Your SlideShare is downloading. ×
Icra iflas hukuku
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Thanks for flagging this SlideShare!

Oops! An error has occurred.

×
Saving this for later? Get the SlideShare app to save on your phone or tablet. Read anywhere, anytime – even offline.
Text the download link to your phone
Standard text messaging rates apply

Icra iflas hukuku

1,798
views

Published on


0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total Views
1,798
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
0
Actions
Shares
0
Downloads
12
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

Report content
Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
No notes for slide

Transcript

  • 1. 1. İCRA İFLAS HUKUKUNUN KAPSAMIHukuki ilişkileri düzenleyen ve Devlet yaptırımı ile desteklenmişkurallar bütününe, hukuk .kuralları denilmektedir. Hukuk kurallarıiçerisinde de maddi hukuka ilişkin getirilen düzenlemeler (MedeniKanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu) önemli bir yer tutmaktadır.Kişilere hukuk sistemince tanınan haklar ve yüklenen borçlar, maddihukuk kurallarının öngördüğü şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Özelhukuktan doğan bu haklar ihlal edilip ve aynı zamanda borçlar yerinegetirilmediği taktirde, Devlete yargı erkine başvurma imkanı tanınmışolur.Bu husus, medeni yargılama hukukunun konusunu girmekte olup, sözkonusu haklar ve borçlar, mahkeme kararı ile dahi tespit edilse ve deborçlu kendisine düşen borcunu rızası ile yerine getirmezse, böyle birborçluya karşı Devletin bünyesinde bulunan cebri icra organınabaşvurulabilir. İşte, borcunu rızası ile yerine getirmeyen borçluyaDevlet kuvveti (cebri icra organı) aracılığı ile zor kullanılıp borcunyerine getirilmesi sağlanması hususu icra ve iflas hukukununkonusunu teşkil etmektedir. İcra-İflas Hukuku, cebri icra hukuku veyatakip hukuku olarak da adlandırılmaktadır.1.1. CEBRİ İCRA HUKUKUCebir, sözlük anlamı olarak bir kimsenin kendi isteğine bakılmaksızın,bir şeyi vermeye, belirli bir hareketi yapmaya veya yapmamayazorlanması anlamına gelmektir. Cebri icra ise, kendi isteği ileborçlarını yerine getirmeyen bir borçlunun, borçlarını Devletin zorkullanma yetkisini kullanması sonucu o işi zorla yerine getirmesininsağlanmasıdır. Cebri icra hukuku, borcunu rızası ile usulüne uygunşekilde yerine getirmeyen borçlulara karşı alacaklının nasıl bir yolizlemesi gerektiği konusunu kendisine inceleme alanı olarak almıştır..Alacaklının, hakkını bizzat kuvvet kullanarak, kendisinin elde etmesibir çok hukuk sisteminde kabul edildiği üzere, Türk hukuk sistemindede aslen yasaklanmış olup kişinin böyle bir davranışı suç olarak kabuledileceği belirtilmiştir. Buna göre, zor kullanma (cebri işlemlerdebulunma) yetkisi, yalnızca Devlete (cebri icra organlarına) ait oluponun dışında gerçek yada tüzel kişiler eliyle kullanılamaz. Alacaklınınalacağını elde etmesi için, alacaklının talebi üzerine Devletin cebriicra organlarınca borçlunun mallarına el konulur, bunlar satılarak eldeedilen para ile alacaklının alacağı ödenir. Kanundan aldıkları güçle
  • 2. cebri icra organları bu işlemleri yaparken zor kullanma yetkisinesahiptir.Cebri icra tedbirleri borçlunun malvarlığı ile sınırlı tutulmuştur.Alacaklının alacağına kavuşabilmesi için, cebri icra organları, yalnızcaborçlunun malvarlığına el koyabilir. Borçlunun şahsına ya da kişilikhaklarına yönelik bir cebri icra işlemi söz konusu olamaz.Anayasamızın 38 inci maddesine göre de, hiç kimse, yalnızcasözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayıözgürlüğünden alıkonulamaz.Hukuk sistemimizde, cebri icra ikiye ayrılmaktadır.Cüzi (bireysel) icra (İcra hukuku)Külli (toplu) icra (İflas hukuku)Buna göre, cüzi icra, "İcra Hukuku", külli icra da "İflas Hukuku"nuninceleme alanına girer. Öncelikle İcra Hukuku incelenecek dahasonrada İflas Hukukuna değinilecektir.1.1.1. CÜZİ İCRA (İCRA HUKUKU)İcra hukukunun kapsamında alacaklı ve borçlu olmak üzere iki tarafbulunur. Takipte bulunan taraf alacaklı, kendisine karşı takiptebulunulan taraf ise borçlu tarafı oluşturur. Ancak, İcra ve iflashukukunda, alacaklı ve borçlu kavramları borçlar hukukundabahsedilen taraflardan daha geniş bir kesimi oluşturur. Ayrıca, takiphukuku açısından alacaklı veya borçlu sıfatını alabilmek için, maddihukuk açısından gerçekten alacaklı veya borçlu olmak gibi birzorunluluk bulunmamaktadır. Gerçekte maddi hukuka göre alacaklıolmayan bir kimse takip yaparsa alacaklı sıfatını, kendisine karşı takipyapılan kimse de borçlu sıfatını kazanır.Cüzi (ferdi) icrada bir alacaklının, borçluya karşı takibe geçmesigerekir. Takip kesinleşince, borçlunun borcuna yetecek miktarda malıhaczedilir, satılır ve alacaklının alacağı kendisine ödenir. Alacaklınınalacağı ödendikten sonra bir miktar para artarsa, bu kısım icra takibiyapmış bir grup var ise onlar arasında pay edilir. Eğer başka birtakipçi yok ise kalan tutar borçluya geri iade edilir. İcra hukukuİlamlı İcraİlamsız İcra1.1.1.1. İlamlı İcraMahkemenin, yargılama sürecini tamamlayıp, esasa ilişkin nihaikararını verdikten sonra, bu kararın, davanın taraflarına verilen onaylısuretine ilam denir. İlamlı icrada, alacaklı, daha önce mahkemede
  • 3. dava açmış, lehine bir ilam almıştır. O nedenle, icra takibi yaparken,alacaklının elinde borçluya karşı almış olduğu bir mahkeme ilamı(hükmü) veya ilam niteliğinde bir belge bulunmaktadır. Borçlu,mahkeme kararının gereğini rızası ile yerine getirmezse, alacaklı bumahkeme ilamını icra dairesine göndererek icra takibini başlatır.Bunun üzerine, icra dairesi borçluya bir icra emri gönderir ve bu icraemri ile borçluya süre (yedi gün) verilerek, bu süre içerisinde ilamıngereğini yerine getirmesi kendisinden talep edilir. Borçlu, kendisineverilen bu süre içerisinde icra emrini yerine getirmezse, ilam, icradairesi tarafından zorla tatbik edilir. Bu süreyi geçiren borçlu, borcuolmadığını iddia ederek, itirazda bulunamaz. Alacaklının alacağımahkeme hükmü ile tespit edilmiş olduğundan, böyle bir itiraz, ilamlıicra takibini kendiliğinden durdurmaz.İlamlı takip edilmesi gereken borçların dışında konusu para alacaklarıolan icra takipleri için, mahkemede dava açılıp, alınacak ilama gerekduyulmaksızın icra takibi yapılabileceği gibi; mahkemeden ilamalmadan doğruca icra dairesine başvurarak ilamsız icra takibin debulunabilir. Ancak, paradan başka bir alacağın (taşınır veya taşınmazbir malın teslimi hakkındaki bir alacak gibi), cebri icra yolunabaşvurularak takip edilebilmesi için mutlaka önce mahkemede birdavanın açılması ve alınan ilam üzerine icra takibinin yapılmasıgerekir.1.1.1.2. İlamsız İcraKural olarak para (ve teminat) alacakları için ilamsız icra yolu iletakibat yapılabilmektedir. Ancak, para dışında bir alacak olmasınarağmen, istisna olarak, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu iletahliye ve teslimini de İcra-İflas Kanunu (İİK) tarafından kabuledilmiştir. İlamsız icra yolu ile takipte alacaklı, alacağını mahkemehükmü ile tespit ettirmeden yani bir ilama gerek duymaksızın, doğrucaicra dairesine başvurarak, borçluya karşı icra takibi talebindebulunabilir. İlamsız icrada, alacaklının icra takibi yapabilmesi için,elinde bir ilam yani mahkemece verilmiş bir hükmün bulunmasıgerekmemekte ve ayrıca alacağın bir senede bağlı olması şartı daaranmamaktadır.İlamsız icra takibi için icra dairesine başvurulması halinde, ilgili icradairesi borçluya bir ödeme emri müzekkeresi düzenleyerek gönderir.Bu ödeme müzekkerede, borçlunun, borcunu yedi gün içindeödeyebileceği veya borçla ilgili herhangi bir itirazı varsa borca karşı
  • 4. itirazda bulunabileceği yazılır. Borçlu yedi gün içinde borcu ödemez,itiraz da etmezse veya itiraz etse dahi alacaklı itirazın gerçeğedayanmadığını ispatlarsa, takip kesinleşmiş olur. Bunun üzerine,borçlunun borcuna yetecek kadar malı haczedilir, satılır ve bedelialacaklıya ödenir.1.1.2. KÜLLİ İCRA (İFLAS HUKUKU)Külli (toplu) icrada (iflas hukukunda) ise, iflasa tabi ve belirli birmiktar para borcunu vadesinde ödemeyen bir borçlu, alacaklının iflasyolu ile takibi, borçlu hakkında ticaret mahkemesince iflas kararınıverilmesi yahut kanunda öngörülen belirli hallerde de bizzatborçlunun da kendi iflasını ticaret mahkemesinden isteyebilmesikonuları yer alır. Borçlunun gerek alacaklının talebi üzerine, gereksekendi talebi üzerine iflasına karar verilmesinin ardından artıkborçlunun haczedilebilen bütün malvarlığına el konulur, satılır vebedeli sadece takip yapan alacaklıya değil; İcra Hukukunun aksineborçlunun, bilinen bütün alacaklılarına kural olarak eşit bir şekildepaylaştırılır. Bütün alacaklıların alacağı ödendikten sonra artan birtutar olursa, bu kısım borçluya geri verilir. Ancak çoğu iflas olayındaolduğu üzere, genellikle borçlunun mal varlığından geriye bir şeykalmadığından alacaklılar da, alacaklarını tam olarak alamazlar.Böyle durumların geçerli olduğu durumlarda borçlunun malvarlığıalacaklılara, belirli bir oran dahilinde (garameten) paylaştırılır. Külliicrada, borçlunun haczedilebilen tüm malvarlığı ile, bütünalacaklıların alacaklarının karşılanması amaçlanmaktadır. Bu noktadabelirtmek gerekirse iflas yolu ile takibe sadece tacirler ve tacirlerhakkındaki hükümlere tabi olan kimseler için başvurulabilir. Busebepten, iflas yolu ile takibin uygulama alanı cüzi icraya göre dahadar bir alanı oluşturmaktadır çünkü cüz’i icraya herkes tabi tutulabilir.2. İCRA TEŞKİLATIİcra hukukunda, bir hakkın, alacağın cebri icra yoluyla yerinegetirilmesi için gerekli olan işlemleri gerçekleştirmekle mükelleftutulmuş Devlet organlarının tümüne cebri icra teşkilatı adıverilir.Buna göre icra teşkilatını,Asıl İcra OrganlarıYardımcı İcra Organları olmak üzere iki bölüme ayırmak gerekir.
  • 5. Asıl organlar, yalnızca icra işleri için kurulmuş olan organlardır.Bunlar,İcra dairesi,İcra mahkemesi veYargıtay’ın icra ve iflas işleri ile görevli daireleridir.İcra Dairesiİcra teşkilatının temel organı İcra dairesidir.İcra İflas Kanununun 1inci maddesine göre, İcra dairesi, icra işlerinde birinci derecedegörevli makamdır. İcra takip talebi, icra dairesine yapılır. Bu talepüzerine icra dairesi, borçluya ödeme veya İcra emri gönderir. Ödemeveya İcra emri ile verilen sürede, borçlu borcunu yerine getirmezse,para alacaklarında borçlunun mallarını haczeder, satar ve elde edilenpara ile alacaklının alacağını öder; konusu paradan başka bir şey olanilamları ise zorla icra eder.Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar İcra dairesibulunur. Yani, her asliye hukuk mahkemesinin yargı çevresinde (herilçede), o ilçedeki cebri İcra işlerini görmek üzere en az bir icra dairesivardır. Nüfus ve iş yoğunluğu çok olan yerlerde, birden fazla İcradairesi de kurulabilir. icra dairesinin başında Adalet Bakanlığı’ncaatanacak bir İcra müdürü bulunur. İcra müdürü, icra dairesininsorumlu amiri durumundadır. İcra müdürünün dışında, icra dairesindeayrıca, yeteri kadar müdür yardımcısı, katip, mübaşir, muhasip gibiyardımcı personel de bulundurulur.İcra işleri az olan ve o nedenle ayrıicra müdürü atanmayan yerlerde, icra müdürünün görevi, mahkemeyazı işleri müdürleri tarafından yürütülür.İİK’nun 13 üncü maddesine göre de icra dairesi, icra mahkemesihakiminin daimi gözetim ve denetimi altındadır. Ancak, icra dairesibağımsız olup, icra mahkemesine bağ1ı bir organ değildir. İcramüdürü bu işlemleri yaparken, icra mahkemesinin gözetim vedenetimi altındadır. 16 ncı maddede icra dairesinin hukuka aykırıişlemlerine karşı, icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir. 81inci maddeye göre de icra müdürleri, cebri icra işlemlerini yerinegetirirken zor kullanma yetkisine sahiptir. Bu konuda kollukkuvvetlerine ve köy muhtarlarına emir verebilir ve onlardan yardımisteyebilir.2.1.1.1. İcra Müdürünün Yükümlülükleri İcra İflas Kanununda İcra müdürü için görevi gereği para ve diğerkıymetli eşya veya benzeri şeylerle ilgilenmesinden dolayı,
  • 6. suiistimallere meydan vermemek. için bu konuda bir takımyükümlülükler öngörülmüştür. Bu yükümlülükleri, Kanunun 8,9,10,11ve 12 nci maddelerinde düzenlenmiştir.İİK’nun 8 inci maddesinde icramüdürünün tutanak ve dosya düzenleme yükümlülüğü düzenlenmiştir.Buna göre, İcra ve iflas daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerinevaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar iletalep ve beyanların altları ilgililer ve icra memuru veya muavini veyakatibi tarafından imzalanır. İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunlarınörneğini alabilir. İcra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabitoluncaya kadar muteberdir9 uncu madde de ise icra müdürünün bir başka yükümlülüğü olan Parave değerli eşyanın tevdiine ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Maddehükmüne göre, İcra ve İflas daireleri aldıkları paraları ve kıymetlievrak ve değerli şeyleri, nihayet ertesi işgünü çalışma saati sonunakadar Adalet Bakanlığınca uygun görülen bankalardaki hesaplarınayatırmaya, banka bulunmayan yerlerde icra veya mahkemekasalarında muhafazaya, kasa bulunmayan yerlerde ise malsandıklarına bırakmaya mecburdurlarKanunun iş görmekten memnuiyet (yasak) başlıklı 10 uncumaddesinde de icra müdürünün olumsuz yükümlülüklerinden birisisayılmıştır. Bu hükümlere göre İcra ve iflas işlerine bakan memur vemüstahdemler;Kendisinin,Karı veya kocasının, nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruununveya üçüncü derece dahil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan vesıhri civar hısımlarının,Kanuni mümessili veya vekili yahut müstahdemi bulunduğu birşahsın,menfaati olan işleri göremeyip derhal tetkik merciine habervermeye mecburdur. Tetkik mercii müracaatı yerinde görürse o işidiğer bir memura, bulunmayan yerlerde katiplerinden birine verir. İcramüdürü yasak olmasına rağmen yukarıda belirtilen kişilerden birineait işi yaparsa, o işlem kendiliğinden hükümsüz hale gelmeyip, şikayetyolu ile İcra mahkemesi tarafından iptal edilir. İcra müdürlerinin memnu (yasak) tutulduğu işlerden olan icraorganlarının kendileri ile akit yapma yasağı da 11 inci madde dedüzenlenmiştir. Madde hükmünde “Tetkik vazifesini gören hakimlerve icra ve iflas memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekteolan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle
  • 7. olursa olsun kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar.”denilerek bu kapsam tespit edilmiştir. Örneğin, İcra müdürü,dairesince takibatı yapılan bir alacak nedeniyle haczedilen bir otobüsükendisi satışa çıkartamaz. Bu yasağa rağmen, İcra müdürü kendikendisiyle bir akit yaparsa, bu akit hükümsüzdür, hiçbir şekilde sonuçdoğurmaz. Yapılan işlemin geçersiz olduğunun tespiti için, İcramahkemesine şikayet yoluyla başvurulabilir.Bir başka yükümlükte İcra Dairesine Yapılan Ödemeleri Kabul Etmekadı altında 12 nci maddede yer verilmiştir.Buna göre, İcra dairesi,takip edilmekte olan bir para alacağına mahsuben, borçlu veya üçüncüşahıs tarafından yapılan ödemeleri kabul etmek zorundadır. Borçluveya üçüncü şahıs tarafından yapılan ödeme, takip konusu alacağıntamamı olabileceği gibi, bir kısmına ilişkin de olabilir. Kural olarak,İcra dairesine yapılan ödeme, İcra dairesi binasında ve yalnızca TürkLirası ile yapılabilir, İcra dairesi yabancı para ile yapılan ödemeyikabul edemez.2.1.1.2. İcra Müdürünün GörevleriAlacaklının alacağına kavuşmasına kadar, gerekli olan bütün icra takipişlemlerini yapmakla yükümlü olan İcra müdürünün görevlerini şöylesıralayabiliriz.Ödeme (veya icra) emrini düzenleyerek borçluya göndermek,Borçlunun mallarını haczetmek,Haczedilen malların satılarak elde edilen para ile alacaklının alacağınıödemekKonusu paradan başka bir şey olan ilamları zorla icra etmek.İcra müdürü, görev alanına ilişkin olarak kanun, tüzük veyönetmeliklerde tespit edilen şekilde görevini yerine getirmelidir. İcramüdürü kendisine yapılan talepler hakkında, olumlu ya da olumsuz birkarar vermek ve ona göre bir işlem yapmak zorundadır. İcramüdürünün bu işlemleri yapması için, kanunda bir süre öngörülmüşsebuna uymalı, kanunda belirli bir süre öngörülmeyip, icra müdürünetakdir yetkisi tanınmışsa, bu işlemleri de en uygun zamandageciktirmeksizin yapmalıdır. İcra müdürünün, bazı icra işlemleriniyapma konusunda takdir yetkisi bulunmamaktadır. Buna karşılık bazıişlemlerde, icra müdürüne takdir yetkisi tanınmıştır. İcra müdürü, bugibi kendisine takdir yetkisin tanınan hallerde, tarafların menfaatlerinidikkate alarak işlem yapmalıdır.2.1.1.3. İcra Müdürünün Sorumlulukları
  • 8. İcra müdürünün (İcra ve iflas dairesi görevlilerinin) sorumluluğu,hukuki sorumluluk, ceza sorumluluğu ve disiplin sorumluluğu olmaküzere üç kısımda incelenebilir. Bunlarda;Hukuki SorumlulukCeza SorumluluğuDisiplin sorumluluğudur.2.1.2. İcra Mahkemesiİcra mahkemeleri, icra (ve iflas) dairesinin işlemlerine karşı yapılanşikayetlerle, ödeme emrine karşı ileri sürülen itirazları incelemek vekanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere, kurulmuş bircebri icra organıdır. İcra mahkemeleri kendilerine bağlanan icradairelerini sürekli gözetim ve denetim altında tutarlar. Her asliyemahkemesinin yargı çevresinde, (yani her ilçede) bir icra mahkemesibulunur. İcra mahkemesi bulunmayan yerlerde, o yer asliye hukukmahkemesi, icra mahkemesi görevini yapar ve mahkemede, bir icramahkemesi hakimi, yazı işleri müdürü, yeteri kadar katip ve mübaşirbulunur.İcra mahkemesinin belli başlı görevleri şu şekilde sayılabilir.İcra dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikayetleri incelemek,Ödeme emrine karşı borçlunun ileri sürdüğü itirazları inceleyip,itirazların kaldırılması taleplerini karara bağlamak,Hacizde ve iflasta istihkak davalarını incelemek,İhalenin feshini şikayet yolu ile incelemek,İcra ve iflas suçlarını inceleyerek ceza vermek,Kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmak.2.1.3. Yargıtay’ın İcra-İflas İşleri İle Görevli Hukuk Daireleriİcra takibi sırasında, icra mahkemelerine veya genel mahkemelerebaşvurulabilir. İcra mahkemelerine itiraz veya şikayet yolu ilebaşvurulmasının ardından alınmış olan kararlara karşı temyiz veyakarar düzeltme yoluna başvurulabilir. Ayrıca, genel mahkemelerin deicra takibine ilişkin kararları olabilir, bu kararlara karşıda aynı şekildetemyiz veya karar düzelme yoluna başvurulabilir. İşte, icramahkemelerinin veya genel mahkemelerin, icra (veya iflas) işlerineilişkin kararlarına karşı temyiz veya karar düzeltme yolunabaşvurulmak istendiğinde, Yargıtayın bu işle görevlendirilen hukukdairelerine başvurulur3. İCRA HUKUKUNDA TEBLİGAT
  • 9. Tebligat, hukuki bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması içinyetkili makamın usulüne uygun bir biçimde yazı ile veya ilanla yaptığıbildirim işlemi olarak usul hukukuna ilişkin kaynaklardadüzenlenmiştir. İcra hukuku açısından da tebligat büyük önemtaşımaktadır çünkü yapılan icra işlemlerinin sonuç doğurabilmesi yada sürelerin işlemeye başlayabilmesi için konunun ilgiliye tebliğedilmiş olması şartı aranır.İcra işlerinde de tebligat, Tebligat Kanunu ve Tüzüğü hükümleriçerçevesinde yapılır. Buna göre, tebligat, Posta ve telgraf teşkilatıveya memuru aracılığı ile yapılır. Kanunumuz, adreste tebligat esasınıkabul etmiştir. Buna göre tebligat, tebliğ yapılacak kimsenin(muhatabın) bilinen en son adresine yapılır. Muhatap, kendisinetebligat yapıldıktan sonra, adresini değiştirmişse, yeni adresini tebliğiyapan icra dairesine bildirmek zorundadır.Kendisine tebligat yapılacak kimse adresinde değilse, tebliğ, muhatapile birlikte oturan kişilere veya hizmetçisine yapılır. Vekil (avukat)aracılığı ile takip edilen işlerde, tebligat kural olarak vekile yapılır,asile (müvekkile) yapılamaz. Adresi bilinmeyen yada bulunamayankimselere tebligat, ilan yolu ile yapılır. İlan yolu ile tebligatta, tebliğ,son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.4. İCRA HUKUKUNDA SÜRELERİcra hukukunda süre, icra işleminin yapılması gereken zaman diliminiifade etmektedir. Süreler, icra hukuku açısından çok önemtaşımaktadır. İcra takibinin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için, İcrave İflas Kanununda icra işlemleri için süreler öngörülmüştür. Genelolarak süreler, Kanun tarafından belirlenmiştir; ancak bazı hallerdesürenin belirlenmesi konusunun, cebri icra organına (icra müdürüne)bırakıldığı hallerde mevcuttur.Sürelerin büyük bir kısmı icra takibinin tarafları (alacaklı ve borçlu),bazen de üçüncü kişiler için konulmuş olan sürelerdir. Bunlara ilgilileriçin konulmuş süreler denir. Bu sürelerin bir kısmı, kanun tarafındanönceden belirlenmiştir,(örneğin şikayet süresi, itiraz süresi yedigündür), bir kısmı da icra organı tarafından belirlenir (örneğin hacizgiderlerinin yatırılması için alacaklıya verilen süre). Kanun tarafındanilgililere için verilen süreler kesindir.Bu hususta da Kanunun 19 uncu maddesinde bir düzenleme yolunagidilmiştir. Buna göre, gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk günhesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın
  • 10. veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veyasenenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle birgün yoksa ayın son gününde biter. Bir müddetin sonuncu günü resmibir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takip eden günde biter. Müddet,son günün tatil saatinde bitmiş sayılır. Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere, tatil ve talik(erteleme) süreleri içinde İcra takip işlemleri yapılamaz. İcra takipişlemleri, İcra organları (İcra dairesi, İcra mahkemesi veya genelmahkemeler) tarafından, borçluya karşı yapılan, İcra takibini iletmeyeyönelik, alacaklının alacağına kavuşmasına yönelik işlemlerdir.Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saatönceye kadarki devre (gece vakti) tatil saatidir. Kural olarak, gecevakti hiç bir İcra takip işlemi yapılamaz. Ancak bu kuralın bazıistisnaları vardır: Gece iş görülen (gece kulübü, bar, sinema v.b.)yerlerde gece vakti hasılat haczi yapılabilir; borçlunun mal kaçırdığıanlaşılırsa, gece vakti haciz yapılabilir. Ayrıca, gündüz vaktindebaşlamış bulunan bir hacze, gece vakti de devam edilebilir. Diğertaraftan, gece vakti tebligat da yapılabilir. Tatil günleri ise, hafta tatilive resmi tatil günleridir. Tatil günlerinde de hiçbir İcra takip işlemiyapılamaz. Ancak, bu kurala da Kanun tarafından bazı istisnalargetirilmiştir. Buna göre tatil günlerinde, haciz yapılabilir, muhafazatedbirleri alınabilir, tebligat yapılabilir Ayrıca 20 nci madde de “Bu kanunun tayin eylediğimüddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak herhangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu buhakkından vazgeçebilir. Bu vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.”denilerek Kanun tarafından tespit edilen sürelerin değiştirilemeyeceğiaçıkça belirtilmiştir.Cebri icra organları ise, sürelere uyulup uyulmadığını resen(kendiliğinden) gözetir. ilgililer, belirlenen süreler içerisinde gerekliişlemleri yapmalıdırlar. İlgililer için konulmuş olan süreler, hakdüşürücü niteliktedir. Yani, süresi içinde ilgili işlem yapılmazsa,ödeme emrine yedi günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmeyenborçlu örneğinde olduğu gibi, itiraz hakkı kaybedilir ve o işleminyapılabilme hakkı sona erer.Sürelerin bir kısmı ise, cebri icra organları (icra dairesi) için konulmuşolan sürelerdir Bu süreler hak düşürücü nitelikte olmayıp, düzenleyiciniteliktedir. O nedenle, icra dairesi tarafından süresi geçtikten sonra
  • 11. yapılan işlemler de geçerlidir. Ancak bu durumda, icra müdürünün budavranışına karşı şikayet yoluna gidilebileceği gibi sorumlusundantazminatta talep edilebilir.4.1. SÜRELERİN HESAPLANMASINA İLİŞKİN ÖRNEKLERÖrneğin, ödeme emri borçluya 16 Şubat 2005 Çarşamba günü tebliğedilmişse,yedi günlük itiraz süresi, 17 Mart 2005 perşembe günübaşlayarak 23 Mart 2005 çarşamba günü tatil saatinde sona erer. Süreay veya yıl olarak belirlenmişse, tebliğin yapıldığı günden itibarenişlemeye başlar ve ayın veya yılın kaçıncı günü işlemeye başlamışsa,biteceği ayın veya yılın da aynı gününde biter. Örneğin, 12 Kasım2004 tarihinde işlemeye başlayan altı aylık bir süre, 12 Mayıs 2005günü tatil saatinde; 12 Eylül 2004 tarihinde işlemeye başlayan biryıllık süre 12 Eylül 2005 günü tatil saatinde sona erer. Süreninbiteceği ayın veya yılın sonunda böyle bir gün yoksa, o ayın songününün tatil saatinde biter. Örneğin, 30 Ocak 2005’te başlayan biraylık süre, Şubat ayının son gününde (28veya 29 Şubatta) biter.5. İCRA HUKUKUNDA ERTELEME HALLERİ İcra İflas Kanunu, borçluyu korumak maksadıyla, borçlu yararınabazı erteleme halleri getirmiştir. Erteleme sebeplerinin mevcut olmasıdurumunda, bu sebepler devam ettiği sürece, hiçbir İcra takip işlemiyapılamaz. Erteleme halleri ve sürelerini şöyle sıralayabiliriz:- Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde: Karısı yahut kocası vekan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlualeyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içindetakip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse buhususta Medeni Kanunda muayyen müddetler geçinceye kadar takipgeri kalır.Erteleme hallerinde, İcra takip işlemleri yapılmamakla beraber, buhallerin sürelere bir etkisi olmaz, süreler işlemeye devam eder. Ancaksürenin son günü bir erteleme gününe rastlarsa, süre ertelemeninbitiminden sonra bir gün daha uzar.6. İCRA TAKİBİNİN TARAFLARIİcra takibinde, alacaklı ve borçlu olmak üzere iki taraf bulunur.Alacaklı, borçludan alacaklı olduğunu iddia ederek takip talebindealacaklı olarak gösterilen kimse; borçlu ise, alacaklının kendisine karşıbir hak iddia ederek takip talebinde borçlu olarak gösterdiği kimsedir.
