NERVOUS SYSTEM-SİNİR SİSTEMİ (Prof. Dr. Ismail Hakki NUR)
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

NERVOUS SYSTEM-SİNİR SİSTEMİ (Prof. Dr. Ismail Hakki NUR)

on

  • 9,982 views

 

Statistics

Views

Total Views
9,982
Views on SlideShare
9,982
Embed Views
0

Actions

Likes
5
Downloads
186
Comments
1

0 Embeds 0

No embeds

Accessibility

Categories

Upload Details

Uploaded via as Microsoft PowerPoint

Usage Rights

© All Rights Reserved

Report content

Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
Flag as inappropriate

Select your reason for flagging this presentation as inappropriate.

Cancel
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
  • bu slayti nasil indirebilirim yardimci olur musunuz.tesekkurler
    Are you sure you want to
    Your message goes here
    Processing…
Post Comment
Edit your comment

NERVOUS SYSTEM-SİNİR SİSTEMİ (Prof. Dr. Ismail Hakki NUR) NERVOUS SYSTEM-SİNİR SİSTEMİ (Prof. Dr. Ismail Hakki NUR) Presentation Transcript

  • SİNİR SİSTEMİ Prof.Dr. İsmail Hakkı NUR
  • • Sinir sistemi tüm canlılarda • Hareketle ilgili emirler olduğu gibi organizmanın kendi fonksiyonlarını sürdürmesini ve buradan merkezi sinir çevresi ile etkileşimini sağlayan sisteminin alt bölümlerine kontrol mekanizmasını daha sonra da periferik oluşturur. İstemli ya da istemsiz sinirler yolu ile sonuç dokuyu olarak canlının postürünü etkileyen hareketler, merkezi oluşturan kas dokusuna sinir sisteminin denetimi ile iletilir. Vücut dışından gelen gerçekleşir. çeşitli duyuların alınması• İstemli hareketlerin başlangıcı reseptör adı verilen beyindeki motor alanlardır farklılaşmış hücreler yolu ile olur. Alınan duyular periferik sinirler yolu ile önce merkezi sinir sisteminin alt bölümlerine iletilir.
  • • Refleks yolla yanıtlanması • sinir sisteminin periferik gerekenler bu bölümlerde; reseptörlerden aldıkları şuura ulaşması gerekenler impulsları merkezi sinir daha üst merkezlerde sistemine getiren değerlendirilir. İç (afferent, centripedal) ve afferent organlardan gelen uyarıların merkezi sinir sisteminden değerlendirilmesi ve gereken aldıkları impulsları periferik yanıtların ilgili hedef organa organlara götüren iletilmesi de merkezi sinir (efferent, centrifugal) iki sisteminin değişik iletim yolu olduğu bölümlerinde yer alan söylenebilir. otonomik hücre gruplarınca düzenlenir
  • Yalnızca refleks olarak yapılan • Ya da dalgın bir halde cadde ortasında yürümekte olan tek bir hareket olabileceği gibi bir yayayı ve arkasından hareketler dizisi şeklinde de hızla gelen bir aracın sesle ortaya çıkabilir. bu yayayı uyardığını var Örneğin kaynamakta olan sayalım. Yanıt seçenekleri suya elini sokan bir çocuk birden fazla olacaktır. İlk refleks yanıtla elini çeker. beklenen yanıt, duyu kulak Bununla birlikte, kaynar suya yolu ile alınmasına karşın bir daha ellenmemesi göz ile bakma şeklinde bir gerektiğine dair bilgiyi de reflekstir. Göz hareketine hafızasına kaydeder. başın ve boyunun çevrilmesi, hatta yana doğru yapılacak bir kaçma hareketi de eklenecektir
  • • Çevreden aldığı duyuları• İnsan yaşayan canlılar içinde yalnızca hayatının devamını en gelişmiş organizmaya sağlamak için değil çevresi ile sahip olarak kabul edilir. etkileşimi için de kullanır. Bu üstünlüğe sahip olabilmesi için• Bu da diğer canlılarda de farklı fonksiyonları bulunan özelliklerin daha sürdürebileceği gelişmiş ve gelişmiş şekli ile insanda var birbiri ile entegre olmuş sinir olmasını birlikte getirir. hücresi gruplarının var olması Canlılarla ilgili bu gelişme gerekir. evreleri filogenetik tanımı • İnsan için,Filogenetik açıdan içinde yer alır. en gelişmiş tür denildiğine göre daha basit canlılarda bulunan herhangi bir merkezi• Sinir sistemi açısından ele sinir sistemi bölümünü kontrol alındığında insan, diğer altında tutabilen daha canlıların hepsinden daha fazla özelliğe sahiptir gelişmiş bölümleri var demektir
  • Hareketlerin en az enerji sarfı ile maksimum uyum içinde gerçekleşmesi, sinir sistemini oluşturan yapıların geniş bir ağ ile birbirine bağlandığını göstermektedir.Bu durumu yeni geliştirilen bir bilgisayarın daha küçük boyutlarına karşın eskisinden daha büyük kapasitede olması ile açıklamak olasıdır.
  • Merkezi Sinir Sistemi fonksiyonunu 3 büyük düzeyde yapar. M.spinalis düzeyi:1-Medulla spinalis düzeyi Yürüme hareketleri Vücudun bazı kısımlarının2-Alt beyin (hypotalamus, cisimlerden uzaklaştırılma thalamus, medulla oblongata, refleksleri cerebellum,mesencephalon) Vücudu yer çekime karşı düzeyi taşımak üzere bacakların sertleşmesi,3-Beyin korteksi düzeyi Lokal kan damarlarını ve mide barsak hareketlerini kontrol eden refleksler gibi
  • Alt Beyin düzeyi: Üst Beyin düzeyi:Bilinç dışı adını verdiğimiz Son derece geniş bir faaliyetler, bellek,Arter basıncı ve solunum, Sinir sisteminin altDengenin kontrolü, merkezleriyle çalışır,Hiddet, uyarılma, seksüel Düşünme işlevlerinin faaliyetler gibi. büyük kısmını gerşekleştirir, Alt merkezler üst merkezin sürekli uyanık olmasını sağlar
  • Alt Beyin (thalamus,hypo thalamus,mesencephalon, corpus callosum,medulla oblongata düzeyi) Yapılan bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, altbeynin nüvesi kabul edebileceğimiz  Düşünün!.. Nöraltup, hamileliğin yirminci gününde  “İnsana benzeyen ilk canlılar, Çin’de ortaya çıkıyor ve o günden itibaren, annenin dört milyon yıl önce, Afrika’da 4,5 alt beynindeki kayıtları almaya başlıyor. milyon yıl önce bulunmuş. Demek Eğer bu kayıtlar olumsuzsa, onu doğduktan sonraki tüm hayatı boyunca etkileyecektir. ki, altbeyinlerimizde, milyonlarca yılın bilgi şifreleri ve birikimi var. 1989 yılında,Yale Üniversitesi Profesörlerinden  Hele bir de, bir tek RNA molekülünün Sdney Altman ile Colorado Üniversitesi’nden yirmi milyonluk bilgi çipleri taşıdığını Prof. Dr. Thomas Cech’e Biyokimya Nobel göz önüne alırsanız, üstbeynimizdeki ödülünü kazandıran buluş niteliğindeki bilgilerin yanında, altbeynimizin çalışmaya göre, RNA dizinleri ile, altbeyne bilgileri, bir kainat gibi gözükür!..” atalardan gelen genetik bilgi şifreleri geçiyor. Bir tek RNA molekülü, yirmi milyon bilgi çipi taşıyor.
  • SİNİR SİSTEMİ İLE İLGİLİ GENEL TANIMLAR• Nöron (Neuronum): Sinir hücresidir. Nöronlar encephalon, medulla • Bipolar nöron (Neuronum spinalis ve arka kök ganglionlarında bipolare): Bir aksonu ve bir bulunurlar. Nöronların bölünerek dendriti olan sinir hücresidir. çoğalma yeteneği olmadığı kabul Hücre gövdesinin her iki ucundan edilir. birer nörit olarak çıkar. Örn: Retina, cochlea vestibular ganglionlarda bulunur• Akson (Neuritum): Sinir hücresinin genelde tek sayıda olan en uzun uzantısıdır. • Multipolar nöron (Neuronum multipolare): Bir aksonu ve birden çok sayıda dendriti olan• Dendrit (Dendritum): Sinir sinir hücresidir. Beyin ve hücresinin genelde birden fazla omuriliğin tractus lifleri, periferik sayıda olan kısa uzantılarıdır. sinirler ve omuriliğin motor hücrelerinde bulunur.• Unipolar nöron (Neuronum unipolare): Yalnız bir uzantısı olan sinir hücresidir
  • NÖRONLAR 3 TEMEL BÖLGEYE AYRILIR Dentrit– Hücre gövdesi • Hücre gövdesinden dısarıya dogru uzanan çok sayıdaki– Dentritik bölge uzantıya verilen addır.– Akson • Bu uzantılar reseptör göreviHücre gövdesi yaparlar, başka sinirlerden gelen uyarıları alırlar.Nöronun operasyon Akson merkezidir. • Hücre gövdesinde olusanSoma olarak ta uyarıları ve sentezlenen isimlendirilir. maddeleri diğer nöronlara veya efektör organlara (örnegin kas) tasıyan ince uzun uzantı.
  • AKSON-DENTRİT FARKLARIAKSONLAR DENTRİTLER *Nöron gövdesinde bilgiNöron gövdesinden bilgi getirirler. alırlar. *Yüzeyi düz değildir.Yüzeyleri düzdür. *Genellikle bir nöronda çok sayıda nöron vardır.Hiç ribozom yoktur. *Ribozomları vardır.Myelinli olabilirler. *Myelinleri yoktur.Nöron gövdesinden uzakta *Nöron gövdesinin yakınında dallanırlar. dallanırlar.
  • Nöronları büyüklüğüne göreayırırsak• a) Golgi tip I nöron (Uzun • b) Golgi tip II nöron (Kısa aksonlu multipolar nöron aksonlu multipolar nöron• Beyin ve omurilikte bulunan uzun yolları oluşturan aksonlar • Birbiri ile yakın yerleşimli, ağ ile periferik sinirlerde bulunan görünümü oluşturan aksonu aksonlar gibi uzunluğu bir ancak yakınındaki hücreye metreyi bulabilen uzantılara uzanacak kadar kısa olan sahip hücrelerdir. hücrelerdir. Golgi tip I• Cerebrum korteksindeki hücrelerden daha fazla piramidal hücreler ile sayıdadırlar. Genellikle cerebellum korteksindeki inhibitör etkili ve yıldız şekilli purkinje hücreleri bu tip hücrelerdir. hücrelere örnek olarak verilebilir.
  • Nöronları Bulunduğu yere göre ayırırsak • Afferent nöron (Sensorik-• Reseptör hücre: Deri, kas, Duyusal nöron): Duyuları tendon gibi yapılarda reseptörlerden (alıcılardan) bulunan ve dış çevrede başlayarak merkezi sinir oluşan uyarıları (impulsları) sisteminin ilgili bölümüne ya da iç organlardaki anlık getiren sinir hücresidir. değişimlerle oluşan uyarıları alan hücredir (Alıcı hücre). • Bu hücrelerin uzantılarının birleşmesiyle periferde afferent sinirler; beyin ve omurilikte afferent yollar oluşur.
