• Like
Sunum1
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
Uploaded on

 

  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Be the first to comment
No Downloads

Views

Total Views
992
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
0

Actions

Shares
Downloads
16
Comments
0
Likes
1

Embeds 0

No embeds

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
    No notes for slide

Transcript

  • 1. BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM VE SANAL GERÇEKLİK UYGULAMALARI Hazırlayanlar: 20051170 Birol ÖZUYANIK
  • 2. Bilgisayar Destekli Öğretim Nedir? Bilgisayar Destekli Öğretim, kendi kendine öğrenme ilkelerinin bilgisayar teknolojisiyle birleşmesinden oluşmuş bir öğretim yöntemi olup, öğrenme-öğretme sürecinde bilgisayarın bir seçenek olarak değil, sistemi tamamlayıcı ve güçlendirici bir öğe olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar destekli öğretimde bilgisayar, öğrenmenin meydana geldiği ortam, öğretim sürecini ve öğrenme güdüsünü güçlendiren,öğrencinin kendi öğrenme ilkelerinin bilgisayar teknolojisiyle birleşmesinden oluşmuş bir öğretim yöntemidir.
  • 3. Bilgisayar destekli öğretim, öğrencilerin programlı öğrenme materyalleri ile bilgisayar kullanarak etkileşimde bulunduğu; diğer bir deyişle, bilgisayar programları aracılığıyla öğrenmeyi gerçekleştirdiği, öğrenmelerini izleyip kendi kendini değerlendirebildiği bir öğretim biçimidir .
  • 4.
    • Eğitimde bilgisayarların kullanım alanları aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz. Bunlar:
    • Eğitim hizmetlerinde bilgisayar
    • Eğitim araştırmalarında bilgisayar
    • Ölçme-Değerlendirme ve rehberlik danışmanlık hizmetlerinde bilgisayar
    • Bilgisayar eğitimde bilgisayar
    • Öğrenme ve öğretme süreçlerinde bilgisayar
  • 5. Eğitim sisteminde yer alan, ayni sınıfta farklı bilgi seviyesindeki öğrenciler, farklı öğrenme hızındaki öğrenciler, soru sormaktan veya yanıtlandırmaktan çekinen öğrenciler, öğretmen sayısındaki yetersizlikler ve yenilenen müfredat gibi sorunların çözüm kaynağı ‘BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM ’ olarak gösterebiliriz.
  • 6. BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMİN MİMARİSİ: DÜZLTME BAŞLA ÖĞRETİM PROĞRAMI PROBLEMİN SUNUŞU BİLGİSAYARIN CEVABI ÖĞRENCİNİN CEVABI CEVABLARIN KARŞILAŞTIRMA DÖNÜTÜN SUNUMU EĞER DOĞRUYSA EĞER YANLIŞSA
  • 7.
    • Tüm eğitim yazılımlarında bulunması gereken öğretim faktörleri aşağıdaki gibidir.
    • Program Giriş
    • Öğrenci Kontrolü
    • Bilginin sunumu
    • Yardım Sağlanması
    • Programı Sonlandırma
  • 8. Bilgisayar Destekli Öğretimin Tarihi Gelişimi: Milli Eğitim Bakanlığı’nda eğitimde bilgisayarın kullanılması amacıyla ilk resmi girişim: 1984 yılında “Ortaöğretim Bilgisayar Eğitimi İhtisas Komisyonu” nun oluşturulması ile başlamıştır. Bu komisyonda üniversitelerin ilgili bölümlerinin öğretim üyelerinden bir grup ile Bakanlık yetkilileri görev almıştır.
  • 9. Bilgisayar destekli eğitim, kurumlarının her kademesinde eğitim teknolojisini işe koşulmasını öngören dördüncü ve beşinci Beş yıllık Kalkınma Planlarında ve Milli Eğitim Temel Kanunun her derecede ve türdeki eğitim programlarının yöntem araç ve gereçlerin bilimsel ve teknolojik esaslara, yeniliklere, ihtiyaçlara göre geliştirileceği belirtilen 13. maddesinde temeli olmuştur.
