H ak    an         Ü             Ç                 O                     K
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKTekamül Eden EvrenMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamü...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKTekamül Eden EvrenMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamü...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Düzen, Mutlak SıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Edere...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Düzen, Mutlak SıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Edere...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKAtom ile Kütle Çekim KuvvetiMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ede...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKAtom ile Kütle Çekim KuvvetiMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ede...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Tekillik ile karadeliklerin FarkıMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Tekillik ile karadeliklerin FarkıMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Tekillik ile karadeliklerin FarkıMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKSonsuzluk Kavramı ve sıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Edere...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKSonsuzluk Kavramı ve sıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Edere...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Ede...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Ede...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Ede...
B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Ede...
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Makaleler 2011 (TR)
Upcoming SlideShare
Loading in …5
×

Makaleler 2011 (TR)

2,787 views
2,676 views

Published on

Turkish

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total views
2,787
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
9
Actions
Shares
0
Downloads
24
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Makaleler 2011 (TR)

  1. 1. H ak an Ü Ç O K
  2. 2. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKTekamül Eden EvrenMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.05.10.2009, Pazartesi – 11:00 biline en küçüğüne kadar olan yapıtaşlarının dahi, en azından titreştiğini yani hareket halinde olduğunun tespit edildiğine dair duyumlar elde ediyoruz. Makro KMakale: Tekamül Eden Evren düzeyde ise, dünyanın kendi etrafında, ayların gezegenler etrafında,Yazan : Hakan ÜÇOK gezegenlerin de yine güneş gibi veya benzeri yıldızlar etrafında, bu çeşit çeşit yıldızların da Samanyolumuz gibi galaksilerin küme elemanları olarak Tekamül Eden Evren galaksilerin etrafında yörüngeler çizdiğini ve yine bu galaksilerin de kendi O etraflarında yörüngelerde hareket ettiklerini duyumsuyoruz. Buna itiraz edecekMevcut bilimsel veriler (ve tabi ilimsel gerçekler kabul ettiğimiz vahiy) kimse yoktur herhalde. Bu durumda akla yatkın olan, galaksilerin de yine dahaevrenin evrimleşmediğine, tekamül ettiğine dair, gayet açık deliller sunmaktadır. büyük kümeler oluşturup yörüngelerde hareket ettiklerini kabul etmektir. Bu ÇÇoğu Biliminsanı bunun aksine inanmaya ve aksini ispat etmeye çalışsa da, yörüngelerde hareket hali kuralını, galaksiler boyutunda birden bire istisna kabulbunun aksini iddia etmek, bilimin kendi kurallarına ve felsefesine aykırı bir edip, birbirlerinden uzaklaşıyorlar demek ne kadar mantıklı olur, kendimedavranış olur. Bilimin rasyonel olmak gibi bir iddiası var olması, ancak bu soruyorum. Hele ki, Samanyolu ve Andromeda galaksilerinin birbirlerinerasyonelliği tanımlarken sınırlı verilere ve bilgi kaynağına sahip olduğundan olsa yaklaşıyor olmaları gerçeği bilinip dururken, “Evren galaksiler veya Ügerek, henüz açıklaması getirilememiş duyular, duyumlar, olaylar ve/veya süperkümeler boyutunda bir genişlemeye tabidir.” demek, bana saçmafenomenler karşısında çaresizliğini inkar ile dengeleme çabası içinde geliyor. Burada kabul edebilecek herhangi bir tek düze genişlemenin söz konusubulunduğunu görmemek mümkün mü ? Bilim, bir Yaratıcıyı inkar ettiği an, olması mümkün görünmüyor. Muhtelif galaksilerin bazıları, birbirindenbilimselliğini, tarafsızlığını (objektifliğini) kaybetmiş, çaresizliğini göstermiş olur. uzaklaşıyor, bazıları yaklaşıyor, bazıları teğet geçiyor, bazıları üst üste biniyor,Olur olmasına da, ne sana bana, ne de kendine bu çaresizliğini itiraf edemez, bazıları kaynaşıyor veya bazıları ayrılıyor da olabilirler, genelleme yapmanız nkabullenemez. “Aklın yolu birdir !”, derler; Ancak o yola gelinceye kadar, bilimdoktrini veya dogması, akla karayı seçer. Bazan da seçemez. Biri çıkar, “EvrenBig Bang ile başladı, soğuyor ve kritik hızda genişliyor/şişiyor.”, derse, doğru değildir. Genişleme ve/veya Şişme Modelleri ise bir genellemenin ötesine gitmiyorlar ve tespit edilen anormallikleri istisna olarak kabul ediyorlar. Oysa, böyle bir genelleme yapabilmek için yeterince bilgiye sahip miyiz, bilmiyoruz. abunu hipotez olarak kabul etmek, bahsettiğimiz bilimsel kurallara ve bilimin Özellikle de sınırlı bir ufkunuz (Hubble Hacmi) varsa, böyle iddialarda bulunmakgenel felsefesine ters düşmez. Ancak, bunca soru işareti hala açıktayken, bu gayet saçma olabiliyor. Mutlak Düzenden Isınarak Yörüngelerde Tekamül Eden birhipotezi mutlak gerçek ve doğru kabul ettiğinizde, saçmalık olur. Yine bir başkası evren modelinse, böyle bir soruna yol açması mümkün değil. Böyle bir evrenin kçıkar da, “Evren mutlak düzen ile var edildi (yaratıldı), ısınıyor, mutlak düzenden (bak. Entropi Kuralı), yani maddenin mutlak sıfırdanyörüngeler halinde tekamül ediyor (olgunlaşıp değişiyor) ve Merkez başlayarak, ısındığını iddia etmek durumundayız. Bu evrenin, ilk anındakiZaman Ufku diye adlandırdığımız küresel Hubble Hacmi (Mevcut yarıçap: Yaratılmasının Termodinamik Yasalarla çelişkisini gözardı edersek, ki Big Bang Modeli veya Hipotezi de bu (Büyük Patlama ile) yoktan varolmanın sebebini a~13,7 milyar Işıkyılı), saniyede yaklaşık 300.000 km ile genişliyor.”,derse, bunu da en kötü ihtimal hipotez olarak kabul etmemek, bilimin cevaplayamıyor, genel olarak maddenin neden böyle davrandığına dair herhangikurallarına, felsefesine, bütünlüğüne ve amacına nankörlük etmek, dogmatik bir soruyu cevaplamak da nispeten kolay olabilir. Yaratıldığı veya Oluştuğu o ilk anında ise, her iki hipotez için geçerli olmak üzere, ne Entropi kuralı, ne deHsaplantıya girmiş olmak, inat etmek olur. Veya bu ısrarda kasıt aramak gerekir.Yakın çevremizden ve/veya bilimsel araştırma ve yayınlardan elde ettiğimiz Termodinamik yasalar geçerli olmuyor, olamıyor. Ancak Yaratılması durumunda,bilgileri değerlendirdiğimizde, evrenin sürekli olarak değişim ve hareket halinde biz bir Hikmetten, Sebepten, amacını vahiy ile açık ve net zikreden birolduğunu, hiç bir zerresinin kazık çakmışcasına sabit olmayıp, sürekli hareketli, Yaratıcıdan bahsedebiliyorken, Kendiliğinden Oluşması durumundaki bir hipotezolgunlaşma ve değişme yani tekamül halinde, olduğunu görmek mümkün. Örnek ise, hiçbir açıklama getiremiyor; Sebep ulaşılamaz bir açıklama olarak kalavermek gerekirse, mikro düzeyde elektronların atomlar etrafında yörüngeler kalıyor. Bilim, belkide bir çeşit megalomanyak üstünlük kompleksi ile, kendini herçizdiğini (veya bir kinetik enerjiye sahip olduklarını), atom çekirdeğinin içindeki soruya cevap, her soruna da çözüm bulabilme yetisi ve yetkisi iddiasıyla, bir Yaratıcıdan bağımsız olabileceğine dair hüsnü zan içinde kıvranmaya mahkum Sayfa 1/2 - Tekamül Eden Evren
  3. 3. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKTekamül Eden EvrenMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.ediyor olabilir. Oysa bu, kendisini mutlak bilgi olarak tanımlayan ve hiç eksiksizher soruya cevabı bulunan bir Yaratıcının sunduğu apaçık bilgiden mahrum Kbırakmaktan başka bir şey değil. Öyle ki, bu gerçek bilgiler olmadan,çözdüğünüz her sorun yeni bir veya daha fazla sorun, verdiğiniz her cevap yenibir veya daha fazla soruya yol açmaktadır. Bunun sonunun çıkmaz sokakolduğunu, eninde sonunda kafanın duvara çarpacağını anlamak için bilimadamı, Odâhi, zeki, müneccim, falcı veya herneyse olmaya da gerek yok hani. Ç Ü n a k aH Sayfa 2/2 - Tekamül Eden Evren
