Kendi İşini Kurma Rehberi

5,947 views

Published on

ISBN : 978-975-8789-44-3

Published in: Self Improvement
2 Comments
19 Likes
Statistics
Notes
  • Is için kisisel kredi ihtiyaciniz var mi? Eger ilgileniyorsaniz bu e-posta temas: kredi transferi için xavigeradloanfirm@yahoo.com. Biz% 3 oraninda kredi verir.
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here
  • Bizimle Calısmak İstermisiniz?
    Türkiye bu sistemi konusuyor
    daha önce hiç tanısmadıgınız yeni iş planı
    basit ve cok kolay uygulabilen tek yapmanız
    gereken sadece internette gecirdiginiz
    zamanı bizim planımızla degerlendirerek
    günde 100tl ile 500tl arası anında gelir elde
    edebileceksiniz detay bilgi almak icin tıklayınız
    http://anindakazanc12.blogspot.com/
       Reply 
    Are you sure you want to  Yes  No
    Your message goes here
No Downloads
Views
Total views
5,947
On SlideShare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
179
Actions
Shares
0
Downloads
0
Comments
2
Likes
19
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Kendi İşini Kurma Rehberi

  1. 1. KENDİ İŞİNİ KURMA REHBERİ Yayına Hazırlayanlar: Prof. Dr. Tunçdan BALTACIOĞLU Yrd. Doç .Dr. Öznur YURT Öğr. Gör. Taylan DEMĠRKAYA
  2. 2. ÖNSÖZDeğerli Okuyucular,Üniversitemiz kısa sürede uluslararası bir üniversite olmayoluna girmiş ve bu yolda hızla ilerlemektedir. Bunusağlayan temel unsurlardan birisi, öğrencilerimizin yenilikçifikirler üretebilme yeteneklerine ve girişimcilik vizyonunasahip olarak mezun olmalarıdır.İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak hedefimiz, sadeceöğrencilerinin ve mezunlarının değil, başta İzmir ve Egeolmak üzere ülkemizde her kesimin yenilikçi fikrinin hayatageçirilmesini sağlamaktır. Bu sebeple, girişimcilik kavramının doğru şekilde anlaşılması ve kişilerin başarılı işmodelleriyle kendi işlerini kurup yürütebilir olmalarınınsağlanması amaçlarımız arasındadır.Bu amaçla hazırlanan bu rehberin ilk bölümü girişimcilikkavramı ve yeni bir iş kurarken dikkat edilmesi gerekenhususları içerir ve Üniversitemiz bünyesindeki Embryonix
  3. 3. birimi tarafından hazırlanmıştır. İkinci bölüm iseEmbryonix’in işbirliği ortaklarından Endeavor Türkiyetarafından derlenmiştir ve girişimcilere fikirleri için destekbulabilecekleri kaynakları sunmaktadır.Yararlı olması ve yeni iş fikirlerinin hayata geçmesinisağlaması dileğiyle,Ekrem DEMİRTAŞİzmir Ekonomi ÜniversitesiMütevelli Heyet Başkanıİzmir, Ocak 2011
  4. 4. İÇİNDEKİLERÖNSÖZGİRİŞ: BU REHBER NEDEN HAZIRLANDI?........s. 1BÖLÜM 1 – DÜNYAYI DAHA GÜZELBİR YER YAPMAK......................................................s. 51.1. İyi bir Fikir..............................................................s. 51.2. Anlam Yaratmak.....................................................s. 101.3. Başlamak..................................................................s. 161.4. Fikri Satmak(Konumlandırma)...............................s. 221.5. İş Planı Oluşturma.................................................s. 271.6. Finansal Analiz .....................................................s. 321.7.Başarısız Olabilecek Girişimlerde KullanılanBazı Sözler.....................................................................s. 63BÖLÜM 2 – NERELERDENDESTEK BULABİLİRSİNİZ? ....................................s. 67 2.1. Başlangıç Destekleri............................................s. 67 2.2. Büyüme Destekleri............................................ s.114 2.3. Yurtdışına Açılmak ve İhracat...........................s. 145KAYNAKÇA.............................................................s.159
  5. 5. GİRİŞ: BU REHBER NEDEN HAZIRLANDI?Çalışanların %70‟inin neden mutsuz olduğunu biliyormusunuz? Bu rehberi okumayı bitirdiğinizde bu sorununcevabını ve iş hayatında mutlu olma yollarını sizlere aktarmışolmayı amaçlıyoruz. Bunun için temel yolun da “girişimci”olabilmekten geçtiğini söyleyebiliriz. Girişimcilik nedir?Girişimci ne iş yapar? Aslında girişimcilik, Guy Kawasaki‟nin(2006) de söylediği gibi “bir iş değil, bir ruh halidir”. Peki,işsizlik ile girişimcilik arasında bir ilişki var mıdır? Biridiğerinin çözümü olabilir mi?Özellikle son 20 yıl içerisinde yaşanan birçok ekonomik krizve değişen iş koşulları hem çalışanları hem de iş arayanlarıolumsuz etkilemiştir. Krizler sonucunda ilk akla gelen çözüm,çalışanlardan bazılarının işine son verme şeklinde olmuştur.Madalyonun bir yüzünde milyonlarca iş arayan insan, diğeryüzünde ise en az o kadar sayıda çalışan fakat mutsuz olankişiler var. İşsizlik problemi ve işletmelerin mevcut ücretpolitikalarının çalışanları tatmin etmemesi probleminin sebebihep “ekonomik krizler” olarak gösterildi. 2001 krizindensonra Türkiye‟deki işsizlik oranı %11 civarındaydı. 2002–2008 -1-
  6. 6. yılları arasında yılda ortalama %5 büyüme oranıgerçekleşirken, işsizlik oranı 2008 itibariyle %10 civarınadüştü. Bir düşünün; toplamda %35‟lik bir büyüme sonucundaişsizlik sadece 1 puan düşebiliyor. O halde; işsizliğin, düşükücretlerin ve mutsuz çalışanların sebebi sadece ekonomi veyaekonomik krizler değil. Peki, sorun ne? Aslında cevabı basit:Kendimizi gerektiği kadar tanımıyoruz.Bunu okuduğunuzda muhtemelen size çok fazla bir şey ifadeetmeyecek. Ancak biraz daha gerilere dönerekdüşünebilirsiniz. İlköğretim ya da liseyi neden okudunuz?Bunun birkaç cevabı olabilir: Birincisi üniversiteye girmekiçin, ikincisi meslek edinebilmek için ve üçüncüsü zorunluolduğu için. Peki, sizce neden işe gireriz veya bir meslekediniriz? Bu soruya verilen cevaplarda genellikle; “parakazanmak için”, “hayatımı geçindirmek için”, “kiramı vemasraflarımı ödemek için” şeklinde olabiliyor. İşte buradabüyük bir yanılgıya düşüyorsunuz. Okuldan başlayarak birşekilde hayatımızı ilerletmemizi sağlayan sürecin amacıkesinlikle sadece “kiramızı ödemek” ya da “kendimizigeçindirmek olmamalı”. Sınırlı geçireceğimiz hayatzamanımız, bu kadar basit bir amaç uğruna harcanmamalı.Okuldan işe kadar bütün yaşantımızın en önemli amacı: -2-
  7. 7. “Daha iyi bir hayat yaşamak” olmalıdır.Daha iyi bir hayat yaşamanın altını sizi daha mutlu eden herşeyle doldurabilirsiniz. Örneğin:● Sevdiklerinizle birlikte vakit geçirmek,● Huzurlu bir tatil yapmak,● Eğlenmek ve iyi vakit geçirmek,● Güzel bir yemeğe çıkmak,● Pazar sabahı keyifli bir kahvaltı ardından gazete okumak,● Başarılı olmak,● Keyifli çalışmak.Bu listeyi daha da uzatmak mümkün olabilir. Dikkatiniziçektiyse bu tür bir odak öncellikle sizi çok daha mutlukılacaktır. “Peki, bu nasıl olacak?” dediğinizi duyar gibiyiz.Bu rehber içerisinde “daha iyi bir hayat” yaşatabilecek bazıipuçlarını size vermeye çalışacağız. Bütün büyük kazançlaraslında çok basit bir şeyle başlıyor: “Yeni bir fikirle”.Hayatımızı idame ettirmek ve günlük sorunlarımızla o kadar -3-
  8. 8. yoğunuz ki, oturup hayatımızı daha güzel bir hale getirecekfikirleri düşünecek zamanımız genelde olmuyor. O yoğunhayatımızdan çok kısa bir süreyi kendimize ayırarak çokbüyük değişimlere, kazançlara dolayısıyla da daha iyi birhayata yelken açabileceğinizin farkında mısınız?Bu rehber, girişimciliği bir iş olarak değil bir ruh hali olarakdüşünerek hazırlanmıştır. Bu yüzden temelde iki bölümdenoluşuyor:Birinci bölümde “fikir” üretebilmek ve “problem” çözebilmek,kısacası “yaratıcı olabilmek” için size gerekli olan ruh halininnasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalışacağız.İkinci bölümde bu ruh halini oluşturanların sahip olduklarıyeni bir fikri hayata geçirebilmek için bilgi eksiklerini neşekilde kapatacaklarını ve ihtiyaç duydukları her türlüdesteğe nereden, ne şekilde ulaşabileceğini anlatacağız. -4-
  9. 9. BÖLÜM 1 – DÜNYAYI DAHA GÜZEL BİR YER YAPMAKDünyamızı daha yaşanır ve güzel bir hale getirmek içinelimizdekilerin farkına varmamız ve onları en iyi şekildeyönetebiliyor olmamız gerekir. Bunlar: iyi bir fikir, anlamyaratmak, başlamak, fikri satmak(konumlandırma), iş planıoluşturmak ve finansal analiz başlıkları altında anlatıldı.1.1. ĠYĠ BĠR FĠKĠRDünyada yapılmış olan en büyük keşifler, sunulan enyenilikçi ürünler ve hizmetler ile insanlık hayatını ve tarihinietkileyen olayların tümü temelde bir fikir üzerine dayanıyor.Bahsettiğimiz aslında son derece basit ama bir o kadar dadeğerli bir süreç. Örneğin, normalde pencerenin yana doğruaçıldığını biliyorsunuz. Birisi şunu düşünüyor: “Bu pencereaçıldığında içeri çok fazla hava akışı oluyor. Pencereyiaçarken, hava akışının bizi rahatsız etmemesini nasılsağlayabilirim?” İşte bu basit düşünce dikey olarak açılanpencere fikrini doğuruyor. Ayrıca her iki şekilde deaçılabilecek bir mekanizma yapmak da hiç zor olmuyor. Diğerbir firmada çalışan mühendisler, insanların hem cam hem debalkon keyfini istedikleri zaman yaşamalarını mümkün -5-
  10. 10. kılacak bir teknoloji geliştirmek istiyorlar. Bir düşünün; sabahtüm camla mutfağınızdan bakıyorsunuz, bir düğmeye basıncacam ikiye katlanıyor ve camdan bir balkon halini alıyor.Fikirler biraz hayal gücü, biraz gözlem ve biraz da farkınavarmakla ortaya çıkıyor.“Fikir nedir, nasıl bir şeydir?” sorularına cevap aradığınızdaonlarca tanım karşınıza çıkabilir. James Webb Young (2003)tarafından yapılan bizce en açıklayıcı olanı: “Fikir, eskiunsurların yeni birleşiminden öte bir şey değildir”.Bu tanım bize açıkça şu soruyu soruyor: “Her zamanbaktığımız şeyleri farklı bir şekilde nasıl görebiliriz?” Aslınabakarsanız güzel fikirler her gün her saat tam karşımızdaduruyor. Önemli olan, bunları yakalayacak farkındalığınızınolmasıdır. Öyleyse; iyi bir girişimin, güzel kazançların ve dahaiyi bir dünyanın anahtarı, iyi bir fikirden geçiyor. Fikirlerinasıl bulabiliriz? İşte size birkaç kullanışlı tavsiye:● Eğlenin: İyi fikirler bulmak için bir araya gelip uzuntoplantılar yapmak, çatık kaşlı çalışmalar yapmanın çok dabüyük bir anlamı olduğunu düşünmüyoruz. En üretkenolduğumuz zamanlar kendimizi iyi hissettiğimiz ve hayata -6-