  • 12. Bazı durumlarda, icra takibi sırasında üçüncü kişilerin de takipleilişkileri olabilir. Ancak bu durum onları icra takibinin tarafı halinegetirmez. İcra takibinde taraf olarak bulunabilmek için bir takımehliyetlere (kişisel özelliklere) sahip olmak gerekir. Bunları şu şekildebelirtmek mümkündür:6.1. TARAF EHLİYETİBir icra takibinde tarafların (alacaklı ve borçlunun) taraf ehliyetinesahip olması şartı aranır. Bir başka ifade ile, taraf ehliyeti, icratakibinde alacaklı veya borçlu olabilme yeteneğidir. Buna göre,medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan herkes, icra takibindetaraf olma ehliyetine de sahiptir. İcra takibinde taraf olma ehliyetiyalnızca, gerçek kişiler ve tüzel kişiler bakımından söz konusu olur.Tüzel kişiliği bulunmayan toplulukların taraf ehliyeti yoktur. Gerçekkişilerin taraf ehliyeti ölümle sona erer. Takibe başladıktan sonra birgerçek kişi ölürse, takibe mirasçıları kaldığı yerden devam eder. Tüzelkişilerde ise taraf ehliyeti tüzel kişiliği hukuken ortadan kalkmasıylasona erer.6.2 TAKİP EHLİYETİBir kimsenin, kendisinin veya atadığı bir temsilci (avukat) aracılığı ile,alacaklı olarak icra takibini ve bununla ilgili işlemleri yapabilmesiveya borçlu sıfatıyla haklarını korumaya yönelik işlemleri yapabilmesiyeteneğine takip ehliyeti denir. Takip ehliyeti, medeni hukuktaki,medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin takip hukukundakikarşılığıdır. Buna göre, medeni hakları kullanma ehliyetine tam olaraksahip olanlar, takip ehliyetine de sahiptir.Başka bir ifade ile takip ehliyetine sahip olanlar, ayırt etme gücünesahip (mümeyyiz, sezgin) ve reşit (ergin) olup, kısıtlı bulunmayangerçek kişiler ve tüzel kişilerdir. Ayırt etme gücüne sahip küçük vekısıtlılar (mahcurlar) kural olarak takip ehliyetine sahip değillerdir,İcra takiplerinde, reşit olmayanlar (küçükler) velisi olan anne ve/veyababası tarafından temsil edilir; kısıtlılar (mahcurlar) için ise bir vasitayin edilir. Ayırt etme gücü (sezgin) olmayan kimselerin, takipehliyeti de yoktur. Bu kişiler, icra (ve iflas) takiplerinde kanunitemsilcileri tarafından temsil edilir. İcra organları, tarafların takipehliyetine sahip olup olmadıklarını res’en dikkate alır. Taraflardanbirinin takip ehliyeti yoksa, bu husus da süresiz olarak şikayet yoluylaileri sürülebilir.
  • 13. 7. İLAMSIZ İCRA İlamsız icrada, alacaklı alacağını bir mahkeme ilamı (hükmü) iletespit ettirmeden, doğrudan doğruya icra dairesine başvurarak,alacağını elde etmek üzere icra takibinde bulunabilir. İlamsız icra,yalnızca para (ve teminat) alacakları için öngörülmüş bulunan birtakip yoludur. Para (ve teminat) alacakları dışında kalan alacaklar için,ilamlı icra yoluna başvurulur.İcra takiplerinde, görevli bulunan tek merci icra dairesidir, bütüntakipler İcra dairesinde başlar, İcra dairesi aracılığı ile yürütülür vesona erer. İcra dairesi İcra işlerinde birinci derecede görevlidir, icratakipleri için, İcra dairesi dışında başka görevli bir makam kuralolarak yoktur. İcra daireleri arasında görev ayırımı yapılmamıştır. Bunedenle İcra daireleri arasında görev uyuşmazlığı sorunu ortayaçıkmaz. Bir yerde birden fazla İcra dairesi varsa, bunlar arasındakiilişki, görev değil, bir işbölümü ilişkisidir.İlamsız İcradaki genelyetkili İcra dairesi ise, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yer İcradairesidir.İlamsız icra üç kısma ayrılır:Genel haciz yoluKambiyo senetlerine mahsus haciz yoluKiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tah1iyesiBu yollar sırasıyla aşağıda incelenecektir.7.1. GENEL HACİZ YOLUİlama veya kambiyo senedine bağlı olmayan ve rehinle de teminataltına alınmamış olan, belirli bir miktar para (veya teminat) alacağınıntahsili için başvurulan ilamsız İcra yoluna genel haciz yolu ile takipdenir. Genel haciz yolu ile takibe yalnızca para (veya teminat)alacakları için başvurulabilmekte olup bunun dışındaki alacaklar içinbaşvuruda bulunulamaz. Genel haciz yolu ile takip yapabilmek içinalacağın mutlaka bir senede bağlı olması gerekmez. Bir senede bağlıolmayan alacaklar ile adi senetlere, imzası noterce onaylanmışsenetlere, resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileriçerçevesinde ve usulüne uygun olarak verdikleri belgelere bağlıalacaklar için genel haciz yoluna başvurulabilir.Kambiyo senedine bağlı alacaklar içinse, kambiyo senetlerine mahsushaciz yolu ile takibe başvurulur. Ancak, alacaklı dilerse kambiyosenedine bağlı alacağı için genel haciz yoluna da başvurabilir. Paraalacağı bir ilama bağlı ise, ilam alacaklısı ilamlı icra yoluna gider.
  • 14. Böyle bir alacak için, ilam alacaklısının genel haciz (ilamsız icra)yoluna başvurmasına da bir engel bulunmamaktadır. Alacak birrehinle temin edilmiş ise, alacaklının önce rehnin paraya çevrilmesiyolu ile takip yapması gerekir. Genel haciz yolu takibin genel olarakaşamaları şu şekildedir:Takip, alacaklının takip talebi ile başlar.İcra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir.Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse veya itiraz eder de, itirazalacaklının talebi üzerine kaldırılırsa, ödeme emri kesinleşir.Ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra icra dairesi, alacaklının talebiüzerine borçlunun mallarını haczeder, satar, elde ettiği paradanalacaklının alacağını öder.7.1.1 GENEL HACİZ YOLU İLE TAKİBİN KONUSUGenel haciz yolu ile takibin konusunu yalnızca para ve teminatalacakları oluşturmaktadır. Takibin konusu, bir şeyin yapılması veyayapılmaması, taşınır veya taşınmaz mal teslimi veya çocuk teslimigibi, paradan başka bir şey ise, bu takdirde, alacaklı genel haciz(ilamsız icra) yolu ile takip yapamaz. Alacaklının dava açarak,alacağını bir ilama (hükme) bağlatması, ilama dayanarak ilamlı icrayoluna başvurması gerekir.Takibe konu olan paranın, doğum kaynağıçeşitli olabilir. Örneğin, bir akde bağlı olabilir, haksız fiilden doğanbir tazminat alacağı olabilir yada sebepsiz zenginleşmeden doğabilir.Bu şekilde genel haciz yolu ile takibe başvurabilmek için alacağınkaynağının nereden geldiğinin bir önemi yoktur.Ancak, borçlu ödeme emrine herhangi bir itirazda bulunursa, alacağınispatı açısından alacağın dayandığı sebep önem kazanır .Takibe konuolan para ile Türk Lirası kastedilmektedir. Ancak, alacak yabancı paratüründen bir para ise, hangi tarihteki (vade veya fiili ödeme tarihi) kurüzerinden talep edildiği belirtilerek, yabancı para üzerinden de takipyapılabilir. Altın para, herhangi bir kıymetli mal hükmündedir. Bunedenle böyle bir alacak için, genel haciz yoluna değil, ilamlı icrayoluna başvurulmalıdır.Genel haciz yolu ile takip belirli bir miktarparanın alacaklıya ödenmesi dışında, alacaklının alacağının teminataltına alınması için borçlu tarafından verilmesi taahhüt edilen belirlibir teminatın gösterilmesine de ilişkin olabilir.7.2. TAKİP TALEBİGenel haciz yolu ile takibin yürürlüğe konulabilmesi için, alacaklının(veya temsilcisinin) yetkili icra dairesine başvurarak, takip talebinde
  • 15. bulunması gerekir. İİK’nun 58 inci maddesine göre, takip talebi, yazılıveya sözlü olarak yapılabilir. Takip talebi yazılı olarak yapılacak ise,bu durumda genellikle, basılı haldeki bir takip talebi örneği kullanılır.Ancak, takip talebinde bulunmak isteyen alacaklının mutlaka basılıtakip talebi örneğini doldurması gerekmez. Takip talebinin bütüngeçerlilik şartlarını taşıyan ve adi bir kağıda yazılmış bulunan bir takiptalebi de geçerlidir.Alacaklının sözlü olarak takip talebinde bulunması da mümkündürBöyle bir durumla karşılaşılması durumunda, İcra müdürünün bütünbilgileri basılı tutanağa geçirmesinin ardından; tutanak, alacaklı veİcra müdürü tarafından imzalanır. İcra dairesi, alacaklıya takiptalebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip giderlerinedair bedava ve pulsuz bir makbuz verir. Alacaklı takip talebindebulunsa bile yaptığı İcra takibinden kendi rızası ile yada borçlununrızası aranmaksızın vazgeçebilir.Geçerli bir takip talebinin geçerli olabilmesi için bulunması gerekenunsurlar şunlardan oluşur.Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı,vergi kimlik numarası şöhret ve ikametgahı; alacaklı yabancımemlekette oturuyorsa Türkiyede göstereceği ikametgah (İkametgahgösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer ikametgah sayılır)Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklıtarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası şöhret ve ikametgahı (Birterekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacakmirasçıların adı, soyadı, şöhret ve ikametgahları)Alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizi,alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günSenet, senet yoksa borcun sebebiTakip yollarından hangisinin seçildiğiAlacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahutmümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazlaörneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiiTakip talebinde bulunması gereken hususlar yazıldıktan sonra, altınınalacaklı (varsa vekili) tarafından imzalanması gerekir. Bu unsurları taşıyan bir takip talebini, icra müdürü kabuletmek ve borçluya ödeme emri göndermek zorundadır bir başkadeyişle icra müdürü aksi bir uygulamaya başvuramaz. Belirtilenunsurların tümünü taşımayan bir takip talebini icra müdürü kabul
  • 16. ederse, borçlu şikayet yoluna başvurarak, kendisine gönderilen ödemeemrinin iptalini isteyebilir.Alacaklının geçerli bir takip talebi üzerine, İcra müdürü, takiptalebinden itibaren en geç üç gün içinde borçluya bir ödeme emrigöndermek zorundadır. Alacaklı, takip talebinde seçtiği haciz veyaiflas yolundan, bir defaya mahsus olmak üzere, seçtiği o yolu bırakıp,harç ödemeksizin diğerine yeni baştan başvurabilir.Takip talebindebulunulması ile bazı haklar korunmuş olur. İcra takibinden sonraaçılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibindurdurulmasına karar verilemez . Takip talebi tarihi önem arz ederçünkü hacze iştirak için bu tarih esas alınır.Takip talebinde bulunulması ile takip konusu alacak için işlemeyedevam eden zamanaşımı kesilir. Alacaklı, alacağının bir kısmı içintakipte bulunmuşsa, takip konusu yapılan kısım için zamanaşımıkesilir; takip dışı bırakılan kısım için ise, zamanaşımı kesilmez,işlemeye devam eder. Borçlu daha önce temerrüde düşürülmemişse,takip talebi ile temerrüde düşürülür. Ancak temerrüt tarihi olarak,takip talebi tarihi değil, takip talebi üzerine gönderilen ödeme emrininborçluya tebliğ tarihi esas alınmaktadır.7.3. ÖDEME EMRİAlacaklının takip talebi üzerine icra dairesi, bir ödeme emridüzenleyerek borçluya göndermek zorundadır. Geçerli bir takiptalebini alan icra müdürü, alacağın mevcut olup olmadığını, vadesiningelip gelmediğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını vb. hususlarıincelemeden, ödeme emrini düzenleyerek borçluya göndermeyemecburdur.Borçlu, kendisine karşı icra takibi yapıldığını ödemeemrinin tebliği ile öğrenir. Ödeme emri, borçluya karşı yapılan icratakip işlemlerinin ilkidir. Borçluya, savunma hakkını kullanılabilmesiiçin ödeme emri tebliği zorunludur çünkü borçluya ödeme emri tebliğedilmeden, takibe devam edilemez, malları haczedilip satılamaz.Aksi takdirde, borçlu bu işlemlere karşı süresiz olarak şikayettebulunarak, iptalini sağlayabilir.Borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine,yedi gün içinde itiraz etmezse, itiraz eder de, itirazı iptal edilir veyakaldırılırsa ödeme emri ve bununla takip kesinleşir. İcra takibininbundan sonraki safhalarına geçilebilmesi için, ödeme emrininkesinleşmesi gerekir.Ödeme emrinde bulunması gerekli hususlar ise şunlardan oluşur.
