasına,ikinci el değerinin beklentileri karşılayacak şekilde korunmaktadır.Özellikle forklift ve endüstriyel ürünleri kullanan müşterilerimize lojistik alanlarda çözümler,temizlik makinelerinde yardımcı kimyasallar,yol makinalarında zemin ve asfalt ürünleri v.b. konularda teknik danışmanlık hizmeti de sağlayarak satış sonrası hizmetlerde hizmet bütünlüğü kavramı ile komple çözümler sunmaktadır. </li></ul>
  93. 93.
  94. 94.
  95. 95. Tehditler <ul><li>Sektörde sağlıklı bilgi akışı olmaması ve marka liginin değişkenliğinin ölçümlenmiyor olması </li></ul><ul><li>Ülke ekonomisindeki kırılganlık </li></ul><ul><li>Kamu yatırımlarına ayrılan ödeneklerin azalması </li></ul><ul><li>İtalya,Çin ve İspanya kaynaklı yeni markaların çok ucuz fiyatlarla pazara girmesi ve yüksek satış rakamlarına ulaşması </li></ul><ul><li>Manıtowoc Grubun pazardaki ucuz vinçlere karşı Çin de ürettiği kule vinçleri bir alt marka oluşturarak pazarlamak yerine, Potaın olarak piyasaya sürmesi ve vinçlerin Fransa çıkışlı vinçlere göre( diğer markalar kadar olmasa da )daha fazla sorun çıkararak marka yıpranma payını arttırması </li></ul><ul><li>Aktif müşteri ziyareti kültürünün oluşmaması </li></ul><ul><li>Yüksek teknik servis ücretleri </li></ul>
  96. 96.
  97. 97. HEDEF KİTLE 1( Müşteri) <ul><li>Sosyo Ekonomik ; A + B1,B2 </li></ul><ul><li>Yerleşim; Kent merkezi </li></ul><ul><li>Yaş Grubu; 30+ </li></ul><ul><li>Cinsiyet ; Erkek </li></ul><ul><li>Gereksinim ve Güdülenme; Yüklenici ve taşeron firma sahipleri,üst düzey yöneticiler,satın almacılar, inşaat ve makine mühendisleri, proje müdürleri, inşaat alanında faaliyet gösteren kamu kuruluşları. </li></ul><ul><li>Kişilik; Modern,tüketimin üretime katkısı olması gerektiğinin bilincinde , zamanı satın alan ve değerli gördüklerini biriktiren. </li></ul><ul><li>A + SES grubunda olanların %100 ü gazete okuyor, %96 sı cep telefonu, 2/3 bilgisayar kullanıyor,bilgisayar kullananların %50 si internet ile dünyaya bağlanıyor.Teknolojiyi seviyorlar, banka kredisi kullanmaktan ve borçlanmaktan korkmuyorlar. </li></ul><ul><li>B SES grubunda olanların büyük çoğunluğu gazete okuyor, A da olduğu gibi %96 sı cep telefonu kullanıyor anacak bilgisayar kullanımı 2/4 ‘e internet kullanımı %50 ye düşüyor. Bu gurupta banka kredisi kullanmaktan ve borçlanmaktan korkmuyor. </li></ul>Hedef kitle
  98. 98. HEDEF KİTLE 2(Operatörler) <ul><li>Sosyo Ekonomik ; C1-C2 </li></ul><ul><li>Yerleşim; Göçerek kent merkezli </li></ul><ul><li>Yaş Grubu; 25+ </li></ul><ul><li>Cinsiyet ; Erkek </li></ul><ul><li>Gereksinim ve Güdülenme; Kule vinç operatörleri </li></ul><ul><li>Kişilik; </li></ul><ul><li>C1-C2 SES grubunda eğitim düzeyi ilköğretim seviyesinde kalıyor, %75 i gazete okuyor, %89 u cep telefonu, 1/5’ i bilgisayar kullanıyor,bilgisayar kullananların internet kullanım oranları oldukça düşük, banka kredisi kullanmaktan ve borçlanmaktan . </li></ul><ul><li>B SES grubunda olanların büyük çoğunluğu gazete okuyor, A da olduğu gibi %96 sı cep telefonu kullanıyor anacak bilgisayar kullanımı 2/4 ‘e internet kullanımı %50 ye düşüyor. Bu gurupta banka kredisi kullanmaktan ve borçlanmaktan korkuyor. </li></ul>
  99. 99.
