YENİ ANAYASA İÇİN YOL HARİTASI       Editör : Dr. Fatih ÖZTÜRK                 Künye             Bu Eser Adalet ve Hukuk D...
YENİ ANAYASA İÇİN YOL HARİTASI(A ROUTE MAP OF A NEW CONSTITUTION           FOR TURKEY)         Editör Dr. Fatih ÖZTÜRK    ...
YENİ ANAYASA İÇİN YOL HARİTASI         ( A ROUTE MAP OF A NEW CONSTITUTION FOR TURKEY )                                 İç...
3-   ANAYASANIN İDEOLOJİSİ ( Ideology of Constitution )     - Anayasalar ve Değiştirilemez Hükümler ( Maddeler )          ...
ÖNSÖZ    Türkiye, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlerden sonra, meclis çatısı altındabaşlatılan yeni anayasa ...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası    Adalet ve Hukuk Derneği, üye hukukçuların kişisel gelişimine yaptığı katkının yanı sıra,...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıdevam eden anayasal tartışma konularının, dünyanın farklı ülkelerinde benzer süreçlerdeaynı ...
GİRİŞ     Bu ülkede belki de ilk defa halkın (temsilcileri) eliyle gerçekleştirilecek olan yeni biranayasaya katkı olması ...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası    Profesör Christina Murray, “Anayasa Yapımına Halkın Katılımı ve Gelecek” adlımakalesinde...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıhüküm konulabilir, diyor. Fakat bu konulan değiştirilemez hükümlerin devamlılığı ve kısadöne...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıdeğiştiremiyor ya da yüksek mahkeme kararlarını etkisiz kılamıyorsa, yasa koyucuları seçimle...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıuğratabileceğini, bu nedenle en kolay yolun anayasada bunlara yer vermeden, anayasalyargı de...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası                                 16
Anayasa Yapımına Halkın Katılımı ve Gelecek                                     Christina Murray   İnsan Hakları ve Anayas...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası      Vatandaşlar ve Anayasa Yapımı    Türkiye’de olduğu gibi, Güney Afrika’da 1994-1996 ara...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası    Anayasa Meclisi’ndeki toplantılar çok detaylı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. AnayasaM...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası     Milli Anayasa Konferansında görüşler tartışıldı, değişiklikler yapıldı ve nihayet tasla...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası    Bu sürecin başarılı olmasında pek çok faktör etkili olmuştur. Gelecek kısımda ifadeedece...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası     Katiba Sasa kampanyası anayasayla ilgili aktif bir şekilde organizasyonların üyeleritar...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası    Prensip 9: Anayasa, adil ve eşit bir şekilde doğal kaynakların ve imkanların dağılımını;...
Yeni Anayasa İçin Yol HaritasıHangimiz, STK’ların bu sürece katılımının adil olduğunu garanti edebilir? Birimiz temsilcini...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıonayı için gerekliydi, bu nedenle siyasilerin halkı toptan tanımaması çok akıllıca bir davra...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıalmayı, her ne seviyede olursa olsun kamu işlerinin görülmesinde (yer almayı)” hak olaraktan...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıistemiştir. Lobi grubu, Parlamento’nun ikinci kanadı olan, Milli Eyaletler Konseyi (theNatio...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası     Diğer iki yasa ise, Parlamentoda ilk ele alındığında halkın ilgisini çekmiştir. Gerçekt...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası        Siyasetçiler, Halkın Görüşüyle Bağlı mıdır?    Önceki dört sorudan biri olan genelli...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası      Sonuç     Birleşmiş Milletler Sivil ve Siyasi Haklar Konvansiyonunu 1966’da imzalayan ...
Yazılı Olmayan Anayasal Prensiplerin Kanada Anayasası                         Yorumunda Rolü                              ...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıbağlayan norm kurallar olarak kabul edilir, ve onların ihlal edilmesinin karşılığı ise siyas...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıolduğu görülecektir. Prensibe dayanan anayasal konvansiyonlar gibi, anayasal prensiplerdeana...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası      Bir anayasa, kuvvetler ve uygulanmasıyla ilgili olarak açık bir şekilde bütün alt deta...
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Yeni Anayasa İçin Yol Haritası
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×

Yeni Anayasa İçin Yol Haritası

2,802

Published on

Adalet ve Hukuk Derneği tarafından hazırlanan kitapta yerli yabancı akademisyenlerin anayasa hazırlama süreçleri ile ilgili makaleleri yer alıyor.

0 Comments
1 Like
Statistics
Notes
  • Be the first to comment

No Downloads
Views
Total Views
2,802
On Slideshare
0
From Embeds
0
Number of Embeds
1
Actions
Shares
0
Downloads
21
Comments
0
Likes
1
Embeds 0
No embeds

No notes for slide

Yeni Anayasa İçin Yol Haritası

  1. 1. YENİ ANAYASA İÇİN YOL HARİTASI Editör : Dr. Fatih ÖZTÜRK Künye Bu Eser Adalet ve Hukuk Derneği Yayınıdır www.adaletvehukuk.org Mart 2012 BasımBion Matbaacılık Reklam San. Tic. Ltd. Şti. Orta Mah. İbrahim Ağa Cad. No: 18 Kısmet Han B Blok Kat: 3 No:10 Bayrampaşa - İstanbul / Türkiye
  2. 2. YENİ ANAYASA İÇİN YOL HARİTASI(A ROUTE MAP OF A NEW CONSTITUTION FOR TURKEY) Editör Dr. Fatih ÖZTÜRK Mart 2012 İstanbul
  3. 3. YENİ ANAYASA İÇİN YOL HARİTASI ( A ROUTE MAP OF A NEW CONSTITUTION FOR TURKEY ) İçindekiler (Contents) Önsöz 8 Giriş Dr. Fatih Öztürk 111- ANAYASA YAPIMI ( Constitution Making ) - Anayasa Yapımına Halkın Katılımı ve Gelecek Prof.Christina Murray Cape Town Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Cape Town, Güney Afrika Çeviri: Dr.Fatih Öztürk 17 - Yazılı Olmayan Anayasal Prensiplerin Kanada Anayasası Yorumunda Rolü Prof. Warren Newman Kanada Adalet Bakanlığı, Ottawa, Kanada Çeviri: Dr.Fatih Öztürk 31 - Anayasaların Yapılması ve Değiştirilmesi Prof. Jeffry Thomas Missouri Üniversitesi, Kansas City Hukuk Fakültesi Dekanı, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 43 - Anayasaların Yapımı ve Değiştirilmesi: Bazı Yansımalar Prof. Maria Cahill College Cork Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Cork, İrlanda Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 53 - Kültür ve Hukukun Üstünlüğü: Anayasa Yapımında Dikkatli Olmak Prof. David Pimentel Florida Coastal Hukuk Fakültesi, Jacksonville, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 672- DİN ÖZGÜRLÜĞÜ (Freedom of Religion) - Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku Açısından Din ve Devlet İlişkisi: Türkiye`nin Yeni Anayasası İçin Konular Prof. W.Cole Durham ve Prof. Brett Scharffs Brigham Young Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Uluslar arası Hukuk ve Din Çalışmaları Merkezi Müdürü ve Yardımcısı, Prova, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 79 - Anayasada Kadın - Erkek Eşitliği: Kanada Tecrübesi Prof. Bevarly Baines Queen`s Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kingston, Kanada Çeviri: Dr.Fatih Öztürk 91
  4. 4. 3- ANAYASANIN İDEOLOJİSİ ( Ideology of Constitution ) - Anayasalar ve Değiştirilemez Hükümler ( Maddeler ) Prof. John C. Knechtle Florida Coastal Hukuk Fakültesi, Jacksonville, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 101 - Kimin Anayasası: Devletin mi? Milletin mi? Prof. Cleveland Ferguson Florida Coastal Hukuk Fakültesi, Jacksonville, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 115 - Dünya Vatandaşlığı, Milli Vatandaşlık ve Bir Milletin Anayasası Prof. Rod Sullivan Florida Coastal Hukuk Fakültesi, Jacksonville, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 1274- YARGI ( Judiciary ) - “Militan Demokrasi” ve Anayasa Mahkemesi Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez KTÜ, İİBF Dekanı 139 - “Yargısal Aktivizm ve ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında Yargısal Aktivizm” Dr. Fatih Öztürk 161 - İnsanların Elinde: Anayasanın Anlamı ve Yargısal Sorumluluk Prof. Craig Green Temple Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Philadelphia, ABD Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 175 - Yeni Anayasa ve Askeri İdare Mahkemesi Doç. Dr. Hayrettin Eren Melikşah Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kayseri 1855- HAKLAR ( Rights ) - Sosyal Yardım Haklarının Anayasal Korunumu Prof. Conor Mahony College Cork Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Cork, İrlanda Çeviri: Ayşe Esra İyidoğan 197 - 2010 Anayasa Değişikliklerinin Türkiye de Hak Arama Özgürlüğü Açısından Getirdikleri Yrd. Doç. Dr. Cengiz Gül Melikşah Üniversitesi, Hukuk Fakültesi 2116- AZINLIK HAKLARI ( Minority Rights ) - Çok Kültürlülük: Başarı, Başarısızlık ve Gelecek Prof. Will Kymlicka Queen`s Üniversitesi, Siyaset Bilimi Bölümü ve Hukuk Fakültesi, Kingston, Kanada Çeviri: Dr. Fatih Öztürk 2197- Adalet ve Hukuk Derneği´nin Yeni Anayasaya İlişkin Önerileri 255
  5. 5. ÖNSÖZ Türkiye, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlerden sonra, meclis çatısı altındabaşlatılan yeni anayasa çalışmaları ile önemli bir süreçten geçmektedir. Siyasi otorite, 1982Anayasası’nın ihtiyaca cevap verememesi, demokratik işleyişi ve katılımı sağlayamamasınedeniyle geniş toplum kesimlerince dillendirilen yeni anayasa taleplerini karşılamakamacıyla harekete geçmiş bulunuyor. Son genel seçimlerde halkımız, yeni anayasa yapılması konusundaki siyasisöylemlere  güçlü bir şekilde destek vermiş, halkın % 95’inin temsil edildiği bir meclisyapısını ortaya çıkarmıştır. Bu sonuç, net bir şekilde kurucu meclis tartışmalarına son vermişve  artık tüm tarafların da mutabakatıyla Türkiye‘de ilk defa sivil bir anayasanın yine sivilirade tarafından hazırlanabilmesinin yolunu açmıştır. Anayasa çalışmalarını yürütmek üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen 4siyasi partinin üçer üyesinden oluşan Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulmuştur. AnayasaUzlaşma Komisyonun görevi, anayasa yapımına dair usul ve esasları belirlemek, anayasayapım sürecini yönetmek ve yeni anayasa taslak metnini hazırlamaktır. Anayasa Uzlaşma Komisyonu başkan ve üyeleri, komisyonun ilk toplantısından itibaren,anayasa yapım sürecine, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımına büyük önemverdiklerini ifade etmektedirler. Cumhuriyet tarihi boyunca yürürlüğe giren anayasalarımızve halen yürürlükte bulunan 1982 Anayasası yapım ve kabul ediliş biçimlerine bakıldığında,Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun bu yaklaşımının ve anayasa yapımına halkın katılımınınhayati derecede önem arz ettiği tartışmasızdır. Ülke sorunlarına duyarlı her vatandaşın vesivil toplum kuruluşlarının bu sürecin başarı ile tamamlanmasına katkı sağlaması tarihi birsorumluluktur. 2005 yılında, bir grup avukat tarafından kurulan Adalet Ve Hukuk Derneği, hukuk veyargı alanında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek, yargısal faaliyetin birparçası olan savunma ayağını temsil eden üye avukatların, mesleki faaliyet ve çalışmalarınıetkin ve verimli bir şekilde yerine getirebilmelerine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.
