Parlayan yildiz perakende-sektorunun_turk_ekonomisine_etkileri
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Like this? Share it with your network

Share

Parlayan yildiz perakende-sektorunun_turk_ekonomisine_etkileri

  • 7,855 views
Uploaded on

 

  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
  • Hizli firsat!

    Biz uluslararasi islem iyi güvenilir, güvenilir. Bu firsati kaçirmayin lütfen, buraya gelecek 2014 yili dogru yatirim baslatmak için bir firsattir. % 100 emin ol daha fazla bilgi için e-posta MMV (vandamariana111@gmail.com) Sen garanti. Banka havalesi için çevrimiçi banka çok hizli ve güvenligidir, önümüzdeki 2014 yili dogru yatirim için bu firsati kaçirmayin. (Bir kelime bilge için yeterlidir)

    Eger tarim için bir kredi ihtiyacim var mi? Is için kredi? yapimi için kredi? Yatirim kredisi? Ögrenci kredi? Borç konsolidasyonu kredi? Bu bir firsattir, kullanimi ve yeni bir hayata baslamak. Daha fazla bilgi (mrsvandamariana@yahoo.co.uk) için e-posta MMV.

    Allah lonca tüm.

    M.M.V LTD.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
No Downloads

Views

Total Views
7,855
On Slideshare
7,829
From Embeds
26
Number of Embeds
3

Actions

Shares
Downloads
276
Comments
1
Likes
2

Embeds 26

http://yalinperakende.blogspot.com 19
http://www.linkedin.com 6
http://www.slideshare.net 1

