Glossary for the_european_union

793 views
525 views

Published on

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total views
793
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
3
Actions
Shares
0
Downloads
2
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Glossary for the_european_union

  1. 1. TC AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ REPUBLIC OF TURKEY SECRETARIAT GENERAL FOR EUROPEAN UNION AFFAIRS AVRUPA BİRLİĞİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ (İNGİLİZCE-TÜRKÇE) GLOSSARY FOR THE EUROPEAN UNION (ENGLISH-TURKISH) ANKARA, 2009
  2. 2. Her hakkı saklıdır.  Parayla Satılmaz  ISBN 978­975­19­4468­9  Baskı : Matus Basımevi 2009
  3. 3. Avrupa Birliği Terimleri Sözlüğü,  ­  Mustafa DÖNMEZ (TC Avrupa Birliği Genel Sekreter Yardımcısı)  ­  Prof.  Dr.  Tuğrul  ARAT  (Ankara  Üniversitesi  Sosyal  Bilimler  Enstitüsü  Avrupa  Toplulukları Ana Bilim Dalı Başkanı),  ­  Prof.  Dr.  Ayfer  ALTAY  (Hacettepe  Üniversitesi  Edebiyat  Fakültesi  İngilizce  Mütercim  Tercümanlık Ana Bilim Dalı Başkanı),  ­  Prof.  Dr.  Berrin  AKSOY  (Hacettepe  Üniversitesi  Edebiyat  Fakültesi  Mütercim  Tercümanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi)  ­  Doç.  Dr.  Sanem  BAYKAL  (Ankara  Üniversitesi  Hukuk  Fakültesi  Avrupa  Hukuku  Ana  Bilim Dalı Öğretim Üyesi)  tarafından kontrol edilerek nihai hale getirilmiştir.
  4. 4. İÇİNDEKİLER  1.  SUNUŞ ………………………………………………………….  VII  2.  ÖNSÖZ ………………………………..…………………………  IX  3.  AÇIKLAMALAR ……………………………………………….  XI  4.  SÖZLÜK …………………………………………………………  1  5.  EK 1: KISALTMALAR  ……………………………………….  343  6.  EK 2: AVRUPA BİRLİĞİNİN İDARİ YAPISI …………………  379  7.  EK 3: AVRUPA KOMİSYONU YARDIMCI KOMİTELERİ ….  389  8.  EK 4: AB ÜLKELERİ …………………………..……………..…  411  9.  EK 5: ÜLKELER LİSTESİ ……………………………………..  413  10.EK 6: LATİNCE TERİMLER ……………………………………  425  11.KAYNAKLAR …………………………………………………  435
  5. 5. VII  SUNUŞ  Cumhuriyetimizin  ilanından  sonraki  en  önemli  çağdaşlaşma  projesi  olan  Avrupa  Birliği  katılım  süreciyle  ülkemiz  ekonomik,  sosyal  ve  siyasi  birçok  alanda  dönüşüm  gerçekleştirmektedir.  Çoğu  zaman  dikkatlerden kaçsa da, Avrupa Topluluğu müktesebatının Türkçeye ve  ilgili  Türk  mevzuatının  İngilizceye  çevirisi  başarılı  bir  katılım  sürecinin en önemli unsurlarından birisidir.  Bir  kere,  Avrupa  Birliğine  Katılım  Antlaşmasının  imzalanabilmesi  için  Topluluk  müktesebatının  Türkçeye  çevirisinin  tamamlanmış  olması  gerekmektedir.  Bunun  yanı  sıra,  çok  dillilik  üzerine  kurulu  Avrupa  Birliğine  katılan  üye  ülkelerin  resmi  dilleri  Topluluk  resmi  dili  olmaktadır.  Dolayısıyla  güzel  Türkçemiz,  ülkemizin  Avrupa  Birliğine  üye  olmasıyla  beraber  resmi  dillerden  biri  olacak,  Avrupa  Birliği mevzuatı diğer resmi dillerin yanısıra Türkçe olarak da Avrupa  Birliği Resmi Gazetesinde yayımlanacaktır.  Avrupa Birliği müktesebatının Türkçeye çevirisine ilişkin çalışmaların  eşgüdümünü  Avrupa  Birliği  Genel  Sekreterliği  Çeviri  Eşgüdüm  Birimi  yürütmektedir.  Bu  birimdeki  arkadaşlarımız  özverili  bir  çalışmayla “Avrupa Birliği Terimleri Sözlüğü” gibi son derece değerli  bir eseri nihai hale getirmişlerdir.  Avrupa  Birliğine  üyelikle  beraber  hukuk  düzenimizin  bir  parçası  olacak yaklaşık 120,000 sayfalık Topluluk müktesebatının çevirilmesi  konusunda  en  önemli  hususlardan  biri  terminoloji  birliğini  sağlamaktır.  Genel  Sekreterliğimiz  tarafından  hazırlanan  sözlüğün  Avrupa  Birliği  uyum  sürecinde  çalışan  uzmanlar  tarafından  kullanılmasıyla  terminoloji  birliği  de  önemli  ölçüde  sağlanmış  olacaktır.
  6. 6. VIII  Bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen uzmanlar sadece tarihi bir  dönüşüm  sürecine  tuğla  eklemekle  kalmamışlardır.  Onlar,  titiz  çalışmalarıyla  güzel  Türkçemizin  doğru  ifadesine  de  katkıda  bulunmuşlardır. Unutmayalım ki Türkçe, ulusal kimliğimizin en temel  unsurudur. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi  bu  temiz  dille  medeniyetler  inşa  ettik,  şiirler  söyledik,  fermanlar  yazdık, devletler kurduk, şehirler inşa ettik ve bu dil sayesinde başka  medeniyetlerle temasa geçtik.  Siyasete  atılmadan  önceki  mesleki  deneyimlerimden  çevirinin  ne  kadar  zahmetli  bir  iş  olduğunu  çok  iyi  biliyorum.  Çeviri  bir  bilim  olduğu  kadar  bir  sanattır.  Çeviri  ustalık  ister,  sabır  ister.  Bu  meziyetleriyle,  sözlüğün  ortaya  çıkmasını  sağlayan  tüm  yetkililere  teşekkür  ediyorum.  Bu  çalışmanın,  Avrupa  Birliği  ile  Türkiye  arasındaki  bütünleşmeye  katkı  sağlayacak  küçük  fakat  önemli  bir  adım  olduğu  düşüncesiyle,  ortak  geleceğimiz  olan  Avrupa  Birliği  projesi  yolunda  emek  harcayan  herkese  en  derin  şükranlarımı  sunuyorum.  Egemen Bağış  Devlet Bakanı  Başmüzakereci
  7. 7. IX  ÖNSÖZ  Türkiye  Avrupa  Birliği  (AB)  ilişkilerinin  geldiği  aşamada  AB  mevzuatının  Türkçeye  çevirisinin önemi artmıştır. Esasen Türkiye’de AB Müktesebatını Türkçeye çevirme çalışmaları uzun  zamandan  beri  yapılmaktadır.  27.6.2000  tarih  ve  4567  sayılı  Kanunla  Genel  Sekreterliğimizin  kurulmasından sonra söz konusu çalışmaların eşgüdümü Genel Sekreterliğimizce üstlenilmiştir. Bu  çerçevedeki çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız ile işbirliği halinde sürdürülmektedir.  Çeviri  çalışmalarında  karşılaşılan  sorunların  başında  terminoloji  sorunu  gelmektedir.  Eldeki çeviriler incelendiğinde, çeşitli kurum ve kuruluşlarca yapılmış çevirilerde aynı kavramlar için  farklı terimlerin kullanıldığı görülmüştür.  Bu farklılıkların giderilmesi ve terminolojide birlik sağlanması amacıyla bir terminoloji  sözlüğü  hazırlanması  öngörülmüştür.  Genel  Sekreter  Yardımcımız  Sn.  Mustafa  DÖNMEZ  başkanlığında  Genel  Sekreterliğimiz  uzmanları  Hezar  TANRISEVER,  Bahar  UYSAL  ve  Osman  DÜZEL tarafından hazırlanan ve AB temel terimlerine karşılık gelen 2.600 civarında kavram içeren  “AVRUPA BİRLİĞİ TEMEL TERİMLER SÖZLÜĞÜ” Aralık 2003 tarihinde yayımlanarak kamu  kurum ve kuruluşlarına, üniversitelere ve kütüphanelere dağıtılmıştır. Sözlüğün elektronik versiyonu,  Genel  Sekreterliğimizin  Web  sayfasında  yer  vermek  ve  diğer  sözlük  sitelerine  bağlantı  sağlamak  yoluyla kullanıma sunulmuştur.  Bir  yandan  2003  yılında  yayımlanan  sözlüğe  ilişkin  olarak  kamu  ve  özel  sektörden,  akademik çevrelerden alınan olumlu ve yapıcı değerlendirmeler, diğer yandan sözlüğün çevirilerde  terimsel tutarlılığın ve birliğin sağlanması yönünde sağladığı yararlar, Genel Sekreterliğimizi yeni ve  daha kapsamlı bir AB terimler sözlüğü hazırlamaya yöneltmiştir.  Genel  Sekreterliğimiz  Çeviri  Eşgüdüm  Birimi tarafından,  AVRUPA  BİRLİĞİ  TEMEL  TERİMLER SÖZLÜĞÜ” esas alınarak 10.000’in üzerinde kavramın yer aldığı “AVRUPA BİRLİĞİ  TERİMLERİ  SÖZLÜĞÜ”  hazırlanıp  kamu  kurum  ve  kuruluşlarımıza  görüşleri  alınmak  üzere  gönderilmiştir. Başta Türk Dil Kurumu olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları sözlüğe büyük ilgi  göstermiş  ve  kendi  görev  alanlarına  giren  konularda  görüş  ve  önerilerini  düzeltmeleri  Genel  Sekreterliğimize bildirmişlerdir.  Daha sonra, Genel Sekreter Yardımcımız Sn. Mustafa DÖNMEZ başkanlığında Ankara  Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü  Avrupa Toplulukları Ana  Bilim Dalı Başkanı Sn. Prof. Dr.  Tuğrul ARAT, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngilizce Mütercim Tercümanlık Ana Bilim  Dalı  Başkanı  Sn.  Prof.  Dr.  Ayfer  ALTAY,  Hacettepe  Üniversitesi  Edebiyat  Fakültesi  Mütercim  Tercümanlık  Ana  Bilim  Dalı  Öğretim  Üyesi  Sn.  Prof.  Dr.  Berrin  AKSOY,  Ankara  Üniversitesi  Hukuk Fakültesi Avrupa Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Sn. Doç Dr. Sanem BAYKAL ve  Avrupa  Birliği  Genel  Sekreterliği  Çeviri  Eşgüdüm  Birimi  Mütercimleri  Burcu  BİRCAN,  Ercan  ERTÜRK,  Mustafa  ÇAYLAK  ve  Yeşim  SORAN’dan  oluşan  Komisyon,  sözlük  üzerinde  altı  ay  boyunca özverili bir şekilde çalışarak “AVRUPA BİRLİĞİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ” nü nihai hale  getirmiştir.  Uzun ve zahmetli bir sürecin sonunda sizlere sunmaktan mutluluk duyduğumuz sözlüğün  AB Müktesebatının çevirilerinde bir örnekliğin ve tutarlılığın sağlanması için, sadece kamuda değil,  akademik  çevrelerde,  özel  çeviri  merkezlerinde,  başka  bir  deyişle,  AB  müktesebatının  çevirisine
  8. 8. X  gerek duyulan her yerde  yararlı olacağını umuyor ve sözlüğün  AB’ye aday bir ülke olarak yerine  getirmemiz  gereken  Avrupa  Müktesebatının  tümünün  Türkçeye  çevrilmesi  gibi  dev  boyutlu  bir  çalışmanın başarıyla yürütülmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.  Ülkemiz  ile  Avrupa  Birliği  arasında  sürdürülen  müzakereler  bağlamında  Türk  mevzuatının  İngilizceye  çevirisi  de  gündeme  geleceğinden  ve  bu  çevirilerde  de  tutarlılığı  ve  bir  örnekliği sağlamak amacıyla benzer şekilde bir Türkçe­İngilizce “Avrupa Birliği Terimler Sözlüğü”  de hazırlanmaktadır. Söz konusu sözlüğün mümkün olan en kısa sürede bitirilmesi amaçlanmıştır.  Başta,  sözlüğü  ayrıntılı  bir  şekilde  inceleyen  Türk  Dil  Kurumu  olmak  üzere  görüş  ve  düzeltmelerini bize ileten tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversitelerimize ve büyük özveriyle  çalışıp,  değerli  katkılarını  esirgemeyerek  sözlüğün  nihai  hale  gelmesini  sağlayan  Komisyon  üyesi  saygıdeğer öğretim üyelerine içten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunmayı bir borç biliyorum.  M. Oğuz DEMİRALP  Büyükelçi  Avrupa Birliği Genel Sekreteri
  9. 9. XI  SÖZLÜĞÜN KULLANIMINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR  1.  Sözlük hazırlanırken Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan Yazım Kılavuzunun 2005 yılında  yapılan 24’üncü baskısı esas alınmıştır. Ancak, özellikle bazı hukuk terimlerinin daha iyi anlaşılması  için “ ^ ” kullanılmıştır.  2.  Sözlükte, kavramların karşılıkları verilirken, ana kavramlar büyük harflerle, ana kavramalarla  ilgili ibareler küçük harflerle yazılmıştır.  Örnek: ­ ABSTENTION: çekimserlik  abstention vote: çekimser oy  3.  İngilizce terimlerin karşılıkları mümkün olduğu ölçüde tek sözcükle karşılanmıştır. Ancak, bazı  durumlarda, aynı anlama gelen fakat küçük farklılıklar içeren karşılıklar virgülle, farklı anlama gelen  karşıklıklar ise noktalı virgülle ayırılmış, ayrıca eş anlamlı kavramlar “/” ile gösterilmiştir.  Örnek: önlem / tedbir  4.  Genelde anlamları birbirine yakın ve karıştırılan İngilizce sözcükler ve Türkçe karşılıkları toplu  olarak bir kutu içinde verilmek suretiyle bu kavramların Türkçe karşılıklarının daha düzgün verilmesi  ve mümkün olduğunca yerli yerinde kullanılması amaçlanmıştır.  Örnek:  5.  Türkçe karşılıkların verilmesinde açıklama ihtiyacının gerektiği düşünüldüğü durumlarda (....)  kullanılmıştır. Kavram karşılığında bazen sözcük ilave edilmesi gerekmiştir. Bu durumda ilave edilen  sözcük [...] içine alınmıştır.  Örnek: ­ affiliate membership: afiliye üyelik, güçlendirilmiş ortak üyelik (Batı Avrupa  Birliğinde)  ­ Accession Partnership: Katılım Ortaklığı [Belgesi]  6.  Bazı durumlarda özellikle hukuk kavramlarının Türkçe karşılıklarının verilmesinde parantez  içinde hangi hukuk alanında kavramın kullanıldığı belirtilmiştir.  Örnek: anti trust law / anti tröst hukuk (rekabet hukuku)  bilateral: iki taraflı  multilateral: çok taraflı  plurilateral: çoklu (tarafları değişken sayıda olan  çok taraflı)  unilateral: tek taraflı