  6. 6. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Adalet ve Hukuk Derneği, üye hukukçuların kişisel gelişimine yaptığı katkının yanı sıra,toplumumuzun demokratikleşme, hak, adalet ve özgürlük mücadelesine destek olmayımisyonunun bir parçası olarak görmektedir. Köklü bir medeniyetin, birleştirici bir kültürün, zengin bir tarihin varisi ve emanetçisiolan  milletimiz; kendi ülkemizden başlayarak tüm dünyada adaletin, hak ve hukukunhâkim kılınmasını hedefleyecek, insanlığın huzur, barış ve refahını temin edecek potansiyelve sorumluluğa sahiptir. Adalet Ve Hukuk Derneği, milletimizin tarih boyunca üstlendiği busorumluluğun bilinci ile hareket ederek faaliyet ve çalışmalarını yürütmektedir. Milletimizin sahip olduğu birikimi ortaya çıkarmak, dernek olarak üstlendiğimizmisyonun gereğini yerine getirmenin en önemli adımı; toplumsal birliğimizi perçinleyen birmutabakat çerçevesinde, ülkemizin tüm kesimlerini kucaklayan yeni, sivil ve demokratik biranayasanın yapılması yönündeki çabalara azami ölçüde katkıda bulunmaktır. Ortadoğu coğrafyasında ardı ardına gelişen siyasal ve toplumsal olaylar, Arap baharıolarak adlandırılan halk hareketleri ve AB ülkelerinde ortaya çıkan ekonomik kriz, ülkemizinson yıllarda yakaladığı ekonomik ve siyasi istikrarı korumasının çok önemli olduğunu bir kezdaha ortaya çıkarmıştır. Hiç şüphesiz, Türkiye’nin yakaladığı bu ekonomik ve siyasi istikrarıkorumasının ve daha da geliştirmesinin yolu evrensel demokratik normlara sahip yeni vesivil bir anayasaya sahip olmasından geçiyor. Yeni anayasa, toplumsal barış ve huzurumuz, milli birlik ve beraberliğimizin devamıve eşsiz jeopolitik konuma sahip ülkemizin kalkınma hamlesinin tamamlanması adına sonderece önemlidir. Yeni anayasa çalışmaları kapsamında bir çok sivil toplum kuruluşu, hazırladıkları taslakmetinleri veya anayasada yer verilmesini istedikleri ilke ve prensiplerden oluşan öneripaketlerini Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunmuşlardır. Yeni anayasa yapım usulü, kapsamve içeriği hakkında kamuoyunda geniş bir tartışma zemininin oluştuğu gözlenmektedir. Budurum ülkemiz ve demokrasimiz adına memnuiyet vericidir. Adalet ve Hukuk Derneği, yeni anayasa yapım sürecine, “Yeni Anayasa İçin Yol Haritası”ismini verdiği akademik bir kitap çalışması ile katkıda bulunmayı tercih etmiştir. Dernek,yayın hayatına kazandırdığı bu eserle, yeni anayasa tartışmalarına akademik düzeydeönemli bir katkı sunacağına inanmaktadır. Dünyanın sayılı üniversitelerinin Anayasa Kürsüsüöğretim üyeleri tarafından eserde yayınlanmak üzere kaleme alınan makalelerde, Türkiye’deyaşanan anayasa tartışmalarına doğrudan atıf yapılmakta ve anayasal sorunlarımıza evrenseldemokratik standartlarda çözüm önerileri sunulmaktadır. “Yeni Anayasa İçin Yol Haritası”isimli kitap, doğrudan doğruya anayasa yapım sürecine katkı amacıyla hazırlanmış olmaklabirlikte, akademik anlamda başucu eseri olabilecek niteliktedir. Eser, anayasa hazırlığıbağlamında uluslararası düzeyde bir çalışma olması bakımından Türkiye’de bir ilktir. Editör yazısında yer verilmiş olması nedeniyle kitap içeriğine dair değerlendirmeleretekrardan sakınmak amacıyla yeniden değinmeyip, içerik hakkındaki takdir vedeğerlendirmeyi okura ve kamuoyuna bırakmaktayız. Ancak birkaç cümle ile de olsa nedenböyle bir kitap çalışması yapma gereksinimi duyulduğunu ifade etmek zarureti vardır. Adalet Ve Hukuk Derneği, her şeyden önce yayınladığı bu eserle, yeni anayasatartışmalarına evrensel bir bakış açısı ortaya koymaya çalışmıştır. Ülkemizde öteden beri 9
  7. 7. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıdevam eden anayasal tartışma konularının, dünyanın farklı ülkelerinde benzer süreçlerdeaynı şekilde gündeme geldiği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Yeni anayasa yapımında buülkelerde yaşanan tecrübelerin incelenmesi, üretilen çözüm formüllerinin Türkiye içingeçerliliğinin irdelenmesi bakımından “Yeni Anayasa İçin Yol Haritası” kitabının çok önemlibir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz. Bu bağlamda, kitapta yer alan; Profesör Christina Murray, “Anayasa Yapımında HalkKatılımı ve Gelecek” adlı, Güney Afrika ve Kenya anayasalarının yapım sürecinin anlatıldığımakale, Profesör Rod Sullivan, “Dünya Vatandaşlığı, Milli Vatandaşlık ve Bir Milletin Anayasası”adlı yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin gerekliliğinin anlatıldığı makale, Profesör W. ColeDurham ve Profesör Brett Scharffs, “Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku Açısından Din ve Devletİlişkisi: Türkiye’nin Yeni Anayasası İçin Konular” adlı, Türkiye’de halen uygulanan sıkı laiklikuygulamalarının eleştirildiği, din ve vicdan özgürlüğüne vurgu yapılan makaleler, ProfesörWill Kymlicka, “Çok Kültürlülük: Başarı, Başarısızlık ve Gelecek” adlı, çok kültürlülüğünkorunmasına vurgu yaptığı makale, Profesör Cleveland Ferguson, “Kimin Anayasası: Devletinmi? Milletin mi?” adlı anayasaların temelde millete ait olmasının gerekliliğinin anlatıldığımakale ve kitapta yer verilen diğer bütün makalelerin ülkemizde yaşanan sıcak anayasatartışma başlıklarına çarpıcı çözüm önerileri ve tespitlerle, çok büyük katkı sunduklarını vesunacaklarını ümit ettiğimizi ifade etmek isteriz. Adalet Ve Hukuk Derneği, yapılacak yeni anayasanın, ülkemiz ve milletimizin ihtiyaçlarınacevap verebilmesinin ancak evrensel demokratik kriterlere sahip bir çerçeveye sahip olmasıile mümkün olacağına inanmaktadır. Kitabın son bölümünde derneğin yeni anayasada yerverilmesini istediği ilke ve prensiplerden oluşan bir öneri paketine de yer verilmiştir. Dernek,kitap çalışması ile, yeni anayasada yer verilmesini talep ettiği ilke ve prensiplerin, evrenseldemokratik meşruiyetine atıf yapmakta, kitapta yer verilen bilimsel görüş ve önerileri, geniştoplum kesimlerince ortaya konulan yeni anayasa talebine referans göstermektedir. Öte yandan kitapta yer verilen makalelerde serdedilen tüm görüşlerin müelliflere aitolduğu hatırdan çıkarılmadan, ortaya konulan görüş ve çözüm önerilerinin tümünün veyabir kısmının derneği bağlayıcı görüşler olmadığını; yapılmak istenenin, Türkiye’deki anayasaltartışma alanlarına uluslararası hukuk çevrelerinden görüş ve önerilerle katkıda bulunmakolduğunu belirtmek isteriz. Bununla birlikte kitapta yer verilen makalelerde savunulangörüş ve önerilere paralel görüşte olunan noktalar olduğu gibi farklı değerlendirmeleresahip olunan noktaların olabileceği açıktır. Nihayetinde, yeni anayasa yapımında son sözünsahibinin milletimiz ve onun adına yasama yetkisini kullanan yüce meclis olduğunu bir kezdaha hatırlatmadan geçemeyeceğiz. Son olarak, “Yeni Anayasa İçin Yol Haritası” isimli kitabımızda yer verilen makalelerin yerlive yabancı müelliflerine, kitap editörü Dr. Fatih Öztürk’e, makalelerin İngilizceden Türkçeyeçevirilerinin çoğunu gerçekleştiren Okt. Ayşe Esra İyidoğan’a, kitap kapak tasarımını yapandernek genel koordinatörü Gökhan İyidoğan’a, kitabın dizgi ve baskısını gerçekleştiren BarışSürekli’ye teşekkür eder, kitabın yeni anayasa sürecine katkıda bulunmasını ve hayırlaravesile olmasını temenni ederiz. Adalet Ve Hukuk Derneği 10
  8. 8. GİRİŞ Bu ülkede belki de ilk defa halkın (temsilcileri) eliyle gerçekleştirilecek olan yeni biranayasaya katkı olması isteğinden yola çıkılarak hazırlanan bu eser; anayasacılık faaliyetleriaçısından başarılı olmuş ülkelerin önde gelen hukuk fakültesi hocalarının taleplerimizeolumlu cevap vermesi sonucu ortaya çıkmıştır. Okuyucunun huzurunda bir kez daha buhocalara ve bizlere bu imkanı veren Adalet Hukuk Derneği’ne teşekkür etmek istiyorum. Son yirmi yıldır özellikle kolonizmden ya da komünizmden ayrılmış olan Eski Doğu Blokuülkelerinde ortaya çıkan anayasacılık hareketleriyle birlikte anayasa yapımı ciddi bir ivmekazanmıştır. Bu yeni anayasacılık hareketleri genelde olumlu karşılanmıştır, fakat bazı siyasetbilimciler ve hukukçular ise bu anayasacılık faaliyetlerine haklı olarak şüpheyle yaklaşmışlardır.Bunlardan birisi ve belki de en önemlisi Ran Hirschl olmuştur. Ran Hirschl, modern dünyadakianayasacılık ve yargısal denetime bağlı olarak mahkemelerin, gelişen ekonomi, dağıtıcıadalet ve sosyal yardım haklarını koruma anlayışına sahip olduklarına inanılmasının çok dadoğru olmadığını iddia etmektedir. Hirschl, diğer bir ifadeyle; hakların anayasallaştırılması veyargısal denetimin kurulmasıyla sosyal değişikliklerin, yeniden adil dağıtımın ve kuvvetlerinyayılması gibi faydaları olduğuna inanılmasının gerçeklerle örtüşmediğini ifade etmektedir.Hirschl, yeni anayasacılık hareketleri için; yöneten (hegemonic) siyasi elitlerin, etkiliekonomik çıkar çevrelerinin ve yargıdaki yöneticilerin (liderlerin) stratejik bir ürünü olduğunainanmanın daha yerinde olduğunu dile getirmektedir. Hirschl, sadece kendini düşünen buhukuk yapıcı çıkar koalisyonunun, anayasal reformların ne zaman yapılacağına, genişliğineve yapısının nasıl olacağına karar veren kişiler olduğunu söylemektedir.1 Türkiye’nin anayasaluygulamalarından buna pek çok örnek verilebilir; anayasa değişikliklerinin esas açısındandenetlenmesi, siyasi partilerin kapatılması, özelleştirme, din ve vicdan özgürlüğü ile ilgiliyapılan yasal ya da anayasal düzenlemelerin bir türlü statükocu, vesayetçi yapıyı kıramamasıgibi. Umudumuz o ki, hazırlanacak olan yeni sivil anayasa böyle bir talihsizliğe uğramadan,halkın yönetime katılımını sağlayacak bir model üzerine inşa edilir. Bu kitapta yer alanmakaleleri özetle ifade edecek olursak;1 Detaylı bilgi için bakınız, Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun ve Yargısal AktivizmDoktrini, Anayasal Yargı Denetimi Gerekli mi?, İstanbul, Beta Yayıncılık, 2012.
  9. 9. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Profesör Christina Murray, “Anayasa Yapımına Halkın Katılımı ve Gelecek” adlımakalesinde; Güney Afrika ve Kenya anayasalarının yapım sürecini ele almıştır. Murray,Güney Afrika ve Kenya’da anayasa yapımına halkın aktif olarak katıldığını belirtmektedir.Murray’in ifadeleriyle: Güney Afrika Anayasası 1996’da kabul edildi, halkın % 73’ü bir şekildeanayasa yapımına katılmıştır. Kenya’da ise halktan 70,000 kişi anayasa yapımıyla ilgili teklifsunmuştur. Her iki ülke tecrübesi de gösterdi ki, halkın anayasa yapım sürecine katılımıkolay olmamıştır. Murray; kamu hayatına katılım hakkının sürekli bir hak olarak anayasalarakonulması gerektiğini savunuyor. Murray, bundan dolayı, 1996 tarihli Güney Afrika Anayasası,yasamanın yasa yaparken toplumun katılımını sağlamasıyla ilgili olarak kural koymuşturdiyor. Yazar, bu kuralın, sıradan insanların yasa yapımına katılmasıyla, hesap verebilir birhükümet modelinin doğmasını sağladığı gözleminde bulunuyor. Son olarak, Murray, moderndünyada, halkın anayasa ya da yasa yapım sürecine gerçek anlamda katkısının yeterincesağlanamadığını, fakat gelişmelerin bu yöne doğru gittiğini ve bunun sürekli bir hak olarakkabul edilip anayasalarda yer alması gerektiğini söylüyor. Profesör Jeffry Thomas, “Anayasaların Yapılması ve Değiştirilmesi” isimli makalesinde;Türkiye’nin yeni bir sivil anayasa yaparak hukukun üstünlüğünü kurma adına büyük bir fırsatyakaladığını ve yeni anayasanın bütün bireylerin ve azınlıkların haklarını koruyarak hukukunüstünlüğü ilkesinin yaşayabileceği bir ortamın tesisine çok büyük bir katkı sağlayacağınıifade ediyor. Profesör Craig Green, “İnsanların Elinde: Anyasanın Anlamı ve Yargısal Sorumluluk” adlımakalesinde; yazılı anayasacılığın önemli olduğunu, ABD anayasal tecrübelerinin göstergesiolarak anayasacılığın; hukukun üstünlüğünü, toplum, yargı ve yönetenler arasındademokratik bir diyoloğun oluşmasına sebebiyet verdiğini ve mükemmel olmayan insanyapımı olan anayasaların giderek daha da faydalı olmasına zemin hazırladığını söylüyor. Profesör Beverly Baines, “Anayasada Kadın-Erkek Eşitliği: Kanada Tecrübesi”’ isimlimakalede; anayasa yapımcılığının son yıllarda yoğun bir şekilde arttığını, bu husustaanayasal kurumlarla ilgili zengin bir literatür oluştuğunu, fakat anayasa yapımının nasılgerçekleştirilmesi gerektiği ile ilgili çalışmaların zayıf kaldığı gözleminde bulunuyor. Bunoktadan ele aındığında, anayasa yapımının demokratik bir şekilde mi yoksa otoriter birşekilde mi gerçekleştiğinin önem arz ettiğini belirtiyor. Bu nedenle, anayasaya konulacakyeni kurumlara odaklanılması gerektiğinin önemli olduğunu iddia ediyor. Baines, sonuçolarak; malesef, dünyadaki pek çok hukuk siteminde kadınların ikinci sınıf vatandaş olarakele alındığını, bu nedenle, hem anayasada hem de kanunlarda kadınların eşitliğini koruyucuhükümlere yer vermenin bir ihtiyaç olduğunu ifade ediyor. Profesör Cleveland Ferguson, “Kimin Anayasası: Devletin mi? Milletin mi?” adlımakalede; anayasaların, devlet ve insanlar arasındaki sosyal sözleşmeler olduğunu vesahibinin bireyler olduğunu belirtiyor. Ferguson, son tahlilde, ABD Anayasası’nın millete aitolduğunu ve anayasanın devam edip etmeyeceğine milletin karar vereceğini ifade ediyor. Profesör John C. Knechtle, “Anayasalar ve Değiştirilemez Maddeler” isimli makalede;temel haklar ve temel prensiplerle ilgili olarak anayasalara değiştirilemez hükümlerkonulmasını, belki de liberal demokrasinin esaslı unsurlarına sıkı bir bağlılıktan dolayıkaynaklanabileceğini iddia ediyor. Veyahut bir ihtimal olarak, tiranlıkla yönetilme veayrımcılığa uğrama korkularından ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Knechtle, belki dedemokratik yapı ve siyasi kurumların kombinasyonları değiştirilemeyecek şekilde anayasaya 12
