• Save
Comparing adverbs - The superlative
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Like this? Share it with your network

Share

Comparing adverbs - The superlative

  • 899 views
Uploaded on

Slayttaki tüm sayfaları hangi yapının (kırmızı renkli) nasıl kullanıldığını anlamak için bir kez gözden geçiriniz. Başa dönerek önerilen cevaplara bakmadan kendi cümlelerinizi kurmaya çalışınız. Bu......

Slayttaki tüm sayfaları hangi yapının (kırmızı renkli) nasıl kullanıldığını anlamak için bir kez gözden geçiriniz. Başa dönerek önerilen cevaplara bakmadan kendi cümlelerinizi kurmaya çalışınız. Bu adımı, slayttaki çoğu cümleyi belirtilen yapıyı kullanarak ve cevaplara bakmadan söyleyecek duruma gelinceye kadar tekrar ediniz. Cevaplarınızı, önerilen cevapları görmeden söylemeye gayret etmenin bu çalışmanın en önemli noktası olduğunu lütfen unutmayınız. Pencerenin sağ alt köşesindeki 'Full' simgesine tıklayarak tam ekran çalışmanız tavsiye edilir.
Başarılar.

More in: Education , Spiritual
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Be the first to comment
No Downloads

Views

Total Views
899
On Slideshare
899
From Embeds
0
Number of Embeds
0

Actions

Shares
Downloads
0
Comments
0
Likes
1

Embeds 0

No embeds

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
    No notes for slide

Transcript

  • 1. Comparing Adverbs The Superlative Zarfların karşılaştırılması Enüstünlük derecesi Bir zarfın en üstünlük derecesini gösteren şekil, tıpkı sıfatlarda olduğu gibi, aşağıdaki biçimde olur: a) Tek heceli zarflarda, en üst ve en alt dereceler için the…es t eki getirilir: late (geç) the latest (en geç) fast (hızlı) the fastest (en hızlı) b) Üç heceli kelimelerde: en üst derece için the most…, en alt derece için the least… takısı getirilir: carefully (dikkatlice) the most carefully (en dikkatlice) sincerely (içtenlikle) theleast sincerely (en az içtenlikle) c) İki heceli zarflar, genellikle the…est eki alır: early (erken) the earliest (en erken) Not: Örneklerde görüleceği üzere kimi hallerde‘the’ kullanılmamaktadır. Örnek kalıp: Where does it rain the most?
  • 2.
    • Yağmur en çok nerede yağar?
  • 3. Yağmur en çok nerede yağar? Where does it rain the most?
    • Arkadaşım en az çalışır fakat en çok konuşur.
  • 4. Arkadaşım en az çalışır fakat en çok konuşur. My friend works the least but talks the most.
    • İnsan en hızlı, karnı boşken koşabilir.
  • 5. İnsan en hızlı, karnı boşken koşabilir. One can run fastest when the stomach is empty.
    • En çok bağıran, en az bilendir.
  • 6. En çok bağıran, en az bilendir. Who shouts loudest knows the least.
    • Bazı memurlar en geç gelip, en erken ayrılıyorlar.
  • 7. Bazı memurlar en geç gelip, en erken ayrılıyorlar. Some employees come the latest but leave the earliest.
    • En çok Bill’i beğeniyorum.
  • 8. En çok Bill’i beğeniyorum. I like Bill best.
    • En sıkı yalnızken çalışırım.
  • 9. En sıkı yalnızken çalışırım. I study hardest when alone.
    • Güneş en çok ekvatorda parlar.
  • 10. Güneş en çok ekvatorda parlar. The sun shines most at the equator.
    • Okulda en erken ben kalkarım.
  • 11. Okulda en erken ben kalkarım. I rise the earliest at school.
    • Bu alanda en çok kimin bilgisi var?
  • 12. Bu alanda en çok kimin bilgisi var? Who knows most in this field?
    • Orada en uzun biz kaldık.
  • 13. Orada en uzun biz kaldık. We stayed the longest there.
    • Burada en az çalışanlar, en çok parayı alıyorlar.
  • 14. Burada en az çalışanlar, en çok parayı alıyorlar. Those who work the least here get the most.
    • En çok yiyenler, her zaman en sağlıklı olanlar değildir.
  • 15. En çok yiyenler, her zaman en sağlıklı olanlar değildir. Those who eat the most are not always the healthiest.
    • En çok ihtiyaç duyduğum şey uykudur.
  • 16. En çok ihtiyaç duyduğum şey uykudur. What I need most is some sleep.
    • En çok, ucuz otelleri beğenirim.
  • 17. En çok, ucuz otelleri beğenirim. I like cheap hotels best.
    • Bizi en sık, o cezalandırırdı.
  • 18. Bizi en sık, o cezalandırırdı. He punished us the most frequently.
    • En çok , Pickford hatırlanacaktır.
  • 19. En çok , Pickford hatırlanacaktır. Pickford will be remembered the longest.
    • O, genellikle en dikkatli yazar.
  • 20. O, genellikle en dikkatli yazar. He usually writes the most carefully.
    • Bu, beni en az ilgilendirir.
  • 21. Bu, beni en az ilgilendirir. This interests me the least.
    • 8.45 treni en hızlı gider.
  • 22. 8.45 treni en hızlı gider. The 8.45 train goes the fastest.
    • En uzakta kim oturur?
  • 23. En uzakta kim oturur? Who lives the far t hest?
    • En çok hangi sporu seversin?
  • 24. En çok hangi sporu seversin? Which sport do you like most?
    • Onları en çok, ham iken severim.
  • 25. Onları en çok, ham iken severim. I like them best when still green.
    • O, yalnızken en randımanlı çalışır.
  • 26. O, yalnızken en randımanlı çalışır. He works mo st efficiently when alone.
    • Bill, işini en önce bitirir, Tom en son.
  • 27. Bill, işini en önce bitirir, Tom en son. Bill finishes his work the earliest Tom the latest.
    • En çok, üst seviyedekiler faydalanacak.
  • 28. En çok, üst seviyedekiler faydalanacak. The upper group will benefit most.
    • Oraya en iyi nasıl gidilir?
  • 29. Oraya en iyi nasıl gidilir? How can we best go there?
    • Beni en fazla üzen budur.
  • 30. Beni en fazla üzen budur. This is what troubles me most.
    • Bu, en sevdiğim kitap.
  • 31. Bu, en sevdiğim kitap. This is the book I like best. SON