2014

22 Ekim 2013
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI

2014 YILI
BÜTÇE SUNUŞ KONUŞMASI
(TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu)

Mehmet ŞİMŞEK
Maliye Bakanı

22 Eki...
OKUNAN METİN GEÇERLİDİR

ii

1
İçindekiler
I.

EKONOMİK GÖRÜNÜM ............................................................................................



En “sağlık”lı bütçe ....................................................................................................


Basit usule dönme imkanını getirdik ......................................................................................
Grafikler
Grafik 1: Küresel Büyüme Tahminleri Revizyon ......................................................................
Grafik 44: İş Yapma Kolaylığı Endeksi (2006) ................................................................................
KISALTMALAR
¨

Türk Lirası

$

Amerikan Doları

AB

Avrupa Birliği

ABD

Amerika Birleşik Devletleri

Ar-Ge

Araştırma Gel...
OECD

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü

OVP

Orta Vadeli Program

OVMP

Orta Vadeli Mali Plan

ÖTV

Özel Tüketim Verg...
x

8
Sayın Başkan,
Plan ve Bütçe Komisyonunun Değerli Üyeleri,
Değerli Basın Mensupları,
Konuşmama başlamadan önce hepinizi say...
önemini koruyor. Gelişmiş ülkeler kademeli olarak toparlanırken
gelişmekte olan ülkelerde ise büyüme bir miktar yavaşlamış...
2014 yıllarında, sırasıyla yüzde 1,2 ve yüzde 2 ile potansiyellerinin
altında büyüyeceği öngörülmektedir.
Grafik 2: Gelişm...
Grafik 3: Gelişmekte Olan Ülkelerde Büyüme
6

Büyüme Oranları (%)

5,1
4,5
4,1
4

3,1
2,7

2,3
2
Gelişmekte Olan Ülkeler

...
Bölgesi’nin 2013 yılında yüzde 0,4 oranında daralması öngörülmektedir.
İşsizlik ise yüzde 12 ile son 20 yılın en yüksek se...
adlandırılan ve Çin ile birlikte 15 trilyon dolarlık ekonomik hacme sahip
olan Hindistan, Brezilya ve Rusya’da da büyüme ö...
 Küresel belirsizlikler devam ediyor
Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
Küresel ekonomide toparlanmanın ılımlı seyretmesinin y...
puanlık bir artış,8 diğer ülkelerde sanayi üretimini yüzde 0,7
azaltabilecektir.9
Zira Fed’in genişletici para politikasın...
İkinci

risk

ise

gelişmiş

ülkelerde

mali

sorunların

çözüme

kavuşturulamaması ve iç talepteki toparlanmanın sekteye ...
jeopolitik riskler uluslararası enerji fiyatlarını olumsuz etkilemektedir.
Bu da küresel büyüme için bir “kara kuğu” etkis...
Aynı zamanda geçen yıl küresel ekonominin beklenenin üstünde
yavaşlaması, en büyük ticaret ortağımız AB’nin krizde olması,...
Tüm bu gelişmeler çerçevesinde bu yıl büyümenin yüzde 3,6
olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu oran geçen yıl öngördüğümü...
 Uyguladığımız makro ihtiyati tedbirler
büyümeyi destekleyici ve dış şoklara karşı Türkiye'yi daha dirençli
kılan faktörl...
Türkiye, 2009-13 döneminde IMF verilerine göre yüzde 4,8 olan
ortalama yıllık istihdam artış oranıyla birinci sırada yer a...
Türkiye’de uzun süreli işsizlik oranı son yıllarda düşüş eğilimine
girmiştir. Nitekim bir yıldan fazla süredir iş arayanla...
 Enflasyon düşüş eğilimine girecek
2012 yılında dengelenme sürecine paralel olarak enflasyon yüzde
6,2 ile son 44 yılın e...
 Mali dengeler güçlü
Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
Son 11 yılda elde ettiğimiz başarıda 2002 yılından bu yana
uygulamakta...
Grafik 13: Genel Devlet Bütçe Açığı ve Borç Stoku
75
70
65

74,0

12
10

10,8

8

60

(%)

6

50

(%)

55
OVP (2014-16)

4...
Grafik 14: Kamu Net Dış Borç Stoku
100 25,2

30

60

20

40

15

20

10

0

5

-20

(Milyar ₺)

25

0

-40

(%)

80

-5

-...
AK Parti Hükümetleri öncesinde hem borcun faizi hem de faiz
giderlerinin vergi gelirleri içindeki payı çok yüksekti. 2002 ...
Grafik 17: İç Borç Stokunun Vade Yapısı
75

74,3

65

(Ay)

55
45

43,7

35
25
15

2012

2011

2010

2009

İç Borç Stokunu...
Grafik 18: Yatırım Yapılabilir Kredi Notu

 Bankacılık sektörü sağlam
Bankacılık sektörü aktif kalitesi, özkaynak yeterli...
Grafik 19: Bankacılık Sektörü
25

Sermaye Yeterlilik Oranı (%)

20

15
Hedef oran: %12
10

Yasal sınır: %8

5

2008-1
3
5
...
(2012, %, GSYH)

Grafik 20: Hanehalkı Yükümlülükleri
TÜRKİYE
Litvanya
Slovakya
Slovenya
Macaristan
Çek Cumh.
Letonya
Polon...
(%, GSYH)

Grafik 21: Firma Yükümlülükleri
Polonya
Çek Cumhuriyeti
Slovakya
Litvanya
Macaristan
İngiltere
Belçika
Finlandi...
 Cari açık yüksek ama yönetilebilir seviyelerde
Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
2010-11 döneminde iç talepteki aşırı genişl...
Grafik 22: Cari İşlemler Dengesi
40

(12 Aylık Kümülatif, Milyar $)

20

0

-20

-40

-60

2002-1
4
7
10
2003-1
4
7
10
200...
üzerinde ihracat yaptığımız ürün sayısı da aynı dönemde 9’dan 30’a
yükselmiştir.
Grafik 23: İhracatta Ürün ve Pazar Çeşitl...
Grafik 24: Esnek Döviz Kuru
80
70
60

Kur Oynaklığı (%)

50
40
30
20

10

GOÜ

07.2013

01.2013

07.2012

01.2012

07.2011...
II.

ÖNCELİKLER VE YAPISAL REFORMLAR
Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
Son 11 yıllık dönemde siyasi istikrarı sağlayan ve makr...
A. Demokratik Standartların İyileştirilmesi
Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
Demokrasimizin

standartlarının

daha

da

yükse...
tamamlanmasıyla yaklaşık 2,5 milyon kişiye istihdam, ekonomiye ise
yıllık yaklaşık 8 milyar dolar katkı sağlanması beklenm...
Grafik 25: Türkiye’de Tasarruf Oranları

24

22

(%, GSYH)

20

18

16

14

12
2002

2003

2004

2005

2006

2007

Yatırım...
katılımcı sayısı 752 bin kişi artarak 3,9 milyon kişiye, katılımcıların fon
tutarı ise 4,1 milyar TL artarak 24,5 milyar T...
payı 2002 yılından bu yana 14,2 puan azalarak Temmuz 2013’te yüzde
37,9’a gerilemiştir. Tarım dışı sektörlerde ise 2002 yı...
Grafik 28: Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü

7,5
Avusturya

9,1

8,0

Hollanda

Lüksemburg

9,9

9,7

13,0
Almanya

Fransa
...
Grafik 29: Brüt Okullaşma Oranları
130

107,6

110

96,8

96,5

(%)

90

92,1

80,8

70

50

44,0
35,8

30
11,7
10
Okul Ön...
eğitimine erişimi daha da kolaylaştırdık.
Ancak üzülerek söylüyorum ki eğitimde kalite olarak arzuladığımız
seviyede değil...
Ülke genelinde eğitimin kalitesini iyileştirme hedefiyle FATİH
projesini uygulamaya koyduk. Bu proje ile okullarımızda tek...
Grafik 31: Ortalama Emeklilik Yaşı
65

63,3

61,9
60

55

50
44,9

45
41,0
40

35

30
Kadın

Kaynak: OECD

Erkek

Türkiye
...
gelişmiş OECD ülkelerinde yüzde 20’lerin üzerindedir.
Grafik 32: Haftalık Ortalama Çalışma Süresi
50

48,9

48
46
44

(201...
İstihdamı artırmanın en etkin yollarından biri de aktif işgücü
politikalarını hayata geçirmektir. 2007-12 döneminde aktif ...
Grafik 34: Üretim ve İhracatın Teknoloji Yoğunluğu
45

39,1

40

35

33,2

31,4

31,5

33,5

(2012, %)

30
24,1

25
20
15
...
Grafik 35: Ar-Ge Harcamaları
3,0

3,0

2,5

(%, GSYH)

2,0

1,8

1,5

0,92

1,0

0,5

0,53

0,0
2002

2013

2018

2023

Ka...
Grafik 36: Marka Başvuruları
115

111

86

(2012, Bin Adet)

80
64
54

44

45

41

17

16

14

14

Portekiz

İsviçre

Norv...
fiyatları cari işlemler açığında belirleyici bir faktör olmuştur.
Enerji deyince benim aklıma yıllık 60,1 milyar dolarlık ...
elde edilmektedir. İnşa halindeki santrallerden elde edilecek kaynakları
da ekleyince ülkemizde yenilenebilir enerjinin to...
nedenle Hükümet olarak altyapı çalışmalarına büyük önem veriyoruz.
2002 yılında 6.101 km olan bölünmüş yol ağımızı yaptığı...
Grafik 39: Demir Yolu Ağımız

Kaynak: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

Hükümetlerimiz döneminde havacılık al...
İ. Sermaye Piyasalarının Derinleştirilmesi
Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
Sermaye

piyasalarının

geliştirilmesine

yönelik...
Borsa İstanbul’da işlem gören şirket sayısı 2002 yılı sonunda 288
iken Ekim 2013 itibarıyla 403’e çıkmıştır. Piyasa kapita...
Grafik 42: GAP Kamu Yatırımları
40
36,1

(Milyar TL, 2013 Yılı Fiyatlarıyla)

35

30

25

23,6

20

15

1990-2002

2003-13...
illerimize yapılacak yatırımları daha avantajlı şekilde destekliyoruz. Bu
bölgede bulunan iller bölgesel teşviklerin yanıs...
Grafik 43: Gini Katsayısı

0,41
0,40
0,40

0,39
0,38
0,38

0,37

0,36

0,36

0,35
2006

2012

2018

Kaynak: TÜİK, Kalkınma...
Dünya Bankasının İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 2006 yılında 175
ülke arasında 84’üncü sırada yer alan Türkiye, 2012 yılınd...
Aynı şekilde Dünya Ekonomik Forumunun yaptığı Küresel Rekabet
Gücü Endeksinde Türkiye, 2005 yılında 117 ülke arasında 71’i...
1980-2002 döneminde ülkemize yönelik doğrudan yatırım girişi
14,8 milyar dolar iken sağladığımız güven ortamı ile bu rakam...
III.

2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUN TASARISI

Sayın Başkan, Değerli Üyeler,
Sizlerle

Türkiye

ve

dünya

ek...
Değerlendirme Raporu”, “Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu”, “Mali
İstatistikleri Değerlendirme Raporu” ile Genel Uygunlu...
Sayıştay tarafından 2011 sonunda çıkarılan Yönetmelikle, genel
bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden mizan, faaliyet sonuç...
grubumuz çalışmalara başladı. Çalışmanın sonucuna göre, kamu
idarelerince verilmesi gerekli, mümkün ve anlamlı olan belge,...
İstatistik Programı” çerçevesinde en küçük belde belediyesinden, Sosyal
Güvenlik Kurumuna; sosyal tesislerden, Türkiye Rad...
yapılan aktarmaları; tür, tutar ve idareler itibarıyla yılın bitimini takip
eden on beş gün içerisinde 5018 sayılı Kanunun...
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013

291
-1

Published on

0 Comments
0 Likes
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

  • Be the first to like this

No Downloads
Views
Total Views
291
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
1
Actions
Shares
0
Downloads
0
Comments
0
Likes
0
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Plan Bütçe Komisyonu Konuşma Metni 22 Ekim 2013

