GYO vergi antlasmasi sartlandirmasi

Loading...

Flash Player 9 (or above) is needed to view presentations.
We have detected that you do not have it on your computer. To install it, go here.

0 comments

Post a comment

    Post a comment
    Embed Video
    Edit your comment Cancel

    Favorites, Groups & Events

    GYO vergi antlasmasi sartlandirmasi - Presentation Transcript

    1. GAYR MENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI (GYO) VERG ANLAŞMASI ŞARTLANDIRMASI – 2008 Ekonomi şbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (E KT) Modeli Üzerine Meşruhata Dâhil Olan Alternatif Hükümler Bu konu hususunda, yazar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO)’nın önerilen çifte vergi anlaşması (aşağıda: vergi anlaşması veya yalın anlaşma) şartlandırmasının dağıtımlarını ve güncellenmiş 2008 Ekonomi şbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (E KT) modeli anlaşmasında beyan edilen GYO’da sermayedeki payın yatırımcıları tarafından, sermayeden elde edilen kazançları açıklar ve analiz eder. (aşağıda: E KT modeli) 1. Giriş 30 Ekim 2008’de, E KT GYO’ya bağlı anlaşma sorunları üzerine bir tartışma taslağı yayınladı. Bu rapor GYO endüstrisinden vergi memurlarının resmi olmayan teknik bir grubu ve uzmanlarınca üstlenilen bir çalışmaya bağlıydı. Tartışma taslağında, E KT kendi modeli üzerindeki meşruhatın 10. ve 13. maddelerine bir seri değişiklik getirilmesini önerdi. Bu değişiklikler; çift taraflı anlaşma görüşmeleri sırasında E KT’ye üye olan ülkeler tarafından kullanılabilen GYO ile belirli bir şekilde halledilmesi için zorunlu olmayan çeşitler maddeler tanıtmak üzere tasarlandı. Meşruhatın 10. ve 13. maddelerindeki değişiklikler raporda önerildi ve daha sonra 2008 E KT modeline dahil edildi. leriki bölümlerde, GYO’nun anlaşma yetkisine ve elde ettiği sınır ötesi gelirine bağlı Eikt modeline yapılan değişikliklerin genel açıklamasını içeren kısa bir tanıtımı vardır. Bu “son” “GYO’ya bağlı Vergi Anlaşması Rapor’unda” tartışılan temel sorunlardan biridir. (aşağıda: rapor) 2. Altyapı GYO şartlandırmasını içeren Sigara Tüketim Vergisi ek kanunun Amerikan Kongresinden geçtiği zaman, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı 1960’larda ilk defa Amerika’da ortaya çıktı. Belirli kriterlere uyduğu takdirde, bu kanunlardan kurumlar vergisinin özel amaçlı şirketleri muaf tutuldu. O zamanlardaki düşünce, vergi teşvikinin, önemli gayrimenkul mirasıyla şirketler oluşturmak için kendi kaynaklarını paylaşan küçük yatırımları özendirmek ve böylece küçük yatırımcıların gelir üreten gayrimenkule büyük ölçüde yatırım yapabilmelerine aynı fırsatları sağlamaktı. Bu nedenle Amerika’nın GYO’yu ele alan özel anlaşma şartlandırmasını bütünleştiren ilk ülke olması şaşırtıcı değildir. Modern Gayrimenkul Yatırım Ortaklığının (GYO) atası, şirketler tarafından gayrimenkul sahibi üzerindeki hükümet kısıtlamalarını engellemek için kurulan Massachusettes Firmalar Topluluğudur. Asıl olarak tüm kazançların düzen düzeyinden ziyade karlı düzeyde vergilendirdiği, bu nedenle vergilendirmenin katmanını yaratmaya ve ekonomik çifte vergilendirmeden kaçmaya sigorta olarak muamele edildi. Oysaki 1935’de Morrisey v. Commisioner’daki Amerika Temyiz Mahkemesi bu taraflı muameleyi geçersiz kıldı. Morrisey v. Commisioner da bu mahkeme; genelde kullanılan şekliyle işletme tröstünün oldukça bir şirkete benzediğini ve bu nedenle artık kurumlar vergisinden kaçamayacağını tasdikledi. Akabinde, işletme tröstünün kullanımı azaltıldı çünkü vergilendirmenin tek katmanın avantajlarına sahip değildi. GYO’nun kullanımının GYO mevzuatına geçen ülkelerle birlikte tüm dünyada önemli bir ölçekte genişlediğini de söylemek gerekir. GYO’nun Avrupa’da yeni bir şey olmamasına 1