  • 17. Takip talebinde bulunan kayıtlar (Yukarıda belirtilen ve geçerli birtakip talebinin geçerli olabilmesi için bulunması gereken unsurlar)Borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminatverilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesiihtarını,Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine buyedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icratakibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı,Borçlunun senet altındaki imzayı reddettiği takdirde merci önündeyapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazınmuvakkaten kaldırılmasına karar verileceği,Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrasıhakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesiihtarını,Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedigünlük süre içinde mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisletazyik olunacağı; mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırıbeyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını,Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceğibeyanını ihtiva eder.Daha sonra, icra dairesi, yukarda belirtilen unsurları içeren bir ödemeemri düzenler. Ödeme emri borçlu sayısından iki fazla nüsha halindedüzenlenir, bunlardan bir nüshası (aslı) icra dosyasına konulur, diğernüshası da borçluya gönderilir. Ödeme emri borçluya takip talebindenitibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeyedayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.Müşterek borçlular aynı zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya birkısmının bir mümessil tarafından temsil edilmeleri hali müstesnaolmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilmek lazımdır.Bir borçlu hakkında aynı günde birden ziyade takip talebi varsa icradairesi bunların ödeme emirlerini aynı zamanda tebliğe gönderir.Ödeme emrinin tebliğinden sonra bir takım sonuçlar ortaya çıkabilir.Bunlarda aşağıdaki sonuçlardan biri olabilir.Ödeme emri kendisine tebliğ edilen borçlu, ödeme emriylekendisinden istenen borcu kabul ederek, yedi günlük süre içerisindefaiz ve giderleri ile birlikte ödeyebilir, bu durumda takip sona erer.Borçlu yedi günlük süre içerisinde borcunu ödemediği gibi, ödemeemrine itiraz da etmezse, bu durumda ödeme emri (icra takibi)
  • 18. kesinleşir. Bu durumda borçlunun, borcu zımnen kabul ettiği kabuledilir.İcra takibinin kesinleşmesi üzerine, alacaklı haciz isteyebilir.Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlunun, yedi günlük süre içinde malbeyanında bulunması gerekmektedir. Aksi halde, alacaklının talebiüzerine mal beyanında bulununcaya kadar hapisle tazyik edilebilirveya hapisle cezalandırılabilir. Borçlu yedi günlük süre içerisinde, ödeme emrine (imzaya veyaborca) itiraz ederse icra takibi durur. İcra takibine devam edilebilmesi için, alacaklının talebi üzerine,itirazın mahkemece iptal edilmesi ya da icra mahkemesincekaldırılması gerekir.Borçlunun, ödeme emri ile istenen takip konusu borcun, kendisindenistenemeyeceğini, ödemek istemediğini, yedi gün içinde icradairesinde ileri sürmesine, ödeme emrine itiraz diyoruz. Borçlununödeme emrine itiraz etmesi kanundan kaynaklanan savunma hakkınıkullanmasını ifade eder Hangi nedenle itiraz edilirse edilsin, itirazınhaklı olup olmadığına bakılmaksızın, borçlunun, belirtilen yedi günlüksüre içinde usulüne uygun olarak ödeme emrine itiraz etmesi ile icratakibi durur.İİK’nun 66 ncı maddesine göre, müddeti içinde yapılan itiraz takibidurdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icramemuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder.Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabulettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişsealacaklı derhal icra dairesinden tatbike medar imzaların celbiniisteyebilir.Borçlunun itirazının hükümden düşürülmesi ve takibedevam edilebilmesi için alacaklı, borçlunun itirazının iptali içinmahkemede dava açabilir ya da borçlunun itirazının kaldırılması içinicra mahkemesine başvurabilirTakip konusu alacağın bir adi senede dayanması halinde, borçlununsenedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesi ile yaptığıitiraza, imzaya itiraz adı verilir. Senet altındaki imzaya itiraz etmekisteyen borçlu, bu itirazını ayrıca ve açıkça yapmalıdır. Borçlu,yalnızca imzaya itiraz edebileceği gibi, imzaya itirazla çelişmeyenborca itiraz sebeplerini, imzaya itirazla birlikte ileri sürebilir. Böylebir durumda itiraz, imzaya itiraz olarak değerlendirilir. İmzaya itiraz,yalnızca icra takibinin adi senede dayanması halinde yapılabilir. İcratakibinin hiçbir senede dayanmaması, noterce onaylı bir senede
  • 19. dayanması ya da resmi dairelerin veya yetkili makamlarınca yetkilerikapsamında usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanmasıgibi hallerde imzaya itiraz edilemeyip, yapılacak itiraz ancak borcunkendisine yönelik olabilir. İmzaya itirazın dışındaki diğer bütün itirazhalleri borca itiraz olarak kabul edilir.7.3.1 ÖDEME EMRİNE İTİRAZ SEBEPLERİÖdeme emrinin dayandığı itiraz sebepleri genelde maddi hukukadayanmaktadır. Borçlu, takip konusu alacağı maddi hukuk bakımındanödemek zorunda olmadığını, itiraz yolu ile ileri sürebilir. Borçlununitirazı takip konusu alacağa ilişkindir. Örneğin, alacağın ödemezamanı gelmemiştir veya daha önceden ödenmemekle beraberzamanaşımına uğrayarak borç sona ermiştir yada alacağı doğuransözleşme mutlak butlan ile hükümsüzdür.Alacaklının takip yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı yönündekiitirazlar, takip hukukuna dayanan itiraz sebeplerini oluşturmaktadır.Borçlu borcun bir kısmına itiraz ederse, itiraz edilen kısım için takipdurur, itiraz edilmeyen kısım için takip kesinleşir. Borçlu itirazındabildirdiği itiraz sebepleri nedeniyle onları genişletemez vedeğiştiremez. Buna karşın, borçlu bildirdiği sebeplerin dışında,alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan itiraz nedenlerinedayanarak onları da ileri sürebilir.7.3.2. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN GEÇERLİLİK ŞARTLARIBorçlunun, ödeme emrine yapacağı itirazın, geçerlilik kazanabilmesiiçin aşağıdaki şartların tümünün gerçekleşmesi gerekir:Ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olmalıdırBorçlunun ödeme emrine itiraz iradesi bulunmalıdır.Ödeme emrine itiraz eden kimse, itiraz edebilme ehliyetine sahipolmadır.Ödeme emrine itiraz, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedigün içinde yapılmalıdır.7.3.3. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN YAPILMASI VE SÜRESİBorçlu, ödeme emrine itirazını, ödeme emrinin kendisine tebliğedilmesinden itibaren yedi gün içinde, icra dairesine bildirmeyemecburdur. İtirazın yapılacağı yetkili icra dairesi, takibin yapıldığı veödeme emrini gönderen icra dairesidir.Bunun dışında örneğin icramahkemesine yapılan itiraz geçersiz kabul edilecektir. Ödeme emrineitiraz, bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, sözlü olarak da yapabilir
  • 20. İtiraz eden borçluya, itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz bir belgeverilir. İcra dairesi, ödeme emrine itiraz edildiğini üç gün içindealacaklıya bildirir. Ödeme emrine itirazını süresi, ödeme emrininborçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ödemeemrine itiraz süresinin son günü, tatil gününe rastlarsa, itiraz süresi,tatili gününü takip eden ilk çalışma gününün sonuna kadar olmaküzere, bir gün daha uzatılır.Borçlu, belirtilen yedi günlük süre içerisinde itiraz etmezse, ödemeemrine bağlı olarak icra takibi kesinleşmiş olur. Yedi günlük süregeçirildikten sonra yapılacak olan itiraz artık geçerli olmaz. icramüdürü, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını resen gözetmekzorundadır. İtiraz süresi, kural olarak kesindir, uzatılamaz.7.3.4. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN GETİRDİĞİ SONUÇLARMüddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetindedeğilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerinealacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmınaitirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesindentatbike medar imzaların celbini isteyebilir. Takibin durması için İcramüdürünün veya bir başka makamın ayrıca karar vermesine gerekyoktur. İtiraz ile duran İcra takibine, ,alacaklının talebi ile itirazhükümden düşürülünceye kadar, devam edilemez. Ödeme emrineitiraz eden borçlunun, mal beyanında bulunma zorunluluğu yoktur.7.3.5. ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN HÜKÜMDEN DÜŞÜRÜLMESİAlacaklının icra takibine devam edebilmesi için, borçlunun itirazınınhükümden düşürülmesi yada başka bir deyişle geçersiz halegetirilmesi gerekir. Bunun içinde İİK’ da iki yol öngörülmüştür:İtirazın iptali davasıİtirazın İcra mahkemesinde kaldırılması7.3.5.1. İTİRAZIN İPTALİ DAVASIBorçlunun ödeme emrine itirazı üzerine duran icra takibine, devamedilmesini sağlamak üzere, alacaklının genel mahkemede açtığı veitirazı iptal ettirtmeye yönelik olarak açtığı davaya itirazın iptalidavası adı verilir. İptal davası gerek imzaya itiraz, gerekse borca itirazhallerinde açılabilir. Bu davada davacı, takip alacaklısı, davalı ise,takip borçlusudur. Davacı (alacaklı), dava dilekçesinde, borçlunun(davalı) itirazının iptalini ve borçlunun takip konusu alacağı ödemeyemahkum edilmesini ister. İtirazın iptali davası açıldıktan sonra, dava
  • 21. boyunca, daha önce durmuş olan icra takibi yine durmaya devam eder.İtirazın iptali davasında yetkili ve görevli mahkeme, genel hükümleregöre belirlenir.Alacaklı itirazın iptali davasını, itirazın kendisinetebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açmak zorundadır çünkü bu hakdüşürücü bir zamandır. Bu süre içerisinde alacaklı, itirazın iptalidavasını açmazsa, yaptığı ilamsız icra takibi düşer.Yapılan yargılama sonunda mahkeme, itirazın iptali davasını kabulederse, yani alacaklı haklı çıkarsa, borçlunun itirazının iptaline kararverir ve borçluyu takip konusu borcu ve yargılama giderleriniödemeye mahkum eder. Böylece, borçlunun itirazı iptal edilmiş olur.Bundan sonra, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devamedilmesini ve haciz yapılmasını isteme hakkını tekrar elde eder.Alacaklı dava dilekçesinde istemiş ise, borçlu hükmolunan borçmiktarının yüzde kırkından az olmamak üzere bir tazminata damahkum edilebilir. Ayrıca, itirazın iptali davasının kabul edilmesisonucunda, borçlu mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibarenüç gün içersinde mal beyanında bulunmakla mükelleftir.Diğer taraftan, ilgili mahkeme, yargılama sonunda, takip konusualacağın mevcut olmadığı yada alacaklının haksız olduğu sonucunavarırsa, itirazın iptali davasını reddetmiş olur. Böylece, davanın reddikararı ile mahkeme, takip konusu yapılan alacağın mevcut olmadığınıtespit etmiş olur; bu kararın kesinleşmesi ile alacaklının başlattığı icratakibi de iptal edilmiş olur. Borçlu olduğu iddia edilen kişi, alacaklınınkötü niyetle icra takibinde bulunduğu yargısına ulaşırsa ve cevapdilekçesinde istemiş olması halinde, alacaklıyı, reddolunan alacakmiktarının yüzde kırkından az olmamak üzere bir tazminatla itirazıniptali davasının reddine karar veren mahkemeden cezalandırılmasınıtalep edebilir.Mahkemenin vermiş olduğu davanın kabulü veya reddine ilişkinkararlar da diğer hallede olduğu üzere temyiz edilebilir. Kararınkesinleşmesinden sonra, bu karar artık alacağın mevcut olduğu veyaolmadığı konusunda taraflar arasında kesin hüküm oluşturur ve buhususta tekrar dava veya takip yoluna başvurulamaz.7.3.5.2. İTİRAZIN KALDIRILMASIBorçlunun itirazı ile duran icra takibine, alacaklının devam etmesinisağlayan diğer bir yol da itirazın icra mahkemesince kaldırılmasıdır.itirazın icra mahkemesinde kaldırılması yolu, itirazın iptali davasınagöre daha çabuk ve pratik bir yoldur. Ancak, alacaklı, elinde alacaklı
  • 22. olduğunu gösterir bir belge bulunması durumunda, uzun ve zahmetliolan dava yolunu değil, kısa ve basit bir yol olan itirazın kaldırılmasıyolunu tercih edebilir.İcra mahkemesinin buradaki inceleme yetkisi sınırlıdır, sadece belgeüzerinden inceleme yapabilmekte olup, tanık, keşif, yemin gibidelillere bu yargılamada başvurulamaz. Bu nedenle, icramahkemesinin itirazın kaldırılması hakkındaki kararları maddianlamda kesin hüküm teşkil etmez.Alacaklı, itirazın kaldırılmasını,itirazın kendisine tebliğinden itibaren, altı ay içinde, icramahkemesinden istemelidir; aksi halde, bir daha aynı alacak içinilamsız icra takibinde bulunamaz. Bu süre hak düşürücü niteliktedir veitirazın kaldırılması talebi süresinde yapılmamışsa, talep, sadece bunedenle reddedilir. 7.3.5.2.1. İtirazın Kesin KaldırılmasıBorca itiraz edilmesi halinde, alacaklı itirazın kesin kaldırılmasıyoluna başvurabilir. Alacaklının itirazın kesin kaldırılması yolunabaşvurabilmesi için, alacağın aşağıdaki belgelerden birine bağ1ıbulunması gerekir.Bunlarda;İmzası Borçlu Tarafından ikrar Edilmiş Adi Senet,İmzası Noterlikçe Onaylanmış Senet,Resmi Dairelerin veya Yetkili Makamların Yetkileri Dahilinde veUsulüne Göre Verdikleri Belgeler,Kredi Kurumları ile ilgili Belgelerdir.Alacaklı, bu saydığımız belgelerden biri ile alacağını ispat etmekzorundadır. Alacaklı, bu belgelerden biri ile alacağını ispat edemezse,icra mahkemesi, itirazın kesin kaldırılması talebini reddeder; ispatederse, bu kez itirazını ispat etmek sırası borçluya gelir. Borçlu datıpkı alacaklı gibi, bu kez itirazını kural olarak yukarıda sayılanbelgelerden biri ile ispat etmek zorundadır.Kara alacaklının isteği yönündeyse, alacaklının yaptığı ilamsız icratakibi kesinleşir ev alacaklı icra takibine devam edilmesini (haciz)isteyebilir. İtirazın kesin kaldırılması halinde borçlu, alacaklının talepetmesi durumunda takip konusu alacağın yüzde kırkından az olmamaküzere icra inkar tazminatına mahkum edilir. Ayrıca, borçlu, itirazınkaldırılması kararının kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde malbeyanında bulunmak zorundadır. itirazın kesin kaldırılması talebininkabulü veya reddi kararları temyiz edilebilir.7.3.5.2.2. İtirazın Geçici Kaldırılması
  • 23. İİK’nun 68 inci maddesine göre, itirazın geçici kaldırılmasıalacaklının takip konusu alacağı, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarınıiçeren bir adi senede dayanıyorsa ve borçluda senet altındaki imzayıinkar ederse, bu takdirde alacaklı itirazın geçici kaldırılması yolunabaşvurabilir. Şu halde, itirazın geçici kaldırılması, alacaklının adi birsenede dayanması ve borçlunun da, bu senet altındaki imzaya itirazetmesi halinde söz konusu olabilir.Alacaklı, borçlunun imzaya itirazının kendisine tebliği tarihindenitibaren altı ay içinde, icra mahkemesine başvurarak itirazın geçiciolarak kaldırılmasını talep edebilir. Ayrıca, icra dairesine debaşvurarak, borçlunun, karşılaştırma yapmaya uygun bir imzasının,resmi dairelerden getirtilmesini isteyebilir. Alacaklı, icramahkemesinden, borçlunun itirazının geçici olarak kaldırılmasını isterve ayrıca, % 40 icra inkar tazminatı istiyorsa, bunu da talebindebelirtir.İcra mahkemesi, alacaklının itirazın geçici kaldırılması talebi üzerine,alacaklının dayandığı senet altındaki imzanın borçluya ait olupolmadığını inceler. İcra mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda,alacaklının dayandığı senet altındaki imzanın borçluya ait olmadığıkanısına varması halinde, itirazın geçici kaldırılması talebini reddeder.Bu durumda artık icra takibine devam edilemez. Borçlunun istemişolması halinde, alacaklı takip konusu alacağın % 40’ından azolmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilirİcra mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda, alacaklının dayandığısenet altındaki imzanın borçluya ait olduğu kanısına varması halindeya da borçlu duruşmaya gelmezse, itirazın geçici kaldırılmasına kararverir. Bu durumda, borçlu takip konusu alacağın % 10’u oranında paracezasına ve alacaklının istemiş olması halinde, takip konusu alacağın% 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilir.İcra mahkemesinin, itirazın geçici kaldırılması kararı almasıdurumunda bir takım sonuçlar meydana gelir. Bunlar;geçici olarak haczini isteyebilmesi ancak kesin haciz isteyememesi,Borçlunun, itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tebliğindenitibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorunda olması,Borçlunun, itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tebliğindenitibaren yedi gün içinde, borçtan kurtulma davası açabilmesi ve
  • 24. Borçlunun, yedi günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açmamasıhalinde, itirazın geçici kaldırılması kararının verilmesi ve varsa geçicihaczin kesinleşmesidir.7.3.5.2.3. Borçtan Kurtulma DavasıBorçlu, icra mahkemesinin itirazın geçici kaldırılması kararı vermesiüzerine, gerçekten borçlu olmadığına inanıyorsa ve aleyhine başlamışolan icra takibinin devam etmesini engellemek istiyorsa, genelmahkemede, borçlu olmadığına ilişkin yedi gün içinde bir davaaçabilecektir. Bu davaya da borçtan kurtulma davası denir. İcramahkemesinin vermiş olduğu itirazın geçici kaldırılması kararı,taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmediği için, borçtan kurtulmadavası açılmasına engel olmaz. Borçtan kurtulma davası niteliği itibariile bir menfi tespit davası niteliğindedir.Borçtan kurtulma davasında yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığıyer mahkemesi veya alacaklının (davalının) yerleşim yerimahkemesidir. Görevli mahkeme ise, borçlunun borçlu olmadığınıiddia ettiği miktara göre belirlenir. Borçtan kurtulma davasında davacıtakip borçlusu, davalı ise takip alacaklısıdır. Bu dava ile davacı olanborçlu, takip konusu borcun mevcut olmadığının tespitinimahkemeden talep etmektedir. Borçtan kurtulma davası, itirazın geçicikaldırılmasının borçluya tebliğinden itibaren yedi gün içindeaçılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve bu süreningeçirilmesinden sonra açılan davalar otomatik olarak reddedilir.Borçlu, bu yedi günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açmazsa,itirazın geçici kaldırılması karan kesin kaldırma kararına dönüşür;geçici haciz konulmuşsa, geçici haciz de, kesin hacze dönüşür.Borçtan kurtulma davasının dinlenebilmesi için ayrıca, davacı olanborçlunun, ilk duruşma gününün bitimine kadar dava konusu alacağın% 15’i kadar bir teminat göstermesi gerekir, aksi halde başka birinceleme yapılmadan dava reddedilir.Yapılan yargılama sonunda, borçlu haklı bulunursa, borçlunun, takipkonusu alacağın borçlusu olmadığı tespit edilmiş olur. Alacaklı(davalı) artık ilamsız icra takibine devam edemez. Borçlunun mallanüzerine geçici haciz konulmuşsa, kalkar. Borçlunun dava dilekçesindeistemiş olması halinde, alacaklı haklı bulunan borçluya, dava olunanmeblağın yüzde kırkından az olmamak üzere bir tazminat ödemeyemahkum edilir. Ayrıca, borçlu icra mahkemesince hükmedilen %10para cezasını ve % 40 tazminatı da ödemekten kurtulur.
  • 25. Mahkeme, borçtan kurtulma davası sonunda borçluyu haklı görmezise, borçlunun, takip konusu alacağın borçlusu olduğu tespit edilmişolur ve böylece itirazın geçici kaldırılması kararı, kesin kaldırmakararına dönüşür. Ayrıca, alacaklı icra takibine devam edilmesiniisteyebilir, borçlunun mallan üzerinde geçici haciz varsa, o da kesinhacze dönüşür. Alacaklının istemiş olması halinde borçlu, alacaklıya,mevcut olduğu tespit edilen alacak tutarının yüzde kırkından azolmamak üzere bir tazminat ödemeye mahkum edilir. Borçlunun,borçlu olduğuna ilişkin karar, artık taraflar arasında maddi anlamdakesin hüküm teşkil eder, o nedenle borçlu alacaklıya karşı borçluolmadığına ilişkin tekrar dava açamaz8. MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT DAVALARI8.1. MENFİ TESPİT DAVASIMenfi tespit davası, alacaklının takibe başlamasından önce yada sonraaçılabilir. Borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenen borcun,borçlusu olmadığı düşüncesinde olabilir. Bu gibi hallerde, borçluborcunu ödemiş olabilir; takas etmiş olabilir; borç senedi hata, hileveya ikrah nedeniyle geçersiz olduğu halde, borçlu ödeme emrineitiraz etmemiş veya itirazı kaldırıldığı için ödeme emri kesinleşmişolabilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, ihtiyatitedbir yolu ile dahi takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancakborçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında,mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranınalacaklıya verilmemesini isteyebilir.Açılan menfi tespit davasını alacaklının kazanması halinde, takipkonusu alacağın varlığı kesin hüküm ile tespit edilmiş olur. Daha önceverilmiş olan ihtiyati tedbir kararı kalkar, alacaklı takibe devam eder.Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, alacaklınınihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından dolayı,borçluyu resen bir tazminata mahkum eder. Bu tazminat, alacağınyüzde kırkından az olamaz.Açılan menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa, icra takibiderhal durur. Hüküm kesinleştikten sonra da, takip iptal edilir. Menfitespit davası sonuçlanmadan önce, borçlunun malları haczedilmişse,bu haciz kalkar. Mallar satılmışsa, satış bedeli borçluya ödenir.Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, borçlunun dava
  • 26. nedeniyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Buzarar, takip konusu alacağın yüzde kırkından az olamaz. .8.2. İSTİRDAT DAVASIBorçlu, gerçekte borçlu olmadığı hallerde, ödeme emrine itirazetmemiş veya itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olmasınedeniyle hakkındaki takip kesinleşmiş olabilir. Bu durumda borçlu,menfi tespit davası açmamış veya açsa dahi, icra veznesindeki paranınalacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı da aldırmamış ise,takip konusu borcu ödemesi gerekir. Borçlu, gerçekte borçlu olmadığıhalde, icra takibi nedeniyle ödemiş bulunduğu paranın kendisine geriverilmesi için bir dava açabilir, bu davaya istirdat davası denilir.İstirdat davası, normal bir alacak davasıdır; geri verilmesi istenenalacağın miktarına göre, sulh veya asliye hukuk mahkemelerindenbirisinde açılabilir. Bu davanın tarafları, icra takibinin borçlusu,davacı ve takibin alacaklısı da, davalıdır. İstirdat davasının iki şartıbulunmaktadır.Geri verilmesi istenen para, icra takibi sırasında ödenmiş olmalıdır.Borçlu -davacı, borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemişolmalıdır. Yani, ödeme emrine itiraz edilmediği veya itiraz edildiğihalde, icra mahkemesince itiraz kabul edilmediği için, kesinleşen takipnedeniyle ödeme yapılmış olmalıdır.İstirdat davası, paranın icra dairesine ödenmesini takiben bir yıl içindeaçılmalıdır. Bu bir yıllık süre hak düşürücü süredir, mahkeme budurumu resen gözetir. İstirdat davasını, davacı taraf borçlununkazanması halinde, mahkeme icra takibinde alacaklıya ödemiş olduğupara ile beraber icra harç ve giderlerinin de davalı taraf alacaklıdanalınıp, davacı yani borçluya ödenmesine kararı verir. İstirdat davasınıdavacı sıfatıyla davaya taraf olana borçlu kaybederse, yargılamagiderlerini davalı taraf alacaklıya ödeme cezasına çarptırılır. İstirdatdavası sonunda verilen karar, taraflar arasında maddi anlamda kesinhüküm teşkil etmesi bakımından önemlidir.9. MAL BEYANI İİK’nun 74 üncü maddesine göre, mal beyanı, borçlunun gerekkendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak vehaklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını veher türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçimmembalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazıile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.
  • 27. İİK’nun 75 inci maddesinde “İtirazının iptaline veya kati veyamuvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kararınkendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde beyanda bulunmayamecburdur. İptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmişise bu müddet, kararın tebliğinden başlar.” denilerek beyanmecburiyeti müddeti ve bu beyanın başlangıcına ilişkin hükümlere yervermiştir. Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerinebeyanda bulununcaya kadar icra tetkik mercii hakimi tarafından birdefaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üçayı geçemez. İcra dairesine vaki olan beyanda malı olmadığınıbildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandanimtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında vegelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkur daireyetaahhütlü mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.10. İCRA TAKİBİNİN İPTALİ VE ERTELENMESİBorçlunun, takibin başlaması ve daha sonra da takibatınkesinleşmesinin ardından borcunu, icra dairesine gidip ödemesigerekir. Yapılan bu ödeme ile de borçlu borcundan kurtulmuş olur.Ancak, borçlu icra dairesi dışında ayrıca borcunu, alacaklıya ödemişbulunabilir veya takibin kesinleşmesinden sonra, alacak zamanaşımına uğrayabilir yahut da alacaklı borçluya borcunu ödemesi içinek bir süre verebilir. Tüm bu gibi hallere, iyi niyetli bir alacaklınınartık takibe devam etmemesi gerekir. Ancak, bazı kötü niyetlialacaklıların, borcun borçlu tarafından kendisine ödenmesine rağmentakibe devam etmesi de mümkündür. İşte bu gibi durumlarda,alacaklının takibe devam etmesi halinde borçlu, icra mahkemesinebaşvurarak, takibin iptalini veya ertelenmesini isteyebilir.10.1. İCRA TAKİBİNİN İPTALİİcra takibinin iptali, talebin kesinleşmesinden sonraki bir dönemde,borcun ödenmesi veya zamanaşımına uğraması hallerinde ortayaçıkabilir.10.1.1. Borcu Ödemesi Nedeniyle İcra Takibinin İptaliİcra takibinin ödeme sebebiyle iptal edilebilmesi için, borcunkendisinin ve borcun aslına bağlı faiz gibi ferilerinin borçlu tarafındanödenmiş olması gerekir. Eğer, borç kısmen ödenmişse, sadece ödenenkısım için takibin iptali talep edilebilir. İcra takibinin ödeme nedeniyleiptal edilebilmesi için, borcun, icra takibinin kesinleştiği tarihten daha
  • 28. sonraki bir dönemde ödenmiş olması gerekir. Takibin iptal kararı, engeç paraların alacaklıya ödenmesi veya paylaştırılmasına kadaristenmelidir. İtfa nedeniyle icra takibinin iptali, borçlu tarafından, icradairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinden istenir. Ancak,borçlunun, borcu itfa ettiğini ancak, alacaklı tarafından verilmiş,imzası noterlikçe onaylı bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikraredilmiş adi bir belge ile ispat etmesi gerekir.10.1.2. Zamanaşımı Nedeniyle İcra Takibinin İptaliİcra takibinin kesinleşmesinden sonra, alacağın zamanaşımına uğramışolması mümkündür. Bu gibi durumlarda, ödeme emrinin tebliği vetakibin kesinleşmesinden sonra, bir yıl içinde haciz istenmeli,hacizden itibaren de, bir veya iki yıl için de satış istenmelidirZamanaşımı iddiasını ispat etmek için borçlunun ayrıca herhangi birbelge göstermesine gerek yoktur. Ancak, alacaklı, zamanaşımındurduğunu veya kesildiğini iddia ediyorsa,bu iddiasını ispat etmelidir.Alacaklı, bu iddiasını, ancak, resmi bir belge ile veya imzası borçlutarafından ikrar edilmiş bir belge ispat etmelidir. İcra mahkemesi,alacağın zamanaşımına uğradığı sonucuna varırsa, takibin iptalinekarar verir.10.2. İCRA TAKİBİNİN ERTELENMESİAlacaklı, takibin kesinleşmesinin ardından borcunu ödemesi için,borçluya bir süre verebilir. Bu durumda, alacaklının normal olaraktakibe devam etmemesi gerekir.Ancak alacaklı, borçluya hem süreverip, hem de takibe devam etmek isterse, borçlu, icramahkemesinden takibin ertelenmesini isteyebilir. Borçlunun,alacaklının kendisine bir süre verdiğini, noterlikçe onaylı bir belgeveya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile bu durumuispatlaması gerekir. İcra mahkemesi, gösterilen belgenin incelenmesisonucu alacaklı tarafından borçluya bir süre verildiği sonucunaulaşırsa, takibin ertelenmesine karar verir.11. HACİZHaciz, icra takibenin konusunu oluşturan para alacağının ödenmesinisağlamak için, alacaklının isteği üzerine, alacağı karşılayacakmiktardaki borçluya ait malvarlığına İcra dairesince hukuken elkonulmasıdır. Haczedilen mallar, yine alacaklının talebi üzerine satılırve bedeli ile alacaklı tatmin edilir, yoksa, haczedilen mallar, alacağınakarşılık, alacaklıya aynen verilmez. Haczin, kesin haciz, geçici haciz,ihtiyati haciz gibi türleri vardır.
