Durustluk Can Akin
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

Durustluk Can Akin

on

  • 1,805 views

Can akın mr akin şair şiir poet dichter poeta поет сăвăç bardd digter ποιητής poète 诗人詩人 poetry şer poesie 詩歌 詩 poésie poesía photograph fotografie fotografische ...

Can akın mr akin şair şiir poet dichter poeta поет сăвăç bardd digter ποιητής poète 诗人詩人 poetry şer poesie 詩歌 詩 poésie poesía photograph fotografie fotografische bild 相片 foto בילד fotoğraf مايكروسوفت أوفيس باوربوينت microsoft powerpoint slayt slideshows slide 維基百科 自由的百科全書 youtube video turkey türkei turquie turchia turquia exhibition ausstellung mostra exposición

Statistics

Views

Total Views
1,805
Views on SlideShare
1,805
Embed Views
0

Actions

Likes
0
Downloads
27
Comments
0

0 Embeds 0

No embeds

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

Durustluk Can Akin Durustluk Can Akin Presentation Transcript

  • KÜRESEL ISINMA SEVGİ BİLİNCİ  IV DÜRÜSTLÜK NİLGÜN NART / CAN AKIN KÜRESEL BİLİNÇ DEĞİŞİM GRUBU
  • 02 Şubat 2007 Cuma günü Birleşmiş Milletlerin iklim raporu açıklandı. Raporda, küresel ısınmanın son 50 yılda yüzde 90 oranında insan eliyle yaratıldığı ve asırlarca süreceği belirtildi. Daha az soğuk günler, daha sıcak geceler, öldüren sıcak hava dalgaları, seller ve yoğun yağışlar, yıkıcı kuraklıklar ve kasırga ile tropikal fırtına gücünde artış. Daha şiddetli fırtınalar v.s Colorado'daki Ulusal Atmosferik Araştırma Merkezi'nden iklim analizi yöneticisi Kevin Trenberth ise ''Bu durduramayacağınız bir şey. Bununla yaşamak zorunda kalacağız. Farklı bir gezegen yaratıyoruz'' dedi. Panele 130 ülkeden 500 delege katıldı. Panele katılan yüzlerce bilim adamı ve bürokrat, kapalı kapılar ardında bir hafta süren müzakerelerde bulundu. Fakat ne yazık ki raporda, küresel ısınmanın nasıl ve neden olduğu, boyutları ve felaket senaryoları anlatılırken, dünya İnsanlık Ailesinin bununla ilgili “ne” yapması ve “nasıl” yapması gerektiği belirtilmedi. Dünya Gezegeni ısınıyor. Isınmanın neden olacağı sonuçlar raporlarla açıklanıyor. Bir sürü bilim adamı kapalı kapıların ardında “asla duymadığımız ve hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz şeyler” konuşuyor. Küresel Isınmanın önüne geçilebilmesi için, Toplumsal Bilincin değişmesi gerekiyor. Küresel Isınma ve İklim Değişikliği ile ilgili toplantıların hiç birinde değişmesi şart olan Toplumsal Bilincin ne yapması nasıl değişmesi gerektiği konusunda hiçbir şey anlatılmıyor. Hiçbir tavsiyede bulunulmuyor. Neden?
  •  
  • Toplumsal Bilinci oluşturan bizler ne yapabiliriz: Değişmeliyiz. Her birimiz değişmeliyiz. Bilicimizi değiştirmeliyiz. Yeniden yapılandırmalıyız. Dünyaya ve Kendimize ve olmakta olana dürüstçe bakmalıyız. Neler oluyor? Bize neler oluyor? Dünyamıza neler oluyor? Dürüstçe, kendimizi kandırmadan, hayal kurmadan, ümit etmeden, hiçbir kalıba inanca, söylentiye, beklentilere fırsat vermeden; bize ve olmakta olana bakmamız ve saf bir gözle görmemiz gerekiyor. Dürüstçe bakabilirsek olanlara gerçeği görebiliriz. Eğer bakışımız dürüst değilse gördüklerimizde çarpıtılmış gerçekler olarak görünecektir bize. Zihnimizin ve nefsimizin labirentinde bir süre daha oyalanacağız, zaman son saatleri vurmadan ve son gün gelmeden önce. Toplumsal Bilinçte her kavram ve olgu