  1. 1. 2014 22 Ekim 2013
  2. 2. T.C. MALİYE BAKANLIĞI 2014 YILI BÜTÇE SUNUŞ KONUŞMASI (TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu) Mehmet ŞİMŞEK Maliye Bakanı 22 Ekim 2013 i 0
  3. 3. OKUNAN METİN GEÇERLİDİR ii 1
  4. 4. İçindekiler I. EKONOMİK GÖRÜNÜM ................................................................................................................... 1 A. Küresel Ekonomi .......................................................................................................................... 1  Küresel ekonomide ılımlı toparlanma ..................................................................................... 1  Küresel belirsizlikler devam ediyor .......................................................................................... 7 B. Türkiye Ekonomisi ..................................................................................................................... 10   İstihdamda olumlu seyir devam ediyor ................................................................................. 13  Enflasyon düşüş eğilimine girecek ......................................................................................... 16  Mali dengeler güçlü ............................................................................................................... 17  Bankacılık sektörü sağlam ..................................................................................................... 22  Hanehalkı borcu düşük .......................................................................................................... 23  Özel sektör borcu makul seviyelerde .................................................................................... 24  Makro ihtiyati politika uygulamalarına devam...................................................................... 25  II. Dengeli ve ılımlı büyüme devam ediyor ................................................................................ 10 Cari açık yüksek ama yönetilebilir seviyelerde ...................................................................... 26 ÖNCELİKLER VE YAPISAL REFORMLAR ........................................................................................... 30 A. Demokratik Standartların İyileştirilmesi .................................................................................... 31 B. Yurt İçi Tasarruf Oranlarının Artırılması..................................................................................... 32 C. Kayıt Dışılıkla Mücadele ............................................................................................................. 34 D. Eğitime Erişimin ve Eğitim Kalitesinin Artırılması ...................................................................... 36 E. İşgücü Piyasasında Esnekliğin Artırılması .................................................................................. 39 F. Ar-Ge ve İnovasyonun Desteklenmesi....................................................................................... 42 G. Enerjide Dışa Bağımlılığın Azaltılması ........................................................................................ 45 H. Altyapı Yatırımlarının Önceliklendirilmesi ................................................................................. 47 İ. Sermaye Piyasalarının Derinleştirilmesi .................................................................................... 50 J. Bölgesel Gelişmişlik Farklarının Azaltılması ............................................................................... 51 K. Yoksulluğun Azaltılması ve Gelir Dağılımının İyileştirilmesi ...................................................... 53 L. Kurumsal Kalitenin Artırılması ................................................................................................... 54 III. 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUN TASARISI ....................................................... 58 III. 2013 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ YIL SONU GERÇEKLEŞME TAHMİNİ ................................ 65 IV. 2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ .......................................................................................... 73 A. 2014 Yılı Bütçesinin Temel Özellikleri ........................................................................................ 80 iii 1
  5. 5.   En “sağlık”lı bütçe .................................................................................................................. 82  Yatırımları önceliklendirmeye devam ediyoruz ..................................................................... 83  Bütçemiz yurt içi tasarrufların artırılmasına katkı sağlıyor .................................................... 85  Çalışanın ve emeklinin hakkını gözetiyoruz ........................................................................... 86  Tarım sektörüne güçlü desteğimiz devam ediyor ................................................................. 87  Ar-Ge desteklerimiz devam ediyor ........................................................................................ 88  2014 Yılı Bütçesi sosyal destekler açısından güçlü bir bütçedir ............................................ 88  Sosyal güvenlik sistemini desteklemeye devam ediyoruz ..................................................... 90  Ülkemizin tanıtımına daha çok kaynak ayırıyoruz ................................................................. 90  V. Bütçede en büyük payı yine eğitime ayırıyoruz..................................................................... 80 Yerel yönetimlere desteğimizi artırıyoruz ............................................................................. 91 GELİR POLİTİKALARI VE UYGULAMALARIMIZ ................................................................................ 92 A. Vergi Sisteminde Etkinlik ve Adaletin Artırılması ...................................................................... 92  Gelir Vergisi Kanun Tasarısı Yüce Mecliste ............................................................................ 92  Vergi Usul Kanun Tasarısına ilişkin çalışmalarımız devam ediyor ......................................... 94  Fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin iadesini düzenledik.................................................... 94  Konutta KDV uygulamasında vergi ödeme gücünü gözetiyoruz ........................................... 94  Kira geliri istisnasında vergi adaletini gözetiyoruz................................................................. 95  BES’te anapara üzerinden alınan vergileri iade ediyoruz ...................................................... 95 B. Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele ............................................................................................... 96  Mevzuatı iyileştiriyoruz ......................................................................................................... 96  Vergi denetim kapasitesini güçlendiriyoruz .......................................................................... 98  Mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu artırıyoruz.............................................................. 99 C. Makroekonomik İstikrarın Korunması ..................................................................................... 108  D. Yurt dışı varlık barışı ............................................................................................................ 109 Yurt İçi Tasarrufların Artırılması .............................................................................................. 109  Uzun vadeli mevduatları destekliyoruz ............................................................................... 109  Uzun vadeli tasarrufları destekliyoruz ................................................................................. 110 E. İstihdam, Yatırım ve Rekabetçiliğin Desteklenmesi ................................................................ 110  Yatırımları teşvik ediyoruz ................................................................................................... 111  Girişimcilerin önünü açıyoruz .............................................................................................. 111  Hizmet ihracını destekliyoruz .............................................................................................. 112  Makinalar arası iletişimin yaygınlaşmasını destekliyoruz .................................................... 112  Esnafın hayatını kolaylaştırıyoruz ........................................................................................ 112 iv 2
  6. 6.  Basit usule dönme imkanını getirdik ................................................................................... 112  Ar-Ge’yi desteklemeye devam ediyoruz.............................................................................. 113  İstihdam üzerindeki vergi yüklerini düşürdük ..................................................................... 113  Kurum kazançları üzerindeki vergi yükünü düşürdük ......................................................... 116  Birçok kalemde KDV oranlarını indirdik ............................................................................... 116  Dolaysız vergiler yeterli düzeyde değil ................................................................................ 118 F. Bölgesel ve Sosyal Gelişmişlik Farklarının Azaltılması ............................................................. 120 G. Çevresel ve Sosyal Politikaların Desteklenmesi ....................................................................... 120  Bitkisel atık yağları geri kazandıracağız ............................................................................... 120  23 yaş üzerindeki araçların hurdaya ayrılmasını teşvik ediyoruz ........................................ 121 SONUÇ ................................................................................................................................................. 122 v 3
  7. 7. Grafikler Grafik 1: Küresel Büyüme Tahminleri Revizyon .............................................................................. 2 Grafik 2: Gelişmiş Ülkelerde Büyüme ............................................................................................... 3 Grafik 3: Gelişmekte Olan Ülkelerde Büyüme ................................................................................. 4 Grafik 4: Gelişmiş Ülkelerde İşsizlik .................................................................................................. 5 Grafik 5: BRIC Ülkelerinde Büyüme ................................................................................................... 6 Grafik 6: Gelişmekte Olan Ülkelerde Finansal Dalgalanmalar ...................................................... 8 Grafik 7: 2011-12 Yeniden Dengelenme ......................................................................................... 10 Grafik 8: Büyüme Görünümü ............................................................................................................ 12 Grafik 9: Yaratılan İstihdam ............................................................................................................. 13 Grafik 10: İşgücü Göstergeleri .......................................................................................................... 14 Grafik 11: Avrupa Birliği’nde Genç İşsizlik ..................................................................................... 15 Grafik 12: Enflasyon ........................................................................................................................... 16 Grafik 13: Genel Devlet Bütçe Açığı ve Borç Stoku ...................................................................... 18 Grafik 14: Kamu Net Dış Borç Stoku ................................................................................................ 19 Grafik 15: IMF’ye Olan Borçlar ......................................................................................................... 19 Grafik 16: Reel Faiz ve Faiz Giderleri ............................................................................................. 20 Grafik 17: İç Borç Stokunun Vade Yapısı ........................................................................................ 21 Grafik 18: Yatırım Yapılabilir Kredi Notu ....................................................................................... 22 Grafik 19: Bankacılık Sektörü ........................................................................................................... 23 Grafik 20: Hanehalkı Yükümlülükleri .............................................................................................. 24 Grafik 21: Firma Yükümlülükleri ...................................................................................................... 25 Grafik 22: Cari İşlemler Dengesi ...................................................................................................... 27 Grafik 23: İhracatta Ürün ve Pazar Çeşitlendirmesi ..................................................................... 28 Grafik 24: Esnek Döviz Kuru.............................................................................................................. 29 Grafik 25: Türkiye’de Tasarruf Oranları ......................................................................................... 