  11. 11. daha olumlu baktığımız zamanlardır. Kendinizi “Benim iyi birfikir bulmak lazım!” diyerek sıkarsanız bu sizin iyi bir fikirbulmanızı büyük ihtimalle sağlamayacaktır. Kendinizi nekadar iyi hissederseniz, ne kadar eğlenirseniz hayal gücünüzo kadar çok çalışır. Hayal gücü ne kadar çalışırsa o kadarfarklı şeyler ortaya çıkarabilirsiniz. Ne kadar farklı şeylerortaya çıkarsa, o kadar güzel bir yer olur yaşadığınız dünya.Kendinizi bir ofisin dört duvarı arasında sıkmayın, size ilhamverecek olan şeyleri yapın. Müzik dinleyin, sevdiğiniz birparka gidin, sinema ve tiyatroya zaman ayırın ve insanlarlakonuşun... Zihninizi ne kadar çok yeni şeylere açarsanız vebundan keyif alırsanız, yeni bir fikir bulma olasılığınız da okadar çok artacaktır.● Fikirleri sevin: Bazılarımız çocukken büyüklerimizinsöylediği ve tekrarladığı bazı şeyleri hep hatırlarız. Bunlardanbir tanesi: “İyi düşün iyi olsun”dur. Özellikle sonzamanlarda, iyi düşünmenin iyi enerjiyi çektiği çok çeşitlivesilelerle söylenir oldu. Buna inanıp inanmamak size kalmış.Ancak bir düşünün... Çevrenizde en çok sağlıkla ilgilişikâyetleri olanlar, en çok hastalananlar olmadı mı? En çokmaddi sıkıntıdan şikâyet edenler maddi sıkıntılar yaşamadımı? Enerji açıklanabilir mi bilinmez ama beyninizi -7-
  12. 12. odakladığınız şeylerin yaşamınızı bir şekilde etkilediğinisöyleyebiliriz. Çoğu insan yeni bir fikri olduğunda önceliklemutlaka birileri tarafından bir yerlerde hayata geçirildiğinidüşünür. Bu sebeple fikrini kaydetmeden unutur. Ancak eminolun dünyanın önemli bir kısmı sizin gibi düşünüyor! Buyüzden fikirden öte uygulamak çok daha önemli oluyor(Bakınız: Bölüm 1.3). Eğer her şeyin “tek bir çözümü”olduğunu ya da sizi zengin edecek “tek bir fikir” olduğunudüşünüyorsanız, büyük bir yanılgıdasınız. Çünkü tek değil,sınırsız çözüm ve sınırsız olasılık var. Fikirler oralarda biryerde bunu bilin ve kabul edin.● Düşünce biçiminizi değiştirin: Beynimizin ön kısmı bizimhayal kurmamızı, görsel olarak kendimizi veya bir objeyi biryerde hayal etmemizi sağlar. Aynı zamanda beynimizin bukısmını, geçmişimizi ve onunla ilgili şeyleri çağırmak içinkullanırız. Gelecekle ilgili planlamalarımızı da bu kısımsayesinde yaparız. Ancak beynimizin bu kısmı, aslındayaratıcılığımızı engelleyen ve öldüren bir katile dönüşebiliyor!Küçük bir çocuğu düşünün… Beyninin ön lobu gelişmediğiiçin geçmiş ve gelecek yok. Bunları düşünmeden problemçözüyor. Bu yüzden inanılmaz yaratıcı, dünyayı bir yetişkininalgılayamayacağı şekilde algılıyor, nesneleri farklı yönleriylegörüyor. Bir çocuk eline ilk boya kalemini aldığında beyninin -8-
  13. 13. o müthiş gücünü kullanıyor. Akla hayale gelmeyecek şeylerçizebiliyor ve düşünebiliyor. Ya sonrasında? Bu yaratıcılıktaneğitilerek uzaklaşıyor... Hepimiz, bu aşamadan sonra herhangibir problem çözerken ya da düşünürken geçmişi vegeleceğimizi düşünmeye başlıyoruz. Bu da bizim önümüzdekisonsuz olasılıkları belki de bire indiriyor. Jack Foster, 2003‟deyayımlanan “Fikir Nasıl Bulunur” başlıklı kitabındaöğrencilerine büyük bir hata yaptığından bahsediyor. Onlaraönce ödev veriyor: “Bana iyi bir fikir bulun”. Sonra buradabüyük bir yanılgıya düştüğünü anlıyor. Çünkü sadece bir fikiryok, binlerce belki on binlerce fikir var. Hepsi orada bir yerdeduruyor. Ne kadar çok kişiyi dinlerseniz, ne kadar çok yergörürseniz ve öğrendikleriniz ne kadar farklı olursa;alışılmadık, yeni ya da değerli bir şey üretme ihtimaliniz okadar artacaktır. Sadece tek bir şeye odaklanmak, yeni birşeyler üretmenizi engeller. Fikirlerini olgunlaştırmayaçalıştığımız bazı girişimcilerin en büyük hatalarından birtanesi kendilerini tek bir şeye yoğun bir şekilde odaklamalarıoldu. Örneğin, bir girişimcinin turizm ile ilgili güzel fikirlerivardı. Bununla ilgili araştırma yaparken sadece hizmetpazarlaması üzerine kitaplar okuduğunu ve bu konuyaeğildiğini fark ettik. Ancak bu doğru değildi. Ona şu soruyusorduk: “Siz müşteri olsanız ve tatile gelseniz sizin zamanınızı -9-
  14. 14. iyi geçirtecek olan şey nedir?”. Çok zaman geçmedengirişimcimiz farklı bir şekilde düşünmeye başladı. Turizmsektörünün yığın verilerinden ziyade; dünya yemekleri, doğakitapları, müze kitapları, gezi kitapları, sporla ilgili kitaplarokumaya başladı. Sonra ne yapmak istediğini çok daha iyianladı. Bir fizikçi olan Heinsenberg‟in 1935 yılında “Belirsizlikİlkesi” olarak söylediği şey sanırım bu konuya çok uygun:“Bir şeyi ne kadar çok bilirseniz başka bir şeyi o derecede azbilirsiniz”. Dolayısıyla, her ne kadar en iyi bildiğiniz konudanyola çıksanız da yan konuları ve etkileri de gözdenkaçırmadığınızdan emin olmalısınız.1.2. ANLAM YARATMAKBirçok yeni fikri olan ya da hâlihazırdaki yatırımlarınıgenişletmek isteyen girişimciler ile konuştuk. Hepsinin ortakhayali çok para kazanmaktı. Bu yüzden bütünmotivasyonlarını bunun üzerine kurmuşlardı. Bu düşüncebazı problemlere yol açıyordu. Fikirlerin iş planı çalışmasınıyaparken, odak noktası hep rakamlardı: Maliyetler, satışlar,oranlar, grafikler, pazar araştırması raporları, uzmanraporları vs. Bunların hepsinin bağlı olduğu çok önemli birfaktörü bütün fikir sahipleri göz ardı ediyordu: “Anlam”. - 10 -
  15. 15. Eğer fikriniz bir anlam yaratmıyorsa, hazırladığınız muhteşemraporların, istatistiklerin ya da aldığınız uzman görüşlerininsizi bir yere götürmeyeceğini söyleyebiliriz. Bu noktadaaslında bir bakıma yalnızsınız. İşin en önemli kısmındafikrinizin dünyaya nasıl bir anlam katacağını düşünmeniz vehissetmeniz gerekiyor. Görüştüğümüz birçok fikir sahibi vegirişimcinin kaçırdığı temel nokta buydu. Zamanlarının veenerjilerinin %95‟ini maliyet ve gelir hesaplarıylaharcıyorlardı, geri kalan %5‟ini ise fikirleri üzerinedüşünüyorlardı. Kaldı ki çoğu bu kadarını bile yapmıyordu...Bu düşünce şeklinin tam tersine dönmesi gerekiyor.Zamanınızın önemli bir kısmını fikrinizin insanlara vedünyaya ne kattığını düşünerek harcamalısınız. Parakazanarak anlam yaratamazsınız, anlam yaratarak parakazanabilirsiniz. Bunu yapmadığınız zaman “para-iş kısırdöngüsü” ne giriyorsunuz. Döngü şu şekilde düşünerekbaşlıyor:“Param yok iş yapamıyorum, iş yapamadığım için paramyok.”“Param yok iş yapamıyorum, iş yapamadığım için paramyok.” - 11 -
  16. 16. Ve devam ediyor…Bu kısır döngüyü kırmanın yolu para kazanmaktan geçmiyor.Para, bir değişim aracı. Henüz dünyada para yokken insanlarellerindeki varlıkları takas ediyorlardı. Takas yapabilmeniziçin üç şart gerekiyor: Öncelikle sizin istediğiniz şey karşıdaolacak. İkinci olarak, karşının istediği şey sizde olacak.Üçüncü olarak da, her iki taraf da bu değişimden yararsağlayacağını düşünecek. Aslında para sadece takasıkolaylaştırdı. Para, genel kabul görmüş bir kâğıt olarakhayatımıza girdi. Bu yüzden bizim “Param yok, iş de yok.Nasıl para kazanırım?” sorusu yerine, “Benim ürettiğim ya dasahip olduğum şeyi insanlar neden alsın?” sorusunusormamız gerekiyor. Eğer elinizde takasa değer bir şey varsa,emin olun paranız (kazancınız) da olacaktır. Paranız olursa işyapabilirsiniz, iş yaparsanız daha çok paranız olabilir.Gördüğünüz gibi olumsuz kısır döngü kırılıp, olumlu birdöngü haline dönüşebiliyor.Bahsedilen olumsuz kısır döngüyü kırmanın yolu bakışaçınızı tamamıyla değiştirmekten geçiyor. İnsanların sizdendeğecek olan şeyleri alabilmeleri için, anlam yaratmanız - 12 -
  17. 17. gerekir. Şu soruları kendinize sorarak fikrinizin anlamınısorgulamaya başlayabilirsiniz:● Fikriniz dünyayı daha güzel bir yer haline getiriyor mu?● Fikriniz yanlış olan bir şeyi düzeltiyor mu?● Fikriniz iyi olan bir şeyin sonunun gelmesini engelliyormu?● Fikriniz insanların yaşam kalitesini yükseltiyor mu?Bu dört temel soru ilk bakışta oldukça kolay görünüyor.Ancak, bunların üzerine çok iyi düşünmek gerekiyor. Eğerbüyük bir ağaç dikmek istiyorsanız, küçücük bir fidanlabaşlarsınız. Ancak eğer o fidanda zararlı bakteriler varsa, ağaçbüyüdüğünde ya çürür ya da sağlıksız bir şekilde büyümeyedevam eder. Yanlış bir başlangıç yanlış sonuçlara götürür.Bu soruların cevaplarını mümkün olduğunca somut şekildevermelisiniz. Örneğin kahve yatırımı yapmak isteyen birgirişimcinin, “kaliteli kahve üretmek” şeklinde ifade ettiğiamacı somut değildir. Buradaki “kaliteli” sözü havadakalmaktadır. Herkes bu sözcüğü farklı şekilde algılayabilir veyorumlayabilir. Bu yüzden; açık olmayan, kolay anlaşılmayanve akılda kalmayan bir cevap motive edici cevap - 13 -
  18. 18. olmayacaktır. Bunun yerine “boş zamanları keyifli halegetirmek” daha anlam odaklı bir cevap olabilir. Böyleceürününüzle ilgili her türlü düzenlemede düşüneceğiniz tekşey “boş zamanları keyifli yapmak” olacaktır.Burada karıştırılmaması gereken şey, bu cevabın sizinpotansiyel müşterileriniz için değil sizin için söylenmişolmasıdır. Bu cevap sizi harekete geçirecek ve yarattığınızanlam üzerine yoğunlaşmanızı sağlayacaktır. Çoğu büyükişletme yöneticisi ya da işlerini yeni kuran girişimcilerbahsettiğimiz “anlam”ı vizyon ve misyon bildirileri ilekarıştırırlar. Çok kısaca açıklamak gerekirse vizyon;işletmenin gelecekte kendini nerede gördüğünü, misyon ise oyola nasıl gideceğini gösteren ifadelerdir. Bir girişimcinin işebaşlarken düşüneceği şey vizyon ya da misyon bildirisininnasıl olacağı değildir. Aşağıda örnek olarak Türkiye‟detanınmış bir perakende(süpermarket zinciri) firmasınınvizyon bildirimi var:“Modern perakendecilikte Türkiye ve çevre ülkelere yayılma vetüketici beklentilerinin hep önünde olma stratejisiyle, farklıformatlarda hizmet vererek tüketiciye en yakın olmaktır.” - 14 -
  19. 19. Şimdi bunu okuyun ve geriye doğru yaslanıp bir düşünün:Perakendecilik sektörüne girmeyi düşünüyorsunuz.Yukarıdaki ifade size bir şey ifade ediyor mu? Ya da sizinyanınızda çalışacak olanlara bir şey ifade eder mi? Cevabınızıduyar gibiyiz: Kocaman bir hayır!Bunun yerine, “Alıcıya herkesten daha yakın olmak”, daha basitve daha somut bir cümle olurdu. Bu durumda söz konusufirma müşteriye yakın olmak için gerekenleri belirler ve onlarıuygulayabilirdi. Çünkü onların katacağı en büyük anlam buşekilde olabilirdi.Bu güzel kelimeleri bir gün işinizi çok büyüttüğünüz zamanmedyayı ve ortaklarınızı etkilemek için kullanabilirsiniz.Jeffrey Abrams‟ın “The Mission Statement Book” (1999) adlıkitabında bir araştırmanın ilginç sonuçlarına yer verilmiş.Abrams, ABD‟nde 301 şirketin bildirgeleri üzerinde yaptığıaraştırmasında hangi kelimelerin en çok tekrar ettiğiniaraştırmış. Kelimeler ve tekrar sayıları şöyle:● “Müşteriler” 211 kez,● “Kalite” 169 kez,● “Lider” 106 kez, - 15 -
  20. 20. ● “Toplum/topluluk” 97 kez,● “En iyi” 94 kez,● “Mükemmeliyet” 77 kez...Dikkatinizi çektiyse bu kelimelerin hiçbiri harekete geçirici yada anlam yaratıcı değil. Hepsi olabildiğince soğuk ve soyutduruyor. Ekonomide temel bir kural vardır: Çok olan şeyindeğeri düşük, az olan şeyin değeri yüksektir. Bu teoriye görebile bu kadar çok kullanılan kelimelerin artık kimse için birşey ifade etmediğini rahatlıkla anlayabiliriz.Yeni pazarlama konusunda önemli kitapları olan ve başarılıbir konuşmacı olarak tanınan David Meerman Scott‟ın çokgüzel bir sözü var: “Sizin ürününüz sizin dışınızda kimseninumurunda değil”. Önemli olan sizin ne söylediğiniz değil,potansiyel müşterilerinizin ne anladığıdır. Evet, ürününüzonların umurunda değil ama sağlayacağı fayda, çözeceğiproblem veya yaşatacağı güzel anlar onların umurunda...1.3. BAġLAMAK“İyi fikirler olağandır, olağan dışı olan onları hayata geçirecekkadar sıkı çalışan insanlardır”. - 16 -