kişilere, zamana, mekanlara göre anlamını ve mesajını değiştirdiği için artık aynı dili konuşamıyoruz. Ve dolayısıyla birbirimizi anlayamıyoruz. Kendimizi ve Birbirimizi anlamaya başlamadan ve ortak bir zeminde buluşmadan önce tek bir kavram konusunda tanım birliğine varmamız gerekiyor. DÜRÜSTLÜK. “ Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” Mevlana Eğer bizler dürüst olmayı ve dürüst bir yaşam sürmeyi gerçekten istersek, her zaman için bir neden bulabiliriz. Ve şimdi Dürüst olmak için her şeyden önemli bir nedenimiz var. Küresel Isınma ve yaklaşmakta olan değişimler.
  •  
  • Çünkü Toplumsal Bilincin değişimi için her birimizin değişmesi gerektiğinin şart olduğu açıkça görülüyor. Aynı alışkanlıklar, inançlar, hırslar, öfkeler, ayrılıklar, savaşlar, nefretler, beklentiler ve NEFS ile bu dünyada yaşamamız mümkün değil. Ve değişmeden önce her şeyi oturtacağımız zemini seçmemiz gerekli. Değişimleri nasıl yapacağız ve bizim için doğru olanı nasıl bulacağız? Değişimlerin temel fonunu seçmezseniz ve orada sabit kalamazsanız, yapacağınız değişikliğin de makyaj tazelemekten pek farkı olmaz. İnsanlık Ailesi olarak yüzyıllardır hatta binlerce yıldan beri makyaj tazeliyoruz. Biz aynı biziz. Değişen hiçbir şey yok. Adım, adım başka bir gezegensel Varoluşa gidiyoruz. Yeryüzündeki Varoluşumuz kimlik değiştirmek üzere . ÇOK YAKINDA AŞAĞIDAKİ ŞARTLARDA YAŞAMAK ZORUNDA KALACAĞIZ… * Su kaynakları kuruyacak. Yakında “su” elmastan ve altından daha değerli olacak. * Atmosferde soluyacak oksijen kalmayacak. Soluduğunuz hava için çok büyük vergiler ödemek zorunda kalacağız. * Bitki örtüsü tükenecek. Çocuklarımız ağacın ve çiçeği görmek için Ağaç ve Çiçek müzesine gidecek. * Sürekli hiç dinmeyen fırtınalar olacak. * Ya güneşten Kavrulacak, ya da soğuktan donacağız. * Tarım ve bitki alanları kuruduğu için, yapay ürünlerle besleneceksiniz. Ve bütün çabamız gıda ve su satın alabilmek ve “Yaşamda” kalabilmek için olacak. * Su az olduğu için bağırsak deri ve her türlü hastalık artacak. Ozon tabakası ve atmosferin diğer tabakalarının zarar görmesinden dolayı kanser ve diğer hastalıklar çoğalacak. Ve insan ömrü kısalacak.
  •  
  • * Bütün bunların üzerine az gıda az su ve diğer nedenlerden dolayı paylaşım sorunları çıkacak. Ve asayiş konusu çok önemli olacak. * İşte o zaman gerçek anlamda dünyada savaş çıkacak. Varolma Savaşı * Silahlanma ve silah teknolojilerine yatırım artacak. * Hayvan türleri hemen hemen bitme noktasına gelecek. * Şu andaki lüx tüketimin hepsi yasaklanacak. Çevreye olan zararlarından dolayı. * Sade bir şekilde yaşamayı ve var olmayı zorunlu olarak ve silahların gölgesinde öğrenmek zorunda kalacağız. Tablosunu çizmeye çalıştığımız yeni “Gezegensel Varoluşu” yaşamayı istiyorsanız değişmeyiniz. Ne yapmakta iseniz yapmaya devam ediniz. Veya makyaj tazelemelerle değiştiğiniz sanarak ve hayal ederek yaşayınız. Kendinizi kandırmaya lütfen devam ediniz. Ama eğer siz kendinizin ve Gezegendeki yeni Varoluşunuzun Efendisi olmak istiyorsanız GERÇEK ANLAMDA DEĞİŞMEYİ SEÇİNİZ. Ve lütfen gerçek anlamda, dürüstçe değişiniz. Değişimi gerçek kılabilmeniz için önce DÜRÜST olmak zorundasınız. Yoksa NEFSİNİZ sizi yanıltır. Çünkü Nefs değişmek istemez. Küçük cennetini bırakmak istemez. Ve bunun için de her yola başvurur. Değişim için yapmanız gereken ilk şey DÜRÜST olmak. İki yüzlü olmaktan vazgeçmeliyiz… Değişiyormuş, Küresel Isınma ile gerçekten ilgileniyormuş gibi yapmaktan vazgeçmeliyiz. Başkaları için değil. Kendimize karşı yalan söylemekten ve iki yüzlü olmaktan vazgeçmeliyiz. Kendimize karşı dürüst olabilirsek başkalarına karşıda dürüst olabiliriz. Nasıl Dürüst olabiliriz?