33 Grafik 26: Bireysel Emeklilik Sistemi .............................................................................................. 34 Grafik 27: Kayıt Dışı İstihdam ........................................................................................................... 35 Grafik 28: Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü .................................................................................. 36 Grafik 29: Brüt Okullaşma Oranları ................................................................................................. 37 Grafik 30: Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı ........................................................................ 38 Grafik 31: Ortalama Emeklilik Yaşı.................................................................................................. 40 Grafik 32: Haftalık Ortalama Çalışma Süresi ................................................................................. 41 Grafik 33: Aktif İşgücü Programları ................................................................................................. 42 Grafik 34: Üretim ve İhracatın Teknoloji Yoğunluğu .................................................................... 43 Grafik 35: Ar-Ge Harcamaları ........................................................................................................... 44 Grafik 36: Marka Başvuruları ............................................................................................................ 45 Grafik 37: Enerji İthalatı ................................................................................................................... 46 Grafik 38: Çok Şeritli Kara Yolu Ağımız .......................................................................................... 48 Grafik 39: Demir Yolu Ağımız ........................................................................................................... 49 Grafik 40: Sivil Hava Trafiğine Açık Havalimanlarımız................................................................. 49 Grafik 41: Küresel Finans Merkezleri Endeksi................................................................................ 50 Grafik 42: GAP Kamu Yatırımları ..................................................................................................... 52 Grafik 43: Gini Katsayısı .................................................................................................................... 54 vi 4
  8. 8. Grafik 44: İş Yapma Kolaylığı Endeksi (2006) ................................................................................ 55 Grafik 45: İş Yapma Kolaylığı Endeksi (2012) ................................................................................ 55 Grafik 46: Küresel Rekabet Gücü (2005) ........................................................................................ 56 Grafik 47: Küresel Rekabet Gücü (2013) ........................................................................................ 56 Grafik 48: Doğrudan Yatırım Girişleri ............................................................................................. 57 Grafik 49: 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Gerçekleşme Tahmini ........................................ 65 Grafik 50: Bütçe Açığı ........................................................................................................................ 66 Grafik 51: Merkezi Yönetim Bütçe Açığı ......................................................................................... 67 Grafik 52: 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri .................................................................. 69 Grafik 53: Kamu Sektörü Yatırım Giderleri ve Ekonomik Büyüme ............................................. 70 Grafik 54: Merkezi Yönetim Bütçe Açığı ......................................................................................... 71 Grafik 55: Bütçe Açığının Gelişimi (1985-2013)............................................................................. 71 Grafik 56: 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı.................................................................... 75 Grafik 57: 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri .................................................................. 77 Grafik 58: 2014 Yılı Vergi Gelirleri .................................................................................................. 77 Grafik 59: 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri ................................................................. 78 Grafik 60: Bütçeden Eğitime Ayrılan Pay ....................................................................................... 80 Grafik 61: Bebek Ölüm Hızı ve Anne Ölüm Oranı .......................................................................... 83 Grafik 62: Yatırım Stokunun Ortalama Tamamlanma Süresi....................................................... 84 Grafik 63: Tarıma Verilen Destek .................................................................................................... 87 Grafik 64: Engelli Evde Bakım Kişi Sayıları ve Harcamaları ........................................................ 89 Grafik 65: Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi ........................................................ 106 Grafik 66: Mevduatta Ortalama Vade ........................................................................................... 110 Grafik 67: Ortalama Ücret Üzerindeki Yükler ............................................................................. 114 Grafik 68: Gelir Vergisi En Üst Dilim Oranları ............................................................................. 114 Grafik 69: Gelir Vergisi En Alt Dilim Oranları .............................................................................. 115 Grafik 70: Kurum Kazançları Üzerindeki Vergi Yükü .................................................................. 116 Grafik 71: KDV Oranları ................................................................................................................... 118 Grafik 72: Dolaylı Vergiler .............................................................................................................. 119 Grafik 73: Dolaysız Vergiler ............................................................................................................ 119 Tablolar Tablo 1: Elektrik Enerjisi Kurulu Gücü............................................................................................ 47 Tablo 2: Makroekonomik Göstergeler ............................................................................................. 74 Tablo 3: Konut Teslimlerinde KDV Oranları ................................................................................... 95 Tablo 4: Asgari Ücret Üzerindeki Vergi Yükleri (%) .................................................................... 115 vii 5
  9. 9. KISALTMALAR ¨ Türk Lirası $ Amerikan Doları AB Avrupa Birliği ABD Amerika Birleşik Devletleri Ar-Ge Araştırma Geliştirme BDDK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BELDES Belediyelerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi CDS Kredi Temerrüt Takası DAP Doğu Anadolu Projesi BRIC Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin DOKAP Doğu Karadeniz Projesi ECB Avrupa Merkez Bankası Eurostat Avrupa Topluluğu İstatistik Ofisi FATİH Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi Fed Amerikan Merkez Bankası FDD Faiz Dışı Denge GAP Güneydoğu Anadolu Projesi GSYH Gayri Safi Yurtiçi Hasıla İŞKUR Türkiye İş Kurumu ILO Uluslararası Çalışma Örgütü GOÜ Gelişmekte Olan Ülkeler HES Hidroelektrik Santral IMF Uluslararası Para Fonu KDV Katma Değer Vergisi kg Kilogram km Kilometre KOBİ Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler KOP Konya Ovası Projesi KÖİ Kamu-Özel İşbirliği KÖYDES Köy Altyapısını Destekleme Projesi m.a. Mevsimsellikten Arındırılmış MEB Milli Eğitim Bakanlığı MW Megavat viii 6
  10. 10. OECD Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OVP Orta Vadeli Program OVMP Orta Vadeli Mali Plan ÖTV Özel Tüketim Vergisi PMI Satın Alma Yöneticileri Endeksi SAGP Satınalma Gücü Paritesi SODES Sosyal Destek Programı SUKAP Su, Kanalizasyon ve Altyapı Projesi TAKBİS Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TCDD Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları TL Türk Lirası TÜBİTAK Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu TÜFE Tüketici Fiyat Endeksi TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu VİMER Vergi İletişim Merkezi YP Yabancı Para ix 7
  11. 11. x 8
  12. 12. Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonunun Değerli Üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Konuşmama başlamadan önce hepinizi saygı ile selamlıyor, geçmiş Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Bildiğiniz üzere 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısını 11 Ekim 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduk. Bugün Komisyonunuzda 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı ile 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısının görüşülmesine başlanacaktır. Siz değerli komisyon üyelerinin katkıları ile son halini alacak olan bu tasarılar Genel Kurula sunulacaktır. Yapacağınız her türlü yapıcı eleştiri, katkı ve yorumlarınızdan dolayı şimdiden teşekkür ederim. I. EKONOMİK GÖRÜNÜM Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Daha önceki bütçe görüşmelerimizde olduğu gibi sizlere ilk olarak dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerimi aktarmak istiyorum. Daha sonra sizleri 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı ve 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi hakkında bilgilendireceğim. A. Küresel Ekonomi  Küresel ekonomide ılımlı toparlanma Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Küresel ekonomide 2012 yılının ikinci yarısında başlayan ılımlı toparlanma devam ediyor. Buna mukabil aşağı yönlü küresel riskler de 1 8
  13. 13. önemini koruyor. Gelişmiş ülkeler kademeli olarak toparlanırken gelişmekte olan ülkelerde ise büyüme bir miktar yavaşlamıştır. Son bir yıl içerisinde birçok uluslararası kuruluş 2013 yılı büyüme tahminlerini düşürmüştür. Örneğin IMF 2013 yılı küresel büyüme tahminini 0,7 puan aşağı yönlü revize etmiştir.1 IMF’nin son tahminlerine göre 2012 yılında yüzde 3,2 oranında büyüyen küresel ekonomi, 2013 yılında yüzde 2,9, 2014 yılında ise yüzde 3,6 oranında büyüyecektir. Bu oranlar kriz öncesi 2004-07 döneminde ortalama yüzde 5 civarında, 2010-11 yıllarında ise ortalama yüzde 4,5 olan küresel büyüme hızının oldukça altındadır. Grafik 1: Küresel Büyüme Tahminleri Revizyon 4,1 Büyüme Oranları (%) 4,0 3,6 3,6 3,5 3,3 3,2 3,0 2,9 2,5 2012 Kaynak: IMF 2013 Ekim 12 2014 Ekim 13 Benzer şekilde dünya ekonomisinin yarısını oluşturan gelişmiş ülkelerin2 2013 büyüme tahmini 0,3 puan aşağı yönlü revize edilmiştir.3 2012 yılında yüzde 1,5 oranında büyüyen gelişmiş ülkelerin, 2013 ve 1 IMF’nin 2013 yılı için Ekim 2012 ve Ekim 2013 tahminleri arasındaki farkı yansıtmaktadır. IMF’nin SAGP metodolojisine göre gelişmiş ekonomilerin dünya ekonomisi içindeki payı 2012 yılı için yüzde 50,4’tür. 3 IMF’nin 2013 yılı için Ekim 2012 ve Ekim 2013 tahminleri arasındaki farkı yansıtmaktadır. 2 2 9
  14. 14. 2014 yıllarında, sırasıyla yüzde 1,2 ve yüzde 2 ile potansiyellerinin altında büyüyeceği öngörülmektedir. Grafik 2: Gelişmiş Ülkelerde Büyüme Büyüme Oranları (%) 3 2,6 2,0 2 2,0 1,6 1,2 1,2 1,0 1 0 -0,4 -1 Gelişmiş Ülkeler ABD Avro Bölgesi 2013 Japonya 2014 Kaynak: IMF Gelişmekte olan ülkelerin 2013 büyüme tahmini de 1,1 puan aşağı yönlü revize edilmiştir.4 2012 yılında yüzde 4,9 oranında büyüyen gelişmekte olan ülkelerin 2013 yılında yüzde 4,5 oranında 2014’te ise yüzde 5,1 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. Çin hariç gelişmekte olan ülkelerin 2013 yılında yüzde 3,1, 2014 yılında yüzde 4,1 büyüyeceği öngörülmektedir. Gelişmekte olan Avrupa ülkelerinin ise 2013 yılında yüzde 2,3, 2014 yılında da yüzde 2,7 büyümesi beklenmektedir. 4 IMF’nin 2013 yılı için Ekim 2012 ve Ekim 2013 tahminleri arasındaki farkı yansıtmaktadır. 3 10
  15. 15. Grafik 3: Gelişmekte Olan Ülkelerde Büyüme 6 Büyüme Oranları (%) 5,1 4,5 4,1 4 3,1 2,7 2,3 2 Gelişmekte Olan Ülkeler Çin Hariç Gelişmekte Olan Ülkeler 2013 Gelişmekte Olan Avrupa 2014 Kaynak: IMF ABD ekonomisi 2012 yılının ikinci yarısında yakaladığı ılımlı çıkışı 2013 yılında da sürdürmektedir. 2012 yılında yüzde 2,8 büyüyen ABD, 2013 yılının ilk yarısında ortalama yüzde 1,8 oranında büyüme kaydetmiştir. Ülkede işsizlik 2013 yılı başından bu yana 0,6 puan azalarak Ağustos ayı itibarıyla yüzde 7,3 seviyesine gerilemiştir. 5 Ancak maliye politikasına ilişkin belirsizlikler ABD’de büyüme görünümünü olumsuz etkilemektedir. Bu çerçevede, Amerikan ekonomisinin bu yıl yüzde 1,6, önümüzdeki yıl ise yüzde 2,6 büyümesi beklenmektedir. Altı çeyrektir üst üste daralan Avro Bölgesi, 2013 yılının ikinci çeyreği itibarıyla teknik anlamda resesyondan çıkmıştır. Ancak ikinci çeyrekte elde edilen yüzde 0,3’lük büyüme oranı beklentilerin altında kalmıştır.6 Ayrıca İtalya, İspanya ve Hollanda gibi bölgedeki önemli bazı ekonomilerde 5 6 resesyon halen sürmektedir. Bu çerçevede, Avro Bu oran ABD Merkez Bankasının (Fed) hedeflediği yüzde 6,5 oranın üzerindedir. Mevsimsellikten arındırılmış, bir önceki çeyreğe göre büyüme oranıdır. 4 11