  10. 10. XII  7.  Birbiriyle yakın anlam taşıyan bazı kavramların karşılaştırılması istenildiğinde (cf. ve krş.)  verilmiştir.  Örnek: substantive law (cf. procedural law)  maddi hukuk (krş. usul hukuku)  8.  Bazı durumlarda kurum ve program isimlerinin kısaltmaları madde başlığı olarak verilmiş,  kısaltmanın açılımı parantez içinde “abbrv. of” ve” kısalt.” olarak verilmiştir.  Örnek: Euratom ( abbr. of European Atomic Energy Community)  Euratom (kısalt. Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu )  9.  Sözlüğün, “Kısaltmalar Eki”nde yer alan kısaltmalar içinde Fransızca kelimelerin birinci  harflerinin yan yana getirilmesiyle oluşturulmuş olanlar, yanlarına (fr.) koyulmak suretiyle belirtilmiş  ve bu kısaltmaların açılımları, Fransızca olarak da verilmiştir.  Örnek:  BEUC (fr.): Bureau Européen Désunions Consommateurs ­ European Bureau of Consumers’  Union / Avrupa Tüketiciler Birliği Bürosu (BEUC)  10.  Sözlükte yer alan uluslararası anlaşmalar Avrupa Birliği metinlerinde ve Ulusal Programlarda  sıkça geçen anlaşmalarla sınırlı tutulmuştur.  11.  Avrupa Birliği terimleriyle bağlantılı olarak, açıklanması gerektiğini düşündüğümüz Kısaltmalar  Ek 1’de; Avrupa Birliğinin İdari Yapısı Ek 2’de; Avrupa Komisyonuna Yardımcı Komiteler Ek 3’te;  Avrupa Birliği Üyesi ve Avrupa Birliğine Aday Ülkelerin, İngilizce ve Türkçenin yanı sıra, kendi  dillerindeki isimlerini de içeren listesi Ek:4’te; Dünya Ülkeleri Listesi Ek 5’te ve Avrupa Birliği  metinlerinde sıkça geçen Latince hukuk kavramları Ek 6’da verilmiştir.  12.  Sözlük Hazırlanırken çeşitli sözlüklerden, AB metinlerinden, bu metinlerin Türkçe  çevirilerinden, Ulusal Programdan yararlanılmıştır. Yararlanılan belli başlı kaynaklar, Kaynaklar  bölümünde belirtilmiştir.  Sözlüğe ilişkin her türlü önerinizi ceb@abgs.gov.tr adresine göndermeniz bizi mutlu edecektir.  ABGS  Çeviri Eşgüdüm Birimi
  11. 11. 1  A  ABANDONMENT  terk, bırakma, ferağ  abandon  terk etmek (bırakmak)  ABBREVIATION  kısaltma  abbreviate  kısaltmak, özetlemek  abbreviated formulae  kısaltılmış formüller; kısaltılmış ifadeler  ABDICATION  yönetimden çekilme, (tahttan) feragat etme  ABIDE FAITHFULLY  sadakatle bağlı kalmak  ABOLITION  lağvetme, ilga etme, yürürlükten kaldırma,  kaldırma  abolish  lağvetmek, ilga etmek / yürürlükten kaldırmak  (bir sistemi veya uygulamayı)  abolish customs duties  gümrük vergilerini kaldırmak  abolition of obstacles to freedom of  movement  dolaşım özgürlüğünü / serbestisini kısıtlayan  engellerin kaldırılması  abolition of privileges  imtiyazların kaldırılması  abolition of restrictions  kısıtlamaların kaldırılması  abolition of barriers to trade  ticarette engellerin kaldırılması  abolish: lağvetmek, ilga etmek / yürürlükten kaldırmak (bir sistemi veya uygulamayı)  abrogate: ortadan kaldırmak; iptal etmek; kaldırmak (bir hukuk kuralının veya hukuki, idari  düzenlemenin etkisiz kılınması veya yürürlükten kaldırılması)  annul: iptal etmek (işlem veya tasarruf)  annulment: iptal (evlilik veya sözleşme gibi işlem ve tasarrufların bütün sonuçlarıyla iptal  edilmesi)  cancel: iptal etmek; etkisiz kılmak (belge, organizasyon, politika, borç); borcun ödeme veya  yükümlülükten kurtulma yoluyla sona erdirilmesi ( az kullanılır)  dissolve: infisah etmek; lağvetmek (kurum, kuruluş, meclis)  lift: kaldırmak (yasaklar, dokunulmazlık)  nullify: hükümsüz kılmak (hukuki bir kararı veya usulü)  renounce: vazgeçme, feragat  repeal: yürürlükten kaldırmak (yasal/idari düzenleme); kanunun açık veya örtülü biçimde  sonraki bir kanun tarafından tümüyle ilga edilmesi / yürürlükten kaldırılması  rescind: bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırmak (sözleşme /akit); feshetmek (taraflarca);  iptal  etmek  (nispi butlanda); geri alma (az kullanılır)  revocation: rücu / cayma, geri alma  repudiate: iptal etmek, feshetmek  repudiation: fesih; sonuçları ileriye dönük meydana getiren iptal etme  terminate: sona erdirmek (dilekçe, yasa teklifi)  void: batıl; geçersiz; hüküm meydana getirmemiş olan  waiver: feragat, vazgeçme, terk  withdraw: geri çekmek, geri almak
  12. 12. 2  ABRIDGED  kısaltılmış  ABROGATE (v.)  ortadan kaldırmak; iptal etmek; kaldırmak (bir  hukuk kuralının veya hukuki, idari düzenlemenin  etkisiz kılınması veya yürürlükten kaldırılması)  ABSENCE  yokluk, bulunmayış, gıyap, gaiplik  absence of an opinion  görüş yokluğu  absence of concurrence  rekabetin / yarışmanın olmaması; bir öneriye  katılanların olmaması  absence of customs protection  gümrük korumasının olmaması  absence of majority  çoğunluğun olmaması  ABSENTEEISM  iş günü kaybı, devamsızlık  accident absenteeism  kaza nedeniyle devamsızlık  ABSOLUTE  salt / mutlak; kayıtsız şartsız  absolute majority  salt / mutlak çoğunluk  absolute minority  mutlak azınlık  absolute monarchy  mutlak monarşi  ABSORPTION  emme; hazmetme / sindirme; özümseme  absorption capacity  hazmetme / sindirme kapasitesi  ABSTENTION  çekimserlik  abstain  çekimser kalmak; kaçınmak  abstain from any measure  her türlü tedbirden kaçınmak  abstention vote  çekimser oy  constructive abstention  yapıcı çekimserlik  Member States shall abstain from…  Üye Devletler …’den kaçınırlar  positive abstention  lehte çekimserlik  ABUNDANCE  zenginlik, bolluk  ABUSE  kötüye kullanma, istismar etme, kötü  muamelede bulunma  abuse of dominant position  hâkim durumun kötüye kullanılması  abuse of power  yetkinin kötüye kullanılması; yetki saptırması  abuse of right  hakkın suistimali / hakkın kötüye kullanılması  child abuse  çocuk istismarı  spousal abuse  eşlerin birbirine kötü davranması (aile)  ACCEDE (v.)  katılmak  accede to an agreement  anlaşmaya taraf olmak  accede to a treaty  antlaşmaya taraf olmak  ACCELERATOR  hızlandırıcı  ACCEPTANCE  kabul  acceptance of appointment  görevin kabul edilmesi  acceptance protocol  kabul protokolü  acceptance test  uygunluk testi  prenotified acceptance system  ön bildirimli kabul sistemi
  13. 13. 3  ACCESS  erişim, giriş, katılma  access to information  bilgiye erişim  equal access  eşit katılma, eşit erişim  market access  pazara giriş  principle of equal access  eşit erişim ilkesi, eşit katılma ilkesi  privileged access  ayrıcalıklı erişim  right to access  girme hakkı, katılma hakkı, erişim hakkı  ACCESSION  katılım, taraf olma  accession  criteria (Copenhagen  Criteria)  katılım kriterleri (Kopenhag Kriterleri)  accession negotiations  katılım müzakereleri  accession of new members to the  European Union  Avrupa Birliğine yeni üyelerin katılımı  Accession Partnership (AP)  Katılım Ortaklığı [Belgesi] (KOB)  accession to an agreement  anlaşmaya taraf olma  accession to a convention  sözleşmeye taraf olma  accession treaty  katılım antlaşması  application for accession  katılım başvurusu  conditions of accession  katılım şartları  instrument of accession  katılım belgesi  Special Accession Programme for  Agriculture and Rural Development  (SAPARD)  Tarımsal ve Kırsal Kalkınmaya Yönelik Özel  Katılım Programı (SAPARD)  ACCIDENT  kaza  accident absenteeism  kaza nedeniyle devamsızlık  accidental contact  arızi / kazara temas  accidental exposure  arızi maruz kalma  accidental exposure dose  kazara maruz kalınan miktar  accidental release  kaçak  accident analysis  kaza analizi  accident black spot, black spot, hazard  spot  kazaya sebep olan kör nokta, tehlike noktası  accident cause  kaza sebebi  accident cost accounting  kaza maliyeti muhasebesi  accident costing  kaza maliyeti (çıkarma)  accident hazard  kaza tehlikesi, kaza riski  accident insurance fund  kaza sigorta fonu  accident investigation  kaza soruşturması  accident notification form  kaza bildirim formu  accident prevention  kazanın önlenmesi  accident proneness  kazaya eğilim, sakarlık  accident report  kaza raporu  accident report form  kaza bildirim formu  accident records  kaza kayıtları  accident research  kaza araştırması  accident risk  kaza tehlikesi, kaza riski  accident severity  kazanın ağırlığı, kazanın ciddiyeti  accident statistics  kaza istatistikleri
  14. 14. 4  European Home and Leisure Accident  Surveillance System (EHLASS)  Avrupa Ev ve Boş Vakit Kazalarını (iş yeri  harici) Gözetim Sistemi (EHLASS)  occupational accident  meslek kazası  predisposition to accident  kazaya eğilim, sakarlık  susceptibility to accident  kazaya maruz kalabilirlik  ACCOMPLISH (v.)  gerçekleştirmek; üstesinden gelmek;  başarmak; tamamlamak  ACCOMMODATION  konaklama  accommodate  yeni koşullara uyum sağlamak; konaklama temin  etmek; kapsamına almak, yer vermek  accommodation facility  konaklama imkânı; konaklama tesisi  ACCOMPANY (v.)  eşlik etmek  accompanying document  ekli belge  Financial and Technical Accompanying  Measures (MEDA)  Mali ve Teknik İlave Tedbirler (MEDA)  ACCORD  mutabakat, razı olma, anlaşma, uygunluk  accorded advantages  tanınan avantajlar, sağlanan avantajlar  by common accord  ortak rızayla, mutabakatla  common accord  ortak rıza, mutabakat  in accordance with  uygun olarak, uyarınca  accord advantages  avantaj tanımak, avantaj sağlamak  accord a right  hak bahşetmek  accord a treatment  muameleye tabi tutmak, işlemden yararlandırmak  accord priority treatment  öncelikle ele almak, öncelikli muamelede  bulunmak  alter in accordance with the provisions  set out below  aşağıda yer alan hükümler uyarınca değiştirmek  ACCOUNT  hesap, mevduat  account expert  hesap uzmanı  account holder  hesap sahibi  account owner  hesap sahibi  annual account  yıllık hesap, yıl sonu hesabı  brokerage account  komisyonculuk hesabı, aracılık hesabı  call account  ihbarlı hesap  clearance of accounts  hesapların ibrası, hesapların takası  closure of accounts  hesapların kapanması  consolidated account  konsolide mali tablo, konsolide hesap  current account  cari hesap, vadesiz hesap  current accounts  cari işlemler  current accounts balance  cari işlemler dengesi  current call account  ihbarlı cari hesap  European System of Accounts (ESA)  Avrupa Hesaplar Sistemi (AHS)  European System of Integrated  Economic Accounts  Avrupa Birleştirilmiş Ekonomik Hesaplar Sistemi  European System of National and  Regional Accounts in the Community  Avrupa Topluluğu Ulusal ve Bölgesel Hesaplar  Sistemi  European Unit of Account (EUA)  Avrupa Hesap Birimi (AHB)
