• Share
  • Email
  • Embed
  • Like
  • Save
  • Private Content
Edebiyatin GüZel Sanatlar IçIndeki Yeri
 

Edebiyatin GüZel Sanatlar IçIndeki Yeri

on

  • 23,622 views

 

Statistics

Views

Total Views
23,622
Views on SlideShare
23,601
Embed Views
21

Actions

Likes
0
Downloads
29
Comments
0

2 Embeds 21

http://www.derslopedi.com 17
http://www.slideshare.net 4

Accessibility

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

    Edebiyatin GüZel Sanatlar IçIndeki Yeri Edebiyatin GüZel Sanatlar IçIndeki Yeri Presentation Transcript

    • EDEBİYATIN GÜZEL SANATLAR İÇİNDEKİ YERİ
      • Edebiyat dille gerçekleştirilen güzel sanattır.
      • Sesle yapılan sanatlara fonetik sanatlar denir. Ör: Müzik, edebiyat
      • (Fon, ses anlamına gelir. Mikrofon, megafon, telefon)
      • Ses ve görüntüyle yapılan sanatlar karma sanatlardır.
      • Yalnız görüntüyle yapılan sanatlar plastik sanatlardır.
      • Şiir dünyanın en eski edebi türlerindendir ve edebi metinlerin başında gelir.
      • Edebi metin dış dünyada var olan nesnelerden yaşanmış olanlardan ve yaşanacaklardan hareketle sanatçı tarafından meydana getirilen kurgudur.
      • Edebi metin yazıldığı dönemi kurgusunda yer alan malzemeyle temsil eder. (At, deve, ok, kılıç, kalkan,…)
      • KURMACA
      • Dış dünyadan alına gerçekliğin, sanatçının duygusu, iç dünyası, birikimi ve sanatçının yaşadığı dönemin istekleri kurmacayı oluşturur.
    • Edebi Metnin Özellikleri:
      • Kurmacadır.
      • En önemli öğe “dil”dir.
      • Her okuyanda farklı algılanır.
      • Yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtır.
      • Fonetiktir.
    • İYİ BİR YAZARIN ÖZELLİKLERİ
      • Duyguları sıradan insanlara göre daha ince olmalıdır.
      • Doğayı sıradan insandan daha farklı, daha derin görebilmelidir.
      • Yüksek bir seçme gücü olmalıdır.
      • Görüp işittikleri, deneyimleri onun coşkusunun kaynağıdır.
      • Kendine özgü bir yaşam felsefesi edinmiştir.
      • İdealleri önemlidir.
      • Kendine özgü bir üslubu olmalıdır.
    • İnsanı diğer varlıklardan ayıran özellikler nelerdir?
      • Akıl, irade, zevk, düş gücü, dil. İnsandaki bu özellikler kültür, manevi durum ve ruh haliyle belirlenir.
      • İnsan sosyolojik ve psikolojik bir varlıktır.
    • SANAT
      • Sanat öğretmez; sezdirir, hissettirir, çağrıştırır.
      • Sanatın kendine özgü düşündürme, hatırlatma biçimi vardır.
      • Sanatın tanımı, kültüre, döneme, bireysel anlayışa göre değişir.
      • Yaşanılan dönem sanatı çeşitli yönleriyle belirginleştirir.
      • Her bireyde farklı duyguların ortaya çıkmasını sağlar.
      • Sanat değişkendir.
      • Sanat doğaya eklenmiş insandır.
    • Anlatmaya bağlı edebi metinler
      • Anlatma ve nakletmeyle gerçekleştirilirler bu metinlerde olay örgüsü yaşanmaz; düzenlenir
    • EDEBİ METİNDE GERÇEKLİK
      • Sanat öğretmez, açıklamaz, göstermez.
      • Sanat yapıtında kavramlar ve gözlemlerden çok sezgiler önemlidir.
      • Sanat sezdirir, çağrıştırır, hissettirir ve bunlar çevresinde düşündürür.
      • Sanat gerçeği yeniden yapılandırır.
      • Bütün bu özellikler okuyucuda, seyircide, dinleyicide farklı bir yaşantı halinin ortaya çıkmasını sağlar. Bu yaşantı estetik yaşantıdır. Buna bağlı olarak bir edebi metnin okuyucuyla yeniden anlam kazanması sanatsal gerçekliktir.
    • DÖNEM (ZİHNİYET)
      • Bir sanat eserinde ortaya konulan bilgi birikimi kullanılır.
      • Sanat eseri kendi varlığı içinde geleneğini sürdürür.
      • Sanatçı yapıtlarını oluştururken yaşadığı dönemin sanat ve zevk ve anlayışından yararlanır.
      • Geleneğe karşı olan bir sanatçının tavırlarıyla gelenek dışına tam anlamıyla çıkmaları imkansızdır. İnsan yaşadığı dönemden her şekilde etkilenir.
      • Ör: Mimari eserler
      • EDEBİYATIN DİĞER BİLİM DALLARIYLA İLİŞKİSİ
    • TARİH
      • Edebi metinlerde sosyal ve siyasi çevre üzerinde durulur.
      • Tarihte meydana gelen değişimler edebiyatla paralellik gösterir
      • Edebi metnin incelenmesinde tarihsel yöntemlerden yararlanılır.
      • Başarı, üretim, olay kendiliğinden oluşmaz. Bunların hazırlık yöntemleri vardır. Bunların incelenmesinde tarih yöntemleri kullanılır.
      • Bir toplumun tarihe bakış açısı edebiyata yansır.
    • SOSYOLOJİ (Toplum bilimi)
      • Edebi metinler sosyal çevrede ortaya çıkar.
      • Sosyal çevrede yaşananların bir kısmı edebi metinde dile getirilir.
      • Sosyal hayattaki ilişkiler edebi metinlerdeki bireylerin ilişkilerine yansır.
      • Metni ortaya çıkaran nedir?” sorusunun “sosyoloji” ile ilişkisi vardır.
      • İnsan sosyal bir varlıktır.
    • PSİKOLOJİ (İnsan davranışlarını inceleyen bilim dalı)
      • Her edebi metnin (gerçek ya da anonim) bir yapıcısı vardır.
      • Yazar metinde kendi hayat hikayesini olduğu gibi aktarmaz. (Otobiyografi dışında)
      • Yazar eserlerinde çok sayıda hayat hikayesi ortaya çıkarabilir. Bunu yaparken kendi hayatından, yaşam deneyimlerinden yararlanacaktır.
      • Edebi metin yazarın psikolojik durumunun ifadesidir.
      • Edebi metinlerde kişilerin psikolojik durumu da verilir.
      • Bir metinde birey duygulanabilir, kendisiyle yüzleşebilir. Bu durumlar psikolojiyle ilgilidir.
      • Yazar bireyi anlatırken psikoloji bilgisine ihtiyaç duyar
    • FELSEFE
      • Her edebi metnin arkasında bir düşünce vardır.
      • Bir metin düşüncelerden oluşmamışsa bu metni düzenli bir bütün haline getirmek mümkün olmaz. Yani düşünceye yaslanmayan bir metin dağınık olur.
      • Edebi metinlerde düşünce anlatımı sınırlandırılmalıdır. Yoksa metin edebi olma özelliğini yitirir.
      www.sunuarsivi.com Sunu/Slayt Paylaşım Sitesi