Bağışıklık sistemi
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

Bağışıklık sistemi

on

  • 5,402 views

Bağışıklık (İmmün) Sistemi

Bağışıklık (İmmün) Sistemi

Statistics

Views

Total Views
5,402
Slideshare-icon Views on SlideShare
5,378
Embed Views
24

Actions

Likes
2
Downloads
72
Comments
0

3 Embeds 24

http://denemetestcoz.com 15
http://www.pharmetic.org 8
http://pharmetic.org 1

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment
  • En basit yapılı canlılarda bile kendinden olanı tanıma, yabancıyı ayırdedebilme özelliği mevcuttur. Evrimsel açıdan en gelişmiş canlı olan insan kendi yapısına yabancı olan maddeleri (antijenleri) tanıyabilme ve onlarla başedebilme özelliklerine sahiptir. Bu sayede mikroplar başta olmak üzere yabancı ve zararlı olabilecek maddelere karşı kendisini savunur. Genelde antijen olarak tanımladığımız bu maddelerin organizmaya girmesi ile başlayan ve birbiri ile ilişkili birçok biyolojik reaksiyonun meydana geldiği bağışık yanıt olayında, birçok sistem, organ ve hücre görev alır. Bağışıklık olaylarında rolü olan organ ve hücrelere bağışıklık sistemi = immün sistem adı verilir.
  • Bağışık yanıt özünde hücresel bir olaydır. İmmün hücreler kemik iliğindeki kök hücreden farklılaşarak gelişirler. Kemik iliği kök hücrelerinin immünolojik olarak etkin hücre haline gelebilmesi için önce santral lenfoid organlarda (kemik iliği, Timus) olgunlaşması gerekir. Gelişimi tamamlanan, olgun T ve B lenfositler daha sonra periferik lenfoid organlara (lenf düğümleri, dalak) gidip yerleşerek antijenle karşılaşmayı bekler ve gerektiği zaman (antijenle karşılaşınca) bağışık yanıt oluştururlar.
  • Kemik iliği (Kİ), tüm kan hücrelerinin yapım yeridir (Hemopoiesis). Kİ'nde ana (kök) hücrelerden farklılaşarak oluşan immün hücreler kan dolaşımına karışarak ilgili organlara giderler. Kİ, yassı ve yuvarlak kemikler ile uzun kemiklerin uç kısımlarındaki süngerimsi yapının içinde bulunur. Vücut ağırlığının %6'sını Kİ oluşturur.
  • Timus, Kİ'de kök hücreden farklılaşan lenfosit öncü hücrelerinin olgunlaşarak, olgun T-lenfosit haline geldiği organdır. Doğumdan itibaren gelişmeye başlar, ergenlik çağında en büyük şeklini alır, ileri yaşlarda tekrar küçülür. Anatomik olarak iki loblu (bölmeli) ve kapsül ile çevrilidir. Lenfositlerin timusta nasıl olgunlaştığı tam bilinmiyor. Ancak epitel hücreleri ve makrofajlar ile bazı timus hormonlarının (timulin, timozin, timopoietin gibi) T- lenfosit gelişimine etkili olduğu kabul edilmektedir. Timus bağışık yanıt oluşmasında önemli bir organdır. Özellikle hücresel tip bağışık yanıtta etkilidir. Yavru deney hayvanlarında timus çıkartıldığında T-lenfosit işlevi bozulmaktadır. Dolaylı etki ile antikor yapımında da bozukluk oluşur.
  • İmmün sistemin çok önemli hücreleridir. Kemik iliğindeki kök (stem) hücrelerden gelişirler. Santral lenfoid organlarda (Timus veya kemik iliği) olgunlaşırlar. Kan yoluyla periferik lenfoid doku ve organlara giderek özel bölgelerine yerleşirler.
  • Görünümleri birbirine çok benzeyen ve ışık mikroskobunda ayırt edilemeyen farklı iki lenfosit tipi vardır. B ve T lenfositleri olarak tanımladığımız bu hücrelerin olgunlaşmaları, işlevleri ve antijen yapıları birbirinden farklıdır. Ancak aralarında yakın bir işbirliği bulunmaktadır.
  • Tek çekirdekli olup (= mononükleer), fagositik aktivite gösteren hücrelerdir. Vücudumuzda doku ve organlarda yaygın olarak bulunurlar. Bu hücreler bulundukları yere göre şöyle adlandırılırlar. ■ Kandaki gezgin monositler ■ Akciğerlerdeki alveoler makrofajlar ■ Seroz boşluklardaki makrofajlar ■ Kemik dokudaki osteoklastlar ■ Sinir dokusundaki mikroglia hücreleri ■ Dalak ve lenf düğümlerindeki makrofajlar ■ Bağ dokusu histiositleri ■ Karaciğerdeki Kupffer hücreleri ■ Böbrekte mezangial makrofajlar