  15. 15. 5  note on the accounts  hesap açıklaması  notional account  sanal hesap  operating account  işletme hesabı, işletim hesabı, faaliyet hesabı  profit and loss account  gelir gider tablosu  Public Accounts Bulletin  Kamu Hesapları Bülteni  stores account  stok kaydı; depo hesabı  system of national accounts (SNA)  ulusal hesaplar sistemi (UHS)  trade on own account  kendi hesabına işlem  unit of account  hesap birimi  ACCOUNTABILITY  hesap verebilirlik, hesap verilebilirlik  ACCOUNTANT  sayman, muhasebeci  field accountant  taşra saymanı  financial accountant  finansman muhasebecisi  government accountant  kamu saymanı  International Federation of  Accountants (IFAC)  Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (UMF)  public debt accountant  kamu borçları saymanı  ACCOUNTING  muhasebe  accident cost accounting  kaza maliyeti muhasebesi  accrual based accounting  tahakkuk esaslı muhasebe  accounting data network  muhasebe veri ağı  accounting officer  sayman, muhasebeci  accounting year  mali yıl  cost accounting  maliyet muhasebesi  European Integrated Accounting  System  Avrupa Entegre / Bütünleştirilmiş Muhasebe  Sistemi  fair value accounting  gerçek değer muhasebesi, adil değer muhasebesi  Farm Accounting Data Network  (FADN)  Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA)  international accounting standards  (IAS)  uluslararası muhasebe standartları (UMS)  International Accounting Standarts  Board (IASB)  Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu  (UMSK)  ACCREDITATION  akreditasyon  accredit  güven belgesi vermek, kabul etmek, güvenmek  accredited institution  onaylanmış kurum  accredited journalist  akredite gazeteci  accrediting state  diplomatik temsilci gönderen ülke  European Cooperation for  Accreditation /  European  Accreditation (EA)  Avrupa Akreditasyon Birliği (EA)  international accreditation forum  (IAF)  uluslararası akreditasyon forumu (IAF)  International Laboratory  Accreditation Cooperation (ILAC)  Uluslararası Laboratuvar Akreditasyon İş Birliği  [Örgütü] (ILAC)  ACCRUAL  tahakkuk  accrual based accounting  tahakkuk esaslı muhasebe
  16. 16. 6  accruals and deferred income  tahakkuklar ve ertelenmiş gelirler  accrue  tahakkuk etmek, çoğalmak, birikmek, eklenmek  accrued income  tahakkuk eden gelir  customs duties accrued on the product  mala tahakkuk eden gümrük vergileri  ACCUMULATION  birikim; toplama, yığılma  accumulation of capital  sermaye birikimi  ACCURACY  doğruluk  ACIDIFICATION  asitleştirme, asitleşme  ACKNOWLEDGING...  kaydederek  ACOUSTIC  işitsel, akustik  ACQUIESCENCE  göz yumma; kabullenme; boyun eğme  ACQUIRED  iktisap edilen / edinilen; elde edilen  ACQUIS  müktesebat / kazanım  Acquis Communautaire  Topluluk Müktesebatı / Kazanımı  Community acquis  Topluluk müktesebatı / kazanımı  employment acquis  istihdam müktesebatı / kazanımı  National Programme for the Adoption  of the Acquis (NPAA)  Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine  İlişkin Ulusal Program (NPAA)  Union Acquis  Birlik Müktesebatı / Kazanımı  ACQUISITION  edinme / iktisap, kazanma; devralma  acquisition cost  iktisap maliyeti, edinim maliyeti, elde etme  maliyeti  acquisition of shares  hisselerin iktisabı / edinilmesi  ACQUITTAL  beraat, ibra, aklanma  ACT  belge; kanun / yasa, tasarruf, hareket, fiil /  eylem; işlem; senet  act declared void  hükümsüzlüğü açıklanan tasarruf / işlem  act of the Council  Konsey tasarrufu, Konsey işlemi  act of God  mücbir sebep  act of law  hukuki sonuç doğuran eylem veya olay; hukuki  fiil  act of the Parliament  [Avrupa] Parlamentosu tasarrufu / işlemi  act of ratification  onay işlemi  act of state  devlet tasarrufu, devlet erki (bkz. act of  sovereignty)  act of sovereignty  hakimiyet tasarrufu; hükûmet tasarrufu  action for failure to act  hareketsizlik / ihmal davası, menfi işlemin tespiti  davası  additional act  ek senet; ek işlem  authentic act  resmî senet  Acte Clair Theory  Sarih / Açık İşlem Teorisi; (Acte Clair Doktrini)  capacity to act  fiil ehliyeti, hakları kullanma ehliyeti
  17. 17. 7  Community act  Topluluk işlemi / tasarrufu  contested act  itiraz edilen tasarruf, itiraz edilen işlem  complementary act  tamamlayıcı tasarruf, tamamlayıcı işlem  empowering act  yetki veren tasarruf / işlem; yetki kanunu  fail to act  hareketsiz kalmak, savsaklamak  failure to act  hareketsizlik, işlemden kaçınma; olumsuz / menfi  işlem  final act  nihai / son senet  general act  genel senet  legislative act  yasama işlemi, yasama tasarrufu  Lend and Lease Act  Ödünç Verme ve Kiralama Yasası  original act  asıl belge; temel işlem  provision of the act  kanun hükmü; yasal hüküm  review the legality of acts of the  Council  Konsey tasarruflarının / işlemlerinin hukuka  uygunluğunu denetlemek  Single European Act (SEA)  Avrupa Tek Senedi (ATS)  ACTION  dava; eylem  Action Committee for a United States  of Europe (ACUSE)  Avrupa Birleşik Devletleri için Eylem Komitesi  (ACUSE)  action for annulment  iptal davası  action for compensation  tazminat davası  action for damages  tazminat davası  action for failure to act  hareketsizlik / ihmal davası, menfi işlemin tespiti  davası  action for infringement  ihlal davası  action of paternity  babalık davası  action plan  eylem planı  Action Plan for the Mediterranean  Akdeniz Eylem Planı  action programme  eylem programı  administrative action  idari dava; idari eylem  amendment of legal action  davanın ıslahı  biotechnology action programme  (BAP)  biyoteknoloji eylem programı (BEP)  bring an action (before the court)  dava açmak  bring an action for an infringement  ihlal davası açmak  blueprint for action  eylem planı  cases that require immediate action  acil önlem gerektiren durumlar  collective action  toplu eylem  collective action clause  toplu eylem şartı / kaydı  common action  ortak hareket, ortak eylem  concerted action  uyumlu eylem  concerted economic action  uyumlu ekonomik eylem  consolidation of legal action  davanın birleştirilmesi  Council Joint Action  Konsey Ortak Eylemi  direct action  doğrudan dava, doğrudan eylem  Environmental Action Programme  (EAP)  Çevresel Eylem Programı (ÇEP)  file a legal action  dava açmak  Financial Action Task Force ( FATF)  Mali Eylem Görev Gücü (FATF)
  18. 18. 8  food safety action plan  gıda güvenliği eylem planı  improper action  uygunsuz eylem / uygunsuz davranış  indirect action  dolaylı dava; dolaylı eylem  joint action  ortak eylem  Mediterranean Action Plan (MAP)  Akdeniz Eylem Planı (AEP)  national action plan (NAP)  ulusal eylem planı (UEP)  national environmental action plan  (NEAP)  ulusal çevre eylem planı (UÇEP)  party in a civil action  hukuk davasında taraf  party in an action  davanın tarafı  party of the action  davanın tarafı  social action programme  sosyal eylem programı  Special Telecommunication Action for  Regional Development (STAR)  Bölgesel Gelişme için Özel Telekomünikasyon  [Programı] (STAR)  stimulation action programme  özendirme eylem programı  transfer of legal action  davanın nakli  waive a right of action  dava hakkından feragat etmek  ACTIVE  etkin / faal / aktif  active bond  aktif  / faal tahvil, hareketli tahvil  active partner  faal / etkin ortak  ACTIVATE (v.)  etkinleştirmek; harekete geçirmek  ACTIVITY  faaliyet / etkinlik  activity schedule  faaliyet çizelgesi  branch of activity  faaliyet dalı  categories of economic activity  ekonomik faaliyet / etkinlik kategorileri  development activities  kalkınma faaliyetleri / etkinlikleri  level of activity  faaliyet seviyesi; iş hacmi  monitoring an activity  faaliyeti denetleme  principal activity  asli / temel faaliyet  processing activity  işleme etkinliği; üretim faaliyeti  sphere of activity  faaliyet / etkinlik alanı  subversive activity  yıkıcı faaliyet  ACTUALLY  fiilen; aslında; gerçekte  ACTUARIAL PRESENT VALUE  aktüeryal bugünkü değer  active: faal, etkin  activity: faaliyet / etkinlik  effective: etkili, müessir  effectiveness: etkililik  efficiency: etkili olma, verimlilik  efficient: etkili, müessir  productive: verimli; üretken
  19. 19. 9  ADAPTATION  uyarlama; uyum sağlama  ADDITION  toplama, ekleme, ilave etme  add  katmak, ilave etmek, eklemek, toplamak  added value  katma değer  additional  katma, fazladan, ek / ilave  additional act  ek senet; ek işlem  additional listing  ilave kotasyon  additional protocol  katma protokol  additional tax  ek vergi  additive  katkı maddesi  ADDRESS  i. adres;  f. hitap etmek  correspondence address  yazışma adresi  notification address  tebligat adresi  This decision is addressed to the  Member States.  Bu karar Üye Devletlere yöneliktir.  ADDRESSEE  muhatap  ADEQUATE  yeterli / kafi; uygun, gerekli niteliklere sahip  promptly and adequately  derhal ve gerektiği gibi  ADHESION  katılım  adhere  bağlı kalmak; katılmak  application for adhesion  katılım başvurusu (uluslararası anlaşmalar)  clause of adhesion  katılım kaydı / klozu  AD HOC  geçici, belirli bir olaya özgü  ad hoc arbitration  belirli bir olaya özgü tahkim, ad hoc tahkim  ad hoc assembly  ad hoc toplantı, ad hoc meclis  ad hoc committee  geçici komite (ad hoc komite)  ad hoc working group  ad hoc çalışma grubu  ADJOURN (v.)  ara vermek; ertelemek  adjourn a hearing  duruşmayı ertelemek  adjourn a sitting  oturuma ara vermek; oturumu ertelemek  ADJUDICATION  yargılama  adjudicate  yargılamak  ADJUSTMENT  düzeltme; düzenleme; ayarlama; uyum  adjustment of borders  sınırların yeniden düzenlenmesi  rate of adjustment  tanzim oranı  structural adjustment  yapısal uyum  structural adjustment and reform  program  yapısal uyum ve reform programı  ADMINISTRATION  yönetim / idare  administer  yönetmek / idare etmek  Conference of the European Postal and  Telecommunications Administrations  (CEPT)  Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Avrupa  Konferansı (CEPT)
  20. 20. 10  Directorate­General for Personnel and  Administration  Personel ve Yönetim Genel Müdürlüğü  Integrated Administration and Control  System (IACS)  Entegre İdare ve Kontrol Sistemi (EİKS)  interchange of data between  administrations (IDA)  yönetimler arası veri alışverişi (IDA)  local administration  mahalli idare / yerel yönetim  Office for the Administration and  Settlement of Individual Entitlements  (Paymaster Office­PMO)  Bireysel Görevlendirmeler İdare ve Ödeme Ofisi  (Ödeme Ofisi ­PMO)  public administration  kamu yönetimi  ADMINISTRATIVE  idari / yönetsel  administrative action  idari dava; idari eylem  administrative arrangements  idari düzenlemeler  administrative competence  yönetim yetkisi / idari yetki  administrative control  idari denetim  administrative discretion  idarenin takdir yetkisi  administrative expense  yönetim gideri / idari gider  administrative reform  idari reform  Common Transit and Single  Administrative Document  Ortak Transit ve Tek İdari Belge  general administrative expense  genel yönetim gideri  local administrative personnel  yerel yönetim personeli  Single Administrative Document (SAD)  Tek İdari Belge (TİB)  The European Administrative School  (EAS)  Avrupa Yönetim Okulu (EAS)  ADMISSION  kabul; izin; giriş; kabul izni; itiraf, ikrar  admission of financial instruments to  trading  finansal araçların işlem görmeye kabulü (borsa)  admission of securities to the capital  markets  menkul kıymetlerin sermaye piyasasına kabulü  admission to trading  [borsa] işlemine kabul edilme; işlem görme /  yapma izni (borsa)  temporary admission  geçici kabul  ADOPTION  kabul etme; benimseme; evlat edinme  adopt  kabul etmek; benimsemek; evlat edinmek  adopted child  evlat edinilmiş çocuk  …has adopted this regulation  ...işbu tüzüğü kabul etmiştir.  …hereby adopts this resolution  ...işbu ilke kararını kabul eder.  When Member States adopt these  measures..  Üye Devletler bu önlemleri kabul ettiğinde...  ADULTERATION  tağşiş; içine yabancı madde katarak kandırma  AD VALOREM  değer / kıymet esasına göre  ad valorem duty  ad valorem vergi  ad valorem tariff  kıymet esaslı tarife (ad valorem)  ad valorem tax  değer esaslı vergi