  16. 16. Bölgesi’nin 2013 yılında yüzde 0,4 oranında daralması öngörülmektedir. İşsizlik ise yüzde 12 ile son 20 yılın en yüksek seviyesindedir. Grafik 4: Gelişmiş Ülkelerde İşsizlik 220 200 (Ocak 2008=100) 180 160 140 120 100 Avro Bölgesi 7 4 2013-1 7 10 4 2012-1 7 10 4 2011-1 7 10 4 2010-1 7 ABD 10 4 2009-1 7 10 4 2008-1 80 Japonya Kaynak: Eurostat 20 yıldan fazla bir süredir zayıf büyüme ve deflasyon ile yaşayan Japonya, Abenomics olarak adlandırılan ekonomi politikası ile bu durumdan kurtulmayı amaçlamaktadır. Agresif parasal genişleme ve kamusal altyapı harcama politikalarıyla Japon ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,1, ikinci çeyreğinde ise 1,3 büyümüştür.7 2013 yılında ise yüzde 2 büyümesi beklenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ise büyüme; zayıf iç talep, bazı yapısal faktörler ve bozulan dış koşullar nedeniyle ivme kaybetmiştir. Gelişmekte olan ülkelerin motoru olan Çin yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 7,7 ile son yıllardaki performansının altında büyümüştür. BRIC olarak 7 Mevsimsellikten arındırılmış, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre büyüme oranıdır. 5 12
  17. 17. adlandırılan ve Çin ile birlikte 15 trilyon dolarlık ekonomik hacme sahip olan Hindistan, Brezilya ve Rusya’da da büyüme önemli ölçüde yavaşlamıştır. Grafik 5: BRIC Ülkelerinde Büyüme 14 12 10 8 Büyüme Oranları (%) 6 4 2 0 -2 Brezilya -6 -8 Çin Hindistan -4 Rusya -10 Ç2 Ç4 2013-Ç1 Ç3 Ç2 2012-Ç1 Ç4 Ç3 Ç2 Ç4 2011-Ç1 Ç3 Ç2 Ç4 2010-Ç1 Ç3 Ç2 Ç4 2009-Ç1 Ç3 Ç2 2008-Ç1 2007-Ç4 -12 Kaynak: Bloomberg Küresel ekonomideki ılımlı toparlanmaya paralel olarak küresel ticaret de kademeli olarak artacaktır. Bu çerçevede, 2012 yılında yüzde 2,7 artan dünya ticaret hacminin kademeli olarak yükselerek 2013 yılında yüzde 2,9, 2014 yılında ise yüzde 4,9 artması beklenmektedir. Gelişmiş ülkelerde uygulanan genişletici para politikaları, düşük ekonomik aktivite ve zayıf küresel talep nedeniyle, enflasyonist baskılara sebep olmamaktadır. 2012 yılında küresel düzeyde yüzde 3,9 olarak gerçekleşen enflasyon oranının 2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla yüzde 3,7 ve yüzde 3,8 olması beklenmektedir. 6 13
  18. 18.  Küresel belirsizlikler devam ediyor Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Küresel ekonomide toparlanmanın ılımlı seyretmesinin yanısıra gelişmiş ülkeler kaynaklı riskler de önemini korumaktadır. Küresel ekonomide önümüzdeki dönemde büyüme görünümünü olumsuz etkileyebilecek dört temel riski şu şekilde sıralayabiliriz:  Genişletici para politikalarından çıkışın iyi yönetilememesi  Gelişmiş ülkelerde mali sorunlar ve zayıf iç talebin devam etmesi  Gelişmekte olan ülkelerde büyümenin daha da zayıflaması  Jeopolitik gerginliklerin tırmanması Başta Fed olmak üzere gelişmiş ülke Merkez Bankaları, ekonomideki toparlanmaya paralel olarak genişletici para politikalarını er ya da geç sonlandıracaktır. Ancak parasal genişleme politikalarından çıkışın yönetimi, zamanlaması ve kompozisyonu finansal piyasalar açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle Fed’in olağanüstü genişletici para politikasından çıkış sürecinde izleyeceği yöntem küresel ekonomik görünüm üzerindeki en büyük risklerden biridir. Fed’in bu politikasını uzun süre sürdürmesi enflasyon ve finansal istikrar açısından önemli bir risk teşkil etmektedir. Öte yandan genişletici para politikasından çıkışın gereğinden hızlı olması kırılgan yapıdaki gelişmiş ülkeleri yeniden durgunluğa sürükleyebilir. Gelişmekte olan ülkelerde ise sermaye akımlarının zayıflamasına ya da tersine dönmesine neden olabilir. IMF tahminlerine göre Fed’in politika faiz oranında yapacağı yüz baz 7 14
  19. 19. puanlık bir artış,8 diğer ülkelerde sanayi üretimini yüzde 0,7 azaltabilecektir.9 Zira Fed’in genişletici para politikasından çıkış stratejisindeki belirsizlikler Mayıs ayından bu yana finansal piyasalarda ciddi bir dalgalanmaya sebep olmuştur. Bu süreçte birçok gelişmekte olan ülkede faiz oranları ve risk primleri artmış, para birimleri ise değer kaybetmiştir. Bu dönemde Türkiye ekonomisindeki makro-finansal kırılganlıklar da çok konuşulmuştur. Ancak Türk Lirasında 22 Mayıstan10 bu yana gerçekleşen değer kaybı yüzde 7 ile gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına yakın seyretmiştir. Tahvil faizleri artmakla birlikte geçen yıl aynı dönemde gözlemlenen seviyelerin altında, borsa ise değer kaybetmekle birlikte geçen yılki seviyelerin üstünde kalmıştır. Grafik 6: Gelişmekte Olan Ülkelerde Finansal Dalgalanmalar 150 118 100 52 50 24 7 0 (Değişim*, Yıllık) 24 19 -28 -25 -5 -10 -50 -100 -150 -200 Türkiye -187 -191 -250 CDS Kur 10 Yıllık Tahvil Faiz Oranı Borsa Endeksi Kaynak: Bloomberg *Mayıs-Eylül 2012 ortalaması ile Mayıs-Eylül 2013 ortalamasının değişimidir. Değişimler CDS ve faiz için baz puan, borsa ve kur için ise yüzde olarak hesaplanmıştır. Not: Verileri kullanılan ülkeler; Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Güney Afrika, Endonezya, Güney Kore, Brezilya, Şili, Kolombiya ve Meksika’dır. 8 2014 yıl sonuna kadar gelişmiş ülkelerde faiz artırımı beklenmemektedir. IMF, Küresel Ekonomik Görünüm, Ekim 2013. 10 Fed’in genişletici para politikasından kademeli çıkış sinyalini verdiği tarihtir. 9 8 15
  20. 20. İkinci risk ise gelişmiş ülkelerde mali sorunların çözüme kavuşturulamaması ve iç talepteki toparlanmanın sekteye uğramasıdır. 2013 yılı için borç stokunun GSYH’ye oranı OECD ülkelerinde yüzde 112, Avro Bölgesi’nde ise yüzde 96 ile oldukça yüksek bir seviyededir. Ayrıca Avro Bölgesi’nde bankaların kırılgan yapısı ise hala bir sorun teşkil etmektedir. Bu risklerin iyi yönetilip minimize edilebilmesi için Avro Bölgesi ülkelerinin yapısal reformlara devam etmesi ve başarılı bir bankacılık birliği oluşturması gerekmektedir. Avro Bölgesi’nde uygulanan mali konsolidasyonun iç talebin zayıf seyrettiği bir döneme denk gelmesi ekonomik toparlanmanın önünde bir engel oluşturmaktadır. Bu nedenle rekabetçiliğin ve ihracat performansının iyileştirilmesi için üretkenliği arttıracak, mal ve ürün piyasalarını daha dinamik kılacak reformlara gereksinim vardır. Üçüncü olarak gelişmekte olan ülkelerin daha düşük oranlarda büyümesi küresel görünüm adına bir risk teşkil etmektedir. Finansal dalgalanmalar ve zayıf dış talebe ek olarak gelişmekte olan ülkeler zayıflayan iç talep sorunuyla karşı karşıyadır. Bunda, demografik faktörlerin yanısıra verimlilik düşüşü ve yapısal reformların yavaşlaması etkili olmaktadır. Sözgelimi BRIC ülkeleri için yıllık büyüme eğilimi son beş yılda yüzde 1 civarında düşmüştür.11 İleriye yönelik olarak da büyüme oranlarının daha düşük seviyelere inmesi olasıdır. Ancak orta ve uzun vadede, yüksek getiri beklentisi ve hızlı yakınsama ihtimali, gelişmekte olan ülkeleri yatırımlar için cazip kılmaya devam edecektir. Son olarak jeopolitik gerginliklerin arttığı Orta Doğu’da politik belirsizlik risk primini artırmaktadır. Arzdaki iyileşmeye rağmen 11 OECD, Geçici Değerlendirme Raporu, Eylül 2013. 9 16
  21. 21. jeopolitik riskler uluslararası enerji fiyatlarını olumsuz etkilemektedir. Bu da küresel büyüme için bir “kara kuğu” etkisi yaratabilir.12 B. Türkiye Ekonomisi  Dengeli ve ılımlı büyüme devam ediyor Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Konuşmamın bu kısmında sizlerle Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerimi paylaşmak istiyorum. 2012 yılında yumuşak iniş süreci olarak adlandırdığımız yeniden dengelenme sürecini başarıyla yönettik. Bu süreçte makroekonomik istikrarı koruyup güçlü mali dengelerimizi muhafaza ederken cari açığı önemli ölçüde daralttık, enflasyonist baskıları azalttık, yüksek düzeyde istihdam yaratıp işsizliği düşürmeye devam ettik. Grafik 7: 2011-12 Yeniden Dengelenme 5 12 4,1 9,8 9,7 9,2 10 8 3 6,1 6,2 6 2 (%) (Büyümeye Katkı) 4 10,5 4 1 2 0 0 -1 -1,1 -2 Net İhracat (Sol Eksen) Cari Açık/GSYH Enflasyon İşsizlik Kaynak: TÜİK, TCMB 12 Nassim Nicholas Taleb tarafından ortaya konulan “kara kuğu” teorisine göre “bugüne kadar gördüğümüz bütün kuğuların beyaz olması siyah kuğuların var olmadığı anlamına gelmez”. Buna göre daha önce öngörülmemiş uç olasılıkların gerçekleşmesi özellikle finansal piyasalarda aşırı oynaklık yaratabilmektedir. 10 17
  22. 22. Aynı zamanda geçen yıl küresel ekonominin beklenenin üstünde yavaşlaması, en büyük ticaret ortağımız AB’nin krizde olması, jeopolitik gerginliklerin artması ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesine rağmen yüzde 2,2 büyüdük. 2013 yılında ise hedefimiz yeniden dengelenme sürecindeki kazanımları kaybetmeden büyümeyi yukarı çekmekti. İç talebin katkısıyla ivme kazanan ekonomi yılın ilk yarısında yüzde 3,7 büyümüştür. Yılın ikinci yarısına ait önemli bazı göstergeler de büyümenin geçen yıla göre daha yüksek seyredeceğini işaret etmektedir. Üçüncü çeyrek itibarıyla kapasite kullanım oranı yüzde 75,5 ile Aralık 2011’den bu yana gözlemlenen en yüksek seviyeye gelmiştir. Reel kesim güven endeksi yükselmeye devam etmiştir. Kredi büyümesi ise her ne kadar yavaşlama trendine girmiş olsa da Eylül ayında yüzde 23,1 ile güçlü seyrini korumuştur. Ancak yıl başından bu yana dış konjonktür büyümeyi destekleyici olmaktan çıkmıştır. En büyük ticaret ortağımız olan AB’deki ekonomik toparlanma ile küresel ekonomik büyüme zayıf seyretmiş, olağanüstü parasal genişleme döneminin sonuna yaklaşılmış, finansal piyasalarda risk algısı yükselmiş, jeopolitik gerginlikler ise artmıştır. Bu durum maalesef Türkiye’nin büyüme performansını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca para politikasında yılın ikinci yarısında başlayan sıkılaştırma kredilerdeki büyümeyi yavaşlatmış, iç talepteki artışı bir miktar sınırlamıştır. Son dönemde uygulamaya konulan makro ihtiyati tedbirlerin de kredi artış hızını yavaşlatması beklenmektedir. 11 18
  23. 23. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde bu yıl büyümenin yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu oran geçen yıl öngördüğümüz yüzde 4’lük OVP hedefinin bir miktar altındadır. Ancak daha önce bahsettiğim üzere, bu yıl hemen hemen tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyüme aşağı yönlü revize edilmiştir. Grafik 8: Büyüme Görünümü Reel GSYH Büyümesi (%) 6 5,0 5 5,0 4,0 4 3,6 3 2013 2014 2015 2016 Kaynak: OVP (2014-16) Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Orta vadeli perspektif ile baktığımızda büyümenin önümüzdeki yıl yüzde 4, 2015 ve 2016’da ise yüzde 5 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Kısa ve orta vadede,  Yüksek istihdam yaratma kapasitemiz  İhtiyatlı ve esnek para politikamız  Sağlam kamu mali dengelerimiz ile mali disiplin politikamız  Sağlam bankacılık sektörümüz  Nispeten düşük hanehalkı borçluluk oranları 12 19
  24. 24.  Uyguladığımız makro ihtiyati tedbirler büyümeyi destekleyici ve dış şoklara karşı Türkiye'yi daha dirençli kılan faktörlerdir.  İstihdamda olumlu seyir devam ediyor Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Küresel kriz sonrası dönemde yaşadığımız güçlü toparlanma ve işsizlikle mücadele kapsamında uygulamaya koyduğumuz düzenlemeler sayesinde yüksek düzeyde istihdam yarattık. Birçok ülkede istihdam artışının yeterli düzeyde sağlanamaması önemli bir sorun olmaya devam ederken Türkiye’de Mart 2009’dan bu yana 4,7 milyon kişiye ilave istihdam sağladık. Oysa aynı dönemde Avro Bölgesi’nde 2,2 milyon istihdam kaybı yaşanmıştır. Grafik 9: Yaratılan İstihdam TÜRKİYE 4,7 ABD Rusya Almanya Brezilya (Mart 2009-13, Milyon Kişi) Macaristan Belçika Fransa Çek Cumhuriyeti Slovenya Slovakya Danimarka İrlanda Polonya Japonya Portekiz İtalya Yunanistan Avro Bölgesi İspanya -3 -2 -1 0 1 2 3 4 5 Kaynak: Eurostat, OECD, TÜİK * Ülkelerin son açıklanan verileri kullanılmıştır. 13 20
  25. 25. Türkiye, 2009-13 döneminde IMF verilerine göre yüzde 4,8 olan ortalama yıllık istihdam artış oranıyla birinci sırada yer almaktadır.13 Ayrıca OECD tarafından yayımlanan İstihdam Raporu’na göre Türkiye, bu yıl ve gelecek yıl OECD'de en fazla istihdam artışı görülecek 3’üncü ülke olacaktır.14 2013 yılında devam eden istihdam artışına rağmen mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı 2012 yıl sonuna göre 0,9 puan yükselerek Temmuz 2013’te yüzde 10,1 olarak gerçekleşmiştir. Bunda işgücüne katılım oranının yüzde 50,9 ile serinin başladığı 2005 yılından bu yana gözlemlenen en yüksek seviyelerine ulaşması etkili olmuştur. Yıl sonunda işsizlik oranının yüzde 9,5 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Grafik 10: İşgücü Göstergeleri 16 52 15 51 14 50 13 48 11 (m.a., %) (m.a., %) 49 12 47 10 Kaynak: TÜİK İşsizlik Oranı (Sol Eksen) 5 2013-1 9 5 9 2012-1 5 2011-1 9 5 2010-1 9 5 2009-1 45 9 8 5 46 2008-1 9 İşgücüne Katılım Oranı (Sağ Eksen) 13 IMF’de istihdam verisi açıklanan 35 ülkeye göre sıralama yapılmıştır. OECD, İstihdam Raporu, Temmuz 2013. Türkiye, istihdam artışı bakımından Meksika ve İsrail’den sonra 3’üncü sırada yer almaktadır. 14 14 21