    2. rağmen, aralık 2003’de Fransa’daki Societes d’Investissement Immobiler Coté’si bölgedeki müteakip gelişmelerin katalizör özellikte olduğunu kanıtladı. Şimdiden en az 11 Avrupa ülkesi kendi yerel mevzuatlarında GYO’ya katılmış oldu. Avrupa’nın iki en büyük ekonomisi, yani; Almanya ve Birleşik Krallık( ngiltere) diğer Avrupa ülkeleri arsında bu trende adapte olan son ülkelerdir. Halen, E KT üye ülkelerinin yarısından fazlası bu yaygın yatırım aracını bütünleştiren kurallara sahip. Bu kurallar E KT Meşruhatındaki GYO’nun anlaşma şartlandırmasına ilişkin alternatif hükümleri E KT’ye eklemeye yöneltti. 3. GYO NED R? Rapor GYO’yu , gelirini uzun vadeli taşınmaz mallardan (gayrimenkul) kazanan, bu gelirin çoğunu yıllık olarak dağıtan ve dağıtılmış gayrimenkullere bağlı gelirlerdeki tahsilat vergisini ödemeyen, güvenilir veya sözleşmeli veya itibarlı anlaşması genellikle benimsenmiş bir şirket olarak tanımlar. Rapordaki bu tanım çok geniştir ve genel özellikleri gözetmeksizin GYO’nun nasıl adlandırıldığını ve yapılaştırıldığını ve mevcudiyet seviyesindeki vergi muafiyetinin nasıl sağlandığı hususunda ülkeler arasında bazı önemli farklılıklar vardır. Avrupa’da, GYO normalde tüzel kişilerce düzenlenir, fakat bazı durumlarda spanyalı Fandos de Inversiones Immobiliarious gibi fonlar olarakta düzenlenebilir. Diğer yargı alanlarında, örneğin Avustralya, Kanada,Hong Kong,Malezya,Güney Afrika ve Tayvan’da GYO vakıf olarak düzenlenirken: Japonya ve Amerika gibi diğerlerinde kurum veya vakıf olarak düzenlenebilir. GYO’nun genel özelliklerinden biri gelir vergilerinin mevcudiyet seviyesinde azaltıldığıdır, fakat önceden bahsedildiği gibi , bu hususta tek düze bir yaklaşım yoktur. En yaygın kullanılan düzeneklerin bazıları : - GYO yatırımlarından elde edilen gelir için tam muafiyet - Gayrimenkul mallarının özel bir çeşidinden elde edilen gelir için vergi muafiyeti , - Dağıtılan kazanç için vergi kesintisi - ndirilmiş şirket vergi oranları veya - Sadece GYO’yu düz geçiş olanağı olarak düşünmektedir. GYO’nun diğer bir genel özelliği , bu mevcudiyetin her yıl kendi kazançlarını paylaşmak zorunda olduğudur. Bu paylaşım oranları ise ülkeden ülkeye değişmektedir. Genellikle, bu paylaşım GYO kazançlarının %70’den %90 oranları arasında ayarlanır. 4.GYO’NUN ANLAŞMA YETK S GYO tarafından elde edilen vergilendirilebilir gelire, vergi anlaşması hükümlerini uygularken ilk karşılaşılan problem, GYO’nun kendisinin anlaşma kazançlarına hakkı olup olmadığı kararına bağlıdır. Bu sadece GYO tarafından kazanılmış gelire anlaşma hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili dğeil (E KT’nin 6. ve 13.maddeleri) aynı zamanda GYO’dan yatırımcılarına yapılan paylaşımlardan kar elde etmek için , vergi anlaşmaları uygulamalarıylada ilgilidir. (E KT Modelinin 10.maddesi.) Genelde, vergi anlaşması E KT Modelinin 1.hükmünün gerektirdiği gibi sözleşmeye taraf olan ülkelerden birinde veya ikisinde ikamet eden kişilere uygulanır. Anlaşma yararları hakkının kazandırılması için , bir GYO “kişi” olarak sıfatlandırılmalı ve daha sonra bu anlaşma amaçları için sözleşmeye taraf olan devletlerde ikamet ettiği dikkate alınmalıdır. 2
    3. E KT Modelinin 1. hükmünün “kişi”yi tanımlayan 3(1)(a) hükmü ve “sözleşmeli ülkelerde ikametgahı” anlatan 4(1). hükmü bağıntılı olarak okunmalıdır. E KT Modelinin 3(1)(a) hükmü “kişi” terimini bir bireysel , bir şirket ve herhangi bir insan topluluğu olarak kısaca tanımlar. Bir vakfın, E KT Modelinin 3(1)(a) hükmünü kapsayan herhangi bir insan topluluğundan oluştuğu söylenir. Fakat bu sonuca bağlı bir yaklaşım yoktur ve bu nedenle bazı ülkeler kişiler tanımına açıklık getirmek için vakıf tanımını buna dahil ederler. E KT Modelinin 4. hükmü , sözleşmeli ülkelerde ve o ülkenin yasaları altında olan kişinin oradaki ikametgahı , evi, müdüriyet yeri veya bu özelliklere benzer herhangi bir kıstası olması nedeniyle vergiye tabi olduğunu açıklar. E KT Modelinin 4. hükmünün iki gerekliliği vardır; ilki, kişi o ülkenin yerel kanunlarına göre ikamet eden olmalı ve ikincisi, böyle bir kişi kapsamlı vergilendirmeye tabi tutulmalıdır. GYO anlaşma kararları için kişi gibi görülür mü ? Bir GYO şirket , vakıf veya sözleşmeli veya itibarlı bir anlaşma olarak düzenlenebilir. Eğer şirket, tüzel bir kişiyse yada vergi amaçları için tüzel bir kişi gibi gösteriliyorsa , şirket olarak ayarlanmış bir GYO’nun kişi olarak düşüldüğü açık olarak belli olur. Fakat bu vakıflar ve vekil anlaşmaları hususunda belirli değildir. 