  • A) Somatik afferent B) Visseral afferent nöron: Ağrı, ısı, temas, nöron: İç organlardan basınç ve kaslarla gelen gerilme, kasılma eklemlerden gelen derin gibi duyuları alan Genel duyuları alan Genel Visseral Afferent (GVA) ve Somatik Afferent (GSA) tad, koku gibi duyuları ve görme, işitme, denge alan Özel Visseral ile duyuları alan Özel Afferent (ÖVA) olmak Somatik Afferent (ÖSA) üzere iki guruba ayrılırlar. olmak üzere iki guruba ayrılırlar.
  • • Efferent nöron (Motor • A) Somatik efferent nöron: nöron): Merkezi sinir • Çizgili kaslara giden Genel sisteminin emirlerini gerekli Somatik Efferent (GSE) ve organlara götüren sinir arcus branchialis’den gelişen hücresidir. Bu hücrelerin yutak, gırtlak, mimik kasları ve uzantılarının birleşmesiyle çiğneme kaslarına giden Özel efferent sinirler ve efferent Somatik Efferent (ÖSE) olmak üzere iki guruba ayrılırlar. yollar oluşur. • B) Visseral efferent nöron: Kalp kasına, iç organlar ve damarlar çevresindeki düz kaslara, kıl dibindeki kaslara, sekretuvar bezlere giden Genel Visseral Efferent (GVE) yolları oluşturan uzantılara sahip hücrelerdir.
  • BAZI TANIMLAMALAR• Sinir (Nervus): Sinir hücresi • Nucleus (çekirdek): Merkezi uzantılarının periferik sinir sinir sisteminde bulunan sinir sistemi içinde bir araya gelerek hücrelerinin bir arada bulunup oluşturdukları ileti yollarıdır. grup oluşturmalarıdır.• Neoroglia: Sinir hücrelerini • Ganglion: Periferik sinir çevreleyen destek dokusuna sisteminde bulunan sinir ait hücrelerdir. Mikroglia ve hücrelerinin birkaç tanesinin makroglia olmak üzere iki bir arada bulunmasıdır. gurup oluştururlar. Mikroglialar fagositik özelliktedir. • Tractus: Sinir hücresi uzantılarının bir araya gelerek• Sinaps (synapsis): Sinir merkezi sinir sistemi içinde hücrelerinin uzantıları oluşturdukları ileti yollarıdır. arasındaki iletişim noktalarıdır
  • 1)Merkezi Sinir Sistemindeki Nöron Topluluklarına Nükleus2)Periferik Sinir Sistemindeki Nöron Topluluklarına Ganglion.3)Merkezi Sinir Sistemindeki Akson Topluluklarına Traktus4)Periferik Sinir Sistemindeki Akson Topluluklarına Sinir denir.
  • Sinir ipliklerinin çaplarıBir nöronun hücre gövdesi , çap olarak 5 µm kadar ya küçük yada cornu ventralis’lerdeki (ön boynuz) 135 µm kadar büyük olabilmelerine karşın uzantıları yada nöritleri 1 metreden uzak mesafelere uzanabilir.Bu nedenle nöritlerin sınıflandırılmasında dallanma tarzı, sayısı ve uzunlukları farklı farklı olacağı için sınıflandırmada Morfolojik yöntem kaçınılmaz olmaktadır.
  • Beyin hücreleri sürekli olarak oksijen ve glikoza gereksinimleri vardır. Beyin sürekli kanlanmak durumdadır. Eğer kanlanmazsa, bilinç hemen yok olur, 5 dk içinde geri dönüşü olmayan hasar meydana gelir.
  • sinir iplikleri çeşitleri Bipolar nöron Unipolar nöron Multipolar nöron
  • SİNAPS ve ÇEŞİTLERİ: • Bunlar :• İki nöronun birbirine yakın • Aksodentrik, aksosomatik ve kısımlarının bir araya aksoaksonik olabilir. gelerek fonksiyonal nöronal iletişim kurdukları yere SİNAPS denir. • İki tip sinaps vardır. vardır • A) elektriksel • B) kimyasal • Kimyasal sinapslarda nörotransmitterler :Asetil kolin(ACh), adrenalin, noradrenalin dopamin, , epinefrin, GABA, enkefalin dir. •
  • SİNAPS ÇEŞİTLERİ • Nöronlar elektriksel bağlantı kurmalarına elektriksel sinaps denir. Kimyasal transmitterler bulunmaz. • Bir hücreden diğerine , stoplazmadan stoplazmaya gap junctions olarak adlandırılan kanalların olmasıdır. Ve bu kanallar yardımıyla en az gecikmeyle iyonik akım geçişinin oluşmasına müsaade edilmesidir. • Elektriksel sinapsların en üstün özelliği iletimin iki yönlü olmasıdır. Bu durum Kimyasallarda görülmez
  • Sinir İpliğinde İmpuls oluşumu ve iletimi: Polarizasyon ve DepolarizasyonELEKTRİKSEL SİNAPS KİMYASAL SİNAPS Sinir hücresi elektriksel, kimyasal yada mekanik uyarıldığında -80mV polarize durum +40mV potasiyele dönüşür. Bu durum 5 msn de son bulur.
  • Elektriksel sinapsİyonlar bir hücreden diğerine gap junction vasıtasıyla geçerler.Bağlantı hızlıdır.
  • Voltaj bağımlı kanallar
  •  1- Her hücre zarı (membran) belirli bir elektrik potensiyeline sahiptir. Bu potensiyeli hücre içindeki ve dışındaki iyonların miktarları ile hücre zarının bu iyonlara karşı olan geçirgenliği belirler. Elektrik sinyali de bu iyonların hücre zarından geçmesiyle oluşur. Elektrik kablosu içerisindeki elektronların hareketi ile elektiriğin kablonun bir ucundan diğerine iletilmesi gibi.. 2-Bir sinir hücresinin dendritlerine gelen (çevreden, vücuttan ya da başka norönlardan) uyaran, önce difüzyon yoluyla hücre gövdesinden aksona iletilir. Elektriksel ileti, iyonların hücre zarından geçerek yer değiştirmesiyle akson boyunca ilerler ve sinapsa ulaşır.
  • 3- Sinapsta minik kesecikler içerisinde nörotransmiter maddeler bulunur. (Örneğin; adrenalin bir nörotransmiterdir.)Aksondan gelen elektriksel ileti, nörotransmiterlerin bu keseciklerden salınmasına neden olur. Nörotransmiterler iki nöron arasındaki boşluğu geçerek, bir sonraki nöronun dendritlerinde bulunan reseptörlere tutunurlar. (Reseptörler, bu maddeleri tanıyıcı özel bölgelere sahiptirler.) Böylece sonraki nöron da uyarılmış olur.
  •  Kimyasal sinapsların genel özelliklerini şöyle sırayalabiliriz: - Tek yönlü ileti sağlarlar; - Yanıt şiddeti düzenlenebilir; - Verilerin dağıtılması-süzülmesi mümkündür; - Uyarlanabilirlik (plastisite) özellikleri vardır; - Açılıp-kapatılabilme özellikleri vardır; - Gereksiz uyarıları süzerler… Sinapsların bir önemli özelliği de “değişebilir” olmalarıdır. Bu durum, yakın zamanlarda ortaya konmuş bir mekanizmadır ve ilginç sonuçları vardır. Yani, iki (veya daha fazla) hücre arasındaki bu iletişim bölgelerini oluşturan hücre bölgeleri, aktifliklerini ve duyarlılıklarını ve hatta şekillerini değiştirirler. Bunun yanında, sinapslar, hücrelerin aktifliklerine bağlı olarak sürekli biçimde oluşup kaybolabilirler. Yani sinaps dediğimiz bölgeler, hücrenin kolu-bacağı gibi sabit bir yapı değildir. Sürekli değişirler. Bunu, beyin fonksiyonları açısından düşünecek olursak, sinir hücreleri, her türlü aktiviteye bağlı olarak, aralarındaki bağlantıların sayılarını ve özelliklerini değiştirebilirler.
  • Sinir hücreleri arasındaki ara maddeler • Oligodentrosit:• Neuroglia: MSS nöronları hepsi birlikte • Myelin kılın oluşumunu sağlar.MSS de nöroglia olarak adlandırılan uyarılmayan bu adı alırken perifer sinir sisteminde hücreler tarafından desteklenir. Nöro glial schwan hücresi olarak tanımlanır. hücreler nöronlardan daha küçük ve birkaç • Uzunlukları 05.-1.0mm dir. Her bir katı kadar fazla sayıdadır.MSS nin ve Medulla oligodentrosit 60 kadar sinir lifini spinalisin total hacminin yarısı kadardır. (aksonunu) sararken periferde her bir sinir lifi için bir schwan hücresi vardır.• Astrosit: Kapillar damarlar üzerinde • Myelin kılıfı oluşturan bu yapı bazı örtü oluşturur. Kan damarlarına tutunur. sinir lifleri zarında bir kaç spiral Sinir hücresini besler. yaparak sarmasına karşın bazılarında• 50 ye akın sarım yaptığı da görülmüştür.
  • • Microglia: Hasarlanan sinir hücrelerinin yerlerini • MSS içindeki sinir liflerinin doldurur. Sinir sistemini oluşturdukları demetlere yabancı madde ve mikroorganizmalara karşı sinir traktusları, korur. Mikroglialar, • periferik sinir sistemi fagositoz yaparlar yani, yabancı maddeleri yiyerek içindeki sinir liflerinin yok ederler. oluşturduğu demetlere• periferik sinirler denir.• Ependim: Beyin boşluklarında ve canalis centralis’in etrafında • Bunlar myelinli yada bulunur.BOS ile temastadır. miyelinsiz sinir lifleridir Beyin omurilik sıvısının beyin dokusuna geçişine engel olur
  • • Akson schwann kılıfına • Bu spiral katmanlık sarma temas eder ve onu delerek bazı sinir liflerinde birkaç içine gömülürken delikli kez olurken bazılarında 50 olan hücre kenarları ye kimilerine göre 120 ye mesakson oluşturarak varan sarım yapar. Her bir kendi içine kıvrılır ve tabakadaki myelinin aksonu askıya alır. kalınlığı 13-18 nm kadardır. Schwann daha sonra sinir lifini sarar ve üzerinde dönerek spiral gibi sarar.
  • Astrosit
  • OligodentrositMyelin Kılıfın Elektron mikroskobik görüntüsü
  • Miyelin kılıfı oluşturan hücreler. Solda, vücudumuzu sarana sinir tellerinde (periferik sinir sisteminde; P.S.S.) miyelin kılıfı yapan Schwann hücreleri görülüyor. Sağda ise beyin ve omurilikten oluşan olan merkezi sinir sistemimizde (M.S.S.) miyelinleme işini yapan oligondendroglia hücreleri görülmekte.
  • Sinir ipliklerinin Sarılışı  Periferik miks (motor, duysal ve otonomik lifleri taşıyan) bir sinirin enine kesitinde en dışta, sinirin bütününü örten epinöryum tabakası yer alır. Bunun altında gruplar halinde motor ve duysal aksonları içeren fasiküller yer alır. Bir periferik sinir içinde ortalama 3-5 fasikül bulunur.  Fasikülü perinöryum çevreler. Periferik sinir boyunca fasikülün lif içerimi değişir. Yani, bir fasiküldeki sinir lifi, periferik sinir boyunca bir başka fasiküler geçebilir.  Fasikülün içinde aksonların arasındaki bağ dokusuna ise endonöryum adı verilir. Periferik sinir içinde kanı taşıyan kapiller damar sistemi vasa nervorum adını alır
  • Sinirlerin kılıfları
  • İMPULS HIZIMiyelinli sinirlerde : 100-150 m/sn,Az miyelinli : 40-50 m / sn,Miyelinsiz : 1 m/sn dir. Myelin kılıfı Schwan (oligodentrosit)hücresinden oluşur. Myelin kılıfı her 1-3 mm de bir kesintiye uğrar, bu kesinti yerlerine Ranvier boğumu (nodu) denir. Myelin kılıfı aksonu çevredeki dokulardan izole eder ve sinirdeki uyarı iletimini hızlandırır, çünkü myelinli sinirlerde uyarı bir boğumdan diğerine sıçrayıcı tarzda iletilir