  4. 4. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Düzen, Mutlak SıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.06.10.2009, Pazartesi – 13:55 Bilimadamlarının bir diğer iddiaları veya ısrarları da (bana göre tutarsızlık), “Atomlar ve elektronlar, daha küçük parçacıklardan meydana gelip, KMakale: Mutlak Düzen, Mutlak Sıfır evrenin yoktan var olmasından çok sonra oluştular.”, yukarıda da anlatmayaYazan : Hakan ÜÇOK çalıştığımız gibi. Ancak, ısının (termik enerjinin) olabilmesi için bir şeyin ışıma yapması gerekir ki, evrenin ilk anında, atomlar oluşmadığından, öyle bir ışıma Mutlak Düzen, Mutlak Sıfır yapacak imkana veya bir yetiye dahi sahip değildi. Buna dayanarak denebilir ki, O bu Sözde Büyük Patlamayı meydana getirecek ısı, evrenin ilk oluştuğu, varBig Bang Hipotezi, ki bazıları Tez, Kuram ve/veya Model de diyebiliyor, der ki: olduğu, yaratıldığı anda mevcut değildi, dolayısıyla klasik anlamda patlamaMadde büyük ısılardaki bir patlamadan kaynaklanarak, yoktan var oldu ve bu sözkonusu olamaz. Kısacası, kinetik ve termik enerji evrenin ilk oluştuğu anda Çmaddenin ısısı, oluşturduğu hacmin (evren) kritik hızda genişlemesiyle veya mümkün görünmüyor; Tekrar etmek gerekirse: Atomlar henüz oluşmadığından,şişmesiyle, evrenin her noktası aynı ısıda oluncaya kadar soğumakta. Hipotezi o anda mümkün olabilecek tek enerji türü potansiyel enerji olabilir. Bu potansiyelortaya atan aynı bilimadamları diyorlar ki, mutlak sıfırdan sıcak olan (>0 Kelvin, enerjinin de ne olabileceğine dair biraz akıl yürütmek gerek. Entropi kuralına-273° C) her madde, ışıma (elektromanyetik emisyon) yapar. Bu da, tersine göre, düzensizlik düzenden kaynaklanıp ilerlemektedir. Termodinamik Yasalar Üçevirirseniz, madde yoksa, ışıma da olamaz ve/veya ışıma yoksa, madde yoktur da, “Madde yoktan var edilemez, var olan madde de yok edilemez.”, der. Artık buveya madde sıfırdan farklı bir ısıda değildir, anlamına gelir. Bununla beraber, alıntıları nereden bulacağınıza dair dipnot vermeye de gerek duymuyorum,ışıma göremiyorsanız, bu orada madde yoktur anlamına da gelmek zorunda okuduysanız eğer, burada tekrar edilen kurallar ve yasaların dipnotları, 7 Gök Vedeğildir, çünkü zaman faktörünü de göz önünde bulundurmanız gerekir ki, Yer kitabımda mevcut. Özetle söylemek gerekirse, Büyük Patlama (Big Bang)Hubble Hacminin, yani Merkez Zaman Ufkumuzun genişliği (Yani bildiğimiz, olduysa eğer, mantıken (hangi mantık ?) bu termik enerjinin patlaması olamaz. nalgılayabildiğimiz evrenin sınırları) zamana bağlıdır; Örneğin, 10 milyar ışıkyılıötemizde 5 milyar yaşında bir yıldız var ise, bunu görmemiz mümkünolamayacaktır; Ancak yıldız 10 milyar yaşına gelebildiğinde, biz de yıldızın Bu vesile ile burada, çeşitli vahiy kitaplarında da belirtildiği üzere (en başta Kuran-ı Kerim), “Ol !” emrine dikkat çekmek istiyorum. Ama tabi böyle bir ihtimalden (bana göre gerçekten) bahsettiğimizde, bilimadamları itiraz etme adoğumuna tanık olabiliriz. Bu süre içerisinde yıldızın ışığı bize ancak ulaşabiliyor. haklarını kullanacak, farklı bir açıklama talep edeceklerdir. Bu açıklamayı da, işteBilginin bize ulaşmasını zorlaştıran yegane engel mekan (hacim/uzaklık) değil, tam bizim yazdığımız, bu hipotezde bulabilirler. Hipotezin amacı da, samimizamanın da bir o kadar etkisi var. Bildiğimiz, tasavvur edebildiğimiz evren de, olmak gerekirse, kuvvetleri bir araya getiren büyük genel kuramı bulmaktan kklasik bir açıklama ile, Uzay-Zaman dediğimiz bir sistem. Bu sistemin içinde ziyade, bilimadamlarının bile anlayacağı bir dilde, birinci planda (primary =önemli olan bir sabit mevcut: Işık-Hızı (Elektromanyetik Kuvvetin Erimi). “Işığın birincil), evrenin yaratıldığına ve tekamül ettiğine dair ipuçları vermek,hızından daha hızlı hareket eden bir şey bilinmiyor !”, desek yanlış olur, çünkü dikkatleri o yöne çekmek; Evrimi ve sözde genişleyen evreni açıklamak ikinci planda (secondary = ikincil) geliyor/kalıyor. abugünün bilgileriyle, Kütle Çekim Kuvvetinin sonsuz erime (1/∞ g olsada, aslasıfır olmaz) ve anında etki etme özelliğine/hızına sahip olduğunu biliyoruz (yoksa Bilimin genel olarak bir Yaratıcıyı tanımlayabilmek, mevcut sınırlı bilgi vetahmin mi ediyoruz ?). Gerçi, Kütle Çekim Kuvveti, maddenin (kütlenin) açıklamalar ile tarif edebilmekten aciz oluşu nedeniyle, Yaratanı tanımsız, matematiksel açıdan etkisinin küçümsenecek kadar önemsiz veya hiç etkili değilHarasındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı, ama anladığımız kadarıyla mutlak sıfırolmamakta. Yani 1/∞ gravitasyon mümkün, ancak sıfır olamaz. Tekrar atfetmesinden kaynaklanan kesin hatasının, elde ettiği sonuçlar üzerinde dehatırlamak gerekirse, bilinen dört kuvvet: Kütle Çekim (Gravitasyon), Güçlü kesin yanıltıcı olması ihtimali (ve gerçeğini) anlayabilmek için, dahi mi, yoksaÇekirdek, Zayıf Çekirdek ve Elektromanyetik Kuvvetler dır. Ki, bunları ortak bir bunu iddia edebilecek kadar deli mi olmak gerek acaba ? Görüyorsunuz ya, buHerşeyi Kapsayan Genel Kuram içinde toplamaya çalışmaktayız. Ne var ki, bu işler göreceli. Bilimde (pozitif bilim diye tanımlanan düşüncelerde) esas olan, 5konuda çalışmalar, çok yavaş ilerlemekte. Bunun sebebi de, bence, bilimin duyu ile elde edilebilen bilgilerdir (somut gerçekler diye tabir edilir). YaratanBüyük Patlama Hipotezinde ısrar etmesinden kaynaklanan algısal yanılma. ise, yarattığından öte, beri ve münezzeh olduğundan dolayı, sonsuz ve/veya sonsuzluk olarak tanımlanması gereği itibariyle, 5 duyu ile sınırlanabilmesi ve Sayfa 1/2 - Mutlak Düzen, Mutlak Sıfır
  5. 5. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Düzen, Mutlak SıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.tanımlanabilmesi mümkün değildir. Bu durumda bilimin 5 duyu iletanımlayabildiği bilgi girdileri (data, veri) sınırlıdır ve ancak bu sınırlılık dahilinde Kfaaliyet gösterebilmektedir, ötesi bilim için tanımsızdır. Dolayısıyla bilimin buşekilde davranması anlaşılabilir ve hoş görülebilir, hoş görülmesi gereğikendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı da, Bilimadamları, bir Yaratıcınınvar olmadığı, varsa da sınırlı etkisi veya tümden etkisizliğinde ısrar ediyorlarsa, Obunu da bir yere kadar hoş görmek gerekir. Bilim ve Bilimadamları eğervahiyden faydalanmayı uygun bulmuyorlarsa, bu onların kafalarının karışmasınasebep oluyorsa, bizim de bu konuda ısrar etmemiz, üzerimize vazife değil Çelbette. Ne var ki, mutlak gerçek ve sınırsız bilgi olarak (bazımız) kabul ettiğimizvahiy, her şeyi en doğru şekilde tarif etse/açıklasa da, bundan faydalanmamayolunu seçenlere biz ne desek fayda etmez. Bilim, sınırlı duyularla (data, veri),sınırlı olasılıklarla, sınırlı bir evreni (Hubble Hacmini) tanımlayıp, teorik de olsa Üsimule etmeyi başarıyor, bir yere kadar bunda bazı sonuçlar da elde edebiliyor.Bu bağlamda, Bilimin sınırlı oluşunu bir kenara bırakırsak, ilim dediğimiz veolaylara vahyin doğrultusunda yaklaşımda bulunan çoğu kişilerin de, bilerek veyabilmeden vahyin anlaşılmasına engel olmaları, hatta bazısının işi mistifize etme/mistik hava katma çabaları, pozitif bilim ile iştigal eden Bilimadamlarının da nisyan etmesine sırtlarını dönmelerine ve inkarlarına neden olmaktadırlar. Yani birtakım Alimlerin, vahyi suistimal etmeleri, zaten bazen karmaşık olan bilgininçözümlenmesine fayda sağlamıyor; Amaçları da öyle gibi görünüyor, eğer sonuca abakarsanız. İlim açısından, vahyin apaçık ve net olması, eğer vahiy üzerindehegemonya kurma çabaları olmasa, ilmi açıdan olduğu kadar, Bilimsel açıdan daçok büyük önem arz ediyor, ama ne var ki, az önce dediğim gibi, Bilim bu kkonuda çekimser kalıp, vahyi sahiplenmeme yolunu seçiyor. Tabi, bu konudaistisnalar da vardır herhalde. aH Sayfa 2/2 - Mutlak Düzen, Mutlak Sıfır