  21. 21. Otobüsle seyahat ederken, araba kullanırken, tatilegittiğinizde ya da arkadaşlarınızla tartışırken, sizin veyaçevrenizdekilerin aklına ilginç fikirler gelir. Bazıları inanılmazhoşunuza gider ama bu fikirlerin nerdeyse tamamı güzelsohbetin sona ermesiyle unutulur. Harika bir fikriniz olabilirama eğer bu fikri gerçekleştirmek için gerekli azminiz yoksabu fikrin sizin için ve dünya için bir değeri yoktur. Aslındagerçekleştirmenin önündeki temel engel başlayamamadurumudur.Bu başlayamama durumunu sadece fikirlerimizi hayatageçirirken değil, hayatımızın hemen hemen her alanındayaşıyoruz. Örneğin, çok sevdiğiniz ve uzun zamandırgörmediğiniz bir arkadaşınız ile yolda karşılaşıyorsunuz.Selam verdikten sonra birbirinizi çok özlediğinizi ve mutlakagörüşmek istediğinizi belirtiyorsunuz. Niyetler gayet güzel,ancak çok ciddi bir eksik var: Zaman vermediniz, yanibaşlamadınız. Eğer görüşmek için zaman vermezsenizarkadaşınızı belki yıllar sonra yine bir tesadüf eserigöreceksiniz. Yani görüşmek ile ilgili olan güzel anların hepsizaman içerisinde gerçekleşmeden yok olacaktır. - 17 -
  22. 22. Fikirlerinizi gerçekleştirmek için herhangi bir çaba sarfetmemeniz de bir başlayamama problemidir aslında. Peki, bizibaşlamaktan uzak tutan, istememize rağmen engelleyen şeynedir?Psikolojide bu duruma kısaca “sürüncemede bırakma” ya da“erteleme” denir. Ertelemenin temel sebeplerini bir inceleyinçünkü mutlaka bazılarında kendinizi bulacaksınız:● İnatçı kişilik,● Baskılı bir ortamı yönetememe,● Değişimden korkma ve belirsizlik ile yüzleşememe,● Başarısızlık korkusu,● Düzensizlik,● Mükemmeliyetçilik,● Aşırı yoğun olmak,● Fiziksel yorgunluk,● Kararsızlık.Öyle sanıyoruz ki yukarıda yazanlar size yabancı gelmedi.Hepimiz bir şeyleri erteliyoruz, erteledikçe büyütüyoruz,büyüttükçe daha çok erteliyoruz ve o zaman başlamamız çok - 18 -
  23. 23. daha zor oluyor. Bu yüzden bazı zararlı alışkanlıklarımızıyönetebilmemiz ve kendi adımıza daha iyi durumagetirebilmemiz gerekiyor. Şimdi kısaca “ertelemeninüstesinden nasıl gelinir”, ona bir bakalım:● Önce problemi anlayın: Eğer erteleme gibi bir sorununuzvarsa önce bunu kabul etmelisiniz. Ancak çoğu erteleyicibunu ertelemek için bir silah olarak kullanır. Yani kendisinintembel olduğunu ve bu işleri yapamadığını söyler durur.Hiçbir şeye başlamaz ve sadece anlık olarak vicdanınırahatlatır. Bizim burada bahsettiğimiz şey bir an öncebaşlamak olduğundan işlerinizi önem sırasına koymanızıtavsiye ediyoruz. Vilfredo Pareto ünlü bir ekonomist. Paretokuralı; “Kullandığımız girdilerin %20‟si, çıktılarımızın %80‟inekatkı sağlıyor” der. Mantığı daha net anlayabilmek için şugrafiği incelemekte fayda olabilir: Amaca ulaşmak Nihai amaçlarınız için yapılanlar %20 %80 %80 %20 - 19 -
  24. 24. Pareto bu teori üzerine çalıştığında bu teorinin neredeyseuygulanabilecek bir şey olduğunu tahmin etmiş midirbilmiyoruz ama günümüze rahatlıkla uyarlanabildiğinisöyleyebiliriz. Hayatınızda öyle işler var ki sizin başarınızüzerinde diğerlerine göre çok daha etkili. Şunu düşünün:Gün içinde yaptığınız işlerden hangileri size amacınızaulaşmanız konusunda doğrudan destek veriyor? Yaptığınızişlerin %80‟i sizi amaçlarınızın %20‟sine ulaştırıyor. Budurumda en önemli işlerinizi sıralayın. İşiniz için en çokkatma değer yaratan faaliyetlerinizi öncelik verin.● Hemen ve şimdi başlayın: Gerekli listeyi oluşturduktansonra, bitirmeye değil başlamaya odaklanın. Eğermotivasyonunuzu azaltan ya da bozan bir iş ile uğraşmakzorunda kalırsanız, “Yapmak zorundayım” yerine “Bunuyapmayı ben seçtim, benim için iyi olacak” demeyi deneyin.● İşinizi daha küçük işlere bölün: Önünüzde yığılan işler vebelirlediğiniz amaçların fazla olması işinizi zorlaştırır. Bununyerine işlerinizi daha küçük parçalara bölün. Normalde birkitabın 100 sayfasını okumayı hedefleyebilirsiniz ama bubaskıyla o gün hiçbir şey yapmamaktansa 5 sayfasını okumakdaha iyi değil midir? Daha küçük işleri hızlı hallettiğinizdemotivasyonunuz daha çok artacak, böylece bütün işi dahakolay bitirebileceksiniz. - 20 -
  25. 25. ● Stresi azaltın: Eğer sürekli kendinizi baskı altındahissediyorsanız bu sizin üretken şekilde çalışmanızı veyaratıcılığınızı etkileyecektir. Mükemmeliyetçiliğin ertelemeyeyol açtığını unutmayın. Kendinize zaman verin. Sürekli olarakaşırı yüklü işlere girişmeyin. Bir anda her şeyi bitirmeyeçalışmayın.● Kendinizi ödüllendirin: İşi küçük parçalara böldüktensonra her küçük amaca ulaştığınızda kendinizi ödüllendirin.Sevdiğiniz bir arkadaşınızla gönül rahatlığı ile sinemayagidin, kendinize sevdiğiniz bir yemeği ısmarlayın, ensevdiğiniz CD‟yi alıp dinleyin.Zamanınızı iyi yönetemezseniz fikir üretmek için de gerekliolan enerjiyi bulamazsınız. Unutmayalım ki en önemli katmadeğeriniz, dünyayı daha güzel bir yer yapan fikirlerinizdir.Neden başlamak için bekliyorsunuz?En iyi yüzücüler, suda çok kaza geçirenlerdir. En iyifutbolcular, çalışırken en çok sakatlananlardır. En iyi işler deen çok başarısızlığa uğrayan fikirlerden çıkabilir. Kendinizebahane üretmek yerine, inandığınız şeyi sadece uygulayın ve - 21 -
  26. 26. bunu beklemeden yapın. “Ama” ve “Eğer” kelimelerinikendinize yasaklayın. Sadece BAŞLAYIN!1.4. FĠKRĠ SATMAK(KONUMLANDIRMA)“Söyledikleriniz ve yaptıklarınız unutulur ancakhissettirdikleriniz asla unutulmaz”. – Maya AngelouHarika bir fikriniz var, onu dünya için anlamlı hale getirdiniz,desteklerinizi aldınız ve nihayet başladınız. Tebrikler! Artıkbir girişimci oldunuz. Fikri gerçeğe dönüştürmek son dereceönemli bir adımdı. Şimdi geriye doğru yaslanıp, bir nefes alıpdinlenebilirsiniz. Artık kendinize ayıracak daha çok vaktinizolacak.Öyle mi dersiniz?Tabi ki hayır.Ancak çoğu fikir sahibi, işlerinin buradan sonra azalacağınıöngörüyor. Bu doğru bir bakış açısı değildir. İşlerin tam dabaşladığı ve belki de normal çalışma sürenizi ikiyekatlayacağınız zamanlar gelmiştir. - 22 -
  27. 27. Sürecin bu kısmında işinizin tam anlamıyla sahibi olacaksınız.Artık işinizi sizin yetiştirdiğiniz ve büyüttüğünüz bir çocukolarak görebilirsiniz. Çocuğunuza iyi bir eğitim vermezsenizve onu iyi beslemezseniz, bu onun ilerideki hayatındainsanlarla olan iletişimi bozacak, yaptığı işleri olumsuz şekildeetkileyecektir.Gerçekleşen fikrinizi satmak ya da konumlandırmak ikianlama gelmektedir:1. Çevreniz (müşterileriniz, ortaklarınız, medya,tedarikçileriniz ve diğer paydaşlarınız) ile iletişiminizi nasılkuracağınıza karar vermek,2. Potansiyel yatırımcılara kendinizi tanıtmak ve böylece ekyatırım sağlamak.İnsanlara ürününüzü anlatacaksınız. Unutmayın ki sizin neanlattığınız değil onların ne anladığı önemli. Bu yüzdenherkesin anlayacağı şekilde bunu yapmanız gerekiyor. Projegetiren girişimci adayları kendi ürünlerinin genelde “harika”,“piyasayı sallayacak”, “çok para kazandıracak” bir ürünolarak görmeleri ve kendilerine güvenmeleri normal. Ancak - 23 -
  28. 28. kendinize ürününüzle ilgili çok basit bir soru sormanızgerekiyor:“Bu ürün ne yapıyor, ne işe yarıyor?” ya da “Biz neyapıyoruz?”Soru son derece basit gözükebilir. Ancak birçok proje adayı bubasit soruya dolambaçlı ya da muğlâk cevap veriyor. Eğer sizbu soruya somut bir cevap veremezseniz, karşınızda kimolursa olsun kurduğunuz iletişim eksik olacaktır.Çevrenizdekilere(paydaşlarınıza) samimi olun. Yatırımcılaranet olun. Ne yaptığınızı ve bunun ne anlam ifade edeceğinianlatın. Bunu daha kolay yapabilmeniz için size önerimiz,“İşimi yedi yaşında bir çocuğa nasıl anlatırdım?” diyedüşünerek aktarın. Fazla cümle kurmayın. İşinizin öz faydasıneyse öncellikle ondan bahsedin. Gazetelerde atılan başlıklar,aslında direkt olarak haberin sonucunu söyler. Siz merakederseniz okumaya devam edersiniz. Siz de işinizi anlatırkenönce vurucu ve etkileyici başlığınızı verin, merak eden zatenokumaya devam edecektir. - 24 -
  29. 29. Bunu yaparken mümkün olduğunca gücünüz neyse onaodaklanın. Çoğu girişimci N.O.Y.A(Ne-iş Olsa YaparımAğabey) prensibini benimsemiştir. Girişimciler ne kadar çoközelliği bir üründe toplarlarsa, insanlar için o kadar büyük birdeğer yaratacaklarını düşünür. Bunun başarısız olduğunabasit bir örnek verebiliriz; piyasadaki normal ceptelefonlarının bazı temel özellikleri var; konuşma, kısa mesaj,fotoğraf çekme, oyun gibi. Bu temel özelliklerinin yanındamüşteriler bazı ek dileklerini de dile getiriyorlar:● Telefonda çift sim kart olsa ne güzel olur,● Fotoğraf makinesi en az 5 mega piksel olsun,● Ekranı büyük olsun,● Telefon küçük olsun,● Hafif olsun,● Her telefonla bluethooth bağlantısı sağlasın,● Kablosuz internet bağlantısı olsun,● Televizyonu olsun,● Radyosu olsun,● Görüntülü konuşma olsun vs...Bunları dinleyen girişimciler, bahsedilenlerin tümünü içerentelefon yapmaya karar veriyorlar. Evet, piyasada yaklaşık 300 - 25 -
  30. 30. TL‟na yukarıdaki özelliklerin %80‟ine sahip olabiliyorsunuz.Peki, bu konumlandırma telefon üreticisinin satışlarını arttırdımı? Cevap kocaman bir “hayır”dır. Onun 5 katı fiyata malolan bir Iphone milyonlarca satarken, bu tür telefonlar binleribile geçememiş ve nerdeyse yok olup gitme tehlikesiyle başbaşa kalmıştır. Aslında akılcı bir şekilde düşündüğünüzde butelefon daha avanatajlıdır. Hem çok ucuz, hem televizyonlu,hem radyolu hem çift sim kartlı hem de kablosuz internetegirebilmektedir. Buradaki sorun “Ne yapıyoruz?” sorusunaodaklanmamaktan kaynaklanmaktadır. Halbuki yukarıdakiözelliklerin sadece %50‟sine sahip olan Iphone, daha pahalıolmasına rağmen daha çok satmaktadır. İnsanlar mantıklıdeğil midir? Yapılan birçok araştırma, alışveriş yaparkenaldığımız kararların çok az bir kısmının “rasyonel”(akılcı)kararlar olduğunu göstermiştir. Bunun anlamı, kararlarımızınçok önemli bir kısmını duygusal olarak alıyor olduğumuzdur.Ancak iş konumlandırmaya geldiğinde, bir şeyler anlatmayageldiğinde böyle olduğunu unutuyoruz.Yukarıda söylediklerimizin aslında özeti basittir:Odaklanın, odaklanın ve odaklanın… - 26 -