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
    No notes for slide

Transcript

  • 1. Parlayan Yıldız Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 2. İçindekiler AMPD’nin Önsözü 4 III. Perakende Sektöründe Fırsatlar ve Yeni Trendler 70 PricewaterhouseCoopers Türkiye’nin Önsözü 5 III.A. Fırsatlar 71 Yönetici Özeti 7 III.A.1. Alışveriş Turizmi 71 III.B. Yeni Trendler 72 I. Türkiye Ekonomisi’nin Mevcut Durumu III.B.1. Sınır Ötesi Yatırımlar 72 ve Geleceği (Projeksiyon ve Beklentiler) 16 III.B.2. Teknoloji 75 II. Türkiye’de Modern Perakende IV. Fırsatlar, Üstünlükler, Sektörü’nün Mevcut Durumu ve Tehditler ve Zayıflıklar 78 Türk Ekonomisine Etkileri 24 IV.A. Türkiye Perakende Sektörü SWOT Analizi 79 II.A. Kayıtlı Ekonomi ve Vergi Gelirleri 25 IV.B. AB Katılım Müzakerelerinin Sektöre Etkisi 82 II.A.1. Organize Perakende Sektörü Ciro Gelişimi 25 IV.C. Organize Perakende Sektöründe II.A.2. Kayıtlı Ekonomi 30 Öne Çıkan Olgular 83 II.A.3. Vergi Gelirleri 33 IV.C.1. Yerel Perakende Sektöründe II.A.4. Kredi Kartları 34 Birleşme ve Satın Almalar 83 II.B. Perakende Sektörü İstihdam Gelişimi 34 IV.C.2. Tüketim Alışkanlıklarındaki Değişimler 84 II.B.1. Kayıtlı İstihdam 36 IV.C.3. İşletme Verimliliğinin İyileştirilmesi 85 II.B.2. İstihdam ve İK Eğitimi 40 V. Türkiye Perakende Sektöründe II.C. Yatırımlar 41 Öncü Firmalar ve Pazar Payları 88 II.C.1. Organize Gıda Perakendesi Yatırımları 43 V.A. Türkiye Perakende Sektörü Pazar Payları 89 II.C.2. Organize Gıda Dışı Perakende Yatırımları 44 V.B. Başlıca Perakende Şirketleri 92 II.C.3 AVM Yatırımları 44 V.B.1. Gıda Perakende Zincirleri 97 II.D. Tüketici ve Toplum 49 V.B.2. Gıda Dışı Perakende Zincirleri 100 II.D.1. Tüketici Alışkanlıkları 49 V.B.3. Hazır Giyim Zincirleri 103 II.D.2. Tüketici Güveni 51 V.B.4. Mağaza Dışı Perakendecilik 106 II.D.3. Tüketici Yasası 53 V.C. Alışveriş Merkezleri (Şirketler Bazında) 110 II.E. Tedarikçiler ve KOBİ’ler 54 V.D. Perakende Sektörü Coğrafi Dağılımı 112 II.E.1. Tedarik Zinciri Yönetimi 54 V.D.1. Perakende Mağazaları Coğrafi Dağılımı 112 II.F. Tarım Sektörü 57 V.D.2. Alışveriş merkezlerinin Coğrafi Dağılımı 113 II.F.1. Çiftçiye Doğrudan Ulaşım 58 II.F.2. Mevcut Yasa ve Yönetmelik 58 Ekler 116 II.G. Enerji Verimliliği 59 I. Tüketim Harcamaları 117 II.H. Çevre ve Atık Yönetimi 61 II. Çeşitli Kurum ve Kuruluşlar Tarafından Yapılan Küresel ve Türkiye Büyüme Tahminleri 119 II.H.1. Ambalaj Atıkları 62 III. Uluslararası Ticaretin Gelişimi 125 II.H.2. Taşıma Amaçlı Poşet Kullanımının Azaltılması 63 IV. OECD Ülkelerinde Kriz Paketleri ve Etkileri 127 II.H.3. KOBİ’lerde Çevre ve Atık Yönetimi 64 V. Türkiye’deki Ekonomik Önlem Paketleri ve Etkileri 130 II.I. Hijyen ve Güvenlik Standartları 65 VI. Ödemeler Dengesi ve Sosyoekonomik II.J. E-Ticaret 66 Göstergeler 131 II.K. Modernleşmeye Katkı 69 VII. Demografik Yapı 135 VIII. Araştırma Metodolojisi 136 3
  • 3. AMPD’nin Önsözü Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz organize perakende ve alışveriş merkezleri sektörü, ülkemizin dünya standartları ile örtüşen özelliklerinin vitrini konumundadır. Sektörümüz gerek kendi operasyonel ve yönetimsel özellikleri, gerekse geriye doğru tedarik süreçleri bazında dünyadaki en gelişmiş modellerin Türkiye uygulamalarının en önce gözlendiği sektördür. Bunun temel nedeni, Türkiye’deki beklentisi yüksek, bilinçli, deneyimli müşteri kitlesidir. Türkiye, aynı zamanda dünya perakende markalarının ilgi odağı olması nedeniyle yoğun bir rekabete sahne olmaktadır. Çok eski bir perakende kültürüne sahip olan Türkiye’de azımsanamayacak sayıda yerli perakende markası da bulunmaktadır. Yerli ve yabancı markalar arasında süren rekabet, organize perakendenin Anadolu kentlerine doğru yayılmasına olanak vermektedir. Alışveriş merkezlerinin son 5 yılda, hatta kriz döneminde bile –ki 2009 yılında 26 AVM açılmıştır- ara vermeksizin yatırımlarını sürdürmeleri, bu gelişimin ana dinamosu olmuştur. Organize perakende ve alışveriş merkezleri sektörü, ticari özelliğinin yanı sıra, sosyolojik bir olgu haline de gelmiş, şimdiden birçok araştırmaya konu olan bir sektör olmuştur. Bütün bu özelliklerinin ötesinde, organize perakende sektörü Türkiye’deki kayıt dışı ekonominin her düzeyde kayıt içine alınmasını sağlayan bir işleve sahiptir. Kasa fişinden satın almaya, sigortalı çalışandan vardiyalı çalışmaya, ambalaj atığı kontrolünden gıda hijyenine, etiketten sigara içimine kadar sayısız noktada kayıtlılığın ana dayanağıdır. Bu açıdan sektörün bir bütün olarak makro ekonomiyi doğrudan etkileme gücü çarpıcıdır. Bunlar, sektörümüzün bize gurur veren özelliklerinden sadece bir kısmıdır. Bu raporda tüm ayrıntılarıyla ve kapsamlı biçimde perakende ve alışveriş merkezleri sektörünün hızlı gelişimini, rapordaki somut ve bilimsel veriler, analizler ve göstergeler ışığında yakından inceleme fırsatını bulacaksınız. Sektörden olmayan ama sektöre yönelik karar verme konumundaki tüm siyasi ve teknik karar vericiler için referans işlevi görecek bu çalışmanın ayrıca ilkinde olduğu gibi, sektör içinde de rehber olarak kabul edileceğine inanıyoruz. Globalleşmeye yönelik sağlam ve somut adımlar atma hazırlıkları içinde olan sektörümüzün öncelik verdiği kalıcı, sürdürülebilir ve izlenebilir olma özelliği bu çalışma için de geçerlidir. AMPD olarak, böyle bir çalışmayı tamamlamış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. İlki 2007 tarihinde basılan raporun ardından, bizlere ikinci defa böyle bir fırsat yaratan PricewaterhouseCoopers Türkiye yetkililerine teşekkür ediyoruz. Bu çalışmada emeği geçen herkese, tasarımı ile basımı konusunda destek veren üyelerimize de teşekkürlerimizi sunuyoruz. Mehmet T. Nane Yönetim Kurulu Başkanı Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği 4 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 4. PricewaterhouseCoopers Türkiye’nin Önsözü Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği ile PricewaterhouseCoopers Türkiye’nin 2007 yılında birlikte hazırladıkları, Türkiye perakende sektörünün bugüne kadarki en önemli referans kaynağı olan raporun genişletilmiş güncellemesi niteliğindeki “Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri” isimli raporu sunmaktan ötürü memnuniyet duymaktayız. Türkiye, özellikle 2000’li yılların başından itibaren, liberalleşen ekonomisi ve uluslararası normlara kavuşan ticaret ortamı sayesinde, doğrudan yabancı yatırımları çekmeye başlamış ve bunun neticesinde küresel ekonomide giderek artan bir öneme ve paya sahip olmuştur. Ekonomik alanda genel anlamda yaşanan bu olumlu gelişim, belli sektörlerde daha da yoğun hissedilmiştir. Bu sektörlerin başında perakendenin geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. 2000’li yılların başlarına kadar halen oldukça geleneksel yapıdaki Türkiye perakende sektörünün modernleşme evresinin 2000’lerden itibaren ivme kazanarak devam etmesi, şüphesiz ülke ekonomisine büyük ve olumlu etkiler yapmıştır. Bu gelişimde Türkiye’nin modern perakendenin gelişimi için halihazırda sunduğu ortam ve avantajlar çok önemli rol oynamıştır ve doğru politikalar izlenirse 2010’lu yıllarda da sunmaya devam edecektir. Modern perakendenin gelişimi belli koşullara bağlıdır. Modern perakendenin gelişimi için gerekli başlıca koşullardan Türkiye için geçerli olanları şöyle özetleyebiliriz: • Demografik yapı: Yüksek nüfus, artan nüfus, genç nüfus, artan şehirde yaşayan nüfus ve hem büyük hem de büyümekte olan şehir adedi • Gelir düzeyi: ekonomik büyüme, artmakta olan kişi başı milli gelir, gelir dağılımında farklı segmentler olması • Liberal ticaret ve ekonomik koşullar, gümrük birlikleri • Coğrafi konum, lojistik avantajlar • Geleneksel perakendenin toplam perakende içindeki payının göreceli olarak fazla olması (Türkiye’de yaklaşık %60, AB ortalaması yaklaşık %10 - 20) • Sınır ülkeleri ile artan ticari, ekonomik ilişkiler, vizesiz seyahat kolaylıkları Dünyanın 16. büyük ekonomisi ve 16. yüksek nüfusa sahip ülkesi konumundaki Türkiye’nin, potansiyelini daha etkin değerlendirmesi ve ekonomisini tamamen kayıt altına alabilmesi durumunda ekonomik büyüklük açısından daha yüksek sıralara gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu doğrultuda en büyük katkıyı yapacak sektörlerin başında organize perakendecilik gelecektir. Modern perakendeciliğin Türk ekonomisine olumlu katkısı giderek artan bir ağırlıkla ekonomik ve sosyolojik açılardan hissedilecek, doğrudan yabancı yatırımları cezbetmeye devam edecektir. Bu raporun amacı potansiyel yatırımcılara, düzenleyicilere ve diğer paydaşlara kapsamlı veriler sunabilmek, Türkiye’deki geleneksel ve modern perakendecilik sektörünün mevcut durumunu ve sektör hakkında geleceğe yönelik öngörüleri analiz etmektir. Rapor, modern ve organize perakendecilik sektörünün ekonomik, sosyal ve kültürel altyapısını incelerken, yerel ve küresel oyuncular için yatırım fırsatlarına da işaret etmektedir. AMPD ile birlikte hazırladığımız düşünce liderliği raporunu hem yararlı hem de aydınlatıcı bulacağınızdan eminiz. Bu vesileyle birlikte çalışmaktan büyük keyif aldığımız AMPD Yönetimi’ne de teşekkürü bir borç biliriz. Rapora web sitemizden de (http://www.pwc.com/tr/perakende) erişebilirsiniz. Saygılarımla, Adnan Akan Perakendecilik ve Tüketim Ürünleri Sektörü Lideri PricewaterhouseCoopers Türkiye 5
  • 5. Yönetici Özeti Ekonomik büyüklük açısından G20 arasına girip dünyanın en büyük ekonomileri arasında 16. sıraya yerleşmiş bulunan Türkiye, ihracatı, yurtdışından çektiği sermaye, büyüme hızı, borç ödeme kabiliyeti ve global mali kriz sürecinde gösterdiği performans ile son dönemde ilgi odağı haline gelmiş durumdadır. Sadece makro ekonomik göstergeleri nedeniyle değil, mikro düzeyde ve sektörler bazında da bu ilgi kendisini hissettirmektedir. Özellikle perakende sektöründe son beş yıl içinde yaşanan hızlı ve istikrarlı büyüme kendi başına ana ilgi odağı olmayı başarmış olup makro ekonomik göstergelerin sınandığı ve net biçimde algılanabildiği bu sektöre “ekonominin barometresi” denmesi çok da yanlış olmayacaktır. Beş yıl öncesine kadar böyle sağlam bir göstergeden yoksun olan Türkiye’nin artık birçok ekonomik faaliyeti ve sosyal olguyu bilimsel olarak izleyip gözlemleyebildiği güçlü ve emin adımlarla gelişen bir organize perakende sektörü bulunmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethinden kısa bir süre sonra 1461’de yapımını başlattığı ve dünyanın ilk alışveriş merkezi olarak adlandırılan Kapalı Çarşı geleneğinden gelen Türkiye’deki perakende sektörü, bunca yıla yayılan deneyimini ağırlıkla 1990’lı yıllardan itibaren modernleşme doğrultusunda kullanmaya başlamıştır. Kendisiyle birlikte ülkenin çehresini de modernleştiren Türkiye organize perakende sektörü, bugün AB’de 7. dünyada da 10. büyüklüğe ulaşmış durumdadır. İç piyasanın belirli bir büyüklüğe ulaşmasından, kişi başına düşen milli gelirin minimum 5.000 ABD dolarına erişmesinden, imalat, tarım ve lojistik sektörlerinin belirli standart ve deneyime sahip olmasından ve bankacılık teknolojileri ile sermaye yapılarının belirli bir olgunluğa varmasından önce ortaya çıkması mümkün olmayan organize perakende sektörü, hem bu altyapının bir ürünü hem de onun teste tabi tutulduğu çok popüler bir alandır. Nüfusun her bir bireyini her gün en az bir defa etkileyen perakendecilik, halkla yani tüketicisi ile yoğun bir etkileşim içinde faaliyetini yüzyıllardır sürdürmektedir. Modern-organize perakendenin bu etkileşim içindeki temel farklılığı bu tüketici ile olan ilişkinin yeknesak olmayışıdır. Organize perakende, aldığı bedelin karşılığında her gün yepyeni, müşterisini daha fazla memnun edecek hizmetlerle açar kapılarını. Bu nedenlerledir ki, organize perakende son 5 yılda büyük bir atılım içinde olmuştur. Yenilikleri, daha kaliteli ürün ve hizmet anlayışını hemen benimsemeye hazır bir tüketici kitlesi olmazsa olmaz tamamlayıcı etkendir. 2005-2025 yılları aralığı organize perakende sektörünün doruğa çıkması beklenen bir dönemdir. PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından yayınlanan World in 2050 raporunda, Türkiye’nin de yer 7
  • 6. aldığı gelişmekte olan 7 ülke (E7)’nin 2020 yılında ekonomik büyüklük olarak G7’yi geçebileceği öngörülmekte olup G7 ve E7 arasındaki farkın bu yıl %35 azalmasının yanı sıra 2020’de tamamen ortadan kalkacağı tahmin edilmektedir. Bu ve benzer saptamalar, Türkiye’deki son derece canlı ve geleceği son derece parlak olan perakende piyasasına işaret etmektedir. Mevcut duruma bakıldığında da görülen temel olgu, organize perakende sektörünün tüm günlük operasyonları ile Türkiye’nin olumlu gelişimine her an su taşıyan bir dinamo gibi çalıştığıdır. Planet Retail raporuna göre, 2013 yılında Çok geniş bir yelpaze içinde yapılan “Organize Perakende Sektörünün Ekonomi Üzerindeki Etkileri” analizi, günlük yaşamın her alanına dokunan sektörün, girdiği her alanda mutlaka değişime neden Türkiye’de tüketici olduğunu ve bu değişimin olumlu yönde gerçekleştiğini gözler önüne sermektedir. harcamalarının 948 Kayıtlı Ekonomi milyar TL’ye ulaşması beklenmektedir. Türkiye’de toptan ve perakende ticaretin toplam ekonomi içindeki payı, AB’deki ekonomilerle paraleldir. Öte yandan, AB ülkelerinde modern perakende sektörünün payı, toplam perakende Perakende satışları sektörünün %80-90’ına yakın iken, Türkiye’de bu oranın %40-42 aralığında seyrettiği tahmin 1998 yılında 23 milyar edilmektedir. TL iken 2003 yılında Kayıtdışı ekonomi nedeniyle, perakende sektörü ciro hesaplamaları farklı değerler vermektedir. 128 milyar TL ve 2008 3 ayrı referans veri ile hesaplanan 2008 yılı toplam perakende ticaret cirosu içinde organize yılında 329 milyar TL perakende sektörünün payı da doğal olarak değişmektedir. Buna göre; Türk perakende sektörü 2008 yılı cirosu, TÜİK ticaret ciro verileri baz alınarak yapılan hesapla 161 milyar ABD doları olarak olmuştur. 2009 yılı gerçekleşmiştir1. Kayıtdışı ekonominin payı ciro hesabına dahil edildiğinde, toplam perakende itibariyle ise bu tutar sektörü cirosu 190 milyar ABD dolarına yükselmekte, organize perakendenin payı ise %35’e gerilemektedir. 317 milyar TL’ye ulaşmıştır. GSYH’deki Bildirilen cirolar yerine, hanehalkı tüketim harcamaları açısından sektörün büyüklüğü hesaplandığında ise, toplam perakende sektörü 252 milyar ABD dolarlık bir hacme ulaşmaktadır. artışa paralel olarak Tüketim harcamaları üzerinden değerlendirildiğinde, organize perakende sektörünün payı %27’ye perakende satışlarının gerilemektedir. 2013 yılında 448 Planet Retail raporuna göre, 2013 yılında Türkiye’de tüketici harcamalarının 948 milyar TL’ye milyar TL’ye ulaşması ulaşması beklenmektedir. Perakende satışları 1998 yılında 23 milyar TL iken 2003 yılında 128 beklenmektedir. milyar TL ve 2008 yılında 329 milyar TL olmuştur. 2009 yılı itibariyle ise bu tutar 317 milyar TL’ye ulaşmıştır. GSYH’deki artışa paralel olarak perakende satışlarının 2013 yılında 448 milyar TL’ye ulaşması beklenmektedir. Vergi Gelirleri Organize perakende sektörünün 2008 yılı sonunda aylık ortalama 629 TL metrekare başına ciro yarattığı bilinmektedir. Kriz öncesi ve yoğun yatırım dönemi olan 2007 yılında ise bu miktar 664 TL 1 TÜİK, Ticaret ve Hizmet Verileri; Enflasyondan arındırılmış, vergi dahil ciro 8 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 7. seviyesinde gerçekleşmiş; ancak takip eden dönemde metrekare artışları ve kampanyaların neden olduğu fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Bu gelirler sayesinde ise her ay metrekare başına 63-66 TL değerinde KDV-ÖTV’den kaynaklı vergi geliri yaratılmaktadır. Türkiye’deki AVM’lerin 5 milyon metrekareye, cadde mağazalarının ise yaklaşık 2,5 milyon metrekareye ulaşan satış alanı, her ay yaklaşık 473-495 milyon TL KDV-ÖTV geliri anlamına gelmektedir (AMPD). 2011 yıl sonu itibariyle, planlanan AVM’lerin açılması ve cadde yatırımlarının da sürmesi ile eklenen yeni satış alanları ile birlikte, sektörden her ay yaklaşık olarak 725 milyon TL KDV-ÖTV geliri sağlanabileceği öngörülmektedir. Her AVM yatırımının Kredi Kartları bölgede ortalama Organize perakende sektörünün AVM yatırımlarıyla hız kazanan gelişimi, kredi kartı kullanımının 1.500 kişilik istihdam yaygınlaşmasına destek vermiştir. yarattığından 2008 yılında ülke genelinde POS makinelerinin yaygınlığı %12, kredi kartlarıyla yapılan işlem hacmi hareketle, 2009-2011 ise %31 artmıştır. 2008 yılında alışveriş merkezleri ve marketlerde POS makinesi ile 497 milyon döneminde, salt AVM adet işlem gerçekleştirilmiştir. Bu işlemlerle yapılan yaklaşık 45 milyar ABD doları tutarındaki tüketim, organize perakende sektörü cirosunun %73’üne, toplam perakende sektörü cirosunun yatırımlarına bağlı (TÜİK ticaret verilerine göre 161 milyar ABD doları) ise %27’sine denk gelmektedir. olarak yaklaşık 135 Türkiye, POS makinesi sayısında Avrupa birincisi olduğu halde, 252 milyar ABD dolarlık özel bin kişiye iş imkanı tüketimden yola çıkıldığında harcamalardaki kredi kartı kullanımının çok düşük düzeyde olduğu doğacağı tahmin (%17) da dikkate alınması gereken önemli bir veridir. edilmektedir. 2011 İstihdam yıl sonu itibariyle TÜİK verilerine göre, %65’i 15-64 yaş arasında olan 72,5 milyonluk nüfusa sahip Türkiye, 2002 organize perakende yılı sonrasındaki reformlarla istikrarlı para ve maliye politikaları yürüterek yüksek büyüme oranları sektörünün toplam yakalamıştır; ancak genç nüfusun iş gücüne katılımı sonrası gerekli verimi sağlamakta sıkıntı istihdamının 650 yaşamaktadır. Türk ekonomisi kayıt dışı istihdamla mücadelede olumlu bir yol katetse de, kayıtdışı istihdam oranları halen çok yüksek seviyededir. bin kişiye ulaşması öngörülmektedir. Türkiye ekonomisinin ciro bakımından önde gelen sektörlerindeki istihdam hareketine bakıldığında, organize perakende sektörü öncü konumdadır. Organize perakende sektörünün tamamen kayıtlı istihdam sağladığı toplam çalışan sayısı 2006 yılında %24, 2007 yılında %26, 2008 yılında ise %10’luk bir artış kaydetmiştir (AMPD Perakende Endeksi by Nielsen). 2008 yılında 408 bin kişiye ulaşan istihdam miktarı, 2009 yıl sonu itibariyle 450 bin kişiye yükselmiştir2. Organize perakende sektörü, toplam perakende istihdamı içinde %19.8’lik bir pay sahibidir. Her AVM yatırımının bölgede ortalama 1.500 kişilik istihdam yarattığından hareketle, 2009-2011 döneminde, salt AVM yatırımlarına bağlı olarak yaklaşık 135 bin kişiye iş imkanı doğacağı tahmin edilmektedir. 2011 yıl sonu itibariyle organize perakende sektörünün toplam istihdamının 650 bin kişiye ulaşması öngörülmektedir. 2 AMPD 9
  • 8. Yatırımlar Organize perakende sektörü yatırımları 2007 yılında %25, 2008 yılında %21 metrekare artışı sağlamıştır. 2009 yılının ilk 6 ayında ise %14 metrekare artışı gerçekleşmiştir (AMPD Perakende Endeksi - Nielsen). Sektör, 2009 yılında her gün ortalama 13 mağaza açabilen bir tempoya ulaşmıştır. Buna göre, organize perakende sektörü her ay yaklaşık 100-120 milyon ABD dolarlık yatırım gerçekleştirmiştir. Türkiye genelindeki doğrudan yabancı yatırım girişi 2009 yılında 2008 yılına oranla %14 daralırken, organize perakende sektörüne yönelik doğrudan yabancı yatırımların aynı dönemde %12 artması kayda değerdir. Jones Lang LaSalle (JLL) verilerine göre, 2008 yılı sonunda 71’i İstanbul’da olmak üzere, Türkiye’de toplam 210 adet AVM bulunmaktadır ve toplam kiralanabilir alan 4.858.280 m²’ye ulaşmıştır. 2009 Türkiye genelindeki yılında açılan toplam 26 AVM ile birlikte Türkiye’deki AVM sayısı 41 ilde 236’ya yükselmiş, toplam doğrudan yabancı kiralanabilir alan ise 838.000 m² artış ile yaklaşık 5.696.000 m2’yi bulmuştur. yatırım girişi 2009 Tüketici yılında 2008 yılına oranla %14 Sosyo-ekonomik gruplar açısından bakıldığında, AB grubunun gelire bağlı yüksek harcama potansiyelinin yanında, Türkiye’de en fazla harcamayı C1 grubunun yaptığı görülmektedir. Yüksek daralırken, organize Sosyo Ekonomik Statü (SES) grupları AVM’leri tercih ederken, cadde alışverişçileri arasında Alt perakende sektörüne Orta-Alt SES ağırlıktadır (IPSOS-KMG). yönelik doğrudan Farklı gelir gruplarının hızlı tüketim ürünleri (HTÜ) harcamaları içindeki payına baktığımızda, ilk iki yabancı yatırımların gelir grubunun toplam gelir içindeki payı üçte ikiye yakınken, HTÜ harcamaları içindeki payları %51 civarındadır. En alt iki gelir grubunun toplam içindeki payı %17 iken, HTÜ harcamaları içindeki payı aynı dönemde %30’a yükselmektedir. %12 artması kayda Tüketici güveni, 2008 yılı içerisinde, kayıtların tutulduğu yıllar içindeki en düşük değerleri değerdir. görmüştür. Her ne kadar son çeyrekteki düşüş ekonomik krizle ilişkilendirilse de, Türkiye’deki politik istikrarsızlıklar da 2008 yılı Nisan ayında olduğu gibi bu dönemde de tüketici güvenini etkilemiştir. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Tüketici Güveni hareketi kıyaslandığında ise 2009 yılına kadar paralel bir seyir izleyen endeksler arasında bu dönemde makasın açıldığı görülmektedir. Tüketici güveni artarken, TÜFE inişini sürdürmüştür. Bu da organize perakende sektörünün yıl boyunca sürdürdüğü etkin kampanyalarla hem tüketicinin genel güvenini artırdığının hem de enflasyonu düşürücü bir etki yarattığının en önemli kanıtıdır. 10 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 9. İmalat Sektörü Eurocommerce tarafından yapılan perakende- imalat sanayii kıyaslamalı karşılaştırma çalışmasına göre, perakendeciler genel olarak fiyat rekabetine odaklanırken; büyük ve orta boy üreticiler ise marka, ürün özellikleri gibi stratejilere odaklanmaktadır. Tüketicinin düşük fiyata yüksek kaliteli ürün talebine cevaben ortaya çıkmış olan market markalı ürünler (private label), KOBİ’lerin organize perakende sektörüyle en önemli bağlarından biridir. KOBİ’lerin ürün ve hizmet standartlarının yükselmesinde, kurum olarak kalıcı olmalarında ve dışa açılmalarında bu tür deneyimlerin payı büyüktür. İmalat sektöründeki KOBİ’lerin en önemli fonksiyonlarından biri de fason üretimdir. Türkiye AB arasındaki Gümrük Birliği özellikle gıda dışı sektörlerde fason üretimin gelişimine büyük katkı Tüketici güveni sağlamıştır. Şimdi benzer bir süreç Türkiye’deki perakende firmaları ile imalatçı KOBİ’ler arasında artarken, TÜFE inişini yaşanmaktadır. sürdürmüştür. Bu da Tarım organize perakende Tarım sektörü 2008 yılında 72.1 milyar TL büyüklüğe ulaşmıştır3. Toplam istihdamın %23,7’sine sektörünün yıl sahiptir ve Türk ekonomisinin %8,9’unu oluşturmaktadır4. Tarımdaki verimsiz yapıyı oluşturan boyunca sürdürdüğü temel unsurlardan biri Türk çiftçilerinin ölçek ekonomisine erişmekte yetersiz kalması olup modern tarım donanımına sahip olarak ölçek ekonomisine erişilmesi, kayda değer yatırım ve mülkiyet etkin kampanyalarla gerektirmektedir. hem tüketicinin genel Dünyadaki uygulamalara bakıldığında, organize perakendeciler, edindikleri bilgi ve deneyimle güvenini artırdığının üretim sürecine müdahale etmekte, çiftçilere eğitim ve gerektiğinde donanım sağlamakta; hem de enflasyonu bunun karşılığında hasat edilen ürünleri doğrudan çiftçilerden satın almaktadır. Türkiye organize perakende sektörü için tedarik zincirinin vazgeçilmez bir öğesi olan ve ayrıca Türkiye’den yapılan düşürücü bir etki ihracatta da önemli bir yer tutan tarım sektörü, kayıtdışılık ve verimsizlik sebebiyle kayıplar yarattığının en önemli yaşamaktadır. Organize perakendeciler, bu verimsizlikleri gidermek amacıyla, tarım ürünlerini kanıtıdır. doğrudan ürünün üretildiği yerlerde işleme sokmak ve buradan dağıtım yapılacak yerlere en son teknoloji ile donatılmış lojistik sistemleri ile ulaştırmak talebindedirler. Enerji Verimliliği Organize perakende sektöründe özellikle yeni yatırımlarda verimlilik standartları giderek yükselmektedir. Eurocommerce verilerine göre AVM’ler ve diğer organize perakende sektörü yatırımlarının enerji verimliliğini %20 artırma potansiyeli mevcuttur. Organize perakende sektöründeki enerjide %20’ye varan verimlilik artışı potansiyelinin kullanılması halinde, yaklaşık 300 milyon ABD dolarlık bir tasarruf yaratılacaktır. Burada dikkate alınması gereken en önemli konu, Türkiye’deki AVM’ler ile organize perakende zincirlerinin, tek başlarına yaptıkları harcamanın 2,81 milyon hane ve 13.450 sanayi işletmesine denk düşmesidir. 3 TÜİK, Üretim yöntemine göre GSYH, Cari fiyatlarla 4 TÜİK, Üretim yöntemine göre GSYH, 1998 temel fiyatlarına göre 11
  • 10. Nihai enerjinin %79,80’inin mal ve hizmet üretiminde kullanılmış olması, perakende sektörünün tedarik zinciri açısından önem taşımaktadır. TÜİK verilerine göre, toptan ve perakende ticaret sektörlerindeki nihai enerji kullanımı, %43 ulaştırma, %41 mal ve hizmet üretimi ve %16 alan ısıtma olarak dağılmaktadır. Çevre Türkiye’de 2007 yılında yayınlanan Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği, AB’deki mevzuat örnek alınarak hazırlanmıştır. Öte yandan, AB’deki en yüksek geri kazanım oranı %70 ile Norveç’te iken, aynı yıl Türkiye’nin %114 oranında geri kazanım gerçekleştirmiş olması dikkat çekmektedir5. Bu yanıltıcı verinin gerçek nedeni ambalajı piyasaya sürenlerin (70 bin firma) kayıt altına alınmasında yaşanan sıkıntılardır. Halihazırda Gerçekleşen geri kazanımın piyasaya sürülen ambalaj atığına oranı hesaplanırken, piyasaya sürülen kayıtlı miktar gerçekleşen miktarın çok altında kalmaktadır. Türk perakende sektörünün yaklaşık Türkiye bugün özellikle atık yönetimi konusunda KOBİ’lere yönelik iletişim, denetim ve yaptırımlarda sorun yaşamaktadır. Geleneksel perakende sektörünün organize perakende % 60’ının geleneksel, sektörünün tabi olduğu standartlarda hizmet vermesi, haksız rekabetin giderilmesi noktasında % 40’ının ise modern önemli dayanaklardan biridir. Türkiye’de şu anda organize perakende üzerinden çevre denetimi (organize) perakende yapılan KOBİ sayısı 7 bin civarında iken, TOBB’da kayıtlı ve aynı denetime tabii olması gereken KOBİ sayısı ise yaklaşık 70 bindir. sektörüne ait olduğu tahmin edilmektedir. Hijyen ve Güvenlik Standartları Öte yandan, Planet Organize perakendeciler, hijyen ve güvenlik standartlarını en üst düzeyde tutarak tüketicinin Retail’in tahminlerine korunmasına azami dikkati göstermektedirler. Bu amaçla tüm tedarikçilerden hijyen ve güvenlik sertifikaları talep edilmekte, çiftçiler ve imalatçılarla işbirliği içinde çalışılmaktadır. göre, sektördeki en büyük 5 oyuncunun Öte yandan, organize dışı perakendedeki hijyen konusu son derece önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de kent merkezlerinde her gün kurulan 570 adet açık pazarda6 pazar payı % 20’nin alım-satımı yapılan, ayrıca 200 bin satış noktasında el değiştiren gıda ürünlerinde hijyen denetimi altındadır. yok denecek kadar azdır. Bu durumun da Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ele alınıp çözümlenmesi kaçınılmazdır. Sektörde Pazar Payları Halihazırda Türk perakende sektörünün yaklaşık % 60’ının geleneksel, % 40’ının ise modern (organize) perakende sektörüne ait olduğu tahmin edilmektedir. Öte yandan, Planet Retail’in tahminlerine göre, sektördeki en büyük 5 oyuncunun pazar payı % 20’nin altındadır. AB ülkelerinde her bir milyon nüfusa ortalama 15 hipermarket ve 150 süpermarket düşerken, bu rakam Türkiye’de henüz 3 hipermarket ve 17 süpermarket civarındadır (Planet Retail). 5 TÜİK, Çevre ve Orman Bakanlığı 6 İzmir Ticaret Odası, 2005 12 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 11. Tüm bu unsurlar dikkate alındığında son on yılda yaşanan AVM sayılarındaki hızlı artış ile birlikte 10 milyon m²’lik satış alanına ulaşan ve son üç yıl içinde 450 bin kişiye iş olanağı sunan organize perakende sektörünün önümüzdeki yıllarda da Türkiye ekonomisi içindeki öneminin giderek artacağına ve yerli ve yabancı yatırımlar için cazibe merkezi olma konumunu devam ettireceğine hiç şüphe yoktur. Ancak yatırımların, 2009 yılındaki artan işsizlik ve yurtiçi kredi kısıtlamaları yüzünden düşen müşteri güveni dolayısıyla azaldığı da bir gerçektir. Fırsatlar Türkiye’de daha iyi ekonomik şartlar, artan nüfus, daha çok kentleşme ve daha yüksek harcanabilir gelirlere bağlı olarak perakendecilik büyümeye devam edecektir. Modayla ve teknolojiyle yakından ilgilenen genç nüfusun varlığı perakendeciliğe modern ve dinamik bir nitelik vermekte olup Türkiye’nin sahip doğrudan yabancı para girişini teşvik etmektedir. olduğu büyük Kentler arası rekabetin yoğun olarak yaşandığı sektörde, turistlerin güvenli, kaliteli ve rahat alışveriş potansiyel iyi yapacakları AVM’lerin zaten mevcut olması bir avantajdır. Bunun yanı sıra alışveriş turizmi için gerekli olan altyapının kurulması, belirli kentlerimizin cazibe merkezi haline gelerek diğer dünya değerlendirilip fırsata kentleri ile rekabet edebilmesi son derece önemlidir. dönüştürülerek, Sonuç olarak, Türkiye’nin sahip olduğu büyük potansiyel iyi değerlendirilip fırsata dönüştürülerek, ülke ekonomisine ülke ekonomisine kazandırılmalı ve Türkiye’nin markalaşarak, alışveriş turizmi denince ilk akla gelen kazandırılmalı ülkeler arasındaki yerini alması sağlanmalıdır. ve Türkiye’nin Trendler markalaşarak, alışveriş turizmi Dünyadaki yatırımların küresel krizin etkisiyle azalmasına paralel olarak Türkiye’de de 2009 yılında Uluslararası Doğrudan Yatırımlarda (“UDY”) bir gerileme olmuştur. 2009’un ilk 9 ayı itibari ile UDY denince ilk akla gelen girişleri 6 milyar ABD doları olmuştur. ülkeler arasındaki UNCTAD 2009 Dünya Yatırım Raporu’na göre 2008 yılında dünyada en fazla UDY çeken 20. ülke yerini alması olan Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında da 9. olmuştur. 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde; sağlanmalıdır. ülkemizde 1.426 adet uluslararası sermayeli şirketin, başta toptan ve perakende ticaret sektörü olmak üzere, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri ile imalat sanayi sektörlerinde faaliyette bulundukları görülmektedir. Toptan ve perakende ticaret, her ne kadar krizden olumsuz etkilense de, gelecek için sunduğu potansiyel nedeniyle yabancı yatırımların dikkatini çeken sektör olarak ön plana çıkmaktadır. Yatırımlar sürerken, 2015 yılında perakendenin görünümü hızlı teknolojik gelişmelere paralel olarak önemli ölçüde değişmiş olacaktır. Her gün yenilenen dijital ortam tüketicilere yeni seçenekler sunduğu için perakendecilik sektörü kendini devamlı olarak yenilemek zorundadır. Onlarca yıldır perakende düşüncesine egemen olan Baby Boom (2. Dünya savaşı sonrasında doğan kuşak) nesli artık 70’lerine yaklaşmaktadır ve bayrak Y (1980’lerde doğan kuşak) jenerasyonuna geçecektir. Alışveriş yapanlar, perakendeciler ve tedarikçilerle hiç olmadıkları kadar etkileşim içinde olacak, internet olanakları ve topluluklar bu ilişki içerisinde büyük rol oynayacaklardır. 13
  • 12. 2010’dan itibaren dünya genelinde ekonominin büyüme trendine yeniden girmesine paralel olarak henüz geçiş döneminde olan Türkiye perakende sektörüne olan ilginin tekrar artması beklenmektedir. Türkiye’nin sosyo-ekonomik koşulları da dikkate alındığında ertelenmiş olan yatırım kararlarının yeniden yürürlüğe konacağı konusunda hiç şüphe yoktur. 2009 En Cazip Ülkeler Listesi hemen değerlendirilmeli Sonuç olarak 100 önemle takip edilmeli Slovenya Birleşik Arap Emirlikleri düşük öncelikli Türkiye’nin son Dairenin büyüklüğü 2008 yılı 80 Şili Suudi net perakende satış cirosunu yansıtmaktadır. yıllarda en hızlı Ülke riski (ekonomik ve siyasi) Malezya Arabistan büyüyen sektörü (0= düşük 100= yüksek) Litvanya Çin Macaristan 60 Hırvatistan Letonya olan perakende Tunus Brezilya Hindistan Fas sektöründe son Tayland Mısır 40 Romanya Peru Vietnam 10 yıl içerisinde Bulgaristan Türkiye El Salvador Ukrayna Rusya büyük bir hareketlilik Kolombiya Filipinler 20 Endonezya yaşanmaktadır. Cezayir Arjantin Yerli ve yabancı 0 25 35 45 55 65 75 85 perakendecilerin Pazar Potansiyeli* büyüme trendinde Kaynak: A.T. Kearney olan Türkiye’ye ilgisi, her ne kadar küresel krizden sonra görece AT Kearney’in 2009 yılı küresel perakende gelişim indeksinden de görüleceği üzere Türkiye piyasa potensiyeli ve makul ülke riskiyle yatırım yapılması için önemle takip edilmesi gereken ülkeler azalsa da, her geçen arasında yer almaktadır. gün daha da artarken Sonuç olarak Türkiye’nin son yıllarda en hızlı büyüyen sektörü olan perakende sektöründe son sektördeki rekabetten 10 yıl içerisinde büyük bir hareketlilik yaşanmaktadır. Yerli ve yabancı perakendecilerin büyüme dolayı satın alma ve trendinde olan Türkiye’ye ilgisi, her ne kadar küresel krizden sonra görece azalsa da, her geçen gün daha da artarken sektördeki rekabetten dolayı satın alma ve birleşmeler gündeme gelmektedir. birleşmeler gündeme gelmektedir. PwC’nin yayımlamış olduğu “Glimmers amid the Gloom (2009)” raporuna göre önümüzdeki dönemde sektördeki büyüme devam edecek ve özellikle indirim mağazalarındaki gelişmeler sektörü etkileyecektir. Geleneksel perakendecilerin pazarın hala büyük kısmına sahip olması nedeniyle organik büyüme bundan sonra sektörde paylarını artırmak isteyen oyuncuların en önemli stratejisi olacaktır. 14 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 13. 01 Türkiye Ekonomisi’nin Mevcut Durumu ve Geleceği (Tahminler ve Beklentiler)
  • 14. 01 Türkiye, 72,5 milyon nüfusu ve 750 milyar ABD doları tutarındaki Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (“GSYH”) ile bölgesindeki en büyük ekonomilerden birisidir. Türkiye’nin temel makroekonomik gelişimi incelendiği zaman 1998 yılında 52 milyar TL olan GSYH’nin, 2003 yılında 360 milyar TL’ye, 2008 yılında 950 milyar TL’ye, 2009 yılında ise 953,9 milyar TL’ye ulaştığı görülmektedir. 2013 yılında GSYH’nin 1.286 milyar TL’ye ulaşacağı öngörülmektedir (Planet Retail). 1998 ve 2003 yıllarındaki büyümelerde yüksek enflasyon önemli derecede etkili olmuştur. Öte yandan 1998’de 36 milyar TL olan tüketici harcamaları 2003 yılında 239 milyar TL, 2008 yılında ise 675 milyar TL olarak gerçekleşmiştir (TÜİK). 2009 yılında ise 683 milyar TL’ye ulaşmıştır. Planet Retail raporuna göre, 2013 yılında Türkiye’de tüketici harcamalarının 948 milyar TL’ye ulaşması beklenmektedir. Perakende satışları 1998 yılında 23 milyar TL iken 2003 yılında 128 milyar TL ve 2008 yılında 329 milyar TL olmuştur. 2009 yılı itibariyle ise bu tutar 317 milyar TL’ye ulaşmıştır. GSYH’deki artışa paralel olarak perakende satışlarının 2013 yılında 448 milyar TL’ye ulaşması beklenmektedir. 1400 1286 1200 1000 950 948 1998 Milyar TL. 800 675 2003 600 2008 448 2013 400 360 329 239 200 128 52 36 23 0 GSİYH Tüketici Harcaması Perakende Satışları Kaynak: Planet Retail 2001 krizinin ardından yıllık bazda %5,7 küçüldükten sonra 2008’in son çeyreğine kadar kesintisiz olarak büyümeye devam eden Türkiye ekonomisi, 2008’in son çeyreğinden itibaren küresel krizin etkisiyle küçülmeye başlamıştır. Aynı dönemde enflasyon oranı yılsonu hedefinin üzerinde gerçekleşmiş ve kriz sonrası hızla daralan dış talep ve sıkılaşan finansal koşulların yanı sıra artan ihtiyati tasarruf eğiliminin etkisiyle 2008’in son çeyreğinde iktisadi faaliyetlerde başlayan gerileme 2009 yılında da devam etmiştir. 17