  26. 26. Türkiye’de uzun süreli işsizlik oranı son yıllarda düşüş eğilimine girmiştir. Nitekim bir yıldan fazla süredir iş arayanların oluşturduğu uzun süreli işsizlerin toplam işsizler içindeki payına bakıldığında yüzde 22,5 ile Türkiye 2013 yılının ilk yarısında İsveç, Finlandiya ve İzlanda’dan sonra en düşük orana sahip 4’üncü ülke olmuştur.15 Diğer yandan, Türkiye Avrupa’nın en büyük sorunu olan genç işsizlikle mücadelede çok daha etkin sonuçlar almaktadır. Avro Bölgesi’nde yüzde 23,4 ile rekor seviyelere çıkan genç işsizlik oranı, Türkiye’de Temmuz 2013’te yüzde 18 olarak gerçekleşmiştir. Ülkemiz, genç nüfusuna rağmen bu oranı 2009 yılından bu yana 7,3 puan indirerek Avrupa’da en düşük genç işsizlik oranına sahip 11’inci ülke olmuştur. Genç İşsizlik Oranı (15-24 yaş, 2013, %) Grafik 11: Avrupa Birliği’nde Genç İşsizlik İsviçre Almanya Avusturya Norveç Hollanda Danimarka Malta İzlanda Estonya Çek Cumhuriyeti TÜRKİYE Lüksemburg Letonya İngiltere Litvanya Belçika Romanya Fransa Avro Bölgesi Slovenya TÜRKİYE 2009 Polonya Finlandiya Macaristan İsveç Bulgaristan İrlanda Slovakya Portekiz İtalya G. Kıbrıs Hırvatistan İspanya Yunanistan 18,0 23,4 25,3 0 10 20 30 40 50 60 Kaynak: Eurostat, TÜİK 15 Eurostat, 2013 ikinci çeyrek 15 22
  27. 27.  Enflasyon düşüş eğilimine girecek 2012 yılında dengelenme sürecine paralel olarak enflasyon yüzde 6,2 ile son 44 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Ancak 2013 yılında enflasyon oranı, işlenmemiş gıda ve tütün ürünleri fiyatlarındaki artış ve Türk Lirasındaki değer kaybı nedeniyle hedefin üzerinde seyretmektedir. Merkez Bankası, fiyat ve finansal istikrarı sağlamak için Temmuz ayından bu yana faiz koridorunu 125 puan yukarı çekmiştir. Bu süreçte makro ihtiyati tedbirlerden oluşan politika setini uygulamaya devam etmiştir. Bu çerçevede Eylül ayı itibarıyla yüzde 7,9 olarak gerçekleşen enflasyonun bu yıl sonunda yüzde 6,8, önümüzdeki yıl sonunda ise yüzde 5,3 olacağı tahmin edilmektedir. Grafik 12: Enflasyon 99,1 107,2 120 125,5 140 (TÜFE, Yıllık, %) 100 80 60 40 6,2 6,8 5,3 5,0 5,0 20 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 0 Kaynak: TÜİK, OVP (2014-16) 16 23
  28. 28.  Mali dengeler güçlü Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Son 11 yılda elde ettiğimiz başarıda 2002 yılından bu yana uygulamakta olduğumuz ihtiyatlı maliye politikaları önemli bir rol oynamıştır. Önümüzdeki dönemde dış şoklara karşı bizi koruyacak ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak etmenlerin başında yine mali disiplin gelmektedir. Bu politikalar sayesinde genel devlet bütçe açığının GSYH’ye oranı son 11 yılda yaklaşık 10 puan azalarak 2013 yılında yüzde 1’e gerilemiş olacaktır. Böylelikle 2013 yılında ülkemizde bütçe açığının GSYH’ye oranı OECD ülkeleri için öngörülen yüzde 4,3’lük açığın dörtte birinden az, Maastricht Kriterinin ise üçte biri kadar olacaktır. Genel devlet bütçe açığının GSYH’ye oranını önümüzdeki dönemde de azaltmaya devam ederek 2016 yılında yüzde 0,5’e indirmeyi hedefliyoruz. AB tanımlı borç stokunun GSYH’ye oranını ise son 11 yılda yaklaşık 40 puan düşürdük. 2013 yılı için yüzde 35 olarak öngördüğümüz bu oran, OECD ortalamasının üçte birinden az, Maastricht Kriterinin ise neredeyse yarısı kadardır. Borcun GSYH’ye oranını azaltmaya devam ederek 2016 yılında yüzde 30’a indirmeyi hedefliyoruz. 17 24
  29. 29. Grafik 13: Genel Devlet Bütçe Açığı ve Borç Stoku 75 70 65 74,0 12 10 10,8 8 60 (%) 6 50 (%) 55 OVP (2014-16) 4 45 40 2 1,0 35 0,5 35,0 30 0 30,0 25 -2 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 Borç Stoku/GSYH (Sol eksen) 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 Bütçe Açığı/GSYH (Sağ Eksen) Kaynak: Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı Benzer şekilde kamu net borç stokunun GSYH’ye oranı da son 11 yılda 47 puan azalarak 2013 yılında yüzde 15’e düşecektir. 2002 yılında yüzde 25,2 olan kamu net dış borç stokunun GSYH’ye oranı 2012 yılında eksi yüzde 3,1, 2013 yılının ikinci çeyreğinde ise eksi yüzde 3,9 olmuştur. Bir başka deyişle Türkiye devleti uluslararası piyasalara borçlu olmaktan çıkarak alacaklı pozisyonuna gelmiştir. 18 25
  30. 30. Grafik 14: Kamu Net Dış Borç Stoku 100 25,2 30 60 20 40 15 20 10 0 5 -20 (Milyar ₺) 25 0 -40 (%) 80 -5 -3,9 Kamu Net Dış Borç Stoku (Sol Eksen Eksen) 2013 Ç2 2012 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 -10 2002 -60 Kamu Net Dış Borç Stoku/GSYH (Sağ Eksen) Kaynak: Hazine Müsteşarlığı 2013 yılında ülkemiz 19 yıl sonra ilk defa IMF’ye olan borcunu sıfırlamıştır. G20 çerçevesinde imzaladığı anlaşma ile IMF’ye 5 milyar dolarlık kredi açma taahhüdünde bulunmuştur. Grafik 15: IMF’ye Olan Borçlar 25 20 10 5 2013-5 2012 2011 2010 Borç Stoku 2013-4 Geri Ödeme 2009 2008 2007 2006 2005 2004 0 2003 (Milyar $) 15 Kaynak: Hazine Müsteşarlığı 19 26
  31. 31. AK Parti Hükümetleri öncesinde hem borcun faizi hem de faiz giderlerinin vergi gelirleri içindeki payı çok yüksekti. 2002 yılında reel faiz oranları yüzde 25,4, faiz giderlerinin vergi gelirlerine oranı ise yüzde 85,7 seviyesindeydi. Mali disiplin sayesinde reel faiz son beş yıldır düşük tek hanelerde seyretmektedir. Faiz giderlerinin vergi gelirlerine oranı ise 2013 yılında yüzde 15,5 ile 1982 yılından beri görülen en düşük seviyesine ulaşmış olacaktır. GSYH’ye oran olarak da yüzde 3,2 ile faiz giderleri son 31 yılın en düşük düzeyine inmiştir. Grafik 16: Reel Faiz ve Faiz Giderleri 50 95 85,7 45 85 40 75 35 65 25,4 55 25 (%) (%) 30 45 20 35 15 25 10 15,5 5 1,8 0 -5 15 5 -5 2002 2003 2004 2005 2006 2007 İç Borç Stokunun Reel Faizi (Sol Eksen) 2008 2009 2010 2011 2012 2013 Faiz Giderleri/Vergi Gelirleri (Sağ Eksen) Kaynak: Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı Not: İç borç stokunun reel faizinin 2013 yılı Eylül ayı verisidir. Ayrıca iç borçlanmanın ortalama vadesi de uzamaktadır. 2002 yılında 9,4 ay olan ortalama vade, 2013 yılı Eylül ayında 74,3 aya kadar yükselmiştir. İç borçlanmanın ortalama vadesinin belirgin olarak artmasıyla birlikte toplam iç borç stokunun vadeye kalan süresi de son 11 yılda yaklaşık üç katına çıkarak Eylül 2013 itibarıyla 43,7 aya kadar yükselmiştir. 20 27
  32. 32. Grafik 17: İç Borç Stokunun Vade Yapısı 75 74,3 65 (Ay) 55 45 43,7 35 25 15 2012 2011 2010 2009 İç Borç Stokunun Vadeye Kalan Süresi 2013-Eylül İç Borçlanmanın Ortalama Vadesi 2008 2007 2006 2005 2004 2003 2002 5 Kaynak: Hazine Müsteşarlığı Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Bu rakamlar, uluslararası arenada Türkiye’nin kredibilitesini önemli ölçüde artırmıştır. Türkiye’nin kredi notu 19 yıl aradan sonra ilk defa 2012’de Fitch tarafından yatırım yapılabilir not seviyesine çıkarıldı. 2013 yılında ise Moody’s’in yanısıra Japon (Japan Credit Rating Agency) ve Kanadalı (Dominion Bond Rating Services) kredi derecelendirme kuruluşlarının da not artırımıyla Türkiye uluslararası dört kuruluş tarafından yatırım yapılabilir seviyede not almış oldu. 21 28
  33. 33. Grafik 18: Yatırım Yapılabilir Kredi Notu  Bankacılık sektörü sağlam Bankacılık sektörü aktif kalitesi, özkaynak yeterliliği, fonlama yapısı ve karlılığı bakımından güçlü ve sağlıklı yapısını korumaktadır. Son dönemde küresel gelişmelerden kaynaklı yaşanan olumsuzluklar bankacılık sektörünün güçlü yapısında bozulmalara neden olmamıştır. Sermaye yeterlilik oranı yasal sınır olan yüzde 8’in neredeyse 2 katı, yüzde 16 civarındadır. Takipteki kredilerin toplam krediler içindeki payı ise yüzde 2,8 ile oldukça düşük bir oranda seyretmektedir. Banka kredileri mevduatla dengelenmekte ve bankaların büyük ölçekli açık pozisyonları bulunmamaktadır. 22 29
  34. 34. Grafik 19: Bankacılık Sektörü 25 Sermaye Yeterlilik Oranı (%) 20 15 Hedef oran: %12 10 Yasal sınır: %8 5 2008-1 3 5 7 9 11 2009-1 3 5 7 9 11 2010-1 3 5 7 9 11 2011-1 3 5 7 9 11 2012-1 3 5 7 9 11 2013-1 3 5 7 0 Kaynak: BDDK  Hanehalkı borcu düşük Son yıllarda düşük faiz ve krediye erişimin kolaylaşması ile birlikte hanehalkı borçluluk oranlarında hızlı bir artış yaşanmıştır. Ancak Türkiye'de hanehalkı borcunun GSYH’ye oranı yüzde 21 ile Avro Bölgesi ortalaması olan yüzde 65’in üçte biri düzeyinde dahi değildir. Buna rağmen hanehalkının borç artış hızını makul düzeylere çekmek için ihtiyati tedbirler uyguluyoruz. Örneğin, 2009 yılında uygulamaya koyduğumuz düzenleme ile hanehalkının döviz cinsinden borçlanmasını engelledik. Geliri Türk Lirası cinsinden olan hanehalkının bilançosunu kur riskinden arındırdık. Ayrıca Ekim ayı itibarıyla kredi kartı kullanımını kontrol altına alacak düzenlemeleri de hayata geçirdik. 23 30
  35. 35. (2012, %, GSYH) Grafik 20: Hanehalkı Yükümlülükleri TÜRKİYE Litvanya Slovakya Slovenya Macaristan Çek Cumh. Letonya Polonya Estonya İtalya Avusturya Lüksemburg Belçika Fransa Almanya Malta Yunanistan Avro Bölgesi Finlandiya İspanya İsveç Portekiz İngiltere İrlanda Hollanda Danimarka Kaynak: TCMB, ECB 21,2 65,4 0 20 40 60 80 100 120 140  Özel sektör borcu makul seviyelerde Özel sektörün dış borcu son yıllarda ciddi bir artış göstermiş ve 2013 yılının ikinci çeyreği itibarıyla 252,4 milyar dolara ulaşmıştır. Bu borcun neredeyse yüzde 60’ı orta ve uzun vadeye yayılmıştır. Ayrıca reel sektörün toplam borcunun GSYH’ye oranı yüzde 42,5 ile yüzde 47 olan Avrupa ortalamasının altındadır. İlaveten reel sektörün kısa vadeli borçlarının yüzde 87’si de dış ticaret kredisi niteliğindedir; yani borç çevirememe riski düşüktür. Buna ilaveten 2012 yıl sonu itibarıyla 88,9 milyar dolar olan özel sektörün kısa vadeli dış borcunun 15,1 milyar dolarlık kısmı ihracat kredileridir, bir başka deyişle doğal bir hedge’e sahiptir. Son olarak özel sektörün yatırım yapıyor olması, varlık ve gelirlerinin artması da bilançolar üzerindeki riski azaltmaktadır. 24 31
  36. 36. (%, GSYH) Grafik 21: Firma Yükümlülükleri Polonya Çek Cumhuriyeti Slovakya Litvanya Macaristan İngiltere Belçika Finlandiya Almanya Estonya Letonya TÜRKİYE Fransa Ortalama Yunanistan İsveç Avusturya Slovenya İtalya Danimarka İrlanda Hollanda Portekiz İspanya Lüksemburg 43,3 47,2 0 20 40 60 80 100 120 140 Kaynak: BDDK, TCMB, Çetinkaya, Mart 2013  Makro ihtiyati politika uygulamalarına devam Hükümetlerimiz döneminde kapsamlı makro ihtiyati tedbirleri uygulamaya koyduk. Bu çerçevede, bankacılık sektöründe 2004 yılından beri stres testlerini uyguluyoruz. 2006 yılından bu yana hedef sermaye yeterlilik oranını yüzde 12’de tutuyoruz. 2008 yılından bu yana bankaların kar dağıtımı BDDK tarafından takip ediliyor ve gerektiğinde sınırlanıyor. Bu sayede bilançolarda yedek akçe oluşumu ile sektörün güçlü özkaynak yapısı korunmuştur. Ayrıca bankaların tüketici kredileri için ayırdığı karşılık oranını artırdık ve mortgage kredilerinde kredinin gayrimenkulün değerine oranını yüzde 75 olarak belirledik. 25 32
  37. 37.  Cari açık yüksek ama yönetilebilir seviyelerde Sayın Başkan, Değerli Üyeler, 2010-11 döneminde iç talepteki aşırı genişleme, zayıf dış talep ve artan petrol fiyatları sebebiyle cari açık oldukça yüksek seviyelere çıkmıştı. Ancak geçen yıl uyguladığımız yumuşak iniş süreci ile cari açık yönetilebilir seviyelere gerilemiştir. Küresel ekonomideki riskleri göz önünde bulundurduğumuzda makro-finansal istikrarı korumak için cari açığı kontrol edilebilir seviyelerde tutmamız gerekmektedir. Bu çerçevede, geçen yılki yeniden dengelenme politikamızın ne kadar yerinde ve doğru bir politika olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu yıl küresel ekonomideki zayıf büyüme nedeniyle ihracatta yaşanan durgunluk ve iç talepteki canlanmaya rağmen cari açıkta kayda değer bir bozulma yaşanmamıştır. Ekonomide yeniden dengelenme yılı olan 2012 yılında 47,8 milyar dolar seviyelerine kadar gerileyen cari açık, 2013 Ağustos ayı itibarıyla 12 aylık bazda 56,7 milyar dolar seviyelerine çıkmıştır. Net altın ticaretini hariç tutarsak cari açığın Ağustos ayı itibarıyla 12 aylık bazda 50,4 milyar dolar olduğunu ve cari açıkta geçen yıla göre önemli bir bozulma yaşanmadığını görmekteyiz. 2012 yılında yüzde 6,1 olarak gerçekleşen cari açığın GSYH’ye oranının bu yıl yüzde 7,1’e yükseleceğini tahmin ediyoruz. Ancak net altın ticareti hariç bu oran yüzde 6,1 seviyesinde kalacaktır, yani cari işlemler dengesinde bozulma yaşanmayacaktır. 26 33
  38. 38. Grafik 22: Cari İşlemler Dengesi 40 (12 Aylık Kümülatif, Milyar $) 20 0 -20 -40 -60 2002-1 4 7 10 2003-1 4 7 10 2004-1 4 7 10 2005-1 4 7 10 2006-1 4 7 10 2007-1 4 7 10 2008-1 4 7 10 2009-1 4 7 10 2010-1 4 7 10 2011-1 4 7 10 2012-1 4 7 10 2013-1 4 7 -80 Cari Denge Enerji İthalatı Hariç Cari Denge Altın Hariç Cari Denge Kaynak: TCMB, TÜİK Orta Doğu’daki siyasi çalkantılar, göreceli olarak yüksek seyreden petrol fiyatları ile en büyük ticaret ortağımız olan AB’deki zayıf iç talep dış ticaret dengelerine olumsuz yansımıştır. Ağustos ayı itibarıyla 12 aylık enerji ithalatı 57,2 milyar dolar ile aynı dönemde 56,7 milyar dolar olan cari açığın üzerinde gerçekleşmiştir. AB’ye yaptığımız ihracat ise 2002 yılında toplam ihracatımızın yüzde 56,7’si iken bu yılın ilk sekiz ayında toplam ihracatın sadece yüzde 40,9’unu oluşturmaktadır. AB’deki borç krizinden kaynaklanan talep düşüşünün ihracat üzerinde yarattığı olumsuz etki ürün ve pazar çeşitlendirmesi çalışmaları sayesinde önemli ölçüde giderilmiştir. Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerine yönelik ihracatta yaşanan artışla birlikte toplam ihracat kriz öncesi seviyelerin üzerine çıkmıştır. 2002 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 8 iken bu rakam 2012 yılında 34’e yükselmiştir. Benzer şekilde, 1 milyar doların 27 34
