Şehvet oratoryosu
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

Like this? Share it with your network

Share

Şehvet oratoryosu

on

  • 388 views

 

Statistics

Views

Total Views
388
Views on SlideShare
388
Embed Views
0

Actions

Likes
0
Downloads
0
Comments
0

0 Embeds 0

No embeds

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Adobe PDF

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

Şehvet oratoryosu Document Transcript

  • 1. BATUR MÜNEVVER “Şehvet Oratoryosu” Copy / Paste ©
  • 2. “Copy/Paste” e-kitap serisi, yazarları tarafından çeşitli zamanlarda, çeşitli mecralarda yayınlanmış yazıların bir araya getirilerek, meraklısına derli toplu bir kaynak oluşturmak adına gerçekleştirilen bir projedir. Elbette bu yazıların kitaplaştırılma niyetiyle ortaya çıkıldığında zamana göre yeniden ele alınmaları, güncellemelerinin yapılması gibi gerekliliklerin farkındayız. “Copy/Paste”, yazarının kaleminden çıkmış ve hedef kitlesiyle zaten buluşmuş yazıların, yeniden ambalajlanarak ticarileştirilmesi “ahlakına” karşı bir “ahlakın” ürünü. Bu nedenle Copy-paste serisinde yer alan yazılar, yeni okuyucusuna yayınlandığı gün her nasılsa o halleriyle ulaşacaklar. Daha açık anlatımla, bu “Copy/Paste” için tek bir amaç söz konusu: o da benzer konuda yapılan ve ağ içerisinde dağılmış yazıların bir araya getirilerek kullanıma sunulması. Bu metinleri istediğiniz gibi kopyalayabilir, çoğaltabilirsiniz. Kaynak göstermek sizin ahlaki değerlerinize kalmış olup, göstermediğiniz takdirde, serinin doğası gereği “ağ” sizi affetmeyecektir. “Copy/Paste” “üretilmiş her şey, hepimiz içindir” anlayışıyla oluşturduğumuz, tamamen ücretsiz bir yayın ağı. Yazarının iznini almak koşuluyla, çevrenizdeki kişilerin yazılarını veya kendi yazılarınızı “Copy/Paste” logosu altında aynı formatta yayınlamamız için bize gönderebilirsiniz. İyi okumalar dileriz…
  • 3. Yazarın Notu Şehvetin metafiziği üzerine tümüyle simgesel-gerçek ötesi bu şiiri yazmak,şehvetin yaşama dönük yüzüyle yatay bir yolculuk; hakikatin ise ölüme çevrilen bakışıyla dikey bir yolculuk olduğu fikrini keşfetmemi sağladı. Şehvetin ufku andıran paralel ışıkları sonsuzluğu imlerken; hakikatin sonsuzluğu kapsayan ve onu bir varlık mertebesine taşıyan gücü karşısında küçük bir aydınlanma. Mısır Ölüler Kitabı'nda ifade edildiği gibi "çoğalmanın organları 'yürek' ve 'dil' ise, şehvetinde boğulsun gözyaşlarım… b.m
  • 4. Ey gece rahmine düşen çocuğa sahip çık!
  • 5. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” ÖLÜ HAYVANLAR KOROSU Gürültü ormanının derinliklerinde yaşayan genç bir ormancı ölümcül günahların şeytani güçlerine boyun eğerek hilkat garibesi silahını şehvetle doldururdu ve bir meleği karnının altından vurdu, yemin ederiz ki lekelenmiş ateş suyu huzurunda toprağına çekilen böylesine lanetli bir ruh dışlanmış biri olacak ve bir avcı kurşununun kanlı gelinliğine sarınıp cehennem çukurunu boylayacak 8 Copy / Paste ORMANCI Ölüm daha geçmemişti içimden güneş,yaşlı kulübemi ahtapotça saran sarmaşıkların arasından bir ışık dağı gibi yükseliyordu ve etçil bir karınca kolonisinin göğsüme açtığı kara delikten içeri sıkıntılı bir tılsım kusuyordu, kaos uzayında kaybolan astronotların boşlukta yüzen ışıltılı kayıkları zevklerin ölümünü duyuran uğursuz bir müziğin nefesiyle karanlığa kusursuzca dalıp ilahi havanın ateşini söndürmüştü gün ışığının yoluna bir daha bak masum bir çocuktan daha tehlikeli 9
