Engelsiz Yaşam Kampanyası

7,459 views
7,285 views

Published on

Published in: Technology, Business
0 Comments
1 Like
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total views
7,459
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
2
Actions
Shares
0
Downloads
73
Comments
0
Likes
1
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Engelsiz Yaşam Kampanyası

  1. 1. T.C. KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ REKLAMCILIK BÖLÜMÜ 3. SINIF SOSYAL AMAÇLI İLETİŞİM PROJESİ ENGELSİZ YAŞAM KAMPANYASI Mart 2008 Aslı Selcan Bayraktar, Çiğdem Tüfekçi, Merve Yalçıntaş, Seher Turunç, Selen Eskibina, Zeynep Eroğlu
  2. 2. İÇİNDEKİLER Sayfa 1.TANIM........................................................................................................................................................ 4 1.1.Kampanyanın İsmi............................................................................................................................. 4 1.2.Kampanya Alanı................................................................................................................................... 4 1.3.Kampanya Özeti................................................................................................................................... 4 1.4.Kampanyanın Amacı ve Hedefleri................................................................................................. 4 1.5.Kampanya Gerekçesi.......................................................................................................................... 5 1.5.1.Mevcut Durum, İhtiyaçlar ve Problemler................................................................... 6 1.5.2.Hedef Kitle............................................................................................................................ 6 1.6.Metodoloji ve Stratejiler.................................................................................................................. 6 1.6.1.Kampanyanın Katma Değeri........................................................................................... 7 2.ARAŞTIRMALAR................................................................................................................................... 7 2.1.Eylem Planları....................................................................................................................................... 8 2.2.Gereksinim Duyulanlar...................................................................................................................... 11 2.2.1.Açık Alan Düzenlemeleri.................................................................................................. 12 2.2.2.Kapalı Alan Düzenlemeleri.............................................................................................. 13 2.2.2.1.Kamusal Binalar................................................................................................ 13 2.2.2.2.Turizm Faaliyetleri............................................................................................ 13 2.2.2.3.Konutların Düzenlenmesi............................................................................... 14 2.2.2.4.Toplu Taşımacılık.............................................................................................. 14 2.2.2.5.Trafik Düzenlemeleri ve Güvenlik............................................................... 15 2.2.2.6.Avrupa’da Engelliler İçin Bulunan Olanaklar........................................... 16 2.3.Engelllerin Eğitim Hakkı.................................................................................................................... 17 2.3.1.Engelli Öğrenciler İçin Yenilikler.................................................................................... 18 2.3.2.Engelli Çocuklara Eğitim Veren Kişiler.......................................................................... 18 2
  3. 3. 2.3.3.Özel Eğitim Gerektiren Bireyler İçin Evde Eğitim..................................................... 19 2.3.4.Avrupa Birliği ve Engelli Eğitimi..................................................................................... 19 3.ÖNERİ VE STRATEJİ GELİŞTİRME............................................................................................... 21 3.1.Engellilere Ait Alanlarda Uygulanan Uyarı İşaretleri............................................................. 22 3.2.Uygulanabilecek Stratejiler............................................................................................................. 23 3.2.1.Medya Stratejileri............................................................................................................... 24 3.3.Sivil Toplum Örgütleri İle İlgili Çalışmalarımız…………………………………….………........... 25 3.4.Duyarlı Olmak....................................................................................................................................... 25 3.4.1.Eğitim Alanında................................................................................................................... 27 3.4.2.İş Alanında............................................................................................................................ 27 3.4.3.İç ve Dış Mekanlarda......................................................................................................... 28 4.SONUÇ........................................................................................................................................................ 28 KAYNAKLAR............................................................................................................................................... 30 EKLER............................................................................................................................................................. 31 3
  4. 4. 1.TANIM ENGELLİ : Doğuştan veya sonradan her hangi bir hastalık ya da kaza sonucu bedensel, zihinsel ve ruhsal özelliklerinden belirli oranda fonksiyon kaybına neden olan organ yokluğu veya bozukluğu sonucu toplumsal rolünü gerçekleştirebilmesi için bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişidir. Engellilik, bedensel fonksiyonlardaki hasarlar nedeniyle meydana gelen kayıpların yarattığı sosyal dezavantajlardır (Heiden 1996)1. Sosyal dezavantajların yol açtığı sosyal eşitsizlikler, engellileri toplumun marjinal gruplarından biri haline getirmiştir (Hradil 1999)2. Engellilerin birçoğu toplumdan soyutlanmış, eğitim düzeyleri ve gelirleri çok düşük durumdadırlar. Hatta ki, hiç kuşkusuz yararlanabilmeleri gereken sağlık hizmetlerinden bile birçoğunun faydalanamadığı görülmektedir. 1.1.Kampanyanın İsmi ENGELSİZ YAŞAMA HAKKI 1.2.Kampanya Alanı Kampanyanın uygulanacağı alan Türkiye genelidir. 81 ildeki tüm kamu, yerel yönetim idarecileri, orta ve yüksek öğretim kurumları, kamu ve özel kuruluşlar, ilgili sivil toplum örgütleri, engelli bireyler ve yakınlarına ulaşılması amaçlanmaktadır. 1.3.Kampanya Özeti Kampanyada engellilik konusunda toplumsal bilincin ve duyarlılığın oluşturulması için kamu, yerel yönetim idarecileri, orta ve yüksek öğretim kurumları, kamu ve özel kuruluşları, ilgili sivil toplum örgütleri, engelli bireyler ve yakınlarının bilgilendirilmesi amacıyla illerde bilgilendirme konferansları yapılması, hazırlanacak eğitim setinin belirtilen kurumlara dağıtılması, hazırlanacak tanıtım filmi ve afişlerin kitle iletişim araçları kanalıyla yayınlanması ve işgal edilen engelli alanlarına karşın ceza uygulamalarının getirilmesi planlanmaktadır. 1.4.Kampanyanın Amacı ve Hedefleri T.C. Kadir Has Üniversitesi, Reklamcılık Bölümü 3. Sınıf öğrencileri koordinasyonunda yürütülmesi planlanan kampanyanın temel amacı: Kamu, yerel yönetim idarecileri, ilgili sivil toplum örgütleri, engelli bireyler ve yakınlarının 5378 sayılı Engelliler Kanunu ve ilgili mevzuatı konusunda doğru bilgilendirerek uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunları gidermek, düzenlenecek konferans ve tanıtımların kitle iletişim araçları kanalıyla tüm toplumun bilgilendirilerek engellilik konusunda toplumsal bilinç ve duyarlılığı sağlamaktır. Bu bilgilendirme çalışmaları sonucunda Türkiye nüfusunun % 12.29’unu oluşturan yaklaşık 8,5 milyon engelli vatandaşımızın toplumda daha çok hak ve özgürlüklere sahip olması ve var 1 Heiden, H.-G. (Hrsg.) (1996): “Niemand darf wegen seiner Behinderung benachteiligt werden” - Grundrecht und Alltag: eine Bestandsaufnahme, Reinbek bei Hamburg. 2 Hradil, S. 1999. Soziale Ungleichheiten in Deutschland. Leske u. Budrich: Opladen. 4