  10. 10. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıhüküm konulabilir, diyor. Fakat bu konulan değiştirilemez hükümlerin devamlılığı ve kısadönemli istikrarı sağlamaya yönelik olması gerektiğini ifade ediyor. Bunun dışındaki anayasalhükümlerin ise kolayca değiştirilebilir olması gerektiğini, ayrıca; ekonomik, siyasi ve sosyalşartların güçlü bir şekilde kontrol edilip daha etkin bir yönetim ortaya koyabilmek için bunaihtiyaç olduğunu iddia ediyor. Profesör Warren Newman, “Yazılı Olmayan Anayasal Prensiplerin Kanada AnayasasıYorumunda Rolü” adlı makalede; Anglo-Saxon ya da diğer hukuk sistemlerinde yazılıolmayan anayasal prensiplerin anayasal belgelerde (anayasanın haricinde) yer alabileceğinive bunların anayasa yorumunda aktif bir rol oynayabileceğini bu nedenle, bu prensiplerinihmali halinde anayasa kalesinin kumdan yapılmış bir hale gelme tehlikesiyle karşı karşıyakalacağını ifade etmektedir. Profesör David Pimentel, “Kültür ve Hukukun Üstünlüğü: Anayasa Yapımında DikkatliOlmak” isimli makalede; hukukun üstünlüğünün anlaşılması ve yaşatılmasında o toplumdakikültürel anlayışın çok büyük bir öneme sahip olduğunu, bazı kültürlerin ise bu husustayardımcı, bazılarınınsa tam tersi bir etkiye sebebiyet verebileceğini iddia etmektedir. Özellikle,uzun süredir yolsuzluğun hakim olduğu bir ortam varsa, bu durumla karşılaşılabileceğinibelirtiyor. Bu nedenle, anayasal reform yaparken en iyi niyetli bir düzenlemenin bile,kültürel ortamdan dolayı kötü sonuçlara sebebiyet verip geri tepebileceğini ifade ediyor.Pimentel, bu sebepden dolayı, yeni anayasayı yapanların: yeni bir kültürün oluşumunasebebiyet verilmekte olduğunun bilincinde olması gerektiğini, onun da; insan haklarınıkorumak, ekonomik imkanları-gelişmeyi desteklemek, ve hukukun üstünlüğüne destekolmak şeklinde tezahür etmeli diyor. Pimentel, son söz olarak, anayasayı yapanların, kültürelemperyalistlik yapmadan, yumuşak bir geçişle mevcut kültür ortamıyla yenisini harmonizeetmesi gerektiğini belirtiyor. Profesör Maria Cahill, “Anayasaların Yapımı ve Değiştirilmesi: Bazı Yansımalar” adlımakalede; 1937 İrlanda Anayasası, madde 46’ya göre anayasa değişikliği için, direktdemokrasi modelinin ön görüldüğünü yani her iki parlamento meclislerinden referandumteklifi onaylandıktan sonra anayasa değişikliğinin halkın onayına sunulduğunu söylüyor.Cahill, pek çok halkın onayına sunulan plebisite oylamada evet ve hayır oyları birbirineneredeyse aynı çıkmasına rağmen İrlanda Yüksek Mahkemesi’nin bu oylamaların sonucununkesin olduğunu, konunun ne kadar önemli olmasının bir şeyi değiştirmiyeceği yönündekarar verdiğini belirtiyor. Cahill, 224 yılllık tarihinde ABD Anayasası’nın sadece 27 kezdeğiştirildiğini ifade ediyor. Cahill, ayrıca, Almanya Anayasası’nın da her iki mecliste üçteiki oy çokluğu kabulüyle değiştirilebileceğini, fakat federal yapının değiştirilemiyeceği,insan onurunun korunması ve demokratik sisteme dokunulamayacağı konularının bununistisnaları olarak yer aldığını söylüyor. Son olarak, Cahill, bazen anayasa değişikliklerinintoplumda derin çatlaklara sebebiyet verebileceğini, bu nedenle çok dikkatli bir şekildeyapılması gerektiğini ifade ediyor. Profesör Rod Sullivan, “Dünya Vatandaşlığı, Milli Vatandaşlık ve Bir Milletin Anayasası”isimli makalede; yeni anayasanın yerel yönetimlere önem verip merkezi sistemde değil,problemlerin en iyi yerel ölçekte çözülebileceği üzerine kurulu bir model inşa etmesigerektiğini iddia ediyor. Sullivan, yeni anayasanın milli ve kişisel borçların düşürülmesinisağlaması gerektiğini, bunun da ekonomik istikrara katkı sağlayacağını ifade ediyor.Sullivan, yani anayasada kuvvetler ayrılığı ilkesinin olması gerektiğini, ama millet anayasayı 13
  11. 11. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıdeğiştiremiyor ya da yüksek mahkeme kararlarını etkisiz kılamıyorsa, yasa koyucuları seçimleuzaklaştıramıyorsa, ya da yürütme kuvveti elde edemiyorsa, o demokrasinin işlevini yitirmişolacağını belirtiyor. Sullivan, bütün mahkemelerin, anayasa mahkemelerinin kararları dadahil olmak üzere, kontrol ve denge esasına göre dizayn edilmesi gerektiğini söylüyor.Yazar, işleyen bir demokraside, yasama organınca anayasa mahkemesinin kararını etkisizkılabilecek bir mekanizmanın olması gerektiğini iddia ediyor. Yazar, ayrıca güçlü bir anayasaldemokrasinin, toplumun temel taşının aile olduğunu kabul etmesi gerektiğini ifade ediyor.Bunun ötesinde, güçlü bir anayasal demokrasiye sahip olmanın, uluslararası toplumda dao ülkenin etkinliğinin artması anlamına gelecektir, diyor. Yazar, Avrupa’nın ihtiyarladığınıve borç batağında yüzdüğünü, Türkiye’nin ise genç ve gelişen bir yapıya sahip olduğunuileri sürüyor. Sullivan, son söz olarak, Avrupa Birliği üyeliğinin, Türkiye’nin milli çıkarlarıiçin artık gerekli bir şey olmadığını, ve Türkiye’nin İslam dünyasi için bir demokratik modelolabileceğini ifade ediyor. Bütün dünyaya da, İslamın demokrasi ile birlikte yaşayabileceğinigösterebileceğini ve güçlü bir demokratik anayasanın da bu amaçlara ulaşmak için yardımcıolabileceğini ifade ediyor. Profesör W. Cole Durham ve Profesör Brett Scharffs, “Karşılaştırmalı Anayasa HukukuAçısından Din ve Devlet İlişkisi: Türkiye’nin Yeni Anayasası İçin Konular” adlı makalede; laiklikilkesine sıkı sıkıya bağlı olan ve dini kontrol eden devlet modeli ile çoğulculuk ve tarafsızlıklabirlikte dine saygılı devlet modelini karşılaştırıyorlar. Yazarlar, değişik ülke modellerini elealdıktan sonra, Türkiye’nin dini çok sıkı kontrol ettiğini ve doktriner bir şekilde laikliğe bağlıolduğunu, oysa yeni anayasa yapımının bir fırsat olduğunu ve siyasetin dini özgür kıldığıoranda normalleşebileceğini ifade ediyorlar. Anayasanın her problemi çözmeyeceğini,görevinin de bu olmadığını, yeni anayasanın görevinin adil ve bilinebilir bir ortamoluşturarak siyasetin normalleşmesini sağlamak olduğunu dile getiriyorlar. Yazarlar; zaten,anayasa ile her problemi çözmeye çalışmanın, anayasanın başarısızlığına ve kısa zamandaetkisini yitirmesine de sebep olacağını ileri sürüyorlar. Yazarlar, anayasa çerçeve, kısa ve öz biranayasa olmalıdır. Din özgürlüğünün bir insan hakkı olduğunu ve siyasi istikrarın düşmanıolmadığını ifade ettikten sonra, malesef, Türkiye uygulamasında böyle bir tablonun ortayakonulmuş olduğunu, oysa modern liberal demokrasilerde (ülkelerde), dini çoğulculuğunkaçınılmaz bir sosyolojik gerçek olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Profesör Conor Mahony, “Sosyal Yardım Haklarının Anayasal Korunumu” isimlimakalede; liberal Batı Demokrasilerinin, anayasalarında temel insan haklarını yani sivil vesiyasi hakları korumayı ön planda tutmuş olduklarını ifade ediyor. Ama azda olsa ekonomik yada yeni nesil haklar olarak bilinen sosyal yardım haklarına da bu demokrasilerde yer verilmeyebaşlandığını belirtiyor. Fakat, bu hakların siyasi organlara devredilmiş olduğunu ve anayasalkoruma imkanı sağlanmadığını iddia ediyor. Bu hakların anayasalarca korunmamasınıneleştirildiğini, bundan dolayı, 1937 tarihli İrlanda Anayasası’nda eğitim hakkına, 1996 tarihliGüney Afrika Anayasası’nda, ekonomik sosyal haklara yer verilmiştir diyor. Bunlar içindeyiyecek, su, sağlık ve ev sağlama hakları da yer almaktadır. Yazar, her iki ülkede bu haklara yerverilmiş olmasına rağmen, mahkemeler bunları sınırlayarak uygulama yoluna gitmiştir. Yazar,bu hakların anayasalarla koruma altına alınmasının, bulmacada ilk parça olduğunu belirtiyor.Mahkemelerin istekli olması halinde bu hakların uygulama alanı bulabileceğini ifade ediyor.Yazar, bu haklarla ilgili kaynakların her zaman sınırlı olduğunu, bu nedenle mahkemelerinbu hakları sınırlayarak uygulanmasını sağlayacağını, bu haklara geniş bir uygulamaalanı oluşturmanın, diğer insanların ya da diğer hakların kaynaklarını kısıtlayıp zarara 14
  12. 12. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıuğratabileceğini, bu nedenle en kolay yolun anayasada bunlara yer vermeden, anayasalyargı denetimine sokmadan siyasiler ve toplumun etkileşimiyle maksimum seviyede kaynakayırarak çözülmesi gerektiğini iddia ediyor. Profesör Will Kymlicka, “Çok Kültürlülük: Başarı, Başarısızlık ve Gelecek” isimli makalede;hukuki ve siyasi olarak etnik kökeni ayrı olan grupların toplumda yaşayabileceği bir alanınolmasına çokk kültürlülük denildiğini belirtiyor. Bu hususta güzel gelişmeler olmasınarağmen, bazı siyasi liderlerin; çok kültürlülüğün kabul ve uygulamasının öldüğünü iddiaettiklerini belirtiyor. Yazar, makalesinde çok kültürlülük ile ilgili olarak bilinen dört yanlışıçürütmeye çalışıyor. Çok kültürlülüğün işsizlik ve sosyal izolasyona sebep olmadığını, aksine, demokratikvatandaşlık noktasında insan hakları ideallerine yardımcı olduğunu, Çok kültürlülükten tamamen uzaklaşıldığı iddiasına karşılık, son yıllarda giderek çokkültürlülüğün daha da güçlendiğini ifade ediyor. Çok kültürlülüğün başarısız olduğu iddialarına karşılık, pek çok pozitif etkilere sebepolduğunu iddia ediyor. Çok kültürlülüğün mutlak anlamda toplumla bütünleşmeye engel olduğu iddiasınıreddediyor. Tersine, çok kültürlülüğün bazı formatlarda uyarlanıp toplumla uyum ve barışhalinde yaşanmasının mümkün olduğunu ve bunun örneklerinin de var olduğunu ifadeediyor. Yazar, liberal demokratik devletlerin çok kültürlülükle ilgili olarak vatandaşlık formülleriüretmesi gerektiğini söylüyor. Bunu yapan Hollanda’nın başarılı olduğunu, ama çokkültürlülüğü inkar eden Almanya’nın başarısız olduğunu belirtiyor. Dr. Fatih Öztürk, “Yargısal Aktivizm ve ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında YargısalAktivizm” adlı makalede; yargısal aktivizme hiç girilmemesin en güzel tercih olarakgözüktüğünü, yargısal denetimin gerekli olduğunu, fakat yargısal aktivizmin gereksizolduğunu, ciddi anlamdaki anayasal tartışmalarda ise son sözün seçmene ait olmasıgerektiğini belirtiyor. Son olarak, Profesör Yusuf Şevki Hakyemez, Türk Anayasa Mahkemesi’nin çok sıkyargısal aktivizm yaparak hak ve özgürlüklere zarar verdiğini, Yrd. Doç. Dr. Cengiz Gül ise,12 Eylül 2010 Referandumunun gerekli, ama yeterli olmadığını, Doç. Dr. Hayrettin Eren ise,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin kaldırılması gerektiğini ifade ediyorlar. Dr. Fatih Öztürk Mart 2012 İstanbul 15
  13. 13. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası 16
  14. 14. Anayasa Yapımına Halkın Katılımı ve Gelecek Christina Murray İnsan Hakları ve Anayasa Hukuku Profesörü, Cape Town Üniversitesi, Güney Afrika Çeviri: Dr. Fatih Öztürk Giriş Başbakan Erdoğan Mayıs’da (2011) Türkiye anayasasının yapım metodunu açıkladığında,Daily News bunu şu şekilde haber yapmıştı: “Yeni anayasayı yapacağız, herkesin anayasasıolacak bu, her türlü katkı ve eleştiriyi dinleyeceğiz.” (Daily News May 16, 2011). Bu ifade, Güney Afrikalı ve Kenyalıların güçlü bir yankısı gibi; çünkü her iki ülkede dediğer pek çok ülkelerde olduğu gibi anayasa yapımında halk aktif olarak bu sürece katılmıştır.Güney Afrika’da yeni anayasa 1996’da kabul edildi. Tespitlere göre yetişkin nüfusun % 73’ü birşekilde anayasa yapım sürecine katılmıştır. Kenya’da geniş bir zaman dilimine yayılmış olananayasa yapımını gözden geçirme sürecinde, 70,000’den fazla kişi anayasa hakkında görüşbildirmiştir. Hem Güney Afrikalılar hem de Kenyalılar şunu öğrenmiş oldu: bu süreç halk vehalkın katılımı sağlanacak şekilde düzenlense bile, anayasa yapımı kolay bir şey değildir.Bunun ötesinde, bir anayasa bütün görüşleri içeremez, gerçekte bir anayasa kapsayıcıolmaya çalışsa bile bazı konularda bunu gerçekleştirmesi zordur. Burada, ilk olarak Kenyalı ve Güney Afrikalıların anayasa yapımı sürecine katılımıyla ilgilibazı yolları anlatacağım. İkinci olarak, anayasaya toplum hayatına katılımın sürekli bir hakolarak konulmasını inceleyeceğim. Daha önce de belirttiğim gibi, 1996 tarihli Güney AfrikaAnayasası bir hüküm içermektedir; o da yasamanın (yasa yapım sürecine) halkın katılımınısağlaması gerekir. Bu hüküm, sıradan (averaj) vatandaşları güçlendirerek daha fazla sorumlubir hükümet (yapısına) katkıda bulunmuştur. Güney Afrikalılar derin bir demokrasiye sahipolmak ve insan haklarının uygulanması konusuna önem vermekteydiler, şu an için aynıhükmün bütün anayasalarda yer alması gerektiği savunulabilir.