 Bağışıklık sistemi Bağışıklık sistemi Presentation Transcript

  • BAĞIŞIKLIK (İMMÜN) SİSTEMİ
    • Bağışıklık sistemi, vücudumuzu, enfeksiyonlara
    • yol açabilen virus, bakteri, mantar ve parazit gibi
    • mikroorganizmaların zarar verici etkilerine karşı
    • koruyan bir sistemdir.
    Bağışıklık sistemi:
  • Bağışıklık sisteminin görevi:
    • Zararlı organizmaların vücuda girmelerini engellemek ve eğer girerlerse; vücuda girdikleri yerde yutmak,yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir
    • Bağışıklık sistemi,kendi ve kendisine yabancı milyonlarca değişik düşmanı tanıyıp ayırt edebilme yeteneğine sahiptir.
    • Sağlıklı bir vücut; karşılaştığı hastalık etkenleriyle ve yabancı maddelerle çoğunlukla “belli etmeden” başeder.
  • Bağışıklık sisteminin görevi:
    • Bağışıklık sistemi bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürür ancak bazı koşullarda bağışıklık sistemi yardıma gereksinim duyabilir.
    • Mikroplarla baş edemediğimiz durumlarda da "hasta" oluruz.
    • Bağışıklık sistemi,hatırlama yeteneğine sahiptir.
  • Güçlü bir bağışıklık sisteminin önemi nedir?
    • Enfeksiyonların şiddeti azalır
    • Soğuk algınlığı, nezle ve diğer enfeksiyonlara
    • yakalanma olasılığı azalır.
    • Kanser hücrelerinin yok edilmesini en yüksek
    • seviyeye çıkarır
    • Enerji düzeylerini artırır
    • Yaşlanma sürecini yavaşlatır.
  • Bağışıklık sisteminin yapısı
    • Nörolojik sisteme benzer bir yapıya sahiptir.
    • Bağışıklık sistemi,vücut içerisinde detaylı ve dinamik bir iletişim ağına sahiptir.
  • Bağışıklık sistemi vücudumuz nasıl savunur
    • Milyonlarca ve milyonlarca hücre,arı kovanının etrafını saran arı kümeleri gibi bir araya gelip seriler halinde organize olur ve bilgileri arkadan ileriye doğru iletir.
    • Bir kez bağışıklık hücreleri uyarıyı aldıkları zaman,taktiksel bir takım değişikliklere giderek çok güçlü kimyasallar üretmeye başlarlar
    • Bu maddeler hücrelerin kendi büyüme
    • ve hareketlerini düzenlemelerine izin vererek vücut savunmasını başlatır.
  • Bağışıklık sistemini oluşturan organlar:
    • Kemik iliği
    • Timus bezi
    • Dalak
    • Lenf sistemi
  • KEMİK İLİĞİ
    • Kemiklerin ortasında bulunan yağlı ve gözeli bir dokudur.
    • Bağışıklık sisteminde çok önemli işlevleri olan akyuvarlar da dahil olmak üzere bütün kan hücrelerinin yapım yeridir. (hemopoiesis)
    • B lenfositler burada yapılır. Olay çıktığı zaman B hücreler antikor hücresi haline gelir.
  • TİMUS
    • Göğüsün üst, boynun al bölümünde yerleşik bağışıklık sisteminin bir bölümünü oluşturan küçük bez.
    • T lenfositleri (acil durum çağrılarında ilk cevap veren yardımcı hücrelerdir.) burada büyür, eğitilir,olgunlaşır ve bağışıklık sisteminde üstlendikleri görevleri yerine getirmek üzere yeniden kana karışırlar
    • Karın boşluğunun solunda, midenin arka tarafında yer alır.
    • Kırmızı kan hücreleri ve immun sistemin beyaz kan hücreleri için depo olarak görev yapar,
    • Kandaki yabancı maddelerin büyük bir kısmını süzer.
    Karaciğer DALAK DALAK
    • Bütün bağışıklık faaliyetlerinin gerçekleştiği yerdir
    • Vücuda giren yabancı maddelere karşı bir süzgeç oluşturarak, mikropların vücuda yayılımlarını engeller ya da geciktirir.
    • Atık maddeleri enfeksiyondan alır ve sistemden dışarı atar.
    • Vücuttaki çeşitli karargahları:
          • koltuk altı, çene altı, kasıklar
          • göğüs ve karın boşluğu
    LENF SİSTEMİ
  • AKYUVARLAR(Lökositler):
    • Bağışıklık sisteminin en önemli savaşçıları ve İmmunolojik savunmanın temel faktörleridir.
    • Lökositler damar içinde dolanır ve tehlike sinyallerini aldıkları bölgelerde damardan ayrılıp bakteri ve ölü doku gibi yabancı cisimlerin etrafını sarabilirler .
  • AKYUVARLAR(Lökositler): Akyuvarlar, bakteri ve virüslerin yok edilmesinde özelleşirler,farklı çeşitlere ayrılırlar.
    • Granülositler
    • Lenfositler
    • Monosit ve Makrofajlar
    • Granülositler;
    • Nötrofiller:Salgıladıkları enzimler ile karşılaştıkları bakterileri veya yabancı molekülleri öldürürler.
    • Eozinofiller:Deride ve akciğerde bulunan parazitlere odaklanır.