  31. 31. 1.5. Ġġ PLANI OLUġTURMAEğer fikriniz için sizin yeteri kadar sermayeniz yoksa busermayeyi başka birileri sağlayacaktır. Ancak kurumları ya dainsanları fikriniz iyi olduğu konusunda ikna etmelisiniz. Dahaönce de bahsettiğimiz gibi girişimciler(fikir sahipleri) kendifikirlerine o kadar çok bağlanıyorlar ki onun dünyanın en iyigirişimi olduğuna inanarak hiçbir eleştiriyi kabul etmiyorlarveya savunmaya geçiyorlar. Öncellikle fikrinize yapılaneleştirileri gelişiminiz için değerli yönlendirmeler olarakgörmelisiniz. Oscar Wilde‟ın bu konuda çok güzel bir sözüvar:“Herkes benim düşünceme katılırsa yanılmış olmaktan korkarım...”Bir yerde herkes aynı şeyi düşünüyorsa, hiçbir şey değişmez.Hiçbir şey değişmezse yenilik ortaya çıkmaz. Yeni bir şeyortaya çıkmazsa daha çok kazanamazsınız. Zaten sizinyerinize birileri kazanıyordur. Kimi zaman toplantı vesunumlarda konuşmacıya yapılan eleştiriler kişiselleştirilir vesadece sarsılan egoyu tamir için bir çatışma ortamı oluşur. Busizin fikrinizin ya da söylemeye çalıştığınız şeyin daha iyiyegitmesine ve gelişmesine herhangi bir katkıda bulunmaz. - 27 -
  32. 32. Eleştirileri gelişiminizin ve kazanımlarınızın bir parçası olarakkabul etmeniz sizi daha iyi bir girişimci yapacaktır.İş planı; sizin ne tür bir katma değeriniz olacağını, bundannasıl para kazanacağınızı ve istiyorsanız yatırımcıya nasıl parakazandıracağınızı gösteren bir dosyadır. Genelde bu tür birdosyayı profesyonel firmalar hazırlar. Bazen de girişimciadayı birçok farklı kişiyle görüşerek iş planını hazırlatmayaçalışır. Ancak bir başlangıç girişimi için aşırı detayı olan ya daçok teknik bir iş planına gerek yoktur. Bu yüzden iş planınızı,bir takım sorulara cevap vererek hazırlamanızın hem siziniçin, hem de sizi tanımak isteyen yatırımcı için daha iyiolduğunu düşünüyoruz. Aşağıda verilen “iş planışablon”undaki soruları bir gözden geçirin, mümkün olduğukadar soruları yanıtlamaya çalışın. Ne kadar çok soruya cevapverirseniz, kafanız o kadar net olacaktır. Sizin kafanız nekadar netse, yatırımcıya da o ölçüde faydalı olacaksınız.Böylece onun da size yatırım yapma olasılığı artacaktır. - 28 -
  33. 33. İş Planı Şablonu1. Genel açıklama– (Bu en önemli kısımdır)● Fikriniz hangi problemi çözüyor?● Bu çözümden nasıl para kazanmayıdüşünüyorsunuz?2. Yönetim ekibi● Siz kimsiniz?● Hangi alanda uzmansınız?● Daha önce buna benzer bir şey uyguladınız mı?● Bununla ilgili daha önceden bir eğitiminiz varmı?● Bu fikir için güvenilir kişilere danıştınız mı?3. Pazar ve hedeflenen müşteri● Bulunduğunuz pazar ne kadar geniş?● Pazarın büyüme ihtimali var mı ya da büyüyormu?● Hedef müşteriniz kim? - 29 -
  34. 34. ● Pazarın sizce problemi ve ihtiyacı ne?4. Örnek senaryo● Sizin çözümünüz olmadan var olan durumda,potansiyel müşteriler sorunu çözebiliyorlar mı?● Ne şekilde çözüyorlar?5. Detaylı çözüm● İşiniz size nasıl para kazandırıyor? Gelirmodelinizi detaylıca açıklayınız.● Ürününüzün prototipi var mı? Onu görsel olaraksunabileceğiniz bir cihaz var mı?● Yanınızda size yardımcı olan ve teknik işlerdenanlayan biri mi var? Yoksa siz mi yapacaksınız?● Satış stratejiniz nasıl olacak? Hangi kanallarıkullanarak satış yapacaksınız?6. Rekabet● Zayıf ve güçlü yönleriniz neler? (Lütfen samimiolun) - 30 -
  35. 35. ● Kendinizi diğerlerinden nasıl ayırıyorsunuz? Sizifarklı yapan ve rekabetçi üstünlüğünüzü devamettirecek şey nedir?● Başka kim/kimler bu problemi çözmeyeçalışıyor?● Onların pazardaki durumu ne? Kime hitapediyorlar?7. Dönüm noktaları● Şu ana kadar ne kadar ilerleme kaydettiniz?Neleri başardınız?● Ne kadar zaman ve para harcadınız?● Ürünü geliştirme planınız var mı? Varsa nedir?8. Finansal beklentiler● Temel karlılık ve gelir beklentiniz nedir?● Karlılığı arttıracak yollar neler olabilir?● Nakit akışınız ne zaman artıya geçebilir?● Gelirleriniz her yıl neden artıyor/aynıkalıyor/azalıyor? - 31 -
  36. 36. ● Bu işi büyütmek için ne kadar büyüklükte bir pazara ihtiyacınız var? 9. Yatırımcıdan istenen yatırımın kullanım alanları ● Yapılacak olan yatırımın ne kadarını ne şekilde kullanacaksınız? ● İleride sermaye ihtiyacınız olacak mı? Ne kadar olabilir? ● Yatırımcının ayrılma vakti geldiğinde nasıl bir strateji izlenmelidir? İş planınızı oluştururken özellikle ilk 7 bölüme cevap vermek kolay iken, 8. ve 9. bölümler teknik analiz yapmayı gerektirebilir. Bu yüzden size bu konuda yardımcı olabilecek ve basit finansal analiz yapmanızı sağlayacak bazı teknikleri burada aktarmaya çalışacağız.1.6. FĠNANSAL ANALĠZFinansal analiz fikrinizin uzun vadede size ne getireceğikonusunda bilgi verecektir. Ayrıca potansiyel yatırımcılarınız - 32 -
  37. 37. açısından da, fikrinize destekte bulunmalarının ne dereceanlamlı olduğunu gösterecek bir araç olacaktır. Aşağıdafinansal analiz için önemli olan bazı kavramlara değineceğiz. 1.6.a. Başa Baş NoktasıSize projeniz(fikriniz) için kaynak sağlayacak olanyatırımcıların en çok merak ettiği soru, doğal olarak,yatırımları karşılığında ne kadar kazanacaklarıdır. İstediğinizkadar harika bir ürününüz olduğu düşünün, istediğiniz kadariyi ve dürüst bir insan olun, istediğiniz kadar her şeyi eksiksizyerine getirdiğinizi anlatın, yatırımcılar sizden net bir analizisteyeceklerdir. Onların sorduğu temel soru şudur:“Bu yatırımı yaptığımda ne kadar zamanda ve ne kadarkazanabilirim?”Dikkat edilecek olursa, bu sorunun içerisinde iki sorubulunuyor. Yatırımcı birincil olarak, yatırımına karşılık nekadar kazanacağını merak ediyor. İkincil olarak ise, bunu nekadar zamanda sağlayacağını düşünüyor. O zaman bütünbunlardan aslında gizli bir soru daha çıkıyor: “Yatırımım nezaman karşılanmış olacak?” Bu sorunun cevabına finansta - 33 -
  38. 38. başa baş noktası denir. Başa baş noktası, toplam gelir ile toplamgiderin birbirine eşit olduğu noktaya denir. Yatırımın karı tambu noktada sıfırdır. Bu nokta bir anlamda kara geçiş noktasıolarak adlandırılabilir. Bunu dilerseniz bir örnekleaçıklayalım:Bir berber dükkanı kurduğunuzu varsayalım. Aynalar,lavabo, koltuklar, boya, diğer mesleki makineleri almakzorundasınız. Bunlardan kaynaklanan maliyetlere “sabitmaliyetler” denir. Böyle denmesinin sebebi bu maliyetlerinsizin üretim miktarınızdan(burada üretim miktarı saçıkesilecek insanların sayısıdır) bağımsız olmasıdır. Bununlabirlikte her gelen müşteri için kullanacağınız şampuan, krem,su, eleman-saat ve diğer malzemelerden kaynaklananmaliyetler, “değişken maliyetler” olarak isimlendirilir.Bunlara değişken maliyetler denmesinin sebebi; üretiminizarttıkça artması, azaldıkça da azalmasıdır. Diyelim kiyukarıda bahsi geçen sabit maliyetlerinizin toplamı 20.000 TL.Pazar araştırmanız sonucu her saç kesiminden 10 TL almayakarar verdiniz. Ancak her saç kesiminde ortalama 6 TL‟lıkdeğişken maliyetli gideriniz var. Bu durumda kaç saçkestiğinizde başa baş(sıfır kar) noktasına ulaşırsınız? Hesapbasittir. Her saç kesiminizde 4 TL kazanıyorsunuz ancak bu 4 - 34 -
  39. 39. TL ilk etapta sizin ilk başta yaptığınız sabit giderleriniziçıkarmak zorunda. Bu durumda her saç kesimindenkazandığınız 4 TL ile başa baş noktasına gelmeniz için 5.000kişinin saçını kesmeniz lazım. Böylece her saç kesiminizdenkazandığınız 4 TL ile 5.000 kişiyi çarparsak 20.000 TL‟lik netkazancınız baştaki sabit maliyetlerinizi karşılamış olacaktır.Demek ki 5000 kişiden sonraki her bir kişi size 4 TL net karbırakacak. Başa baş noktasını daha kolay bulmanın yoluşudur:Başa baş noktası = Sabit maliyetler toplamı / (Fiyat-Birimdeğişken maliyet)Bu örnekte = 20.000 / (10-6)= 5.000 adetYani bir yatırım planlamasında sabit maliyetlerinizi, birimbaşına düşen değişken maliyetlerinizi ve piyasa fiyatınızıbiliyorsanız, kara geçiş noktası olan başa baş noktasınıhesaplayabilirsiniz. - 35 -
  40. 40. 1.6.b. Yatırımın GetirisiYukarıda yatırımcının sorduğu: “Bu yatırımı yaptığımda nekadar zamanda ne kadar kazanabilirim?” sorusundanbahsetmiştik. Burada yatırımcının öğrenmek istediği başka birbilgi de yatırımın ne kadar kazandıracağı olmaktadır. Bunu dayine basit bir yöntemle hesaplayabiliriz.Ürün piyasaya çıktıktan sonra onun nakit akışlarını tahminetmek çok önemlidir. Çok basit bir örnek verirsek, yenipiyasaya çıkacak olan bir ürünün yatırım bedeli ve nakit akıştahminleri şöyledir: Birinci İkinci Üçüncü DördüncüBugün(Yatırım) Ay Ay Ay Ay (100.000) (5.000) 45.000 30.000 35.000Bu tabloda bütün sayılar para tutarlarını göstermektedir.Dikkat edilirse parantez içinde olan ve olmayan sayılar vardır.Parantez içindeki sayılar eksi nakit akışını, parantez içindeolmayan sayılar ise pozitif nakit akışını temsil etmektedir. Butabloda yaptığımız tahmin etme yöntemi ile yatırımcının - 36 -
  41. 41. yatırdığı her bir TL için ne kadar gelir elde edeceğinibulabiliriz.Tabloda ilk sütunda yatırım bedeli 100.000 TL doğal olarak birnakit çıkışıdır. Şimdi bu yatırımın yaratacağı pozitif ve negatifnakit akışları ürün piyasaya girdikten sonra gelmektedir. Budurumda öncellikle bu nakit akışlarını toplayabiliriz.-5000+45.000+30.000+35.000=105.000 TL. Yani yapacağım100.000 TL‟lik yatırım karşılığında dördüncü ayın sonunda105.000 TL‟lık bir pozitif nakit girişi elde ediyorum. Budurumda;Yatırımın Getirisi= Nakit akışları toplamı/Yatırım Tutarı = 105.000/100.000 =1,05Buradan anlaşılması gereken; bu projeye yatırım yapanyatırımcının, yatırdığı her 1 TL için 1,05 TL gelir eldeedeceğidir. Yani yatırımın getirisini gösteren sayı ne kadaryüksekse o kadar iyi olacaktır. Hatta varsa, sizin sektörünüziçin belirlenmiş ortalama bir orana ulaşmanız ve bu oran ilesizin yatırımınızın getirisini karşılaştırmalı olarak yatırımcı ilepaylaşmanız faydalı olacaktır. Sektörlerle ilgili ortalamaları, - 37 -
  42. 42. İstanbul Sanayi Odasının her yıl yayınladığı “İlk 500 ŞirketRapor”unda bulabilirsiniz.Yaptığımız son analizde önemli bir eksik var: Gelecekte nakitgirişi ve çıkışı olan tutarlar bugün aslında aynı tutarlardeğildir. Bunun sebebi paranın en başta enflasyondan dolayıaynı değeri taşımaması ve zamanla değerini kaybetmesidir.Yukarıdaki yatırımın getiri analizi, paranın zamandeğerini(paranın zamanla değerini kaybetmesi) göz ardıetmektedir. Belli bir tutarı bir yatırım için kullanmanınmaliyeti, o parayı daha başka bir şey için kullandığınızda nekaçırdığınız ile ölçülür. Buna ekonomi de fırsatmaliyeti(alternatif maliyet) denir. Basitçe fırsat maliyeti;önünüzde birden çok seçenek varken, bir tanesini seçtiğinizdefeda ettiğiniz seçenekler olarak tanımlanabilir. Yapılan heryatırımında, bir fırsat maliyeti vardır. Yatırımcı, bu parayıgirişimcinin fikri yerine, çok daha az risk içerip kesin getirisiolan bir araca yatırabilirdi. Bu karşılaştırmayı yapabileceğinizaraç bankaların vadeli mevduat oranları olabilir. Yani paranınzaman değerini, bankaların TL mevduat oranlarına bakarakyapabiliriz. Bunu yapmamızın amacı; paramızı bankayarisksiz bir şekilde yatırsaydık, ne kadar kazanabileceğimizigörmek ve fırsat maliyetimizi hesaplamaktır. - 38 -