3.Bölümde bahsedildiği gibi , GYO’nun genel özelliklerinden biri , mevcudiyet seviyesinde böyle bir oluşun limitli vergi veya vergisizliğe tabi olmasıdır. Peki bu GYO’nun kapsamlı vergiye tabi olmadığı anlamına mı gelir? Meşruhat’da ki E KT Modelinin 4. maddesi, bir çok E KT üyesi ülkede taraf olan ülke kapsamlı vergiye tabi olmasada, ki aslında vergi koyar, kişinin bu vergiye tabi olduğunun düşünüldüğünü belirtir. Emekli Sandığı , yardım dernekleri ve diğer kurumlar vergiden muaf tutulabilen mevcudiyet örneklerindendir. Fakat, böyle bir muafiyet yalnızca dahili mevzuatlarda ki belirli gereksinimlerin karşılanmasıyla uygulanabilir. Emekli sandığı ve diğer vergiden muaf kurumlara uygulanan aynı gerekçe GYO’ya da uygulanabilir, çünkü kapsamlı vergilendirme koşulu zorunlu olarak vergiye tabililik mevcudiyeti anlamına gelmez. Yinede , bu özel şartlandırma, yerel kanununda belirli durumlar uygulandığında verilir. Rapor , bahsettiği gibi bir çok durumda “sözleşmeli ülkede ikamet eden kişi” tanımının anlaşmadaki amaçlarında, vergiye tabi olma durumuyla karşılaşabileceği düşüncesiyle devam eder. Rapor ayrıca bazı ülkelerin GYO’yu anlaşma amaçları için yerleşik olarak düşünmediklerini ve bu ülkelerin iki taraflı kanuni dayanağı konusunda anlaşmaları gerektiğini söyler. Raporda Çalışma Grubu (ÇG) ayrıca GYO gelirine uygulanan vergi anlaşmaları sorunu ile, yabancı yatırımcılara yapılan GYO dağıtımlarının anlaşma şartlandırmasının birbirine karıştığı sonucuna vardı. Bu durum hem dağıtımı yapan şirketin hemde alıcıların anlaşma amaçları için yerleşik olmasını gerektiren E KT Modelinin 10. maddesinden dolayıdır. 3
    4. 5.GYO DAĞITIMLARI Raporda tartışılan önemli konulardan biri yabancı yatırımcılara GYO tarafından yapılan dağıtımların anlaşma şartlandırmasıdır. Raporun iki önemli unsuru: 1) anlaşma amaçlarına uygun bir şekilde dağıtımların nasıl yapılacağı 2) tüzel olmayan şekilde ayarlanan GYO’dan dağıtımların nasıl yapılacağıydı. Raporda, ÇG şirketler olarak ayarlanmış GYO tarafından yapılan dağıtımların prensipte E KT Modelinin 10.hükmüyle kapsanması gerektiğini açıklamıştır.Oysa bu tüzel olmayan şirketlerce ayarlanan GYO yatırımlarının E KT Modelinin 3(1)(b) maddesinde tanımlanan “şirket”den yapılan dağıtımları gerektirmesi gibi bir durum olamaz. GYO’nun belirli özelliklerine dayanarak, E KT , GYO’dan yapılan dağıtımlardan kar elde etmek için standart bir anlaşma politikası aradı. Bu amacına, ÇG sözleşmenin kapsamı dışına çıkan katı kanun analizine dayanan mevcudi vergi anlaşması şartlandırmalarının ve Meşruhat’da ki alternatif hükümlerin eklenmesiyle ulaştı.GYO tarafından yapılan dağıtımların taşınmaz mallardan elde edilen gelir gibi ( E KT Modelinin 6.hükmü kapsamında) veya kar payı geliri gibi (E KT Modelinin 10.hükmü kapsamında) olup olmadığıydı. GYO’nun temel gelirini düşünerek ; kar payı gelirinin , paylaşmak üzere öncelikle taşınmaz mallardan elde edilen gelirin tahsisatından daha fazla olduğu düşünülebilir. Bu önermeye dayanarak iki farklı durum tartışıldı. Bir yandan, taşınmaz mallardan elde edilen gelir gibi GYO’nun dağıttığı geliri işlemden geçirmenin uygun olduğu düşünüldü. Bu,her yatırımcının temel taşınmaz mallardan doğrudan kazanmış olduğu gelirmiş gibi vergilendirmesini gerektirir. Diğer yandan, bu durumdaki yatırımcı, kamusal hisse senetlerine sahip olan hiç kimseye farklı değildir ve bu nedenle yatrımıcılardan elde edilen iade, normalde E KT Modelinin 10.hükmünde belirtilen hisselerin iadesinin yapılması gibi aynı anlaşma şartlarını içermelidir. GYO tarafından dağıtılan kazançların, şirketlerce yapılan kar dağıtımlarından farklı; mevcudiyet seviyesinde bu çeşit dağıtımların limitli veya vergisizliğe tabi olmasına rağmen şirketlerce yapılan kar dağıtımlarından farklı olarak; mevcudiyet seviyesinde bu çeşit dağıtımların limitli veya vergisizliğe tabi olmasına rağmen, şirketlerce yapılan kar dağıtımlarının şirket seviyesinde gelir vergisine tabi oması muhtemeldir. Eğer vergi anlaşması uygulanırsa, bu dağıtımlardaki limtli vergilendirme ana ülkede uygulanacaktır. Oysa GYO durumunda , şirket seviyesinde çok az veya hiç uygulanmayna kurumsal gelir vergisi elverişliliği vardır ve bu yüzden ana ülke Örnek 1 de gösterildiği gibi şirket tarafından yapılan dağıtımlara kıyasla ödenen toplam gelirin küçük bir kısmını oluşturabilir. ÖRNEK 1 Şirket (a) şirket (b) GYO (c) GYO (d) GYO (e) -Brüt gelir 100 100 100 100 100 -Maliyet ve giderler 50 50 50 50 50 -Net gelir 50 50 50 50 50 -%30 seviyesinde 15 15 0 0 0 kurumlar gelir vergisi -Dağıtılan kar 35 35 50 50 50 -Stopaj vergisi 1.75 5.25 2.50 7.50 15 4