  • 29. Kesin haciz, ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra, borç halaödenmemişse, satılmak üzere, borçluya ait mallara kesin olarak elkonulmasını ifade eder. Geçici haciz, borçlunun imzaya itirazı geçiciolarak kaldırılırsa, alacaklı, borçlunun mallarının geçici olarakhaczinin istenebilmesidir. İhtiyati haciz ise, alacaklının bir paraalacağının zamanında ödenmesini teminat altına almak için, borçlununmallarına önceden el konulmasıdır.11.1. HACİZ TALEBİÖdeme emrinin kesinleşmesinden sonra, alacaklı takibe devam etmekistiyorsa, bunu belirtmesi gerekir ve bunun sonucu olarak icra takibikendiliğinden hacze dönüşemez.. Alacaklının, bundan sonra haciziçin, haciz talebinde bulunması gerekir. Haciz talebi, alacaklıtarafından, borçluya karşı yapılan bir işlemdir. Haciz talebindebulunan alacaklı, haciz için gerekli giderleri peşin olarak ödemelidir.Alacaklı, borçlunun mal beyanında bulunmasını beklemeksizin haciztalebinde bulunabilir. Alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinintebliği tarihinden itibaren bir yıllık sürenin bitimiyle sona erer.11.2. HACZİN YAPILMASIHaciz, icra müdürü tarafından yapılır. İcra müdürühaczi,görevlendireceği yardımcısı veya katiplerinden birisine deyaptırabilir . İcra dairesi müdürü, haciz talebinden itibaren üç güniçinde haciz işlemlerini başlatmak zorundadır. Hacze gidileceğiönceden borçluya haber verilmez. Borçlu, haciz sırasında mallarınbulunduğu yerde hazır ise, haciz onun huzurunda yapılır. Borçlu,haciz sırasında malların bulunduğu yerde bulunmuyorsa, hemenbulunması da mümkün değilse, haciz gıyabında yapılır.Borçlu, icra müdürünün isteği halinde, kilitli yerleri ve dolaplarıaçmaya ve diğer malları göstermeye zorunludur. Bu yerler gerekirsezorla açtırılır. Haczi yapan memur, borçlunun üzerinde para, kıymetlievrak, altın veya gümüş ve diğer kıymetli şeyleri sakladığını anlar veborçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvetkullanabilir. Borçluya karşı zor kullanmak gerektiğinde, kollukkuvvetleri ve köylerde köy muhtarları, icra müdürüne yardımcı olmakzorundadır.İcra müdürü, taşınır ve taşınmaz malların haczi için mahallinde birtutanak düzenler; haczettiği her malı ve değerini haciz tutanağınayazar. Haciz tutanağın tutulmasıyla geçerlik kazanır. Borçlununhaczedilebilir malları alacak ve takip giderleri için yeterli olmazsa
  • 30. veya haczedilebilir hiç bir malı bulunmazsa, bu durum da haciztutanağına yazılır.11.2.1. Taşınmaz Malların HacziTaşınmaz malların haczi taşınmazın bulunduğu yerde yapılır.Düzenlenen haciz tutanağına taşınmazın çeşidi, mahiyeti, sınırları vegerekli nitelikleri yazılır. Resmi sicile kayıtlı malların haczi, takibinyapıldığı icra dairesince, kaydına işletilmek suretiyle doğrudan dayapılabilir. İcra dairesi, taşınmazın haczedildiğini, tapu sicilmemurluğuna bildirir, bunun üzerine, o taşınmazın sicil kaydına hacizşerhi verilir. Taşınmazın haczedilmesi ile borçlunun o taşınmazüzerindeki tasarruf hakkı, kısıtlamaya İcra dairesi, taşınmazınhaczedilmiş olduğunu, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olanalacaklılara ve kiracılara haber verir.11.2.2. Taşınır Malların HacziTaşınır mallar da bulundukları yerde haczedilir ve kıymetleri ilebirlikte mahallinde düzenlenecek haciz tutanağına yazılır. Taşınırmalların haczedilmiş sayılması için kural olarak bu mallara fiilen elkonulması gibi bir şart aranmaz. Ancak haczedilen mal, para, banknot,hamiline yazılı senetler, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın,gümüş ve diğer kıymetli şeyler ise, icra dairesi bu gibi kıymetli şeyleribizzat muhafaza altına almalıdır . Bu nitelikteki taşınır malların,haczedilmiş sayılması için, bunlara icra dairesince fiilen el konulmasızorunludur. Haczedilen menkul mallar, icra dairesince muhafaza altınaalınabileceği gibi, yediemine teslim edilebilir veya istenildiği zamanverilmek şartı ile geçici olarak borçlunun ya da üçüncü kişinin elindebırakılabilir. Alacaklı, haczedilen malların borçlunun elindebırakılmasına razı olmazsa, alacaklı giderini peşin olarak ödediğitakdirde yediemine teslim edilir.11.2.3. Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Mal ve Alacaklarının HacziBorçlunun Üçüncü kişilerdeki alacaklarını a) Maaş ve ücretler ve b)Maaş ve ücretler dışındaki alacaklar olmak üzere iki kısma ayırmakmümkündür.11.2.3.1. Borçlunun Maaş ve Ücretinin Hacziİcra müdürü, borçlunun maaş veya ücretinin kural olarak dörtte birinihaczeder, bunu haciz tutanağına yazar. Daha sonra, borçlununmaaşının veya ücretinin dörtte birlik kısmının haczedildiğiniborçlunun işverenine bildirilir; bu bildirimle, borçlunun maaş veyaücretinin haczedildiği, borçlunun maaş ve ücret miktarının en geç bir
  • 31. hafta içinde İcra dairesine bildirmesi ve borç bitinceye kadar İcradairesinin bildirisi gereğince haczedilen ücret miktarının, borçlununücretinden kesilip, hemen İcra dairesine göndermek zorunda olduğuhususları, işverene ihtar edilir .11.2.3.2. Borçlunun Maaş ve Ücret Dışındaki Alacaklarının HacziBorçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı, örneğin, borçlunun bankadakiparası, sattığı malın bedeli, kiracısındaki kira alacağı gibi, alacaklınıntalebi üzerine İcra müdürü tarafından haczedilerek haciz tutanağınageçirilir, bu anda alacak haczedilmiş olur.11.2.4 İntifa Hakkı ve Hisse HacziBorçlunun sahip bulunduğu intifa hakkı ve hissesi de, diğer mallarıgibi haczedilebilmektedir. İntifa hakkı, başkasına devredilebildiği,yani şahsa bağlı bulunmadığı takdirde haczi mümkündür ve budurumda bu hakkın yalnızca bir kısmı haczedilebilir. Şahsa bağlı intifahakkının haczi mümkün değildir. İntifa hakkı haczinin konusu, intifaolunan şeyin hasılatı, semereleri ve muaccel kiralarıdır.11.3. HACZEDİLEMEYEN MAL VE HAKLARİİK, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devamettirebilmesi için, borçlunun bazı mal ve haklarının kısmen veyatamamen haczedilemeyeceğini 82 ve 83 üncü maddelerindedüzenlemiştir. Buna göre, borçlunun haczedilemeyen mal ve haklarınıikiye ayırabiliriz.Tamamı haczedilemeyen mal ve haklar,Bir kısmı (kısmen) haczedilemeyen mal ve haklar.11.3.1. Tamamı Haczedilemeyen Mal ve HaklarBorçlunun bazı mal ve haklarının haczedilmesi mümkün değildir veaşağıdakilerden oluşur.Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilenmallar, Borçlunun kendisi ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile borçluve ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap veeşyası,Vazgeçilmesi kabil olmayan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,Borçlu çiftçi ise, kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazive çift hayvanları ve nakil araçları ile eklentileri ve ziraat aletleri;değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan aletleri ve kitapları vearabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temineden nakil araçları,
  • 32. Borçlu ve ailesinin idareleri için gerekli ise borçlunun tercih edeceğibir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu vebunların üç aylık yem ve yataklıkları, Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçluçiftçi ise, gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,Borçlu bağ, bahçe, meyve veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin veailesinin geçimi için zaruri olan bağ, bahçe ve bu sanat için gerekliolan aletler, Geçimi hayvan yetiştirmeye bağlı olan borçlunun kendisive ailesinin geçimleri için gerekli olan miktarı ve bu hayvanların üçaylık yem ve yataklıkları,Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi gereğince haczedilmemeküzere bağlanan ömür boyu gelir, Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlananemeklilik maaşlar ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerinebağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilenuçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malullerle, şehityetimlerine verilen terfi zammı ve1485 numaralı Kanun hükmünegöre verilen inhisar beyiye hisseleri.Bir yardımlaşma sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret veölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarargörenin kendisine veya ailesine toptan veya gelir şeklinde verilen veyaverilmesi gereken paralar,Borçlunun haline münasip evi, (ancak evin değeri fazla ise bedelindenhaline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzerehaczedilerek satılır.)11.3.2. Kısmen Haczi Caiz Olan Şeyler Kısmen haciz bazı kazanç ve hakların belirli bir kısmınınhaczedilebilmesini ifade etmektedir. Buna göre, maaşlar, tahsisat veher nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayannafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafındantahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icramemurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonrahaczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden azolamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olanhaczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez11.4. HACİZDE İSTİHKAK DAVALARI
  • 33. Bilindiği üzere, sadece borçluya ait mallar haczedilir. Borçluya aitmallar haczedilirken, bazen borçluya ait sanılarak üçüncü kişilere aitmalların haczedilmesi de mümkündür. Haciz sırasında borçlu veyaüçüncü bir kişi, haczedilen malın, borçluya değil de, üçüncü kişiye aitolduğu iddiasında da bulunabilirler. Bu şekilde, haciz sırasındaborçluya ait olup olmadığı şüpheli mallara çekişmeli mallar denir.İstihkak iddia edilen (çekişmeli) malların haczi de mümkündür. Ancakböyle mallar en son haczedilir. Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehinolarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerindemülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunuhaciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcradairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığınıbildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükutlarıhalinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttılatarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığıtakdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder.İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihteistihkak iddiası ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların işortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası açılmışsadavanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itirazedilirse, icra memuru dosyayı hemen tetkik merciine verir. Merci,dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek yapacağıinceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veyasona ermesine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüyekullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirdemerci takibin durdurulması talebini reddeder. Takibin talikine kararverilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşıdavacıdan teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerinmahiyetine göre takdir olunur. Takibin devamına dair verilen mercikararı temyiz olunamaz. Üçüncü şahıs, merci kararının tefhim veyatebliğinden itibaren yedi gün içinde tetkik merciinde istihkak davasıaçmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirdeüçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
  • 34. Yukarıdaki açıklamalar dairesinde kendisine istihkak talebindebulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şeyhakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedelihakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, tetkikmerciinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte buiddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebiüzerine merci hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkındayukarıdaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bukarar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir. İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmişbulunursa merci hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadarödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göreteminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılamausulüne göre bakılır. Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memurunadermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmelerialacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesilazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veyakendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafındankabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbiriddiada bulunamaz. İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip deneticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu davadolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamaküzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur. Davanın reddihakkındaki kararı temyiz eden istihkak davacısı icra dairesindenmühlet isteyebilir. İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğinceistihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyetitahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde on beşinden aşağıolmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ilebirlikte hükmolunur. Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsimalları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesihükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir. İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı muvakkat veyakati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davasıaçabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütündelilleri hakim serbestçe takdir eder. İstihkak davaları süratle ve diğerdavalardan önce görülerek karara bağlanır.
  • 35. Bir menkul malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır.Borçlu ile üçüncü şahısların menkul malı birlikte ellerindebulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Birlikteoturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek veçocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat,meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karineninaksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. İstihkak davacısı malı nesuretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektirenhukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmeklemükelleftir. Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp ta üzerinde mülkiyetveya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icramemuru o şahıs aleyhine tetkik merciine müracaat için alacaklıya yedigün mühlet verir. Bu mühlet içinde merci hakimliğine dava ikameedilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır.11.5. HACZE İŞTİRAKAlacaklı, borçlunun mallarını haczettirir, bu hacizle, haczedilenmalları sattırarak bedelinden alacağını elde etme hakkı kazanır.Alacaklı tarafından haczettirilen mallar, borçlunun başka alacaklılarıtarafından da haczettirilebilir. Bu şekilde, bir mal üzerinde birdenfazla haciz varsa, önce haciz koyduran alacaklı, öncelik hakkınasahiptir, hacizli malı sattırır, bedelinden alacağını alır, geri kalankısım, ikinci hacizli alacaklıya kalır.Ancak, hacizli malın bedeli bütün borçları ödemeye yetmiyorsa, ikinci(sonraki tarihli haczi koyduran) alacaklı, alacağını alamayabilir. Böylebir durumda, Kanun koyucu, kanunda belirtilen sıkı şartlarıngerçekleşmesi halinde, ikinci alacaklıya, birinci alacaklınınkoydurduğu hacze iştirak etme hakkı tanımıştır. İİK’da adi (takipli)iştirak ve imtiyazlı (takipsiz) iştirak olmak üzere, iki iştirak türüöngörülmüştür.11.5.1. ADİ (TAKİPLİ) İŞTİRAKAlacaklının koydurmuş olduğu hacze, borçlunun diğer alacaklıları da,kanunun aradığı şartları gerçekleştirdiklerinde iştirak edebilirler. Bunagöre hacze adi iştirak halinde katılmanın şartları aşağıdaki gibidir.Alacaklının da borçluya karşı icra takibi yapmış ve bu takipkesinleştiği için, kendisine de haciz isteme yetkisi gelmiş olması,Hacze katılmak isteyen alacaklının alacağı, ilk haciz koyduranalacaklının takibi ilamsız takip ise, takip talebinden önce; ilamlı takip
  • 36. ise, bu ilamın verildiği davanın açıldığı tarihten önceki bir tarihtedoğmuş olması,Öncelik şartının, kanunda sayılan yapılmış bir icra takibi üzerinealınan borç ödemeden aciz belgesi, daha önce açılmış bir dava üzerinealınan ilam, önceki tarihli resmi ve ya tarih ve imzası onaylı senet veönceki tarihli resmi dairelerinin veya yetkili makamların yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgelerden biri ileispat edilmesiİlk haciz üzerine satılan malın bedeli icra veznesine girinceye kadar,iştirak talebinde bulunulması gerekir.Hacze iştirak talebi, takibi yürüten icra dairesi nezdinde yapılır. İcramüdürü, hacze iştirak şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğiniaraştırır ve kabul yahut red kararı verir. Kabul kararına karşı ilkalacaklı, red kararına karşı iştirak etmek isteyen alacaklı şikayetyoluna başvurabilir. İİK maaş veya ücret hacizlerinde iştiraki kabuletmemiştir .11.5.1. İMTİYAZLI (TAKİPSİZ) İŞTİRAK Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğuşahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar içinönce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk hacizüzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecedehacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetinveya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takipeden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veyatakibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşitçocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenitalacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacetkalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulhmahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerinekayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirakedebilirler. İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılarabildirir.Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtirazhalinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkatenkabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süreiçinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basityargılama usulüne göre bakılır.12. İHALE (SATIŞ)
  • 37. Alacaklının alacağı, borçlunun malvarlığında bulunan mallarınhaczedilerek satılması sonucu elde edilen para ile ödenir. Borçluya aithaczedilen şey para ise, bunun ayrıca satışına gerek yoktur çünküalacaklıya bu para ile ödeme yapılır. Haczedilen malvarlığı paradanbaşka bir şey ise, bunun önce paraya çevrilmesi (satılması)gerekir.Borçluya ait hacizli mallar satılırken de, tıpkı haciz de olduğugibi, borçlunun borcuna yetecek kadar malvarlığı satılır, haczedilenmalların hepsinin satılması gibi bir zorunluluk yoktur.12.1. SATIŞ TALEBİİcra dairesi, kendiliğinden hacizli malların satışını yapamaz. Bumalların satılabilmesi için, alacaklı veya borçlu tarafından satıştalebinde bulunulması gerekir. Bunun yanında, alacaklı talep etmedenborçlu da satış isteyebilir. Satış talebi bir süreye bağlıdır. Hacizlitaşınır mal ve alacaklarda satış isteme süresi, kesin hacizden itibarenbir yıldır; taşınmazlarda ise, hacizden itibaren iki yıldır. Satış istemesüresi içinde hacizli malın satışı istenmezse, o mal üzerindeki hacizkalkar. Satış talebi geri alınıp ta, satış isteme süresi içindeyenilenmezse, aynı şekilde o mal üzerindeki haciz kalkar.12.2. TAŞINIR (MENKUL) MALLARIN SATILMASIHaczedilen taşınır mallar kural olarak açık artırma yolu ile satılır.Kanunda sayılan bazı istisnai hallerde, taşınır mallar pazarlık yolu ilede satılabilir. Menkul mallar satış talebinden nihayet bir ay içindesatılır. Yetişmemiş mahsuller, borçlunun muvafakati olmadıkçasatılamaz. Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satışyapılabilir. İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazasımasraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.Satış açık artırma ile yapılır. Artırmanın yapılacağı yer, gün ve saatdaha evvel ilan olunur. İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü vegazete ile yapılıp yapılmayacağı icra memurluğunca alakadarlarınmenfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur.Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi teferruatıylageçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları,muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci artırmanın gün ve saati,satış şartnamesinin diğer bilginin nereden ve ne suretleöğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmekşartı ile şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususlarıyazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlardışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak
  • 38. üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyettekiBu ilan resmi muameleye tesir etmez. Satılığa çıkarılan mal üç defa bağırıldıktan sonra en çokartırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilenkıymetinin % 60’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhan hakkıolan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhan hakkıolan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka parayaçevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını tecavüz etmesişarttır. Artırma bu miktara baliğ olmazsa satış icra memuru tarafındangeri bırakılır ve artıranlar taahhütlerinden kurtulur. İkinci artırma ilk artırmayı takip eden beş gün içinde yapılır.Bu halde de yukarıda belirtilen hükümler uygulanır. İkinci artırmadamal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma bedelininmalın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satışisteyenin alacağına rüçhan hakkı olan alacakların toplamından fazlaolması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılmasımasraflarını geçmesi şarttır. Böyle fazla bir bedelle alıcı çıkmazsasatış talebi düşer. Altın ve gümüş eşya maden halindekikıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile satılamaz. Satış peşin para ile yapılır. Ancak icra memuru müşteriye yedigünü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satılan mal bedelialınmadan teslim olunmaz. Verilen mühlet içinde müşteri bedelinhepsini vermezse icra dairesince mal yeniden artırmaya çıkarılır.İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihaleninfeshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile sonihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrütfaizinden müteselsilen sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faiziayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsaöncelikle teminat bedelinden tahsil olunur.Aşağıdaki hallerde satış pazarlık suretiyle yapılabilir:Bütün alakadarlar isterse,Borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallariçin o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse,Artırmada maden kıymetini bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bukıymet verilirseYetişmemiş mahsullerin satışı söz konusu ise,Mahcuz malın tahmin edilen değeri Kanunda tespit edilen tutarıgeçmezse
  • 39. 12.3. TAŞINMAZ MALLARIN SATILMASITaşınmazlar, kural olarak açık artırma yolu ile satılır. Haczedilentaşınmaz, bulunduğu yer icra dairesi tarafından satılır. Taşınmaz,takibin yapıldığı yerde değil de, bir başka icra dairesinin yetkiçevresinde ise, satış istinabe yolu ile, taşınmazın bulunduğu yer icradairesine yaptırılır. Alacaklı, haczedilen taşınmazın satılmasını haciztarihinden itibaren iki yıl içinde istemelidir. Gayrimenkuller, satıştalebinden nihayet iki ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ilesatılır. İcra dairesi gayrimenkulün bulunduğu yerin adetlerine göre enelverişli tarzda artırma şartlarını tespit eder. Bunları ihtiva edenşartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesindeherkesin görmesi için açık bulundurulur. Artırmaya iştirak edecekleringayrimenkulün muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde peyakçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmelerişartnameye yazılır. Satılığa çıkarılan gayrimenkul üzerinde hakkı olanalacaklının artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminataranmaz. Artırma şartnamesinde gayrimenkulün, üzerindeki irtifakhakları, gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borçsenetleri, irat senetleriyle birlikte satıldığı ve borçlunun bugayrimenkul ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikaleyleyeceği ilan olunur. İpotek ve ipotekli borç senediyle temin edilmişolup ta bu suretle müşteriye devrolunan borçtan asıl borçlununkurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaledenitibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır.Gayrimenkul rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriyedevredilmeyip satış bedelinden tercihen ödenir. Artırma, satıştan en az bir ay önce ilan edilir. İlan edilenmetnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanmasıgerektiğinde, satış tarihi değiştirilmeksizin hata ilan yoluyla düzeltilir.Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez. Ancak satış tarihi ileilan tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise bu takdirdesatışın daha önce ilan edilen günden en az yedi gün sonrası için tespitedilen günlerde yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve gayrimenkulüntapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının tapuda kayıtlı adreslerivarsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması
  • 40. halinde ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetedeki satış ilanı tebligatyerine geçer. İcra memuru satışa başlamazdan evvel gayrimenkul üzerindekitapu sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olanmükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyihaczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üçgün mühlet verir. İcra dairesi gayrimenkulün kıymetini takdir ettirir,gayrimenkulün kıymetinin takdirinde, gayrimenkul üzerindekimükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. Kıymettakdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğeripotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıcabildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcutadresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. Kesinleşen kıymet takdiriiçin iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Gayrimenkul üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihaleedilir. Şu kadar ki artırma bedeli gayrimenkul için tahmin edilmiş olankıymetin en az yüzde % 60 bulmak ve satış isteyenin alacağına rüçhanhakkı olan diğer alacaklılar o gayrimenkul ile temin edilmişse busuretle rüçhan hakkı olan alacakların mecmuundan fazla olmak vebundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarına tecavüzetmek şarttır. Yukarıda yazılı miktar eldeedilmemişse gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü saklı kalmaküzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihaleedilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetininyüzde kırkını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhan hakkı olanalacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirmeve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcıçıkmazsa satış talebi düşer. Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya yirmigünü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. Satış bedelinin ödenmesiiçin mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar hasar ve masrafımüşteriye ait olmak üzere gayrimenkul, icra dairesi tarafından idareolunur. Bu müddet içinde icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapucahiç bir tescil yapılamaz. İcra dairesi satış bedelini temin için ayrıcateminat gösterilmesini isteyebilir. Alacak bir gayrimenkul ile temin edildikten sonra borçlu ogayrimenkul üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkıyahut bir gayrimenkul mükellefiyeti tesis ederse bu tesis alacaklının
  • 41. hakkına tesir etmez ve alacaklı gayrimenkulün o hak ile birlikte veya ohaktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir. Gayrimenkulhaktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsao hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası haksahibine tahsis edilir. İpotek yapılmış olan gayrimenkulü borçlualacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve keyfiyetitapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez. Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilenmühlet içinde arayı vermezse, ihale kararı icra memuru tarafındankaldırılarak teminat akçesi alıcının mesul bulunduğu meblağa mahsupedilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek tekliftebulunan kimsenin ileri sürdüğü pey, uygun bulunması ve bu kimseninadresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek arzettiği bedelle gayrimenkul kendisine teklif edilir ve üç gün zarfındaalmaya razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsızbırakılırsa veya bulunmazsa gayrimenkul icra dairesince hemenartırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en azyedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu artırmada, gayrimenkul ençok artırana ihale olunur. İhaleye katılıp daha sonra ihale bedeliniyatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar vekefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan vediğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilensorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacetkalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark,varsa öncelikle teminatbedelinden tahsil olunur. İcra dairesi tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcıo gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur İhalenin feshini, yalnızsatış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmeksuretiyle ihaleye iştirak edenler tetkik merciinden şikayet yolu ile ihaletarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihaleyapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geçihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerinetetkik mercii talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yaparve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde tetkik mercii davacıyıfeshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasınamahkum eder. İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara
  • 42. ödenmez. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslıvasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsaşikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddetihaleden itibaren bir seneyi geçemez. İhalenin feshini şikayet yolu iletalep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerininzarara uğradığını ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresineyapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veyaşikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesindensonra yapılır. Şikayet halinde, alıcı bedeli nakden ödeyecek yerde, bubedeli karşılayacak muteber bir banka kefaleti gösterebilir. Alıcı dahaönce ihale bedelini ödemişse şikayet halinde muteber bir bankakefaleti karşılığında ödediği paranın kendisine verilmesini isteyebilir13. PARALARIN ÖDENMESİ VE PAYLAŞTIRILMASI VE ACİZBELGESİİcra takibinin son aşaması elde edilen paraların ödenmesi veyapaylaştırılması aşamasıdır. 1cra müdürü, paraların ödenmesi veyapaylaştırılmasını, alacaklının ayrıca bir talebine gerek kalmadankendiliğinden yapar. .Takip sonunda, alacaklılar, icra dairesinegiderek, hacizli malların satılması sonucu elde edilen paralardan,alacaklarını alırlar.13.1. PARALARIN PAYLAŞTIRILMASIHaczedilen mallar, tamamıyla satıldıktan sonra elde edilen paralardanilk önce, haciz satış ve paylaştırma giderleri gibi, bütün alacaklılarıilgilendiren masraflar, satış tutarından alınır ve artan para, asıl alacak,işlemiş faiz ve takip giderleri dahil olduğu halde alacaklılara,alacakları oranında paylaştırılır. Tüm alacaklılar, alacaklarını aldıktansonra artan kısım olursa, bu borçluya geri verilir.Hacizli malların satılması sonucu elde edilen para, bütün alacaklılarınalacağını ödemeye yetmezse, İcra müdürü kendiliğinden (resen)borçlunun başka mallarını tamamlama haczi yoluyla haczeder. Buşekilde haczedilen mallar, alacaklının satış talebine gerek olmadanİcra müdürünce mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde satılır (m.139). Elde, edilen para ile alacaklıların alacağı tümüyle ödenir.Buna karşılık, borçluya karşı birden fazla alacaklı takip yapmış vebunlardan bir kısmı daha önce konulan hacze iştirak ettiklerinden,mallar hepsi için aynı derecede haczedilmişse, bu takdirde, paralarınbirden fazla alacaklı arasında paylaştırılması söz konusu olacaktır.