    • Bazofiller: Bu hücreler allerjik hastalıkların gelişmesinden sorumludurlar.
  • Lenfositler: Karşılaştığımız çoğu bakteri ve virüsü yok edebilen lenfositlerin iki çeşidi vardır:
    • T Lenfositleri:
    • T hücresi oluşturmak üzere yönlendirilmiş olan hücreler,timus'a gelirler ve orada olgunlaşırlar.
    • T-lenfositler daha sonra timusdan ayrılarak kanda ve lenf sisteminde
    • dolaşmaya başlarlar.
    • B lenfositler ,
    • Her antijene özgü antikor üretirler
    • Vücuda herhangi bir antijen girdiğinde, B lenfositler çoğalır ve milyonlarca antikor üretirler.
  • MAKROFAJLAR:
    • Bağışıklık sistemimizin en önemli hücreleridir.
    • Her dokunun kendine özgü makrofajları vardır.
    • Makrofajların en önemli özelliği fagositoz yapmalarıdır.
  • MAKROFAJLAR:
    • Beyaz kan hücrelerinin yabancı maddeyi sardığı, yuttuğu ve yok ettiği isleme fagositoz denir
    • Enfeksiyona karşı çabuk ve çoğunlukla da kesin bir koruma sağlar
    • Fagositoz yapan hücrelere de fagosit denir
  • Bağışıklık sistemimiz neden güçsüz kalır?
    • Kötü beslenme
    • Duygusal sorunlar
    • Yorucu yaşam tarzı
    • Ameliyatlar ve tıbbi tedavi
    • Yaşlanma
    • Stres
    • Uykusuzluk
    • Alkol
    • Uykusuzluk
    • UV ışınları
  • BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BOZUKLARI
    • Bağışıklık sistemi bozukluklarının başlıca belirtileri şunlardır :
    • Kronik enfeksiyonlar
    • Sık sık soğuk algınlığına ve nezleye yakalanmak
    • Sık sık uçuk ve genital herpese yakalanmak
    • Tedaviye tam cevap vermeyen enfeksiyonlar
    • Tekrarlayan apseler (yaralar)
    • Deri döküntüleri
    • Gelişme geriliği
  • Grip ve soğuk algınlığı
    • Grip, Influenza adı verilen bir virus tarafından oluşturulan, ani olarak 39°C üzerinde ateş , şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır.
    • Daha sonra hastalık tablosuna boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerin akması ve kanlanması gibi belirtiler eklenir ve bazı vakalarda da karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir.
    • Grip belirtilerin 1-2 hafta sürmesi nedeniyle hem işgücü kaybına hem de okulda devamsızlığa yol açabilir.
    • Soğuk algınlığı ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır.
  • Grip ve soğuk algınlığı
    • Grip etkeni olarak 200’den fazla grip virüsü alt tipi tanımlanmıştır. Bu nedenle %100 koruyuculuğu olan bir aşı geliştirilememektedir.
    • Grip ya da soğuk algınlığının tedavisi yoktur. Tedavi daha çok bulguların azaltılmasına yöneliktir ve hastalık süresi üzerine bir etkileri yoktur.
    • Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak grip (mevsimsel, domuz gribi) ve soğuk algınlığından korunmak için önemlidir.
  • AFT ve UÇUKLAR
    • Aftlar genellikle dudak çevresinde ya da yanak iç yüzeyinde görülen, tek ya da çok sayıda olabilen, kızarık bir zemin üzerinde oluşan ve genellikle yüzeysel olan yaralardır.
    • Aftlar tekrarlayabilir ve yaşam kalitesi üzerine olumsuz etkileri olabilir. Bulguları iki haftaya kadar da uzayabilir.
    • Aftlar, stres, bazı sistemik hastalıklar, vitamin eksiklikleri ve demir eksikliği anemisi (kansızlık), sigara kullanımı gibi durumlarda vücut direncinin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.
  • AFT ve UÇUKLAR
    • Uçuğa Herpes Simplex adı verilen bir virüs neden olur.
    • Çoğunlukla dudakların dış kenarında veya buraya yakın yerlerde görülür.
    • Uçukların antiviral ilaçlarla tedavi edilmesi bulguların süresini kısaltır ama tekrarlayan atakların sıklığı üzerinde etkisi yoktur.
    • Aft ve uçuklarda vücut direncinin artıracak ürünlerin kullanımı, ağız içi yaraların tekrarlama sıklığını azaltır, iyileşmesini hızlandırır.
  • SONUÇ
    • KİMLER?
    • Diyet yapanlar
    • Stresli ortamda çalışanlar
    • Sigara içenler
    • Kronik hastalıkları olanlar
    • Hazır yemek tüketimi fazla olanlar
    • NE İÇİN?
    • Grip ve soğuk algınlığından korunmak
    • Aft ve uçukların önlenmesi
    • Yaşam kalitesinin artması
    • İş kaybının önlenmesi
    BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN ÜRÜNLER KULLANABİLİRLER!!
    • ÖNEREBİLECEĞİMİZ ÜRÜNLERİN DETAYLARI İÇİN BİR SONRAKİ SUNUMA GEÇEBİLİRSİNİZ 