  21. 21. 11  ADVANCE  avans; ön ödeme; ilerleme; iyileşme; düzelme  advance­fixing certificate  ön izin belgesi; ön tespit sertifikası  fix in advance  önceden saptama  ADVANCED  ileri, gelişmiş  Advanced Communications  Technologies and Services (ACTS)  İleri Haberleşme Teknolojileri ve Hizmetleri  (ACTS)  advanced technology  ileri teknoloji  advanced treatment  ileri arıtma  advanced vocational training  ileri düzeyde mesleki eğitim  ADVANTAGE  fayda, yarar, avantaj  accorded advantages  tanınan avantajlar, sağlanan avantajlar  mutual advantage  karşılıklı yarar  accord advantages  avantaj tanımak, avantaj sağlamak  involve an advantage  bir avantaj içermek  ADVERTISEMENT  reklam  advertising spots  reklam spotları  board of advertisement  reklam kurulu  commercial advertisement  ticari reklam  comparative advertising  karşılaştırmalı reklam  misleading advertisement  aldatıcı / yanıltıcı reklam  secret advertisement  gizli reklam  subliminal advertising  bilinçaltıyla algılanmak üzere hazırlanan reklam  surreptitious advertising  gizli reklam  ADVISER  danışman / müşavir  Bureau of the European Policy  Advisers (BEPA)  Avrupa Politika Danışmanları Bürosu (BEPA)  financial adviser  mali müşavir / mali danışman  investment adviser  yatırım danışmanı  legal adviser  hukuk müşaviri / danışmanı  pre accession adviser (PAA)  katılım öncesi danışman (PAA)  resident twinning adviser (RTA)  daimî eşleştirme danışmanı (RTA)  statutory adviser  kanuni müşavir  ADVISORY  istişari / danışmaya değgin  advisory commission  danışma komisyonu  advisory committee  danışma komitesi / istişari komite  Advisory Committee on Banking  Bankacılık Danışma Komitesi  Advisory Committee on Customs  Matters  Gümrük Sorunları Danışma Komitesi  Advisory Committee on Foodstuffs  Gıda Danışma Komitesi  Advisory Committee on Safety  Güvenlik Danışma Komitesi  Advisory Committee on Restrictive  Practices and Dominant Positions  Sınırlayıcı Uygulamalar ve Hâkim Durumlar  Danışma Komitesi  advisory jurisdiction  istişari yetki  advisory opinion  istişari görüş  advisory service  danışmanlık hizmeti  Foreign Investment Advisory Service  Yabancı Yatırımlar Danışmanlık Servisi (FIAS)
  22. 22. 12  (FIAS)  joint advisory committee  karma istişare komitesi  Regional Advisory Councils  Bölgesel Danışma Konseyleri  AEGIS  himaye  under the aegis of  koruyuculuğunda, himayesinde veya desteği ile  AERIAL  hava ile ilgili, havadan  aerial photography  hava fotoğrafçılığı  AEROPLANE  uçak  civil subsonic jet aeroplanes  ses hızının altındaki sivil jet uçakları  emission from aeroplane  uçaktan kaynaklanan emisyon  AEROSPACE  uzayla ilgili  aerospace industry  uzay sanayisi / sanayii  AFFAIR  iş; ilişki; olay  Conference of European Affairs  Committees (CEAC)  Avrupa İşleri Komiteleri Konferansı (CEAC)  Economic and Financial Affairs  Council (ECOFIN)  Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi  (ECOFIN)  employment and social affairs  istihdam ve sosyal işler  foreign affairs  dış işleri  General Affairs Council (GAC)  Genel İşler Konseyi (GİK)  General Affairs and External Relations  Council (GAERC)  Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi (GİDİK)  home affairs  iç işleri  justice and home affairs (JHA)  adalet ve iç işleri (Aİ)  Justice and Home Affairs Council  Adalet ve İç İşleri Konseyi  political affairs committee  siyasi işler komitesi  Union Minister for Foreign Affairs  Birlik (AB) Dışişleri Bakanı  AFFILIATE (v.)  bağlanmak, yakın ilişki kurmak  affiliated company  yavru şirket, filyal  affiliated enterprise  bağlı işletme  affiliate membership  afiliye üyelik, güçlendirilmiş ortak üyelik (Batı  Avrupa Birliğinde)  political affiliation  siyasal bağ  AFFORESTATION  ağaçlandırma  afforested  ağaçlandırılmış  AGENCE EUROPE  Avrupa Ajansı  AGENCY  kurum; ajans; daire; birim; acenta  Agency for the Control of Armament  (ACA)  Silahların Denetimi Ajansı (ACA)  Community Fisheries Control Agency  (CFCA)  Topluluk Balıkçılık Kontrol Ajansı (CFCA)  Education, Audiovisual and Culture  Executive Agency (EACEA)  Eğitim, Görsel İşitsel ve Kültür İcra Ajansı  (EACEA)  Euratom Supply Agency (ESA)  Euratom Tedarik Ajansı (ESA)  European Agency for the Evaluation of  Avrupa Tıbbi Ürünler Değerlendirme Ajansı
  23. 23. 13  Medicinal Products (EMEA)  (EMEA)  European Agency for the Management  of Operational Cooperation at the  External Borders (Frontex)  Avrupa Dış Sınırlarda Operasyonel İş Birliği  Yönetimi Ajansı  (Frontex)  European Agency for Reconstruction  (EAR)  Avrupa İmar Ajansı (EAR)  European Agency for Safety and  Health at Work (EU­OSHA)  Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU­  OSHA)  European Armaments Agency (EAA)  Avrupa Silahlanma Ajansı (EAA)  European Aviation Safety Agency  (EASA)  Avrupa Hava Güvenliği Ajansı (EASA)  European Chemicals Agency (ECHA)  Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA)  European Cooperation Agency (ECA)  Avrupa İş Birliği Ajansı (ECA)  European Defence Agency (EDA)  Avrupa Savunma Ajansı (EDA)  European Environment Agency (EEA)  Avrupa Çevre Ajansı (AÇA)  European Medicines Agency (EMEA)  Avrupa Tıbbi Ürünler Ajansı (EMEA)  European Maritime Safety Agency  (EMSA)  Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı (EMSA)  European Network and Information  Security Agency (ENISA)  Avrupa Ağ ve Bilgi Güvenliği Ajansı (ENISA)  European Nuclear Energy Agency  (ENEA)  Avrupa Nükleer Enerji Ajansı (ENEA)  European Productivity Agency (EPA)  Avrupa Verimlilik Ajansı (EPA)  European Railway Agency (ERA)  Avrupa Demir Yolu Ajansı (ERA)  European Space Agency (ESA)  Avrupa Uzay Ajansı (AUA)  executive agency  yürütme / icra ajansı  Federal Information Technologies  Agency (FITA)  Federal Bilgi Teknolojileri Ajansı (FITA)  European Union Agency for  Fundamental Rights (FRA)  Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA)  Executive Agency for the Public Health  Programme (Public Health Executive  Agency (PHEA))  Genel Sağlık Programı Yürütme Ajansı (PHEA)  implementing agency (IA)  uygulamadan sorumlu kurum (IA)  Intelligent Energy Executive Agency  (IEEA)  Akıllı Enerji Yürütme Ajansı (IEEA)  International Atomic Energy Agency  (IAEA)  Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)  International Development Agency  (IDA)  Uluslararası Kalkınma Ajansı (IDA)  International Energy Agency (IEA)  Uluslararası Enerji Ajansı (UEA)  intervention agency  müdahale kurumu  law enforcement agency  kolluk kuvveti  paying agency  ödeme kurumu  specialised agency  uzman kurum  Trans­European Transport Network  Executive Agency  Trans­Avrupa Taşımacılık Ağı Yürütme Ajansı  AGENDA  gündem  agenda item  gündem maddesi
  24. 24. 14  agenda setting  gündemi belirleme  adopted agenda  kabul edilmiş gündem  annotated agenda  açıklamalı gündem  political agenda  siyasi gündem  provisional agenda  geçici gündem  AGENT  görevli; temsilci; acenta; vekil; ajan  biological agent  biyolojik ajan / etmen  hazardous chemical agent  tehlikeli kimyasal ajan  AGGLOMERATION  toplama; yığın  AGGRAVATION  ağırlaştırma  aggravating circumstance  ağırlaştırıcı neden, ağırlaştırıcı koşul  AGRARIAN  tarımsal / zirai, çiftçilik veya toprak  sahipliğiyle ilgili  agrarian reform  tarım reformu  agrarian revolution  tarım devrimi  AGREEMENT  anlaşma  accede to an agreement  anlaşmaya taraf olmak  accession to an agreement  anlaşmaya taraf olma  agree  anlaşmak, mutabakata  varmak; kararlaştırmak  agree to a right  bir hakkın varlığı konusunda mutabakata varmak  Agreement Establishing an Association  Between The European Economic  Community And Turkey  Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu  Arasında bir Ortaklık Yaratan Anlaşma  agreement on agriculture  tarım anlaşması  Agreement on Conformity Assessment  and Acceptance of Industrial Products  (ACAA)  Sınai Ürünlerin Uygunluk Değerlendirmesi ve  Kabulü Anlaşması (ACAA)  Agreement on Pre­Shipment Inspection  Sevkiyat Öncesi Kontrol Anlaşması  Agreement on Trade Related Aspects  of Intellectual Property (TRIPS  Agreement)  Ticaretle Bağlantılı Fikrî Mülkiyet Hakları  Anlaşması (TRIPS Anlaşması)  Ankara Agreement  Ankara Anlaşması  association agreement  ortaklık anlaşması  bilateral agreement  iki taraflı anlaşma, ikili anlaşma  categories of agreements  anlaşma kategorileri  collective labour agreement  toplu iş sözleşmesi  conclude an agreement  anlaşma yapmak  economic agreement  ekonomik anlaşma  energy sales and treasury guarantee  agreements  enerji satış ve hazine garantisi anlaşmaları  enter into an agreement  anlaşma imzalamak, anlaşma yapmak  Europe Agreement  Avrupa Anlaşması  European Monetary Agreement (EMA)  Avrupa Para Anlaşması (APA)  exclusive distribution agreement  tek elden dağıtım anlaşması, münhasır dağıtım  anlaşması  exclusive purchasing agreement  tek elden satın alma anlaşması, münhasır satın  alma anlaşması