  • 10. Bilgisayar Destekli Öğretimin Yararları : Öğrencilerin derse güdüsünün ve aktif katılımının sağlanması; öğretim düzeyinin öğrencilerin mevcut bilgileri ve ilerlemelerine göre ayarlanarak bireysel farklılıkların dikkate alınması; öğretim grafik, resim, animasyon ve müzik gibi materyallerle desteklenmesi gibi pedagojik işlevleri yerine getirmede önemli faydalara sahiptir. Bilgisayar destekli öğretim geleneksel sınıf içi öğretimde kontrol edilemeyen ve insan öğrenmesine etki eden birçok değişkeni de öğretmenlerin kontrol etme imkanını sağlamaktadır.
  • 11. Sanal Gerçeklik Tarihi Gelişimi:
    • İnsanlar bilgisayar etkileşim seviyesini arttıran bu teknoloji tasarımcıyı fare, klavye ve monitörün iki boyutlu ara yüzünden, tasarımda doğallıgın we sezgiselligin ön plana cıktıgı üç boyutlu dünyalara taşımıştır (Campbel,1995). Sanal gerçeklik zamanı ölçeği ve fizik kanunlarını değitirmeye cok güçlü olanak werir. “ sanal gerçeklik “ ilk defa 1989 yılında Jaron Lanier tarafından telaffuz edilmiştir. Sanal gerçeklik teknolojileri zamanla gerek endüstri kollarında gerekse sanatsal çalışmalarda yerini almıştır.
  • 12.
    • Bu teknoloji oldukca değişik şekillerde uygulandı ; bazen bir uçuş benzetimi, bazen de basa takılan bir kaskla dalınan sanal dünyalar olarak hayata girmiştir.
    • Yapay gerçeklik kavramı ilk defa 1970’lerde telaffuz edildiginde insanın tamamiyle bilgisayar sistemine katılımı ve gendini buldugu sanal ortamı dogal ortam olarak algılamasıydı. Fakat Krueger bunu ayak bağı olarak görüyor we basa yada vicuda takılı sistemler(reseptör) olmadan başarmak istiyordu.
    • 80’li yılların başında sanal gerçeklik ilkel teknoloji yerine yavas yavas yüksek teknolojili sistemlere dogru ilerliyordu.
  • 13.
    • 80’li yılların başıda sanal gerçekliği ilk telaffuz etmesiyle literatüre geçen bilgisayar mühendisi ve ayni zamanda sanatcı olan Jaron Lanier “VPL Research” isimli ilk gerçeklik teknolojilerini kullanımına yönelik ürünler satan firmayı kurdu. 1994.
    • Sanal gerçek benzetim cihazları ve mekanik-manüel sistemlerle devam eden gelişimi 1980’lerden itibaren yüksek teknoloji sistemlerle ilerlemiştir.Bu katkılar ile birlikte siber uzay kavramı oluşdu. Bu herkes tarafından tecrübe edilmesi ile internet teknolojileri sağlandı. Siber uzay , ATM’ler, telefon tellerinden ibaretken, yaygın internet ağı zaman-mekan sınırını ortadan galdırdı we son bir sanal dünya varoldu.
  • 14.
    • Başa Takılı Sunum Sistemleri:
      • Başa takılı sunum sistemlerinde kişinin önünde devamlı olarak ekran bulunur. Görüntü yani sanal çevre başa takılı kask ile kişinin yönelmelerine göre kontrol edilir.Basın hareketlerini algılayan bilgisayar yeni bir görüntü yaratıp sunar bu arada kişi kulaklıklardan bilgisayar kontrolündeki sesleri duyar.Bu sistemlerin LCD, Fiber Optik HMD ve Projeksiyon HMD gibi çeşitleri bulunur.
  • 15.
    • Boom tüm yönlü yönlendirilmiş dürbün anlamına gelir , sunum sistemlerinde monitör, mafsallı bir kola monte edilir. Mafsallara mekanik izleyiciler yerleştirilir.Mönitöre denge için kolun diyer kısmına agırlık monte edilir. Bu sayede monitör serbest bırakılınca dengede kalır. Burada birey kolu kavrayıp gözlerini dürbüne yaslar , sonrada yaptıgı hareketlerin mekanik izleyicilerle algılanıp yeni görüntülerin sunulmasına çalışır.
  • 16.
