• Save
The negative comparison
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

Like this? Share it with your network

Share

The negative comparison

on

  • 551 views

Slayttaki tüm sayfaları hangi yapının (kırmızı renkli) nasıl kullanıldığını anlamak için bir kez gözden geçiriniz. Başa dönerek önerilen cevaplara bakmadan kendi cümlelerinizi ...

Slayttaki tüm sayfaları hangi yapının (kırmızı renkli) nasıl kullanıldığını anlamak için bir kez gözden geçiriniz. Başa dönerek önerilen cevaplara bakmadan kendi cümlelerinizi kurmaya çalışınız. Bu adımı, slayttaki çoğu cümleyi belirtilen yapıyı kullanarak ve cevaplara bakmadan söyleyecek duruma gelinceye kadar tekrar ediniz. Cevaplarınızı, önerilen cevapları görmeden söylemeye gayret etmenin bu çalışmanın en önemli noktası olduğunu lütfen unutmayınız. Pencerenin sağ alt köşesindeki 'Full' simgesine tıklayarak tam ekran çalışmanız tavsiye edilir.
Başarılar.

Statistics

Views

Total Views
551
Views on SlideShare
551
Embed Views
0

Actions

Likes
1
Downloads
0
Comments
0

0 Embeds 0

No embeds

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

The negative comparison Presentation Transcript

  • 1. Comparison The negative comparison Karşılaştırma Olumsuz karşılaştırma şekilleri Bazı olumsuz karşılaştırma ifadeleri yapısal yönden büyük değişiklikler gösterir. Normal olarak, olumsuz karşılaştırma cümlesinde, fillin olumsuz olması gerekir. Ancak, birçok olumsuz karşılaştırmada, bu, böyle değildir. Aşağıdaki olumsuz karşılaştırma örneklerinde görüleceği gibi, cümlelerin fiilleri olumlu biçimde olup, olumsuzluk kavramını diğer olumsuz anlamlı kelimeler sağlamaktadır. Örneğin: You are as much guilty as he is . (Sen de onun kadar suçlusun.) You are no less guilty than he is . (Sen de ondan daha az suçlu değilsin.) Örnek kalıp: It’s no thicker than a hair.
  • 2.
    • Saç kadar incedir.
  • 3. Saç kadar incedir. It is no thicker than hair.
    • Biz de onlar kadar dikkatsizdik.
  • 4. Biz de onlar kadar dikkatsizdik. We were no less careless than they were.
    • Bu yerler daha az kalabalık değil.
  • 5. Bu yerler daha az kalabalık değil. These places are no less crowded.
    • Bir yumurtadan daha büyük değildi.
  • 6. Bir yumurtadan daha büyük değildi. It was no greater than an egg.
    • Sizden daha iyi değiller.
  • 7. Sizden daha iyi değiller. They are no better than you are.
    • Biz de diğerlerinden daha başarılı olamadık.
  • 8. Biz de diğerlerinden daha başarılı olamadık. We were no more successful than the others.
    • Etkilenmiş gibi görünmüyor.
  • 9. Etkilenmiş gibi görünmüyor. He seems no more the worse.
    • Bir kaplumbağa kadar hızlıdır.
  • 10. Bir kaplumbağa kadar hızlıdır. It is no faster than a turtle.
    • Benim kadar güçlüdür.
  • 11. Benim kadar güçlüdür. He is no less strong than I am.
    • Attila, Sezar’dan daha gaddar değildi.
  • 12. Attila, Sezar’dan daha gaddar değildi. Attila was no more ruthless than Caesar.
    • Benden daha genç değildir.
  • 13. Benden daha genç değildir. He is no younger than I am.
    • Köyden daha uzağa gitmedik.
  • 14. Köyden daha uzağa gitmedik. We went no further than the village.
    • Bizim bakkal ne kadar asil ise, o da o kadar asil.
  • 15. Bizim bakkal ne kadar asil ise, o da o kadar asil. He is no more a noble than our grocer.
    • O da, diğerleri kadar aptaldı.
  • 16. O da, diğerleri kadar aptaldı. He was no less stupid than the others.
    • 200 kişiden az değillerdi.
  • 17. 200 kişiden az değillerdi. They were no fewer than 200.
    • Orada, mallar hiç de daha ucuz değildir.
  • 18. Orada, mallar hiç de daha ucuz değildir. Things are no cheaper there.
    • Onun Fransızcası benimkinden daha iyi sayılmaz.
  • 19. Onun Fransızcası benimkinden daha iyi sayılmaz. His French is no better than mine.
    • Onlar da askerlerimizden daha az acımasız değillerdi.
  • 20. Onlar da askerlerimizden daha az acımasız değillerdi. They were no less ruthless than our soldiers.
    • Hiç de daha mutlu değil.
  • 21. Hiç de daha mutlu değil. He is no happier.
    • Düğün için yirmi bin dolar kadar para harcadı.
  • 22. Düğün için yirmi bin dolar kadar para harcadı. He spent no less than 20000 dollars for the wedding .
    • Sen de ondan daha az suçlu değilsin.
  • 23. Sen de ondan daha az suçlu değilsin. You are no less g uilty than he is.
    • Hiç de akıllanmadı.
  • 24. Hiç de akıllanmadı. He is none the wiser.
    • Hiç de iyileşmedi.
  • 25. Hiç de iyileşmedi. He is none the better.
    • Onlar, ne de olsa arkadaşlarımdır.
  • 26. Onlar, ne de olsa arkadaşlarımdır. They are none the less my friends.
    • Hırsızlıktan aşağı kalır bir şey değil.
  • 27. Hırsızlıktan aşağı kalır bir şey değil. It is nothing less than theft.
    • Hiç de daha kötü durumda değil.
  • 28. Hiç de daha kötü durumda değil. It’s none the worse.
    • Artık saçmalığa paydos.
  • 29. Artık saçmalığa paydos. No more nonsense , please.
    • 100 dolar dan fazla değil .
  • 30. 100 dolar dan fazladeğil. N o more than 100 dollars.
    • D aha kötü bir şey olamaz.
  • 31. D aha kötü bir şey olamaz. Nothing worse can happen.
    • Roosevelt kadar güçlü bir dahi.
  • 32. Roosevelt kadar güçlü bir dahi. No less a strong man than Roosevelt.
    • Aynı derecede anlamlı başka bir gerçek.
  • 33. Aynı derecede anlamlı başka bir gerçek. A no less significant fact.
    • Jane çok güzel dans eder; Anne de ondan aşağı değil.
  • 34. Jane çok güzel dans eder; Anne de ondan aşağı değil. Jane dances beautifully; Anne no less well.
    • Ürünün yüzde kırk kadarı imha oldu.
  • 35. Ürünün yüzde kırk kadarı imha oldu. No less than 40 per cent of the crop was wiped out.
    • 20 Mayıs tarihine kadar.
  • 36. 20 mayıs tarihine kadar. No later than May 20th. SON