  • 6. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” Habis ruhların dokunaklı hale getirdikleri görkemli bir yıkımdı yaşamım martı çığlığına yakalanmış sayrılı bir tanrı dilini öpen ve bir yılan gülü gibi kıvrılan haz yataklarına her sabah yorgun düşene dek sakalarla sürüngen patikalarını süsleyen mor tüylü bitkilerin arasında şehvet şarkıları söyledim bir sabah yakarısı görünümünde spiritüel tarikatların üyeleri manevi yükseliş anında aşkla nasıl titrerlerse cilalanmış çizmelerim nehir kıyılarından ve kristal bahçelerin yeşil adalarından keskin sperm kokuları taşıdı bedevi çöllerine düşen irinli yağmur damlalarını hayal et kutsal yolculuğun topraklarından dönen soğuk tabutlar gibi 10 Copy / Paste Eski zaman kitaplarını yakan günlerin rengi bir aztek tanrısı gibi garip jestlerle dolaşan leoparlara korkunç ve sonsuz güzelliğin kemendini atarken ahşap masanın üzerinde büyüsel görünen bukalemun çorbası ve mum çiçeği salatasının İsa’nın mucizelerinden biri olduğunu düşündüm, o oradaydı ve bitkin düşmüştü cinsel orucun düş bozukluklarına açılan kapısından düşüncelerini okumaktan kararmış bir portrenin hayaletiyle çıkmıştı sayıklayan çimenleri hipnotize eden rüzgarı arkasına alıp duman seliyle yitip gidiyordu arzu köprülerinden geçerek, açıklamama izin ver o hala burada, yüzünü gizliyor 11
  • 7. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” Öğle yemeğinden sonra kafa derimi yüzüp beynimi yarmak ve gezegenler arası bir mikrofona konuşan, loş elektrik tünelinin sonundaki ihtiraslı sesin perisine kavuşmak istedim, yakalandığında masumiyetin dirildiği o an,tanrım! cinayet günlerinin yaprakları ağır ağır büzülür ecel terleriyle kalpler ulur kanlı salyalarından cennet şarapları akıtarak bir gonca gibi kapanır ve zambakların gölgesine tüner işkence kuşlarının kanatları gökyüzü yarılır Musa’nın kızıl denizi gibi yıldız sağanağına tutulur aniden günahkarlar fundalığında birleşen tenler uzak bir yerde en karanlık noktalara uzanan düşlerin çiçekleri imgene yönelerek açar bulutlar hızla alçalır ürkmüşçesine sarhoşluğundan kusanlar olur çılgın renkler saçarak ve sırrına yükseldiklerini görürüm gökkuşağı katedrallerinin, gezgin görüntüler anaforuna çekilen vücuduma ne oldu? 12 Copy / Paste Tanrıça sineğin resitaline dönüşen mikroskobik dalganın beynimdeki uğultusu dindiğinde, ormanın gölgesinde sapkın duygular cephaneliğini andıran kulübem devasa yamyam gözü biçiminde, boğuk sesler çıkaran hayvani bir rahim ağzına dönüştü postunun dipleri ter damlalarıyla parıldayan simsiyah bir yarık hiçlik yıldızlarına lanet okuyan gırtlağını temizlercesine uysal ve zarif kıvrımlarını sergiliyordu gökyüzüne güneşin altına gömülmüş meçhul bir embriyoydum balmumundan kamışıyla müstehcen rüyalar şehrine yelken açan kar tanelerini üfleyen kelebeklerin kanatlarına, vicdanımın zincirlerini bağlayan yakıcı esaret çözüldü neden sonra 13
  • 8. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” Doğanın yatağında kırbaç yarası gibi belirmiş olan yaratığın karanlıklar evini arkamda bırakıp, Tibetli vaiz bir kedinin ruhunu çağıran kutsal mantarı yutmak ve egzotik mastürbasyon töreni yapmak için gümüşi yansımaların gizemle dalgalandığı ısırgan otlarıyla çevrili aşk sığınaklarına bir köpek gibi yürüdüm etçil karınca kolonisinin göğsümde açtığı sığ çukur korkunç orjilerde kızlarını parçalayan bir şenlik tanrısının yırtıcı ve hassas duyargasıydı artık cennetsi evliliklerin alacakaranlığında av başlıyordu 14 Copy / Paste ÖLÜ HAYVANLAR KOROSU İblisin tercüme ettiği katli şafak sökmeden din adamı kisvesine bürünen bir vampir gerçekleştirecekti, iç organlarına baştan çıkarıcı ayinin ezgilerini fısıldayan bu kozmik dans cin çarpmış birleşmelerin randevusuna ayarlamıştı saadet saatini, derin bir kederin ifadesine kenetlendiğimiz ve dizlerimizin üzerine çöküp acı dolu göğsümüzü yumrukladığımız o yere gidiyoruz yüreğindeki cesaretin içinden geçerek,söndür ışıkları! 15