    5. -Toplam vergi borcu 16.75 20.25 2.50 7.50 15 (a) %5 stopaj vergisiyle 10.madde altında uluslararsı şirket kar payı olarak işlenen dağıtımlar (b) %15 stopaj vergisiyle 10.madde altında portföy kar payı olarak işlenen dağıtımlar (c) %5 stopaj vergisiyle 10.madde altında uluslararsı şirket kar payı olarak işlenen dağıtımlar (d) %15 stopaj vergisiyle 10.madde altında portföy kar payı olarak işlenen dağıtımlar (e) Hiç bir vergi anlaşması uygulanmaksızın, yerel kanun altında %30 luk stopaj vergisi uygulanması Sonuçları düşündüğümüzde, bir çok ülkenin bir vergi anlaşması altında bu kadar kolay bir şekilde GYO dağıtımlarında ki vergilendirme haklarından vazgeçmeye hazır olmayacaklarını görürüz. ÇG, iki durum arasında uzlaşma için gayret etti ve bir yatırımcının GYO’da sahip olduğu faiz tutma oranına bağlı alternatif bir çözümü ayrıntılı bir şekilde hazırladı. Bu çözümün arkasındaki temel hedef, bir şirket hissedarının , kamusal ticari şirket tarafından tutulan belirli malların kontrolüne sahip gibi görünmesinden çok , küçük bir yatırımcının GYO’nun esas gayrimenkulü üzerinde artık kontrolünün olmamasıdır. Küçük bir yatırımcı sadece yatırım iadesi ararken, aynı şekilde bir şirket hissedarı da şirket kar paylarının ve yatırımının iadesi için paylaşılan kuralalrı arar. E KT ise, GYO’dan %10’dan daha az faiz alan ikamet etmeyen yatırımcının elde ettiği dağıtımların, E KT Modelinin 10(2)(b) maddesinde ayarlanmış %15 lik faiz gibi, portföy kar payı oranının geçmeyecek bir oranda ana ülkedeki vergiye tabi olmasını teklif etti. Tam tersine, GYO’dan %10 veya daha falza faiz alan yatırımcının yaptığı dağıtımlar E KT Modelinin 10. maddesiyle kapsamlandırıldı fakat, orada içerilen hiç bir oran kısıtlaması için elverişli olmayacaktı. Bu durum, büyük yatırımcının direk olarak taşınmaz malalrdan elde ettiği gelir gibi benzer bir sonuç yaratır. E KT’nin böyle bir teklif yapması ve küçük ve büyük yatırımcıları farklılaştırması anlaşılabilir. Bütün bunlardan sonra, büyük bir yatırımcı GYO’yu kontrol edebilir (ve dolaylı olarak esas gayrimenkul mallarınıda). Vergi yükümlüsü olmak için gerekli olan %10 basamağının neden seçildiğine dair bir açıklama yoktur. Tabiki ülkeler ikili görüşmelerinde bu basamağı değiştirmede özgürdürler fakat bunun arkasndaki nedeni açıklamak daha uygun olacaktır; şu an pratikte olduğu gibi, bir çok ülke bu basamağı kendi vergi anlaşmalarında kullanmaya meyillidir. Bu %10 luk basamğın taslağını yazanların bunu kullanma nedenleri üzerine bazı akla yatkın açıklamaları vardırç Yani: (1) 1990’lar dan beri, Amerika’nın GYO hususunda vergi anlaşmalarında kullandığı basamakla aynıdır. (2) Bazı ülkelerin, bir yatırımcının GYO’dan elde edebileceği faiz miktarında ki limitlendirmeye sahip olmasıdır. Örneğin, Avrupa’da ki dağıtımlar, %10’a veya para cezası olmaksızın payların daha fazlasına veya Almanya’da Alman GYO’su nun oy verme hakkının %10’u veya daha çoğunu direk olarak elinde tutan bir hissedara sahip olan bir kurumsal hissedar yapılamaz. (3) Bu basamak, açıklama bilgisinden, ayarlayan otoritelere kadar en az olmalıdır ve, (4) (1) in ve (3) ün birleştirilmesidir. Küçük yatırımcılar hususunda, taslağı yapanlar GYO’dan yapılan dağıtımların kurumsal seviyede vergilendirmeye tabi olmadığını belirtti. Onlar bu durumu, anlaşma şartları altında, esas kurumsal gelir vergisi olmamasına rağmen, ana ülkede uygun olan stopaj vergisinin limitlendirildiği fonlardan elde edilen faiz geliriyle kıyasladı. 5