  100. 100. Entegre Pazarlamanın Unsurları
  101. 101.
  102. 102. <ul><li>Kurumsal Kimlik çalışmaları için, </li></ul><ul><ul><li>Kurumu temsil edecek tüm basılı malzemelerdeki standardizasyon ve estetik yaklaşımın yakalanması, </li></ul></ul><ul><ul><li>Tüm temsil noktalarında görsel bütünlüğün sağlanması, </li></ul></ul><ul><li>Kurumsal Kültür için, </li></ul><ul><ul><li>Misyon,vizyon değerlerinin belirlenmesi, </li></ul></ul><ul><ul><li>Kurum kültüründe bütünlüğün yaratılması,kurum kültürünün yaygınlaştırılması, </li></ul></ul><ul><ul><ul><li>Eğitim </li></ul></ul></ul><ul><ul><ul><li>Motivasyon </li></ul></ul></ul><ul><ul><ul><li>Tanıtım Filmi </li></ul></ul></ul><ul><ul><ul><li>Broşür v.b. </li></ul></ul></ul><ul><li>Marka sözcülerinin belirlenmesi. </li></ul>
  103. 103. 1 Somut Ürün 2 Temel Marka 3 Geliştirilmiş Marka Marka Adı Marka Niteliği Tasarım Kalite Servis Satış Koşulları Dağıtım Garantiler Marka Nedir? Ambalaj 4Potansiyel Marka
  104. 104. Planlama Döngüsü Ön test, izleme Halkla ilişkiler ve tanıtım amaçları Markanın Konumu Reklamın rolü, reklam stratejisi
  105. 105. Strateji Geliştirme Kalıbı Ürün sorgulaması Önerme Hedef Kitleyi anlama Rekabetin Çözümlenmesi
  106. 106. Lansman I Büyük Kule Vinçler Satış Lansman II Büyük Kule Vinçler Kiralama
  107. 107.
  108. 108. Kurumsal Stratejiler
  109. 109. Kurumsal Stratejiler
  110. 110. Kurumsal Stratejiler
  111. 111. Kurumsal Stratejiler
  112. 112. Yurtiçi Pazarlama Stratejileri/ Olası Müşterilerle
  113. 113. Yurtiçi Pazarlama Stratejileri/ Kamu Projeleri Doğrultusunda
  114. 114. Yurtiçi Pazarlama Stratejileri/ Mevcut Müşterilerle
  115. 115. Yurtdışı Pazarlama Stratejileri/ Mevcut Müşterilerle
  116. 116. Diğer Stratejiler <ul><li>Pazarlama Departmanı oluşturularak, düzenli pazar-rakip-ürün-müşteri analizlerinin yapılması ve hedeflerin belirlenmesi ve bu doğrultuda pazarlama stratejilerinin oluşturulması, bütçelenmesi ve uygulanması sağlanmalı, </li></ul><ul><li>Sektörel derneklere, komite ve komisyonlara üye olunarak yönetimlerinde yer alınması sağlanmalı, </li></ul><ul><li>Direk satış ekibi kurulmalı ve bir dönem önemli müşterilerle yüz yüze görüşmeler yapılmalı, </li></ul><ul><li>Müşteri Memnuniyeti anketleri hazırlanmalı ve düzenli olarak yapılan anketler analiz edilerek pazarlama stratejileri müşteri beklentilerine göre şekillenmeli, </li></ul><ul><li>24 saat hizmet verecek danışma ve yardım hattı açılmalı, </li></ul><ul><li>Online 24 saat bilgi paylaşımı geliştirilmelidir. </li></ul>
  117. 117. Reklamlar ve Mevsimsellik <ul><li>İnşaat Sektörü ile paralel giden kule vinç sektöründe de inşaat sektöründe olduğu gibi iki sezondan oluşur; </li></ul><ul><li>- Birinci Sezon Mart - Haziran </li></ul><ul><li>- İkinci Sezon Eylül – Kasım’dır </li></ul><ul><li>İnşaat makineleri sektöründe ilk sezon %60, ikincisi %40’ olarak kullanılmalıdır. </li></ul>