  6. 6. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKAtom ile Kütle Çekim KuvvetiMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.20.10.2009, Salı – 13:21 O zaman demeliyiz ki, madde elektromanyetik emisyonda (foton salınımı) bulunuyorsa ve bunun sebebi proton ile elektron arasındaki etkileşim/eşleşme KMakale: Atom ile Kütle Çekim Kuvveti ise, maddenin Kütle Çekim Kuvveti uygulamasının da sebebi, nötronun gravitonYazan : Hakan ÜÇOK ile etkileşimi/eşleşmesi olmalıdır, ortada başka görünen bir parçacık yok. Bu aynı zamanda gravitasyonun (yani kütle çekim kuvvetinin) başka açıklamalarla Atom ile Kütle Çekim Kuvveti beraber, neden sonsuz bir erime sahip göründüğünün ve formüllerde neden O sonsuzluklar oluştuğunun1 da bir açıklaması olabilir. Şu alıntıyı iyice kafanızdaBir gece yine, uyumadan hemen önce, atomun yapısı ile ilgili kafamda canlandırmanızı istiyorum:canlandırma yapıyordum ki, atomun yapıtaşlarını (proton, nötron, elektron) Çdüşünürken, birden kafama dank etti. Şimdi sizde bir canlandırın kafanızda: “Matematiksel bir anlatımla, kütle çekim alanları nonlineer ! Bu, gerçekte kütleProton artı yüklü, Nötron yüksüz, Elektron ise negatif yüklüdür; Elektromanyetik çekim alanlarının enerjiyle ilişkili olması, enerjinin de kütleyle ifade edilmesi veKuvveti düşündüğünüzde, bu kuvvetin etki edebilmesi için proton ile elektronun dolayısıyla bir çekimin ortaya çıkması nedeniyle ön plana çıkıyor. Kuantum diliylegerekli olacağına dair yadsınamaz bir ipucu bulursunuz. Peki ya Kütle Çekim söylersek, gravitonlar başka gravitonlarla etkileşebiliyor. Oysa elektromanyetik ÜKuvveti ? Onun etki edebilmesini sağlayan parçacıklar hangileri ? kuvvetin taşıyıcısı olan fotonlar kendileriyle değil yalnızca elektrik yükleri veBir Gravitonun varlığına dair söylentiler mevcut. Bu gravitonu dördüncü parçacık akımla etkileşir. Gravitonların arasındaki bu etkileşim nedeniyle maddeyiolarak atoma dahil ederseniz ne olur ? oluşturan parçacıklar, kapalı bir ilmek oluşturan ve bir ağacın dallarına benzeyenŞu olur: gravitonlar ağı ile çevrili.”2Elektron, yük itibariyle (ying-yang) proton ile eşleşmektedir (parçacık çifti etkisi noluştururlar), graviton ise açıkta kalır. Her ne kadar gravitonu henüz görebilmiş Şöyle diyebilir miyiz: “Maddenin elektromanyetik emisyon (foton salınımı)değilsek de, yerçekimi bize öyle bir parçacığın var olduğunu anlatmaktadır ki, yapabilmesi için, mutlak sıfır dan daha sıcak bir halde olması gerek ve buelektronun da etkisini Elektromanyetik Kuvvet (Emisyon/Işıma/Foton salınımı) elektromanyetik kuvvetin bir özelliğidir.” ? aolarak tespit etmemize rağmen görmüş değiliz zaten. Ancak bu graviton Diyebilirsek eğer, o zaman da şunu diyebilmemiz gerekir: “Enerji farklı şekillerdeparçacığının (çiftler etkileşir kuramına göre yingin) bir dengeleyici yangı bulunur:olmalıdır. Arıyoruz tarıyoruz, atomun içinde bir tek Nötronu buluyoruz. Nötron 1.Potansiyel, kise, yüksüz olmakla beraber, hiçten gereksiz gibi görünmüyor; Gereksiz olsaydı, 2.Kinetik,herhalde orada (var-) olmazdı. Diyeceksiniz ki: “Nötron, atomun kütlesine 3.Termik.katkıda bulunuyor.” Ancak, hepsi bu mu ? Bence değil. Diyoruz (/-lar) ki, atomun Bunun dışında bilinen bir enerji türü varsa, çekinmeyin, bana söyleyin. Ortaya akütlesini oluşturan parçacıklar, proton, nötron ve elektron, itirazım yok. Ancak çıkan termik enerjinin elektromanyetik kuvvet ile yakından ilişkisinin hepimiznötronu öksüz bırakmak niye ? Üstelik, nötronun atomun içinde farklı miktarı, farkındayız. Aynı şekilde potansiyel ve kinetik enerji ile de, ancak dolaylı olarak,izotopların oluşmasına sebeb olduğu halde. Buna rağmen eş-parçacığı ilgilidir benim anladığım kadarıyla. Potansiyel enerjinin türleri, ya kinetiğinHbulunmuyor diyebilirmiyiz ? Proton ying, elektron yang ise, aynı şekilde nötron potansiyelidir (Kütle Çekim Kuvvetinin depolanması gibi), ya da (olası) termikda bir ying ve yanga ihtiyaç duymaktadır. Hadi bu da graviton olsun. Bilmediğim enerjinin (maddenin genel olarak ısı açığa çıkarmasından kaynaklanan) oluşumuşey ise, Gravitonun atomun ağırlığı üzerinde etkisinin olup olmadığıdır. Onu da bi potansiyelidir. Aslında konvansiyonel Kuvvetler birliği olarak bildiğimizzahmet Bilimadamları araştırsın. Elektromanyetik Kuvvet, Güçlü Çekirdek Kuvvet ve Zayıf Çekirdek Kuvvet olarakBu konuda hipotezim şöyle: tabir edilen kuvvetlerin bir ortak paydaya sahip görünmelerine rağmen farklıBüyük Birlik Kuramında (bak. Stephen W. Hawking) eksik olan Kütle Çekim 1 Bilim Teknik Dergisi, Ekim 2008, Sayfa 53, Sütün 3, Satır 3; Makale: “Her Şeyin Kuramı”Kuvvetinin tabiyatı değil mi ? 2 Bilim Teknik Dergisi, Ekim 2008, Sayfa 51, sütün 1-2, Satır, aşağılarda; Makale: “Her Şeyin Kuramı” Sayfa 1/2 - Atom ile Kütle Çekim Kuvveti
  7. 7. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKAtom ile Kütle Çekim KuvvetiMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.tabiyatlara sahip olduklarını iddia etsem nasıl olurdu ? ısısında bulunmaktaydı. Yani, orada herhangi bir büyük patlama veya benzeriBuna göre, elektromanyetizma diğer kuvvetlerden ayrı düşünülemiyeceği gibi, termik, elektromanyetik veya farklı bir potansiyel enerji veya kuvvetten Kkütleçekim de diğerlerinden ayrı düşünülemez. Aynı sepetteki yumurtadır hepsi. bahsetmek mümkün olamaz. Bunu iyi anlamakta fayda var.Eğer, elektromanyetizmayı güçlü çekirdek ve zayıf çekirdek kuvvetleriyle 10:50birleştirmenin bir yolu bulunabilirse (matematiksel olarak) o zaman kütleçekimiile de birleştirmenin yolu açılmış demektir. Ancak burada kütleçekimin iki farklı Şimdilik bu konuda aklıma gelenler bunlar. Bu makaleyi bir ihtimal genişletmem, Oyüzü (özelliği) olduğunu ve bunun diğer kuvvetlerin iki yüzlerine benzer, ama yeni şeyler eklemem mümkün görünüyor.tıpatıp aynı olmadığını mantıken (soyut bir felsefe ile) kabul etmek yanlış olmaz.Elektromanyetizmanın, her nekadar elle tutulur (belkide 5 duyu ile algılanabilir) Çbir “gerçeği” var olduğu izlenimi yaygınlaşmış olsada, aslında pek de öyleolmadığını hepimiz kabul ederiz herhalde (bak. Atomu oluşturan parçacıklarınboyut ve oranları ve daha küçük parçacıkların özellikleri). Benzer şekilde,kütleçekim de otantik ve şimdiye kadar anlaşılmamış bir tabiyata sahipdir. Ü14:3521.10.2009, Çarşamba – 10:45Kütleçekimi üç boyutlu bir matris olarak düşünürsek ve bu matrisinelemanlarının temel düzeninin eşkenar piramit şeklinde dizili olduğunu düşünürsek (bu şekli kafanızda çok iyi canlandırmanızda s n fayda var, iyisimi kartondan bir modelini yapıp iyice incelemek), ki bu şekil mutlak düzenin yegane mümkün olduğu biçimdir, o zaman maddenin o ilk düzenli halinden a sonra gerçekleşen öbeklenmelerin de bu matrisin düzgün enerji potansiyelinden yola çıkarak, yüklerde (aynı zamanda termik) armalar oluşturduğu sonucuna varmak k zor değildir. Aradaki fark, kütleçekimi oluşturan enerji düzeyleridir, yani gravitonların yükleri. Ancak, daha öncede ima etmiş olduğumuz üzere, bu yüklerin doğrudan, elektromanyetik prensibe dayanan araç gereçlerle, a b duyumsanamıyacağını, algılanamıyacağını, tespit edilemiyeceğini anlamak da zor olmaz. Ancak yüklerin sebep olduğu sonuçlar algılanabilir ve tespit edilebilir:H Örneğin, yerçekimi gibi. Bu durumda mutlak düzen halindeki o ilk anda, kütleçekim de mutlak potansiyel ve evrenin her noktasında eşit ve bir olması gereği apaçıkortadadır. Bu yukarda tarif etmiş olduğumuz eşkenar şeklindeki piramitin köşeleridediğimiz noktaları hidrojen atomundan oluşmaktaydı. Hidrojen, tümelementlerin ilki olduğundan, ki günümüz bilimi de bunu inkar etmez, madde ilkvar olduğu anda bu mutlak düzen halinde ve mutlak sıfır (0 Kelvin = -273°C) Sayfa 2/2 - Atom ile Kütle Çekim Kuvveti