  39. 39. üzerinde ihracat yaptığımız ürün sayısı da aynı dönemde 9’dan 30’a yükselmiştir. Grafik 23: İhracatta Ürün ve Pazar Çeşitlendirmesi 40 34 35 30 30 25 20 15 10 9 8 5 0 2002 Kaynak: TÜİK 2012 1 Milyar $ üzerinde ihracat yapılan ürün sayısı 1 Milyar $ üzerinde ihracat yapılan ülke sayısı Pazar ve ürün çeşitlenmesinin yanısıra uygulamakta olduğumuz dalgalı döviz kuru rejimi ile esnek para politikası ekonomimizi dış şoklara karşı dayanıklı kılmaktadır. Genel algının aksine, Mayıs sonundan itibaren Türk Lirasında gözlemlenen oynaklık, gelişmekte olan ülke para birimlerindeki ortalama dalgalanma kadar olmuştur. 28 35
  40. 40. Grafik 24: Esnek Döviz Kuru 80 70 60 Kur Oynaklığı (%) 50 40 30 20 10 GOÜ 07.2013 01.2013 07.2012 01.2012 07.2011 01.2011 07.2010 01.2010 07.2009 01.2009 07.2008 01.2008 0 Türkiye Kaynak: Bloomberg Ayrıca uygulamakta olduğumuz rezerv biriktirme politikalarıyla 2002 yılında 28,1 milyar dolar olan toplam rezervler 4 Ekim 2013 tarihi itibarıyla 129,3 milyar dolara yükselmiştir. Cari açığın yaklaşık yüzde 20,4’ü küresel doğrudan yatırım ile net hata ve noksan gibi borç yaratmayan kaynaklarla finanse edilmektedir. Ancak son yıllarda portföy yatırımlarının finansman içindeki payı yüzde 52,2’ye yükselmiştir. Bu nedenle Türkiye’nin daha kalıcı ve uzun vadeli kaynak çekmesi için ülkemizde yatırım ortamının iyileştirilmesine ilişkin çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. 29 36
  41. 41. II. ÖNCELİKLER VE YAPISAL REFORMLAR Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Son 11 yıllık dönemde siyasi istikrarı sağlayan ve makroekonomik dengelerini iyileştiren Türkiye, büyüme potansiyelini güçlendirecek ve Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacak önemli bir yapısal dönüşümden geçmektedir. Bu çerçevede, temel öncelik alanlarımızı; bu alanlarda gerçekleştirdiğimiz ve devam etmekte olan bazı önemli reformları ve stratejik yatırımlarımızı sizlere aktarmak istiyorum. Hükümet olarak temel önceliklerimiz,  Demokratik standartların iyileştirilmesi  Yurt içi tasarruf oranlarının artırılması  Kayıt dışılıkla mücadelede etkinliğin sağlanması  Eğitime erişimin ve eğitim kalitesinin artırılması  İşgücü piyasasında esnekliğin artırılması  Ar-Ge ve inovasyonun desteklenmesi  Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması  Altyapı yatırımlarının önceliklendirilmesi  Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi  Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması  Yoksulluğun azaltılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesi  Kurumsal kalitenin artırılmasıdır. 30 37
  42. 42. A. Demokratik Standartların İyileştirilmesi Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Demokrasimizin standartlarının daha da yükseltilmesi Hükümetimizin temel önceliğidir. Bunun için çözüm süreci ve yeni anayasa öncelikli çalışma alanlarımızdır. Geçtiğimiz günlerde bu amaçla bir paketi kamuoyuna sunduk. Terörün son bulması, akan kanın ve gözyaşının bitmesi temel arzumuzdur. Bu paketle milletimizin birliğini, beraberliğini ve kardeşliğini pekiştiriyoruz. Bildiğiniz üzere Türkiye terör yüzünden 30 yıldır büyük bir bedel ödemiştir. Terör 35 binin üzerinde insanımızın canına ve yaklaşık 400 milyar dolara mal olmuştur. Dolaylı etkileri de göz önüne alırsak terörün ülkemize maliyeti 1 trilyon doları geçmiştir. Kaybedilen canları parayla ölçmemiz mümkün değil; ancak terör yüzünden özellikle Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgemizin kalkınması ciddi ölçüde aksamıştır. Teröre harcanmakta olan kaynağı ve enerjiyi ülkemizin uzun vadeli geleceğini inşa etmek üzere harcayabiliriz. Ülkemizin beşeri sermayesinin kalitesini artırmak üzere eğitime daha fazla kaynak aktarabiliriz. Çiftçimize, esnafımıza daha fazla destek verebiliriz. Yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı çok daha güçlü bir şekilde destekleyebiliriz. Bu sayede bölgesel gelişmişlik farklarını çok daha hızlı giderebiliriz. Sağlanacak huzur ve güven ortamı ile yatırımlar giderek hızlanacaktır. Nitekim bölgedeki 31 GAP ve DAP projelerinin 38
  43. 43. tamamlanmasıyla yaklaşık 2,5 milyon kişiye istihdam, ekonomiye ise yıllık yaklaşık 8 milyar dolar katkı sağlanması beklenmektedir. B. Yurt İçi Tasarruf Oranlarının Artırılması Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Son 11 yılda sağladığımız mali disiplin sayesinde kamu tasarruflarında önemli oranda artış sağladık. 2002 yılında eksi yüzde 4,8 olan kamu tasarruflarının GSYH içindeki payının 2013 yılında yüzde 2,9’a ulaşacağını tahmin ediyoruz. Ancak 2013 yılı için yüzde 9,7 olarak tahmin edilen özel sektör tasarruflarının GSYH’ye oranı yeterli düzeyde değildir. Yüzde 12,6 olan toplam tasarrufların GSYH’ye oranı ise hem gelişmekte olan ülkelerdeki ortalama yüzde 33,5’e hem de yüzde 19,6 olan yatırımların GSYH’ye oranına göre oldukça düşüktür. Tasarrufyatırım dengesindeki açık da yapısal bir cari açık sorununa neden olmaktadır. 32 39
  44. 44. Grafik 25: Türkiye’de Tasarruf Oranları 24 22 (%, GSYH) 20 18 16 14 12 2002 2003 2004 2005 2006 2007 Yatırım 2008 Tasarruf 2009 2010 2011 2012 2013 Açık Kaynak: Kalkınma Bakanlığı Özel sektör tasarruflarının düşük seviyede kalmasının pek çok yapısal sebebi vardır. İstihdam oranının ve verimliliğin düşük olması, özel sektörün küresel katma değer zincirinde aşağıda kalması bu sebeplerden bazılarıdır. Bu nedenle AK Parti Hükümetleri olarak mali disipline bağlı kalarak bir yandan kamu tasarruflarını artırmaya devam ederken öte yandan özel sektör tasarruf oranlarının yükseltilmesi için gerekli yapısal reformları ve öncelikli yatırımları hayata geçiriyoruz. Bu amaçla aktif işgücü politikaları ile istihdamı destekliyoruz. Beşeri sermaye ve altyapıya yaptığımız yatırımlar ile yapısal reformlar sayesinde verimliliği artırıyoruz. Bunların yanısıra bireysel emeklilik sistemini gözden geçirerek tasarrufların artırılması için yeni bir düzenleme yaptık. Düzenlemenin devreye girdiği 2013 yılının başından bu yana bireysel emeklilik sistemi 33 40
  45. 45. katılımcı sayısı 752 bin kişi artarak 3,9 milyon kişiye, katılımcıların fon tutarı ise 4,1 milyar TL artarak 24,5 milyar TL’ye ulaştı. Grafik 26: Bireysel Emeklilik Sistemi 25 Katılımcı Fon Tutarı (Milyar ₺) 24 23 22 21 09.2013 09.2013 08.2013 08.2013 08.2013 07.2013 07.2013 06.2013 06.2013 05.2013 05.2013 04.2013 04.2013 03.2013 03.2013 03.2013 02.2013 02.2013 01.2013 01.2013 20 Kaynak: Emeklilik Gözetim Merkezi C. Kayıt Dışılıkla Mücadele Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Kayıt dışılıkla mücadele terörle mücadele kadar önemlidir. Kayıt dışılık 76 milyon vatandaşımızdan, ülkenin geleceğinden çalmak ve haksız rekabet demektir. Hizmete ve yatırımlara yönlendirilmesi gereken kaynakların toplanamayıp vergi adaletinin ve gelir dağılımının bozulması demektir. Hükümetlerimiz döneminde kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye ilişkin önemli adımlar attık ve bu çabalarımızın sonucunda da önemli başarılar elde ettik. TÜİK verilerine göre kayıt dışı istihdamın toplam istihdam içindeki 34 41
  46. 46. payı 2002 yılından bu yana 14,2 puan azalarak Temmuz 2013’te yüzde 37,9’a gerilemiştir. Tarım dışı sektörlerde ise 2002 yılında yüzde 31,7 olan kayıt dışı istihdam oranı Temmuz 2013’te yüzde 22,3’e gerilemiştir. Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı istihdam oranını 2018 yılına kadar 5 puan daha azaltmayı hedefliyoruz. Grafik 27: Kayıt Dışı İstihdam 52 52,1 51,7 Kayıt Dışı İstihdam/Toplam İstihdam (%) 50,1 48,2 48 47,0 45,4 43,5 44 43,8 43,3 42,1 40 39,0 37,9 36 2013 Temmuz Kaynak:TÜİK 2012 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 2002 32 Benzer şekilde, uluslararası çalışmalar da ülkemizde kayıt dışılığın azaldığını göstermektedir. OECD ülkeleri için yapılan bir araştırmaya16 göre ülkemizde kayıt dışı ekonominin GSYH içindeki payı 2003 yılından bu yana yaklaşık 6 puan azalarak yüzde 26,5’e gerilemiştir. Ancak bu oran, yüzde 18,4 olan AB ülkeleri ortalamasının üzerindedir. Amacımız orta vadede kayıt dışılığı AB ortalamalarına çekmek, uzun vadede ise AB’de gözlemlenen düşük oranlardan birine sahip olmaktır. 16 Schneider, F., Ocak 2013, “Size and Development of Shadow Economy of 31 European and 5 Other OECD Countries from 2003 to 2013: A Further Decline”, Johannes Kepler Üniversitesi, Linz, Avusturya. 35 42
  47. 47. Grafik 28: Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü 7,5 Avusturya 9,1 8,0 Hollanda Lüksemburg 9,9 9,7 13,0 Almanya Fransa 13,0 Finlandiya 10 İngiltere 13,0 Danimarka 12,2 13,9 13,6 İsveç Norveç 15,5 15 En Düşük Oranlar 15,0 18,4 AB Ortalaması 16,4 19,0 18,6 İspanya 20 AB’de Portekiz 22,1 21,1 23,6 23,1 24,3 23,8 25,5 25 25,2 27,6 AB Ortalaması 26,5 28,4 28,0 28,4 30 İrlanda Slovakya Çek Cumh. Belçika İtalya Macaristan Slovenya Yunanistan Malta Polonya Letonya G. Kıbrıs Estonya TÜRKİYE Litvanya Hırvatistan Romanya 5 Bulgaristan Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü (2013,%,GSYH) 31,2 35 Kaynak: Schneider, 2013 D. Eğitime Erişimin ve Eğitim Kalitesinin Artırılması Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Hükümet olarak önceliklerimizin başında eğitime erişimin ve eğitim kalitesinin artırılması gelmektedir. Hükümetlerimiz döneminde eğitime erişimde büyük başarı sağladık; okullaşma oranlarında önemli iyileşmeler kaydettik. 2002-03 eğitim-öğretim döneminde okul öncesi için yüzde 11,7 olan brüt okullaşma oranını, 2012-13 döneminde yüzde 44’e yükselttik. Aynı dönemde ilköğretim için yüzde 96,5 olan brüt okullaşma oranını yüzde 107,6’ya, ortaöğretim için yüzde 80,8 olan oranı ise yüzde 96,8’e yükselttik. Yükseköğretim için ise bu oranı yüzde 35,8’den yüzde 92,1’e çıkardık. 36 43
  48. 48. Grafik 29: Brüt Okullaşma Oranları 130 107,6 110 96,8 96,5 (%) 90 92,1 80,8 70 50 44,0 35,8 30 11,7 10 Okul Öncesi (4-5 yaş) İlköğretim Kaynak: Kalkınma Bakanlığı 2002-03 Ortaöğretim Yükseköğretim 2012-13 Okullaşma oranlarıyla birlikte eğitimde fırsat eşitliğini de arttırdık. 2002 yılında ilköğretimde 100 erkek öğrenciye karşılık 91 kız öğrenci bulunmaktaydı. Haydi Kızlar Okula, Baba Beni Okula Gönder ve Şartlı Nakit Transferi gibi pek çok tedbirle ve nihayet Kayıt Esasına Göre Takip Sistemi ile 2012-13 dönemi itibarıyla 100 erkek öğrencimize karşın 101,8 kız öğrencimiz ilköğretimde okur hale gelmiştir. Geçen yıl uygulamaya koyduğumuz düzenleme ile zorunlu eğitim süresini 8 yıldan 12 yıla çıkardık. 2003 yılından bu yana Türkiye genelinde yaklaşık;  400 bin kadrolu öğretmen atadık  205 bin dersliği hizmete sunduk  1,8 milyar adet ücretsiz kitap dağıttık. Toplam üniversite sayısı 2002 yılında 76 iken bugün bu sayı 175’e ulaşmıştır. Geçen yıl devlet üniversitelerinde harcı kaldırarak üniversite 37 44
  49. 49. eğitimine erişimi daha da kolaylaştırdık. Ancak üzülerek söylüyorum ki eğitimde kalite olarak arzuladığımız seviyede değiliz. Nitekim OECD tarafından yayınlanan PISA 2009 sonuçlarına göre Türkiye, 65 ülke arasında matematik ve bilim alanlarında 43’üncü, okuma alanında ise 41’inci sıradadır. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksi’nde Türkiye 187 ülke arasında 90’ıncı ülke konumundadır. Bu sıralamada gerilerde yer almamızda esas belirleyici olan faktör eğitimdir. Eğitimin kalitesinin artırılması amacıyla, Türkiye genelinde öğretmen başına düşen öğrenci sayısında önemli iyileşmeler sağladık. 2002-03 eğitim-öğretim yılında ilköğretimde öğretmen başına 28, ortaöğretimde 18 öğrenci düşerken 2012-13 eğitim-öğretim yılında bu sayı ilköğretimde 20’ye, ortaöğretimde 16’ya düşmüştür. Grafik 30: Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı 30 28 28 26 24 22 20 20 18 18 16 16 14 2002-03 Kaynak: MEB 2012-13 İlköğretim 38 Ortaöğretim 45
  50. 50. Ülke genelinde eğitimin kalitesini iyileştirme hedefiyle FATİH projesini uygulamaya koyduk. Bu proje ile okullarımızda teknoloji kullanımını artırıyoruz ve bilgiye erişimi kolaylaştırıyoruz. E. İşgücü Piyasasında Esnekliğin Artırılması Sayın Başkan, Değerli Üyeler, İşgücü piyasasında esnekliğin artırılması da Hükümet olarak önem verdiğimiz konulardan bir tanesidir. Türkiye’ye ilişkin birçok uluslararası raporda da bu hususun altı çizilmiştir. İşgücü piyasalarında esnekliğin artırılması istihdamı artıracaktır. Şüphesiz ki hanehalkının tasarruf edebilmesi için iş ve aş sahibi olması gerekir. Türkiye’de son 11 yıldaki büyüme aynı zamanda istihdam yaratan bir büyüme olmuştur. Kriz öncesi dönemde yüzde 41,5 olan istihdam oranı Temmuz 2013’te yüzde 46,9’a yükselmiştir. Ancak bu oran yüzde 64,2 olan AB ortalamasının altındadır. Bu durumun bazı yapısal sebepleri vardır. Bunlar aşırı düşük emeklilik yaşı, kadınlarda işgücüne katılım oranının düşük olması ve işgücü piyasasındaki katılıklardır. OECD ülkelerinde erkeklerde emekliliğe hak kazanma yaşı ortalama olarak 63,3 iken Türkiye’de 44,9’dur. Kadınlarda da yine emeklilik yaşı OECD ortalamasından yaklaşık 20 yıl daha düşüktür. 39 46