  15. 15. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Vatandaşlar ve Anayasa Yapımı Türkiye’de olduğu gibi, Güney Afrika’da 1994-1996 arası, Kenya’da ise 2001-2005 arası ve2009’da halkın anayasa yapımına katılımı yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir. Her iki ülkede desonuçlar çok etkileyici olmuştur. Güney Afrika Anayasa Meclisi ve Halk Irk ayrımcılığı döneminin sonunda, milli parlamentonun her iki meclis kanadınınoluşturduğu Güney Afrika Anayasa Meclisi iki yıl içinde bir anayasa taslağı hazırlamak içinkuruldu. Tanımlanan anayasa yapım süreci, halkın katılımıyla ilgili şekli bir yöntem ortayakoymamıştı. Anayasa Meclisi’nin başlangıcında alınan bir kararla, toplantılarının halka,medyaya açık olması kararı alınmış ve çok yoğunluklu bir şekilde halkın katılımını sağlamakiçin kampanya yapılacaktır. Bu kararlar ve halkın katılımını sağlamak için düzenlemelerAnayasa Meclisi’nce gerçekleştirilmiş ve böylece sivil toplumun anayasa katılım sürecinekatkısı gerçekleştirimiştir.1 Geniş bir açıdan ifade edecek olursak; Anayasa Meclisi’ninhalk ile buluşması iki esasa sahipti: (i) genel halk danışmaproğramı ile görüşlerin alınması sivil eğitim proğramı aracı-lığıyla gerçekleştirildi, (ii) daha ilgili özel gruplar ile buluşmakise Anayasa Meclisi’nde dinlenilerek gerçekleştirilmiştir. Genel halk danışma kampanyası, Anayasa Meclisi’ncedoğrudan iletişim şeklinde yapılmıştır. Medya ve eğitimkampanyaları, geleceğin anayasasıyla ilgili tekliflerin sunul-duğu halk toplantılarıyla desteklendi. Anayasa Meclisi, yaklaşıkolarak 117,184 Güney Afrikalı ile doğrudan muhatap olmuştur.813 tane halk proğramı yapılmış, 25,549 kişi ile birlikte 200milletvekili ve 717 sivil toplum kuruluşu bunlara katılmıştır.Anayasa eğitim proğramı çerçevesinde, 486 grup çalışması, ve256 tane bilgilendirme toplantısı yapılmıştır. Bunun yanında, 10 milyondan fazla insan her hafta“Anayasal Konuşma” adı altında radyo konuşma proğramını dinlemiştir. Anayasa Meclisigazetesi, iki haftada bir 160,000 kişiye dağıtılmıştır. Özel TV proğramları izleyicilerin % 34’ütarafından izlenmiş ve bağımsız anketler; media kampanyalarının yetişkin nüfusun % 73’üneulaştığını tespit etmişlerdir. Bu girişimler halktan çok büyük ve etkili bir şekilde karşılık gördü. Anayasa Meclisi’negeleceğin anayasası için, 1,7 milyondan fazla talep iletilmiştir. Bu talepler; toplantılar, posta,fax ve e-mail yoluyla gerçekleşmiştir. Bunların pek çoğu; dilekçelere konulan imza şeklindeydi,fakat 11,000’den fazla talep ise, ilk başvurulara verilen tepkiler (cevaplar) şeklinde olmuştur.Ne zaman ki Anayasa Meclisi taslak bir metin hazırladı, o metin için de 250,000 tane dahatalep gelmiştir.1 Güney Afrika’da anayasa yapım süreci ile ilgili daha fazla detay için bakınız, Hassen Ebrahim, The Soul of a Nation:Constitution-making in South Africa (Oxford University Press, 1998). 18
  16. 16. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Anayasa Meclisi’ndeki toplantılar çok detaylı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. AnayasaMeclisi Komiteleri sivil toplum kuruluşlarına belirli konularda danışma ihtiyacı duydular,bu konular siyasi olarak bu etkili grupların görüşleriyle uyum sağlamalıydı ve pek çok siviltoplum kuruluşu (geniş çerçeveden bakıldığında üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşları(STK)’lar anayasanın hüküm koyacağı konularda uzmanlık bilgisine sahipti. AnayasaMeclisi’nde anayasanın pek çok yönüyle ilgili oturumlar yapıldı; Haklar Bildirgesine belirlihakların konulması, yargı, güvenlik kuvvetleri, seçimler, geleneksel liderlik ve kamuyönetimi. Meclis’in üyeleri, dört haftalık bir kısa zaman dilimine rağmen, bu çalışmalarıciddiye alıp çok hızlı bir şekilde gerçekleştirdiler, ve 596 kuruluştan gelen 1508 temsilciylegörüştüler. Bu süreçte oturumlar için seçilmiş olan bazı STK’lardan dolayı bazı gruplar kendilerininsürecin dışında bırakıldıkları düşüncesine sahip olacaklarından dolayı; Güney Afrika AnayasaMeclisi sekreterliği, partizanca davranıldığı ithamına muhatap olmamak için bütün dikkatedeğer grupları bu oturumlara çağırmıştır. Oturumlar, demokratik değişim ve gelişimdeuzman olan STK’larla beraber organize edilip planlanmıştır. 2.2 Kenya “Halkı Tarafından Yapılan Anayasa” Kenyalılar bağımsızlıklarını 1963’de kazanmışlardır. Özgürlük Anayasası, Birleşik Krallık’ınkoloniyal gücü ile Kenya’nın siyasi partileri arasındaki pazarlığın sonucudur. Sıradan Kenyalıinsanlar buna hayır demişlerdir. Takip eden yıllarda, anayasa her zaman merkezi yürütmeningücünü arttırmak için pek çok defa değiştirilmiştir. 1980’lerin sonuna gelindiğinde, Anayasaçok açık bir şekilde devleti her yönden kontrol eden Başkanı korumaktaydı, fakat halkın bunaolan muhalefeti artmaktaydı. 2000 yılında, Kenya hükümeti, Anayasayı tamamen gözdengeçirmeyi kabul etmiştir. Sıradan Kenyalı insanlar, anayasa yapma işinin bu defa elitlercegerçekleştirilmemesi gerektiğini fark ederek, halk anayasa yapımında rol almalıdır, kanaatinibelirttiler. Uzun bir süreç düzenlenerek, halkın sürece katılımı da yasal olarak korunmuştur.Sireç, bir komisyonun taslak anayasa hazırlaması zorunluluğu ile başlamıştır. İkinci basamakise, taslağın milli anayasa konferansında sunulması olmuştur. Üçüncü basamak ise,parlamento, son basamak ise referandum yoluyla halka son sözü söyleme hakkının verilmesişeklinde gerçekleşmiştir.2 Kenya Anayasayı Gözden Geçirme Komisyonu, 2000 yılında kurulmuştur. Komisyonbaşkanının yaptığı ilk iş; Başkan (ülkenin) tarafından seçilen komisyon üyelerine sivil toplumüyelerinin de dahil edilmesinde ısrar etmek olmuştur. Bu sürece bağlılığın işaretlerindenbiri de, en etkili bir şekilde halk eğitimi ve halka danışmanın daha önce yapılmamış birşekilde gerçekleştirilmesidir. Komisyon, “halk tarafından yapılan süreç” e kendisini adamıştır.Komisyon, ülkedeki her seçim bölgesinde komiteler kurarak halkı bilgilendirme programlarıdüzenleyerek bütün seçim bölgelerini ziyaret edip insanlara danışarak anayasa hakkındakifikirlerini almışlardır. Sonuçlar, çok etkileyici olmuştur. Komisyonun toplantılarda elde ettiğisözlü görüşlere ek olarak, 35,000’in üzerinde yazılı fikir teklifi alınmıştır. Buna ek olarak,Komisyon raporu; duydukları görüşleri çok dikkatli bir şekilde kaydetmiş ve bu sonuca nasılulaşıldığını, ayrıca anayasada nasıl yer alması gerektiğini de not etmiştir.2 Jill Cottrell and Yash Ghai “Constitution Making and Democratization in Kenya (2000 – 2005)”, (2007) 14Democratization 1. 19
  17. 17. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Milli Anayasa Konferansında görüşler tartışıldı, değişiklikler yapıldı ve nihayet taslağason şekli verildi. Tekrar belirtmek gerekirse, sivil toplum bu sürece müdahil oldu. İlk olarak;Konferans sivil toplumun üyelerinin katılımıyla yapılmıştır. 628 üyeden 125’i sivil toplumuntemsilcisi olan; dini gruplar, profesyonel kuruluşlar, kadın dernekleri, işçi sendikaları,hükümet dışı organizasyonlar, ve Komisyonca tespit edilen diğer ilgili gruplardan seçilmiştir.İkinci olarak, organize gruplar lobi faaliyetlerine devam etmişlerdir. Konferans, taslakmetni oluşturduktan sonra, sorumluluk Parlamentoya geçmiştir. Sivil toplumun beklentisi,Konferansta kabul edilen taslağın Parlamentoca basit bir şekilde onaylanacağı şeklindeydi,fakat bu gerçekleşmemiştir. Bunun yerine, Kenya Parlamentosu asgari seviyede danışma veKenya halkının görüşlerini kaale almadan radikal bir şekilde farklı bir metin kabul etmiştir.Referandum sonucu, bunun ne kadar ciddi bir yanlış olduğunu ortaya koymuştur. 21 Kasım,2005’de Parlamentonun onaya sunduğu anayasa metni, % 57 oy oranı ile reddedilmiştir. Bubir şekilde, sivil toplumun başarısı olmuştur. Bu şu gerçeği ortaya koymuştur: siyasi elitler,toplumun isteklerine dikkat etmek zorundadırlar. Yoksa, bunun bedeli ağır olmaktadır.Referandumdan hayır çıkması, Kenya’yı orginal anayasası ile başbaşa bırakmıştır. Referandumkampanyası Kenyalıları bölerek düşman kamplar şeklinde gerçekleştirilmiştir. Kenya’nın yeni anayasasına ulaşması üç yıl sürdü. Kavga dolu seçimler ve de 1,200’denfazla Kenyalının ölmesiyle gerçekleşmiştir. Bu sefer başarılı olundu. Ve 26 Ağustos, 2010’dayeni anayasa yürürlüğe girdi. Yeniden, halk sürece dahil edildi ve sivil toplum kuruluşlarınıngayretiyle bağımsız uzmanların oluşturduğu Komite, anayasa taslağı hazırlamaklagörevlendirildi. Halk, yeniden istekli bir şekilde anayasa için, 45,000 den fazla görüş beyanetmiştir.3 11 üyeden oluşan Uzmanlar Komitesinin sayısı az sayılırdı ve zamanları çok azdı ve diğerkişilerle çalışmak zorundaydılar. İlk durak, medya olmuştur. Kenya ya da gelişmekte olandünyada (ülkelerde) etkili bir fikir oluşturucudur, komitenin ulaşamadığı kişilere ulaşır. Fakat,pek çok gazatecinin, anayasanın en önemli konuları olan komplex meselelerle ilgili çok azbilgisi vardır. Komite tarafından gazetecileri bilgilendirmek ve aydınlatmak için bu konularlailgili bir takım çalışma programları seri halinde düzenlenmiştir. Anayasa reform sürecinde,STK’ların iş birliği apaçık bir şekilde ortaya çıkmıştır. STK’lara anayasal konular hakkındagerekli dökümanlar ve eğitimler verilmiştir ve bu şekilde verilen mesajlarda STK’lar sayesindekendi toplumlarına (gruplarına) ulaştırılmıştır. Karikatürler ve el broşürleri anayasal konularıçok hızlı bir şekilde algılayacak şekilde anlatım imkanı sağlamıştır. Yerel radyo proğramları,Komite üyeleri, siyasiler ve akademisyenlerle ropörtajlar yaptı. Youtube süreçteki önemliproğramlardan alıntılar sunmak için kullanıldı. Komite, bütün ülkede yerel tarım panayırlarındabilgilendirme kulübeleri kurarak etraftan gelip geçenlerin sorularını cevaplandırdı. Tartışmalıkonular bütün ülke çapında ele alınarak müzakere edildi-elektronik medyaya ulaşım olanyerlerde tartışma forumlarında (elektronik) ve çok uzaklardaki yerlerde ise şef (kabile)konsüllerinde-. Anayasa taslağı tamamlandığı zaman, referandumu (oy kullanma oranınıarttırmak) güçlendirmek için, canlı yayınlarda ana meselelerle ilgili küçük TV proğramlarıdüzenlenmiş ve ana fikirler text mesajlarıyla işaret edilerek gösterilmiştir. Kenya’nın enmeşhur radyo (proğramı) kişileri büyük kalabalıklar için bilgilendirme toplantıları organizeetmiştir. Sonuç olarak; Kenyalılar anayasa hakkındaki tartışmalarla bunalır hale gelmiş veyukarıda da not edildiği gibi 18 aylık süreçte Komiteye akın akın fikir ulaştırmışlardır.3 Süreç hakkında daha fazla bilgi için bakınız; http://www.coekenya.go.ke/. 20