  • 15. 01 Türk Ekonomisi’nin Değerlendirilmesi, 1970-2008 12 10 8 Büyüme Oranı (%) 6 4 Büyüme Oranı 2 0 1971 1980 2000 2002 2004 2005 2006 2007 2008 -2 -4 Yıl Küresel krizin ülkemize yansımasıyla birlikte, 2008 yılının son çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,2 oranında küçülmüştür. Bu küçülme sonucunda 2008 yılının tamamında GSYH büyümesi %1,1’e gerilemiştir. Öte yandan 2009 yılının üçüncü üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla GSYH %3,3’lük azalışla 27.129 milyon TL olmuştur. 2009 yılının ilk dokuz aylık dönemi bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla GSYH %8,4’lük azalışla 71.294 milyon TL olmuştur. Cari fiyatlarla Sabit   Cari fiyatlarla Gelişme Gelişme Gelişme GSYH fiyatlarla Dönem GSYH hızı hızı hızı (Milyon ABD GSYH (Milyon TL) % % % Doları) (Milyon TL) 2008 I 215.562 14,7 179.783 35,1 24.483 7,2 2008 II 239.436 17,8 189.000 24,7 25.279 2,8 2008 III 262.384 13,0 216.660 20,7 28.049 1,0 2008 IV 232.717 5,9 156.311 -15,3 24.353 -6,5 2008 Yıllık 950.098 12,7 741.754 14,3 102.164 0,9 2009 I 209.781 -2,7 127.078 -29,3 20.879 -14,7 2009 II 228.948 -4,4 145.718 -22,9 23.285 -7,9 2009 III 262.229 -0,1 174.280 -19,6 27.129 -3,3 2009 9 aylık 700.958 -2,3 447.076 -23,6 71.294 -8,4 18 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 16. 01 GSYH’nin harcamalar yönünden en büyük bileşeni olan hane halkı tüketim harcamaları, 2008 yılının son çeyreğinde küresel krizin yarattığı belirsizlikle beraber bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,6 gerilemiş ve buna bağlı olarak 2008 yılında hane halkı tüketim harcamalarının büyümesi %0,3 olarak gerçekleşmiştir. Hane halkı tüketiminin 2008 yılında büyümeye katkısı ise bir önceki yıla göre 3 puan azalarak 0,2 puana gerilemiştir. Diğer taraftan, kamu tüketim harcamaları 2008 yılının son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,1, yılın tamamında ise %1,8 artış göstermiştir. Benzer şekilde, toplam yatırım harcamaları içerisinde yüksek payı olan özel sektör yatırım harcamaları, 2008 yılı son çeyreğinde yıllık %7,3 azalırken, kamu sektörü yatırım harcamaları yıllık %13,1 artmıştır. Kamu yatırımlarındaki artışa rağmen özel sektör yatırımlarındaki azalış nedeniyle toplam yatırım harcamalarının büyümeye katkısı 2007 yılsonuna göre 2,6 puan azalarak -1,2 puan olmuştur. (Grafik I) Büyüme Hızı ve Büyümenin Kompozisyonu Sektörün Büyümeye Katkıları (Yüzde Puan) (Yüzde Puan) 10 12 8 10 6 8 4 6 2 4 0 2 -2 0 -4 -2 05 06 07 08 05 06 07 08 Tüketim Tüketim Tarım Sanayi Hizmetler Net İhracat GSYH Büyümesi İnşaat Ticaret Mali Aracı Kur. Kaynak: TÜİK Kaynak: TÜİK (1) Bir önceki yılın aynı dönemine göre yıllık yüzde (1) İnşaat, ticaret ve mali aracı kuruluşlar, hizmetler değişimi göstermektedir. sektörünün alt sektörleri olup hizmetler toplamına (2) Net İhracat=Mal ve Hizmet İhracatı-Mal ve Hizmet dahil edilmiştir. İthalatı GSYH üretim yönünden sektörler itibarıyla incelendiğinde ise 2008 yılı sonu itibarıyla ticaretin ve inşaat sektörünün büyümeye katkısının negatife döndüğü görülmektedir. Öte yandan, tarımın bu dönemde büyümeye katkısı olumlu olmuş, sanayi ve hizmetlerin ise büyümeye katkısı azalmıştır. Diğer yandan, mali aracı kuruluşların büyümeye katkısının devam ettiği görülmektedir (Grafik II). 2009 yılı ikinci üç aylık döneminde milli gelir gelişmeleri üretim yönünden incelendiğinde, tarım-dışı sektörlerde katma değerlerin yıllık bazda gerilediği gözlenmiştir. İkinci çeyrekte sanayi üretiminin %15,3 oranında daralmasına karşın, sanayi sektörü katma değerindeki düşüş %8,7 olmak üzere daha sınırlı kalmıştır. Sanayi sektörü ile yakından ilişkili olan, toptan perakende ticaret ile ulaştırma- haberleşme sektörlerinde görülen hızlı daralmayla birlikte hizmetler sektörü katma değeri %6,3 oranında gerilemiştir. 2009 yılında büyümeye 3,1 puanlık olumsuz katkı yapan hizmet sektörü alt kalemleri incelendiğinde, toptan-perakende ticaret ile ulaştırma-haberleşme hizmetlerinin toplam 3,8 puan olumsuz katkı yaptığı görülmektedir. Buna karşılık, mali kuruluşlar katma değeri 0,7 puan ile büyümeye en yüksek katkı yapan hizmet sektörü bileşeni olma özelliğini sürdürmüştür. 19
  • 17. 01 GSYİH gelişmeleri harcamalar yönüyle incelendiğinde, özel tüketim talebinin yıllık büyümeye yaptığı olumsuz katkının önceki iki çeyreğe kıyasla belirgin şekilde sınırlandığı görülmektedir. Özel kesim yatırım harcamaları olumsuz seyrini yılın ikinci çeyreğinde devam ettirmiş ve büyümeye en olumsuz katkı yapan talep bileşeni olmuştur. Kamu harcamalarının katkısı önceki iki çeyreğe kıyasla azalırken, net dış talep büyümeye olumlu katkısını azalarak da olsa sürdürmüştür. Üretim Yönünden Yıllık Büyümeye Katkı Harcama Yönünden Yıllık Büyümeye Katkı (Yüzde Puan) (Yüzde Puan) 1 0,5 6 0 4 3,6 -1 -0,5 2 -2 -1,3 0,1 0,2 0 -3 -2,5 -0,8 -4 -3,1 -2 -5 -4 -3,6 -6 -6 -7 -8 -6,4 -7,0 -8 -7,0 Özel Özel Kamu Kamu Stok Net GSYİH Tarım Sanayi İnşaat Hizmetler Net Vergi GSYİH Tüketim Yatırım Tüketim Yatırım İhracat Kaynak: TÜİK Kaynak: TÜİK Sektörlerin GSYH içindeki payları: Ancak krizin bütün olumsuz etkilerine rağmen Kasım 2009’da yayımlanan OECD Ekonomik Görünüm Raporu’nda 2010’dan itibaren Türkiye ekonomisi ile ilgili olarak iyimser bir tablo çizilmiştir. 2009’da krizin etkisi ile %6,5 küçüleceği tahmin edilen Türkiye ekonomisinin, 2010 yılında %3,7, 2011’de ise %4,6 büyüyeceği öngörülmektedir. Aynı raporda küresel toparlanmanın daha güçlü olması ve piyasalarda Türk ekonomisinin iyileşeceğine yönelik güvenin artmasıyla beraber, yatırımların hız kazanabileceği ve toplam talebin daha güçlü bir şekilde artabileceği vurgulanmaktadır. Türk hükümetinin hazırlamış olduğu 2010-2012 dönemini kapsayan orta vadeli programda da IMF ve OECD’nin yapmış olduğu tahminler ile paralel olarak Türkiye ekonomisinin 2010 yılında tekrar büyüme sürecine girmesi, 2011 yılından itibaren ise büyümenin daha da hızlanması öngörülmektedir. 2009 yılında cari fiyatlarla 947 milyar Türk lirası olması beklenen GSYH’nin 2012 yılında 1.227 milyar TL’ye ulaşacağı tahmin edilmektedir. Aynı dönemde yıllık enflasyonun %5-6 seviyelerinde seyredeceği, 2009 yılında 8.456 ABD doları olan kişi başına düşen milli gelirin 2012 yılında 9.732 ABD dolarına ulaşacağı beklenmektedir. Öte yandan, dünyaca kabul gören derecelendirme şirketleri 2010 yılı başlarında açıklamış oldukları raporlarda Türkiye’nin kredi derecelerini artırmışlardır. 20 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 18. 01 Temel Ekonomik Büyüklüklerdeki Tahminler: 2009 2010 2011 2012 Büyüme ve İstihdam GSYH (Milyar TL, Cari Fiyatlarla) 947 1.029 1.118 1.227 GSYH (Milyar Dolar, Cari Fiyatlarla) 608 641 669 723 Kişi Başına Milli Gelir (GSYH, Dolar) 8.456 8.821 9.096 9.732 GSYH Büyümesi 1 -6,0 3,5 4,0 5,0 Toplam Tüketim 1 -2,3 2,5 3,3 4,4 Kamu 5,2 2,3 2,8 2,2 Özel -3,1 2,5 3,4 4,7 Toplam Sabit Sermaye Yatırımı 1 -17,9 7,5 6,8 10,2 Kamu 0,6 5,7 -4,6 2,6 Özel -22,0 8,0 10,0 12,0 Toplam Nihai Yurtiçi Talep1 -6,1 3,6 4,1 5,7 Toplam Yurtiçi Talep 1 -7,6 3,8 4,4 5,8 Nüfus (Yıl Ortası, Milyon Kişi) 71,9 72,7 73,5 74,3 İşgücüne Katılma Oranı (%) 47,6 47,4 47,3 47,3 İstihdam Düzeyi (Milyon Kişi) 20,9 21,3 21,7 22,2 İşsizlik Oranı (%) 14,8 14,6 14,2 13,3 Dış Ticaret İhracat (FOB) (Milyar Dolar) 98,5 107,5 118,0 130,0 İthalat (CIF) (Milyar Dolar) 134,0 153,0 168,0 187,0 Dış Ticaret Dengesi (Milyar Dolar) -35,5 -45,5 -50,0 -57,0 İhracat / İthalat (%) 73,5 70,3 70,2 69,5 Dış Ticaret Hacmi / GSYH (%) 38,2 40,6 42,8 43,9 Turizm Gelirleri (Milyar Dolar) 21,0 22,5 23,5 24,5 Cari İşlemler Dengesi (Milyar Dolar) -11,0 -18,0 -22,0 -28,0 Cari İşlemler Dengesi / GSYH (%) -1,8 -2,8 -3,3 -3,9 Ham Petrol Fiyatı (Dolar/w)2 62,1 75,2 78,0 80,9 Ham Petrol İthalatı (Milyar Dolar) 7,9 12,4 13,6 15,5 Enerji İthalatı (27. Fasıl, Milyar Dolar) 26,1 34,5 38,4 43,4 Enflasyon GSYH Deflatörü 6,0 5,0 4,5 4,5 TÜFE Yıl Sonu % Değişme (Tahmin) 3 5,9 5,3 4,9 4,8 1 Sabit Fiyatlarla yüzde değişimi göstermektedir. 2 DPT tarafından IMF tahminleri kullanılarak yapılan hesaplamalardır. 3 3 Haziran 2008 tarihinde belirlenen enflasyon hedefleri, 2009 yılı için yüzde 7,5, 2010 yılı için yüzde 6,5 ve 2011 yılı için yüzde 5,5’dir. Kaynak: Orta Vadeli Program (2010-2012), DPT 21
  • 19. 01 Türkiye’de GSYİH ve GSYİH büyüme oranları, 2002-13 (2000 sabit fiyatları ile reel GSYİH) 450 12 400 10 350 8 Büyüme Oranı (%) Değer (milyar $) 300 6 250 4 Değer (milyar $) 200 2 Büyüme Oranı (%) 150 0 100 -2 50 -4 0 -6 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 Yıl Kaynak: Datamonitor Türkiye’de istihdam ve büyüme oranları, 2002-13 25,00 3 24,50 2,5 24,00 2 23,50 1,5 Büyüme Oranı (%) 23,00 1 İstihdam (milyon) 22,50 0,5 Büyüme Oranı (%) 22,00 0 21,50 0,5 21,00 -1 20,50 -1,5 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 Yıl Kaynak: Datamonitor Türkiye’deki Tüfe ve Tüfe Bazlı Enflasyon 2002-2012 600 50 500 40 Enflasyon 400 30 Tüfe Tüfe 300 20 200 Enflasyon 10 100 0 0 05 06 07 10 11 12 09 03 04 08 02 20 20 20 20 20 20 20 20 20 20 20 Yıllar Kaynak:TÜİK 22 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 20. 02 Türkiye’de Modern Perakende Sektörünün Mevcut Durumu ve Türk Ekonomisine Etkileri
  • 21. 02 II.A. Kayıtlı Ekonomi ve Vergi Gelirleri II.A.1. Organize Perakende Sektörü Ciro Gelişimi GSYH 2007 yılında %4,7 büyürken, 2008 yılında yıllık büyüme %0,9’a gerilemiş, bu oran 2009 yılı ilk yarısında %-11,3 düzeyine inmiştir. 2009 yılı içinde özellikle sanayi kapasite kullanım oranlarındaki gerileme ve artan işsizlik, ekonomi geneline yansımıştır. 2008 yılında ekonomik büyümeye en önemli katkıyı “inşaat hariç hizmetler sektörü” yapmıştır7. 2008 yılı ilk 9 ayında mali sektörle birlikte “toptan ve perakende ticaret” ve “ulaştırma, depolama, haberleşme” kalemlerinde ortalamanın üstünde gerçekleşen büyüme sayesinde, bu dönem “inşaat hariç hizmetler sektörü” %3’lük milli gelir artışının 2,1 puanını sağlamıştır. Seçilmiş Sektörlerin 2008 Yılı Performansı %15 %9 %10 %7 %7 %7 %5 %4 %4 %5 %0 %2 %1 %-8 %0 %-5 %-10 Toplam Perakende Ticaret Organize Perakende Mali aracı kuruluşlar Tarım Oteller ve Lokantalar Gayrimenkul ve Kiralama Madencilik Elektrik, gaz, su Ulaştırma İmalat Sanayi İnşaat %-15 Kaynak:TÜİK Türkiye’de perakende sektörü, tarım sektörünün perakendeciliğe olan etkilerinin göz ardı edilmesi durumunda bile, 2009 yılı itibariyle 2 milyondan fazla kişiyi (TÜİK, AMPD) istihdam etmektedir. Perakende sektörü toplam Türkiye istihdamın ise %20’sini oluşturmaktadır. Hizmetler Sektörü toplamda, gayrisafi katma değerin %62,4’ünü yaratmaktadır. Bu tablo, perakende sektörünün Türk ekonomisi üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir. Kriz öncesinde, 2001 yılından 2008’in son çeyreğine kadar olan aralıksız büyüme süresince nispeten artan kişi başına düşen milli gelir ve özellikle büyük şehirlerde hız kazanan AVM yatırımları ile birlikte tüketici harcamalarında da bir artış olmuştur. Aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi sektörlerin GSYH içindeki payları sabit fiyatlarla incelendiğinde toptan ve perakende ticaretin payı 2004 ve 2008 yılları arasında %13 seviyelerinde iken krizin etkisi ile 2009 yılında %12,2’ ye düşmüştür. İmalat ve tarımdan sonra toptan ve perakende ticaret sektörünün üçüncü sırada yer alması, sektörün Türkiye ekonomisindeki önemini gözler önüne sermektedir. 7 TÜSİAD, 2009 Yılına Girerken Türk Ekonomisi Raporu 25
  • 22. 02 Sabit fiyatlarla sektörlerin GSYH içindeki payları 30,0 20,0 13,1 13,2 13,1 13,3 13,0 12,2 10,0 0 2002 2003 2004 2005 2006 2007 İmalat Sanayi Toptan ve perakende ticaret Tarım, avcılık ve ormancılık Ulaştırma, depolama ve haberleşme Kaynak:TÜİK Türkiye’de toptan ve perakende ticaretin toplam ekonomi içindeki payı, AB’deki ekonomilerle paraleldir. Öte yandan, AB ülkelerinde modern perakende sektörünün payı, toplam perakende sektörünün %80-90’ına yakın iken, Türkiye’de bu oran %40-42 aralığında seyretmektedir. Avrupa Ülkelerinde Pazar Payları %100 %90 %80 %70 %60 %87 %96 %77 %71 %76 %80 %64 %75 %82 %83 %67 %91 %68 %73 %73 %90 %50 %40 %30 %20 %10 %13 %4 %23 %29 %24 %20 %36 %25 %18 %17 %33 %9 %32 %27 %27 %10 %0 Finlandiya Yunanistan İngiltere Danimarka Avusturya Portekiz Hollanda İspanya Almanya İsviçre Belçika İrlanda Fransa İtalya Norveç İsveç Bakkal Süpermarket/Hipermarket Günümüz Türk perakende sektörü yaklaşık %60 oranındaki geleneksel perakende pazar payıyla, 1970’lerin Avrupa perakende pazarına çok benzemektedir. Buna karşın, AB’de modern perakendecilerin pazar payı her geçen gün artmış 1980’de %51’e ulaşmış ve 2002 yılında %83 olarak gerçekleşmiştir. Avrupa’nın belli başlı ülkeleri ile Türkiye’yi karşılaştıracak olursak, ortaya çıkan durum gerçekten çok çarpıcıdır. Satış Kanalları 2009 Yılı Pazar Payları Bakkallar, marketler ve açık pazarlar %35,9 Tekil marketler %15,3 Toplam geleneksel %51,2 Yerel zincirler %9,6 Organize perakende %42 Kaynak: IPSOS-KMG; AMPD 26 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 23. 02 İspanya ve Türkiye Kıyaslamalı Yıllara Göre Geleneksel-Modern Perakende Pazar Payı Değişimi İspanya Türkiye 100 100 74 71 80 70,6 74,7 78 80 63,5 61,5 66 55 60 48 52 60 45 36,5 38,5 40 35 29,4 25,3 40 26 29 22 20 20 0 0 1988 1990 1992 1994 1995 2000 2002 2004 2009E 2010 E Geleneksel Modern Geleneksel Modern Perakendeciler Perakendeciler Perakendeciler Perakendeciler Kaynak: Consumer’s Co-operative Institute, Japonya Kaynak: AC Nielsen TEPAV tarafından 2005 yılında yapılmış olan tahmine göre, Türkiye’deki organize perakende sektörü gelişimi İspanya ile kıyaslandığında 2010 yılında organize perakende sektörünün payı %55’e çıkacaktır; ancak beklenen artışlar gerçekleşmemiştir. Perakende kanallarındaki gelişim, yukarıda görülen tablo bazında gerçekleşmiştir. Orada da görüldüğü gibi, organize perakende sektörünün toplam içindeki payı, TEPAV’ın %55’lik tahminine karşın, %40-42 mertebesinden yukarı çıkamamaktadır. Türkiye perakende sektörü gerek nüfus gerekse tüketim harcamaları açısından Avrupa genelinde önemli bir potansiyel sunmaktadır. Tüketim harcamaları açısından Avrupa’da 7. sırada yer alan Türkiye, gıda harcamalarında 5. gıda dışı perakende harcamalarında ise 8. sırada yer almaktadır. Perakende Büyüklükleri Karşılaştırmalar 2007 (Milyar ABD doları): Gıda Gıda Dışı Nüfus Tüketim Perakende Gıda Ülkeler Harcamaları Perakende Milyon Harcamaları Harcamalar Harcamaları Payı % Harcamalar Almanya 82,2 1.780,2 678,3 26,0 176,5 501,8 İngiltere 61,2 1.673,3 644,6 19,2 123,5 521,1 Fransa 61,9 1.435,4 567,0 31,8 180,3 386,7 İtalya 59,0 1.264,4 395,8 42,7 169,1 226,7 İspanya 45,3 850,0 360,4 29,7 106,9 253,5 Rusya 141,1 684,2 322,3 55,4 178,4 143,9 Türkiye 71,5 484,4 232,5 56,0 130,2 102,3 Hollanda 16,4 357,9 148,9 22,6 33,6 115,3 Polonya 38,0 259,7 129,6 37,4 48,5 81,1 Belçika 10,6 229,2 94,4 28,8 27,2 67,2 Yunanistan 11,2 238,8 79,5 40,5 32,2 47,3 İsveç 9,2 207,3 77,1 28,1 21,7 55,4 İrlanda 4,4 113,3 60,9 13,6 8,3 52,6 Portekiz 10,7 150,7 49,7 49,3 24,5 25,2 Çek Cumhur 10,3 86,1 48,1 25,6 12,3 35,8 Kaynak: AMPD 27
  • 24. 02 Perakende sektörü, 2006 ve 2007 yıllarında %10’luk büyüme oranlarıyla ekonomideki genel büyüme oranlarının üzerinde bir büyüme gösterirken 2008 yılının ilk üç çeyreğinde de bu görüntü devam etmiş ancak krizin de etkisiyle 2008’in son çeyreğinde sektör küçülmüştür. Ancak genel ekonomideki küçülmeyle karşılaştırdığımızda perakende sektöründeki küçülme nispeten daha az olmuştur. GSYH Büyüme & Organize Perakende Sektörü Ciro Değişimi %15 %14 GSYH %10 %9 %9 %7 Organize Perakende Sektörü %5 %3 2008-IV %1 %0 %-5 2008-I 2008-II 2008-III %-3 %-6 %-10 Kaynak:TÜİK, AMPD Organize perakende sektörü, özellikle 2009 yılında yıllık enflasyonun gerilemesinde önemli bir pay sahibi olmuştur. Yıl içinde tüketicinin harcanabilir gelirini dikkate alarak sürdürülen kampanya ve indirimler ile, fiyat artışı sınırlı olmuş, harcanabilir gelirdeki daralmaya rağmen, tüketimin ertelenmesinin bir nebze önüne geçilmiştir. Organize Perakende Ciro Gelişimi ve Yıllık Enflasyon 2007-2009 Yıllık Enflasyon (TÜFE Değişim) %13,0 160 AMPD Ciro Endeksi %12,0 150 %11,0 %10,0 140 %9 130 %8 %7 120 %6 110 %5 %4 100 Ağustos 07 Ağustos 08 Ağustos 09 Haziran 07 Haziran 08 Haziran 09 Aralık 07 Aralık 08 Temmuz 07 Temmuz 08 Temmuz 09 Şubat 07 Mayıs 07 Kasım 07 Şubat 08 Mayıs 08 Kasım 08 Şubat 09 Mayıs 09 Nisan 07 Eylül 07 Nisan 08 Eylül 08 Nisan 09 Eylül 09 Ocak 07 Mart 07 Ekim 07 Ocak 08 Mart 08 Ekim 08 Ocak 09 Mart 09 Yıllık Enflasyon AMPD Ciro Endeksi Kaynak: TÜİK, AMPD Ekonomi genelinde kontrollü enflasyon politikalarına en büyük destek, kriz döneminde organize perakendeden gelmiştir. 28 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 25. 02 Perakende Satış Artışı (Hacim olarak) Ülke 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Bulgaristan 6,1 2,8 0,1 -7,3 -0,5 2,4 Çek Cumhuriyeti 3,8 5,4 1,5 -7,7 1,1 3,6 Macaristan 2,5 -4,3 -4,6 -6,1 -1,3 2,9 Polonya 7,2 8,0 10,3 -2,9 1,5 4,3 Romanya 24,0 17,8 14,2 3,0 4,3 6,9 Rusya 14,1 16,1 13,5 -3,0 2,5 4,3 Slovakya 5,9 4,7 20,7 -3,8 1,6 4,7 Türkiye 3,0 3,4 -1,2 -5,0 -0,2 2,4 Ukrayna 10,0 15,3 2,0 -12,1 -2,3 2,3 Kaynak: Glimmers amid the gloom – PwC Retail Forward tarafından yapılan küresel perakende fırsatları araştırmasına göre 2007 yılında 12. sırada olan Türkiye 2008 yılında 19. sırada yer almıştır. Aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi her ne kadar küresel krizin etkisiyle Türkiye’nin sıralamadaki yeri gerilese de hala ilk 20’de yer alması büyük bir potansiyeli barındırdığının göstergesidir. Küresel perakende fırsatları sıralaması 2008 2007 Ülke Bölge 2008 2007 Ülke Bölge 1 1 Çin Asya-Pasifik 16 10 Japonya Asya-Pasifik 2 2 Rusya Doğu Avrupa 17 14 İspanya Batı Avrupa 3 3 A.B.D Kuzey Amerika 18 11 Nijerya Afrika 4 6 Hindistan Asya-Pasifik 19 12 TÜRKİYE Doğu Avrupa 5 5 Malezya Asya-Pasifik 20 19 Tayland Asya-Pasifik 6 7 Güney Afrika Afrika 21 24 Belçika Batı Avrupa 7 4 İngiltere Batı Avrupa 22 22 Güney Kore Asya-Pasifik 8 8 Avustralya Asya-Pasifik 23 29 Hollanda Batı Avrupa 9 9 Kanada Kuzey Amerika 24 26 Endonezya Asya-Pasifik 10 21 Brezilya Güney Amerika 25 25 Meksika Kuzey Amerika 11 15 Fransa Batı Avrupa 26 27 İsviçre Batı Avrupa 12 16 Vietnam Asya-Pasifik 27 18 Almanya Batı Avrupa 13 13 Filipinler Asya-Pasifik 28 28 Tayvan Asya-Pasifik 14 17 İsveç Batı Avrupa 29 23 Polonya Doğu Avrupa 15 20 Arjantin Güney Amerika 30 30 İtalya Batı Avrupa Kaynak: Retail Forward 29
  • 26. 02 II.A.2. Kayıtlı Ekonomi Türkiye’de yüksek kayıtdışılık oranları halen ekonominin sağlıklı bir şekilde büyümesine engel teşkil etmektedir. Kayıtdışılığın hesaplanma metoduna bağlı olarak, kayıtdışı ekonominin büyüklüğünün %30 ila %70 arasında değiştiği açıklanmaktadır8. Öte yandan, Maliye Bakanlığı’nın tarım dışı sektörler için hesapladığı kayıtdışı ekonomi oranı ise %33’tür. OECD ülkeleri ortalamasında bu oran %18’dir9. Kayıt dışı ekonomi nedeniyle, perakende sektörü ciro hesaplamaları farklı değerler vermektedir. 3 ayrı referans veri ile hesaplanan 2008 yılı toplam perakende ticaret cirosu içinde organize perakende sektörünün payı da doğal olarak değişmektedir. a) TÜİK Ticaret Cirosu Verileri : 161 milyar ABD doları içinde organize perakende payı %42 Türk perakende sektörü 2008 yılı cirosu, TÜİK ticaret ciro verileri baz alınarak yapılan hesapla 161 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir10. Geleneksel perakende dahilinde vergilendirilmemiş cirolar bu hesaba dahil değildir. Organize perakende sektörü cirosu ise 2008’de 67 milyar ABD doları11 seviyesindedir. 2007 yılında büyüme organize perakendede %10, toplam perakendede ise %8,2 olarak gerçekleşmiştir. 2008 yılında ise toplam perakende sektörü, %8,7 oranında büyümeyle organize perakende sektörünün %7’lik ciro büyümesini aşmıştır. 2009 yılı ilk yarısında ise organize perakende sektörü kampanyalarla %3 büyürken toplam perakende sektörü, kriz ortamına bağlı olarak %6,5 daralmıştır. Kayıtlı toplam perakende sektörü performansıyla organize perakende performansı kıyaslandığında, organize perakendenin 2008 yılında geleneksel perakendenin gerisinde kaldığı görülmektedir. Perakende Ticaret Kanal Payları 2004-2008 120 100 80 Hipermarketler >2.500 m2 60 Büyük süpermaketler 1.000-2.500 m2 Küçük süpermarketler 400-1.000 m2 40 Diğerleri 20 0 2004 2008 Kaynak: Nielsen 8 Merkez Bankası, Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı 2008-2010 9 A.g.e 10 TÜİK, Ticaret ve Hizmet Verileri; Enflasyondan arındırılmış, vergi dahil ciro 11 AMPD Perakende Endeksi; Enflasyondan arındırılmış, vergi dahil ciro 30 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 27. 02 Bu durum, geleneksel perakendenin genel söylemi dışındaki bir gerçeği yansıtmaktadır, yani geleneksel perakende hala büyümesini sürdürmektedir. b) TÜİK Ticaret Verileri + Kayıtdışı Ekonomi: 190 milyar ABD doları içinde organize perakende payı %35 Kayıtdışı ekonominin payı ciro hesabına dahil edildiğinde, toplam perakende sektörü cirosu 190 milyar ABD dolarına yükselmektedir. Bu hesapla, tamamı kayıt altında olan organize perakende sektörünün toplam perakende sektörü gelirleri içindeki payı %42’den %35’e gerilemektedir.   TÜİK Ticaret Ciro Verileri (2008) TÜİK Ticaret + Kayıtdışı (2008) Milyar ABD Milyar ABD           doları12 doları Toplam Ciro 161     190     Geleneksel Perakende 94 %58   123 %65   Organize Perakende 67 %42   67 %35   Gıda Perakendeciliği 90 %56 %100 106 %56 %100 Geleneksel Gıda 61 %38 %68 77 %41 %73 Organize Gıda 29 %18 %32 29 %15 %27 Gıda dışı Perakendecilik 71 %44 %100 84 %44 %100 Geleneksel Gıda dışı 33 %20 %46 46 %24 %55 Organize Gıda dışı 38 %24 %54 38 %20 %45 Kaynak: TÜİK Ticaret Ciro Endeksi, AMPD Ciro Endeksi; Maliye Bakanlığı Kayıtdışı ekonomi oranının hesaba katılması halinde, toplam gıda perakendesi içindeki organize gıda perakendeciliği payı %32’den %27’ye düşerken, organize gıda dışı perakendesinin payının da %54’ten %45’e indiği gözlenmektedir. c) TÜİK Özel Tüketim Harcamaları; 252 milyar ABD doları içinde organize perakende payı %27 Perakende sektöründeki kayıtdışılıkla ilgili bir diğer önemli veri de, hane halkı tüketim harcamaları içinde perakende sektörüne ayrılan oranın incelenmesiyle elde edilmektedir. Bildirilen cirolar yerine, tüketicinin harcamaları açısından sektörün büyüklüğü hesaplandığında, toplam perakende sektörü 252 milyar ABD dolarlık bir hacme ulaşmaktadır.   TÜİK Ticaret Ciro Verileri (2008) Tüketim Harcamaları (2008) Milyar ABD Milyar ABD           doları doları Toplam Ciro 161     252     Geleneksel Perakende 94 %58   185 %73   Organize Perakende 67 %42   67 %27   12 Ciro büyüklükleri enflasyondan arındırılmıştır, vergi dahil değildir. 31
  • 28. 02 (devamı)   TÜİK Ticaret Ciro Verileri (2008) Tüketim Harcamaları (2008) Gıda Perakendeciliği 90 %56 %100 141 %56 %100 Geleneksel Gıda 61 %38 %68 112 %44 %79 Organize Gıda 29 %18 %32 29 %12 %21 Gıda dışı Perakendecilik 71 %44 %100 111 %53 %100 Geleneksel Gıda dışı 33 %20 %46 73 %29 %72 Organize Gıda dışı 38 %24 %54 38 %15 %28 Kaynak: TÜİK Ticaret Ciro Endeksi, TÜİK Tüketim Harcamaları, AMPD Ciro Endeksi Tüketim harcamaları üzerinden değerlendirildiğinde, organize perakende sektörünün payı %27’ye gerilemektedir. Organize gıda perakendesinin toplam gıda perakendesi içindeki payı %21’e gerilerken, benzer şekilde organize gıda dışı perakendenin payı da %54’ten %28’e düşmektedir. Bu tablo, sektörde kayıt dışılığın yarattığı vergi kaybının boyutlarını da yansıtmaktadır. Bu veriler, kayıtdışı uygulamaların vakit geçirmeksizin önünün alınması gerektiğine işaret etmektedir. Bu veri, “Planet Retail” tarafından sağlanan en son bağımsız verilerle paraleldir. Planet Retail araştırmasına göre, Türkiye perakende sektörünün (gıda ve gıda dışı) toplam cirosu 2008 yılında 248 milyar ABD doları, 2009 yılında ise 211 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş görünmektedir. 2010 yılında bu rakamın 236 milyar ABD dolarına ulaşması beklenmektedir. Tüketime Göre Satış Kanalları Payları 2008 Yılı Pazar 2009 Yılı Pazar Yıllık Pazar Payı Satış Kanalları Payları Payları Artışı Bakkallar, marketler ve açık pazarlar %40,2 %35,9 %-10,7 Tekil marketler %15,33 %15,3 %-0,2 Yerel zincirler %8,17 %9,6 %17,5 Toplam geleneksel %57,0 %52,7 %-7,5 Organize perakende %41,6 %41,7 %0,2 Kaynak: IPSOS-KMG; AMPD 2008 yılında yaşanan daralmaya rağmen, organize gıda dışı perakendeciliği ciro performansı hane halkı gıda dışı tüketimine kıyasla çok yüksek bir seviyede gerçekleşmiş, sektör metrekare artışlarının yanı sıra indirim ve kampanyalarla tüketiciyi kendine çekmeyi başarmıştır. Özellikle hazır giyim sektöründe yaşanan erken indirimler, sektörün ciro büyümesini olumlu yönde etkilemiştir. 2009 yılı ilk yarısında bu önlemler etkisini göstermiş ve karlılıktaki düşüşe rağmen, cirolarda bir önceki yılın aynı dönemine göre %3 büyüme yakalanmıştır. Ciro artışlarının ana nedenlerinden bir başkası da AVM’lerin yaygınlaşması ile birlikte organize perakendenin yeni bir müşteri kitlesine ulaşabilmesidir. 32 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 29. 02 II.A.3. Vergi Gelirleri Organize perakende sektörü 2008 yılı sonunda aylık ortalama 629 TL metrekare başına ciro yaratmaktadır. Kriz öncesi ve yoğun yatırım dönemi olan 2007 yılında bu miktar 664 TL seviyesinde gerçekleşmiştir; ancak metrekare artışları ve kampanyaların neden olduğu fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Bu gelirler sayesinde ise her ay metrekare başına 63-66 TL değerinde KDV-ÖTV’den kaynaklı vergi geliri yaratılmaktadır. Türkiye’deki AVM’lerin 5 milyon metrekareye, cadde mağazalarının ise yaklaşık 2,5 milyon metrekareye ulaşan satış alanı, her ay yaklaşık 473-495 milyon TL KDV-ÖTV geliri anlamına gelmektedir (AMPD). Organize Perakende Sektörünün 2005-2009 Döneminde Devlete Ödediği Vergiler (Tahmini) Miktar Miktar (milyar TL) (milyar $) Katma Değer Vergisi 40,2 30,7 İstihdam nedeniyle ödemeler (prim ve muhtasar) 2,7 2,1 Toplam 43,9 32,8 Kaynak: AMPD, Maliye Bakanlığı 2011 yılına kadar planlanan AVM’lerin hayata geçmesi ile eklenecek 3,5 milyon metrekare yeni satış alanıyla, toplam satış alanının 11 milyon metrekareye ulaşacağı öngörülmektedir. Yalnızca AVM’lere yeni eklenen satış alanlarından kaynaklanan her ay yaklaşık 221-231 milyon TL tutarında KDV-ÖTV geliri yaratılarak kayıtlı ekonomiye destek sağlanacaktır. Cadde yatırımlarında da %10 metrekare artış öngörüldüğünden, 173-182 milyon TL KDV- ÖTV geliri de cadde mağazalarından sağlanacaktır. Dolayısıyla 2011 yıl sonu itibariyle, sektörden her ay yaklaşık olarak 725 milyon TL KDV-ÖTV geliri sağlanabileceği öngörülmektedir (AMPD). Organize Perakende Sektörünün 2010-2012 Döneminde Devlete Ödeyeceği Toplam Vergi Miktarı Miktar Miktar (milyar TL) (milyar $*) Organize Perakende Cirosu (2010-2012) 310,0 239,0 Katma Değer Vergisi ** 31,0 23,9 İstihdam nedeniyle ödemeler (prim ve muhtasar) 2,0 1,5 Toplam 33,0 25,4 Kaynak: AMPD, Maliye Bakanlığı (çalışan başı istihdam ödemeleri verisi) * 2010-2012 dönemi ABD doları kuru tahminine göre hazırlanmıştır. ** Organize perakendenin artan ciro rakamına rağmen ödediği KDV miktarının düşmesinin temel nedeni, KDV oranlarındaki düşüştür. 2006 yılıyla başlayan KDV düzenlemeleri, 2007’den itibaren gıda ve hizmetleri de kapsayan bir şekilde genişletilmiş; %18 olan KDV oranı, büyük ölçüde perakendeye konu olan gıda ve hazır giyimde %8’e düşmüştür. 33
  • 30. 02 II.A.4. Kredi Kartları Organize perakende sektörünün AVM yatırımlarıyla hız kazanan gelişimi, kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasına destek vermiştir. Kredi kartı kullanımı, sektörde kayıtlılığın gelişmesinde önemli bir araçtır. BKM13 verilerine göre, Türkiye’deki kredi kartı kullanım oran ve hacmi tabloda özetlenmiştir.   2007 2008 Gelişim 2009 6 ay Kredi Kartı Sayıları 37.335.179 43.394.025 %16 44.024.068  Banka Kartı Sayıları 55.510.092 60.551.484 %9 61.169.356 POS Sayıları 1.453.877 1.632.639 %12 1.707.974  Kredi Kartı İşlem Adedi 1.431 1.681 %17 459 (milyon) Kredi Kartı Kullanım Cirosu 139.101 182.117 %31 50.645 (milyon TL) Kaynak: BKM 2008 yılında ülke genelinde POS makinelerinin yaygınlığı %12, kredi kartlarıyla yapılan işlem hacmi ise %31 artmıştır. 2008 yılında alışveriş merkezleri ve marketlerde POS makinesi ile 497 milyon işlem gerçekleştirilmiştir. Bu işlemlerle yapılan yaklaşık 45 milyar ABD doları tutarındaki tüketim, organize perakende sektörü cirosunun %73’üne, toplam perakende sektörü cirosunun (TÜİK ticaret verilerine göre 161 milyar ABD doları) ise %27’sine denk gelmektedir. 2009 yılının ilk 6 ayında kredi kartı harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 artmıştır. POS makinesi sayısında Avrupa birincisi olan Türkiye, tüketicinin kayıtlı ekonomiyle temasının her geçen gün güçlendiği bir pazar halini almaktadır. Ne var ki 252 milyar ABD dolarlık özel tüketimden yola çıkıldığında harcamalardaki kredi kartı kullanımının çok düşük düzeyde olduğu (%17) da dikkate alınması gereken önemli bir veridir. II.B. Perakende Sektörü İstihdam Gelişimi TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusu 72,5 milyon seviyesindedir ve %65’i 15-64 yaş arasındadır. Türkiye yaş ortalaması 28,5’dir. Genç nüfusun yoğunluğuna paralel olarak, 2007 yılında çalışma çağındaki nüfus bir önceki yıla göre 730 bin kişi artmıştır. 2008 yılında işgücüne 778 bin kişi katılmıştır. Kentleşmeye bağlı olarak, işgücüne yeni katılan bireyler tarım dışı sektörlere yönelmektedir. 2007 yılında istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 235 bin kişi artmıştır. Aynı yıl, tarım sektöründe çalışan sayısı 112 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 347 bin kişi artmıştır. Benzer şekilde, 2008 yılında da, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısındaki artış 307 bin kişi seviyesindedir. 2002 yılı sonrasındaki reformlarla istikrarlı para ve maliye politikaları yürüten ve yüksek büyüme oranları yakalayan Türkiye, genç nüfusun iş gücüne katılımı sonrası gerekli verimi sağlamakta sıkıntı 13 Bankalararası Kart Merkezi 34 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 31. 02 yaşamaktadır. 2008 yılının son çeyreğinde başlayan küresel kriz, mevcut işsizlik oranlarının özellikle imalat sanayiinden kaynaklı olarak çarpıcı şekilde yükselmesine sebep olmuştur. 2007 yılında %9,9 olan işsizlik oranı, 2008 yılı sonunda %11’e, 2009 yılında ise %14’e çıkmıştır (TUİK). 2008 yılı son çeyreğinde Türkiye, işsizlik oranları açısından 58 ülke içinde 3. sıraya çıkmıştır14. 2007-2008 dönemi yıllık işsizlik verileri tabloda özetlenmiştir. 2007 2008 2009 yılı 2. çeyrek Yıllık işsizlik oranı %9,9 %11 %13,0 Yıllık tarım dışı işsizlik oranı %12,6 %13,6 %16,4 Genç nüfusta yıllık işsizlik oranı %19,6 %20,5 %23,7 Kaynak: TÜİK Tablodan anlaşılacağı üzere, işsizlik ağırlıklı olarak genç nüfusu etkilemektedir. İstihdam imkanı bulan gençler gelecek ve geçim kaygısıyla, çoğu zaman özlük haklarından feragat etmektedir. Emek-yoğun sektörler arasında organize perakende sektörü, istihdam yaratma ve çalışan özlük haklarının korunması açısından Türk ekonomisinde özel bir konuma sahiptir. Önde gelen sektörlerde 2007-2008 yılları yıllık istihdam değişim oranları %30 %26 %20 %10 %10 %3 %4 %3 %3 %-1 %1 %1 %-4 %0 Tarım İmalat sanayii İnşaat Ulaştırma Organize %-10 haberleşme perakende depolama 2007 değişim 2008 değişim Kaynak: TÜİK Türkiye ekonomisinin ciro bakımından önde gelen sektörlerindeki istihdam hareketine bakıldığında, organize perakende sektörü öncü konumdadır. Organize perakende sektörü toplam çalışan sayısında 2006 yılında %24, 2007 yılında %26, 2008 yılında ise %10’luk bir artış kaydetmiştir. 2008 yılında 408 bin kişilik bir istihdama ulaşılmıştır (AMPD). Toplam perakende sektörünün 2008 yılı istihdamı 2,01 milyon kişi seviyesindedir (TÜİK). Organize perakende, toplam perakende istihdamı içinde %19,8’lik bir pay sahibidir. Bu rakam, 2009 yıl sonu itibariyle 450 bin kişiye ulaşmıştır15. 14 OECD 15 AMPD 35
  • 32. 02 II.B.1. Kayıtlı İstihdam Perakende sektöründeki küçük ve orta boy işletmelerin sayısı ve istihdam içindeki payı yüksektir. İşletmelerin %99’u 1-19 kişi istihdam eden küçük ölçekli işletmelerdir. Ayrıca, perakende sektörü çalışanlarının %66’sı 1-49 kişiye istihdam sağlayan KOBİ’lerde istihdam edilmektedir. 2007 yılı organize perakendenin sağladığı istihdam açısından en parlak yıllardan biridir. %26’lık artış, istihdam sorunu yaşanan ülkemizde gözardı edilemeyecek bir performanstır. Aynı dönemde bu orana yaklaşan sektörler, elektrik-gaz-su (%15) ve madencilik (%8) olarak sıralanmaktadır. Sektörde oluşan yatırım artışının sonucunda organize perakende istihdamı, 2008 yılında toplam perakende sektöründe gerçekleşen %4,1 oranındaki istihdam artışının çok üstünde büyümüştür. 2009 yılının ilk 6 aylık döneminde toplam perakende sektörü bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %8,3 istihdam kaybı yaşarken, organize perakende istihdam kaybını %4’te tutmayı başarmıştır, 2009 yılı 7. ay itibariyle toparlanma başlamıştır. 2009 sonunda organize perakende sektörü istihdamı %5 artış kaydetmiştir. Böylece, 2006-2009 döneminde sektör istihdamı toplam %60 artmıştır (AMPD). Toplam ve Organize Perakende Sektörü İstihdam Gelişimi 2007-2009 %26 %30 %20 %7 %10 %10 %4,1 2009 Haziran %0 %-8,3 %-4 %-10 2007 2008 %-20 Toplam Perakende Organize Perakende Kaynak: AMPD, TÜİK Türkiye’de kayıt dışı istihdam 2007 yılında %46,9; 2008 yılında ise %43,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Tarım dışı sektörlerde ise bu oran 2007 yılında %32,2, 2008 yılında ise %29,8 olmuştur. 2009 yılı Haziran ayı itibariyle, bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı %45,7 olarak gerçekleşmiştir. Tarım dışı sektörlerde bu oran %31’e yükselmiştir. Türk ekonomisi kayıt dışı istihdamla mücadelede olumlu bir yol kaydetse de, bu oranlar halen çok yüksek seviyededir. 15 AMPD 36 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 33. 02 Türkiye Kayıtdışı İstihdam Oranları 2007-2009 %50,0 %46,9 %45,7 %43,5 %45,0 %40,0 %32,2 %29,8 %31,0 %35,0 %30,0 %25,0 %20,0 2007 2008 2009 Haziran Toplam Tarımdışı Kaynak: TÜİK Geleneksel perakendedeki kayıtdışı istihdam oranı ve miktarı bilinmediğinden, istihdam gelişimine olumlu veya olumsuz etkisi hesaplanamamaktadır; ancak TÜİK verileri, tarım dışı sektörler için %29 düzeyinde kayıtdışı istihdam oranı göstermektedir. Organize Perakende İstihdamının Toplam Perakende İstihdamı İçindeki Payı %25 %19 %20 %20 %20 %16 %15 %10 %5 %0 2006 2007 2008 2009-ilkyarı Kaynak: AMPD, TÜİK Bu veri baz alındığında, 2008 yılı toplam perakende sektörü istihdamı kayıtlı 2,01 milyon kişiden 2,7 milyon kişi seviyesine çıkmakta, organize perakende sektörü istihdamının toplam içindeki payı ise %20’den %15’e gerilemektedir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik kapsamındaki sendikal ve özlük haklarına erişimi olan çalışan sayısının payı azalmaktadır. Alışveriş merkezleri istihdamı AVM’ler yatırım başına istihdam yaratma açısından sanayii sektörüne göre yüksek bir oran taşımaktadır. AVM yatırımları, sanayii yatırımlarının çok üzerinde bir sermaye-istihdam oranına sahiptir. Orta büyüklükte bir AVM’nin yatırım maliyeti 100-150 milyon ABD doları civarında iken, 37
  • 34. 02 2.000-2.500 kişilik doğrudan, 4.000 kişilik dolaylı istihdam yaratmaktadır. Öte yandan, 200-250 milyon ABD doları yatırım gerektiren bir otomotiv fabrikasının istihdamı 1.000 kişide kalmaktadır. Benzer şekilde, demir çelik sektöründe yapılan 1 milyar ABD dolarlık yatırım ile 2.500 kişiye istihdam sağlanmakta yani çalışan başına yatırım 400 bin ABD doları düzeyinde olmaktadır. Öte yandan organize perakende sektöründe bu miktar çalışan başına 50-75 bin ABD dolarına kadar inmektedir. Türkiye’de 2007 yılı sonunda 174, 2008 yılı sonunda 210, 2009 yılı sonu itibariyle ise 236 AVM bulunmaktadır. Yeni yatırımlarla beraber, 2011 yılı sonu itibariyle bu sayının 304’e ulaşması öngörülmektedir. Her AVM yatırımının bölgede ortalama 1.500 kişilik istihdam yarattığından hareketle, 2009-2011 döneminde, salt AVM yatırımlarına bağlı olarak yaklaşık 135 bin kişiye iş imkanı doğacağı tahmin edilmektedir. Buna organize gıda ve gıdadışı perakende sektörlerinin istihdam yaratma kapasitesi de eklendiğinde, sektörün potansiyeli ve önemi anlaşılmaktadır. 2011 yıl sonu itibariyle organize perakende sektörünün toplam istihdamının 650 bin kişiye ulaşması öngörülmektedir. Organize gıda perakendesi istihdamı Bugün itibariyle organize gıdanın ciro payı ticaret verileri üzerinden %18, tüketim verileri üzerinden ise %12’dir. Organize gıda perakendeciliği istihdamı ise 2007 yılında %26, 2008 yılında %14 büyümüştür. 2009 yılının ilk yarısında yıl sonuna kıyasla %3 düşüş yaşanmıştır. 2008 yıl sonu itibariyle Türkiye’deki en büyük 10 organize gıda perakendecisi yaklaşık 42.447 kişiye istihdam sağlamıştır16. Gıda Perakendesi 2007-2008-2009 Çeyrekler Bazında İstihdam Değişimi %80 %65 %60 %52 %37 %45 %23 %26 %14 %13 %20 %14 %3 %1 %0 I II III IV 2007 2008 2009 Kaynak: TÜİK 16 Perakende 250, 2008 38 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 35. 02 Organize gıda perakendeciliği istihdam artış hızı 2008 yılı içinde çeyrekler bazında fazla bir değişim göstermemiş, süren yatırımlara bağlı olarak son üç çeyrekte yaklaşık aynı oranda artışı sürdürmeyi başarmıştır. 2009 yılı ilk yarısında, 12 aylık ortalamalarda %1 istihdam artırma başarısı yakalanmıştır. Organize gıda dışı perakende istihdamı Organize gıda dışı perakende sektörü istihdamı 2007’de %26, 2008 yılında ise %9 büyüme kaydetmiştir. 2009 yılının ilk yarısında 2008 yıl sonuna kıyasla %6 düşüş yaşanmıştır; ancak yıl sonunda 12 aylık kıyaslamalarda %4 artış gerçekleşmiştir. 2008 yıl sonu itibariyle organize gıda dışı istihdamı 300.676 kişi düzeyindedir. Buna tüm kurumların merkez elemanları ve mağaza elemanları dahildir. Çeyrekler bazında 2007 ve 2008 yılları istihdam gelişimini kıyasladığımızda, 4. çeyrek büyüme hızlarında aranın açıldığı görülmektedir. İlk iki çeyrekte 2008 yılı istihdam artış hızı 2007’nin önünde seyrederken, üçüncü çeyrekte bu artış hızı eşitlenmiş, 4. çeyrekte ise 2007’nin gerisinde kalmıştır. 4. çeyrekteki %9’luk istihdam artışı yıl içindeki en düşük değerdir. Gıda Dışı Perakende 2007- 2008-2009 Çeyrekler Bazında İstihdam Değişimi %30 %25 %26 %23 %20 %19 %18 %20 %16 %9 %10 %3 %-6 %0 I II III IV %-10 2007 2008 2009 Kaynak: AMPD 2008 yılında gıda dışı perakendenin son çeyrekteki düşüşe rağmen, yıllık istihdam artışını %9 oranında gerçekleştirmiş olması, sektörün metrekare artışının yanı sıra istihdam yatırımıyla uzun vadeli bir vizyon sahibi olduğunu göstermektedir. 39