  25. 25. 15  executive agreement  icra anlaşması  franchise agreements  franchising anlaşmaları  free trade agreement (FTA)  serbest ticaret anlaşması (STA)  financing agreement (FA)  finansman anlaşması (FA)  forward rate agreement  vadeli kur anlaşması  General Agreement on Tariffs and  Trade (GATT)  Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)  gentleman’s agreement  centilmenlik anlaşması  … has agreed as follows:  …aşağıdaki gibi anlaşmıştır:  ... have agreed on the following  provisions: (in international  conventions)  …aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmıştır:  (uluslararası sözleşmelerde)  hire purchase agreement  taksitle satın alma anlaşması  inter­enterprise agreement  işletmeler arası anlaşma  interim agreement  geçici anlaşma  international agreement  uluslararası anlaşma  international co­production agreement  uluslararası ortak yapım / üretim anlaşması  KEYMARK Agreement  [Avrupa] Anahtar Marka Anlaşması  maintenance of agreement  anlaşmanın yürürlükte kalması  monetary agreement  parasal anlaşma  Multi­fibre  Agreement (MFA)  Çok Elyaflılar Anlaşması (MFA)  multilateral agreement (MLA)  çok taraflı anlaşma (MLA)  North American Free Trade  Agreement (NAFTA)  Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması  (NAFTA)  novation agreement  tecdit / yenileme anlaşması; borç yenileme  anlaşması  open repurchase agreement  açık repo  plurilateral agreement  çoklu anlaşma (değişken sayılı çok taraflı)  preferential agreement  tercihli anlaşma (ticaret)  public service concession agreement  kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi  quadripartite agreement  dörtlü anlaşma, dört taraflı anlaşma  Quadripartite Agreement About West  Berlin  Batı Berlin Hakkında Dörtlü Anlaşma  ratification of an agreement  anlaşmanın onaylanması  readmission agreement  yeniden kabul anlaşması  renew agreements  anlaşmaları yenilemek  repurchase agreement  geri satın alma şartıyla satış anlaşması; sürekli  repo  reverse repurchase agreement  reverse repo  Schengen Agreement  Schengen Anlaşması  social policy agreement  sosyal politika anlaşması  specialisation agreement  uzmanlaşma anlaşması  subsidiary agreement  tali / ek / yan anlaşma  supplementary agreement  ek anlaşma (tamamlayıcı)  vertical agreement  dikey anlaşma  AGGREGATE  yekûn, toplam, küme, yığın  aggregate earning  toplam kazanç, toplam gelir  aggregation  küme, topluluk  AGGRESSION  saldırı
  26. 26. 16  AGRICULTURAL  tarımsal / zirai / tarımla ilgili  agricultural cooperation  tarımsal iş birliği  Agricultural Development Programme  (ADP)  Tarımsal Kalkınma Programı (ADP)  agricultural and forestry tractor  tarım ve ormancılıkta kullanılan traktör  Agricultural Information (AGINFO)  Tarımsal Bilgi [Arama] Servisi (AGINFO)  agricultural land  tarımsal alan  agricultural market  tarım piyasası / tarımsal piyasa  agricultural meteorology  tarımsal meteoroloji  agricultural price  tarım fiyatı / tarımsal fiyat  agricultural product  tarımsal ürün  agricultural research projects  (AGREP)  tarımsal araştırma projeleri (TAP)  agricultural surplus  tarımsal ürün fazlası  Committee of Agricultural  Organisations in the European  Community (COPA)  Avrupa Topluluğu Tarım Kuruluşları Komitesi  (COPA)  Common Agricultural Policy (CAP)  Ortak Tarım Politikası (OTP)  Common Organisation of Agricultural  Markets (COM)  Ortak Tarım Piyasaları Düzeni (COM)  customs and agricultural duty  gümrük ve tarım resimleri  European Agricultural Guidance and  Guarantee Fund (EAGGF / FEOGA)  Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu  (EAGGF / FEOGA)  European Council for Agricultural  Law (CEDR)  Avrupa Tarım Hukuku Konseyi (CEDR)  Fisheries and Agricultural Research  (FAR)  Balıkçılık ve Tarım Araştırmaları (FAR)  General Confederation of Agricultural  Co­operatives in the European Union  (COGECA)  Avrupa Birliği Tarım Kooperatifleri  Konfederasyonu (COGECA)  intervention on the agricultural market  tarım piyasasına müdahale  non agricultural product  tarım dışı ürün  processed agricultural product  işlenmiş tarım ürünü  AGRICULTURE  tarım / ziraat  agreement on agriculture  tarım anlaşması  Agriculture and Fisheries Council  Tarım ve Balıkçılık Konseyi  agriculture of  mountain  dağ tarımı  agriculture sales cooperative  tarım satış kooperatifi  Cooperation in Automation of Data  and Documentation for Imports  (Exports) and Agriculture (CADDIA)  İthalat (İhracat) ve Tarım Dokümantasyonu ve  Verilerinin Otomasyonunda İşbirliği (CADDIA)  Directorate­General for Agriculture  and Rural Development  Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü  European Collaborative Linkage of  Agriculture and Industry through  Research (ECLAIR)  Avrupa Araştırma Yoluyla Tarım ve Sanayi İş  Birliği Bağı (ECLAIR)  Food and Agriculture Organisation (of  the United Nations) (FAO)  (Birleşmiş Milletler) Gıda ve Tarım Örgütü  (FAO)  Special Accession Programme for  Tarımsal ve Kırsal Kalkınmaya Yönelik Özel
  27. 27. 17  Agriculture and Rural Development  (SAPARD)  Katılım Programı (SAPARD)  Special Committee on Agriculture  (SCA)  Özel Tarım Komitesi (SCA)  sustainable agriculture  sürdürülebilir tarım  AID  i. yardım; f. yardım etmek  aid for agricultural development  tarımsal kalkınma yardımı  aid in kind  ayni yardım  aid monitoring  yardım izleme  aid policy  yardım politikası  aid recipient  yardım alan kimse  aid system  yardım sistemi  aid to employment (employment aid)  istihdam yardımı  categories of aid  yardım kategorileri  development aid  kalkınma yardımı  Development Aid Committee (DAC)  Kalkınma Yardım Komitesi (DAC)  Directorate­General for Humanitarian  Aid (ECHO)  İnsani Yardım Genel Müdürlüğü (ECHO)  economic aid  ekonomik yardım  financial aid  mali yardım  horizontal state aid  yatay devlet yardımı  humanitarian aid / assistance  insani yardım  national aid  ulusal yardım  national aid coordinator (NAC)  ulusal  yardım  koordinatörü (NAC)  pre­accession aid  katılım öncesi yardım  provide non­repayable aid  geri ödemesi olmayan yardım sağlamak  public aid  devlet / kamu yardımı  public aid for development  kalkınma için kamu yardımı  state aid  devlet yardımı  AIR  hava  air base  hava üssü  airborne  havada bulunan, hava yoluyla taşınan  airborne troops  hava yoluyla nakledilen birlikler  airbus industry  airbus sanayisi / sanayii  air contamination  havanın kirlenmesi  air to ground missile  havadan karaya füze  air pollutant  hava kirletici  air pollution  hava kirliliği  air pollution measurement vehicle  hava kirliliği ölçüm aracı  air raid  hava saldırısı  air sampling  hava numunesi alma  airspace  hava sahası  air transport  hava taşımacılığı  ambient air  ortam havası, dış hava  European Organisation for the Safety  of Air Navigation (Eurocontrol)  Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı  (Eurocontrol)  International Air Transport  Association (IATA)  Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA)  Long Range Transboundary Air  Uzun Menzilli Sınır Aşan Hava Kirliliği (LRTAP)
  28. 28. 18  Pollution (LRTAP)  Convention on Long Range  Transboundary Air Pollution  Uzun Menzilli Sınır Aşan Hava Kirliliği  Sözleşmesi  AIRCRAFT  uçak  aircraft carrier  uçak gemisi  air / aircraft fleet  hava filosu  aircraft industry  uçak sanayisi / sanayii  marginally compliant aircraft  marjinal uygunluğa sahip hava aracı  AIRPORT  havalimanı / havaalanı  ALARM SYSTEM  uyarı / ikaz sistemi  ALIMONY  boşanma nafakası  ALIEN  yabancı  ALIGNED  aynı hizada; uyumlaştırılmış  ALIGNMENT  uyum, uyumlaştırma  legislative alignment  mevzuat uyumu  level of alignment  uyum düzeyi  ALLEGATION  itham; iddia  allege  iddia etmek; itham etmek  alleged infringement of an obligation  yükümlülük ihlali iddiası  alleged offence  iddia edilen suç  ALLEGIANCE  mensubiyet; sadakat  ALLERGENIC EFFECT  alerjen etki  ALLERGY  alerji  ALLEVIATING POVERTY  yoksullukla mücadele  ALLIANCE  ittifak  Alliance for Europe of the Nations  (AEN)  Uluslar Avrupası İttifakı (AEN)  Alliance of Independent Democrats in  Europe (AIDE)  Avrupa Bağımsız Demokratlar İttifakı (AIDE)  Alliance of Liberals and Democrats for  Europe (ALDE)  Avrupa Liberal ve Demokratlar İttifakı Grubu  (ALDE)  electoral alliance  seçim ittifakı  European Democratic Alliance (RDE)  Avrupa Demokratik Birliği (RDE)  European Free Alliance (EFA)  Avrupa Özgür İttifakı (EFA)  ALLOCATION  ödenek / tahsisat, dağıtım  allocate  tahsis etmek, dağıtmak, pay etmek  allocated appropriation  tahsis edilen ödenek  allocation key  dağıtım anahtarı  allocation of funds  fon tahsisatı, fonların tahsisi  allocation of identification number to a  notified body  (uygunluğu) bildirilmiş kuruluşa kimlik kayıt  numarası tahsisi  allocation of resources  kaynakların tahsisi
  29. 29. 19  cost allocation  maliyet dağıtımı  resource allocation  kaynak tahsisi  ALLOWANCE  ödenek / tahsisat, nafaka, aylık bağlama;  istihkak, tahsis, karşılık  annual allowance  yıllık ödenek  family allowance  aile yardımı  investment allowance  yatırım indirimi  subsistence allowance  geçinme ödemesi  ALLOW FOR (v.)  dikkate almak  ALTERATION  değişiklik  alter  değiştirmek, tadil etmek  alter the time limit  süre sınırını değiştirmek  ALTERNATELY  değişimli olarak; bir birinden bir diğerinden  AMBASSADOR  büyükelçi / sefir  ambassador at large  özel elçi, gezici büyükelçi  ambassador designate  atanmış büyükelçi  ambassador plenipotentiary  tam yetkili büyükelçi  AMBIENCE  muhit / çevre, ortam  AMBIENT  çevreleyen, dış şartlara ilişkin  ambient air  ortam havası, dış hava  ambient atmosphere  ortam atmosferi  ambient noise  ortam gürültüsü  ambient temperature  çevre sıcaklığı  AMBIGUOUS  anlamı belirsiz, muğlak  unambiguous  anlamı açık, vazıh  AMENDMENT  değiştirme, tadil; değişiklik, tadilat  amend  değiştirmek, tadil etmek  amending treaty  tadil antlaşması  amendment of a provision  bir hükümde yapılan değişiklik / tadilat  amendment of legal action  davanın ıslahı  amendment of the founding treaties  kurucu antlaşmaların tadili / değiştirilmesi  amendment to a treaty  antlaşmanın tadili / antlaşmanın değiştirilmesi  amend provisions  hükümleri değiştirmek / tadil etmek  AMICABLE  dostane  AMNESTY  genel af  Amnesty International  Uluslararası Af Örgütü  amend: tadil etmek / değiştirmek (anlaşmalar, kanunlar)  modify: değiştirmek  change: değiştirmek
  30. 30. 20  AMOUNT  tutar, meblağ, miktar, yekûn  amount of compensation  tazminat tutarı  compensatory amount  telafi edici tutar  correction amount  düzeltici tutar  invoice amount  fatura bedeli  minimal amount  asgari tutar  monetary compensation amount  (MCA)  parasal telafi tutarı (MCA)  ANALYSIS  çözümleme / tahlil / analiz  accident analysis  kaza analizi  analysis of the objective  hedef çözümlemesi / tahlili  analysis of the strategies  stratejilerin çözümlenmesi / tahlili  cost­benefit analysis  fayda maliyet analizi  depth analysis  derinlik analizi / tahlili / çözümlemesi  DNA analysis  DNA analizi / çözümlemesi  gender analysis  cinsiyet analizi / tahlili / çözümlemesi  Hazard Analysis and Critical Control  Point (HACCP)  Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktası  (HACCP)  input­output analysis  girdi­çıktı analizi / çözümlemesi  method of sampling and analysis  numune alma ve tahlil yöntemi / örnekleme ve  çözümleme yöntemi  need analysis  ihtiyaç analizi  overall analysis  kapsamlı analiz / çözümleme  problem analysis  problem analizi / sorun çözümlemesi  stakeholder analysis  paydaş analizi  SWOT (abbr. of Strengths,  Weaknesses, Opportunities and  Threats) Analysis  GZFT (kısalt. Güçlü Yönler, Zayıf Yönler,  Fırsatlar ve Tehditler) Analizi  ANCILLARY  yardımcı, destekleyici  ancillary product  yardımcı ürün  ANIMAL  hayvan  animal health  hayvan sağlığı  animal health and surveillance  hayvan sağlığı ve gözetimi  animal health certificate  hayvan sağlığı sertifikası  animal holding  hayvancılıkla uğraşan işletme  animal identification code  hayvan tanımlama kodu  animal identification system  hayvan kimlik sistemi  animal origin  hayvanın menşesi / kökeni  animal passport  hayvan pasaportu  animal waste  hayvansal atık  animal welfare  hayvan refahı  bovine animal  büyükbaş hayvan  domestic animal  yerli / evcil hayvan  epidemic animal disease  salgın hayvan hastalığı  rearing animals  besi hayvanları  World Organisation for Animal Health  (WOAH / OIE)  Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH / OIE)