  18. 18. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Bu sürecin başarılı olmasında pek çok faktör etkili olmuştur. Gelecek kısımda ifadeedeceğim gibi, sivil toplumun kendi enerjisi başarılı bir şekilde sürece dahil edilmiştir. Bunaek olarak; anayasa değişikliği için verilen sözü yerine getirmesi talebi çerçevesinde siyasiajandadan anayasa yapmanın boşa çıkmaması için hükümet üzerindeki kararlı bir uluslararasıbaskıda bunda etkili olmuştur. Fakat, Uzmanlar Komitesinin halkla açık bir şekilde iletişimegeçmesi sürecin meşruiyetini arttırdı ve Kenyalıların desteğinin alınmasına yardımcı oldu. 2.3 Sivil Toplum Nasıl Müdahil Oldu Şekli yükümlülüğün diğer tarafı ise, sivil toplumun kendisinin anayasayı gözden geçirmesorumluluğuna anayasa yapım sürecine (doğrudan) katılmasıyla gerçekleşir. Kenya’daki sivil toplumun mücadele hikayesi yeni anayasa için pek çok dersi bizlereöğretmiştir. Yukarıda not edildiği gibi: Siyasetçiler devletin yapısı ve hükümetin modeliüzerinde anlaşamadıklarından dolayı, Kenya’da ilk süreç (anayasa yapımı) başarısızlıklasonuçlanmıştır. Süreç, 2008 yılında yeniden gözden geçirildiğinde, STK’lar yeni anayasanınyürütme organının gücünü sınırlaması ve belirlenen hakları koruması ölçüsünde başarılıolacağına inanmışlardır. Elbette, her bir STK kendi organizasyonları ve üyelerine kendi çıkarlarının desteklenmesiçerçevesinde tavsiyede bulunmaya devam etmişlerdir. Fakat, buna ek olarak STK’larınoluşturduğu koalisyon, anayasal reformu desteklemek için odaklanmış ve kolay anlaşılır birpankartın altında toplanmışlardır. Bu pankart, Swahili (dili)’de “Katiba Sasa” – “Şimdi Anayasa”anlamına gelmekteydi. Kenya koalisyonu, 1992’de kurulmuş olan Güney Afrika Kadınlar Milli Koalisyonunu(GAKMK) hatırlatmaktadır. GAKMK organizasyonu, milli organizasyonlar ve yerel koalisyonlarıbir araya getirerek etnik, kültürel, dil ve siyasi farklılık noktasında kadın haklarını desteklemekiçin kurulmuştur. GAKMK’in amacı; “kadının gelişimi ve eğitimi için ülke çapında konferansdüzenlemek, bu sayede kadınların (1) kadınların ihtiyaç ve isteklerini öğrenip yaymak, ve(2) kadınları birleştirerek kadınların eşitliğiyle ilgili hazırlanacak hükmü formüle edip kabulederek yeni anayasaya yerleştirmek.” Bu çerçevede Pazarlıkları İzleme Takımı kurulmuştur. Buekip, süreç hakkında organizasyonların üyelerini bilgilendirerek belli konuları desteklemelerive lobi çalışmalarında harekete geçmelerini sağlamıştır. Koalisyon, yüksek profiliyle vekatılımı çok geniş tutarak taleplerine meşruiyet kazandırmıştır. Üyelerin arasındaki uzmanlar,Güney Afrika’daki anayasa pazarlıkları ile ilgili materyalleri (teknik argümanlar içeren) üyelereulaştırmışlardır. Kadın pazarlıkçıların kendilerine güveni ve ısrarı, büyük halk desteğininbilgisiyle desteklendi. Bu da Koalisyonun geniş yelpazede üyeliklere sahip olması şeklindeyansımıştır. Aynı faydaları, Katiba Sasa kampanyasında Kenya STK’ları elde etmişlerdir. Fakat,kampanya ortakları anayasada uyuşmazlık olan noktalar olduğunu tespit etmişlerdir-haliyleherkesi aynı noktada birleştirmenin makul olmayacağı ortadadır. Bu nedenle bütün üyelerinbağlanmayı kabul edecekleri bir kısım prensipler belirlediler. Bu prensipler anayasal süreçleilgili olanları danışmak ve içermek şeklinde, anayasanın kendisiyle ilgili olan prensipler ise;farklılığa saygı göstermek, özellikle önemsizleştirilmiş kişilere karşı, tolerans ve milli birlikşeklinde ortaya konulmuştur. (Bu kısımda yer alan 11 prensibe bakınız). 21
  19. 19. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Katiba Sasa kampanyası anayasayla ilgili aktif bir şekilde organizasyonların üyeleritarafından kullanılmak üzere eğitim materyelleri geliştirmiştir. Mesajları net ve bilinirterimlerle bütün ülkede tekrarlandı. Katiba Sasa’nın önde gelen liderlerinden birininifadesiyle: “Biz, milletin tek ses olarak konuştuğunu göstermek istedik.” Bu süreçten gerekli olan dersler alınmıştır. Yeni bir anayasaya ulaşmanın yolu, KatibaSasa’nın esnek olmasından geçiyordu. Bilinen bir gerçek; bir anayasada herkesin taleplerininyer alması beklenmemelidir. Bununla beraber, medyanın stratejik bir şekilde kullanımı,üyelerin ideallerini baltalayarak teklifleri saptırabilir. Ve öğrenilen şeylerden biri de; sürecikontrol eden siyasilerle ilişki içinde olmak stratejik önem arz etmektedir. Sürecin erkendöneminde, Katiba Sasa aynı kanaatte olunmayan tekliflere sinirli ve saygısız bir şekildekarşılık vermiştir. Siyasiler Katiba Sasa’ya kötü bir şekilde karşılık verince, Katiba Sasa uzunbir dönem etkisini kaybetmiştir. Tekrarlamak gerekirse, taktiksel buluşma (ilişkiler) daha iyibir yaklaşım sergilemek şeklinde tezahür etmiştir. Kırsal alanlardaki ilişki basit mesajlarla veiyi bir koordinasyonla gelişmiştir; bütün üyelerin aynı şekilde hareket etmesi sağlanmıştır.Özellikle, Katiba Sasa’nın mesajının bütün ülkede aynı sloganlarla güçlü bir şekilde ifadeedilmesi Katiba Sasa’nın farklı gruplarınca hazırlanmıştır. Kenya’da Katiba Sasa (Şimdi Anayasa) Kampanyasına Katılan ÜyeleriBirleştiren 11 Prensip Prensip 1: Katılım Eşitliği – Bütün vatandaşlar anayasa yapım sürecine katılma ve katkıdabulunma hakkı açısından eşittir. Prensip 2: Anayasa, daha önce yapılmış olan anayasayı gözden geçirme sürecinde eldeedilen kazanımları korumalıdır. Tamamiyle, mevcut anayasal düzenden hareket edilerek,önceki taslakların ilerlemiş yönleri üzerine inşa edilmeli ve ilerici (kademeli) mevzuat için birkaynak sağlamalı. Prensip 3: Anayasayı gözden geçirme sürecinde bütün organlar uyum ve bütünleyicibir yapı içinde çalışmalı ve düzenli olarak danışmalıdırlar (birbirlerine). Prensip 4: Anayasa, Kenya halkının farklılığına saygı göstermeli. Anayasa; azınlıkları,uç grupları, farklı toplulukları, engelli insanları ve cinsiyet eşitliğini geliştirmeyi (sağlamayı)tanımalıdır. Prensip 5: Anayasa, bazı değerler üzerine kurulmalıdır; hesap verilebilirliği, güveni,bölünmezliği, temsil etmeyi, milli değer ve prensiplerin yol gösterici olmasını ve milli liderlikiçin hareket çerçevesi çizmiş olmayı, içermelidir. Prensip 6: Anayasa, milli uyumu, diyalog ve toleransı; kaynakları eşit dağıtarak vesorunların yönetimi için güvenilir bir mekanizma kurarak teşvik etmelidir. Prensip 7: Anayasa, sosyal adalete dayanan uluslararası insan hakları prensiplerine vehukukun üstünlüğüne saygı göstermelidir. Prensip 8: Anayasa, kuvvetler ayrılığını ve kontrol-denge mekanizmasını her bir kuvvetinaçık bir şekilde bağımsız kılınmasını, kuvvetin kötüye kullanılmasının cezai müeyyideyebağlanmasını, ve atamalarda dikkatlice araştırma yapacak mekanizmanın kurulmasını,sağlamalıdır. 22
  20. 20. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Prensip 9: Anayasa, adil ve eşit bir şekilde doğal kaynakların ve imkanların dağılımını;kuvvetin devredilmesini garanti ederek, eşit dağılım için bir çerçeve belirleyerek, bunu daayrımcılığa karşı mücadele ederek, sağlamalıdır. Prensip 10: Anayasa, insanların iyiliği için uygulamaya konulmalıdır. Prensip 11: Anayasanın ruhunu yansıtan bir giriş (dibace) anayasada yer almalıdır. Kaynak: http://www.katibasasa.org/about/ Güney Afrika’da halka danışma sürecinde avukatların rolüyle ilgili birnot Güney Afrika anayasasının pek çok yönünü kararlaştırmak (belirlemek) zor olmuştur,fakat yargı, özellikle mahkemelerin yapısı ve hakimlerin atanması konuları daha da zor birşekilde karara varılmasına sebep olmuştur. Anayasada bu bölümle ilgili 14 taslak tartışılmışve herhangi bir ilerleme kayd edilememiştir, bunun üzerine yargı temsilcileri ve Güney Afrikaavukatları için profesyonel kuruluşlar arasında özel bir toplantı ayarlanmıştır. Burada, yüzyüze çok partili siyasi parti temsilcilerinin oluşturduğu komite, hakimler ve avukatlar tekliflerhakkındaki kaygılarını dile getirdiler ve siyasiler; yargının yeniden yapılandırılmasındahakimlerin çalışmalarıyla ilgili dikkate alınması gereken ihtiyaçları, daha iyi anlama imkanınasahip oldular. Fakat, avukatların sivil toplum üyesi olarak oynadıkları rol, bundan daha genişolmuştur. Elbette, az sayıda avukat pazarlıklara ve anayasa taslağına son hal verilişinedirekt katıldılar. Avukatlar, profesyonel kuruluşlarının dışında diğer sivil toplum kuruluşlarıaracılığıyla da anayasa taslağına gözle görülür katkıda bulundular. Bu avukatlar; zorlayerinden edilenler ve ev sahibi olma hakkı için mücadele ettiklerinden Anayasa Meclisindehakların düzenlenebilmesi ve gelecekte güvenli bir halde devam edebilmesi için gereklitecrübe ve uzmanlığa sahiptiler. Avukatlar uluslararası insan hakları standartlarını nazaraalarak, Anayasaya uygulanabilir sosyal ve ekonomik hakların konulması için gayret etttiler.Avukatlar, bütün önemli eşitlik hükümleriyle ilgili ifadeleri bu hususta Amerikan modelindenuzak kalınacak şekilde teklif olarak sunmuşlardır. Avukatlar, Anayasa Meclisindeki siyasilerin,tali derecedeki mevzuat hükümlerine dikkat çektiler (diğer bir ifadeyle yürütmenin işlemleri-KHK, Tüzük, Yönetmelik gibi)-teknik detay olan bu meselelerin bazıları demokrasinin önemliparçalarıdır, ve bu sayede halkın temsilcileri (yasama) yürütmeyi yasama meclisinde sorumlututabilir veya benzeri süreci harekete geçirebilirler. Kısaca, avukatlar sivil toplumdaki pekçok organizasyonun temsilcisi olarak sıradan Güney Afrikalı insanların hayallerinin anayasametnine dahil edilmesine tercüman olmuşlardır. Avukatlar, halk ve anayasa taslağınıhazırlayanlar arasında bir köprü inşa ettiklerinden, sıklıkla teklifler ve istekler (diğer) uygunolmadığı için aceleyle, anayasa ciddi olarak düşünüldüğünden reddedilmiştir. 2.4 Halkın Katılımı Bir Farklılık Oluşturmakta mıdır? Halkın katılımıyla anayasa yapma süreci belli sayıda zorlukları da beraberindegetirmiştir. En önemlisi, şüpehecilik (kuşku duyma) dir. Avukatlar istisnai bir durum, fakatsıradan insanların katılımı bir fark oluşturur mu? Bir anayasa, siyasi elitler arasındaki anlaşmadeğil midir? Başka sorularda vardır: Halkın talepleri anlamlı bir metod olarak kullanılabilir mi? 23
  21. 21. Yeni Anayasa İçin Yol HaritasıHangimiz, STK’ların bu sürece katılımının adil olduğunu garanti edebilir? Birimiz temsilcininyanıltarak anlatmasını ve ayrılıkçı durum oluşturan mesajları engelleyebilir mi? Her biranayasa yapım süreci bu problemlerin geleceğini önceden tahmin etmeli ve nasıl cevapvereceği hususunda da çalışmalıdır. Belki de, diğer ülkelerin tecrübeleri çözüm olabilecekyol gösterebilirler. Ben burada hem Kenya hem de Güney Afrika da ortaya çıkmış ilk konuolan şüpheciliği ele alacağım. Şüphecilere Cevap (Karşılık) Vermek Kenya ve Güney Afrika’daki şüpheciler, halkın anayasa yapım sürecine katılması sadecepencereyi süslemek (perde takmak) içindir, iddiasında bulunmuşlardır: İlk olarak, averajhalk anayasa taslağına anlamlı (etkili) bir şekilde katılmanın yolunu bilmemektedir. Halkınyaptığı taleplerle bu iddia güçlenmiş oldu. Şüpheciler halkın taleplerinin çoğunun günlükyaşamla ilgili olduğunu, anayasanın dizaynıyla ilgili önemli konuları içermediğine dikkatçekmişlerdir. İkinci olarak, şüpheciler halk herkes tarafından aynı şekilde kabul edilen şeydeğildir. Genellikle sert bir şekilde görüşler farklı olabilmektedir. Şayet birisi profesyonel birkamu oyu anketi düzenlerse (o kabul edilebilir), yoksa gelen taleplerle elde edilen bilgilerhalkın gerçekte ne istediğinin yansıması değildir. Bunun ötesinde, şüpheciler anayasanınahenke (tutarlılık) ihtiyacı olduğunu ve halkın görüşlerinin bütün anayasal sistemle ilgilideğil, konu bazında ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, ileri sürdüler. Bu aynı zamandahalkın anayasaya katkı yaptığıyla ilgili yanlış anlaşılmayı da giderme anlamına gelecektir. Sonolarak, şüpheciler anayasanın içeriğiyle ilgili siyasi anlaşmaya varılmış olmasının bir ihtiyaçolduğunu belirttiler. Şayet, siyasi liderler bir anayasayı desteklemezse, kabul edilmiş olsabile, etkili (uygulanması) olması zor gözükmektedir. Bu iddiaların her birinde biraz haklılık payı bulunmaktadır. Fakat, şüpheciler problemlerleilgili durumları abartmış ve halkın katılımıyla ilgili amacı yanlış anlamışlardır. Birincisi,kesinlikle genel olarak halkın bir anayasa yapma kabiliyeti yoktur, fakat örneğin halkın iyibir hükümetin (devletin) ne olduğunu anlamadığını iddia etmeleri yanlıştır. Bundan dolayı,halk yolsuzluğa cevap (karşılık) niteliğinde kamu görevlileri için etik standartlar talepedebilir. Kenya’da halk (kamu oyu) açık bir şekilde kuvvetin merkezileştirilmesi konusundamoralinin bozulduğunu ifade etmiştir. Güney Afrika’da halk zenginliğin daha adil bir şekildedağıtılmasını istemiştir. Halka danışılmasının amacı, anayasanın metninin oluşturulmasını(gerçi bazen bu da gerçekleşmiştir) sağlamak değil, halkın ihtiyacı olan şeyler hakkında bilgitoplamak içindi. Sonuçta anayasayı yapanlar bu fikirleri anayasanın içine yerleştirmişlerdir.