  • 36. 02 II.B.2. İstihdam ve İK Eğitimi Organize perakende sektörü istihdamını artırırken, bilgi, beceri ve teknik bilgi eğitimleri ile elemanlarına yatırım yapmayı ihmal etmemiş, kendisine gereken kalifiye eleman tabanını yaratmayı hedeflemiştir. Bu çaba sektörde genel olarak kalifiye eleman standardının yükselmesini sağlamaktadır. Perakendeciliğin “kariyer” olarak algılanmasında bu çabaların büyük etkisi vardır. Büyümesini sürdüren organize perakende sektörü, tedarik zincirinde de dolaylı istihdam yaratılması anlamına gelmektedir. Türkiye işgücünün yaklaşık %50’den fazlası organize perakende sektörüyle etkileşim içindeki sektörler olan tarım, imalat sanayii, depolama-ulaştırma ve inşaat sektörlerinde istihdam edilmektedir. Dolayısıyla organize perakende sektörü, istihdam yaratma açısından ekonominin çıpası konumundadır. Verimlilik 2008 yılının son çeyreğinden itibaren organize perakende sektörünün bütününde verimliliği artırıcı yönde çalışmalar kendisini hissettirmiştir. Sektör, elemanlarının kalifikasyonunu artırarak verimliliğin yükselmesini sağlamış, yayılmasını sürdürürken daha dikkatli istihdam politikaları uygulama yönüne gitmiştir. Organize perakende sektörü istihdam yapısı gelişimi   2006 2007 2008 2009 2. çeyrek Kadrolu eleman %28 %29 %4 %-1 Geçici eleman %13 %30 %30 %1 Kaynak: AMPD Sektör, 2006-2007 yıllarında özellikle tam kadrolu eleman sayısını artırmış; ancak 2008-2009 döneminde krizin de etkisi ile İK yapısını değiştirmiştir. Sektör, işten çıkarma yerine istihdam yapısında kısa dönemli çalışanların oranını yükselterek çalışan kadrosunu mümkün olduğunca muhafaza etmeyi ve metrekare başına çalışan verimliliğini korumayı amaçlamıştır. Vardiya Sistemi Vardiya sistemi istihdamda esneklik ve verimlilik yaratmada ana etkenlerdendir. Organize perakende sektöründe her gün ortalama 3 vardiya çalışmaktadır. Bu esnek yapı, kayıtlı istihdamı ve özlük hakları korunan çalışan sayısını artırmaktadır. Vardiya sistemi, ayrıca, çalışanların haftasonu dahil çalışma sürelerine uygun tatil günü kullanma hakkını korumaktadır. Baz maaş üstüne satıştan prim de alınan vardiya sistemleri, artan tüketim harcamalarına bağlı olarak, çalışanların yıl içinde bazı günleri özellikle tercih etmesini sağlamaktadır. Mağaza ve çalışan sayısı artan sektörde, vardiya sistemi bir know-how ihtiyacı yaratmaktadır. Teknik altyapısını yeterli düzeye çıkarabilen firmalar, vardiya sistemini etkin bir şekilde kullanabilmektedir. 40 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 37. 02 Eğitim Organize perakende sektörü, tedarikten pazarlamaya kadar birçok süreçten oluşan, karmaşık bir iş yapısına sahiptir. Bu sebeple, bu süreçlerin işleyişini bilen, süreçler arası işleyişi kavramış ve belirli alanlarda özelleşmiş eleman ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Organize perakende sektörü yatırımları arttıkça şirketlerin yönetim alanı genişlemekte ve her aşamada verimlilik önem kazanmaktadır. Öğretim Yılı Okul Sayısı Öğrenci Sayısı 2006-2007 4 206 2007-2008 85 3.093 2008-2009 149 6.818 2009-2010 176 9.282 Kaynak: MEB Bu amaçla AMPD, diğer sektörel kuruluşlarla birlikte sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilecek özellikleri edinmiş elemanların yetişmesine önayak olmak amacıyla ticaret meslek liselerinde perakende bölümünün açılması için Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol imzalamış ve aşamalı olarak 3 yıl sonunda 176 okulda bu bölüm faaliyete geçmiştir. İlk mezunların verildiği 2009-2010 eğitim öğretim döneminde 4 okuldan toplam 206 öğrenci mezun olmuştur. Mezunlara ve diğer okullardaki stajyer öğrencilere sektör içinde staj ve iş imkânı sağlanmıştır. Halihazırda 176 okulda 9.282 öğrenci okumaktadır. Gıda perakendeciliği Gıda perakendeciliğinin diğer perakende formatlarından farklı özelliklere sahip olması, sektörün daha özel eğitimlerden geçmiş elemanlara duyduğu ihtiyaçlar neticesinde mevcut perakende alanı içinde gıda perakendeciliği için ayrı bir dal açılması sözkonusu olmuştur. Gerek gıda gerekse gıda servis perakendeciliğine özgü konuların işleneceği dersler, mevcut müfredata alınarak eğitim programı geliştirilmektedir. Böylece, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların meslek liselerinde yetiştirilmesi sağlanmaktadır. II.C. Yatırımlar Organize perakende sektörü yatırımları 3 ana eksende sürmektedir: • Gıda perakendeciliği • Gıda dışı perakendecilik • AVM’ler 41
  • 38. 02 Bu üç eksen hem birbirine paralel hem de birbirinden bağımsız yatırım kararları ile yola devam etmektedir. Organize perakende sektörü metrekare başına ortalama 300-500 ABD doları değerinde yatırım yapmaktadır. Gıda perakendeciliği (ortalama 500 bin ABD doları) ile AVM yatırımlarının (ortalama 80-120 milyon ABD doları) hacimleri daha yüksektir. Gıda dışındaki bazı kategorilerde de, örneğin teknoloji ve yapı market perakende formatlarında, bu hacimlere ulaşıldığı gözlenmektedir. Sektör, 2009 yılında her gün ortalama 13 mağaza açabilen bir tempoya ulaşmıştır. Buna göre, organize perakende sektörü her ay yaklaşık 100-120 milyon ABD dolarlık yatırım gerçekleştirmektedir. Organize perakende sektörü yatırımları 2007 yılında %25, 2008 yılında %21 metrekare artışı sağlamıştır. 2009 yılının ilk 6 ayında ise %14 metrekare artışı gerçekleşmiştir. 2005-2009 Organize Perakende Sektörü Alt Sektörler Bazında Metrekare Endeksi Gelişimi 250 220 190 160 130 100 2005 2006 2007 2008 2009 Gıda m2 endeksi Gıda dışı m2 endeksi Hazırgiyim m2 endeksi Kaynak: AMPD 2008 yılı boyunca çeyrekler bazında metrekare artışına baktığımızda, 2007 yılının 6 puanlık metrekare sıçramasının 2008 yılı boyunca devam ettiği görülmektedir. Yalnızca son çeyrekte büyüme hızı 2007 yılının altına düşmüştür. Bu düşüş hızı, yatırımların hızla yükseldiği 2007 yılına kıyasla dahi sınırlı bir düşüştür. Dolayısıyla, sektörün çeyrekler bazında metrekare gelişimi finansal krizin gayrimenkul yatırımlarında yarattığı sıkıntıya rağmen, sektörün yatırım gerçekleştirme hızının sürdüğünün bir kanıtıdır. Türkiye genelindeki doğrudan yabancı yatırım girişi 2009 yılında 2008 yılına oranla %14 daralırken, organize perakende sektörüne yönelik doğrudan yabancı yatırımların aynı dönemde %12 artması kayda değerdir. 42 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 39. 02 2007-2008 Çeyrekler Bazında Organize Perakende Metrekare Değişimi %30 %25 %25 %25 %23 %23 %20 %17 %20 %16 %10 %0 I II III IV 2007 2008 Kaynak: AMPD II.C.1. Organize gıda perakendesi yatırımları Çeyrekler bazında 2007-2008 yılı performansına bakıldığında, metrekare artış hızının 2008 yılı boyunca 2007’nin aynı dönemine göre daha yüksek bir seviyede seyrettiği görülmektedir. Cirolardaki dalgalanmaya kıyasla metrekaredeki bu istikrarlı artış, metrekare başına cirolarda düşüşe sebep olmuştur. 2007-2008 Çeyrekler Bazında Gıda Perakendesi Metrekare Değişimi %25 %18 %18 %20 %20 %19 %20 %20 %16 %15 %13 %10 %5 %0 I II III IV 2007 2008 Kaynak: AMPD 2008 yılındaki birleşmeler de organize gıda sektöründe metrekare artışı sağlamıştır. 2007 yılında Yonca Mağazaları’nı bünyesine katan Migros, 2008 yılında da yerel bir zincir olan Maxi’yi mağazaları arasına katmıştır. Benzer şekilde Kiler Grubu da Canerler Market, Güler Market ve Karıncalar Market’i 2007’de bünyesine dahil etmiştir. Carrefour Grubu da 2009’da Pınar Marketçilik’i satın almıştır17. Markalar arası birleşmeler sektörün gücünü artırırken, rekabete de katkıda bulunmuştur. Ayrıca indirimli satış mağazaları da, organize gıda perakendesinde yeni bir konsept olarak öne çıkmış ve tüketici tarafından rağbet görmüştür. 2009 yılı ilk yarısında sektör yatırımları 2008 yıl sonuna göre %6, yıllık bazda ise %17 artmıştır. 17 Planet Retail, Grocery Retailing in Turkey 2010 43
  • 40. 02 II.C.2. Organize gıda dışı perakende yatırımları Çeyrekler bazında 2007-2008 yılı performansı kıyaslandığında, metrekare artış hızının 2008 yılı ilk 6 aylık döneminde 2007’nin aynı dönemine göre daha yüksek bir seviyede seyrettiği görülmektedir. Öte yandan, 3. çeyrekle beraber yıldan yıla büyüme hızları arasındaki +16 puanlık fark, hızlı bir düşüşle 4 puan gerileme halini almıştır. Bu fark 4. çeyrekte iyice açılmış, neredeyse 1. çeyreğin tam tersi bir tablo oluşmuştur. 2007-2008 Çeyrekler Bazında Gıdadışı Perakende Metrekare Değişimi %35 %38 %34 %40 %30 %30 %26 %19 %17 %19 %20 %10 %0 I II III IV 2007 2008 Kaynak: AMPD 2008 yılında, organize gıda dışı perakende sektörüne yeni giriş yapan firma sayısı yüksektir. Alım gücü artan hane halkının değişen tüketim alışkanlıkları, Avrupa ve Amerika merkezli perakendeciler için pazarı çekici kılmaktadır. Debenhams, GAP, C&A, Saturn, Bershka, BestBuy, Douglas, Deichmann, Harvey Nichols, Douglas, Dolce&Gabbana, InterSport, Bally, Prada, Wagamama, Mandarine Duck, Hakkasan, Bebe ve Sephora 2005-2009 döneminde pazara yeni giriş yapan markalar arasındadır. Ayrıca değişen hane halkı alışkanlıkları ve yüksek şehirleşme oranı dolayısıyla, elektronik ve mobilya sektörleri de 2008 yılı içinde talep gören sektörler arasında yer almıştır. 2009 yılı ilk yarısında hükümetin açıkladığı ekonomik destek paketleri içerisinde bu sektörlerin yer almış olmasının önemli bir etkisi olmuştur. 2009 yılı ilk yarısında organize gıda dışı perakendeciliği yatırım hızını yavaşlatarak sindirme dönemine girmiş, metrekareler 2008 yıl sonuna kıyasla %2, yıllık bazda ise %11 artmıştır. II.C.3. AVM Yatırımları 2006 yılında toplam 133 adet olan AVM’ler 2007 yılında 154’ e ulaşırken toplam kiralanabilir alan da 2.653.346 metrekareden 3.518.074 metrekareye yükselmiştir. Jones Lang LaSalle (JLL) verilerine göre, 2008 yıl sonunda 71’i İstanbul’da olmak üzere Türkiye’de toplam 210 adet AVM bulunmaktadır. 2008 yıl sonu itibariyle toplam kiralanabilir alan 4.858.280 metrekareye ulaşmıştır. 44 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 41. 02 Türkiye’de AVM’lerin Gelişimi 6.000.000 5.000.000 4.000.000 3.000.000 2.000.000 1.000.000 0 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 Kaynak: JLL 2009 yılında açılan toplam 26 AVM ile birlikte Türkiye’deki AVM sayısı 41 ilde 236’ya ulaşmıştır. Toplam kiralanabilir alan ise 838.000 m² artış ile yaklaşık 5.696.000m2’yi bulmuştur. İnşaatı süren 68 AVM’nin de tamamlanmasıyla toplam AVM sayısının 2011’de 304 ve toplam kiralanabilir alanın ise 8 milyon metrekare civarında olacağı beklenmektedir. Ancak küresel krizin etkisiyle finans teminindeki zorluklar nedeniyle inşa halindeki ve planlama aşamasındaki projelerde gecikmelerin olabileceği öngörülmektedir. Türkiye’deki Yatırımcı Firmaların Dağılımı %3,93 %2,04 %6,62 %7,93 Türkiye Almanya Hollanda %8,10 Fransa İngiltere Kuveyt %71,38 Kaynak: Jones Lang LaSalle, Araştırma 2009 Eylül ayı itibariyle, Türkiye’deki AVM yatırımlarının %71’i yerli yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Uluslararası yatırımcıların sektöre girişi ile yatırımcı profili çeşitliliği artmaktadır. 45
  • 42. 02 Yabancı yatırımcılar arasında başı Almanya çekmektedir. Hollanda ve Fransa, Almanya’yı yakından izleyen yatırımcılardır. Türkiye’de gayrimenkul yatırımı olarak alışveriş merkezi yatırımlarının 2008-2015 yılları arasındaki getirilerini etkileyecek 3 temel unsur bulunmaktadır. Bunlar; Avrupa’daki AVM’lerin getirileri düşerken gelişen pazarlara ilginin kuvvetli kalması, Türkiye’nin ekonomik büyüme potansiyelini koruması ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesi ile Türkiye’de yatırım maliyetleri artarken kira artışlarının yavaşlayacak olmasıdır. Öte yandan, 2008 yılı itibariyle, kişi başına düşen metrekare incelendiğinde Norveç 1.000 kişiye 640,5 m² ile ilk sırada yer almaktadır. İsveç 389,5 m² ile Norveç’i izlerken, İrlanda 355,1 m² ile üçüncü sıradadır. Türkiye 68 m² ile son sıralarda yer almaktadır. Bu durum da göstermektedir ki, Türkiye’de kişi başına düşen alışveriş merkezinin artırılması açısından büyük bir potansiyel vardır ve mevcut durum, yabancı yatırımcıların Türkiye’yi potansiyel büyüme bölgesi olarak görmelerine neden olmaktadır. 2008 Yılı İtibariyle Bin Kişi Başına Toplam Kiralanabilir Alan (m2) 1.000 Kişi Başına Alışveriş Merkezi TKA (m2) Norveç 640,5 İsveç 389,5 İrlanda 355,1 Hollanda 343,4 Avusturya 316,4 Danimarka 291,8 Estonya 281,2 Lüksenburg 274,5 Birleşik Krallık 258,0 Finlandiya 253,9 Fransa 252,9 Portekiz 249,7 Latviya 221,5 İspanya 213,0 AB-25 Ortalaması 210,5 AB-27 Ortalaması 206,4 Litvanya 203,2 İtalya 202,7 İsviçre 199,7 Çek Cumhuriyeti 181,5 Polonya 157,0 Slovenya 156,1 Almanya 153,6 Slovakya 135,1 Macaristan 112,0 Malta 110,7 Belçika 97,9 Romanya 84,2 Hırvatistan 80,6 Türkiye 68,0 Rusya 61,4 Yunanistan 51,6 Ukrayna 44,3 Bosna Hersek 29,3 Bulgaristan 20,2 Sırbistan 18,3 0 100 200 300 400 500 600 700 Kaynak: ICSC 46 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 43. 02 AB ülkelerinde ortalama kişi başı gelirin Türkiye ortalamasının çok üstünde olduğu açıktır. Kişi başına ortalama gelir 2008 yılında İsveç’te 36.800, Norveç’te 59.300, İrlanda’da ise 42.200 ABD doları düzeyinde olmuştur. Türkiye’de ise ortalama gelir 11.200 ABD doları düzeyindedir. Bu ülkelerin nüfusları göz önüne alındığında; toplam ülke nüfuslarının, Türkiye’de ortalama gelir düzeyi Avrupa ülkeleri seviyesinde olan, A ve B sosyo-ekonomik sınıfına dahil nüfusa denk geldiği görülmektedir. Türkiye’deki gelir dağılımına bakıldığında, en üst gelir düzeyi, nüfus ve ortalama gelir düzeyi olarak ortalama bir Avrupa ülkesine denk gelmekte, diğer alt sınıflar da farklı kademelerde alım gücü ile çeşitliliği artırmaktadır. Türkiye’de Ses Gruplarına Kişi Başına Gelir ve AB Kıyası - 2005 Nüfus (milyon) Kişi başı kıyaslanabilir gelir (ABD Doları) 66,9 A 3,1 38.666 Kişi başı kıyaslanabilir Nüfus gelir (ABD Doları) (milyon) B 6,9 22.422 C1 11,3 5.331 Belçika 25.710 10 C2 9,2 4.056 İsviçre 28.766 7 Danimarka 25.600 5 D 24,5 2.303 Norveç 28.140 4 Polonya 9.900 40 E 11,9 1.459 2009 yılında sosyo-ekonomik sınıf (SES) gruplarına göre gelir dağılımına bakıldığında ise, en üst gelir grubu ortalamanın 2,2 katı gelire sahipken, en alt gelir grubunun gelirinin ortalamanın 2,9’da biri18 olduğu görülmektedir. 2005 yılına göre gelir dağılımında iyileşme olduğu görülse de, SES grupları arasındaki fark devam etmektedir. En üst gelir grubu, en alt gelir grubunun 6,3 katı gelire sahiptir. Üst iki gelir grubu, toplam gelirin yaklaşık üçte birine sahiptir. Dolayısıyla, Türkiye’deki kişi başına düşen kiralanabilir alanların artması, hem farklı SES gruplarına hitap eden AVM’lerin oluşması hem de Türkiye’deki özel tüketim potansiyelinin gerçekleşmesi açısından önem taşımaktadır. 2008 yılında yeni açılan alışveriş merkezleri incelendiğinde ise bir önceki grafik ile farklı bir görünüm ortaya çıkmaktadır. 2008 yılında Rusya, yeni açılan yaklaşık toplam 1,65 milyon metrekare büyüklüğündeki alışveriş merkezleri ile hızlı gelişenler listesinin ilk sırasında yer almıştır. Aynı dönemde Türkiye, yeni açılan 1,1 milyon metrekare hacmindeki alışveriş merkezleri ile cazibe merkezi olduğunu ve yabancı yatırımcıların hedef marketi olduğunu ispatlamıştır. 18 Ipsos-KMG, Gelir Dağılımı, Sosyal ve Tüketim, 2009 47
  • 44. 02 Yeni Alışveriş Merkezi TKA 2008 (milyon metrekare) Rusya Türkiye Birleşik Krallık İspanya Romanya İtalya Polonya Ukrayna Almanya Fransa Portekiz Çek Cumhuriyeti Danimarka İsveç Avusturya İsviçre Yunanistan Hollanda Bosna Hersek Macaristan Bulgaristan Slovakya Litvanya İrlanda Finlandiya Slovenya Sırbistan Norveç Letonya Lüksenburg Estonya Hırvatistan Belçika Malta 0,0 0,2 0,4 0,6 0,6 1,0 1,2 1,4 1,6 1,8 Kaynak: Eurocommerce AVM’lerde 2010 yılı sonrası genişlemenin, içinde bulunulan ekonomik durum itibariyle daha sınırlı, istikrarlı ve seçici olması beklenmektedir. Türkiye’de gayrimenkul yatırımı olarak alışveriş merkezi yatırımlarının getirilerinin 2015 yılına dek sınırlı olarak gerilemesi, ancak yine de getirilerinin göreceli olarak diğer ülkelerin üzerinde kalacağı tahmin edilmektedir. Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde 2015 yılına kadar olan dönem içinde, 2010 yılına kadar sahip olunan potansiyelin büyük ölçüde kullanılacağı ve 8,39 milyon m2 kiralanabilir alana ulaşılacağı, 2011 yılından sonra ise alışveriş merkezi yatırımlarının yavaşlayacağı ve 2015 yılında 10 milyon m2 kiralanabilir alan büyüklüğüne ulaşılacağı öngörülmektedir (GYODER). 48 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 45. 02 Kiralar Türkiye’de kiraların yabancı para birimlerine endeksli olmasına bağlı olarak 2009 yılı ilk yarısında fiili kiralarda %30-35’e varan oranlarda indirim yaşanmıştır. Bu indirimin, 2008’e kıyasla yıl sonu itibariyle, asli kiralarda ortalama %12 düzeyinde olması öngörülmektedir. 2009’un ilk yarısında metrekare başına aylık 80-90 euro düzeyinde olan kiraların, 2009 sonu itibariyle 75 euroya indiği gözlenmiştir19. II.D. Tüketici ve Toplum II.D.1. Tüketici Alışkanlıkları Türkiye’de kişi başına GSYH 2007 yılında 9.305 ABD doları ve 2008 yılında 11.228 ABD doları seviyesine çıkmıştır. Satın alma gücüne göre düzeltilmiş olarak bakıldığında, Türkiye’de ortalama kişi başına gelir 2008 yıl sonu itibariyle yaklaşık 14 bin ABD doları düzeyindedir20. Artan bireysel gelir, özel tüketim harcamalarının yükselmesini sağlamıştır. 2005-2009 Yıllık GSYH Gelişimi   2005 2006 2007 2008 2009 GSYH (Milyar ABD Doları) 482 526 657 750 619 Kişi Başı GSYH (ABD Doları) 6.993 7.550 9.305 11.228 8.590 Kişi Başı GSYH (ABD Doları- Satın 10.852 11.588 13.023 13.998 12.400 Alma Gücü Paritesi) Yıllık Büyüme Hızı 8,4 6,9 4,7 1,1 -4,7 Kaynak: TÜİK Perakende sektörünün en yüksek duyarlılığa sahip olduğu konu kuşkusuz tüketiciler ve tüketim alışkanlıklarındaki değişikliklerdir. Özellikle Türkiye gibi genç nüfusun yoğun olduğu ve şehirleşmenin yüksek oranlarda seyrettiği ülkelerde bu alışkanlıklar daha da önem kazanmaktadır. Türkiye genelinde 2007 yılında yapılan kapsamlı araştırma sonuçları21, Türk tüketicisinin alışveriş alışkanlıklarını ortaya koymaktadır. 19 Jones Lang LaSalle 20 DPT 21 Ipsos- KMG, Alışverişçi Endeksi Araştırması 49
  • 46. 02 IPSOS-KMG araştırmasının sonucuna göre, gençler orta yaş üzerinin 2 katı fazla hazır giyim alışverişi yapmakta ve hazır giyime yapılan toplam harcamanın büyük kısmı 35 yaş altından gelmektedir. Genç nüfus alışveriş için AVM’leri tercih etmektedir ve AVM’ye gidenlerin %60’ından fazlası 35 yaş altındadır. AVM alışverişlerinde erkek tüketicilerin payı yükselmektedir ve kadınlara göre daha fazla para harcar durumdadırlar. Türkiye ortalama alışverişçi endeksi 34 15-24 yaş arası ortalama alışverişçi endeksi 38 Türkiye ortalama harcama 41 TL 25-34 yaş grubu için ortalama harcama 53 TL Kaynak: Ipsos-KMG Cadde ve AVM’lerin tüketici profilindeki farklar, AVM ve Cadde’de hazır giyim alışverişinin yoğunlaştığı ilk 10 mağaza içinde ortak olan mağaza sayısının sadece “iki” olmasından da anlaşılmaktadır. AVM alışverişçilerinin %15’i aynı gün caddeden de alışveriş ederken, cadde alışverişçilerinin yalnızca %2’si aynı gün AVM’den de alışveriş etmektedir. AVM’lerde en az 2 farklı marka alanların oranı %10 iken, caddede bu oran %15’e çıkmaktadır. Sosyo-ekonomik gruplar açısından bakıldığında, AB grubunun gelire bağlı yüksek harcama potansiyelinin yanında, Türkiye’de en fazla harcamayı C1 grubunun yaptığı görülmektedir. Yüksek SES grupları AVM’leri tercih ederken, cadde alışverişçileri arasında Alt Orta-Alt SES ağırlıktadır (C2-DE SES payları %56). Gelir Gruplarının Toplam Gelir ve HTÜ Harcamaları İçindeki Payı %6,2 Alt %13,5 %10,9 %16,6 Alt Orta %15,7 %19,2 %22,1 Orta %22,7 Üst Orta %45,1 %28,1 Üst Gelir Gelir Dağılımı HTÜ Harcama Kaynak: Ipsos-KMG-2009 Farklı gelir gruplarının HTÜ harcamaları içindeki payına baktığımızda, ilk iki gelir grubunun toplam gelir içindeki payı üçte ikiye yakınken, HTÜ harcamaları içindeki payları %51 civarındadır. En alt iki gelir grubunun toplam içindeki payı %17 iken, HTÜ harcamaları içindeki payı %30’a yükselmektedir. 50 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 47. 02 II.D.2. Tüketici Güveni Nielsen tarafından yapılan araştırmaya göre küresel krizin etkisiyle birlikte aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere, birçok ülkede tüketici güven endeksinde 2008 yılının ikinci yarısında önemli düşüşler olmuştur. Araştırmaya göre dünyadaki tüketici güven ortalaması 84 olarak gerçekleşirken; Hindistan 114 ile en yüksek, Kore 36 ile en düşük tüketici güven endeksine sahip ülkeler olmuştur. Türkiye’deki tüketici güven endeksi ise 62 olarak gerçekleşerek dünya ortalamasının altında kalmıştır. Nielsen Global Tüketici Güven Endeksi 2009 ilk yarı 160 -6 -10-15-11 -6 -3 -12 -3 -8 -7 -21-21 -8 -12-12-13-14-16 -8 -7 -14-12 - 2 -6 -16-15 -5 -5 -8 -29 -7 -13-11 -2 -4 -18 -3 -3 -9 -9 3 -14 -2 -1 -19 -17 -2 -2 -5 140 120 104 102 99 98 100 96 96 92 91 90 89 89 88 88 85 84 83 83 82 81 81 81 80 80 Küresel Ortalama: 77 79 79 78 78 78 80 76 76 75 75 75 74 73 72 70 70 70 65 64 63 63 60 60 60 52 48 48 42 40 31 20 0 ID DK IN NO PH NL AU PK NZ CN AE BR CO VN CA VE CH PL TH MY IL SG US SA AT AR FI BE CL ZA RU MX SE CZ DE ES HK GR IT GB EE TW IE TR FR HU LV PT JP KO 2009 1. yarı 2009 ilk yarım - 2008 ikinci yarım değişimi Kaynak: Nielsen, 2009 2007 yılı boyunca yükselen bir seyir izleyen tüketici güveni, 2007 yılı sonunda 93,53 seviyesindeyken 2008 yılı içerisinde, kayıtların tutulduğu yıllar içindeki en düşük değerleri görmüştür (Nisan ayında 54,46). Bu düşüş, krizin ortaya çıktığı Eylül 2008’den önce başlamış ve giderek derinleşmiştir (Ekim ayında 54,44; Kasım ayında 53,6). 2009 yılı ilk yarısında Türk tüketicileri, yüzde 92’lik oran ile ülkelerinde ekonomik durgunluk olduğuna inanan tüketicilerin başında gelmiştir (Nielsen). 51
  • 48. 02 Buradan çıkarılacak sonuç, tüketicinin siyasi ve ekonomik istikrarsızlıktan anında etkilenip alışverişi erteleme eğilimine girmesidir. Mart-Nisan döneminde ve Ekim-Kasım döneminde tarihin en düşük değerleri kaydedilmiştir. Her ne kadar son çeyrekteki düşüş ekonomik krizle ilişkilendirilse de, Türkiye’deki politik istikrarsızlıklar da 2008 yılı Nisan ayında olduğu gibi bu dönemde de tüketici güvenini etkilemiştir. Türkiye’de 2008 Yılı Tüketici Güveni ve Fiş Başına Ciro Endeksleri Gelişimi 2008-2009 AMPD Fiş Başına Ciro Endeksi ve Tüketici Güven Endeksi 110 120 CNBC-e Tüketici Güven AMPD Fiş Başına Ciro 100 115 90 110 Endeksi Endeksi 80 105 70 100 60 95 50 90 Oca.08 Şub.08 Mar.08 Nis.08 May.08 Haz.08 Tem.08 Ağu.08 Eyl.08 Eki.08 Kas.08 Ara.08 Oca.09 Şub.09 Mar.09 Nis.09 May.09 Haz.09 CNBC-e Tüketici Güven Endeksi AMPD Fiş Başına Ciro Endeksi Kaynak: CNBC-e Tüketici Güven Endeksi, AMPD Tüketici güvenindeki dalgalanmalara paralel olarak, organize perakende sektörünün fiş başına ciroları da inişli-çıkışlı bir seyir izlemiştir. Bu gelişmelerin özel tüketime ve tüketici fiyatlarına etkisine bakıldığında, özellikle 2008 yılı 4. çeyreğinde tüketici fiyatlarının her ay ortalama %10 yükseldiği görülmektedir. Özel tüketim miktarında, 2008 yılında 8 ay aralıksız süren büyüme yerini Ekim-Kasım döneminde hızlı bir düşüşe bırakmıştır. 2007-2009 12 Aylık Ortalamalara Göre TÜFE- ÜFE Değişimleri Yıl TÜFE ÜFE 2007 %8,76 %6,31 2008 %10,44 %12,72 2009 %6,25 %5,93 Kaynak: TÜİK 52 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 49. 02 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Tüketici Güveni hareketi kıyaslandığında ise 2009 yılına kadar paralel bir seyir izleyen endeksler arasında bu dönemde bir makas açıldığı görülmektedir. Tüketici güveni artarken, TÜFE inişi sürmüştür. Bu da organize perakende sektörünün yıl boyunca sürdürdüğü etkin kampanyalarla hem tüketicinin genel güvenini artırdığının hem de enflasyonu düşürücü bir etki yarattığının en önemli kanıtıdır. 2008-2009 Tüketici Güven Endeksi ve Tüketici Fiyat Endeksi Gelişimi 2008-2009 Tüfe - Tüketici Güven Endeksi CNBC-E Tüketici Güven 120 15,0% 100 13,0% Endeksi 80 11,0% TÜFE 60 9,0% 40 7,0% 20 0 5,0% Oca.08 Şub.08 Mar.08 Nis.08 May.08 Haz.08 Tem.08 Ağu.08 Eyl.08 Eki.08 Kas.08 Ara.08 Oca.09 Şub.09 Mar.09 Nis.09 May.09 Haz.09 CNBC-E Tüketici Güven Endeksi Tüfe Kaynak: TÜİK, CNBC-e Tüketici Güven Endeksi II.D.3. Tüketici Yasası 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı perakendeciler ve tüketiciler açısından önemli düzenlemeler getirmektedir. Öncelikle, değişen tedarik ve üretim süreçleri ile Avrupa Birliği’ndeki ilgili uygulamalarda yer alan kayda değer ayrıntılara dikkat edilmesi önem taşımaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde tüketici hakları ile ilgili bazı konuların Borçlar Yönetmeliği ve Garanti Yönetmeliği’nde çözüldüğü görülmekte, bu nitelikteki maddelere atıfta bulunulmaktadır. Kanun Tasarısı, ruhu itibariyle hizmet değil üretim ağırlıklıdır. Bu nedenle de uygulama sırasında bol miktarda sorunun ortaya çıkma olasılığı yüksektir. Getirilen düzenlemelerin perakende formatlarında nasıl uygulanacağının netleştirilmesi önemlidir. Rekabetin kısıtlanmasına ya da haksız rekabete yol açabilecek düzenlemelere fırsat verilmemesi için özel titizlik gösterilmesine ihtiyaç vardır. Kanun tasarısının yürürlüğe girmesinden sonra denetim konusu en belirleyici konulardan biri olarak öne çıkacaktır. 53
  • 50. 02 Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kurulacak Haksız Ticari Uygulamalar Kurulu’na çok iş düşmesi beklenmektedir. Kurulun; indirimli satışlar ve benzeri konularda yaşanabilecek haksız ticaret uygulamalarının çözümünde, kritik bir rol üstleneceği tahmin edilmektedir. Reklam Denetleme Kurulu’nun kuruluşundan itibaren uygulamaları ile kazandığı güven ve itibarın bu kurul için de geçerli olması halinde potansiyel pek çok sorunun çözümlenebilmesinin mümkün olabileceği görüşü hakimdir. II.E. Tedarikçiler ve KOBİ’ler Organize perakende sektörü, tedarik zincirindeki KOBİ’lerin iş yapma geleneklerini de şekillendirmekte ve modernleştirmektedir. Doğru zamanda, doğru ürün ve hizmeti, doğru bir şekilde tüketiciye ulaştırmak için gereken esnek yapı, KOBİ’lerin de bu yapıya uyum sağlamasını gerektirmektedir. Bu modernleşme sürecinin bir parçası olarak şeffaflık ve hesap verebilirlik, kayıtlı ekonomiye katkı sağlayan temel değerdir. Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da KOBİ’ler ekonominin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. AB’deki 23 milyon KOBİ, AB’deki bütün işletmelerin %99’unu oluşturmakta ve toplam ekonomik katma değerin %57’sini yaratmaktadır22. Türkiye’de ise, tüm işletmelerin %99’unu oluşturan KOBİ’lerin toplam ekonomik katma değer içindeki payı yaklaşık %38 düzeyindedir (TÜİK). II.E.1. Tedarik Zinciri Yönetimi Perakende sektörünün temel görevi doğru ürünleri doğru zamanda ve doğru yerde en iyi değer/ fiyat oranıyla tüketiciye ulaştırmaktır. Bu sebeple, piyasa ekonomisinde başarılı olmak için rekabetçi fiyatlar ve tüketici talebine hassasiyet gerekmektedir. Gıda Perakendeciliğinde tedarik zinciri yönetimi a) Perakende - imalat sektörü Eurocommerce tarafından yapılan perakende- imalat sanayii kıyaslamalı karşılaştırma çalışmasına göre, perakendeciler fiyat rekabetine odaklanırken büyük ve orta boy üreticiler marka, ürün özellikleri gibi stratejilere odaklanmaktadır. Bu sebeple, perakende sektöründe kar marjları %4 düzeyindeyken, imalat sanayiinde ortalamada %10’un üstündedir. Ayrıca ölçek ekonomisi, belirli ürünlerde konsantrasyon gibi faktörler de bu durumu etkilemektedir. b) Pazarlık gücü İmalat sanayiinin pazarlık gücü halen perakende sektörünün üstündedir. Özellikle belli başlı ürünlerde pazar payı yüksek olan üreticiler fiyat belirleyici durumundadır. Türkiye’de sigara kategorisinde faaliyet gösteren ilk 3 firma pazarın %92 sine sahiptir. Çay kategorisinde ilk 3 firmanın almış olduğu bu oran %77 iken; evcil hayvan mamasında ise %80 ‘dir23. Öte yandan, organize gıda perakendesinin tamamının pazar payı TÜİK ticaret verilerine göre %32 seviyesindedir24; ancak tüketim verilerine bakıldığında %21’e inmektedir. 22 Eurocommerce 23 Nielsen 24 AMPD, TÜİK 54 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 51. 02 c) Değer Zinciri Tarım Ürünleri Değer Zinciri Üreticiler için fiyat rekabetinin düşük olmasının Üretim sebeplerinden biri de marka imajı, ürün özellikleri ve tüketici talebi gibi unsurlar sebebiyle ürünlerini önceden satabilmeleridir. Organize Üretimin toptan satıcıya ulaştırılması gıda perakendesinde, grafikte görüldüğü üzere, ürünlerin tüketiciye gelene kadar geçen tedarik Kaynakta depolama süreci karmaşıktır ve birçok taraf içermektedir. Her bir aşama ürüne değer katarken aynı şekilde fiyatlara da yansımaktadır. İşlenmemiş Paketleme ve işleme gıda ürünleri toptancılardan satın alındığından, aracılığın getirdiği maliyetler fiyata da Müşteri için siparişlerin hazırlanması yansımaktadır. İstihdam, vergi, enerji gibi sabit giderler Siparişin ulaştırılması perakendeciler tarafından rekabetçi bir şekilde düzenlenemeyeceğinden, tedarik zinciri içindeki Siparişin depolanması her aşamada rekabetin tam olarak sağlanması büyük bir öneme sahiptir. Perekendeci satış noktasına ulaştırılması Bu süreç içinde imalatçıların, “hedef fiyat” üzerinden imalat maliyetlerini yönetmeleri gelişim Perakende satış sürecindeki ana aşamalarından biridir. Kaynak: Eurocommerce Market Markalı Ürünler Pazar payı yüksek tedarikçiler fiyat pazarlığı sırasında perakende sektörüne karşı daha avantajlı bir durumdadır. Organize gıda perakendesinin market markalı ürünleri bu anlamda rekabeti arttıran bir unsurdur. Tüketicinin düşük fiyata yüksek kaliteli ürün talebine cevaben ortaya çıkmış olan market markalı ürünler (private label), KOBİ’lerin organize perakende sektörüyle en önemli bağlarından biridir. Rekabetçi fiyatlar sebebiyle organize gıda perakendesi market markalı ürünlerini yerel KOBİ’lere ürettirmektedir. Bu işletmeler, sektörün talep ettiği hijyen, güvenlik ve kalite standartlarında üretim yapmayı öğrenmekte ve gerekli teknolojilerle tanışmaktadır. Ayrıca, ürün organize gıda perakendecisi markası taşıdığı için KOBİ’ler tüketiciye karşı her tür sorumluluktan muaf durumda bulunmaktadır. Türkiye’de üretim sektöründe 1-49 kişi çalıştıran KOBİ’lerin toplam sayı içindeki payı %99 düzeyindedir ve kayıtlı istihdamın %67’si bu işletmelerde çalışmaktadır25. KOBİ’lerin geleneksel yöntemlerden uzaklaşıp, tamamen kayıt altında, modern tekniklerle üretim yapmasının hem sektöre hem de genel anlamda ekonomi ve çevreye katkısı çok büyük olacaktır. Market markalı ürünlerin 25 TÜİK; Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri 55
  • 52. 02 varlığına itiraz etmek, genel olarak KOBİ’lerin gelişimine ve çıkarlarına ters düşmektedir. KOBİ’lerin ürün ve hizmet standartlarının yükselmesinde, kurum olarak kalıcı olmalarında ve dışa açılmalarında bu tür deneyimlerin payı büyüktür. Ayrıca market markalı ürünlerin azalması, güçlü üretici firmaların rekabet gücünü arttırdığından maliyetlere, enflasyona ve dolayısıyla tüketiciye, doğrudan fiyat artışı olarak yansıyacaktır. Gıda dışı perakendede tedarik zinciri yönetimi İmalat sektöründeki KOBİ’lerin en önemli fonksiyonlarından biri fason üretimdir. Fason üretim, KOBİ’lerin ana iştigal konusudur. Fason imalatın değişik aşamaları vardır. Türkiye-AB arasındaki gümrük birliği özellikle fason üretimin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Değişik sektörlerden gelen siparişlerle Türkiye’deki imalat sektörü her düzeyde büyük atılım yaşamıştır. Siparişlerin çoğunun kaynağı Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda menşeli perakendecilerdir. Türkiye’deki imalatçı KOBİ’ler genellikle bu perakende kuruluşlarının “özel marka”ları için yaptıkları imalat ile rekabetçi olabilmişlerdir. Bu markalar onlar için çok önemli bir referans kaynağı olurken pazar paylarını da sürekli olarak artırabilmişlerdir. Artan pazar paylarının yanı sıra, sıradan montajcılıktan çıkıp dünyaca bilenen perakendecilerin iş ortakları olma statüsüne geçmişlerdir. Böylece birim fiyatlarını artırırken imalat sürekliliğini de sağlayabilir konuma gelmişlerdir. Bu konuma ulaşmak firmaların 20-25 yılını almıştır. Şimdi benzer bir süreç Türkiye’deki perakende firmaları ile imalatçı KOBİ’ler arasında yaşanmaktadır. Siparişlerin geldiği ana hattın giderek artan biçimde iç pazar perakendecileri olma eğilimi büyük bir şanstır. KOBİ’lerin yurtdışına yaptıkları fason üretim miktarı kadar bir üretimi iç piyasa perakendecileri için yapar hale gelmeleri, Türkiye’nin genel ekonomik durumunu daha ileriye doğru sıçratacak potansiyeldedir. Bu fırsatın karşılıklı olarak iyi değerlendirilmesi sonucunda her iki sektör de kazançlı çıkacaktır. Avrupa ülkelerinde fason üretim yapan KOBİ’ler de bu süreci yaşamış, ancak işçilik maliyetlerinin artmasının sonucunda 1980’li yıllardan başlayarak delokalizasyon (dışardan tedarik) sürecine girilmiştir. Türkiye’nin delokalizasyon konusunda gideceği henüz 10-15 yılı vardır. Bu süre içinde KOBİ’lerin hem standartlar hem de kayıt içine girme eğilimleri, yerli perakendecilerimizden artarak gelecek siparişlerle AB seviyesine çıkabilecektir. Türkiye’de yerleşik olup AB tedarikçisi konumunda olan birçok KOBİ, bu konumlarından ötürü her geçen gün ciro ve karlılıklarını artırabilmişlerdir. Bu kuruluşlar alıcı firmalara kendi etiket isimlerinin de kullanılması talebini, farklı stratejik ortaklıklar sonucunda götürmektedirler. Bu aşamaya gelmiş olan KOBİ’lerin özellikle sermaye yapılarının oldukça güçlü olduğu görülmektedir. Türkiye’nin ihracatçı ülke olarak başarılı olmasının ardında bu gerçek yatmaktadır. 56 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 53. 02 II.F. Tarım Sektörü Tarım sektörünün 1999-2008 döneminde ortalama büyüme hızı %2,4 olarak gerçekleşmiştir. 2007 yılında ulaştığı 62,56 milyar TL büyüklüğüyle iş gücünün %23,4’ünü istihdam eder durumdadır. 2006-2009 Tarım Sektörü Yıllık Üretimi (milyon ton) 80 76 69 72 76 60 40 35 29 29 33 26 26 27 27 20 15 14 16 16 0 Tahıl Sebze Meyve Toplam 2006 2007 2008 2009 Tahmini Kaynak: TÜİK Tarım sektörü 2008 yılında ise 72,1 milyar TL büyüklüğe ulaşmıştır26. Toplam istihdamın %23,7’sine sahiptir ve Türk ekonomisinin %8,9’unu oluşturmaktadır27. Öte yandan, tarım sektöründe kayıtdışı istihdam oranı göz önüne alındığında, istihdam içindeki payı yükselmektedir. 2008 yılı itibariyle, Türkiye’deki toplam kayıtdışı istihdamın %48’i tarım sektöründe yer almaktadır ve bu oran kırsal bölgelerde %79’a çıkmaktadır28. 2007-2009 Yılları Tarım Ürünleri İhracatı ve Toplam İhracat İçindeki Payı %3,8 4.500.000 %3,5 %4,0 %3,0 4.000.000 %3,0 3.709.447 3.923.626 3.500.000 %2,0 3.000.000 %1,0 2.923.313 2.500.000 %0,0 2007 2008 2009 3.çeyrek Tarım Ürünleri İhracatı (000 $) Toplam İhracat İçindeki Payı (%) Kaynak: TÜİK 26 TÜİK, Üretim yöntemine göre GSYH, cari fiyatlarla 27 TÜİK, Üretim yöntemine göre GSYH, 1998 temel fiyatlarına göre 28 TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi 2008 57
