• Share
  • Email
  • Embed
  • Like
  • Save
  • Private Content
Gırgır sunum
 

Gırgır sunum

on

  • 1,277 views

 

Statistics

Views

Total Views
1,277
Views on SlideShare
1,244
Embed Views
33

Actions

Likes
0
Downloads
0
Comments
0

1 Embed 33

http://erugencyorum.blogspot.com 33

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

    Gırgır sunum Gırgır sunum Presentation Transcript

    • GIRGIR DERGİSİ SUNUMUNAİM SIĞIN UĞUR ÖZTÜRK MESUT DAVARCI İLYAS GÜVENİSMAİL AYDOĞDU HAKAN SAĞLAM KEMAL ERTEKİN SEZAİ ARSLANMUSTAFA ŞEVGİN
    • BÜYÜK USTAYASAYGILARIMIZLA
    • Gırgırın Ortaya Çıkış ÖyküsüDemokrat parti iktidarına karşı yapılan darbe mizahçılarda dahil dönem basınıtarafından büyük ölçüde destek görmüştü. Darbe sonrası gerçekleşen idamlardansonra toplum bazlı oluşan nefret ve duyarlılık ister istemez bazı kurum ve kişilereyönelmişti. Metin Üstündağıın bu durumla ilgili tespiti önemlidir zira Üstündağagöre; Çoğu sol görüşlü olan mizahçılarda bu dönemdeki suçlamalardan büyükölçüde payını almışlardır." Hatta durum öyle bir noktaya gelmiştir ki çoğu gazetebünyesinde çalıştırdığı mizahçıları kovmuştur. O dönemde kovulankarikatüristlerden biri de Oğuz Aralın ta kendisidir,mizaha karşı toplumuntutumundan Aral, geçimini reklamcılıkla sağlamaya başlamıştır. O zamanlarreklam işinden iyi para kaldırdığını bizzat "Tempo" dergisine yaptığı açıklamadada belirtmiştir zaten. Ama bu reklamcılık işi kendisinin pekte içinesindirememiştir, hatta bu durumdan oldukça rahatsızlık duymaktadır. Aral buolayı şöyle anlatır bu olayı;"Ağlamaya başladım bir sabah. Çünkü yapmak istediğim iş o değildi. Kadın donureklamı yapmak beni zerre kadar ilgilendirmiyordu. O adam ben değildim.Kalktım sıfırdan Babıaliye geldim. Bir herifle konuştum. Haldun Simaviydi.“
    • Gırgır Dergisi İlk Sayısı
    • Simavi’yle konuşan Oğuz Aral reklamcılık işini bırakıp, işi ortağına devretmiştir.Günaydın gazetesinde Gırgır köşesini yapmaya başlamıştır. 1971de Günaydıngazetesinden aynı grubun "Gün" gazetesine geçen Aral, köşesini burada devamettirmiştir. Köşenin tiraja yaptığı olumlu etki fark edilince Gırgır köşe olmaktançıkmış, tam sayfa olarak yayınlanmaya başlamıştır.İşte tam bu dönemde Oğuz Arala kardeşi Tekin Aral, Marko Paşanın yazarlarındanMim Uykusuz, Oğuz Alplaçin ve Ferit Öngören katılır ekibe. Ağustos 72de "Gırgır"gazetenin ücretsiz ilave dergisi haline gelir. Bu hızlı büyümenin sonucu 73te bizzatHaldun Simavi’nin isteğiyle dergi bağımsız bir şekilde yoluna devam eder.O dönemki Gırgıra bakıldığında "Akbaba" dergisine göre daha az yazıya sahip, bolçizimli bir dergi konumundadır, ayrıca ofset teknolojisinin gelişimiyle tasarımlaraesneklik gelmiş Gırgır emsallerinden tamamen farklı bir çizgide yoluna devam etmiştir.Gırgır dergisi bu farklılıkların yanında daha ilk dönemlerinden beri kendi mizahtarzını oturtmaya başlamıştır. Örneğin mizah Dünyasının eski isimlerinden Aziz NesinGırgırda yazmaya başlamış, Turan Selçuk’un meşhur tiplemesi "Abdülcanbaz"Gırgırda yayınlanmaya başlamıştır. Derginin bu dönem yazarları 1920-1930 doğumluyazarlardır.Mim Uykusuz, Süavi Süalp, Eflatun Nuri bu ekolün temsilcileridir ve dünden bugünesüregelen mizah anlayışı çerçevesinde iş yapmaktadırlar.
    • Yalnız Gırgırın gelişiyle mizah dünyasında da ayrışma başlar.Bu ayrışma eskiyle yeninin kapışması niteliğindedir aslında.İşin bir tarafında kendilerine 50 kuşağı adını veren klasikgazete karikatürcüleri varken diğer yanda ise Oğuz Aral veonun yetiştirdiği isimlerle adeta özdeşleşen günümüz mizahanlayışının kurucusu sayılan "popüler/ tecimsel mizahçılar"vardır.Gırgır o dönemde adeta Popüler mizahçıların kalesikonumundadır ve uzun yıllar boyunca bu böyle devamedecektir çünkü Gırgır içerik olarak alışılagelmiş mizahanlayışından çok farklı bir tarzda çıkmaktadır. Gırgır mizahanlayışını halkın rahatça anlayabileceği seviyelerdetutmaktadır ve bu kıvam fazlasıyla ilgi görmektedir.Gırgırın dergi haline gelmesinden kısa süre sonra Aral ilkgençlik aşısını yapar.
    • Artık kadroda 1949-59 yılları arasında doğan NuriKurtcebe, Engin Ergönültaş, İlban Ertem gibi isimlervardır. Aral ve kardeşi bu katılımlardan sonraderginin en yaşlı isimleri konumuna gelmişlerdir. BuGırgırın ilk gençlik aşısıdır. Gırgırın tabiri caizsemizah okulu haline gelmesinin en temel sebebikadroda yapılan bu değişiklikler ve gençlere adetamizahı öğretmesidir. İşte bu dergide yetişen gençlergünümüz mizah ekolünü oluşturan isimlerin takendisidir.Gırgırın temelde bir misyonu vardır aslında. Bumisyon Menderesten sonra mizahtan soğuyan halkamizahı tekrar sevdirmektir. Bunda da başarılı olur.Gırgır salt politik kaygı içermeyen birdergidir, çünkü sayfalarında politikacılardan ziyadeÖztürk Serengil, Cem Karaca, Hale Soygazi, BarışManço, Yılmaz Güney, Cüneyt Arkın, OrhanGencebay, Tanju Okan gibi ünlüler yer almaktadır.Dergide Hafiyesi Mahmut, utanmaz adam gibiAralın yarattığı çizgi kahramanlarda yer almakta vebunların başından geçen maceralardaanlatılmaktadır.
    • Gırgır duruşuna paralel olarak bol bol cinsellikteiçeren bir dergidir. Mesela "Utanmaz Adam" çizgiserisinde zampara şeref sürekli çıplak kadınlarla tasviredilir. Bu uyanık, ele avuca sığmaz, Arsen Lüpen gibisevimli, yakışıklı, zampara ama dolandırıcı karaktergüzel Pakizelerle (Utanmaz Adam Şeref için bütünkadınların adı Pakizedir) maceralar yaşardı. Dergiyekatılan Eflatun Nuri de çıplak çizim ustalarındandı.Gırgır bu dönemler pek derin siyaset içermeyeneğlence ve güldürü amaçlı bir yayındı..Kendi toplumuna has bir mizahanlayışı, üslubu, tiplemeleri yaratmak vardıkafasında. “Akbaba gibi bir salon dergisi [olmayacaktı]Gırgır, bir sokak dergisi [olacaktı]. Sokaktakonuşulanlar dergiye taşınıyordu, zaten sokaktangelen çocuklar olan derginin genç çizerleri kendikuşağının mizahını getirmeye başlayacaklardı[Gırgır’a].”Dergideki kadro değişiklikleriyle iyice gençleşenkadroya Ergün Gündüz , Bülent Arabacıoğlu, GalipTekin gibi 1950-60 arası doğumlular da katılır, kadrogitgide sağlamlaşır.