  31. 31. 21  ANNOUNCEMENT  duyuru, bildiri, ilan  announce  duyurmak, ilan etmek  announce a tender  ihale duyurusu yapmak  commercial announcement  ticari ilan / duyuru  ANNUITY  yıllık taksit veya gelir  ANNULMENT  iptal (evlilik veya sözleşme gibi işlem ve  tasarrufların bütün sonuçlarıyla iptal  edilmesi)  annul  iptal etmek (işlem veya tasarruf)  action for annulment  iptal davası  ANTHRAX  antraks, şarbon  ANTI­  karşı, muhalif; karşıt  Anti Ballistic Missile Treaty (ABMT)  Anti Balistik Füze Antlaşması (ABMT)  anti­dumping  anti damping  anti­dumping measure  anti­damping önlem / tedbir  anti­European movement  Avrupa karşıtı hareket  Anti­Fraud Coordination Unit  (UCLAF)  Hileyle Mücadele Koordinasyon Birimi (UCLAF)  anti globalisation movement  küreselleşme karşıtı hareket  anti­poverty programme  yoksullukla mücadele programı  anti­racism  ırkçılık karşıtlığı  anti terrorism law  terörle mücadele hukuku; terörle mücadele  kanunu / yasası  anti trust law  anti tröst hukuk (rekabet hukuku)  ANXIOUS TO (in resolutions)  amaçlayarak (ilke kararlarında), kaygısıyla,  düşüncesiyle  APPARATUS  cihaz / gereç  APPEAL  itiraz ( temyizen veya başka nedenlerle üst  merciye başvuru)  appealing party  itiraz / temyiz eden taraf  Board of Appeals  İtiraz İnceleme Kurulu  court of appeals  istinaf mahkemesi (temyiz mahkemesi için de  istisnaen kullanılmaktadır)  waive from appeal  temyizden feragat; itirazdan feragat  APPEARANCE  görünme, görünüm, görünüş  original appearance  ilk görünüm  APPELLATE  istinaf yoluyla; temyize ait / temyizle ilgili  appellate review  itirazın üst yargı organı tarafından incelenmesi  (istinaf, temyiz ve benzeri incelemeler)  APPLIANCE  alet  appliances burning gaseous fuels  gaz yakan aletler  gas appliances  gazlı aletler  household appliance  ev aleti
  32. 32. 22  labelling of household appliances  ev aletlerinin etiketlendirilmesi  lifting and mechanical handling  appliance  kaldırma ve mekanik taşıma aleti  APPLICABLE  uygulanabilir  applicable international instrument  uygulanabilir / kabil­i tatbik uluslararası hukuki  düzenleme aracı / düzenleyici belge  direct applicability  doğrudan uygulanabilirlik  APPLICANT  başvuru sahibi / başvuran  APPLICATION  uygulama, tatbik etme; başvuru  application for accession  katılım başvurusu  application for adhesion  katılım başvurusu (uluslararası anlaşmalar)  application of procedures  usulün uygulanması  apply  uygulamak; soyut kuralı somut duruma / olaya  uygulamak; başvurmak  apply in its entirety  bütünüyle (tüm unsurlarıyla) uygulamak  apply mutatis mutandis  kıyas yoluyla (gerekli değişikliklere göre)  uygulamak  it shall apply from… to…  … den… e kadar uygulanır (uygulamada kalır)  scope of application  uygulama alanı / kapsamı  APPOINTMENT  tayin / ata(n)ma  acceptance of appointment  görevin kabul edilmesi  letter of appointment  işe alınma mektubu; tayin beratı  APPRAISAL  değerlendirme; (projelerde ön değerlendirme)  appraisal phase  değerlendirme aşaması (projelerde değerlendirme  aşaması)  APPRENTICE  çırak  apprenticeship  çıraklık  apprenticeship training  çıraklık eğitimi; staj  APPROACH  yaklaşım  balanced approach  dengeli yaklaşım  coordinated approach  koordine / eşgüdümlü yaklaşım  global approach  küresel yaklaşım  integrated approach  bütünsel / entegre yaklaşım  joint approach  ortak yaklaşım  logical framework approach (LFA)  mantıksal çerçeve yaklaşımı (MÇY)  modular approach  modüler yaklaşım  new approach directive  yeni yaklaşım direktifi  old approach directive  klasik yaklaşım direktifi  precautionary approach  ihtiyatlı yaklaşım  APPROPRIATE  uygun, münasip  appropriate supervision  uygun / yeterli denetim (gözetim)  if appropriate  gerekli görüldüğü takdirde  as appropriate  uygun görüldüğü şekilde  where appropriate  uygun olduğu hâllerde  APPROPRIATION  ödenek / tahsisat
  33. 33. 23  allocated appropriation  tahsis edilen ödenek  APPROPRIATIONS  gider / sarf, ödeme emri verilen krediler  APPROVAL  onama; uygun bulma; onay  approve  onamak; uygun bulmak; onaylamak  Approving… (in recommendations)  …onaylayarak (tavsiye kararlarında)  certificate of approval  onay sertifikası, onay belgesi  prior approval  ön onay  type approval  tip onay  type approval certificate  tip onay belgesi  type approval laboratory  tip onay laboratuarı  unanimous approval  oybirliği ile uygun bulma  APPROXIMATION  yakınlaştırma / yaklaş(tır)ma  approximation of laws  kanunların birbirine yakınlaştırılması /  yaklaştırılması  approximation of legislation  mevzuatın yakınlaştırılması  approximation of policies  politikaların yakınlaştırılması  AQUACULTURE  su ürünleri yetiştiriciliği  ARBITER  hakem  ARBITRARY  keyfi  arbitrary arrest  keyfi tutuklama  arbitrary detention  keyfi göz altına alma  arbitrary liability  keyfi yükümlülük  arbitrary regime  keyfi yönetim  ARBITRATION  hakemlik müessesesi / tahkim  ad hoc arbitration  belirli bir olaya özgü tahkim, ad hoc tahkim  arbitral tribunal  hakem mahkemesi  arbitrate  hakem olarak tahkim işlemini yürütmek  arbitration award  hakem kararı  arbitration board  hakem heyeti / hakem kurulu  arbitration clause  tahkim kaydı / tahkim hükmü, tahkim klozu  arbitration committee  tahkim komitesi (heyeti)  arbitration procedure  tahkim usulü  arbitrator  hakem  award of an arbitration board  hakem heyeti kararı  approval: onama  assent: uygun görüş / muvafakat  avis conforme: uygun görüş  certification: tasdik (imza ve mühür ile); belgeleme  consent: rıza  endorsement: tasdik, doğrulama; onaylama  ratification: onay (uluslararası an(t)laşmalarda)
  34. 34. 24  compulsory arbitration  zorunlu tahkim  court of arbitration  tahkim divanı; hakem mahkemesi  facultative arbitration  isteğe bağlı tahkim  grant of licences by arbitration  tahkim yolu ile lisans verilmesi  institutional arbitration  kurumsal tahkim  international arbitration  uluslararası tahkim  political arbitration  siyasi tahkim  pre­court settlement body (arbitration)  duruşma / yargılama öncesi çözüm organı  (tahkim)  refer disputes to arbitration  ihtilafları hakeme havale etme; tahkime başvurma  AREA  alan  area of freedom  özgürlük alanı  area of freedom, security and justice  özgürlük, güvenlik ve adalet alanı  area of separation  tecrit alanı  Common European Priority Area  (CEPA)  Avrupa Müşterek Öncelikli Alanı (CEPA)  coastal area  kıyı bölgesi  cultivated area  ekili alan  customs area  gümrük alanı  emergency area  acil durum alanı  European Economic Area (EEA)  Avrupa Ekonomik Alanı (AEA)  European Research Area (ERA)  Avrupa Araştırma Alanı (AAA)  favoured Area  kayırılan alan  free trade area  serbest ticaret alanı  harmonised area  armonize alan / uyumlaştırılmış alan  local area network (LAN)  yerel alan ağı (YAA)  non harmonised area  uyumlaştırılmamış / armonize edilmemiş alan  sovereign base area  egemen üs (alanı)  underdeveloped area  az gelişmiş bölge  wildlife protection area  yaban hayatı koruma alanı  ARMED FORCES  silahlı kuvvetler  Conventional Armed Forces in Europe  Treaty (CFE)  Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması  (AKKA)  ARMISTICE  mütareke  ARRANGEMENT  düzenleme / tanzim  administrative arrangement  idari düzenleme  arrangement having equivalent effect  eş etkili düzenleme  arrangement having similar effect  benzer etkili düzenleme  autonomous arrangement  özerk / otonom düzenleme  bilateral arrangement  iki taraflı düzenleme  customs arrangement  gümrük düzenlemesi  armistice: mütareke , silah bırakma  ceasefire: ateşkes  truce: mütareke, barış anlaşması
  35. 35. 25  duty relief arrangement  gümrük muafiyet düzenlemesi  exchange arrangement  kambiyo rejimi  land arrangement  arazi düzenlemesi / rejimi  legal arrangement  hukuki düzenleme  legislative arrangement  yasama  yoluyla düzenleme; yasal düzenleme  preferential commercial arrangement  tercihli ticaret düzenlemesi  provisional arrangement  geçici düzenleme  security arrangement  güvenlik düzenlemesi  suspensive arrangement  erteleyici düzenleme  ARREST  tutuklama; haciz  ART  sanat; sanat eseri  original work of art  özgün eser, özgün sanat eseri  ARTICLE  makale; madde, eşya, parça; madde (yasa)  articles of association  dernek tüzüğü; birlik statüsü  articles of incorporation (certificate of  incorporation)  tüzel kişilik kazandıran statü; tüzel kişiliği olan  ticaret şirketi  for the purposes set out in Article X  X maddesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda  in particular articles… thereof  özellikle ilgili... nin ...numaralı maddelerini  interim article  geçici madde  sole article  tek madde  the provisions of the Articles X to Y  X ila Y maddelerinin hükümleri  ARTISAN  küçük sanatkâr, zanaatkâr  ARTISTIC  sanatsal  ASBESTOS BODY  asbest  gövde  ASBESTOSIS  asbestozis  ASPECT  veçhe, yan, yön  ASSEMBLE (v.)  toplamak; monte etmek  disassemble  ayırma, parçalara ayırma; demonte  ASSEMBLY  meclis; toplantı; asamble  ad hoc assembly  ad hoc toplantı, ad hoc meclis  assembly charge  montaj masrafı  bureau of the assembly  başkanlık divanı  The Council of Europe’s  Parliamentary Assembly  Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi  freedom of assembly  toplanma özgürlüğü  article: madde  clause: özel şart; kayıt; kloz  condition:koşul  provision: hüküm  term: şart