  118. 118. <ul><li>Güvenilir </li></ul><ul><li>Teknolojik </li></ul><ul><li>Güçlü </li></ul><ul><li>Pratik </li></ul><ul><li>Dinamik </li></ul><ul><li>Modern </li></ul><ul><li>Çözümcü </li></ul>Reklam dili İletişim dili
  119. 119. Kullanılacak Araçlar <ul><li>Ulusal Basın İlanları </li></ul><ul><li>Ulusal Tv Reklamları </li></ul><ul><li>Sektörel Basın İlanları </li></ul><ul><li>Event Marketing (fuar,eğitim, seminer v.b) </li></ul><ul><li>Çizgialtı (afiş,broşür, stand v.b) </li></ul><ul><li>İnternet </li></ul><ul><li>Basın Toplantıları </li></ul><ul><li>Basın Açıklamaları </li></ul><ul><li>Basın Kiti (CD,basın bülteni,dosya,resim ...) </li></ul><ul><li>Basın Ağırlamaları </li></ul><ul><li>Kurumsal evraklar </li></ul><ul><li>Promosyonlar </li></ul><ul><li>Totem ve Yönlendirme Tabelaları </li></ul>
  120. 120. Promosyon Sponsorluk <ul><li>Üniversitelerde(Makine,İnşaat v.b.) eğitim seminerlerinin düzenlenmesi </li></ul><ul><li>İnşaat ile ilgili tv programlarına sponsor olunması </li></ul><ul><li>Müşterilere yönelik geleneksel hale gelecek partilerin düzenlenmesi </li></ul><ul><li>Kullanıcılara yönelik seminerlerin düzenlenmesi </li></ul><ul><li>İş güvenliği konusunda ülke çapında geniş bir kampanyanın önderliğinin yapılması </li></ul><ul><li>Mühendis ve Müteahhit Odalarının aktivitelerinde,toplantılarında sponsorluk </li></ul>
  121. 121. Kaynaklar <ul><li>DPT 8. 5 Yıllık Kalkınma Raporu </li></ul><ul><li>DPT 9. 5 Yıllık Kalkınma Raporu </li></ul><ul><li>DPT 9. 5 Yıllık Kalkınma 2007-2013 Makine ve Metal Eşya Özle İhtisas Komisyonu Raporu </li></ul><ul><li>DPT Maliye Bakanlığı Hedef 2008 </li></ul><ul><li>DSİ 1950-2007 Brief </li></ul><ul><li>İMDER 2006 İş Makineleri İmalat Sektörü Raporu </li></ul><ul><li>İSO Türkiye 2008 Raporu </li></ul><ul><li>İSO AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri 2008 </li></ul><ul><li>GYODER Gayrı Menkul Zirvesi 2008 </li></ul><ul><li>Finansal Deregülasyonun (1989–2001) Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri Kasım 2000 ve Şubat 2001 Krizleri </li></ul><ul><li>T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Makine Aksamları ve İhracatçıları Birliği Ocak Ayı 2007-2008 Verileri </li></ul><ul><li>Türk İnşaat Sektörü/Sektörün Türkiye için önemi Güçlü ve Zayıf Yanlar / Tehditler ve Fırsatlar Dr. Özcan Sarıtaş İTÜ/ Taşkışla </li></ul><ul><li>Türkiye Müteahhitler Birliği İnşaat Sektörü Stratejik Planı Prof. Dr. Hurşit Güneş/Do. Dr. Erhan Aslanoğlu / </li></ul><ul><li>Yrd. Do. Dr. Sadullah Çelik 2004 </li></ul><ul><li>Türkiye Makine Sektörü Durum Analizi/ Dış Ticaret Müsteşarlığı Ekonomik Araştırm

×