  • 54. 02 Tarım ürünleri ihracatı toplam ihracatın yaklaşık %3,5-4’ünü oluşturmaktadır. 2008 yıl sonu itibariyle yaklaşık 4 milyar ABD doları düzeyinde tarım ürünleri ihracatı gerçekleştirilmiştir. Tarımdaki verimsiz yapıyı oluşturan temel unsurlardan biri de Türk çiftçilerinin ölçek ekonomisine erişmekte yetersiz kalmasıdır. Modern tarım donanımına sahip olarak ölçek ekonomisine erişilmesi, kayda değer yatırım ve mülkiyet gerektirmektedir. Tarım ile uğraşan kesimin daha çok düşük gelir grubu aileler olduğu düşünüldüğünde, bu yatırımların gerçekleşmesi için desteğe ihtiyaç olduğu açıktır. Buna rağmen Türkiye, Avrupa’ya coğrafi yakınlığı ve önümüzdeki yıllardaki tarım potansiyeli nedeniyle Avrupa’nın taze meyve ve sebze talebini karşılayan en önemli tedarikçilerden biridir. Türkiye’nin tam potansiyele erişmesi ve konumunu koruyabilmesi için tarımsal altyapının da geliştirilmesi gerekmektedir. Bugün, yıllık tarımsal üretimin yalnızca %7-8’lik bir oranı ihraç edilmektedir29. Yani tüketimin hemen hemen tamamı ülke içinde gerçekleşmektedir. II.F.1. Çiftçiye Doğrudan Ulaşım Dünyadaki uygulamalara bakıldığında, organize perakendeciler, nihai tüketicilere daha uygun, kaliteli ve düşük fiyatlı ürünler sunabilmek ve bu ürünleri temin ederken tüm tedarik zincirini kontrol altında tutabilmek amacıyla çiftçilerle anlaşmalar yapmaktadır. Organize perakendeciler, edindikleri bilgi ve deneyimle üretim sürecine müdahale etmekte, çiftçilere eğitim ve gerektiğinde donanım sağlamakta; bunun karşılığında hasat edilen ürünleri doğrudan çiftçilerden satın almaktadır. Bu yolla tedarik sürecindeki eksiklikler de en aza indirilmektedir. Organize perakende sektörü için tedarik zincirinin vazgeçilmez bir öğesi olan ve ayrıca Türkiye’den yapılan ihracatta da önemli bir yer tutan tarım sektörü, kayıtdışılık sebebiyle kayıplar yaşamakta ve verimsizliğin yanı sıra haksız rekabete yol açmaktadır. Saklama ve ulaştırmada kayıtdışı ve standart dışı yöntemler sebebiyle, üreticiden perakende satış noktasına ulaşana kadar tarım ürünlerinin değeri düşmekte ve sektöre kayıp yaratmaktadır. Hasat sonrası taşıma, soğuk depolama, işleme tesislerindeki yetersizlik ve bilgisizlik nedeniyle taze meyve ve sebzelerin bir bölümü bozulmakta veya tazeliğini yitirmektedir. II.F.2. Yasal Ortam 5652 Sayılı “Yaş Sebze Ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Değiştirilerek Kabulüne İlişkin Kanun30”a göre süren uygulamada, tarım ürünlerinin üretildiği yerin sebze ve meyve haline girmesi, buradan başka bir şehre nakledildiğinde yeniden hale uğraması gerekliliği gibi nakliye işlemleri, ayrıca bu süreçlerde son teknolojinin kullanılmamasından kaynaklanabilecek verimsizlikler önemli israflara sebep olmaktadır. Sebze ve meyve halleri, dolayısıyla da tedarik sürecine çok fazla aracının dahil olması çiftçinin kazancını düşürürken nihai tüketiciye yansıyan bedeli de yükseltmektedir. 29 TÜİK, Üretim Bazlı GSYH & İhracat verileri 30 5562 No’lu Kanun 24/6/1995 tarihli ve 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesini yeniden düzenlemiştir. 58 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 55. 02 TÜSEMKOM31 verilerine göre 2007 yılında 176 olan hal sayısı 2008’de 190’a çıkmıştır. 2008 sonrasında hal açma izni belediyelere verildiğinden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından takip yapılmamaktadır. 11 Mart 2009 tarihinde TBMM’de kabul edilen Sebze ve Meyve İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile de kendi sistemleri içinde tüketiciye ulaşan et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, süs bitkileri ve kesme çiçekler de bundan böyle halden geçecektir. Meyve sebze ile et ve süt ürünleri üretim süreçleri kıyaslandığında büyük farklılıklar göstermektedir. Meyve sebze grubu ürünler,  insanlar tarafından gıda olarak doğrudan tüketilebilirken, et ve süt ürünleri mutlaka bir üretim prosesinden geçtikten sonra tüketiciye sunulabilmektedir. Organize perakendeciler, tarım ürünlerini doğrudan ürünün üretildiği yerdeki halde işleme sokmak ve buradan dağıtım yapılacak yerlere en son teknoloji ile donatılmış lojistik sistemleri ile ulaştırmak talebindedirler. Bu koşulun sağlanması halinde, doğrudan üreticilerden alınacak ürünler, son tüketiciye, arzuladıkları kalite, standart ve uygun fiyatlarla ulaşmış olacaktır. Mevcut düzenlemeler bu taleplere karşın sisteme yük getirmektedir. II.G. Enerji Verimliliği Bu konu, AVM’ler de dahil olmak üzere, organize perakende sektörünün öncelikli konularından biri haline gelmiştir. Organize perakende sektöründe özellikle yeni yatırımlarda verimlilik standartları giderek yükselmektedir. AB tarafından hazırlanan Binaların Çevresel Performansı Direktifi (EPBD), konuyla ilgili gerekler, yapılacaklar, denetleme ve uygulamalar ile ilgili çerçeveyi netleştirmiştir32. Türkiye’deki organize perakende kuruluşları da, Avrupa’daki ve ABD’deki sertifikasyon sistemlerinin gereğini yerine getiren yatırımları hayata geçirmeye başlamıştır. Erzurum AVM, Türkiye’nin ilk BREEAM sertifikalı AVM’si olarak öncü konumundadır. Meydan M1 AVM de güneş panelleri kullanarak enerjide kendi kendisine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Eurocommerce verilerine göre AVM’ler ve diğer organize perakende sektörü yatırımlarının enerji verimliliğini %20 artırma potansiyeli mevcuttur. Organize perakende sektöründeki enerjide %2’ye varan verimlilik artışı potansiyelinin kullanılması halinde, yaklaşık 300 milyon ABD dolarlık bir tasarruf yaratılacaktır. 2005 yılında nihai enerji tüketimi en fazla %72,82 ile imalat sanayi sektöründe gerçekleşmiştir33. Toptan ve perakende ticaret ise toplam içinde %3,70 paya sahiptir. Öte yandan, nihai enerjinin %79,80’inin mal ve hizmet üretiminde kullanılmış olması, perakende sektörünün tedarik zinciri açısından önem taşımaktadır. TÜİK verilerine göre, toptan ve perakende ticaret sektörlerindeki nihai enerji kullanımı, %43 ulaştırma, %41 mal ve hizmet üretimi ve %16 alan ısıtma olarak dağılmaktadır. Bu değerler, AB’de perakende zincirleri ve alışveriş merkezlerinin 31 Türkiye Sebze- Meyve Komisyoncuları Federasyonu 32 Detaylı bilgi için bkz. Ek 1 33 TÜİK, Enerji İstatistikleri, Sektörel Enerji Tüketimi 2005 59
  • 56. 02 ortaklaşa sürdürmekte olduğu REAP projesinin34 “ne satıyoruz- nasıl satıyoruz” prensiplerini destekleyen bir veridir ve sektörün enerji verimliliği konusundaki hassasiyetini açıklamaktadır. 2006-2008 Toplam Abone Enerji Tüketimi İçinde Sanayi, Konut ve Ticaret Payları35 %60,0 %52,8 %52,6 %51,4 %50,0 %40,0 %30,0 %26,8 %26,0 %27,2 %20,0 %15,7 %16,5 %16,4 %10,0 %0,0 2006 2007 2008 Sanayi Mesken Ticaret Kaynak: TEDAŞ TEDAŞ abone verilerine göre, toplam enerji tüketimi içinde sanayi ve meskenden sonra en yüksek paya sahip olan ticaret sektörü, 2008 yılında toplam enerji tüketiminin %16,4’üne denk gelen 23,4 milyon Mwh enerji tüketimi gerçekleştirmiştir. Organize perakende sektörü enerji harcaması, 4,27 milyon Mwh ile toplam perakende sektörünün yaklaşık %20’sine denk gelmektedir. Alışveriş merkezleri, hipermarketler ve büyük mağazalar göz önüne alındığında, organize perakende sektörü abone başına düşen enerji harcamasının yüksek oluşuyla öne çıkmaktadır. 2009 ilk yarısı itibariyle, Türkiye’deki 225 AVM’nin enerji tüketimi yıllık olarak yaklaşık 2,54 milyon Mwh olarak hesaplanmıştır. Abone başı ortalama tüketimden yola çıkıldığında, 225 AVM’nin enerji tüketimi, 8.020 sanayi kuruluşu ve 1,65 milyon meskene denk gelmektedir. Benzer şekilde, toplam 4 bin satış noktasını temsil eden hipermarket ve çok katlı mağazaların enerji tüketimi olan 1,72 milyon Mwh enerji tüketimi, 5.430 sanayi kuruluşu ve 1,16 milyon meskenin tüketimine denk gelmektedir. Sanayi, Mesken ve Organize Perakendede Abone Başına Net Enerji Tüketimi Net Tüketim Abone Abone Başına   (MWh) Sayısı Net Tüketim (MWh) Mesken 39 583 598 25 697 113 2 Sanayi 74 850 263 235 598 318 AVM’ler 2 548 060 225 11 325 4 Büyük Mağaza + 6 Gıda Perakendecisinin 1 725 033 4 000 431 400 m2'nin Üstündeki Cadde Mağazaları 34 AB Perakendecinin Çevre Hareketi Programı, Bkz. Ek 1 35 TEDAŞ, elektrik istatistikleri 2006-2007-2008 60 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 57. 02 Dolayısıyla, organize perakende sektörü enerji tüketiminde kayıtlılığının sağlanması, operasyonel yüklerin azalması ve enerjide dışa bağımlılığın azalması açısından büyük bir kaldıraç konumundadır. AMPD, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yürüttüğü ENVER (Enerji Verimliliği) kampanyasına destek vermiştir. Şirketler içinde “Enerji Sorumluları”nın tespiti, eğitimi, Enerji Bakanlığı ve/veya akredite olmuş kurumlar tarafından sertifikalandırılmaları, birlikte AVM’leri enerji verimliliği bazında analiz ederek iyileştirme önerileri getirmeleri ve birbirleriyle kurumsal bazda sürekli iletişim halinde olmalarının sağlanması ENVER projesinin temel hedeflerindendir. “ENVER Perakende Sektöründe” kampanyası ile organize perakende sektörünün hem tüketicinin bilinçlendirilmesi hem de enerji verimliliği yüksek uygulamaları destekleme potansiyeli ortaya çıkarılmıştır. Organize perakende sektörü, enerji verimliliği ile ilgili çalışmalarını 3 ana başlıkta yürütmektedir. Sektör, (i) teknik, mekanik ve mimari yatırımları, (ii) çalışanlara yönelik eğitimler ve (iii) tüketici bilinçlendirme kampanyaları ile konunun tüketici seviyesinde de işlerlik kazanmasını sağlamayı hedeflemiştir. Bu sektörün bir diğer avantajı, enerji verimliliğini etkin biçimde denetleme ve yönetme koşullarına sahip olmasıdır. Perakende sektörünün kendi enerji tüketim ve verimliliğini hesaba katmak yeterli değildir. Geriye dönük tedarik zincirini denetleme gücü ve seçiciliği dikkate alındığında özel bir konuma sahip olduğu göz ardı edilemez. Burada dikkate alınması gereken en önemli konu, AVM’ler ile organize perakende zincirlerinin, tek başlarına yaptıkları harcamanın 2,81 milyon hane ve 13.450 sanayi işletmesine denk düşmesidir. Bu noktada siyasi karar vericilerin ve bürokrasinin, hizmet sektörünü ülkeye sağladığı avantajlar ile birlikte dikkate almaları ve bu özelliklerini teşvik edici tedbirleri, yasal çalışmalar içine almaları gerekmektedir. 10 yıl sonrasında bu rakamın, öngörülere göre, yaklaşık 500 AVM ve 8 bin çok katlı ve büyük mağazaya yükselmesi halinde, yaklaşık 4,5 milyon hane ve 21 bin sanayi işletmesine yükselecek olması, bu konuda ağırlık noktasının imalattan hizmet sektörüne kaydırılması anlamına gelmektedir. II.H. Çevre ve Atık Yönetimi Her yıl AB ülkeleri toplam yaklaşık 1,3 milyar ton atık üretmektedir ki bunun 40 milyon tonu zararlı atık statüsündedir. Bu miktar, AB’de hane başına yaklaşık 3,5 ton zararlı atık anlamına gelmektedir36. Bunun yanı sıra, toplam 700 milyon zirai atık da göz önüne alındığında, atıkların çevreye zarar vermeden yönetilebilmesinin önemi ortaya çıkmaktadır. OECD verilerine göre, 1990-1995 döneminde Avrupa’daki atık miktarı %10 artmıştır. Bu atıkların %67’si şehir çöplüklerine atılmakta ya da yakılmaktadır. 2020 yılı itibariyle 1995’e kıyasla %45 daha fazla atık üretileceği hesaplanmıştır. Bu amaçla, AB Altıncı Çevre Hareketi Programı atık yönetimi ve bertarafını ana gündem maddesi olarak belirlemiştir. 36 http://ec.europa.eu/environment/waste/index.htm 61
  • 58. 02 Avrupa Komisyonu tarafından 1994 yılında hazırlanan Ambalaj ve Ambalaj Atığı Yönetmeliği, konuyla ilgili yöntem ve prensiplerin belirlenmesinde temel kaynak olmuştur. Yönetmeliğe göre ambalaj atıkları, geri dönüştürülebilir olmaları sebebiyle ekonomik değer taşıyan atıklardır. Ambalaj atıkları günümüzde salt “atık” olarak görülmekten çıkmış, “hammadde potansiyeli taşıyan atık” tanımlamasına girmiştir. II.H.1. Ambalaj atıkları Türkiye’de 2007 yılında yayınlanan Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği AB’deki mevzuat örnek alınarak hazırlanmıştır. TÜİK tarafından açıklanan ambalaj atıkları geri kazanım oranları tabloda özetlenmiştir. 2006 Yılında Türkiye’de Ambalaj ve Ambalaj Atıkları İstatistikleri Üretilen Ambalaj Piyasaya Sürülen Hedeflenen Geri Gerçekleşen Geri Ambalaj Cinsi Miktarı (ton) Ambalaj Miktarı (ton) Kazanım Oranları (%) Kazanım Oranı (%) Plastik 326.548 298.123 %35 %29,05 Metal 157.103 108.710 %33 %78,41 Kağıt-karton 1.224.626 464.263 %30 %231,63 Cam 302.706 265.091 %33 %34,24 Kompozit 19.884 38.265 %33 %8,97 Toplam 2.030.867 1.174.452 %33 %114,22 Kaynak: TÜİK Öte yandan, AB’deki en yüksek geri kazanım oranı %70 ile Norveç’te iken, aynı yıl Türkiye’nin %114 oranında geri kazanım gerçekleştirmiş olması dikkat çekmektedir37. Bu yanıltıcı verinin gerçek nedeni ambalajı piyasaya sürenlerin (70 bin firma) kayıt altına alınmasında yaşanan sıkıntılardır. Gerçekleşen geri kazanımın piyasaya sürülen ambalaj atığına oranı hesaplanırken, piyasaya sürülen kayıtlı miktar gerçekleşen miktarın çok altında kalmaktadır. 37 TÜİK, Çevre ve Orman Bakanlığı 62 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 59. 02 2006 AB Ambalaj Atığı Geri Dönüşüm Oranları (%) Norveç 70,3 Avusturya 68,4 Almanya 66,5 Lüksemburg 63,8 Çek Cumhuriyeti 63,4 Hollanda 59,7 İsveç 58,1 Birleşik Krallık 57,5 Danimarka 56,2 İtalya 54,9 Fransa 54,8 İrlanda 54,5 İspanya 54 Portekiz 51,4 Finlandiya 49,1 Macaristan 48,9 Estonya 45,7 Yunanistan 42,8 Letonya 42,2 Slovenya 40 Polonya 37,1 Litvanya 37 Slovakya 36,3 Romanya 28,6 Kıbrıs 25,2 Malta 10,8 0 10 20 30 40 50 60 70 80 Kaynak: Eurocommerce II.H.2. Taşıma Amaçlı Alışveriş Poşeti Kullanımının Azaltılması Ambalaj atıkları içinde tonaj olarak %1-2 seviyesinde kalmasına rağmen, hacim olarak yüksek bir orana sahip olan taşıma amaçlı poşetlerin kullanımının azaltılması da organize perakende sektörünün çevresel sorumluluk çalışmaları kapsamındadır. Taşıma poşetleri konusunda; firmalar değişik alternatifleri benimseyip uygulamaktadırlar. Bu alternatifler temel olarak 2 alanda yoğunlaşmıştır: (1) tekrar kullanılabilen, dayanıklı malzemeden poşet alternatiflerinin geliştirilmesi, (2) plastikten olan poşetlerin doğada 2-3 yılda bozunmasını sağlayan “oxo-bio bozunur” malzemeden yapılması. Türkiye’de organize gıda perakendecilerinin öncülüğünde, birçok organize perakende kuruluşu bu yöntemlerden kendilerine uygun olanları benimsemiş ve hayata geçirmiştir. Bu yöntemlerin etkinliğini artırmak amacıyla, tüketiciye yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yanı sıra şirket içi eleman eğitimleri de sağlanmıştır. 63
  • 60. 02 II.H.3. KOBİ’lerde Çevre ve Atık Yönetimi AB genelindeki çevresel düzenlemelerin hayata geçirilmesinde KOBİ’lere yönelik denetim ve yaptırımın etkinliğini sağlamak amacıyla bir destek sistemi geliştirilmiştir. KOBİ’ler, çoğu zaman ölçekleri sebebiyle, faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkisinin farkında olmamakta veya tek tek firmaların sorumluluğunun büyük olmadığını varsaymaktadırlar. Bu sebeple, KOBİ’lerin çevre ve atık yönetimi uygulamalarında çevreye daha duyarlı bir yöntem izleyebilmelerini sağlamak amacıyla bir “AB Çevresel Uyumluluk Destek Programı”38 başlatılmıştır. Türkiye bugün özellikle atık yönetimi konusunda KOBİ’lere yönelik iletişim, denetim ve yaptırımlarda sorun yaşamaktadır. Geleneksel perakende sektörünün, organize perakende sektörünün tabi olduğu standartlarda hizmet vermesi, haksız rekabetin giderilmesi noktasında önemli dayanaklardan biridir. KOSGEB tarafından hazırlanan “KOBİ’ler için Çevre Kılavuzu” bu alanda önemli bir adımdır39. Bu kılavuz, AB mevzuatına uyum sürecinde KOBİ’lere yönelik çevre ve atık yönetimi konusundaki temel bilgileri içermektedir. Organize perakende sektörü, kayıt dışılığın etkilerini ve haksız rekabeti çevresel politikalarda da yaşamaktadır. Mevcut yönetmeliğe40 göre, “piyasaya süren” tanımı bir ürüne etiketini koyan firma için kullanılmaktadır. Organize gıda perakende sektörü, “özel markalı” ürünlerini KOBİ’lere ürettirmekte; ancak yönetmelikte tanımlanan “piyasaya süren” taraf olarak sorumluluğunu yerine getirmek için gereken veri ve bilgileri bu firmalardan sağlıklı bir şekilde alamamaktadır. Burada denetim görevi de organize perakende sektörüne verilmiş, sektör KOBİ’leri denetlemekle yükümlü tutulmuştur . Bugün, 3-5 bin arası “özel markalı” ürün satan bir firma, bu sayıdaki üreticiyi denetlemekle yükümlü kılınmıştır. Perakende Sektörü Market Markalı Ürün Tedarik Zinciri Ambalaj Satış Ürün Tedarik Peakende Satış Noktası Organize Ambalaj Fason Nihai Perakende Üreticisi Üretici Tüketici Sektörü Ambalajı Üreten Ambalajlı Ürün Ambalajlı Ürünü Ambalajlı Ürün Üreten Tedarik Eden Tüketicisi Ambalajın Sorumluluğu 38 ECAP, Environmental Compliance Assistance Programme 39 AB Çevre Müktesebatı’na Uyum ile İlgili Bilgi Sisteminin Kurulması Projesi’nin bir parçasıdır 40 Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, Çevre ve Orman Bakanlığı, 2007 64 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 61. 02 İmalatçı KOBİ’lerin sadece organize perakende üzerinden denetlenebilir olması yetersizdir. Bu denetim mekanizmasının tüm perakende üzerinden yapılması kaçınılmazdır. Bu durum da, tüm sektörün kayıt içine girmesinin önemine yeniden işaret etmektedir. Türkiye’de şu anda organize perakende üzerinden çevre denetimi yapılan KOBİ sayısı 7 bin civarında iken, TOBB’da kayıtlı ve aynı denetime tabii olması gereken KOBİ sayısı ise yaklaşık 70 bindir. II.I. Hijyen ve Güvenlik Standartları Gıda hijyeni, Türkiye’nin Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlamakta diğer konularla karşılaştırıldığında nispeten güçlük çekeceği önemli bir müzakere konusudur. Bu güçlüğün ana nedenleri, tarımdaki standart yoksunluğu, tarım sektörü ile gıda işleme sanayi arasında etkili bağların olmayışı ve her iki sektördeki yüksek kayıt dışılık olacaktır. Kayıt dışı faaliyet gösteren firmalar üzerinde kuvvetli bir kontrol mekanizması olmadığından bu firmalar daha fazla kâr elde etmek veya daha düşük fiyatlarla satmak için hijyen ve güvenlik standartlarına uygun olmayan ürünleri üretmekte ve satmakta herhangi bir sakınca görmemektedir. Hür ülke tüketicisinde görülen fiyat duyarlılığı Türkiye’de de geçerlidir. Tüketici fiyat duyarlılığının yanı sıra belirli ürünlerde, örneğin ette, hijyen kaygısıyla süpermarketlerden alışveriş yapmaktadır. Toplam HTÜ Sigara Hariç Ciro Payı En Yüksek 10 Ürün Grubu - 2007 SPM> 2500 m2 SPM (1000-2499) m2 SPM (400-999) m2 SPM (100-399) m2 İşlenmiş et 7,1 Çamaşır deterjanı 6,1 Sıvıyağ 6,9 Sıvıyağ 6,6 Çamaşır deterjanı 6,6 Sıvıyağ 6,1 Çamaşır deterjanı 5,8 Yoğurt 6,2 Sıvıyağ 6,5 İşlenmiş et 4,9 Yoğurt 5,7 Gazlı içecek 6 Alkollü içecek 4,3 Yoğurt 4,5 İşlenmiş et 5,1 Bisküvi& kek 5,3 Süt 4,2 Süt 4,3 Bisküvi & kek 5 Çamaşır deterjanı 5,1 Bisküvi & kek 3,7 Alkollü içecek 4,2 Süt 4,8 Süt 5 Çay 3,7 Bisküvi & kek 4,2 Gazlı içecek 4,5 İşlenmiş et 4,6 Yoğurt 3,6 Gazlı içecek 4,1 Çay 4,5 Çay 4,4 Gazlı içecek 3,4 Çay 3,8 Bebek bezi 3,5 Bebek bezi 3 Bebek bezi 3,3 Bebek bezi 3,5 Meyve suyu 2,8 Meyve suyu 3 46,4 45,7 48,6 49,2 Not: SPM= Süpermarket metrekaresi Kaynak: Nielsen 65
  • 62. 02 Toplam HTÜ Sigara Hariç Ciro Payı En Yüksek 10 Ürün Grubu - 2008 SPM> 2500 m2 SPM (1000-2499) m2 SPM (400-999) m2 SPM (100-399) m2 Sıvıyağ 7,5 Sıvıyağ 7,4 Sıvıyağ 8,37 Sıvıyağ 8,01 Çamaşır deterjanı 6,0 Çamaşır deterjanı 5,7 Çamaşır deterjanı 5,33 Yoğurt 5,70 İşlenmiş et 5,8 İşlenmiş et 4,4 Yoğurt 5,19 Bisküvi 5,13 Süt 4,3 Süt 4,2 Bisküvi 4,85 Çamaşır deterjanı 4,95 Alkollü içecek 4,2 Yoğurt 4,2 İşlenmiş et 4,55 Süt 4,85 Çay 3,7 Alkollü içecek 4,1 Süt 4,51 Alkolsüz içecekler 4,63 Bisküvi 3,6 Bisküvi 4,1 Çay 4,41 Çay 4,34 Bebek bezi 3,6 Çay 3,8 Alkolsüz içecekler 3,87 İşlenmiş et 4,19 Yoğurt 3,4 Alkolsüz içecekler 3,5 Bebek bezi 3,39 Bebek bezi 2,89 Temizlik kağıtları 3,1 Bebek bezi 3,4 Temizlik kağıtları 2,69 Temizlik kağıtları 2,75 45,16 44,81 47,16 47,44 Not: SPM= Süpermarket metrekaresi Kaynak: Nielsen Organize perakendeciler, hijyen ve güvenlik standartlarını en üst düzeyde tutarak tüketicinin korunmasına azami dikkati göstermektedirler. Bu amaçla tüm tedarikçilerden hijyen ve güvenlik sertifikaları talep edilmekte, çiftçiler ve imalatçılarla işbirliği içinde çalışılmaktadır. Bunun sonucunda da tüketici tercihleri giderek daha yoğun biçimde organize perakendeye yönelmektedir. Hijyen ve standartlar konusunda sürekli eğitimin önemine inanan organize perakende sektörü oyuncuları, hem kendi kuruluşları içinde bu eğitimleri sürdürmekte hem de kendi iç denetimleri ile standartlarını yükseltmektedirler. Tüketici sağlığını korumak, hijyen devamlılığını sağlamak ve bu konuda kaliteyi yükseltmek amacıyla, alışveriş merkezleri tarafından da kiracılarına yönelik olarak hijyen denetimleri gerçekleştirilmektedir. Gıda hijyeni ve dolayısıyla tüketici sağlığını sadece bir zorunluluk olarak görmeyen organize perakendeciler, yürüttükleri sosyal sorumluluk projelerinde de doğrudan tüketicinin sağlığına yönelik (gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme gibi) konuları işlemekte, bilgilendirici birçok uygulama gerçekleştirmektedirler. 66 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 63. 02 Öte yandan, organize dışı perakendedeki hijyen konusu son derece önemli bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de kent merkezlerinde her gün kurulan 570 adet açık pazarda41 alım-satımı yapılan, ayrıca 200 bin satış noktasında el değiştiren gıda ürünlerinde hijyen denetimi yok denecek kadar azdır. Bu durumun da Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ele alınıp çözümlenmesi kaçınılmazdır. II.J. E-ticaret Türkiye’de e-ticaret 2007-2008 yıllarında önemli bir gelişme yaşamıştır. Firmaların web sitelerine uğrayan ziyaretçi sayılarını artırmaya yönelik promosyonlar yürütmesi, internet üzerinden kredi kartıyla yapılan harcamaların güvenliğinin yükseltilmesi ve internet üzerinden dolandırıcılıkların azalması gibi gelişmeler ile tüketici güveni artmıştır. Web sitelerine ve online işlemlere güven sağlandıkça Türkiye’de e-ticaret sektörü gelişimini sürdürecektir. İnternet perakendeciliği 1,3 milyar TL’lik satışa ulaşarak 2008 yılında %22 cari büyüme değeri göstermiştir. İnternet ve bilgisayar kullanılmasının artışı internet perakendeciliğinin büyümesini kamçılamıştır. Harcanabilir gelir düzeyindeki artış ile, daha çok insan bilgisayar ve internet erişiminin bedelini ödeyebilmektedir. İnternet kullanan bireylerin* kişisel kullanım amacıyla internet üzerinden mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı (%) 2008 Türkiye Kent Kır Mal ve hizmet siparişi veren ya da satın alanlar 11,6 12,2 8,2 Son üç ay içinde (Ocak-Mart 2008) 7,2 7,7 4,6 Üç ay ile bir yıl arasında 2,7 2,8 2,0 Bir yıldan çok 1,7 1,8 1,5 Hiç sipariş vermedi 88,4 87,8 91,8 * 16-74 yaş       Kaynak: TÜİK, 2009 Türkiye’de 2008 yılı itibariyle bilgisayar kullanım oranı %38, internet kullanım oranı ise %36 seviyesindedir42. Bu oranlar kentlerde sırasıyla %45 ve %43 seviyesine çıkmaktadır. Ancak, Türkiye’de nüfusun üçte ikisi hala hiç bilgisayar ve internet kullanmamıştır. İnternet ve bilgisayar kullanım oranı erkekler arasında kadınlara göre daha yüksektir. Kentlerde yaşayan kadınların %67’sinin hiç internet kullanmamış olduğu yapılan araştırmaların gösterdiği şaşırtıcı bir durumdur. 41 İzmir Ticaret Odası, 2005 42 TÜİK, Hanelerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı 2008 67
  • 64. 02 İnternet Perakendeciliği: 2003-2008 arası değerleri (Milyon TL) 2003 2004 2005 2006 2007 2008 İnternet Perakendeciliği 463,4 545,0 664,0 863,5 1.092,5 1.331,7 Kozmetik ve kişisel bakım 8,9 12,4 15,1 20,8 24,5 29,2 Elektrikli ev aletleri 143,5 177,8 226,5 294,0 385,1 493,0 Elektronik ürün 251,5 263,9 274,6 289,1 306,4 331,0 Medya ürünleri 15,0 25,0 48,0 82,0 105,0 128,1 Oyun ve oyuncaklar 4,5 6,9 8,9 11,4 13,5 15,1 Diğer internet perakendeciliği 40,0 59,0 91,0 166,2 258,0 335,4 Kaynak: Meslek odaları, Ticaret basını, Şirket araştırmaları, Ticari röportajlar, Euromonitor Uluslar arası tahminler Euromonitor tarafından yapılan tahminlere göre Türkiye’deki e-ticaretin büyüklüğünün 2013 yılında 2.461 milyon TL’ye ulaşması beklenmektedir. İnternet Perakendeciliği Tahminleri : 2008-2013 (Milyon TL)  2008 2009 2010 2011 2012 2013 İnternet perakendeciliği 1.331,7 1.525,4 1.739,4 1.961,4 2.201,0 2.461,6 Kozmetik ve kişisel bakım 29,2 32,7 36,7 41,0 45,6 50,5 Elektrikli ev aletleri 493,0 591,6 708,1 835,6 980,1 1.144,8 Elektronik ürünler 331,0 342,5 353,2 363,4 373,2 381,1 Medya ürünleri 128,1 147,3 166,5 186,4 204,5 223,5 Oyun ve oyuncaklar 15,1 15,5 15,9 16,2 16,5 16,7 Diğer 335,4 395,8 459,1 518,8 581,0 644,9 Kaynak: Meslek odaları, ticaret basını, şirket araştırmaları, ticari röportajlar, Euromonitor uluslararası tahminler 68 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 65. 02 II.K. Modernleşmeye Katkı Perakende sektörü ülkenin değişen çehresinin yansıması olarak kabul edilmektedir. Alışveriş merkezlerinin yaşam ve sosyalleşme merkezlerine dönüşmesi ile birlikte modernleşme üzerindeki etkisi hissedilir ölçüde artmaktadır. AVM’ler, yeme-içme alışkanlıklarından spor yapma, ailece birlikte zaman geçirme alışkanlıklarına varan çok geniş bir yelpazede davranış değişikliklerine yol açmaktadır. Mimari tasarımları ile birer kent anıtına dönüşen merkezler, sağladıkları işlemler ve konforun yanı sıra yaratıcılığın ifade bulduğu projelerdir. Hemen yanıbaşlarında oluşturulan iş ve konut kompleksleri ile hayatın değişik biçimlerde programlanmasına fırsat vererek hayatı kolaylaştırmaktadırlar. Organize perakende sektörü, sosyal sorumluluk kampanyaları ile tüketicinin çeşitli konularda duyarlılığını artırmada etkin bir ortam sağlamaktadır. Alışveriş merkezlerine günlük yaklaşık 3,5 milyon ziyaretçi, cadde mağazalarına ise günlük yaklaşık 10 milyon ziyaretçi gelmektedir. Organize perakende sektörünün yılda yaklaşık 5 milyar kişilik sirkülasyona tekabül eden bu geniş erişim gücü onu özel kılmaktadır. Bunlara ek olarak, sektörde çalışan toplam yaklaşık 450 bin kişi, çeşitli sosyal kampanyalar dahilinde yıl boyunca belirli konularla ilgili bilgilendirilmektedirler. Enerji verimliliği, ambalaj atıklarının geri dönüşümü, sağlık, çevre gibi konulardaki kampanyaların AVM’lerde yoğun biçimde işlenmesi, mağazalarda ziyaretçilerin konuya hızla vakıf olmasına yardımcı olmaktadır. AVM’ler bünyesinde düzenlenen kültür sanat etkinlikleri ve spor faaliyetleri, boş zamanın kaliteli bir şekilde değerlendirilmesine katkıda bulunmaktadır. AVM’ler hem bireyler hem de aileler düzeyinde sosyal yaşamın zenginleşmesi ve kent kültürünün benimsenmesine katkı yaratmaktadır. Türkiye’nin 7 bölgesinde ve 41 şehrinde hayat bulan AVM’ler, bölgelere özgü alışkanlıkların ülke çapında yayılması için zemin yaratmaktadır. Ayrıca, modern yaşamın ayrılmaz parçası olan temizlik, güvenlik, hijyen, kişisel bakım, yeme-içme kuralları gibi normların da kolayca kavranmasına ve uygulanmasına aracı olmaktadır. 69
  • 66. 03 Perakende Sektöründe Fırsatlar ve Trendler
  • 67. 03 III.A. Fırsatlar III.A.1. Türkiye’de Perakendeciliğin Parlak Geleceği Türkiye’de daha iyi ekonomik şartlar, artan nüfus, daha çok kentleşme ve daha yüksek harcanabilir gelirlere bağlı olarak perakendecilik büyümeye devam edecektir. Modayla ve teknolojiyle yakından ilgilenen genç nüfusun varlığı perakendeciliğe modern ve dinamik bir nitelik vermekte olup doğrudan yabancı para girişini teşvik etmektedir. Şehirlerde yeni alışveriş ve perakende merkezlerinin açılması, zincirlerin yeni şehirlere girmesi, birbirinden farklı perakendecilik formatlarının yerini alması ve uygun ödeme seçenekleri, Türkiye’de büyümeyi teşvik edecek en önemli dinamiklerdir. Bu dinamiklerin sonucunda gelişen AVM sektörü ile birlikte turizmin güzel bir şekilde harmanlanmasıyla insanların farklı arayışlar içinde olduğu post-modern dönemde alışveriş turizmi konsepti giderek önem kazanmaya başlamıştır. Son yıllarda tüketicilerin sürekli olarak yeni arayışlar içine girmelerinin sonucu olarak turizm ve alışverişi bir araya getiren alışveriş turizmi konsepti ortaya çıkmıştır. Bu sayede insanlar değişik yerleri gezerek farklı kültürlerle tanışma fırsatını yakalarlarken, gittikleri ülkelerde ekonomik fiyatlarla alışveriş yapma imkanına da sahip olabilmektedirler. Dubai, New York, Milano, Madrid, Bangkok, Barselona, Londra ve Paris gibi birçok dünya kenti alışveriş turizminin gözdeleri arasındadır. Ülkemizde de giderek yaygınlaşan alışveriş turizmi, Avrupa ve dünyanın birçok kentinde olduğu gibi turizm gelirlerine sağladığı önemli katkı ile Türkiye’nin ekonomik büyümesi için büyük bir fırsat olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekonomiye olan kalıcı katkısı göz önüne alınarak, hem ticaretin hem de turizmin geliştirilmesi yönünde İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya vb. şehirlerimizin alışveriş turizminin de uğrak mekanları haline getirilebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı, TOBB, AMPD, BMD, Türkiye İhraçatçılar Meclisi, TUROB, İBB ve THY ile diğer sivil havacılık kuruluşları yoğun bir uğraş vermektedirler. Özellikle İstanbul’da sürekliliği olan, kalıcı, alışveriş turizmine yönelik çalışmalar AMPD tarafından sürdürülmektedir. Halihazırda 80 alışveriş merkezinin olduğu İstanbul’un sahip olduğu kültürel ve tarihsel miras ile ülkemizdeki alışveriş turizminin merkezi olacağına hiç şüphe yoktur. İstanbul, etkin tanıtım ve pazarlama kampanyaları ile diğer dünya kentleri ile rekabet edebilecek büyük bir potansiyele sahiptir. Türkiye’nin belli başlı turistik şehirlerindeki tüm dinamikleri masaya yatırarak Türkiye’nin kendine özgü projelerinin geliştirilmesi için perakendecilerin ve turizmcilerin organize olması, bu boş alanın geliştirilebilmesi için zorunludur. Kentler arası rekabetin yoğun olarak yaşandığı sektörde, turistlerin güvenli, kaliteli ve rahat alışveriş yapacakları AVM’lerin zaten mevcut olması bir avantajdır. Bunun yanı sıra alışveriş turizmi için gerekli olan altyapının kurulması, belirli kentlerimizin cazibe merkezi haline gelerek diğer dünya kentleri ile rekabet edebilmesi son derece önemlidir. Sonuç olarak, Türkiye’nin sahip olduğu büyük potansiyel iyi değerlendirilip fırsata dönüştürülerek ülke ekonomisine kazandırılmalı ve Türkiye’nin markalaşarak alışveriş turizmi denince ilk akla gelen ülkeler arasındaki yerini alması sağlanmalıdır. 71
  • 68. 03 III.B. Yeni Trendler III.B.1. Sınır Ötesi Yatırımlar Dünyada sınır ötesi yatırımlar 2009 yılında küresel krizden ciddi şekilde etkilenmiştir. UNCTAD 2009 Dünya Yatırım raporuna göre sınır ötesi yatırımlar, 2003-2007 yılları arasındaki müthiş artıştan sonra 2008 yılında, 2007’de ulaşılan en yüksek yatırım tutarı olan yaklaşık 2 trilyon ABD dolarından 1,7 trilyon ABD dolarına gerilemiştir. 2009 yılında da %14 düşüşle 1,7 trilyon ABD dolarından 1,2 trilyon ABD dolarına gerilemesi beklenen sınır ötesi doğrudan yabancı yatırımların 2010 yılında küçük bir iyileşme ile 1,4 trilyon ABD dolarına, 2011’de ise hız kazanarak yaklaşık 1,8 trilyon ABD dolarına ulaşacağı öngörülmektedir. Dönemlere Göre Doğrudan Yabancı Yatırım Girişi 2007-2009 Milyar ABD Doları Dünya 700 600 500 400 300 200 100 0 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 2007 2008 2009 Gelişmiş Ülkeler 600 500 400 300 200 100 0 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 2007 2008 2009 Gelişmekte Olan Ülkeler 150 100 50 0 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 2007 2008 2009 Kaynak: UNCTAD 72 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 69. 03 Dünyadaki yatırımların küresel krizin etkisiyle azalmasına paralel olarak Türkiye’de de 2009 yılında uluslararası doğrudan yatırımlarda (UDY) bir gerileme olmuştur. 2009’un ilk 9 ayı itibari ile UDY girişleri 6 milyar ABD doları olmuştur. Eylül ayı sonu itibari ile yıllıklandırılmış (Ekim 2008-Eylül 2009) rakam ise 10,1 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’ye Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişleri 25 22 20,2 20 18,0 (Milyar Dolar) 15 14,2 10,0 10 6,0 5 2,9 1,2 0 1994- 2004 2005 2006 2007 2008 2008 2009 2003 (Ocak- (Ocak- (ortalama) Eylül) Eylül) Kaynak: TCMB (yabancıların gayrimenkul alımları dahil) Krizin etkisiyle 2009 yılı yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yatırım kararlarını erteledikleri bir yıl olmuştur. Eylül 2009 sonu itibari ile en fazla UDY girişinin olduğu sektör, 1,5 milyar ABD doları ile enerji (elektrik, gaz, su) sektörü olurken; bu sektörün %35 oranındaki payının ardından girişlerde en fazla paya sahip ikinci alan %29 ile imalat sanayi olmuştur. Türkiye’ye UDY Girişlerinin Sektörel Dağılımı 2008 / 2009 / Sektörler (Milyon Dolar) 2004 2005 2006 2007 2008 3. Çeyrek 3. Çeyrek Sonu Sonu Tarım, ormancılık, 6 7 6 8 41 36 23 balıkçılık Sanayi 329 829 2.100 5.113 5.144 3.780 2.889 Madencilik 73 40 122 336 152 113 55 İmalat 190 785 1.866 4.210 3.924 3.214 1.296 Elektrik, gaz, su 66 4 112 567 1.068 453 1.538 Hizmetler 855 7.699 15.533 14.015 9.613 7.677 1.535 Gayrimenkul aracılık 3 29 99 560 674 471 393 hizmetleri İnşaat 3 80 222 285 385 178 333 73
  • 70. 03 (devamı) 2008 / 2009 / Sektörler (Milyon Dolar) 2004 2005 2006 2007 2008 3. Çeyrek 3. Çeyrek Sonu Sonu Finans 69 4.018 6.957 11.662 6.069 5.303 296 Diğer hizmetler 1.115 4.408 10.361 6.629 7.670 5.541 3.425 Toplam 1.190 8.535 17.639 19.136 14.798 11.493 4.447 Kaynak: TCMB UNCTAD 2009 Dünya Yatırım Raporu’na göre 2007 yılında dünyada en fazla UDY çeken 25. ülke olan Türkiye, 2008 yılı verileri ile 18,2 milyar ABD dolarlık UDY girişi ile 20. sıraya yükselmiştir. Türkiye 2003 yılında 52. sırada, 2004 yılında 37. sırada, 2005 yılında 23. sırada yer almıştır. Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında 2007 yılında olduğu gibi 9. olurken bu kategoride 2006 yılında 5. sırada yer almıştır. 2008 2007 Ülke (Milyar $) 2008 2007 Ülke (Milyar $) 1 1 Fransa 316,1 11 6 Kanada 44,7 2 3 Fransa 117,5 12 24 İsveç 43,7 3 7 Çin 108,3 13 19 Hindistan 41,6 Suudi 4 2 İngiltere 96,9 14 21 38,2 Arabistan Rusya 5 9 70,3 15 8 Almanya 24,9 Fed. 6 17 İspanya 65,5 16 23 Japonya 24,4 Hong 7 10 63,0 17 15 Singapur 22,7 Kong, Çin 8 5 Belçika 59,7 18 18 Meksika 22,0 9 12 Avustralya 46,8 19 28 Nijerya 20,3 10 14 Brezilya 45,1 20 25 Türkiye 18,2 Kaynak: UNCTAD Toptan ve perakende ticaret ele alındığında Türkiye’ye 2008 yılında yaklaşık 2.064 milyon ABD doları doğrudan yabancı yatırım gelmiştir. Aynı yıl 652 milyon ABD doları tutarında gayrimenkul kiralama sektöründe yabancı yatırım gerçekleşmiştir. Kriz sonrasında 2009 yılında toptan ticaret ve perakendeye olan yatırım 188 milyon ABD dolarına, gayrimenkul kiralama da 227 milyon ABD dolarına gerilemiştir. 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde; ülkemizde 1.426 adet uluslararası sermayeli şirketin, başta toptan ve perakende ticaret sektörü olmak üzere, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri ile imalat sanayi sektörlerinde faaliyette bulundukları görülmektedir. Bu istatistiklerden de anlaşılacağı gibi, toptan ve perakende ticaret her ne kadar krizden olumsuz etkilense de, yabancı yatırımların dikkatini çeken sektör olarak ön plana çıkmaktadır. 74 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 71. 03 2010’dan itibaren dünya genelinde ekonominin büyüme trendine yeniden girmesine paralel olarak henüz geçiş döneminde olan Türkiye perakende sektörüne olan ilginin tekrar artması beklenmektedir. Türkiye’nin sosyo-ekonomik koşulları da dikkate alındığında ertelenmiş olan yatırım kararlarının yeniden yürürlüğe konacağı konusunda hiç şüphe yoktur. 2009 En Cazip Ülkeler Listesi hemen değerlendirilmeli 100 önemle takip edilmeli Slovenya Birleşik Arap Emirlikleri düşük öncelikli Dairenin büyüklüğü 2008 yılı net perakende satış cirosunu 80 Şili Suudi yansıtmaktadır. Ülke riski (ekonomik ve siyasi) Malezya Arabistan (0= düşük 100= yüksek) Litvanya Çin Macaristan 60 Letonya Hırvatistan Tunus Brezilya Hindistan Fas Tayland Mısır 40 Romanya Peru Vietnam Bulgaristan Türkiye El Salvador Rusya Ukrayna 20 Kolombiya Filipinler Endonezya Cezayir Arjantin 0 25 35 45 55 65 75 85 Pazar Potansiyeli* Kaynak: A.T. Kearney AT Kearney’in 2009 yılı küresel perakende gelişim indeksinden de görüleceği üzere, Türkiye piyasa potensiyeli ve makul ülke riskiyle yatırım yapılması için önemle takip edilmesi gereken ülkeler arasında yer almaktadır. III.B.2. Teknoloji Mağazalarda Yeni Gelecek-Alışveriş şimdi ve 2015 arasında nasıl değişecek? 2015 yılında perakendenin görünümü hızlı teknolojik gelişmelere paralel olarak tamamen değişmiş olacaktır. Alışveriş yapanlar için alışverişin görünümü ve hissi, mevcut perakende kavramlarının raf ömürlerini doldurmasından sonra değişmeye devam edecektir. Her gün yenilenen dijital ortam tüketicilere yeni seçenekler sunduğu için perakendecilik sektörü kendini devamlı olarak yenilemek zorundadır. Üreticiler de bu eğilimlere cevap vermeli ve yeni ilkeleri benimsemelidir. Onlarca yıldır perakende düşüncesine egemen olan Baby Boom (2. Dünya savaşı sonrasında doğan kuşak) nesli artık 70’lerine yaklaşmaktadır ve bayrak Y ( 1980’lerde doğan kuşak) jenerasyonuna geçecektir. Teknoloji daha kullanışlı olacaktır. Alışveriş yapanlar, perakendeciler ve tedarikçilerle hiç olmadıkları kadar etkileşim kuracak, internet olanakları ve topluluklar bu ilişki içerisinde büyük rol oynayacaklardır. 75