  43. 43. Öncellikle, yine basit bir örnek üzerinden paranın zamandeğerinin ne olduğu anlamaya çalışalım. 100 TL paranız var,bu parayı bankaya yıllık %10 faiz ile yatırmayıdüşünüyorsunuz. Bu durumda bu para 1 yıl sonra;100+100*0,1=110 TL olacaktır. (Buradaki 0,1, %10‟un kesirolarak ifadesidir(10/100 şeklinde bulunabilir.))Bugün yatırdığınız 100 TL 1 yıl sonra 110 TL olacaktır. 100 TLbugünkü değer(B.D.), 110 TL ise paramızın gelecektekideğeridir(G.D.). Burada yaptığımız işlem aslında;B.D.+B.D.*faiz oranı=G.D. olmaktadır. Bu durumda;B.D.(1+faiz oranı)=G.D. şeklinde bunu formülize edebiliriz.B.D.‟ini ve faiz oranını bilerek nasıl G.D.‟ini bulmuşsak aynışekilde bir paranın GD‟ini ve faiz oranını bilerek de B.D.‟inibulabiliriz. Bu formülde B.D.‟ini yalnız bırakırsak;BD=GD/(1+faiz oranı) olacaktır. - 39 -
  44. 44. Diyelim ki paramızı bir yıl değil de iki yıl tutmaya kararverdik. O zaman anaparamız olan 100 TL üzerine işleyenfaizinde üzerine bir kez daha faiz işleyeceğinden;Birinci yıl faiz = 100+100*0,1İkinci yıl faiz = 100+100*0,1+(100+(100*0,1))*0,1=121,1 TLolacaktır.Gördüğünüz gibi faiz oranı direkt olarak anapara üzerinezaman geçtikçe işlemez. Öyle olsaydı, bu sorunun cevabı çokkolaydı. 100 TL‟ye 4 yıl sonunda, yıllık %10 faiz oranı iletoplam 40 TL faiz işler derdik. Ancak bankalara koyduğumuzparaya faiz bu şekilde işlemiyor. Bir kere paraya faizişledikten sonra, faiz işleyen paranın üzerinden faiz bir dahaişliyor. Buna “bileşik faiz” deniyor. İlk bakışta biraz karışıkgelmiş olabilir. Bu yüzden size bunu bir tablo ile anlatmayaçalışalım:Diyelim ki bir bankaya %15 yıllık faiz ile 1.000 TL parayatırdınız ve bu paranın 4 yıl sonra ne kadar olacağını merakediyorsunuz. - 40 -
  45. 45. Yıl 1 Yıl 2 Yıl 3 Yıl 4 Dönem Başı Para 1000 1150 1322.5 1520.87İşleyen faiz(dönem 150 172.5 198.37 228.13başı paranın %15’i) Yılsonu durum 1150 1322.5 1520.87 1749Görüldüğü gibi basit hesapla yıllık %15, dört yılda %60 faizeder ve bunun sonucunda paramızın 1.600 TL (1.000*0,6=600TL faiz) olması gerekirken, bileşik faiz durumundan dolayıparamız 1.749 TL olmuştur. Bu sebeple, yatırım analiziyapılırken “bileşik faizin” göz önüne alınması daha doğruolacaktır.Hatırlarsanız bugün yatırdığımız paraya B.D., gelecekteoluşacak olan değerine G.D. demiştik. Yukarıdaki bu tabloyuformülize edersek:B.D.(1+faiz oranı)dönem sayısı =G.D. olacaktır. Bunu örneğimizeuygularsak:G.D.=1.000(1+0,15)4 =1.749 şeklinde görülebilir. - 41 -
  46. 46. Aynı şekilde formülümüzde B.D.‟ini de bulabiliriz:B.D.=G.D./(1+faiz oranı)dönem sayısı olacağından, eğergelecekteki değeri ve faiz oranını biliyorsak:B.D.=1749/(1+0,15)4 = 1.000 TL olacaktır.Burada da anlaşılacağı gibi; dönem sayısını, faiz oranını vebugün yatırılan veya gelecekte oluşacak olan para tutarınıdeğiştirerek hem B.D. (bugünkü değeri) hem de G.D.(gelecekteki değeri) bulabiliriz.Bugünkü değeri bulmanın bize yatırım analizi açısından nasılbir katkısı olacak? İşte kritik nokta budur. Hatırlarsanızfinansal analizden bahsederken paranın zaman değeriniyatırım analizindeki ilk örneğimizde dikkate almadığımızıbelirtmiştik. Şimdi, o örneği tekrar yazarak paranın zamandeğerini(faiz oranını) belirtip bir daha analiz yapalım: - 42 -
  47. 47. Birinci İkinci Üçüncü DördüncüBugün(Yatırım) Ay Ay Ay Ay (100.000) (5.000) 45.000 30.000 35.000Burada cevap aradığımız soru şudur: 100.000 TL‟lik yatırımsonucunda eğer 4 dönem içerisinde yukarıdaki nakit giriş veçıkışlarını bekliyorsak, acaba bu yatırımı yapmaya değer mi?Dilerseniz aylık faiz oranını %5 kabul ederek yatırdığımız100.000 TL‟nin doğru bir karar olup olmadığını analiz edelim.Bugün yatırdığımız 100.000 TL ile gelecekteki nakit akışlarınıkarşılaştırmak için, gelecekteki tutarları bugüne taşımamızgerekiyor. Yani gelecekteki herhangi bir tutarın paranınzaman değeri dikkate alındığında, bugün ne kadarolabileceğini görmemiz gerekiyor. Bu örnekteki gibi; her ayfarklı nakit tutarları söz konusu ise, yukarıdaki formülümüzüher aya uygulayarak tutarı bugüne indirgeyebiliriz.B.D.‟ yi hatırlayalım: B.D.=G.D./(1+faiz oranı) dönem sayısı* * Üs almak parantez içindeki ifadeyi kaç kez kendisi ile çarpacağınızı ifade eder. Örneğin (1+0,1)=1,1 „in 3. üssü 1,1*1,1*1,1 şeklinde hesaplanır. - 43 -
  48. 48. Buna göre, 1 ay sonraki 5.000 TL‟nın bugünkü değeri:5.000/(1+0,05)1=4.762 TL2 Ay sonraki 45.000 TL‟nın bugünkü değeri:45.000/(1+0,05)2 = 40.816 TL3 Ay sonraki 30.000 TL‟nin bugünkü değeri;30 000/(1+0,05)3 = 29.915 TL ve4 Ay sonraki 35.000 TL‟nin bugünkü değeri;35.000/(1+0,05)4 = 28.795 TL olacaktır.Bu durumda tablomuzu düzeltilmiş olarak tekrar yazabiliriz: B.D. - B.D. - B.D. - B.D. -Bugün(Yatırım) Birinci İkinci Üçüncü Dördüncü Ay Ay Ay Ay (100.000) (4.762) 40.816 29.915 28.795 - 44 -
  49. 49. Şimdi paranın zaman değerini de analizimize kattığımız“yatırımın getirisini” tekrar hesaplayalım:Yatırımın Getirisi = Yatırımdan elde edilen toplam nakit/Yatırım tutarıYatırımdan elde edilen toplam nakit =-4.762+40.816+29.915+28.795 = 94.764 TLYatırım tutarı = 100.000 TLYatırımın getirisi = 94.764/100.000=0,94Bunun anlamı yaptığımız her 1 TL‟lık yatırım için, 0,94 TLkazanıyoruzdur. Gördüğünüz gibi paranın zaman değerinianalizimize katmadığımız zaman 1,05 çıkan yatırımın getirisi,paranın zaman değeri ile birlikte uygulanabilir olmayan biryatırıma dönüştü.Bütün bu hesapları yaparken özellikle göz önündebulunduracağınız veri, “faiz oranıdır”. Piyasada hiçbir zamantek bir faiz oranına rastlamayacaksınız. Eğer biraz çevrenizebakarsanız; kredi faiz oranı, vadeli hesap faiz oranları, bono - 45 -
  50. 50. faizleri, kupon faizleri vs. gibi birçok birbirinden farklı (fakatfarkları büyük olmayan) oranları görürsünüz. Faiz oranı içintavsiyemiz bir banka yetkilisi ile konuşmanız. Gelecekteolabilecek riskleri de göz önünde bulundurduğunda,gelecekte faiz oranlarını hangi seviyede görüyor? Bunuöğrenirseniz, analizlerinizde kullanabilirsiniz.Yukarıdaki analizlerde eğer faiz oranını çok düşük alırsanız,nakit akışlarının bugünkü değeri artacak ve yatırımınızıngetirisi yüksek çıkacaktır. Bu durum, size yatırım yapacakolanların motivasyonunu yükseltse de gelecekte gerçekleşecekherhangi bir ekonomik riskte sizin başınızı ağrıtacaktır. Buyüzden tavsiyemiz, yapacağınız yatırım analizlerinde“ihtiyatlı” davranmanız olacaktır. İhtiyatlı derkenbahsettiğimiz şey gelirleri yazarken cimri, maliyetleriyazarken de cömert olmanızdır. Bu sizin gerçekleşmesiyüksek olan beklenen senaryonuz olabilir. Beklenen senaryodışında; yine gelirlerin çok iyi olduğu ve maliyetlerin nispetenazaldığı bir iyi senaryo ile, maliyetlerin yükseldiği vegelirlerin azaldığı kötü senaryoyu yazmanız yatırımcılara çokfazla şey ifade edecektir. - 46 -
  51. 51. Yatırımınız için şimdiye kadar şu soruya cevap aradık,hatırlayalım:“Bu yatırımı yaptığımda ne kadar zamanda ve ne kadarkazanabilirim?”Yatırım yapıldıktan ve projenizin(firmanızın) faaliyetlerinebaşladıktan sonra analiz edilmesi gereken önemli noktalarkısaca şunlardır: 1 yıldan kısa vadeli borçlarını ödemegücü(likidite) ve işletmenin karlılığı. Borç ödeme gücünübelirlemek, verimlilik ve karlılık kavramlarını anlamak içinher işletmenin hazırlamak zorunda olduğu finansal tablolarabakmanız gerekiyor. Şimdi dilerseniz bu tabloları inceleyelim. 1.6.c. Finansal(Mali) TablolarFinansal tablolar sadece “parayla ölçülebilen” şeylerigösterirler. Bu tablolarda para ile ölçülmeyen bir şeygöremezsiniz. Örneği, alacağınız unun kaç kilogramolduğunu, kaç metre kumaş kestiğinizi veya kaç litre sıvıdoldurduğunuzu ölçemezsiniz. Bu tablolar bir işletmeninparasal durumu hakkında bilgi verir. Bu da yukarıdabahsettiğimiz temel üç durumdur: Likidite, verimlilik ve - 47 -
  52. 52. karlılık. Ancak bu üç durumu analiz edebilmek için öncetemel finansal tabloların neye yaradıklarını ve nasılişlediklerini anlamamız gerekli. 1.6.c.1.Bilanço:Şekilde de görüldü gibi bilanço, temel olarak ikiye ayrılıyor:Aktifler ve pasifler. Bu iki ana kalem birbirine eşit olmalıdır.Bilânço kelimesi İngilizce‟deki “balance sheet” kelimesindengelir. Denge ve pafta kelimelerinin birleşmesinden oluşan bukelimede önemli olan kelime, “denge”dir. Denge, belli birzamana gösteren durumdur. Yani bir bilânço bir akışıgöstermez. O anki vaziyet neyse onu görürsünüz. Bunufotoğraf çekmeye benzetebiliriz. Gazetede trajik olaylarınsonunda insanların fotoğraflarını görürüz. Örneğin, depremsonrası çekilmiş bir fotoğrafta gördüğünüz şey bir sonuçtur. Odepremin nasıl olduğunu, insanların nasıl kaçıştığını ya danerelere saklandığı sürecini göremezsiniz. Bilânço da aynen - 48 -
  53. 53. böyledir, işletmenin yapmış olduğu faaliyetlerin yıllık birsonucudur.Bu sebeple, şekilde öncellikle anlamamız gereken aktifin vepasifin ne olduğu ve neden birbirlerine eşit olduklarıdır.Aktifler ya da diğer adıyla varlıklar işletmenin mal ve hizmetüretmek için kullandığı her şeydir. İşletmenin kasasındaduran parası, stoklarındaki mallar, alacakları, araçları,makineleri, binaları vs... Bunların hepsi işletmenin mal vehizmet üretmesini sağlıyor. İşletme bahsettiğimiz şeylerikullanarak kendine fon(para) üretiyor. Bu şu anlama geliyor:aktifler azaldıkça bunun karşılığı fon(para) olarak geliyor.Yani aktif azalışı aslında işletmenin gelir artışına işaret ediyor.Burada karıştırılmaması gereken nokta bilânçonun hiçbirşekilde gelir ve giderle alakası olmamasıdır. Bilânço sadeceyapılan faaliyetlerin sonucunu, yani vaziyeti gösteren bir malitablodur.Pasifler ise aktiflerin “nereden geldiklerini” gösterir.Bilânçonun sağ tarafındaki aktiflerle ilgili “neden geldi”sorusunu sorarsanız cevap olarak pasifleri alabilirsiniz.Pasifler bir anlamda işletmenin aktifleri için yarattığı - 49 -
  54. 54. kaynaklardır. Bunu basit bir örnekle açıklayabiliriz:Beğendiğiniz bir arabayı almak istediğinizi düşünün, buarabayı kaç tür yolla finanse edebilirsiniz? Temel olarakbunun iki yolu var: Daha önceden biriktirdiğiniz paranız vekredi kullanmak(ya da borç almak). Arabanın değeri 20.000TL ise ve sizin 9.000 TL birikmiş paranız varsa geri kalan11.000 TL‟yi borç olarak almanız gerekiyor. Yani 9.000 TL özsermaye ve 11.000 TL borç kullanmış oluyorsunuz. Bualışverişin bilânçosunu oluşturabiliriz artık: - 50 -