  • Yaklaşık 540 km/h
  • Ganglionlar• Periferik sinir sisteminin bir • Ganglionlardan ya bazı parçasıdır. Perifer sinirler sinirler orijin alır (sensibil, üzerinde görülen sinir sensorik sinirler) yada bazı düğümleridir. Mikroskobik sinirler sinaps yaparlar olabildiği gibi 2-4 cm (otonom sinirler) büyüklüğünde de olabilirler. Bağdokudan kapsülle sarılmışlardır ve ara doku, bağ dokudandır.
  • Ganglionların Adlandırılmaları (BULUNDUKLARI YERE GÖRE) • 2-Sempatik ganglionlar: omurların• 1-Spinal ganglionlar: yan taraflarında bulunan vertebral ganglionlar ile sempatik sinirin innerve ettiği organ yakınındaki ganlionları da içerir. Tüm spinal sinirlerin dorsal köklerinde • 3-Parasempatik ganglionlar: Bazı bulunurlar. Bazı beyin beyin sinirleri üzerinde bulunurlar. sinirleri (V,VII, IX ve • N. oculomotirus üzerinde ggl.ciliare, X.çift beyin sinirleri) • n. facialis uzamında spinal ganglion olarak ggl.pterygopalatinum ile ggl. mandibulare, da kabul edilir. • n.glossopharyngeus uzamında ise ggl.oticum bulunur.
  • Ganglionlar Komşu oldukları Organa yada Şekle göre TanımlanırsaGgl.cervicale craniale, ggl.mesentericum craniale gibi.Yada ganglionlar şekle göre de isim alırlar ggl.stellatum gibi.
  • Paraganglionlar• Paraganglionlar: Sempatik • Parasempatik Paraganglionlar: ve parasempatik olarak ikiye • Adrenalin salgılamazlar. Kan ayrılır. basıncının regulasyonu ile ilgilidirler.• Sempatik paraganglion: • İki tane parasempatic Adrenalin salgılarlar. paraganglion vardır ki bunlar; Gl.suprarenalis’in substantia • 1) a.carotis communis medullaris’i paraganglionların üzerindeki glomus caroticum, en büyüklerindendir. • 2) arcus aorta üzerinde bulunan paraganglion aorticum yada paraganglion supcardiale olarak isimlendirilir.
  • RESEPTÖRLER:• Vücudun uyarılan her bölümü afferent sinir ucu içerir. Afferent sinirin ucuna reseptör denir. Reseptörler çeşitli fiziksel ve kimyasal uyarıları sinirsel impulslara çevirebilen yapılardır.
  • RESEPTÖR ÇEŞİTLERİ• Reseptörler topografik • Proprioceptor: Kas tendon eklem olarak üçe ayrılır ligament ve fascialarda vücut duvarının derinlerinde bulunan• Exteroceptor resöptörlerdir. Vücudun• Probrioceptor pozisyonunu ve vücudun derin kısımlarının ağrı ve basıncı• İnteroceptor reseptörlerini içerir • İnteroceptor: Visseral Exteroceptor: Vücudun reseptorlerdir. Sindirim boşaltım yüzeyinde bulunurlar. dolaşım gibi iç organ çalışmalarıyla Dokunma hafif basınç ağrı , ilgili duyuları alır. Bu reseptorlar esas itibariyle otonom sinir ısı, koku, görme ve işitme sisteminin etkisinde çalışırlar.seks, resetörleri gibi susama, huzur, sıkıntı gibi soyut duyuları da alırlar.
  • Beynin büyüklüğü ve ağırlığı:• Beynin büyüklüğü ve ağırlığı türlere, cinsiyete göre değişir. Beyin ağırlığı olgunluk çağına kadar hızla gelişim gösterirken sonra hemen hemen sabit kalır. 2 tonluk bir filde beyin 4660 gr. 62.250 kg lık balinada 2490 gr, 12.4 gr bir farede ise o.4 gramdır. Bu durumda beyin filde vücut ağırlığına oranı: 1:439, balinada 1:25.000, farede 1:31 dir. Yada bunu yüzde olarak ifade edersek filde %0.22, balinada %0.004, farede %3.22 şeklinde gösterebiliriz. 60-70 kg. ağırlığında bir insanda 1300-1500 gr. Beyin olduğuna göre beynin vücut ağırlığına oranı 1:46-48, yüzde olarak %2-2,3 dür. Atta : 370-700 gr, sığırda 400- dür 500 gr., köpekte 30-180 gr. Kadardır.
  • Beynin hacmi ve gyrus sayısının fazlalığı zekayı saptama adına yanlış olur. Ör. Koyun beyni hacimli gyrus’ları fazla olmasına rağmen zekaca üstün bir hayvan değildir. Oysa dağ faresinin beyni düzdür ve gyri’den yoksundur ancak zekası koyununkinden yüksektir. İnsanda beyin diğer organlara oranla karaciğerden sonra en büyüğüdür. Omurgalılarda beyin omurgasızlara oranla çok daha fazla gelişmiştir. Bu nedenle omurgalılar daha zekidir. Kuşlarda beyin, aynı boyda olan kurbağa, sürüngen ve balıklara nazaran daha büyük ve daha zekidir
  • Evcil Memeli Hayvanlarda Beyin AğırlıklarıHayvan Türü Vucut ağırlığı Beyin ağırlığı Beyin / Vucut Beyin / Vucut(%)Kedi 4-5 kg 27.3-32 gr 1:128-146 % 0,64-0,68Köpek 7-59 ” 68-135 ” 1:106-437 % 0,23-1,00Domuz 60-96 ” 96-145 ” 1:630-660 % 0,15-0,16 126-209 ” 105-110 ” 1:1200-1900 % 0,5-0,08Koyun 50 ” 130 ” 1:377 % 0,26Sığır 500-600 ” 410-480 ” 1:1219-1250 % 0,07-0,08At 480-540 ” 600-680 ” 1:800-801 % 0,12-0,17 Hayvanın Türü Beyin ağırlığının Omurilik Ağırlığına Oranı Kedi 3,4 : 1 Köpek 4,5 : 1 Domuz 2,0 : 1 Sığır 2,0 : 1 At 2,0 : 1
  • Bazı insan ırkları ve hayvan türlerinde beyin ağırlıkları Çinlilerde : 1360 Avrupalı erkeklerde : 1360 Avrupalı kadınlarda : 1260 Zencilerde: 1316 Avustralya, Buşman ve Wolddalı’larda : 900-1290 Orangutan ve Şempanzede : 375-400 Gorillerde : 400-500 At : 600-800 Balina : 2000-2800 Fil : 5000 Sığır : 400-550 Domuz : 90-160 Köpek : 30-180 Kedi : 27-30 Koyun, Keçi : 105-110
  • İNSANDA BEYİN *1300-1400 Gramdır. *100 Milyar sinir hücresi(nöron)ve trilyonlarca “glia”(destek hücresi)’lerden oluşur. OMUR İLİK *İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli organdır. *Kadınlarda 43 cm. *Erkeklerde 45 cm. *35-40 gr. Ağırlığındadır. İnsan beyninin ağırlığı, yaşa, boya, vücut ağırlığına, cinsiyete ve ırka bağlı olarakdeğişir. Beyin, erkeklerde ortalama ağırlığı olan 1.400 gra 20 yaş dolaylarında, kadınlarda iseortalama ağırlığı olan 1.260 gra biraz daha erken yaşta ulaşır. Bu yaştan sonra her iki cinstede beynin ortalama ağırlığı her yıl bir gram kadar eksilerek, 75 yaşlarında, olgunluk eksilerekdöneminde eriştiği tepe değerinin onda biri kadar azalır. 20-70 yaşları arasında, insanbeyninde her gün yaklaşık 50 bin sinir hücresinin (nöron) görev yapamaz duruma geldiğiya da yok olduğu tahmin edilmektedir.
  • BEYİN ZARLARI (MENİNGES)Duramater Beyin ve omur ilik cerebrospinal sıvı içinde yüzerler ve ayrıcaArachnodea kafatası ve columna vertebralis’in Kemikleri vasıtasıyla korunurlarPiamater DURAMATER: Damardan fakir, kalın, fibröz bir tabakadır. Duramater encephali ve spinalis olmak üzere İki kısım gösterir. Duramater encephali: Bağ doku ve esnek iplikler ile cavum cranii’yi oluşturan kemiklerin iç yüzlerine bağlanır ve kemiklerin periost’unu oluşturur
  • Bu bağlantı crista sagittalis interna, crista petrosa, tentorium osseum ve sella turcica bölgesinde özellikle kuvvetlidir.Duramater encephali kafatası içine doğru falx cerebri ve tentorium cerebelli membranicum diye iki uzantı gösterir.Falx cerebri fissura longitudinalis cerebri boyunca iki hemisfer arasına giren orak şeklinde bir uzantıdır. Crista galli’den crista sagittalis interna boyunca uzanır.Tentorium cerebelli membranicum cerebellum ile cerebrum arasındaki fissura transversa cerebri’ye giren duramater uzantısıdır
  • Kafatası boşluğunun tabanında fossa hypophsialis’i ortada infindibulum’un geçeceği bir delik bırakacak şekilde örter. Bu örtüye de diaphragma sellae denir.Arachnoidea ile sıkı bir temas halindedir. Aralarında bulunan çok dar boşluğa cavum subdurale denir.ARACHNOİDEA:Duramaterin altında yer alan damardan yoksun ikinci katmandır.Arachonoidea Encephali:Beyni gevşek olarak saran arachnoid bölümüdür.Duramater encephali’nin altında trabekulalar ile bağlandığı piamater’in üstünde, beynin dış yüzünde ince şeffaf bir katman olarak bulunur. Gyruslar ile sadece temas halindedir.
  • Aralarındaki sulcuslara ve fissura longitudinalis cerebri’ye girmez.Piamater ile arasında içi B.O.S ile dolu bir aralık cavum subarachnoidale bulunur.Piamater ile arasında cisterna subarachnoideale bulunur.Arachnoidea encephali üzerinde, falx cerebri boyunca, sinus sagittalis dorsalis’e yakın kesimlerinde vena’ya sokulan küçük kabartılar görülür. Bu oluşumlara granulationes arachnoideales denir. Bu oluşumlar sayesinde cavum subarachnoidales’e gelen B.O.S’un büyük kısmı venöz sisteme akıtılır.
  • PİAMATER:Piamater encephali: Gyrus’lar arasındaki boşluklar dahil beynin tüm yüzünü sıkıca yapışarak örten yumuşak, ince bir bağdoku zarıdır. Özellikle fissura transversa cerebri’den beyin ventriküllerine girer. Bu yarıktan giren piamater uzantıları biraz daha kalınlaşmış durumdadır ve tela chroidea adını alırlar. Tela choroidea’nın gevşek bağ dokudan yapılmış stroması içerisine kan damarları girerek plexus choroideus’ları oluştururlar
  •  Plexus Chorodeus’lar bulundukları yere göre adlandırılırlar Plexus choroideus ventriculi lateralis , plexus choroideus ventriculus tertius, Plexus chorideus ventriculus quartus.
  • Plexus choroideus İyon pompaları ile SSS ‘nin iyon konsantrasyonlarını değistirir Artıkların atılımını sağlayarak SSS’ın temizlenmesine yardımcı olur. Beyin omurlik sıvısını (BOS) u oluşturur Arterden çıkan BOS’ı ependimal hücrelerin arasından sızarak ventrikül boşluğuna akar
  • BOS’un Görevi BOS subaraknoidal boşluğu doldurduğu için, bütün merkezi sinir sistemi organları adeta bir sıvı yastığı içinde yüzmekte ve böylece, hem dışarıdan gelecek mekanik etkilere ve hem de yer çekimi etkisine karşı korunmaktadır. Örneğin bir insanda dışarıdaki ağırlığı yaklaşık 1500 gr olan beyin, BOS’un içinde sadece 50 gr kadar gelmektedir. Bu durum, beynin korunması için çok önemlidir. Diğer bir özellik, sıvıların mevcut basıncı katıların aksine bir noktaya değil de, her tarafa eşit olarak dağıtmasıdır. Örneğin, beyin dokusuna gelen 100 kg’lık bir darbe, BOS aracılığıyla beynin her tarafına eşit olarak dağıtılmaktadır. Aynı darbe geniş bir yüzeye dağıldığı için, buradaki zarar en aza indirgenmiş olur. Dolayısıyla intracranial basıncın düzenlenmesini sağlar. Sinir dokusunun beslenmesini ve atıkların uzaklaştırılmasını sağlamaktır