    • Aral bu durumdan 30 Nisan 1989 sayılıHürriyette şu şekilde bahseder;""...sonra gençler ilgi gösterdi, onlara köşeleraçtım. Mektuplar, karikatürler derken yenikarikatüristler gelmeye başladı. En ihtiyarı 18yaşındaydı. Bu genç insanlarla el ele veripdergiyi bugünlere getirdik"Ekip kadrosunu sağlamlaştırmasına rağmensayfaları doldurmakta zorlanınca amatörçizerlere de yer vermeye başladı.Aslında budurumda Oğuz Aralın gençlerin nabzınıyoklamayı sevmesi de önemli rol teşkilediyordu. Gençlerle iletişime geçmek için açtığı“Okul Gırgırları” köşesine, okul üzerine fıkralargeliyordu. Fıkra gönderenlere 3-5 kuruş cepharçlığı gönderiyordu. Daha sonra bu köşekomik anılarını yazıp gönderenlerin yer aldığı"çuvalla para kazananlar" köşesinedönüştü, ardından amatör karikatüristlere"çiçeği burnunda çizerler" başlığıyla yer verildi.Aral köşede amatörlere tavsiyelerveriyor, onları eğitiyordu. HasanKaçan, Behiç Pek, İrfan Sayar, NecdetŞen, Şevket Yalaz, Orhan Alev gibiisimler bu eğitimden geçip, dergikadrosuna giren ilk isimlerdir. Dahasonra bu isimleri bugünün mizahustaları olarak görülen GaniMüjde, Metin Üstündağ, CihanDemirci, Vedat Özdemiroğlu gibi isimler
    • Gırgır ve ilk politik yaklaşım - 19751975 yılına gelindiğinde Gırgır artık apolitikduruşundan sıyrılmış bir şekilde yolunadevam etmeye karar verir. 75te ilk politikkarikatüre rastlanan "gırgır" artık toplumsalolayları eleştirmeye başlayan ve kamuoyuyaratma gücüne sahip olmaya başlamıştır.70lerin ortasından sonra ülkede siyasetyeniden çok konuşulur hale gelmiş, halkın bukonudaki suskunluğu bozulmuştur. Gırgırekibi bu ilgiyi görmüş ve artık siyasal olaylarada yönelmenin gerekli olduğuna karar verir.Bu dönemde Gırgırın kapağında SüleymanDemirel, Ecevit, Erbakan gibi isimlerinkarikatürleri yer almaya başlar, zamlar ve diğerhükümet kararları üstüne bol bol espri yapılır."Faşistler" ağır ifadelerle eleştirilir. Bir haftaülkede ne olmuşsa tümü ile ilgili mutlaka enaz bir karikatür olur böylece gazeteokumayanlar bile o hafta ülkede olan bitendenhaberdar olurlardı.
    • Gırgır sadece siyasete yönelmemiş eskiçizgisini de cinselliği gerekli ölçüdeazaltarak aynen devam ettirmiştir.Langadank, Peynir Gemisi, Cork, Enkahraman Rıdvan, Sıdıka, Çılgın BedişZihni Sinir ve daha bir çok köşe vetipleme yıllarca Türkiyenin en ünlüsanal kahramanları olmuştur. HattaÇılgın Bediş ve Sıdıka gibi tiplemelerinmaceraları dizi olarak da yayınlanmıştır.Gırgır 1975ten itibaren gündemi takip edençizgisiyle okumayı asla sevememiş Türktoplumunda 500.000 ve zaman zaman dahafazlası gibi büyük satış rakamları eldeederek dünyanın en çok okunan 3. mizahdergisi konumuna yükselir.
    • Çarşaf29 Aralık 1975te Gırgıra bir rakip gelir, bu rakipHürriyet grubu tarafından çıkarılan Çarşaftır.Çarşafta Semih Balcıoğlu, NeharTüblek, Kandemir Konduk gibi usta isimlerinyanı sıra genç kuşaktan Mesut Ekener, İlhanNalbant, Öznur Kalender, Bulent Düzgit, BülentArabacıoğlu, Bülent Özdemir, BülentÇelik, Aydın Gürsel, Cafer Zorlu, ZekiBeyner, Nuik gibi isimler yer almaktadır.Rengarenk tasarımlı Çarşafta politik mizaha yervermiştir ancak Gırgır ölçüsünde muhalif birtutum asla izlememiştir. Çarşaf Gırgırın amatörruhunu fiili bir harekete dönüştürmüş bizzatuygulamalı karikatür okulu açmış ve oradanyetişenleri mizah dünyasına kazandırmıştır.
    • FIRTGırgır Çarşaf dergisinin çıkacağıhaberiyle alternatif bir dergi çıkarmaarayışına girer. Bunun sonucundakardeş dergi Fırt doğar. Fırt Gırgırıncinsel içerik yükünü alıp kendibünyesine taşır. Fırtla bizzat OğuzAralın kardeşi Tekin Aral ilgilenir.Aslında "Fırt" pastadan pay kaptırmakistemeyen Gırgırın stratejik bir açılımıniteliğindedir.Daha çok cinsel içerikli karikatürlerinyer aldığı Fırt dergisinin arka kapağıiçinde yer alan "Yavrunuzun sayfası" çokama çok tutan bir sayfaydı.
    • Sayfaya yabancı erotik dergilerden kopyalama tamrenkli kocaman bir çıplak kız fotoğrafı konur onunyanlarında yer alan vinyetlerde bir sürü tip bu kızalaf atardı ("Düdüğün olayım çal beni abla" gibi espribile denilemeyecek boş lakırdılardı ama müthişseksi kızın yanında okur bu tipleri pek kendindenbulur, hoşlaşırdı) Henüz yeni yeni Erkek dergileriçıkıyordu ve bunları bayiden almaya dahi utanan birhalkımız vardı. İşte onlar için Fırtın bu cinselağırlıklı yayını bir nimet olacak ve "Resimleri içindeğil ben esprileri için alıyorum, yazıları içinalıyorum" savunması da lügatimize girecekti. FırtTekin Aralın yönetiminde çıkar. Dergi, Tarzan,Kalamiti Jane, Süpermen, Tarzan gibi batı kaynaklıpopüler kültür ikonlarının Türkçe mizahiversiyonlarının yanı sıra Stereo Seyfi gibi yerliçizgilerle oldukça beğenildi. Çarşaf ve Fırt Gırgırınbölünme sürecinde değildir çünkü Çarşaf Gırgır dışıbir kadro kurmuş, Fırt ise zaten Gırgırda devamedenlerle kardeş dergi olarak sürmüştü.
    • GIRGIRDAN İLK KOPMAMİKROP - 1978Daha sert bir muhalefet yapmak için Gırgırkadrosundan ayrılan ve 23 Mart 1978de yayınyaşamına başlayan bu dergi Engin Ergönültaşöncülüğünde çıktı. Kadrosunda İrfan Sayar, LatifDemirci, Gülay Batur, Hasan Kaçan, Behiç Pekgibi isimler vardı. Levent Cantek “Çizgili hayatkılavuzu” kitabında, Mikrop çalışanlarının TKPsempazitanı olduğunu belirtmektedir. GelişimYayınları tarafından çıkarılan derginin sahibiErcan Arıklı ve sorumlu yazı işleri müdürü iseEngin Ergönültaş’tır. Ancak gazetelerinkıskacında olan dağıtım şirketlerinin olumsuztavırlarıyla Mikrop Dergisi kısa ömürlü oldu.Dergi 5 Temmuz 1979 tarihli 68. Sayısındaokurlarına ara verdiğini duyurmuştur.
    • 12 EYLÜL 1980 DARBESİ VEGIRGIR1980 yılına gelindiğinde Gırgır’ın politiktavrı dozunu koruyarak devametmektedir. 12 Eylül 1980 darbesiyle ülkedeoluşan katı dönemden Gırgır dergisi denasibini alacaktır. Bu süreçte Gırgırmalum paşanın karikatürlerini çizemez.Burada artık mizahçı hinliği ve ince zekâsıkonuşmaya başlar. Gırgır bu dönemdeimalı ve ince esprilerle yol almaya devameder. Oğuz Aral’ın yetiştirdiği çok genç birkadrosunun olması sayesinde Gırgırdergisi daha fazla gençliksorunlarıyla, genç insanların dünyalarıylailgilenmeye başlar.