Şayet, önceden halka danışılmasının rolü (sebebi) açıklanırsa, bu problemde ortaya çıkmaz.Süreci halka açmanın sonucu olarak anayasayı yapmak için seçilmiş uzmanların diğer halktanuzman olan kişilerden katkı almasına, sürecin zenginleşmesine sebep olacaktır. İkincisi, halka danışmanın sonucu olarak birbiriyle çelişen pek çok teklif çıkabilir.Tekrar etmek gerekirse, anayasa taslağını hazırlayanların görevi, süreç hakkında halkınyanlış yönlendirilmesini engellemektir, herkesi dinleyerek ve de herkese son tercihlerinianlatarak saygıyı inşa etmektir. Üçüncüsü, hem Güney Afrika hem de Kenya’da anayasayıgözden geçirme sürecinde çoğu zaman ama her zaman değil, siyasilerin uzlaşmaya varmasıbaşarı için kritik bir nokta olmuştur ve siyasilerin alakadar olduğu meseleler ile toplumungenelinin ilgili olduğu konular her zaman birbiriyle örtüşmemiştir. Fakat, siyasilerin seçmenidinleme ihtiyacı (zorunlluluğu) vardı. Özellikle, Kenya’da referandum anayasanın son haliyle 24
  22. 22. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıonayı için gerekliydi, bu nedenle siyasilerin halkı toptan tanımaması çok akıllıca bir davranışolmayacaktı. Sonuç olarak ifade etmek gerekirse, Kenya ve Güney Afrika’da halkın sürece katılımıylailgili yapılan programlar, anayasanın geliştirilmesi ve halkın ihtiyaçlarını sebep olarakgösterme gibi önemli amaçlara hizmet etmiştir. Her iki ülkede de daha genel olarak milliamaca hizmet etmiştir. Güney Afrikalılar çok sık olarak yeni anayasaya Güney Afrikalılarınsahip olması gerektiğini söylemişlerdir. Öyle bir anayasa olmalı ki Güney Afrikalılar bilmelive kanayasanın kendilerine ait olduğunu hissetmelilerdir. Anayasa Meclisi üyeleri için,halkın katılımıyla anayasa, Güney Afrika insanlarının gerçeğine ve hassasiyetlerine göreşekillendirilmiş olmasından emin olmak içindir ve ayrıca halkın katılımıyla, anayasa ülkenintemeli olarak değer kazanacaktır. Kenya’da, yeni anayasanın kabul edilmesi, yeni birbaşlangıın işareti olarak referandumda % 68 ile güçlü bir destek almıştır. Bu da, Kenyalılarınanlaşmazlıklarla dolu siyasi bir ortamdan beraber hareket eden bir millet olarak ortayaçıkabileceklerini göstermiştir. 3. Halk Katılımını Anayasaya Koymak “Milli Meclis … yasa yapımı ve Meclisin ve Komitelerinin diğerişlemlerine halkın katılımını kolaylaştırmalıdır.” (Güney Afrika Yasası, kısım(madde) 59(1)) Pek çok yerde, sivil toplum ve halk (vatandaşlar) anayasa yaparken büyük bir enerji sarfetmektedir, fakat anayasa yapımı tamamlandıktan sonra normal hayatlarına geri dönmekte,kamu işlerinden uzaklaşmakta ve yönetim işlerini siyasiler ve bürokratlara bırakmaktadırlar.Elbette, demokrasilerde siyasetçiler halkı temsil etmek için seçilmekte ve bürokratlar isealdıkları kararlarla politikaları uygulayan atanmış uzman kişilerdir. Gerçekten, her zamanbütün kararlara katılamayız. Bunun ötesinde, temsili demokrasi ise adil bir seçim sistemi ilehalkın görüşlerinin karar almada bütünüyle ifade edilmesi garantisini verme arzusunda olansistemdir. Fakat, siyasetin gerçeği ise tamamen farklıdır. Farklı talepler siyasilerden istenir.Siyasiler, temsil ettikleri belirli konularda insanların ne düşündüğü hakkında bir kanaatiolmayabilir. Genelde, siyasiler kendilerine yöneltilen sorular hakkında kısmi uzmanlıklarıvardır, yeniden seçilme düşüncesinden dolayı belirli seçmene hizmet edip diğer seçmenlerigörmemezlikten gelebilirler. Buna ek olarak, siyaserçiler genelde başkentte toplumdanuzak kalarak, seçmenlerinden ve günlük hayatın gerçeklerinden uzak kalabilmektedirler.Bürokratlar ise kendi programlarına sahip olabilir ya da neticeden veya halkın talebi veihtiyaçlarından daha çok idari işlemlere önem veriyor olabilirler. Bu ve başka sebeplerdendolayı, sivil toplum siyasi süreçle ve özellikle yasa yapımıyla ilgilenmeye devam etmelidir. 1948 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’nden beri, halkayönetime (işleri) katılması imkanının tanınması uluslararası insan hakları enstrümanlarındagiderek artan bir şekilde tanınan olgu haline gelmiştir. Uluslararası Sivil ve Siyasi HaklarKonvansiyonu, madde 25: İnsanlara (halka) “yönetim işlerinde yer almayı, direkt ya dabağımsız şekilde seçilmiş temsilciler aracılığıyla” bir hak olarak vermektedir (tanımaktadır).Yeni konvansiyonlar, bu hakkı daha güçlü bir şekilde tanımaktadır. 1965 tarihli Her ÇeşitIrk Ayrımcılığının Engellenmesi Konvansiyonu, madde 5 (c): “yönetimde (hükümette) yer 25
  23. 23. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıalmayı, her ne seviyede olursa olsun kamu işlerinin görülmesinde (yer almayı)” hak olaraktanımıştır. 1995 tarihli Milli Azınlıkların Korunması ile ilgili Avrupa Çerçeve Konvansiyonu isetaraflara (andlaşmaya) “milli azınlıklara ait kişilerin kültürel, sosyal ve ekonomik hayata vekamu yönetimine özellikle onları etkileyen meselelerde, etkili bir şekilde katılımını sağlamakiçin şartların oluşturulmasını sağlama” vazifesi yüklemiştir. Vivien Hart’ın not ettiği gibi, bazı anayasalar kamu yönetimine belli bir yapıda aktifşekilde katılımı bir hak olarak koymuştur.4 Örneğin, Angola Anayasası, halk (vatandaşlar)için “kamu hayatında aktif şekilde yer almak....hak ve sorumluluktur” ifadesiyle bunu hakolarak tanımıştır. Etyopya Anayasası ise halkın egemenliğini ifade ederken, bunun “direktdemokratik katılımla olacağını” söyler. Uganda Anayasası da “kendi yönetimiyle ilgili olarakhalkın her seviyede aktif şekilde katılmasını” teşvik etmektedir. Bu anayasal sözlerin gerçekleşip gerçekleşmediği net değildir. Fakat, Güney AfrikaAnayasasındaki hükmün, bu alt kısmın başında belirtilmiş olan, çok önemli etkisi olmuştur.Anayasa madde 59, 72 (Parlamento’nun ikinci kanadına uygulanan) ve madde 118(eyalet yasama organlarına uygulanan) Güney Afrika yasa koyucusuna, halkın karar almamekanizmasına katılımının devam etmesiyle ilgili olarak pozitif sorumluluk yüklemektedir.Güney Afrika Anayasa Mahkemesi bazı yasaların yapılıp kabul edilmesi sürecinde halkınyeterince katılımının sağlanmadığı gerekçesiyle anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. Anayasa taslağı hazırlandığında bu üç kısım (madde) Anayasa Meclisinin, gelecekteki önemli kamu (yönetim) kararlarına halkın katılımının devam etmesine açık bir şekildeinandığının göstergesi olmuştur. Güney Afrika temsili hükümet modeline sahiptir.Parlamento üyeleri, eyalet ve yerel meclis temsilcileri her 5 yılda bir seçilir. Fakat bu üçmadde ve diğer bazı hükümler katılımcı demokrasinin parçalarını (şartlarını) Anayasayayerleştirmiştir. Bu üç hükme (59, 72 ve 118) ek olarak Anayasanın girişi hükümetin “insanlarınarzusu (talebi)” na dayandığını ifade eder. Girişin 1. kısmı, hükümetin duyarlı olmasını hükümolarak koymuştur. Milli Meclis’le ilgili Anayasa’daki hükümler bölümünün ilk maddesi olan,madde 42 ise; Milli Meclisi “halkı ilgilendiren konuların milli forum alanına” sahip temsilciorgan olarak tanımlamaktadır. Bu hükümlere bakıldığında kamu hayatına demokratik katılım sadece her 5 yılda biryapılan seçimlerde oy kullanmayla sınırlı değildir. Amaç, seçilmişler ile halk arasında süreklidevam eden bir iletişim olmasıdır. Buna rağmen, pek çok kişi bu hükümlerin zayıf olduğunu,güçlü bir tavsiye olduğunu fakat bağlayıcılığı olmadığını ve mahkemelerce uygulanmayazorlanamayacağını, belirttiler. Fakat, Anayasa Mahkemesi bu görüşün doğru olmadığını, 59,72 ve 118. maddelerle ilgili olarak Güney Afrika’da yasa yapım sürecinde katılımın gerçekanlamının ne olduğu hakkında kararlar vermiştir. İlk dava, Doctors for Life v Speaker of the National Assembly5 dir. Bir lobi grubu yeniçıkarılmış olan dört yasanın, Parlamentoca halka kendi görüşlerini yeterince anlatmaimkanı tanınmadan yasalaştırılmasından dolayı anayasaya aykırı olduğuna karar verilmesini4 Vivien Hart “Constitution Making and the Right to take part in a Public Affair” in Laurel E Miller (ed) Framing the Statein Times of Transition: Case Studies in Constitution Making (United States Institute for Peace Washington DC 2010), paragraf20, sayfa 26.5 2006 (12) BCLR 1399 (CC). Güney Afrika Anayasa Mahkemesi davalarının tamamını bulmak için, bakınız: http://www.constitutionalcourt.org.za/. 26
  24. 24. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıistemiştir. Lobi grubu, Parlamento’nun ikinci kanadı olan, Milli Eyaletler Konseyi (theNational Council of Provinces (NCOP)’nce yasa kabul edilmeden önce uygun bir şekilde halkıbilgilendirme toplantıları yapmadığından, Anayasa madde 72’nin ihlal edildiği şeklinde açıkve net bir iddia da bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, aleyhine dava açılan yasalardan ikisi hakkında başvuru sahipleriyleaynı kanaatte olduğunu belirtmiştir. Mahkemedeki 11 hakimden 8’i, Milli Eyaletler Konseyi’ninhalkı bilgilendirme toplantıları yapmayı planladığını, fakat bu toplantıları yapmadığını tespitetmişlerdir. Bu toplantıların yapılmamış olması halkın ilgi gösterdiği, alakadar olduğu önemliyasaların yapımında halkın katılımına imkan sağlanmaması süreci sakatlamış ve bu yüzdenanayasaya aykırılık vardır. Doctors for Life davası, milletvekilleri arasında kargaşaya sebep olmuş ve bu milletvekillerimüdahalenin kabul edilemez olduğunu, Anayasa Mahkemesinin parlamentonun içişlerine karıştığını iddia etmişlerdir. Fakat, Mahkeme kararında çok dikkatli davranmıştır.Parlamentonun kendi iç işlerini kontrol etme hakkı olduğunu ve kuvvetler ayrılığının öneminibelirtmek acıları almıştır (hafifletmiştir). Bu karar, farklı durumlarda hangi çeşit halk katılımıolmasına dair Parlamentoya anlaşılabilir tercih imkanı vermiştir. Ayrıca, halkın katılımıyla ilgilihükümler sadece iyi yazılmış metinler olarak görülmediği, Anayasa Mahkemesinin anayasalrolünün de bu kuralların uygulanacağına dair güvence vermek olduğu belirtilmiştir. Elbette, Parlamentonun yasama yapımına halkın katılımını sağlaması kuralı, basitçebir uygulama değildir. Mahkeme önündeki konu bazı soruların ortaya çıkmasına sebepolabiliyor ve bu soruların bazıları Doctors for Life kararında cevaplandırılmıştır. Diğerleri isetakip eden iki davada cevaplandırılmıştır. Neden, Sadece Halkın Katılımını Uygulamayan İki Yasa, AnayasayaAykırı Bulundu? Aleyhine dava açılan 4 yasadan sadece ikisi Doctors for Life davasında anayasaya aykırıbulundu. Yasalardan bir tanesi dava açıldığında Parlamentodan henüz geçmediği içinkurtulmuş oldu. Anayasa Mahkemesi, yasama sürecine müdahil olmayacağını, ancak süreçtamamlanınca; (yani) Başkanca (Cumhur) onaylanınca ve resmi olarak yayınlanınca müdahilolabileceğini ifade etmiştir (Kararın 66. paragrafı). İkinci yasa ise (Diş Teknisyenleri Yasası), yasanın mahiyeti gereği halkın katılımınıngereksiz olmasından dolayı Anayasaya aykırı bulunmadı (Kararın 192 ve 195. paragrafı). Ne Zaman Halk Katılımı Gereklidir? Anayasa Mahkemesinin Diş Teknisyenleri Yasası ile ilgili olarak kararında belirttiği gibi,yasaların hepsi için sürece tam halk katılımı gerekli değildir. Diş Teknisyenleri Yasası halkınyorumu ve görüşleri için basıldığında (ilan edildiğinde) hiç bir ilgi alaka görmemiştir (Karardan192. paragraf ). Ayrıca, yasa teknik nitelikli, çok fazla kişinin bu yasayla ilgisi yoktur. Böylece,Parlamento halkın bu yasayla ilgili sürece katılıp katılmayacağına karar vermesi lazım. Şayet,hakimler olayda halk katılımıyla ilgili (güçlü) bir sebep görmüyorsa, halk katlımının süreçteyer almasına gerek yoktur. 27