  •  Beyin ventricüllerindeki plexus choroideus’lar tarafından yapılan renksiz, az miktarda protein, glikoz ve inorganik maddeler içeren alkali bir sıvıdır. Beyin ve omurilik, bu sıvı içinde yüzer. Açık renkli, su gibi berrak olan bu sıvı yaralanmalarda bir su yastığı görevi yaparak beyni çarpma ve darbelerden korur. Ayrıca beyin ile kan arasındaki besin maddesi ile atık madde değişimini sağlar. Kafatası kırıklarında koruyucu dış tabakalar zarar gördüğünde dışarı akabilir. En sık görülen burun (rinore) ve/veya kulaktan(otore) olan akmalardır. İskemi, hipoksi, reperfüzyon, travma, enfeksiyon, enflamasyon, beyin tümörleri, glokom, multipl skleroz, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, epilepsi, diyabetes mellitus, akut hipertansiyon, hipovolemi, alüminyum toksisitesi, hiperosmolarite gibi durumlarda Kan Beyin Bariyeri gerekli görevini tam yürütemez.
  • BOS’un DOLAŞIMI1- Ventriculus lateralis’lerde yapılan bu sıvı foramen interventriculare’den 8- Cranial’e ilerleyen sıvı, villi2-Ventriculus tertius’a geçer. arachnoidales (granülationes arachnoidales) vasıtasıyla Duramater’i3- Aquaductus mesencephali yoluyla delerek sinus sagittalis dorsalis’e4- Ventriculus quartus’a gelir (dorsal sinus sistemine) açılır5- Foramen Lucska (apertura lateralis ventriculi quarti) ve foramen magendi (apertura mediana ventriculi quarti 9- Dorsal sinus istemi de Sinus sigmoid yoluyla ve venae emissariae’lar aracılığı ile6-Cisterna cerebellomedullaris’e yani v.jugularis interna ‘ya yada v.jugularis Cavum subaracnoidale’ye geçer externa ‘ya açılarak BOS’u dolaşım7- Sıvının bir kısmı Cerebrumun alt sistemine dahil eder. yünüden ve hemisferlerin lateral’inden cranial’e doğru hareket eder. Bir kısmı ise m.spinalis içinde ve spinal subarachnoid aralıkta cauda equina’ya kadar ilerler.
  • Villi Arachnoidales
  • BOS’un DOLAŞIMI (GENEL) (GENEL
  • BOS’un SEYRİ
  • KAN -BEYİN BARİYERİ Molekül büyüklüğü ile ters1882 yılında Paul Ehrlich canlı orantılı olarak yağda çözünürlüğün etkili olduğunu hayvana damar içi tripan görürler. Gaz, su bariyerden mavisini enjekte eder, beyin ve hızla geçerken plazma medulla spinalis hariç tüm proteinlerinin ve büyük vücudun boyandığını görür. moleküllerin geçmediği tespit Bazı yerlerin hiç boya edilir. almadığını fark eder;epifiz bezi, hipofiz bezi, tuber Kan beyin bariyeri yeni cinereum, obex bölgesi hiç doğanlarda da bulunur. Ancak boya almamıştır. bazı maddelere göre daha geçirgendir. Kan beyin bariyeri MSS de her yerde aynı değildir.
  • Kan -Bariyerinin anatomik karakteristikleri; Kapillar arterler tight junction denilen (sızdırmaz bağlantı) tarzı bir bağlantı yaparak aralarında birleşirler. Damarlar arasında porları yoktur Damarların etrafı astrositlerle çevrilidir. Kafein, nikotin, anastezik maddeler, alkol gibi maddeler geçebilir YAPISI  1- Kapillar damarların fenestrasyonlu (gerçekte delikli olmayıp ince duvarlı bir diafram ile doldurulmuş olması)  2- Endotel hücrtelerinin etrafını devamlı saran bir bazal membran olması
  • (KBB) Kan-Beyin Bariyerindeki maddelerin geçişleri Beynin ihtiyaç duyduğu almaya veya atmaya çalıştığı makromoleküller , KBB’yi endositoz yolu ile geçmektedir . Reseptör aracılı veya adzorbtif aracılı endositoz ve transsitoz, hücre içinde veziküller (kaveol) aracılığıyla gerçekleşmekte, albumin, peptid, protein, transferrin, leptin ve insülin gibi makromoleküllerin taşınmasında kullanılmaktadır
  • Kan-Beyin bariyerini bozan unsurlar Hypertension: Yüksek tansiyon Hyperosmolarity: yüksek konsantrasyonlu sıvılar Infection: exposure to infectious agents can open the BBB. Trauma, Ischemia, Inflammation, Pressure: Beyin dokusunda tahribat Gelişim Dönemi: Doğum öncesi ve sonrasındaki gelişim dönemi.
  •  Kan beyin bariyerinin bulunmadığı  İlaçlardan ise Penisilin normalde az yerlerde, astrositlerin damar miktarda geçiş yapar. Yüksek endotellerine bağlanırken damarların miktarlarda sürekli penisilin alınması fenestra (pencere) adı verilen mikro MSS de toksik etki yapmaktadır. aralıklı olan bağlantı yerlerinde Menenjit durumunda meningsler küçük organik moleküller ve daha geçirgen hale geldikleri için proteinler geçebilmektedir. yeterli antibiyotiğin enfeksiyon bölgesine ulaşmasını sağlarlar. Yeni doğanlarda ve fötüsteki kan- beyin bariyeri tam gelişmediği için  Clorampenikol, tetrasiklin gurubu toksik maddeler kolaylıkla MSS ne ilaçlar kan-beyin bariyerini geçerek geçebilir. Böylece beynin sinir dokusuna ulaşırlar. sararmasına neden olur. Kafa travması geçirildiğinde de  Yağda eriyen maddeler, anestezik damar endotel bütünlüğü maddeler kan-beyin bariyerini hızla bozulduğu için enfeksiyon toksik geçerler. maddeler kolayca geçebilir.
  • BEYNİN BESLENMESİ Beyin, metabolik ihtiyacı yüksek bir organdır. Beyin  İki ayrı yol üzerinden beyne ulaşan metabolik ihtiyacını karşılayacak olan enerjiyi diğer organlardan farklı olarak sadece glikozdan elde eder. Glikoz damarlar, beynin tabanında çok köşeli kullanımı 100 gram beyin için dakikada 4.5 ile 7 bir arter halkası oluştururlar. Bu arter miligram arasında değişir. Beynin günlük glikoz halkasına circulus arteriosus cerebri gereksinimi 125 gramdır. (Willis poligonu) adı verilir. Beynin Glikoz beyinde glikolitik (anaerob) ve trikarboksilik siklüs çeşitli kısımlarına kanın gerekli şekilde (aerobik) yolu ile metabolize olur. Aerobik metabolizma dağıtımı için bu yapının önemi çok sırasında her bir glikoz molekülü 36 adet ATP ortaya çıkarırken anaerobik metabolizma sırasında laktik asitle fazladır. birlikte 2 adet ATP molekülü oluşur. Nöronal bütünlüğün korunması, kalsiyum ile sodyumun hücre dışında potasyumun ise hücre içinde tutulması için sürekli bir ATP  24 saat içinde beyninden takriben yapımına ihtiyaç vardır. Anaerob glikoliz ile ortaya çıkan enerji daha küçüktür. 1000 litre kadar kan akışı sağlanır ve bu sırada 70 litre oksijen kullanılır. Sonuç olarak kendi oksijen ve glikoz rezervi düşük olan beyin dokusu, işlevsel ve yapısal bütünlüğünü sürdürebilmek için yeterli oksijen ve glikoz içeren  Beyin dokusunun bu derece yüksek sürekli (kesintisiz) kan akımına muhtaçtır. kan beslenmesini sağlayan arterleri şunlardır:
  • Willis poligonu (circulus arteriosuscerebri) Beyni besleyen önemli arterlerA.Carotis interna cavum cranii’de  O halde Beyin dokusu oksijen ve alttaki dallara ayrılır: glikoza çok duyarlıdır.  Kan ile beyin arasında anatomikArteria cerebri cranialis ve fizyolojik bir ağ-yapı bulunur.A.communicans cranialis Buna kan beyin bariyeri denir.  Bu bariyerden yağda eriyenArteria cerebri media maddeler;Arteria cerebri caudalis  – Nikotin, kafein alkol kolaycaA.communicans caudalis geçer.Arteria cerebelli  Suda eriyen maddeler yardım olmadan geçemezler.
  • A.carotis interna ve dalları  1) A.communicans cranialis,  2) A.communicans caudalis,  3) A.choroidal cranialis  4) ramus ponitna  5) A.basilaris  6) A.Spinalis,  7) A.Vertebralis,  8) A.spinal caudalis,  9) Crista Galli,  10) A.Cerebri cranialis,  10 a) A.pericallosal  11)A. Ophthalmica  12) A.Cerebri medialis.  13) A.Cerebri caudalis  14) A.cerrebellaris dorsalis  15) A. labrythine  16) A.Cerebellaris cranialis,  17)A. Cerebellaris medialis,  18) A.Cerebellaris caudalis,  19) Foramen magnum
  • A.carotis interna’dan gelen sıcak kanın sinus cavernosus (toplar damar havuzu) dan geçerek soğutulduğuna dikkat ediniz.
  • EMBRİYOLOJİK TASLAKLARIN ŞEMATİZE EDİLMİŞ ŞEKLİ
  • Hemisferlerin özellikleriDil 3D algılama yeteneğiKonuşma Şarkı söylemekYazma Spor yeteneği,Matematik Enstrüman çalmak
  • Cerebral hemisferlerin dış  Herbir hemisfer 4 loba ayrılır ve yüzeyine bakıldığında görülen kemiklerin isimleriyle anılır. kabartılara gyrus, oluklara ise  Lobus frontalis sulci denir.  Lobus parietalis  Lobus temporalisHer iki beyin yarım küresi  Lobus occipitalis rasındaki içinde falx cerebrinin yer aldığı derin yarığa fissura  Cerebral hemisferlerin herhangi long. cerebri denir. Yarığın alt bir yerine yapılan kesite çıplak bölümünde her iki hemisferi gözle bakıldığında dış kısmının birbirine bağlayan yapıya daha kırmızı daha koyu olduğunu görürüz. Bu tabakaya Substantia corpus callosum denir ve her iki grisea denilen gri maddeden yapılı hemisferdeki aynı noktaları bir beyin corteksidir.Kalınlığı yer yer ayna gibi birbirinin imajını 1.4 mm den 4.5 mm kadar sağlar. değişmektedir.
  • Cortex altındaki beyaz maddeye sustantia alba denilir. İçinde yer yer gri bölgeler bulunur ki bunlara nucleus adı verilir.Nucleus caudatus, nucl. Lentiformis gibi..Beynin üst yüzüne facies conveksa cerebri, alt yüzüne Facies basalis cerebri denir.
  • Nucleus’ların görünümü