  36. 36. 26  North Atlantic Assembly (NAA)  Kuzey Atlantik Assamblesi (NAA)  peaceful assembly  barışçı toplantı  reassemble  tekrar bir araya getirme, birleştirme; remonte  right of peaceful assembly  barışçı toplanma hakkı  unicameral assembly  tek meclisli parlamento  ASSENT  uygun bulma; muvafakat  assent of the authorities  yetkili makamların uygun görmesi / muvafakatı  assent of the European Parliament  Avrupa Parlamentosunun uygun bulması;  uygunluk görüşü  assent procedure  uygun bulma usulü  ASSESSMENT  değerlendirme  Agreement on Conformity Assessment  and Acceptance of Industrial Products  (ACAA)  Sınai Ürünlerin Uygunluk Değerlendirmesi ve  Kabulü Anlaşması (ACAA)  assessment of expenditure  harcamaların tespiti / belirlenmesi; gider  tahakkuku  assessment officer  tahakkuk memuru  conformity assessment  uygunluk değerlendirmesi  conformity assessment and certification  bodies  uygunluk değerlendirme ve belgelendirme  kuruluşları  conformity assessment body  uygunluk değerlendirme kuruluşu  conformity assessment procedure  uygunluk değerlendirme prosedürü / usulü  environmental impact assessment  (EIA)  çevresel etki değerlendirmesi (ÇED)  environmental impact assessment  practices  cevresel etki değerlendirmesi uygulamaları  impact assesment  etki değerlendirmesi  mode of assessment  değerlendirme usulü  regulatory impact assesment (RIA)  düzenleyici etki analizi (DEA)  risk assessment system  risk değerlendirme sistemi  self assessment  öz değerlendirme  Telecommunication Conformity  Assessment and Market Surveillance  Committee (TCAM)  Telekomünikasyon Uygunluk Değerlendirme ve  Piyasa Gözetimi Komitesi (TCAM)  Transport Infrastructure Needs  Assessment (TINA)  Taşıma Altyapısı İhtiyaç Analizi (TINA)  ASSET  varlık; paraya çevrilebilir servet; mal varlığı;  aktif  asset item  aktif kalem  asset management  varlık yönetimi  asset management company  varlık yönetim şirketi  assets and liabilities  aktifler ve pasifler, varlıklar ve yükümlülükler  cultural asset  kültürel varlık  domestic asset  iç varlık, yerel varlık  financial asset  mali / finansal varlık  fixed asset  sabit / duran varlık  financial fixed asset  finansal sabit / duran varlık  hidden asset  örtülü varlık, saklı varlık
  37. 37. 27  intangible asset  maddi olmayan varlık  national financial asset  ulusal mali / finansal varlık  natural asset  doğal / tabii varlık  notional financial asset  gerçek olmayan mali varlık  pension fund asset  emeklilik fonu varlığı  risk adjusted asset  riske uyarlanmış aktif  tangible fixed asset  maddi sabit / duran varlık  ASSIGN (v.)  ayırmak, devretmek, temlik etmek, tahsis  etmek / tayin etmek / atamak  task assigned to it by the Commission  Komisyon tarafından kendisine verilen görev  assign task to the commission  komisyonu görevlendirmek  ASSISTANCE  yardım, destek, iane  assist  yardımcı olmak, destek olmak  Community Assistance for  Reconstruction, Development and  Stabilisation (CARDS)  (Batı Balkanlarda) Yeniden Yapılanma,  Kalkınma ve İstikrara Yönelik Topluluk Yardımı  (CARDS)  Council for Mutual Economic  Assistance (CMEA)  Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi (CMEA)  Development Assistance Committee  (DAC)  Kalkınma Yardım Komitesi (DAC)  humanitarian aid / assistance  insani yardım  Instrument for Pre­Accession  Assistance (IPA)  Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA)  mutual assistance  karşılıklı yardımlaşma  Overseas Development Assistance  (ODA)  Denizaşırı Kalkınma Yardımı (ODA)  social assistance  sosyal yardım  technical assistance (TA)  teknik yardım (TY)  Technical Assistance to the  Commonwealth of Independent States  and Georgia (TACIS)  Bağımsız Devletler Topluluğu ve Gürcistan’a  Teknik Yardım [Programı] (TACIS)  Technical Assistance and Information  Exchange Office (TAIEX)  Teknik Yardım ve Bilgi Değişim Ofisi (TAIEX)  ASSOCIATION  ortaklık; birlik; dernek  Agreement Establishing an Association  Between The European Economic  Community and Turkey  Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu  Arasında bir Ortaklık Yaratan Anlaşma  associate  i.ortak;  f. ortaklık yapmak, ortaklık kurmak; bağ  kurmak  associate member  (West European  Union)  ortak üye (Batı Avrupa Birliği)  associate partner  ortak üye  associated institution  ortak kurum  associated member  ortak üye  associated state  ortak devlet  articles of association  dernek tüzüğü; birlik statüsü  Association of the European  Journalists (AEJ)  Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ)
  38. 38. 28  association agreement  ortaklık anlaşması  association committee  ortaklık komitesi  association council / council of  association  ortaklık konseyi  association instrument  ortaklık aracı; ortaklık belgesi  association law  dernekler hukuku; dernekler kanunu  The Association of European  Chambers of Commerce and Industry  (Eurochambers)  Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği  (Eurochambers)  Association of the European and  Mediterranean Police Forces and  Gendarmeries with Military Status  (FIEP)  Avrupa ve Akdeniz Askerî Statülü Zabıta ve  Jandarmalar Birliği  (FIEP)  Association of South East Asian  Nations (ASEAN)  Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN)  employers’ association  işverenler derneği / birliği  European Association for International  Education (EAIE)  Avrupa Uluslarararası Eğitim Birliği (EAIE)  European Association for Renewable  Energies (EUROSOLAR )  Avrupa Yenilenebilir Enerji Birliği  (EUROSOLAR)  European Association of Teachers  (EAT /AEDE)  Avrupa Öğretmenler Birliği (EAT /AEDE)  European Bureau of Library,  Information and Documentation  Associations (EBLIDA)  Kütüphane, Enformasyon ve Dokümantasyon  Dernekleri Avrupa Bürosu (EBLIDA)  European Community­Turkey  Association Committee  Avrupa Topluluğu­Türkiye Ortaklık Komitesi  European Economic Community­  Turkey Association  Avrupa Ekonomik Topluluğu­Türkiye Ortaklığı  European Economic Community ­  Turkey Association Council  Avrupa Ekonomik Topluluğu­Türkiye Ortaklık  Konseyi  European Free Trade Association  (EFTA)  Avrupa Serbest Ticaret Birliği (ASTB)  European Satellite Operators  Association (ESOA)  Avrupa Uydu Operatörleri Birliği (ESOA)  European Universities Association  (EUA)  Avrupa Üniversiteler Birliği (AÜB)  European Venture Capital Association  (EVCA)  Avrupa Risk Sermayesi Birliği (EVCA)  European Vocational Training  Association (EVTA)  Avrupa Mesleki Eğitim Birliği (EVTA)  establish  an association  ortaklık / dernek / birlik kurmak  form an association  ortaklık / dernek / birlik kurmak  freedom of association  dernek kurma özgürlüğü  free trade association  serbest ticaret birliği  International Air Transport  Association (IATA)  Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA)  International Association of  Conference Interpreters (AIIC)  Uluslararası Konferans Çevirmenleri Derneği  (AIIC)  International Congress and Convention  Uluslararası Kongreler ve Toplantılar Birliği
  39. 39. 29  Association (ICCA)  (ICCA)  International Federation of Library  Associations and Institutions (IFLA)  Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları  Federasyonu (IFLA)  law of association  dernekler hukuku  purpose of association  derneğin, birliğin (ortaklığın)  amacı  right of association  dernek kurma hakkı  securities investment association  menkul kıymetler yatırım ortaklığı  ASSUMPTION  varsayım  ASSURANCE  güvence, itimat, teminat, garanti  full quality assurance  tam kalite güvencesi  product quality assurance  ürün kalite güvencesi  quality assurance equipment  kalite güvence donanımı  ASYLUM  iltica, sığınma  asylum policy  sığınma / iltica politikası  asylum seeker  sığınmacı / mülteci  country of asylum  sığınılan / iltica edilen ülke  right of asylum  iltica / sığınma hakkı  ATA CARNET  ATA Karnesi  ATOM  atom  European Atomic Energy Community  (EAEC / Euratom)  Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (AAET /  Euratom)  International Atomic Energy Agency  (IAEA)  Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)  Treaty Establishing the European  Atomic Energy Community  Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran  Antlaşma  ATTACHMENT  ek; ihtiyati haciz  ATTAIN (v.)  erişmek, ulaşmak  attain its objectives  hedeflerine ulaşmak  ATTITUDE  tavır, tutum, davranış  common attitude  ortak tavır  deplorable attitude  üzücü davranış  uniform attitude  tek biçim tavır / tutum / davranış  alignment: ittifak  association: ortaklık; dernek  collaboration: iş birliği  cooperation: iş birliği  joint: karma, ortak  membership: üyelik  partnership: şirket; ortaklık (birlikte çalışan iki veya daha fazla birey, örgüt, kuruluş, ülke  arasında)  society: dernek, topluluk, toplum
  40. 40. 30  ATTORNEY  dava vekili, avukat; temsilci  letter of attorney  vekaletname, avukat tezkeresi  power of attorney  vekalet, temsil yetkisi; vekaletname  ATTORNEYSHIP  avukatlık  ATTRIBUTE  atıf; vasıf; sıfat  attributed domicile  yasalarca belirlenen / kanuni ikametgâh  AUDIENCE  dinleyiciler, izleyiciler  right of audience  savunma hakkı; duruşmada bulunma hakkı  AUDIOVISUAL  görsel­işitsel  audiovisual production  görsel­işitsel yapım  audiovisual sector  görsel­işitsel sektör  audiovisual services  görsel­işitsel hizmetler  Education, Audiovisual and Culture  Executive Agency (EACEA)  Eğitim, Görsel İşitsel ve Kültür İcra Ajansı  (EACEA)  European Organisation for an  Audiovisual Independent Market (  EURO­AIM )  Bağımsız Görsel­İşitsel Piyasa İçin Avrupa  Örgütü (EURO­AIM)  AUDIT  bağımsız denetim / murakabe, muhasebe  denetimi  auditing  bağımsız denetim  Auditing Commission of the European  Communities  Avrupa Toplulukları Denetleme Komisyonu  audit of records  kayıtların denetimi  compliance audit  uygunluk denetimi  coordination council for auditing  denetim koordinasyon kurulu  eco­management and audit scheme  (EMAS)  çevre yönetimi ve denetleme planı (EMAS)  environmental auditing  çevre denetimi  ex­post external audit  harcama sonrası dış denetim  ex­post financial audit body  harcama sonrası mali denetim yapan birim  ex­post internal audit  harcama sonrası iç denetim  internal audit  iç denetim  Internal Audit Service (IAS)  İç Denetim Servisi (IAS)  international standards on auditing  (ISA)  uluslararası denetim standartları (UDS)  performance audit  performans denetimi  risk audit  risk denetimi  AUDITOR  denetçi / murakıp  board of auditors  denetçiler / murakıplar kurulu / heyeti  Court of Auditors of the European  Communities (European Court of  Auditors) (ECA)  Avrupa Toplulukları Sayıştayı (Avrupa Sayıştayı)  (ECA)  Institute of Internal Auditors (IIA)  İç Denetçiler Enstitüsü (IIA)  lead auditor  baş denetçi  statutory auditor  kanuni denetçi