    • 12 Eylül Askeri darbe dönemi gazeteler bazıhaberleri açıkça yazamazken Gırgırmizahla, karikatürle yazıyordu ve bazı şeylergazetelerden değil Gırgırdan öğreniliyordu.Haberleri mizahla kısmendeğiştirilerek, hicvedilerek yazıldığı içindedirekt bir yasak getirilemiyordu. Ayrıca budönemde Gırgır’ın eleştiri oklarının en fazlahedefi olan kişi ise Süleyman Demirel’dir. Gırgırkapaklarının çoğunda Demirel başroldedir.
    • 12 Eylül dönemi "Türkiyem Türkiyem" şarkısıylasık sık TVye çıkan Müşerref Akayı (O zamankisoyadıyla Tezcan) kapak yapınca Gırgır dergisinede kapama cezası verildi. Sebep olarak şuaçıklama yapılmıştı : "Ucube bir kadının üzerineTürk bayrağı elbise çizerek bayrak kanununamuhalefet etmek." Oysa o ucube olaraktanımlanmış kadının kendisi her gün bu elbiseyleTVde (adeta 12 Eylül marşı olmuş) şarkısınısöylemeye devam ediyordu.Gırgır dergisinin çıkmadığı bir aylık sürede gırgırekibi Fırt dergisinde çizmeye devam ettiler. FırtDergisi yönetmeni Tekin Aral Gırgır’ın kapanışınışu şekilde duyurmuştur. “Gırgır Dergisi 4 HaftaSüreyle Yasaklandı” Sonra bir iki kez daha ara arakapatılsa da Gırgır’ın yayını hep sürdü.
    • Askeri rejimin ardındangelen Özal döneminde deGırgır aynı çizgisinisürdürdü. Kapaklarındave sayfalarında Özallailgili yüzlerce karikatüryer aldı. Özal, IMF’denyurtdışına kredi istemeyegiderken bir valiz dolusuGırgır karikatürü ile gidip"Bakın beni bu haledüşürdüler para yardımıyapmanız şart" deyipkredi aldığını kendianlatmıştır. Medyanınfazla muhalefetyapmadığı bu dönemdeGırgır oldukça muhalifkalıyordu ve yine çoksatmaya devam ediyordu.
    • GIRGIRDAN ÖNEMLİ BİRKOPUŞLA “LİMON’UN” İLKSAYISI ÇIKTI - 13 MART 1986Bu dönemlerde Güneş Gazetesi büyük veAmerikanvari bir reklamla piyasayaçıkmış, bir anda en çok satan gazeteolmuştu. Bir süre geçtikten sonra mizahtakitatlı satıştan bu gazetede pay almak istedi.Gırgırdan kopma noktasına gelmiş bir grupikinci kuşak yazarçizer bu gazeteye geçerekLimon dergisini çıkaracaktı. TuncayAkgün, Gani Müjde, Mehmet Çağçağ, MetinÜstündağ gibi güçlü isimler ve onlarınyarattığı tipler artık Gırgırda değil Limondaidi. Ayrılan bu gruba Oğuz Aral çokkızmış, "Sürüneceksiniz, pişmanolacaksınız, pazarda limon satacaksınız"dediği için onlarda Oğuz ağabeylerini haklıçıkarıp Limon satmış olmak için dergiyelimon ismini uygun görmüşler.
    • Limon’cular ustalarından öğrendiklerinidaha da ileri götürdüler. Gırgırdergisi, anlatım tekniği olarak mizahasokaktaki adamın dilini katmıştır.Sokaktaki adamı daha kanlı canlı çizmiştir.Limon ise daha da ileri gidip, sokaktakiadamın ruh röntgenlerini çıkarmıştır. Dahaabsürt tabu tanımaz bir anlayış ortayaçıkmıştır. Böylelikle Limon giderek kendiokur kitlesini yarattı ve Gırgırdan dahasolda yer alan, daha muhalif bir dergi oldu.Limon İlk çıktığında 20 bin satabiliyorkenGırgırın 450 bin satışlardaydı. Fakatzamanla Limon Gırgırdan da çok satmayıbaşarmıştır.
    • GIRGIRDA İKİNCİ BÜYÜK BÖLÜNME "HIBIR"Asil Nadirin Gırgırı satın alma girişimiOğuz Aralın direnmesiylepüskürtülürken Gırgırın içinde birihanet yaşandığından söz edilir. Birgrup mizahçı Gırgırı Asil Nadiresattırmayı başaramayınca, ayrılıpGırgıra karşılık Asil Nadirinpatronluğunda Hıbırı çıkaracaktır.Hasan Kaçan, Ergün Gündüz, LatifDemirci, Atilla Atalay gibi döneminpopüler dergisi Gırgırın bazı popüleryazar ve çizerlerin önderlik ettiği birgrup tarafından 1989da yayın hayatınabaşlayan Hıbır, ilk yayınlandığıdönemlerde Gırgırla hemen hemenaynı satış rakamlarına ulaştı.
    • Yayın hayatı boyuncaRR, Joker ve AkrebinGölgesi gibi yan çizgiroman dergileri çıkartarakçizgi roman dünyasınakatkıda bulunmaya çalışanHıbır ekibi değişikdönemlerde değişikçizerlerden oluştu.Bunlardan en önemlileriLatif Demirci, ErgünGündüz, HasanKaçan, İrfan Sayar, AtillaAtalay ve BülentArabacıoğlu’dur.
    • ARALIK 1989DA OĞUZ ARALLI GIRGIR ÖLDÜRÜCÜ DARBESİNİ ALIYORAsil Nadir Limon ve Hıbırlaiki mizah dergisi sahibiolmuş ama Gırgırıalamamıştır. Ama Gırgırınbir hayli kan kaybettiği de birgerçektir. Oğuz Aral tam AsilNadire satışı engellediğinidüşünürken çok kısa bir süresonra Gırgıra ikinci darbegelir. Oğuz Aral ve Gırgırekibinin hazırladığı en sonsayı Gırgır 20 Ağustos 1989dasatışa çıkan Gırgır olacaktır.Yıl 18, sayı da 885, fiyatı ise40 Turgut, yani 400 liradır.
    • Bu operasyonun öncedenplanlandığı bellidir. Zira ErtuğrulAkbayın Gırgırın bir üst katındaçıkardığı "Gölge Adam" gazetesi birsüredir "Horoz" ismiyle bir mizaheki verme bahanesiyle Gırgıra gelipgiden amatör gençleri merdivendenalıp kendi gazetelerine davetetmektedir ve sözde onları mizaheki Horoza çizer yapmaktadır.Planlanan Gırgır operasyonu sonrasıGırgır çizerlerinin tümü OğuzAralla birlikte işi bırakıp gitse bileHoroz eki sayesinde toplanmış buamatör gençler sayesinde hiç aravermeden Gırgır sürdürülecektir.
    • Ertuğrul Akbay eski sayılardaki çizgilerin ve karakterlerinkendine ait olduğunu iddia edip eski malzemeleriyeniden yayınlar, Gırgırcılara ait tipleri (Oğuz AralınAvanak Avnisi dahil) genç acemi çizerlere çizdirmeyedevam eder, Ayrılan asıl Gırgır çalışanları ise bunlarınyayın hakkının kendilerine ait olduğunu söyler. Artıkdünya "Avanak Avni", "Muhlis bey" kime aittirtartışmalarının yapıldığı mahkemelere tanıklık edecektir.Gırgır ve Fırt uzunca bir süre biraz eskiden çizilmişeserler, biraz bünyesine kattığı genç çizerler, bir iki ithal(Rus) çizerle sürdürülür.