  • 72. 03 2015’te neler olacak? 1. Biyometrik Parmak İzi Ödemesi Bir müşteri aldığı ürünler için parmak izi okuyan bir sensöre parmağını yerleştirerek banka hesabına bağlanabilecek ve kredi kartı ile alışverişini yapabilecektir. 2. Etkileşimli Giyinme Odası Giyinme kabininde dijital dokunmatik ekran ile yardım için satış katına geri dönmeye gerek kalmadan satış personeli ile iletişime geçilebilecektir. 3. Akıllı Kartlar Akıllı kartlar önündeki bir video ekranı üzerinden ürün bulmayı, alışveriş listelerine erişmeyi, fiyatları kontrol etmeyi, promosyon ve kupon almayı ve alımları tetkik etmeyi kapsamaktadır. Teknoloji aynı zamanda alışveriş sırasında perakendeci ve tedarikçi hakkında zengin bilgi sağlayacaktır. 4. 3 Boyutlu Vücut Tarama Alışveriş yapan kişinin vücudunun gözlenmesi, özel yapım kıyafetlerde yardımcı olmak ve hangi marka ve kıyafetin daha iyi oturacağı hakkında tavsiye vermekte kullanılacaktır. 5. İşbirlikçi Ürün Geliştirme Ürün geliştiricileri tüketicileri, mevcut ürünlerin nasıl geliştirilebileceği hakkında araştırmalara cevap vermeleri ve düşüncelerini belirtmeleri hakkında teşvik edebileceklerdir. 6. Tüketiciler Tarafından Toplu Satın Alım Alıcılar online işbirliği yapabilecekleri alışveriş sitelerine girip diğer alıcılarla satın alma güçlerini birleştirebileceklerdir. 7. Şebekeli Alışveriş Evdeki buzdolabı gibi şebekeli cihazlar tüketicinin hangi ürünleri kullandığını izleyip, alışveriş listesi oluşturabilecek ve diğer cihazlarla iletişime geçip sevkiyatı ayarlayabileceklerdir. 8. İnteraktif Giyinme Kabini Aynası Görünüm olarak normal bir aynadan farksız olup müşterinin denemeden kıyafetin üzerinde nasıl duracağını gördüğü hologram görüntülerini gösteren yüksek çözünürlüklü dijital ekrandır. 9. Cep Telefonu İle Alışveriş Yapmak Uzak lokasyonlarda alıcılar cep telefonlarını kullanarak sipariş verip, sevkiyatı planlayabileceklerdir. 10. Hologram Satış Asistanı Alıcılar mağaza içindeki malla ilgili işlemlerde yardımcı olan ve sorulara cevap veren hologram ile iletişime geçebileceklerdir. 76 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 73. 03 11. Alıcı Sosyal Ağı Web Sitesi Alıcılar bu web sitelerinde en güzel mağazaları, modacıları, trendleri ve olmazsa olmaz ürünleri online paylaşabilecekler ve böylece perakendeciler ve tedarikçiler bu siteleri izleyerek tüketicinin isteklerini izleyebilecek ve çabuk hareket ederek o ürünleri depolayabileceklerdir. 12. (Konuma Dayalı) Cep Telefonu ile Satış ve Üretim Bilgisi Alıcılar o an bulundukları lokasyonda yapılan satışlarla, perakendeci ve ürünlerle ilgili olarak kendilerine mesaj gönderen ağlara katılmayı tercih edebileceklerdir. Perakende Sektöründe 2015’te 10 Temel Eğilim: Son olarak 2015 yılına kadar alışveriş merkezi yatırımlarını etkileyecek temel eğilimleri incelediğimizde GYODER’in raporu öne çıkmaktadır. Bu rapora göre on belirleyici temel eğilim içinde en önemlisi kiracı, yatırımcı-kreditör arasındaki finansal zincirde ortaya çıkan sıkıntıların aşılması için yeni bir finansal dengenin kurulmasıdır. Bu faktörle bağlantılı olarak konsolidasyon, satın almalar ve yabancıların artan katılımı sektörde belirleyici bir rol oynayacaktır. Temel Eğilimler Etkileri Organize perakendede genişleme Perakende sektöründe büyümeye katkı Perakendede hızlı büyümeden makul ve istikrarlı Perakende kararlarında ve projeksiyonlarda büyümeye geçiş yenilenme Alışveriş merkezlerinde belli alanlarda yoğunlaşma, Konsolidasyon, satın alma ve birleşmeler, yığınlaşma ve yanlış yabancılara satış işlev değişikliği Yabancıların katılımında artış Kurumsallaşma ve artan rekabet Bireysel yatırımcılardan kurumsal yatırımcılara geçiş Daha sağlıklı büyüme Bazı projelerde sıkıntı ve sonrasında sürdürülebilir ve Kiracı-Yatırımcı-Kreditör ilişkilerinde yeni denge sağlıklı yatırımlar Emlak-Arsa yatırımından perakende-gayrimenkul Alışveriş merkezlerinde daha sağlıklı büyüme yatırımına geçiş Perakende sektöründeki arz ile alışveriş merkezleri Yeni perakende markaların gelişmesi arzı arasında uyum Farklılaşma, hizmet kalitesinde artış, ihtisaslaşma, Alışveriş merkezleri arası artan rekabet marka çeşitlemesi, etkin yönetim Perakende sektöründe rekabetin bozulması Yeni yasal düzenleme büyümenin yavaşlaması Kaynak: GYODER 77
  • 74. 04 Fırsatlar, Üstünlükler, Tehditler ve Zayıflıklar
  • 75. 04 IV.A. Türkiye Perakende Sektörü SWOT Analizi Türkiye Perakende Sektörünün Güçlü Yönleri: • İki kıtanın birleştiği, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye coğrafi konumu gereği çok stratejik bir öneme sahiptir. • Ülkenin dinamik ve artan bir nüfusa sahip oluşu, perakende sektörünün pazarını büyütebilmesine katkıda bulunmaktadır. • Ekonomideki gelişme, satın alma gücündeki artış ve artan tüketim eğilimleri sektörün gelişimine katkı sağlamaktadır. • Bankacılık sisteminin güçlü olması hükümeti kriz döneminde bankaları kurtarmak için kamu parasını kullanmak durumunda bırakmayıp krizden daha çok etkilenen diğer sektörlere destek verilmesini sağlamıştır. • Diğer ülkelere kıyasla işgücü maliyetlerinin görece düşük olması, eğitimli ve eğitilebilir işgücünün varlığı sektörün gelişimi için bir avantaj oluşturabilir. • 3 büyük anakentin (metropolün) yanı sıra 1 milyon nüfusun üzerinde 15 kente sahip olan Türkiye, sektör pazarının gelişimi ve büyümesi için önem arz etmektedir. • 1996 yılından beri Avrupa Gümrük Birliği’ne üye olan Türkiye, ekonomik ve sosyal açılardan ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Ürünlerin serbest dolaşımına izin verilmesinin yanı sıra miktar kısıtlamalarının karşılıklı olarak kaldırılması perakende sektörü için bir avantaj teşkil etmektedir. • Turizm sektörünün hızla gelişmesinin perakende sektörüne olumlu yansımaları olmaktadır. • Kayıt dışı ekonominin önlenmesinde katkısı olan öncü sektörlerden birisidir. • İstanbul’a 3 saatlik uçuş mesafesindeki ülkelerde toplam 950 milyon kişi yaşamaktadır. • 2009 yılı içerisinde organize perakende sektörü, özel tüketimi artıran kampanya ve promosyonları ile enflasyonu düşürücü bir etki yaratmıştır. 79
  • 76. 04 Türkiye Perakende Sektörünün Zayıf Yönleri: • Yüksek cari işlemler ve bütçe açığı, işsizlik ve kayıt dışı ekonominin artışı gibi ekonomik sorunlar nedeniyle ekonomide istikrar sağlanamamaktadır. Bu tür politik problemleri aşmak zor ve yıpratıcı bir süreçtir. Bu da pek çok sektörü olduğu gibi perakende sektörünün gelişimini de olumsuz yönde etkilemektedir. • Yüksek işlem maliyetleri ve bürokratik zorluklar şirket kurulmalarında ve satın almalardan önce yapılan fizibilite çalışmalarında birer engel olarak ortaya çıkmaktadır. • Fazla mesai kısıtlamalarının gevşetilmesi gibi girişimlere rağmen, Türk işgücü piyasası hala uluslararası standartlara göre katı koşullara sahiptir. • Tüketiciye yönelik kredilendirme çeşitlerinin azlığı tüketiciyi kredi kartını yanlış kullanmaya yöneltmekte, alışveriş atmosferini olumsuz etkilemektedir. • Organize perakende sektörü ölçek ekonomisinden henüz tam anlamı ile faydalanamamaktadır. • Bilgi teknolojileri altyapıları yeterli düzeyde değildir. • Tedarik zinciri yönetiminin optimizasyonu konusunda yaşanan sıkıntıların maliyetlere yansıması yüksektir. • Sektör fiyatlandırma konusunda sıkıntı yaşamaktadır. Türkiye Perakende Sektörünün Fırsatları: • Sahip olunan altyapı olanaklarını kullanarak ve birtakım teşvikler vererek ülkeye gelen uluslararası doğrudan yatırımların arttırılması mümkün olabilir. Bu yatırımlar pazarın büyümesi ve kayıtiçi ekonominin gelişmesi için bir fırsat teşkil etmektedir. • Değerli Türk Lirasının enflasyonu düşürme ve mevcut iç talebi canlandırma üzerindeki etkileri ekonomide az da olsa bir iyileşme olduğunun bir göstergesidir. 80 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 77. 04 • Pazarın hala çok büyük bir kısmının geleneksel perakendecilerin elinde olması olgunlaşmamış Türkiye perakende sektörünü yerli ve yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi yapmaktadır. • Kadınlara iş imkanı sağlaması nedeniyle akıllı istihdam politikaları ile işsizliğin azaltılması için fırsatlar yaratmaktadır. • Perakende sektöründeki firmaların çok geniş bir ürün yelpazesinde kendi markalı ürünlerini tek bir mağaza çatısı altında müşterilerine sunma kapasitesi ve gücüne sahip olması sektörün geleceği için önemli bir fırsattır. • Rekabeti artırmak ve yerli/yabancı yatırımcıları cezbetmek için serbest ticaret anlaşmalarının uygulanmaya başlaması, Türkiye’ye yatırım yapmayı planlayan yabancılar için fırsat teşkil etmektedir. Türkiye’yi Bekleyen Tehditler: • Kriz sonrası meydana gelen ekonomik durgunluk, sektörün gelişimi için bir tehdit unsuru olmuştur. • Yüksek cari işlemler açığı Türkiye ekonomisi için önemli bir risk teşkil etmektedir. Türkiye’de son dönemde hızla büyüyen sektörlerin, daha fazla ithalata bağımlı olması Türkiye’nin cari açığının ileride daha da fazla önem kazanacak yapısal bir boyutu olduğuna işaret etmektedir. • Taslak halindeki perakende yasasının yarattığı belirsizlikler. • Makroekonomik istikrarsızlığın temel göstergelerinden biri olan enflasyon, diğer sektörler gibi perakende sektörünü de zaman zaman olumsuz yönde etkilemektedir. • Bölgesel siyasi, askeri çatışmalar ve ekonomik riskler perakende sektörü açısından yeni tehditler yaratabilmektedir. • Tüketicinin harcanabilir geliri ve alım gücündeki dalgalanmalar, perakende sektörünü doğrudan etkilemektedir. 81
  • 78. 04 IV.B. AB Katılım Müzakerelerinin Sektöre Etkisi Bilindiği üzere AB Komisyonu Türkiye ile 2005 yılında Türkiye’nin AB’ye katılımı için müzakerelerin başlatılmasına karar vermiştir. 35 ana başlık altında toplanan AB mevzuatı ve standartlarının Türkiye’de uygulamaya konulması için çalışmalar başlatılmıştır. 35 ana başlığın altında olan şirketler hukuku, rekabet politikası, gıda güvenliği, enerji, istihdam, çevre ve tüketicinin ve sağlığının korunması gibi AB katılım sürecinde uygulanacak düzenlemelerin perakende sektörü üzerinde belirleyici bir etkisi olacaktır. Türkiye’deki özel sektöre baktığımız zaman diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak geleneksel ve modern unsurların iç içe geçtiği bir yapının olduğunu görüyoruz. Perakende sektörü de kendi iç dinamikleri sebebiyle bu yapının en belirgin örneğini oluşturmaktadır. Bu açıdan gelenekselden modern perakendeciliğe geçişte AB normlarına uyum sürecinde yeniden düzenlenecek olan Türk Ticaret Kanunu ile kurumsallaşmanın artmasına paralel olarak perakende sektöründeki verimlilik de artacaktır. Ayrıca kurumsallaşma ile doğrudan yabancı yatırımların da artması modernleşme sürecine hız katacaktır. Modernleşme ile artan verimlilik rekabet gücünü de artıracaktır. Öte yandan istihdam ile ilgili olarak uygulanacak politikalar ile kayıt dışı istihdamın ve işsizlik oranının düşürülerek gerek devletin gelirlerinin artırılması gerekse toplumun refah düzeyinin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. Bu anlamda modern perakende sektörü AB uyum sürecinde ülkemizin en büyük sıkıntılarından biri olan ve sürdürülebilir büyümenin en önemli kilometre taşlarından birisi olarak kabul edilen istihdam sorununu çözmede özellikle işsiz gençlere ve kadınlara iş olanakları sağlaması bakımından öncü bir rol üstlenecektir. Rekabet politikaları da uyum sürecinin diğer önemli bir alt başlığı olarak ortaya çıkmaktadır. Pazardaki rekabet ortamının daha sağlam ve önceden görülebilir bir düzleme oturtulacağı politikalar ile özellikle şirket satın alımlarında yabancı ve yerli yatırımcıların, mevcut durumu satın alma işleminden önce iyi tahlil etmelerini ve pazarda hangi koşullar altında rekabet edecekleri konusunda daha iyi bilgiye sahip olmalarını sağlayacağından, perakende sektörünün gelişimine katkıda bulunacak ve haksız rekabetin ortadan kalkması sağlanacaktır. Ayrıca çevre ve enerji ile ilgili olarak yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemeler ile çevreye karşı daha duyarlı bir toplum bilinci yaratılarak kaynakların çevreye zarar vermeyecek bir şekilde sarf edilmesi ve alternatif enerji kaynaklarının kullanılmasının başlamasıyla enerji verimliliği sağlanacaktır. Organize perakende kuruluşlarının doğada hızlı çözünen poşetlerin kullanımına başlaması ve yine organize perakende kuruluşlarının ve AVM’lerin öncülüğünde alternatif enerji kaynakları kullanarak elektrik enerjisi üretimine geçilmesi, bu süreçte modern perakendecilerin çevre ve yaşamsal kaynaklara vermiş oldukları önemin güzel örnekleridir. Gıda güvenliği ve tüketicinin ve sağlığının korunmasına yönelik uygulamalar ile de tüketicilerin daha güvenli bir şekilde sağlıklı gıdalara erişimi ve tüketici haklarının korunması hedeflenmektedir. Özellikle perakende sektörünü yakından ilgilendiren bu uygulamalar, sağlıksız ve kalitesiz mal ticareti yapan kimi kuruşların denetim altına alınıp tüketicilerin sağlıklarını tehdit edecek unsurların ortadan kaldırılmasına olanak sağlayacaktır. 82 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 79. 04 Sonuç olarak, AB uyum süreci aslında ülkemizde büyük bir dönüşümü ifade etmektedir. Toplumun tüm kesimlerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen bu sürecin, yukarıda da detaylı olarak açıkladığımız nedenlerden ötürü perakende sektöründe de etkilerinin olacağına hiç şüphe yoktur. Geleneksellikten modernleşmeye hızlı adımlarda koştuğumuz bu süreçte organize perakendenin daha da güçlenerek ülke ekonomisine katacağı değer artacaktır. IV.C. Organize Perakende Sektöründe Öne Çıkan Olgular IV.C.1. Yerel Perakende Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Organize perakende sektörünün büyümesinin ivme kazandığı 2000’li yıllarda birçok önemli satın alma gerçekleşmiştir. 2000’li yılların başındaki ekonomik krizi takip eden dönemde indirim bazlı satış (discount stores) yapan firmaların yükselişiyle beraber 2004’te BİM 1.000ci mağazasını açmıştır. TESCO’nun 2003’te Kipa’yı satın alarak, Türk perakende sektörüne giriş yapması dünyada büyük yankı uyandırmış ve organize perakende sektörünün hareketlenmesinde etkili olmuştur. 2005’te pazarın zayıf oyuncuları büyük firmalara konsolide olmaya başlamış ve sırasıyla Migros, Tansaş’ı, Carrefour ise Gima’nın %60,18 ve Endi’nin %56 hissesini satın alırken çok uluslu dünya devi perakendecilerin Türkiye pazarındaki rekebeti kızışmaya başlamıştır. Aynı dönemde yerli süpermarketlerden Kiler, Canerler’e %51 ile iştirak etmiş, Ankara’lı Makromarket, Afra Market’i ve Nazar’ı satın alarak rekabete farklı bir boyut katmıştır. Bu rekabet 2007 yılına kadar diğer firmalarla beraber hızla devam etmiştir. 2007’de Migros Rusya’daki ortak girişimini satarken Koç Holding, Migros’taki çoğunluk hisselerini BC Partners’a satmış ve A101 ilk mağazasını Türkiye’deki müşterilerine açmıştır. 2007 yılında Yonca Mağazaları’nı bünyesine katan Migros, 2008 yılında da yerel bir zincir olan Maxi’yi mağazaları arasına katmıştır. 2008’de Maxi, alışveriş merkezlerini kapatıp Türkiye’deki ticaret hayatına son vermiştir. Aynı dönemde Kiler Holding Yimpaş’tan 15 mağaza kiralarken BİMde yükselişini sürdürerek 2.000. mağazasını müşterilerinin hizmetine sunmuştur. Makromarket 2008 yılında Kayserili Ofis Evim marketlerini bünyesine katarken, 2009 yılında Vipaş’ı satın alarak mağaza sayısını 110’a ulaştırmıştır. 2009’da ise PM gibi yerel firmalar kredi krizine yenik düşüp bir bir kapanmaya başlamıştır. Öte yandan 2003’te yerel firmaların önde gelen oyuncularından Teknosa, kendilerine ait olan İklimsa merkezlerine yatırım yaparak ilk büyük mağazasını açmıştır. 2006’da Kesa ve takip eden dönemde DSG ilk mağazalarını sırasıyla Darty ve Electro World olarak müşterilerine sunmuşlardır. Toys ‘R’ Us ve EP Türk ise perakende sektörüne veda etmiştir. 2007 yılında ise Media Markt pazara giriş yaparak ilk iş olarak Doğan Yayın Smile mağazalarını satın almıştır. Bugüne geldiğimizde ise, Best Buy 2009 Aralık ayında ilk mağazasını İzmir’de açarak Türk perakende pazarına girmiştir. 83
  • 80. 04 Sektörde yaşanan bu konsolidasyonlar ve yeni girişler ile güçlenen şirketlerin üretici firmalar üzerindeki pazarlık güçleri her geçen gün daha da artmaktadır. Artan rekabete bağlı olarak uygulanacak rasyonel fiyatlama stratejileri ve yaratıcılığın ön plana çıkacağı promosyonlarla perakendeciler değişen tüketici tercihlerine cevap vermeye çalışmaktadırlar. Bu süreçte artan pazarlık gücünün yanı sıra perakendeciler yapmış oldukları indirim kampanyalarında tedarikçilerini stratejik ortak gibi görüp kampanya süresince katlanılan masrafları onlarla paylaşmaktadırlar. Sonuç olarak Türkiye’nin son yıllarda en hızlı büyüyen sektörü olan perakende sektöründe son 10 yıl içerisinde büyük bir hareketlilik yaşanmaktadır. Yerli ve yabancı perakendecilerin büyüme trendinde olan Türkiye’ye ilgisi, her ne kadar küresel krizden sonra görece azalsa da, her geçen gün daha da artarken sektördeki rekabetten dolayı satın alma ve birleşmeler gündeme gelmektedir. PwC’nin yayımlamış olduğu “Glimmers amid the Gloom (2009)” raporuna göre önümüzdeki dönemde sektördeki büyüme devam edecek ve özellikle indirim mağazalarındaki gelişmeler sektörü etkileyecektir. Geleneksel perakendecilerin pazarın hala büyük kısmına sahip olması nedeniyle organik büyüme bundan sonra sektörde paylarını artırmak isteyen oyuncuların en önemli stratejisi olacaktır. Dünya’nın bir numaralı perakende devi olan Walmart’ın henüz Türkiye pazarına girmemiş olması da tam olarak olgunlaşmamış olan perakende sektöründe önümüzdeki dönemlerde ilginç satın almaların olabileceği yönündeki beklentileri güçlendirmektedir. IV.C.2. Tüketim Alışkanlıklarındaki Değişimler Kriz sonrasında tüketici tercihlerinde önemli değişiklikler olmuştur. Daha fazla fiyat odaklı alışveriş duyarlılığının artması sonucunda daha ucuz fiyatlı ürünlere yönelme eğilimi, özel markalı ürünlere olan talebi büyük oranlarda artırmış ve bu ürünler kriz döneminin en stratejik ürünleri haline gelmiştir. Artan fiyat duyarlılığının diğer bir sonucu da tüketicilerin daha sık alışveriş kanalı değiştirmeye başlaması olmuştur ve mağaza sadakatinde azalmalar gözlemlenmiştir (Nielsen). Öte yandan lüks tüketim mallarına yönelik harcamalar bu dönemde düşüş gösterirken, hazır giyim harcamaları da dönemsel olarak önemli ölçüde azalmıştır. Kriz dönemindeki en önemli davranış değişikliklerden birisi de dışarıda yemek yeme sıklığının gerilemesi olmuştur. Evde yemek yeme alışkanlıklarının artması, AVM’leri ziyaret eden müşterilerin sayılarında azalmalara neden olmuştur. İşte bu değişen tüketim alışkanlıkları ve artan rekabet koşulları arasında sıkışıp kalan perakendeciler, tüketicilerin isteklerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek için kriz döneminde farklı arayışlar içine girmişlerdir. Mevcut müşteri portföyünü korumak ve yeni müşterileri de çekebilmek kaygısı, büyük süpermarketleri ve hipermarketleri her zamankinden daha yoğun olarak indirim kampanyaları ve müşteri sadakat programları uygulamaya zorlamıştır. Bu süreçte iletişim organları etkin bir araç olarak görülmüş, medya kanalları aracılığıyla (televizyon, internet, telefon, gazete, dergi gibi) tüketiciler ile sürekli olarak etkileşimde bulunup tüketicilerin, uygulamış oldukları kampanya ve sadakat programlarından haberdar olmalarının sağlanması hedeflenmiştir. AVM içerisinde faaliyet gösteren hipermarketler ile diğer yiyecek, içecek hatta 84 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 81. 04 telekomünikasyon şirketleri ile de ortak kampanyalar düzenleyerek tüketicileri alışveriş merkezlerine çekmeye çalışmışlardır. Diğer bir değişim ise organize perakende sektörünün Anadolu’da hızlı bir şekilde gelişim göstermeye başlamasıdır. Modern perakendeciliğe dönüşümün esas olarak alışveriş alışkanlıklarının hızla değiştiği ve pazarın büyük ölçekli yatırımları büyük kentlerde gerçekleşirken, son yıllarda yaşanan rekabetin sonucunda artan yatırımlar ile birlikte Anadolu’daki birçok kent de bu dönüşümde yerini almaya başlamıştır. Sonuç olarak krizle beraber değişen tüketici tercihleri ile özel markalı (market markalı) ürünlerin seçiminin ve küçük formatlar ve indirim marketlerinin önemi artmış, perakendecilerin doğru fiyatlama stratejileri izlemeleri kaçınılmaz hale gelmiş ve perakendecilerin tedarikçilerden gelecek iyi promosyonlara olan ihtiyaçları artmıştır. IV.C.3. İşletme Verimliliğinin İyileştirilmesi Verimlilik, tüm sektörlerde olduğu gibi perakende sektöründe de değişen tüketici davranışları ve ağırlaşan rekabet koşulları nedeniyle performans değerlendirmesinde önemi her geçen gün artan bir performans kriteri olmuştur. Organize perakende sektörünün gelişimine bağlı olarak mağaza sayılarının artması ve şirket satın alımları ve birleşmeleriyle birlikte işletmeler büyümeye başlamış ve işletmelerin faaliyetleri daha karmaşık bir hale gelmiştir. Tüketici, tedarik zinciri yönetimi ve karlılık arasında sıkışan perakende sektöründeki firmalar için böyle bir ortamda verimliliklerini artırabilmek amacıyla sürekli olarak yeni teknolojik gelişmeleri işletmelerinin ihtiyaçları doğrultusunda uygulamaları bir zorunluluk olarak gündeme gelmiştir. Bütün bunların sonucunda işletmelerde verimliliği kalıcı kılmak, hata ve suistimali en az seviyeye indirebilmek için bir iç kontrol sisteminin kurulması ve yönetilmesi önemli bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Ancak iç kontrol sisteminin kurulabilmesi için belli bir maliyete ve bu sistemde çarkların düzgün çalışabilmesi içinse belirli bir düzeyde kurumsallaşmaya ihtiyaç vardır. İşte bu noktada kurumsallaşmış olan organize perakendeciler, sektördeki diğer oyunculara nazaran verimlilik konusunda daha ileri bir düzeydedirler. Modern perakendecilerin geleneksel perakendecilere göre sahip oldukları kurumsal yönetim bilgileri ve tecrübeleri, işletme faaliyetlerinin etkin bir şekilde idame edilmesinde büyük rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalara göre, geleneksel perakendecilikte işletme sahibinin yönetim işlevini tek başına üstlenmesinden dolayı çeşitli zayıflıklar ortaya çıkmakta olup bunların başında işletme sahibinin bilgi ve tecrübe eksikliğinin, doğrudan işletme yönetimine yansıması ve planlama tekniklerinden yeterince yararlanılmaması gelmektedir. Öte yandan etkin planlamaların yapıldığı, barkod yöntemiyle etkin satış yapabilme kabiliyeti ve stokların daha etkin bir şekilde yönetilmesi için ileri teknoloji ve uygulamaların yoğun olarak kullanıldığı modern perakendecilikte daha verimli performans sergilendiği yadsınamaz bir gerçektir. 85
  • 82. 04 ABD’de McKinsey tarafından önceki yıllarda yapılan araştırmaya göre, modern kesimin gelenekselin 3 katı daha verimli çalışmış olduğu sonucu çıkmıştır. Tüm ekonomiye katma değer sağlayan perakende sektöründe sağlanan bu verimlilik, diğer alanlara da dinamizm kazandırmaktadır. Üreticiler ürün kalitelerini artırarak yaşanan fiyat rekabetinin dışında kalmamaya çalışmaktadırlar. İşletmeler ayakta kalabilmek için maliyetlerini düşürecek daha planlı, hızlı ve istikrarlı üretim politikaları geliştirmektedirler. Tüm bunlar sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası arenada da rekabet edebilirlik ve hatta rekabet üstünlüğü sağlayabilmektedir. Organize perakendecilik ülke ekonomisi için bir anlamda standardizasyon getiren itici bir güç olmuştur. ABD’deki Modern Kesimin Verimlilik Seviyesi Verimlilik Modern 75 1. Verimsiz çalışan geleneksel sektör halen istihdamın önemli bölümünü oluşturuyor. 2. Modern kesim gelenekselin üç misli daha verimli çalışıyor. Ortalama: 25 3. Geleneksel kesimin hayatta kalabilmesindeki temel avantajı kayıtdışı çalışması 22 Geleneksel Hacim Kaynak: McKinsey Perakendecilik Sektöründe Verimlilik Artışının Kaynakları Verimlilik Modern 75 (3) 1. Modern sektörün genişlemesi 2. Geleneksel sektörün modern sektörle rekabet Modern edebilmek için verimliliğini arttırması 3. Modern sektörde verimlilik artışı (2) 22 Geleneksel (1) Hacim Kaynak: McKinsey 86 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 83. 04 Ölçek Ekonomisi Verimliliği etkileyen önemli unsurlardan birisi de ölçek ekonomisidir. Özellikle küresel krizin patlak vermesinden sonra krizi en az hasarla atlatabilme gayreti içinde olan işletmelerde verimlilik ve verimli büyüme tekrar en önemli gündem maddeleri olmuştur. Büyümeye paralel olarak yukarıda da bahsetmiş olduğumuz ileri teknolojilerin kullanılması, sektördeki verimliliği önemli ölçüde artırmıştır. Sektörde olan tüm bu değişimlerin temel sebebi tüketici tercihlerinin ve taleplerinin sürekli olarak değişmesidir. Esnek bir yapıda olan tüketici tercihlerinin piyasa koşullarına göre değişkenlik göstermesi sonucunda, bunlara cevap verebilmek için işletmeler sürekli olarak değişim ve arayış içine girmişlerdir. Hacimlerinin büyük olması, farklı tüketici tercihlerinin ve satın alma güçlerinin olduğu bölgelerde operasyonlarını sürdürmeleri, satmış oldukları ürün çeşitliliği ve tedarikçilerinden yüksek miktarlarda alım yapmaları nedeniyle, organize perakendecilerin daha ucuza satın alma imkanları doğmaktadır. Böylelikle modern perakendeciler, satın alma maliyetlerini düşük tutabilmektedirler. Böylece, tüketiciye daha düşük fiyatlarla, çeşitli indirimler veya promosyonlarla ürün satabilme imkanına sahip olmaktadırlar. Tüketiciler de verimlilik ve ölçek ekonomisinin doğal sonucu olarak geleneksel perakendecilerin sunmuş olduğu ürünü modern perakendecilerden daha ucuza satın alabilme fırsatını yakalamaktadırlar. Bunun sonucunda pazarda tüm perakendeciler arasında fiyat savaşları yaşanmakta ve özellikle düşük gelir düzeyine sahip olan insanların daha çok alışveriş yapabilme ve ihtiyaçlarını karşılayabilme imkanları oluşmaktadır. Öte yandan, modern perakendeciler değer zincirleri içinde lojistik kanallarını güçlendirmiş olduklarından, verimlilik için önemli olan stok yönetimini de etkin bir şekilde gerçekleştirebilmektedirler. Böylelikle ölçek ekonomisinin sonucu olarak yapılan toplu satın alımların etkili bir biçimde dağıtılması sağlanmaktadır. 87
  • 84. 05 Türkiye Perakende Sektöründe Öncü Firmalar ve Pazar Payları
  • 85. 05 V.A. Türkiye Perakende Sektöründe Firma Bazlı Pazar Payları Yakın geçmişe bakacak olursak, 1990’a kadar, Türkiye’de perakende sektörü geleneksel mağazalardan oluşmakta, gıda ve meşrubatla ilgili olarak bu sektör, bakkallar ve açık kasaba pazarlarını, giysi söz konusu olduğunda butikleri kapsamakta ve hepsi de kent merkezleri içinde yoğunlaşmaktaydı. 1990’dan sonra süpermarketlerin açılmaya başlaması bir ölçüde modern perakende sektörünün başlangıcının habercisi olmuş bunun ardından, birçok büyük perakendeci İstanbul’da ticarete başlamıştır. Bunların ilki Metro olmuş ve bunu Migros izlemiştir. Türkiye’de Modern Ticaretin Gelişimi 1925 1996 2006 2008 1926 1961 1987 1999 1923 1960 2001 Ekonomik Kriz Çok Partili Döneme Geçiş 1988 Cumhuriyetin kuruluşu 1966 2008 Açık Ekonomiye Geçiş 2006 2000 1964 2008 1975 1996 2008 1992 1976 2006 1990 Kaynak: Nielsen Halihazırda Türk perakende sektörünün yaklaşık %60’ının geleneksel, %40’ının ise modern (organize) perakende sektörüne ait olduğu tahmin edilmektedir. Planet Retail’in tahminlerine göre, sektördeki en büyük 5 oyuncunun pazar payı %20’nin altındadır. Bunlar Migros, Carrefour, BİM, Metro ve Tesco olarak sıralanmaktadır. Yurtiçi indirim zinciri BİM, 2008 yılı itibarıyla Türkiye’de 2.560 tane mağazası ile faaliyetini sürdürürken, Migros 2008 yılında BC Partners’a devrinden beri büyümeye dayalı olarak her hafta 8 adet mağaza açmaktadır (“Glimmers Amid the Gloom” Raporu – PwC). Tüm bu unsurlar dikkate alındığında son on yılda yaşanan AVM sayılarındaki hızlı artış ile birlikte 10 milyon metrekarelik satış alanına ulaşan ve son üç yıl içinde 450 bin kişiye iş olanağı sunan organize perakende sektörünün önümüzdeki yıllarda da Türkiye ekonomisi içindeki öneminin giderek artacağı ve yerli ve yabancı yatırımlar için cazibe merkezi olma konumunu devam ettireceğine hiç şüphe yoktur. Ancak yatırımların, 2009 yılındaki artan işsizlik, Türk parasının değer kaybetmesi ve yurtiçi kredi kısıtlamaları yüzünden düşen müşteri güveni dolayısıyla yavaşladığı da bir gerçektir. 89
  • 86. 05 Öte yandan, AB ülkelerinde her bir milyon nüfusa ortalama 15 hipermarket ve 150 süpermarket düşerken, bu rakam Türkiye’de henüz 3 hipermarket ve 17 süpermarket civarındadır (Planet Retail). Türkiye’de gıda ve içecek 2004’te toplam özel nihai tüketim harcamasının %26,4’ü iken, bu rakam 2008’de %22,6 olmuştur (TÜİK). Aynı dönemde konut ve kira harcamalarının payı %27’den %29’a yükselmiştir. Türk beyaz eşya ve tüketici elektronikleri sanayileri çok gelişmiş ve esas olarak ihracat yönelimlidir ve birçok yerli şirket çeşitli büyük uluslararası şirketlerden alınan lisanslar çerçevesinde geniş çeşitlilikte beyaz eşya üretmektedir. Geçen on yıl süresince, yerli üreticiler kendi aralarında ve Unilever, Coca Cola, Nestlé, Philip Morris, BAT, JTI, Bosch, Siemens, Procter & Gamble ve Gillette gibi büyük uluslararası şirketlerin rekabeti ile yüzleşmek durumunda kalmıştır. Bu rekabet süreci daha zayıf olan yerli şirketlerin piyasadan çekilmesine yol açmıştır. Geride kalanlar uluslararası rakiplere karşı rekabetçi olmaya devam ederek Orta Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında güçlü bir itibar elde etmişlerdir. Kalite ve hijyen bilincinin artmasına rağmen, Türk tüketiciler hala geleneksel alışveriş alışkanlıklarını sürdürmektedir. Taze meyve ve sebze gibi büyük tüketici ürünleri yelpazesi için mahallelerdeki düşük fiyatlı açık pazarlar hala yaygın durumdadır. AB’deki perakende pazarında yaşanan gelişimi ele alacak olursak, modern perakende sektörünün, geleneksel perakende sektöründen pazar payı kazanmaya başlaması, perakende sektöründeki istihdam verimliliği seviyesinin, ölçek ekonomisi ve uluslararası pazarlara yayılmanın faydalarının yanı sıra tedarik zinciri yönetiminde modern bilgi işlem sistemlerinin de kullanılması ile arttığı çok açıktır. AVM yatırımlarının ve sektördeki rekabetin gelişimine paralel olarak sayıları günden güne artan zincir mağazaların etkisiyle organize perakendenin toplam sektördeki payı artmaktadır. Euromonitor tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre 2003 ile 2008 yılları arasında mağaza bazlı perakendecilerin satışları gıdada 132.673 milyon TL’den 189.813 milyon TL’ye çıkarak %30,5’lik bir büyüme gösterirken aynı dönemde gıda dışı satışlarda ise %57,2’lik bir artış gerçekleşmiştir. Organize perakendenin hızlı bir gelişim gösterdiği bu yıllarda özellikle hipermarketlerde ve indirim mağazalarında gıda satışlarındaki artış dikkat çekmektedir. 90 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 87. 05 Sektörlere Göre Mağaza Bazlı Perakende Satışları: 2003-2008 Milyon TL 2003 2004 2005 2006 2007 2008 Mağaza bazlı 132.673,2 139.182,1 144.183,3 155.766,6 173.079,1 189.812,6 Gıda 70.145,0 72.097,6 73.869,5 78.226,2 86.173,7 91.504,3 Hipermarketler 2.022,8 2.180,8 2.322,0 3.042,6 4.343,0 5.298,5 Süpermarketler 15.163,2 16.101,5 16.861,9 19.020,2 22.824,2 25.061,0 İndirim Mağazaları 3.069,4 3.492,6 3.927,5 4.870,0 7.207,7 8.879,8 Küçük Gıda Perakendecileri 32.242,0 32.527,8 32.850,2 33.247,3 33.626,4 33.929,0 Gıda/İçecek/Sigara 17.647,5 17.795,0 17.908,0 18.046,0 18.172,3 18.335,9 Diğer Gıda - - - - - - Gıda Dışı 62.528,2 67.084,5 70.313,8 77.540,5 86.905,4 98.308,3 Karışık Perakendeciler 949,7 1.041,8 1.172,3 1.373,3 1.789,1 2.059,5 Sağlık ve Güzellik 8.878,8 8.954,6 9.090,8 9.292,6 9.499,6 9.861,9 Giyim ve Ayakkabı 15.234,0 15.511,0 16.162,5 17.552,5 19.307,7 21.624,6 Ev ve Bahçe 13.295,2 13.989,2 14.650,8 15.965,3 17.469,8 19.106,2 Elektronik ve Ekipman 13.558,7 15.586,1 15.714,9 16.659,4 17.764,6 19.949,7 Boş Zaman ve Kişisel Bakım 10.611,8 12.001,8 13.522,6 16.697,5 21.074,5 25.706,4 Kaynak: Euromonitor- 2008 91
  • 88. 05 V.B. Başlıca Perakende Şirketleri - 2008 (TurkishTime 2009) Konsolide Ciro Mağaza Satış Alanı Çalışan Ziyaretçi Sayısı Kategori Sıra Mağaza Adı (TL) Sayısı (m2) Sayısı (Yıllık) Aksesuar   1 Goldaş - Assortie 3.240.137.143 103 --- --- ---   2 Atasay 139.967.464 118 7.900 504 ---   3 Jeaneration 22.859.040 72 13.737 910 --- Euromoda, Prenses   4 19.650.000 78 520 450 --- Bijuteri   5 Konyalı Saat 8.773.506 20 1.060 63 ---   6 Saat & Saat 8.577.465 36 2.060 166 ---   7 Şişli Optik 8.500.000 12 1.230 76 --- Büyük Mağazacılık   1 Boyner 456.484.542 76 111.500 4.000 ---   2 Çetinkaya 376.691.004 18 79.000 2.334 ---   3 YKM 369.465.000 59 131.412 4.100 33.000.000   4 Mudo 214.000.000 88 82.972 1.641 19.773.805 Beyaz Eşya ve Elektronik   1 Arçelik 6.775.538.000 --- --- 2.500 ---   2 KVK 2.053.151.701 --- --- 2.500 ---   3 Genpa / Genpatach 1.799.122.198 2.011 100.880 --- ---   4 Vestel 1.259.402.224 1.050 135.000 4.025 ---   5 Teknosa 1.020.478.907 231 80.000 --- 5.500.000   6 Telpa 619.623.532 --- --- --- ---   7 Indesit 459.604.081 --- --- --- ---   8 Başarı Ticaret 368.104.000 --- --- --- ---   9 Bimeks 258.377.773 29 18.600 401 ---   10 Mediamarkt / Saturn 234.100.000 11     --- Ev Geliştirme   1 İstikbal 1.016.900.000 986 1.100.000 --- ---   2 Kale Seramik 400.244.285 --- --- --- ---   3 Merinos Halı 292.602.093 65 106.000 --- ---   4 Tekzen 196.500.000 26 71.000 1.050 ---   5 Özdilek 176.850.000 18 45.000 950 ---   6 Çilek 174.230.000 104 30.940 456 ---   7 Kütahya Porselen 159.065.302 36 100.000 3.000 1.000.000   8 Ege Seramik 152.867.082 --- --- --- ---   9 Yataş 133.664.662 --- --- --- ---   10 Seranit 114.335.765 85 --- 70 --- 92 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 89. 05 (devamı) Konsolide Ciro Mağaza Satış Alanı Çalışan Ziyaretçi Sayısı Kategori Sıra Mağaza Adı (TL) Sayısı (m2) Sayısı (Yıllık) Giyim   1 LC Waikiki 1.048.885.224 252 222.101 12.963 ---   2 Koton 356.000.000 210 126.000 1.427 ---   3 Colin’s 355.010.000 434 90.000 --- 48.000.000   4 Sarar 316.500.000 139 42.204 946 4.500.000   5 Collezione 265.078.500 129 34.000 2.000 ---   6 Mavi Jeans 216.313.000 145 59.303 1.325 --- Vakko - Vakkorama -   7 195.145.815 30 14.650 708 --- V2K Designers   8 Kiğılı 171.399.114 139 26.302 1.198 1.341.750   9 Defacto 112.928.413 73 22.122 422 --- United Colors of   10 106.319.000 131 5.695 190 1.673.707 Benetton   11 Desa 102.505.025 66 13.500 336 1.550.000 Damat - Tween -   12 101.086.674 89 26.000 594 2.600.000 ADV - D's   13 Ayakkabı Dünyası 90.752.922 30 20.967 550 ---   14 Mithat Selection 85.000.000 11 4.000 65 140.000   15 Dagi - Eros 72.590.400 50 7.830 210 650.000   16 NETWORK 69.215.000 57 9.245 127 ---   17 Derimod 64.149.271 41 --- --- ---   18 Polo Garage 61.274.198 57 15.188 431 ---   19 Roman 58.950.000 43 27.000 167 ---   20 Journey 54.365.000 84 12.250 400 ---   21 Fabrika 54.314.000 61 10.195 89 --- Kişisel Bakım   1 Tekin Acar Cosmetics 82.700.300 47 6.888 325 ---   2 Inglot 1.121.608 10 371 25 --- 93
  • 90. 05 (devamı) Konsolide Ciro Mağaza Satış Alanı Çalışan Ziyaretçi Sayısı Kategori Sıra Mağaza Adı (TL) Sayısı (m2) Sayısı (Yıllık) Kitap Eğlence   1 D&R 183.400.000 73 30.520 725 42.000.000 Joker & Maxitoys &   2 57.696.982 67 19.403 430 2.535.000 Jokerland   3 Kiddyland 8.253.000 36 8.965 145 --- Market Migros, Tansaş, Şok,   1 5.073.746.000 1.191 697.565 15.348 300.000.000 Macrocenter, 5M   2 BİM 4.242.412.000 2.560 --- --- --- 3 Carrefoursa 2.168.743.311 147 320.985 5.205 ---   4 Metro Market 1.710.049.394 14 --- --- --- Bizim Toptan Satış   5 1.284.705.149 90 140.000 970 --- Mağazaları   6 Kipa 1.157.346.457 99 --- --- ---   7 Diasa 630.000.000 631 --- --- ---   8 Real Hipermarketleri 621.857.615 13 --- --- ---   9 Kiler 593.561.083 163 158.144 3.840 ---   10 Makromarket 593.362.529 104 103.820 3.405 37.818.937   11 ATÜ 561.828.644 --- --- --- ---   12 Adese 507.342.218 134 103.508 3.666 55.000.000   13 Şaypa 210.000.000 31 46.500 1.200 12.415.000   14 Pekdemir 185.000.000 33 30.000 1.050 13.140.000   15 Uğur Center 157.200.000 22 14.000 544 --- Genpa Shopping   16 150.000.000 62 27.000 700 23.000.000 Centers   17 Özdilek 144.100.000 10 32.000 850 ---   18 Groseri 131.269.018 15 11.940 860 7.422.647   19 Altunbilekler 125.019.957 34 13.952 709 ---   20 Öğütler Süpermarket 112.922.000 15 8.900 520 --- Özhan Marketler   21 85.845.782 22 17.233 600 --- Zinciri 94 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 91. 05 Alışveriş Merkezleri: Cafe - Konsolide Ciro Konsolide Ciro Ziyaretçi Sayısı Otopark Kapalı Alan Mağaza SIra Alışveriş Merkezi Adı Restaurant 2008 (TL) 2007 (TL) (Yıllık) Kapasitesi (m2) Sayısı Sayısı İstanbul Cevahir 1 --- --- --- 2.500 348.299 343 22 Alışveriş Merkezi 2 Kentpark A.V.M. --- --- --- 3.500 285.000 206 8 Palladium 3 --- --- --- 2.250 262.500 160 29 Alışveriş Merkezi 212 İstanbul 4 --- --- --- 3.300 235.000 180 15 Outlet Power Anteras Alışveriş 5 ve Yaşam --- --- 12.000.000 5.000 220.000 207 32 Merkezi Korupark 6 --- --- 11.000.000 2.500 169.000 196 26 Alışveriş Merkezi Optimum Outlet ve 7 Eğlence Merkezi 30.000.000 --- 933.574 1.600 138.000 163 29 (İstanbul) Profilo Alışveriş 8 --- --- 10.000.000 1.300 117.000 209 --- Merkezi Malatyapark 9 Alışveriş ve --- --- --- 2.000 113.000 176 18 Yaşam Merkezi Agora Alışveriş 10 --- --- 8.150.000 2.100 89.000 178 14 Merkezi 11 İstinyepark --- --- --- 3.200 85.250 276 45 Carousel 12 Alışveriş ve --- --- 12.775.000 750 76.500 116 16 Yaşam Merkezi Capitol Alışveriş 13 ve Eğlence --- --- 12.000.000 1.148 72.440 140 26 Merkezi Armonipark 14 98.530.624.000 --- 6.362.838 1.000 71.000 91 22 Outlet Center 95