  • Beynin lopları  Frontal- istemli hareketlerin motor kontrolü, bilinçli düşünme  Parietal-genel duyunun ve tat duyusunun değerlendirilmesi, çeşitli duyu CEREBRUM organlarından gelen bilgileri birleştirmede önemli rol oynar. Ayrıca nesnelerinSinir sisteminin en genis ve en kullanılması ve bazı mekansal görüş işlemelerinde kompleks-gelişmis yapısıdır.• Serebrumun dış yüzeyi serebral  Occipital- görme duyusu korteks olarak isimlendirilir.• Her bir serebral hemisfer (sağ-  Temporal- ses ve kokunun algılanması, aynı zamanda da yüzler, mekanlar gibi sol) 5 loba ayrılır karmaşık uyaranların işlenmesi bu lob tarafından sağlanır  Cerebellum- duyu organlarından gelen bilgilerle hareketi ilişkilendirir. Bu lob özellikle dengenin sağlanmasında önemli rol oynar
  • Diğer beyin loplanma örneği1- Frontal Lop2- Temporal Lop3-occipital lop4- parietal lop5- limbik sistem
  • Limbik lobun lokalizasyonu
  • Beynin lopları
  • Beynin bölümleri Ön Beyin (Telencephalon): Bu bölüm Talamus : Talamusun büyük bir kısmı beyin yarım öğrenilmiş davranışlarını yönetir. Kompleks kürelerine gelen ve giden sinirlerin geçiş psikolojik olaylardan olan bilinç, hafıza, zeka, bölgesidir. Koku hariç tüm duyusal impulslar büyük beyne giderken talamustan geçer. Acı, sağduyu ve duyuların değerlendirilmesi, beyin sıcaklık ve belirli diğer duyusal impulslar talamus yarım kürelerinin fonksiyonlarına bağlı içerisinde duyu olarak benlik kazanır. Daha sonra organizma faaliyetleridir. Hemisfer, beyin beyin korteksinin ilgili merkezlerine iletilir. boşlukları (ventriculus lateralis’ler), corpus Hipotalamus : Hipotalamus otomatik işlevlerin callosum,rhinencephalon,fornix bu oluşuma denetlenmesi için önemli bir merkezdir. dahildir. Vücut sıcaklığı, su dengesi, iştah, heyecan bu merkezin önemli işlevleridir. Hipotalamus, salgı yapan sinir hücrelerinin de bulunduğu bir Ara Beyin (Diencephalon) : thalamus, merkezdir. Bu salgılar hipofiz bezinin ön hipothalamus (corpus mamillare, tuber lobundan hormon salgılanmasını uyarır. Eşeysel cinereum, hipofiz bezi, tractus opticus, yönelme ve olgunlaşma merkezleri de chiasma opticum), epithalamus,meta thalamus hipotalamus’da bulunur. ve ventriculus tertius kapsar. Bitkisel hayatın Hipofiz : Hormonal salgıların kontrol merkezidir. kontrol merkezi veya bütün otomatik Hipofizin endokrin bezleri etkilemesi sinir ve hareketler ile metabolizmada dengelerin salgı sisteminin yakın ve fonksiyonel ilişkisini gösterir. kurulması bu merkez sayesinde olur.
  • Orta Beyin (Mesencephalon) : Beyincik ve Son Beyin(Myelencephalon): omurilikara beyin arasında kalan kısımdır. Tectum soğanından oluşur;mesencephali’de denir. Colliculus rostralis Medulla oblongata(Omurilik Soğanı) :ve colliculus caudalis bulunur. İşitme ve Birçok yönüyle omuriliğe benzer.görme refleks merkezleridir. Fazla ışıkta Omuriliğe inen ve çıkan sinir demetleriningöz bebeklerinin kısılması, buradaki refleks bazıları buradan doğrudan doğruya geçermerkezleri ile idare edilir. Orta beyinde kas bazıları da burada çaprazlaşır. Omuriliktonusunu ve vücudun duruşunu soğanındaki sinir merkezleri, solunum,düzenleyen merkezler bulunur. sindirim, dolaşım, boşaltım, salgılanma ve üreme gibi önemli olayları düzenler.Arka Beyin (Metencephalon) : Arka beyin Omurilik soğanında soluma, yutma, Cerebellum (beyincik) den meydana gelir. çiğneme, öksürme, hapşırma, kusma, kan Beyincik motorik düzenleme ve denge damarlarının büzülmesi ve gevşemesi, kalp merkezidir. Duyu organlarından, atışı, tükrük salgılanması gibi reflekslerin kaslardaki almaçlardan, kulağın denge ile kontrol edildiği merkezlerin ilgili kısımlardan gelen uyarılar bu organa bulunduğundan hayat düğümü de denir. ulaşır. Beyincik vücudun duruşunu ve kasların tonus halini düzenler. Beyincik zedelenirse insanda kas hareketleri düzensizleşir.
  • MSS ‘nin anatomik ve fizyolojik sınıflandırılması  1. Merkezi sinir sistemi (Beyin ve omurilik)Anatomik olarak:  2. Periferik sinir sistemi (Kranial ve spinal sinirler) 1-Merkezi sinir sistemi: Birbirinin devamı şeklinde olan medulla spinalis ve encephalon denilen iki bölümden oluşur. Medulla spinalis, canalis vertebralis içerisinde, encaphalon ise cavum cranii’de yerleşmiş durumdadır. Medulla spinalis, embriyolojik nöral tüpün en az değişikliğe uğrayan ve primitif segmental konumunu erişkinlerde de koruyabilen filogenetik olarak en eski merkezi sinir sistemi parçasıdır2-Periferik Sinir Sistemi: Cranial ve Spinal sinirlerden oluşur.Otonom sinir sistemi kısmen Merkezi kısmende perifer sinir sisteminde yer alır
  • Fizyolojik olarak Embriyonik olarak bölümlenme bölümlersek:1.Somatik Sinir sistemi: Bu  • Prosencephalon bölüm kas, deri, ağzı  Telencephalon boşluğundaki mukoza gibi Diencephalon vücut yapılarını innerve eder. • Mesencephalon Crus cerebri (pedinculus cerebri)2.Otonom Sinir sistemi: Düz  Tegmentum mesencephali kasların, bezlerin ve kan  Tectum mesencephali damarlarının aktivasyonunu  Rombencephalon kontrol eder. Ayrıca bu  Metencephalon yapılardan kaynaklanan (cerebellum,ponsve 4. Beyin duyusal impulsları beyne boşluğu) taşıyan sensitif lifleri içerir. Myelencephalon (Medulla oblongata)
  • Beynin Genel Görünümleri ve yönler
  •  Cavum cranii içinde yer alır. ENCEPHALON Vucudun değişik yerlerinden gelen mesajları değerlendirip, gerektiğinde onlara direktifler gönderilen yüksek merkezdir. Ön ucuna ; polus rostralis, Arka ucuna ; polus caudalis Dorsalateral yüzüne ; facies convexa cerebri, Alt yüzüne ; facies basalis cerebri denir. Dorsa lateral yüzde ilk göze çarpan;  Önde sağ ve sol hemispherium cerebri’ler  Arkada cerebellum’dur. İki hemispherium cerebrii arasındaki uzun yarık fissura longitudunalis cerebri, Hemisferiumlar ile cerebellum arasındaki enine yarık fissura transversa cerebri adını alır. Fissura longitudinalis içinde falx cerebri, Fissura transversa cerebri içinde tentorium cerebelli membraneaseum yer alır.
  •  Hemisferlerin arka uçları yukarıya Hemisferium’lar yanlara çekilerek doğru iyice çekildiğinde caudex bakıldığında fissura longitudinalis üzerinde tectum messencephali cerebri’nin tabanında corpus callosum (corpora quadrigemina) denen dörtlü (subtantia alba tabiatlı) isimli bir bağ çıkıntı görülür. görülür.  Tectum mesencephali’nin hemen Corpus coallosum hemisferleri orta 2/4 önünde ve ortada yeralan yuvarlak de bağlamıştır. çıkıntı corpus pinale (epiphysis cerebri), craniolateralinde yer alan Hemisferlerin birbirine dönük yüzlerine sağlı sollu yuvarlak çıkıntılar facies medialis cerebri thalamus opticus ’lardır. Üst ve yanlara dönük yüzlerine facies superolateralis denir.  Hemisferlerin arka ve alt yüzü üzerinde sağlı sollu koç boynuzu Facies superolateralis’te görülen gibi kıvrılan hipocampus  Oluklara sulci, (cornu ammmunis) isimli beyaz  Çıkıntılara gyri denir. şeritler görülür.  Kuduz teşhisinde bunlarda negri Hemisferlerin rostral ve orta 1/3 lerinin cisimciği aranır birleşme hizalarında sulcus lateralis isimli birer yarık daha görülür.
  • Facies basalis cerebri cavum crani’nin tabanına uymuştur. IV. Hariç bütün beyin sinirleri bu yüzden çıkar. Üzerinde arkadan öne doğru sırasıyla ;  Medulla oblangata  Pons cerebri  Crura (peduculi) cerebri  Fossa intercruralis  Corpus mamillare  Tuber cinerium  Chiasma opticum  Lobus priformis  Trigonum olfactorium  Tractus olfactorius communis  Bulbus olfactorius
  • Ventriculuslar
  • Beynin Bölümleri
  • RHOMBENCEPHALON
  • MESENCEPHALON
  • MESENCEPHALON
  • PROSENCEPHALON
  • Koyun beyinini Basal yüzü: telencephalon. Bulbus olfactorius (2), tractus olfactorius lateralis (3 ve 6), tractus olfactorius medialis (4), (5 ) trigonum olfactorium) ve and lobus priformis (7).
  • BASİLAR YÜZ
  • Beynin Ventral’den görünümü: Chiasma opticum (yeşil), infundibulum (truruncu), corpus mamillary (kırmızı). Pedinculus cerebri (sarı), pons (beyaz), corpus trapezoideum (mavi), pyramis medulla oblongata (yeşil).
  • Equide beynini median görünümü: hemsiferler( telencephalon) ,Ventriculus lateralis, corpus callosum ve fornix, (diencephali): epifiz bezi (kırmızı ), adhesio interthalamica (3), 3. ventricle (4), 4.ventrikül (5), chiasma opticum (beyaz), and corpus mamillare (mavi).
  • MEDİAL YÜZ
  • MEDİAL YÜZDEN
  • DORSAL YÜZDEN GÖRÜNÜM Dorsalden diencephalon’da dahil olmak üzere telencephalon’uda gösterir yapı: thalamus (pembe), habenular nuclei (kırmızı), epifiz bezi (sarı), 3. ventriculus (yeşil), colliculus rostralis (beyaz) and hippocampus (mavi) and nucleus caudatus(turuncu)
  • Ventriculus lateralis’lerin tabanında bulunan hippocampus (sarı), fimbria (yeşil), fornix (truncu). Rostral olarak bulunan ve ventriculus’un lateralinde yer alan nucleus caudatus (mavi). (Kırmızı cortex cerebride, beyaz işaret ise beyaz madde dedir.
  •  Medulla oblangata Rhombencephalon Pons Cerebellum Ventriculus quartus’tan oluşur. Medualla oblongata Rhombencephalon’un ventralinde yer alır.• Şekil ve yapısı itibariyle m. spinalis’e benzer.• M. spinalis’in cavum cranii içindeki genişlemiş devamı gibidir.• Alt yüzündeki fissura mediana’nın iki yanında uzayan kabartılara pyramis medulla oblangata denir.
  • Pyramis medulla oblangata’lar tractus corticospinalis denilen sinir uzantılarından oluşurlar.Tractuslar daha caudalde ve derinde çaprazlaşarak decussatio pyramideum’u Medulla oblongata oluştururlar.M. oblangata’nın dorsalide pons’un üzerinde de devam eden fossa rhomboidea isimli bir çukurluk bulunur.Bu çukur ventriculus quartus’un tabanını oluşturur.Burada pia mater kıvrımları (tela choroidea) ve damarların oluşturduğu plexus choraideus isimli oluşumlar bulunur.M. oblangata’nın ventral’inden VII. den XII. kadar olan beyin sinirleri çıkarlar.