  8. 8. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Tekillik ile karadeliklerin FarkıMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.26.10.2009, Pazartesi – 13:11 16:00 Zaten defalarca, mutlak tekilliğin bu evrende var olamayacağı iddiasıyla, bu KMakale: Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı sayfalarda iştigal ettik. Belki sizde artık bıkmışsınızdır. Ama en azından olaya birYazan : Hakan ÜÇOK de böyle bakıp bu sonuca varmak da değişiklik olmadı mı ? Yazdıklarım tekrardan ibaret, anladınız siz onu. Sadece olaylara farklı Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı noktalardan bakıp, farklı değişkenlerle de hipotezimi destekliyorum aslında. Şu O an için yazdıklarım mantıklı geliyor, he ne kadar farklı bilinç ve anlayışta kişilereMutlak tekillik (teklik/birlik manasında da kullanılabilinir), Kara deliklerde çok uçuk gibi görünse de... Doğrusu, uçuk kelimesi, bu hipotezi tanımlamayarastladığımız tekillikten çok farklı bir tabiata sahiptir. Mutlak tekillikte kütle çekim yetmez, gerçekten hasta bir ruhun zırvalarına benziyor, kabul ediyorum. Ama ne Çkuvveti hacmin her noktasında eşittir (ve birdir), oysa karadeliklerde (her tür var ki, her şeyde olduğu gibi, insanın ruh sağlığı da görecedir.madde/kütle de olduğu gibi) kütle çekim (gravitasyon) hacimsel (veya vektörel, 16:05yani her yönde) olarak, uzaklığın ters karesiyle orantılıdır, sadece kütlenin 27.10.2009, Salı – 12:35miktarı ve diğer özellikleri (element, yoğunluk gibi) bu uzaklığın mesafesine etki “Sonra bir duman halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve yere, İkiniz de, Üeder. Karadelikler, her ne kadar tekillik izlenimi veriyor olsalar da, mutlak tekillik isteyerek veya istemeyerek gelin ! buyurdu. İkisi de, İsteyerek geldik. dediler.”oluşturmaktan çok (sonsuz, ∞) uzaklar. Kütle çekimin uzaklığın karesiyle ters [Fussilet, 41:11]orantısına bağlı kalmak şartıyla, elektromanyetik emisyonu 180 derece tersine “Böylelikle onları iki gün içinde yedi gök olmak üzere yerine koydu ve her gökte,çevirebilecek bir olay ufkuna (event horizon) sahipler. Bu olay ufkunun genişliği ona ait emri de vahyetti. Dünya semasını da kandillerle donattık ve korumade, karadeliğin kütlesine (m=mass) bağlıdır. Öte yandan, mutlak tekillikte ne bir altına aldık. ...” [Fussilet, 41:12] nolay ufkuna rastlarsınız, çünkü mutlak tekillik sonsuz kütleye sahiptir dolayısıylagenişliği sonsuzudur, ne de mutlak tekilliğin içinden herhangi bir elektromanyetikemisyon çıkar, olsa dahi çıkamaz kısacası. Mutlak tekillikte sonsuz bir kütle Benim kanaatime göre, bu iki Ayette söz konusu olan, 11 (Ya da 10 ?) boyutun ilk yaratıldıklarında bitişik olarak duman halinde (hidrojen protogeni) bulunmaları, daha sonra 4 boyutlu evrenin (uzay-zaman, yer olarak geçiyor) açekim kuvveti vardır. Bu haliyle 4 boyutlu Uzay-Zamanda (Einstein Evreninde) diğer boyutlardan ayrılmasıdır. Tabi bu ayette başka şeylere de dikkat çekiliyor;var olamaz, ki mutlak tekilliği göreni de yoktur şimdiye kadar (veya biz Mesela dünya semasının koruma altına alınması ve kandillerle (Diğer gökbilmiyoruz). Bu bilgilerden yola çıkarak, Özel ve Genel Görelilik Kuramlarında cisimleri) donatılması. Buradaki sema kelimesi uzayın, bana göre sonsuz, k(hipotezlerinde) geçen, zamanda geriye gitme olayı da, mümkün olamaz. Bu derinliklerine işaret etmektedir ki, diğer 7 gök (7 boyut) bu semanın ötesindemanada, Kütle Çekim Kuvvetinin, uzaklığının karesiyle ters orantılı olarak etki bulunuyorlar. Ancak, 7 gök dahilinde uzay-zaman sisteminin göğünü deetmesinin de çok büyük bir fayda olduğunu da idrak etmeliyiz. Öyle olmasaydı, düşünürseniz, o zaman dünya yer olur ve toplam boyut sayısı Ona (10) iner. aşimdi burada oturuyor, düşünüyor olamazdık. Tabi en doğrusunu Allah bilir, bizimkisi zan. Bence, artık kanaatim doğrudur-13:45 yanlıştır, bir boyut fazladır-eksiktir, bunu burada tartışmaya gelmez, gerek de15:46 yok, elimize bir şey geçmez.HDemek mutlak tekillik hiçbir şekilde elektromanyetik kuvvet üretmez, üretse de 12:57serbest bırakamaz, enerjisi sadece ve sadece potansiyeldir. Bu potansiyel kütleçekim kuvvetinin dışındaki tüm kuvvetler için geçerlidir. Aynı zamanda mutlaktekilliğin tabiatı itibariyle her konuda (gravitasyon dahil) bir olması gereğikendiliğinden ortaya çıkıyor.15:57 Sayfa 1/3 - Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı
  9. 9. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Tekillik ile karadeliklerin FarkıMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.30.10.2009, Cuma – 14:13 çok uzak noktaları arasında seyrederken adeta zamanı tüketmiş; gibiİnternette bugün bulduğum bir makale: görünmektedir. Meselâ: güneşten yola çıkan bir muonun arza ulaşması. teorik K olarak mümkün değildir. Muonun fırtına gibi hızına rağmen yarı ömrü o kadar Zaman ve 5. Boyut kısadır ki, arza ulaşmadan yolda değişime uğraması gerekir. Halbuki GüneştenYaratılış nizamında, varlıklarla boyutlar arasında değişmez bir ahenk vardır. Bir hatta daha uzak yıldızlardan bile dünyaya muon gelebilmektedir ki, bu ışınların Ovarlığın üç boyutlu sisteme uyması halinde, yani dünyamızda olduğu gibi maddî yarı ömrü değişmez bir nitelik taşıdığına göre, arza kadar gelebilmeleri, zamanbir şekil gösterdiği taktirde, mutlaka 4 boyutun yani zamanın tesirine girer. Bu akışının uzayın muhtelif bölgelerinde değişini içinde olduğunu göstermektedir.tesir maddî varlığın değişkenliğini zorunlu hale getirir. Önce bir hareket sistemi Bu gerçek, uzayın ve kainatın her noktasında 5. boyut tesirinin farklılığındaoluşur, varlıklar yer değiştirir. Bu değişim, kaba hatlarıyla bazan bir yerden bir doğmaktadır. Manyetik tesir boyutu, elipsoid bir yapıya sahip olan kainat Çyere gidiş gibi gözlenir, bazan da mikro dünyalarda moleküller arasındaki alış- katlarında ayrı kuvvet hatları oluşturduğundan, zaman buralarda zaafaverişler şeklinde de zuhur edebilir. Böylece yeni oluşlar, eskimeler ve değişimler uğramakta, yavaşlamakta ya da bazı bölgelerde hızlı akmaktadır. Manyetik tesirortaya çıkabilir. Biz bunları ölüm diye yorumlarız. Gerçekte ise olay, maddî boyutun şiddetindeki farklar, gravidasyon dediğimiz maddenin ona direnmesistemin zaman boyutu ile birlikte yürüttüğü bir değişimdir. Daha önemlisi, 5. gücünü değiştirmektedir. Bunların ötesinde sistemlerin tamamı da, kendi Üboyutu ve ondan sonraki boyutları iyi kavramadığınız için, kainattaki bütün gravidasyon bütünlükleri ile kainattan farklı mekan locaları oluşturmaktadır. Birsırları bu basit pencereden seyretmek isteriz. Halbuki maddenin özündeki güneş sistemi, hem tek tek fertleri ile hem de bütünü ile manyetik hareketgravidasvon sırrı 5. boyutun tasarrufuna girince, zaman tesiri fonksiyonunu boyutuna tavır koymak zorundadır. Galaksilerde kendi bütünlükleri içerisinde bukaybeder ya da çok sınırlı çizgide kalır. 5. boyuttaki bir varlığın mekanı üç tarz özel bir gravidasyon tavrı arz eder. Böylece kainatın fark edilmez ekseniboyutun mesafelerinde haps olmadığı için eskimeler, yıpranmalar ve dönüşümler etrafında bütün galaksi grupları ayrı tarzlarda dönüp dururlar. 5. Boyutun bu nartık söz konusu değildir. Hem buradaki olayların zamana bavlı diye bildiğimizsüratleri çok artmıştır ve adeta anlık intikaller (bir anda ulaşma) şeklindedir,hem de açık bir ölümsüzlük vardır. 5. boyuttaki bu hikmetleri, kainatın nazlısı manyetik hareket gücü öylesine net bir boyuttur ki, galaksi topluluklarının helezon şeklindeki yapılan ve virgül şeklindeki düzenleri, bu hareketin adeta sonsuz uzaydaki ahenk nakışlarıdır. aEFENDİMİZ (S.A.V.) miracında net bir şekilde yaşanmıştır. Efendimiz (S.A.V.) Big-Bang teorisi ile ortaya çıkarı astrofizik tartışmalarının uzama sebebi,dünya mekanında ilk intikali Kudüse yaparken, zamana bağlı kalarak bir kaç manyetik hareket boyutunu fark edememekten kaynaklanmaktadır. Çünkü 4saniye harcadığı halde; 5. boyuta geçince hem zamanın gerisini hem de ilerisini boyutlu sistemi içerisinde büyük enerji dağılımlarının yerleşimlerini izah etmek kbir anda seyretmiş ve anlatılması asırlar sürecek intikalleri, yatağı soğumadan imkânsızdır. Kainattaki bu sonsuz gücün bir noktadan patladığı ve dağılanyaşamıştır. parçacıkları nasıl şekillendirip uzay mekanına yerleştirdiği, ancak manyetik5. boyuttan ötesindeki boyutların niteliklerini ise, bugünkü fizik nosyonumuzla hareket boyutuyla izah edilebilir. ahiç fark edemeyiz. 6 ve 7 boyutlarda varlıklarını sürdüren meleklerin sonsuza Paul Daviesin mutlak vakumda yeni kuantların doğurduğunu tesbit etmesi,yakın titreşim süratleri, bu boyutların özelli6inden gelmektedir. Bundan dolayıdır manyetik hareket boyutunun mesafe ve mekanları aşan sırrı ile açıklanmaktadır.ki yüce kitabımız KURÂN, bunların görünmezli6ini ve bilinmezliğini net olarak Gerek semaların ve uzayın sınırsız mekanlarında, gerekse varlıkların en küçüğübildirmiştir, daha önemlisi yüce kitabımızın zaman boyutu açısından yaklaşımıdır. sayılabilecek atom ordugâhlarındaki faaliyetlerde, 5. boyut hükmünü icraHMeleklerin Dünya mekanına bile sığması zor büyüklükleri yanında zamanla etmektedir. Hilbertin maddî varlıkların sığınamayacağı kadar küçük, fakat varilgilerini akıl almaz süratle ifade etmiştir. olan mesafeleri dahi, 5 boyutun istilasından ötede kalamaz."Mearic" Sûresi âyet 4de "Melekler ve ruh oraya uzunluğu 50.000 yıl olun bir 5. Boyut aynı zamanda varlıkların değişmezlik kazandığı bir geçiş noktasıdır. 4günde yükselip çıkarlar" buyurulmaktadır. İşte zamanla 5. boyut arasındaki bu boyutlu sistemde değişkenliğe ve ölüme mahkum olan olaylar 5. boyutaahenk, kainatın çeşitli katlarında zamanın akış süratinde kaçınılmaz bir yansırken yeni bir hüviyetle sonsuzluğa ilk adımını atmış olur. Ne var ki,değişkenlik hasıl eder. Astrofizikte müşahade edilmiştir ki, belli bir ışın; kainatın varlıkların bu noktaya intikali, kara delikler misalinde olduğu gibi, Sayfa 2/3 - Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı
  10. 10. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKMutlak Tekillik ile karadeliklerin FarkıMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.gravidasyonlarını terk etmekle mümkündür. İnsanın bütün varlıklardan farklı bir maddesel boyutların yani en, boy, derinlik ve zaman boyutlarının beşinci boyutözelliği, bu intikali sağlayacak kabiliyette yaratılmış olmasıdır. İnsanlar, ruhî olan manyetik eylem boyutu tarafından yutulması olayıdır-. İkinci âyetin harika Kyanları ile her an 5. boyuta yansıma kabiliyetine sahipken maddî yanları ile 4 tanımı ile kıyamet başlayınca madde, boyutları bu arada ışınların boyutlarıboyutlu sistemin şartlarına tabiî olurlar. Bir anlamda "gizli gravidasyon" duruşur ve solar. Sûrenin âyetlerinin diziliş ahengi öylesine açık bir tarzdasayılabilecek olan nefislerini yenemedikleri için, bu muhteşem kabiliyetlerini kıyameti tanımlamıştır ki; Bir yandan kıyamet mizansenini ekrana getirirken bir Okullanamazlar. Ehil olmayanlarca anlaşılamayan yüce insanın bu sırrı, pek çok yandan boyutlar ve yaratılışa dair fizik dersi vermektedir. Kurân inzal sırasıörnekleri ile yaşanmıştır. Yüce Peygamberimiz’in "Yaşarken ölünüz" emri, bu açısından hesap edilirse, yüce kitabımızın daha yeryüzünü nurlandırdığı ilksöylediklerimizin özünü teşkil etmektedir. İnsanda mevcud olan muhteşem ruh günlerde ALLAH Sûre-i Tekvîr’i inzal ederek; bütün bilimin Kurânda olduğunuvarlığı, nefsin dünya çıkarları tuzağında hapsedilmezse, o insan 5. boyutu da bütün "bilenlere" ilan edivermiştir. Zaten boyutlar yıkılınca neler olur? sorusuna Çyaşayabilir. Zaten insanın ölümü bir anlamda 5. boyuta ve daha ötesindeki cevab bulabildiğimiz zaman boyutlara ve maddeye ait her şeyi anladınızboyutlara intikal olayıdır. İnsan inansa da inanmasa da, yaradılışın bu akıl almaz demektir. Sûre ahengindeki çok zarif bir incelik de boyutların yıkılışınısistemlerine tâbidir. 5. Boyutun çağımızda böylesine net bir görüntüye tanımlarken tüm maddeyi kapsayan ünlü atom çekirdeğini tarif eden âyetibürünmesi, ALLAHın kainatı tanımamız için bize açtığı yeni bir penceredir. Bir konunun sonuna getirmiş olmasıdır. Boyutlar, kıyametin kader düğmesinde Ühadîs-i kudsîde Cenab-ı Hak: "Ben bir gizli hazineydim, bilinmeyi diledim, onun yorulup solarken Rahman esmâsından yansıyan "Hünnes" ve "Künnes"için varlıkları yarattın" buyuruyor. Bu hadîs-i kudsî ALLAHın; ilmi bize neden hikmetleri yeniden varoluşlara ışık tutmaktadır.öğrettiğinin sebebini de açıklamaktadır. Onun için ALLAH ölümden sonra daha DR. HALUK NURBAKİnice boyutları bize seyrettirecektir. Boyutlar sistemi mesafelerden başlayarakzaman ve manyetik eylemle devam eder. Ancak bitmez. Çünkü buradan ötede İlginç, değil mi ? Ben pek öyle tesadüflere inanan bir insan değilim, bence nmeleklerin varlıklarını sürdürebildikleri 6. ve 7. boyutlar, daha ötelerde iseruhlarını varlıklarını koruyabildikleri pek çok boyutlar vardır. İnsanoğlu boyutlarıaşabilen muhteşem yaradılışıyla Rabbinin rızasını elde ettiği taktirde âyette tesadüf yoktur. Ama öte yandan, tüm evrenin benim etrafımda döndüğünü de düşünmüyorum. Bu makaleyi, google aramasında kendi makalelerimin hangi sıralarda çıktığını araştırırken buldum. Aslında pek öyle yeni birşeyler çıkmadı abelirtilen "Eni yerlerle gökler kadar olan bir cennete" mazhar olacaktır. Şimdi benim açımdan bu makaleden, ancak içinde sayılan hadisleri es geçersek, SureSûre-i Tekvîri bu bilgilerin ışığı altında anlamaya çalışalım. Kıyamet aslında dört ve ayetlerin ilginç açılımlarını beğendim. Varılan neticeler (sonuçlar) itibariyledeboyutun yıkılıp beşinci boyutun, hatta diğer boyutların açılma olayıdır. Bunu en makale çok da müthiş bir aydınlanma sayılmaz. Ama birisi oturmuş da, bu knet şekilde ifade eden âyet on birinci âyettir. Kurân bilimlerinde Keşt-i Sema konuda kafa yormuş, işte bu hareket çok ama çok hoşuma gitti. 5.boyut ile ilgilidiye tanımlanan "Sema sıyrılıp soyulunca" tanımı beşinci boyutun açılışını ifade ortaya atılan hipotez de yine aşağı yukarı benim bu konuda vardığım sonuçlaraetmektedir. Yüce kitabınızda kıyamette semanın aldığı şekil çeşitli tanımlarla (veya geçişlere) çok benzer noktalar içeriyor. aanlatır. Kıyametin daha ileri safhaları ayrı âyetlerde bildirilmiştir. Meselâ Sûre-iRahmanda semanın bir alev gülü haline geleceği vurgulanmıştır. Bu tanım,kıyametin daha ileri bir safhasını anlatmaktadır. Sûı-e-i Tekvîrin 11. âyetindebildirilen safha ise 5. boyutun açılmasıdır ki, Arapçâ da nefis bir kelime olanHKeşt-i Sema olarak kullanılmıştır. Yani gökyüzünün bir zar gibi, bir perde gibiaçılışı diye dile getirilmiştir. Bu olayın Güneşin kör bir nokta, bir kara delikhaline gelmesi eylemi ile birlikte ortaya çıkması fevkalade önemli bilimselgerçekleri dile getirmektedir. Kuran bilimlerinde Tekvîı–i Şems dediğimizGüneşin kara delik haline gelmesi, kıyametin temel fonksiyonudur. Yanikıyamette. başlangıç noktası Güneşin kara delik haline gelmesidir. Bu olay Sayfa 3/3 - Mutlak Tekillik ile Karadeliklerin Farkı
  11. 11. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKSonsuzluk Kavramı ve sıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.01.11.2009, Pazar – 10:25 Daha önceleri de sıfırın var olmadığını, var olamayacağını analiz etmiştik. Bir bütün olarak, konuyu sonsuzluk ile beraber ele aldığımızda, olay çok daha net KMakale: Sonsuzluk Kavramı ve Sıfır ortaya çıkıyor.Yazan : Hakan ÜÇOK 12:37 10.11.2009, Salı – 08:34 Sonsuzluk Kavramı ve Sıfır Ne var ki, yaratılışın fıtratına veya varoluşun benliğine aykırı olarak, Sıfırın (hem O maddi, hemde manevi olarak) birçok alanda uygulandığına tanık oluyoruz. Bu,Sonsuzluk, kavram olarak her ne kadar dil bilimsel açıdan tanımlanmış görünse aslında öyle bir yanlış ki, bu davranışla beraber ve bundan sonra yaptığınız herde, teknik olarak sadece bir işaretten (∞) ibarettir. Hiçbir formülde, birimlerin şey, vardığınız her sonuç, yanlış olmaya mahkumdur. Sıfırın var olduğuna dair Çanlamlandırılmasında, yani miktarı kesin gösterebilmesi açısından sayısal bir inatla yoluna devam eden bir matematik bilimi mesela, rasyonel ve doğru hiçbirdeğere tekabül etmez, edemez (tabiatı itibariyle sınırlayamazsınız, sınır sonuca ulaşamaz, istediğiniz kadar bunun doğru olduğunu empoze etmeyetanımaz). İşte bundan dolayıdır ki, pozitif bilimlerde (!), sonsuzluk adında bir çalışsanız da. Nitekim (netekim), insan medeniyeti (!) veya diğer adıyla kabulmiktar ile, formül oluşturmak mümkün değildir, her zaman sonsuzluklara sebep gören ve göklere çıkartılan batı medeniyetinin (materyalizmin), sıfıra dayalı Üolur). Öte yandan, felsefi olarak, sonsuzluğu bir düzen içinde tasavvur edince doktrini ve dogmalarıyla, insanlığı nereye kadar sürüklediğinin en bariz örneğini(var olan bir sistemde, yokluk ile açıklamaya çalışmadan), adedi yaşadığımız şu günlerde ortaya çıkan savaşlar, anlaşmazlıklar ve en aktüel(kantite=quantity) ancak bir olabilir (bence). Sonsuzluk, herşeyi kapsadığından, etkisiyle küresel ekonomik kriz dediğimiz saçmalıkta meydana serilmektedir.adedi de böylece, ancak ve ancak bir olabilir; Birden fazla sonsuzluk, kapalı bir Üstelik öyle bir mantıkla empoze edilmektedir ki bu sözde küresel ekonomik kriz,sistemde mümkün görünmüyor. Matematiksel olarak da, sonsuzluk ile dört temel ne