  • 92. 05 (devamı) Cafe - Konsolide Ciro Konsolide Ciro Ziyaretçi Sayısı Otopark Kapalı Alan Mağaza SIra Alışveriş Merkezi Adı Restaurant 2008 (TL) 2007 (TL) (Yıllık) Kapasitesi (m2) Sayısı Sayısı Kent Meydanı 15 --- --- 5.757.754 800 70.624 105 19 Alışveriş Merkezi Optimum Outlet ve 16 Eğlence Merkezi --- --- 8.259.338 1.750 69.500 167 29 (Ankara) 17 As Merkez --- --- 7.900.000 2.300 66.000 77 12 Karum İş ve 18 --- --- 5.000.000 700 62.000 486 4 Alışveriş Merkezi Metrocity Levent 19 --- --- --- 1.200 60.000 165 28 Alışveriş Merkezi Zafer Plaza 20 Alışveriş ve --- --- 12.000.000 625 57.112 122 15 Yaşam Merkezi Atrius Alışveriş 21 --- --- 4.000.000 1.000 56.000 67 8 Merkezi Olivium Outlet 22 --- --- 10.331.960 1.000 50.000 134 21 Center Kaynak: TurkishTime 2009 96 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 93. 05 V.B.1. Gıda Perakende Zincirleri 2008 yılı genelinde organize gıda perakendesi ciro değişimi, Türkiye’deki gıda tüketimi harcamalarındaki değişimin önünde seyretmiştir. Öte yandan, 2008 yılı 4. çeyreğindeki bu tablo tersine dönmüş, krizin etkileri ile geleneksel gıda perakendesinin satışları artmıştır. 2008 Yılı Gıda Tüketimi Harcamaları ve Organize Gıda Perakendesi Ciro Değişimleri %14 %15,0 %10,0 %6,2 %7 %4,5 %4 %5,0 %2,4 %1,9 %1,8 %0,2 %0,0 %-5,0 %-5,0 %-10,0 2008 2008-I 2008-II 2008-III 2008-IV Gıda Harcamaları Organize Gıda Perakendesi Kaynak: TÜİK, AMPD Türkiye’deki gıda perakende şirketlerinin pazar paylarına bakıldığında 2004 ile 2008 yılları arasında Migros’un ilk sırada yer aldığını görüyoruz. Migros’un Tansaş’ı 2005 yılında satın almasının 2006 yılındaki pazar payının %4,8’e yükselmesinde önemli etkisi olmuştur. Aynı dönemde BİM pazarda ikinci sırada yer almaktadır. Özellikle 2007 ve 2008 yıllarındaki pazar paylarındaki artışla BİM dikkat çekmektedir. Carrefour pazarda 3’üncü sırada yer alırken, pazar payındaki artış bakımından Migros ve BİM’in gerisinde kalmıştır. Carrefour’un 2005 yılındaki pazar payının %2,1’e çıkmasında Gima’yı satın almasının etkisi olmuştur. Türkiye’de geleneksel gıda perakendeciliğinin hala güçlü olmasından dolayı “diğer” kategorisinin büyük kısmını geleneksel pazarlar oluşturmaktadır. Ancak organize perakendeciliğin gelişimine paralel olarak geleneksel pazarların payı düşmektedir. 97
  • 94. 05 Türkiye’deki başlıca gıda perakendecilerinin satış gelirleri ve 2013 satış tahminleri: Satış Gelirleri 14.000 12.000 Milyon ABD Dolar 10.000 8.000 2013 6.000 2008 2003 4.000 2.000 0 Makromarket Carrefour Migros Adese Tesco Metro Bizim A101 Kiler BIM Kaynak: Planet Retail Gıda perakendecilerinin pazar payları mağaza formatı bazında incelendiğinde tek tip mağaza formatında operasyonlarını sürdüren BİM 2008 yılında %4,3’lük pazar payı ile ilk sırada yer almaktadır. Tansaş ve Carrefour %1,8 ve %1,3’lük pazar payları ile sırasıyla ikinci ve üçüncü sıradadırlar. Migros ise Tansaş dışında farklı mağaza formatlarında da hizmet verdiğinden pazar payı aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere bölünmüştür. Gıda Perakende Şirketlerinin Pazar Payları (%) – (2004-2008)   2004 2005 2006 2007 2008 Migros Ticaret A.Ş. 2,6 3,1 4,8 5,1 5,5 BİM Birleşik Mağazacılık A.Ş. 1,9 2,3 2,8 3,5 4,3 Carrefour SA Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi 1,7 2,1 2,4 2,4 2,5 A.Ş Tesco Kipa Kitle Pazarlama Ticaret ve Gıda Sanayi 0,5 0,6 0,8 1,1 1,4 A.Ş Kiler Alışveriş Hizmetleri A.Ş. 0,3 0,4 0,7 0,7 0,8 Petrol Ofisi A.Ş. 1,2 0,8 0,8 0,7 0,7 Metro Grup 0,5 0,5 0,5 0,5 0,5 Şeref Makromarket A.Ş. 0,1 0,1 0,2 0,4 0,4 98 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 95. 05 (devamı) Gıda Perakende Şirketlerinin Pazar Payları (%) – (2004-2008)   2004 2005 2006 2007 2008 Shell&Turcas Petrol A.Ş. - - - 0,4 0,4 Total Oil Türkiye A.Ş. 0,1 0,1 0,1 0,1 0,1 Shell Türkiye Ltd. 0,1 0,2 0,3 - - Turcas Petrol A.Ş. 0,1 0,1 0,1 - - Tansaş A.Ş. 1,5 1,8 - - - Gima Türk A.Ş. 1,1 - - - - Canerler Gıda Sanayi 0,3 - - - - Diğer 87,9 87,9 86,5 85,2 83,5 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0         Kaynak: Euromonitor Gıda Perakendecileri Mağaza Formatında Pazar Payları (%) – (2005-2008)   Mağaza adı Şirket 2005 2006 2007 2008 BİM BİM Birleşik Mağazacılık A.Ş. 2,3 2,8 3,5 4,3 Tansaş Migros Türk TAŞ - 1,7 1,7 1,8 Carrefour SA Carrefour Sabancı Carrefour 1,0 1,2 1,1 1,3 Ticaret Merkezi A.Ş. Tesco Kipa Kitle Pazarlama Kipa 0,6 0,8 1,1 1,3 Ticaret ve Gıda Sanayi A.Ş. MMM Migros Migros Türk TAŞ 0,7 0,7 0,8 0,9 Kiler Kiler Alışveriş Hizmetleri A.Ş. 0,4 0,7 0,7 0,8 MM Migros Migros Türk TAŞ 0,8 0,8 0,8 0,8 Carrefour SA Carrefour Sabancı Carrefour Ekspress - - - 0,8 Ticaret Merkezi A.Ş. 5M Migros Türk TAŞ - - 0,6 0,8 Şok Migros Türk TAŞ 0,6 0,6 0,7 0,7 Petrol Ofisi Benzin Petrol Ofisi A.Ş. 0,8 0,8 0,7 0,7 İstasyonu Marketleri Real Metro Grup 0,5 0,5 0,5 0,5 99
  • 96. 05 (devamı) Gıda Perakendecileri Mağaza Formatında Pazar Payları (%) – (2005-2008)   Mağaza adı Şirket 2005 2006 2007 2008 M Migros Migros Türk TAŞ 0,5 0,5 0,5 0,5 Makromarket Şeref Makromarket A.Ş. 0,1 0,2 0,4 0,4 Shell Shop Shell&Turcas Petrol A.Ş. - - 0,4 0,4 Carrefour SA Carrefour Sabancı DiaSA/Endi 0,3 0,4 0,4 0,4 Ticaret Merkezi A.Ş. Tesco Kipa Kitle Pazarlama Kipa Ekspress - 0,0 0,1 0,1 Ticaret ve Gıda Sanayi A.Ş. Carrefour SA Carrefour Sabancı Gima/Carrefour Ekspress 0,7 0,7 0,7 - Ticaret Merkezi A.Ş. HP Migros Migros Türk TAŞ 0,5 0,5 - - Tansaş Tansaş A.Ş. 1,7 - - - Diğer 88,4 87,2 85,5 83,6 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0         Kaynak: Euromonitor 2008 Yılı Gıda Tüketimi Harcamaları ve Organize Gıda Dışı Perakende Ciro Değişimleri %16 %18 %20 %13 %13 %10 %0,5 %-0,5 %0 %-10 %-7 %-6 %-7 %-20 %-16 2008 2008-I 2008-II 2008-III 2008-IV Gıda Dışı Harcamalar Organize Gıda Dışı Perakende Kaynak: AMPD V.B.2. Gıda Dışı Perakende Zincirleri 2008 yılında toplam gıda dışı harcamalar düşerken, organize gıda dışı perakende satışları çeyrekler bazında bir önceki yılın aynı dönemine göre yükseliş göstermiş, özellikle 2. ve 3. çeyrekte önemli bir büyüme yakalamıştır. 100 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 97. 05 2008 yılında satışlarını yüksek tutmayı başaran organize gıda dışı perakende sektörünün öncü şirketleri, önceki yıllardaki pazar paylarını da büyük oranda korumayı başarmıştır. Gıda Dışı Perakende Şirketlerinin Pazar Payları : (%) değeri 2004-2008   2004 2005 2006 2007 2008 Arçelik A.Ş. 10,7 10,4 10,1 9,8 9,9 Goldaş Kuyumculuk Sanayi A.Ş. 1,0 3,3 4,1 5,2 6,6 Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş. 5,9 6,3 5,6 5,3 5,3 BSH 2,2 2,1 2,3 2,3 2,0 Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş. 0,3 0,7 1,0 1,3 1,3 Indesit Co Beyaz Eşya A.Ş. 0,6 0,7 0,9 1,0 1,0 Atasay Kuyumculuk A.Ş. 0,9 1,0 1,1 1,0 0,9 Tema Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş. 0,4 0,5 0,6 0,8 0,7 Gülaylar Uluslararası Kuyumculuk A.Ş. 0,3 0,3 0,4 0,4 0,6 Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. 0,5 0,5 0,5 0,5 0,6 Boytaş Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş. 0,4 0,5 0,5 0,5 0,5 MAPA Mobilya ve Aksesuar A.Ş. - 0,1 0,3 0,3 0,4 YKM A.Ş. 0,3 0,4 0,4 0,4 0,4 Koçtaş Yapı Marketleri Ticaret A.Ş. 0,2 0,3 0,4 0,4 0,4 Unitim Tekstil Giyim Pazarlama Sanayi ve Ticaret 0,1 0,1 0,2 0,3 0,3 A.Ş. Gülyılmazlar Tekstil Sanayi Tic.A.Ş. 0,4 0,4 0,4 0,3 0,3 BBA Beymen Boğaziçi Alboy Mağazacılık 0,1 0,2 0,4 0,4 0,3 Tekstil San.ve Tic A.Ş. Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Fabrikaları A.Ş. 0,3 0,3 0,3 0,3 0,3 Sarar Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş. 0,3 0,2 0,3 0,3 0,3 Electro World - - - 0,1 0,3 Diğer 75,0 71,8 70,3 69,1 67,6 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: Meslek odaları, ticaret basını, şirket araştırmaları, ticari röportajlar, Euromonitor Uluslararası tahminler Gıda dışı perakende şirketlerinin pazar payları incelendiğinde 2004 ile 2008 yılları arasında Arçelik’in ilk sırada olduğu görülmektedir; ancak bu veriye ihracat cirosunun da dahil edildiği göz önüne alınmalıdır. Ancak Arçelik’in pazar payı 2004 yılından beri düşüş eğilimindedir. Türkiye’nin son 10 yılda en hızlı büyüyen şirketi olan Goldaş 2008 yılında 6,6’lık pazar payı ile ikinci sırada yer 101
  • 98. 05 alırken 2004 yılında %1 olan pazar payını %6,6’ya çıkararak büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. 2005 yılında %6,3’lük pazar payı ile dikkat çeken Vestel ise 2008 yılında %5,3 ile üçüncü sırada yer alarak ikinciliği Goldaş’a kaptırmıştır. Yukarıda şirket bazında incelemiş olduğumuz gıda dışı perakende kanallarının marka bazında 2005-2008 yıllarındaki pazar payları aşağıda özetlenmiştir. Gıda Dışı Perakende Marka Bazında Pazar Payları; % değeri 2005-2008 % perakende değeri (satış vergileri hariç) Marka Şirket 2005 2006 2007 2008 Arçelik Arçelik A.Ş. 7,3 7,2 7,0 7,0 Goldaş Goldaş Kuyumculuk San. A.Ş. 3,3 4,1 5,2 6,5 Vestel Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş. 6,3 5,6 5,3 5,3 Beko Arçelik A.Ş. 3,1 3,0 2,8 2,9 Bosch BSH 2,1 2,3 2,3 2,0 Teknosa Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş. 0,7 1,0 1,3 1,3 Ariston Indesit Co Beyaz Eşya A.Ş. 0,7 0,9 1,0 1,0 Atasay Atasay Kuyumculuk A.Ş. 1,0 1,1 1,0 0,9 LC Waikiki Tema Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş. 0,5 0,6 0,8 0,7 Gülaylar Gülaylar Uluslararası Kuyumculuk A.Ş. 0,3 0,4 0,4 0,6 Boyner Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. 0,5 0,5 0,5 0,6 Bellona Boytaş Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş. 0,5 0,5 0,5 0,5 IKEA MAPA Mobilya ve Aksesuar A.Ş. 0,1 0,3 0,5 0,4 YKM YKM A.Ş. 0,4 0,4 0,3 0,4 Koçtaş Koçtaş Yapı Marketleri Ticaret A.Ş. 0,3 0,4 0,4 0,4 Koton Gülyılmazlar Tekstil Sanayi Tic.A.Ş. 0,4 0,4 0,4 0,3 BBA Beymen Boğaziçi Alboy Mağazacılık Tekstil Beymen 0,1 0,3 0,3 0,3 San.ve Tic A.Ş. Sarar Sarar Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş. 0,2 0,3 0,3 0,3 Electro World - - 0,1 0,3 İstikbal İstikbal Mobilya Sanayi Ve Tic. A.Ş. 0,3 0,2 0,3 0,3 Diğer 72,0 70,5 69,4 68,0 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: Meslek odaları, ticaret basını, şirket araştırmaları, ticari röportajlar, Euromonitor Uluslararası tahminler 102 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 99. 05 V.B.3. Hazır Giyim Perakende Zincirleri Türkiye’de hazır giyim perakendeciliği ülkedeki güçlü tekstil sanayinin etkisi ile her geçen gün gelişmektedir ve yabancı yatırımcıların ilgisini çekmektedir. İstanbul dışındaki kentlerde de AVM’lerin hızla artması, her ne kadar kriz döneminde biraz yavaşlasa da hazır giyim sektörünün gelişimini hızlandırmaktadır. Markaların çeşitliliği ve Orta Doğu ülkeleri ile olan sıkı bağlar, Türkiye hazır giyim pazarının gelişimine katkıda bulunan diğer faktörlerdir (PwC – Glimmers amid the gloom). 2007-2009 Çeyrekler Bazında Organize Hazır Giyim Perakendeciliği Ciro Değişimi %60 %56 %50 %40 %36 %30 %27 %27 %21 %21 %20 %20 %18 %16 %20 %10 %9 %3 %0 I II III IV 2007 2008 2009 Kaynak: AMPD Organize Hazır Giyim perakendesi, 2008 yılı genelinde 2007’nin önünde bir ciro artışıyla seyretmiş ancak bu durum 4. çeyrekte değişmiştir. Öte yandan, 2009 yılının ilk çeyreğinde başlayan toparlanma, yıl boyu süren promosyon ve kampanyaların ve mağaza yatırımlarının etkisi ile devam etmiştir. Elverişli demografik yapısı ve modaya meraklı nüfusu özellikle organize perakendenin önceki yıllardaki performansını yakalamasını sağlamış; ancak ağırlıkla yerel mağazalar ve tekil butiklerde 2008 ve 2009 yıllarında daralma gözlenmiştir. Tüm dünyada küresel krizden en çok etkilenen sektörlerden birisi olan hazır giyim sektöründe 2008’in son çeyreğinden itibaren Türkiye’de de geleneksel hazır giyim perakendesinde cirolarda önemli düşüşler yaşanmıştır. Önceki yıllarda sektörde yaşanan keskin rekabet 2008 yılında hız kesmiştir. 2009’un son çeyreğinde mevsimselliğin ve tüketicilere yönelik yoğun promosyon kampanyalarının sonucunda 2008 yılının aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmış cirolarda %70’lere varan büyük bir artış ile sektörde biraz canlanma olmuştur. Sektörde tüketicileri alışveriş yapmaya teşvik etmek için yoğun olarak uygulanan kampanyalar, hazır giyim perakendecilerinin bankalar ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde tüketicilere çeşitli imkanların sunulması ile sürekli olarak desteklenmektedir. 103
  • 100. 05 Hazır Giyim ve Ayakkabı Perakendecileri Marka Payları 2005-2008 Marka Şirket 2005 2006 2007 2008 LC Waikiki Tema Mağazacılık Hizmetleri Ticaret AŞ 2,1 2,8 3,6 3,4 Koton Gülyılmazlar Tekstil Sanayi Ticaret AŞ 1,6 1,6 1,5 1,5 BBA Beymen Boğaziçi Alboy Mağazacılık Beymen 0,6 1,5 1,5 1,4 Tekstil San ve Tic AŞ Sarar Sarar Giyim Sanayi ve Ticaret AŞ Mavi Mavi Giyim Sanayi ve Ticaret AŞ 1,0 1,1 1,1 1,1 Akyigit Tekstil Konfeksiyon Mağazacılık Collezione 1,0 1,1 1,0 1,0 Sanayi Ticaret AŞ Zara Za Giyim İthalat İhracat ve Ticaret Ltd Şti 0,9 0,9 0,8 0,8 Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Network 0,6 0,7 0,7 0,7 Fabrikaları AŞ Kığılı Kığılı Giyim Ticaret AŞ 0,4 0,5 0,6 0,6 Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Fabrika 0,5 0,6 0,5 0,6 Fabrikalari AŞ Yeşil Yeşil Kundura Sanayi AŞ 0,4 0,4 0,5 0,5 Desa Desa Deri Sanayi ve Ticaret AŞ 0,3 0,4 0,4 0,4 Roman Roman Hazirgiyim ve Tekstil San ve Tic AŞ 0,1 0,2 0,3 0,4 İpekyol İpekyol AŞ 0,3 0,3 0,4 0,3 Vakko Butik Vakko Satış Mağazaları AŞ 0,2 0,2 0,2 0,3 Burberry Eren Holding AŞ 0,1 0,2 0,2 0,3 Damat-Tween Orka Tekstil Sanayi ve Turizm Ticaret AŞ 0,3 0,3 0,3 0,3 Polo Polo Giyim Sanayi Ticaret AŞ 0,3 0,3 0,3 0,3 Vakkorama Vakko Satış Mağazaları AŞ 0,2 0,2 0,2 0,3 Zeki Triko Zeki Triko AŞ 0,1 0,1 0,2 0,2 Diğer 87,8 85,3 84,3 84,2 Total 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: Euromonitor 104 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 101. 05 Türkiye hazır giyim ve ayakkabı harcamaları bakımından Doğu Avrupa bölgesinde Rusya’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. 2009 yılında bir önceki yıla göre azalış gösteren harcamaların 2010 yılında artması beklenmektedir. 10.000 2008 2009 8.000 2010 Milyon ABD Dolar 6.000 4.000 2.000 0 Çek Bulgaristan Cumhuriyeti Macaristan Polonya Romanya Rusya Türkiye Ukrayna Kaynak: Economist Intelligence Unit 2008 yılı uluslararası olarak giyim ve ayakkabı harcamaları incelendiğinde, Türkiye dünyada en büyük 11. pazar konumundadır. Ülke Bazında Giyim ve Ayakkabı Harcaması     (2013 için tahmin edilen pazar paylarına göre sıralanmıştır)     Pazar Payı           (Milyar A.B.D Doları) Karma Yıllık Büyüme Oranları (2008-2013) Nominal Ülke Bölge 2008 2013 F Satışlar Fiyatlar Reel Satışlar A.B.D. Kuzey Amerika 359 408 %2,6 %-0,5 %3,1 Çin Asya-Pasifik 155 256 %10,5 %-1,0 %11,5 Rusya Doğu Avrupa 83 174 %15,8 %6,4 %9,5 İtalya Batı Avrupa 109 119 %1,9 %1,0 %0,9 Almanya Batı Avrupa 102 103 %0,2 %0,3 %-0,1 İngiltere Batı Avrupa 89 101 %2,5 %-1,2 %3,7 Japonya Asya-Pasifik 97 94 %-0,6 %-0,1 %-0,4 Fransa Batı Avrupa 73 75 %0,7 %0,3 %0,4 İspanya Batı Avrupa 53 66 %4,4 %0,5 %3,9 Brezilya Güney Amerika 41 53 %5,5 %3,2 %2,2 Türkiye Doğu Avrupa 31 45 %7,7 %5 %2,8 Hindistan Asya-Pasifik 29 41 %7,3 %-1 %8,3 105
  • 102. 05 (devamı)     Pazar Payı           (Milyar ABD Doları) Karma Yıllık Büyüme Oranları (2008-2013) Nominal Ülke Bölge 2008 2013 F Satışlar Fiyatlar Reel Satışlar Kanada Kuzey Amerika 34 38 %2,6 %-0,70 %3,3 Meksika Kuzey Amerika 20 25 %4,5 %3,50 %1,0 Güney Kore Asya-Pasifik 20 24 %4,1 %2,10 %2,0 Hollanda Batı Avrupa 21 23 %1,5 %0 %1,5 Arjantin Güney Amerika 13 22 %10,4 %3,50 %6,9 Nijerya Afrika 10 19 %14,1 %4,50 %9,7 Avustralya Asya-Pasifik 14 17 %3,6 %-1 %4,6 Polonya Doğu Avrupa 14 17 %4,0 %-1 %5,1 Belçika Batı Avrupa 14 17 %2,8 %0,4 %2,4 Güney Afrika Afrika 9 15 %10,0 %-4,0 %14,0 İsveç Batı Avrupa 11 13 %3,8 %0,0 %3,8 Endonezya Asya-Pasifik 8 13 %8,4 %5,5 %2,8 Tayland Asya-Pasifik 11 12 %1,1 %0,5 %0,6 İsviçre Batı Avrupa 11 12 %1,6 %0,5 %1,2 Tayvan Asya-Pasifik 9 10 %2,0 %0,5 %1,5 Vietnam Asya-Pasifik 2 4 %11,0 %3,6 %7,4 Malezya Asya-Pasifik 3 4 %6,6 %-0,5 %7,1 Filipinler Asya-Pasifik 3 3 %5,4 %3,5 %1,9 Kaynak: Retail Forward V.B.4. Mağaza Dışı Perakendecilik- Doğrudan ve İnternetten Satış Sektörlere Göre Mağaza Dışı Perakende Satışları : 2003-2008   Milyon TL     2003 2004 2005 2006 2007 2008 Mağaza Dışı Perakendecilik 1.700,7 1.920,6 2.251,1 2.852,1 3.872,7 4.423,5 Satış - - - - - - Eve Satış - - - - - - İnternet 463,4 545 664 863,5 1.092,5 1.331,7 Direk Satışlar 1.237,2 1.375,6 1.587,1 1.988,6 2.780,2 3.091,9 Kaynak: Euromonitor 106 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 103. 05 Mağaza dışı perakende şirketlerinin 2004-2008 yılları arasında pazar payları incelendiğinde 2008 yılında %5,7’lik payı ile Avon ilk sırada yer almaktadır. Ancak Avon’un 2004 yılında %9,0 olan pazar payı sürekli düşerek 2008 yılında %5,7’ye kadar gerilemiştir. Öte yandan D-Market 2004 yılında %2,0 olan payını 2008 yılında %5,6’ya çıkararak ikinci sırada yer almaktadır. Nestle ise %3,7’lik pazar payı ile üçüncü sırada yer almıştır. Nestle’nin 2005 yılında %0,9 olan pazar payının 2006 yılında %3,2’ye çıkmasında Erikli’yi satın alması önemli rol oynamıştır. Biletix ve Elektronik Ticaret sırasıyla %3,0 ve %2,0’lık pazar payları ile sıralamada dördüncü ve beşinci konumda yer almışlardır. Mağaza Dışı Perakende Şirketleri (Doğrudan ve İnternetten Satış)     Pazar Payları; % değeri 2004-2008 2004 2005 2006 2007 2008 Avon Kozmetik Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. 9,0 8,5 7,0 5,8 5,7 D-Market Elektronik Hizmetleri A.Ş. 2,0 2,5 3,3 3,6 5,6 Nestle Waters Gıda ve Meşrubat San. Tic. A.Ş. 1,0 0,9 3,2 3,6 3,7 BİLETİX Bilet Dağıtım Basım ve Tic. A.Ş. 1,3 2,1 2,9 2,7 3,0 Elektronik Ticaret ve Sanal Mağaza Hizm. A.Ş. 0,5 0,8 1,2 1,5 2,0 Aytaç Gıda A.Ş. 1,3 1,3 1,5 1,7 1,7 Danone Tikveşli Gıda ve İçecek San. ve Tic. A.Ş. 1,4 1,3 1,1 1,2 1,3 GittiGidiyor A.Ş. 0,4 0,4 0,9 1,0 1,2 Oriflame Kozmetik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. 1,8 1,7 1,3 1,1 1,1 Enucuz Pazarlama Turizm Reklam ve 0,2 0,3 0,3 0,5 0,8 Telekomünikasyon Ticaret Ltd. Şti. Dell Dağıtım (EMEA ) Ltd Türkiye 1,4 1,3 1,1 0,8 0,8 Tupperware Brands Corp 0,8 0,8 0,7 0,6 0,6 Coca-Cola İçecek Üretim A.Ş. 0,6 0,6 0,5 0,6 0,6 Genpa Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri 0,1 0,2 0,2 0,3 0,4 San. Tic. A.Ş. Amway Corp 1,0 0,8 0,6 0,5 0,4 Vorwerk&Co KG - - 0,4 0,3 0,3 Forever Living Products International Inc 0,3 0,2 0,1 0,1 0,2 Erikli Su ve Meşrubat San. ve Tic. A.Ş. 2,0 2,0 - - - Diğer 74,8 74,1 73,6 74,0 70,8 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: Euromonitor 107
  • 104. 05 Bir önceki tabloda şirket bazında incelemiş olduğumuz mağaza dışı perakende kanallarının marka bazında 2005-2008 yıllarındaki pazar payları aşağıdaki gibidir: Mağaza Dışı Perakende Şirketlerinin Marka Bazında Pazar Payları; % değeri 2005-2008   Marka Şirket 2005 2006 2007 2008 Avon Avon Kozmetik Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. 8,5 7 5,8 5,7 hepsiburada.com D-Market Elektronik Hizmetleri A.Ş. 2,5 3,3 3,6 5,6 biletix.com BİLETİX Bilet Dağıtım Basım ve Tic. A.Ş. 2,1 2,9 2,7 3 Nestle Waters Gıda ve Meşrubat San.Tic. Erikli - 2,3 2,8 2,8 A.Ş. Elektronik Ticaret ve Sanal Mağaza Hizm. estore.com 0,8 1,2 1,5 2 A.Ş. Aytaç Su Aytaç Gıda A.Ş. 1,3 1,5 1,7 1,7 Danone Tikveşli Gıda ve İçecek San. ve Hayat Su 1,3 1,1 1,2 1,3 Tic. A.Ş. gittigidiyor.com GittiGidiyor A.Ş. 0,4 0,9 1 1,2 Oriflame Oriflame Kozmetik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. 1,7 1,3 1,1 1,1 Nestle Waters Gıda ve Meşrubat San. Tic. Nestle Pure Life 0,9 0,8 0,8 0,9 A.Ş. Enucuz Pazarlama Turizm Reklam ve ebebek.com 0,3 0,3 0,5 0,8 Telekomünikasyon Ticaret Ltd. Şti. Dell Dell Dağıtım (EMEA ) Ltd Türkiye 1,3 1,1 0,8 0,8 Tupperware Tupperware Brands Corp 0,8 0,7 0,6 0,6 Turkuaz Coca-Cola İçecek Üretim A.Ş. 0,6 0,5 0,6 0,6 Genpa Telekomünikasyon ve İletişim genpatech.com 0,2 0,2 0,3 0,4 Hizmetleri San. Tic. A.Ş. Amway Amway Corp 0,8 0,6 0,5 0,4 Vorwerk Vorwerk&Co KG - 0,4 0,3 0,3 Forever Living Forever Living Products International Inc 0,2 0,1 0,1 0,2 Ürünleri Erikli Erikli Su ve Meşrubat San. ve Tic. A.Ş. 2 - - - Diğer 74,1 73,6 73,6 70,8 Toplam 100 100 100 100 Kaynak: Euromonitor 108 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 105. 05 Sektörlere göre perakende satış tahminleri incelendiğinde mağaza bazlı perakende satışlarının 2009 yılında 2008’e göre %7’lik bir artışla 207.993 milyon TL’ye ulaşması beklenmektedir. 2013 yılında mağaza bazlı perakendelerin cirosunun 2009 yılına göre %35 gibi artarak 280.005 milyon TL olması öngörülmektedir. Öte yandan mağaza dışı perakende satışlarının 2009 yılında %7’lik bir artışla 4.809 milyon TL olması, 2013 yılında ise 2009 yılına göre %33 artarak 6.383 milyon TL’ye ulaşması tahmin edilmektedir. Gerek mağaza bazlı gerekse mağaza dışı perakende satış tahminlerinin 2013 yılına kadar yıllık ortalama %7-%8 artmasının öngörülmesi Türkiye’nin potansiyelini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Sektörlere Göre Perakende Satış Tahminleri: 2008-2013 (Milyon TL)     2008 2009 2010 2011 2012 2013 Perakende 194.236,1 207.993,2 223.102,7 240.538,9 259.986,5 280.005,4 Mağaza bazlı 189.812,6 203.183,4 217.877,2 234.927,4 253.991,8 273.622,0 perakende Mağaza dışı 4.423,5 4.809,7 5.225,4 5.611,5 5.994,8 6.383,4 perakende Kaynak: Euromonitor E-ticaret Mağaza dışı perakendenin önemli bir ayağı da e-ticarettir. %19’luk pazar payıyla D-Market Elektronik Hizmetleri (hepsiburada), internet perakendeciliğinde liderdir. İnternet Perakendesi Şirketleri Pazar payları % : 2004-2008     Şirket 2004 2005 2006 2007 2008 D-Market Elektronik Hizmetler A.Ş. 7,0 8,4 11,0 12,8 18,5 Biletix Bilet Dağıtım Basım ve Tic. A.Ş. 4,6 7,2 9,5 9,6 9,9 Elektronik Tic. ve Sanal Mağaza Hizm. A.Ş. 1,8 2,7 4,1 5,5 6,6 GittiGidiyor A.Ş. 1,3 1,5 2,9 3,7 4,1 Enucuz Pazarlama Turizm Reklam Telekomünikasyon 0,6 0,9 1,1 1,6 2,6 Tic. Ltd. Şti. Dell Dağıtım(EMEA) Ltd Türkiye 5,1 4,5 3,8 2,7 2,5 Genpa Telekomünikasyon ve İletişim Hizmetleri 0,5 0,8 0,8 1,2 1,5 San Tic A.Ş. Netsa İnternet Hizmetleri Ltd Şti. 0,1 0,2 0,2 0,2 0,2 Diğer 79,1 73,9 66,8 62,7 54,2 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: Euromonitor 109
  • 106. 05 İnternet Perakende Markaları Pazar Payları %: 2005-2008     Marka Şirket 2005 2006 2007 2008 hepsiburada.com D-Market Elektronik Hizmetler A.Ş. 8,4 11,0 12,8 18,5 biletix.com Biletix Bilet Dağıtım Basım ve Tic. A.Ş. 7,2 9,5 9,6 9,9 estore.com Elektronik Tic. ve Sanal Mağaza Hizm. A.Ş. 2,7 4,1 5,5 6,6 gittigidiyor.com GittiGidiyor A.Ş. 1,5 2,9 3,7 4,1 Enucuz Pazarlama Turizm Reklam ebebek.com 0,9 1,1 1,6 2,6 Telekomunikasyon Tic. Ltd. Şti. Dell Dell Dağıtım(EMEA) Ltd Türkiye 4,5 3,8 2,7 2,5 Genpa Telekomünikasyon ve İletişim genpatech.com 0,8 0,8 1,2 1,5 Hizmetleri San Tic A.Ş. 444cicek.com Netsa İnternet Hizmetleri Ltd Şti. 0,2 0,2 0,2 0,2 Diğer 73,9 66,8 62,7 54,2 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: Euromonitor V.C. Alışveriş Merkezleri (Şirketler Bazında) GYODER’in raporuna göre ekonomik büyüme ile perakende harcama öngörüleri AVM’lere ilişkin yatırım potansiyelini şekillendirmektedir. Raporda perakende pazarı öngörülerine ulaşmak için ekonomik büyümeye ilişkin üç büyüme senaryosu kullanılmaktadır. 2015 yılı senaryoları Büyüme tahmini (yüzde) GSYH (milyar ABD doları) tahmini Senaryo 1 %3 835 Senaryo 2 %5 974 Senaryo 3 %7 1130 Kaynak: GYODER Yıllık ortalama %3 büyüme ile milli gelir 2015 yılında 835 milyar ABD doları, %5 büyüme ile 974 milyar ABD doları ve %7 büyüme ile 1,13 trilyon ABD doları olmaktadır. 2015 yılında toplam nüfus 77,5 milyona ulaşmaktadır. Bu senaryolara göre de AVM yatırımlarının önümüzdeki yıllarda hız kazanacağına işaret etmesinden dolayı Türkiye birçok yerli ve yabancı AVM yatırımcısının ilgisini çekmektedir. 110 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 107. 05 2009’da Faaliyete Geçen Önemli Alışveriş Merkezi Yatırımları Üstlenen Firma Proje Adı TKA (m2) Şehir Multi Turkmall Forum İstanbul 175.000 İstanbul Maya-Corio Anatolium 84.000 Bursa Megaturk Kentpark 80.000 Ankara Edip Gayrimenkul 212 İstanbul Power Outlet 70.000 İstanbul Rönesans Gayrimenkul Sankopark 55.500 Gaziantep Redevco Gordion 50.000 Ankara Rönesans Gayrimenkul Malatyapark AVM 46.900 Malatya Özdilek Antalya Özdilek Park 40.000 Antalya Via İnşaat Via Life Fashion Outlet 36.000 Ankara KREA Neomarin Pendik 36.000 İstanbul Redevco Erzurum Meydan AVM 32.000 Erzurum TSKB Gayrimenkul Pendorya 31.000 İstanbul Metro MAM M1 Merter 30.000 İstanbul Hasan Sever İnşaat Lapis Outlet Centre 30.000 Gaziantep ADESE Parksite Adese AVM 30.000 Ereğli 7 ortak (Katal İnş, M.Ç.K. Tekstil, Özdemirkol İnş, Silion AVM 25.000 İzmir Rodi-Yars-Graniser, Kerem Özcan İnş, Erişen İnş.) Multi Turkmall Forum Kapadokya 25.000 Nevşehir Carrefour Bahçelievler CarrefourSa 19.000 İstanbul AVM Demir Madencilik Demirpark 17.000 Zonguldak Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Flatofis Outlet Center 15.000 İstanbul Park Yapı ve İnşaat A.Ş. Mozaik Centre 14.800 Şanlıurfa İlsa Arasta Park 13.000 Kocaeli Garanti Koza Koza Plaza 11.000 Ankara Farsan A.Ş Arnelia AVM 11.000 K.Maraş  AA Grup İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. - Emlak GYO Dream Centre 10.000 Tekirdağ TOKİ ve Kuzu Grup Keyf-i Divan 8.000 Ankara Ekinciler Ekinoks Beylikdüzü 7.500 İstanbul Tümay Yapı ve Proje Ldt Şti. Soli Center 5.500 Mersin Kaynak: JLL, AMPD 111
  • 108. 05 Son 10 yıl içerisinde sayıları önemli ölçüde artan, organize perakende sektörünün itici gücü olan AVM’lerin sayısı 2009 yılında da artmıştır. Ancak küresel krizin de etkisi ile birlikte AVM’lerde 2008 sonuna kadar süren hızlı büyüme dönemi yavaşlamıştır ve önemli trend değişiklikleri yaşanmaktadır. 2008 Ekim sonu itibariyle AVM’lerin işlem hacmi 800 milyon ABD dolarını aşmıştır. 2009’da gerçekleşen önemli işlemler, City Park’ın (Carrefour Merter) Apollo Real Estate and Multi Turkmall’a satışı olmuştur. Yıl içinde gerçekleşen, metrekare bazında en büyük projeler, Forum İstanbul, Anatolium, Kentpark, 212 İstanbul Power Outlet ve Sankopark yatırımları olmuştur. V.D. Perakende Sektörü Coğrafi Dağılımı V.D.1. Perakende Mağazaları Coğrafi Dağılımı Bölgelere göre mağaza sayısı bakımından İstanbul’un etkisiyle tüm kanallarda Marmara Bölgesi birinci sırada yer alırken onu sırasıyla İç Anadolu ve Ege Bölge’leri izlemektedir. Türkiye iş hayatının kalbi durumunda bulunan ve ekonomin başkenti olan İstanbul’u bünyesinde bulunduran Marmara Bölgesi, günden güne artan perakende ve AVM yatırımları ile perakende sektörünün merkezi konumundadır. Jeopolitik konumu nedeniyle tüm yatırımcılar için cazibe merkezi olan Marmara Bölgesi’ndeki yatırımlar her geçen gün daha da artmaktadır. Bunun soncunda bu bölge daha fazla iş imkanı ve refah sunma potansiyeli ile diğer Anadolu kentlerinden sürekli göç almaktadır. Başkent Ankara’nın içinde yer aldığı İç Anadolu Bölgesi de bürokrasi ve memur şehri olarak ön plana çıkmaktadır. Ancak son yıllarda Ankara’da artan AVM yatırımları bu şehrin perakende sektörü için cazibe merkezlerinden biri olduğunun göstergesidir. Türkiye’de kentleşmenin artmasına paralel olarak diğer Anadolu kentleri de son zamanlarda yerli ve yabancı perakendecilerin ilgisini çekmektedir. İzmir, Antalya, Adana ve Bursa perakende yatırımlarının hız kazandığı başlıca kentler olarak dikkat çeker hale gelmişlerdir. Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu-G.Doğu Toplam 2007 2008 2007 2008 2007 2008 2007 2008 2007 2008 2007 2008 2007 2008 Hipermarket 38,2 39,9 14,6 16,9 24,2 21,9 12,4 10,9 4,5 2,7 6,2 7,7 100,0 100,0 Büyük 37,5 40,0 16,7 15,2 23,4 20,4 10,0 11,1 6,3 6,7 6,0 6,6 100,0 100,0 Süpermarket Süpermarket 43,5 45,0 14,1 13,1 24,6 25,3 7,0 6,3 5,6 5,4 5,2 4,8 100,0 100,0 Küçük 52,1 51,9 15,7 16,7 17,2 17,2 6,5 6,7 6,0 5,2 2,5 2,2 100,0 100,0 Süpermarket Orta Market 42,0 41,6 19,6 19,9 13,2 13,3 11,3 11,5 7,3 7,1 6,7 6,7 100,0 100,0 Bakkal 27,5 27,0 17,6 17,5 20,0 19,9 17,7 18,5 8,2 8,3 9,0 8,7 100,0 100,0 Diğer 38,1 37,8 20,7 21,1 17,0 16,9 13,4 13,4 7,1 7,2 3,7 3,7 100,0 100,0 Kaynak: Nielsen 112 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 109. 05 V.D.2. Alışveriş Merkezleri Coğrafi Dağılımı AVM yatırımlarının Anadolu kentlerine de kaymaya başlamasıyla perakendecilerin coğrafi bölgelere göre dağılımında da önümüzdeki yıllarda stratejik değişiklikler olacaktır. GYODER tarafından hazırlanan “Türkiye’de Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri için Öngörüler 2015” Raporu da bu durumu desteklemektedir. Yatırım Matriksi Üç Büyük İl Gelişmiş İller Gelişen İller Az Gelişmiş iller Bursa Yüksek Yatırım Konya Hatay Potansiyeli İzmir Kocaeli Manisa 100.000 m2+ Mersin Afyon Aydın Elazığ Diyarbakır Erzurum Edirne Ordu Yatırım Samsun Kütahya Potansiyeli Trabzon Urfa 30.000 - 100.000 m2 Zonguldak Tokat Muğla Uşak Balıkesir Van Isparta Adana Erzincan Sınırlı Yatırım Denizli K.Maraş Nevşehir Potansiyeli Gaziantep Sakarya Çanakkale 10.000 - 30.000 m2 Eskişehir Karaman Ankara Tekirdağ Doymuş Pazarlar Antalya İstanbul Kayseri 113
  • 110. 05 Mevcut, inşa halinde ve planlama aşamasındaki alışveriş merkezlerinin illere göre dağılımı (2008-2012) İnşa halinde Planlama Mevcut Kaynak: (DTZ - Pamir & Soyuer) 114 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 111. 05 İstanbul ve Ankara mevcut arz ve inşa halindeki proje büyüklüğü nedeniyle hala ana pazarlardır. Öte yandan kişi başına kiralanabilir alanları düşük olan, nüfusu 1 milyon üzerindeki İzmir, Gaziantep ve Konya gibi metropolller yeni fırsatlar sunmaktadır. 2009 – İl Bazında AVM Sayıları İl AVM Alan İl AVM Alan İstanbul 80 2.250.777 Zonguldak 2 28.000 Ankara 28 876.710 Elazığ 2 23.861 İzmir 15 409.062 Karabük 2 14.800 Antalya 14 196.947 Malatya 2 65.295 Bursa 8 243.526 Erzurum 1 32.000 Kocaeli 7 112.637 Kahramanmaraş 1 11.000 Konya 6 178.476 Şanlıurfa 1 14.801 Mersin 6 131.765 Kırıkkale 1 10.106 Tekirdağ 6 87.528 Kastamonu 1 10.036 Muğla 6 61.792 Bitlis 1 10.000 Gaziantep 5 170.190 Sivas 1 10.000 Denizli 4 112.221 Karaman 1 9.589 Adana 3 122.378 Manisa 1 9.500 Eskişehir 3 89.000 Giresun 1 8.582 Diyarbakır 3 53.020 Aksaray 1 8.456 Aydın 3 49.090 Kırklareli 1 7.800 Kayseri 3 47.632 Afyon 1 7.500 Balıkesir 3 38.400 Bolu 1 6.700 Trabzon 2 54.500 Çanakkale 1 6.682 Sakarya 2 41.500 Edirne 1 5.500 Samsun 2 31.458 Nevşehir 1 25.000 Uşak 2 13.043 TOPLAM 236 5.696.758 Kaynak: JLL 115
  • 112. 06 Ekler
  • 113. 06 I. Tüketim Harcamaları Küresel mali krizin yaratmış olduğu olumsuz ortamda tüketicilerin harcamalarının düşmesine paralel olarak dünyadaki birçok bölgede perakende satışlarında düşüşler olmuştur. Ancak PwC tarafından 2009 yılında yayımlanan “Karanlığın içindeki pırıltılar: Gelişmekte olan piyasalarda perakende ve tüketiciye yönelik ürünler sektörü görünümü (Glimmers amid the gloom) raporuna göre tüm bölgeler aşağıdaki tablolardan da görülebileceği gibi krizden aynı derecede etkilenmemişlerdir. Asya ve Avustralya bölgesindeki perakende satışları göreceli olarak dünyanın diğer bölgelerine göre bu çalkantıdan daha az derecede etkilenmiştir. Ancak bu tablodan Asya’daki ülkelerin krizden etkilenmedikleri sonucu çıkarılmamalıdır. Küresel perakende satışlarındaki büyümenin 2008 yılında %1 olarak gerçekleştiği tahmin edilirken 2009 yılında ise %2,9 oranında küçülme yaşanmıştır. Öte yandan Kuzey Amerika’da satışların %4,7 Batı Avrupa’da ise %4 oranlarında azalacağı tahmin edilmektedir. Perakende sektöründe hacimsel büyüme, küresel (% yıllık) Tahmin Öngörü 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Kuzey 2,0 0,6 -4,1 -4,7 0,0 0,8 Amerika Batı Avrupa 1,0 0,9 -1,9 -4,0 -0,9 1,1 Gelişmekte olan 9,5 10,7 9,6 -3,6 2,2 4,6 Ekonomiler* Asya ve 4,6 5,0 6,4 0,4 4,2 4,3 Avustralya Latin 4,5 5,9 6,5 -5,3 0,4 3,0 Amerika Orta Doğu 4,8 5,0 2,3 -1,1 5,4 5,7 ve Afrika Dünya 3,1 2,8 1,0 -2,9 1,4 2,5 Kaynak: Economist Intelligence Unit * Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Romanya, Rusya, Slovakya ve Ukrayna Asya ve Avustralya bölgesinde 2008 yılında %6,4 olan büyümenin 2009’un sonunda %0,4’e düşeceği öngörülmüştür. Bu düşüşteki en büyük etken Japonya’daki satışların küresel mali krizle beraber azalmış olmasındandır. PricewaterhouseCoopers 117
  • 114. 06 Perakende sektöründe hacimsel büyüme, Asya (yıllık %) Tahmini Öngörü 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Çin 11,8 11,4 17,2 7,6 9,0 8,3 Hong Kong 4,5 8,4 7,0 -5,8 0,8 1,1 Hindistan 5,0 4,3 4,3 7,5 6,0 6,5 Endonezya 2,0 11,3 5,5 1,0 3,3 3,2 Japonya 0,6 -0,2 1,4 -7,8 0,2 -0,3 Malezya 4,9 10,1 3,5 1,1 2,9 1,7 Filipinler 4,3 5,3 7,6 -13,8 3,5 4,6 Singapur 4,6 7,2 -2,2 -8,8 2,7 2,7 Güney Kore 2,4 4,8 -1,8 -5,4 3,0 3,4 Tayvan 3,8 4,4 0,4 -0,6 1,2 2,4 Tayland 2,7 1,5 5,1 -3,9 1,6 6,3 Vietnam 4,1 9,3 3,2 9,1 5,2 2,1 Kaynak: Economist Intelligence Unit Özellikle Doğu, Orta ve Güney Avrupa ülkelerini kapsayan ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu geçiş dönemindeki ekonomilerdeki perakende satışlarında Asya ile karşılaştığında daha ciddi daralmalar olmuştur. Bu bölgede 2008 yılında tahmini %9,6 olan büyüme, 2009 yılında yerini %3,6 gibi bir küçülmeye bırakırken bu radikal düşüş küresel mali krizin perakende sektörünün yeni yeni olgunlaşmaya başladığı geçiş dönemi ekonomilerindeki önemli etkisini gözler önüne sermektedir. Perakende sektöründe hacimsel büyüme, Orta, Doğu Avrupa (yıllık %) Tahmini Öngörü 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Bulgaristan 6,1 2,8 0,1 -7,3 -0,5 2,4 Çek 3,8 5,4 1,5 -7,7 1,1 3,6 Cumhuriyeti Macaristan 2,5 -4,3 -4,6 -6,1 -1,3 2,9 Polonya 7,2 8,0 10,3 -2,9 1,5 4,3 Romanya 24,0 17,8 14,2 3,0 4,3 6,9 Rusya 14,1 16,1 13,5 -3,0 2,5 4,3 Slovakya 5,9 4,7 20,7 -3,8 1,6 4,7 Türkiye 3,0 3,4 -1,2 -5,0 -0,2 2,4 Ukrayna 10,0 15,3 2,0 -12,1 -2,3 2,3 Kaynak: Economist Intelligence Unit 118 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 115. 06 Orta ve Güney Amerika bölgeleri incelenecek olursa bu bölgelerin de küresel mali krizden olumsuz olarak etkilendikleri görülmektedir. Kriz sonrası ABD’ye olan ihracatı önemli ölçüde düşen Meksika bu bölgede krizden en çok etkilenen ülke olmuştur. Perakende sektöründe hacimsel büyüme, Orta ve Güney Amerika (yıllık %) Tahmini Öngörü 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Arjantin 4,8 11,4 15,0 1,0 0,1 4,1 Brezilya 3,4 5,7 9,0 0,1 0,5 2,0 Şili 3,6 6,3 6,4 -3,0 5,1 5,5 Kolombiya 4,8 4,4 0,6 -2,8 2,7 4,0 Ekvador 5,1 1,8 2,7 -7,8 -2,7 -0,1 Peru 4,0 4,0 3,1 -14,1 0,3 2,7 Meksika 3,1 8,3 8,3 5,9 6,0 4,7 Venezuela 15,4 13,9 4,9 -4,7 -6,3 0,5 Kaynak: Economist Intelligence Unit II. Çeşitli Kurum ve Kuruluşlar Tarafından Yapılan Küresel ve Türkiye Büyüme Tahminleri Tüm önlemlere ve politik manevralara rağmen, küresel ekonomi hala kırılgan bir durum içindedir. Çoğunlukla işsizlik gibi temel göstergelerdeki dönemsel iyileşmeler bir miktar ümit ışığı vermekle birlikte, gerçek ve sürdürülebilir ekonomik iyileşmenin daha uzun bir vadede gerçekleşeceği beklenmektedir. 2003 yılından itibaren yüksek oranlarda büyüme sürecine giren dünya ekonomisi, 2007 yılının ortalarında patlak veren ve 2008 yılının ikinci yarısında hızlanarak birçok ülkeyi etkisi altına alan küresel krizin etkisiyle yavaşlamaya başlamıştır. Uluslararası örgütlerin tahminlerine göre küresel ekonominin 2009’da tahminen %2,6 daralması ve bu oranın 2010’da %1,8 oranında büyümeye dönüşmesi ve esas iyileşmenin ise 2013’den sonra başlaması öngörülmektedir. Bütün bu öngörülere rağmen, küresel ekonomik büyümenin 2004-2007 yılları arasındaki hızına tekrar geri dönmesinde dünya ekonomisinin önümüzdeki birkaç yıl içinde göstereceği performans belirleyici olacaktır (Glimmers amid the gloom- PwC). PricewaterhouseCoopers 119