    6. GYO’dan yapılan ağır tahsilatların, kaynak ülkede yasai le koyulmuş vergide ki önemli bir miktarında, vergi anlaşmasının 10.maddesi altında limitli vergi uygulansa bile izin vereceği tartışıldı. Belkide, küçük yatırımcılara yapılan dağıtımlar için önerilen anlaşma şartlandırmasını benimseme için, en zorlayıcı neden, portföy yatırımından vergi toplamanın uygulanabilir ve güvenilir bir yolu olan bütünü dağıtımların stopaj vergisi üzerinden yapılmasıdır.Bu özellikle GYO’da ki küçük yatırımcıların önemli bir miktarını düşünmedir. GYO’dan yapılan dağıtımlar hususunda E KT anlaşma politikası, GYO’nun yasal yolunu düşünmeksizin uygulanmalıdır ve bu yüzden GYO’dan yapılan dağıtımların şirket olarak düzenlenmesi (ve bu nedenle E KT Modelinin 10.maddesinin esas üslubu tarafından kapsanmamıştır) temettü dağıtımları gibi işlemden geçirilmelidir.Bu amaçla, E KT, genişletilmiş Meşruhat’da ki E KT Modelinin 10.maddesine alternatif bir üslup önerdi. Bu değiştirilmiş alternatif aşağıdaki gibidir: 1.Yerleşik bir şirket tarafından ödenen temettü veya diğer sözleşmeli ülkenin bir yerlisine ,bir sözleşmeli ülkenin kanunları altında düzenlenen GYO diğer ülkede vergilendirilebilir. Bu basit çözümün uygulanmaya çalışıldığı durumları analiz etmek akıllıcadır. “şirket” terimi herhangi bir tüzel kişi veya anlaşma amaçları için tüzel kişi gibi gösterilen herhangi bir mevcudiyet anlamına gelir. Meşruhat’da ki E KT Modelinin 3.maddesine göre “şirket”terimi ilk olarak herhangi bir tüzel kişi (Fransızca’da personne morale) anlamına gelir. Buna ek olarak, bu terim düzenlendiği sözleşmeli ülkedeki vergi kanunlarına göre tüzel kişi gibi davranılan herhangi bir vergiye tabi birim anlamına gelir. Buna göre, bu terim sadece şirketleri değil, ayrıca ülkenin yerel vergi hukuk kurumu tarafından tüzel kişi olarak görülen herhangi bir mevcudiyetide kasteder. Bazı yargı alanlarında, GYO’lar vakıf olarak düzenlenir. Genelde, vakıflar ayrı mevcudiyetler veya yasal kişiler değildir. Fakat bir sözleşme tarafından onaylanan (vekaletname) yasal zorunlulukları veya hakları dizisidir. Tabiki, vakıflarının ve vergi anlaşmalarının birbirlerini etkilediği yol , özellikle vakıfların nasıl yerel olarak vergilendirildiğinde tek düze şartlandırmaların olmadığı zamanalrda karmaşık bir sorundur. Vakıflar E KT Modelinin 3(1)(a) maddesi kapsamında bir grup insan ( Fransızcada groupements de personnes) olarak düşünülebilir. Oysaki bu durumu, eğer ülkenin vergi hukuku kurumunca vakıflar yasal olarak görülmezse , vakıfları E KT Modelinin 3(1)(a) maddesi içinde düşünmek zor olacaktır. Her halükarda, vakıflardan, anlaşma amaçları için yerleşik olarak düşünülen kapsamlı vergi yükümlülüğüne tabi olmaları istenir.Eğer değilse, E KT Modelinin 1.maddesinin gerektirdiği gibi anlaşma kazançlarına hak kazanamazlar. Meşruhat’ın yeni versiyonunda ki E KT modelinin 10. maddesine E KT tarafından sunulan ikinci bir alternatifin bu problemin üstesinden geleceği amaçlandı. Buna göre, anlaşma şartları için şirket olarak hak kazanmayan vakıflar gibi düzenlenen GYO’da ki dağıtımlar E KT Modelinin 10. maddesinde açıkca kapsanmıştır. 6
    7. 6. GYO’DAK SERMAYE KAZANÇLARI FA ZLER N N ŞARTLANDIRILMASI Raporda GYO paylarının yabancılaştırılıp yabancılaştırılmayacağı E KT Modelinin 13(4). Maddesinde kapsanabileceği tartışıldı. Bu hüküm aşağıdaki gibidir; Diğer sözleşmeli ülkede yer alan taşınamaz malların direk veya dolaylı bir şekilde değerlerinin %50’den daha fazla alınan paylarda ki yabancılaşmalarla, sözleşmeli devletteki yerleşik olanlarca elde edilen kazançlar diğer ülkede vergilendirilebilir. Bu paragraf E KT modelinin 2003 versiyonuna dahil edilmiştir ve kaynağa (mahale), öncelikli vergilendirme haklarını , o ülkede ki taşınamaz mallardan elde edilen değerin %50’den daha fazla olan şirketlerdeki paylarının yabancılaşmasınıda göz önünde tutarak tahsis eder.Böylece yatırımcının yerleşik olduğu ülke bu kazançları vergilendirebilir. Fakat E KT Modelinin 23(a) ve 23 (b) maddelerine göre çifte vergi indirimi sağlamak zorunda olacaktır. GYO’nun esas amacında olduğu gibi taşınamaz malları tutmak, E KT modelinin 13(4) maddesinde ki durumları uygulamak, yatırımcıların şirket araçları olarak düzenlenen GYO’daki faizlerini yabancılaştırdığı zaman karşılanacaktır. Oysa ÇG’nin bazı üyeleri bu amaçla uyuşmadı ve dağıtımlar için sağlanan ikiye ayrılma yaklaşımı kullanımını destekledi. Bu nedenle GYO’da ki küçük yatırımcı faizinin dolaylı taşınamaz mallar üzerinde olmasından ziyade, bir güvence olarak görülmelidir.Bu şartlandırmanın elindeki temel sebepler; -Dağıtımlardaki vergilendirme amaçları için böyle faizlerin uygun şartlandırmalarınıda düşünerek raporun sonucuyla tutarlılığı, -Genel olarak tutulan GYO’nun da küçük