  • 43. Paraların ödenmesi veya paylaştırılması için, haczedilmiş olan bütünmal ve hakların satış işleminin bitmiş olması gerekir.13.2. PARALARIN ÖDENMESİBir tek alacaklı takip yapmış ve borçluya ait mallar sadece onun içinhaczedilmiş ve satılmış ise, takip sonunda bu alacaklı, İcra dairesinegider ve İcra müdürlüğünce alacaklıya, alacağı ödenir. Ödemeyapılırken, alacak üç kısımdan oluşur, bunlar asıl alacak, faiz (alacaklıtakip talebinde istemişse) ve takip giderleridir. Bunların tümü ödenir,geriye para artarsa bu, borçluya geri verilir. Buna karşılık, elde edilenparalar, alacağı karşılamaya yetmezse, İcra müdürü hemen hareketegeçip, talep olmaksızın (borçlunun diğer mallarını) tamamlama hacziyapar, bu malları satar ve alacağın tümünü öder. Eğer satış sonundaelde edilen para alacağın tamamını karşılamamışsa ve borçlunun dahaczedilecek başka malı kalmamışsa, alacağın ödenemeyen kısmı içinİcra müdürü alacaklıya bir borç ödemeden aciz belgesi verir13.3. ACİZ BELGESİHacizli malların satılıp, elde edilen paraların paylaştırılmasısonucunda, alacağının tamamını veya bir kısmını alamayan alacaklıyaveya alacaklılara, ödenemeyen alacak kesimi için verilen belgeye acizbelgesi denir. Borç ödemeden aciz belgesi, icra müdürü tarafındandüzenlenir ve alacağını eksik almış olan alacaklıya verilir. Belgeye,alacaklının ve borçlunun adı soyadı, yapılan takibin türü, alacağınmiktarı ve aciz belgesinin ne miktar alacak için verildiği yazılır.14. KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU İLETAKİPKambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip de, ilamsız icrayollarından biridir. Alacaklının kambiyo senedine mahsus haciz yoluile takip yoluna başvurabilmesi için, alacağının mutlaka bir kambiyosenedine bağlı olması gerekir. Kambiyo senetleri, TK da düzenlenmişolan bono, poliçe ve çektir. Alacaklının elinde kambiyo senedi yoksaveya elindeki senet kambiyo senedi niteliği taşımıyorsa, kambiyosenetlerine mahsus haciz yoluna başvuramaz, istiyorsa genel hacizyolu ile takibe başvurabilir.Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu da bir ilamsız icra yoluolduğundan, genel haciz yolunda olduğu gibi takip talebi, ödeme emrive kesinleşmesi, haciz, paraya çevirme (satış)ve paralarınpaylaştırılması aşamalarından oluşur. Ancak, bu iki takip yoluarasında takip talebi, ödeme emri ve takibin kesinleşmesi
  • 44. aşamalarında önemli farklılıklar bulunmaktadır; diğer aşamalar, yanihaciz, satış ve paraların ödenmesi aşamaları, genel haciz yolu iletakipte olduğu gibidir.14.1. TAKİP TALEBİ Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte de,alacaklıyetkili icra dairesine bir takip talebi ile başvurur. Genel haciz yolu iletakip talebinde bulunması gereken hususlar, buradaki takip talebindede yer alır. Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenitolan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, haciz yolu ileveya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.Alacaklı, takip talebinde iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflasyollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyosenedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğemecburdur. Takip konusu alacak bir çeke dayanıyorsa, çek bankayaibraz edilmiş ve kısmi ödeme yapılmışsa, çekin ön ve arka yüzününonaylı fotokopisi, banka tarafından çek hamiline verilir, hamil bufotokopi ile, kalan kısım için takip yapabilir.14.2. ÖDEME EMRİİcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğinigörürse,borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Buödeme emrine şunlar yazılır:Takip talebindeki kayıtlar,Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtarı,Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beşgün içinde mercie şikayet etmesi lüzumu,Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığıiddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile tetkikmerciine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bufasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağıve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takipkonusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceğive merciden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirdecebri icraya devam olunacağı ihtarı.Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veyaalacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ilebirlikte beş gün içinde tetkik merciine bir dilekçe ile bildirerek
  • 45. merciden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebriicraya devam olunacağı ihtarı.İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde malbeyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, malbeyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıcahapisle cezalandırılacağı ihtarı14.3. ÖDEME EMRİNE İTİRAZ14.3.1. Borca İtiraz Borçlu, borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile tetkikmerciine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerinidurdurmaz. Merci hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı engeç on beş gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma neticesindeborcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzasıikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. Mercihakimi borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerdenborcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımınauğradığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındakikararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına kararverebilir. Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafındaninkar edilirse, merci hakimi, yapacağı inceleme neticesinde imzanınalacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazınınkabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiğideğer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkumeder.Alacaklı, çağrıldığı duruşmaya gelmediği takdirde merci hakimialacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasınakarar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde merci önündeduruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine aitolmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir.Merci,imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçluyu, sözüedilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranındapara cezasına mahkum eder. Merci hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibrazettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı dazamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikraredilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi haldereddine karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur.Alacaklınıngenel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel
  • 46. mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının tahsili davasonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmişolan inkar tazminatı ve para cezası kalkar. Borçlunun itirazının kabulü halinde alacaklı, bu talebin reddihalinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine yüzde kırktan aşağıolmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, menfi tespit veistirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa,hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davalehine sonuçlanan taraf için,daha önce hükmedilmiş olan tazminatkalkar. İtirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra muamelesinidurdurmaz. Şu kadarki, borçlu teminat gösterirse icra durur. 14.3.2. İmzaya itiraz İmzaya itiraz, borçlunun, kambiyo senedindeki imzanınkendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile tetkikmerciine bildirmesini ifade eder.. Bu itiraz satıştan başka icra takipmuamelelerini durdurmaz. Tetkik mercii duruşmadan önce yapacağıincelemede,borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediğibelgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halindealacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icratakibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.Tetkik mercii, yapacağı inceleme sonunda,inkar edilen imzanınborçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümleregöre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya aitolduğu anlaşılırsa itirazın reddi ile birlikte borçlu sözü edilen senededayanan takip konusu alacığın yüzde kırkından aşağı olmamak üzereinkar tazminatına mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit ve istirdat davası açarsahükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur vedavanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmişolan tazminat kalkar. Tetkik mercii itirazın kabulüne karar vermesihalinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusurubulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağınyüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genelmahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadartehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezasıkalkar.14.4. ÖDEME EMRİNE KARŞI ŞİKAYET
  • 47. Borçlu, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunabaşvurma hakkının bulunmadığını iddia ediyorsa, senet, kambiyosenedi niteliği taşımıyorsa, ödememe protestosu çekilmesi gerekirkençekilmemişse, alacaklının yetkili hamil olmadığı gibi hallerde, ödemeemrinin kendisine tebliğinden itibaren beş gün içinde icramahkemesine şikayet yolu ile ileri sürebilir. Şikayet, kendiliğindenicrayı durdurmaz.İcra mahkemesi süresinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla usulüdairesinde kendisine gelen işlerde takibin dayanağı olan kambiyosenedinin bu nitelikte olmadığı veya alacaklının kambiyo hukukugereğince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını kendiliğindengöz önüne alarak yapılan takibi iptal edebilir15. İLAMLI İCRAKonusu para ve teminat dışındaki diğer alacaklar için başvurulan icrayoluna ilamlı icra adı verilir. İlamlı icrada, alacaklı önce mahkemedebir dava açarak alacağı konusunda bir ilam elde etmekte ve aldığı builamı icraya koymaktadır.Mahkemenin yargılama yapıp, esasa ilişkin nihai kararını verdiktensonra, bu kararın davanın taraflarına verilen onaylı suretine ilamdenilmektedir. Bu durumda alacaklı ancak elindeki bir mahkeme ilamıveya mahkeme ilamı niteliğinde kabul edilen bir belge ile ilamlı icratakibi yoluna başvurabilmektedir.İİK’nun.38 inci maddesine göre ilam niteliğinde sayılan belgelerşunlardır:Mahkeme huzurunda yapılan sulh,Mahkeme huzurunda yapılan kabul ve feragat,Kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki notersenetleri,Temyiz kefaletnameleriİcra dairesindeki kefaletler15.1. İLAMLI İCRADA YETKİ VE İCRA TAKİBİNİNBAŞLAMASI Mahkemece alınan ilama dayalı olarak gerçekleştirilen icraaçısından, alacaklı, belirli bir veya birkaç yetkili icra dairesi ile sınırlıtutulmamıştır. İİK’nun 34 üncü maddesine göre, ilamların icrası hericra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı ikametgahını değiştirirsetakibin yeni ikametgahı icra dairesine havalesini isteyebilir.Buna göreTürkiyedeki tüm icra daireleri, ilamlı icra yoluyla takipte yetkilidir.
  • 48. Borçlunun bu gibi durumlarda yetki itirazında bulunması dikkatealınmaz çünkü ilamlı icra takibinde başvurulan her yer icra dairesi icratakibi yapmaya yetkilidir.Alacaklı, mahkemeden almış olduğu ilamı herhangi bir yer icradairesine vererek suretiyle ilamlı icra takibini başlatabilir. İlamlı icrada, takip talebi ile başlar. Takip talebi, genel haciz yolu ile takiptekineaynı şekilde düzenlenir. Kural olarak ilamlar on yıllık bir zamanaşımısüresine tabidir. Ancak, taşınmaz üzerindeki ayni haklara, aile ve şahıshukukuna ilişkin ilamlar zaman aşımına uğramaz. İlamlı icrada takiptalebini alan herhangi bir icra dairesi, bir icra emri düzenleyerekborçluya gönderir. Bu emirde, ilamda yazılı olan borcun süresi (yedigün) içinde ödenmesi veya yerine getirilmesi istenir. Ayrıca,borçlunun buna uymaması halinde ilamın icra dairesince zorla yerinegetirileceği de ihtar edilir.İlamlı icra ile ilamsız icra arasındaki en önemli fark, borçlunun icraemrine itiraz etme hakkının bulunmamasıdır. O nedenle, icra emrinde,ilamsız icradaki gibi ödeme emri üzerinde borçlunun itirazdabulunabileceğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmaz. Borçlu, yedi güniçinde icra dairesine başvurarak, icra emrine itiraz etmekle, ilamlı icratakibini durduramaz. Borçlu sadece icranın geri bırakılması hakkındabir karar aldırması halinde ilamlı icra takibini durdurabilir.16. PARA VE TEMİNATTAN BAŞKA BORÇLAR HAKKINDAKIILAMLARIN İCRASIİİK’da para ve teminattan başka borçlar hakkındaki ilamların icrasıbaşlığı altında, para dışındaki çeşitli konulara ilişkin ilamların nasılicra edileceğine ilişkin bazı konular hakkında düzenleme yapılmıştır.Buna göre bu düzenlemeler,Taşınır teslimi,tahliye ve teslimiÇocuk teslimi ve çocukla şahsi münasebet kurulmasıBir işin yapılmasına veya yapılmamasına ve irtifak haklarına ilişkinilamların icrasıdır.Bu noktada önem bakımından sadece Taşınır teslimi ve Taşınmazıntahliye ve teslimi başlıkları incelenecektir.Elinde bir taşınır malın teslimine ilişkin ilam bulunan kimse (örneğin(X), televizyonunu (Y)ye bir süreliğine vermiş ancak (Y) detelevizyonu geri vermemiştir, bunun üzerine (X), televizyonun
  • 49. kendisine teslimine ilişkin bir ilam almıştır), elindeki ilamı icradairesine vererek takip talebinde bulunur. Alacaklının takip talebinialan icra müdürü, bir icra emri düzenleyerek bunu borçluya gönderir:Bu icra emrinde, borçlunun taşınır malı yedi gün içinde icra dairesineteslim etmesi, icra mahkemesinden, veya temyiz yolunabaşvurulmuşsa Yargıtaydan, yahut yargılamanın yenilenmesi yolunabaşvurulmuşsa, mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında birkarar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.Borçlu, yedi gün içinde taşınır malı icra dairesine teslim ederse, icradairesi bu malı alacaklıya verir, böylece icra takibi sona erer. Borçlu,taşınır malı icra dairesine getirip teslim etmez veya icranın geribırakıldığını belirtilen yerlerden de bir karar da getirmezse, taşınır malicra dairesi tarafından, eğer o mal hala borçlunun elinde bulunuyorsa,borçludan zorla alınarak, alacaklıya teslim edilir. Diğer taraftan,ilamda belirtilen taşınır mal, borçlunun elinde bulunamazsa(örneğimizdeki televizyonu (Y) başkasına satmış ise), taşınır malborcu otomatikman para borcuna dönüşür. Artık borçlu, malınbedelini para borcu olarak ödemek zorundadır.Taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin ilamın konusu, taşınmazüzerinde mülkiyet veya mülkiyet dışında bir başka ayni hak olabilir.Alacaklı, bir taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin ilamı icra dairesineverir; takip talebini alan icra müdürü yazılı bir icra emri düzenleyerekbunu borçluya gönderir. Bu icra emri ile, borçlunun ilamdakitaşınmazı yedi gün içinde tahliye ve teslim etmesi istenir. Borçlu,taşınmazı kendi isteği ile tahliye ve teslim ederse, icra müdürü debunu alacaklıya teslim eder, böylece ilamın gereği yerine getirilmişolur. Buna karşılık borçlu, icra emrini verilen süre içinde yerinegetirmezse ilam hükmü zorla yerine getirilir, borçlu, icra müdürüaracılığıyla taşınmazdan zorla çıkartılır ve taşınmaz alacaklıya teslimedilir. Alacaklıya teslim edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızıntekrar giren borçlu, ayrıca bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızınicra dairesi tarafından taşınmazdan zorla çıkarılır ve cezalandırılır.17. İHTİVATİ HACİZİhtiyati haciz, alacaklının, bir para alacağına ilişkin olarak yaptığıveya yapacağı takip sonunda, alacağın ödenmesini daha öncedenteminat altına almak için, borçlunun haciz edilebilir mallarına,
  • 50. mahkeme karan ile daha önceden hukuken el konulmasını sağlayan,geçici nitelikli bir hukuki koruma yoludur. İhtiyati hacizde üzerineihtiyati haciz konulan mallar hakkında bir çekişme yoktur, alacaklıhaklı çıkarsa, bunlar satılır ve bedeli alacaklıya ödenir.Bir kişi tarafından ihtiyati haciz talebinde bulunabilmenin şartlarışunlardan oluşur.Öncelikle alacaklının, borçluya karşı bir para alacağının bulunması,.Ayrıca, alacağın vadesi gelmiş (Alacağın vadesi gelmemiş ise,borçlunun mallarına kural olarak ihtiyati haciz konulamaz.) ve rehinleteminat altına alınmamış olması hallerinde ve ayrıcaBorçlunun belli bir yerleşim yeri yoksa veAlacaklı, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarınıgizlediğini, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlandığını yahutkaçtığını ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileliişlemlerde bulunduğunu ispat ederse, mahkeme alacağın vadesigelmemiş olmasına rağmen, borçlunun mallarına ihtiyati hacizkonulmasına karar verir.Sayılan bu şartların bulunması halinde alacaklı, bir dilekçe ilemahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini ister. ihtiyatihacizde yetkili mahkeme genel haciz yolundaki yetki kurallarına göre,görevli mahkeme ise genel kurallara göre belirlenir. Alacaklının,alacağı ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemeyekanaat verecek delilleri göstermesi, gerçeğe yakın bir şekilde ispatetmesi gerekir. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememe konusundaserbesttir. Gecikme durumunda sakıncalı bir durum ortaya çıkacaksa,mahkeme borçluyu dinlemeden, onun yokluğunda ihtiyati haciz kararıverebilir.Mahkeme, ihtiyati haciz talebini reddederse, alacaklı mahkemeninaldığı bu karara karşı temyize gidebilir. Mahkeme, ihtiyati hacze kararverirse, haciz isteyen alacaklıdan ilerde haksız çıkması halinde,borçlunun yada üçüncü kişinin bu yüzden uğrayacağı bütün zararlarıkarşılamak için bir teminat alınmasına karar verir. Uygulamada buteminatın miktarı alacağın yüzde onu veya on beşi oranındadır. Ancak,alacak bir ilama bağlı ise, mahkeme tarafından alacaklıdan teminataranmaz.17.1. İHTİVATİ HACİZ KARARININ YERİNE GETİRİLMESİMahkemenin ihtiyati haciz kararı vermesi üzerine alacaklı, bu kararınyerine getirilmesi için İcra dairesine başvurur. Alacaklı, ihtiyati haciz
  • 51. kararının verilmesinden itibaren on gün içinde, kararı verenmahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine başvurarak ihtiyatihaciz kararının yerine getirilmesini istemek zorundadır; aksi takdirde,ihtiyati haciz kararı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. İcra dairesi,ihtiyati haciz kararını genel haciz yolundaki hükümlere göre yerinegetirir. İhtiyatı haciz kararı sonucu haczedilen mallar muhafaza altınaalınır ve bu mallar üzerinde borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanır. İcramüdürü, bir ihtiyati haciz tutanağı düzenler. Bu tutanakta ihtiyatenhaczedilen şeyler ve değerleri gösterilir. ha dairesi, ihtiyati haciztutanağının birer örneğini ihtiyati haciz sırasında hazır bulunmayanalacaklıya ve borçluya üç gün içinde tebliğ eder.Borçlunun teminat göstermesi halinde, icra dairesi, bu teminatkarşılığında ihtiyaten haczedilmiş olan taşınır malları borçluyabırakabilir. Ayrıca, borçlu yine teminat göstererek, mahkemeden,ihtiyati haczin kaldırılmasını da isteyebilir. Bu noktada belirtmekgerekirse, alacaklı, ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ihtiyatihaciz aşamasında isteyemez. Satış ancak, alacaklının borçluya karşıtakip yapıp, ihtiyati haczi kesin hacze dönüştürmesinden sonramümkün olabilir. Alacaklının ihtiyaten haczedilen mallar üzerinde biröncelik hakkı da yoktur. Bu mallar başka alacaklılar tarafından ihtiyatihaciz dışında kesin haciz yolu ile haczettirilebilir.17.2. İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDİLMESİ VEİHTİYATİ HACZİN KALDIRILMASI İhtiyati haciz kararı kural olarak temyiz edilemez. Ancak,borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığısebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; borçlununhuzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciztutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içindemahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebepleridikkate alarak tetkikat yapmasının ardından itirazı kabul veyareddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleribağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edipgelenleri dinledikten sonra, itirazı uygun görürse kararını değiştirebilirveya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerindeinceleme yapılarak karar verilir. Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veyaesham yahut tahvilat depo etmek veya gayrimenkul rehin yahutmuteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin
  • 52. kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra buyetki, icra tetkik merciine geçer.18. İFLAS HUKUKU18.1. İFLAS HUKUKUNUN GENEL ÖZELLİKLERİİflasın tanımı, bir alacaklının veya borçlunun kendi talebiüzerine,ticaret mahkemesince iflasına karar verilen bir borçlunun,haczedilebilen bütün malvarlığının, cebri icra yoluyla paraya çevrilip,elde edilen para ile, talepte bulunan bütün alacaklılarının tatminedilmesini sağlayan, toplu (külü) bir cebri icra yolu olarakyapılmaktadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, iflas borçlunun sadecebazı mallarını değil, haczi caiz bütün malvarlığını kapsamaktadır.İflas, bütün borçlular hakkında başvurulabilen bir takip yolu değildir.Kural olarak, tacirler veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi olangerçek veya tüzel kişilerin hakkında iflas istenebilirken, bunlardışındakiler için iflas talebinde bulunulamaz.Bir alacaklı, borçlunun iflasını sağladıktan sonra, bundan diğeralacaklılar da yararlanır, borçluya karşı ayrıca takip yapmadan,alacaklarını, borçlunun iflas masasına yazdırabilir.İflas, alacaklıların,mümkün olduğunca eşit bir şekilde tatminini amaçlayan toplu birtasfiye şeklidir. O nedenle, alacaklılar arasında kural olarak bir eşitliksöz konusudur. Ancak, bazı alacaklara, alacağın niteliği nedeniyleöncelik hakkı (imtiyaz) da tanınmıştır. Ayrıca, bir borçlunun kendiside alacaklıların talebi olmaksızın, iflasını isteyebilir.Bir borçlu hakkında iflasın açılması kararını mutlaka ticaretmahkemesi vermek zorundadır. İflas tasfiyesinde, borçlununmalvarlığının alacaklıların menfaatine en iyi şekilde tasfiyesiamaçlandığından, Kanun koyucu, iflas tasfiyesinin yapılmasındaalacaklılara da yetki tanımış, önemli konularda karar almak içinalacaklılar toplantısı olarak adlandırılan özel iflas organını kabuletmiştir.18.2. İFLAS ORGANLARIİflas tasfiyesinin başlatılıp sona ermesine kadar yapılması gerekenişlemleri Yerine getirmekle görevli organlara iflas organları adıverilmektedir. Bu organlar, Resmi organlar veÖzel organlarolarak iki kısımdan oluşmakta olup, bu organlardan resmi iflasorganlarına aşağıda kısaca değinilecektir.