  55. 55. Şekilde görüldüğü gibi aktifte aldığınız araba yer alıyor.Çünkü kendinizi bir şirket gibi düşünürseniz, onu kullanacakve fayda(para) sağlayacaksınız. Pasif kısmı ise temelde ikibirimden oluşuyor: Borç ve özsermaye. Bunların nedenbirbirine eşit olduğunu ve neyi gösterdiğini sanırım buörnekle daha iyi anlatabildik.Daha önceki bilânçoya dönecek olursak, varlıkların temelolarak ikiye ayrıldığını görürüz: Dönen ve duran varlıklar.Buradaki fark, elimizdeki varlıkların ne kadar çabukparaya(nakde) döndüğünü de açıklar. Eğer elimizdekivarlıklar bir yıldan kısa sürede nakde dönüyorsa bunları“dönen varlıklar” olarak; bir yıldan uzun sürede parasal faydasağlıyorsa, bunları da “duran varlıklar” olarak tanımlıyoruz.Dönen varlıkların içerisinde;● Kasanızdaki ve bankanızdaki paranız ve çekleriniz,● Menkul kıymetleriniz(bonolar, tahviller),● Alacaklarınız ve● Stoklarınız bulunmaktadır.Duran varlıklar kısmında ise; - 51 -
  56. 56. ● Başka şirketler ile olan ortaklıklarınız,● Aldığınız haklar ya da patentler,● Araçlarınız, makineleriniz, bilgisayarlarınız bulunmaktadır.Daha önce de belirttiğimiz gibi bu varlıklarınızın azalmasıişletmenize fon(para) girişi olduğunun göstergesidir.İlk şeklimizde pasif(kaynak) toplamının temel olarak 3‟eayrıldığını görebiliyorsunuz: Özsermaye, kısa vadeliborçlar(yabancı kaynaklar) ve uzun vadeli borçlar(yabancıkaynaklar). Kısa vadeli yabancı kaynaklar, sizin bir yıldankısa süre içerisinde ödeyeceğiniz borçlarınız anlamına gelir.Bu borçların içinde hem bankalara olan kredi borçlarınız, hemde size satış yapan satıcılara olan ticari borçlarınız vardır.Aynı zamanda, tabi ki devlete olan vergi borçlarınızda kısavadeli yabancı kaynaklar(borçlar) içinde yer almaktadır. Uzunvadeli borçlar ise anlaşılacağı gibi 1 yıldan uzun vadeliborçları içermektedir. Özsermaye ise işletmenin ortaklarınınişletmeye koyduğu para ve işletmenin elde ettiği kardanbiriktirdiği kısmını içerir. Özet olarak pasifler(kaynaklar)aslında iki temel kısımdan oluşuyor; borç ve özkaynak: - 52 -
  57. 57. ● Borç: Kısa vadeli yabancı kaynak + Uzun vadeli yabancıkaynak ve● ÖzsermayeKısaca bilânçoyu gördükten sonra şimdi de ikinci temelfinansal tablo olan gelir tablosuna bakalım. 1.6.c.2.Gelir Tablosu - 53 -
  58. 58. Yasal gelir tablosu da bazı özel kurumlar dışında bilânço gibiyıllık olarak hazırlanır. Yukarıdaki tabloya bakıp belki birazkarışık olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak özünde gelirtablosu iki temel bölümden oluşur;● Gelirler ve● GiderlerBu kalemler ile gelir tablosunun en sonundaki sonuç kalemi odönemde (1 yılda) elde edilen net kar veya net zararıgöstermektedir. Yani bu tablonun hazırlanmasının sebebi,işletmenin karını ve karlılığını görmektir. Tabloda görülen tektemel gelir kalemi satışlardır. Ancak bununla birlikteişletmenin kendi faaliyetinin dışında gösterdiği aktivitelerdengelir elde edebilmesi mümkündür. Bunu olağan veya olağandışı gelir olarak gelir tablosunda gösterebiliyoruz. Buna örnekolarak sandalye üreten bir firmanın sahip olduğu birgayrimenkulden elde ettiği kira gelirini sayabiliriz. Kiragelirinin, işletmenin temel faaliyet alanı ile ilgisi yoktur.Dolayısıyla bu bizim yatırımcı ve girişimci için belirlediğimizfinansal analizimizin konusu olmayacaktır.Tablodaki giderleri aslında ikiye ayırabiliriz: - 54 -
  59. 59. ● Sabit giderler ve● Değişken giderlerDaha önce başa baş noktasını anlatırken, sabit giderler vedeğişken giderlerden bahsetmiştik. Kısaca sabit giderler,yaptığınız üretimle değişmeyen giderlerdir. Bunlar yukarıdakitabloda “faaliyet giderleri” altında yazılır. Bu faaliyetler, aynızamanda işletmenin temel iş alanını dolaylı olarakdestekleyen faaliyetlerdir. Yukarıdaki tabloya bir dahabakarsanız faaliyet giderinin altında 3 kalem görebilirsiniz:İşçiye verilen ücretler (üretim miktarı ile değişmez), genelyönetim gideri(danışmanlık, yöneticilere verilen maaşlar veeğitimleri içerir ve bunlar da sabit gider olarak düşünülür) veson olarak finansman gideri (işletmenin aldığı borçlarınfaizlerini göstermektedir).Bu tabloda değişken giderleri gösteren kısım ise net satışlarınhemen altında çıkardığımız “satışların maliyeti” ya da dahaözel adıyla “satılan mamul/hizmet maliyeti” olarak geçer.Burada ürettiğiniz her neyse, işletmenizin temel iş alanı ileilgilidir ve bu maliyetler, siz üretimi arttırdıkça artacaktır.Sandalye örneğini hatırlayalım. Saatlik çalışan işçiler, üretimarttıkça daha uzun saatler çalışacaklarından dolayı değişken - 55 -
  60. 60. maliyet olarak buraya kaydedilirler. Aynı şekilde işletmeninherhangi bir üretim için aldığı hammadde ve yarı mamullerde yine bu hesap altında izlenir.Sonuç olarak yukarıdan aşağıya doğru gelir tablosunuincelersek, gelirlerin ve giderlerin gelişimi şu şekildeolmaktadır:● İşletme satış yapar (brüt satışlar),● Bu satışlardan bazıları dönebilir ya da satış indirimiyapılabilir (satış indirimi/iadeleri),● İndirimler yapıldıktan sonra işletmenin gerçek cirosuna(satış rakamına) ulaşılır (net satışlar),● Net satışlardan önce işletmenin ana iş kolu ile ilgili olanmaliyetler düşülür,● Brüt satış karına ulaşılır,● Brüt satış karından, işletmenin ana iş kolunu dolaylıyoldan destekleyen faaliyetlerin maliyetleri düşülür (faaliyetgiderleri),● Faaliyet karına ulaşılır (bu aynı zamanda işletmenin olağanya da olağan olmayan gelir ve giderleri yok sayıldığındaişletmenin dönem karıdır),● Dönem karından alınacak olan vergi düşülür (vergi veyasal yükümlülükler), - 56 -
  61. 61. ● Dönem net karı/zararı bulunur. Bu bilgiler işletmenizin mali analizini yapabilmeniz konusunda temel sağladı. Şimdi biraz daha detaylı olarak mali analiz için gerekenleri anlatacağız. 1.6.d. İşletmenin Mali(Finansal) Analiziİşletmenizin mali analizini yapabilmek için incelemenizgereken iki konu; likidite ve karlılıktır. 1.6.d.1.- Kısa Vadeli Borçlarını ÖdeyebilmeGücü(Likidite)Artık temel mali tabloları genel olarak anladığımıza göreişletmenin basit bir mali analizini yapabiliriz. Daha önce debelirttiğimiz gibi önce işletmenin likiditesi, yani kısa vadeliborçları ödeme gücünü üzerinde duralım.Önce bir örnek bilânçomuza bakalım: - 57 -
  62. 62. Şimdi bu işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünü analizedelim. Kısa vadeli borcun 1 yıldan kısa sürede ödenmesigereken borçlar olduğunu biliyoruz. 3 aylık bir banka kredisiya da hammadde aldığınız bir satıcıya olan borcunuz kısavadeli borçtur. Bu borçlar doğal olarak işletmenin 1 yıliçerisinde paraya çevirebileceği varlıkları ile ödenebilir.Bunlar da daha önce bahsettiğimiz gibi dönen varlıklardır.İşletmenin kısa vadeli borç ödeme durumu, işletmeninfaaliyetlerini sürdürebilmesi açısından oldukça önemlidir.Arka arkaya dönemlerde işletmenin likiditesinin bozulmasıişletme için kötüye işarettir ve sonu iflasa kadar gidebilir. - 58 -
  63. 63. Dönen varlıkların bu anlamda önemi büyüktür. Dönenvarlıkların yukarıdan aşağıya doğru sıralanması, paraya hızlıdönemeye(likiditeye) göre yapılmıştır. En çok likit olan,kasanızdaki paradır ve en yukarıda yer alır. Likiditesi endüşük olan, duran varlıklardaki makine ve teçhizat ise enaşağıda yer alır. İşletme, özellikle dönen varlıklar içerisindealacaklarını ve stoklarının çok iyi yönetmek zorundadır. Yenibüyüyen işletmeler genelde bu basit kuralı göz ardı ederler.Bol bol satın alma yaparlar. Bunun sonucunda alacakları çokfazla artar, stokları birikir ve talep dengesini kuramadıklarıiçin kısa süre sonra iş yapmalarına rağmen borçlarınıödeyemez duruma gelirler. İşletmenin bu analizini,bilânçodaki bazı kalemlerini birbirine oranlayarak yapabiliriz.Likidite için “cari oran” kullanılabilir:Cari Oran = Dönen Varlıklar/Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklarşeklinde bulunur.Örnek işletmemizde;Cari oran= 12.731.134/10.412.156 = 1,23 - 59 -
  64. 64. Bu işletme elindeki nakit ve nakde dönebilecek varlıklarla 1yıldan kısa süreli borçlarını 1,23 kez ödeyebiliyor. Yani kısavadeli borçlarını ödeme ile ilgili bir sorunu gözükmüyor.Ancak bunun ne kadar iyi ne kadar kötü olduğunu sadeceişletmenin kendi bilânçosundaki verilerle hesaplama yaparakanlayamayız. Bunun için işletmenin içinde bulunduğusektörün ortalamalarına ihtiyacımız var. Eğer sektöre göreişletmenin likidite durumunu değerlendirirsek çok dahadoğru bir analiz yapmış oluruz. Bu raporları ufak bir ücret ilehttp://www.iso.org.tr/tr/web/statiksayfalar/kutuphane_yayinlar_detay.aspx#49adresinde direkt olarak bulabilirsiniz. Bu sayfa aracılığıyla“İlk 500 Şirket” ve “İkinci 500 Şirket” kitaplarını indirebilirveya satın alabilirsiniz. Yukarıdaki örnek işletmemizin carioranı eğer sektör ortalamasının altında ise, o zaman buişletmenin bulunduğu sektöre göre likidite konusunda iyiolmadığı yorumunu yapabiliriz. Eğer bu oran 1 den küçükçıkarsa; kısa vadeli borçlarınızın, dönen varlıklarınızdan dahaçok olduğu anlaşılacaktır. Bu, işletme için çok kritik birsinyaldir. Bu durumun dönemler içinde tekrarı daha önce debahsettiğimiz gibi işletmeyi iflasa götürebilir. - 60 -
  65. 65. 1.6.d.2. İşletmenin KarlılığıTahmin edebileceğiniz üzere, işletmenin karlılığı ile ilgilianalize işletmenin gelir tablosu ile ulaşabiliriz. Burada ikikavramı iyi ayırmak gerekiyor: Karlılık ve kar. Bunlarbirbirinden farklı şeyleri ifade ederler. Kar, çeşitli yukarıdakigelir tablosunda da görüldüğü üzere farklı sonuç kalemlerişeklinde yer alır: Brüt kar, satış karı vb... Kar basitçe,gelirlerden maliyetlerin çıkarılmış halidir ve bir mutlak sayıyıifade eder (1.500 TL gibi). Ancak karlılık bir orandır. Malianaliz yaparken bizim daha rahat karşılaştırmayapabilmemizi sağlar. Bunun neden önemli olduğunuanlamak için aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz: A İşletmesi B İşletmesi Net Satışlar(TL) 1.000.000 50.000 Satılan Malın Maliyeti(TL) 900.000 35.000 Brüt Kar(TL) 100.000 15.000 Brüt Karlılık(%)(Brüt Kar/Net %10 %30 Satışlar) - 61 -