  5. 5. olan haklarının işgal edilmemesi hedeflenmektedir. Yardım ve hizmetlerin hedefi, engellileri başkalarına ve kurumlara bağımlı kılmak değil, aksine kendileriyle ilgili her türlü görev ve sorumluluğu üstlenebilecekleri konumlara ulaştırmaktır. Kampanya boyunca yapılması planlanan bilgilendirme konferanslarında:  Tüm toplumun engellilik konusunda bilinçlendirilmesi,  Yerel yönetim ve belediyelerin sağladıkları imkanlar,  Engelliler Kanununun tanıtımı,  Engellilerin haklarının suistimal edilmesine karşı T.C. Hükümetinin uyguladığı / uygulamadığı cezalar,  Engellilerin;  Eğitimi,  Bakımı,  Mesleki Eğitimi ve Rehabilitasyonu,  İstihdamı,  Ulaşılabilirlik,  Sosyal Güvenlik,  Sosyal Yardımlar, konularında bilgiler verilerek uygulama süreçleri anlatılacaktır. 1.5.Kampanya Gerekçesi Engellilere “mümkün olduğunca normal” (Thimm et. al. 19853, Nirje 19944, Wohlhüter 19955, Hahn 19946) bir yaşam sunan olanakların oluşturulması, fiziksel ve sosyal bariyerlerin ortadan kaldırılabilmesiyle bağlantılıdır. Bunlar sadece kurumsal hizmetler sayesinde sağlanamayacaktır. Çünkü engellilerin yaşam koşullarında olumlu değişimler yaratılabilmesi, sadece hizmet ağı ile bağlantılı değildir. Engellilerin ihtiyaçları ve beklentilerine duyarlı bir topluma da gereksinim duyulmaktadır. Engellilik ve engelli insan 3 Thimm, W., v.Ferber, C., Schiller, B., Wedekind, R. 1985. Ein Leben so normal wie möglich führen… Zum Normalisierungskonzept in der Bundesrepublik Deutschland und in Dänemark. Bundesvereinigung Lebenshilfe für geistig Behinderte: Marburg/Lahn 4 Nirje, B. 1994. „Das Normalisierungsprinzip - 25 Jahre danach.“ Pp. 12 – 32 in Vierteljahresschrift für Heilpädagogik und ihre Nachbargebiete 1/1994. 5 Wohlhüter, H. 1995. „Das Normalisierungsprinzip und andere Leitideen für die Gestaltung der Behindertenhilfe.“ Pp. 16 – 21 in Zur Orientierung 1/1995. 6 Hahn, M. T. 1994. „Selbstbestimmung im Leben, auch für Menschen mit geistiger Behinderung“ Pp. 81 – 84 in Geistige Behinderung 2/1994. 5
  6. 6. hakkında vatandaşların bilgilendirilme ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Aile fertlerinin bile engellilere duyarlı davranmadıklarını ortaya koyan analizler, bu duyarsızlığın toplumda yaygın olabileceği düşüncesinin ağırlık kazanmasına yol açmaktadır7. Uluslararası araştırmalar, engellilik hakkında bilgi sahibi insanlar çoğaldıkça, engellilere yönelik tutum ve düşüncelerde olumlu değişimler meydana geldiğini, toplumsal duyarlılığın arttığını göstermektedir (Baucke et. al. 1987)8. Eğitim olanaklarından meslek yaşamına, beslenme, giyim ve konut durumlarından hukuksal haklarına kadar her alanda, engellileri “denk” kabul eden bir zihniyetin oluşması gerekmektedir. 1.5.1.Mevcut Durum, İhtiyaçlar ve Problemler 5378 sayılı Engelliler Kanununun içeriğinin kurum ve kuruluşlar tarafından tam olarak bilinmemesinden dolayı uygulamada ciddi sorunlar (bakım hizmetlerine ulaşım, eğitim süreçleri, sağlık raporu alma süreçleri, mesleki eğitim ve istihdam sıkıntıları, sosyal yardımlar, sosyal güvenlik, vb.) çıkmaktadır. Bu durum engellilerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Kabul edilen bu kanun ve çıkarılan yönetmeliklerin uygulama sürecinde en etkin şekilde kullanılması sağlanılarak, bu süreçteki problemlerin giderilmesi temel ihtiyaç olarak kabul edilmektedir. 1.5.2.Hedef Kitle Kampanyanın hedef kitlesini, Türkiye genelindeki kamu, yerel yönetim idarecileri, orta ve yüksek öğretim kurumları, kamu ve özel kuruluşlar, ilgili sivil toplum örgütleri, Türkiye’de yaşayan 8,5 milyon civarındaki engelli bireyler ve yakınları oluşturmaktadır. 1.6.Metodoloji ve Stratejiler Analizler, engellilerle engelsizlerin aynı toplumun farklı alanlarında yaşadıklarını ortaya koymuştur. Engellilere yönelik sosyal politikalar, onları engelsizlerle bir araya getirecek nitelikte olmalıdır. Dolayısıyla engellilerin engelsizlerle ortak yanlarını vurgulayan stratejilere yönelmek daha iyi olacaktır (Miles-Paul & Frehse 1994)9. Kampanya kapsamında uygulanacak olan metot ve araçlar:  Bilgi paylaşımını esas alan konferanslar,  Bilgilendirmeyi esas alan eğitim seti / kitapçıklar, Hazırlayarak engelli kişilerin hak, ihtiyaç ve rehabilitasyonları hakkında toplumu bilinçlendirme stratejisi izlenecektir. 7 Tufan, Doç.Dr.İsmail, Türkiye Engelliler Araştırması 2002 İkincil Analizi, 2006 8 Baucke, C., Boden, U., Keuchel, U., Magin, R., Schmicker, G. Winderlich, S. & Yuson, T. 1987. Umfrageergebnisse zum Thema geistige Behinderung im Auftrag der Altersdorfer Anstalten. Kommunikations-Akademie Hamburg. 9 Miles-Paul, O. and Frehse, U. 1994. “Persönliche Assistenz. Ein Schlüssel zum selbstbestimmten Leben Behinderter.“ Pp. 12 – 27 in Gemeinsam Leben 1/1994. 6
  7. 7.  Mecra olarak televizyonlarda gösterilecek tanıtım filmi,  Mecra olarak outdoor’da (billboard vs.) sergilenecek afişler,  Mecra olarak radyolarda yayınlacak radyo spotu, hazırlayarak duyular üzerinden gidilecek ve engelli kişilerin yaşadıkları fiziksel ve ruhsal zorluklar ön plana çıkatılacaktır.  Mecra olarak outdoor’da (billboard vs.) sergilenmek üzere T.C. devletinin uyguladığı/uygulamadığı ceza kanunlarına yönelik ilanlar, hazırlayarak TBMM’e ve tüm topluma, engelli haklarının ihlali durumunda uygulanacak cezalar hakkında duyurum yapılacaktır. 1.6.1.Kampanyanın Katma Değeri Uygulanması planlanan bu kampanya ile:  Engelli birey ve ailelerine tanınan yasal haklar konusunda bilgilendirme,  Uygulama süreçlerinde karşılaşılan sorunların giderilmesiyle engellilerin yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi,  T.C. devletinin, tüm bireylerinin sorunlarına karşı eşit duyarlılıkta olduğununun; engelliler tarafından hissedilmesi,  Tüm toplumun cezalandırılmalardan haberdar olması,  Toplumda engellilik konusunda var olan duyarlılığın ve bilincin arttırılması, sağlanacaktır. Bu değerler, sosyal barış ve sosyal adaletin gerçekleştirilmesi için büyük önem taşımaktadır. 2.ARAŞTIRMALAR Yaptığımız araştırmalar sonucunda, toplumumuzdaki engelli vatandaşların yaşama şekillerine ilişkin bazı düzenlemelerin getirildiğini saptadık. Daha önceden var olmayan, insanların hak ve özgülükleri ile bağdaşmayan yaşama şekillerini düzenlemeye ilişkin bu değişiklikler, engelli vatandaşların mecburen katlandığı sıkıntıların bir de toplum düzenindeki aksaklıklarla iyice zorlaşmasını; hatta imkansız hale gelmesini önlemek amacıyla, ilk çalışmalar 1997 yılında Başbakanlık Engelliler İdaresi Başkanlığı’nın kurulması ile başlamıştır. Yaptığımız araştırmalarda vardığımız diğer bir sonuç da, günümüzde ihmal ve ilgisizlik sonucu engelli sayısında olan artıştır. Bu artışın ve aksaklıkların mevcut düzen ile düzeltilemeyeceği anlaşılmıştır. Bunun üzerine köklü değişikliklere gidilmesi amacıyla, 59. Hükümet tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilen ve 1 Temmuz 2005 tarihinde genel kurulda kabul edilen 5378 sayılı Engelliler Kanunu devlet ve toplum hayatına yeni bir bakış açısı 7
  8. 8. kazandırmayı da hedeflemiştir. Ülkemizde engelliler ile ilgili ilk kanun olarak 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlülüğe giren Engelliler Kanunu ve beraberinde hazırlanan yönetmelikler, yeni hizmet ve uygulamaların da habercisi olmuştur. Kanunun öngördüğü hizmetlerin gerçekleştirilmesi için ülke bütçesine yıllık yaklaşık 1.4 milyar YTL yük getirileceği öngörülmüştür. 2.1.Eylem Planları Engelli vatandaşların topluma kazandırılmasını sağlamak, onlar için daha iyi yaşama imkanları hazırlamak amacıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda bu aksaklıkları düzenlemeye ilişkin eylem planları başlatılmıştır. Bu eylem planları, kısa vadeli (2005-2007), orta vadeli (2008-2010) ve uzun vadeli (2011-2012) olarak belirlenerek, bu planlar dahilinde hazırlanacak yıllık raporlar İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Engelliler İdaresi Başkanlığı’nca takip edilerek değerlendirilme kararı alınmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda kısa vadeli, yani geçmiş dönem 2005-2007 yılları arasında engeli vatandaşlar için hangi çalışmaların yapıldığına bir göz atalım:  İşitme engellilerin toplumsal hayata tam katılımına yönelik “Türk İşaret Dili Sistemi” oluşturulmuştur. Bu sistem sayesinde işitme engelli vatandaşlar -özellikle eğitim alanında- yaşamlarını daha kolay sürdürebileceklerdir.  Engelli kişiler için web erişilebilirlik sistemi geliştirilmiştir. Böylelikle web sayfalarını engelli kişilerin algılayabileceği, anlayabileceği, etkin bir şekilde kullanabileceği ve bunun yanında da içerik yaratıp, katkıda bulunabileceği bir şekilde tasarlanmıştır. Web erişilebilirliği görme, işitme, konuşma, algılama, sinirsel ve fiziksel engellilerin dahil olduğu tüm engellileri kapsamaktadır.  Engellilerin yaşam standardını yükseltmek amacıyla engelli maaşlarının miktarı arttırılmış ve kapsamı geliştirilmiştir (2006).  Çıkartılan kanunla Büyükşehir Belediyelerinde Engelli Hizmet birimleri oluşturulmuştur. Buna göre Büyükşehir Belediyelerinde engellilerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, bakım, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri verecek olan engelli hizmet birimlerinin kuruluş, işleyiş ve görevleri ile bu birimde çalışan personelin yetki, sorumluluk ve görevlerine ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir (2006).  Yeni bakış açısının getirdiği önemli yaklaşımlardan bir diğeri de engelliyi sosyal çevresinden koparmadan aile ortamı içinde bakımının yapılmasına teşvik etmektir. Yeni uygulamaya göre evde bakım karşılığında bir asgari ücret tutarında ödeme yapılacaktır. Hükümet evde bakımı yapılacak olan bu vatandaşların her biri için ayda 450 YTL ödeyecektir (2005). 8