hikmetse kaymağı (tatlı kar) yemeye gelince besin zincirinin tepesindeki nişlemi yapmaya kalktığınızda, sonucu yine sonsuz olur veya işlem yapamazsınız,çünkü sonsuzluktan bir çıkaramaz (çıkarsanız bile sonsuzluğun aslını gidermez)ve yine sonsuzluğa bir ekleyemezsiniz (Kısacası: Yoktan var edemez, var olanı götürücüler, paylaşmak gibi en temel kuralı işletmezler. Ne zaman işler ters gider, yedikleri kaymak ekşimeye başlarsa (zarar), o zaman bağırıp çağırmaya, dövünüp ağlaşmaya, ekşimiş kaymağı (zararı) etraflarına saçmaya (paylaşmaya) ada yok edemezsiniz, bak. Termodinamik): karar verip, daha önceden yedikleri kaymağı, ilgisi olmayan, habersizlerden[1 / ∞ = ∞ x 1/∞] , [X x ∞ = ∞/tanımsız] , [∞ / X = X x ∞] , vs. tahsil etmeye başlarlar. Aslında bir zara felan da yoktur ortada, sadece sanal bir10:45 görüntüsü. Bu ne menem bir küresel ekonomidir, anlayamadık gitti. Bu nasıl bir k12:15 mantıktır ki, bizden yemediğimiz şeyleri kusmamızı istiyorlar. Ama işte olan bu,Nasıl ki varolan bir sistemde sıfır (yani yokluk) giderilmiş ise (tanımı yapılamaz boş karınlarımızdan son vitaminleri de alabilmek. Mantık, zengin olanı daha dave işlemlerde kullanamazsınız, değişikliğe sebebiyet vermez, etkisi kendisi gibi zengin etmek, olmayanın da elinde avucunda olanı (bazen olmayanı) ele geçirmek, yani borcu ona yüklemek. Bunu herkes biliyor (bilmeyen, anlamayan o ayoktur, Örn.: [1 / 0 = tanımsız].), sonsuzluk da aynı mantık ve felsefe ile bire(aslen tekliğe) eşdeğerdir ve bire işaret eder; Bütün mesele bu işaretin farkına garip ve cahil bırakılanlar hariç), ama kimse gıkını çıkarmıyor. Boyun eğip,varmak veya varmamak, bilincinde olmak veya olmamak, buna olduğu gibi zalimlere, bozgunculara çanak tutmaya devam ediyoruz. Bazısı hayatta kalmak için işin suyuna gidiyor, bazısı da bilmediğinden. Ancak, bilmemek ayıp değil,Hinanmak veya inanmamak. Sonsuzluk, soyut bir kavram olduğundan, yerine elletutulur bir şey koymak gerekir, o da ancak mutlak bir olabilir, yoksa herhangi bir öğrenmemek ayıp. Üstelik bilmemek, bilmezlikten gelmek, okumamak,rakam olamaz. Sonsuz olan mutlak bir ( [1] ) olmalıdır, bunun başka bir okuduğunu anlamamak, anlamak için okumamak İslama göre yanlış bir davranışaçıklaması getirilemez. Sonsuzluk sadece felsefi açıdan bu kadar net (bak. Kuran-ı Kerim: ALAK, 96:6-7). Açık, seçik ve net olarak bu bildirilmiş iken,tanımlanabildiğinden, matematiksel (belkide pozitif bilimsel) açıdan, kesin bir mazeret ne olabilir ? Bunun sonu pek hayra alamet değil (bak. Kuran-ı Kerim:tanımı yapılmadan matematiğin karşı karşıya kaldığı sorulara cevap verilebilmesi Musa ve Firavun, Haman kıssası ve daha niceleri). Bu günlerde, bu sapıkpek mümkün görünmüyor. uygulamalara baş kaldırmadığımız taktirde, Hz. İbrahim gibi karşı çıkmadıkça, bu uğurda kendimizi horlatmadıkça, ateşe attırmadıkça, başımıza gelecek olanın, Sayfa 1/2 - Sonsuzluk Kavramı ve Sıfır
  12. 12. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKSonsuzluk Kavramı ve sıfırMutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.Kuran da ümmetlerin başına gelen bela ve gazaplardan farklı olacağınısanmıyorum. Bu iki kere iki (=4, bazen 5), bir artı bir (=2) kadar kesin. K09:02 O Ç Ü n a k aH Sayfa 2/2 - Sonsuzluk Kavramı ve Sıfır
  13. 13. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi.18.11.2009, Çarşamba – 13:00 schon haben). Nicht alles was drin steht ist Gesetz (und Naturgesetz schon garMakale: Hello World ! nicht), das beweisen auch die Revisionen die er (Hawking) einstweilen schon KYazan : Hakan ÜÇOK gemacht hat. Hello World ! Fakt ist, aus meiner Sicht und Filosphie, das ein Big Bang nicht stattgefundenDamen und Herren; haben kann, weil:Erlauben Sie mir, mich Vorzustellen: ● Raum und Zeit (Space-Time), also die Materie und ihre Auswirkungen OMein name ist Hakan ÜÇOK (UECOK) und ich befasse mich nebenbei mit (die bekannten vier Kraefte, Forces), wodurch sich ja das Universum imNuklear-/Astro-Physik. Algemeinen von uns erfassen laesst, kann nicht durch eine sogenannteIch möchte Ihnen ein/e neue/s Universum-Enstehungs-Model/Hipothese Explosion aus dem Nichts enstanden sein, da für eine solche Explosion Çvorstellen: ein bedarf an termischer und/oder kinetischer Energie besteht, die aberEine Hipothese (wie auch die Big-Bang-Teorie/Hipothese), wonach sich im allerersten Augenblick der Enstehung (oder Erschaffung wenn Siedas Universum, aus absoluter Ordnung erwaermend und in (Umlauf-) wollen, wahrscheinlich nicht) nicht möglich sein kann (siehe Entropie undBahnen bewegend, weiterentwickelt (heran-reift). Termodinamik). Wie wir alle zu wissen scheinen (so schreibt es uns ÜDiese Hypothese beruht auf filosophischen Gedanken, die wiederum an, von mir wenigstens die moderne Wissenschaft vor, siehe Big-Bang), haben sichinterpretierten Fakten der (modernen) Wissenschaft, die ich hier und da Atome erst sehr viel spaeter nach der Enstehung (oder Erschaffung)aufgeschnappt (und gut durchdacht) habe (unter anderem bei: gebildet und folglich ist ja vor deren Enstehung keine termische oderhttp://www.starteachastronomy.com/universe.html) und der Theologie (Islam, kinetische Energie möglich, aber sehr wohl eine potentielle. Was wohlangelehnt auf Fakt-angenommenem Wissen im Koran, die ich nicht missen will bedeuten mag, das zum Zeitpunkt der Enstehung (dem allerersten nwenn es um die richtige Interpretierung des Universums geht), angelehnt sind.Was bedeutet das in der praxis (gemeint ist natürlich die praktische Teorie) ?In der (quadratisch-) praktischen Teorie bedeutet das, das nicht alles was wir Moment, der ja bis zu einer Zusammenballung von Materie, sei sie auch noch so klein, und einer folglichen Erwaermung unendlich gewesen sein muss, Faktor: Zeit ist eng verbunden mit allen uns bekannten Kraeften), amit unseren 5 Sinnen zu erfassen vermögen (pure Daten unserer 5 Sinne), auch entweder nur potentielle Energie möglich gewesen sein muss oder garso sein muss, wie wir es interpretieren (Subjektive Analisierung der erfassten nichts. Mal abgesehen von der (von uns angenommenen ?) Tatsache (!),Daten durch den 6. Sinn: Das Nach-Denken), sondern das es möglich ist, mit das nach den Regeln der Termodinamik, Materie nicht aus dem Nichts keiner anderen Interpretierung (Filosphie gehört nunmal einfach dazu), andere entstehen und auch nicht neutralisiert werden kann (alsoErgebnisse zu erzielen oder zu Pseudo-Fakten zu gelangen, die womöglich ganz Entstehung/Erschaffung und/oder Neutralisierung im wahrsten Sinne desim Gegensatz zu den Ergebnissen der (manchmal oder andauernd Dogmatisch) Wortes), alles daraufhin deutet, das bei der Entstehung des Universumsmodernen Wissenschaft ausfallen können. Wie Sie ganz sicher (besser als ich) eine Kraft gewirkt haben muss, deren Möglichkeiten wir uns im awissen, hat das/die Big-Bang Model/Hipothese eine Reihe von Schwachstellen, Augenblick nicht bewusst sind und die noch weit entfernt von unsererdie die Wissenschaft bis heute noch nicht erfolgreich (Erfolgreich, aus meiner Vorstellungskraft sind (kommt aber mehr oder weniger noch, wenn SieSicht, wie Sie darüber denken kann ich nicht wissen) klarlegen konnte. Ich bis zum Ende weiterlesen).Hwerde nicht tiefer in diese Materie eindringen, da es sonst aus Ihrer Sicht, (ganz ● Unser Horizont, eben wegen der Natur und ihrer Gesetzebestimmt) nur eine Wiederholung von bekannten Ungereimtheiten des/der (Lichtgeschwindigkeit, Raum und Zeit), im Gegensatz zu einemModels/Hipothese sein würde. Das können wir uns sparen. Falls es dann doch möglichen (nicht unmöglich) unendlichen Universum, begrenzt ist. Wasnoch einige Laien (nicht abwertend gemeint) geben sollte dies nicht wissen, soviel bedeutet wie: Wenn wir das Alter des Universums, wiekann ich ja das Buch von Stephen W. Hawking, „A Brief History of Time“ (Wissenschaftlich) angenommen, auf 13,7 Milliarden Jahre datierenempfehlen, das sie aber mit gesundem Menschenverstand (was das auch sein (können?), wir gar nicht in der Lage sind zu wissen, wie sich dasmag) und einer guten portion Skepsis geniessen sollten (höchstwahrscheinlich Universum ausserhalb unserer uns bekannten Blase (Unser Horizont, Sayfa 1/6 - Hello World !