  66. 66. Bu rakamların hepsi yukarıda gördüğünüz gelir tablosundavar. İki işletmenin eğer sadece brüt satış karına bakıyorolsaydık, o zaman bir hataya düşerdik. Çünkü A işletmesininbrüt satış karının B işletmesinin nerdeyse 9 katı olduğunugörüyoruz. Doğal olarak; net satışlar her işletmenin içindebulunduğu sektöre, ekonomik duruma, hacme göre değişeceğiiçin analizimizi brüt satış karlılığı ile yapmak bize çok daha iyisonuç verecektir. Bu örnekte de görüldüğü üzere aslında Bişletmesi A‟ya göre çok daha karlı gözükmektedir. Bu yüzdengelir tablosunda mali analiz yapılırken daima bütünkalemlerin net satışlar içindeki payına bakabilirsiniz. Örneğin,işletmenin bir ürünü toplamda ne kadara mal ettiğini gösteren“satılan malın maliyeti” kaleminin de net satışlar içindekiağırlığına bakabiliriz. Dikkat edilirse bu A işletmesi için%90(900.000/1.000.000) ve B işletmesi için%70(35.000/50.000)‟dir. Buradan, B işletmesinin daha etkin birüretim yöntemi izlediğini kısmen de olsa söyleyebiliriz.Eğer girişiminiz yatırım alırsa ya da siz yeni bir işletmekurmaya kalkarsanız ihtiyaç duyacağınız finansal tablolar veanaliz konusunda bazı basit ve pratik bilgileri buradagöstermeye çalıştık. Ancak tabiî ki gerekli yatırımı - 62 -
  67. 67. aldığınızda, bu teknik konuda daha uzman olan kurum veyakuruluşlara danışmanızı şiddetle öneriyoruz. Bu aşamadayapacağınız basit analizler daha sonra yapılacak olan dahadetaylı analizler için zaman kazanmanızı sağlayacaktır.1.7. BAġARISIZ OLABĠLECEK GĠRĠġĠMLERDE KULLANILAN BAZI SÖZLERSteve Kaplan‟ın “Fil Olun” (2009) kitabında yer alan ve bizimde girişimci adaylarından çok sık duyduğumuz bazı sözlervar. İnsanların ölmeden önce son söyledikleri sözler gibi,bunlar da girişimlerin ölmeden önceki son sözleri olabilir. İştesize yemek masasında işle ilgili konuşurken, peçeteninarkasına yapılan hesaplar sırasındaki konuşmalardan birkaçörnek:● “İnsanlar bu şey için ölüp bitiyorlar, taleplerikarşılayamayacağız”● “Bu tür şeylerde becerim vardır, aileden geliyor”● “Herkes köfteyi sever”● “Eski işimdeki ilişkilerim yeteri kadar iş getirecek”● “Ortaklarımın ilişkileri, işleri devasa hale getirecek” - 63 -
  68. 68. ● “Burası benim memleketim; ben insanları tanıyorum,insanlar da beni”● “İstediğim şeyi istediğim kişiye satabilirim”● “Diyelim ki bize bu ürünün maliyeti 50 TL olsun, dahafazla ne kadar olabilir ki!”● “Bir kere işler yoluna girince gerekli ayarlamalarıyaparım”...Bu tür şeyleri asla düşünmeyin demiyoruz. Tabii ki bunlarmotivasyonu arttırıcı sözler. Ancak bütün işinizi bunlarınüzerine kurmanızı doğru bulmuyoruz. Dolayısı ile bir işiyapmak ve büyütmek kesinlikle sizin kafanızdakitahminlerinize dayanan bir olgu değildir. Bu tahmin ya dasezgiler, sizin sadece riskinizi düşük olduğu gibi bir kanıyakapılmanızı sağlayacak ve sizi işe daha rahat başlatacaktır.Çünkü kimse kaybetmeyi sevmez. Baştan hiçbir şey belliolmasa bile, herkes riskini azaltacak bir şeyler düşünmeyisever.Bu tür sözlerle riski kafanızda azaltmak yerine, olası risklerigöz önüne almanız ve bu durumdaki planınızı yapmanız dahayapıcı olacaktır. Bunu basit bir örnekle açıklayabiliriz: - 64 -
  69. 69. Çok önemli bir iş görüşmesi için başka bir şehre gitmenizgerekiyor. Uçağınızı ayarladınız. Uçuşunuz yaklaşık 1 saatsürecek. Uçağa oturdunuz, kalkışını beklerken yapılangüvenlik uyarılarını hiç dikkate almadınız. Kafanızdagerçekleşebilecek kötü bir senaryoya karşı hiçbir plan yok.Uçağınız deniz üzerinden uçarken arızalandı ve denize aciliniş yapması gerekiyor. İniş yapılırken kafanızı koltuğunuzadoğru uzatmadığınız için havada uçan cisimlerden bir tanesikafanıza çarpabilir. Can yeleğinizi uçaktan çıktıktan sonraşişirmeniz gerekirken önceden şişirdiğiniz için, uçaktanuzunca bir süre çıkamayabilirsiniz. Kaza sırasında ilkkurtarmak istediğiniz eşyalarınız size büyük bir yük olup,panik havasında sizin zor durumda kalmanıza sebep olabilir.Bütün bu risklerin olabileceği biliniyor muydu? Evet, tabii kibiliniyordu. Hatanız neydi? Bunun olabileceğine düşükihtimal verdiğiniz için, sonuçların hayatınızda yaratacağıbüyük etkileri göz ardı ettiniz. Uçağa binerkentasarlayacağınız ufak bir plan, bütün bu kritik riskleriazaltmanızı sağlayacaktı. İşinizi yaparken de bu tür planlarımutlaka kafanızın bir kenarında yapmanız gerekiyor. - 65 -
  70. 70. Bu bölümde ne öğrendik?● Para-iş kısır döngüsünü kırmayı,● Anlam odaklı olmanın önemini,● Soyut değil somut amaçların daha çabuk hareketegeçirdiğini,● Sizin ürününüzün sizin dışınızda kimsenin umurundaolmadığını, ama ürünün faydasının veya çözdüğü probleminherkesin umurunda olacağını,● Başlamanın(fikri gerçeğe dönüştürmenin) önündekiengellerin ne olduğunu,● Fikrinizi başkalarına anlatırken herkesin anlayacağı dildeve kısaca anlatmanız gerektiğini,● İş planı oluştururken cevaplamanız gereken soruları,● Yatırımın kara geçiş noktasını(başa baş noktası),● Yatırımın getirisinin nasıl hesaplanacağını,● Temel mali tablolar olan, bilanço ve gelir tablosunun nasıldeğerlendirileceğini,● Bir işletmenin likidite ve karlılığın nasıl analiz edildiğini. - 66 -
  71. 71. BÖLÜM 2 – NERELERDEN DESTEK BULABİLİRSİNİZ?Bu bölüm Embryoniks‟in stratejik ortaklarından EndeavorTürkiye tarafından derlenmiştir ve girişimcilere fikirleri içindestek bulabilecekleri kaynakları sunmaktadır. Bu bilgiler,Endeavor Türkiye tarafından “50 Soruda Firmanızın RekabetGücünü Arttırabilecek Destekler” başlığıyla, 2010 yılındaİstanbul‟da basılmıştır. Bu bölümde güncellenmiş halinigöreceksiniz. 2.1. BAġLANGIÇ DESTEKLERĠBu bölümde, henüz girişiminiz başlangıç aşamasında destekararken aklınıza takılabileceğini düşündüğümüz soruları vebunların cevaplarını vermeyi amaçladık. Aşağıda, başlangıçdestekleri ile ilgili bazı sorular ve bunların cevaplarınıbulacaksınız. - 67 -
  72. 72. 2.1.a. BaĢlangıç Finansmanı ve MentorlukYeni bir çığır açacak fikrim ve iş planım var. Bu fikrimi hayatageçirmek ve “girişimci” olmak için finansman ve mentorlukdesteğine ihtiyaç duyuyorum. Bu konuda ne tür desteklerdenfaydanalabilirim?Özyeğin Üniversitesi ve LabX işbirliğinde düzenlenen “BirFİKRİN miVAR?” yarışmasına katılabilirsiniz.birFİKRİNmiVAR? yarışması, gençlere girişimcilik ruhuaşılamayı ve onlara kendi şirketlerini kurma olanağı sunarakiş dünyasına yeni fikirler kazandırmayı amaçlamaktadır. Buyarışmada zorlu bir jüri elemesi sonrasında finale kalanyarışmacılar, öncelikle Özyeğin Üniversitesi‟nde iki günlük işplanı çalıştayına katılarak pazarlama; finansal analiz, iş planıhazırlama, etkili sunum teknikleri gibi çeşitli konularda eğitimalmaktadırlar. İkinci aşamada ise yarışmacılar, konularındauzman üst düzey yöneticiler ve girişimcilerin koçluğunda, 2ay boyunca, bir fikrin şirketleşme aşamasına kadar geçirdiğitüm aşamaları öğrenmekte ve iş planı oluşturmaktadır. 2009yılında, yarışmanın birincisi LabX‟ın desteği ile melekyatırımcılardan sağlanacak 200.000 TL‟lik yatırımsermayesinin yanı sıra Özyeğin Üniversite‟sinden 40.000 TL - 68 -
  73. 73. değerinde kurulum sermayesi ve 30.000 TL‟lik Yönetici EğitimBursu almaya hak kazandı. Birinciye ayrıca Cisco Systems‟tanaltyapı desteği ve U.K. Trade and Investment‟tan İngiltere‟dekendi alanında bir şirkette kısa dönemli staj imkanı sunuldu.İlk üçe giren iş fikirlerinin sahiplerine ayrıca UK Trade andInvestment‟dan bir aylık dil kursu hediye edildi. İkinciye veüçüncüye ise Özyeğin Üniversitesi‟nden sırasıyla 20.000 TL ve10.000 TL‟lik Yönetici Eğitim Bursu verildi. Yarışma hakkındadaha detaylı bilgiye http://www.birfikrinmivar.com/ internetadresinden ulaşabilirsiniz.İkinci olarak, “Sanayi Bakanlığı” tarafından hazırlananTeknogirişim Sermayesi Desteği‟ne başvurabilirsiniz. Budestek; yeni ve yenilikçi fikirleri olan genç girişimcilere birdefaya mahsus olmak üzere, en fazla 100.000 TL‟na kadar,teminat alınmaksızın ve hibe olarak Merkezi Yönetimkapsamında bulunan kamu idareleri tarafından verilecektir.Bu destekten; üniversitelerin herhangi bir lisans, yükseklisans veya doktora programından bir yıl içinde mezunolabilecek durumdaki öğrenciler ya da lisans, yüksek lisansveya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden ençok 5 yıl önce almış kişiler yararlanabilecektir. Konuya ilişkin,daha detaylı bilgilere - 69 -
  74. 74. http://www.sanayi.gov.tr/ServiceDetails.aspx?dataID=217&catID=305&lng=trinternet adresinden ulaşabilirsiniz.Son olarak, KOSGEB‟in (Küçük ve Orta Ölçekli SanayiGeliştirilmesi ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) sunduğuimkânlardan da faydalanabilirsiniz. KOSGEB, iş fikrigeliştirme, pazar araştırması, iş planı, pazarlama planı, projeyönetimi gibi konularda ücretsiz 60 saatlik UygulamalıGirişimcilik Programı sunmaktadır. Bunun yanı sıra KOSGEB,“Yeni Girişimci Desteği” kapsamında, düzenlediği bazıetkinliklere katılan girişimcilere yönelik 70.000TL‟na kadardestek sağlamaktadır. Bu destekten faydalanabileceklerşunlardır: KOSGEB tarafından üniversitelerde gerçekleştirilenGenç Girişimci Geliştirme Programından mezun olanlar,KOSGEB tarafından verilen iş kurma danışmanlığı veyauygulamalı eğitim desteğini alanlar, KOSGEB‟in işbirliği vedenetimi çerçevesinde; Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmayıTeşvik Fonu, İŞKUR, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı,belediyeler ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile meslekodaları tarafından ulusal ve uluslararası projeler kapsamındadüzenlenen girişimcilik eğitimine katılanlar ve İş GeliştirmeMerkezlerinde (İŞGEM) yer alan girişimcilerden son bir yıliçinde işletmesini kuranlar. - 70 -
  75. 75. 2.1.b. YerleĢimŞirketimi teknoparklarda kurmamın ya da teknoparklarda ofisaçmamın ne tür faydaları var?Teknoparkta faaliyet göstermenin en büyük faydasını vergiavantajları oluşturmaktadır.-Gelir ve Kurumlar Vergisi Muafiyeti:Teknoparklarda faaliyet gösterecek gelir ve kurumlar vergisimükellefi girişimcilerin, teknoparklarda geliştirecekleri veüretecekleri yazılım ve AR-GEye dayalı üretimfaaliyetlerinden elde ettikleri kazançları, 31.12.2013 tarihinekadar Gelirler ve Kurumlar Vergisi‟nden muaftır.-Ücretlerden kesilen Gelir Vergisi (Stopaj) Muafiyeti:Teknoparkta çalışacak olan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GEpersonelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri, 31.12.2013 tarihinekadar her türlü vergiden muaftır.-Katma Değer Vergisi (KDV) Muafiyeti:Teknoparklarda faaliyet gösterecek girişimcilerinkazançlarının, gelir veya kurumlar vergisinden istisna - 71 -