  9. 9.  Ağırlıklı sorun alanı olan eğitim hizmetleri sosyal devlet anlayışının gereklerine uygun hale getirilmiştir. Özel eğitim sürecinden yoksun kalan tüm engelli çocukların özel eğitim giderleri kanun gereği MEB tarafından karşılanmaktadır (2005).  2003 verilerine göre, sigortalı engelli sayısı %50’nin altındayken 2005 yılı itibariyle genel sağlık sigortası ile mevcut uygulamalardan kaynaklanan sağlık hizmetlerine köklü çözüm yolları getirilmiştir ve bütün engelliler sosyal güvenlik kapsamına alınmıştır.  Kaynaştırmalı sınıflarda veya özel eğitim okullarında eğitim gören engelli öğrencilerin okullara ücretsiz erişimi sağlanmıştır. Proje kapsamında 2006-2007 öğretim yılında toplam 21.800 özel eğitim gerektiren öğrenci ücretsiz taşınmaktadır. Proje için 18.900.000 YTL kaynak sağlanmıştır.  Köklü bakış açısının önemli göstergelerinden biri de engellilerin üreterek toplum hayatına katılımına verilen cevaptır. Engelli istihdamını kamuoyu gündeminde tutmak ve kurumların bu yöndeki çabalarına hız katmak üzere, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2005 yılı engelli istihdamı yılı olarak ilan edilmiştir. Bu uygulama ile, engellilere dönük vergi muafiyeti konu ve kapsam olarak genişletilmiştir. Yeni hukuksal düzenlemede ayrımcı bakış açısını tamamen ortadan kaldırmak üzere ayrımcı tutum ve uygulamalara ceza getirilmiştir.  Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) istatistiklerine göre, 2002 yılı sonu itibariyle yıllık istihdam 10880 iken, Başkanlığın çalışmaları sonucunda 2006 yılı içinde iş arayan engellilerden 1.202‘si kamuda, 22.579’u özel sektörde olmak üzere 23 bin 781 engellinin işe yerleştirilmesiyle bu sayı iki katını aşmıştır.  Sosyal destek kapsamında, Mart 2007 itibariyle 318 bin muhtaç durumdaki engelliye Emekli Sandığı tarafından aylık mali yardım yapılmaktadır. Emekli Sandığı tarafından 2022 sayılı Kanun kapsamında muhtaç durumdaki engellilere verilen aylıkların miktarı özür derecesine bağlı olarak 2007 yılı için aylık 147 YTL ve 220 YTL arasında değişmektedir.  Ülkemizde yerel yönetimlerin engellilik konusunda sürdürdükleri çalışmaları kamuoyuna duyurmak ve teşvik etmek amacıyla; Ulaşılabilirlik, Eğitim, Rehabilitasyon, Meslek Edindirme ve Bakım konularında, “Engelli Dostu Belediyeler” başlıklı Yarışma Projesi gerçekleştirilmiştir. 2006 yılı içinde, komisyon kurulması, Hakem Heyeti oluşturulması ve belediyelerden konuyla ilgili bilgi ve belgelerin istenmesi ile gelen başvuruların Hakem Heyeti tarafından değerlendirilmesi sonucunda belirlenen belediyelere, 03 Aralık 2006 tarihinde İstanbul Conrad Otel’de düzenlenen törenle ödülleri verilmiştir.  2005 yılından itibaren kaldırıma sıfır, basamaksız giriş kolaylığı sağlayan belediye otobüslerinin alımı başlanmış ve halen devam etmektedir. 9
  10. 10.  2007 yılında İETT tarafından İstanbul’daki Kağıthane Garajında gerçekleştirilen Engellilere Kolaylık Sağlama yollarının tartışıldığı toplantıda, engelli vatandaşlar için alınacak kararlar konuşulmuştur. Bunlar: 1. Görme engelliler için otobüs içi ve dışı sesli ikaz sistemi kurulması, 2. Sistemler arasında seçim yapabilmek için seçeneklerin (Bluetooth, SMS gibi) artırılması, 3. Şoföre durakta engelli vatandaş olduğunu bildiren sistemin kurulması, 4. Otobüs içinde; şoföre gelecek durakta inecek engelli vatandaşın olduğunu iletecek ikaz sistemi kurulması, 5. Birden fazla hattın hareket noktası olan toplu otobüs duraklarına Brail alfabesiyle çinko tabletler konulması, 6. Hareket amirliklerinde görme engellilerin dilek, istek ve şikayetlerini yazdırabilecekleri kişilerin görevlendirilmesi, 7. İşitme engeliller için otobüs içerisine yerleştirilecek LCD ekranlardan bir sonraki durağın kayan yazı şeklinde geçirilmesi, 8. Duraklarda bulunan LCD ekranlarda yaklaşan otobüsün hattı ve kaç dakika sonra geleceğinin yazması, 9. Otobüs duraklarına bedensel engelliler için yüzde 6’lık eğimli rampa yapılması ve otobüslerin duraklara tam yanaşması, 10. Duraklara konacak ikaz sistemine ait tuş takımının yerden yüksekliğinin en fazla 1 metre olması, 11. Otobüslerin içinde kolsuz vatandaşların ayakta yolculuk edebilmesi için uygun tutamakların yapılması. Bu konuşma kapsamı İstanbul olsa da diğer büyük şehirlerde de benzer uygulamalara rastlanmaktadır. Yukarıda yazılmış olanlar, önceden de belirttiğimiz üzere, 2005 ve 2007 yılında yapılması planlandığı engellilere ilişkin düzenlemelerin büyük bir bölümünü içermektedir. Ancak, içinde bulunduğumuz ülkeye baktığımızda yapılanların yeterli olmadığını rahatça görebiliriz. Kısa dönemli eylem planları daha çok engellilerin kanunla, yasalarla ya da sosyal çevre ile olan ilişkilerini iyileştirmeye yöneliktir. 10
  11. 11. 2.2.Gereksinim Duyulanlar Kampanyamızın asıl kapsamı “engellilere ait yapı ve hizmetleri işgal etmemek” olduğundan bu hak ve özgürlüklerin yanı sıra engelliler için özel tasarlanmış mekanların işgalini önlemek de bizim çalışma alanımıza girmektedir. Etrafımıza baktığımızda gerek plansızlık, gerek alt yapı eksikliği ve gerek diğer sorunlar yüzünden engelli kimseler için özel tasarlanmış, onlara kullanım kolaylığı sağlayan çok fazla imkan bulunmamaktadır. Bu yapıların sağlıklı bireyler tarafından işgal edilmesini önlemeden önceki asıl amacımız, TBMM’ye seslenerek öncelikle bu yapıların toplumumuza engellilerin kullanımı için kazandırılmasını sağlamaktır. Bu çalışmamamızın öncesinde de öncelikle engelli diye tanımladığımız bu kimselerin fiziksel hareketlerini, ihtiyaçlarını daha kolay sağlamaları için nelere gereksinim duyduklarına bir göz atalım;  Ulaşılabilirlik yapısal çevrenin temel bir özelliği olup, engellilerin günlük yaşamlarının sürdürebilmelerinde, öncelikle evlerinden çıkabilmeleri ve başkalarına muhtaç olmadan bütün ticari ve idari kamu binalarındaki işlerine gidip gelebilmeleri, sosyal- kültürel, spor, sağlık, dini faaliyetler gibi aktivitelere ulaşabilirliğin sağlanması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.  Engellilerin hareketini, kolaylaştırmak için yollar engellerden arındırılmalıdır. Dik, yüksek, keskin, kavisli veya köşeli olan yollar, engellilerin hareketini kısıtlayıcı olduğundan, yaya kaldırım yüzeyi aynı yükseklikte, düz ve rahat kavisli olarak yapılmalıdır.  Mevcut bir yol üstüne, engellilerin ve yayaların yararlanacağı bir tesis yapılacağı zaman ne tür bir tesisin yapılacağının belirlenmesi, ölçümlendirilmesi gereklidir. (Örneğin; Toplu taşım durakları, oto parklar, yaya yolu kaldırım düzenlenmesi, dinlenme yerleri, ağaçlandırma vb.)  Kapalı ve açık tüm alanlarda ulaşabilirliği güçleştiren nedenler olarak tanımlanan fiziksel engellerin kaldırılarak, fiziksel çevre engelliler için yaşanabilir ve ulaşılabilir tasarlanmalıdır.  Engelli yayaların yürüyüşlerini serbestçe gerçekleştirebilmeleri için, yeterli yürüyüş alanları sağlanmalı, yoldaki düzenlemeler onlara istedikleri yere gitmeleri için engel olmamalıdır.  Uzun yürüme yolları, rahat ve kullanışlı olmayan geçitler, uzun bekleme süreleri, engellilerin ulaşabilirliklerini zorlaştıran/caydıran bir unsur olduğundan, çevre, herkesin işlevlerini mümkün olduğunca en özgür ve eşit şekilde yapmasını sağlayacak biçimde düzenlenmelidir.  Engellilerin etrafta serbestçe ve engellenmeden dolaşabilmeleri için yaya yolunda;  Yeterli genişlik, 11
  12. 12.  Yeterli hareket alanı,  Baş hizası altında serbest alan,  Düz satıh ve kaygan olmayan yüzey,  Yönlendirme, uyarma araçları, sağlanmalıdır.  Görme engelliler için ses veya dokunma yolu ve iri puntolu sembol ve harfler ile hareket etme olanağı sağlanmalıdır.  Eğitimli köpek kullanan görme engellilerin günlük zorunluluklarını giderebilmek için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.  Engelliler için ulaşabilirlik kolaylıklarının sağlanmasında diğer sağlıklı yayaları da kapsayacak ortak hizmet olanakları düşünülmelidir. Ayrıca insanlar fiziki bakımdan birbirinden farklı olduğundan, farklı kategorideki insanlar için ayrı tesisler yapmak yerine, herkes tarafından kullanılabilir ortak şartlardaki tasarımlar yapılmalıdır. 2.2.1.Açık Alan Düzenlemeleri  Halen kullanılan meydan, park, yaya yolu, kaldırım, geçitler, rampalar, merdivenler, duraklar, istasyonlar, otoparklar, telefon kabinleri, sinyalizasyon ve işaretlemeler gibi bütün kentsel altyapı engellilerin erişimine uygun hale getirilmelidir.  Kaldırımın başladığı ve bittiği yerlerde tekerlekli sandalyenin rahatlıkla inip çıkabileceği rampaların olması, kaldırımların üzerinde bulunan direkler, çöp kutuları, trafik panoları, çiçeklikler, zincirler, demir kazıklar, sarkan ağaç dallarının kaldırılması ve taşıtların park etmesinin önlenmesi, ticari işyerlerinin önlerine tezgah açılmasının kısıtlanması ve yaya geçitlerindeki trafik ışıklarının sesli hale getirilmesi gibi tedbirlerle, görme engelli ve ortopedik engelli vatandaşların şehir içinde erişebilirliği sağlanmalıdır.  Görme engellilerin güvenli erişimini sağlamak üzere kaldırımda, hissedilebilir yönlendiriciler, kontrast ve fosforlu renk düzenlemeleri yapılmalıdır.  Zihinsel engellilerin ulaşabilirliğinin sağlanmasında basit işaretlemeler ve yönlendirici- bilgilendirici donanımlar gereklidir. Özellikle ulaşım sistemlerini kullanırken, tek başına bir yerden bir yere gitmek istediklerinde, kentsel hizmetlerin düzenli olması (örneğin; otobüs saatlerinin, durak yerlerinin sürekliliği ve aynı olması) gerekmektedir. Ayrıca yazılı bilgilendirmenin büyük puntolar ile ve yalın olması da zihinsel engellilerin bulundukları yeri algılaması ve gidecekleri yeri planlamasında kolaylık sağlayacaktır. 12