  14. 14. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi. Hubble Bubble sag ich jetzt mal) verhaellt (höchstwahrscheinlich genau vorstellen können, aber nicht wahr haben wollen?). Die Tatsache (? so wie innerhalb unseres Horizonts). Zwar ist es möglich zu sagen: ...Siehe Astrophysik) das sich die Andromeda Galaxie und die K Unsere Blase, in deren Mittelpunkt wir uns befinden Milchstrasse in immer engeren Bahnen umeinander drehen (so wird’s (gezwungenermassen), dehnt sich mit einer Geschwindigkeit von zumindest gesagt) und (in ein paar millionen Jahren) wahrscheinlich zu 299.792.458 metern pro sekunde aus (wers nicht glaubt, misst nach). einer Galaxie verschmelzen werden (Wahrscheinlichkeit), gibt mir zu Aber eben weil diese Ausdehnung noch an keine Grenze/n gestossen ist, denken. Wenn dies eine Ausnahme waere (so wird’s jedenfalls, bewust O sollte doch ein jeder gesunde Menschenverstand annehmen können, das oder unbewust, hingestellt, oder ?), haette ich mir nicht so viele das Universum sehr wohl unendlich ist (oder wir wenigstens für einen Gedanken darum gemacht. Aber ist es nicht so, das man bei einigen Moment annehmen sollten, das es so sein könnte). Woraus sich wieder Galaxien-Geschwistern hier und da, das gleiche oder aehnliche Verhalten Ç ableiten laesst, das es sich im Universum um eine unendliche Anzahl von beobachten kann? Ausnahmen bestaetigen die Regel, aber so viele Materie (und somit unbegrenztem Raum) handelt (warum, wird spaeter Ausnahmen kommen mir dann doch schon recht verdaechtig vor erklaert). (Ausnahmen werden zur Regel...?). Könnte es nicht sein, das sich ganze ● Da es sich, wie im 2.Punkt erlaeutert (und für einen Augenblick mal Ansammlungen von Galaxien (Cluster und/oder Supercluster) in Bahnen Ü angenommen), um unendliche Materie im Universum handelt, braucht es bewegen, die so lange dauern, das wir es nichr er/messen können (oder sich weder auszudehnen, noch aufzublaehen (logisch!?). Kann es, wenn wollen?). Unter anderem auch wegen eben unseres begrenzten man logisch (rationell) denkt (siehe kritische Dichte von 6 Atomen pro Horizonts (begrenzt durch Raum, dem Hubble Horizont und der Zeit, der Kubikmeter), auch nicht. Daraus kann man (ich wenigstens) den Schluss Geschwindigkeit des Lichts, die Lichtgeschwindigkeit)? ziehen, das ein Hubble Konstant, wie gerechfertigt er auch auf den ersten ● Da es sich, laut Einstein (Beide Relativitaets-Teorien), bei der n Blick scheinen mag, völlig unnötig ist und (in diesem Augenblick) keine Fakten wiederspiegelt. Nichtsdestotrotz: Der Hubble Horizont klingt immer noch logisch und ist rationell beweisbar (sogar Meinerseits), Lichtgeschwindigkeit (im Vakuum, welches Vakuum?) um einen (relativen) Konstanten handelt (~300.000 km/sek.), der zwar relatif gemessen werden kann, aber gar nicht ist (meiner Meinung nach), sollte a scheint mir. Das ist eine von den vielen Ungereimtheiten der Big Bang man wohl annehmen können, das sich daraus mit dem berühmten Hipothese. In Bezug auf Ausdehnung und/oder Aufblaehung des Doppler-Effekt (Hubble) eine logisch-rationale Grundlage hervorbringen Universums, möchte ich auch noch folgenden Aspekt darlegen: Woher lassen und unseren wissenschaftlichen Forschungen (Ihren Forschungen, k glauben wir denn zu wissen, das sich Materie-Ansammlungen wie z.B. ich bin nur Filosoph) dienen kann. Zwar hat auch der Doppler so seine Galaxien voneinander entfernen? In der Regel ist es doch so, das sich so Macken, die ich hier nicht aufzaehlen möchte (aber könnte, was aber den ziemlich alles was wir zu erfassen vermögen (ganz zu schweigen von Rahmen dieses Schreibens sprengen würde). Die Rot- und/oder Blau- Atomen und Elektronen, die wir uns wenigstens teoretisch vorstellen Verschiebung in der Frequenz der Elektromgnetischen Schwingungen a können/sollten), in Bahnen umeinander dreht (sog. Orbits), als da muss nicht unbedingt auf eine Ausdehnung oder Aufblaehung des waeren: Mond um die Erde (in der Regel Monde um Planeten), Erde um Universums deuten. Warum das so ist, werden Sie ja wohl besser wissen sich selbst (in der Regel Planeten um sich selbst), Erde um die Sonne (in als ich (siehe Bahnen). Und da sind auch noch die ParadoksenH der Regel Planeten um die Sterne), Sonne um sich selbst (in der Regel (Paradoxons), die sich die Wissenschaft anscheinend nur an den Fingern Sterne um sich selbst und/oder um ihre Zwillingssterne), die Sonne um gesogen hat, um sich selbst zu beschwichtigen, oder etwas das schief ist, die Milchstrasse (in der Regel Sterne um die Milchstrasse bzw. Galaxien), gerade zu biegen (z.B. Zwillings-Paradoks, usw., siehe Relativitaet). Auch die Milchstrasse um sich selbst (in der Regel Galaxien um sich selbst, da werde ich im Augenblick nicht naeher drauf eingehen (spaeter seien es nun Kugelsternhaufen oder diverse andere Formen, und wie im vielleicht, weiss noch nicht...). Falle Andromeda-Milchstrasse, umeinander) und höchstwahrscheinlich, ● Die Mikrowellen-Hintergrund-Strahlung; Scheint auf den ersten Blick auch Galaxien in Bahnen, die wir im Augenblick nicht ermessen können (zwar sehr schön in die Big-Bang-Hipothese reinzupassen. Aber wenn man sich Sayfa 2/6 - Hello World !