  • 53. 18.2.1. RESMI ORGANLARİflas hukukuna ilişkin işlemlerin yapılmasında görevli olan resmi,Devlet makamlarına, resmi iflas organları adını verilir. Resmi iflasorganlarıAsıl iflas organları veYardımcı iflas organları olarak ikiye ayrılır. 18.2.1.1 Asıl Resmi İflas Organlarıİcra Dairesiİcra dairesinin asıl görevi icra hukukunda olmakla birlikte aynızamanda iflas organı olarak da görevlendirilmiştir. İflas yolu ile takipde, alacaklının İcra dairesine yapacağı bir iflas takip talebi ile başlar.Takip talebini alan İcra dairesi, borçluya bir iflas ödeme emrigönderir. Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını İcradairesine yapar. icra dairesi, iflas davasından önceki dönemde görevliolan tek iflas organıdır.İFLAS DAİRESİ İİK’nun 1 inci maddesine göre, her asliye mahkemesinin yargıçevresinde yeteri kadar iflas dairesi bulunur. Buna göre, her ilçede enaz bir iflas dairesi bulunur. İflas dairesinin başında iflas müdürübulunur; emrinde yeteri kadar yardımcı ve katip vardır. İflas dairesiningörevleri esas olarak ticaret mahkemesinin borçlunun iflasına kararvermesinden sonra başlar ve iflas tasfiyesinin sonuna kadar devameder. Buna göre, iflas dairesinin görevleri şunlardan oluşur: İflasın açıldığını ilan etmek ve gereken yerlere bildirmek,Müflisin mallarının defterini tutmak, muhafaza tedbirleri almak,Adi tasfiyede, alacaklıları (birinci) toplantıya çağırmak, toplantıyabaşkanlık etmek ve iflas idaresinin tasfiyeye ilişkin işlemlerinidenetlemek,İflasın kapandığını ilan etmekİcra Mahkemesiİcra mahkemesi, İcra hukukunda olduğu gibi, iflas hukukunda da, asılresmi organdır çünkü İcra mahkemesi, iflas dairelerini denetler, iflasdairelerinin ve diğer iflas organlarının işlemlerine karşı şikayet yolunabaşvurulduğunda, kural olarak bu şikayetleri İcra mahkemesi incelerve Kanunda belirtilen iflas hukukuna ilişkin diğer görevleri yerinegetirmekle sorumlu tutulmuştur.TİCARET MAHKEMESİ
  • 54. Ticaret mahkemesi de, İflas hukukunun asıl organlarından biridir.Buna göre, iflasın açılmasına ve kapanmasına karar verme yetkisiticaret mahkemesine aittir. Ticari ilişkilerin çok yoğun olmadığıyerlerde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmadığından, o yerdekiasliye hukuk mahkemesi, asliye ticaret mahkemesinin bakacağı iflashukukundan doğan dava ve işlere de bakar.18.3. İFLASA TABİ OLAN KİŞİLERİİK’nın 43 üncü maddesine göre, iflas yolu ile takip, ancak, TürkTicaret Kanunu (TTK) gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındakihükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıklarıhalde, iflasa tabi bulundukları bildirilen gerçek veya tüzel kişilerhakkında yürütülebilir. İflas yolu ile takip edilmek istenen borçlunun,iflasa tabi kişilerden olup olmadığını, icra müdürü, kendiliğindengözetemez; geçerli bir takip talebi üzerine iflas ödeme emrigöndermek zorundadır. Borçlu, iflasa tabi kişilerden olmadığını iddiaediyorsa, bunu, kendisine gönderilen ödeme emrine karşı itiraz olarakileri sürmelidir. Buna karşılık, iflas davası üzerine ticaret mahkemesi,iflası istenen kimsenin, iflasa tabi kişilerden olup olmadığınıkendiliğinden araştırır.18.3.1. TÜRK TİCARET KANUNUNDA TACİR SAYILDIKLARIİÇİN İFLASA TABİ OLAN KİŞİLER18.3.1.1.Gerçek KişilerTürk Ticaret Kanununda tacir sayıldıkları için iflasa tabi olan kişilerşunlardan oluşur:Tacirler: Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletenkimseye tacir denir.Bir kimse, bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyotelevizyon ve sair ilan vasıtaları ile halka bildirmiş veya işletmesiniticaret siciline kaydettirerek durumu ilan etmiş ise, fiilleri işletmeyebaşlamamış olsa bile tacir sayılırTicaretle uğraşmaları yasak olmasına rağmen, ticaretle uğraşanlar(örneğin devlet memuru), bunlar da, tacir sayılır ve iflasa tabidir.18.3.1.2. Tüzel KişilerTicaret şirketleri: Kollektif şirketler komandit şirketler, anonimşirketler, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, limitedşirketler ve kooperatifler,Amacına varmak için ticari işletme işleten dernekler
  • 55. Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesindeidare edilmek veya ticari şekilde işletmek üzere devlet, vilayet vebelediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül vemüesseseler tüzel kişi olarak kabul edilir.18.3.2. TACİR OLMADIKLARI HALDE TİCARET KANUNUGEREGİNCE TACİRLER HAKKINDAKİ HÜKÜMLERE TABİBULUNAN KİŞİLERDonatma iştiraki tacir olmamasına (ve tüzel kişiliği bulunmamasına)rağmen, tacirlere ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır vedonatma iştirakinin, her türlü borcundan dolayı iflası istenebilir.Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister bir adi şirket veyaher ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirketadına işlemlerde bulunan kimse, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı tacirgibi sorumlu olduğundan, yalnız üçüncü kişiler tarafından bukimselerin iflası istenebilir.18.3.3. TACİR OLMADIKLARI HALDE ÖZEL KANUNHÜKÜMLERİNE GÖRE İFLASA TABİ BULUNAN KİŞİLERTicareti terk eden eski bir tacir, ticareti terk ettiğinin ilanından itibarenbir yıl içinde, iflasa tabi olmakta devam eder. Kollektif şirket ortakları, yalnızca şirket borçlarından dolayı iflasatabidirler. Benzer durum, komandit şirketlerde, komandite ortaklariçin de geçerlidir.İflasa tabi olmasa dahi, bir borçlunun, teklif ettiği konkordato mühletikaldırılmışsa, konkordato ticaret mahkemesince tasdik olunmamışsaveya tamamen feshedilmişse, alacaklılardan birinin süresi içindetalepte bulunması üzerine borçlunun derhal iflasına karar verilir.Bankalar Kanununa göre, bir bankanın yönetim kurulu ve kredikomitesi başkan ve üyeleriyle, genel müdür, genel müdür yardımcılarıve imzaları bankayı ilzam eden memurları kanuna aykırı karar veişlemleriyle bankanın iflasına (veya Fona devredilmesine) sebepolmuşlarsa, şahsen iflaslarına mahkemece karar verilebilir.18.4. İFLAS YOLLARIYukarıda belirtilen iflasa tabi bir kimsenin iflas ettirilmesi için izlenenyola iflas yolu adı verilir. İİK’na göre iflas yollarını,Takipli iflas yolu veTakipsiz iflas yolu şeklinde ikiye ayırabiliriz.Takipli iflas yolunda, alacaklı önce icra dairesine başvurarakborçlusuna karşı bir iflas takibi yapar. Takip talebini alan icra dairesi,
  • 56. borçluya bir iflas ödeme emri gönderir. Borçlu süresi içinde borcunuödemezse, alacaklı ticaret mahkemesine başvurarak iflas davası açar.Alacaklı, icra dairesinde iflas takibi yaptıktan sonra iflas davası açtığıiçin, bu iflas yoluna takipli iflas yolu denir. Takipli iflas yolu da kendiiçinde:Genel (adi) iflas yolu veKambiyo senetlerine mahsus iflas yolu olmak üzere iki kısma ayrılır.İİK’da gösterilen bazı hallerde, alacaklıya, borçlusuna karşı icradairesinde iflas takibi yapmadan, doğrudan doğruya ticaretmahkemesine başvurarak iflas davası açma hakkı tanınmıştır. Buhallerde, daha önce takip yapmaya gerek kalmadan iflas davasıaçılabildiğinden, bu yola da, takipsiz iflas yolu veya doğrudandoğruya iflas yolu adı verilir. Doğrudan doğruya iflas yolu da,alacaklının talebi üzerine ve borçlunun talebi üzerine doğrudandoğruya iflas olarak ikiye ayrılmaktadır.18.4.1. TAKİPLİ İFLAS YOLLARI18.4.1.1 Genel (Adi) İflas Yoluİflas yolu ile takip yapmak isteyen alacaklının alacağı, bir kambiyosenedine bağlı değilse, genel iflas yoluna başvurabilir. Alacak birkambiyo senedine bağlı ise, bu durumda alacaklı kambiyo senetlerinemahsus iflas yoluna; eğer bir ilama bağlı ise, doğrudan doğruya iflasyoluna başvurabilir. Alacaklı, alacağı bir senede bağlı olmasa bile,borçluya karşı yine genel iflas yolu ile takip yapabilir.Alacaklı, genel haciz yolu ile takipte belirtildiği şekilde bir takip talebiile icra dairesine başvurur. Alacaklı, takip talebinde açıkça iflasistediğini belirtmelidir, aksi taktirde borçlunun iflası istenemez. İflastakibi için yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezininbulunduğu yerdeki icra dairesidir. Alacaklı yetkisiz icra dairesinebaşvurursa, borçlu bunu ödeme emrine karşı itiraz yolu ile ileri sürer.İflas takip talebini alan icra müdürü, borçluya bir iflas ödeme emrigönderir. İflas ödeme emrine şunlar yazılır:Takip talebindeki kayıtlar,Borcun ve takip giderlerinin yedi gün içinde ödenmesi,Borçlunun borcu olmadığına veya kendisinin iflasa tabi kişilerdenbulunmadığına ilişkin itirazı varsa, bunu yedi gün içinde bir dilekçe ileicra dairesine bildirmesi gerektiği,Borçlunun konkordato teklif edebileceği,
  • 57. Borç yedi gün içinde ödenmediği takdirde, alacaklının ticaretmahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceğiihtarı.Borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içindeicra dairesine başvurarak, borcunu öderse takip sona erer. Borçlununbu süre içinde ödeme emrine itiraz etmemesi halinde, ödeme emrikesinleşir. Borçlu yedi günlük bu süre içinde, ödeme emrine deitirazda bulunabilir. İtiraz borca veya imzaya olabilir. Borçlu, iflasatabi kişilerden olmadığı iddiasını da, ödeme emrine itiraz yolu ile ilerisürmelidir. Borçlu itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlunun sadeceitiraz ettiğini bildirmesi yeterlidir. Borçlunun ödeme emrine itirazetmesi ile iflas takibi durur; alacaklı, borçlunun itirazınınkaldırılmasını ve aynı zamanda borçlunun iflasına karar verilmesinibir dilekçe ile ticaret mahkemesinden talep etmelidir.Alacaklının iflas davası açma hakkı, ödeme emrinin borçluya tebliğitarihinden itibaren bir yıl sonra düşer. Bu bir yıllık süre hak düşürücübir süredir; o nedenle, bu süre geçtikten sonra, o takibe dayanarakborçlu hakkında iflas davası açılmaz; alacaklı hala iflas istiyorsa,borçluya karşı yeniden takip yapması gerekir. Davacının (alacaklının)iflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından feragat etmesimümkün değildir .Ticaret mahkemesi, alacaklının iflas davası açmasıüzerine, iflas takip dosyasını icra dairesinden getirtir. Ticaretmahkemesi, iflas davasını basit yargılama usulüne göre, duruşmalıolarak inceler.Borçlu, ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmişse, alacaklı iflasdavasında, borçlunun itirazının kaldırılmasını ve borçlunun iflasınakarar verilmesini ister. Ticaret mahkemesi, önce alacaklının itirazınkaldırılması talebini inceler. Buradaki itirazın kaldırılması talebininincelenmesi, genel haciz yolundaki itirazın icra mahkemesincekaldırılmasından farklıdır. Borçlu ödeme emrine itirazında bildirdiğisebeplerle bağlı değildir. Alacaklı, genel hükümlere göre alacaklıolduğunu, ispatladıktan sonra, borçlu da aynı şekilde itirazını ispatlar.Yapılan inceleme sonunda, borçlunun borçlu olduğu, itirazının haksızolduğu anlaşılırsa, itirazın kaldırılmasına karar verilir.Mahkeme ilamı üzerine davaya müdahale veya itiraz eden alacaklıbulunmazsa veya yapılan itirazlar yerinde görülmezse, ticaretmahkemesi borçluya bir depo kararı verir. Bu kararla, borçluya, yedigün içinde borcunu (faiz ve giderleriyle birlikte) ödemesi veya
  • 58. mahkeme veznesine depo etmesi emredilir, aksi takdirde iflasına kararverileceği belirtilir. Borçlu depo kararı ile verilen yedi günlük süreiçinde borcunu faiz ve giderleriyle birlikte öderse, iflas etmektenkurtulur; yedi günlük süre içinde borcunu ödemez veya mahkemeveznesine depo etmezse, mahkeme depo kararında sonraki ilkoturumda borçlunun iflasına karar verir .Borçlu, ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmemişse, alacaklı birdilekçe ile ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun ödeme emrineitiraz etmediğini ve borcunu da ödemediğini bildirerek, borçlununiflasına karar verilmesini ister. Bu durumda ticaret mahkemesi,borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırmaz, çünkü, itirazedilmediği için,takip kesinleşmiş olur. Ticaret mahkemesi yaptığıinceleme sonucunda, borçlunun yedi gün içinde ödeme emrine itirazetmemesi sonucunda iflas takibinin kesinleştiğini ve borçlununborcunu ödemediğini tespit ederse iflas takibini ilan eder. Borçluelinde olmayan nedenlerle süresinde itiraz edememişse, gecikmişitirazda bulunabilir. Ayrıca, borçlu,borçlu olmadığı bir parayı, depokararı üzerine, cebri icra tehdidi altında ödediğini iddia ediyorsa,istirdat davası da açabilir.İflas davası sonunda, iflas davası reddedilirse, ret kararını alacaklı;kabul edilirse, iflas kararını borçlu temyiz edebilir. Temyiz süresi ongündür, süre kararın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar.İflas kararının temyiz edilmiş olması, iflasın hüküm ve sonuçlarınıdoğurmasına engel olmaz. İflas dairesi, iflas kararını ilan eder, gerekliyerlere bildirir, tasfiye işlemleri başlar.18.4.1.2. Kambiyo Senetlerine Mahsus iflas YoluAlacağı bir kambiyo senedine (çek, poliçe veya bono) bağlı olanalacaklı, borçlu vadesinde borcunu ödemezse, iflasa tabi olanborçlusuna karşı, kambiyo senetlerine mahsus iflas (veya haciz)yoluna başvurabilir. Bir kambiyo senedine bağlı olan alacak, rehinletemin edilmiş olsa bile, alacaklı önce rehinin paraya çevrilmesi yoluile takipte bulunmadan doğruca kambiyo senetlerine mahsus iflas(veya haciz) yoluna başvurabilir.Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluna başvurabilmesiiçin,Alacağın bir kambiyo senedine bağlı olması veBorçlunun iflasa tabi kişilerden olması gerekir.
  • 59. Takip talebi, genel iflas yolunda olduğu gibidir. Ayrıca takip talebine,takibe konu olan kambiyo senedinin cinsi, tarihi ve numarası yazılır.Alacaklı, kambiyo senedinin aslını takip talebi ile birlikte yetkili icradairesine vermek zorundadır. Takip talebini alan icra müdürü,kendisine verilen senedin kambiyo senedi olup olmadığımı, vadesiningelip gelmediğini ve alacaklının takip yapma yetkisinin bulunupbulunmadığını incelemekle mükelleftir. İcra müdürü, yaptığı incelemesonunda bu hususların gerçekleştiğini tespit ederse, borçluya diğertakip yollarında belirlenen üç günlük sürenin aksine derhal bir ödemeemri gönderir. Buna karşın, ödeme emri derhal gönderilmemişseörneğin ödeme emri iki gün sonra gönderilmişse, borçlunun şikayetyoluna başvurma hakkı doğar.Ödeme emrine:Takip talebindeki kayıtlar (ayrıca kambiyo senedinin cinsi, tarihi venumarası),Borcun ve takip giderlerinin beş gün içinde ödenmesi,Kambiyo senedine ve borca ilişkin her türlü itiraz ve şikayetlerin diğertarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icradairesine bildirilmesi,Beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde,alacaklının ticaret mahkemesinden iflas isteyebileceği, itiraz veşikayet edildiği takdirde alacaklının itiraz ve şikayetin kaldırılmasınıve iflas kararı verilmesini ticaret mahkemesinden isteyebileceği ihtarıyazılır.Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren beş güniçinde itiraz edebilir. İtiraz, iflas davası üzerine ticaret mahkemesitarafından incelenir.Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emrinindüzenlenmesinde ve gönderilmesinde hukuka aykırılık varsa, örneğin,kambiyo senedin vadesinin gelmediği, senedin kambiyo senedi niteliğitaşımadığı gibi, ödeme emrine karşı şikayet yoluna başvurabilir.Şikayet de beş gün içinde diğer tarafa tebliğ edilecek şekilde dilekçeile ilgili icra dairesine yapılır.Borçlu, kendisine verilen beş günlük süre içinde ödeme emrine itirazveya şikayette yahut hem itiraz hem şikayette bulunmuşsa, budurumda alacaklı ticaret mahkemesinde iflas davası açar ve borçlununitirazının veya şikayetinin kaldırılmasını ve borçlunun iflasına kararverilmesini ister. Bu durumda iflas davası,tamamen genel iflasyolunda uygulanan hükümlere göre incelenir ve karara bağlanır.
  • 60. Borçlu, beş gün içinde borcunu ödemez, ödeme emrine itiraz veyaşikayette bulunmazsa, iflas takibi kesinleşir. Bunun üzerine alacaklı,borçlunun itiraz ve şikayet yoluna başvurmadığını gösteren ödemeemri nüshası ile birlikte ticaret mahkemesinden, iflas davası açarakborçlunun iflasına karar verilmesini ister.18.4.2. TAKİPSİZ İFLAS YOLUDoğrudan doğruya iflas yolunda, borçluya karşı icra dairesi aracılığıile iflas takibi yapılmadan ve bir ödeme emri gönderilmeden doğrucaticaret mahkemesinde iflas davası açılabilir. O nedenle, bu yolatakipsiz veya doğrudan doğruya iflas yolu denilmektedir. Doğrudandoğruya iflas yoluna, alacaklının talebi üzerine veya borçlunun kenditalebi üzerine gidilebilir.18.4.2.1. Alacaklının Talebi İle Doğrudan Doğruya İflasİİK’da, borçluya karşı, icra dairesi aracılığı ile iflas takibi yapılıp,borçluya ödeme emri gönderildiğinde, alacaklının alacağını eldeetmesinin tehlikeye gireceği veya borçlunun iflas ödeme emrinerağmen borcunu ödemeyeceği kesin gözü ile bakılan hallerde, öncedeniflas takibi yapılmasına gerek görülmeksizin alacaklının doğrudandoğruya ticaret mahkemesinde iflas davası açabilmesi yolusağlanmıştır. Buna göre doğrudan doğruya iflas halleri şunlardır.Borçlunun yerleşim yeri belli değilse,Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçmışsa veyakaçması muhtemelse,Borçlunun alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerdebulunması veya bunlara teşebbüs etmesi olasılığı varsa,Borçlunun haciz yolu ile yapılan takip sırasında mallarını saklamasıimkan dahilinde ise,Borçlunun ödemelerini tatil etmişse,Borçlunun teklif ettiği konkordato mühleti kaldırılmış, konkordatotalebi tasdik edilmemiş veya konkordato kararı tamamenfeshedilmişse,Nama bağlı alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,Sermaye şirketleri veya kooperatiflerin pasiflerinin aktiflerinden fazlaise,Kollektif ve Komandit Şirket Ortaklarının Doğrudan Doğruya iflasınakarar verilmişse,: borçlunun doğrudan doğruya iflasını istenebilir.Yukarıda sayılan nedenlerden birinin gerçekleşmesi halinde, alacaklı,borçlusu hakkında önceden bir iflas takibi yapıp, borçluya ödeme emri
  • 61. göndertmeden, doğruca, borçlunun muamele merkezinin bulunduğuyer ticaret mahkemesinde iflas davası açar. İflas davasında, alacaklı,alacaklı olduğunu ve dayandığı doğrudan doğruya iflas nedenini ispatetmelidir. Ticaret mahkemesi, alacaklının alacaklı olduğunu vedayanılan doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunduğunutespit ederse, borçluya ayrıca bir depo kararı vermeden doğrudaniflasına karar verir.18.4.2.2. Borçlunun Talebi İle Doğrudan Doğruya İflas İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerekyetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif vepasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflastalebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçeiflasa karar verilemez. İflas talebi usulüne uygun olarak ilan edilir.Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde davayamüdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındakitakipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığınıileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yoluile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudununelinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir seneiçinde dolacak diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhalaczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur. 18.5. İFLASIN HUKUKİ SONUÇLARI18.5.1. İFLASIN BORÇLU (MÜFLİS) BAKIMINDAN HUKUKİSONUÇLARIİflasın açılmasıyla, borçlu artık müflis sıfatını alır, iflas tasfiyesiboyunca da müflis olarak anılır. İflasın açılmasıyla, müflisinhaczedilebilen bütün malları nerede olursa olsun hukuken bir arayagetirilir ve bir topluluk oluşturulur. Bu malvarlığı topluluğuna iflasmasası adı verilir. Böylece, müflisin haczi caiz bütün malları iflasmasasına girer . İflasın açılmasıyla müflisin, hak ve işlem olarakadlandırılan fiil ehliyetinde bir kısıtlama ortaya çıkmaz. Ancak,müflisin, iflas masasına giren mallar üzerindeki tasarruf etmeyetkisine bir kısıtlama getirilir. Bu yetki, masanın kanuni temsilcisiolan iflas idaresi tarafından kullanılır.İflas açıldığı anda, müflisin malvarlığına dahil olan mallar, iflasmasasına girer. Müflisin, masaya girecek mal ve hakları haczi caiz
  • 62. olanlardır. Kısmen veya tamamen haczedilemeyen mal ve haklar, iflasmasasına da girmez. İflasın açılmasından, iflasın kapanmasına kadarmüflisin uhdesine geçen, yani müflisin iktisap ettiği mallar da masayagirer. Müflis borçlunun, üzerinde rehin hakkı bulunan malları da,rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı saklı kalmak kaydıyla, iflasmasasına girer. Rehinli mallar, iflas idaresi tarafından en yakın veuygun zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masraflarıçıkarıldıktan sonra, rehin alacaklısının alacağı ödenir. Rehin sahibialacaklı isterse, rehinli malların en yakın ve münasip zamandasatılmasını beklemeden, iflastan sonra masaya karşı rehinin parayaçevrilmesi yolu ile takip yapabilir.Borçlunun iflas açılmadan önce kesin olarak haczedilmiş, fakat iflasaçıldığı zaman henüz paraya çevrilmemiş olan mal ve hakları da iflasmasasına girer ve diğer mallarla birlikte satılır. Haciz koyduranalacaklının bu mallar üzerinde öncelik hakkı yoktur.Hacizli mallar,iflasın açılmasından önce paraya çevrilmiş durumda ise, elde edilensatış bedeli iflas masasına girmez, haciz koyduran alacaklıya veyaalacaklılara ödenir. Geriye bir şey artarsa, bu miktar iflas masasınakalır.İflas açılmadan önce, müflise sırf bedelini tahsil etmek için verilenhamiline veya emre yazılı bir senedi devretmiş olan kimse, busenedini, iflasın açılmasından sonra, iflas masasından geri isteyebilir.Üçüncü kişi, senedi ilerideki bir ödemeye karşılık olarak müflisevermiş ise, aynı şekilde senedin kendisine verilmesini isteyebilir. Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasındanevvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masraflarınmasaya tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın kendisinetemlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelinkendisine verilmesini isteyebilir Satıldığı ve gönderildiği halde iflasına karar verilmeden evvelmüflisin eline geçmeyen mallar için masa tarafından bedeli verilmişolmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir. Bu mallar iflasınilanından evvel taşıma senedi, konşimento, makbuz senedi, varant gibiemtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü bir şahsasatılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alınamazlar.Borçlunun (müflisin), iflas açıldıktan sonra, masaya ait mallarüzerindeki her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Tasarrufişlemlerinin hükümsüzlüğü sadece masaya (alacaklılara) karşıdır,
  • 63. müflis ve kendisi ile işlem yapılan üçüncü kişiler, tasarrufungeçersizliğini ileri süremezler.İflasta, iyi niyetli üçüncü kişinin yapmış olduğu tasarruflar(hacizdekinin aksine) masaya karşı geçerli değildir. İflasın ilanındansonra, müflisin masa malları üzerinde yapacağı bütün tasarruflar,masaya karşı mutlak olarak geçersizdir.İflasın açılması ile, borçluya (müflise) karşı başlamış olan takiplerdurur ve iflasın kesinleşmesi ile bu takipler düşer. İflas tasfiyesisüresince müflise karşı yeni takip yapılamaz. Müflisin alacaklı olaraktaraf bulunduğu takipler, iflasın açılması ile durmaz ve kesinleşmesiile düşmezler, iflas idaresi, bu takiplere masa adına kaldığı yerdendevam edebilir. İflasın açılması ile durmuş olan takipler, iflaskararının kesinleşmesi ile düşer. İflasın açılmasından önce müflisekarşı başlamış rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takiplere, alacaklıisterse iflastan sonra da devam edebilir. 18.5.2. İFLASIN ALACAKLILAR AÇISINDAN DOGURDUGUSONUÇLAR Borçlunun gayri menkul mallarının rehni suretiyle teminedilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisinborçlarını muaccel kılar yani alacaklılar açısından borç ödenecek halegelir. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masraflarıana borca eklenir. Müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından yıllıkkanuni faiz hesabıyla ıskonto yapılır. İflasın açılması ile birlikte, iflasmasasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder. Rehinle teminedilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri,hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.Alacaklı taliki bir şarta veya gayri muayyen bir vadeye muallakbulunan alacağını da kaydettirebilir. Fakat hissesini şartıntahakkukunda veya vadenin bitiminde alır. Konusu para olmayan alacak ona muadil bir kıymette paraalacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasınaderuhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminatgösterir. İflasın açılmasından evvel borçluya bir mal satıp teslim edensatıcı fesih ve geri almak hakkını açıkça muhafaza etmiş olsa bile,akdi feshedemez ve sattığını geri alamaz.