faizlerinde ki kazançların kaynak vergilendirmesi uygulamasını yönetmenin zor olacağıdır. -GYO’ların kazançlarının çoğunu dağıtmalarının gerektirilmesi ve bu nedenle sermaye kazanç vergisinin uygulayacağı arta kalan büyük miktarda kazançların olacağı ihtimal dahilinde bile değildir . -Kaynaktaki tüm vergilendirme , eğer ona ülke vergi toplamazsa ve yatırımcının yerleşik olduğu ülke muafiyet ülkesiyse çifte muafiyet sonucuna varabilirdi. Sonuç olarak , Meşruhat’da ki E KT Modelinin 13.maddesi, çifte anlaşma görüşmeleri sırasında GYO’da ki küçük yatırımcıların kazançlarında ki muafiyeti içeren olasışığa hitap eder. Dolayısıyla, eğer böyle değiştirilmiş bir dil vergi anlaşmalarında olsaydı, E KT Modelinin 13(5). maddesindeki payların yabancılaştırılmasındaki gelir gibi, bu yolla sadece yatırımcının yerleşik olduğu ülkenin tek vergilendirme hakkını sağlayarak, GYO’nun küçük yatırmcısının yabancılaşmasından elde edilen gelir şartlandırmasına izin verirdi. Bunun tersine, GYO’da büyük yatrımcılarının faizlerinin satışından elde edilen gelir, E KT Modelinin 13(4). maddesine göre taşınamaz malların yerleşik olduğu ülkede vergilendirilebilirdi. Eğer yeni muafiyet çift taraflı görüşmelerde içerilmezse, GYO’da ki faiz yabancılaştırılmasında elde edilen gelire, GYO’da ki yatırımcı faizini içine alan orana bakmayarak E KT Modelinin 13(4). maddesine göre muamele yapılacaktır. Kurumsal olmayan şekilde uyarlanan GYO lar için rapor iki alternatif sağlar. lki, şirket ortakların veya vakıfların faizin yabancılaştırılmasında 13(4). maddenin uygulanmasına izin verildiği Meşruhat’da ki E KT Modelinin 13. maddesinin 28.5. bendini içeren istemli usulün kullanımıdır. kinci olasılık ise, E KT Modelinin 13(1). Maddesi uygulanmasının, vergi 7
    8. amaçları için açık kurumlar gibi davranılan GYO’da ki faiz yabancılaştırmasına göre olmasıdır. 7.GYO’NUN SINIR ÖTES GEL R GYO’lar kazandıkları gelir çeşidine göre üç ana bölümde sınıflandırılabilir. GYO’nun en genel olan ilk bölümü, GYO’ların tarafsızlığıdır. Bu GYO’lar yatırım yapar ve mülkiyet elde ederler. Bunlar sık sık belirli bir alanla mesela ikamet, perakende satış , iş yeri, sanayiye ait, otel ve dinlenme yerleri GYO’su olarak iş görürler. Gelirleri ise kira gelirlerinden elde edilir. Bu nedenle, bir çok sınır ötesi durumunda GYO’nun bu çeşidinden elde edilen gelirlerin sınır ötesi E KT Modelinin 6. maddesine benzeyen vergi anlaşmalarındaki hükümler tarafından kapsandığı kabul edilir. kinci bölüm ipotekli mülklerin yatırımında GYO ipoteklerinden oluşur. Bu GYO’lar gayrimenkul alıcılarına borç verirler veya varolan ipotekleri veya ipotek garantisi güvenliğini satın alırlar. Gelirleri ipotek ödünçlerinden kazanılan faizler tarafından öncelikle hasıl eidlir.buna göre, EKT modelinin 11.maddesi GYO’nun bu çeşidine daha bağlıdır. potekli GYO’lar , GYO sanayisinde küçük bir oranı temsil etselerde Amerika’da çok yaygındır. GYO’nun üçüncü bölümü ise “karma GYO’lar”dır. Bu GYO lar tarafsızlık stratejisini ve ipotekli GYO’ları hem mülk hem de ipotekli yatırımlarınca birleştirir. Rapor ayrıca GYO’nun direk bir şekilde böyle mülkelerden elde edilen gelirler olmaksızın, taşınmaz mallar üzerinden yürütülen işlerden gelir elde edebileceiğini belirtir. Buna göre GYO’dan elde edilen gelir E KT modelinin 7.maddesi altında azalabilir. GYO’lar ayrıca taşınmaz malların veya güvenliklerinin faizinden kazandıklarını elde edebilir. Bu bölümdeki gelir E KT modelinin 13.maddesi tarafından kapsanır. E KT modelinin 6. ve 13.maddelerine bağlı vergi anlaşmaları hükümleri gibi gelirin vergilendirmesi için taşınamaz mallara sınırsız haklar veren ülkeye , GYO’nun yerleşik olduğu ülkede kredi veya indirim yoluyla çifte vergi indirimi sağlamalıyken, GYO tarafından elde edilen sınır ötesi geliri bu hükümler altında ana ülkede vergilendirebilir olması ,taşınmaz mallar veya onların yabancılaştırılmasından elde edilen kazançlara verilir. 3.de belirtildiği gibi , GYO’nun temel özelliklerinden biri gelirinin kurumsal seviyede normalde limitli veya vergisizliğe tabi olmasıdır. Eğer GYO’nun elde ettiğisınır ötesi geliri yatırım yapan yabancı ülkede temel vergilendirme basamağı avantajı azalırdı. Örnek 2 bunu gösteriri Örnek2: GYO X’in , A ülkesinin yerlisi olduğunu,B ülkesinde taşınamaz mallara sahip olduğunu ve bu mülkten 1,000 kira geliri elde ettiğini farzedin. Ayrıca GYO X , A ülkesinde mülke sahip ve o mülkden 1,000 kira geliri elde ediyor. B ülkesinden elde edilen kira geliri %20 son stopaj vergisine tabidir.GYO X ‘de ki tüm yatırımcılar X’de %5 faize sahip ve E KT Meşruhatının içerdiği GYO alternatif hükümlerini kapsayan A ülkesinde sonuçlanan vergi anlaşmalarıyla o ülkelerde yerleşik olanlardır. A ülkesi B ülkesi -Kira geliri 1.000 1.000 8