  • 116. 06 Öte yandan, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 2009 Temmuz ayında yayımlamış olduğu dünya ekonomik görünümü raporunda 2009 yılında gelişmiş ülkeler için öngörülen tablo pek iyimser değildir. 2009 yılında ABD, Avrupa bölgesi, Birleşik Krallık ve Japonya’da %2 ile %6 arasında ekonomik daralma beklenirken 2010 yılından itibaren yavaş da olsa bir iyileşme öngörülmektedir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri ise nispeten daha iyi görünmektedir. Bu umut verici görünüm ağırlıklı olarak Çin ve Hindistan’ın güçlü büyümesine dayanmasına rağmen, gelişmekte olan Asya’nın 2010-2013 yıllarında en hızlı büyüyen bölge olarak ön plana çıkması beklenmektedir. Büyük çaplı işletme dışı finansman gereksinimi gibi ciddi ekonomik problemleri bünyesinde barındıran ekonomik durgunluk yüzünden Orta ve Doğu Avrupa bölgelerinin bu krizden önümüzdeki yıllarda da etkileneceğini beklemek yanlış olmayacaktır. Latin Amerika’daki beklentiler de çok parlak görünmemektedir. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları (Yıllk % değişim) Gelişmiş Ülkeler Gelişmekte Olan Ülkeler 4 4 12 12 3 3 10 10 2 2 8 8 1 1 0 0 6 6 -1 -1 4 4 -2 -2 2 2 -3 -3 0 0 -4 -4 -2 -2 -5 -5 -6 -6 -4 -4 -7 -7 -6 -6 04 05 06 07 08 09* 04 05 06 07 08 09* İngiltere Japonya Brezilya Macaristan Euro Alanı ABD Türkiye G.Afrika Kaynak: IMF IFS, IMF WEO, EU European Economy (*) Öngörü (IMF, Nisan 2009) Dünya Bankası’nın yayımlamış olduğu Küresel Beklentiler Raporu’nda global ekonominin yavaşlamaya başladığı belirtilmiştir. Dünya Bankası’na göre gelişmekte olan ülkelerin, uluslararası sermaye akımlarından finans bulması zorlaşacağı için faizler yükselecektir. Aynı raporda 2009 yılında dünya ekonomisinin %2,2 oranında küçüleceği beklenirken 2010 yılında %2,7 ve 2011 yılında ise %3,2 büyüyeceği hesaplanmıştır. 120 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 117. 06 GSYM Büyüme Oranları (%) 9 8 7 6 5 4 3 2 1 0 -1 -2 -3 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 Dünya Gelişmiş Ekonomiler Gelişen ve Gelişmekte Olan Ekonomiler PwC’nin yayınladığı World 2050 raporunda 2020 yılında aralarında Türkiye’nin de olduğu gelişmekte olan 7 ülkenin (E7) ekonomik büyüklük açısından sanayileşmiş ülkeler olarak adlandırılan G7’yi geçebileceği öngörülmüştür. Çin ekonomisindeki hızlı büyümenin, E7 ülkelerindeki büyüme için itici güç oluşturduğuna dikkat çekilmiştir ve Çin ekonomisinin 2020’de ABD’nin önüne geçmesinin beklendiğinin altı çizilmiştir. G7 ve E7 ülkeleri arasındaki farkın bu yıl %35 oranında azalmasının beklendiğine dikkat çekilen raporda, gelecek on yılın sonunda bu farkın tamamen ortadan kalkabileceği belirtilmiştir. Satın alma gücü paritesine göre 4 büyük ekonominin küresel ekonomideki payı: Gerçekleşmiş Tahmin Tahmin Tahmin 2000 2010 2020 2030 ABD %23 %20 %17 %16 AB %25 %21 %18 %15 Çin %7 %13 %18 %19 Hindistan %3 %5 %7 %9 %58 %59 %60 %59 Türk hükümetinin hazırlamış olduğu 2010-2012 dönemini kapsayan orta vadeli programda da IMF’nin yapmış olduğu tahminler ile paralel olarak Türkiye ekonomisinin 2010 yılında tekrar büyüme sürecine girmesi, 2011 yılından itibaren ise büyümenin daha da hızlanması öngörülmektedir. Kasım 2009’da yayımlanan OECD Ekonomik Görünüm Raporu’na göre ise Türkiye’nin 2009’da %6,5 küçüleceği, gelecek yıl %3,7, 2011’de ise %4,6 büyüyeceği öngörülmektedir. Aynı raporda küresel toparlanmanın daha güçlü olması ve piyasalarda Türk ekonomisinin iyileşeceğine yönelik güvenin artmasıyla beraber, yatırımların hız kazanabileceği ve toplam talebin daha güçlü bir şekilde artabileceği vurgulanmaktadır. PricewaterhouseCoopers 121
  • 118. 06 Dünya Bankası’nın Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda OECD’nin tahminlerine paralel ancak biraz daha ihtiyatlı yaklaşım ile 2009 yılında Türkiye’de %5,8 oranında küçülme, 2010’da %3,3, 2011’de ise %4,2 oranlarında büyüme öngörülmüş olup küresel mali krizin Türkiye üzerindeki en önemli etkilerinin şirketlerin yatırım kararlarını erteleme ve ihracat pazarındaki daralma olduğu işaret edilmiştir. Sonuç olarak ekonomik durgunluğun gelişmiş ekonomilere etkisi göz önüne alındığında, birçok çokuluslu şirketin ( finansal hizmet sektörü dışındakiler) yatırımlarında gelecekteki büyümenin lokomotifi olacak Türkiye’nin de içinde olduğu gelişmekte olan piyasalara ağırlık vermesi beklenmektedir. Dünya Ekonomik Görünümüne Genel Bakış Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 4Ç-4Ç Nisan 2009 tahminlerinden Tahminler Tahminler Tahminler farklar   2007 2008 2009 2010   2009 2010   2008   2009 2010 Sermaye üretimi 1 5,1 3,1 -1,4 2,5 -0,1 0,6 0,2 0,0 2,9 Gelişmiş Ekonomiler 2,7 0,8 -3,8 0,6 0,0 0,6 -1,8 -2,2 1,3 ABD 2,0 1,1 -2,6 0,8 0,2 0,8 -0,8 -1,4 1,7 Avrupa Bölgesi 2,7 0,8 -4,8 -0,3 -0,6 0,1 -1,7 -3,8 0,6 Almanya 2,5 1,3 -6,2 -0,6 -0,6 0,4 -1,8 -4,6 0,0 Fransa 2,3 0,3 -3,0 0,4 0,0 0,0 -1,7 -1,9 1,3 İtalya 1,6 -1,0 -5,1 -0,1 -0,7 0,3 -3,0 -3,3 0,4 İspanya 3,7 1,2 -4,0 -0,8 -1,0 -0,1 -0,7 -4,1 0,3 Japonya 2,3 -0,7 -6,0 1,7 0,2 1,2 -4,4 -1,8 0,9 Birleşik Krallık 2,6 0,7 -4,2 0,2 -0,1 0,6 -1,8 -2,5 0,5 Kanada 2,5 0,4 -2,3 1,6 0,2 0,4 -1,0 -1,5 2,5 Diğer gelişmiş 4,7 1,6 -3,9 1,0 0,2 0,4 -2,8 -1,6 2,3 ekonomiler Yeni sanayileşmiş 5,7 1,5 -5,2 1,4 0,4 0,6 -4,9 -0,9 2,6 Asya ekonomileri             Gelişmekte olan 8,3 6,0 1,5 4,7 -0,1 0,7 3,3 3,3 5,1 ekonomiler 2 Afrika 6,2 5,2 1,8 4,1 -0,2 0,2 -- -- -- Sub-Sahara 6,9 5,5 1,5 4,1 -0,2 0,3 -- -- -- Orta ve Doğu Avrupa 5,4 3,0 -5,0 1,0 -1,3 0,2 -- -- -- Bağımsız Devletler 8,6 5,5 -5,8 2,0 -0,7 0,8 -- -- -- Topluluğu Rusya 8,1 5,6 -6,5 1,5 -0,5 1,0 1,1 -0,8 -1,8 122 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 119. 06 (devamı) Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 4Ç-4Ç Nisan 2009 tahminlerinden Tahminler Tahminler Tahminler farklar   2007 2008 2009 2010   2009 2010   2008   2009 2010 Rusya dışındakiler 9,8 5,4 -3,9 3,2 -1,0 0,1 -- -- -- Gelişen Asya 10,6 7,6 5,5 7,0 0,7 0,9 -- -- -- Çin 13,0 9,0 7,5 8,5 1,0 1,0 6,9 8,4 8,6 Hindistan 9,4 7,3 5,4 6,5 0,9 0,9 4,8 5,8 6,7 ASEAN 3 6,3 4,8 -0,3 3,7 -0,3 1,4 1,9 1,6 4,4 Orta Doğu 6,3 5,2 2,0 3,7 -0,5 0,2 -- -- -- Batı Yarımküre 5,7 4,2 -2,6 2,3 -1,1 0,7 -- -- -- Brezilya 5,7 5,1 -1,3 2,5 0,0 0,3 1,3 1,5 2,5 Meksika 3,3 1,3 -7,3 3,0 -3,6 2,0 -1,7 -4,0 5,1 Avrupa Birliği 3,1 1,1 -4,7 -0,1 -0,7 0,2 -- -- -- Piyasa döviz kurlarına 3,8 2,0 -2,6 1,7 -0,1 0,7 -- -- -- dayalı dünya büyümesi Dünya ticaret hacmi 7,2 2,9 -12,2 1,0 -1,2 0,4 -- -- -- (mal ve hizmet) İthalat             Gelişmiş ekonomiler 4,7 0,4 -13,6 0,6 -1,5 0,2 -- -- -- Gelişmekte olan 13,8 9,4 -9,6 0,8 -0,8 0,2 -- -- -- ekonomiler İhracat             Gelişmiş ekonomiler 6,2 2,0 -15,0 1,3 -1,5 0,8 -- -- -- Gelişmekte olan 9,5 4,1 -6,5 1,4 -0,1 0,2 -- -- -- ekonomiler Emtia Fiyatları( ABD             doları) Petrol 4 10,7 36,4 -37,6 23,1 8,8 2,9 -- -- -- Petrol-dışı(dünya mal ihracatına dayalı 14,1 7,5 -23,8 2,2 4,1 -2,2 -- -- -- ortalama) Tüketici Fiyatları             Gelişmiş ekonomiler 2,2 3,4 0,1 0,9 0,3 0,6 2,3 0,5 0,6 Gelişmekte olan 6,4 9,3 5,3 4,6 -0,4 -0,1 7,6 4,2 3,7 ekonomiler 2 1. Üçer aylık tahminler ve projeksiyonlar dünya gücü paritesi ağırlığının %90'ını oluşturmaktadır. 2. Üçer aylık tahminler ve projeksiyonlar gelişmekte olan ekonomilerin %76'sını oluşturmaktadır. 3.Endonezya, Malezya, Filipinler, Tayland ve Vietnam 4. İngiltere, Brent, Dubai ve West Texas ham petrol fiyat ortalaması. Varil petrol ortalama fiyatı 2008 yılında 97,03 ABD dolarıdır. Gelecekteki pazarlara dayalı beklenen fiyat 2009 yılı için 60,50 ABD doları, 2010 yılı için 74,50 ABD dolarıdır. PricewaterhouseCoopers 123
  • 120. 06 Bazı AB Ülkeleri ve Türkiye’ye İişkin Temel Ekonomik Göstergeler 2006 2007 2008 2006 2007 2008 Cari İşlemler Hesabı / Büyüme (GSYH) (%) GSYH (%) Euro Alanı 2,9 2,6 0,8 Euro Alanı 0,4 0,3 -0,4 Almanya 3,0 2,5 1,3 Almanya 6,1 7,7 6,4 Fransa 2,2 2,2 0,8 Fransa -0,7 -1,2 -1,6 İtalya 2,0 1,6 -1,0 İtalya -2,6 -2,5 -2,6 İspanya 3,9 3,7 1,2 İspanya -8,9 -10,1 -9,7 İngiltere 2,8 3,0 0,7 İngiltere -3,4 -3,8 -1,9 Türkiye1 6,9 4,7 1,1 Türkiye1 -6,0 -5,9 -5,6 Merkezi Yönetim Bütçe İşsizlik (%) Dengesi / GSYH (%) Euro Alanı 8,3 7,4 7,5 Euro Alanı -1,3 -0,6 -1,4 Almanya 9,8 8,4 7,3 Almanya -1,5 0,1 0,0 Fransa 9,2 8,3 7,7 Fransa -2,4 -2,7 -2,9 İtalya 6,8 6,1 6,9 İtalya -3,4 -1,5 -2,5 İspanya 8,5 8,3 11,3 İspanya 2,0 2,2 -1,5 İngiltere 5,4 5,3 5,6 İngiltere -2,7 -2,8 -3,6 Türkiye 1 9,9 9,9 10,3 Türkiye 1 -0,6 -1,6 -1,8 Enflasyon (Tüketici Genel Yönetim Brüt Borç Fiyatları) (%) Stoku / GSYH (%) Euro Alanı 2,2 2,1 3,3 Euro Alanı 74,7 71,4 70,7 Almanya 1,8 2,3 2,8 Almanya 69,4 65,5 64,8 Fransa 1,9 1,6 3,2 Fransa 71,5 70,1 72,5 İtalya 2,2 2,0 3,5 İtalya 117,1 113,2 113,0 İspanya 3,6 2,8 4,1 İspanya 46,6 42,7 44,2 İngiltere 2,3 2,3 3,6 İngiltere 46,0 46,9 58,7 Türkiye 1 9,3 8,8 10,4 Türkiye 1 46,1 39,4 39,5 Kaynak: OECD Economic Outlook November 2008, EUROSTAT Database 1 Türkiye’ye ilişkin bilgiler TÜİK, DPT ve HM verilerinden derlenmiştir. Kaynak: TOBB- Ekonomik rapor 124 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 121. 06 Küresel GSYİH Büyüme Oranları Japonya OECD Euro Bölgesi ABD Avrupa ve Orta Asya Latin Amerika ve Karayipler Sahra-altı Afrika Orta Doğu ve Kuzey Afrika Güney Asya Doğu Asya ve Pasifik %-6,0 %-4,0 %-2,0 %0,0 %2,0 %4,0 %6,0 8,0 2008 2009 Tahmini Kaynak: Dünya Bankası Küresel Tahmin Raporu, 2009 III. Uluslararası Ticaretin Gelişimi Dünya Bankası ve IMF’nin küresel büyüme tahminlerini inceledikten sonra uluslararası ticaretin gelişimine baktığımız zaman küresel büyümenin ivme kazandığı son yıllarda uluslararası ticaret hacminin de hızlı bir yükseliş göstermiş olduğunu görüyoruz. Ancak küresel krizin etkisiyle ticaret hacminde bu dönemde ciddi bir daralma yaşanmaya başlamıştır. Dünyanın toplam üretimi 2007 yılında %5,2 büyürken, 2008 yılında bu oran %3,2’ye kadar düşmüştür43. Benzer şekilde uluslararası ticaret hacmindeki artış hızı 2008 yılında miktar bazında 2007 yılına göre 4 puanlık bir azalışla %2 olarak gerçekleşmiştir. Dünya ticaret hacminde önemli bir yere sahip olan OECD ve Euro bölgesi ülkeleri de krizin etkilerini ağır şekilde hissetmektedirler. 2008 yılının ikinci çeyreğiyle beraber başlayan büyümedeki yavaşlama, son çeyrekte yerini daralmaya bırakmıştır. Bu süreçte, dış ticaret hacmi aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi daha da fazla daralmıştır. 43 World Economic Outlook, IMF, April 2009. PricewaterhouseCoopers 125
  • 122. 06 GSYH ve Ticaret Hacmi Büyüme Oranları (%) IV.06 I.07 II.07 III.07 IV.07 I.08 II.08 III.08 IV.08 OECD Toplamı (Büyüme) Euro Alanı (Büyüme) OECD Toplamı (İhracat) Euro Alanı (İhracat) Kaynak: OECD Önümüzdeki dönemde de bu eğilimin devam edeceğini öngören Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), küresel ticaret hacmindeki daralmanın 2009 yılında %9 seviyelerine çıkacağını tahmin etmektedir44. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre, küresel ticaret hacminin göstergelerinden biri olarak kabul edilen kargo taşımacılığı, 2008 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %26 düşmüştür. Söz konusu düşüşün, çoğu hava taşımacılığının geçici olarak durdurulduğu 2001 yılı Eylül ayındaki %14’lük düşüşten dahi yüksek olması oldukça çarpıcıdır. Dünya genelindeki ticaretin daha önce görülmemiş bir hızda daralmasının başlıca sebepleri olarak DTÖ; (i) geçmiş dönemlere kıyasla, talepte yaşanan daralmanın dünya ekonomilerinin geneline çok daha fazla yayılmış olmasını, (ii) üretim kanallarının küresel olarak birbirine bağlı olması nedeniyle, talepteki bir daralmanın üretim kanalı içinde bulunan bütün ülkelerin dış ticaretini olumsuz etkilemesini, (iii) finansal kuruluşlardaki sorunlara bağlı olarak kredi kanallarının daralması dolayısıyla ticaretin finansmanının zorlaşmasını ve (iv) küresel kriz karşısında alınan önlemler çerçevesinde korumacı politikalarda görülen yükselişi göstermektedir. Ticaret hacminin artışı sayesinde ekonomileri büyüyen çoğu ülke, bu hızlı daralma nedeniyle krizin etkilerini çok daha derinden hissetmeye başlamıştır. Küresel krizin etkisiyle dış ticaretin bu derece şiddetli düşmesi, dünya genelinde toparlanmanın da uzun süreli olması ihtimalini artırmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerde, krizin reel sektör üzerindeki etkisinin derinleşmesine paralel olarak, korumacı politika eğilimleri artmıştır. 1930’larda yaşanan “Büyük Buhran”a tepki olarak yükselen korumacı politikalar nedeniyle dış ticaret hacminin yarı yarıya düşmesi sonucu küresel toparlanmanın çok uzun yıllar sürdüğünü hatırlatan uluslararası platformlar, bu politikaların toparlanmayı yavaşlatabileceğini belirtmektedir. 44 Avrupa Komisyonu, küresel ticaret hacminin yüzde 11 daralacağını beklemektedir. 126 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 123. 06 IV. OECD Ülkelerinde Kriz Paketleri ve Etkileri Tüm dünyada olduğu gibi OECD ülkeleri de küresel mali krizden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. Finansal piyasalara olan güvenin azalması, uluslararası ticaretin yavaşlaması, tüketici harcamalarındaki ve talepteki düşüşler ile istihdamdaki azalışla beraber işsizlik oranlarının artması, OECD ülkelerinin krizin sonucunda karşı karşıya kaldıkları en önemli sorunlardır. Bunun sonucu olarak küresel krize karşı OECD ülkeleri tarafından pek çok önlem alınmıştır. Bu önlemlere ilave olarak ülkeler, temel olarak iç talebi canlandırarak küresel krizin reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerini azaltıp, krizden çıkışı hızlandırmak amacıyla mali destek paketleri açıklamışlardır. Son G-20 liderler zirvesinde, üye ülkeler 2010 yılı sonuna kadar 5 trilyon ABD doları büyüklüğünde genişletici maliye politikaları uygulama taahhüdünde bulunmuşlardır. Aşağıdaki tabloda ülkelerin uyguladıkları ve önümüzdeki dönemde uygulamayı planladıkları mali destek paketlerinin maliyetinin GSYH’lerine oranları yer almaktadır. Seçilmiş Ülkelerin Açıkladıkları Mali Paketler (GSHY’ye oranı, %) 2008 2009 2010 Çin 0,4 3,1 2,7 G. Kore 1,1 3,9 1,2 Rusya 0 4,1 1,3 ABD 1 1,1 2 1,8 G. Afrika2 1,7 1,8 - Kanada 0 1,9 1,7 Almanya 0 1,6 2 Meksika 0 1,5 - Japonya3 0,3 2,4 1,8 Fransa 0 0,7 0,8 Hindistan4 0,6 0,6 0,6 Türkiye5 0 0,8 0,3 Brezilya 0 0,6 0,8 1 Finansal kesime yapılan destekleri içermemektedir. 2 Mali yıl bazında olup, 2009/2010 bütçesine dayalı olarak yapılan tahminlerdir. 3 Finansal kesime yapılan destekleri icermemekte olup, kamu finansal kuruluşlarına verilen sübvansiyonları ve sermaye desteklerini içermektedir. 4 Mali yıl bazındadır. 5 Eylül 2008-Mart 2009 arasında açıklanan önlemleri içermektedir. PricewaterhouseCoopers 127
  • 124. 06 Mali destek paketleri ana hatlarıyla üçe ayrılmaktadır: (i) Firmalara dönük mali yardımlar: Şirketlere vergi indirimleri ya da sübvansiyonlar yoluyla yapılan yardımlardan oluşmaktadır. Özellikle ihracatçı sektörlere ve KOBİ’lere yönelik olarak söz konusu tedbirler ABD, Hindistan, Kanada, Almanya, Fransa ve Türkiye gibi ülkelerde yürürlüğe sokulmuştur. (ii) Tüketicilere dönük mali yardımlar: Birçok ülke tüketicilere vergi indirimleri ya da sosyal güvenlik programları yoluyla yardım etmeyi planlamaktadır. Vergi indirimleri; ABD, Kanada ve Fransa’da uygulandığı şekilde doğrudan gelir vergisi indirimi yoluyla olabildiği gibi, Brezilya, Hindistan ve Türkiye’nin uyguladığı belli bazı ürünlerin (otomotiv, elektronik, gıda maddeleri, vb) satış vergilerinin indirilmesi şeklinde de yapılabilmektedir. Ayrıca krizin yarattığı sosyal sorunları azaltabilmek amacıyla birçok ülke, sosyal güvenlik imkanlarını genişletmiş ve yoksul kesimlere daha fazla kaynak transfer etmeye başlamışlardır. (iii) Altyapı yatırımlarına yapılan harcamalar: Ülkeler, kriz sürecinde düşen iç talebi canlandırmak için mevcut altyapı yatırımlarını artırmakta ya da ileride yapmayı planladıkları yatırımları öne çekmektedirler. Özellikle Çin ve Fransa’nın, mali genişleme planlarında bütçenin önemli bir kısmını altyapı yatırımlarını oluşturmaktadır. Açıklanan mali paketler bütçe açıklarının büyümesine ve mali disiplinin bozulmasına neden olmakla birlikte, krizden çıkış için zaruri görülmektedir. Tüketici güveninin yeniden tesis edilmesi ve talep koşullarının düzelmesi ile birlikte mali disiplinin tekrar sağlanması, genel olarak finansal istikrarın sağlanması ve sürdürülmesi için ciddi önem taşımaktadır. Alınan mali önlemlerin neticesinde 2009 yılının üçüncü çeyreğinde iktisadi faaliyete ilişkin göstergelerdeki toparlanmanın belirginleşmesiyle, gerek IMF gerekse OECD küresel büyüme tahminlerini yukarı yönlü güncellemişlerdir. Söz konusu tahminlere göre, Euro bölgesindeki toparlanmanın ABD’ye kıyasla daha sınırlı ve gecikmeli olması beklenmektedir. Yukarı yönlü güncellemeye rağmen tahminler küresel ekonomideki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağı görüşünü teyid etmektedir. OECD, Türkiye ekonomisinin 2010’da büyümeye döneceğini ve %2,6 düzeyinde büyüyeceğini tahmin etmektedir (TCMB Enflasyon Raporu 2009/IV). 128 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 125. 06 Yıllık Büyüme Tahminleri 2009 2010 Önceki Yeni Önceki Yeni Tahmin Tahmin Tahmin Tahmin IMF Dünya -1,4 -1,1 2,5 3,1 Gelişmiş -3,8 -3,4 0,6 1,3 Ülkeler ABD -2,6 -2,7 0,8 1,5 Euro Bölgesi -4,8 -4,2 -0,3 0,3 Gelişmekte olan 1,5 1,7 4,7 5,1 Ülkeler OECD Tüm OECD -4,1 -3,7 0,7 - ABD -2,8 -2,8 0,9 - Euro Bölgesi -4,8 -3,9 0,0 - Consensus Economics Dünya -2,3 -2,3 2,6 2,7 ABD -2,6 -2,5 2,4 2,6 Euro Bölgesi -3,9 -3,9 1,0 1,1 Kaynak: IMF World Economic Outlook, Temmuz ve IMF World Economic Outlook Update, Ekim OECD Economic Outlook, Haziran ve OECD Economic Outlook, Eylül Consensus Forecasts, Eylül ve Ekim Öte yandan OECD ülkelerinde 2009 yılında, istihdamda görülen önemli ölçüdeki daralma nedeniyle işsizlik oranının, Euro bölgesinde %7,5’den %10’a, ABD’de %5,8’den %9,3’e, OECD ülkeleri genelinde %5,9’dan %8,5’e yükselmesi beklenmektedir. Dünya genelinde ise, 2009 yılında işsizlik oranının %2,6 puan artacağı tahmin edilmektedir45 . 45 AMF, Dünya Ekonomik Görünümü, Nisan 2009 PricewaterhouseCoopers 129
  • 126. 06 V. Türkiye’deki Ekonomik Önlem Paketleri ve Etkileri Küresel krizle beraber tüm dünyada olduğu gibi Türkiye ekonomisi ile ilgili belirsizlikler de artmıştır. Artan belirsizliğin, hem güven ortamını, hem de ileriye dönük beklentileri olumsuz etkilemiş olmasına, yatırım ve tüketim kararlarının ertelenmesine ve ekonomik aktivitenin ciddi oranda yavaşlamasına neden olması sebebiyle küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla 2008 yılı ortalarından itibaren bir dizi harcama ve gelir tedbirleri uygulamaya konmuştur. Ayrıca TCMB, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) aldığı tedbirlerin yanısıra bütçe dengesi üzerinde doğrudan veya hemen etkisi olmayan kredi ve garanti hacmini artırıcı önlemler de hayata geçirilmiştir. Alınan bu önlemlerle, mal piyasalarındaki işlem miktarını ve dolayısıyla mal ve para akışını artırarak, kriz ortamı nedeniyle baskı altında olan ekonomik aktivitenin rahatlatılması, krizin potansiyel üretim üzerindeki etkilerini sınırlandırarak büyümeye geçiş sürecinin desteklenmesi ile istihdam ve üretim seviyesinin korunması amaçlanmıştır. İstihdamı korumak ve yeni istihdama imkan sağlamak amacıyla kısa çalışma ödeneği ve işsizlik sigortası ödeme koşulları iyileştirilmiş, işgücü eğitimi için ayrılan kaynaklar artırılmış ve geçici süreli yeni iş alanları oluşturulmuştur. Uluslararası likidite sıkışıklığının yarattığı dış kaynak sorununu azaltmaya yönelik olarak ise varlık barışı düzenlemesi ve vergi kolaylıkları hayata geçirilmiştir. Ayrıca, işgücü maliyetlerini azaltmak ve genç, kadın, özürlü istihdam olanaklarını artırmak amacıyla işveren sigorta primini düşürücü düzenlemeler yapılmıştır. Bunun yanında, yurtiçi talebi artırmaya yönelik olarak krizden önemli oranda etkilenen sektörlerde vergi indirimleri sağlanmıştır. Son olarak, krizin sosyal ve ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla vergi borçlarında yeniden yapılandırma imkanı getirilmiş, bölgesel farkları da dikkate alacak şekilde yeni teşvik sistemiyle, vergi indirimleri ve taşınma desteği getirilmiştir. Küresel krizin Türk bankacılık sektörü üzerindeki etkisi ise son derece sınırlı kalmıştır. Pek çok ülkeden farklı olarak Türkiye’de kamu kesimi tarafından bankacılık sektörüne müdahale ya da kaynak aktarma ihtiyacının ortaya çıkmamış olması, 2001 krizinden sonra Türkiye’de bankacılık sektöründe alınan önlemlerin ve uygulamaya konulan yeni kanunların ne kadar etkili olduğunun göstergesidir. Bu başarıda, gözetim ve denetim çerçevesinin 2001 yılı sonrasında iyileştirilmesi, uygulamalardaki ihtiyatlı yaklaşım ve sektörün yeniden yapılandırılması belirleyici olmuştur. Likiditenin artırılması, vergi destekleri, yeni teşvik uygulamaları, yatırım destekleri ve istihdamın artırılması için krize karşı alınan önlemlerin yanı sıra kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin birtakım yapısal düzenlemeler de uygulamaya konmuştur. Bu önlemler ile birlikte krizin Türkiye üzerindeki etkilerinin en az seviyeye indirilmesi ve en kısa sürede piyasalara güven tesis edilerek ekonomik büyümenin tekrar ivme kazanması amaçlanmıştır. Tüm bu önlemlere rağmen Türkiye’nin açıkladığı mali paketlerin GSYH’ya oranı çok düşüktür. 2009-2010 döneminde bu teşviklerin artması, iç tüketimle hareketlenecek perakende sektörünün, Türk ekonomisinin genelini etkileyecek bir canlanma sağlamasına yardımcı olacaktır. 130 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 127. 06 Bu noktada AMPD’nin krizin çıkması ile birlikte önermiş olduğu “vergisiz alışveriş günleri” hala geçerliliğini korumaktadır. Bu öneriye göre, yılın belirli dönemlerinde iki haftasonunu içine alacak şekilde düzenlenecek 10 günlük “vergisiz alışveriş günleri” sayesinde, hem perakende piyasası hem de imalat sektörünün canlanması sağlanmış olacaktır. ABD’deki verilere göre, bu uygulamayı yapan eyaletlerde %40’a yakın canlanma görüldüğü saptanmıştır. VI. Ödemeler Dengesi ve Sosyoekonomik Göstergeler 2008 yılında cari işlemler açığı 2007 yılına göre %8,9 artarak 38.219 milyon ABD dolarından 41.623 milyon ABD dolarına yükselmiştir. Cari açığın genişlemesinin en önemli sebebi dış ticaret açığı ve gelir hesabı açığındaki artıştır. Küresel krizin derinleştiği 2008 yılının Ekim ayına kadar olan ihracattaki olumlu performans ve turizm gelirlerindeki toparlanma bile cari işlemler açığını finanse etmeye yeterli olmamıştır. 2008 yılında da doğrudan yatırım girişleri, özel sektörün kullandığı uzun vadeli krediler cari açığın finansmanı ve sürdürülebilirliğine önemli katkı yapmaya devam etmiştir. Ekonomideki bu daralma, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de, istihdamın azalmasına ve işsizliğin artmasına yol açmıştır. İstihdamın 2009 yılında, bir önceki yıla göre, %1,1 oranında azalması ve işsizlik oranının yılın tamamında %14 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu gelişmede, istihdam kayıplarının yanı sıra işgücüne katılma oranının artması da etkili olmuştur. Ödemeler Dengesi: (Milyon $) 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 Cari İşlemler Hesabı -626 -7.515 -14.431 -22.088 -32.051 -38.219 -41.623 İhracat f.o.b. 40.719 52.394 68.535 78.365 93.611 115.364 140.748 İthalat f.o.b. -47.109 -65.883 -91.271 -111.366 -134.573 -162.041 -193.922 Mal Dengesi -6.390 -13.489 -22.736 -33.001 -40.962 -46.677 -53.174 Hizmet Gelirleri 14.031 17.952 22.941 26.757 25.407 28.615 34.778 Turizm Geliri 8.479 13.203 15.888 18.152 16.853 18.487 21.910 Diğer Gelirler 5.552 4.749 7.053 8.605 8.554 10.128 12.868 Hizmet Giderleri -6.146 -7.441 -10.144 -11.423 -11.713 -15.292 -17.321 Turizm Gideri -1.880 -2.113 -2.524 -2.872 -2.743 -3.260 -3.506 Diğer Giderler -4.266 -5.328 -7.620 -8.551 -8.970 -12.032 -13.815 Mal ve Hizmet Dengesi 1.495 -2.978 -9.939 -17.667 -27.268 -33.354 -35.717 Gelir Dengesi: Gelir 2.486 2.246 2.651 3.608 4.383 6.420 6.860 Faiz Geliri 784 634 697 1.005 1.453 2.158 2.022 Diğer Gelirler 1.702 1.612 1.954 2.603 2.930 4.262 4.838 Gelir Dengesi: Gider -7.040 -7.803 -8.260 -9.483 -11.074 -13.528 -14.784 Faiz Gideri -4.395 -4.544 -4.312 -5.010 -6.322 -7.479 -8.469 Diğer Giderler -2.645 -3.259 -3.948 -4.473 -4.752 -6.049 -6.315 PricewaterhouseCoopers 131
  • 128. 06 (devamı) (Milyon $) 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 Cari Transferler 2.433 1.020 1.117 1.454 1.908 2.243 2.018 İşçi Gelirleri 1.936 729 804 851 1.111 1.209 1.324 Diğer Transferler 497 291 313 603 797 1.034 964 Sermaye Hesabı Finans Hesabı 1.172 7.162 17.702 42.660 42.689 48.637 34.294 Yurtdışında Doğrudan Yatırım -143 -480 -780 -1.064 -924 -2.106 -2.585 Yurtiçinde Doğrudan Yatırım 1.082 1.702 2.785 10.031 20.185 22.046 17.985 Portföy Hesabı- Varlıklar -2.096 -1.386 -1.388 -1.233 -4.029 -20.63 -1.276 Portföy Hesabı- Yükümlülükler 1.503 3.851 9.411 14.670 11.402 2.780 -3.502 Hisse Senetleri -16 905 1.427 5.669 1.939 5.138 716 Borç Senetleri 1.519 2.946 7.984 9.001 9.463 -2.358 -4.218 Diğer Yatırımlar- Varlıklar -777 -986 -6.983 -578 -13.437 -4.858 -7.425 Merkez Bankası -30 -28 -24 -16 0 2 2 Bankalar 643 348 -5.324 -149 -11.018 -3.394 -9.117 Diğer Sektörler -1.390 -1.306 -1.635 -413 -2.419 -1.466 1690 Diğer Yatırımlar- Yükümlülükler 1.603 4.461 14.657 20.834 29.492 32.838 31.097 Merkez Bankası 1.336 497 -209 -787 -1.268 -1.450 -1.791 Genel Hükümet -669 497 -1.163 -2.165 -712 82 -959 Bankalar -2.016 2.846 6.564 10.524 11.704 3.735 8.086 Diğer Sektörler 2.952 3.312 9.465 13.262 19.768 30.471 25.761 Cari, Sermaye ve Finansal Hesaplar 546 -353 3.271 20.572 10.638 10.418 -7.329 Net Hata ve Noksan -758 4.450 1.071 2.628 -13 1.597 4.571 Genel Denge -212 4.097 4.342 23.200 10.625 12.015 -2.758 Rezerv Varlıklar 212 -4.097 -4.342 -23.200 -10.625 -12.015 2.758 Resmi Rezervler -6.153 -4.047 -824 -17.847 -6.114 -8.032 1.057 Uluslararası Para Fonu Kredileri Ödemeler Dengesi Finansmanı 6.365 -50 -3.518 -5.353 -4.511 -3.983 1.701 Kaynak: TCMB Küresel krizin Türk bankacılık sektörü üzerindeki etkisi son derece sınırlı kalmıştır. Pek çok ülkeden farklı olarak Türkiye’de kamu kesimi tarafından bankacılık sektörüne müdahale ya da kaynak aktarma ihtiyacı ortaya çıkmamıştır. Bu başarıda, gözetim ve denetim çerçevesinin iyileştirilmesi, uygulamalardaki ihtiyatlı yaklaşım ve sektörün yeniden yapılandırılması belirleyici olmuştur. Öte yandan yıllık enflasyon 2008 yılının ilk yarısında %8 den %12’ye çıkmıştır. Gıda ve enerji 132 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 129. 06 fiyatları enflasyonu artıran ana etkenlerdir. Bu eğilim yılın ikinci yarısında tersine dönmüştür. Daralan talep ile düşen fiyatlar, Türkiye de dahil olmak üzere bütün ekonomilerde fiyatların düşmesini artırmıştır. Yıllık enflasyon Aralık 2008 itibari ile %10,1’e düşmüştür. Kriz sonrası hızla daralan dış talep ve sıkılaşan finansal koşulların yanı sıra artan ihtiyati tasarruf eğiliminin etkisiyle 2009 yılı içinde iktisadi faaliyette belirgin bir gerileme yaşanmıştır. Toplam talepteki sert daralma ve emtia fiyatlarında gözlenen keskin düşüş, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de enflasyon oranlarının hızla gerilemesine yol açmıştır. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Ekonomik Göstergeler 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Cari Fiyatlarla (Milyon YTL) 350.476 454.781 559.033 648.932 758.391 843.178 950.144 Cari Fiyatlarla (Milyon Dolar) 230.494 304.901 390.387 481.497 526.429 648.754 741.792 Sabit Fiyatlarla (Milyon YTL) 72.520 76.338 83.486 90.500 96.738 101.255 102.328 Büyüme Hızı (1998 Temel Fiyatlarına Göre, %) Tarım 8,8 -2,0 2,8 7,2 1,4 -6,7 4,1 Sanayi 2,7 7,8 11,3 8,6 8,3 5,8 1,1 İnşaat 13,9 7,8 14,1 9,3 18,5 5,7 -7,6 GSYH 6,2 5,3 9,4 8,4 6,9 4,7 1,1 GSYH-Sektörel Dağılım (Cari Fiyatlarla, %) Tarım 10,3 9,9 9,5 9,4 8,3 7,6 7,8 Sanayi 21,0 20,9 20,3 20,3 20,1 20,0 19,5 İnşaat 4,2 4,0 4,4 4,4 4,7 4,9 4,7 Hizmetler 64,5 65,1 65,8 65,9 66,9 67,5 68,0 Üretim Tarım Katma Değeri (1998 Temel 8.861 8.684 8.929 9.571 9.701 9.047 9.416 Fiyatlarına Göre, Milyar YTL) Sanayi Katma Değeri (1998 Temel 18.175 19.588 21.803 23.680 65.650 27.131 27.432 Fiyatlarına Göre, Milyar YTL) İmalat Sanayii Üretim Endeksi1 102,5 112,0 123,6 129,6 107,7 114,8 112,7 İmalat Sanayii Kapasite Kullanım 76,2 78,5 81,5 80,3 81,0 81,8 78,1 Oranı (%) Yatırım (Cari Fiyatlarla, Milyon YTL) Sabit Sermaye Yatırımları 47.483 57.424 78.782 97.647 123.569 140.290 155.154 Kamu 17.308 17.288 17.977 24.578 30.410 33.435 33.371 Özel 30.175 40.136 60.805 73.069 93.159 106.855 121.783 PricewaterhouseCoopers 133
  • 130. 06 (devamı) Ekonomik Göstergeler 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 Yatırım Teşvik Belgeleri 14.912 23.012 19.825 24.108 22.738 26.331 28.229 Tarım 134 288 374 516 524 347 360 Sanayi 9.659 12.139 14.196 15.630 14.364 17.166 19.525 Hizmetler 5.118 10.585 5.255 7.962 7.849 8.820 8.344 Fiyat Hareketleri Yıllık Ortalama ÜFE Yüzde Değişim2 50,1 25,6 14,56 5,89 9,34 6,31 12,72 TÜFE Yüzde Değişim 3 45,0 25,3 8,60 8,18 9,60 8,76 10,44 Yıl Sonu ÜFE Yüzde Değişim2 30,8 13,9 15,35 2,66 11,58 5,94 8,11 TÜFE Yüzde Değişim3 29,7 18,4 9,35 7,72 9,65 8,39 10,06 Para-Banka (Milyon YTL) M1 14.529 21.564 29.469 61.937 72.163 77.675 83.381 M2 61.195 80.293 109.344 237.949 297.481 345.028 434.205 M3 63.506 85.807 115.689 260.614 319.836 370.078 458.384 Kredi Stoku 34.909 51.749 82.832 126.474 177.277 222.833 278.396 Mevduat 128.549 144.609 179.314 221.632 271.874 314.042 396.625 Sermaye Piyasası İşlem Hacmi (Milyon YTL) 106.309 146.645 208.423 269.931 325.131 387.777 332.605 İMKB Endeksi 10.370 18.625 24.972 39.778 39.118 55.538 26.864 Kamu Finansmanı Merkezi Yönetim Bütçesi (Milyon YTL) Gelirler 79.420 101.037 122.919 152.784 173.483 190.360 208.896 Giderler 119.604 141.248 152.093 159.687 178.126 204.068 225.967 Bütçe Dengesi -40.184 -40.211 -29.174 -6.903 -4.643 -13.708 -17.069 Faiz Dışı Denge 11.543 18.317 27.318 38.777 41.320 35.045 33.592 1 2002-2005 yılları için 1997 temel yılı, 2006-2008 yılları için 2005 temel yılı endeks alınmıştır. 2 2002-2003 yılları için 1994 temel yılı TEFE, 2004-2007 yılları için 2003 temel yılı ÜFE değişimleri alınmıştır. 3 2002-2003 yılları için 1994 temel yılı, 2004-2007 yılları için 2003 temel yılı TÜFE değişimleri alınmıştır. Kaynak: TOBB Ekonomik Rapor 134 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 131. 06 VII. Demografik Yapı Perakendecileri sektöre yatırım yapmaya ve modern yapılar geliştirmeye yönelten ana faktör olan genç ve dinamik nüfusun yanı sıra doymamış pazar koşullarının yarattığı potansiyel büyüme fırsatları ülkemizde hala önemini korumaktadır. Türkiye, 26,5 yaş ortalamasına sahip nüfusu ile Avrupa’nın en genç nüfusuna sahiptir. Ülkelere Göre Yaş Dağılımı, 2008 İtalya %13,60 %15,60 %24,30 %26,40 Japonya %13,70 %16,40 %21,40 %26,90 İspanya %14,40 %17,60 %24,90 %25,10 Almanya %13,80 %17,30 %21,70 %27,20 Rusya %14,60 %23,50 %21,10 %26,60 İsviçre %15,80 %18,70 %22,90 %26,60 Polonya %15,20 %23,30 %20,80 %27,20 Belçika %16,30 %18,20 %20,90 %27,10 İsveç %16,00 %19,30 %20,00 %26,30 İngiltere %16,90 %19,70 %21,40 %26,00 Hollanda %17,60 %18,40 %22,10 %27,40 Kanada %16,30 %20,20 %20,70 %27,90 Tayvan %17,30 %23,00 %24,30 %25,00 Fransa %18,60 %19,00 %20,70 %25,50 Güney Kore %17,40 %21,90 %24,80 %25,40 Avustralya %18,80 %20,80 %22,00 %25,20 ABD %20,20 %21,10 %20,30 %25,60 Tayland %21,20 %23,90 %24,50 %21,90 Çin %20,10 %24,50 %25,90 %21,60 Arjantin %25,80 %24,60 %19,40 %19,40 Türkiye %27,60 %27,20 %21,90 %17,40 Brezilya %27,00 %26,10 %22,70 %17,90 Vietnam %25,60 %30,10 %22,50 %16,00 Endonezya %28,40 %26,40 %22,50 %16,90 Meksika %29,60 %27,00 %21,50 %15,70 Güney Afrika %29,20 %31,90 %18,20 %15,40 Hindistan %31,50 %26,80 %21,00 %15,60 Malezya %31,80 %26,70 %20,10 %16,50 Filipinler %35,50 %28,30 %18,90 %13,30 Nijerya %41,70 %28,20 %16,50 %10,60 %0 %10 %20 %30 %40 %50 %60 %70 %80 %90 %100 0-19 20-39 40-59 60+ PricewaterhouseCoopers 135
  • 132. 06 VIII. Araştırma Metodolojisi Ciro a. Kayıtlı perakende sektörü cirosu: TÜİK kısa dönemli iş istatistikleri verileri kullanılmıştır. Burada “G52- motorlu taşıtlar-motosiklet dışında kalan perakende ticaret” sektörünün, 3 aylık ciro endeksi baz alınmıştır. Endeks 2005=100 bazlıdır. TL bazlı cirolar, Merkez Bankası yıllık ortalama döviz kuru baz alınarak ABD doları’na çevrilmiştir. b. Kayıtdışı eklentili ciro: Maliye Bakanlığı kayıt dışı ekonomi payı, organize dışında kalan perakende sektörü cirosuna eklenerek tekrar hesaplandığında, “kayıtdışı eklentili ciro” temin edilmiştir. c. Özel Tüketim Harcamaları üzerinden perakende sektörü cirosu: TÜİK Harcama Bazlı GSYH- Harcama Türlerine Göre Hane Halkı Tüketim Harcaması verileri kullanılmaktadır. Bu verilere dahil edilen türler içinde, perakende harcamasına dahil edilenler şu kategorilerdir: • gıda, alkolsüz içecekler • alkollü içecekler, sigara ve tütün; • giyim ve ayakkabı; • mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri • çeşitli mal ve hizmetler Toplam hane halkı tüketim harcamaları içerisinde perakende ticarete konu olan sektörlerin (gıda, içki-tütün, giyim-ayakkabı, mobilya-ev eşyası, çeşitli mal ve hizmetler sektörleri) büyüklüğü, milli muhasebede yerleşik ve yerleşik olmayan hane halklarının yurtiçi tüketim verilerinde sözkonusu sektörlerin ilgili yıla ilişkin doğal ağırlıklarının kullanılması yöntemiyle hesaplanmaktadır. d. Organize perakende sektörü cirosu: AMPD Perakende Endeksi baz alınarak hesaplanmaktadır. Cirolar, “vergi hariç enflasyondan arındırılmış TL” olarak derlenmektedir. Endeks 2006=100 bazlıdır. Vergilendirilmiş ciro hesabında perakende sektörü için ortalama %10 KDV oranı varsayılmıştır. TL bazlı cirolar, Merkez Bankası yıllık ortalama döviz kuru baz alınarak ABD doları’na çevrilmiştir. 136 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 133. 06 İstihdam a. Toplam kayıtlı perakende sektörü istihdamı: TÜİK kısa dönemli iş istatistikleri verileri kullanılmıştır. Burada “G52- motorlu taşıtlar-motosiklet dışında kalan perakende ticaret” sektörünün, 3 aylık istihdam endeksi kullanılmıştır. Endeks 2005=100 bazlıdır. b. Kayıtdışı eklentili toplam sektör istihdamı: TÜİK işgücü istatistikleri altındaki “tarım dışı sektörler için sosyal güvenceden istihdam verisi” baz alınarak, perakende sektöründeki kayıtdışı eklentili istihdam hesaplanmıştır. c. Organize perakende sektörü cirosu: AMPD Perakende Endeksi by Nielsen baz alınarak hesaplanmaktadır. Endeks 2006=100 bazlıdır. Vergi Geliri AMPD Perakende Endeksi by Nielsen, perakende firmaları tarafından sağlanan aylık metrekare başına ciro verisi derlemektedir. 12 aylık ortalamalar alınarak yıllık “aylık metrekare başına ciro” miktarı hesaplanmaktadır. Organize perakende sektörü için %10 oranında KDV- ÖTV geçerli olduğu varsayılarak yapılan hesapla, metrekare başına ciroların yüzde 10’u kadar “metrekare başına vergi geliri” elde edilmektedir. Organize perakende satış alanı üzerinden yapılan hesaplama ile sektör geneli yaklaşık olarak hesaplanmaktadır. Kredi Kartı Harcamaları BKM verileri içerisinde, marketler ve alışveriş merkezleri, mobilya ve dekorasyon, bilgisayar ve elektronik, hazır giyim, yemek ve çeşitli gıda harcamaları organize perakende tüketimi içinde sayılmıştır. Mükerrer sayım olmaması amacı ile cadde - AVM mağaza ağırlıkları dikkate alınmıştır. PricewaterhouseCoopers 137
  • 134. 06 PricewaterhouseCoopers PricewaterhouseCoopers (www.pwc.com) kamu kurumlarına ve özel kuruluşlara endüstri odaklı denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. 151 ülkede 163.000’den fazla çalışanının fikirlerinin, deneyimlerinin ve çözümlerinin birleşmesi ile kamu güveninin oluşmasına ve müşterilerinin işlerine değer katmasına yardımcı olur. PricewaterhouseCoopers Türkiye 1981 yılından beri İstanbul’da iki, Ankara’da, Bursa’da ve İzmir’de birer ofis olmak üzere toplam 5 ofiste 31 ortak ve yaklaşık 1.100 kişilik profesyonel kadrosu ile hizmet vermektedir. Adnan Akan, Ortak Hüsnü Dinçsoy, Ortak Yüksel Toparlak, Ortak adnan.akan@tr.pwc.com husnu.dincsoy@tr.pwc.com yuksel.toparlak@tr.pwc.com +90 (212) 326 6061 +90 (212) 376 5302 +90 (212) 326 6082 www.pwc.com/tr AMPD Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği 1994 yılında, alışveriş merkezleri, mağaza zincirleri ve bağlı sektörlerin ekonomi ve toplum içindeki rolünü vurgulamak ve geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Sektörü ve hizmet kalitesini uluslararası standartlara çıkarmak, uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak sektörün dünya çapında temsil edilmesine ve Türkiye’deki yatırım potansiyelinin artmasına yardımcı olmak derneğin diğer amaçları arasındadır. AMPD’nin, kendi alanında lider konumda olan kişi ve kuruluşlardan oluşan dinamik bir üye yapısı vardır. Derneğin yürüttüğü etkinlik ve çalışmalar; alışveriş merkezleri ve perakendeciler arasında ortak bir platform oluşturarak işbirliği olanaklarının geliştirilmesi, sektörle ilgili bilimsel araştırmaların desteklenmesi, doğru kaynaklardan sektörel bilgilere ulaşılması, bilgilerin derlenmesi ve paylaşılması, üniversite-özel sektör işbirliğinin temini ve çeşitli eğitim programları düzenlenmesi, sektörel yayınlar, eğitim kitapları, araştırma raporları, konferans ve seminerler aracılığı ile üyelerin ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verilmesi olarak sıralanabilir. Mehmet T. Nane Sabahnur Erdemli AMPD - Yönetim Kurulu Başkanı AMPD - Genel Sekreter mnane@ampd.org serdemli@ampd.org +90 (212) 227 8542 +90 (212) 227 8542 www.ampd.org 138 Parlayan Yıldız - Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
  • 135. © [2010] PricewaterhouseCoopers Türkiye. Tüm hakları saklıdır. “PricewaterhouseCoopers”, PricewaterhouseCoopers Türkiye veya kullanım içeriğine göre gerektiğinde, PricewaterhouseCoopers küresel şirketler ağını veya bu ağa bağlı her biri ayrı tüzel kişilikler olan diğer üye şirketleri temsil eder. “PricewaterhouseCoopers Türkiye”, Başaran Nas Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş., Başaran Nas Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. ve PricewaterhouseCoopers Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. ticari unvanları ile Türkiye’de kurulmuş tüzel kişiliklerden oluşan PricewaterhouseCoopers Türkiye organizasyonunu ifade ve temsil etmektedir.