  15. 15. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi. die, im Allgemeinen messbaren Elektromagnetischen Strahlungen, die es Richtung es geht (sagen Sie jetzt nicht das sich die Dinger nur von uns überall (zu sehen ?) gibt, mal ansieht (!), kann man feststellen das die entfernen)? Und das wir nur einen begrenzten Horizont besitzen (die K Quelle nicht nur die Mikrowellen-Hintergrund-Strahlung sein kann und sie Hubble-Blase) und deswegen womöglich nicht alles nachmessen können. nicht nur von den entfernten Grenzen unseres Horizonts kommen, oder? Das ist kein rationales Argument (im Sinne der Gründlichkeit der Die Entfernung gibt ja nur bekannt wie alt diese Strahlung sein muss. Wissenschft; Nicht mehr...). Nichts, aber auch gar nichts deutet 100% Sag mir jetzt nur niemand, das es nicht möglich ist, gleiche Frequenzen daraufhin (höchstens mal soviel prozent wie unsere Blase in relationen O von Strahlung (Elektromagnetischer Emision) auch in naeherer zum ganzen Universum steht, soviel wie: eins zu Unendlich), das sich das Umgebung (jüngerer Natur) zu messen, was ja völlig unlogisch sein Universum ausdehnt oder gar aufblaeht. Woraus wir (ich) folgern, das es müsste. Je weiter man schaut, umso aelter muss diese Strahlung ja wohl keinen Big-Bang gegeben hat. Also dürfte jetzt wohl jedem klar sein, das Ç sein, keine Frage und das ist ja auch nicht der springende Punkt. Dieser die Big-Bang Hipothese relativ leicht widerlegt werden kann, was ich springende Punkt sollte noch ein wenig naeher von mir erlaeutert werden hiermit auch gemacht habe (ich war so frei). Klingt natürlich sehr nach (weiss aber im Augenblick nicht, ob ich noch dazu komme). Es ist nur Klugscheisserei (Sie entschuldigen mich wegen dieses Ausdrucks...), was logisch (Relativitaet) das der Doppler-Effekt, der durch die vektorale ich hier praktiziere (teorisiere), aber das sind halt nun mal so Gedanken Ü bewegung (kinetik) des jeweiligen Objekts in seiner elektromegnatischen die aufkommen, wenn man sich ein wenig Gedanken über all den Kram Strahlen-Emission verschiedenartig erfasst werden kann. Nur ist es halt macht und könnten genauso gut von einem Laien stammen (was ich ja so das sich nicht nur Objekte, die wir beobachten, bewegen. Auch wir, auch zu sein scheine), der es ein wenig genauer wissen will oder einem bewegen uns mit rasanten Geschwindigkeiten durch den Raum (und der sich ganz blöd stellt und Ahnungslos erscheint. Und das ist (Antwort folglich durch die Zeit). Kurz nachgerchnet, sind das: auf eben diese Fragen), was wohl von einer gründlichen rationalen n Umfang der Erde ca. 40.000 km > eine Umdrehung ca. 24 Stunden sind > 40.000 km / 24 h = ~ 1666,67 km/h um die Erdachse; Mittlere Entfernung der Erde um die Sonne: 150 millionen km > Volle Umdrehung Wissenschaft erwartet werden kann. Aus dieser Sicht waere es schon ganz gut, all diese Fragen beantwortet zu wissen, aber in meinem Fall ist es halt nur retorisch gemeint, weil ich ahne, das Sie damit keine Zeit a der Erde um die Sonne: ca. 365,25 Tage (ca. 8766 Stunden) > verschwenden werden. Ich kann ja höchstens darauf hoffen, das jemand 150.000.000 km / 8766 h = 17111 km/h; Und da ist auch noch die mal genau liest, was ich hier geschrieben habe (verstehen ist ja wieder Umdrehung der Sonne um die Milschstrasse (das rechnen Sie am besten eine andere Sache). Mehr will ich auch nicht erwarten. Denn jeder tut k mal selber nach, mir fehlen die ungefaeren Daten für eine volle eben nur seinen Teil seiner Überzeugungen (Nur Gott weiss, was das wohl Umdrehung). Was soviel bedeuten soll wie: Wir rasen geradezu in sein mag, aber das ist ja aus der Sicht der Wissenschaft anscheinend ein irgendwelchen Bahnen im Universum herum. Und je nach Winkel der vernachlaessigbarer Faktor...). Ich bin, und das möchte ich noch klar und vektoralen Bewegung (3 Dimensionale kinetik der beiden Punkte) muss deutlich wiederholen, gar nicht überzeugt von einem vermeintlichen Big- a auch jede (von der Zeit abhaengige) Messung einer vermeintlichen Bang. Und die Experimente bei CERN (in der Schweiz) sind, meiner Entfernung oder Naeherung von Objekten im Universum anders Meinung nach (könnte ich auch noch ne Menge zu sagen, aber das ausfallen. Je weiter das beobachtete/gemessene Objekt, desto grösser sprengt wieder den Rahmen dieses Schreibens...), regelrecht für dieH der Effekt, ganz klar. Können Sie sich vorstellen, welche Nebenwirkungen Katz. Gutes Geld, das man haette woanders besser anlegen können das auf die Messungen haben kann? Sicher haben Sie sich schon (Hunger und Armut in den dritten Laendern, waerend in so manch einem Gedanken darüber gemacht und auch in der Praxis alle Vorkehrungen Land, Haustiere wie Katzen und Hunde ihre eigenen KiteKat und Schapi getroffen um diesen Zustand zu kompensieren !? Aber wie steht es mit haben können). Aber der Schein, das die Wissenschaft nicht auf der den Bahnen der grösseren Klumpen (Materie faulen Haut rumliegt und sich nicht im Sonnenschein von Nobel-Preisen Verdichtungen/Ansammlungen wie Cluster, also Galaxienhaufen und braeunt, muss ja gewahrt bleiben und je mehr Geld man dafür ausgibt, Super-Cluster, also ganze Clusterhaufen)? Eine Ahnung in welche desto überzeugender kommts halt an bei den Massen. Da machts dann Sayfa 3/6 - Hello World !
  16. 16. B-ismi ALLAH i Rahman-i Rahim...Hakan ÜÇOKHello World !Mutlak Düzenden Isınarak ve Yörüngelerde Hareket Ederek Tekamül Eden Evren Hipotezinin Makalesi. doch nicht soviel aus, wenn ein paar millionen Menschen auf dieser Welt, nicht unlösbar dasteht. Und wenn die Logik nicht weiterhilft, kann ja der dummerweise (selbst schuld, ironisch), ver/hungern (müssen?). Auch Mechanismus: Dogma herhalten, dann sagt man eben: „Das ist halt so !“. K ironisch, das eben die Wissenschaft mit dem Argument daherkommt, Mit Dogmen kann man jede auch noch so krumme Angelegenheit alles für das Wohl der Menschheit zu machen (welche Menschheit; die zurechtbiegen und dafür sind sie ja auch da die Dogmen. Wenn alles höchstens 10%, die die Sahne essen?). Nicht nur ironisch, sondern auch Rechtens waere braeuchte man auch keine Dogmen, stimmts? Und komisch (verdient einen Oscar-Preis). Und dann noch die globale Kriese. solange man zwischen den eigenen vier Waenden ist, also in unserem O Welche globale Kriese denn? Wo ist denn das ganze Geld hin, hat sich Raum-Zeit-Kontinuum (4 Dimensionen, inklusive Zeit), kann man sich mit doch nicht in Luft aufgelöst? Oder haben Sie (die Wissenschaft) eine dem was man sich zurechtgereimt hat auch so richtig austoben, sagt ja Methode entdeckt Materie (Geld) zu Neutralisieren, was sich ja gar nicht keiner was. Anders sieht die Sache dann aus, wenn man diese vier Ç mit der Thermodinamik verinbaren laesst? Und warum muss der ganze Waende (Raum und Zeit) überwinden will, aber mit einer solchen Globus die Hand unter das Beil halten, wenn es um Verluste geht, wo wir Einstellung einfach nicht weiterkommt. Da kann man sich den Arsch noch doch nicht dabei waren, als es ums Absahnen ging? Und dafür denn, auch so weit aufreissen (Sie entschuldigen diese Bemerkung, aber da kommt noch einen Oscar für das beste Scenario (Tragödie). Auch für alle etwas von meinem Sarkasmus zu Tage), es geht einfach nicht. So kommt Ü Darsteller noch einen Oscar (unter anderem die scheinheiligen man, bedauerlicher Weise (oder Gott sei dank?), in keine 5. Dimension, Wirtschaftswissenschaftler). So das waers vorerst mal, was ich mir von geschweige denn in eine 6., 7., 8., 9., 10. oder 11. Dimesion. Nur logisch der Seele reden wollte. Zwar ein wenig wie Klugscheisserei ausgefallen (?), das da mehr nötig ist, als seine Filosophie mit Vermutungen und (frei (wie alles was ich schreibe), aber ich konnts mir nicht verkneifen. nach den Brüdern Grimm) erdachten Wissenschaften, aufzuputschen. So ● Weitere Dimensionen (5. - 11. Dimension); Mal abgesehen von geht’s dann ja nun auch wieder nicht. Draussen (in anderen n wissenschaftlichen Hipothesen / Teorien / Modelen der über- (Hyperspace) oder unter- geordneten (Subspace) Dimensionen (rein teoretisch sowohl innerhalb, als auch ausserhalb des sog. Einstein Dimensionen) sieht die Sache ganz anders aus (Eigentlich eine Vermutung Meinerseits; Glaubensfrage...). Und zwar so, das da ohne wahres Wissen (rationales Wissen, das auf Universalitaet im Sinne des a Universums / Raum-Zeit-Kontinuums) die vorhanden sein könnten/sollen/ schöpfers beruht) nichts geht. Und wahres Wissen (keine Maerchen) mögen, möchte ich nebenbei erwaehnen (was auch Ihnen sicher bekannt gibt’s halt nur vom Schöpfer selbst (Umsonst für jeden der es haben will; ist, wenistens sein sollte), das dieses Tema in der Theologie (Bibel, Und zwar nicht nur in der Bibel oder im Koran, sondern auch zu k Koran) umfassend behandelt wird; 7 Himmel (Bibel), 7 Strassen/Himmel, beobachten im ganzen Universum; Nur das wie ist wichtig: Wie, mit sprich Dimensionen über uns (Koran), eine jede mit ihren eigenen Regeln welchen Grundlagen und nicht: was). Geben wir es endlich zu; Allein auf und/oder ihrer eigenen Natur. Das sind theologische Fakten uns selbst gestellt, sind wir nicht faehig Wissen aus dem Nichts zu (Informationen des Schöpfers über Seine Schöpfung, die der Schöpfer erschaffen, das ist gegen jede Natur (Regeln des Schöpfers und Seiner a ohne Entgelt preisgibt, wenn man verstehen will was man liest...), die Schöpfung, dem Universum). Soweit zum theologischen Aspekt des aber die Wissenschaft auf den ersten Blick vernachlaessigt zu haben Temas. Das relativ wenige an Wissen, das wir als Menschheit bisher scheint. Das ist allerdings weder verwunderlich, noch ein Verbrechen (im zusammentragen konnten, reicht noch bei weitem nicht aus um sich freiH Sinne des Materialismus, nicht im Sinne der wissenschaftlichen im Raum bewegen zu können, mal abgesehen davon das wir bei allem Gründlichkeit, die man ja eigentlich erwartet), wenn man bedenkt, das was wir erfinden (zu scheinen), eigentlich auch nur bei der Natur alles was nicht rational bewiesen werden kann, von der Wissenschaft abgucken (siehe Vögel, Aerodinamik, Flugzeuge). Ich erwarte auf alle nicht als Fakt (oder De-Fakto) angesehen werden wird, kann oder will. Faelle das die Wissenschaft ein wenig mehr Weitsicht zeigt und sich nicht Denn es tut der Sache keinen Abbruch, solange alles, was das Tema mehr von einem Schöpfer aengstigt. Das Gegenteil (Zuneigung) und betrifft, in irgendeiner Weise (und sei es auch noch sei weit aus den Anerkennung und „Verstehen-Wollen“ waeren von sehr grossem Vorteil Fingern gesogen), logisch (?) begründet und erklaert werden kann und (Natürlich meine Meinung und danach richte ich mich ja auch...). Da ja Sayfa 4/6 - Hello World !

×