    • DERGİSİZ, MEKANSIZ BIRAKILAN OĞUZ ARAL VE GIRGIR EKİBİ YENİDERGİLERİNİ SABAH GRUBUNDAN ÇIKARIRGırgırın ele geçirilmesi ile ortada kalanGırgır ekibine kısa bir süreliğine o dönemyayınlanan "Sokak" dergisinde devamederler . İmza kampanyaları, basınaçıklamaları burada yapılır. Günlercebasına konu olan Gırgır operasyonundanmağlup çıkan Oğuz ve Tekin Aralın artıkçevresinde güçlü dönemden pek fazlaisimde kalmamış Limon ve Hıbır güçlüisimleri transfer etmiştir. Son ana dekGırgırda Oğuz ve Tekin Aralla olanisimlerden bazıları da Oğuz Aralın neyapacağını beklemeden diğer dergileregeçmiştir.
    • Oğuz Aral nihayetinde Sabah grubu ileanlaşır ve 25 Kasım 1989dan başlayarakGırgıra alternatif olarak"Avni" , Fırta alternatif olarak ise "Fırfır"dergilerini çıkarmaya başlar. Yazar-Çizerler:Oğuz Aral, Tekin Aral, Zafer Temoçin, BirolBayram, Bülent Benli, Orhan Nuri, VedatÖzdemiroğlu, Serhat Gürpınar, ÖzdenÖgrük, Birol Bayram, Emel Yiğit, GalipTekin, Bülent Morgök AvanakAvni, karikatürist Oğuz Aral’ın Gırgırsayfalarında yarattığı ünlü bir çizgi-kahramandır. Oğuz Aral, ofis-boy olarakçalışan Rıza Külegeç adlı çocuktanesinlenerek bu karikatürü yaratmıştır.
    • Avni’nin ünü, Türkiye sınırlarını aşmış; Güney Afrika’daki ırkçı olaylarakarşı, Meksika’da ise ABD emperyalizmi karşıtı gurupların sembolü olmuştur. Fransa’daAB anayasasına karşı çıkan gruplar da Avanak Avni tipini kullanmışlardır. AvniODTÜ’de Trockist gruplar tarafından da siyasal bir eylemde kullanılmıştı. Artıkpiyasada birbirine çok benzeyen mizah dergileri vardır. Ve trajikomik olarak aynıtiplemeler her iki dergide de yer alacaktır. Örneğin Oğuz Aralın kendi karakteri AvanakAvni yeni çizimlerle "Avni" dergisinde yer alırken Oğuz Aralın bu karakteri ErtuğrulAkbayın ele geçirdiği Gırgırda Ayhan isimli kim olduğu bilinmeyen birinin imzası ileyayınlanmaktadır.
    • MİZAH DÜNYASINDA AYLARCA SÜRECEK KAVGA VE DAVALAR !Ertuğrul Akbay Gırgırı alıp Oğuz Aral ve ekibini Gırgırdan kopardıktan sonra Özaltarafından bu operasyon yaptırıldı imajını ve oluşan tepkiyi önlemek üzere Özalailişkin karikatürlere yer vermeye devam etti Bu arada Ertuğrul Akbayın Oğuz ve TekinAralla kavgası da bitmedi. Eski çizimlerin çizerine mi yoksa çalışılmış müesseseye miait olduğu tartışmaları mahkemeye taşınırken yıllarca sadece karikatür ve mizahiyazılarla görmeye alıştığımız Gırgır sayfaları Kara kara puntolarla Oğuz ve Tekin Aralayönelik suçlamalar, eleştiriden öte hakaretlerle doldu.
    • AKBAYLI GIRGIR NE OLDU?Ertuğrul Akbay acar muhabirlik günlerinin ardından Gölge AdamGazetesini çıkarmayı deneyip bu gazeteden Uluslararası silahkaçakçısı Adnan Kaşıkçı bursları dağıtmış ama yine de egosunutatmin edecek kadar parlayamamışken Gırgır gibi bir efsane dergininsahibi olmuştu. Belki başlangıçta ona verilen görev bu uslanmakbilmeyen muhalif dergiyi ele geçirip susturmaktan ibaretti amaAkbay mizah dergiciliğiyle eline geçen fırsatı kullanmak ve birmizahçı olmamasına rağmen artık mizah dünyasından patlamayapmak istiyordu.Bazı eski Gırgırcıların Akbaya rağmen Gırgıra dönmüş olmasıonun kendine güvenini de artırmıştı. Usta çizer NuriKurtcebe, Akbay Gırgırının başına geçmiştir. Fakat en şaşırtıcı olanMizah dünyasına o dönem adeta bir işgal yapmış gibi giren ve büyüktepki alan, Dünyanın en büyük silah kaçakçılarından AdnanKaşıkçının, Turgut Özalın dostu olduğunu her fırsatta yineleyen bukişinin dergisine sıkı bir sosyalist olan Aziz Nesinin de öykü, şiirvererek destek olmasıdır.
    • BU KARMAŞADA BİR DERGİ DAHA DOĞAR "PİŞMİŞ KELLE"Mikrop Dergisi için Gırgırdanilk ayrılan ekip bir hayli aradansonra hemen hemen aynıisimlerin öncülüğünde (EnginErgönültaş, Behiç Pek gibi)Milliyet Gazetesinin bir yanyayını olarak "Pişmiş Kelle" yiçıkarmaya başlayacaktır.Ertuğrul Akbayın Gırgır veFırtı, HürriyetinÇarşafı, Sabahın Avni veFırfırı, GüneşinLimonu, Gelişim YayınlarınınHıbır’ı sürerken MilliyettePişmiş Kelle ile mizahpiyasasında yerini aldı.
    • FIRT NE OLDU? Fırt Tekin Araldöneminde de biraz cinselliğe açık birdergiydi. Bu Akbayın işini kolaylaştırdıve Fırtın içinin boşaltılması kolay oldu.Bir süre sonra Fırt "Nasıltavlarım, tavlanırım" tarzı köşelerleçapkın adayları için Ertuğrul Akbayıntaktiklerinin yayınlandığı bir dergiyedönüşmüştü. Magazinsel haberlerinmizahıyla da iyice çığırından çıktı.Sanıyoruz ki bir zaman sonra sessizcekapandı.
    • Fakat bir şey kesindir: Herkesinbildiği Gırgır artık ölmüştür.Oğuz ve Tekin Aral, bölünmelerden artakalan dar kadroyla Avni adındakidergilerini çıkarmaya koyulurlar. Artıkpiyasada efsanevi Gırgır yoktur ve dahabaşka birçok dergi bulunmaktadır. Ancakbu dergilerin toplam tirajı eski Gırgır’ıntirajından daha azdır. Diğer yandanTürkiye de giderek değişmektedir.Gırgır’ın yakaladığı ‘televizyon toplumu’esprisi, artık ‘çok kanallı televizyonlarınortaya çıktığı’ Türkiye’de geçerliğinikaybetmiş görünmektedir.1990’larbaşladığında Oğuz Aral’ın yeni dergisiAvni de maalesef tutunamaz ve kapanır.Geride kalan ise Gırgır ‘Efsanesi’dir.Bugün aynı adı taşıyan bir mizah dergisihala yayınlanıyor ancak 70’li ve 80’liyılların Gırgır’ı çoktan tarih oldu.
    • ”EFSANE GIRGIR YENİDEN ÇIKTI”1971de kurulan 80lerde zirveye çıkan ve 1989 sonlarında Ertuğrul Akbayca elegeçirilen Gırgır 2000li yıllarda giderek söndü söndü ve adeta yok oldu.2008 ‘de Herne kadar Yeniden doğuyor haberleri yayılsa da aslında gırgır hiç kapanmadıdiyebiliriz.2000 ve 2007 yılları arası çok sıkıntılı bir dönemden geçmiş çizer vekarikatüristlerine ödeme yapamaz hale gelmiştir."Yeniden yayında" vurgusuna karşın aslında zaten Gırgırda kapanmamış sönük birşekilde hep sürmüştü.Yani Ertuğrul Akbay’ın satın aldığı Gırgır zaten hep sürmüştü. En son dönemlerinGırgır ekibinde yer aldığını öğrendiğimiz Serdar Pakırel adlı kişinin sitesindeyayınlanmış karikatürleri arasında en yeni tarihle 3.8.2007de Gırgırda yayınlanmışbir karikatürüne rastladık. Yani Ertuğrul Akbay’la silikleşmiş sözde Gırgır Ağustos2007 ye dek zaten sürmüş. Belki o tarihten sonra da sürmüştü. Sürmediğinivarsaysak dahi bu kapanma (Ağustos 2007 - Mart 2008) birkaç aylık göstermelik birkapanma olsa gerek.