  13. 13. 2.2.2.Kapalı Alan Düzenlemeleri 2.2.2.1.Kamusal Binalar Erişilebilirlik kapsamında, resmi yapılar yanında, kamunun kullanımına açık tüm binalar kamusal binalar diye ele alınmaktadır. Engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımında bu binalara erişebilirliklerinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.  Resmi ve umumi binalarda bir kattan fazla olan yapılarda erişilebilirlik için engellilerin kullanımına uygun standartlarda asansörün zorunlu tutulması aynı zamanda bu asansörün acil durum asansörü (bkz. Yangın Yönetmeliği Madde 63.) niteliğinde olması sağlanmalıdır.  Eğitim kuruluşlarında engelli veya engelsiz tüm çocukların bir arada eğitim alabileceği bina tasarımlarının gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır. Bu kapsamda, engel türleri ve gereksinmelere göre bir arada eğitim alabilecek grupların belirlenmesi ve düzenlemelerin bu anlayışla yapılması sosyal etkileşim açısından önem taşımaktadır. Eğitim yapılarının projelerinin bu açıdan yeniden gözden geçirilmesi zorunludur.  Engelli çocukların, toplumla daha fazla bütünleşmesini sağlayabilmek için engelli çocukların sağlıklı çocuklarla birlikte yararlanabileceği kreşlerin yasalar çerçevesinde kurulması ve kurucu kuruluşlara destek olunması yararlı olacaktır. Kreşlerin yeşil alanlar yakınında kurulması ve kreşlerle birlikte spor faaliyetlerinin içeren tesislerin oluşturulması engelli çocuklara oldukça önemli fırsatlar yaratabilecektir.  Resmi binalar yanında kamusal kullanıma açık tüm binalarda, engel türüne göre kullandığı diğer yardımcı araç ve gereçler ile kullanabilecekleri, sahanlıklı ve korkuluklu rampa, asansör, tuvalet gibi olanakların sağlanması gereklidir.  Engellilerin erişimi açısından sağlık kuruluşları kuşkusuz öncelik taşımaktadır. Bu yapılarda hastaların kullanacağı iç ve dış mekanların tümünde, engellilerin erişebilirliğini sağlayacak önlemler alınmalıdır.  Belediyeler dahil bütün kamu kuruluşlarınca, kendi binalarının girişleri, asansörleri, koridorları ve tuvaletlerinin standartlara uygun şekilde yapılması gerekmektedir. 2.2.2.2.Turizm Faaliyetleri  Turizm tesislerinde yatak odaları ve süitlerin önemli bir bölümü engellilere uygun olarak tasarlanmalıdır. Bu binaların iç düzenlemesinde uzman kişilerin katkıları sağlanmalıdır.  Turizm tesislerinde engelliler için ayrılan ve düzenlenen odaların, diğer otel odaları ile eşdeğer yönde ve manzarada, aydınlatma ve eşit ulaşım kriterlerine uygun tasarlanması sağlanmalıdır. 13
  14. 14. 2.2.2.3.Konutların Düzenlenmesi  Tüm toplu konut projelendirmesi ve üretiminde, engelli bireyler için tasarlanmış ortamlarda diğer insanların da rahat edebildiği gerçeğinden yola çıkan ve belli standartlara uyulan uyarlanabilir konut yaklaşımı ele alınabilir. Uyarlanabilir konut, normal konutun özelliklerine sahip, ancak gerek duyulduğunda hızlı ve ekonomik bir biçimde uygun değişimler yapılabilen konuttur. Engellilerin kullanımına uygun kapı ve koridor genişlikleri tuvalet, banyo ölçüleri, elektrik tesisatı, mutfak donatıları gibi temel ilkeleri tüm konutlarda sağlamak ana amaçtır. Bu özelliklere göre yapılacak konutlar, yapım maliyetini artırmayacağı gibi, engelli olmayanların yaşamını da kolaylaştırıcı çözümler sunacaktır. Böylece sadece engelliler için değil, hayatının belli bir döneminde engellilik durumu ile karşılaşacak ya da yaşlandığında hareket kabiliyeti azalacak kişiler için de esnek çözümler sunulmuş olacaktır.  Yeni yapılacak tüm konutlar, engellilerin girişine ve katlara ulaşımına uygun asansör, merdiven, rampalar belirlenen ölçü ve nitelikte yapılmalıdır.  Yarım kat merdiven engelinin ortadan kaldırılması ve kot farkının giderilerek asansöre ulaşılması sağlanmalıdır.  Banyo ve tuvaletler engelli ve yaşlıların erişimi ve kullanımına uygun yapılmalıdır. Konutlarda ev kazalarının en aza indirilmesi için gerekli düzenlemeler ve basit donanımlar sağlanmalıdır. Evin birçok noktasına tutunma kolları konulabilir. Dolaplar uygun yükseklikte düzenlenmelidir. Keskin köşeler ve kaygan zeminler ortadan kaldırılmalıdır.  Yeni yapılacak binalara inşaat ruhsatı verilirken, projelerde engellilerle ilgili düzenlemelerin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli, bu düzenlemeler yoksa ruhsat verilmemelidir.  Tamamlanmış yapılara yapı kullanma izni verilirken, bina girişlerinde, asansörlerde ve diğer ortak alanlarda engellilerle ilgili standartlara uygun düzenlemeler yapılmamışsa yapı kullanma izin belgesi verilmemelidir.  Mevcut konutların girişleri engellilerin erişimine uygun hale getirilmelidir. 2.2.2.4.Toplu Taşımacılık Bugüne dek ülkemiz de çeşitli belediyeler tarafından engellilerin ulaşımına yönelik olarak mevcut otobüslerin uyarlanması veya engellilere uygun tasarlanmış yeni otobüslerin alınarak sefere konulması seçenekleri denenmiştir. Ancak duraklara erişimde yaşanan sorunlar, verilen servislerin yeterince duyurulamaması, engellilerin farklı coğrafi bölgelerinde ikamet etmesi gibi nedenlerle kullanım sıklığı istenilen düzeyde olamamıştır. Bu durum karşısında belediyeler ya bu seferleri kaldırmak ya da azaltmak yolunu seçmişlerdir. 14
  15. 15. Engellilerin ulaşımı normal insanlarla aynı toplu taşım aracı kullanma esasına dayanmalıdır. Ancak yalnız otobüs değil, gerektiğinde engellilere yönelik tasarlanmış daha küçük ulaşım araçları seçilerek, düzenli ya da talebe bağlı seferler konulması düşünülebilir.  Yerel yönetimlerin denetimindeki tüm toplu taşım araçları ve şehir içi servis araçları engellilere yardımcı araç ve gereçleriyle rahatlıkla erişebilecekleri biçimde donatılması ve araç ile durak ve kaldırım yüzeyleri arasındaki kot farklılıklarının giderilmesi gerekmektedir.  Yerel yönetimler, ayrıca özel durumdaki engellilerin taşınması için özel donanımlı araçlar hazırlamalı ve bunları hizmete sunmalıdır.  Erişebilirlik bir bütün olarak görülmelidir, arada bir parçası koparsa erişebilirlik sağlanamaz. Bundan dolayı yapılacak uygulamaların sürekliliğinin sağlanmasına özen gösterilmelidir. Örneğin, bilgilendirme sistemi, konuttan durağa, istasyona, iskeleye vb. erişim, otobüsler, vagonlar, vapurlar vb ile kaldırımlar bu bütünün birer parçası olarak görülmelidir.  Otobüs veya gerekli olan diğer toplu taşıma araçlarında durma düğmeleri bedensel engelli, kısa boylular ve çocuklar için mutlaka aşağılarda ve oturma yerlerine yakın olmalıdır.  Otobüsün hangi durağa geldiği ve sonraki durağın hangisi olduğu anonsla duyurulmalıdır. Bu hem görme engelliler için hem de şehrin yabancısı olanlar için kolaylık olacaktır.  Otobüs durakları görme engellilerin bastonlarıyla ve ayaklarıyla hissedebilecekleri şekilde zemini kaldırımdan farklı olmalıdır.  Tren, tramvay ve metroda görme engellinin, bineceği kapıyı kolayca bulabilmesi için kapılara sesli sinyalizasyon yapılmalıdır. Ya da aracın belirli bir yerde durması sağlanarak açılan kapıya kadar olan kısımda zemin farklı olmalıdır.  Metrolarda sarı çizgi, yani diğer bir değişle tehlike çizgisi, bastonla algılanabilecek şekilde tırtırlı ve 55-60 cm genişliğinde tutulmalıdır.  Engelli vatandaşlar, belediyeye ait ulaşım araçları, vapurlar, trenler ve uçaklardan ücretsiz, refakatçileri ise %50 indirimli yaralanmalıdır. 2.2.2.5.Trafik Düzenlemeleri ve Güvenlik  Trafik güvenliği yaya ve taşıt trafiği açısından birlikte düşünülmelidir. Kent merkezlerinde öncelik yayaya verilmelidir. Trafik ve yol güvenliği konusunun, yol kaplaması, yer döşemesi, yol üzerindeki elemanlar ve alt yapı ile birlikte düşünülmesi gerekir. Yayanın, yaya yolunda, geçidinde ve kaldırımdaki tüm hareketleri trafik 15
  16. 16. güvenliği kapsamında ele alınmalıdır. Yaya ve taşıt trafiğinin kesiştiği noktalarda, yayanın yolu hemzemin olarak geçmesi sağlanmalıdır.  Yayalar açısından kent içinde trafik güvenlikli alanlar oluşturulmalıdır. Yaya alanları artırılmalı ve genişletilmelidir. Taşıt hızının yavaşlatıldığı trafik durultma alanları oluşturulmalıdır. Kavşak noktalarında güvenli ve konforlu geçişi sağlayacak sinyalizasyon ve şerit düzenlemeleri yapılmalıdır. Işıklı yaya geçitlerinde engelli, yaşlı ve çocuk hızı düşünülerek geçiş süresi belirlenmelidir.Düzenli kent içi kaza istatistikleri toplanmalı, bu doğrultuda tehlikeli kavşaklar güvenlikli hale getirilerek trafik kazaları nedeniyle oluşabilecek engellilik durumlarını önleyici tedbirler alınmalıdır.  Kent içindeki demiryoluyla karayolunun hemzemin olarak kesişmeleri, trafik yoğunluğuna göre katlı çözümlere kavuşturulmalı veya otomasyon sistemiyle donatılmalıdır.  Görme engelliler için üretilen, konum ve trafik işaretlerine ilişkin bilgi veren sesli kumanda cihazı ve benzeri yardımcı araçların kullanımı yaygınlaştırılmalı, görme engellilerin bu tür sesli yada titreşimli uyarı aletleri sosyal güvenlik kapsamına dahil edilmelidir.  Engellilerin kullandığı motorlu taşıtlara uygun park yeri düzenlemeleri kent genelinde yaygınlaştırılmalıdır.  Araçların kaldırıma çıkmasını önlemek üzere yapılan mantar türü taşıt engelleyicileri, görme ve ortopedik engelliler açısından ciddi tehlikeler yaratmaktadır. Bu tür cadde aksesuarları kaldırılmalıdır.  Sinyalizasyon standartlarının ve engellilere yönelik uyarı işaretlerinin tüm belediyelerce kullanımı sağlanmalıdır. Aydınlatmanın arttırılması ile engellilerin mekanları daha güvenli kullanımı sağlanabilecektir. 2.2.2.6.Avrupa’da Engelliler İçin Bulunan Olanaklar  Her alışveriş merkezinde, metrolarda, hastanelerde, okullarda ya da merdiven yardımı ile üst katlara çıkılması gereken her yapıda engelli vatandaşlar için engelli asansörleri bulunmaktadır.  Belediye otobüsü, metro, tren gibi toplu taşıma araçlarında engelli vatandaşlara ayrılmış alanlar vardır. Bu alanlar, tekerlekli sandalye kullananlar için kapıya yakın bulunmak koşuluyla geniş bir boşluk şeklindedir. Her belediye otobüsünde, bu alan maksimum üç tane tekerlekli sandalye sığacak genişliktedir. Tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duymayan, fakat yine de bedensel bir engeli olan vatandaşlar için ise, otobüse binildiğinde hemen oturulabilecek şekilde ve kapıya yakın olarak ayarlanmış her biri tek kişilik olmak üzere iki farklı koltuk vardır. 16