  51. 51. Grafik 31: Ortalama Emeklilik Yaşı 65 63,3 61,9 60 55 50 44,9 45 41,0 40 35 30 Kadın Kaynak: OECD Erkek Türkiye OECD Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı düşüktür. Temmuz 2013 itibarıyla yüzde 31,6 olan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 62,4 olan OECD ortalamasının yarısı kadardır. Ancak son dönemde kadınların işgücüne katılım oranı artmaktadır. Kriz öncesi dönemde yüzde 23,6 olan bu oran 8 puan yükselmiştir. Son bir yılda artan işgücünün yarısını kadınlar oluşturmaktadır. Bu artışta 2008 yılı Temmuz ayından itibaren gençler ve kadın işçiler için işverenin sosyal güvenlik katkılarının Hazine tarafından ödenmesine yönelik yapılan düzenlemeler etkili olmuştur. Türkiye’deki işgücü piyasasının en önemli sorunlarından biri de işgücü piyasasındaki katılıklardır. Türkiye, işgücü piyasası esneklik göstergeleri açısından 34 OECD üyesi ülke arasında en son sıradadır. Türkiye’de haftalık 48,9 saat olan ortalama çalışma süresi OECD ülkelerindeki ortalama 38,5 saat ile karşılaştırıldığında çok yüksektir. Ayrıca toplam istihdamın sadece yüzde 11,8’i kısmi zamanlıdır. Bu oran 40 47
  52. 52. gelişmiş OECD ülkelerinde yüzde 20’lerin üzerindedir. Grafik 32: Haftalık Ortalama Çalışma Süresi 50 48,9 48 46 44 (2011, saat) 42 40 OECD Ortalaması: 38,5 38 36 34 32 Kaynak: OECD Hollanda Norveç Danimarka İsviçre İrlanda Almanya Avustralya İsveç İngiltere Belçika Finlandiya Lüksemburg İtalya Yeni Zelanda Fransa Avusturya İspanya Estonya Şili Kanada Portekiz Macaristan İzlanda Slovenya Polonya İsrail Slovakya Yunanistan Çek Cumhuriyeti Kore Meksika TÜRKİYE 30 İşgücü piyasasındaki yapısal sorunların çözülmesi ve işsizlik sorununa kalıcı çözüm bulunmasına yönelik “Ulusal İstihdam Stratejisi”ni taraflarla uzlaşma sağlayarak uygulamaya koymayı ümit ediyoruz. Çalışmaları devam eden stratejimizi dört politika ekseni üzerine inşa ettik. Bu eksenleri,  Eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi  İşgücü piyasasının esnekleştirilmesi  Kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların istihdamının artırılması  İstihdam-sosyal koruma ilişkisinin güçlendirilmesi olarak belirledik. 41 48
  53. 53. İstihdamı artırmanın en etkin yollarından biri de aktif işgücü politikalarını hayata geçirmektir. 2007-12 döneminde aktif işgücü programlarına ayrılan kaynaklar ve bu politikalardan faydalanan kişi sayısı önemli ölçüde artmıştır. 2007 yılında bu programlardan yararlanan kişi sayısı yaklaşık 23 bin iken 2012 yılında yaklaşık 465 bine yükselmiştir. Önümüzdeki dönemde mesleki rehberlik ve danışmanlık hizmetleri başta olmak üzere aktif işgücü politikalarını daha da etkinleştireceğiz. Grafik 33: Aktif İşgücü Programları 500 465 450 Yararlanan Kişi Sayısı (Bin Kişi) 400 350 300 250 250 214 212 2009 2010 200 150 100 50 23 32 0 2007 2008 2011 2012 Kaynak: İŞKUR F. Ar-Ge ve İnovasyonun Desteklenmesi Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Üretim ve ihracatımızın bilgi ve teknoloji yoğun ve dolayısıyla yüksek katma değerli bir yapıya kavuşması için Ar-Ge büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde yüksek ve orta üstü teknoloji sektörlerinin hem üretimdeki hem de ihracattaki payı oldukça düşüktür. Bu nedenle Ar-Ge’ye, inovasyona ve markalaşmaya önem veriyoruz. 42 49
  54. 54. Grafik 34: Üretim ve İhracatın Teknoloji Yoğunluğu 45 39,1 40 35 33,2 31,4 31,5 33,5 (2012, %) 30 24,1 25 20 15 10 5 3,5 3,7 0 Yüksek teknoloji Ortanın üstü teknoloji Üretim Ortanın altı teknoloji Düşük teknoloji İhracat Kaynak: Kalkınma Bakanlığı Bu çerçevede, Ar-Ge’ye ayrılan mali ve beşeri kaynakları artırdık. Ancak Ar-Ge için ayrılan kaynak ve girdilerdeki artışa rağmen patent ve ticarileştirme hususlarında ilerleme ihtiyacı sürmektedir. 2002 yılında binde 5,3 olan Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranının 2013 yılında binde 9,2’ye ulaşacağını tahmin ediyoruz. Hedefimiz bu oranı 2018 yılında yüzde 1,8’e, 2023 yılında ise yüzde 3’e kadar yükseltmektir. 43 50
  55. 55. Grafik 35: Ar-Ge Harcamaları 3,0 3,0 2,5 (%, GSYH) 2,0 1,8 1,5 0,92 1,0 0,5 0,53 0,0 2002 2013 2018 2023 Kaynak: Kalkınma Bakanlığı, TÜBİTAK Verdiğimiz destekler sayesinde ülkemizde patent ve markalaşma bilinci hızla yükselmektedir. Patent başvuruları 2002’den 2012’ye 6 kat artarak 11.599’a ulaşmıştır. Türkiye’de marka başvuruları son 10 yılda üçe katlanarak 111 bini geçmiştir. Son iki yıldır Türkiye marka başvuru sayısında Avrupa’da birinci sırada yer almıştır. Bu önemli bir gelişmedir; çünkü 2012 yılında yaptığımız ihracatın birim fiyatı 1,58 dolar/kg iken Turquality kapsamındaki markalarla yapılan ihracatımızın ortalama birim fiyatı 3,28 dolar/kg’dır. Endüstriyel tasarım başvuruları da 2002’den 2012’ye yüzde 103 artarak 41.220’ye ulaşmıştır. 44 51
  56. 56. Grafik 36: Marka Başvuruları 115 111 86 (2012, Bin Adet) 80 64 54 44 45 41 17 16 14 14 Portekiz İsviçre Norveç Polonya 10 TÜRKİYE Fransa Almanya İtalya İspanya İngiltere Kaynak: TPE Diğer taraftan ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin sayısı ile bu bölgelerde yürütülen projeler ve araştırmacı istihdam sayısı da artmıştır. 2002 yılında 5 olan teknoloji geliştirme bölge sayısı Temmuz 2013 itibarıyla 52’ye yükselmiştir. Teknoloji Geliştirme Bölgelerindeki istihdam sayısı da 2002 yılında 2.453 iken Haziran 2013 itibarıyla 19.786’ya çıkmıştır. Ancak Ar-Ge oranlarını artırmanın yanısıra araştırma faaliyetlerini üretime ve hizmete dönüştürmek de aynı derecede önemlidir. G. Enerjide Dışa Bağımlılığın Azaltılması Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Enerjide dışa bağımlılık ülkemizin en önemli sorunlarından biridir. Ülkemiz maalesef petrol ve doğalgaz kaynakları açısından zengin değildir. Türkiye birincil enerji kaynakları bakımından yüzde 72 oranında dışa bağımlıdır. Bu nedenle son yıllarda hızla artan enerji 45 52
  57. 57. fiyatları cari işlemler açığında belirleyici bir faktör olmuştur. Enerji deyince benim aklıma yıllık 60,1 milyar dolarlık ithalat ve cari açık gelmektedir. Eğer ülkemiz enerji ihtiyaçlarını karşılamada kendine yeter olsaydı geçen yıl 12,4 milyar dolar cari fazla vermiş olacaktık. Grafik 37: Enerji İthalatı 70 60 50 (12 Aylık Kümülatif, milyar $) 40 30 20 10 0 -10 -20 2002-1 5 9 2003-1 5 9 2004-1 5 9 2005-1 5 9 2006-1 5 9 2007-1 5 9 2008-1 5 9 2009-1 5 9 2010-1 5 9 2011-1 5 9 2012-1 5 9 2013-1 5 -30 Kaynak: TCMB,TÜİK Enerji ithalatı Enerji ithalatı hariç cari denge Toplam enerjinin yüzde 72’si, petrolün yüzde 92’si ve doğal gazın yüzde 98’inde dışa bağımlıyız. Bu nedenle Hükümetlerimiz döneminde enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak amacıyla yerli, yenilenebilir ve aynı zamanda çevre dostu enerjiler üzerinde çalışıyor, yatırımlarımızı bu yönde geliştiriyoruz. Yaptığımız tüm çalışmalar, kömür enerjisinden rüzgar enerjisine, güneş enerjisinden nükleer enerjiye kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. 2012 yıl sonu itibarıyla toplam elektrik enerjisi kurulu gücümüzün yüzde 38,9’u yenilenebilir enerji kaynaklarından, özellikle HES’lerden 46 53
  58. 58. elde edilmektedir. İnşa halindeki santrallerden elde edilecek kaynakları da ekleyince ülkemizde yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 46,6’ya yükselecektir. Bu sayede enerjide dışa bağımlılık kayda değer oranda azalacak ve sorun belirli bir ölçüde çözülecektir. Tablo 1: Elektrik Enerjisi Kurulu Gücü MW Kurulu Gücümüz (2012) Kurulu Gücümüzde Yenilenebilir Enerji (2012) İnşa Halindeki Santraller İnşa Halindeki Santrallerdeki Yenilenebilir Enerji 57.059 22.190 21.323 14.210 Kaynak: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Diğer yerli enerji kaynaklarında da önemli oranda artış sağladık. 2002 yılında 8,3 milyar ton olarak tespit edilen linyit rezervlerimiz 2013 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla 13,9 milyar tona ulaşmıştır. 2007 yılından itibaren 38 yeni jeotermal sahası keşfedilmiş olup; altın, çinko, bakır ve mermer gibi birçok madende önemli rezervler tespit edilmiştir. Diğer taraftan ham petrol ve doğal gaz rezerv ve üretimini artırmaya yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Şu anda nükleer santrallerin de yapım süreci devam etmektedir. Bu kaynakların devreye girmesiyle enerjide dışa bağımlılığımızı daha da azaltmayı ümit ediyoruz. H. Altyapı Yatırımlarının Önceliklendirilmesi Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Türkiye’nin altyapısını gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmak uluslararası rekabet gücümüzü artıracak öncelikli koşullardan biridir. Bu 47 54
  59. 59. nedenle Hükümet olarak altyapı çalışmalarına büyük önem veriyoruz. 2002 yılında 6.101 km olan bölünmüş yol ağımızı yaptığımız yatırımlar sayesinde 3 kattan fazla artırarak Eylül 2013 itibarıyla 22.594 km’ye ulaştırdık. Grafik 38: Çok Şeritli Kara Yolu Ağımız Kaynak: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Aynı zamanda ulaşım maliyetlerinin daha rekabetçi olduğu ve uzun yıllar ihmal edilen demiryollarına da önemli ölçüde kaynak aktarıyoruz. 2005-12 döneminde yıllık ortalama 137 km yeni demir yolu inşa ettik. 1951-2004 döneminde yıllık ortalama sadece 18 km yeni demir yolu yapıldığı göz önüne alınırsa Hükümetlerimiz döneminde yakalanan başarının önemi daha iyi anlaşılacaktır. 48 55
  60. 60. Grafik 39: Demir Yolu Ağımız Kaynak: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Hükümetlerimiz döneminde havacılık alanında da çok önemli mesafeler kat ettik. 2003’ten bu yana ülkemizdeki aktif havaalanı sayısını 26’dan 52’ye çıkardık. Grafik 40: Sivil Hava Trafiğine Açık Havalimanlarımız Kaynak: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 49 56
  61. 61. İ. Sermaye Piyasalarının Derinleştirilmesi Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Sermaye piyasalarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında, İstanbul Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planını hazırladık. Yaptığımız çalışmalar sonucunda İstanbul, Küresel Finans Merkezleri Endeksine ilk kez 2009 yılında 72’nci sıradan girmiş ve 2013 yılında bir önceki yıla göre 12 basamak birden yükselerek 44’üncü sıraya çıkmıştır. 2018 yılında hedefimiz ilk 25 içinde yer almaktır. Grafik 41: Küresel Finans Merkezleri Endeksi 80 70 80 finans merkezi arasında 44. sırada 1 yılda 12 basamak birden yükseldi 77 71 73 68 66 (2013) 60 50 44 40 31 30 20 Rio de Jeneiro İSTANBUL Meksika Mauritius Varşova Prag Budapeşte Kaynak: Küresel Finans Merkezleri Endeksi Hukuki altyapının geliştirilmesi ve İstanbul Finans Merkezi Projesinin desteklenmesi amacıyla 2012 yıl sonunda yeni Sermaye Piyasası Kanununu çıkardık. Bu Kanun ile finansal derinliğin artırılmasını ve sermaye piyasasının daha şeffaf, etkin ve rekabetçi bir ortamda işlemesini amaçladık. Diğer yandan bu düzenlemeyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, İstanbul Altın Borsası ile Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsasını da “Borsa İstanbul” çatısı altında birleştirdik. 50 57
  62. 62. Borsa İstanbul’da işlem gören şirket sayısı 2002 yılı sonunda 288 iken Ekim 2013 itibarıyla 403’e çıkmıştır. Piyasa kapitalizasyonunun GSYH’ye oranı, aynı dönemde borsaya kote olan yeni şirketler ve endeksteki artışa bağlı olarak yüzde 15’ten yüzde 34 düzeyine ulaşmıştır. Küresel bir yatırım aracı haline gelen kira sertifikasını sermaye piyasasına sunduk. 2012 yılında ilk defa kamu tarafından yurt içi piyasada 1,6 milyar TL, yurt dışı piyasada 1,5 milyar dolar, 2013 yılında ise 3,3 milyar TL ve 1,3 milyar dolar tutarında kira sertifikası ihraçları gerçekleştirdik. J. Bölgesel Gelişmişlik Farklarının Azaltılması Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Son 11 yılda bölgesel gelişme alanında somut ve önemli ilerlemeler kaydettik. Bölgesel gelişme ve bölgesel rekabet edebilirlik alanında, merkezde ve mahallinde kurumsal yapılar oluşturduk. Bölgesel düzeyde 26 kalkınma ajansını ve bunların bünyesinde 81 ilde yatırım destek ofislerini faaliyete geçirdik. 2008 yılında uygulamaya koyduğumuz GAP Eylem Planı ile sulama yatırımları başta olmak üzere birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettik. 27,1 milyar TL’si 2008-13 döneminde olmak üzere 2003’ten bu yana GAP’a toplamda 36,1 milyar TL kaynak ayırdık. Böylece 610 km’si eylem planı döneminde olmak üzere toplam 843,4 km ana sulama kanalı tamamladık. 51 58
  63. 63. Grafik 42: GAP Kamu Yatırımları 40 36,1 (Milyar TL, 2013 Yılı Fiyatlarıyla) 35 30 25 23,6 20 15 1990-2002 2003-13 Kaynak: Kalkınma Bakanlığı GAP İdaresi Başkanlığı Yapılan tüm bu yatırımlarla bölge istihdamını artırdık. Kriz sonrası dönemde, bölgede yüzde 17,4’e yükselen işsizlik oranını 2012 yılında yüzde 12,4’e düşürdük. Son 5 yılda 378 bin yeni istihdam yarattık. GAP Eylem Planını 2014-18 dönemini içerecek şekilde yeniliyoruz. GAP’ın yanısıra DAP, KOP ve DOKAP gibi diğer bölgesel kalkınma projelerine de kaynak aktarmaya devam ediyoruz. Bu projeleri yeni kurduğumuz Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıkları ile daha da güçlendirdik. Ayrıca bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması kapsamında; Cazibe Merkezleri Programı, KÖYDES, BELDES, SUKAP ve sosyal kalkınma bakımından öncelikli illere yönelik SODES programlarını uygulamaya koyduk. Yatırım teşvik sisteminin bölgesel boyutunu güçlendirdik. Bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesi amacıyla 6’ncı bölge kapsamındaki 52 59