  25. 25. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Diğer iki yasa ise, Parlamentoda ilk ele alındığında halkın ilgisini çekmiştir. Gerçekte,STK’lar oturum yapılmasını istemişlerdir. Bu şartlar altında, Milli Eyaletler Konseyi (NCOP) halktoplantıları (oturum) yapmayarak yasaların (iki) anayasallığını sakatlamıştır. (Milli EyaletlerKonseyinin, Parlamentonun diğer kanadı olan, Milli Meclisin bu oturumları düzenlediğinisöylemesi kabul edilemez, çünkü Parlamentonun her bir kanadı ayrı ilişkileri (çıkarları) temsiletmektedir.) Ne Çeşit Bir Yöntem Gereklidir? Anayasa Mahkemesi, Parlamentonun halkın katılımıyla ilgili gayretlerinin olupolmamasından ziyade “kabul edilebilir (makul)” sorusuna bakılması gerektiğini söylemiştir.Makul olan, “yasanın gereği, önemi” ve “halk üzerindeki etkisinin derinliğine” bakılarak tespitedilir. Böylece, teklif edilen yasanın ilgili konusu ve önemi ne şekil bir halk katılımını gereklikılıyorsa, bu yol gösterici olacaktır (Karardan 127 ve 128. paragraf ). Bu da bazı yasaların,örneğin büyük kuruluşları ilgilendiren; bir profesyonel grubu, üniversiteleri, firmalarla ilgilidüzenlemeleri, büyük şehir merkezlerinde düzenlenecek oturumlarda ele alınması gerekir.Diğer yasalar içinse, kırsal kesimde yaşayan insanlara da ulaşmak gerekir. Bazı durumlarda ise,Parlamentonun teklifleri yazılı istemesi süreç için gerekli olacaktır. Daha başka durumlardaise, yasa okuma yazması olmayan insanları ilgilendiriyorsa (etkileyecekse), oturumlarda buinsanların tekliflerini sözlü olarak sunmaları gerekecektir. Genelde basit bir şekilde halkı davet ederek görüşlerini belirtmesini istemek yeterliolmayacaktır. Anayasa Mahkemesi, uluslararası hukukun tanımış olduğu kamu yönetiminekatılım hakkının, devletin bu hakkı anlamlı ve etkili bir şekilde sağlama görevini de içerdiğinibelirtmiştir. Hakim Ngcobo, devletin “halkın (vatandaşların) gerekli bilgiye ve siyasi katılımhakkını etkili bir şekilde kullanma imkanına sahip olması” nı sağlamakla yükümlü olduğunubelirtmiştir (Karardan 105. paragraf ). Bu görüşü desteklemek için, Anayasa Mahkemesi, ABDYüksek Mahkemesi Hakimi Breyer’in şu ifadelerini referans olarak kullanmıştır: “İnsanlar (halk)ve temsilcileri demokratik sorumluluğu kullanabilecek kapasiteye (imkana) sahip olmaları;bunun içinde bilgi, eğitim gibi katılma ve etkili bir şekilde yönetme imkanı sağlayan araçlarasahip olmaları gerekir.”6 Özetle, bazen anayasa yapımına katılmak; takdim edilecek görüşlerisivil eğitimle önceden verilmesini gerekli kılar. Bir Yasanın Kabul Edilmesi Sürecinde, Halk Katılımı OlmadığındanDolayı Yıllar Sonra Sorgulanabilir mi (Dava Açılabilir mi)? Genellikle, usuli bir hata yasayı mutlaka geçersiz kılar. Şayet, bir yasa düzgün bir şekildekabül edilmemişse, Parlamentoda çoğunluk oyunu alamayacaktır ve belli bir zamanıngeçmesi bu sakatlığı gidermeyecektir. Fakat, Güney Afrika Anayasa Mahkemesine göre,bu kural halkın katılımıyla ilgili anayasal gereklilik düzenlemesine uygulanmayacaktır.Mahkeme, kabul edilebilir bir zaman dilimi içerisinde hiç kimse bir itirazda bulunmazsa,ortada yeterli halk katlımının var olduğu kabul edilir, demiştir. Hiç kimse, yıllar geçtiktensonra kabul edilmiş bir yasayla ilgili olarak yeterince halk katılımı yoktu iddiasıyla, yasanınkabul edildiği dönemde hiç bir kimse bu iddiada bulunmamışken, o yasayı geçersiz kılamaz.76 Breyer Active Liberty: Interpreting Our Democratic Constitution (Knopf, New York 2005), sayfa 15-6.7 Doctors for Life, yukarıdaki notta, paragraf 218 ve Glenister v President of the Republic of South Africa Case CCT 48/10; 28
  26. 26. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Siyasetçiler, Halkın Görüşüyle Bağlı mıdır? Önceki dört sorudan biri olan genellikle teknik olanlardan biri. Fakat, Doctors for Lifedavaları, daha temel bir konu olan, halk temsilcilerinin rolü ve katılımcı demokrasiyle ilgilisoruya sebep olmuştur: Yasama üyeleri halk tarafından yapılmış olan teklifleri görmemezliktengelebilir mi? Anayasa Mahkemesi bu sorunla Merafong Demarcation Forum v President of South Africa8davasında yüzleşmiştir. Dava, Anayasa hükmüne göre Gauteng Eyaleti Yasama organınınanayasa değişikliğiyle ilgili olarak onayını gerektiren durumla ilgilidir. Gauteng Yasamaorganı Anayasa, madde 118’e göre eyalet yasama organının düzenlemesi gereken oturumlarıorganize etmiştir. Bu oturumlarda (toplantılarda) halk öfkeli bir şekilde teklif edilen anayasadeğişikliğine karşı çıkmıştır. İlk başlarda, Eyalet Yasama organı halk ile aynı kanaatteydi, veGauteng eyaletini etkileyecek yönüyle de bu değişikliğe karşı çıkmaktaydı. Buna rağmen,bu şekilde hareket etmenin bütün anayasa değişikliğini engelleyeceği ortaya çıkınca Millihükümetçe (Federal hükümet) Eyalet yönetimi fikrini değiştirmiş ve böylece eyalette halkınmuhalefetine rağmen anayasa değişikliği teklifini desteklemeye karar vermiştir. Sonuçolarak, anayasa değişikliği teklifi kabul edilerek, Güney Afrika Anayasasının 12. Değişikliğiolarak yürürlüğe girmiştir. Pek çok STK bir araya gelerek anayasa değişikliğine karşı çıkmışlardır. Bu grubuniddialarından birisi de, eyalet yasama organınca yapılan oturumların bir maskaralık (saçmalık)olduğu, çünkü halkın ittifakla belirtmiş olduğu görüşler kaale alınmamış (Karadan 45.paragraf ) ve Gauteng eyalet yasama organının davranışları (uygulamaları) da mantıksızcadır. Anayasa Mahkemesi, çoğunluğun kararıyla bu iddialara katılmamış ve anayasadeğişikliğinin anayasaya uygun olduğuna karar vermiştir. Bu karar şunu netlikle ortayakoymuştur; yasama sürecine katılım hakkı-görüş belirtmek- görüşlerinizin kabul edileceğinigaranti etmemektedir. Bunun yerine, Anayasa Mahkemesi, halk temsilcileri oturumlarıciddiye almalı ve açık bir fikirle bu oturumlara katılmalı, fakat halkın ifade ettiği görüşlerle butemsilciler bağlı değildir. Diğer bir ifadeyle, Güney Afrika temsili hükümet modeli, katılımcıbir şartla desteklenmiştir, hükümet seçmenin talebini kullanabilir; seçimlerin kazanılmasınasebep olan şeyleri, ya da halkın belirli taleplerini de zaman zaman red edebilir. Hükümet,halkın ne dediğini dinlemek zorundadır. Fakat, yönetmek işini hükümet kendi inandığıyöntemle gerçekleştirir. Bazıları için, Merafong kararı, kamu yönetimine halkın katılım hakkını zayıflatmıştır.Fakat, uygulamada bu durum gerçekleşmemiştir. Birincisi, Doctors for Life kararından berisiyasetçiler halk ile daha düzenli bir şekilde iletişime geçmişlerdir. Ülkenin her yerindetoplantılar genel bir uygulama halini almıştır ve görüşler (halkın) yasa yapılırken dikkatealınmaktadır. İkincisi, hükümet, Merafong kararından esaslı bir ders almıştır. Dört yıl içindeanayasa değişikliği tekrar değiştirilmiştir: Merafong davasında halk protestoya devametmiştir, hatta bazen şiddet kullanarak, bundan dolayı hükümet aldığı kararı yenidendüşünmelde göz ardı edilemeyecektir.[2011] ZACC 6, paragraf 26.8 [2008] ZACC 10. 29
  27. 27. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Sonuç Birleşmiş Milletler Sivil ve Siyasi Haklar Konvansiyonunu 1966’da imzalayan devletgörevlileri, bu belgenin milyonlarca vatandaşın katıldığı anayasa yapım sürecinde hukukibir dayanak ya da daha sonra konvansiyonlarda (anayasal belgeler) ve anayasalarda kamuyönetimine katılım hakkını geliştirecek ve maddi bir hak olarak katılımcı demokrasininbir aşaması olacağını, düşünmemişti. Gerçekten, bu hakkı insanlar dar olarak yorumlayıp,temsili demokrasinin norm olarak devam edeceğini beklemişlerdir. Demokrasilerde modernanayasa yapım sürecinde bu görüşe itiraz edilmekte ve modern yasa yapıcılar artan birşekilde süreçlerde (yasa ve anayasa yapım) gerçek halk katılımını teşvik etmekteler. Bu dabizlerin kamu hayatına katılım anlayışımızı daha da ileri taşımıştır. Bunun da ötesinde, pekçok ülkede bu hak kucaklanmış, kamu hayatı ve demokrasi zenginleşmiştir. 30
  28. 28. Yazılı Olmayan Anayasal Prensiplerin Kanada Anayasası Yorumunda Rolü Professor Warren J. Newman1 Çeviri: Dr. Fatih Öztürk Giriş: Anayasa Hukuku, Konvan siyonlar ve Prensipler Kanada Yüksek Mahkemesi’nin 1997 tarihli Provincial Court Judges Reference ve1998 tarihli Quebec Secession Reference davalarında (uyuşmazlıklar) tavsiye niteliğindekikararlarından sonra, Kanada mahkemeleri dalgalar halinde gelen yeni davalarla anayasalprensiplerin; anayasa değişiklikleri, yasa hükümleri ve hükümet faaliyetlerini (idari işlem)sorgulayan durumla karşılaşmıştırlar.2 Hukuk uygulayıcıları; yazılı olmayan anayasalprensiplerin yazılı anayasa hükümlerine destek için hukuk kuralı kaynağı ya da anayasalzorunluluklar statüsünde olup mahkemelerce uygulanıp uygulanamayacağını meraketmişlerdir. Anayasaya (Kanada) geniş bir açıdan bakacak olursak, anayasa sadece yazılı hükümlerideğil, siyasetin yönetimi (devamıyla) ilgili yazılı olmayan ve genelde anayasal konvansiyonlardenilen kuralları da içermektedir. Buna karşılık, konvansiyonlar siyasi aktörlerce onları1 Profesör W.J. Newman, B.A., B.C.L., LL.B., LL.M., Kanada Adalet Bakanlığı, Anayasa ve İdare Hukuku Bölümünde ÜstDüzey Genel Danışman. Yazar, aynı zamanda Kanada’da hukuk fakültelerinde anayasa hukuku dersleri vermektedir.Bu makalede belirtilen görüşler, bir akademik konferans çerçevesinde ifade edilmiştir ve Kanada Adalet Bakanlığı’nıbağlamamaktadır.2 Çevirenin notu: Kanada anayasa hukukunda bu durum, referans soru (reference question) olarak adlandırılmaktadır.Federal hükümet ya da eyalet hükümetleri, eyalet yüksek mahkemelerine ya da Kanada Yüksek Mahkemesi’ne sorunun/yasanın anayasaya uygun olup olmadığını sorabilirler. Fakat eyalet hükümetleri, önce bu soruyu kendi eyalet yüksekmahkemelerine sorarlar, şayet cevap alamazlarsa, Kanada Yüksek Mahkemesi’ne giderler.Daha fazla bilgi için bkz.; Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun ve Yargısal AktivizmDoktrini: Anayasal Yargı Denetimi Gerekli mi?, İstanbul, Beta Yayınları, 2012, Politik Sorun Doktrini adı altında bölüm2’de ABD ve Kanada anayasa yargısında Yüksek Mahkemelerden tavsiye niteliğinde kararların alınıp alınamayacağı elealınmıştır.