    • Yani Gırgır satın alınmış özü ve içeriği boşaltılıpgiderek küçülen kadrosu ve okuruyla zorakisürdürülmüştü.. Şimdi yeniden çıkarken “EfsaneGırgırın yeniden dönüşü” gibi lanse edilmesisadece bir dikkatleri çekme ya da dikkatlerden birşeyleri kaçırma girişimi yani reklamcılık olsagerek.Şu an piyasaya çıkan derginin künyesinde sahibiolarak bir yayınevi adı görüp Ertuğrul Akbayadını göremesek de başında Seyfi Şahin’inolduğunu görmekteyiz. Harun Karakuş ve SeyfiŞahin Ertuğrul Akbay dönemi Gırgırının ilkgünden itibaren hiç değişmeden yerini koruyanen baş isimleridir ve bugün yeniden diye sunulandergide de yine başköşededirler. Kısaca "EskiGırgırcılar" diye sunulan bazı isimlere rağmen buGırgır O gırgır değildir, Efsane falan da dönmüşdeğildir. Eğer bir dönüş varsa bile bu 1971 deyayınlanmaya başlayan, 80’lerde zirveye çıkanOğuz Aralın Efsane Gırgırının değil , Akbaydönemi ve devamının silik Gırgırının dönüşüdür.
    • 2008 yılında çıkarılmaya başlayan Yeni gırgırın sahibi künyesinde Estetik YayıncılıkHavacılık ve Hava taş. Tic. Aş olarak görünüyor. Tüzel Kişi Temsilcisi MetinSARIKINACISorumlu Yazı İşleri Müdürü Seyfi ŞAHİN Yayın Yönetmeni Mehmet İLHAN Editörüise Rıdvan BAĞIŞ. Yazar ve çizer kadrosu, mizanpajı ve yayın politikası tamamendeşmiştir.Yeni dönemle birlikte siyasi konular ağırlık kazanmış ve hükümet karşıtı bir yayınpolitikası benimsenmiştir. Ancak Rıdvan BAĞIŞ’A göre bu böyle değildir. - BizimBaşbakan’la kişisel bir derdimiz varmış gibi algılanıyor. Halbuki bütün meselemizzihniyetle. Bu yeri gelir Başbakan olur, muhalefet lideri olur, Fethullah Hocaolur, Ordu olur, PKK olur… Kim kendi tutarsızlığını utanmadan savunuyorsa, kimbir başkasını ötekileştiriyorsa odur hedefimiz, bir nevi kral çıplak demek… diyor.Yeni dönem kadrosun da Seyfi ŞAHİN Mehmet İLHAN Rıdvan BAĞIŞ Anıl GÜROKAli ÇATAL Eda ORAL Sinan ARIK Alper OCAK Barış BERKANT Cenk APTİ gibiisimler yer alıyor. Eski gırgırın o şaşalı dolu dolu görüntüsünün yanında boş vesönük kalan yeni gırgırın tirajı ortalama 12.000.İsim ve ismin yazılışı aynıdır. Kapak ta haftanın olayını anlatan sade bir karikatüryer alıyor. Boyutu enine genişletilmiş sayfa sayısı azaltılmış ve eski gırgırdaki yazıağırlığının yerini karikatürler almıştır.
    • Gırgır Dergisi YazarlarıOğuz Aral Gırgır dergisinin kurucusudur.Oğuz Aral, İstanbul Silivride 1936 yılındadoğmuştur. Davutpaşa Lisesinin ardındangirdiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisininüçüncü sınıfından ayrılmıştır. 1950den sonra çeşitli dergive gazetelerde karikatür çizmeye başlamıştır.Güncel, halkın anlayabileceği, basite indirgenmiş birkarikatür anlayışına önem veren Aral, kendi mizahigörüşünde ve doğrultusunda birçok karikatürcüyetiştirmiştir.Gırgır mizah dergisinin kurucusu ve yöneticisi olanAral, daha sonra Avni dergisini çıkardı. Aral, Gırgırdergisinin tirajını 500 bin adedin üzerineçıkararak, dünyanın üçüncü büyük güldürü dergisidurumuna getirmiştir.Avanak Avni tiplemesinin yaratıcısı olan Oğuz Aral, HaykMammer, Köstebek Hüsnü, Utanmaz Adam ve VitesMahmut gibi tiplemeleriyle de tanınıyordu.
    • Karikatürleri ve Huysuz İhtiyar başlığı altındayazıları ölümüne kadar Hürriyet gazetesindeyayınlanan Aralın, tiyatro, müzik ve sinemakonularında da çalışmaları bulunmaktadır.Anadolunun çeşitli yerlerinde pandomimgösterileri sergileyen Aral, KocaYusuf (1966), Direkler Arası (1967), Bu Şehriİstanbul (1968), Ağustos Böceği ileKarınca (1971) adında çizgi filmleriyle de Türkçizgi film sektöründe önemli bir yere sahiptir.26 Temmuz 2004te Muğlanın Bodrum ilçesindekalp krizi sonucu vefat etti. Ölümünün 1. yıldönümünde anısına (26 Temmuz 2005)İstanbul Cihangir parkına heykeli dikildi.Heykeli 2006 ve 2007 yıllarında 2 kez saldırıyauğramasına rağmen tekrar onarılmıştır. AncakŞubat 2008de gerçekleştirilen son saldırısonucu parçalara ayrılan heykel yerine yenisiyapılması planlanmaktadır.Oğuz Aral, karikatürist Tekin Aralın ağabeyidir.
    • Tekin AralDarüşşafaka Lisesi mezunu olan Aral, karikatürdenemelerine okul dergisinde başladı. ilk Karikatürü 1956yılında Dolmuş dergisinde yayımlandı. Dolmuş Dergisindeçizmeye başlayan Tekin Aralın karikatürleri daha sonraTef, Karikatür, Vatan, Yeni Tanin, Yeni Sabah ve Akşamgazete ve dergilerinde de yayınlandı. Vatan, YeniSabah, Akşam ve Yeni Tanin gazetelerinde çizer olarakçalışan Tekin Aral, kardeşi Oğuz Aral ile birlikte Türkiyedeilk çizgi film çalışmalarını yapanlar arasında yer aldı. 1968yılında Günaydın gazetesinde çalışmaya başladı. Bu süreçteyine Oğuz Aralla birlikte Gırgır dergisinin oluşumunda yeraldıktan sonra, 1976 yılında Fırt adlı bir dergiçıkardı, yarattığı Arap Kadri tiplemesi ilgi gördü. TekinAral, 7 Eylül 1985 tarihinden beri de HürriyetGazetesindeki “TVde Ne Var Ne Yok” adlı köşesinde ilk kezyazılı-çizili televizyon eleştirileri yapıyordu. Karikatürcü birkuşağın yetişmesinde büyük rol oynayan ve gülmece içerikliyazılar yazan sanatçı, böbrek ve akciğer kanseri nedeniyleyaşamını yitirdi.
    • Ferit Öngören(1932 - ): Gazeteci, yazar. DiyarbakırınHacıhan köyünde doğdu. Afyon Lisesini(1954) ve İ.Ü. Hukuk Fakültesini (1958)bitirdi. Avukatlık yaptı. Mizahdergilerinde, Gün, Günaydın, Sabah, Cumhuriyet gazetelerinde ressam ve yazar olarakçalıştı.Şiirler yazdı. Yeni a dergisini yayınladı (27sayı, 1972-1974).Eserleri: Yeni Mizah Hikâyeleri Antolojisi(1959), Cumhuriyet Halk Partisi Ne Olacak?(1960), Türküleri Dinlerken (Albüm, 1963), 50Yılın Mizahı ve Karikatürü (1973. "Karikatür"ile "Mizah ve Hiciv" bölümleri ayrı kitaplarolarak Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı veHicvi adıyla yayınlandı, 1983).