  64. 64. illerimize yapılacak yatırımları daha avantajlı şekilde destekliyoruz. Bu bölgede bulunan iller bölgesel teşviklerin yanısıra gelir vergisi stopaj desteği ve sigorta primi işçi hissesi desteğinden yararlanabilmektedir. 6’ncı bölgede yeni teşvik sistemi çerçevesinde 2013 yılının ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yatırım teşvik belge sayısı yüzde 53, öngörülen sabit yatırım tutarı yüzde 216, beklenen istihdam ise yüzde 60 artmıştır. K. Yoksulluğun Azaltılması ve Gelir Dağılımının İyileştirilmesi Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Yoksullukla dezavantajlı mücadele, kesimlerin gelir dağılımının gözetilmesi, sosyal iyileştirilmesi, hizmetlerin yaygınlaştırılması ve fırsat eşitliğinin artırılması adına birçok projeyi devreye soktuk. Küresel kriz döneminde dünyada genel olarak sosyal harcamalar azalırken biz bu alanda yapılan harcamaları artırdık. Gelir dağılımında sağlanan iyileşme sonucunda Gini katsayısı 2006 yılındaki 0,40 seviyesinden 2012 yılında 0,38’e gerilemiştir. Gini katsayısını 2018 sonunda 0,36’ya düşürmeyi hedefliyoruz. 2006 yılında en zengin yüzde 20’lik grubun yıllık kullanılabilir gelirden aldığı pay en yoksul yüzde 20’lik grubun aldığı payın yaklaşık 8,1 katı iken 2012 yılında bu pay 6,9 kat seviyesine düşmüştür. 53 60
  65. 65. Grafik 43: Gini Katsayısı 0,41 0,40 0,40 0,39 0,38 0,38 0,37 0,36 0,36 0,35 2006 2012 2018 Kaynak: TÜİK, Kalkınma Bakanlığı Uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan kişi başı dolar cinsinden yoksulluk oranlarına bakıldığında da önemli iyileşmeler kaydettik. Bugün itibarıyla günlük 1 doların altında geliri olan nüfus kalmamıştır. Günlük 2,15 doların altında geçinen nüfusumuz da hemen hemen sıfırlanmıştır. Türkiye nüfusunun sadece yüzde 2,79'u günlük 4,3 doların altında bir gelirle geçinmektedir. L. Kurumsal Kalitenin Artırılması Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Gerçekleştirdiğimiz tüm bu reformlar ve sağladığımız başarılarla ülkemizin kurumsal altyapısını güçlendirirken hem yatırım ortamını iyileştirdik hem de uluslararası rekabet gücünü artırdık. Ancak daha katetmemiz gereken çok mesafe var. AB’ye üyelik süreci Türkiye’deki değişim ve dönüşüm ile kurumsal kapasitedeki iyileşmenin temel motoru olacaktır. 54 61
  66. 66. Dünya Bankasının İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 2006 yılında 175 ülke arasında 84’üncü sırada yer alan Türkiye, 2012 yılında 185 ülke arasında 71’inci sıraya yükselmiştir. Grafik 44: İş Yapma Kolaylığı Endeksi (2006) 138 140 175 ülke arasında 84. sırada 130 131 122 120 111 108 110 97 100 93 90 84 69 71 70 Uruguay 70 İtalya 80 62 Hindistan Brezilya Endonezya Kaynak: Dünya Bankası Yunanistan Çin Rusya Arjantin TÜRKİYE Romanya Meksika 60 124 185 ülke arasında 71. sırada 120 128 130 132 Hindistan 140 Brezilya Grafik 45: İş Yapma Kolaylığı Endeksi (2012) 137 112 100 89 71 72 Romanya 80 TÜRKİYE 84 73 91 78 60 48 40 Ukrayna Endonezya Arjantin Rusya Çin Uruguay Hırvatistan Yunanistan İtalya Meksika 20 Kaynak: Dünya Bankası 55 62
  67. 67. Aynı şekilde Dünya Ekonomik Forumunun yaptığı Küresel Rekabet Gücü Endeksinde Türkiye, 2005 yılında 117 ülke arasında 71’inci sıradaydı. 2013 yılında ise 148 ülke arasında 44’üncü sıraya yükseldik. Yani sekiz yılda tam 27 basamak atladık. Bu sayede rekabet halinde olduğumuz Brezilya, Arjantin, Meksika, Rusya, Hindistan, Yunanistan ve İtalya gibi birçok ülkeden daha iyi konuma geldik. Grafik 46: Küresel Rekabet Gücü (2005) 75 71 70 69 117 ülke arasında 71. sırada 65 54 53 55 48 47 50 45 45 40 59 57 60 38 35 TÜRKİYE Endonezya Meksika Brezilya Arjantin Rusya Çin Yunanistan Hindistan İtalya 30 Kaynak: Dünya Ekonomik Forumu Grafik 47: Küresel Rekabet Gücü (2013) 95 148 ülke arasında 44. ülke 91 84 85 76 75 65 55 49 45 42 51 55 56 60 63 78 64 44 38 35 29 Yunanistan Ukrayna Slovakya Romanya Rusya Macaristan Hindistan Brezilya Meksika Portekiz İtalya TÜRKİYE Polonya Endonezya Çin 25 Kaynak: Dünya Ekonomik Forumu 56 63
  68. 68. 1980-2002 döneminde ülkemize yönelik doğrudan yatırım girişi 14,8 milyar dolar iken sağladığımız güven ortamı ile bu rakam 2003’ten bu yana 130,3 milyar dolara yükselmiştir. Grafik 48: Doğrudan Yatırım Girişleri 150 130,3 125 (Milyar $) 100 75 50 25 14,8 0 1980-2002 2003-2013 Ağustos Kaynak: TCMB Bütün bu gelişmeler Türkiye’deki rekabet ortamını ve dolayısıyla büyümenin kaynağı olan verimlilik ve inovasyonu olumlu etkilemektedir. 57 64
  69. 69. III. 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUN TASARISI Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Sizlerle Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerimi, Hükümetimizin temel önceliklerini ve yapısal reform gündemini paylaştım. Şimdi de sizlere 2012 yılı Kesin Hesap Kanun Tasarısı hakkındaki temel bilgileri aktarmak istiyorum. 2012 yılında,  Bütçe Giderleri 361,9 milyar TL  Bütçe Gelirleri 332,5 milyar TL  Bütçe Açığı 29,4 milyar TL  Faiz Dışı Fazla ise 19,0 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. GSYH’ye oran olarak ise,  Bütçe Giderleri yüzde 25,6  Bütçe Gelirleri yüzde 23,5  Bütçe Açığı yüzde 2,1  Faiz Dışı Fazla ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşmiştir. Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Bu noktada Sayıştay Kanununun kabulünden sonra ilk defa bu yıl, 2012 yılı için TBMM’ye sunulmuş 58 olan “Dış Denetim Genel 65
  70. 70. Değerlendirme Raporu”, “Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu”, “Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporu” ile Genel Uygunluk Bildirimine ilişkin kısa bir değerlendirmede bulunacağım. Öncelikle genel anlamda denetimi ve özellikle de Sayıştayın yapmış olduğu dış denetimi son derece önemsediğimizi belirtmek istiyorum. Raporlarında yer alan eleştiri, tespit ve öneriler için de kendilerine teşekkür ediyorum. 2012 yılı için hazırlanan Sayıştay raporlarını dikkatli bir şekilde inceledim. Raporlarda katıldığımız hususlar yanında Sayıştaydan farklı düşündüğümüz hususlar da bulunmaktadır. Raporlardaki haklı tespit ve eleştiriler için yoğun bir çalışma başlattık ve gerekli mevzuat ve uygulama değişiklikleri için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Şimdi Raporlarda yer alan temel bazı tespit ve eleştirilerle ilgili görüşlerimi sizinle paylaşacağım. Sayıştay tarafından Meclise sunulan dört temel raporda ve kamu idarelerinin denetim raporlarında genel bütçeli idarelerin bazı mali tabloları üretemedikleri yönünde ortak bir eleştiri yer almaktadır. 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2006 yılından beri devlet tüzel kişiliği altında ve hazine birliği ilkesi gereğince genel bütçeli idarelerin tamamı tek bir raporlama birimi kabul edilmiş ve genel bütçenin tamamı için Bakanlığımızca mizan, faaliyet sonuçları tablosu ve bilanço oluşturularak Sayıştay ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ayrıca genel bütçeli her bir kamu idaresi, kendisine bütçeyle verilmiş ödeneklerin kullanımına ilişkin bütçe giderleri ve ödenekler tablosu ile taşınır kesin hesap cetvelini ayrı ayrı düzenlemiş ve Sayıştaya sunmuştur. 59 66
  71. 71. Sayıştay tarafından 2011 sonunda çıkarılan Yönetmelikle, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden mizan, faaliyet sonuçları tablosu ve bilançolarını Sayıştaya sunmaları talep edilmiştir. Sayıştay ile yaptığımız muhtelif toplantı ve yazışmalarda; genel bütçeli idarelerin toplayamadıkları ve kendi adlarına taşınmaz varlık borçlanamadıkları, edinemedikleri, gelir ayrıca bu idarelerin kendine ait vezne ve banka hesabı bulunmadığından dolayı her bir idareye ilişkin mizan, faaliyet sonuçları tablosu ve bilançonun üretilemeyeceği, üretilmeye çalışılsa bile muhasebe standartlarına göre anlamlı sonuçlar vermeyeceği ifade edilmiştir. Hepinizin bildiği üzere genel bütçe için borçlanmayı Hazine Müsteşarlığı, gelir toplama işini ise Gelir İdaresi Başkanlığı yapmaktadır. Ayrıca kamu idarelerince edinilen taşınmaz varlıklar idarelerin ayrı bir tüzel kişiliği olmadığı için Hazine adına tescil edilmektedir. Tüm bunlara rağmen 2012 yılı için bu tablolar üretilmiş ve idarelerce Sayıştaya teslim edilmiştir. Dolayısıyla genel bütçeli idarelerin söz konusu tabloları vermedikleri eleştirisi yerinde değildir. Ancak söz konusu tablolar, hazine birliği ilkesi gereğince ve devlet tüzel kişiliği adına izlenmesi gereken ve herhangi bir idareyle doğrudan ilişkilendirilemeyen hesaplar nedeniyle idareler bazında anlamlı sonuçlar üretmemiş, aktif ve pasifi denk olmamıştır. Söz konusu tablolar, genel bütçe için üretilen tabloların birer parçası olup genel bütçenin tamamı için düzenlenen mizan, faaliyet sonuçları tablosu ve bilanço bilgileriyle birlikte değerlendirildiğinde anlamlı olacaktır. Soruna kalıcı bir çözüm bulmak üzere Ekim ayı başında Sayıştay ile biraraya geldik ve ortak bir çalışma grubu oluşturduk. Çalışma 60 67
  72. 72. grubumuz çalışmalara başladı. Çalışmanın sonucuna göre, kamu idarelerince verilmesi gerekli, mümkün ve anlamlı olan belge, hesap ve tabloları tespit edeceğiz. Takdir edersiniz ki bu çalışmalar zaman alacaktır. Aynı zamanda çıkacak sonuçlara göre yasal ve idari düzenlemeler ile muhasebe yazılımlarımızda köklü değişiklikler yapılması gerekebilecektir. Bu nedenle yapılarak vardığımız genel mutabakat bütçeli çerçevesinde idareler için makul mevzuat bir değişikliği geçiş dönemi sağlanacaktır. Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Sayıştay tarafından TBMM’ye sunulan “Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporu”nda yer alan eleştirilere geçmeden önce mali istatistik derleme ve yayımlama faaliyetlerimizden kısaca bahsetmek istiyorum. 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte mali istatistik alanındaki faaliyetlerimizi dünyanın gelişmiş ülkeleri seviyesine çıkardık. 2006 yılına kadar sadece genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idarelerin bütçe hesaplarına yönelik olan istatistik derleme faaliyetlerimizi, Kanun ile birlikte mahalli idareler ve sosyal güvenlik kurumlarına da yaygınlaştırdık. 2008 yılında 5018 sayılı Kanunda yapılan değişiklik sonrasında ise uluslararası sınıflandırmalara uygun olarak faaliyetlerini kamu kaynağı kullanarak finanse eden diğer tüm kamu idarelerinin verilerini derlemeye başladık. Bu kapsamda, Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan “Resmi 61 68
  73. 73. İstatistik Programı” çerçevesinde en küçük belde belediyesinden, Sosyal Güvenlik Kurumuna; sosyal tesislerden, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumuna kadar 6 bine yakın kamu idaresinin mali verilerini derliyor ve bunlardan genel yönetim mali istatistiklerini oluşturuyoruz. Derlediğimiz istatistikleri “Resmi İstatistik Programı”na ekli veri yayınlama takvimine uygun olarak aylık, üçer aylık ve yıllık dönemlerle, programda yer alan gün ve saatte yayımlıyoruz. 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay Kanununa göre mali istatistiklerin Sayıştay tarafından Mart ayı içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak genel yönetim için yıllık veriler Resmi İstatistik Programına göre Mayıs ayı sonunda yayınlanmaktadır. Sayıştay tarafından hazırlanan Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunda, Mart ayında genel yönetime ilişkin yıllık mali istatistiklerin yayımlanamaması ve Kesin Hesapların hazır olmaması nedeniyle mali istatistiklerin değerlendirmeye tabi tutulamadığı belirtilerek, takvim uyumsuzluğunun giderilmesi yönünde öneride bulunulmuştur. Raporda yer alan öneri doğrultusunda, takvim uyumsuzluğunu gidermeye yönelik mevzuat değişiklik önerimizi yakın bir zamanda takdirlerinize sunacağız. Sayın Başkan, Değerli Üyeler, Sayıştay Raporlarında genel olarak eleştirilen bir diğer husus, yedek ödenekten yapılan aktarmaların, yıl sonu gerçekleşmeleri üzerinden ilan edilmesi yerine başlangıç ödeneği üzerinden ilan edilmesidir. Meclis tarafından Bütçe Kanunu ile tahsis edilen yedek ödenekten 62 69
  74. 74. yapılan aktarmaları; tür, tutar ve idareler itibarıyla yılın bitimini takip eden on beş gün içerisinde 5018 sayılı Kanunun 23’üncü maddesi hükmü çerçevesinde ilan ediyoruz. Kanunun söz konusu maddesi bütçeye konulan yedek ödeneğin yani başlangıç ödeneğinin ilanını zorunlu kıldığından her yılın ocak ayında yedek ödeneğe ilişkin ayrıntılar, başlangıç ödeneği üzerinden Bakanlığımızca ilan edilmektedir. Buna ilaveten, yedek ödenekten yaptığımız aktarmaların yıl sonu gerçekleşmelerini ise detaylı bir şekilde kesin hesap cetvellerinde gösteriyoruz. Dolayısıyla yıl sonu itibarıyla gerçekleşen yedek ödenek kullanımını şeffaf bir şekilde TBMM, Sayıştay ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. Raporlarda yer alan diğer bir eleştiri ise, merkezi yönetime dahil idarelerce 2012 yılında toplam 15,1 milyar TL tutarında ödenek üstü gider yapılmış olmasıdır. Söz konusu ödenek üstü giderlerin yüzde 99,97’si personel giderleri ve Sosyal Güvenlik Kurumuna devlet primi giderleri ile çeşitli kanunlar gereği ödenek beklenmeksizin ödenmesi zorunlu olan giderlerden kaynaklanmıştır. Ödenek üstü giderlerin sadece on binde 3’ü yani 4,9 milyon TL’si sorumluluk gerektiren giderlerden oluşmakta olup bunun en büyük kısmı üniversitelerden kaynaklanmaktadır. Raporlarda yer alan ve bizim de katıldığımız bir diğer eleştiri ise kamu idarelerinin mülkiyetinde, kullanımında ve yönetiminde bulunan taşınmazların kayıt işlemlerinin mevzuatta belirtilen esas ve usullere uygun olmaması, taşınmazların değerleme işlemlerinin tamamlanmaması ve dolayısıyla muhasebe kayıtlarına ve mali tablolara tam olarak yansıtılmaması hususudur. 63 70

×