  • Pons cerebri Rhombencephalon’un ventral’inde yer alır. M. oblangata’nın cranial’inde transversal olarak uzanan bir kabartı şeklindedir. Yanlarında çıkan crus cerebelli lateralis’ler ile cerebellum’a bağlanır. Ventral’inde V. ve VI. beyin sinirleri çıkar. Dorsalinde fossa rhomboidea isimli çukurun bir bölümü yer alır.
  • Cerebellum
  • Ventriculus quartus Cerebellum ile pons ve m. oblangata arasında yer alır. Tabanında fossa rhomboidea bulunur. İçinde tela choroidea isimli pia mater kıvrımları ve bunlarla damarların oluşturduğu plexus choraideus isimli oluşumlar bulunur. Önde aquaductus mesencephali ile venriculus tertius’a, Arkada apertura lateralis ventriculi quarti ve apertura medinus ventriculi quarti (insan ve carnivor) cavum subarachnoidea’ya, küçük bir deliklede canalis centralis’e bağlanır.
  • Cerebrum (mesencephalon + prosencephalon)Mesencephalon Encephalon’un ortasında yer alan en küçük bölümüdür. Dorsal ve yanlardan kısmen telencephalon tarafından örtülmüştür. Ancak ventral’den görülebilir.  Crura cerebri,  Tegmentum mesencephali,  Tectum mesencephali’den oluşur. Bunlardan ilk ikisi aquaductus cerebri (mesencephali)’nin ventralinde, sonuncusu dorsalinde bulunur.
  • MesencephalonCrura (pedinculus) cerebri Facies basalis cerebri’de, pons’un cranio lateralinde uzayan iki adet crus cerebri’den oluşur. Ortasındaki çukura fossa intercruralis denir. Üzerinden III. çift beyin siniri n. oculamotorius çıkar. Tegmentum mesencephali Crura cerebri ile tectum mesencephali arasındadır. Crura cerebri ile arasındaki sınırı sulcus lateralis mesencephali belirler. Söz konusu oluk lobus priformis ile crura cerebri arasındadır.
  • Tectum mesencephali Mesencephalon’un dorsal bölümünü oluşturur. Üzerleri hemisferium cerbri’lerin arka kısımları ve cerebellum tarafından örtülmüştür. Paramedian olarak yerleşmiş dört yumrudan oluşur. Büyük olan öndeki ikisine calliculus rostralis, Küçük olan arkadaki ikisine calliculus caudalis denir. Calliculus caudalis’lerin arkasından IV. çift beyin siniri n. trochlearis çıkar. Calliculus rostralis’ler görme, caudalis’ler işitme reflekslerini kontrol ederler.
  • ProsencephalonDiencephalonTelencephalon’dan meydana gelmiştirDiencephalon Prosencephalon’un arka bölümünü oluşturur. Geride mesencephalon’a bağlanmıştır. Ventral yüzü serbest, diğer tarafları telencephalon tarafından örtülmüştür.  Thalamus  Hypotalamus  Metathalamus (corpus geniculatum laterale ve mediale)  Epithalamus olmak üzere dört bölümden meydana gelir
  • Thalamus(İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duyguları anlatan bakış, görüş-yatak odası)  Koku duyusu hariç, tüm sistemlerden gelen afferent impulslar için bir kapı olarak kabul edilir. Ayrıca amaca yönelik bilinçli davranışlardan sorumludur. Vücuda gelen çeşitli uyaranlara bir çeşit filtre görevi yapar. Bu sayede konsantrasyon sağlanabilir. Koku hariç tüm duysal uyaranlar için ara istasyondur. Uyaranları azaltma, güçlendirme, iletmeme fonksiyonu mevcuttur, önemsiz uyaranlar filtrede azaltılırken, önemliler artırılır
  •  Diencephalon’un dorsal ve en büyük kısmıdır. Telencephalon ile örtülmüştür ve dıştan görülmez. Ancak corpus callosum kesilip Thalamus hemisferlerin caudal bölümleri kaldırıldığında görülebilir. Arkada tectum mesencephali, önde nucleus caudatus’lar ile sınırlanmıştır. İki tarafın talamus’ları median hat üzerinde birleşirler. İki tarafınki arasından median bir kesit yapıldığında ortadaki dairesel kesit yüzüne adhesio interthalamica (massa intermedia) denir. Bunun etrafındaki dar bir halka şeklindeki kanala ventriculus tertius denir.
  • Hypotalamus Corpus mamillare Tuber cinerium Hypophysis cerebri Tractus opticus Chiasma opticum Corpus mamillare Facies basalis cerebri’de, fossa intercruralis’in ön kısmında ve trigonum lemnisci içinde median olarak yer alır. Tuber cinerium Facies basalis cerebri’de, corpus mamillaris’in hemen önünde ve ventriculus tertius’un tabanında yer alır İnfindibulum isimli sapı ile hypopysis cerebri’ye bağlanmıştır.
  • Hypopysis cerebri (glandula pituitaria Basisphenoidale’nin fossa hypopysialis’inde bulunur. Duramater’in diaphragma sellae turcicae’sı ile beyinden ayrılmıştır. Tuber cinerium ile bağlantısını diaphrama’nın ortasındaki delikten geçen infindibulum isimli sap kısmıyla sağlar. Neurohypophysis (pars cerebralis) ve adenohypopysis (pars intestinalis) olmak üzere iki kısmı vardır.
  • Adenohypophysis (lobus Neurohypohysis (lobus anterior) posterior) beynin devamı gibidir
  • Epithalamus (epifiz bezi) Ventriculus tertius Tectum mesencephali’nin  Adhesio interthalamica’nın önünde ve media’nında etrafındaki dar ve halka bulunan oval çıkıntıdır,3. göz şeklindeki bir boşluktur. olarak bilinir. Biyolojik saat ve yön bulmada, cinsiyet organlarının gelişmesinde  Rostrodorsal yönlerde yer önemli rol oynar.Retina üzerine alan for. interventricularis düşen çevresel ışık sinyallerini isimli deliklerle ventriculus alır ve cevaplandırır.Aktivitesi lateralis’e bağlanırken karanlıkta artarken aydınlıkta Arkadan da aquaductus azalır.Vücut ısısı, uyku, immun mesencephali aracılığı ile de sistem gibi bir çok fonksiyonda ventriculus quartus’a açılır rol alır
  • Telencephalon Hemispherium cerebri Rhinencephalon Corpus callosum Fornix Corpus striatum Ventriculi laterales
  • Hemispherium cerebriCortex cerebri’yi oluştururlar.İki hemisfer birbirlerinden fissura longitudinalis cerebri aracılığı ile ayrılmışlardır.Fissura longitudinalis cerebri’nin tabanında, orta 2 / 4’te corpus callosum ile birbirlerine bağlanmışlardır.
  • Rhinencephalon Bulbus olfactorius Pedinculus olfactorius Trigonum olfactorium Lobus priformis Hipocampus Fornix Septum telencephali (pellucidi)
  • Bulbus olfactorius Pedinculus olfactorius Hemisferlerin ön ucunda yer alırlar Bulbus olfactorius’un gerisinde İçleri boş torbacıklardır. trigonum olfactorius’un medial ve Fossa etmoidea içine yerleşirler. lateralinde yer alır. Üzerlerinde koku sinirleri (fila  Gyrus olfactorius lateralis ve medialis olfactoria) çıkar. ve communisten oluşur.  İç boşluğu ventriculus lateralis’in devamı gibidir.
  • Trigonum olfactorium Facies basalis cerebri’de, lobus priformis ve chiasma opticum’un önünde yer alır. Üçgen görünümünde bir bölgedir.Lobus priformis Facies basalis cerebri’de, crura cerebri’nin yanlarında yer alır. Crura cerebri ile gyrus olfactorius lateralis arasına girmiştir.
  • Hipocampus (cornu ammunis) Hemisferlerin caudal ve alt yüzlerine gizlenmiştir. Koç boynuzu gibi yanlara kıvrılan subtantia alba tabiatlı şeritlerdir. Kuduz teşhisinde kesitlerinde negri cisimciği aranır. Corpus callosum Fissura longitudinalis cerebri’nin tabanında ve İki beyin yarım küresi arasında yer alır. Subtantia alba tabiatlıdır Hemisferleri orta 2 / 4 ‘te birbirine bağlar
  • FORNİX Corpus callosum ve septum telen- cephali’nin ventralinde yer alır. Subtantia alba tabiatlı bir şerittir. Septum telencephali (pellicidum) Corpus callosum ile fornix arasında yer alan ince bir bölmedir. Sağ ve sol ventriculus lateralis’leri birbirinde ayırır. Ventriculi laterales Beyin hemisferlerinin içinde, septum telencephali’nin iki yanında yer alan boşluktur. Duvarlarında yer alan plexus choraideus’lar liqour cerebraspinalis’in salgılamasında rol oynarlar. Her biri for. interventriculare ile ventriculus tertius’a açılır.
  • CRANİAL SİNİRLER Kafa çiftlerinin üç tanesi (I., II.Sağda ve solda birer tane ve VIII. sinirler) sırasıyla olmak üzere 12 çift kranyal koklama, görme, işitme ve sinir vardır. Kafa çiftleri de denge gibi özel duyularla denilen bu sinirlerin özel adları ilgilidir. Beş tanesi (III., IV., VI., XI. ve XII. sinirler) saf motor olduğu gibi, nöroloji pratiğinde sinirlerdir. Diğer dördünün ise I den XIIye kadar sıralanarak (V., VII., IX. ve X. sinirler) bu numaralar ile de motor ve duyusal görevleri adlandırılırlar. vardır, yani bunlar mikst sinirlerdir. Kranyal sinirlerin dört tanesi (III., VII.,IX ve X. sinirler) otonomik fonksiyonlarla ilgili parasempatik teller de içerir.
  • Cranial sinirlerinSınıflandırılması Sensorik cranial nerves: sadece sensorik affrent iplikler taşır ⅠOlfactory nerve  ⅡOptic nerve  Ⅷ Vestibulocochlear nerve Motor cranial nerves: Sadece motor effrent iplik taşıyanlar  Ⅲ Oculomotor nerve  Ⅳ Trochlear nerve  ⅥAbducent nerve  Ⅺ Accessory nerv  Ⅻ Hypoglossal nerve Mix nerves: Hem sensorik hemde motorik iplikler taşıyanlar  ⅤTrigeminal nerve,  Ⅶ Facial nerve,  ⅨGlossopharyngeal nerve  ⅩVagus nerve
  •  I.kranyal sinir: N. Olfactorius N. olfactorius ve N. opticus II. kranyal sinir: N. Opticus dışında kalan kafa çiftleri III. kranyal sinir: N. Oculomotorius IV. kranyal sinir: N. Trochlearis benzer anatomik özellikler V. kranyal sinir: N. Trigeminus taşırlar. VI. kranyal sinir: N. Abducens Yani, hepsi de beyin sapı VII. kranyal sinir: N. Facialis VIII. kranyal sinir: N. Vestibulocochlearis (mesensefalon, pons, bulbus) IX. kranyal sinir: N. Glossopharyngeus içinde yer alan bir motor X. kranyal sinir: N. Vagus nukleustan başlar veya beyin XI. kranyal sinir: N. Accessorius sapındaki duyusal bir XII. kranyal sinir: N. Hypoglossus çekirdeğinde sonlanırlar. Yine, bu sinirlerin hepsi (VIII hariç) kafatası tabanındaki delik ve yarıklardan kafa boşluğunu terk ederler