  •  
  • Herkes, her şeyi kendi gözlüklerinin ardından ve kendi egosal dürüstlüğüne göre değerlendirmekte. Dürüstlük kişiden kişiye değişmekte. Dürüstlük kendi çıkarlarımıza ve arzularımızın tatmin edilmesine uygun olarak şekil değiştirmekte, ve bin bir kılığa girmekte. Neden, nasıl dürüst olmamız gerektiği ise çoktan unutulmuş durumda. Doğruyu ve yanlışı, güzeli ve çirkini, iyiyi ve kötüyü tanımlarken ve bu değerleri toplumda, iletişimimizde, işlerimizde, değişimimizde kullanırken, kişilik zeminimizde sağlam bir “dürüstlük” ve “samimiyet” anlayışının ve farkındalığının olması gerekir. Eğer kişilik zemininde dürüstlüğümüz ve samimiyetimiz yoksa; iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin kavramları birbirine karışır. Toplumda yaşayan herkesin kendine özel iyisi-kötüsü, doğrusu-yanlışı oluşur. Daha ileri gidersek herkesin kendine özel adalet anlayışı ve iletişim şekilleri oluşur. Sonuçta ortaya milyonlarca insan tarafından, hiç bıkmadan ve durup düşünmeden oynanan binlerce senenin acı tablosu ortaya çıkar. Öfke kin nefret acı keder açlık yoksulluk, savaş, intikam, Küresel Isınma ve Küresel Felaketler. İnsanoğlu hala vakit varken ve dünya gezegeni yerli yerinde dururken dürüst olmayı ve değişimimizi dürüstlüğümüzün ışığında yönlendirmeli ve gerçekleştirmeliyiz.. Dürüst olmak basitçe DÜRÜST olmaktır. Kendinle samimi olmaktır. Sadece kendin için dürüst olmaktır. İnsan içsel olarak neyi yapabileceğini ve neyi yamayacağını veya neyi isteyip neyi istemediğini ve ne olup ne olamayacağını
  •  
  • bilir. İnsan kendi içinin dehlizlerinde ne kadar yalancı veya ne kadar objektif, ne kadar haklı veya haksız olduğunu bilir. İnsan içsel olarak kendini bilir. Nefsini tanır. Hırsını, isteklerini, nefretini, ihtiyaçlarını, bunları elde ediş yollarını, menfaatlerini ve bağımlılıklarını bilir. Bilir ama değişmek istemez. Sürekli yalanlarla, yarınlara ertelenen iyi dileklerle, arzularına ve hırslarına bulduğu masum mazeretlerle gün geçirir. Ve arzularının isteklerinin peşi sıra dünya sahnesinden gelir geçer. Kendimizi dürüstçe görme vaktimiz geldi, Artık erteleyecek on yıllarımız, yüzyıllarımız yok. Toplumsal Bilincin her üyesi değişmek zorunda. Dünya yüzeyinde yaşanmakta olan değişimler ve yaklaşmakta olan felaketler, İnsanoğlunu geri dönülemez noktaya getirmek üzere. Adı üstünde geri dönülemez nokta. Oraya vardığımız zaman geri dönemeyeceğiz. Vakit varken ve henüz doğayı, bitki örtüsünü, atmosferi, denizleri, hayvan türlerini, eşinizi dostunuzu, ailenizi, yeryüzünde İNSANCA VAROLMA hakkınızı kaybetmeden önce dürüstçe değişimi seçiniz. Ve siz her dürüst olduğunuzda içsel olarak onaylanırsınız. Verdiğiniz karar ne ise ve seçtiğiniz şey her ne ise size huzur verir. Çünkü bu kararı ve seçimi dürüstçe yapmışsınızdır. Dürüstlüğün ödülü huzurdur. Belki dürüstlüğünüzden, kısa vadede zarar göreceksiniz, belki de bir süre işleriniz ters gidecek sahip olduğunuz şeyleri kaybedeceksiniz, belki de sözde dostlarınızı yitireceksiniz. Olsun onlar zaten size ait değillerdi. Bırakın gidenler gitsin.