  • 9. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” KAYBOLAN KÜÇÜK KIZ Yitirdim yolumu anne Avuçlarıma tüneyen ve boşluğa bembeyaz menekşeler asarak çamura bulanmış şafakların sonuna kanat çırpan ayartıcı bir kuğunun izinde, yatağıma taşıyabilirdim oysa romantik ruhundaki mucizevi yansımayı ve gözyaşlarını akıtmaktan çekinmeyen bir okşayışla boynuma mühürlerdim ateşinin damarlarını yeniden şarkılar söylemeye başlardım böylece dudaklarımı kanatırcasına alevler içinde ama kadavralara benzeyen binlerce lahit bayırlardan iniyor şimdi kabus tepelerini örten korkunç gezinmelerin karaltılarıyla gözlerini ve kulaklarını kaybetmiş sürüler ağaçlar çaresiz bir ses çalılar çaresiz bir ses ve korkuyla titreyen kalbim çaresiz bir ses bu şeytan arya’sı ormanda 16 Copy / Paste ORMANCI Ey sis bulutları arasında esrikliğin lirini çalan talihsiz ceset, ey uluyan delilik selam sana! armağan ettiğin yazgı, arzunun dölyatağına atılan karanlık bir tohumdan başka nedir? karnının altından yükselen kokular tanrılaştıran bir doğadan fışkıran köpüklü lavlar gibi soluk aldırmıyor daldığı derinliklerin organlarına, şehvetin mağarasında uyuduğunu bilmezdi kalbim kayıp bir meleğin günahkar ziyareti gizemli zevklerin gebeliğini müjdelemeden önce, öyleyse çöz doyum anının ışık düğümünü çarmıha geriliş sahnesi kararsın bedenimin vahşileşen öpüşlerin izleri taşınsın sol göğsünün açık kutsal kitabına 17
  • 10. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” KAYBOLAN KÜÇÜK KIZ Ah yüce tanrım! Kapana kısıldım yüzümü kemiren soğuk terler nefes almamı güçleştiriyor, çılgın bir ibadet nöbeti geçiriyormuşçasına ayaklarımın altında boşalıyor toprak çekilişini duyuyorum balçıktan bağırsaklarının karnı deşilmiş,derisi yüzülmüş halde ihtiras şamdanlarının gölgesi gibi sallanıyor esneyen fırtınada, burun deliklerimi solucanlarla dolduran mor damarlı çatlaklar büyüyor hızla ve uyanıyor bekaret kanını içmeye hevesli cellat günahın mektubunu yeni sözcüklerle esinleyerek kazıyor mezarımı dipsiz rahminin oluklarına gömülüyorum ağır ağır yalvarırım tut bileğimden 18 Copy / Paste ORMANCI Kaçtım,kadife aynaların perdenin arkasına gizlediği pozlardan, bilinmeyen, gözleri bağlasa da zerafetine kendimi göstermekten hoşlanmadım sırtüstü yatıp bekleyen tahriğin gerçekdışı vulvalarına kolay yaralanılır beklentilerin merdivenlerinde arzuyla doluyken, zamanı geldiğinde sunacağım sana uyluklarımı sevginin ve okşayışların kabarttığı bronz vücudun içine girmem için yalvaracak, açık saçık güzelliğin ihanetine sarılan dizginlenemez sessizlik uzayacak kalbin ellerimde attıkça ve görüntüsünü kaybettiğinde parçalanmış yüzün dışa yansıyan parlaklığın tepeden tırnağa dirilişini arayacak 19