  41. 41. 31  AUTHENTIC  gerçek, hakiki / asıl  authentic act  resmî senet  authenticated instrument  resmîliği onaylanmış senet / belge  authentic instrument  asıl senet / belge; resmî senet  authentic interpretation  resmî çeviri, çevirinin aslı  authentic text  resmî metin, asıl nüsha  authentic translation  asıl çeviri; aslına uygun çeviri  equally authentic  eşit şekilde geçerli  AUTHOR  eser sahibi, yazar  author’s royalties  yazarın telif hakları  authorship  yazarlık  AUTHORISATION  salahiyet / yetki; yetki verme / yetkilendirme;  izin  exchange authorisation  kambiyo izni  holder of authorisation  yetki sahibi, yetkilendirilmiş kişi, bir işlem  yapmaya mezun kılınmış kişi; mezuniyet sahibi  investment authorisation  yatırım izni  official authorisation  resmî izin (mezun kılma, bir işle uğraşmaya veya  bir işi yürütmeye resmî makamların izin vermesi)  preliminary authorisation  ön izin (Topluluk mevzuatından süreli muafiyet)  prior authorisation  ön izin  Registration, Evaluation, Authorisation  and Restriction of Chemicals (REACH)  Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve  Kısıtlanması (REACH)  revoke an authorisation  bir izni yürürlükten kaldırmak, yetkiyi  geri  almak, izni iptal etmek  single authorisation  tek yetkilendirme  AUTHORISED  yetkili, yetkilendirilmiş, izin verilmiş  authorised bank  yetkili banka  authorised dealer in foreign exchange  döviz işlemleri yapma yetkisi almış kişi veya  kurum  authorised consignee  malı alma hakkına sahip kişi (taşıma  sözleşmelerinde)  authorised consignor  gönderen, gönderici (taşıma sözleşmelerinde)  authorised capital  kayıtlı sermaye  authorised credit  serbest bırakılmış kredi, kullanıma açılmış kredi  authorised person  yetkili kişi  authorised representative  yetkili temsilci  national authorised officer  ulusal yetkili memur  AUTHORISING OFFICER  ita amiri; yetkilendirme görevlisi  national authorising officer (NAO)  ulusal yetkilendirme görevlisi (UYG)  programme authorising officer (PAO)  program yetkilendirme görevlisi (PYG)  AUTHORITY  merci, otorite, makam  assent of the authorities  yetkili makamların uygun görmesi / muvafakatı  central competent authorities  merkezi yetkili makamlar  certification authority  onay makamı, belgelendirmeyi yapan kurum /  kuruluş
  42. 42. 32  competent authority  yetkili makam, yetkili kuruluş  concerned authority  ilgili merci, ilgili makam  customs authority  gümrük makamı  delegation of authority  yetki verme, yetkilendirme  discretionary authority  takdir yetkisi; takdir makamı  divine authority  ilahi makam  European Food Safety Authority  (EFSA)  Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA)  European Global Navigation Satellite  System Supervisory Authority  Avrupa Küresel Uydu Seyrüsefer Sistemi  Denetleyici Otoritesi  exercise authority  yetkiyi kullanmak  governmental authority  hükûmet mercisi; resmî makam  high authority  yüksek otorite  International Ruhr Authority  Uluslararası Ruhr Otoritesi  Joint Aviation Authorities (JAA)  Ortak Havacılık Otoriteleri (JAA)  judgment authority  yargı mercii  legal authority  adli makam; hukuki merci  local authority  yerel idare  national authority  ulusal makam  official authority  resmî merci, resmî makam  public authority  yetkili kamu kurumu / kuruluşu  public procurement authority  kamu ihale kurumu  regional or local authority  bölgesel ya da yerel yönetim / makam  regulatory authority  düzenleyici kurum; düzenleyici makam  supervisory authority  gözetim makamı, gözetim mercii, denetleyici  otorite  AUTONOMOUS  özerk / otonom  autonomous arrangements  özerk / otonom düzenlemeler  autonomous economic entity  özerk ekonomik birim  autonomous movement  otonom hareket  autonomous tariff  otonom tarife  autonomous undertaking  özerk teşebbüs  AUTONOMY  özerklik / muhtariyet / otonomi  financial autonomy  mali özerklik  have financial autonomy  mali özerkliğe sahip olmak  AVAIL (v.)  faydası olmak, yararı dokunmak  avail oneself of an offer  bir tekliften yararlanmak  avail oneself of a right  bir haktan yararlanmak  AVERAGE  orta, vasat, ortalama; avarya  average maturity period  ortalama vade  AVIATION  havacılık  aviation fuel  uçak yakıtı  European Aviation Safety Agency  (EASA)  Avrupa Hava Emniyeti Ajansı (EASA)  International Civil Aviation  Organisation  (ICAO)  Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO)  Joint Aviation Authorities (JAA)  Ortak Havacılık Otoriteleri (JAA)
  43. 43. 33  joint aviation regulations (JAR)  ortak havacılık kuralları (JAR)  Joint Aviation Requirements and  Standards (JARS)  Ortak Havacılık Gerekleri ve Standartları (JARS)  AWARD  hüküm, karar; ödül  arbitral award  tahkim kararı  arbitration award  hakem kararı  award of an arbitration board  hakem heyeti kararı  AWARE (in resolutions)  ...farkında olarak... (ilke kararlarında)
  44. 44. 34
  45. 45. 35  B  BACK (v.)  desteklemek  back the motion  önergeyi desteklemek  BACKGROUND  arka plan, art alan  background document  destek belgesi  background noise  arka plan gürültüsü  background radiation  arka plan radyasyonu  historical background  tarihsel geçmiş  BACK­UP  teminat; yedekleme  BALANCE  denge; bilanço, bakiye  actuarial balance  aktüaryal denge  available balances  kullanılabilir bakiye  balance of current accounts  cari işlemler dengesi  balance of payments  ödemeler dengesi  balance of trade  [dış] ticaret dengesi  balance sheet  bilanço  credit balance  alacak bakiyesi,  kredi bakiyesi  current accounts balance  cari işlemler dengesi  debit balance  borç bakiyesi  institutional balance  kurumsal denge  in the balance sheet  bilanço içi  off the balance sheet  bilanço dışı  off­balance sheet item  bilanço dışı kalem  outstanding balance  bakiye  overall balance of payments  genel ödemeler dengesi  technical balance sheet  teknik bilanço  trade balance deficit  dış ticaret açığı  BALLOT  oy / rey; oy pusulası  ballot paper  oy pusulası  blank ballot  boş oy  invalid ballot  geçersiz oy  secret ballot  gizli oy  vote by secret ballot  gizli oylama, kapalı oylama  BANK  banka  authorised bank  yetkili banka  Bank for International Settlements  (BIS)  Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS)  Bank of Central African States (BEAC)  Orta Afrika Devletleri Bankası (BEAC)  bank of issue  emisyon bankası  board of directors of the bank  banka müdürler kurulu  board of governors of the bank  banka guvernörler kurulu  central bank  merkez bankası
  46. 46. 36  correspondent bank  muhabir banka  deposit bank  mevduat bankası  development bank  kalkınma bankası  European Bank of Reconstruction and  Development (EBRD)  Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AİKB)  European Central Bank (ECB)  Avrupa Merkez Bankası (AMB)  European Investment Bank (EIB)  Avrupa Yatırım Bankası (AYB)  European System of Central Banks  (ESCB)  Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (AMBS)  International Bank of Reconstruction  and Development (IBRD)  Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (UİKB)  investment bank  yatırım bankası  multilateral development bank  çok taraflı kalkınma bankası  private bank  özel banka  private deposit bank  özel mevduat bankası  World Bank  Dünya Bankası  BANKING  bankacılık  advisory committee on banking  bankacılık danışma komitesi  banking commission  bankacılık komisyonu  banking operations  bankacılık / banka işlemleri  banking profession  bankacılık mesleği  banking policy  bankacılık politikası  banking transactions  bankacılık işlemleri / muamelatı  liberalisation of banking services  bankacılık hizmetlerinin serbestleşmesi /  serbestleştirilmesi  offshore banking  kıyı bankacılığı  BANKRUPTCY  iflas  bankrupt  iflas etmiş / müflis  BARGAINING  pazarlık  bargaining power  pazarlık gücü  collective bargaining  toplu pazarlık; toplu sözleşme görüşmeleri  BARGE  mavna  BARRIER  engel / mani  abolition of barriers to trade  ticarette engellerin kaldırılması  customs barrier  gümrük engeli  fiscal barrier  mali engel  general provisions in the field of  technical barriers to trade  ticarette teknik engellere ilişkin genel hükümler  non­tariff barrier  tarife dışı engel  non­tariff barrier to trade  ticarette tarife dışı engel  physical barrier  fiziki engel  tariff barrier  tarife engeli  technical barrier  teknik engel  trade barrier  ticaret engeli  BASE  üs; temel, baz  air base  hava üssü
  47. 47. 37  base period  temel alınan dönem  base prospectus  temel izahname, ana izahname  base year  temel yıl  monetary base  parasal taban  sovereign base  egemen üs  sovereign base area  egemen üs (alanı)  tax base  vergi tabanı  BASIC  temel  basic law  temel kanun / yasa; anayasa  basic price  temel fiyat  basic product  temel ürün  basic requirements  temel gereklilikler  basic vocational training  temel mesleki eğitim  BASIS  esas; temel, baz  basis swaps  baz ‘swap’ işlemleri  consolidated basis  konsolide edilmiş / birleştirilmiş bazda  constitute the basis  temelini oluşturmak  equitable basis  hakkaniyet temeli  immovable purchased on a time share  basis  devre mülk esasına göre satın alınan taşınmaz mal  maximum basis for calculation  azami hesaplama bazı  modified cash basis  değiştirilmiş nakit esası  on a non­discriminatory basis  ayrımcı olmayan temelde, ayrım yapılmaksızın  on a reciprocal basis  karşılıklılık temelinde, mütekabiliyet esasına  dayanarak  on an equitable basis  hakkaniyet temelinde  BATCH  küme, parça  batch loaded reactor  yakıt yüklü reaktör  BEHALF  yan, taraf  on behalf of…  adına, namına, yerine  on behalf of the governments of the  Member States  Üye Devletlerin hükûmetleri adına  BELIEVING...  inanarak…  BELT CONVEYOR  bantlı taşıyıcı  BENCHMARK  ölçüt değer, kıyaslama aracı, eşik, ölçüt;  karşılaştırma ölçütü  BENEFICIARY  lehtar; faydalanan / yararlanan  BENEFIT  fayda, istifade, kâr, menfaat  benefit­cost ratio  fayda­maliyet oranı  cash benefit  nakdî yardım  cost­benefit analysis  fayda maliyet analizi  defined benefit plan  belirlenmiş fayda planı  family benefit  aile yardımı  payment of benefit  yardım ödemesi  receive a benefit in kind  ayni yardım almak
  48. 48. 38  right to benefit  yararlanma hakkı  unemployment benefit  işsizlik yardımı  withdrawal of benefit  yardımın geri alınması  BEVERAGE  içecek  BEST EXECUTION  en iyi işlem gerçekleştirme  BID  i. teklif; f. fiyat teklifinde bulunmak (ihalede  veya müzayedede)  bid bond  geçici teminat  bidding for tender  ihale daveti  closure of the bid  teklif süresinin kapanması  competing bids  rakip teklif verilmesi  frustration of the bid  teklifin karşılıksız kalması  mandatory bid  zorunlu ihale, zorunlu teklif, zorunlu pay alım  teklifi  takeover bid  pay alım teklifi, devralma teklifi  voluntary bid  isteğe bağlı pay alım teklifi  BILATERAL  ikili, iki taraflı  bilateral agreement  iki taraflı anlaşma, ikili anlaşma  bilateral arrangement  iki taraflı düzenleme  bilateral intergovernmental conference  ikili hükûmetler arası konferans  bilateral relations  ikili ilişkiler  bilateral surveillance  çift taraflı gözetim  BILL  tasarı, hesap, fatura, senet  bill of exchange  poliçe  bill of lading  konşimento, taşıma senedi  bill of quantities (BoQ)  gerekli malzemelerin kantite listesi (BoQ)  Bill of Rights  (İnsan) Haklar(ı) Bildirgesi  order bill of lading  emre yazılı konşimento  passage of a bill  tasarının (meclisten) geçmesi  rediscounted bill  reeskont edilmiş senet  treasury bill  hazine bonosu  BINDING  bağlayıcı  have a binding force  bağlayıcı gücü olmak  binding tariff information  bağlayıcı tarife bilgisi  European Binding Tariff Information  (EBTI)  Avrupa Bağlayıcı Tarife Bilgisi (EBTI)  This regulation shall be binding in its  entirety and directly applicable in the  Bu tüzük Üye Devletlerde bütünüyle bağlayıcıdır  ve doğrudan uygulanır.  bilateral: iki taraflı  multilateral: çok taraflı  plurilateral: çoklu (tarafları değişken sayıda olan çok taraflı)  unilateral: tek taraflı

×