  • 64. Alacaklı alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takasedebilir. Ancak, aşağıdaki hallerde takas yapılamaz.Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanınborçlusu olursa;Alacaklının alacağı hamile muharrer bir senede müstenit ise,Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflasları halinde esasmukavele gereğince verilmesi lazım gelen hisse senedi bedellerininhenüz ödenmemiş olan kısımları veya konması taahhüt edilen ve fakatkonmamış olan sermayeler bu şirketlerin borçları ile takas edilemez. Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının acizhalinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncübir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin etmek için müflise karşı biralacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir. Müflisinkefil olduğu borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet olarakkaydolunur. Masa ödediği para nispetinde asıl ve müşterek borçlularınalacaklıları yerine geçer Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardanbirinin iflası halinde, müşterek borçluların bir zamanda iflasına ilişkinhükümler tatbik olunur. Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflasmuameleleri bir zamana tesadüf ederse alacaklı alacağının tamamınımüflislerin her birinin masasından isteyebilir. Toplanan hisseleralacağın toplam tutarından fazla ise bu fazla müşterek borçlusunakarşı mükellef olduğu hisseden ziyade ödemede bulunmuş olanmasalara intikal eder. Ödedikleri hisselerin toplamı alacak miktarınıgeçmedikçe masaların bir diğer masaya rücu hakları yoktur Alacaklı müflisle birlikte borçlu olandan alacağının bir kısmınıalmış ise müşterek borçlunun müflise rücu hakkı olsun olmasınborcun tamamı masaya kaydolunur. İflas masasına kaydolunmakhakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur. Alacaklı masaca yapılantaksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlayacakkadarını alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkıolduğu miktara düşen hisse verilir. Artan para da masaya kalır. Bir kollektif şirket ile şeriklerden birisinin iflas muameleleribir zamana tesadüf ederse şirketin alacaklıları bütün alacaklarınışerikin de masasına kaydettirirler; ancak şirket masasındanalamadıkları miktarı müflis şerikin masasından isteyebilirler. Şirketiflas etmeksizin şeriklerden birisi iflas ederse şirketin alacaklıları
  • 65. alacaklarının tamamıyla masaya kabul olunurlar.Bu durumda, müflisşerikin masası şirket alacaklıları yerine geçer. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarıborca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve burehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlarnazara alınıp paylaştırmada lazım gelen sıraya riayet edilir. Alacaklarıgayrimenkul rehiniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve buteminatın faiz ve teferruatına şümulü Medeni Kanunun gayrimenkulrehinine ilişkin hükümlerine göre tayin olunur. Teminatlı olup da rehinle kapatılmamış olan veya teminatsızbulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki İİK’ dabelirtilen sıralar takip edilmek suretiyle kaydolunur. 18.6. İFLASTA TASFİYENİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİTicaret mahkemesi, borçlunun iflasına karar verince, bu kararı, yargıçevresinde bulunan iflas dairesine bildirir ve bunun üzerine iflasdairesi, iflas kararını ilan eder ve gerekli yerlere bildirir. Diğer taraftaniflas dairesi, müflisin mallarının defterini tutar ve malların muhafazasıiçin gerekli tedbirleri alma yükümlülüklerini yerine getirir. İflasdairesi, iflas kararının kesinleşmesini beklemeden iflas tasfiyesinebaşlamak zorundadır. İflas tasfiyesini iflas dairesi başlatır, ancak aditasfiyeye başvurulursa, iflas tasfiyesini yürüterek tamamlamak, iflasınözel organları olan, iflas idaresinin ve alacaklılar toplanmasının işidir.İflas tasfiyesi dört aşamadan oluşur.İflas masasının oluşturulmasıMasanın idaresiMasa mallarının paraya çevrilmesiParaların paylaştırılmasıBu aşamalar aşağıda yeri geldikçe açıklanacaktır.18.6.1. İFLAS MASASININ OLUŞTURULMASI18.6.1.1. Defter TutulmasıİİK’nın 208 inci maddesine göre, iflas dairesi, ticaret mahkemesitarafından iflas kararı kendisine bildirilir bildirilmez, müflise ait malve hakların bir defterini tutmaya başlar ve müflisin mallarınınmuhafazası için gereken tedbirleri alma görevini yerine getirmekleyükümlüdür. Müflisin iflas masasına giren mal, alacak ve hakları budeftere yazılır. Müflisin haczedilemeyen malları da aynı deftere
  • 66. yazılır, ancak bu mallar deftere kaydedilmesine karşılık müflisinkendisinde bırakılır. Aynı zamanda, üçüncü kişilere ait olduğu iddiaedilen veya üçüncü kişiler tarafından istihkak iddiasında bulunulan vemüflisin elinde bulunan mallar da şerh verilerek deftere yazılır.İflas dairesi, deftere geçirilen her malın değerini takdir eder veyabilirkişiye taktir ettirir ve bedellerini deftere kaydeder. İflas dairesi,tuttuğu defterin gerçekliği ve tamlığı hakkında beyanda bulunmaküzere müflisin onayına sunar ve daha sonrada müflisin bu konudavereceği cevap deftere yazılır ve kendisine imzalatılır.18.6.1.2. Masa Mallarının MuhafazasıİİK’nın 210 uncu maddesine göre, iflas dairesi, müf1isin mağazalarını,eşya depolarını, imalathanelerini, perakende satış dükkanlarını vebuna benzer yerlerini kapatıp mühürler. Ancak, iflas dairesi masahakkında yararlı olacağı düşünülen yerleri birinci alacaklılartoplanmasına kadar, kendi denetimi altında işletme yoluna dagidebilir. İflas dairesi, müflise ait paraları, kıymetli evrakı, ticari ve evidaresine ait defterleri ve diğer eşyaları muhafaza altına alır ve diğermalları da defter tutuluncaya kadar mühürler. İflas dairesi, gerekligördüğü diğer tedbirleri de alabilir.18.6.2. TASFİYE ŞEKLİNİN BELİRLENMESİMüflise ait malların defteri tutularak kıymetleri takdir edildikten sonraüç sonuç ortaya çıkabilir. Bunlarda,Masaya ait hiçbir mal bulunmazsa iflas tasfiyesi tatil edilir,İflas dairesince defteri tutulan malların bedelinin, adi tasfiyegiderlerini karşılayamayacağı anlaşılırsa, basit tasfiye usulüne gidilir.Defteri tutulan malların bedelinin, adi tasfiye giderlerini karşılayacağıanlaşılırsa, adi tasfiye usulüne gidilir.İflas dairesi, iflas kararının kendisine bildirilmesinden itibaren üç ayiçinde, tasfiyenin ne şekilde (adi veya basit) yapılacağını belirlemekzorundadır.18.6.2.1. BASİT TASFİYE Basit tasfiye İİK’nın 218 inci maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre, iflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiyemasraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbikolunur. Bu takdirde iflas dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve ikiaydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını veiddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu müddet içindealacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi
  • 67. şekilde yapılmasını isteyebilir. Basit tasfiyede iflas dairesialacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirir vebaşka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayinederek bedellerini dağıtır ve tasfiyenin kapandığı ilan olunur. Böylece,basit tasfiyenin iki halde ortaya çıkabileceği söylenebilir. Bunlarda,İflas dairesince defteri tutulan malların bedelinin tasfiye giderlerinikarşılamadığı durumlarda, iflas dairesi, iflasın basit tasfiye usulünegöre tasfiye edilmesine karar verir. Bu halde, alacaklılardan biri,ilanda belirtilen sürede giderlerini peşin vererek, adi tasfiye usulününuygulanmasını isteyebilir, istemezse, basit tasfiye usulü uygulanır.Adi tasfiye usulüne başvurulmuşsa, bu tasfiyenin, iflasın açılmasındanitibaren altı ay içinde bitirilmiş olması gerekir, bu süre içinde aditasfiye bitirilemezse, alacaklılar toplantısı tasfiyeye bundan sonra basittasfiye usulünün uygulanmasına karar verebilirler. Basit tasfiyeyi iflasdairesi yapar.18.6.2.2. ADİ TASFİYE VE İLANİflas idaresince defteri tutulan malların bedelinin adi tasfiye giderlerinikarşılayacağı anlaşılırsa, iflas tasfiyesinde, adi tasfiye usulü uygulanır.Adi tasfiye usulü, İİK’ da öngörülen asıl tasfiye şeklini oluşturur. Aditasfiyenin aşamaları ise aşağıdaki gibidir.1) Adi tasfiyenin ilanı,2) Birinci alacaklılar toplantısı,3) İflas idaresinin seçilmesi,4) İflas idaresinin masa alacaklarını tahsil etmesi vebazı hallerde acele satışlar yapması,5) Üçüncü kişilerin istihkak iddiaları hakkında kararvermesi,6) İflas alacaklarını incelemesi,7) Sıra cetvelini düzenlemesi,8) İkinci alacaklılar toplantısı,9) Masa mallarının satışı ve10) Paraların paylaştırılmasıdır.Adi tasfiye de bir ilanla başlar. İflas dairesi, vereceği karar tarihindenitibaren en geç on gün içerisinde, durumu ilan eder ve İİK’nın 219uncu maddesi uyarınca yapılan ilanda şunlar yazılır.Müflisin kimliği, adresi ve iflasın açıldığı tarih,
  • 68. İflas alacaklılarının ve istihkak iddiasında bulunanların, alacaklarınıve istihkak iddialarını bu ilandan itibaren bir ay içinde yazdırmaları vebunların dayanağı olan belgeleri veya onaylı örneklerini vermeleri,Müflisin borçlularının, aynı süre içinde kendilerini ve borçlarınıbildirmeleri, aksi takdirde cezalandırılacakları,Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerindebulunduranların, o mallar üzerindeki hakları saklı kalmak şartıyla,bunları aynı süre içinde iflas dairesi emrine vermeleri ve vermezlersegeçerli bir mazeretleri bulunmadıkça cezalandırılacakları ve rüçhanhaklarından yoksun kalacakları, Bu ilanı takip eden on gün içinde ve ilanda belirtilen yer, gün vesaatte birinci (ilk) alacaklılar toplantısı yapılacağı; alacaklıların butoplantıya gelmeleri veya vekil göndermeleri ve bu toplantıya müflisile müşterek borçlu olanların ve kefillerinin ve müflisle birlikte borcutekeffül eden diğer kimselerin katılmaya hakları olduğu.18.6.3. İFLAS MASASININ İDARESİİflas masasının idaresi, masanın oluşturulması, tasfiyenin ilanı,masanın pasifinin belirlenmesi, masa mallarının satılması, paralarınpaylaştırılması gibi tasfiye işlemlerinin yapılması aşamalarındanoluşur. Tasfiye işlemlerinin iflas dairesi tarafından başlatılmasınınardından birinci alacaklılar toplantısı yapılır ve bu toplantıdagösterilen adaylar arasından iflas idaresinde görev alacakların seçimigerçekleştirilir. İflas idaresinin belirlenmesinin ardından, artık masayıidare ve tasfiye işlemlerini yürütme görevi, iflas dairesinden, iflasidaresinin yetki kapsamına devredilir. .18.6.4. BİRİNCİ ALACAKLILAR TOPLANTISIAlacaklılar toplantısı, iflas alacaklılarının, iflas tasfiyesi ve masanınidaresi için gerekli kararları vermek amacıyla yaptıkları toplantıdır.Birinci alacaklılar toplantısı ve ikinci alacaklılar toplantısı olmaküzere iki çeşit toplantı vardır. Alacaklılar, adi tasfiye ilanından itibarenon gün içinde ilanda belirtilen yer, gün ve saatte toplanırlar , bunabirinci alacaklılar toplantısı denir. Birinci alacaklılar toplantısına iflasmüdürü veya yardımcılarından biri başkanlık eder. Toplantıyabaşkanlık eden müdür, alacaklı oldukları, tercihen ellerinde noter veyaipotek senedi gibi resmi senetle sabit olan kişilerden bir veya ikialacaklı ile birlikte bir büro (iflas bürosu) oluşturur. Toplantıdakullanılacak oyların geçerli olup olmayacağına, bu büro karar verir.
  • 69. Büronun işlemlerine karşı ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi güniçinde icra mahkemesine şikayette bulunabilirler. Kendileri veyatemsilcileri toplantıda hazır bulunan alacaklılar, bilinen alacaklartutarının en az dörtte birini temsil ediyorsa, toplantı nisabı hasıl olur.Toplantıda bulunanlar beş kişiden az ise bunların, alacak tutarınınyarısına sahip olması gerekir. Kararlar, alacak tutarı ekseriyeti ilealınır. Alacaklıların toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabıoluşmazsa, durum bir tutanak ile tespit edilir. Bu halde iflas idaresiikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeyedevam eder. Birinci alacaklılar toplantısının en önemli görevi, iflasidaresine aday göstermek ve ayrıca tasfiye için gerekli olan acelekararları vermektir.18.6.5. İFLAS İDARESİ İflas idaresi İİK’nın 223, 226 ve 227 nci maddelerindedüzenlenmiştir ve üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağıseçimde, bu sayının iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahipkişi aday gösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tutarına göreekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyleekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra tetkik merciine bildirilir. İcratetkik mercii, iflas idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini alacakekseriyetine sahip olanların gösterdiği dört aday, birini ise alacaklıekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer. Tasfiye, iflasdairesince, teşkil edilen iflas idaresine havale olunur. İflas idaresi kararlarını çoğunlukla alır. İflas masasına alacaklıolarak müracaat eden alacaklılar, tebligatı kabule elverişli adresgöstermek ve yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyleiflas idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler.Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas idare memurununkararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibarenişlemeye başlar. İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Buna göre,iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir.Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygungörmediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ileistihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna vehadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde tetkik merciinemüracaatla itiraz etmek.
  • 70. İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzerehesap pusulalarını merciin tasdikine arz etmek. Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanınmenfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir. İflasidaresi, icra tetkik merciinin şikayet üzerine verdiği kararlara uymakzorunda olup bunlara karşı iflas idaresi olarak itiraz veya temyizyoluna başvuramaz. İcra tetkik mercii, iflas idaresi üzerinde gözetimyetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenleringörevine son verebilir. Tetkik mercii, görevine son verilen veya istifaedenin yerine, önceki adaylar arasından yenisini seçer. İflas idaresiniteşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar.18.6.6. İFLASTA İSTİHKAK DAVALARIBazı durumlarda istihkak iddia edilen mal, müf1isin ve dolayısıylamasanın elinde olabileceği gibi, üçüncü bir kişinin elinde de olabilir.Deftere yazılan mallardan müflisin elinde bulunup da, üçüncü kişilereait olduğu iddia edilen veya üçüncü kişiler tarafından mülkiyet iddiaolunan mallar, şerh verilerek deftere yazılır. Bu durumda, üçüncükişilerin, istihkak iddialarını, ilandan itibaren bir ay içinde bildirmelerigerekir.Üçüncü kişiler tarafından istihkak iddia edilen malların, onlara verilipverilmeyeceğini, yani istihkak iddiasının kabul edilip edilmeyeceğiniiflas idaresi kararlaştırır. İflas idaresi, istihkak iddiasını reddederse,ikinci alacaklılar toplantısı da bu kararı uygun bulursa, üçüncü kişiye,icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük bir süreverir. Üçüncü kişi, yedi gün içinde istihkak davası açmazsa, masayakarşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır. Üçüncü kişi yedi güniçinde istihkak davası açmak isterse, davasını icra mahkemesinde açar.İstihkak davasına bakan icra mahkemesi, gerekli görürse davacıüçüncü kişiden, iflas masasının muhtemel zararına karşılık olmaküzere teminat isteyebilir. İcra mahkemesi istihkak davasını reddederse,malın masaya ait olduğu icra mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olur.iflas idaresi malı satarak elde edeceği parayı alacaklılara paylaştır.İflas idaresi, üçüncü kişinin istihkak davasını kazanması halinde, malımasadan çıkararak üçüncü kişiye teslim etmek zorundadır.İflas idaresi, üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul ederse ve ikincialacaklılar toplantısı da bu kararı uygun bulursa, mal üçüncü kişiyeverilir. İstihkak konusu mal, üçüncü kişinin elinde ve bunun müfliseait olduğu iddia edilirse, üçüncü kişinin elinde bulunan mal, masa
  • 71. mallarının tutulduğu deftere yazılır ancak mal üçüncü kişinin elindebırakılır. Malın, üçüncü kişinin elinden alınabilmesi için, iflasidaresinin üçüncü kişiye karşı genel mahkemede bir istihkak davasıaçması gerekir. İf1as idaresinin bu davayı kazanması halinde, malmasaya dahil edilir. Davayı üçüncü kişi kazanırsa, malın üçüncükişiye ait olduğu mahkemece tespit edilmiş olur.18.6.7. MASA ALACAKLARININ TAHSİLİ VE ACELESATIŞLAR İİK’nın 229 uncu maddesine göre, iflas idaresi, masanın vadesigelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda takip veya dava eder. Kıymetidüşecek veya muhafazası masraflı olacak mallar,geciktirilmeksiziniflas idaresi tarafından satılır. Borsa ve piyasada fiyatı bulunan hissesenetleri ve diğer mallar derhal paraya çevrilebilir, bunların dışındakalan mallar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır.Rehinli mallar ve üretime yönelik yerler iflas idaresi tarafından enyakın ve münasip zamanda satılır, bunun için ikinci alacaklılartoplantısını beklemeye gerek yoktur.18.6.8. ALACAKLARIN İNCELENMESİİflas idaresi, masaya yazdırılan her alacak ve istihkak iddiası hakkındaayrı ayrı inceleme yapar. Alacaklı, alacağının delilerini iflas idaresinevermek zorundadır, aksi halde iflas idaresi alacağı ispat edilmemişsayıp, reddedebilir.iflas idaresi her alacağın mevcut olup olmadığını,mevcutsa miktarını ve sırasını belirler. İflas idaresi bu belirlemeyi,seçilmesinden itibaren üç ay içinde yapıp bitirmelidir. İflas idaresi, heralacağı kabul edip etmediğini müflise de sorar, müflis kabul ediyorsa,bu husus borç ödemeden aciz belgesine de yazılır. Müflisin bir alacağıkabul etmesi, iflas idaresini bağlamaz, iflas idaresi kendi araştırmasınıyaparak, her alacağı kabul veya reddeder.18.6.9. SIRA CETVELİ Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtiktensonra ve iflas idaresinin seçilmesinden itibaren en geç üç ay içindeiflas idaresi tarafından alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılırve iflas dairesine bırakılır. Zorunlu hallerde üç ayın bitiminde önceiflas idaresinin tetkik merciine başvurması halinde merci bir defayamahsus olmak üzere bu süreyi en çok üç ay daha uzatabilir. Süreiçinde sıra cetvelinin verilmemesi halinde iflas dairesinin durumumercie intikal ettirmesi üzerine iflas idaresi üyelerinin vazifesine sonverilir ve gerçekleştirilmiş hizmetleri için kendilerine bir ücret
  • 72. tahakkuk ettirilmeyeceği gibi bir daha aynı iflas idaresinde görevalamazlar. Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ilebirlikte gösterilir. Ancak, iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacaklailgili olarak bunu doğuran sebep veya ipotek limiti miktarı bakımındanred kararı vermeyip, kabul etmediği ikinci alacaklılar toplantısınabildirir. İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı,isteyen alacaklıya devrolunur İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklılarıusulene göre ilan yoluyla haberdar eder. İddialarının tamamı veya birkısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmeyenalacaklılara doğrudan doğruya haber verilir. Sıra cetveline itirazedenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa kararverilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Budavaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılartoplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiğikonusunda on beş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğiniiddia ederse dava masaya karşı açılır. İtirazda bulunan başkasınınkabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasınıo alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan davakazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahilolduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde itiraz edeneverilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Davabasit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veyamiktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yolu ile tetkikmerciine arz olunur.18.6.10. ALACAKLARIN GEÇ BİLDİRİLMESİVaktinde (bir aylık süre içinde) alacaklarını masaya yazdırmayanalacaklılar, iflasın kapanmasına kadar, iflas idaresine başvurarak,alacaklarını masaya yazdırabilirler. Bir alacaklının daha sonrabaşvuruda bulunarak alacağını iflas masasına yazdırması halinde, iflasidaresi bu alacak hakkında da inceleme yapar ve bunun ardından bualacağın kabulüne veya reddine karar verir. İflas idaresi geç bildirilenalacağı kabul ederse, sıra cetvelini buna göre düzeltir ve düzeltilen sıracetvelini buna göre ilan eder. Alacaklılar, ilan edilen sıra cetvelinekarşı şikayet ve itiraz yollarına başvurabilirler. İflas idaresi geçbildirilen alacağı reddederse veya istediği sıraya kaydetmezse, iflas
  • 73. idaresi tarafından alacağı reddedilen alacaklıya durum doğrudandoğruya bildirilir. Geç başvuran alacaklı, bu durumda sıra cetvelinekarşı itiraz davası açabilir veya şikayet yoluna başvurabilir.18.6.11. İKİNCİ ALACAKLILAR TOPLANTISI İkinci alacaklılar toplantısı İİK’nın 237 ila 240 ıncı maddeleriarasında düzenlenmiştir. Buna göre, iflas idaresi, alacakların tespitişini yaptıktan sonra, en geç üç aylık sürenin bitiminde alacaklarıtamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıracetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, katılmalarına kararverilmiş olanları da ikinci toplantıya ilanla davet eder. İlan, en azyirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılaragönderilir.Toplantıya iflas memuru veya muavini başkanlık eder. İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla borçlarınvaziyetine dair alacaklılar toplantısına ilişkin bir rapor verir.Alacaklılar toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse buhususta ve masanın menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icapeden kararları verir. Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa keyfiyettespit edilir ve bu halde iflas idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işedevam eder. Alacaklıların çoğunluğu isterse ve bu durumu iflas idaresigerekli görürse yeniden alacaklılar toplantısı için davette bulunabilir.18.6.12. MASA MALLARININ PARAYA ÇEVRİLMESİİflas masasına giren mallar, iflas idaresi tarafından satılır ve eldeedilen paralar alacaklılar arasında paylaştırılır. Masa mallarının satışıancak, iflas kararı kesinleştikten ve ikinci alacaklılar toplantısınınyapılmasını takiben yapılır. Acele satılması gereken mallarla rehinlimallar ikinci alacaklılar toplantısından önce de satılabilir. İflasmasasına ait malların hangi usule göre satılacağına ikinci alacaklılartoplantısında karar verilir. Masaya ait mallar iflas idaresi tarafındanaçık artırma veya alacaklılar karar verirlerse pazarlık suretiyle satılır.Üzerinde rehin hakkı bulunan mallar ancak, rehin hakkı sahibialacaklıların muvafakatı ile pazarlıkla satılabilir.İkinci alacaklılar toplantısı, bazı malların pazarlıkla satışına kararvermişse, iflas idaresi o malları normal satım sözleşmesi hükümlerinegöre satar. Ancak, hacizde olduğu gibi, iflasta da, asıl satım şekli açıkartırma yolu ile satımdır. İflas idaresi, açık artırma yolu ile satılmasınakarar verilen malları ise, açık artırma ile satar. Açık artırma yolu ilesatım kural olarak genel haciz yolu ile takipte olduğu gibidir.