    • Suavi Süalp(23 Nisan 1926; Üsküdar, İstanbul - 14 Nisan 1981)İstanbul Üsküdar’da doğmuştur. Babası KurtuluşSavaşı gazilerinden Arif Hikmet Beydir.Haydarpaşa lisesinden sonra İDGSA afiş bölümünedevam etti. 1948da Akademiyi terk edip askeregittikten sonra sünnetlerde saz takımlarında kanunçalmak, Babıalide grafikerlik, Karagözcülük gibipek çok işte çalıştı. İlk yazıları1954te TEF dergisinde çıktı. 1959da kendisininyazıp çizdiği Çapkın Hırsız çizgi roman dergisiniçıkardı. Dolmuş, Gölge,Karakedi, Taş, Pardon, Akbaba dergilerinde çalıştı.1972 yılında Türk mizahında bir dönüm noktasıolan Salata dergisini çıkardı. Dahasonra Gırgır, Çarşaf ve Atmaca dergilerinde çalıştı.1968de Üç Maymun Kabare tiyatrosuna Açkoynunu ben geldim oyununu yazdı. Dahasonra Nejat Uygur, Gazanfer Özcan ve MuammerKaraca kabare tiyatrolarına 20den fazla oyun yazdı.
    • Süalp pek çok Türk filminin senaryosunu yazmıştır. 1960larda aile komedileriylebaşladığı senaryoları 70li yıllarda seks komedilerine dönüşmüştür.Sualpın Zavallı Behçet, Meşhur Rezaletler ve Gene İyi Dayandık isimli üç kitabıvardır.Türkiyede absürd mizahın öncüsü olmuş, hayatı boyunca geçim sıkıntısı çekmiştir.14 Nisan 1981de geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etmiş, Zincirlikuyumezarlığına defnedilmiştir.Dönemin alternatifsiz tek kanalı olan TRTde yayınlanan dizi filmlerdeki ünlükarakterleri tiye alan çoğu birkaç sayfalık mizahi çizgi romanlar hazırlayarakoluşturduğu Akbaba çizgi roman geleneğinden nasiplenerek kendine has bir mizahekolü oluşturan Suavi Sualp, bilinen tarzında gerçekleştirdiği yarım düzinedenfazla çizgi romanı dergi için hazırlamıştır. Akbaba, iki kez üçer yıllık aralar vererekyayınına 1922-1930, 1949-1930 ve 1952-1977 yılları arasında devam etmiştir."Gırgır"ın 1972deki çıkışından 2 ay kadar önce "Salata"yı çıkaran Suavi Süalpingülmece mantığının başlangıç dönemindeki "Gırgır"ı yani bir yerde Oğuz Aralıetkilediği çok açıktı. Zaten "Gırgır"ın çıktığı dönemdeki en büyük rakibi "Salata"oldu. Ve Oğuz Aral, Suavi Süalpi de 1973te "Gırgır"a transfer ederek bu rekabetibitirdi.
    • Turhan SelçukTürk mizahının isimlerinden biridir. Türkiyede SemihBalcıoğlu ve Ferit Öngören ile beraber KarikatürcülerDerneği’nin kurucularındandır. İlk karikatürleri1941de Adanada yayınlanan Türk Sözü gazetesi ileİstanbulda yayınlanan Kırmızı ve Beyaz, Şut spordergilerinde yayınlandı. İlk olarak 1943de Akbabadaçalışmaya başlayan sanatçı, 1948de Tasvir gazetesindekarikatürcü ve ressam olarak çalıştı. Refik HalitKarayın çıkardığı Aydedede baş çizer oldu. Yeniİstanbul, Yeni Gazete, Akşam,Milliyet, Cumhuriyetgazetelerinde Akis, Yön, Devrim, Toplum dergilerindeçizdi. Kardeşi İlhan Selçuk ile birlikte 41Buçuk (1952), Karikatür (1953) ve Dolmuş (1956) mizahdergilerini çıkardı.
    • 1957de Milliyet gazetesinde çizmeyebaşladığı Abdülcanbaz dizisi ile tanınan sanatçınınbu karakteri tiyatro ve sinemada da canlandırıldı.Ayrıca Abdülcanbaz 1991 yılında PTT tarafındanbir posta pulu üzerinde resmedildi. Türkiye veAvrupada birçok müzede karikatürleri sergilenensanatçının "İnsan Hakları" konulu karikatürsergisi Avrupa Konseyi’nin önerisiyle ilkkez Strazburg’da açıldı ve dünyanın birçokülkesinde sergilendi (1992-1997). "Barış ve Kitap"konulu karikatürü 1992de Avrupa Konseyininbaşlattığı kitap okuma kampanyasının afiş velogolarında kullanıldı. Çizer Turhan Selçuk, enson Cumhuriyet gazetesinde çizmekteydi.Acıbadem Maslak Hastanesinde karın içindekiaort damarının yırtılması nedeniyle ameliyat oldu.Bu ameliyat sonrasında yoğun bakıma kaldırılanSelçuk, 11 Mart 2010 tarihinde İstanbulda yaşamınıyitirdi.
    • Nuri KurtcebeNuri Kurtcebe, (d. 8 Ocak 1949 Yatağan, Muğla) çizgi-romancı, karikatürist.Babasının subay olması sebebiyle çocukluğuİskilip, Hakkari, Rize, Turhal ve Denizlide geçti. 1960yılında İstanbula geldi. Lise son sınıfta babasını kaybedenKurtcebenin eğitim masraflarını futbolcu Metin Oktayödedi. 1970 yılında bugünkü adıyla Mimar Sinan GüzelSanatlar Üniversitesi olan Devlet Devlet Güzel SanatlarAkademisinin yüksek Resim bölümünü kazandı.Bir reklam şirketinde karikatürist Yalçın Çetinle beraberkarton-film çizerken Oğuz Aralla tanıştı ve TekinAral, Oğuz Alpleçin, Mim Uykusuz ve Ferit Öngörenleberaber Gırgır adlı mizah dergisinin ilk çekirdekkadrosunda yer aldı. Çizgi roman çizmeyi daha çok sevenNuri Kurtcebe, Gırgırda ilk "Uyduruk Uzay Hikayeleri"başlığı altında kısa metrajlı bilim kurgu çizgi romanlarıüretmeye başladı. 1971de Gırgırda ünlü "Gaddar Davut"çizgi romanını çizmeye başladı. Bu kahraman, orta çağdayaşıyordu fakat farklı dönemlerde güncel olan ile paralelbir hayat sürdü. 1985te İlhan İremin "Pencere Köprü veÖtesi" müziğini resimledi. 1986 yılında HürriyetGazetesinde günlük "Mokok" karikatür tipini çizmeye
    • 1990da Limon ve Dıgıl mizah dergilerinde çizdiği Bilim Kurgu öykülerinden oluşan ve"İnsanın bu eşsiz gezegendeki serüvenini evrenin sonsuzluğuyla buluşturan boyutfarkı" adlı özel çizgi-roman albümü yayımlandı.Maganda kelimesinin isim babası olan Kurtcebe, 1994 yılında Gaddar Davut çizgiromanını ve "Sessiz sedasız" başlığı altında günlük politik karikatürlerini çizmeyebaşladı. 1996da Uğur Mumcunun Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi adlı yazısınıçizgiye döktü ve Uğur Mumcu Özel Ödülüne layık görüldü. 1997den 1999a kadarCumhuriyet Gazetesinde çizdiği karikatürlerinden dolayı üç yıl üst üste "Yılın HasanTahsin"leri ödüllerine layık görüldü. 2001de Nazım Hikmetin ünlü "Kuvayı MilliyeDestanı"nı çizgi-romana dönüştürdü ve aynı yıl Cumhuriyeti ve çağdaşlığı savunançizgileriyle Çağdaş Eğitime verdiği katkılarından dolayı ÇEV (Çağdaş Eğitim Vakfı)Ödülüne layık görüldü. 2002de Almanya Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından"yılın Atatürkçüsü seçildi. 2006da Anadolu kültürüne yaptığı katkılarından dolayıplastik sanatlar dalında Truva kültür sanat ödülüne layık görüldü. Nazım HİKMETİNKuvayi Milliye Destanı adlı eserini çizgileriyle betimleyerek yeniden yayınladı. NuriKurtcebe, Cumhuriyet Gazetesinde "Sessiz Sedasız" adlı köşesinde günlükkarikatürlerini çizdi. Aydınlık gazetesinde Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL ile alakalıçizdiği karikatür nedeniyle 11 ay 20 gün hapis cezası aldı cezası 5 yıl ertelendi.