  17. 17.  Bedensel engeli olan vatandaşların tekerlekli sandalye ile kapılardan daha kolay geçmesini sağlamak üzere tasarlanmış, arka çıkış kapıları vardır. Bu kapılar, otomatik olarak açılır. Yine bu kapılara daha kolay erişim sağlanması amacıyla, kapıya çıkışlar ya yerden sıfır kaldırım, ya da yer ile kaldırım arasında çok dik olmayan bir yokuş yardımıyla sağlanır.  Engelli vatandaşlar için tasarlanmış diğer bir yapı da tuvaletlerdir. Bu kişilerin tekerlekli sandalye ya da diğer bir yardımcı araç ile tuvaleti kullanacağını var saydığımızda onlar için ayrılan alanın, diğer vatandaşlar için ayrılan alandan daha geniş olması gerekir. Bu yüzden de Avrupa’da tuvalet tasarımları bu şekildedir. Bunun yanı sıra, bu vatandaşların hareket imkanını güvenli kılmak için tutunabilecekleri demir yapılmıştır.  Engelli vatandaşlar, sokaklarda yürürken tehlike altında olmamalıdır. Bu yüzden kaldırım yükseklikleri, kaldırım iniş ve çıkışları adım atmada kolaylık sağlanacak şekilde düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra yollardaki taşlar da tekerlekli sandalye, koltuk değneği gibi harekete yardımcı araçlara engel olmaz. Çünkü genelde teker teker küçük taşlar olarak değil, geniş bütün taşlardan yapılmıştır. Bu şekilde yapıların arasında boşluk, girinti, çıkıntı olmaz ve takılmaları engeller. Kolay hareket imkanı sağlar. 2.3.Engelllerin Eğitim Hakkı Türkiye’de resmi kayıtlara göre 8,5 milyon engelli insanımızın, yaklaşık 3 milyonunun ilköğretim çağındaki engelliler olduğu tahmin ediliyor. Fakat eğitim için gerekli bilgi, hizmet ve fiziksel çevre koşullarının özel eğitim kapsamında olan çocuklar için henüz yeterince ulaşılabilir hale getirilmemiştir. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için engelli çocuklarımızın ilk, orta ve yükseköğretimden yararlanmalarının kolaylaştırılması gerekir. Çünkü İlkokul çağındaki yaklaşık 3 milyon engelli çocuğumuz eğitime başladıkları ilk yıllarda diğer insanlardan soyutlanıyor. Bu yüzden bu yaştaki çocuklarımızın ileriki yaşamlarında sosyal bir birey olmaları için yaşıtlarıyla kaynaştırılmaları ve engelli olmayan diğer öğrencilerle birlikte eğitim alanında fırsat eşitliği verilmesi gerekiyor. Örneğin; Almanya’da çocukların bilinçlenmesi ve engelli çocuklarla iyi bir biçimde iletişim kurabilmesi için ilköğretim okullarında ‘’Sen, Ben ve Diğerleri’’ adı altında haftada 1 saat küçük yaştaki çocuklara engelin ne olduğu, bir insanın nasıl engelli hale gelebileceği ve engel çeşitleri anlatılıyor. Ülkemizde de böyle bir uygulama olursa çocuklarımız hayata atıldıkları zaman aynı toplum içinde yaşadıkları engellileri gördüklerinde onlara farklı bir gözle bakmazlar. Daha önceleri engellilere sadece Özel eğitim kurumlarında okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde eğitim veriliyordu. Fakat 2005 yılında ‘’Gelenekten Geleceğe Eğitim Yapıları Mimari Projesi”yle Milli Eğitim Bakanlığı okul binalarını alışılmışın dışında klasik görüntüsünden kurtarmak için çalışmalara başladı. Bu çalışmanın engelliler için yararı; yeni tip binalarda engelli öğrenciler de düşünülmüş. Bu yeni adımda engelliler için ulaşılmaz olan 17
  18. 18. sınıflar, tuvalet, spor salonları gibi okul içindeki mimari düzenlemelerin olacağı belirtilmiş. Bu çalışma sonucunda engelli ve engelli olmayanların kaynaştırılması amaçlanmış. 2.3.1.Engelli Öğrenciler İçin Yenilikler Engelli öğrencilerin okullarda herhangi bir sorunla karşılaşmaması için binaların tasarım aşamasında her şey düşünüldü. Bu yeni tip (örnek) projelerde öğrenciler, okulun bahçe kapısından içeri girdikten sonra sınıflara gidene kadar hiçbir engelle karşılaşmayacaklar. Onların güvenliği için bahçe seviyesinden okulun ana binasının giriş katına kadar olan rampalar standart hale getirildi. Giriş (zemin) katından katlara çıkış ise yine standartlara uygun olarak planlanan asansörlerle sağlandı. Bundan böyle yapılacak okul yapı projelerinde engelli öğrencilerin okullarda herhangi bir sorunla karşılaşmaması için binaların tasarım aşamasında her şey düşünülmüş. Ayrıca okullarda engelli öğrencilere yönelik uluslararası standartlara sahip tuvaletler ve lavabolar olacak. Bu proje sadece normal okullarda değil; görme ve işitme engelliler, eğitilebilir otistik çocuklar, eğitim merkezi gibi okullarda da çeşitli bölümlere ayrılıyor. Böylece engel gruplarına göre, o engelin kullanımda gerektirdiği dış şartlar da bu okullarda sağlanmış olacak. Hazırlanan projeler, önümüzdeki yıldan itibaren bakanlığın yapacağı bütün okullarda esas alınacak. Örneğin; Görme Engelliler İlköğretim Okulu Kapıların üzerine Braille alfabesiyle mekan adları yazılı olacak. Bütün köşeler yumuşatılmış, spor salonu özel donanımlı olacak. Küçük ev düzeninde oluşturulan uygulama evinde, öğrencilere günlük hayata uyum sağlama eğitimi verilecek. Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi Derslik duvarları, ses yalıtımlı ve öğrencilerin kendilerine zarar vermemesi için yumuşak ve esnek bir malzeme ile kaplanacak. Derslikler arasındaki gözlem odalarından öğrencilerin davranışlarını sürekli izlenecek. 2.3.2.Engelli Çocuklara Eğitim Veren Kişiler Türkiye’de, yalnızca okulların engelli çocuklara uygun olarak inşa edilmesi yetmiyor. Bununla beraber öğretmenlere ve okul idarecilerine eğitim vermek gerekiyor. Bakanlık engellilerin kendi yaşıtlarıyla anlaşabilmesi için karışık sınıflar açmıştı. Bu yüzden sınıfında engelli öğrenciler olan öğretmenlerin, söz konusu durumda eğitimi en iyi şekilde verebilmesi ve yaşanan sorunların önüne geçilmesi amacıyla 17'nci Milli Eğitim Şûrası'nda ilköğretim öğretmenlerinin özel gereksinimli çocuklar için eğitim almasına karar verildi. MEB, engelli çocukların eğitim amacıyla bu yeni projeyi uygulamaya koyuyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilköğretim okullarında görev yapan 420 bin yönetici ve öğretmeni 2008 Şubat itibariyle engelli çocuklar için eğitecek. Bakanlık bu eğitimleri 2009 yılı Ekim ayı itibariyle tamamlayacak. İlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından verilecek eğitime katılan 18
  19. 19. öğretmenler, engelli çocuklara nasıl davranılacağını ve bu çocukların eğitime katılmaları için ne gibi yöntemler izleneceğini öğrenecekler. Bu proje ile hem engelli ve diğer öğrenciler arasında öğretmenlerin köprü olması, hem de engelli çocukların sosyalleşmesi amaçlanıyor. 2.3.3.Özel Eğitim Gerektiren Bireyler İçin Evde Eğitim Bakanlık tarafından 2006-2007 yılında evden çıkamayan engelli vatandaşlarımız için evde eğitim verilmeye başlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nca uygulanan ''Özel Eğitim Gerektiren Bireyler için Evde Eğitim Hizmetleri Yönergesi'' kapsamında engelliler yaptıkları müracaat üzerine, evde eğitim görebiliyor. Eğitim öğretim kurumlarından doğrudan yararlanamayacak durumda olanlara evde eğitim hizmetleri verilerek, engellilere büyük kolaylık sağlanıyor. Örneğin; Bir aile engelli yakınını eğitim alabilmesi için, bakanlığın Özel Eğitim Gerektiren Bireyler için Evde Eğitim Hizmetleri Yönergesi’nden faydalanmak üzere müracaatta bulunuyor. Müracaatları kabul edildikten sonra, eğitim vermek üzere yakın bir okulda bulunan öğretmen görevlendiriliyor. 2 saat sabah, 1 saat ise akşam olmak üzere günde toplam 3 saat eğitim veriliyor. Böylece evinden çıkamayan engelli çocuklar eğitimlerinden geri kalmıyorlar. Fakat bu sistem yaygın olarak kullanılmıyor. Bunun nedeni ise İnsanların bu konuda yeteri kadar bilinçlendirilmemesi. Bu uygulamadan okul öncesi ve ilköğretim çağında eğitim kurumlarından doğrudan yararlanamayacak olanlar, en az altı ay evden çıkması mümkün olmayan çocuklar yararlanabiliyorlar. Tam teşekküllü hastane raporuyla durum belgelenirse, Bakanlık çocuğa evde eğitim hakkı tanıyor. 2.3.4.Avrupa Birliği ve Engelli Eğitimi Avrupa Birliğine uyum yasaları çerçevesinde engelliler için eğitim politikaları hızla değişim göstermektedir. Konuyla ilgili yapılan çalışmalar, eğitimimizde köklü değişimlerin de önünü açmıştır. Türkiye’nin Avrupa Birliğine uyumu için son yıllarda engelliler ile ilgili pozitif ve akılcı yaklaşımlar ile artık yeni eğitim politikaları oluşturulurken, bir yandan da bu yeni anlayışa uygun yasal düzenlemeler ve çalışmaların alt yapısıyla ilgili planlama yapılmaktadır. Bu çerçevede artık toplumsal yaşamımızda engelliler eksikleriyle değil, birey olarak değerlendirilmekte ve onlar adına kalıcı, akılcı, dünyaki uygulamalara uygun anlayışlar toplumsal yapımızın içerisine girmektedir. Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde hazırlanan yeni reformlar özellikle engelli ( engelli, dezavantajlı ) bireylere önemli fırsat eşitliklerinin de habercisidir ve toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren engellilik konusunda toplumsal duyarlılığı olan herkesi büyük oranda umutlandırmaktadır. Gerekçe:  “Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz.” (Anayasa, 42.madde)  “Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş 19