    9. -Kira gelriindeki %20 0 (200) oranındaki stopaj vergisi -Maliyetler ve giderler (100) (100) -Dağıtılan kazançlar 900 700 -Dağıtımlardaki %15lik (135) (105) Stopaj vergisi -Yatırımcılardan elde edilen 765 595 Gelir -toplam ödenen gelir 135 305 Bu görüşte, raporun ilk sürümünü hazırlayan resmi olmayan teknik gruptaki sanayi üyeleri bu engellern yerel GYO sisteminden yabancı GYO’lara uzaması tarafından böyle sınır ötesi yatırımlarının belirlenmesine mani olduğunu belirtti.ÇG bu sonuca ulaşmada üç farklı yaklaşımı incelediler ve rapora bu yaklaşımların daha fazla incelenmesini içeren bir ek ilave ettiler. lk yaklaşım “müteakip stopaj vergisidir”. Bu yaklaşım altında , taşınmaz mamallar ve dağıtımlarda elde edilen gelir ortadaki ana ülke tarafından( yani taşınmaz malların bulunduğu veya GYO dağıtımlarının bulunduğu ülkede) vergilendirilmeyecektir. Fakat yatırımcılarına yabancı GYO tarafından vergilendirilecektir. Sonraki dağıtım tarafından toplanan vergiler (1) GYO’nun kurulduğu ülkedeki vergileri ve (2) ana ülkeye bağlı vergileri içerir. Bu yaklaşım yürütme vergi anlaşmalarının uygulanmasıyla birleşmiş yerel kanun degisimlerine dayanir. Anlaşma hükümleri karların bçlge dışı vergilendirmesini önleyen E KT modelinin 10 (5). Maddesi gibi onaylanmalıdır. Bu yaklaşım altında düşünülebilecek bir sorunla GYO’nın yaptığı dağıtımlara elverişli vergi oranlarına bağlıdır. Bu dağıtımların bir bölümü ana ülkeye aittir ve müteakip dağıtımlarda vergilendirilecektirç Fakat yabancı GYO ’ nun büyük ve küçük yatırımcılara sahip olabileceği ve elverişli vergi oranının farklı olabileceği gerçeğini göz önünde tutmalıyız (bkz5) “ Müteakip stopaj vergisi” yaklaşımını GYO’daki yatırımlara uygulamak için , rapordaki ek, GYO’da ki yatırımcıların dolaylı mülkiyet oranalrına karar vermek için yabancı GYO tarafından bakarak vergi oranlarını uyarlamanın mümkün olduğunu belirtir.Oysa bu yaklaşım GYO dan yapılan dağıtımların bir bölümünün ana ülkeden elde edilen gelirde, yabancı GYO’nun maliyeti ve giderlerinin dağıtımlarının kazanç miktarlarının azalması gibi , mantıklıca atfedilebileceği kararı gibi olası teknik zorlukları ortaya koyar. kinci yaklaşım anlaşma amaçları için yabancı GYO’yu yerel bir kurum olarak görmeyi içerir. Özel olarak hazırlanmış anlaşma hükümleri, yabancı GYO’dan elde edilen taşınmaz mallar gelirini ( ve yerel GYO’da ki dağıtımları) yerel GYO , o geliri elde etmiş gibi ele alır. Bu yaklaşım altında , yabancı GYO ya yapılan dağıtımlar, ana ülkedeki yerel GYO tarafından elde edilen vergilendirmeyen gelir olarak düşünülecektir. Oysa bu yaklaşım, ayrıca sayılmış dağıtımların , E KT Modelinin 10. maddesinin dağıtım kuralı altında ana ülkedeki vergilendirme artışına yol açan yerel GYO imiş gibi yapılmasını belirtir. Sayılmış dağıtımların oranı temel ülkeden elde edilen kazançlarla sınırlı olabilir. Örneğin , B ülkesinde anlaşma amaçları için yerleşik olan GYO X , A ülkesinde anlaşma amaçları için yerleşik olan GYO Y den dağıtım kazancı olarak 100 alır. GYO X ayrıca B ülkesinde taşınmaz malların kira geliri olarak 1.000 alır. Bu önerilen teklifin benimsendiğini , GYO X in dağıtım kazancının 1.100 olduğunu farzedin. Bu önerilen çözüm altında 1.100’ün 100’ü GYO tarafından ülke A’daki yerleşiğe dağıtılıyor farzedilir. 9