  •  
  • Her şey bir süre kötü gittiğinde bile siz huzurlu olacaksınız. Çünkü dürüst oldunuz ve kendinize yalan söylemediniz. Sizin yaşamınızdaki en değerli olan Size dürüst ve samimi kaldınız. Ve değişmeye başladınız. Dürüstlük insanın sadece kendisi içindir. Ve siz dürüst olduğunuzda insanoğlunun açgözlülüğünü görebilirsiniz. Hırsınızı, öfkenizi, inançlarınızı, kalıplarınızı, sınırlarınızı, değişmesi gereken tüketim alışkanlıklarınızı ve diğerlerini ve Dünyayı görebilirsiniz. Siz dürüst olduğunuzda yüreğinizle ve net bir şekilde görmeye başlarsınız. Büyük tabloyu; dünyayı ve diğerlerini ve tüm dünyada olan sistemin birbirine ne kadar kopamaz bağlarla bağlı olduğunu görürsünüz. Ve siz yüreğinizle görmeye başladığınızda değişmeye de başlarsınız. Vicdan mekanizması harekete geçer. Ve vicdanınız hür olur. Kendinizi huzurlu e mutlu hissedersiniz. Her yalan söylediğinizde ve kendinize samimi olmadığınızda sevgiden ve huzurdan ayrılısınız. Bu gün başka bir kişi yarın başka bir kişi olursunuz. Sonunda bakarsınız ki; siz küçük, küçük ve hepside başka, başka arzulara ve amaçlara sahip karmaşık bir yumağa dönüşürsünüz. Bir zaman gelir ki siz kendinizi tanıyamazsınız. Ve en önemlisi de siz her dürüst ve kendinize samimi olmayışınızda, bir kez daha yüreğinizde yaşama ölürsünüz. Sevince ölürsünüz. Robotlaşırsınız. Olaylar sizi yönetir. İnsanlar sizi yönetir. Ve siz bir gün gelir gerçekten ölmek istersiniz. Yaşamınızda dürüst ve kendinize samimi olmayarak o kadar çok kendinizi kalbinizde öldürdünüz ve kendinizden ayrı düştünüz ki.
  •  
  • Kendimiz için ve yaşamımızda huzuru, mutluluğu ve sevgiyi getirmek ve dünyada değişerek İnsanca Var olmak için dürüst ve kendimize samimi olmamız gerekiyor. Dürüstlük bulaşıcıdır ve güçlü – cesur kişiliği de beraberinde getirir. Siz dürüst olunca diğerleri de dürüst olmak zorunda kalacaktır. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Tassavuffa göre dünya bir aynalar evrenidir. Siz kendinizde dürüstlüğü ve kendine samimiyeti yaşadıkça ve “oldukça” size diğer insanlardan gelen yansımalarda dürüstlük ve samimiyet olacaktır. Ayna size, sizden başkasını gösteremez. “ Senin önüne parlak bir ayna gibi durduğumda, içime baktın ve kendi yansımanı gördün. Sonra dedin ki, “seni seviyorum.” Oysa sevdiğin içimdeki kendindir” Halil CİBRAN Siz ne iseniz dünyanız ve ilişkileriniz de o olacaktır. Ayna ne kadar temiz ise aynadaki görüntüde o kadar net ve açıktır. Ve siz dürüstçe kendi içinize bakarak değişmeyi seçtiğinizde, Toplumsal Bilinçte değişir. Toplumsal Bilinç değiştiği için Dünya, bitki örtüsü, atmosfer her şey dengelenmeye başlar. Ve İnsanlık diğerlerine ve dünyaya zararsız hale gelmeye başladığı için Sevgi Bilincine doğru yol alır. Ve insanlık Ailesi Dünya gezegeninde yeni bir İnsanca Varoluşu bilinçli olarak, vakit geç olmadan dürüstçe seçmiş olur.
  • NİLGÜN NART / CAN AKIN KÜRESEL BİLİNÇ DEĞİŞİM GRUBU BAŞKA GİDECEK DÜNYAMIZ YOK LÜTFEN, HERKESE GÖNDERİNİZ… ZİNCİRİ BOZMAYINIZ… KÜRESEL ISINMA YAZILARIMIZ İÇİN, İNTERNET BAĞLI İKEN TIKLAYINIZ… http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=4905&ItemIndex=9 Mr _ canakin @ yahoo . co . uk Mr _ canakin @ hotmail .com