  20. 20. ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır. Engelli üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için Yükseköğretim Kurulu bünyesinde araç-gereç temini, özel ders materyallerinin hazırlanması, engellilere uygun eğitim, araştırma ve barındırma ortamlarının hazırlanmasının temini gibi konularda çalışma yapmak üzere Engelliler Danışma ve Koordinasyon Merkezi kurulur. Engelliler Danışma ve Koordinasyon Merkezinin, çalışma usul ve esasları, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumu ile Engelliler İdaresi Başkanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir. İşitme engellilerin eğitim ve iletişimlerinin sağlanması amacıyla Türk Dil Kurumu Başkanlığı tarafından Türk işaret dili sistemi oluşturulur. Bu sistemin oluşturulmasına ve uygulanmasına yönelik çalışmaların esas ve usulleri Türk Dil Kurumu Başkanlığı koordinatörlüğünde, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Engelliler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Engellilerin, her türlü eğitim ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kabartma, sesli, elektronik kitap; alt yazılı film ve benzeri materyal üretilmesini teminen gerekli işlemler, Millî Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca müştereken yürütülür.” (Engelliler Yasası, 15.madde)  “İlköğretim kurumlarında herkese imkan ve fırsat eşitliği sağlanır. Ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilere sürdürebilmeleri amacıyla parasız yatılılık ve bursluluk imkanları sağlanır. Özel eğitim gerektiren ve korunmaya muhtaç çocuklar için özel önlemler alınır.” (İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 6.madde, f bendi)  “Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin akranları ile birlikte kaynaştırma uygulamaları yoluyla eğitimlerini sürdürmeleri esastır. Bu öğrenciler eğitimlerini akranları ile birlikte aynı sınıfta sürdürebilecekleri gibi okulların bünyesinde açılacak özel eğitim sınıflarında da sürdürebilirler. Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamalarında özel eğitim ile ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.” (İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 6.madde, n bendi)  “Kaynaştırma yoluyla eğitim-öğretimlerine devam eden öğrenciler için bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi tarafından bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlanır. Bu öğrenciler, programında yer alan amaçlara göre değerlendirilir.” (İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 32.madde, h bendi) Eğitimde fırsat eşitliğine rağmen engelli çocukların çoğunlukla formel eğitimde bireysel hedeflerine uygun eğitim programları ile eğitim sisteminin içine tam sokulamadığını görmekteyiz. Bu durumun en önemli nedeni okullarda mevcut olan eğitim programlarının tipik olan çocuklara göre hazırlanmış olması ve farklı bireysel ihtiyaçlara uygun cevap verememesidir. Bu nedenle eğitim bilimciler ve eğitim yöneticileri Türk Eğitim Sistemiyle ilgili Avrupa Birliği uyum yasalarına uygun yeni düzenlemeler yapmışlardır. Ancak yasalar 20
  21. 21. nezdinde yapılan bu düzenlemelerin pratik çözümlere kavuşturulması ve uygulanabilmesi için her engelli birey için ayrı ayrı uyum programlarının belirlenmesi ve uygulayacak eğitimcilere bu kriterlerin öğretilmesi gerekmektedir. Bu programın işleyebilmesi içinde okullardaki gerekli altyapının oluşması gerekmektedir. Engellilere ''EMEP'' Projesi Ege Üniversitesi (EÜ) ve Element Eğitim Teknolojileri A.Ş. tarafından, engellilere mesleki beceri kazandırmayı amaçlayan “Engelsiz Meslek Eğitim Projesi” (EMEP) projesi başlatıldı. Projenin Amacı; Engelli vatandaşlara mesleki beceriler kazandırmayı, fiziki sınırlamaların etkisinin en aza indirerek, hem sosyal hem de iş hayatının içinde onların aktif olarak yer almalarını sağlamayı amaçlıyor. Engelsiz Meslek Eğitimi Projesi'nin bu engelleri azaltmayı ve internet üzerinden mesleki eğitim vermeyi hedeflediğini bildirdi. Bilgisayar kullanabilen ve internete girebilen tüm engellilerin, ücretsiz katılabileceği dersler sonunda, programı yürüten proje paydaşı üniversite tarafından derse katılanlara mesleki sertifika verilecek. Proje engelli vatandaşlarımıza zaman ve mekân olgularından bağımsız olarak interaktif yapıda öğrenim olanağı sunuyor. Ege Üniversitesi'nin bu projeye “e-Pazarlama” adlı sertifika programıyla dahil olarak, engellilerin eğitimine katkı sağlıyor. Galatasaray ve Marmara üniversitelerinde başarıyla uygulanan bu proje genişliyor. 3.ÖNERİ VE STRATEJİ GELİŞTİRME Yalnızca standart gereksinimlere göre biçimlenmiş fiziksel çevreler, sağlıklı kentsel çevreler oluşturamamaktadır. Sorun, engellilerin gereksinimlerinin sağlanması biçiminde tanımlanmak yerine, insan gereksinimlerinin sağlanması biçiminde ele alınmalıdır. Engellilerin toplumun bütünleşmiş bir parçası olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Bugün sokağa çıkmak, kaldırımda hareket edebilmek gibi sınırlı aktiviteler için bile çok sayıda engel bulunması nedeniyle, kentlerimizin büyük bölümü ve yapıların çoğu engelliler için erişilemez durumdadır. Sosyal hizmetler alanındaki sınırlamalar da fiziksel çevredeki olumsuzluklara eklendiğinde engeller artmakta, parklarda, sokaklarda, kısaca yaşam çevrelerimizde tek başına tekerlekli sandalye, yürüteç kullanan, beyaz bastonu ile yürüyen engelli bireylere çok az sayıda rastlanmaktadır. Yalnız bu gösterge bile engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımının ne kadar kısıtlanmış olduğunu, bağımsız hareket edebilme olanaklarının ne ölçüde sınırlandırıldığını kanıtlamaktadır. Anayasa'nın 12. maddesi der ki: ''Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.'' 21
  22. 22. Ancak önlerine konan yasal, mimari ve iş dünyasındaki engeller, engelli vatandaşlarımızın bu hürriyetlerini kullanmasına engel olmaktadır. 3.1.Engellilere Ait Alanlarda Uygulanan Uyarı İşaretleri Engelliler için özel olarak tasarlanan ve kullanıma sunulan yapıların sağlıklı bireyler tarafından kullanılmasını engellemek üzere birtakım önlemler alınmıştır. Uyarıcı levhalar ya da yazılar asılarak kontrol altına alınmak istenen bu alanlar, tüm bu düzenlemelere rağmen hala engelli olmayan kişiler tarafından kullanılmaktadır. Bu kurala uymayan kişilerin bir kısmı bu levhaların anlamından habersiz, bir kısmı da yazı ve levhaları görüp de umursamadan engellilere ait olan bu özel yapıları kullanıyor. Durum böyle olunca da engelliler için özel olarak inşa edilen yapıların işgalini engellemek mümkün olmuyor. Bu nedenle bu iki ayrı kitle için iki ayrı çalışma yapmamız gerekmektedir. Levhaların anlamlarından habersiz kesim için uygulanabilecek birkaç yöntem var. Halkı bilinçlendirmek amaçlı, engelli levhası ve bu levhayı gördüklerinde ne yapmaları gerektiği hakkında bir kitapçık hazırlanabilir. Bunun yanı sıra ilköğretim çağında olan genç kesimi bilinçlendirmenin önemi, diğer bütün kesimlerden fazladır. Eğer çocuklara küçük yaşta bu konuyu aşılarsak, daha etkili olacaktır. Bu nedenle ilköğretim okullarında uygulanan sosyal amaçlı herhangi bir dersin içinde bu konunun da işlenmesini sağlayabiliriz. Müfredata engellilere gösterilmesi gereken saygı, onlara ait alanların kullanılmaması vb. konuların da eklenmesi için MEB ile irtibata geçeriz. Bu uygulama başlatıldıktan sonra da, öğrencilere dağıtılmak üzere engelli işaretinin de içinde bulunduğu, derslerde kullanılacak, engellilere ait her yapıdan tek tek bahsedilen bir eğitim kiti hazırlanabilir. 22