    • Nuri Kurtcebe
    • Ergün Gündüz 1960 Kayseri doğumlu çizgi romancı, grafik sanatçısı vedergici.Akademide öğrenciyken Gırgırda başladığıkariyerine, yönetiminde bizzat yer aldığıRr, Joker, Akrebin Gölgesi ve son olarak da Resimli romandergilerinde devam etti.Gırgır dergisi için çok sayıdakarikatür ve kapak yapmış da olsa, çizgi romancı kimliğiniön plana çıkartan bir sanatçıdır. Fransanın Ameinskentinde sergilenmekte olan illüstrasyon çalışmalarımevcut.Sprite gazoz kutuları ve Petrol Ofisinin POMANigibi, çeşitli reklam kampanyalarında görev almıştır.Resimli Romanın 3. sayıda kapanmasınınardından, Rodeo Stripte iki çizgi romanı (ve retrospektifözelliği taşıyan uzun bir röportajı) yayınlanmıştır.
    • Halihazırda daha çok reklam dünyası için çalışmalar yapmaktaolan Ergün Gündüz, çizgi roman çalışmalarını Studio Rodeobünyesinde vermektedir. Bu kapsamda resimlediği OrganikKadın gibi bazı çizgi öyküleri FHM dergisinin Türkiyeedisyonunda yer alırken, Murat Mıhçıoğlunun ABD yayınınayönelik olarak yazdığı Bir Zombi Bunu Yapabilir Mi? isimliöykü de Gündüzün çizgileriyle Zombie Bomb isimli çizgiroman antolojisine girmiştir. Aynı çalışma, Studio Rodeonun2011 tarihli çizgi roman yıllığı olan Totemde Türkçe olarak yeralmıştır. Ergün Gündüzün kadın karikatürleri meşhurdur.Birröportajında gırgır ile alakalı sorulan soruya şöyle cevap veriştir:Biz oraya çok küçük yaşlarda girdik, ben 16 yaşındaydım.Oğuz Aral babamız gibiydi. Aile olmuştuk birnevi, başarımız da oradan geliyordu. Ama çocuklar biryerden sonra kendi kanatlarıyla uçmak ister. Oğuz ağabeybunu anlayamadı. Bizi sürekli kontrolü altında tutmakistedi. Bunu kabul edemedik. Zil çaldı ve dağıldıkErgün Gündüz, görsel sanatlar dünyasındaki çalışmalarınınparalelinde, Bilgi Üniversitesinde görsel iletişim derslerivermektedir.
    • Bülent ArabacıoğluBülent Arabacıoğlu (d. 11 Ağustos, 1950, Eskişehir)karikatürist, harita mühendisi.En Kahraman Rıdvan ve Tipi Tip karakterlerininbabasıdır. İlk karikatürü 1971’de Papağan dergisindeyayınlanmıştır. Çarşaf, Laklak, Gırgır, Hıbır, HbrMaymun, Dinozor, Hürriyet, Milliyet, gibi dergi vegazetelerde karikatürleri yayınlanmıştır. Kalabalıksayfa olarak da bilinen panoramik ve tematik tam sayfakarikatürlerinin ilk örnekleri Bülent Arabacıoğlutarafından Gırgır dergisinde yayınlanmıştır. İlerleyenyıllarda bu türün örneklerini diğer dergilerde ve özelçalışmalarla yayınlamıştır. Hatta bu panoramikçalışmaları reklam sektöründen de ilgi görmüş ve bazıözel firmalarca takvim, afiş vb. materyallerdekullanılmıştır. Hayvanlar alemini anlatan bir çalışmasızamanın Tatilya Eğlence Merkezinde 40 metre çevresibir yüzeye de uygulanmıştır.
    • Çizgi roman ve karikatür eserlerinin yanı sıra çizgifilm çalışmaları da olmuştur. Kent Gıdaya yarattığıTipitip karakteri için, Türkiyede animasyonsektörünün henüz bulunmadığı ve teknikimkânların çok kısıtlı olduğu 70li yıllarda, ortağıAteş Benice ve eşi Türkan Arabacıoğlununyardımıyla hazırladıkları birer dakikalıkbölümlerden oluşan çizgi dizi TRTdeyayınlanmıştır. Teknik eksikliklerin bu türçalışmaları neredeyse imkânsız kıldığı bu dönemdebirer dakikalık çizgi filmleri haftalık periyotlarlayayınlamak bu sektör için büyük bir başarı olarakkabul edilmekteydi. Tipitipin çizgianimasyonlarında seslendirmesinde Şener Şengerçekleştirmişti.Yıllarca Gırgır dergisinde istikrarlı bir şekilde özgünsenaryolarıyla ve özenli çizgileriyle var olmuştur.Kendini evli, bir çocuklu, altı kedili ve by-passameliyatlı diye tanıtan Arabacıoğlu , Artpointreklam ajansında çalışmaktadır
    • Engin Ergönültaş1951 yılında İstanbulda doğan EnginErgönültaşın, henüz lise öğrencisiyken çizdiği bazıkarikatürler dönemin meşhur Hayat dergisindeyayınlanmıştır. Çizer, İstanbul Üniversitesi SosyolojiBölümünden 1981 yılında mezun olmuştur. Ancakprofesyonel çizerlik kariyeri daha 1967 yılında başlamışve bu dönemde Yalçın Çetinin Stüdyo Çizgi adlıatölyesinde çizgi film çalışmalarına katılmıştır.Ergönültaş, 1972 yılından itibaren Mikropa geçinceyedeğin altı sene Gırgır ve 1976dan sonra da Fırtdergilerinde performans sergilemiştir. Yine bu dönemiçinde Milliyet Gazetesine karikatürler, PolitikaGazetesine ise siyasi karikatür ile yarım sayfalıkdeneysel makale bantları hazırlamış ve Sanat Emeğiadlı dergide de sanat içerikli makaleler kaleme almıştır.Mikrop dergisi kapanınca yeniden Gırgır ve Fırtadönen Ergönültaş, 1980lerin başında, dört senekalacağı yurtdışı macerasına atılmış ve 1985-1986yıllarında döneminde Fransanın en popüler iki çizgiroman dergileri olan Metal Hurlant ve LEcho desSavanesa renkli çalışılmış kısa öyküler çizmiştir.
    • Bu dergilerde çizgi romanları yayınlanan tek Türk çizeri olanErgönültaş, 1989daki satışından önce Fırtda, ardından daFırfırda İşsiz Ali başlığını çizmiş aynı yıl Dıgılda ZalimŞevkinin birkaç öyküsüyle yeniden gözükmüştür. 1990yılından itibaren Behiç Pekin de yönetiminde on yıl boyuncakendisine yardım ettiği Pişmiş Kelle mizah dergisinde uzunsüre en unutulmaz çizgi roman kahramanı olan ZalimŞevkinin yeni maceralarını çizmiştir. Ayrıca yine Pişmiş Kellesayfalarında Oky (Oktay Gencer) için Terso öyküsününsenaryosunu yazmış, bu çizer dergiden ayrılınca macerayıkendi çizerek tamamlamış, yanı sıra Bülbülcan, İşşiz Alibaşlıklarını çizmiştir. Ayrıca Kemal Aratan ile birlikte KesinBulamam başlıklı diğer bir çizgi romanın yanı sıra PembeDüşler adlı seriyi hazırlamıştır. Ergönültaş, XX. yüzyılın sonyıllarından itibaren, çizerliğiyle birlikte başlayan sinemasanatına yönelik ilgisine daha çok zaman ayırmaya başlamışve sekizinci sanata senaryo ve yönetmenlik bazında hizmetvermiştir. Son olarak geçtiğimiz mart ayında MİNAREGÖLGESİ adlı romanı yayınlamıştır.