  • Retiküler formasyon Yeri İki kısımdan oluşmuştur: Pons içinde yer alan retiküler çekirdekler uyarıcı impulslar çıkardıkları için bunların bulunduğu bölgeye “uyarıcı alan” denir. Çoğu kez bu alandaki nöronların oluşturduğu sisteme Retiküler Aktive Edici Sistem (RAS) adı verilir. Medulla içinde yer alanlar ise inhibe edici impulslar çıkartırlar ve bunların bulunduğu bölgeye de “inhibe edici alan” denir.
  • Reticuler Formasyon görevi Farkına varılmayan koordineli hareketlerin yapılması Sinir sistemi ve vücudun uyanık tutulması Vücut motor fonksiyonların modifikasyonu
  • Cranial sinirlerin genel görünümü
  • Cranial Periferik sinirler
  • N.oculomorius felcinde N.abducens’in felcinde
  • N.oculomotorius düzgün çalışmadığında pupilla aşağı ve laterale doğru kayar.Bu sinir aynı zamanda üst göz kapağını da kontrol ettiği için kapak düşer.
  • N.abducens N.facialis’in üst motor nöronunda felç. Alnı kırıştıramadığına dikkat Alnını kırıştıramadığına Normal pozisyon dikkat
  • N.facialis’in üst motor nöronunda felçSağ taraftaki alın çizgisiKaybolmuş,göz kapağı biraz Göz kapağını kapatamıyordüşük
  •  N.facialis, felç geçirdiğinde, felçgeçiren tarafta ağız aşağı doğrukayar ve aynı taraftaki göz kapağıda düşer.
  • Pupilla’nın ışık refleksi: N.oculomotorius tarafından sağlanır. ışık hangi pupillaya düşüyorsa o tarafın pupillası kontrakte olur.Corneal and palpebral refleksler: Anestezi altında N. trigeminal göz kapaklarına dokunmadan önce gözlerini kırpma (ophtalmic dal tarafından), cornea’ya dokunulduğu zaman göz küresinin geriye doğru çekilme refleksini maxillar dal yapar.Koklama refleksi: N.olfactoriiBoyun kaslarında bükülme: N.accessoriusPharynx paralysis: N.glossopharyngeal ve N.vagus
  • Afferent Yollar (çıkanyollar): Periferik duyusal sonlanmalardan gelen duyular en basit şekilde 3 nöron ile iletilir.  3-3.nöron genelde thalamus’ta yer alır ve 1-1. nöron(birinci aşama nöronu): hücre cerebral corteksin duyu bölümüne projekte lif gövdesi spinal sinirin arka kök (akson) verir. ganglionunda (ganglion spinale) de bulunur. Birinci nöronun periferik uzantısı bir duyusal sonlanmaya (reseptör) bağlanır. Sinirin merkezi uzantısı ise cornu dorsale(arka kök) den girerek ikinci nöron Çıkan yolların işlevi: ağrı, ısı, ile sinaps yapar. temas, basınç, dokunmanın 2-2.nöron’dan çıkan akson medulla nerden yapıldığını anlama gibi oblongata’da çaprazlaşarak 3. nöron ile fonksiyonları yerine getirir sinaps yapmak üzere merkezi sinir sisteminin üst düzeylerine(thalamus’a) yükselir.
  • ÇIKAN İPLİKLER ŞEMATİZE
  • ÇIKAN İPLİKLER
  • Çıkan yollar ve görevleriTractus spinothalamicus: Ağrı ve ısı duyularınıTractus spinothalamicus ventralis(anterior ): hafifdokunma basınç duyusunuTractus spinocerebellaris: kas, eklem, tendon,deri vederi altı dokusundan çıkan bilinçsiz duyuların beyinciğeiletilmesiTractus spinotectalis: spinovizual refleksler için affrentbilgi getirir. Baş ve gözlerin uyaran kaynağa dönmesinisağlar.
  • Omuriliğin sinir yolları
  • Medulla spinalis’in görevleri Refleks merkezi olarak çalışır Alt ve üst merkezleri birbirine bağlar
  •  Refleks kemeri (arkı): Uyartıları alan organ ile uyartılara cevap veren organ arasında ilişkiyi kuran sinir hücre ve uzantıları demektir.  Reseptör organ : Çevreden duyumları toplayan organ  Afferent yollar : Çevreden aldıkları uyarımları merkeze getiren sensbl(sensorik) sinir hücresi uzantıları  Refreks merkezi : Afferent ve efferent yolları oluşturan sinir uzantılarının hücreleri arasında bağlantıyı kuran (snaps) merkezdeki oluşum.  Efferent yollar : Merkezden aldıkları emirleri çevreye (uygulayıcı organ) götüren motor sinir hücre uzantıları  Effektör organ : Merkezde alınan kararları uygulayan organ
  • Yürüme refleksi 1-sağ baş parmağa civinin batması ile 2-ağrı ve acı duyusunu alan sensibl iplik 3-spinal gangliondan dorsal köke giriş 4-Ara nöronla bilgi cornu ventralis le motor nöronla bir veya daha fazla kas grubuna kasılma emrini vermesi ile sağ bacak kalkar
  •  1-Sağ bacağın kalkması ile denge için karşı taraftaki sol bacağın extensiyon yapması gerekir. 2- Dorsal kökten gelen bilgi inter nöron aracılığı ile karşı tarafa impulsunu iletir ve cornu ventrale’den çıkan motor ipliklerle bir veya birçok kas grubu uyarılarak extensiyon yapılır
  • REFLEKS ARKI-ŞEMATİK
  • Beyin ve omuriliğin inen yolları: Medulla spinalisin ön (cornu  Anatomik yapılanma: Genellikle 3 nörondan oluşur. ventralis) columna anterior’larında  1- 1.nöron (birinci komut nöronu): yer alan motor nöronlar spinal Hücre gövdesi cortex cerebri’de yer alır. sinirlerin ön kökleri içinde iskelet Medulla oblongata da çaprazlaşır, karşı kaslarını innerve etmek üzere tarafın columna ventralis’de yer alan bir aksonlar gönderir. Bunlar alt motor ara nöron olan 2. nöron ile sinpas yapar. nöronlar olarak anılır. Alt motor  2- 2. nöron (II. Nöron) : Aksonu kısadır. Columna ventralis’teki alt motor nöron nöronlar, sürekli olarak medulla, olarak adlandırılan III. Nöron ile sinaps pons, cerebral cortex’ten gelen yapar. impulslarla bombardıma tutulurlar.  3-3. nöron(III.nöron): üçüncü nöronun Supraspinal sinir merkezlerinden aksonu cornu ventrale aracılığı ile inen sinir lifler inen yolların sinir iskelet kasını innerve eder. demetlerini oluştururlar ve üst motor nöronlar olarak adlandırılırlar.
  • İnen yolların işlevleri Ayrıca:Özellikle ekstremitelerin distal bölümlerinin istemli, belirli ve beceri isteyen hareketleri, vizual uyarılara yanıt olarak ortaya çıkan postural hareketlere, karanlıkta pupillanın dilatasyon reflekslerinin kontrolünü sağlarlar.
  • İNEN YOLLAR ve GÖREVLERİ Tractus ruprospinalis: FlexsorTractus corticospinalis:ekstremitelerin distal kasların aktivitesini arttırır,bölümlerinin istemli, belirli ve extensorları inhibe eder.beceri isteyen hareketleri Tractus vestibulospinalis:Tractus reticulospinalis: istemli Flexsor kasların aktivitesinihareketlerde aktiviteyi artırma inhibe ederken, ekstensorlarınyada azaltma. aktivitesini arttırır.Tractus tectospinalis: vizualuyarılara yanıt olarak ortayaçıkan postural hareketlere,
  • Corticospinal tract Myelination tamamlanması
  • MEDULLA SPİNALİS  Dıştan duramater spinalis ve Medulla spinalis, medulla oblongata’nın devamı şeklinde arachnoidea mater spinalis ile aşağıya doğru uzanır ve insanda kuşatılmış olarak ikinci sakral yaklaşık olarak 40-45 cm vertebranın alt kenarına kadar uzanır. uzunluğunda, 1 cm çapında ve 30-42 Duramater spinalis’in oluşturduğu gr ağırlığında bir oluşumdur. Canalis boşluğun dışında kalan son beş cm’lik vertebralis içerisinde liquor kısmına ise filum terminale cerebrospinalis ile çevrili halde externum denilir. Dıştan duramater bulunur. Atlas’ın üst kenarı hizasında spinalis ile sarılı olarak birinci encephalon’un medulla oblongata koksigeal vertebranın dorsal yüzüne parçası ile birleşir. Koni şeklinde olan alt ucu (conus medullaris) ile tutunarak sonlanır sonlanır. Bu konini ucuna ince bir piamater uzantısı bulunur buna filum terminale denir. Filum terminale duramater spinalis’in oluşturduğu boşluğun içerisinde yer alır ve filum terminale internum (piale) adını alır
  •  Lumbal ve sakral spinal segmentlerden çıkan spinal sinir  Her bir çift spinal sinir medulla kökleri, filum terminale çevresinde spinalis’in bir segmentine uyar. at kuyruğuna benzer bir görünüm Spinal sinirlerin çıkış yerlerine oluştururlar. Dorsal ve ventral spinal göre medulla spinalis servikal, sinir köklerinin medulla spinalis’in torakal, lumbal, sakral ve son kısmı olan conus medullaris’in koksigeal olmak üzere beş altındaki demetlerine cauda equina parçaya ayrılır. Bu parçalar aynı adı verilir. ismi yaşıyan omurlar seviyesinde İntrauterin hayatın örneğin insanda değildir, omurlara göre daha üçüncü aya kadar, yani embriyo yukarıdadırlar. Bu durum medulla döneminde canalis vertebralis’in spinalis ve canalis vertebralis tümü boyunca uzanan medulla arasında var olan büyüme spinalis, kemik ve sinir dokusunun farkından kaynaklanır. Omurlar farklı büyümelerinden dolayı yavaş hızlı ve fazla büyür, daha yavaş yavaş yukarı çekilir. Bu olay columna büyüyen medulla spinalis önde vertebralis ve duramater’in medulla kalır. Boyun bölgesinde spinal spinalis’den daha hızlı büyümesi segment ile bir öndeki omurun proc. spinosus’u aynı hizadadır. nedeniyle gerçekleşir. Medulla Ön göğüs bölgesinde fark ikiye, spinalis’in yan taraflarından spinal arka göğüs bölgesinde ise üçe sinirler çıkarlar. çıkar. Farkın artması aşağıya kadar sürer.
  •  Medulla spinalis’in alt tarafında ve tam Medulla spinalis, tam bir silindir ortada yerleşmiş bulunan derin yarığa şeklinde olmayıp önden arkaya fissura mediana ventralis; üst sığ oluğa biraz basıktır. Servikal ve lumbal ise sulcus medianus dorsalis denir. Bu iki oluşumdan geçen sagittal bir kesit bölgelerde iki genişleme yapıldığında medulla spinalis’i sağ ve sol gösterir. Birinci genişleme iki simetrik parçaya ayırmış oluruz. Bu (intumescentia cervicalis) üst oluşumların yan taraflarında birer oluk ekstremite ile ilgilidir. Üçüncü daha izlenir. Bunlar spinal sinirlerin ventral köklerinin medulla spinalis’i terk boyun omurundan ikinci göğüs ettiği sulcus ventrolateralis’ler ve spinal omuruna kadar uzanır ve C4-Th2 sinir dorsal köklerinin medulla medulla spinalis segmentlerini spinalis’e girdiği sulcus dorsolateralis’lerdir. içerir. Bu bölüm plexus  Boyun parçasında ve göğüs parçasının brachialis’in çıktığı yerdir.. üst bölümünde sulcus medianus Intumescentia lumbosacralis dorsalis ile sulcus dorsolateralis denilen ikinci genişleme ise arka arasında sulcus intermedius dorsalis adı verilen bir çift oluk daha izlenir. Bu ekstremite ile ilgilidir. Plexus oluk fasciculus gracilis ile fasciculus lumbosacralis çıkar. cuneatus denilen demetleri birbirinden ayırır.