  23. 23. Levhaların anlamlarını bilip de uymayan kesim için ise her yerde olmasa da bazı alanlarda uygulanan cezalar var. Kimi belediyeler engellilere ayrılan kısımlar için gereken özeni gösteriyor. Yine de kesilen cezalara rağmen, engellilere ait otopark, asansör vb. alanları işgal edenler bulunmakta. Oysa belediyeler, bu alanlara gereken işaretlemeleri yapmış durumda. Fakat bu işaretlemelerden engelli vatandaşlar memnun değil. Çok fazla sayıda engelli, otoparklarda sorunlar yaşadıklarını dile getiriyor. İşareti kaale almayıp araçlarını engelli otoparkına park edenler ve bu konudaki şikayetlere kulak asmayan otopark görevlileri, engellilerin en büyük sorunları. Birçok engellinin de bu konuda istediği daha büyük işaretlere yer verilmesi ve bu işaretin yetersiz olacağını düşündüklerinden, yazılarla bu alanların kullanılmasının “yasak” olduğunun belirtilmesi. Bu uygulama Diyarbakır, Mersin gibi Anadolu şehirlerinde bile faaliyete geçmiş bulunmakta. Fakat İstanbul gibi büyük bir Avrupa kentinde bu duruma pek de önem verilmiyor. Diyarbakır’daki belediye otoparklarında “Engelliler Araç Park Yeridir” levhaları asılmakta, engellilerden herhangi bir park ücreti alınmamakta ve bu alanlara engelli olmadığı halde park eden vatandaşlara uygunsuz park ücretinin üç katı para cezası uygulanmaktadır. Öncelikle yurdun her yerinde bu gibi uygulamalar ile engellilere ait alanların işgal edilmemesi sağlanmalıdır. Tüm bunlara yeni çözümler bulup uygulamadan önce, sağlıklı kişiler arasında yapılacak bir anket ile, bu levhaları gördükleri yerde bu kurallara ne kadar uyduklarını öğrenebiliriz. En çok hangi alanlar işgal ediliyor, en çok hangi alanlarda kurallara uyuluyor, bunu tespit etmemizde bu anketin çok büyük yardımı olacaktır. İşgal edilen alanları tespit ettikten sonra, yeni çözümler bulup uygulamaya geçilebilir. 3.2.Uygulanabilecek Stratejiler Asansör kapılarının yukarısında engellilere ait olduğunu belirten ve engellileri temsil eden bir görselle hazırlanmış gayet belirgin bir işaret bulunuyor. Fakat anlaşılan bu işaret pek de caydırıcı olmuyor. Bu nedenle de vatandaşa duygusal açıdan yaklaşmayı deneyebiliriz. Örneğin, bu alanda uygulayacağımız “Sizden daha zor durumda olanları düşünün, bu asansörü onlara bırakın.” gibi cümlelerle insanlara neden bu kurala uymaları gerektiğini daha duygusal bir yolla anlatmış oluruz. Aksi takdirde sadece engellilere ait olduğunu gösteren bir görsel, insanların gözlerinin alışık olduğu bir işaret olması nedeniyle çok da ilgi çekmeyecektir, çekse de bu alanı kullanmakta pek bir yanlış görmeyeceklerdir. Otoparklarda da oldukça belirgin çizgiler ve engelli görseliyle engellilere ait alanlar belirtilmiş durumda. Fakat yine vatandaşların bir kısmı, bu kuralı umursamıyor. Kesilen cezalar da bir işe yaramıyor; çünkü bu her yerde aynı şekilde uygulanan bir ceza değil. Kimi 23
  24. 24. yerde uygulanırken kimi yerde ceza kesmeye önem verilmiyor. Oysa bu cezalar her yerde aynı şekilde ve her ihlal durumunda uygulansalar, vatandaşlar da daha dikkatli olacaktır. Bu alan için de uygulanabilecek duygusal stratejiler vardır. Örneğin, “Sizin için onca yer ayrılmış, engeliler içinse sadece bir kaç çizgi. Yine de onlara ayrılan bu ufacık alanı işgal edecek misiniz?” diye bir yazı ile bu alanı işgal edecek insan sayısını hiç yoktan azaltmamız mümkündür. Otobüslerde engellilere ayrılan bölümlerin işgalinde de yine aynı çözümle sonuca ulaşılabilir. Fakat zaten çok kalabalık olan bu otobüslerde, engellilere ayrılan alanların sürekli boş bırakılmasını istemek doğru olmaz. Bir engellinin otobüste olduğu sırada bu alandan yararlanabilmesi için, sağlıklı vatandaşlara yönelik “Bu alanı ödünç olarak alabilirsiniz; fakat engellilere özel olarak ayrılmış olduğunu unutmayın. Siz bu otobüste her şekilde gidebilirsiniz; fakat onlar böyle bir lükse sahip değil. Engelli biri varsa, lütfen elinden sahip olduğu tek alanı da almayın.” türünden bir yazı bulunması çok yararlı olacaktır. Buna benzer bir şekilde işgal edilen diğer bir alan ise, sokaklardaki basamakların yanında bulunan engellilerin inişini kolaylaştırmak amaçlı inşa edilmiş olan rampalardır. Kalabalık olmayan alanlarda bu rampaları kullanmak bir sorun yaratmazken, metro çıkışı gibi alanlarda kalabalıktan dolayı bu rampaların kullanımı engelleneceği için, engelli bir kişinin kendisine özel yapılan bu alandan yararlanması güçleşiyor. Bu rampalarda herhangi bir engelli işaretinin bulunmaması, sağlıklı vatandaşların kendilerine ait sanmalarına da neden oluyor. Belediyelerin bu alanlara da engelli işaretini çizmeleri ya da işaretin bulunduğu bir levha asmaları gerekiyor. Sırf bu işaret yeterli olmayacağı için, yine aynı yazı yöntemi uygulanmalıdır. “Siz basamakları kullanabilirsiniz. Fakat kullanamayanlar var. Onları düşünün ve tek imkanlarını da işgal etmeyin.” şeklinde, yine duygusal bir yaklaşımla asılacak olan yazı bu konuda da bize yardımcı olabilir. Metrolarda da turnikelerin üzerine asılan engelli işaretinin varlığına rağmen bu alanın işgalinin önlenmesi için de bu yönteme başvurabiliriz. İşgal edilen bir diğer alan ise, açık ve kapalı alanlarda bulunan engelli tuvaletleridir. En çok işgal edilen yapılardan biri olan bu tuvaletler, etrafta herhangi bir engelli bulunmadığı zamanlarda kullanılabilecek bir alan olarak görülmektedir. Bu alanın da kullanımını engellemekte engelli işareti yeterli olamıyor. Bu nedenle “Bir engelli geldiğinde eğer bu kabindeyseniz, onun hakkını çiğnemiş olacaksınız. Lütfen size ayrılan kısımları kullanınız.” şeklinde bir yazı da bu alan için uygun olacaktır. 24
  25. 25. 3.2.1.Medya Stratejileri Kitle iletişim araçlarından televizyon, en çok kullanılan mecra olduğu için bu alanda yapacağımız çalışmalar, daha çok sayıda kişiye ulaşmamıza imkan sağlar. Reklam filmi gibi kısa süreli bir çalışma, amacımıza ulaşmamıza yetmeyecektir. Bu nedenle, engellilere ait yapıların işgali üzerine TV’de yayınlanacak bazı programlar ya da varolan programların içersinde bir günlük dahi olsa bulunacak bilinçlendirme kampanyaları oluşturulabilir. Örneğin, birçok kadının gözesi olan sabah programlarında bir günü bu konuya ayırmak ve bu programda engellilere ait yapılarla ilgili sorunları işlemek, özellikle de bu alanların işgal edilmemesi gerektiği üzerinde durmak çok iyi olacaktır. Hedef kitlemiz, bayan erkek fark etmeksizin engellilere ait yapıların işgal edilmemesi gereğine uymayan her sağlıklı bireyi kapsar. Bu nedenle de sadece bayanlara ulaşmamız yeterli olmayacaktır. Erkeklere ulaşmak için de geceleri TV’de yer alan ve çoğunlukla erkekler tarafından izlenen açık oturum programlarında bu konu işlenebilir. Ayrıca bir diğer mecra olan gazetelerde de bu konuyla ilgili haberlerin (Engelli otoparkına parkeden vatandaşa kesilen cezayla ilgili bir haber vb.) sonuna, bilinçlendirmek amaçlı yazılar eklenebilir. Ya da daha geniş çaplı bir çalışmayla her gün gazetede bir sayfa sırf bu konu için ayrılabilir. Böylece en çok kullanılan ilk iki mecra olan televizyon ve gazete yoluyla, halk bu konuda bilinçlendirilir. 3.3.Sivil Toplum Örgütleri İle İlgili Çalışmalarımız Yapacağımız çalışmalardan biri de sivil toplum örgütleri ile iletişim kurarak, onların da desteğini almaya çalışmak olacaktır. Yaptığımı araştırmalar da gördük ki bu tarz örgütler zaten dışarıdan gelebilecek yardımlara açık ve bu yardımları desteklemek istiyor. Öncelikle yapacağımız şey, bu örgütlere gidip kampanyamız hakkında bilgi vermek, yapacaklarımızı ve planlarımızı anlatmak olmalı. Bizim bu kampanyamızı desteklemeleri için onları ikna etmeliyiz. Eğer bunu başarabilirsek bu örgütlerle ortak çalışmalara başlayabiliriz. Böylece hem daha da geniş kitlelere seslenebiliriz, hem de finanssal açıdan bir yardım almış oluruz. Örneğin sivil toplum örgütlerinin (engelliler ve dostları, hayata dahiliz biz, engelliler kulübü, ve daha bir çok sivil toplum kuruluşları) web sitelerine amaçlarımızı, ve kampanyamızı yazdığımızda bu web sitesini takip eden kişilere ve onların yardımlarıyla eş, dost, akraba gibi onların yakın çevrelerinde bulunan kişilere seslenmek daha da kolaylaşır, daha çok kitleye ulaşabiliriz. Bunun yanı sıra halk, ya da bu kuruluşları bilen kişiler, onlara daha çok güvendikleri için, mesajlarımız ve çalışmalarımız daha çok dikkate alınır. Yapmayı planladığımız eğitim kiti, tanıtım filmi ve buna benzer kampanyalar bu derneklerde de gösterime sunulabilir. Yine yapmayı planladığımız konferansların bir ayağını da oradan yürütebiliriz. Bu şekilde o sivil toplum örgütü ile ilişki içinde bulunan kişilere de ulaşmış oluruz. 25
  26. 26. 3.4.Duyarlı Olmak Yürürlüğe sokulan kanunların ve çeşitli ceza uygulamalarının, engelli vatandaşlarımızın kendilerine tanınan hak ve özgürlükleri diledikleri gibi yaşama şansını vermeyeceğini biliyoruz. Kampanyamız dahilinde bizlere düşen; her birimizin engelsiz yaşama hakkı olduğunu gözler önüne sermek. Bu hakkı yaşama geçirmek, yarın nerede ve ne olacağımızı bilmemenin gerçeğini kabul etmekten geçiyor. Hayata biraz da, onlar diye yaklaştığımız 8,5 milyon vatandaşımızın penceresinden, onların penceresinden bakmayı öğrenelim. Ve şu konularda duyarlı olmayı, sosyal sorumluluğumuz olarak benimseyelim:  Alışveriş merkezlerine, okullara, hastanelere, sosyal alanlara, sinemalara, müzelere, konser salonlarına giriş çıkışlar engelliler için de uygun olmalı, asansörler ve uygun rampalar yapılması için baskı uygulanmalı.  Engellilerin günlük yaşamını düzenlemek için çıkarılmış kanunların uygulanması için baskı uygulanmalı, uygulamayanlara ağır cezalar verilmesi için yeni düzenlemeler yapılmalı.  Kaldırımlar düzenlenmeli, engellilerin özellikle de tekerlekli sandalye kullananların rahatlıkla geçebileceği rampalar oluşturulmalı.  Üst ve alt geçitlere asansör veya yürüyen merdiven konulmalı.  Ulaşım engellilere uygun hâle getirilmeli. Otobüsleri, vapurları, minibüsleri engelliler de kullanabilmeli.  Trafik ışıklarında görme engelliler için yeniden sesli sisteme geçilmeli.  Hiçbir sağlık güvencesi olmayan engellilerin oranı yaklaşık yüzde 41. Yeşil Kart uygulamasının yaygınlaşması gerekiyor.  Engelli istihdamı için devlet kurumlarını ve şirketleri bilinçlendirilmeli.  Engelli çalıştırmayan kamu ve özel kuruluşlara daha ağır cezalar getirilmeli. Çünkü çoğu şirket engelli çalıştırmamak için ceza ödüyor.  Toplumu bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli. Ailelere ve öğrencilere yönelik bu bilgilendirme toplantılarıyla engellilere olan bakış açıları değişmeli.  Özürlüler kanunundaki ‘Geçici 2.' ve ‘Geçici 3.' Madde tekrar düzenlenmeli. Kamusal mekânlardaki bina, yeşil alan, park, yol, sosyal ve sportif tesislerle ulaşım araçlarının özürlülerin kullanımına uygun hale getirilmesi için 7 yıllık bir süreyi öngören bu maddeler hem anayasaya aykırı hem de engellilerin haklarının ihlal edilmesine yol açıyor. Çünkü yerel yönetimler, 5 yıl gibi seçim süresince hiçbir şey yapmasalar bile, engelliler hiçbir şekilde hak arayamıyor. Geri kalan iki senede de yeni gelen yönetimin de ek süre isteme ihtimali var. Maddelerde “7 yıl” ibaresi yerine, “Gerekli 26