    • İlban Ertemİlban Ertem (d. 7 Nisan 1950), çizer ve karikatürist.Gırgır, Fırt dergilerinde 1974 yılında resimliroman, kısa hikâyeler çizmeye başladı. Bir süreMilliyet Gazetesi’nde çalıştı. Daha sonra sırasıylaAvni, HBR Maymun, Joker resimli romandergilerinde çalıştı. 2010 yılında "Çiçeği BurnundaKarikatürcüler Onur Ödülü “nün sahibi oldu. Evli vebir çocuk babasıdır.Yayımlanan iki çizgi kitabı vardır; VicdanÜniversiteli Mahmut
    • Galip TekinGalip Tekin , fantastik ve bilim kurgu tarzdakieserleriyle tanınan çizgi romancıdır.Galip Tekin Gırgır dergisinde yetişmiş önemliçizerlerden biri olan Galip Tekin in Oğuz Araldöneminin Gırgır ında, komik, fantastik veabsürd öyküler çizerek başladığı çizgiromanları, giderek daha çok bilim kurguyayaklaşmış ve mizahi olmaktanuzaklaşmıştır. Lak lak isimli dergiyiçıkardı.Galip Tekin Bir dönem çizgi roman denince aklagelen ilk isimdir. Galip Tekin, Gırgır da OğuzAral döneminin bitmesinden daha sonra hemenhemen bütün mizah dergilerinde çalıştı.Çizerliğinin yanı sıra Taksim in bir dönemki enpopüler barı olan Kemancının ortağı veişletmecisi olan Galip Tekin, aynı zamandaBoğaziçi üniversitesinde çizgi roman derslerivermektedir.Galip Tekinin Sevilen bazı öyküleriAlavarza, Delik, SonNeoplan, Tursuntur, Acayip palasoteli, Bir küçük kara delik olaraksayılabilir. Romantik filminde SinanÇetin ile görev almıştır. Aynı zamandaokul isimli Türk korku filminde kiyaratıkların dizaynı da kendisine aittir.Haftalık dergilerde devamı haftayaşeklinde uzun soluklu yayınlanan buöyküler 2011 senesinde albümleştirilerekyayınlanmaya başlandı.
    • Hasan Kaçan1955 KayseriHasan Kaçan,(d.1955-Kayseri) Türkkarikatürist, dizi ile film oyuncusu ve filmyapımcısı.1955 yılında Kayserinin İncesu ilçesindedoğmuştur. Daha sonra çok küçük yaştaailesiyle Kayseri’;den İstanbul’;a gelmiştir.Ortaokul yıllarında Oğuz Aral’;lakarşılaşmasıyla hayatı farklı bir yöne girmiştir.O dönemdeki mizah anlayışını 15 yıl boyuncaGırgır dergisinde sergileyen Kaçan, gelişimindeAral’ın rolünü her fırsatta vurgulamıştır.Ailesinin de, Hasan Kaçan’ın mizahanlayışındaki rolünün yadsınamaz olduğunuKaçan vurgulamayı ihmal etmemiştir.Gırgır’;dan sonra yine dergi ve gazetelerdekarikatürler çizen Kaçan, televizyon vesinemada da kendini göstermiştir.
    • Gırgırda çizdiği bant karikatürleri EşşekHerif ve Cork en sevilen bant karikatürlerarasına girmiştir. Ayrıca 90lı yıllarda köşeyazarlığı da yapmıştır. Ekmek TeknesindeHeredot Cevdet tiplemesinicanlandırmıştır. Ayrıca Eşref Saatidizisinde de Kaptan Küstü karakteri ilekarşımıza çıkmaktadır. Şu sıralar vizyonagirecek olan A.R.O.G filminde de yeralmaktadır.Daha önce sol fikirleri benimserken 90lıyıllarda İslami bir çizgi seçmiştir. Aynıdönemde Keskin Ustura adlı bir mizahdergisini çıkarmıştır. 5-10 temmuz2008de, temsili Nasreddin Hoca göreviniyapmıştır. Ayrıca; Kurtlar Vadisi, KurtlarVadisi Terör gibi dizilerin yapımcıortaklarındandır.
    • Metin Üstündağ Metin Üstündağ, Türk karikatürist veyazar. Gırgır, Leman, Hayvan vePenguen dergilerinde çalıştı. PazarSevişgenleri, Pazar Sevişgenleri2, Pazar Sevişgenleri 3 veDenemeyenler adlı kitaplarıbulunmaktadır. Pazar Sevişgenleri adlıbir köşesine devam etmekte vePenguen dergisinde yayın kuruluüyeliği yapmaktadır.Her zaman kendi gündeminiz vejargonunu oluşturmayı bilmiş ataolması kesin çağdaşlarımızdandır.Kendi şahsına ait bir ekolun yaratıcısı.
    • Vedat ÖzdemiroğluVedat Özdemiroğlu ( V.Ö) olarak bilinir. Türkmizah yazarı.07.11.1968: Ankara’da doğdu. 1986: İ.Ü. Basın YayınYüksek Okulu’na girdi. 1993: İ.Ü. İletişimFakültesi’ni bitirdi. 1995: Kısa dönem askerliğinibitirdi.10.09.1998: Oğuz Aral’ın Gırgır’ı, Fırt, Dıgıl,Avni, Fırfır, Leman, LManyak, Öküz, Dinozor, YeniHarman, Haftalık, Fermuar dergilerinde veCumhuriyet gazetesinde yazarlık yaptı. Çeşitligazete, radyo ve televizyon programlarında görevaldı. Alameti Farika ve Grey gibi reklamajanslarında kısa süreli çalıştı. Zeki-Metince, Zaga,Korsan TV programlarında metin yazarlığı yaptı.“İnşaat” filminin senaristlerinden biridir.“alametifarika” reklam ajansında kuruluşundanitibaren 2 yıl reklam yazarlığı yaptı. 1 Nisan2007′den bu yana sahnede komedyenlik yapıyor.Kuruluşundan beri Uykusuz dergisinde yazarlıkyapmakta ve Kanaltürk de Türkçe Sözlü HafifKomik Programını yapmaktadır
    • Eserleri* Kaldırım Yazıları* T> Chiller* Gece Tarifesi* Vedat Bey’in Görkemli Hayatı* VÖSYM-1* VÖSYM-2* Selam Dünyalı Ben Türküm* Deniz tarafındaki kale* Beşiktaş Şiirleri
    • Mehmet Çağçağ1959 yılında Şebinkarahisarda doğdu. İlköğreniminiŞebinkarahisar İstiklal İlköğretim Okulunda tamamladı.Resim çizmedeki yeteneğinden dolayı ortaokuldaki resimöğretmeni Hakan Taşkıranın yönlendirmesi ile MimarSinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde resimeğitimi aldı. Üniversite yıllarında karikatür çizmeyebaşlayan Çağçağın o yıllarda tirajları oldukça yüksek olanGırgır ve Fırt dergilerinde karikatürleri yayınlandı. Beş yılOğuz Aral ve kardeşi Tekin Aral ile beraber çalıştı.Gecekondu, göç, apartman hayatı, kültürelçatışmalar, kentleşme gibi konularda çizimler yaptı. Dahasonra bir grup çizer arkadaşlarıyla Gırgırdan ayrılarakLimon dergisinin kuruluşunda yer aldı. Çağçağ Limon -Leman ekolünün yaratıcılarındandır. Bugün Türkiyenintirajı en yüksek mizah dergilerinden olan Leman ve L-Manyakta çizmeye devam etmektedir. Ayrıca Harala Gürelebaşlığı altında güncel yaşamla ilgili Leman dergisinde farklıçizimlerini insanlara yansıtmaktadır. Çağçağ evli ve birçocuk babasıdır. 1 Mart 2009 tarihinde yayın hayatınabaşlayan Gazete Habertürkte günlük karikatür çizmektedir.
    • Çizdiği karakterler• Bizim Mahalle• Aptal Cengaver• Apartman Canavarı Suphi• Daral-Timsah• Kozzi• Harala Gürel
    • The End…