  • 74. 18.6.13. PAY CETVELİ VE SON HESAP İflas idaresi masaya giren malların tümünü satıp bedellerinitahsil ettikten sonra, bu paraları dağıtabilmek için sıra cetvelininkesinleşmesini beklemek zorundadır. Sıra cetveli kesinleştikten sonra,iflas idaresi, her bir alacaklının hissesine düşen miktarı gösteren birpay cetveli düzenler. Pay cetveli ve son hesap iflas dairesine bırakılırve orada on gün kalır. İflas idaresince bırakılma keyfiyeti ve payınınmiktarı her alacaklıya bildirilir.18.6.14. PARALARIN DAGITILMASIMasaya giren malların satılması sonunda elde edilen paralarındağıtımı iki şekilde yapılmaktadır.Kesin dağıtımGeçici dağıtım18.6.14.1. Kesin DağıtımSıra cetveli ve buna bağlı olarak pay cetveli kesinleştikten sonra,masada bulunan paralar, alacaklılara pay cetvelinde belirtildiğimiktarda dağıtılır. Masadaki malların tümü satıldıktan, sıra cetveli vepay cetveli kesinleştikten sonra dağıtım yapılmasına kesin dağıtım adıverilmektedir. Geciktirici şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı alacaklariçin ayrılan paralar, alacaklılara ödenmez, bunlar, ileride şartıngerçekleşmesi veya vadenin gelmesi halinde alacaklıya ödenmeküzere, bir bankaya yatırılarak burada tutulurlar.18.6.14.2. Geçici DağıtımGeçici dağıtım için sıra cetvelinin kesinleşmiş olması zorunlu değildir.Bu dağıtımda, sıra cetveli kesinleşmemiş, bütün mallar satılmamışveya henüz çekişmeli hak ve alacaklar bulunduğundan, yapılandağıtım geçicidir. Geçici dağıtım için de, geçici bir pay cetveli yapılır,bu cetvel kesinleştikten sonra geçici dağıtım yapılır. Geç başvuranalacaklı, daha önce kararlaştırılmış olan geçici dağıtıma katılamaz.18.7. ACİZ BELGESİGenelde iflas masasındaki paranın alacaklılara kesin olarakdağıtılmasından sonra, alacaklıların bir kısmı alacaklarının tamamınıtahsil edemeyebilirler. İşte, alacağının tümünü alamayan iflasalacaklılara, alacaklarının ödenmeyen kısmı için verilen belgeye acizbelgesi denilir. Bu belge, kesin dağıtım sonunda, iflas idaresitarafından düzenlenir ve alacaklıya verilir. Buna karşın, geçici dağıtımsonunda bir aciz belgesi verilmez. Aciz belgesi, yalnız iflas
  • 75. alacaklılarına verilir, masa alacaklılarına verilmez.. İflastaki acizbelgesinin hukuksal açıdan doğurduğu sonuçlar ise şöyledir.İflastaki aciz belgesinin, borç ikrarını içeren bir belge sayılabilmesiiçin, müflisin, borcu kabul etmesi ve bunun aciz belgesine yazılmasıgerekir.Aciz belgesi sahibi alacaklı, iflas kapandıktan sonra, borçluya karşı bubelgeye dayanarak takip yapabilir, ancak bunun için, borçlunun yenimal iktisap etmiş olması gerekir. Müflis, yeni mal iktisap etmedentakip yapılacak olursa, yeni mal iktisap etmediği itirazında bulunabilir. İflas kapandıktan sonra bir yıl içinde de takip yapılırsa, müfliseyeniden ödeme emri gönderilmesi gerekir.İflasta, borç ödemeden aciz belgesi sahibi alacaklı, borçluya karşıdoğrudan doğruya iptal davası açamaz. Ancak, kendisine dava açmayetkisi verilmişse bu davayı açabilir.Alacaklı, iflastaki borç ödemeden aciz belgesi ile de, bir başkaalacaklının koydurduğu hacze iştirak edilebilir. 18.8. İFLASIN KAPANMASI İflas idaresi, masaya giren malları satıp, alacaklılarınalacaklarını ödedikten ve alacağı ödenemeyen alacaklılara borçödemeden aciz belgelerini verdikten sonra, iflas tasfiyesi tamamlanır.İflas idaresi bundan sonra, iflasın kapanmasına karar vermesi için,iflasın açılmasına karar veren ticaret mahkemesine başvurur. İflasidaresi, ticaret mahkemesine başvururken, iflas tasfiyesinin ne şekildeyapıldığını gösteren son rapor düzenler ve başvurusuna bunu da ekler.Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse tetkik merciinebundan haber verir. Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonrakapanma kararı verir ve sonrada İflas dairesi kapanmayı ilan eder. İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir malbulunduğu haber alınırsa iflas dairesi o mala vaziyed edip sattıktansonra başka bir merasime hacet kalmaksızın bedelini eksik alanalacaklılara sıralarına göre dağıtılır. Evvelce bankaya yatırılmış olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da aynı hükümuygulanır. Şüpheli bir hak mevzubahis olduğu zaman iflas dairesialacaklılara keyfiyeti ilan eder yahut mektupla bildirir ve gerekliişlemi yerine getirir. İflas açıldıktan altı ay içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bumüddet içinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklılar
  • 76. toplanıp basit tasfiye usulünün tatbikine karar verebilir. Bu karar daçoğunluğun bu yönde oy kullanması şarttır. Böyle bir kararverilmemişse tetkik mercii icabına göre müddeti uzatır.18.9. İFLASIN KALDIRILMASI İflasın kaldırılmasına ilişkin hükümlere İİK’nın 182 ncimaddesinde yer verilmiştir. Bu hükümlere göre, borçlu bütünalacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veyatekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veyaakdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına veborçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine kararverir ve buna da iflasın kaldırılması adı verilir. İflasın kalkmasına,alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetinbitmesinden iflasın kapanmasına kadar karar verilir ve bu yönde birkarar alınması durumunda iflasın kaldırıldığı ilan olunur. İflasınkaldırılması talebi ancak şu hallerde mümkündür. Bütün alacaklıların iflas talebini geri almış olmasıBütün alacakların itfa edilmiş olması yani borçların bir şekildeödenmiş olmasıMüflisin, iflasın açılmasından sonra konkordato teklif etmesi vebunun alacaklılarca kabul edilip, mahkemece tasdik edilmesiİflasın kaldırılmasını, ilk iki halde, müflis; son halde ise, iflas idaresiister. Müflis veya iflas idaresi, iflasa karar veren ticaretmahkemesinden iflasın kaldırılmasını ister. Mahkeme, yapacağıinceleme sonunda, iflasın kaldırılması sebeplerinden biriningerçekleştiğini tespit ederse, iflasın kaldırılmasına karar verir. İflasınkaldırılması ile, iflas, bütün hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkar,borçlu sanki hiç iflas etmemiş gibi olur, müflislik sıfatı sona erer,masaya giren malları üzerindeki tasarruf yetkisini tekrar kazanır.18.10. KON KORDATOİyi niyetli olup ta işleri yolunda gitmeyen, ekonomik sıkıntıya bağlıolarak ödeme güçlüğü çeken bir borçlunun, alacaklılarının çoğunluğuile bir anlaşmaya vararak; alacaklıların borçluya bir süre verdiği,alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçebildiği veya herikisini birlikte yapabildiği yahut da borçlunun malvarlığını alacaklılaravererek borçlarından kurtulabildiği; borçlu ve alacaklılar arasındayapılan ve mahkemenin tasdikiyle hüküm ifade eden anlaşmaya,konkordato denilmektedir. İflas halinin aksine konkordatoda alacaklı,
  • 77. daha fazla miktarda ve daha çabuk alacağına kavuşabilme şansınasahip olabilmektedir.Ayrıca, borçlu, daha fazla ödeyerek, borcundan kurtulabilir. Borçlu,ayrıca konkordato teklif eder ve konkordato teklifi kabul edilirse,durumunun iflas ile sonuçlanmasından kurtulur. Borçlunun iflasa tabiolmadığı hallerde de daha hızlı hareket edip, borçlunun mallarınıhaczettiren alacaklı, alacağını tam olarak elde ederken, geç kalanalacaklılar bu durumda bir şey elde edemeyebilirler. Oysa konkordatohalinde, bütün alacaklılar belirli bir oran dahilinde eşit olarak tatminedilme şansına sahip olmaktadırlar..Konkordato, ödeme güçlüğü içine düşen ticari şirketlerin de, iflasetmelerini engelleyebilen bir kurumdur. Konkordatoda, haciz veyaiflasın yolunun aksine, alacaklılar borçluya karşı takip yolunabaşvurmazlar. Bu noktada belirtmek gerekirse, iflas ve tasfiyeninamaçları farklılık arz etmektedir. İflasta güdülen amaç, borçlununmalvarlığının tasfiyesi suretiyle alacaklıların alacaklıların alacaklarınıalması iken, konkordatoda bu amaç, genel olarak borçlunun içindebulunduğu ekonomik krizden kurtulabilmesi için bazı kurtuluş yollarışansının tanınmasıdır.18.10.1. ADİ KONKORDATO (IFLAS DIŞI KONKORDATO)Adi konkordato, İİK’nın 285 inci maddesinde düzenlenmiştir. İflasdışı konkordatoyu, iflasa tabi olsun olmasın, bütün borçlular teklifedebilir. Ancak uygulamada genelde, iflasa tabi borçlular konkordatoteklif etmektedir. Konkordatoyu, borçlu bizzat kendisi teklifedebileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı da borçluhakkında konkordato isteyebilir . İflas dışı konkordatonun aşamalarıgenel olarak şu şekilde gerçekleşir:Borçlu veya borçlunun bir alacaklısı, icra mahkemesine gerekçeli birkonkordato teklifinde bulunur.İcra mahkemesi, teklif kanunda belirtilen şartları taşıyorsa, borçluyabir konkordato süresi verir ve ayrıca konkordato komiseri tayin yolunagider.Borçlu bu mühlet içinde, komiserin denetiminde işlemlerini sürdürür,konkordatoyu alacaklıların kabulüne hazırlar.Komiser alacaklıları toplantıya çağırır,Alacaklılar toplantısında, alacaklılar konkordato teklifini kabul veyareddedebilir. Alacaklılar konkordatoyu, kabul ederse, konkordatoticaret mahkemesinin tasdikine sunulur,
  • 78. Ticaret mahkemesi, kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmişse,konkordatoyu tasdik eder, bu şekilde konkordato yürürlük kazanmışolur.18.10.1.1. KONKORDATO TALEBİ Konkordato hükümlerinden istifade etmek isteyen herhangi birborçlu, tetkik merciine bir konkordato projesi verir ve bu projeye bağlıbir bilanço ve defter tutmaya mecbur şahıslardan ise defterlerininvaziyetini bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, bilhassa TicaretKanununa göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin tutulmuşolup olmadıkları gösterilir. Borçlu, bilançosunda yazılı mal ve kıymetleri, konkordatomühletinin verilmemesi halinde, bilançoyu tetkik merciine sunduğutarihten bir sene içinde takibe uğradığı takdirde, borçlunun ve ailesininidareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak üzereborçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamankikıymetiyle göstermeye mecburdur. Konkordato mühleti kaldırılmışveya konkordato tasdik edilmemişse, bunların kesinleşmesitarihlerinden itibaren bir sene ve konkordato feshedilmişse feshinkesinleşmesinden altı ay müddetle borçlu için aynı mecburiyet vardır.Mevcut malları ve alacakları borçlarının en az yüzde ellisini ödemeyeyetişmeyen borçlu konkordato isteyemez.18.10.1.2. KONKORDATO MÜHLETİ Tetkik mercii borçluyu dinledikten sonra onun durumunu vehesaplarının halini ve işlerindeki doğruluğunu ve taahhütlerini yerinegetirmesine mani olan sebepleri göz önünde tutarak, projeninalacaklıları zarara sokmak kasdından ari ve borçlunun mevcudiylemütenasip olup olmadığına ve mevcudunun yüzde elliyi ödemeyeyetişip yetişmediğine göre, talebinin uygun olup olmadığına kararverir. Borçlu, kendisine mühlet verilmesi hakkındaki merci kararınıbeş gün içinde masraflarını verip tatbike koydurmazsa verilen mühletkendiliğinden kalkar. Buna göre, konkordato teklifinin kabulü vekonkordato mühleti verilebilmesi için gerekli şartlar şunlardan oluşur:Konkordato, alacaklılar tarafından kabul edilebilir, borçlu tarafındangerçekleştirilebilir nitelikte olmalıdır.Borçlu tarafından teklif edilen ödeme oranı, kaynakları ile orantılıolmalıdır.
  • 79. Konkordato, özellikle borçlu tarafından teklif ediliyorsa, borçlununiyi niyetli olması, alacaklıları zarara sokma kastının bulunmamasıgerekir. Konkordato talebi usulene göre ilan edilir. Konkordatotalebinin ilanından itibaren on gün içinde alacaklılar itiraz ederekkonkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını ilerisürerek tetkik merciinden konkordato talebinin reddini isteyebilirler.Talep uygun görülürse tetkik mercii borçluya en fazla üç aylık birmühlet verir ve aynı zamanda lazım gelen bilgi ve tecrübeye malikTürk vatandaşlarından bir komiser tayin eder. Komiserin teklifi üzerine süre iki ayı geçmemek üzere uygunbir müddet ile uzatılabilir. İhtiyati tedbir yoluyla da olsa, borçluya karşı başlamışolan takiplerin konkordato mühletinin bitiminden sonraki dönemiçinde durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takipyapılamayacağına karar verilemez. Tetkik merciince mühlet yurtsathında tirajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan olunur ve icradairesiyle tapu dairesine bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicilimemurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicilmemurluğuna da haber verilir. Konkordato talebi üzerine verilecek mühlet kararına ilantarihinden itibaren yedi gün içinde her alacaklı dilekçe ile itirazedebilir. Tetkik mercii bu itirazların hepsini tarafları dinleyerek birkararla halleder. Alacaklının itirazının reddine dair kararlar ileborçluya mühlet verilmesine veya verilmiş mühletin uzatılmasına dairmerci kararları temyiz olunamaz. İtiraz mühletin devam etmesinidurdurmaz. Konkordato verilmesinin bazı sonuçları vardır. Buna göre,rehinli alacaklar müstesna olmak üzere, mühlet içinde borçlu aleyhinehiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takipmuamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerdevam etmez.Borçlu açısından bakılacak olursa, Borçlu, komiserin nezareti altındaişlerine devam edebilir. Fakat, borçlu, mühletin ilanından itibaren,rehin ve ipotek tesis edemez, gayrimenkul satamaz, kefil olamaz veivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi takdirde yapılan akitlerhükümsüzdür. Ancak konkordato tasdik kararı için gerekli harcıkarşılamak üzere buna yeter miktardaki malları üzerinde komiserin
  • 80. nezareti altında tasarrufta bulunabilir. Borçlu bu duruma yahutkomiserin hüsnü niyetine şüpheyi haklı bir durum gösterir ve birharekette bulunursa, tetkik mercii komiserin raporu üzerine mümkünise borçluyu dinledikten sonra söz konusu süreyi ortadan kaldırabilir.Alacaklılar, konkordato komiserince ilanda belirtilen yer, gün vesaatte toplanırlar ve konkordato teklifini aralarında görüşürler. Borçlutoplantıda hazır bulunur, gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür.Toplantıya, konkordato komiseri başkanlık eder ve toplantının başındaborçlunun durumu hakkında alacaklılara bir rapor verir ve bu rapordaalacaklar hakkında yaptığı inceleme sonuçlarını da belirtir. Toplantıdaherhangi bir oylama yapılmaz; ancak, toplantı sonunda bir tutanakdüzenlenir ve bu tutanağı konkordatoyu kabul eden alacaklılar imzaederler, ayrıca, on günlük bir süre içinde isteyen alacaklılarkonkordatoyu kabul ettiklerini komisere bildirebilirler.18.10.1.4. KONKORDATONUN TİCARET MAHKEMESİNCEİNCELENMESİ VE KARAR VERİLMESİKonkordato komiseri, alacaklılar toplantısı sonunda tutulan tutanağı,alacaklıların imzalayabilmesi için tanınan on günlük süre sonaerdikten sonra, konkordatonun kabul edilip edilmediği, tasdikininuygun olup olmadığı konusundaki kendi şahsi görüşünü de bir raporabağlayarak tüm konkordato dosyasını ticaret mahkemesine verir veicra mahkemesine de durumu bildirir.Konkordato dosyası kendisine sunulan mahkeme, bir duruşma günütespit eder ve bu durumu ilan ettirir. Ayrıca, borçluyu, komiseri ve varise ilgili rehinli alacaklıları ayrı ayrı duruşmaya davet eder.Konkordatonun tasdiki talebi, çekişmesiz yargı niteliği taşıdığındanmahkeme, gerekli incelemeleri resen yapar ve eksiklikler varsa,bunların tamamlanmasını isteyebilir. Mahkeme duruşmada, borçluyu,komiseri ve duruşmaya gelen ve itiraz eden alacaklı varsa onlarıdinledikten sonra, mühlet içinde olmak üzere, kısa bir zamandakararını verir. Mahkeme, yaptığı inceleme sonunda konkordatonuntasdikine veya tasdiki talebinin reddine karar verebilir ve durumu ilanettirerek ilgililere duyurur.Ticaret mahkemesinin konkordatoyu tasdik edebilmesi için aşağıdasayılan şartların tümünün gerçekleşmiş olması gerekir:Borçlunun teklif ettiği ödeme oranı, borçlunun kaynaklan ile orantılıolması,
  • 81. Konkordatonun, alacaklılar toplantısında, kaydedilmiş olanalacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluktarafından kabul edilmiş olması,Konkordato işlemlerinin yerine getirilmesini, alacakları kabul edilmişolan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesini ve mühlet sırasındakomiserin onayıyla akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için, bualacaklılardan her biri özel olarak ve açıkça kendi alacağı bakımındanvazgeçmedikçe yeterli teminatın gösterilmesi,Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilamharçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkemeveznesine depo edilmiş olması,Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda, paraya çevirme halindeelde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen meblağın,iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazlaolacağının öngörülmesi,Borçlunun konkordato teklif etmesi halinde, onun iyi niyetli olmasıgerekir.Bu şartların tümünün karşılanması durumunda, mahkeme,konkordatoyu tasdik eder. Tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüdealacaklarından vazgeçtiği, borçlunun borçlarını nasıl ödeyeceği vegerekirse, sağlanacak teminatlar gösterilir. Konkordatonun tasdikikararı, itiraz eden alacaklılar tarafından on gün içinde temyizedilebilir.Ticaret mahkemesi yukarıda belirtilen şartlardan bir veya bir kaçınınbulunmadığını tespit ederse, konkordatonun tasdiki talebine yönelikred karar verir. Talebin reddine ilişkin karar, borçlu tarafından, on güniçinde temyiz edilebilir. Bu kararın kesinleştiğinin ilanından itibarenon gün içinde bir alacaklı, borçlu, iflasa tabi kişilerden olmasa bile,onun doğrudan doğruya iflasını isteyebilir. Konkordatonun tasdikitalebini reddeden mahkeme, teminat aramaksızın, borçlunun haczimümkün bütün mallarının ihtiyaten haczine karar verir. 18.10.1.5. KONKORDATONUN HÜKÜMLERİKonkordatonun, ticaret mahkemesince tasdik edilmesi durumundabazı sonuçlar ortaya çıkar ve bunlar aşağıdaki gibidir.Tasdik edilen konkordato, alacakları mühlet kararından veyakomiserin onayı olmaksızın konkordatonun tasdikine kadar dolmuşbütün alacaklar için mecburi olarak bağlayıcılık kazanır. Ancak bu
  • 82. durum İİK’nın 303 üncü maddesinde belirtilen bazı alacaklar içingeçerli değildir yani bu alacaklar, konkordatoya tabi olmaksızın tamolarak ödenir. Bu alacaklar da;a) Rehinli alacaklıların, rehinin kıymetini karşılayan miktardakialacakları,b) Bir malın aynından doğan kamu alacakları,c) İmtiyazlı alacaklardan oluşur.Konkordatonun tasdiki kararında, komiser veya uzman bir kişi, ikiayda bir mahkemeye rapor verir, alacaklılar bu raporlarıinceleyebilirler.Konkordato mühletinden önce borçlunun mallarına konulmuş hacizlervarsa ve bu hacizli mallar henüz satılmamışsa, konkordatonun tasdikiile bu hacizler kendiliğinden düşer.İcra mahkemesi, emrederse, çekişmeli alacaklılar hakkında ayrılanpaylar, hüküm kesinleşinceye kadar, borçlu tarafından sağlam birbankaya, banka bulunmayan yerlerde icra veznesine yatırılır.Borçlu tarafından, konkordato şartlarından fazla olarak alacaklılardanbirine yapılan vaatler ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın batıldır.Konkordatoya kabul oyu vermeyen alacaklı, müşterek borçlulara veborçlunun kefillerine ve borcu kabul edenlere karşı bütün haklarınımuhafaza eder yani alacağını söz konusu bu kişilerden tam olarakisteyebilir.Konkordatoya kabul oyu vermiş olan alacaklı dahi, kendi haklarını sözkonusu kimselere ödeme karşılığında alacağını devretmeyi teklifederse ve onlara alacaklılar toplantısının günü ile yerini en az on günönce haber verirse aynı şekilde, alacağını tam olarak isteyebilir.Konkordatoyu tasdik eden hakim, borçlunun talebi üzerine, tasdikkararından itibaren en fazla bir yılı geçmemek ve erteleme süresinceişleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayan faizler teminat altınaalınmak kaydıyla, rehinli taşınır veya taşınmazın, konkordatotalebinden önceki bir alacak nedeniyle satışını erteleyebilir18.10.1.6. KONKORDATONUN FESHİ Kendisine karşı konkordato şartları ifa edilmeyen her alacaklıkonkordato mucibince iktisap etmiş olduğu yeni hakları muhafazaetmekle beraber konkordatoyu tasdik eden mahkemeye müracaatlakendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih talebi üzerineverilecek hükmün tebliğinden on gün içinde temyizi mümkündür. Her
  • 83. alacaklı suiniyetle muallel bulunan bir konkordatonun feshini tasdikkararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir.18.10.2. İFLASTAN SONRA KONKORDATOİflasın açılmasından sonra da, borçlu-müflisin konkordato teklifedebilmektedir. Ancak bu talep, iflası engelleyici değil, iflası kaldırıcıbir özellik taşımaktadır. Müflis, iflasın açılmasından sonra konkordatoteklifinde bulunmak isterse, teklifini seçilip göreve başlamışsa iflasidaresine, seçilmemişse veya basit tasfiye ile iflas takibi yapılıyorsaiflas dairesine verir.İflas idaresi, konkordato hakkındaki kişisel görüşüyle birlikte teklifi,ikinci alacaklılar toplantısına (veya daha sonraki toplantılara) bildirir.İflas içi konkordatoda, konkordato mühleti verilmez çünkü mühletverilmesiyle amaçlanan hususlar, zaten iflasın açılmasıylakendiliğinden ortaya çıkmıştır. İflas içi konkordato da, konkordatokomiseri de tayin edilmez; çünkü, komisere ait görevler, iflas idaresi(veya dairesi) tarafından yerine getirilecektir.Müflisin konkordato teklifi ikinci alacaklılar toplantısında ele alınır.Ticaret mahkemesinin konkordato talebini incelemesi, konkordatonuntasdiki için gerekli şartlar, yine iflas dışı konkordatoda olduğu gibibumda da geçerlidir. Masaya giren malların paraya çevrilmesi, ticaretmahkemesi tasdik hakkında bir karar verinceye kadar ertelenir. Ticaretmahkemesi, konkordato talebini reddederse, bunu iflas idaresinebildirir, iflas idaresi, iflas tasfiyesine devam eder. Ticaret mahkemesigerekli şartların gerçekleşmesi halinde, konkordatoyu tasdik eder, bukararı da iflas idaresine bildirir, iflas idaresi bunun üzerine, iflasakarar veren mahkemeden, iflasın kaldırılmasını ister.

×