  27. 27. düzenlemelerin derhal başlanarak makul süre içinde kaynak sağlanarak yerine getirileceği” ibaresini konulmalı.  Avrupa İnsan Hakları ve Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi'ni hiçe sayarak, bazı insanlar nüfus cüzdanlarına engellilik oranı gibi kişiye özgü bilgileri yazarak görünürde kolaylık sağlamak için engellileri teşhir edici ve sosyal yaşamlarında zor duruma düşürecek uygulamaların derhal ortadan kaldırılması, bunu yapanlara ciddi para cezası verilmesi gerekiyor.  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ve Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesi'ni hiçe sayarak, engelli otomobillerinin plakalarına konulması zorunlu olan ve teşhir edici, ayrımsayıcı, ayrımcı, rencide edici ‘engelli işareti' konusundaki yönetmeliğin kaldırılması gerekiyor. Çünkü engellileri normal insanlardan ayırmamamız, bir bütün olarak düşünmemiz gerekiyor.  Eski yasaya göre 18 yaşını doldurmuş, sosyal güvencesi olmayan, başka birinin bakımı olmadan yaşamını sürdüremeyen kişiler engelli maaşı alabiliyormuş. Ancak şu an engelli maaşı alabilmek için kimsesiz olmak lazımmış. Anne, baba, çocuk ya da kardeş bakıyorsa bir engelli vatandaşımız, maaş alamıyor. Ya da bakmakla mükellef olan bu kişilerin engelliye bakamayacak derecede zorluk içinde bulundukları mahkemece tespit edilmeli. Bu yasa daha uygun bir hale getirilmeli. 3.4.1.Eğitim Alanında  Anayasanın 42. Maddesi'ne göre her vatandaşın eğitim görme hakkı var. Engelli çocukların da okullara rahatlıkla gidip gelmelerini sağlanmalı.  Okul yöneticilerini denetlenmeli. Kanuna aykırı davranan, engelli çocuklar için özel sınıf açmayan, okulu ve servisleri engellilerin de kullanmaları için uygun hale getirmekte direnen müdür ve öğretmenlere uzaklaştırma yada görevden alma cezası uygulanmalı.  Sınıflarda engelli çocuk istemeyen ailelere yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli.Çünkü engelli olmayan çocuk ailesinden ne görüyorsa oda engelli arkadasına o şekilde davranır.  Okullara giriş çıkışları özellikle tekerlekli sandalyeli çocuklar için uygun hale getirilip, bu okullara rampalar, asansörler ve engelli tuvaletleri yapılmalı. Şu anda 2005 yılından sonra inşa edilen okul binaları bu şekilde. Eski okullar ise hala engelli öğrencilere uygun değil.  Bu insanların ileride iyi pozisyonlarda çalışabilmeleri için nitelikli engelli yetişmesinin sağlanması gerekiyor. 27
  28. 28.  Kaynaştırılmış eğitime önem verilmeli. Engelli çocukların diğer çocuklarla aynı sınıflarda olması sağlanmalı. Sadece gerekli olan bazı engel grupları için özel sınıf uygulamasına geçilmeli.  Özellikle zihinsel engelliler için eğitim ve rehabilitasyon merkezleri daha çok yaygınlaştırılmalı.  Engelliler için bakımevleri ve huzurevleri yapılmalı.  Kimsesiz engellilerin kalacakları kimsesizler yurtları oluşturulsun.  Özellikle zihinsel engellilerde bireysel eğitime önem verilmeli. Bu konuda özel eğitmenlerin yetişmesi sağlanmalı. Çünkü zihinsel engelli eğitmek zor ve uzun bir iş. Bu yüzden bilinçli insanların bunu yapması gerekiyor. 3.4.2.İş Alanında  İş sahiplerinin engelli istihdam etmek zorunda olduğu bilinmeli. Her şirket, en az yüzde 3 oranında engelli çalıştırmak zorunda.  İşyerlerinin altyapısı engellilere uygun hâle getirilmeli. Kurumlara giriş çıkışlar, rampalar, asansörler, tuvaletler, toplantı salonları engellilere uygun olmalı. Ayrıca engelliler için yapılan her yatırımın vergiden düşürülebildiği unutulmamalı. 3.4.3.İç ve Dış Mekanlarda  Kafe ve restoranlarda masa sandalyelerin konumu engellilerin de oturabileceği şekilde belirlenmeli.  Engelli tuvaletleri her cafe ve restorantta zorunlu olmalı.  Mağazalarda engelliler için soyunma odaları bulunmalı.  Engelliler için otopark yeri ayrılsın ve buraya engelsizlerin park etmelerine izin verilmemeli. *GEÇİCİ MADDE 2: Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir. **GEÇİCİ MADDE 3: Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde engelliler için erişilebilir duruma getirilir. 28
  29. 29. 4.SONUÇ Günümüze kadar olan süreçte engellilerin içinde bulunduğu durum değerlendirildiğinde; yoksulluğa, işsizliğe ve toplumsal dışlamaya sürüklenen, maddi, fiziksel, ruhsal ya da duygusal, bilişsel yoksunluk, kişiler arası ilişki yoksunluğu, fırsat yoksunluğu, bireysel haklar yoksunluğu vb. sorunlarla karşı karşıya kalan nüfus grupları arasında engelliler önemli bir yer tutmaktadır. Yalnızca toplumumuzda değil, tüm dünya genelinde engelliler, ayrımcı tutumlara ve engellere maruz kalan cinsiyet ayrımından sonra en büyük azınlık grubunu oluşturmaktadır. Bu grubun azınlık topluluklar içindeki oranı 1/10’dan fazladır. Toplumlardaki hizmetlerin ve düzenlemelerin engelli olmayan çoğunluğa göre yapılması nedeniyle, bu grubun ayrımcılıkla karşılaştığı, toplum dışına itildiği ve böylece insan olmalarının getirdiği haklarını kullanmalarının engellendiği ve haklarının ihlal edildiği görüşü günümüzde giderek ağırlık kazanmaktadır. Engellilere karşı ayrımcılığın en sık görüldüğü alanlar eğitim, istihdam, kamu hizmetleri, ulaşım, iletişim, eğlenme-dinlenme olanakları, örgütlenme, sağlık hizmetleri gibi alanlardır. Ayrımcılık sonucu engelliler diğer insanların sahip olduğu fırsat ve olanaklardan eşit düzeyde yararlanamamaktadırlar. Günümüzde engellilere yönelik dolaylı veya doğrudan yapılan bu ayrımcılık yadsınamaz boyutlardadır. Engelliler tam eşitliğe ve ilerlemeye ulaşmada engellerle karşılaşmaktadırlar. Toplumun bakış açısındaki olumsuzluklar nedeniyle engelli bireylere, engelli olmayan bireylere nazaran daha az olanaklar tanınmakta, bu bakış açısı zaman zaman “sağlamlar bitti de sıra engellilere mi geldi” şeklinde ifade bile bulabilmektedir. Ayrımcılık bilinçli veya bilinçsiz olarak düşüncelerde, bakış açısında ortaya çıkmakta, herhangi bir hizmetin, yapılaşmanın planlanmasının, götürülmesinin engelli olmayan bireylere göre yapılması ile somut sonuçlara ulaşmaktadır. Burada bir okulun, hastanenin inşasındaki bakış açısından, ulaşım sisteminin engelliler için ulaşılmazlığı, ders programlarının hazırlanması, öğretmenlerin yetiştirilmesinde yalnızca engelli olmayan bireylerin göz önüne alınması, işverenlerce aynı nitelikte olmalarına rağmen engelli olmayan bireylerin tercih edilmesi gibi bir çok alanda bilerek veya bilmeyerek dolaylı veya doğrudan engelliler dışlanmakta, yok sayılmakta, ayrımcılığa maruz kalabilmektedirler. Toplumun genelindeki engelli olmayan bireylerin lehindeki yerleşik tercih, engelli bireylerin ihmaline, sömürüsüne yol açmakta ve sonuçta engelli bireylerin statüsünü düşürmektedir. 10 Bireyin sosyal statü sahibi olması, topluma tam katılımı, tüketici olmaktan çıkıp üretken olmasına bağlıdır. Bu üretkenlik ruhsal durumları nedeniyle engelli vatandaşlarımız için ayrı bir önem taşır. Bize düşen, onların toplumsal yaşama tam katılımını sağlamak yolunda üzerimize düşen vazifeleri yerine getirmek ve gerekli hassasiyeti göstermektir. 10 Aysoy, Dr.Mehmet, http://www.tsd.org.tr/content/view/575/1408/ 29
  30. 30. KAYNAKLAR 1.Makaleler / Araştırmalar AYSOY, Mehmet “Sosyal Model ve Engellilere Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi” “Ülkemizde Engellilik ve Sosyal Politika” TUFAN, İsmail Türkiye Engelliler Araştırması 2002 İkincil Analizi, 2006, Ankara T.C. Başbakanlık Engelliler İdaresi Başkanlığı, Engelsiz Türkiye Projesi, 2007 2.Web Siteleri http://www.engelliler.net/ http://www.hayatadahiliz.biz/ http://www.ozida.gov.tr/ http://www.tsd.org.tr/ 30
  31. 31. EKLER ANKET: Engelliler Hakkında Ne Biliyoruz? 1. Engelli insan deyince aklınıza ilk olarak ne geliyor? 2. Toplum içinde engelli olarak yaşayan insanların sizce ne gibi büyük sorunları var? 3. Hangi alanların özel olarak engellilere ayrıldığını biliyor musunuz ? Bu alanları kendi çıkarlarınız doğrultusunda kullanıyor musunuz? 4. Engellilere ayrılmış bir bölgenin-yapının, engelsiz biri tarafından kullanıldığına şahit olduğunuzda onu uyarıyor musunuz? 5. Engellilere ait yerleri (engelli asansörü, engelli tuvaleti, engelliler için ayrılmış otopark) engeli olmayan insanların kullanmasının bir cezası olup olmadığı hakkında fikriniz var mı? 6. Engelli bir insanla aynı (iş, okul, restaurant ve diğer iç ve dış mekanlar) ortamda bulunmanın sizce bir zorluğu var mı? Varsa neler? 7. Engelli insanların yaşayabilmesi için onlara uygun ayrı yapıların olmasını mı tercih edersiniz, yoksa ortak kullanım alanlarının kullanılmasını mı? 31

×