  • 11. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” KAYBOLAN KÜÇÜK KIZ Boğuluyor herşey anne,giysilerinden sıyrılmış utancını bulaştırıyor hazla inleyen çıplaklık acının kaygıları gürleştikçe ve yosun tuttukça cansız dilim Ak babalar dalıp çıkıyorlar ölümcül balayımın toz dumanına, göğü kefenleyen cüzam beni tutan elini kan emici gece kuşuna dönüştürmüş pis kokuların tünediği bulanık suların üzerinde kötücül ve huzursuz dumanlar tütüyor arkamı dönüyorum bezginlik içinde peygamber çiçeği kederli kederli gülümsüyor kızkardeşine ters dönmüş zayıf gövdesi gazap ağından kurtulmak istercesine, hepiniz kayıp gideceksiniz işkenceye doymuş 20 Copy / Paste ORMANCI Delirtircesine titreyen omuzlarının üzerinde Bakire Meryem ile aynı istikamete bakan tüyler ürpertici bir hale görüyorum kanla şişmiş mahşer günü ruhlarının fantezileri için gizemli bir sahne kızlık zarının erdemleriyle esriyen ve sonsuza dek yanıt verecek bir zevkin kupasını kaldıran geceye, zümrüt yeşilinden şarap kırmızısına soylu yeteneklere adanmış çürümüşlüğün korkunç uyumuna bağlıyor gözlerimi nefsim bağışlanacak sımsıcak bacaklarının arasında parladığında çiğ taneleri 21
  • 12. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” Copy / Paste ORMANCI KAYBOLAN KÜÇÜK KIZ Demir sürgülerini çekti artık umut kapıları, mutluluğa cenaze marşı çalan dehşet tufanının orgu matem mumlarıyla tutuşturdu hislerimin korularını kızıl fosforlu kurtlar, yapışkan sıvılı böcekler gizli bir geçit arıyorlar etimden içeri yırtılmış masumiyet yatağım dört bir yanımda uzanıyor ölüm koridorları ormancı,nasıl kurtulacağım senden! yıkıma giden yolun şarkıları mezbahanın kanlı kapısına merhamet ışığından bir delik açar mı? 22 Tohumuna güneşi göstermeyen delilik ekinlerini biçer! Ey zevklerin derisi, açtım kasıklarımı evreni kusursuz ziyafete davet eden nemli ve büyüleyici sunağına, beşikleri ve tabutları buluşturan bu füg yankılansın canının kağıttan kayalıklarında sokul yuvasına,öp apış arasını, kristal sıvılardan larvasını orgazmın! soluğun kesilinceye ve dehadan başka hiç bir şey kalmayıncaya dek savur sevi şatolarında şehvetin kahkahasını, hangi aşk,yasakların tuğlalarıyla örülmüş bir tutku tapınağının dini gücüne erişebilir? 23
  • 13. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” İnkamu lante hu hu asvaa turnuxa hime bade rimm rim latün Jiperdu mazdsi gartuf kan luma lum bezm nazo küm fatel urna mu cin zuu cin Yu volpu sim tem morella kam en ib ata yu natal iz nist Selva hüc ine par jahe log di ürk esmento quim zana şuh beira novin Copy / Paste ÖLÜ HAYVANLAR KOROSU Şarkısı yitti küçük kızın, hayal kırıklığının saçlarıyla çevrelenmiş yüzü dehşetten kömürleşmiş bulut demetleri gibi süpürüldü yaşam uzuvları baygın göğsünde, ormancı,kurnazca kımıldayan vahşi bir jestle kucakladı huş ağaçları arasında uyuyan küçük cenazeyi tecavüzün ve cinayetin parmak izleri cehenneme asılmış lambalar gibi titredi şehvet kadehlerinde ölgünce, meşum daireler çizmeye başlamıştı çoktan pusuda bekleyen lanet, ay’ın meskeninde Huım h u uım 24 25
  • 14. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” ORMANCI Ölü yattığı yerde dipdiriydi hala tabutun tüm güzelliğiyle şahlanıp azizeler diyarına uçmasını beklerken şiddetli bir gök gürültüsü duydum kulakları sağır eden kaybolan dalgalar halinde aydınlıkları kıvranır gördüm karanlık, tiksindirici bir ağız,evrenin tüm ışığını emiyordu dağılan zihnimi uçurumdan aşağı yuvarlamak üzere, kurtuluş ipinin atılmasını beklemek boşunaydı cennetin asansörü durdu ve kabuğundan ayrılarak tehlikeli bir inişe geçti ilahi adaleti ve silahı kuşanmış dev cüsseli bir avcı karanlığın en güzel kızından yüreğimi koparıp leş yiyicilere sunduğunda ‘seninle geleceğim’ diyordum hatırladığım yalnızca belli belirsiz bir ses ve sonsuzlukla birleşen bir cevher değil miydi? 26
  • 15. Batur Münevver “Şehvet Oratoryosu” Ölüm geçmişti içimden ışıldayan orkidelerle…
  • 16. Copy / Paste Copy / Paste © © www.reportare.com