  29. 29. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıbağlayan norm kurallar olarak kabul edilir, ve onların ihlal edilmesinin karşılığı ise siyasisüreç ve kamu oyunun kanaatiyle alakalı bir durum olarak ortaya çıkar. Mahkemeler,konvansiyonların (anayasal) hukuki hükümler ve kurallar gibi kabul edilip değerlendirilmesinidefalarca reddetmiştir. Bir anayasa konvansiyonun var olduğunu ortaya koymak için üç sıkı birbirine bağlıobjektif şartın olmasına bağlıdır: Bahsi geçen kurala bağlı olan önceden uygulanmış birörneği olmalı (ya da pek çok defa uygulanmış olmalı), kuralın bir sebebi olmalı (genelde biranayasal prensip ya da anayasal değer) ve bu kural siyasi aktörlerce uygulaması bir zorunlulukolarak kabul edilmeli. Üçüncüsü ise, norm kriteri ve yülsek Mahkemece üç şartın içinde enönemli olanı da budur. 1982 tarihli Kanada Anayasasının kabulünden önce ve sonra, tarafsızca söylemekgerekirse Yüksek Mahkeme, 1981 tarihli Patriation Reference adlı davada, “anayasalkonvansiyonlar ve anayasa hukukunun toplamı ülkenin (Kanadanın) anayasasının toplamınaeşittir” bu ifadeyi kullanmıştır. Bu ifade, mevcut standart Kanada anayasa hukuku ve siyasetbilimiyle ilgili ders kitaplarında ki durumu yansıtmaktaydı. Anayasal Prensiplerde Yeni Vurgulama (Ehemmiyet) Provincial Judges Reference ve Quebec Secession Reference ile, anayasal prensiplerinyerini anayasal konvansiyonlar ve de en önemli özelliği “yazılı olmayan anayasa” almıştır. Buprensipler, sadece “tanımlayıcı değil”, ayrıca “güçlü bir norm etkisini kabul etmekte” ve “hemmahkemeleri hem de hükümetleri bağlayıcı” dır. Anayasal konvansiyonların rolü, sadeceanayasa hükümlerini yorumlamak için değil, ayrıca anayasa dişciliği aracı olmaları yanianayasa metnindeki ifade terimlerinde yer alan boşlukları doldurmak için de kullanılabilirolmalarıdır. Bunun ötesinde, bu prensiplerin (yazılı olmayan anayasa) inşa edilip kullanılmasıanayasal konvansiyonların varlığını belirlemek için gerekli olan hassas kriterlerin ispatı gibibir durumu da gerektirmemektedir. Anayasal prensiplerin varlığı apaçık ortadadır. Bu da geniş ve yeni bir hukuki iddianın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. SecessionReference davasının tavsiye niteliğindeki kararına bakıldığında, ileri sürülen iddialar vesavunmalar anayasal enstrümanların uygulanmasına, sıradan yasalara ve idarenin faaliyetleri(işlemleri) ne karşı çıkmaktadır. Şayet, metinlerdeki hükümlerde az da olsa elle tutulur birdestek olursa, şayet anayasal konvansiyon kolayca ıspatlanamazsa (herhangi bir şekildehukuk kuralı olarak uygulanamazsa), danışman (avukat, savunma) için cevap çok açıktır:prensibe başvur! Provincial Judges Reference davasında, Yüksek Mahkeme Başkanı hakim Lamer, anayasalprensiplerin 1867 tarihli Anayasa Yasası (Constitution Act)’nın girişine doğru yürümekteolduğu sonucuna varmıştır; “Anayasa kalesinin büyük hol girişi.” Bazılarınca, bu durummevcut metnin yargısal yorumuna direkt bakarak elde edilemeyecek bir şeyi arka kapıdandolaşarak elde etmeyi teşvik edecek bir hale sebebiyet verebilir (mi?). Anayasal Prensiplerin Hayati Rolü Bu, Taç (Birleşik Krallık) ın hukuk görevlileri (uygulayıcıları) için bile hikayenin (olayın)sadece bir yönüdür. Hangi yolla gelmiş olursa olsun, anayasal presnsipler kalmak içinvardır. Yargısal içtihadlara dikkatle bakıldığında, bu prensiplerin her zaman bizlerle birlikte 32
  30. 30. Yeni Anayasa İçin Yol Haritasıolduğu görülecektir. Prensibe dayanan anayasal konvansiyonlar gibi, anayasal prensiplerdeanayasa metnindeki anayasal değeri doldurmaya hizmet eder. ABD Yüksek MahkemesiBaşkanı hakim Marshall’ın 1819 tarihli McCulloch v. Maryland davasında vurguladığı gibi,“[Biz] asla unutmamalıyız, bu bir anayasa ve biz onu açıklıyoruz.” Anayasal prensipler;anayasal metnin karekteri olan sertliği (katılığı) ve değiştirilemezliği eleyebilecek makulolan, aksi halde değişikliğin sadece şekli anayasa değişikliği sürecine bağlı olduğu ve zorolduğu zamanlarda, son çarelerdir. Anayasal prensipler, Kanada Yüksek Mahkemesinin haklıbir şekilde ifade ettiği gibi; “Anayasal metnin kendisini anlamaktan doğan (gelen), tarihibağlamdan (kontekst) ve anayasanın anlamıyla ilgili önceki yargısal yorumlar” demektir. Aynızamanda, Yüksek Mahkeme, anayasal prensiplerin varlığının anayasa metninin yerini aldığıya da onu elediği anlamına gelmediğini de özellikle vurgulamıştır. Şayet, böyle yapılırsa budurum mahkemelerin rolünü ve anayasal yargı denetiminin meşruluğunu sorgulanır halegetirir. Anayasal prensipler; yapısal termlerle (Mahkeme Başkanı hakim Lamer’in “kalesi”) ifadeedecek olursak “temel” gibi, Anayasanın “iç mimarisi” ni oluşturan parça olarak görülmelidir.Dinamik terimlerle (Lord Sankey’nin “yaşayan ağaç”) ifade edecek olursak Anayasanın içindeki“hayat nefesi”, ve “Anayasanın hayat kanı” olarak görülmelidir. Anayasal prensipler; Anayasahükümlerine anlam vermek, yorumlamak ve uygulamak için hayati öneme sahiptirler. Fakat,temel kurumları destekleyen, zayıflatmayan bir yapıyla dengeli bir şekilde uygulanmalarınısağlamak gerekir. Böylece, bu prensiplerin gelişmesi “tabi sınırlar” ında kalmış olur. “Yazılı” ve “Yazılı Olmayan” Anayasalar Kanada mahkemeleri, Anayasal prensiplerin Anayasal metnin anlamını ortaya koymadaki önemli rolünü, uzun bir zamandır tanımış durumdadırlar. Yazılı Kanada Anayasası-eğitimiolmayan biri için, çok küçük ve ince ayrıntılardan dolayı şaşırtıcı olmaktadır- yönetiminyapısını geniş bir şekilde ortaya koymaktan daha çok anayasal hükümetin nasıl olacağınadair az bir bilgi sunmaktadır. Bu da genel olarak İngiliz anayasal geleneğinden dolayıdır.1867 tarihli Anayasa Yasası (Constitution Act) bunu (tarihi) miras olarak değerlendirmektedir: Kanada’nın eyaletleri, Nova Scotia ve New Brunswick [bugün için bu iki bölgedeKanada’nın eyaleti durumundadır] federal olarak Büyük Britanya ve İrlanda’nın BirleşikKrallık’ının tacı altında tek bir Dominyon olarak bir Anayasa altında -prensipleri Birleşik Krallıkile aynı olan- birleşmişlerdir; Amerikan ve Fransız Anayasalarına kıyasla, İngiliz Anayasasının çoğunluğunun yazılıolmadığı, herkesçe bilinen bir durumdur. Gerçek şu ki, İngiliz Anayasasını daha net bir şekildekarakterize edecek olursak, anayasa olarak nitelendirilebilecek olan bir yüksek yasa tarzındaABD’de ya da Kanada’da 1867 ve 1982 Anayasa Yasalarında olduğu gibi tek bir parça halindebir araya getirilmemiştir. John Marshall ve Yargısal Denetim (Anayasal) Prensibi Amerikan stili yazılı bir anayasa olsa bile, açıklığa kavuşturulması gerekli meselelerolacaktır. ABD Yüksek Mahkemesi Başkanı Marshall’ın McCulloch v. Maryland davasındakisözlerine dönecek olursak: 33
  31. 31. Yeni Anayasa İçin Yol Haritası Bir anayasa, kuvvetler ve uygulanmasıyla ilgili olarak açık bir şekilde bütün alt detaylarıiçerecek olsa bile, bir hukuk kuralının söz uzunluğu ile insan düşüncesinin ürünü olarak her şeyikapsayacağı iddia edilemez (ifade edilemez). Bundan dolayı, anayasanın tabiatı gereği, anaesaslar yer almalı, önemli konular düzenlenmeli, önemli konularla ilgili detay içerikli meselelerise bu konuların yapısı ile alakalı olarak sonuca varılmalıdır [detay anayasada yer almamalı]. Marbury v. Madison davasından on altı yıl önce, hakim Marshall ince ve şeffaf birnedensellik önerisiyle ABD Yüksek Mahkemesi’nin Anayasa tarafından-her ne kadar yazılımetin yasaların anayasaya uygunluğunun denetimiyle ilgili olarak açık bir ifade içermesede- Kongre’nin çıkarmış olduğu yasaları yargısal denetime tabi tutma ile görevli olduğunuifade etmiştir. Marshall’ın önerisi, ilk prensiplere dayanmıştır; anayasacılığın tabiatı-mantığı,ve yargı kuvvetinin rolü: Anayasa en üst ya da en tepedeki yasadır. Sıradan bir usülle değiştirilemez. Ya da diğeryasalar gibi sıradan (normal) yolla değiştirilebilir. Yasama anayasayı değiştirmek istediğindedeğiştirebilir. Şayet, bahsi geçen ifadelerden ilki doğruysa, Anayasaya aykırı olan yasa, yasa olarakgeçerli sayılmayacaktır. Şayet, bahsi geçen ifadelerden sonraki önerme doğru kabul edilirse,o zaman yazılı anayasalar yapmak, insanlar için, kuvveti sınırlamak için, tabiatı gereğisınırlanamaz olacaktır. Altını çizerek belirtecek olursak; yargı branşının görevi ve uzmanlık alanı hukukunne olduğunu ifade etmektir. Kuralı davaya uygulayanların görevi, kuralın açıklamasını veyorumunu yapmaktır. Böylece, şayet bir yasa Anayasaya aykırı olursa...Mahkeme, bu çatışan kurallardanhangisinin davaya uygulanacağını tespit etmelidir. Bu, yargının en temel görevidir.he case. Kanada’da Anayasanın Üstünlüğü Kanada’da, yazılı anayasanın üstünlüğü, esas olarak 1867 tarihli İmparatorluk yasasınıKoloni Dominyonuna taşıyan İngiliz Kuzey Amerika Yasası (the British North America Act of1867)’ndan kaynaklanmaktadır (şu an 1867 tarihli Anayasa Yasası olarak adlandırılmaktadır).1865 tarihli Koloni Yasalarının Geçerliliği Yasasına göre (the Colonial Laws Validity Act of 1865),“kolonilerdeki herhangi bir yasa, kolonilerle ilgili olan İmparatorluk yasası hükümlerineaykırıysa, aykırılıkla ilgili durum kesinlikle geçersiz ve uygulanamazdı.” Şayet, Parlamento yada eyalet yasama meclisleri yetkisini aşan bir yasa çıkarırsa, aykırı olan (yetkiyi aşmış) yasa,Kuzey Amerika İngiliz Yasası kapsamında yargı kararıyla geçersiz ve uygulanamaz hükmünemaruz kalacaktır. Anayasal yargı denetimiyle ilgili metin, şu an 1982 tarihli Kanada Anayasası (theConstitution Act, 1982), kısım 52’de geçmektedir: Anayasa, Kanada’nın en üst yasasıdır ve Anayasa hükümlerine uygun olmayan herhangibir yasa, uygun (aykırı) olmayan kısmın (yasanın) hiç bir gücü ve etkisi yoktur. 34

×