  • Medulla spinalis’in enine kesiti
  • Medulla spinalis’in gri maddesinin özellikleri
  • Figure : Spinal cord düzenlenmesi ve klinik tabloların belirlenmesinde hangi kesimin etkin oluşuna dair şematik tasarım I: C1-5, üst motor nöron (UMN) bütün kollar ; II: C6-T2, Alt motor Nöron (LMN) Thorax için, Pelvic organlar bacaklar için UMN ipliklerini taşır: III: T3-L3, normal thoracic, pelvis organları için UMN; IV: L4-S2, normal thoracic, Pelvis için LMN; V: S1-3, pelvis organları için kısmen LMN, perineal reflex bulunmaz ve idrar kesesinde atoni: VI: caudal nerves, kuyrukda atoni. Medulla spinalis segmentleri: Medulla spinalis 5segmentten oluşmuştur. Bu segmentlerden sekizi boyun (pars cervicales), on ikisi-on sekiz göğüs (pars thoracica),beşi-yedi lumbal (pars lumbales), üç-beşi sakral (pars sacrales), ve de koksigeal (pars cocygeales) bölgede yer alırlar.Her bir medulla spinalis segmentinden de bir çift spinal sinir çıkar. Ancak son iki medulla spinalis segmentinin rudimenter kalmış olması nedeniyle sadece bir çift koksigeal spinal sinir bulunur. Her bir çift spinal sinir bir vücut segmentini innerve etmektedir .
  •  Her bir segmentten çıkan dorsal ve ventral iplikler medulla spinalis dışında birleşerek spinal siniri oluşturur. Spinal sinirler arka (dorsal rami) ve ön (ventral rami) dallara ayrılırlar. Dorsal dallar, omurganın üzerindeki cildin duyusunu ve paraspinal kasların innervasyonunu sağlar. Ventral dallar ise göğüste interkostal sinirleri oluştururken, boyunda ve ekstremitelerde servikal, brakiyal ve lumbosakral pleksusları oluşturur
  • N.phrenicusDiaframanın innervasyonundan sorumludur. Koyunda yalnızca 6. boyun sinirinin ventral dalından, diğer türlerde 5.,6.ve 7. boyun sinirlerinin ventral dallarından oluşur. Postganglionik sempatik ipliklerini ggl.stellatum’dan alır. Mix bir sinirdir ve motor iplikleriyle diaframayı, sensibl iplikleriyle de pleura’yı innerve eder. Bu sinirin kesilmesi yada yaralanmasında solunum çok güçleşir.
  • PLEXUS BRACHİALİS Omur ilik Canalis Vertebralis  Plexus brachialis : Son üç cervical içinde iki yerde genişleme yapar . sinir ile ilk iki torakal sinirlerin Bunlara İntumesentica cervicalis venral dallarından oluşur. ve lumbalis  6.,7. ve 8. boyun ve 1. ve 2. torakal İntumesentica cervicalis’ten spinal sinirlerden oluşur Plexus brachialis,  Domuzda insan gibi 5. boyun intumesentica lumbalis’ten ise siniride bu plexusa katılır plexus lumbosacralis’i oluşturan  İnsan, koyun ve domuzda sadece sinirler çıkar. 1. th sinir katılır.  Son iki ve ilk torakal sinirden gelen dallar en kalın olanlarıdır.
  • Plexus brachialis’ten çıkan sinirler1.N.suprascapularis2.N.subscaularis3.N.musculocutaneus4.N.axillaris5.Nn.pectorales craniales et caudales6.N.radialis7.N.medianus8.N.ulnaris
  •  N.axillaris: Mix bir sinirdir. Omuz N.suprascapularis: M.supraspinatus eklemine, m.teres major, m.ters ve infra spinatus’un motor siniridir. minor, m.deltoideus, m.cleidobrachialis’e dallar verir. N.subscpularis: Motor bir sinirdir. M.subscapularis’i innerve eder.  Nn.pectorales craniales et caudales: M.pectorales superficialis ve N.Musculocutaneus: Deri ve kas m.pectoralis profundus’un ön kısmını siniridir. Mix dir. Motor iplikleri cranial dallar, m.serratus ventralis, m.biceps brachii ve mlatissimus dorsi, m.cutanus trunci‘ m.coracobrachialis’de sonlanır. yi caudal dallar innerve eder. Deri dalı bacağın dorsomedial yüzü  derisini ve parmak uçlarına kadar ki  N.radialis: En kuvvetli sinirdir. Mix bir alnı innerve eder. sinirdir. Ön bacağın lateral kısmında humerusun ortasından elin dorsal 2/3 distal kısmının derisini , m.triceps brachii, m.tensor fascie antebrachii’ye ve ön kolun tüm extensor kaslarını innerve eder
  •  N.medianus: Plexus brachialis’in en güçlü siniridir. Mix bir sinirdir. Parmakların ve bileğin medial kısmının derisini ve ön kolun flexor kasların büyük bir bölümü innerve eder. 2.3.ve 4. parmağın innervasyonunu yapar. N.ulnaris: unlar oluk içinde iner ve antebrachiumnun arka kısmında dirsek ekleminden son parmağa kadar ki alanın derisini innerve eder. 5. parmağın üst derisi bu sinirin Omuz eklemi: N. axillaris, n. suprascapularis kontrolündedir.ve ön kolun flexor kaslarını, 4.ve 5. parmağın lateral Dirsek eklemi ve karpal eklem: N.medianus kısmını innerve eder. ve N. ulnaris Parmak ve parmak eklemleri: Palmar ve digital sinirleri innerve eder
  • N.radialis Felci
  • Plexus brachialis’in dallanışı- şematik
  • PLEXUS LUMBOSACRALİS: İlk iki lumbal sinirin ventral kolunun plexusus’ua katkısı zayıftır. Plexus lumbalis bel omurları ile bel kasları arasında bulunur. Kendisinden sonra gelen plexus sacralis ile birleşerek plexus lumbosacralis’i oluşturur. N.iliohypogastricus N.ilioinguialis N.genito femoralis N.cutaneus femoris lateralis N.femoralis N.obturatorius N.gluteus cranialis N.gluteus caudalis N.cutaneus femoris caudalis N.pudentus N.rectalis caudalis N.ischiadicus
  • İlk altısı plexus lumbalis’ten diğer altı tanesi plexus sacralis’e dahildir.N.iliohypogastricus: 1. bel sinirinin ventral koluna denir. Mix bir sinirdir.Periton, karın kasları, fossa paralumbalis’in derisi, femurun craniolateral kısmının derisi, praeputium ve memenin cranialindeki deri kısmını innerve eder.N.ilioinguinalis: 2. bel sinirinin ventral koluna denir. N.iliohypogastricus’la aynıdır. Biraz daha geri kısmı innerve ederN.genitofemoralis: 3. bel sinirinin ventral koluna denir.2.den ve 4. den de dal alır.Mix bir sinirdir. M.obliquus abd. int. ve m.cramester’i innerve eder. Sensibl iplikleri ile testisin tüm zarlarını, funiculus spermaticus’u ve praeputium’u, dişilerde meme yi ve her iki türde de regio fermoralis’teki deriyi innerve eder.
  • N.cutaneus femoris lateralis: 4. bel sinirinin ventral koluna denir.3.den de dal alır. Deri siniridir. Regio femoris ve diz ekleminin craniomedialis’teki deriyi innerve eder.N.femoralis: 5. bel sinirinin ventral koluna denir. Plexus’un en kalın siniridir. 4.den ve 6.dan da dallar alır. Motor iplikleri; m.psoas minos, m.guadriceps femoris, m.gracilis, m.pectinous, m.sartorius’a gider. Deri iplikleri ise art. genus’u, crus ve art.tarsi’nin medial derisini, at ve köpeklerde metarsus’un medial kısmının derisinide innerve eder.N.obturatus: 4. ve 5. bel sinirlerinin ventral dallarından oluşur.For.obturatum etrafındaki external ve internal obturator kasları, m.pectinosus’uve m.gracilis’e dallar verir.
  •  N.gluteus caudalis: ilk sacral sinirin ventral dalından oluşur.Motor bir sinirdir. M.gluteus superficialis, m.biceps femoris’in ön kısmını, m.gluteobiceps femoris’in kranial kısmını innerve eder. N.gluteus cranialis: Plexus ischiadicus’un ön kısmından çıkan motor bir sinirdir. M.gluteus medius profundus, m.tensor fascia latae, m.gluteus superficialis’in cranial porsiyonunu innerve eder. N.cutaneus femoris caudalis: Plexus ischiadicus’un caudal kısmından çıkar. Mix bir sinirdir. Motor iplikleri ilem.semitendinosus’un vertebral başını, sensibl iplikleri lede tuber ischiadicum ile femur’un caudal kısmındaki deriyi innerve eder. N.pudendus: Perineal bölge ve anüsü’ün derisini, erkekte scrotumu, dişilerde labiumları, meme derisini, clitoris’i, vestibulum vagina’yı, erkekte glans penis’i, penis ve praeputium’u , motor iplikleriylede m.retractor penis, m.urethralis, m.bulbocavernosus ve misichiocavernosus’u innerve eder.
  • N.rectalis caudalis: Mix bir sinirdir. Rectum’un son kısmı ile anu ve vulva derisini, m.sphingter ani externus , m,levator ani yi innnerve eder. Sığırda m.retractor penis’i innerve de eder.N.ischiadicus: Vücudun en kalın siniridir. Esasını son bel ve ilk sacral sinirden oluşur. Ancak buna evvelki bel ve ikinci sacral sinirinde katıldığı olur. N.tibialis ve n.fibularis’e ayrılır.- N.tibialis: m.biceps femoris’in caudal kısmını, m.semimembranosus, m.semitendinosus’un pelvinal başlarını, m.soleus, m.popliteus, m.flex.dig.pedis.superf. ve profundus’u ve kısa parmak kaslarını innerve eder. Deri dalı ile; crus, tarsus ve metatarsus’un arka plantar kısmını innerve eder.-N.fibularis: Deri dalı ile diz elemi le crus’un lateral derisini, parmakların dorsal derisini innerve eder. Motor iplikleriyle m.tibialis cranialis, m.extensor dig. longus, m.extensor dig.brevis, m.extensor dig. lateralis, m.fibularis brevis(et), m.fibularis tertius’u innerve eder
  • N.Tibialis’nin felçinde parmakların Flexion(içebüküldüğünü) tarsal eklemin extentison(dışa büküldüğüne) dikkat
  • N.Fibularis’in Felçinde Ön bacaktakin. radialis’in yaptığı gibi bükülmeye neden oluşu
  • Deri Sinirleri
  •  Sağ arka bacağın deri sinirleri gösterilmiştir. LCFN (Lateral Cutaneus Femoral Nevre): N.femoris cutaneus lateralisL3,L4,L5 CCFN(Caudal Cutaneus Femoral Nevre) : N.femoris cutaneus caudalis(L7),S1-2 GN( Genitofemoral Nevre): N.genitofemoralis (L(2), L3-4