    10. Ülek A’ daki A-B ülkeleri vergi anlaşma dağıtım kurallarına göre vergilendirme getirilen artış eylemine göre, GYO X anlaşma amaçları için Ülke A’nın vatandaşı olarak farz edilmelidir. Buna bağlı olarak, eğer küçük yatırımcı A Ülkesinde yerleşik olarak bileşenleri alıyorsa, A-B ülkeleri vergi anlaşmasının 10. maddesi 100 A Ülkesi tarafından dağıtılan farz edilmiş miktar olarak kabul edilemez. Çünkü GYO dağıtımı ve yatırımcı aynı ülkede yerleşik olabilirler. 1.000’in dağıtımı Ülke B kaynaklıdır ve Ülke A vatandaşı tarafından alınıyor olabilir. Bu A-B ülkeler vergi anlaşmasının 10(2) maddesine konu olur. Eğer küçük yatırımcı B ülkesi yerleşiği ise, B ülkesi tarafından dağıtılan 1000 üzerindeki vergi A-B vergi anlaşması tarafından sınırlandırılamaz. Çünkü dağıtıcı firma ve faydalanan sahip aynı ülkenin yerleşiğidir. A ülkesi tarafından dağıtılacak olan farz edilen 100 miktarı, yine de, A-B vergi anlaşmasının 10(2) maddesinin sınırlamasına konu olur. Eğer küçük yatırımcı başka bir ülkenin(ülke T) yerleşiği ise, durum daha karmaşıktır. GYO x tarafından dağıtılan 100 ülke B’nin bulundurma vergisine konu olur, B ile X arasındaki vergi anlaşmasının sınırlandırmasına konu olur. A-T ülkeleri arasındaki vergi anlaşmasının 10. maddesi, yine de, 100’ün farzedilmiş dağıtımına uygulanır. Çünkü 10(1) maddesi hem şirketin bileşeni ödemesini hem de yatırımcının A ve T ülkelerinin anlaşmasın amaçlarına dosdoğru yerleşik olmasını gerektirir. WP tarafından dikkate alınan üçüncü yaklaşım ise özel anlaşma kuralları oluşturmuştur, öyle ki, GYO kaynak ülkede kalıcı oluşuma sahiptir ve kaynak ülkeden gelen gelir katılabilirdir. Bu kural aynı zamanda farzedilmiş kalıcı oluşumdan kaynaklanan yatırım gelirlerinin kaynak ülkede vergi dağıtımını yapmayı şart koşmuştur. Bu düşünce Raporun eklentisinde yeteri derecede tartışılmamıştır. Özel kuralların kalıcı oluşumdan kaynaklanan gelirlerin kaynak ülkede vergilendirilmemesini şart koşması gerekir. Bu kuralların aynı zamanda farz edilmiş dağıtımlar hususunda kaynakta vergi ayarlamalarının yapılası gerekir. 8. Sonuçlar 2008 Güncellemede, E KT, E KT modelinin 10. ve 13. maddelerine açıklamalar getirmiştir. Seçmece bir üslup E KT üye ülkeleri tarafından ikili anlaşma müzakereleri sırasında kullanılan GYO’larla özellikle alakadar olmuştur. GYO’dan % 10’dan az kazanç sağlayan yerleşik olmayan yatırımcılardan sağlanan kar dağıtımları kaynak ülkede cüzdan bileşen oranından vergiye tabi olmalıdır. Bunun tersine, GYO’dan % 10 ya da daha fazla kar elde eden yatırımcılar kaynak ülkede sınırsız olarak vergilendirilmelidir. GYO’da yatırımcılar tarafından fark edilen sermaye kazancı taşınmaz mülk şirketlerinin hisse senetleri alienasyonlarından gelen bir tehdit olarak görülmelidir. Açıklamada E KT’nin 13. maddesine yerleştirilen seçmece üslup yine de 13(5) maddesi tarafından korunan hisse senetlerinin alienasyon kazançlarını tehdit eden GYO ‘daki küçük sermaye kazançları için muafiyetleri içere olasılığını adres gösterir. Böylece, yerleşik ülke yatırımcısının vergilendirilmesini şart koşar. Bu konulara ek olarak, WP, GYO raporunda elde edilmiş sınır ötesi gelir anlaşmasını üretebilecek standart anlaşma kurallarının istenmeyen sonuçlarını ayarlayacak üç alternatif 10
    11. sunmuştur. Teklif edilmiş olan bu üç alternatif işlem sürecindeler, çünkü GYO anlaşma tedavilerindeki uzak tasfiyelere liderlik edeceği umulan ve çözmesine gerek duyulan konular bulunmaktadır. Bazı ülkelerin(Amerika Birleşik Devletleri haricindeki) özellikle GYO vergi anlaşmalarını göz önünde bulunduran tüzel kurallarının olmasının hiçbir değeri yoktur. Yakın zamanda bir örnek olarak Fransa ve ngiltere arasında imzalanmış vergi anlaşması olabilir. GYO hükümlerinin tanzimi bu anlaşmalarda önerilmiş 2008 E KT modeliyle özdeş olmamasına rağmen, bu anlaşmalar, düşüncenin aynı yolundan gitmekteler ve benzer sonuçları verecekleri muhtemel. 11
    SlideShare Zeitgeist 2009

    + Eren YılmazEren Yılmaz Nominate

    custom

    89 views, 0 favs, 0 embeds more stats

    More info about this document

    © All Rights Reserved

    Go to text version

    • Total Views 89
      • 89 on SlideShare
      • 0 from embeds
    • Comments 0
    • Favorites 0
    • Downloads 0
    Most viewed embeds

    more

    All embeds

    less

    Flagged as inappropriate Flag as inappropriate
    Flag as inappropriate

    Select your reason for flagging this presentation as inappropriate. If needed, use the feedback form to let us know more details.

    Cancel
    File a copyright complaint
    Having problems? Go to our helpdesk?

    Categories