    • Cave sistemlerinde kulanıcılar bir odanın içine girerler. Bu odanın büyüklüğü değişkendir.Bazen gerçekten bir oda büyüklüğündedir bazense büyük bir salon kadardır.Bu mekanın duvarlarına istenilen sunum yansıtılır.Bu şekliyle sistem basit bir sanal geçeklik orneğidir. Fakat CAVE sunum sistemini kabul gören esas sistemi bu mekana giren kullanıcıların vicuduna izleyiciler takmasıdır.Bu izleyiciler sayesinde görsel ve işitsel efekter kullanıcının hareketlerini esas alır. Bu tip sunumun HMD ve diyer sunumlara göre farkı sınırsız katılımcıya ayni anda hizmet werebilmesidir.Ek olarak katılımcı bu sisteme dahil olunca bile sohbetlerine devam edebilmektedir.
  • 17.
    • Sistem 1998 yılında Julien Eyre tarafından geliştirilmiştir. Sistemin ana mekanizması 3.5m çapındaki, içine girilebilen ve sadece ışığın geçmesine olana tanıyan saydam küredir.Küre sadece ışık geçirsin die polikarbonat esaslı mazemeden yapılmıştır.Bundan dolayı dışardan yansıtılan tüm görüntüler kullanıcıya ulaşmaktadır.Bu şekilde görüntülere göre hareket eden kullanıcı sanal dünyada gerçekci yolculuk yapmaktadır.Küre kullanıcının hareketlerine duyarlı olarak yer değiştirir ve ana küreyin altında olan kücük küre alıcılarla donatılmıştır diyer kürenin tersinde çalışarak izleme görevini üstlenmiştir.Ve böylece katılımcının hariketleri belirlenir we bilgisayara gönderilerek yeni ortamlar sunulur.
  • 18.
    • Mekanik izleyiciler armatür şeklinde bir masa lambasını andıran aygıtlardan, yüksek donanımlı iskelet sistemlere kadar uzanan hızlı ve doğruluğu yüksek izleyicilerdir.Bu aygıtlar dogrudan hedef arasındaki konumu ve yönelmeleri kurulan mekanik bağlantıyla çözer.Bu sistemlerde genellikle bir kol, kontrol kutusunu kafa bandına bağlar ve referans noktasına göre ölçümleri izleyerek gerçekleştirilir.Olumsuz yönüde kullanıcının hareket alanının kolunun uzunlugu ile sınırlı olmasıdır.
  • 19.
    • Bilim adamları sanal çevredeki eylemleri gerçekleştirmede insanın gerçek ortamlarda ençok kullandıgı organı olan el’den yola çıkmışdır.Bu sayede gerçek ortamda sağlanan bir çok kolaylık sanal ortamdada sağlanacaktı. Bu sayede özel eldivenler tasarlanmıştır.Veri eldivenleri bunlardan biridir.Çok hafif olan Lycia malzemesinden yapıl ır.
    • an eldivenlerin 2 adet ölçüm cihazı bulunur. Birincisi parmakların bükülme , uzalma kısalmayı saptayandır, diyeri ise koordinat ve yönlenme tespiti için kullanılır.Her parmagın ucunda bulunan fotosensör, diğer kısımdaki LED’e fiber optik kablolarla bağlıdır.Elin hareketlerinin manyetik alanda meydana getirdiği farklılıklar ölçüme olanak verir.Veri eldivenleri ileri teknoloji, dogruluk payı yüksek aygıtlardır.Fakat her el için özel yapılması gerekir o yüzden maliyeti yüksek olur buda onun olumsuz yönlerindendir.
  • 20.
    • Eğitimde benzeşim,sınıf içinde bir olay, durum yada problemin gerçeğe uygun olarak geliştirilen bir model yada yakın koşuları oluşturularak öğrenmenin gerçekleştiği bir öğretim tekniğidir.
    • Pilot eğitiminden cerrah eğitimine, sürücü eğitiminden sporcu eğitimine kadar pek çok alanda benzeşim sistemleri kullanmaktadır.
    • Üç boyutlu gerçek zamanlı benzeşim sistemleri bu tür sistemlerin başında gelir.Bu sistemler,üç boyutlu sanal ortamlarda eğitim ve analiz amaçlı kullanılmaktadırlar. Örneğin; uçuş eğitimleri,
  • 21.
    • Burada eğitim amaçlı benzeşimlerde bulunması istenen en önemli ozellikleden birisi, sadece sanal dünyayı görsel ve fiziksel olarak yaratmak deil, eğitimi amaçlanan çeşitli durumları da sanal dünya içinde oluşturup kullanıcıya tecrübeler artırmaktır.
    • Genel Olarak bilgisayar tabanlı eğitim benzeşimleri öğrencinin sorumlu olduğu derslerin özelliklerini kavramasına yöneliktir.Öğrenci sorumlu olduğu dersten başarılı olması için gerekli bilgi ve deneyimi benzeşimde yaptıgı egzersizlerle elde edebilir.