  76. 76. bulunduğu süre içerisinde; münhasıran Teknoparklardaüretecekleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları,sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulamayazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri “katma değervergisinden” (KDV) muaftır.Bunun yanı sıra teknoparklar, hem sektörünüzde faaliyetgösteren diğer yenilikçi şirketlerle know-how ve bilgipaylaşımı imkânı sunar; hem de üniversite-sanayi işbirliğiçerçevesinde, firmanıza en son akademik ve bilimselçalışmaları yakından takip etme ve bu süreçte yer almaolanağı sağlar. Teknoparklar hakkında daha detaylı bilgiye şuadresten ulaşabilirsiniz:http://www.sanayi.gov.tr/ServiceDetails.aspx?dataID=107&catID=305&lng=trSerbest bölgede ofisi olan bir çok firma var. Serbest bölgeleriçekici kılan nedir? Avrupa Birliği ile uyum yasalarıçerçevesinde serbest bölgelerdeki teşvikler kaldırılmayacakmı?Serbest bölgeler, kullanıcı firmalara halen birçok avantajlarsunmaktadır. Başlıcaları şöyledir:-“Üretim konulu faaliyet ruhsatı” kapsamında faaliyetgösteren serbest bölge kullanıcılarının imal ettikleri ürünlerin - 72 -
  77. 77. satışından elde ettikleri kazançları, Avrupa Birliği üyeliğiningerçekleşeceği yılın vergileme dönemi sonuna kadar “gelirveya kurumlar vergisinden” istisnadır.-Serbest bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85ini yurtdışına ihraç eden kullanıcıların istihdam ettikleripersonele ödedikleri ücretler “gelir vergisinden” müstesnadır.Bu oran Bakanlar Kurulu tarafından % 50‟ye kadarindirilebilir.-Üretim faaliyetinde bulunan serbest bölge kullanıcılarının,serbest bölgelerde gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarakyapılan işlemleri ve düzenlenen kâğıtları “damga vergisi veharçlardan” müstesnadır.-Üretim faaliyeti dışındaki konularda 06/02/2004 tarihindenönce ruhsat almış olan kullanıcıların “gelir veya kurumlarvergisi muafiyeti”, faaliyet ruhsatı süresi sonuna kadar devamedecektir. 06/02/2004 tarihinden itibaren diğer konulardadüzenlenen faaliyet ruhsatları kapsamında vergi muafiyetibulunmamaktadır.-Bununla birlikte, serbest bölgeler özellikle yurtdışındanhammadde ithalat eden girişimcilerimiz için çok önemli biravantaj daha sunmaktadır. Yurtdışından toplu yapacağınızalımları serbest bölgedeki ofisinizde muhafaza ederek, ara ara(ihtiyaç duydukça) bu hammaddeyi Türkiye‟ye ithal - 73 -
  78. 78. edebilirsiniz. Böylece “KDV ve gümrük vergisini” hemendeğil, Türkiye‟ye çektiğiniz hammadde ölçüsünde kısım kısımödersiniz. Serbest bölgeler hakkında daha detaylı bilgiye şuadresten ulaşabilirsiniz:http://www.dtm.gov.tr/dtmweb/index.cfm?action=detay&dil=TR&yayinid=1131&icerikid=1237&from=homeOrganize Sanayi Bölgesinde faaliyet göstermek ne avantajlarsağlıyor?- Şirketinizi devlet tarafından önceliklendirilen 49 ilde yer alanorganize sanayi bölgelerinden birinde kurmanız durumunda“gelir vergisi stopajı ve sigorta priminin” işveren payınıödemezsiniz.- “Bedelsiz arsa” tahsisinden yararlanabilir ve hiç bir ücretödemeksizin şirketinizin faaliyetleri için arsa eldeedebilirsiniz.- Enerji masraflarınız çok ise, organize sanayi bölgesişirketinizi kurmanız durumunda büyük bir avantaj eldeedersiniz. Çünkü, enerji masraflarınız %50‟ye varan oranlardadevlet tarafından karşılanmaktadır.- Organize sanayi bölgelerinde kurulan şirketler, inşaat bitimtarihini takip eden Bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile emlakvergisinden, bina inşaat ve yapı kullanma izni harçları, tevhid - 74 -
  79. 79. ve ifraz işlem harçları ile merkezi atık su arıtma tesisi işletenbölgelerde yer almaları koşuluyla atık su bedelinden muaftır.-Kalkınmada öncelikli yörelerdeki organize sanayibölgelerinde yeni yatırım yapacak işletmelerin yaptıracaklarıbinalar için KOSGEB tarafından geri ödemesiz “kısmi üstyapıuygulama projesi desteği” verilmektedir. Organize sanayibölgelerine ilişkin daha detaylı bilgiye şu adrestenulaşabilirsiniz:http://www.sanayi.gov.tr/ServiceDetails.aspx?dataID=180&catID=305&lng=tr 2.1.c. ġirket Kurulum GiderleriŞirketimin kuruluş aşamasında ortaya çıkacak; personel,malzeme, alet/teçhizat/yazılım, seyahat, danışmanlık, hizmetalımı ve hepsinden önemlisi ofis kira gideri gözümükorkutuyor. Bu konuda başvurabileceğim bir destek var mı?Evet, var.-Eğer, üniversitelerin örgün öğretim veren herhangi bir lisans,yüksek lisans veya doktora programından bir yıl içindemezun olabilecek durumdaki öğrenci ya da lisans, yükseklisans veya doktora derecelerinden birini ön başvurutarihinden en çok 5 yıl önce almış bir kişiyseniz; TÜBİTAK - 75 -
  80. 80. tarafından sunulan “Teknoloji ve Yenilik Odaklı GirişimleriDestekleme Programı”na başvurabilir, bu masraflarınız içindestek alabilirsiniz. TÜBİTAK projeniz kabul edilirse;masraflarınızın yoğun olduğu ilk yılda, 100.000TL‟na kadarharcamalarınızı %75 oranında desteklenmektedir. Programhakkında daha detaylı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz:http://www.tubitak.gov.tr/home.do?sid=697&pid=478-Şayet bu kriterleri karşılamıyorsanız, yine debaşvurabileceğiniz destek programları mevcut. İlk olarakyazılım konusunda KOSGEB desteklerine başvurabilirsiniz.“ARGE, İnovasyon, ve Endüstriyel Uygulama DestekProgramı” altında yer alan “Makine-Teçhizat, Donanım,Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği”nden%75 destek oranıyla 100.000 (yüz bin) TL; geri ödemeli olarakda 200.000 (iki yüz bin) TL alabilirsiniz.-Ayrıca KOSGEB‟in “Çağrı Esaslı Tematik Proje DestekProgramı” kapsamında; personel net ücretleri ve seyahatgiderleri, yeni makine-ekipman, yazılım ve donanım alımıveya kiralanması giderleri (taşıt aracı satın alımı ve/veyakiralanması hariç), sarf malzemesi giderleri, hizmet alımgiderleri, genel idari giderler %50-%60 oranındadesteklenebilir. - 76 -
  81. 81. Daha detaylı bilgiye şu adreslerden ulaşabilirsiniz:http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=6http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=4 2.1.d. AR-GE FaaliyetleriŞirketimi yeni kurdum. Yenilikçilik vizyonu ile hareket edipAR-GE faaliyetlerinde bulunmak istiyorum. Sektörümdefaaliyet gösteren diğer küçük ölçekli şirketlerle birleşerek AR-GE faaliyetlerine yönelik bir ortak laboratuar kurmayıplanlıyoruz. Bunun için ne tür desteklerden faydalanabiliriz?-Bu konuda KOSGEB tarafından uygulanmakta olan “İşbirliğiGüçbirliği Destek Programı”na başvurabilirsiniz. Bu destek,aynı iş kolunda ve/veya birbirini tamamlayıcı iş kollarındafaaliyet gösteren şirketlerin müştereken yararlanacakları ortakkullanım atölyeleri (ORTKA) ve ortak kullanım laboratuarları(ORTLAB) için satın alacakları makine ve teçhizat giderlerinedestek vermeyi amaçlamaktadır. En az 5 girişimcinin bir arayagelmesi ile oluşan konsorsiyuma verilen bu destekte oranlarve üst limitler aşağıdaki gibidir:-Finansal kiralama yolu ile alacağınız makine-teçhizat için;kiralama süresi en fazla 2 yıl (ve izinle 12 ay daha) olacak - 77 -
  82. 82. şekilde; faturada yer alan peşin bedeli ve KDV dışında kalankiralama giderlerine geri ödemesiz olarak,-Satın alınacak makine-teçhizat için;“Geri Ödemeli Destekler” kapsamında yapılacak geriödemeler, proje bitiminden sonra 6 (altı) ayı ödemesiz olmaküzere, üçer aylık dönemler halinde, 8 (sekiz) eşit taksitteyapılır. Geri ödemeli desteklerde faiz ve komisyonuygulanmaz.-KOSGEB tarafından faiz uygulamadan teminat karşılığı geriödemeli olarak destek alabilirsiniz. Bu desteğe ilişkin dahadetaylı bilgilere şu adresten ulaşabilirsiniz:http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=5AR-GE çalışmalarımı yürüteceğim laboratuar veya atölye içingerekli makine ve teçhizatı herhangi bir ortaklık olmaksızınbizzat kendim almak istiyorum. Bu konuda ne tür desteklervar?-KOSGEB, KOBİ‟lerin Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerinidesteklemek ve rekabet gücünü artırmak amacıyla teşvikvermektedir. Bu destek için, TEKMER ve DTİ UygulayıcısıİGEM Müdürlükleri‟ne başvurmalısınız. Peki, nedir budestekler ve destek oranları? - 78 -
  83. 83. 1)Teçhizat ve demirbaşların geri ödemesiz satınalınması halinde; verilecek desteğin üst limiti100.000(yüz bin)TL, destek oranı:%75‟tir.2)Teçhizat ve demirbaşların geri ödemeli satınalınması halinde; verilecek desteğin üst limiti200.000 (iki yüz bin)TL, destek oranı:%75‟tir.3)Danışmanlık desteği; teknoloji araştırma vegeliştirme desteğinden yararlanan işletmelerindanışmanlık ihtiyacının karşılanabilmesini teminen;işbirliği yapılmış olan üniversitelerden sağlanacakdanışmanlık hizmetinden, ilgili üniversitelerinbelirlediği usul ve esaslar çerçevesinde yararlanılır.İşletmelerin yurtiçi ve yurtdışındakiüniversitelerden alacağı danışmanlık hizmeti desteğiüst limiti 25.000 (yirmi beş bin) TL, destekoranı:%75‟tir.4)Ar-Ge sonuçlarını yayınlama desteği; Ar-Geçalışmasının sonuçlarının tanıtımı ve duyurulmasıamacı ile işletme tarafından; kitap, broşür, CD ve - 79 -
  84. 84. benzeri doküman yayımlanmasından kaynaklanan giderlerin desteği üst limiti 5.000 (beş bin) TL, destek oranı:%75‟tir. 5)Kira desteği üst limiti 18.000 (on sekiz bin) TL, destek oranı:%75‟tir. 6) Ar-Ge projelerini gerçekleştirebilmeleri için, KOSGEB TEKMER Müdürlüğü binalarında işlik tahsisi 24 (yirmi dört) aya kadardır, 7) İşletmelerin; Ar-Ge konusuna ilişkin yurtdışı kongre, konferans, panel, sempozyum, teknoloji fuarları ile teknoloji transferi amaçlı yurtdışı toplantılara katılım ve ziyaret desteği üst limiti 15.000 (on beş bin) TL, destek oranı:%75‟tir.Ayrıca, KOSGEB tarafından sunulan Teknoloji Araştırma veGeliştirme Desteklerine şu adresten ulaşabilirsiniz:http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=6 - 80 -
  85. 85. AR-GE dışında; üretim, yönetim-organizasyon, pazarlama, dışticaret, insan kaynakları, mali işler ve finans, bilgi yönetimi vebunlarla ilişkili alanlarda sunacağım projeler için neredendestek bulabilirim?KOSGEB tarafından yürütülen “KOBİ Proje DestekProgramı”; KOBİ projelerinin maliyetlerinin desteklenebildiğibir programa ihtiyaç duyulması doğrultusunda başlatıldı.Program çerçevesinde desteklenecek giderler esnektir veprojeye göre değerlendirilir. Ancak; arsa, bina, inşaat, tadilat,tefrişat ve benzeri, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyalgüvenlik primleri, haberleşme giderleri, proje ile ilgiliolmayan personel giderleri, enerji ve su giderleri, kiragiderleri, finansman giderleri ve proje ile ilişkilendirilmemişdiğer maliyetler desteklenmez.Program süresi işletme için 3 yıldır ve geri ödemesiz desteküst limiti 150.000 (yüz elli bin) TL‟dır. 1. ve 2. bölgelerdedestek oranı %50, 3. ve 4. bölgelerde %60‟tır. Programhakkında daha detaylı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz:http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=3KOSGEB desteklerine başvurdum. Bunun dışında AR-GEprojelerine destek veren başka bir kurum yok mu? - 81 -

×